| B... |

- GRİ MADDE ile/ve/<> BEYAZ MADDE

( Nöronun göze gövdesi. İLE/VE/<> Akson. )
( Yaşayan bir beynin yaklaşık %40'ı gri madde, %60'ı beyaz maddeden oluşur. )
( Gerçek bilgi işlemesinin yapıldığı gözeleri içerir. Beyinde kullanılan oksijenin yaklaşık %94'ünü kullanır. İLE/VE Akson ve aksonu saran yağlı bir protein olan myelin'dir.Hücrelerin dışına doğru uzayan dendrit ve aksonları sararak birbirinden ayırmaya yarar. Farklı gri maddeleri birbirine ve gri maddeyi gövdenin öteki taraflarına da bağlayarak beynin iletişim ağını oluşturur. )
( [Bilgisayar benzetmesiyle] İşlemci (CPU). İLE/VE Kablo bağlantısı.[Zekâ, hem birlikte, hem de hızlı çalışmayı gerektirir.] )

- GRİ[Fr.] değil/yerine/= BOZ, ÇALAYGAN, KIR

- GROCERY :/yerine BAKKAL, MARKET

- GRÖNLAND ile YEŞİL ile YEŞİL KIZILAĞAÇ ile BEZELYE ile YEŞİL ENGEREK ile YEŞİLLİK ile SERA ile YEŞİLLİK

- GROW :/yerine BÜYÜMEK, YETİŞMEK

- GROWING :/yerine BÜYÜYEN

- GROWTH :/yerine BÜYÜME

- GÜÇ/KUDRET:
BEL ÜSTÜ
ile/ve/<> BEL ALTI

( Erilde. İLE/VE/<> Dişilde. )
( [daha çok] Erillerin, govdesi ve kolları güçlüdür/dayanıklıdır. İLE/VE/<> Dişillerin, bacakları güçlüdür/dayanıklıdır. )

- GÜÇ/KUVET:
| YAVAŞLATIR
ile/ve/ya da/||/<> DURDURUR ile/ve/ya da/||/<> DÖNDÜRÜR ile/ve/ya da/||/<> YÖNÜNÜ DEĞİŞTİRİR ile/ve/ya da/||/<> BİÇİMİNİ DEĞİŞTİRİR ile/ve/ya da/||/<> HIZLANDIRIR |
ile/ve/ya da/||/<> />
| GERER
ile/ve/ya da/||/<> BÜKER ile/ve/ya da/||/<> VURUR ile/ve/ya da/||/<> SIKAR |

- GÜÇ ile/ve/||/<> BASINÇ

( Bir cisme etki eden itme ya da çekme. İLE/VE/||/<> Birim yüzeye düşen Güç. )

- GÜCÜN:
KENDİ ELİNDE TUTULMASI
ile BAŞKASINA UYGULANMASI

( Elinde biriktirdiğin/tuttuğun oranda sana zarar verir. İLE Başkasına zarar verir. )
( Haset vb. )

- GUDDE/GLAND[İng.] değil/yerine/= BEZ

- GÜL ve/||/<> BÜLBÜL

- GULAM ile/||/<> ALABEYİ ile/||/<> CANBAZ ile/||/<> MİRAHUR ile/||/<> ÇARKA ile/||/<> BELDAR ile/||/<> BOSTANCI ile/||/<> AKINCI ile/||/<> CEBELİ ile/||/<> DALKILIÇ ile/||/<> DELİ ile/||/<> FARİSAN

( Asker. İLE/||/<> Bir bölgede tüm tımarlı sipahilerin en büyük amiri. İLE/||/<> Atlı fedai asker. İLE/||/<> Has ahırın en büyük yöneticisi. İLE/||/<> Osmanlılar'da öncü görevi. İLE/||/<> Dağ geçitlerini aşan, temizleyen ve koruyan, buradan geçenlerin güvenliğini sağlayan görevliler. İLE/||/<> Sarayın ve kentin güvenliğinden sorumlu askerler. İLE/||/<> Osmanlı'nın askerî örgütlenmesinde, sınır bölgelerinde, düşman ülkelerine akınlar, baskınlar tertipleyerek yıpratma harekâtında bulunan hafif süvari birlikleri. İLE/||/<> Tımar sahiplerinin savaşa hazır olarak beslemek zorunda olduğu asker. İLE/||/<> Gönüllü olarak tehlikeli işlerde kullanılan asker. İLE/||/<> Vezir ve Beylerbeyine bağlı olarak görev yapan hafif süvari örgütünün askeri. İLE/||/<> Eyâletlerde, hudutlardaki muhafız askerler. )

- GÜLMEK / YAŞAM/AK / KONUK (OLMAK)/MİSAFİR/LİK:
"UMDUĞUMUZLA
ile/ve/değil/yerine/>< BULDUĞUMUZLA

- GÜLSUYU:
KALP İÇİN
ve/<> BEYİN İÇİN

( İkisine de iyi gelmektedir. )
( Belleği güçlendirir.[Alzheimer hastalığına da iyi geldiği düşünülmektedir.] )
( Gülsuyu, Asur'lulardan beri üretilmektedir. )

- GÜMRAH[Fars. < GUMRAH] değil/yerine/= BÜYÜMÜŞ, YÜKSEK, GÜÇLÜ

- GÜN ile BEHRÂM[Fars.]

( ... İLE Her ayın 20. günü. )

- GÜNEŞ:
GAZ
ve/||/<> TOZ ve/||/<> BUZ

( Güneş sistemi, yaklaşık 4.6 x 109[milyar]  yıl önce geniş bir gaz[çoğu hidrojen], toz ve buz bulutu olarak başladı. )

- GÜNEŞ/İN GİTMESİ/GİTTİ değil BULUT/UN GİRMESİ/GİRDİ

( Güneş, hiçbir zaman bir yere gitmez. Araya bulut girmiştir ya da dünya döndüğünden, görünmeyen tarafındadır. )

- GÜNEŞ IŞIĞI ve/||/<> BİLGİ AYDINLIĞI

- GÜNEŞ SAATİ ile BASÎTE[Ar.]

( Yalnızca hoş geçen [güneşli/serin/sakin] anları gösteririm.
(Horas non numero nisi serenas.)

[güneş saatleriyle ilişkilendirilmiş bir söz] )

- GÜNEŞ ile/ve/<> BEYAZ GÜNEŞ

( ... İLE/VE/<> Yakutistan bayrağının simgesi. )

- GÜNEŞ ve/||/<> BULGURCUK

( ... VE/||/<> Güneş yüzeyinde, uzak görülerle seçilebilen, küçük, dairesel görünüşlü parçacıklardan her biri. )

- GÜNEŞE:
YAKIN OLMA! ve UZAK OLMA!
değil/yerine/><
BELİRLİ BİR UZAKLIKTA OL!

( Yanarsın. VE Donarsın. DEĞİL/YERİNE Yaşam bulursun. )

- GÜNEY OKYANUSUNDA:
AMUNDSEN DENİZİ
ve/||/<> BELLINGSHAUSEN DENİZİ ve/||/<> SCOTIA DENİZİ ve/||/<> WEDDELL DENİZİ ve/||/<> DAVIS DENİZİ ve/||/<> ROSS DENİZİ

- GÜNLÜK KONUŞMALARIN SIRADANLIĞINDA/YALINLIĞIYLA:
AMAÇLI
ile/ve/||/<> BİLEREK ile/ve/||/<> BİLMEDEN ile/ve/||/<> BÜTÜNLÜKLÜ

( Reklam. İLE/VE/||/<> Evlilik. İLE/VE/||/<> Dostluk. İLE/VE/||/<> Sanat. )
( Kitlelere "oynanıyorsa". İLE/VE/||/<> Saygıyla bütünleşilecekse. İLE/VE/||/<> Sevgiyle yaklaşılıyorsa. İLE/VE/||/<> Susulabiliyorsa. )
( )

- GÜRÜLTÜ ile/ve/||/<> BEYAZ GÜRÜLTÜ

- NOISE[İng.] / BRUIT[Fr.] / GERÄUSCH, LÄRM[Alm.] ile/değil/yerine/= GÜRÜLTÜ

- GURUR ile/ve/değil/||/<>/< BİLGİSİZLİK/CEHÂLET


- GÜRZ ile/||/<> GÜRZ-İ GİRÂN ile/||/<> BOZDOĞAN

( Uzun saplı, büyük demir topuz. İLE/||/<> İri, ağır topuz. İLE/||/<> Yeniçeriler tarafından kullanılan ve atların eyerinde asılı duran, altı toplu gürz. )

- GÜVEN ile BEKLENTİ

( Beklenti, bizi güvensiz kılar. )
( Amacınızın herhangi bir beklenti taşımayan salt iyi niyet olduğundan emin olun önce. )
( Elinizde mevcut olandan eminseniz, nihai olana asla ulaşamazsınız. )

- GÜVENİLİR ...:
YOL
ile/ve/||/<> BAĞ/İP

- GÜVENİLİRLİK ile BAĞIMLILIKLAR

- GÜVENİLMEZLER:
KIŞ GÜNEŞİ
ve/||/<> SULTANLARIN GÜLMESİ ve/||/<> DURGUN DENİZ ve/||/<> AMİRLERİN İLTİFATI ve/||/<> DÜŞMANIN ÖĞÜDÜ ve/||/<> BAZI KADININ CİLVESİ/ZÂHİDLİĞİ

- GÜVENLİ BAĞLANMA ile GÜVENSİZ BAĞLANMA ile BAĞLANTI NESNESİNİN OLMAMASI

- GÜVENSİZLİK ile/ve/değil BELİRSİZLİK

- [ne yazık ki]
GÜVENSİZLİK
ile/ve/||/<> BENCİLLİK ile/ve/||/<> AHLÂK

( )

- GÜZEL DEĞİL değil BAKILIŞI (YETERİNCE) GÜZEL DEĞİL

- GÜZEL = GÖZ-EL = BEAUTIFUL[İng.] = BEAU[Fr.] = SCHÖN[Alm.] = KALOS[Yun.] = HERMESO/SA, BELLO[İsp.]


- GÜZEL/LİK ile BAKIMLI/LIK

- GÜZELLİK = BEAUTY[İng.] = BEAUTÉ[Fr.] = SCHÖNHEIT[Alm.] = PULCHRITUDO[Lat.]

- GÜZELLİK ile/ve BİLEŞİK

- GÜZELLİK ve/||/<> BİRİNİ SEVMEK

( Dünyayı kurtaracak. VE/||/<> ile başlayacak herşey. )
( )

- GÜZELLİK ile/ve/||/<> BÜTÜNSEL KAVRAYIŞ

- HABER ile/ve/<>/hem de/değil/yerine BİLGİ

- HABERCİ OLDUĞUNU:
BİLEN
ile/ve/değil BİLMEYEN

- HACI ile BEDEL

( ... İLE Başkasının adına ve masrafıyla hacca giden. )

- BULK MODULUS, MODULUS OF VOLUME[İng.] / MODULE DE COMPRESSIBILITÉ, MODULE D'ÉLASTICITÉ VOLUMIQUE[Fr.] / MASSENMODUL, RAUMMODUL, VOLUMENMODUL[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİM MODÜLÜ

- HACKER değil/yerine/= BİLGİSAYAR KORSANI


- HACKNEY ile HİLEKAR ile BASMAKALIP METAFOR

- HAFİFE ALMAK ile/ve/değil/<> BOŞLAMAK

- HÂFIZA[Ar.] değil/yerine/= BELLEK

- HAİNLİK ile/değil/ne yazık ki BİLMEMEZLİK

- HAK ile/değil BAĞIMLILIK

- HAKİKAT ile/ve/||/<>/></< "BENLİK"

( "Konuşursa". İLE/VE/||/<>/></< Susar/susmalıdır. )

- HAKİM ... ile BASKIN ...

- HÂKİM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİLİRKİŞİ

( Yöntemi/usûlü bilir ve süreci takip etmekle görevli ve yetkilidir. Esasa dayalı bilgi, belge ve kanıtlara dayanarak son kararı belirler. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Esası, içeriği[konuyu, alanı ve terimlerini] (daha) iyi/geniş/derin bilir ve/ya da belirler.[Bazı/çoğu davada, hâkimin değil/yerine bilirkişilerin ortak görüşleri ve uzlaşımsal kararı önceliklidir ya da dikkate alınmalıdır.] )

- HAKİMİYET ile BASKIN ile HAKİM OLMAK ile EGEMENLİK

- HAKKINDA ile YÜZ HAKKINDA ile BU KONUDA ile ÖLMEK ÜZERE ile DOĞUM YAPMAK ÜZERE ile BAŞLAMAK ÜZERE


- HAKSIZLIK ile/değil BİLİNÇ FARKLILIKLARI

- HALAT ile BORİNA[< İt.]

( ... İLE Dört köşe yelkenlerin, yan yakalarına, alt tarafa doğru bağlanan halat. )

- HALI/KİLİM ile/ve BERCED[Ar.]

( ... İLE/VE Kalın kilim. | Türk halısı. )

- HALİ[Ar.] değil/yerine BOŞ/ISSIZ

- HALİNE GELMEK ile MÜSLÜMAN OLMAK ile VATANDAŞ OLMAK ile ALIŞKANLIK HALİNE GELMEK ile DAHA İYİ OLMAK ile BÖLÜNMÜŞ OLMAK ile BİTKİN DÜŞMEK ile ÜNLÜ OLMAK ile ÇARESİZ KALMAK ile HAFİFLEMEK ile MİLLİLEŞTİRİLMEK ile RESMİ HALE GELMEK ile FAKİR OLMAK ile ALAKALI HALE GELMEK ile SOSYALLEŞMEK ile AĞRIMAK ile UZUN BOYLU OLMAK

- HALK MECLİSİ ile/ve BULE

- HALK[Ar.] ile BER'[Ar.]

- HALKA ile BALIKGÖZÜ

( ... İLE Ayakkabıların bağ geçirilen deliklerine ve kemer deliklerine takılan maden, kemik vb.nden yapılmış halka. )

- HALLETMEK ile BAĞLAMAK

- HAM ile/ve/değil/||/<> BİÇİMSİZ


- CRUDE[İng.] / BRUT[Fr.] / ROH[Alm.] ile/değil/yerine/= HAM

- BLOWPIPE[İng.] / CHALUMEAU[Fr.] ile/değil/yerine/= HAMLAÇ

- HAMUR ile BULAMAÇ

( ... İLE Sulu, cıvık hamur. | Bu koyulukta yapılan, türlü hamur yemekleri. )

- HÂNE[Fars.] ile/değil/yerine/||/<>/< BASAMAK

- HANİ ile BARİ

- HAPSETMEK" ile/değil BELİRGİNLEŞTİRMEK

- HAR VURUP HARMAN SAVURMAK ile BOL KESEDEN HARCAMAK/SAVURMAK

- HARAÇ[Ar. < HARÂC] ile/ve/||/<> BAÇ[Fars. < BÂC] ile/ve/||/<> BÂD-I HAVA

( Bir yerden, bir kimseden zorbalıkla alınan para. | Osmanlı Devleti'nde Müslüman olmayanların devlete ödemekle yükümlü oldukları vergi. | Osmanlı Türklerinde genellikle toprak sahiplerinden devletçe alınan vergi. @@ Osmanlı Devleti'nde gümrük vergisi. | Zorla alınan para. @@ Topraksız köylüden alınan kazanç vergisi. )

- HARCADIKLARINDAN KALANI BİRİKTİRMEK değil/yerine/>< BİRİKTİRDİKTEN SONRA, KALANI HARCAMAK

- HARCANILACAK PARA ile/ve BİRİKTİRİLECEK/SAKLANILACAK PARA


- HARDY SPACE ile/||/<> BERGMAN SPACE

( Hardy H^p boundary değer, Bergman L² area measure. )
( Formül: Boundary İLE area integrability )

- HAREKET DÜZENİ/SİSTEMİ ile/ve/||/<> DOLAŞIM DÜZENİ/SİSTEMİ ile/ve/||/<> SOLUNUM DÜZENİ/SİSTEMİ ile/ve/||/<> SİNİR DÜZENİ/SİSTEMİ ile/ve/||/<> SİNDİRİM DÜZENİ/SİSTEMİ ile/ve/||/<> BOŞALTIM DÜZENİ/SİSTEMİ

( Kemikler, eklemler ve kaslar. İLE/VE/||/<> Kalp, damar, kan. İLE/VE/||/<> Solunum yolu ve akciğerler. İLE/VE/||/. İLE/VE/||/<> Beyin, beyincik, omurilik, omurilik soğanı. İLE/VE/||/<> Dil ve dişler, yemek borusu, mide, karaciğer, safra kesesi, pankreas, bağırsaklar. İLE/VE/||/<> Böbrek, sidik/idrar kesesi, sidik/idrar kanalları. )
( Zehirlenmelerde genel belirtiler:
Sindirim sistemi bozuklukları: Bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal.
Sinir sistemi bozuklukları: Bilinç kaybı, havale, rahatsızlık hissi, hareketlerde uyumsuzluk.
Solunum sistemi bozuklukları: Soluk darlığı, morarma, solunum durması.
Dolaşım sistemi bozuklukları: Nabız bozukluğu, kalp durması. )

- HAREKET:
GÖRELİ
ile/ve/<> BAĞIL

- HAREKET ile/ve/||/<> BAĞIL HAREKET/HIZ

- HAREKET ile/ve BELİRLEYİCİLİK

- HAREKET ile/ve BELİRSİZLİK

- HAREKET ve/<> BEREKET

( Varoluşu sağlar. VE/<> Varoluşun sürekliliğini sağlar. )

- HAREKET ve/<> BİÇİM ve/<> UZAM

- HAREKET ve/||/<> DUYGULANIM ve/||/<> BENZETME

( İki kişi arasındaki tüm ilişkilerde ve temelinde, anne ile çocuğun ilişkisinde, yerli yerinde ve yeterince bulunması gerekenler... )

- HAREKET ve/> EYLEM ve/> YAŞAM ve/> BİLİNÇ

( HAREKET: Bil-kuvve olanın, bil-fiil olması için gerekli çaba. )

- MOTION, MOVEMENT[İng.] / MOUVEMENT[Fr.] / BEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HAREKET

- HAREKETİN KAYNAĞI ile BİLGİNİN KAYNAĞI

- HARF ile/ve/<>/> HECE ile/ve/<>/> CÜZ ile/ve/<>/> TEFİLE ile/ve/<>/> VEZİN ile/ve/<>/> BAHRİ

- HÂRİC-İ KISMET değil/yerine/= BÖLÜM

- HARMAN[Fars.] ile/ve/<>/> BADAS

( Tahıl demetlerinin üzerinden döven geçirilerek tanelerin başaklarından ayrılması işi. | Bu işin yapıldığı yer ya da mevsim. | Birçok çeşitten birer parça alıp yeni bir bileşim oluşturma işi. İLE/VE/<>/> Harman kaldırıldıktan sonra yerde kalan toprak, çöp ve samanla karışık tahıl taneleri, harman döküntüsü. )

- BLENDING[İng.] / MÉLANGE[Fr.] / MISCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HARMANLAMA

- HASAT ile HASAT EVİ ile BİÇERDÖVER ile HASATÇI

- HAŞEFE[Ar.]/GLANS[İng.] ile/ve/=/<>/hem de/ne de BIZIR/KLİTORİS[Yun.]

( GULFE[Ar.]: Haşefenin etrafında bulunan deri. )

- HAŞERE değil/yerine/= BÖCEK

- HASTALIK SONRASI SÜMÜK (TADI) ile BALGAM (TADI)


- HATA/KUSUR ARAMAK/BULMAK (İÇİN/ÜZERE) ile/değil/yerine BİR EKSİĞİNİ/HATASINI (DAHA) DÜZELTTİRMEYE ARACI OLMAK

- HATA ile BASİT HATA

- HATEM:
"SONLANMA"
değil BÜTÜNLEŞME/OLGUNLAŞMA

- HAVAYA GİRMEK ve BUNALIMA GİRMEK

- HAVAYI[Azr.] = BEDAVA[Tr.]

- HAVUZ ile BİRKE[Ar.]

( ... İLE Büyük havuz, küçük göl, gölcük. | Göğüs. )

- HAYAL ile/ve/||/<> BERZAH

- HAYAT AĞACI ile BİLGELİK AĞACI

( ... İLE Meyvesi yenilmemesi gereken. )

- HAYAT AĞACI ile/ve/değil/yerine/<> BİLGELİK AĞACI

( Sempatik sinir düzeni/sistemi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Parasempatik sinir düzeni/sistemi. )
( Gövde. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Sinir düzeni/sistemi. )

- HAYAT ve/||/<>/> İLİM ve/||/<>/> SEMİ ve/||/<>/> BASAR ve/||/<>/>
KUDRET
ve/||/<>/> İRÂDE ve/||/<>/> KELÂM ve/||/<>/> TEKVÎN


- HAYIR:
"BİR"
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< (")BİN(")

( [(")İstediğimiz(") ...] Oluyorsa. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Olmuyorsa. )

- HAYRAN/LIK ile BAYGIN/LIK

- HAYRET ile/ve/||/<>/> DİKKAT ile/ve/||/<>/> MERAK ile/ve/||/<>/> BİLME

- HAYRET = WONDER, ASTONISHMENT[İng.] = ÉTONNEMENT[Fr.] = BEWUNDERUNG[Alm.] = ADMIRATIO[Lat.]

- HAYVAN HORTUMU ile FİL HORTUMU ile BÖCEKLERDE GÖRÜLEN HORTUM

( HORTUMLULAR: HORTÛMİYYE[Ar.], PROBOSCIDIAN[İng.], PROBOSCIDIENS[Fr.] )
( ... İLE Fillerin hortumları, 15.000 kastan oluşmaktadır. İLE ... )

- BONE BLACK[İng.] / NOIR D' OS, NOR ANIMAL[Fr.] / KNOCHENKOHLE, KNOCHENSCHWARZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HAYVAN KÖMÜRÜ

- HAYVAN ile BEBEK/ÇOCUK KAÇIRAN HAYVAN

- HAYVAN ile BEĞNEK

( ... İLE Kuyruğu kesik, güdük hayvan. )

- HAYVAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BEHAİM/BEHÎME

( Canlı. @@ İnsan dışındaki tüm hareket edebilen canlılar. | Dört ayaklı hayvan. )

- BEHAİM(HAYVAN) ile/ve/||/<>/> BEŞER ile/ve/||/<>/> İNSAN(>/< KİŞİ)

( İçgüdü var olanı. @@ Güdü var olanı. @@ Cezbe var olanı. )

- HAYVAN ile/değil BİYOLOJİK YIĞIN

( Doğasında. İLE/DEĞİL Hayvanat bahçesinde. )

- HAYVAN ile HAYVAN SÜRÜCÜSÜ ile HAYVAN DIŞKISI ile BİNMEK İÇİN HAYVAN ile HAYVANCILIK ile HAYVAN İÇGÜDÜLERİ ile HAYVAN BİTİ ile HAYVAN MANYETİZMASI ile HAYVAN DOĞASI ile HAYVAN BENZERİ ile HAYVANCILIK ile HAYVANCI ile HAYVANLIK ile HAYVANLAŞTIRMAK ile HAYVANLAR

- HAYVAN(CANLI) = BEHAİM = ANIMAL[İng., Fr., İsp.] = TIER[Alm.] = ANIMALE[İt.]

- HAYVANLAR:
"BİZİM İÇİN"
değil BİZİMLE BİRLİKTE

- HAYVANLAR:
YEMEK
ve/||/<> BİNEK ve/||/<> DENEK
DEĞİLDİR!

- HAYVANSAL "PROTEİN" ile/değil/yerine/||/<>/< BİTKİSEL PROTEİN

- [ne yazık ki]
"HAZCILIK"
ile/ve/||/<> "BAŞINA BUYRUKLUK"

( "Hazcı'yım!(Hedonist'im!)" demek, kendini merkeze koyarak ve herkesten ve herşeyden, tüm sorumluluklarından soyutlandığını zannetmek, "Ateist'im!" demek kadar komik ve zavallıcadır. )

- HAZCI/LIK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< BİLGİSİZ/LİK VE BİLİNÇSİZ/LİK

- HÂZIK[Ar.] değil/yerine/= BECERİ SAHİBİ

- HAZİNE ile/||/<> BEYTÜL MAL ile/||/<> İRÂD-I CEDÎD ile/||/<> HAZİNEDAR

( Sarayın para ve değerli eşyasının korunduğu yer. Devlet malı. İLE/||/<> Devlet hazinesi. İLE/||/<> III. Selim'in Nizam-ı Cedîd Ordusu için oluşturduğu, bazı vergileri kapsayan hazine. İLE/||/Saray hazinesini yöneten memur. )

- HAZIR YANIT ile BAHÂNE

- HAZIR OLMAK ile BEKLENTİ

- HEAD :/yerine BAŞ

- HECELEME ile BÖLME

- HEDEF ile/ve/> BAŞARI

( Başarıncaya kadar denemeye devam edin! )

- HEDY[Ar.] ile BEDENE[Ar.]

- HEDY[Ar.] ile BEYÂN[Ar.]

- HEGEMONYA[Yun. < HEGEMONIA]["HEGAMONYA" değil!] ile BASKI

( ... İLE Bir devletin, başka bir devlet üzerindeki siyasi üstünlüğü ve baskısı. )

- HELEN ile BARBAR

( BAR BAR (BAĞIRMAK), BARBAR: BIR BIR KONUŞAN )

- HELİKS ile BETAYAPRAK

( Proteinlerin ikincil yapısındaki spiral biçimi. İLE Proteinlerin ikincil yapısındaki yassı yapı. )

- HELKE ile/değil/yerine BAKRAÇ

( Bakraç, kova. İLE/DEĞİL/YERİNE Çoğunlukla bakırdan yapılan küçük kova. | Bir bakracın alabildiği miktar. )

- BOBINE D'HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ-SPULE[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ BOBİNİ

- HELIUM BURNING[İng.] / BRÛLURE D'HÉLIUM[Fr.] / HELIUMBRENNEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM YANMASI

- HEM KARADA, HEM SUDA YAŞAYABİLENLER ile/ve/||/<> SÜRÜNGENLER ile/ve/||/<> BALIKLAR

- HEPİMİZİ BİR YAPAN ile/ve/<> BAZILARIMIZI "AYRI" YAPAN

- HER BİR/BEHER[Fars.] ile BEHER/BEHERGLAS[Alm. < BECHER/GLAS]

( Her bir. İLE Silindir biçiminde cam deney çubuğu. )

- HER BİR KİŞİ, DÜŞÜNCENİN, DİLİN, SÖZCÜĞÜN VE HER ÖNEMLİ DEĞERİN:
TEMSİLCİSİ
ve/||/<>/> BEKÇİSİ

- HER BİRİ ile HER BİRİ ile BİRBİRİNE GÖRE ile HER SEFERİNDE

- HER GÜN ...:
BİR
ile/ve/||/<>/> ÜÇ ile/ve/||/<>/> BEŞ
İŞ/GÖREV

( [Her gün ...]
Büyük bir işi/görevi yerine getirebilmek. İLE/VE/||/<>/> En az üç orta işi/görevi yerine getirebilmek. İLE/VE/||/<>/> En az beş küçük işi/görevi yerine getirebilmek. )

- HER İKİ" ... DA ... değil BU/ŞU İKİ ... DA


- HER ile/ve BASİT HER

- HER ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< BAZI

( [kitap] Okunmaz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Bazılarına başvurulur. )
( [eşya] Kullanılmaz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Bazıları saklanır.
)
( [yazar] Sevilmez. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Bazıları (sadece) beğenilir. )

- HERE :/yerine BURADA

- HEREKE ile/ve KAYSERİ ile/ve BÜNYAN ile/ve YAHYALI ile/ve TAŞPINAR ile/ve SİVAS ile/ve KARS ile/ve BERGAMA ile/ve LADİK ile/ve MİLAS ile/ve ISPARTA

- HERHALDE ile/ve/||/<> BELKİ (DE)

- HERHALDE değil/yerine YÜKSEK/BÜYÜK OLASILIKLA

- HERHANGİ BİR KİŞİ (OLAN/OLMAK) ile/ve/değil/yerine BELİRLİ BİR KİŞİ (OLAN/OLMAK)

- HERHANGİ BİRİ OLMAK ile/değil/yerine BELİRLİ BİR KİŞİ OLMAK

- HERKES ile BİRÇOK

- HESAPLAMALI ile BELİMSEL


- HESAPLANABİLİR ile HESAPLAMA ile HESAPLAMA ile BİLGİSAYAR ile BİLGİSAYAR MUHASEBECİSİ ile BİLGİSAYAR DESTEKLİ ile BİLGİSAYAR MİMARI ile BİLGİSAYAR MİMARİSİ ile BİLGİSAYAR DESTEKLİ ile BİLGİSAYAR MERKEZİ ile BİLGİSAYAR MERKEZİ MÜDÜRÜ ile BİLGİSAYAR MÜHENDİSİ ile BİLGİSAYAR MÜHENDİSLİĞİ ile BİLGİSAYAR ENDÜSTRİSİ ile BİLGİSAYAR DİLİ ile BİLGİSAYAR ÜRETİCİSİ ile BİLGİSAYAR AĞI ile BİLGİSAYAR ODAKLI ile BİLGİSAYAR PROGRAMI ile BİLGİSAYAR SATICISI ile BİLGİSAYAR BİLİMİ ile BİLGİSAYAR SİMÜLASYONU ile BİLGİSAYAR SİSTEMİ ile BİLGİSAYAR ZAMANI ile BİLGİSAYAR SÖZCÜĞÜ ile BİLGİSAYARLAŞMA ile BİLGİSAYARLAŞTIRMAK ile BİLGİSAYARLI

- HEURISTICS[İng.] değil/yerine/= BULUŞSAL YÖNTEMLER

( Bilgisayarcılıkta hatasıza yakın sonuçlar elde etmek amaçlı, bir program tarafından yapılan tahminlere verilen isim. Filogenetik ve hesaba dayalı biyolojide yaygın olarak kullanılmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- HEYECAN ile/ve/||/<>/< BELİRSİZLİK

- HİBE ETMEK ile YARDIMDA BULUNMAK ile İMTİYAZLI ile VEREN ile BAĞIŞÇI

- HİBE değil/yerine/= BAĞIŞ

- HİÇKİMSE ile/ve/<>/> HERHANGİ BİRİ ile/ve/<>/> BELİRLİ BİR KİŞİ

( Çırak. İLE/VE/<>/> Kalfa. İLE/VE/<>/> Usta. )
( Bebek. İLE/VE/<>/> Çocuk/genç. İLE/VE/<>/> Yetişkin. )
( 0-1 İLE/VE/<>/>1-18 İLE/VE/<>/> 18 - ~ )
( Konuşmaya başlayana kadar. İLE/VE/<>/> Yetkinleşene[rüşte] kadar. İLE/VE/<>/> Olgunlaşana[kemâline] kadar ve sonrası. )

- HİÇLİK ile/değil BİLİNMEYEN

- HİÇLİK ile/ve/<>/değil/yerine BOŞLUK

- HİÇLİK ile/ve/=/<>/değil/yerine/hem de/ya da/belki BÜTÜNLÜK

- HYDRURE DE BORE[Fr.] / BORHYDRID[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROBORONLAR


- HYDROBROMIC ACID[İng.] / ACIDE HYDROBROMIQUE[Fr.] / BROMWASSERTSTOFFSAURE, HYDROBROMSAURE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROBROMİK ASİT

- BANDE D'HYDROGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN BANDI

- HYDROGEN BOMB[İng.] / BOMBE D'HYDROGÈNE[Fr.] / H-BOMBE, WASSERSTOFFBOMBE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN BOMBASI

- HYDROCYANIC ACID, PRUSSIC ACID[İng.] / ACIDE CYANHYDRIQUE[Fr.] / BLAUSÄURE, CYANWASSERSTOFFSAURE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROSİYANİK ASİT

- HİKÂYE ile BOŞ

- HİLÂFET[Ar.] değil/yerine/= BİRİNİN YERİNİ TUTMA | PEYGAMBER VEKİLLİĞİ, HALÎFELİK

- HİLBERT UZAYI ile/||/<> BANACH UZAYI

( Hilbert uzayında iç çarpım tanımlıdır İLE Banach uzayında sadece norm vardır )
( Formül: ||x|| = √⟨x ilex⟩ (Hilbert) İLE ||x|| normu (Banach) )
( David Hilbert tarafından 1899 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1862-1943) (Ülke: Almanya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Hilbert uzayı, 23 problem) )

- HİNDİ:
turkey
ile/||/<> PERU ile/||/<> ETİYOPYA KUŞU ile/||/<> BUKALEMUN ile/||/<> FRANSIZ KIZI/ĞALOPÛLÂ ile/||/<> TACCHINO[: Kuş.]

( Türkçe'de
İngilizce'de. İLE/VE/||/<> Portekizce'de. İLE/VE/||/<> Arapça'da. İLE/VE/||/<> Farsça'da. İLE/VE/||/<> Yunanca'da. İLE/VE/||/<> İtalyanca'da. )

- HİNDİ/GÜLÜK ile GURK | BABA HİNDİ

( ... İLE Eril hindi. )
( Kökenleri Meksika ve Kuzey Amerika'dır. )
( "Hindi" adı, İspanyol'ların Amerika'ya "Indies" demesinden dolayıdır. )
( Amerika yerlilerinin kullandıkları ad "FURKEE"dir. [Pilgrim Fathers] )
( İngilizce'de "turkey"[Baş harfi(t) küçük olarak!] olarak geçmesinin nedeni, hindinin ticaretini İspanya'dan tüm Avrupa'ya yapanların Türk tüccarlar olmasıdır. [Avrupa'ya hindinin gelişi 1520'lerdir.] )
( "TÜRKİYE HOROZU" [Eskiden İngiltere'de hindileri satanlardan dolayı] )
( Portekiz'liler, hindi için "PERU" adını kullanır. )
( [İbranice] MEKARKERİM )
( Hindi sesi çoğu dilde "GLU GLU" ya da "KRUK KRUK" olarak yazılır. )
( Hindi ile ... )

- HİNDİSTAN'DA ÖTEN HOROZUN SESİ KULAĞIMIZDADIR ile/ve/<> BİR YILDIZ KAYSA DİŞİM AĞRIR


- HI(N)K ile/ve/||/<>/> BURNU(NDAN)

( Demiş. İLE/VE/||/<>/> Düşmüş. )

- HİNT OKYANUSUNDA:
ANDAMAN DENİZİ
ile/ve/||/<> MALAKKA BOĞAZI ile/ve/||/<> MARTABAN KÖRFEZİ ile/ve/||/<> BENGAL KÖRFEZİ ile/ve/||/<> KANBAY KÖRFEZİ ile/ve/||/<> KUÇ KÖRFEZİ ile/ve/||/<> UMMAN DENİZİ ile/ve/||/<> UMMAN KÖRFEZİ ile/ve/||/<> BASRA KÖRFEZİ ile/ve/||/<> YEMEN DENİZİ ile/ve/||/<> ADEN KÖRFEZİ ile/ve/||/<> KIZILDENİZ ile/ve/||/<> MOZAMBİK KANALI ile/ve/||/<> SOFALA KÖRFEZİ ile/ve/||/<> DELAGOA KÖRFEZİ

- HİNT ile HİNT OKYANUSU ile BALIKOTU ile LOBUT ile HİNTLİ VERİCİ

- HİPEREMESİS ile/||/<> BULANTI

( Aşırı ve sürekli kusma. İLE/||/<> Mide bulantısı. )

- HİPNOZ:
BİREYSEL
ile/ve/||/<> ÖBEK(GRUP) ile/ve/||/<> KENDİ KENDİNE(AUTO) ile/ve/||/<> BAŞKASI ARACILIĞIYLA ile/ve/||/<> YOL ile/ve/||/<> TOPLUMSAL ile/ve/||/<> SİYASAL REKLÂM AMACIYLA

- HİPNOZ ve/||/<> "BÂTIL İNANÇ"

( İkisinde de istek, inanç ve "güvenme" vardır. )

- HİPOFİZ BEZİ ile KALKANBEZİ/TİROİD BEZİ ile PARATİROİD BEZİ ile LENF BEZİ ile BÖBREK ÜSTÜ BEZİ ile PANKREAS BEZİ ile EŞEYSEL BEZ ile İÇ SALGI BEZLERİ ile GASTRİT SUYU BEZİ ile GÖĞÜS KEMİĞİ ARKASINDA BULUNAN İÇSALGI BEZİ/TİMUS

- HİPOTEZ[İng. HYPOTHESIS] ile/||/<> BOŞ HİPOTEZ[İng. NULL HYPOTHESIS] ile/||/<> BOŞ MODEL[İng. NULL MODEL] ile/||/<> EKZON KARIŞMASI[İng. EXON SHUFFLING] ile/||/<> GAİA HİPOTEZİ[İng. GAIA HYPOTHESIS] ile/||/<> İSTATİSTİKİ ÖNEM[İng. STATISTICAL SIGNIFICANCE] ile/||/<> P DEĞERİ[İng. P-VALUE]

( Kanıtlanmamış ancak test edilebilir bilimsel önerme. Test edilmiş, yanlışlanamamış, başka bilim insanlarınca da kontrol edilmiş ve yeniden yanlışlanamamış olan hipotezler, kuramların inşâsında kullanılır. Doğada kendini tekrar eden ve uzun vadede değişmeyen "doğa yasaları" ("bilimsel gerçekler") ile kuramsal açıklamaları birbirine bağlamak için hipotezler kullanılır. Hipotezlerin doğruluğu ispatlanınca teori olmaz. Teorilerin doğruluğu ispatlanınca kanun olmaz. Teoriler, doğadaki olguların neden ve nasıllarını açıklamak için kullanılan kapsamlı bilimsel önermelerdir. Hipotezler, bu önermelerin alt birimleridir ve teoriye güç katarlar. Doğada "kanun" olan olgulara rastlamayız, zira hiçbir şey "kesin doğru" olamaz, her şey değişmeye açıktır. Doğa gerçekleri (bilimsel gerçekler) kimi zaman kanunlar olarak geçerler. Ancak bunlar da, "neden" ve "nasıl" sorularının cevabını vermezler, "ne" sorusuna cevap verirler. Doğa yasalarını (bir nevi "kanunları") sorgulayan önermelere hipotez, bu hipotezleri bir arada barındıran bilimsel açıklamalara ise teori denir. Bu sebeple, bilimsel önermelerin en üst düzeyi teorilerdir. @@ Bir deney ya da gözlemin, yapılabilecek en basit varsayımlara dayanarak sonuçlarına dair çıkarımlar içeren hipotez türleri. Genellikle boş hipotezlerde, popülasyon içerisindeki değişimlerin var olmadığı, varsa da hiçbir nedene bağlı olmadan var olduğunu kabul eder. Boş hipotezler, daha kapsamlı hipotezlerin geliştirilmesi için doğru yolların tespiti açısından önem taşır. @@ Bir araştırmacının boş hipotez geliştirebilmesi amacıyla yaptığı basit ve açık varsayımların toplamıdır. @@ Ayrık yapısal öğeleri kodlayan ekzonların yerelerinin yeniden düzenlenerek yeni proteinlerin evrimleştiğini öneren bir hipotez. @@ Gaia teorisi ya da Gaia ilkesi olarak da bilinen Gaia hipotezi, Dünya'nın canlı ve cansız elemanlarının etkileşimini tek bir canlı organizmaya benzeten model. 1972 yılında İngiliz kimyacı James E. Lovelock ve Amerikalı biyolog Lynn Margulis tarafından geliştirilmiştir ve Yunan Tanrıçası Gaia (Gaea)'dan adını alır. Tüm canlıların, yaşamın genelini teşvik eden Dünya'nın çevre üzerinde düzenleyici bir etkiye sahip olduklarını varsayar. @@ Bir veriyle ilgili yeterli miktarda kanıt olduğunu belirtmeye yarayan istatistiki bir iddiadır. Eğer boş hipotezin gözlenen ihlalleri, şans etkilerine bağlı olarak oluşuyorsa ve bir sonucun olasılığı 0.05 değerine eşit ya da daha düşükse, istatistiki olarak önemli kabul edilir. @@ Verilerdeki şablonlar ile ilgili iddialarda bulunabilmek açısından istatistiki destek miktarını gösteren bir tahmindir. Küçük değerleri, istatistiki verilerin iddiayı daha fazla desteklediğini gösterir. Bir diğer deyişle ise, boş hipotezi ihlal eden durumların ve farklılıkların, gerçekten de şans eseri olma ihtimalini göstermektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- HIZ ile BAĞIL HIZ

- ACCELERATING ELECTRODE[İng.] / ÉLECTRODE ACCÉLÉRATRICE[Fr.] / BESCHLEUNIGER ELEKTRODE, BESCHLEUNIGUNGS ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= HIZLANDIRICI ELEKTROT


- MÜSERRİ[Osm.] / ACCELERATOR[İng.] / BESCHLEUNIGER[Alm.] ile/değil/yerine/= HIZLANDIRICI

- ACCELERATION VOLTAGE[İng.] / TENSION D'ACCÉLÉRATION[Fr.] / BESCHEUNGUINGSSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HIZLANDIRMA GERİLİMİ

- HİZMETÇİ ile BESLEK/BESLEME

- HOLISTİK TIP/HOLISTIC MEDICINE[İng.] değil/yerine/= BÜTÜNCÜL TIP

- HOLİZM/HOLISM[İng.] değil/yerine/= BÜTÜNCÜLLÜK

- HOLOGRAFİK İLKE ile/||/<> BEKENSTEİN SINIRI

( Holografik ilke yüzeydeki bilginin hacmi kodlamasıyken, Bekenstein sınırı maximum entropi kapasitesidir )
( Formül: S ≤ A/4G )

- HOMEOPATİ/HOMEOPATHY[İng.] değil/yerine/= BENZERİ BENZERLE SAĞALTIM

- HOMİNİD[İng. HOMINIDAE] ile/||/<> BÜYÜK İNSANSI MAYMUNLAR[İng. GREAT APES]

( Hominidae ailesinin üyelerinin her biri. Şempanzeler ve bonobolar (Pan), goriller, (Gorilla), insanlar (Homo) ve orangutanlar (Pongo) cinsi hayvan türlerini içinde barındırır. İnsan (Homo sapiens), günümüzde yaşayan, hominid bir hayvan türü. @@ Hominidae ailesinin üyelerinin her biridir. Şempanzeler ve bonobolar (Pan), goriller, (Gorilla), insanlar (Homo) ve orangutanlar (Pongo) cinsi hayvan türlerini içinde barındırır. İnsan (Homo sapiens), günümüzde yaşayan, hominid bir hayvan türüdür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- HOMOJEN[Fr. < HOMOGÈNE] değil/yerine/= BAĞDAŞIK

- HOMOJENİZATÖR/HOMOGENIZER[İng.] değil/yerine/= BAĞDAŞTIRICI


- HOMOJENLEŞME" değil/yerine/= BENZEŞME/BAĞDAŞIK

- HOMOSEKSÜEL[Fr. < HOMOSEXUEL] değil/yerine/= BAĞDAŞIK

- HONA ile/||/<> BURÇİN/MARAL

( Eril geyik. @@ Dişil geyik.[Zarâfeti ve doğallığı simgeler.] )

- HONEY :/yerine BAL

- HORN[İng.] değil/yerine/= BOYNUZ

- HOROZ ile BERNİYE[Ar. | çoğ. BERÂNÎ]

( ... İLE Küçük horoz. )

- HORTUM[Ar.]/GİRDAP[Fars.] değil/yerine/= BURGAÇ

- HOŞ "KAFA" ile/ve/||/<>/> BOŞ "KAFA"

- HOŞGÖRÜ ile/ve/değil/yerine BAĞDAŞMA

- HOŞNUTSUZLUK ile BAĞLANTISINI KESMEK ile AYRILMA


- HUDUS ile/ve/||/<> ZAMAN ile/ve/||/<> NİSAP ile/ve/||/<> GÜN ile/ve/||/<> RES ile/ve/||/<> KÂBE ile/ve/||/<> NEŞV-Ü-NEMÂ ile/ve/||/<> KAST VE NİYET ile/ve/||/<> HÜKÜMLER ile/ve/||/<> BEKÂ ile/ve/||/<> MEŞRÛ TASARRUF

- HULUSİ BEHÇET ÖNCESİ TANIMLAMALAR ile/||/<> BEHÇET HASTALIĞI MODERN TANI

( Behçet öncesi semptomlar ayrı hastalıklar sayılırdı İLE 1937 sonrası bir sendrom olarak tanındı. Hipokrat oral ülserler tanımladı İLE Behçet üçlü semptom kompleksini birleştirdi. Eski tanımlar eksik İLE modern tanı bütüncül yaklaşım sağlar. )
( Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1889-1948) (Ülke: Türkiye) (Alan: Dermatoloji, İmmünoloji) (Önemli katkıları: Behçet hastalığını 1937 yılında tanımladı. Üçlü semptom kompleksini (ağız yaraları, genital yaralar, göz iltihabı) bir hastalık olarak ortaya koydu. İsmini taşıyan ilk Türk doktor.) )

- HÜNER[Fars.] değil/yerine/= BECERİ

- HUNİ ile BÜHNER HUNİSİ

( ... İLE Üzerine süzgeç kâğıdının olduğu gibi yerleştirileceği tabanı bulunan, porselenden yapılmış huni. )

- HÜSRAN[Ar.] değil/yerine/= BATKI, DÜŞ KIRIKLIĞI

- HZ. TAYFUR = BAYEZİD-İ BİSTÂMÎ

- POLİNOM DENKLEMLERDE:
I. DERECE
ve/<> II. DERECE ve/<> III. DERECE ve/<> IV. DERECE ve/<> V. DERECE

( x + b = 0 ise x = - b

VE/

x² + bx + c = 0 ise
1. [ -b + √¯(b² - 4c)] / 2
2. [ -b - √¯(b² - 4c)] / 2
[eğer b² - 4c = 0 ise iki formül de aynı sorucu verir.] )

- I ve/<> B

( İçeriden çıkmaya başlayan ilk harf. VE İçeriden en son çıkan/çıkacak harf. )

- I ve/<> B

( İçeriden çıkmaya başlayan ilk harf. VE/<> İçeriden en son çıkan/çıkacak harf. )