| B... |

- BAĞIMLILIK ile/ve SAPLANTI

- [ne yazık ki]
BAĞIMLI/LIK
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SINIRLI/LIK

- BAĞIMLILIK ile/ve YERİNDEN OYNATILAMAZLIK

- [ne yazık ki]
BAĞIMLILIKTAKİ EN YAYGIN SAVUNMA MEKANİZMALARI:
İNKÂR ETME
ile BAHANE BULMA ile YANSITMA

- BAĞIMSIZ DEĞİŞKEN ile/ve BAĞIMLI DEĞİŞKEN

( Tanım aralığı. İLE/VE Değer aralığı. )

- BAĞIMSIZ OLAYLAR ile/||/<> AYRIK OLAYLAR

( Bağımsız olaylar birbirini etkilemezken İLE ayrık olaylar aynı anda gerçekleşemez )
( Formül: Bağımsız: P(A∩B) = P(A)·P(B)\nAyrık: P(A∩B) = 0 İLE P(A∪B) = P(A) + P(B) )

- BAĞIMSIZ OLAYLAR ile/||/<> BAĞIMLI OLAYLAR

( Bağımsız olaylar birbirini etkilemez İLE bağımlı olaylar etkiler )
( Formül: P(A∩B) = P(A)P(B) İLE P(A∩B) = P(A)P(B|A) )

- BAĞIMSIZ ile/ve/değil/||/<>/< BAĞLANTISIZ

- BAĞIMSIZLAŞMA ile/ve/||/<> WILLIAM/WILHELM TELL

- BAĞIMSIZ/LIK ile/ve/||/<> AÇIK/LIK


- BAĞIMSIZLIK ile BAĞIMSIZLIK HAREKETİ ile BAĞIMSIZLIK ARAYAN ile BAĞIMSIZ ile BAĞIMSIZ OLARAK

- BAĞIMSIZLIK ile/ve/değil/||/<>/< BAĞLAM(ÇERÇEVE/ÇEPER)

- BAĞIMSIZLIK ile/ve/yerine DAYANIŞMA

- BAĞIMSIZLIK ile/ve/=/||/<>/< EKONOMİK BAĞIMSIZLIK

- BAĞIMSIZ/LIK ile/ve/değil/||/<>/< KAYITSIZ/LIK

- BAĞIMSIZLIK ile KEYFÎLİK

- BAĞIMSIZ/LIK ile/ve/||/<> ÖZERK/LİK

- BAĞIMSIZ/LIK ile/ve/||/<>/< ÖZGÜN/LÜK

- BAĞIMSIZLIK ile/ve ÖZGÜRLÜK

( Bağımsızlığınızı idrak edin ve mutlu kalın. )

- BAĞIMSIZLIK ile/ve/||/<> RADİKAL BAĞIMSIZLIK


- BAĞIMSIZ/LIK ile/ve/||/<> TAM/LIK ile/ve/||/<> TUTARLI/LIK

- BAĞIMSIZLIK ile/ve/||/<> TARAFSIZLIK

- BAĞIMSIZ/LIK ile/ve/||/<> TEKİL/LİK

- BAĞINI KESMEK ile/ve KENDİNE YÖNELMEK

- BAĞINTI ile BAĞINTICI/LIK ile BAĞINTILI/LIK

- BAĞINTI ile/||/<> BAĞLANTI

- BAĞINTI ve/||/<> ÖLÇÜT

- ZUSAMMENHANG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞINTI

- BAĞINTILARDA:
YANSIMA
ile BAKIŞIM(SİMETRİ) ile TERS BAKIŞIM ile GEÇİŞME

( xRx İLE xRy ise yRx İLE ... İLE xRy ^[ve] yRz ise xRz )

- BAĞINTILI/LIK ile/ve/||/<>/> ZORUNLU/LUK


- BAĞIR ile BAĞIR

( Göğüs, sine. | Ok yayının orta bölümü. | Dağın orta bölümü. | Ciğer, bağırsak vb. gövde boşluklarında bulunan örgenlerin ortak adı, ahşa. | Bir şeyin ortası, orta yeri. İLE Birinin sesini yükseltmesini istemek. )

- BAGIR ile BAGIRDAK/BAGIRDAQ
[<

( Ciğer, bağır. İLE Kadın giysisinin üst bölümü. )
( BEDÜK BAGIRLIG: Ciğeri büyük. )
( YA BAGN: Yayın ortası[tutulan yeri]. )

- BAĞIR ile/ve BÖĞÜR

( Göğüs kafesinin üst bölümü. İLE/VE Göğüs kafesinin alt bölümü. [Aşağıdaki 11. ve 12. kaburgaların bulunduğu bölge] )

- BAĞIRA BAĞIRA ile/ve GÖZ GÖRE GÖRE

- BAĞIRA ÇIĞIRA

- BAĞIRAN) AĞAÇ KURBAĞASI ile DÜLGER KURBAĞA ile GÜNEY AMERİKA CENNET KURBAĞASI ile PORTO RİKO MİNİK COQUI

( Köpek gibi havlar. İLE Sesleri iki marangozun çivilere farklı anlarda vururken çıkardığı sese benzer. İLE Domuz gibi hırıldar. [Bu türün yavru hali kurbağanın üç katı kadardır.] İLE Çıkardıkları en yüksek ses, yaklaşık 1 metreden 95 desibel olarak kaydedilmiştir. [Havalı bir matkabın çıkardığı sese ve insan ağrı eşiğine yakındır.] )
( ... İLE ... İLE Latince adını erişkinlerden üç kat büyük olan yavrulardan alır. İLE ... )

- BAĞIRAN) AĞAÇ KURBAĞASI ile EKVADOR AĞAÇ KURBAĞASI ile YEŞİL AĞAÇ KURBAĞASI

- BAĞIRAN değil/yerine/>< BAĞIRMAYAN

( Değeri yüksek olmayan mal satanlar. DEĞİL/YERİNE/>< Değeri yüksek olan mal ve/ya da hizmet sunanlar. )
( İşportacı, eskici. DEĞİL/YERİNE/>< Kuyumcu/sarraf. antikacılar. )
( "Pop", "rock" vb. müzikçiler. DEĞİL/YERİNE/>< Sanat müziği/klasik müzik vb. söyleyen ve dinleyenler. )

- BAĞIRARAK SÖYLEMEK ile/değil/yerine/= SERT SÖYLEMEK

- BAGIRLADI ile/||/<> BAGIRLANDI
[<

( O, onun bağrına vurdu. İLE Kan aktı ve pıhtılaştı. )

- BAĞIRLAK/BAĞIRLAQ ile BAGIRLIG
[<

( Çöl tavuğu. İLE Kimseye boyun eğmeyen kişi. )

- BAĞIRMA ile ÇIĞLIK

- BAĞIRMA ile HAYKIRMA

- BAĞIRMA ile VURGU

- BAĞIRMAK ile ANIRMAK

- BAĞIRMAK ile BAĞIRMAK ile HOLLERİTH

- BAĞIRMAK ile BAĞIRTMAK ile BAĞIRABİLMEK ile BAĞIRTTIRMAK ile BAĞIRIVERMEK ile BAĞIRTABİLMEK ile BAĞIR ile BAĞIR YELEĞİ ile BAĞIRA ÇAĞIRA

- BAĞIRMAK ile BOZLAMAK

( ... İLE Devenin anırması/"bağırması". | Çığlık koparmak. )

- BAĞIRMAK ile HÖYKÜRMEK

( ... İLE Kişilerin, dua ederken kendilerinden geçerek tek ya da hep bir ağızdan yüksek sesle bağırması/bağrışması. )

- BAĞIRMAK ile/değil SESLENMEK


- BAĞIRMAK ile/değil YÜKSEK SESLE KONUŞMAK

( MİCHÂR[Ar.]: Yüksek sesle konuşan. )

- BAĞIRMAYA ZORLAYAN ACI/ISTIRAP ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SESSİZ KALMAYA ZORLAYAN ACI/ISTIRAP

( Ağırdır. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Çok daha ağırdır. )

- BAGIRSAK/BAGIRSAQ ile BAGIRSUK/BAGIRSUQ
[<

( Şefkatli, iyi kalpli kişi. İLE Bağırsak. )

- BAĞIRSAK TIXANLIĞI[Azr.]/ENSEDADE ROODE[Fars.]/İŞEKTİÑ BİTELUI[Kazak.]/INTESTINAL OBSTRUCTION[İng.] değil/yerine/= BAĞIRSAK TIKANIKLIĞI

- BAĞIRSAK-BEYİN EKSENİ ile/||/<> BAĞIRSAK-KARACİĞER EKSENİ

( Bağırsak-beyin ekseni vagus siniri ve nörotransmitterler üzerinden iletişim İLE bağırsak-karaciğer ekseni portal ven yoluyla iletişim sağlar. İkisi de iki yönlü etkileşim İLE farklı yolaklar kullanır. )

- BAĞIRSAK ile/ve/||/<> APANDİS[Fr. < APPENDICE]

( )
( ... İLE/VE/||/<> Kör bağırsağın ince bir parmak gibi olan son bölümü. )

- BAĞIRSAK ile BAĞIRSAK OTU ile BAĞIRSAK GAZI ile BAĞIRSAK KURDU ile BAĞIRSAK ASKISI ile BAĞIRSAK İNGİNİ ile BAĞIRSAK SPAZMI ile BAĞIRSAK İLTİHABI ile BAĞIRSAK SOLUCANI ile BAĞIRSAK DÜŞÜKLÜĞÜ ile BAĞIRSAK KAZINTISI ile BAĞIRSAK DÜĞÜMLENMESİ

- BAĞIRSAK ile/ve KÖRBAĞIRSAK

- BAĞIRSAK ile OLUK

- BAĞIRSAK ile/ve/||/<> TÜMÜR

( ... İLE/VE/||/<> Bağırsakların iç yüzeylerinde bulunan pürtüklerin adı. )

- BAĞIRSAKLAR:
BOŞALTIM DÜZENİ/SİSTEMİ
değil SİNDİRİM DÜZENİ/SİSTEMİ

- BAĞIŞ YAPMAK ile KAN BAĞIŞI ile BAĞIŞLANDI ile BAĞIŞ

- BAGIŞ ile BOGIM
[<

( Kol, bacak ya da parmaklann eklem yerleri. İLE Parmak eklemi. )
( Kamış ya da genel olarak tüm sazlık bitkilerin boğumları. )

- BAĞIŞ ile/ve BORÇ

( Sahip olunan nakit paranın en fazla 3'te 1'i. İLE/VE
Sahip olunan nakit paranın en fazla 10'da 1'ini tek kişiye ya da paylaştırarak birkaç kişiye. )

- BAĞIŞ ile/||/<> İHSÂN ile/||/<> LÜTÛF ile/||/<> HİMMET ile/||/<> KEREM ile/||/<>
İNÂYET
ile/||/<> İLTİFAT ile/||/<> ATÂ ile/||/<> ATIFET ile/||/<> HÎBE

- BAĞIŞ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< İNFAK

- BAĞIŞ ve RAHMET

- BAĞIŞ/HİBE ile/ve/değil/yerine HEDİYE

- IMMUNE, IMMUNITY[İng.] / IMMUNITE, IMMUNITÉ[Fr.] / IMMUN, IMMUNITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIŞIK, BAĞIŞIKLIK

- IMMUNIZATION[İng.] / IMMUNISATION[Fr.] / IMMUNISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIŞIKLAMA


- BAĞIŞIKLIK DÜZENİNİN YAPISI ile BAĞIŞIKLIK DÜZENİNİN İŞLEVLERİ

( Beyaz kan gözeleri, lenf organları ve antikorlar gibi çeşitli bileşenlerden oluşur. İLE Gövdeyi hastalıklara neden olan mikroorganizmalardan korumaktır. )

- IMMUNOCHEMISTRY[İng.] / IMMUNOCHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK KİMYASI

- BAĞIŞIKLIK ile ANTİKOR

( Gövdenin hastalıklara karşı savunma yeteneği. İLE Bağışıklık düzeni tarafından üretilen ve yabancı nesnelere karşı savaşan proteinler. )

- BAĞIŞIK/LIK ile BAĞIŞIK SERUM ile BAĞIŞIKLIK BİLİMİ ile BAĞIŞIKLIK BİLİMCİ ile BAĞIŞIKLIK BİLİMSEL

- BAĞIŞIKLIK ile BAĞIŞIKLIK TEPKİSİ

( Gövdenin hastalıklara karşı savunma yeteneği. İLE Gövdenin sayrılıklara karşı oluşturduğu özel tepkimeler. )

- BAĞIŞIKLIK ile BAĞIŞIKLIK ile BAĞIŞIKLIK KAZANDIRMAK

- BAĞIŞIKLIK ile/||/<> ETKİN/AKTİF BAĞIŞIKLIK

( ... İLE/||/<> Sayrılığa maruz kalınması ile kazanılan bağışıklık.[Sayrılığa neden olan organizmalara doğrudan maruz kalma ile ya da organizmanın zayıflatılmış ya da öldürülmüş durumunun aşı yolu ile gövdeye verilmesi ile oluşur. İki durumda da bağışıklığı kazanmış biri, ileride sayrılık ile karşılaştığında bağışıklık düzeni, sayrılığı tanıyacaktır ve gerekli antikorları üretecektir. Etkin bağışıklık, uzun sürelidir ve yaşam boyu sürebilmektedir.] )

- IMMUNITY[İng.] / IMMUNITÉ[Fr.] / IMMUNITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK

- BAĞIŞIKLIK/İMMÜN ile ÖZBAĞIŞIKLIK/OTOİMMÜN

( Gövdenin savunma düzenine ait olan terim. İLE Gövdenin kendi dokularına karşı savunma geliştirdiği durumlar. )

- BAĞIŞIKLIK/İMMUNİTE ile ALERJİ

( Gövdenin sayrılıklara karşı direnci. İLE Zararsız nesnelere karşı aşırı bağışıklık tepkisi. )

- BAĞIŞLAMA ile/ve DAYANÇ/SABIR (ETME)

- BAĞIŞLAMAK ile/ve/değil BAĞIŞ YAPMAK

- BAĞIŞLAMAK ile BAĞIŞLANMAK ile BAĞIŞLATMAK ile BAĞIŞLANABİLMEK ile BAĞIŞLATABİLMEK ile BAĞIŞLAYABİLMEK ile BAĞIŞ ile BAĞIŞÇI/LIK ile BAĞIŞLAMALI ile BAĞIŞLAMASIZ

- BAĞIŞLANMAK ve/||/<>/< BAĞIŞLAMAK

( Pişmanlık duymayanı bağışlamak, "suya, resim yapmak" gibidir. )

- BAĞIŞLAYAN ile/ve/değil ESİRGEYEN

- BAĞITLAMAK ile BAĞITLANMAK ile BAĞITLAŞMAK ile BAĞITLANABİLMEK ile BAĞITLAYABİLMEK ile BAĞIT ile BAĞITLI ile BAĞITÇI ile BAĞITSIZ

- Bağırtma! DİNLE!!!

- Bağırtmamak için DİNLE!!!

- BAĞKESEN

( Makaslıböcek. )

- BAGL[çoğ. BİGAL] ile/ve BAGLE

( Eril katır. İLE/VE Dişil katır. )

- BAĞLAÇ ile BAĞLAM ile BAĞLANTI/BAĞLANAK ile BAĞLAŞIK ile BAĞLAYICI ile BAĞLI

( Eş görevli sözcükleri ya da önermeleri birbirine bağlayan sözcük türü. İLE Deste. | Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü ya da bağlantısı. | Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce ya da sonra gelen, çok sayıdaki durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim ya da birimler bütünü. | Bent. İLE İki ya da daha çok şeyin birbiriyle bağlı bulunması, ilişki. | İki şey arasında ilişki sağlayan bağ. | Yapılacak işle ilgili sözlü ya da yazılı antlaşma. İLE Aralarında antlaşma ya da sözleşme sağlanmış olan kişi ya da topluluk, müttefik. | Sonuç, neden gibi birbiriyle sıkı sıkıya bağlı ve karşılıklı bağımlı olan nesne, terim. İLE Bağlama niteliği olan. | Bağlamaya ve birleştirmeye yarayan. | Uyulması zorunlu. | Kuruduğu zaman yüzeyde film oluşturan, pigment ve dolgu nesnelerini bir arada tutan, boyanın uçucu olmayan bölümü. İLE Bir bağ ile tutturulmuş olan. | Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. | Sınırlanmış, sınırlı. | Kapatılmış olan, kapalı. | Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. | Birine, bir düşünceye, bir anıya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sâdık, tutkun. | Halk inanışına göre, büyü etkisiyle eşeysel güçten yoksun edilmiş eril. )

- BAĞLAÇ = CONJUNCTION[İng.] = CONJONCTION[Fr.] = KONJUNKTION[Alm.] = CONGIUNZIONE[İt.] = CONJUNCIÓN[İsp.] = COPULA[Lat.]

- BAĞLAÇ ile MUTLULUK BİRLEŞİMİ ile PARADOKSLARIN BİRLEŞİMİ ile BAĞLAÇLI ile BAĞLAÇ ile KONJONKTÜR

- BAĞLAM ile/ve AÇI

- BAĞLAM ile/ve/||/<>/< ANLAM ile/ve/||/<>/< KAVRAM

( Hiçbir sözcük[anlam (birimi) (ya da değer) yoktur ki bağlamı olmasın(/bağlamdan bağımsız olsun]. )

- BAĞLAM ile/ve BAĞLAÇ

- BAĞLAM ile BAĞLAMLAR

- BAĞLAM ile/ve/||/<> İTİBAR

- BAĞLAM ile/ve/||/<> KOŞUL/LAR

- BAĞLAM ve/> NİYET ve/> EREK


- BAĞLAM ve/||/<> YAŞAMSAL KOŞULLAR

- BAĞLAMA

( Telli Kur'ân-ı Kerîm. )

- BAĞLAMA OTURTMAK ile/değil/yerine BAĞLAMA ALMAK/SOKMAK

- BAĞLAMA SAPINDA:
KISA
ile UZUN

( )

- BAĞLAMA ile/değil BAĞLAMA

( Yaygın olarak bilinen, belirli bir boy ve düzende olan. | Tezeneli sazların genel adı olarak.[Tar dışında!] İLE/DEĞİL
Topluluklarda pek kullanılmayan, cura ile tambura saz arası boyda, daha çok solo icrada [eski halk ozanları] kullanılan. )

- BAĞLAMA ile/ve/||/<> ÖZNEYE DUYARLILIK

- BAĞLAMA ile YONGAR

( ... İLE Üç telli bağlama. )

- BAĞLAMAK ile/ve/değil/||/<> ASMAK

- BAĞLAMAK ile BAĞLANMAK ile BAĞLATMAK ile BAĞLAŞMAK ile BAĞLATTIRMAK ile BAĞLANABİLMEK ile BAĞLANIVERMEK ile BAĞLATABİLMEK ile BAĞLAYABİLMEK ile BAĞLAYIVERMEK ile BAĞLAM ile BAĞLAR ile BAĞLAÇ ile BAĞLAÇLI ile BAĞLAMSAL ile BAĞLAÇ GRUBU ile BAĞLAÇ ÖBEĞİ ile BAĞLAMSAL ANLAM ile BAĞLAÇLI TAMLAMA

- BAĞLAMAK ile BAĞLAYICI ile CİLTLEME ile BAĞLAYICI ile BAĞLAMA SÜRESİ


- BAĞLAMAK ile/ve ÇÖZMEK

- BAĞLAMAK ile ÇÖZMEK

- BAĞLAMAK ile/ve DÜĞÜM

- BAĞLAMAK ile TAHVİL HİZMETÇİSİ ile BAĞLANILABİLİR ile BAĞLI ile TAHVİL SAHİBİ ile BAĞLAMA ile KEFİL

- BAĞLAMAK ile/ve TOPARLAMAK

- BAĞLAMA/LIK ile BAĞLAMACI/LIK ile BAĞLAMA HATTI

- BAĞLAMAQ[Azr.] = KAPATMAK[Tr.]

- Bağlamında KONUŞ!!!

- BAĞLAMLARDA DÜŞÜNCE ve/||/<>/> BİLME-İNANMA ve/||/<>/> EYLEME-YAŞAMA

- Bağlamlı KONUŞ!!!


- BAĞLANMA ENERJİSİ İLE KÜTLE KUSURU ile/||/<> NÜKLEER ENERJİ

( Çekirdek kararlılığının enerji açıklaması. )
( Formül: BE/A ≈ 8.8 MeV (Fe-56) )

- BAĞLANMA ENERJİSİ ile/||/<> İYONLAŞMA ENERJİSİ

( Bağlanma çekirdeği ayırma, iyonlaşma elektron koparma enerjisidir. )
( Formül: BE/A ~ 8 MeV İLE IE ~ eV )

- BAĞLANMA (İNKIYÂD)

- ZUSAMMENHANGSKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLANMA KUVVETİ

- BAĞLANMA:
SAKİNLİK
ve/||/<>/>< KAYGI

- BAĞLANMA ile/ve KARŞILIKLI RIZÂ

- BAĞLANMAK ile/ve/||/<>/> BALLANMAK

- BAĞLANMAK ile DOĞUŞTAN

- VERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLANTI, BİLEŞİK

- BAĞLANTI:
BULMAK
ile/ve/<>/> KURMAK


- ZULEITUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLANTI KABLOSU

- BAĞLANTI (KURMAK) ile/ve YORUM (YAPMAK)

- KNOTENPUNKTTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLANTI NOKTASI TRANSİSTÖRÜ

- VERBINDUNGSKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLANTI SABİTİ

- VERBINDUNGSKLEMME[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLANTI TERMİNALİ

- TERMINAL[İng.] / TERMINAL[Fr.] / ENDPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLANTI UCU, TERMİNAL

- BAĞLANTI ile "AYAK"

- BAĞLANTI ile/ve BAĞLAM

- BAĞLANTI ile BAĞLANTILI/LIK ile BAĞLANTISIZ/LIK ile BAĞLANTI DOKU ile BAĞLANTI GÜCÜ ile BAĞLANTI BORUSU ile BAĞLANTI ÜNLÜSÜ ile BAĞLANTI ÜNSÜZÜ ile BAĞLANTISIZ ÜLKELER ile BAĞLANTISIZLIK SİYASETİ ile BAĞLANTISIZLIK POLİTİKASI

- BAĞLANTI ile/ve/||/<> BENZETME


- BAĞLANTI ile/||/<> ÇAĞRIŞIM

- BAĞLANTI ile/||/<> CROSSING OVER

( Bağlantı birlikte kalıtım İLE crossing over karışım. )
( Formül: Bağlı İLE rekombinant )

- BAĞLANTI ile ORANTI

- BAĞLANTI ile/ve ÖZDEŞLİK

- BAĞLANTI ile/ve/değil/||/<> YANKI

- BAĞLANTILANDIRMAK ile VURGULAMAK

- BAĞLANTILANMA ile/ve/||/<> LEHİMLENME

- Bağlantılı KONUŞ!!!

- BAĞLAR MEVKİİ CAMİİ

( Yeniköy'de Bağlar mevkiinde yapılan bu camiye Cevahirler Camii de denilmektedir. Tarihi bir özelliği yoktur. )

- BAĞLARALTI DALYANI

( Baltalimanı koyunda kurulan bir dalyan olup İstanbul'un en büyük ve en çok balık avlanan dalyanıdır. )

- BAĞLARALTI KOYU

( Rumelifeneri, Papazburnu ve Garipçeburnu arasında yer alan ve dalyan kurulan bir koydur. )

- BAĞLARALTI

( Garipçe Köyü ile Rumelifener Köyü, Papazburnu ve Garipçe burnu arasında yer alan deniz sahili alandır. )

- BAĞLAŞIK/LIK ile BAĞDAŞIK/LIK

( Nesnel. İLE Kavramsal/tüzel/ekinsel. )

- COUPLING[İng.] / COUPLAGE[Fr.] / KOPPLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLAŞIM, EŞLEME

- COUPLING CONSTANT[İng.] / COEFFICIENT DU COUPLAGE[Fr.] / KOPPLUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLAŞIM/ETKİLEŞME KATSAYISI

- CONSTANTE DU COUPLAGE[Fr.] ile/değil/yerine/= BAĞLAŞIM SABİTİ

- BAĞLAŞIM ile BAĞLAŞIMLI ile BAĞLAŞIMSIZ

- CIRCUITS COUPLÉS[Fr.] ile/değil/yerine/= BAĞLAŞIMLI DEVRELER

- BAĞLAYICILIK ile/ve BORÇLULUK

- BAĞLAYICILIK ile/ve/||/<> KANIT NİTELİĞİ


- BAĞLAYICILIK ile/ve/<> ÖTEYE GEÇİLEMEZLİK

- BAĞLAYIŞ ile BAĞLAYICI/LIK ile BAĞLAYICI ÜNLÜ ile BAĞLAYICI ÜNSÜZ

- BOUND STATE[İng.] / ÉTAT LIÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= BAĞLI DURUM

- BOUND LEVEL[İng.] / NIVEAU LIÉ[Fr.] / GEBUNDEN-NIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLI DÜZEY

- BOUND ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON LIÉ[Fr.] / GEBUNDEN-ELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLI ELEKTRON

- GEBUNDENE ZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLI HÂL

- BAĞLI KALMAK ile BAĞLILIK

- BAĞLI OLMAK ile BAĞLI OLMAK ile GÜVENİLİR ile BAĞIMLILIK ile BAĞIMLI ile BAĞIMLILIK ile BAĞIMLI ile BAĞIMLI ile BAĞLI OLARAK

- BOUND PARTICLE[İng.] / PARTICULE LIÉE[Fr.] / GEBUNDEN-PARTIKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLI PARÇACIK/TANECİK

- BOUND VECTOR[İng.] / VECTEUR LIÉ[Fr.] / GEBUNDENVEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLI VEKTÖR


- BAĞLI ile/değil BAĞIMLI

- BAĞLI ile BAĞLI ile SINIRLAR ile SINIR ile SINIR KOŞULU ile SINIR DEĞERİ ile SINIRLI ile BAĞLI ile SINIRSIZ

- BAĞLILAŞIK ile BAĞLILAŞMA ile BAĞLILIK/BAĞLILAŞIM

( Biri ötekine bağlı olarak var olan, biri olmadan öteki düşünülemeyen iki şeyin bu ilişki yönünden durumu. İLE İki şey arasında karşılıklı bağıntı olmak ya da bağlılık kurmak. İLE Bağlı olma durumu, merbutiyet. | Birine karşı, sevgi, saygı ile yakınlık duyma ve gösterme, sadakat. | Bağlılaşım. )

- BAĞLILAŞMAK ile BAĞLI/LIK ile BAĞLIK ile BAĞLI SU ile BAĞLI KREDİ ile BAĞLIK BAHÇELİK

- BAĞLILIK[İng. COMMITMENT] ile/||/<> DUNBAR SAYISI[İng. DUNBAR NUMBER]

( İki birey arasında yer alan olumlu duygularla yüklü ilişki durumudur. Bu tür ilişkiler genellikle çocuk, ana-baba, kardeşler ve yakın arkadaşlar arasında olur. @@ Dunbar Sayısı bir insanın sağlıklı olarak sürdürebileceği ilişki sayısıdır. Bu sayı 150'dir. Daha fazlasını kaldıramama sebebimiz tamamen yapısal. Genel olarak 150'den sonra öbeğin üyeleri bağlılık duygusunu kaybeder.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- BAĞLILIK ile/ve GEREKSİNİM

- BAĞLI/LIK ile/ve/<> SAYGILI/LIK

- [ne yazık ki]
BAĞNAZ
ile/ve/||/<> AHMAK ile/ve/||/<> KÖLE

( [Mantık ...] Yürütmeyen. İLE/VE/||/<> Yürütemeyen. İLE/VE/||/<> Yürütmekten korkan. )

- BAĞNAZLAŞMAK ile BAĞNAZLAŞTIRMAK ile BAĞNAZLAŞTIRILMAK ile BAĞNAZ/LIK ile BAĞNAZCA

- BAĞNAZLIĞIN KALKMASI:
BİLİMSEL TUTUM (İLE)
değil FELSEFİ ANLAYIŞ (İLE)


- BAĞNAZ/LIK ile/ve/<> YOBAZ/LIK

( Bir düşünceye, bir inanışa aşırı ölçüde bağlanıp ondan başka bir düşünce ve inanışı kabul etmeyen/etmeme. İLE/VE/<> Dinde bağnazlığı aşırılığa vardıran, başkalarına baskı yapmaya yönelen/yönelme. | Bir düşünceye, bir inanca aşırı ölçüde bağlı olan/olma. | Kaba saba, incelikten anlamayan/anlamama. )

- BAGRAM ile/= BAKU/BAQU
[<

( Tepe. İLE/= Tepe. )
( BAGRAM KUM/BAGRAM QUM: Kum tepesi, kumul[remi âli'c-cûbeyl]. )
( BAGRAM KUMI/BAGRAM QUMI: Kâşgar ile Yârkend arasındaki kumluk arazi. )

- BAĞRİ/BAHRİ değil BARİ[Fars.]

( Öyleyse, hiç olmazsa, hiç değilse, o hâlde. | Keşke. )

- BAĞRIAÇIK, AYLA SERPİL (İST. 1957)

( Orta ve Lise öğrenimini Notre Dame de Sion Fransız Kız Lisesinde okudu. Bristol Üniversitesi (İngiltere) ve Uluslararası İlişkiler dalında eğitim aldı. İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Fransız ve Roman Dilleri Bölümünden mezun oldu. Koç Holding bünyesinde iş hayatına atıldı. Üst düzeyde yönetici olarak görevler üstlendi. PERA Organizasyonu ve MEDKON Turizm Kurucusu ve Başkanı olarak görev yaptı. Ulusal ve uluslararası kongrelere katıldı. Pera Kültür Sanat ve Basın Danışmanlığı yaptı. Amerikan Deniz Kuvvetleri Donanması Sosyal ve Turistik Faaliyetler Koordinatörlüğü yaptı. Uluslararası 1993 EASD, 1998 En Başarılı Ulusal Kongre Ödülü, Amerikan Dz. Kuvvetleri Liyakat ödüllerini aldı. Sarıyer ve İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Meclis üyesi olarak (2009 - 2014) görev yaptı. )

- BAĞRILMAK ile BAĞ ile BAĞA ile BAĞI ile BAĞICI/LIK ile BAĞ EVİ ile BAĞ DOKU ile BAĞ BAHÇE ile BAĞ BOZUMU ile BAĞ BIÇAĞI ile BAĞ ÇUBUĞU

- BAĞRIŞMAK ile BAĞRIŞTIRMAK ile BAĞRIŞABİLMEK ile BAĞRIŞ ile BAĞRI KARA ile BAĞRI YANIK/LIK ile BAĞRI YUFKA ile BAĞRIŞ ÇAĞRIŞ

- BAĞSIZ/LIK ile/ve/<> BAHTSIZ/LIK

- BAĞTAK ile/||/<> BARATA ile/||/<> KABALAK ile/||/<> FES ile/||/<> FERAHİ

( Sultan hareminde önemli kadınlar tarafından giyilen başlık. İLE/||/<> Bostancıların, baltacı ve kapıcıların giydiği, kırmızı çuhadan yapılmış, ucu kıvrık, uzunca başlık. İLE/||/<> Birinci Dünya Savaşında Osmanlı ordusunda kullanılan bir tür başlık. İLE/||/<> Kırmızı renkli yün çuha başlık. İLE/||/<> İkinci Mahmut devrinde feslerin tepesine püskülü tutturmak için takılan metal tepelik. )

- BAĞY/İSYAN[Ar.] değil/yerine/= BAŞKALDIRI

( Azgınlık, zulüm, isyan. | İstemek, talep etmek. | Yaranın şişmesi. | Yağmurun şiddetle yağması. )

- BÂH[Ar.] ile BÂH[Ar.]

( Şehvet. İLE Yol. )

- BAHÂ[Ar.] ile BAHÂ'[Ar.] ile BÂHÂ/BÂHA[Ar.]

( Güzellik, zariflik. | Parıltı. | Alışma, dadanma. İLE Değer, kıymet, bedel. İLE Bir evin etrafiındaki kapalı avlu ya da bahçe. | Açık meydan, alan. | Suyun derin yeri. )

- BAHÂ ile/değil/yerine BAHÂNE

- BAHÂ[Ar.] ile CEMÂL[Ar.]

- BAHÂ[Ar.] ile VÂHA[Ar.]

( ... İLE Çöl ortasında suyu ve yeşilliği olan yer. )

- BAHADIR[Fars. < BAHADUR]" ile/ve/||/<>/< "TOSUN"

( Savaşlarda gücü ve yılmazlığıyla üstünlük kazanan ya da yiğitlik gösteren kişi. @@ Danalıktan yeni çıkmış genç boğa. | Sağlıklı, tıknaz delikanlı. )

- BAHADIR[Fars. < BAHADUR] değil/yerine/= BATUR

( Savaşlarda gücü ve yılmazlığıyla üstünlük kazanan ya da yiğitlik gösteren kişi. )

- BAHAİ ile BAHAİLİK

- BAHÂÎ[Ar.] ile BAHAÎ/LİK[Ar.]

( Alışkın. İLE Din. )

- BAHA-MA = SIĞ DENİZ

- BAHANE BULMAK ile/değil/yerine ÇÖZÜMÜNÜ/ÇARESİNİ BULMAK(/ARAMAK)

( "İstemediği/n" her şeye. İLE/DEĞİL/YERİNE (Gerçekten) İstediği herşeyin. )

- BAHANE ETMEK değil/yerine/= NEDENCELEMEK

- BAHANE ile/değil/yerine AYRINTI

- BAHANE ile/değil/yerine BAĞLAM

- BAHANE ile BAHANELİ ile BAHANESİZ/LİK

- BAHÂNE ile/değil/yerine/>< ÇÂRE/ÇÖZÜM

( "İstemezsen." @@ İstersen. )

- BAHÂNE yerine ÇÖZÜM/ÇÂRE

( [bir işi] Yapmak istemeyenin "tutumu". YERİNE Yapmak isteyenin tutumu. )

- BAHANE <> GÜZELLİK

- BAHÂNE ile "İTİCİ GÜÇ"

- BAHANE[Ar.] = MAHANA/MAHNA

( İleri sürülen, sözde neden. )

- BAHANE ile/ve/||/<> MAKYAJ


- BAHÂNE ile MAZERET

- BAHÂNE ile/ve/değil VESÎLE

- BAHANELERE SIĞINMAK ve/> BAHANELERE ESİR OLMAK

- BAHÂR[Fars. çoğ. BAHÂRÂN] ile BAHÂR ile BAHHÂR[Ar. < BAHR]

( Kışla yaz arasındaki mevsim. İlkyaz. [22 Mart - 21 Haziran arasıdır] İLE Güzellik. | Güzel. | Sığırgözü, papatya, sığır papatyası, sarı papatya. | Put, sanme, çelîpa. | Atılmış pamuk. | Ölçek. | Karanfil, tarçın, karabiber gibi kokulu şeyler. İLE Denizci, gemici. )

- BAHAR SUYU MESİRESİ

( PTT Mahallesi sınırları içinde ve Sultansuyu mesiresi yanında bulunan bir mesiredir. Aynı zamanda Gazinosu, parkı ve çay bahçesi bulunmaktadır. )

- BAHAR[Fars. çoğ. BAHÂRÂN] ile BAHAR[Ar. çoğ. BAHARAT]

( [Kuzey yarımküre için] 21 Mart'ta, gündüz-gece eşitliğiyle başlayarak, 22 Haziran'da, gündönümü ile biten, kış ve yaz arasındaki mevsim, ilkyaz. | Bu mevsimde ağaçlarda açan çiçekler ve yapraklar. | Gençlik çağı. İLE Yiyecek ve içeceklere, hoş koku ve tad vermek için kullanılan kurutulmuş ve öğütülmüş bitkiler. )
( BAHARİYE: Divan Edebiyatı'nda, bahar betimlemesi ile başlayan kaside. )
( BİBERİYE: Ballıbabagillerden, Akdeniz çevresinde çok yetişen, yaprakları hoş kokulu bir bitki. [Lat. ROSMARINUS OFFICINALIS] )

- BAHAR ile BAHARCI/LIK ile BAHARLI ile BAHAR DÖNEMİ ile BAHAR BAYRAMI ile BAHAR NEZLESİ

- BAHAR(") ile/ve/||/<>/> (")ÇİÇEK(")

( Bir çiçek ile bahar olmaz fakat her bahar, çiçekli olur. )

- BAHAR[Fars.] ile MÜNİB[Ar. < NEVB]

( ... İLE İnâbe eden, azgınlıktan sakınarak Allah'a yönelen. | Güçlü yağan, yararlı yağmur. | Taze ve verimli bahar. )

- BAHÂRÂT[Ar. < BAHÂR] ile BAHÂRET[Fars.]

( ... İLE Üstünlük, seçkinlik. )

- BAHARAT ile BARSAMA[Yun.]/MARSAMA

( ... İLE Hoş kokulu yaprakları yemeklere konulan, nane ve yabankekiğinin ortak adı. )

- BAHARAT ile/||/<> EFHÂ'[Ar. < FEHÂ]

( ... İLE/||/<> Soğan ya da yemeklere konulan nane, kekik gibi kuru otlar. )

- BAHARATLANDIRMAK ile BAHARAT ile BAHARATLI ile BAHARATÇI/LIK ile BAHARATSIZ

- BAHARATLI ile/ve/değil ACI

- BAHARINDAN" değil BAĞRINDAN

- BAHARİYE ile/ve BAHARİYE

( Eyüp'te.[Bostan İskelesi - Silâhtarağa arasında] İLE/VE
Kadıköy'de.[Altıyol - Küçük Moda arasında] )

- BAHARİYE ile/||/<> CERÂYE ile/||/<> ARPALIK ile/||/<> DİRLİK ile/||/<> HAS ile/||/<> İLTİZAM ile/||/<> LEZEZ ile/||/<> ULÛFE

( Sultanların, Yeniçeri ağası başta olmak üzere ocak ağalarına dağıtığı yazlık giysi ya da kumaş. İLE/||/<>
Evkaf idaresi tarafından yoksullara dağıtılan yiyecek ve ödenek. İLE/||/<>
Devlet görevlilerine maaşlarında ayrı olarak ya da emekliliklerinde verilen ek ödenek. İLE/||/<>
Devlete ait bir hizmeti yapmakla görevlendirilen kişiye ücret anlamında ayrılan geçim kaynağına verilen ad. İLE/||/<>
Osmanlı'da, toprak düzeninde geliri yüz bin akçaden fazla dirlik.[Sultana, hanedan üyelerine, vezir-i azama, beylerbeyine, sancak beyleri ve üst düzey devlet görevlilerine verilirdi.] İLE/||/<>
Devlete ait gelir kaynaklarının peşinen, "mültezim" adı verilen kişilere belirli bir süre bırakılması. İLE/||/<>
Askerlerin aldığı üç aylık maaşın Şevval, Zilkâde ve Zilhicce aylarına denk gelen dördüncü bölümü. İLE/||/<>
Kapıkulu askerlerine, saray ve devlet kuruluşlarındaki bazı görevlilere üç ayda bir verilen ücret. | Yeniçerilere verilen üç aylık ücret. )

- BAHARİYE ile/ve/||/<> ŞITAİYE

( Baharı anlatan şiirler. İLE/VE/||/<> Kışı anlatan şiirler. )

- BAHÇE[< Fars. BAĞ-ÇE: Küçük bağ.]/BAHÇA ile/ve BAĞ/BOSTAN[Fars.]

( ... İLE/VE Büyük bahçe. | Sebze bahçesi. | Kavun/karpuz tarlası. )

- BAHÇE YOLU SOKAK SOSYAL KONUT PARKI

( Ayazağa Mahallesinde bulunan bir parktır. 290 m2'lik bir alanı ve 120 m2 yeşil alanı bulunuyor. )

- BAHÇE ile ASMA BAHÇE

( ... İLE Ayak ve kemerler üzerine kurulan teraslardan yapılmış bahçe. )

- BAHÇE ile BAHÇE BALZAMI ile BAHÇE MİSK ile BAHÇE PETUNYASI ile BAHÇE ADAÇAYI ile BAHÇE ÖTLEĞENİ ile BAHÇIVAN ile BAHÇIVANLIK ile BAHÇELER

- BAHÇE ile ÇEPER

( ... İLE Çit. | Ahlâksız, huysuz, geçimsiz kişi. | Bağ çubuğu, çalı çırpı. | Sebze bahçesi. | [dirimbilim] Zar. )