| B... |

- AÇIKLAMA ile/ve/değil BETİMLEME/TASVİR[Ar.]

- AÇIKLAMA = İZÂH/AT, TAFSİLÂT, BEYÂN = EXPLANATION[İng.] = EXPLICATION[Fr.] = ERKLÄRUNG[Alm.] = SPIEGAZIONE[İt.] = EXPLICACIÓN[İsp.] = EXPLENATIO[Lat.] = HO EKS?G?SIS[Yun.] = İZÂH, BEYÂN[Ar.] = BEYÂNKÂRÎ(far.) = VERKLARING[Felm.]

- AÇIKLIK ile BOŞLUK

- ACIMIK = BELEMİR, DELİCE, KARAMUK, MAVİKANTARON, PEYGAMBER ÇİÇEĞİ

( Birleşikgillerden, baharda buğday tarlalarında mor renkli çiçekler açan bir bitki. )

- ... AÇISINDAN ile ... BAKIMINDAN

- ACTION AT A DISTANCE ile/ve/||/<>/> BUTTERFLY EFFECT

- AD ile BAŞLIK

- ADA BALIĞI ile ALABALIK(TROUT) ile ATLANTİK KERTENKELE BALIĞI ile ATEŞ BALIĞI ile AY BALIĞI[Lat. MOLA MOLA] ile BENİ BALIĞI[Lat. CYPRINION MACROSTOMUS] ile ÇAÇA BALIĞI ile ÇUPRA BALIĞI ile DİL BALIĞI(SOLEFISH, [Lat. SOLEA VULGARIS]) ile DÜLGER BALIĞI[Lat. ZEUS FABER] ile FENERBALIĞI[LOPHIUS PISCATORIUS] ile FULYA BALIĞI[Lat. MYLIOBATIS AQUILA] ile GÜNBALIĞI[Lat. JULIS TURCICA] ile İSTAVRİT[Yun.][Lat. TRACHURUS TRACHURUS] ile KEDİ BALIĞI(CATFISH) ile KELER BALIĞI ile KILIÇ BALIĞI(CEMEL-İL-BAHR / CEMEL-ÜL-MÂ'[Ar.], SWORDFISH[İng.]) ile KIRLANGIÇ BALIĞI[Lat. TRIGLA HURUNDO] ile KIZILKANAT[Lat. SCARDINUS ERYHROPHTHALMUS] ile KÖPEK BALIĞI(SHARK) ile KUM BALIĞI[Lat. AMMODYTES] ile KUPES[Lat. BOOPS BOOPS] ile KÜÇÜK AĞIZLI LOTAK[Lat. CYPRINION KAIS] ile MERCAN BALIĞI ile OK BALIĞI ile ORKİNOS[Yun.]/TON[Lat. THUNNUS] ile ÖRDEK BALIĞI[Lat. LABRUS MIXTUS] ile PAPAZBALIĞI[Lat. CHROMIS CHROMIS] ile PEMBE, KURBAĞA AĞIZ BALIĞI ile RİNGA BALIĞI(HERRING)[Lat. CLUPEA HARENGUS] ile SANDIK BALIĞI[Lat. LACTOPHRYS TRIQUETER] ile TON BALIĞI(TUNAFISH) ile TARANGA ile TORPİLBALIĞI ile YILAN BALIĞI(İNKİLÎS[Ar.], EEL[İng.]) ile ACI BALIK ile BIYIKLI BALIK ile DİKENLİ BALIK[Lat. G. ACULEATUS] ile DUBAR[Lat. MUGIL CEPHALUS] ile ÜZGÜNBALIĞI[Lat. CALLIONYMUS LYRA]

( Dünyanın en büyük omurgasızı/yumuşakçası, mürekkep balığıdır. [Eril mürekkep balıklarının boyu 19 metreye kadar ulaşabilir.] )

- ADA/OTRUG[dvnlgttrk] ile/ve/değil/< BATMAYAN (KÜÇÜK/BÜYÜK) DAĞ/TEPE

- ADALAR ile BAHARİYE ADALARI

( ... İLE Haliç'te, Eyüp - Sütlüce tarafında bulunan küçük adacıklar. )

- ADALAR ve/<> BİSİKLET

- ADALAR ve/> ÜSKÜDAR ve/> BEYOĞLU ve/> SURİÇİ

- ADÂLET ile/ve/<>/< BARIŞ[< VARIŞ]/SULH

( Eğer dünyada barış ve uyum istiyorsanız, aklınızda ve gönlünüzde barış ve uyum olmalıdır. )
( Kendinizde düzen olmadıkça, dünyada düzen olmayacaktır. )
( AN SÜKÛT'İN SULH: Davalının susması üzerine gerçekleşen barış. )
( YURTTA SULH, CİHANDA SULH!
PAZ EN EL PAIS, PAZ EN EL MUNDO! )

- ADÂLET ile/ve/değil/||/<>/< BEKLENTİ

- ADÂLET ile/ve/<> BİLİM ile/ve/<> AŞK

- ADÂLET ve/||/<>/< RIZÂ ve/||/<>/< BİLGİ/HABER

( Adâletin kaynağı da, hedefi de, durumdaki/olaydaki ilgili kişilerden birinin rızâsıdır. Adâlet, insanı ve rızâsını esas almaktır! [Tabii, rızâ da, en başta, (durumdan/olaydan/tespitten/(ön) "hüküm"den) haberdar olmakla/etmekle başlar.] )
( Bilgi/haber vermek, rızânın;
rızâ, adâletin;
adâlet de yaşamın temeli(nde)dir/merkezi(nde)dir. )
( |
  | )

- ADAPTASYON ile BİYOÇEŞİTLİLİK

( Bir türün çevresine uyum sağlama yeteneği. İLE Dünyadaki tüm canlı türlerinin çeşitliliği. )

- ADÂVET[Ar.] ile BİĞZA[Ar.]

- ADDISON[Fr.] değil/yerine/= BÖBREK ÜSTÜ BEZİ SALGI YETERSİZLİĞİ HASTALIĞI

- ADEN-/ADENO- ile/||/<> ADİPO- ile/||/<> ADENO- ile/||/<> ATHER-/ATHERO- ile/||/<> AXILLO- ile/||/<> MYX-/MYXO- ile/||/<> MUC-/MUCO- ile/||/<> BLENN-/BLENNO- ile/||/<> -AGOGUE ile/||/<> ELEO-/ELAEO-/ELAİO-/OLEO- ile/||/<> LİP-/LİPO- ile/||/<> PİMELO- ile/||/<> STEAR-/STEARO-/STEAT-/STEATO- ile/||/<> SİAL-/SİALO- ile/||/<> PTYAL-/PTYALO- ile/||/<> LACT-/LACTO- ile/||/<> GALACT-/GALACTA-/GALACTO- ile/||/<> AMPHİ- ile/||/<> PY-

( Bez, salgı bezi, bez ile ilgili [adenom: Bez tümörü]. İLE/||/<> Yağ dokusu ile ilgili [adiposit: Yağ gözesi]. İLE/||/<> Yağ, yağ dokusu. İLE/||/<> Damar plağı, yağ birikimi [ateroskleroz: Damar sertliği]. İLE/||/<> Koltuk altı ile ilgili [aksiller lenf nodu: Koltuk altındaki lenf bezleri]:. İLE/||/<> Mukus, müköz bez ve dokularla ilgili. İLE/||/<> Mukus ya da müköz membranlarla ilgili. İLE/||/<> Mukusun olması, mukusla ilgili. İLE/||/<> Salgılatan, başlatan, artıran. İLE/||/<> Yağ, akıcı yağ. İLE/||/<> Yağ. İLE/||/<> Yağla ilişkili. İLE/||/<> Yağ, donyağı, mum yağı. İLE/||/<> Tükürük ve tükürük bezleri ile ilgili. İLE/||/<> Tükürük, tükürük bezi ile ilgili. İLE/||/<> Süt. İLE/||/<> Süt, süt gibi sıvı. İLE/||/<> Cerahatle ilgili, cerahat olması. İLE/||/<> İki yönlü, çift [amfipatik: Hem suyu, hem de yağı seven moleküller]. )

- ADENEKTOMİ[Fr.] değil/yerine/= BİR/KAÇ LENF BEZİNİN AMELİYATLA ÇIKARILMASI

- ÂDET = CUSTOM[İng.] = COUTUME[Fr.] = BRAUCH[Alm.] = ABITUDINE[İt.] = COSTUMBRE[İsp.]

- BITUMINOUS COAL[İng.] / HOUILLE BITUMINEUSE[Fr.] / BITUMINOSE KOHLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ADİ MADEN KÖMÜRÜ

- ADJEKTİF[Fr.] değil/yerine/= BİR KUMAŞA ANCAK BAŞKA NESNELERDEN YARARLANARAK VERİLEBİLEN RENKLER | ÖNAD/SIFAT

- ADLARI:
İLKÇAĞ'DA
ile BİZANS'TA ile OSMANLI'DA

( DEMONNESOI / PROPONTIDAS ile PAPADONISIA ile KIZIL ADALAR )

- ADRES[İng. ADDRESS] değil/yerine/= BULUNAK

- AEROSEL[Fr.] değil/yerine/= BOYUNDA GİZLİ UR

- AEROSTAT[Fr.] değil/yerine/= BALON

- ÂFET ve/<> BİSİKLET

( Âfetlerde, -bireysel- tek çözüm ve ulaşım aracı, bisiklettir. )

- AFFEDİLEBİLİR ile AFFEDİLDİ ile BAĞIŞLAYICI


- AFFETMEK ile UNUTMAK ile BARIŞMAK

- AFİLİYASYON/AFFILIATION[İng.] değil/yerine/= BAĞLAŞIM

- AFİLİYE/AFFILIATED[İng.] değil/yerine/= BAĞLAŞIMLI (KURUM)

- AFİTAL[Fr.] değil/yerine/= BİTKİSİZ

- AFORİZMALAR ile/ve/||/<> BAHANELER

- AFTÖZ ÜLSER (BEHÇET) ile/||/<> BASİT AFT

( Behçet hastalığındaki aftöz ülserler tekrarlayan ve çoklu İLE basit aft tek ve nadirdir. Behçet aftları sistemik hastalığın parçası İLE basit aft lokal irritasyondan kaynaklanır. Behçet aftları daha ağrılı ve uzun süreli iyileşir. )
( Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1889-1948) (Ülke: Türkiye) (Alan: Dermatoloji, İmmünoloji) (Önemli katkıları: Behçet hastalığını 1937 yılında tanımladı. Üçlü semptom kompleksini (ağız yaraları, genital yaralar, göz iltihabı) bir hastalık olarak ortaya koydu. İsmini taşıyan ilk Türk doktor.) )

- ile/ve/değil/||/<>/>/< BAĞ

- ile/ve BAĞ

- AĞ[Azr.] = BEYAZ[Tr.]

- ile/ve BÜTÜNLÜK


- AĞAÇ ile BAKAM/BAKKAM[Ar.]

( ... İLE Baklagillerden, odunundan kırmızı boya çıkarılan bir ağaç. )

- AĞAÇ ile/ve BAOBAB

( ... İLE Afrika'ya özgü bir ağaç. [MORONDAWA-MADAGASKAR] )

- AĞAÇ ile/ve BEŞÂM[Ar.]

( ... İLE Hicaz'da yetişen ve misvak yapılan hoş kokulu bir ağaç, balsama ağacı. )

- AĞAÇ ile BETÎL[Ar.]

( ... İLE Salkımları sarkık olan ağaç. )

- AĞAÇ ile BİLADER AĞACI/AMERİKAN ELMASI/KAJU

( ... İLE Antep fıstığıgillerden, yapraklarını dökmeyen, tropikal bir meyve ağacı. | Bu ağacın meyvesinden çıkarılan, yer fıstığına benzeyen, tatlıyla tuzlu arasında tadı bulunan ve çerez olarak yenilen çekirdek. )

- AĞAÇKAKAN ile BENEKLİ AĞAÇKAKAN

- AĞAÇKAKAN ile BOYUNÇEVİREN

( ... İLE Ağaçkakan ailesi içinde yer alır. Ağaçkakandan çok, bir ötücüye benzerler. Orman açıklıkları barındıran, yaprak döken ormanlar ve ağaçlı açık arazilerde yaşarlar. Göç sırasında, çok değişik alanlarda görülebilirler. Tek göçmen ağaçkakandır. Başlıca avları, karıncalar ve öteki böceklerdir. Özellikle, karınca yuvalarının başında, onu, beslenirken görebiliriz. Gagaları kısa ve sivri, başları yuvarlaktır. Gövdelerinde, kahverengi benekler ve enine çizgiler vardır. Sırtı gri, kahverengi ve kirli sarı renklerde sık desenlidir. Sırtının ortasında, uzun ve koyu renk bir çizgi vardır. Alt tarafı, ince çizgili; boğazı, altın rengi-kremdir. Ağaçkakan ailesinde, ağaçkabuğu rengi tüylere sahip tek türdür. Kuyruğu uzun, geniş ve sık çizgilidir.

Sıkıştırıldıklarında kendilerine özgü bir korunma yöntemine başvururlar. Önce, kuyruk tüylerini aralayarak boyunlarını uzatırlar ve baş tüylerini, yukarı doğru kısa bir ibik halinde kaldırırlar; sonra, başlarını ve boyunlarını döndürerek yana yatırırlar ve aniden başlarını geri çekerek yılan taklidi yaparlar. )

- AGAMİ değil/yerine/= BORAZANKUŞU

( Güney Amerika'da yaşarlar. )

- AGAVE KAKTÜSÜ ile/ve/<> BENZERİ

( Meksika'da. İLE/VE/<> El Salvador'da.[Bu kaktüsten, doğal iplik elde ediliyor.] )

- AĞI AĞACI ile/ve AVİZE AĞACI ile/ve BAN AĞACI ile/ve ÇUBUK AĞACI ile/ve DANTEL AĞACI ile/ve IĞ AĞACI ile/ve KÂĞIT AĞACI ile/ve LÂLE AĞACI ile/ve LÂSTİK AĞACI ile/ve MANTAR AĞACI ile/ve MERCAN AĞACI ile/ve ÖD AĞACI ile/ve PELESENK AĞACI[Lat. GUAIACUM OFFICINALE] ile/ve PORSUK AĞACI ile/ve SAKIZ AĞACI ile/ve SÜT AĞACI ile/ve TESPİH AĞACI/ÇALISI, ÇİN LEYLAĞI[Lat. MELIA AZEDARACH] ile/ve KÖR AĞAC


- AĞIR ile/ve/değil "BASKIN"

- BÎSIKLET[Osm.] / WEIGHTLESSNESS[İng.] / APESANTEUR[Fr.] / SCHWERELOSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= AĞIRLIKSIZLIK

- AĞIRSIKLET değil/yerine/= BAŞAĞIRLIK

- AGİTATO[İt.] değil/yerine/= BİR MÜZİK PARÇASININ CANLI, COŞKULU ÇALINACAĞI BİLGİSİ/UYARISI

- AĞIZDAN SOLUK ALMAK ile/yerine BURUNDAN SOLUK ALMAK

- AĞLAMA DUVARI ile/değil/yerine BATI DUVARI

- AĞLAMAK ile/ve/||/<>/> BAĞLAMAK

- AGNOSTİSİZM[İng. AGNOSTICISM] ile/||/<> BİLİNEMEZCİLİK[İng. AGNOSTICISM]

( Nesnelerin kendilerinin hiçbir zaman bilinemeyeceğini ileri süren anlayış biçimidir. "Bilinmezcilik" olarak da isimlendirilmektedir. Bilinemezcilik terimi asıl anlamında, İngiliz düşünürü David Hume ile Alman düşünürü Immanuel Kant'ın öğretilerini adlandırır. Olguculuktan (pozitivizm) faydacılığa (pragmatizm) ve varoluşçuluğa (ekzistansiyalizm) kadar çağımızda da geniş etki alanları bulunan pek çok öğretiler bilinemezci niteliktedir. @@ Agnostisizm. Nesnelerin kendilerinin hiçbir zaman bilinemeyeceğini ileri süren anlayış. Bilinemezcilik deyimi, asıl anlamında, İngiliz düşünürü David Hume'la Alman düşünürü Immanuel Kan'ın öğretilerini adlandırır. Ne var ki, olguculuktan (pozitivizm) faydacılığa (pragmatizm) ve varoluşçuluğa (ekzistansiyalizm) kadar çağımızda da geniş etki alanları bulunan pek çok öğretiler bilinemezci niteliktedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- AGNOSTİSİZM[Fr. < AGNOSTICISME] değil/yerine/= BİLİNEMEZCİLİK

- AGORA ile/||/<> AKROPOLİS ile/||/<> BOULEUTERİON ile/||/<> FORUM ile/||/<> GYMNASION ile/||/<> STADION/STADIUM ile/||/<> HIPPODROMOS ile/||/<> ODEON[< ODEION: ŞARKI SÖYLEMEK]

( Antik Yunan kentlerinde, stoalar ile çevrelenmiş, içinde ya da yakınında tapınak, bouleuterion gibi dini ve resmi yapıların bulunduğu toplumsal ve ticari yaşamın yoğunlaştığı alan. İLE/||/<> Antik Yunan kentlerinin en yüksek tepesinde bulunan, savunma amaçlı surlarla sarılıp bir tepe üzerine inşâ edilen özel bölge. İLE/||/<> Antik Yunan kentinde yönetimle ilgili işlerin görüldüğü meclis binası[günümüzdeki kent kurulu/senato karşılığı]. İLE/||/<> Antik Roma kentlerinde, kent merkezinde yer alan, içindeki ve çevresindeki yapılarla Yunan kentlerindeki ağora ile aynı işlevi taşıyan alan. İLE/||/<> Eski Yunan ve Roma kentlerinde beden eğitimi ve spor etkinliklerinin yapıldığı yer. İLE/||/<> Antik Yunan ve Roma'da atletizm için kullanılan, çevresinde oturma basamakları bulunan, bir ucu yarım daire biçiminde sonlanan, uzunlamasına, dikdörtgen plana sahip olan alan. İLE/||/<> Eski Yunan ve özellikle Roma kentlerinde at ve araba koşularının yapıldığı, etrafı izleme yerleri ile çevrili alanlar. İLE/||/<> İçinde müzik yapılan yer.[Çoğu kez küçük bir tiyatro biçiminde ve genellikle üstü kapalı bir yapı.] )

- AGRANDİSMAN[Fr. < AGRANDISSEMENT] değil/yerine/= BÜYÜLTME

- AGRANDİSÖR[Fr. < AGRANDISSEUR] değil/yerine/= BÜYÜLTEÇ

- AĞUSTOS BÖCEĞİ/ORAKBÖCEĞİ/ELÇİN | ZÎZÜ[Ar.] | CICADA[İng.] | CICADIS/LANIUS[Lat.] ile ATEŞBÖCEĞİ/YILDIZBÖCEĞİ/ZAMBULA[Lat. LAMPYRIS NOCTILUCA][1 cm.den daha küçüklerdir] ile YERÂA[Ar. | çoğ. YERÂ'], KİRM-İ AHTER, KİRM-İ ŞEB-EFRÛZ, KİRM-İ ŞEB-TÂB, ÂTEŞÎZE[Fars.]) ile BOK BÖCEĞİ(HUNFESÂ'[Ar. | çoğ. HANÂFİS], KÜSTEL[Fars.], GEOTRUPES STERCORARIUS[Lat.], SCARABE/KHEBER) ile GELİN BÖCEĞİ ile HANIM BÖCEĞİ ile İPEK BÖCEĞİ[Ar. DÛD-İ HARÎR, DÛD-ÜL-KAZZ | Fars. DÎVE, KİRM-İ EBRİŞÎM/PÎLE | Lat. BOMBYX MORI] ile KIZ BÖCEĞİ ile UĞUR BÖCEĞİ/UÇUÇBÖCEĞİ/HANIMBÖCEĞİ[Lat. COCCINELLA SEPTEMPUNCTATA] ile AĞILI BÖCEK ile ÇALGICI BÖCEK ile MAKASLI BÖCEK ile MAYIS BÖCEĞİ(COCKCHAFER)[Lat. MELOLONTHA VULGARIS] ile TAM GELİŞMEMİŞ BÖCEK(NYMPH) ile UYUZBÖCEĞİ[Lat. SARCOPTES SCABIEI]

( Dünya üzerinde 5000'den fazla uğur böceği türü bulunmaktadır. )

- ÂHÎLİK ile/||/<> AHİLER ile/||/<> BÂCİYÂN-I RUM

( Ahilik, dayanışma teşkilatıdır. Aslen Horasan kökenli olup Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde Anadolu'da yaşayan Türkmen halkın sanat, ticaret, ekonomi gibi çeşitli meslek alanlarında yetişmelerini sağlayan, onları hem ekonomik hem de ahlâkî yönden yetiştiren, çalışma yaşamını ve iyi bireylerin becerilerini esas alarak düzenleyen bir örgütlenmedir.
Kendi kural ve kurulları vardır. Günümüzün esnaf odalarına benzer bir işlevi olan Ahilik, iyi ahlâkın, doğruluğun, kardeşliğin, yardımseverliğin kısacası tüm güzel becerilerin birleştiği bir sosyo-ekonomik düzendir.
Ahi Evran Hazretlerine Ahi Baba da denir. Ahiler, 1290 yılında, Ankara'da kurulan bir Anadolu beyliğidir. 1354 yılında Osmanlı egemenliğine giren Ahiler, varlıklarını Osmanlı Devleti içerisinde sürdürmüşlerdir.
Ahi Evran tarafından kurulmuştur. Ahiler, gerek Anadolu Selçuklularında gerekse Osmanlılarda önemli ekonomik etkinliklere sahipti. İLE/||/<> Anadolu Selçukluları Döneminde ortaya çıkan, esnaf örgütü.
İLE/||/<>
Anadolu Selçukluları Döneminde ortaya çıkan, esnaf örgütü.
İLE/||/<>
Anadolu kadınları birliği Ahilerin kadınlar kolu olarak yetim, kimsesiz genç kızları korumasına almış, onların eğitiminde, ev bark sahibi olmalarından, sorumlu olmuşlardır. Bunun dışında kimsesi kalmayan yaşlı kadınların bakımı, genç kızların evlendirilmesi gibi bazı toplumsal hizmetlerde bulunmuşlar, maddî sıkıntıda olanlara yardım etmişlerdir. Ahi zâviyesinde gelen konuklara yemek hazırlamada, savaş zamanlarında ordunun gereksinimi olan giysi ve savaş malzemelerinin bakımında ve onarımında yardımcı olmuşlardır. Anadolu kadınları örgütü, üyelerine şu telkinde bulunurdu. “İşine, aşına, eşine sahip ol!” Bu söz, Âhî kadın örgütünün ana ilkesi olmuştur. \"İşine sahip ol!\" yani bilge ve becerikli ol ki, evinin düzenini koruyabilesin. Tasarruf et, fazla savurgan olma ki, ocağın devamlı tütsün. Eşine sahip ol ki, evine bağlı kalsın. Anadolu kadınları sosyal yardımlar yanında ekonomiye önemli katlı sağlayan çeşitli el sanatlarında uğraşı vermişlerdir. Çadırcılık, keçecilik, halı, nakışçılık, örgücülük, kilim dokumacılık, oya dantelcilik ve kumaş üretiminde ve bunlardan giysi yapılmasında etkinlik göstermişlerdir. )

- AHIMSA ile/ve SATYA ile/ve ASTEYA ile/ve BRAHMAÇARYA ile/ve
APARIGRAHA
ile/ve DAYA ile/ve KŞAMA ile/ve
DHRITI
ile/ve MITAHARA ile/ve ARCAVA

( Şiddet denetimi. [Şiddetsizlik] Zararsızlık; başkalarını düşünce, söz ve hareketle incitmemek. İLE/VE Yalan denetimi. [Dürüstlük] İLE/VE Benimseme denetimi. [Çalmama] İLE/VE Eşeysel enerji denetimi. İLE/VE Biriktirme denetimi. [Biriktirmemek] İLE/VE Nefret denetimi. [Merhamet] İLE/VE Kızgınlık denetimi. [Affetme] İLE/VE Güçsüzlük denetimi. [Dayanıklılık] İLE/VE Aşırılık denetimi. [Ilımlılık] İLE/VE Yanlışlık denetimi. [Doğruluk] )

- ÂHİR[Ar.] ile BA'DE[Ar.]

- ÂHİYÂNE[Fars.] değil/yerine/= BOĞAZ

- AHLÂK ile/ve/||/<>/< BENİMSEME

- YANIT:
AHLÂKSIZA
ve/||/<> BİLGİSİZE

( [ya(kı)nından] Uzaklaşmak. VE/||/<> [imâsızca] Susmak. )

- ÂHŞÜME[Fars.] değil/yerine/= BOZA


- AHTAPOT ile BATTANİYE AHTAPOTU

( Dişilleri, erillerden 40.000 kat daha büyük olabiliyor. Bu türün dişilleri, 2 metreye kadar büyüyebilirken; erilleri, sadece birkaç santimetreye kadar büyüyor.[Hayvanlar arasında, dişil ile eril arasındaki en zıt orandır.] )

- AİLE ile/ve/||/<>/> BÜYÜK AİLE/KÖY

- AIRBUS A320 ile BOEING 747

- AİT OLMA ile/ve/||/<>/> BİREY OLMA ile/ve/||/<>/> BİRLİKTE OLMA

- AK ile BEYAZ

- AKADEMİ ve/||/<> BÜROKRASİ

( [süreklilik/güvence/düzenlilik] Bilgide. VE/||/<> Devlette. )

- AKÂMET[Ar.] değil/yerine/= BAŞARISIZLIK

( Kısırlık, verimsizlik. | Başarısızlık, sonuçsuzluk. )

- AKÂR ile/||/<> AKÂRÂT ile/||/<> AKÂRÂT-I VAKFİYE/VAKFİYYE ile/||/<> BÂD-İ HEVÂ ile/||/<> MECCÂNEN

( Gayrimenkullerden kirâ yoluyla sağlanan gelir. İLE/||/<> Gelir sağlayan gayrimenkuller. İLE/||/<> Vakıf gayrimenkuller; evler, dükkânlar ile bunların getirdiği gelir. İLE/||/<> Kayıt dışı, önceden belirlenenin dışında gelen gelir. | Bedava, parasız. İLE/||/<> Ücretsiz, parasız, karşılıksız. )

- AKAR ve/||/<>/> BAKAR

( Su. VE/||/<>/> Deli. )

- AKBABA ile BENEKLİ AKBABA

( ... İLE Tropikal Afrika'dan gelen, nadir rastlanan bir türdür. )
( ... İLE Dünyanın en yüksekten uçan kuşudur. Havada yaklaşık 35 km/s hızla yol alır. Yaşamı tehlike altında olan bu kuşun ortalama yaşam süresi 40-50 yıla yakındır. )

- AKBİL'İ:
YAVAŞ BASMAK
değil/>< BASILI TUTMAK/BEKLEMEK

( Yanlışı. >< Doğrusu. )

- AKCİĞER ZARI YANGISI(SATLICAN/ZATÜLCENP[Ar.]) ile/ve KARACİĞER YANGISI ile/ve BRONŞİYOL YANGISI ile/ve LENF BOĞUMLARI YANGISI ile/ve MEME YANGISI(MASTİT)

( ZATÜLCENP ile/ve HEPATİT, ZATÜLKEBED ile/ve BRONŞİYOLİT ile/ve ADEONOİT )
( BİLSÂM[Ar., Fars.]/PLEURÉSIE[Fr.]: Akciğer zarı yangısı, satlıcan. )
( Dünyada en sık karşılaşılan hastalık zatürree/bronşittir. )
( AKCİĞER YANGISI / GIŞÂ-İ CENB[Ar.] / PLEVRA[İt. göğüs boşluğunun iç yüzünü ve akciğerleri saran zar] )

- AKELALİ[Fr.] değil/yerine/= BEBEĞİN BAŞSIZ DOĞMASI

- AKERDEON ile BAYAN[Rusça]

( ... İLE İki tarafı da tuşlu olan. Klavyesiz. )

- FLUX RODS[İng.] / BARREAUX DE FLUX[Fr.] / FLUSSSTÄBE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKI ÇUBUKLARI

- AKİD/AKİT ile/||/<> AHKÂM ile/||/<> BERÎÜZ-ZİMME ile/||/<> MATÛK ile/||/<> UHDE

( Sözleşme, bir sözleşmede taraf olan kişi. İLE/||/<> Hükümler. İLE/||/<> Zimmetten ya da borçlardan kurtulmuş, temize çıkmış. İLE/||/<> Azat olunmuş, azatlı. İLE/||/<> Birinin üzerinde olan iş, sorumluluk. )

- AKIL:
BÜTÜNSEL
ile/ve/değil/||/<>/< BÜTÜNLEYİCİ

- AKIL:
TAMAMLAYICI
ve/||/<>/> BÜTÜNLEYİCİ

- AKIL VERMEK ile/ve/değil/yerine BİLDİKLERİNİ ANLATMAK

- AKIL:
YAŞTA
ile/ve/değil/||/<>/< BAŞTA


- AKIL ve BEDEN

( İnsan hem kafasını [Hüvelbâtın]ını, hem de bedenini [hüvezzahir]ini kullanabilmelidir. )

- AKIL ile/ve/değil/||/<>/>/< BİLGİ

( "Monolog". İLE/VE/DEĞİL/||/<>/>/< Diyalog. )

- AKIL ile/ve/||/<> BİLGİ ile/ve/||/<> HİKMET

( Akıl kavramsal olup akla; Bilgi simgesel olup sezgiye; Hikmet mistik olup iç görüye ve iç deneyime hitap eder. )
( Aklın bilgiye ve hikmete kavuşması, neredeyse tüm uygarlıklarda ortak olarak Güneş, Işık, Nur simgeleri ile belirtilmektedir. )
( Genç ve kuvvetli iken uyanmayan ve uyandığı zaman çaba göstermeyen, böylelikle tembelliğe ve karar yoksunluğuna düşen kişi, hiçbir zaman hikmet yolunu bulamaz. )
( Gölgesinin, bir kişiyi izlemesi gibi, saf olan akılla konuşan ve davranan kişiyi de sevinç izler. )
( Uyanmak için bir şoku beklemeyen, akıllıdır. [ki bu çok sert olabilir] )
( Herşeyin akılla kavranamayacağını akıl edemeyen, akılsızdır. )
( Hikmetin dili, simge ve sükûttur. )
( HİKMET: Cehaleti kaldıran herşey! )
( HİKMET: Kuramsal aklın erdemi. )
( Wise is he who does not wait for a shock, which can be quite rude. )

- AKIL ile/ve/<> BİLİNÇ(ŞUUR)

( Akıl, bilincin, birincil aracıdır. )
( Yıkılmaya uygun/lâyık bir "akla" sahip ol! )

- AKIL ve/<> DİL ve/<> BEN

( Aklın dili sözcükler, gönlün dili muhabbettir. )
( Akıl, hiçbir zaman gövdede durmaz. Neyi, nereyi seviyorsa orada gezer durur. )

- CURRENT BALANCE[İng.] / BALANCE DU COURANT[Fr.] / ELEKTRISCHER AUSGLEICH, STROMWAAGE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM TERAZİSİ

- AKİTTE:
TASAVVUN SURETİYLE BEYİ
ile/ve/||/<> TEVLİYET ile/ve/||/<> TERÂBUH ile/ve/||/<> TEHASSÜR ile/ve/||/<> ŞİRKET ile/ve/||/<> İKÂLE ile/ve/||/<> MÜBÂDELE ile/ve/||/<> SARF ile/ve/||/<> TEVEHHÜP ile/ve/||/<> SULH ile/ve/||/<> BORÇ ile/ve/||/<> TEATİ ile/ve/||/<> HIYAR ile/ve/||/<> SELEM ile/ve/||/<> MEŞRÛİYET KEYFİYETİ ile/ve/||/<> RIZÂ VE MUVAFAKAT >< FUZÛLÎ

- AKLIM GİTTİ" ile/değil BİLMİYOR/SUN / DÜŞÜNMÜYOR/SUN

- AKONT[Fr.] değil/yerine/= BİR BÖLÜM ÖDEME

- AKORDEON[Fr. < ACCORDEON] ile/ve/||/<> BANDENEON

( Dikey. İLE/VE Kare/küp biçiminde. )
( Omuza asılır. İLE/VE Elde tutulur. )
( Üstündeki düğmelere ya da tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı. | Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma. İLE/VE/||/<> ... )

- AKRİNİ[Fr.] değil/yerine/= BEZ SALGISININ YOKLUĞU

- AKROFONİ[Yun.] değil/yerine/= BİR SÖZCÜĞÜN İLK HECESİNİ VURGULU OLARAK SÖYLEMEK

- AKSİNE ile TÜM BUNLARA RAĞMEN ile BUNA RAĞMEN

- AKSİS[Lat.] değil/yerine/= BİR CİNS GEYİK

- AKSİYOM'DA:
TAMLIK
ve KAPALILIK ve BASİTLİK

- AKTAR[Ar. < ATTÂR] değil/yerine/= BAHARATÇI

( Baharat ya da güzel kokular satan kişi ya da dükkân. | İğne, iplik, baharat, zarf, kâğıt vb. satılan dükkân. )

- AKTOGRAF[Fr.] değil/yerine/= BİREYİN DAVRANIŞ ETKİNLİĞİNİN ZAMAN İÇİNDEKİ DAĞILIMINI ÖLÇMEYE YARAYAN DÜZENEK

- BATTERY ACID[İng.] / ACID POUR ACCUMULATEUR[Fr.] / AKKÜMÜLATORENSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKÜ ASİDİ

- AKUATİNTA[İt.] değil/yerine/= BASKI RESİMLE GRAVÜR YAPMA YÖNTEMİ

- AKÜLÜ/ELEKTRİKLİ BİSİKLET ile/ve BİSİKLET


- AKÜMÜLASYON değil/yerine/= BİRİKİM

- AKUZATİF[Fr. < ACCUSATIF] değil/yerine/= BELİRTME DURUMU

- ALÂ[Ar.] ile/ve/=/||/<> BÂLÂ[Ar.]

( Rütbece yükseklik, büyüklük, şeref, şan. | Üst, üzere. İLE/VE/=/||/<> Yüksek, yukarı, üst, yüce. | Boy, uzunluk. )

- ALACAKLI TEMERRÜDÜ ile BORÇLU TEMERRÜDÜ

- ALACAKLININ, ALACAĞINI, ALMAYA GİTMESİ değil/yerine BORÇLUNUN, VERECEĞİNİ, ALACAKLIYA GÖTÜRMESİ

- ALACAKLININ, ALACAĞINI, ALMAYA GİTMESİ değil/>< BORÇLUNUN, VERECEĞİNİ, ALACAKLIYA GÖTÜRMESİ

( Yanlışı. >< Doğrusu. )

- ALAN ile/ve/||/<>/> BÖLGE

- ALAN ile/ve BOŞLUK

( İkisi arasındaki boşluk, köprünün kendidir. )
( The very gap between is the bridge. )

- ALAŞIM ile BAKIR İÇEREN ALAŞIM

- ALAVALTER[Fr.] değil/yerine/= BİR TÜR KRAVAT BAĞLAMA


- ZÂİF TAZYİK[Osm.] / LOW PRESSURE[İng.] / BASSE PRESSION[Fr.] ile/değil/yerine/= ALÇAK BASINÇ

- LOW VOLTAGE[İng.] / BASSE TENSION[Fr.] ile/değil/yerine/= ALÇAK GERİLİM

- ALÇAKGÖNÜLLÜ/LÜK ve/||/<> BİLGE/LİK

( Kimseden daha iyi olmadığımızı anlayacak kadar. VE/||/<> Herkesten farklı olduğumuzu kavrayabilecek kadar. )

- ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK = MODESTY[İng.] = MODESTIE[Fr.] = BESCHIEDENHEIT[Alm.] = MODESTIA[Lat.]

- ALDANMA ile BİLEREK ALDANMA

- ALDIM ile/ve/değil BULDUM

- ÂLEM ile/ve BAĞ

- ÂLEM ile/ve/<> BİLİNEN

( ÂLEM: Kendiyle başkasının bilindiği şey. )

- ALEMDAR ile/||/<> BAYRAKTAR/SANCAKTAR

( Bayraktar. İLE/||/<> Yeniçerilerin bayrağını taşıyan subay.[Sonradan "Sancaktar" adı verildi] )

- ALEMPROVİST[Fr.] değil/yerine/= BEKLENMEDİK, BİRDEN BİRE


- ALENÎ[Ar.] ile ÂŞİKÂR[Ar.] ile ÂYÂN[Ar.] ile BÂRİZ[Ar.] ile BEDİHÎ[Ar.] ile DEFİSİTER ile MUBÎN ile MÜNHAL[Ar.] ile MÜSTEHCEN[Ar.] ile SARÎH[Ar.] ile ÜRYÂN[Ar.] ile VÂZIH[Ar.]

( Açık. )

- INFLAMMABLE[İng.] / BRENBARR[Alm.] ile/değil/yerine/= ALEV ALAN, YANICI

- ALFA BOZUNUMU ile/||/<> BETA BOZUNUMU

( Alfa He-4 çekirdeği yayar, beta elektron/pozitron yayar. )
( Formül: α: ⁴₂He İLE β: e⁻/e⁺ )

- ALFA ÇEŞİTLİLİK ile/||/<> BETA ÇEŞİTLİLİK

( Alfa lokal tür sayısı, beta habitatlar arası fark. )
( Formül: Nokta İLE karşılaştırma )

- ALFA HELİKS ile BETA TABAKA

( Proteinin sarmal yapısı. İLE Proteinin tabaka yapısı. )

- HİDROKSİ ASİTLER:
ALFA(AHA)
ile/ve/||/<> BETA(BHA)

- ALFA İLE BETA İLE GAMA ile/||/<> BİYOÇEŞİTLİLİK ÖLÇEKLERİ

( Farklı mekansal ölçeklerde çeşitlilik. )
( Formül: γ = α × β )

- ALFA IŞIMASI ile/||/<> BETA IŞIMASI (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Alfa helyum çekirdeği, beta elektron/pozitron yayımıdır )
( Formül: ⁴₂He İLE e⁻/e⁺ )

- ALFA ile/||/<> BOZUNMA

( Alfa bozunması kuantum tünel kuramı )
( George Gamow tarafından 1928 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1904-1968) (Ülke: Rusya-ABD) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Büyük patlama teorisi, kuantum tünelleme) )

- ALGI YANILSAMALARI'NDA:
MÜLLER-LYLER
ve POGGENDORFF ve WUNDT ve ZOLLNER ve BOURDON


- ALGISAL BİL(İN)EMEME/AGNOZİ ile BİL(İN)EMEME/AGNOZİ

- ALİ ŞİR NEVÂÎ ve BİHZAD[Fars. BİH: İyi. + ZAD: Doğma/doğmuş.]

- ALİDAT[İt.] değil/yerine/= BİR UCU HAREKETLİ DÖNER CETVEL

- ALİGORNA[İt.] değil/yerine/= BİR TÜR PERDAHLI KÂĞIT

- ALIK ile/||/<> BALIK

- ALİMANTASYON[Fr.] değil/yerine/= BİR PLAN PROGRAM ÇERÇEVESİNDE SAYRIYI BESLEME

- ALİMENTASYON/ALIMENTATION[İng.] değil/yerine/= BESLEME

- ALİMENTASYON değil/yerine/= BESLEME

- ALIN ve/||/<> BAŞ

( Açık. VE/||/<> Dik. )

- ALINGAN/LIK ile/değil BENCİL/LİK

( Gizli şirk. )

- ALINTI YAPMAK ile BİR ATASÖZÜ SÖYLE

- ALIŞIK/ALIŞKIN ile/ve/<>/değil/yerine BİLİNDİK/TANIDIK/ÂŞİNÂ[Fars.]

- ALIŞKANLIK ve/< BELLEK

( Olumsuz alışkanlıklar, bellekteki kayıtların kötüye kullanımından kaynaklanır. )

- ALKIŞ ile/ve/yerine BİLARDO ALKIŞI

( Elleri, avuç içlerini çarptırarak. İLE/VE/YERİNE Orta parmak ya da yüzük parmağını, baş parmakla birleştirip ve kaydırıp avuç içine çarptırarak. )
( Daha çok/güçlü ses çıkararak. İLE/VE/YERİNE Daha az/güçsüz ses çıkararak. )
( Daha kaba. İLE/VE/YERİNE Daha nazik. )
( Beğeni ve coşkunu daha çok ve doğrudan duyurmak/yansıtmak üzere. İLE/VE/YERİNE Sporcunun odaklanmasına ve derinleşmesine engel olmamak üzere. )

- ALKOV[Fr.] değil/yerine/= BİR ODANIN İÇİNDE YATAK İÇİN YAPILMIŞ YER

- ALLAH ALLAH ile/||/<> ALLAH ALLAH ALLAH ile/||/<> YA ALLAH ile/||/<> ALİMALLAH ile/||/<> İNŞAALLAH ile/||/<> BİSMİLLAH ile/||/<> EVVELALLAH ile/||/<> MAAŞALLAH["MAŞALAH" değil] ile/||/<> EYVALLAH ile/||/<> FESUBHANALLAH ile/||/<> HAY ALLAH

( Şaşırırsak. İLE İşe coşku ve heyecanla sarılınca. İLE İşin sonuna kadar gitmek istersek. İLE Azmedersek. İLE İşe başlamadan önce. İLE İşe başlarken. İLE Kendimize güvenirsek. İLE İşi başarıyla bitirince. İLE İşten vazgeçersek. İLE Canımızı sıkarlarsa. İLE Eğer işi başaramazsak. )

- ALLAH:
HÜSN-Ü MUTLAK
ve/ya da HAYR-I MAHZ ve/ya da BAHR-I ÂMÂ

- ALOHA ile/ve BULA

( [Merhaba!] Hawaii'de. İLE/VE Fiji'de. )

- ALONG :/yerine BOYUNCA

- ALPHA İLE BETA İLE THETA İLE DELTA İLE GAMMA ile/||/<> BEYİN DALGALARI

( EEG frekans bantları. )
( Formül: f = 8-13 Hz (alpha) )

- ALT EKSTREMİTE/LOWER EXTREMITY[İng.] değil/yerine/= BACAK

- ALTIN KÖKÜ ile BOYA KÖKÜ ile EĞİR KÖKÜ/OTU ile HELVACI KÖKÜ/ÇÖVEN ile MEYAN KÖKÜ ile EK KÖK ile SAÇAK KÖK ile YUMRU KÖK

( Güney Amerika'da yetişen, kusturucu niteliği olan bir kök, ipeka. İLE ... İLE Dere ve durgun su kenarlarında yetişen, 50-125 santimetre yüksekliğinde, çok yıllık ve otsu bir bitki, eğir kökü. İLE Kökü ve dalları, suyu sabun katılmış gibi köpürten, kir temizleyici bir bitki. İLE Fasulyegillerden, 30-60 santimetre yüksekliğinde, tüysü yapraklı, mavimsi, mor çiçekli, tatlı olan toprak altı bölümleri hekimlikte ve serinletici içeceklerin yapımında kullanılan, çok yıllık otsu bir bitki. İLE Sapın yanlarından çıkan ince kök. İLE Buğdayda olduğu gibi asıl kökün çevresindeki ek köklerin gelişmesiyle oluşan kök topluluğu. | Kök boğazının hemen alt kısmından başlayıp çok dallanmış olarak toprakta yüzeysel biçimde gelişen kök. İLE Patates, pancar, yer elması gibi yumru biçiminde olan kök. )

- ALTIN ile BUNDUKÎ[Fars.]

( ... İLE Bir altın para. [Türkçe'de "Fındık altını" denilen Bundukî adı, Venedik şehrinin Arapça adı olan Bundukiyye'den gelmiştir.] )

- ALTIN[Au] ile BAKIR[Cu]

- ALUMINIUM BROMIDE[İng.] / BROMURE D'ALUMINIUM[Fr.] / ALUMINIUMBROMID[Alm.] ile/değil/yerine/= ALÜMİNYUM BROMÜR

- ALVEOLAR ile/||/<> BRONŞİAL

( Alveolar gaz değişimi İLE bronşial hava taşıma. )
( Formül: Exchange İLE conduction )

- ALZHEIMER ile/ve/||/<> BINSWANGER BELİRGESİ/SENDROMU

- AMAÇ:
BİRLİK
ve/<> BÜTÜNLÜK

- KONU:
AMAÇ
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BAĞLAM/INDA

- AMAÇ ve/||/<>/> BİLİM

( Anlam doğar. VE/||/~> Açıklama sunar. )

- AMAROZ[Fr.] değil/yerine/= BAKAR KÖRLÜK

- AMBİ-/AMBO- ile/||/<> AMPH- ile/||/<> -AMBİ ile/||/<> BASİ-/BASİO-/BASO- ile/||/<> -DROME ile/||/<> MARG-

( İkisi, iki yanda, iki yönlü/taraflı [ambidekster: İki elini de kullanabilen kişi]. İLE/||/<> İkisi, iki yanda, hakkında, çevresinde, çift, ikili. İLE/||/<> Yürüme, yer değiştirme. İLE/||/<> Tabanla ilgili, alt kısımla ilgili, bazionla ilgili, yürüme. İLE/||/<> Gidiş, seyir. İLE/||/<> Kenar. )

- AMBLEM[Fr. < EMBLÈME] değil/yerine/= BELİRTKE

- AMBOLALİ[Fr.] değil/yerine/= BİR KONUŞMA SIRASINDA SÖYLENİLENLERLE HİÇBİR BAĞLANTISI OLMAYAN SÖZCÜKLERİN SIK SIK ORTAYA ATILMASI SAYRILIĞI

- AMCA ile/ve BABA

( [Biyolojik açıdan] Babayla kardeşlik bağlantısı olan eril gövdeli kişi/ye verilen ad. İLE/VE Testislerinde oluşan spermler aracılığıyla dünyaya gelinen kişi. )

- AMERİKA ÜZÜMÜ ile AYI ÜZÜMÜ ile BEKTAŞÎ ÜZÜMÜ ile ÇAVUŞ ÜZÜMÜ ile DENİZ ÜZÜMÜ ile KÖPEK ÜZÜMÜ ile KUŞ ÜZÜMÜ ile TİLKİ ÜZÜMÜ

- AMİDÜR[Fr.] değil/yerine/= BİR METALİN BİR HİDROJEN ATOMUNUN YERİNE GEÇMESİYLE AMONYAKTAN TÜREYEN NESNE

- AMİGDALEKTOMİ[Fr.] değil/yerine/= BADEMCİK AMELİYATI

- AMİNO ASİT[İng. AMINO ACID] ile/||/<> BİRİNCİL PROTEİN YAPISI[İng. PRIMARY PROTEIN STRUCTURE] ile/||/<> DURDURMA (SONLANDIRMA) KODONU[İng. STOP CODON] ile/||/<> GLİSİN[İng. GLYCINE] ile/||/<> İZOENZİM[İng. ISOENZYME]

( Proteinleri oluşturan temel yapıtaşlarıdır. Bilinen 500 civarında amino asit vardır, bunların 22 tanesi canlıların yapısına katılır ve 20 tanesi standart amino asit olarak bilinir. Her aminoasit DNA tarafından kodlanır. Amino asitler hem amin hem de karboksil öbeği içeren moleküllerdir. @@ Birincil yapı proteini oluşturan amino asit dizilimi. Birincil yapı yalnızca amino asitleri birbirine bağlayan kovalent bağı içerir. Proteinin kimyasal/biyolojik özellikleri, üç boyutlu ya da üçüncül yapıya bağımlı. @@ Kodonlar sinyalleri ile büyüyen polipeptit zincirlerini durdurur. Yapılarında UAA, UGA ve UAG vardır. Amino asit kodlamazlar. @@ Asetik asitten türeyen, yan zincir olarak bir hidrojen atomu bulunan, kollagen ve elastin gibi proteinlerin yapısına giren en basit amino asit. @@ Bir enzimin amino asit dizisi bakımından çok az farklı olan, aynı ya da farklı genler tarafından kodlanan fakat katalizledikleri (hızlandırdıkları) kimyasal reaksiyon aynı olan biçimlerinin her birine verilen addır. Bir enzimin amino asitleri ya da üç boyutlu yapısındaki çok az farklı şekilleri olarak görülebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- AMNEZİ/AMNESIA[İng.] değil/yerine/= BELLEK YİTIMİ


- AMNEZİ[Fr. < AMNÉSIE] değil/yerine/= BELLEK YİTİMİ

- AMORF[Fr. < AMORPHE] değil/yerine/= BİÇİMSİZ

- AMORF/AMORPHOUS[İng.] değil/yerine/= BİÇİMSİZ

- AMORFİZM/AMORPHISM[İng.] değil/yerine/= BİÇİMSİZLİK

- AMORTİSMAN ile SERMAYENİN AMORTİSMANI ile BORCUN AMORTİSMANI ile İTFA EDİLMİŞ

- AMPÈRE BALANCE[İng.] / BALANCE D'AMPÈRE[Fr.] / AMPÈRE-WAAGE[Alm.] ile/değil/yerine/= AMPÈRE TERAZİSİ

- AMSTERDAM ile BARSELONA ile PARİS ile NEW YORK ile DUBAİ

( image







)

- ANA KUCAĞI ve/<> BABA OCAĞI

- ANAÇ/LIK ile/ve/||/<> BABACAN/LIK

- ANAGOJ ile BENZETME


- ANALİZ EDİLEBİLİR ile ANALİZ ETMEK ile BİR SORUNU ANALİZ ETMEK ile ANALİZ ETMEK

- ANALOG[Fr. < ANALOGUE] değil/yerine/= BENZER, EŞ

- ANALOJİK ile BENZER

- ANDIRIM ile/ve/||/<> BENZEŞİM

- ANDROJEN[Fr.] değil/yerine/= BÖBREK ÜSTÜ BEZİ TARAFINDAN SALGILANAN ERİLLİK HORMONU

- ÂNE[Ar.] ile BETRE[Ar.]

( Dişil ve yabanî eşek. İLE Dişil eşek. )

- ANERJİ/ANERGY[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK YANITSIZLIĞI | ENERJİSİZLİK

- ANEVRİZMA/ANEURYSM[İng.] değil/yerine/= BALONLAŞMA, TORBALAŞIM

( Bir atardamarın bir bölgesinde oluşan gevşemeye bağlı ur biçimindeki genişleme. )

- ANGAJE[Fr./İng < ENGAGE] değil/yerine/= BAĞLAMAK/BAĞLANMAK

- ANGAJMAN[Fr. < ENGAGEMENT] değil/yerine/= BAĞLANTI


- ANGAJMAN[Fr./İng. < ENGAGEMENT] değil/yerine/= BAĞLANTI/ÜSTLENME

- ANİMATO[Fr.] değil/yerine/= BİR MÜZİK PARÇASININ CANLI ÇALINACAĞI BİLGİSİ/UYARISI

- ANİZOTROPİ[Fr.] değil/yerine/= BİR BİTKİNİN PARÇALARININ AYNI KOŞULLAR ALTINDA DEĞİŞİK YÖNLERDE BÜYÜME ÖZELLİĞİ GÖSTERMESİ, YÖNSEME

- HUNNAK[Ar.]/ANJİN[Fr. < Yun. < ANGINE] değil/yerine/= BOĞAK

( Boğaz mukozasının şişmesi. )

- ANKASTRE[Fr.] değil/yerine/= BİR OYUĞA, YUVAYA YERLEŞTİRİLMİŞ TESİSAT

- ANKLAV[Fr.] değil/yerine/= BİR DEVLETİN TOPRAKLARINDA, BAŞKA BİR DEVLETE AİT ARSA

- ANLADIĞINI SANMAK ile/ve/değil/||/<>/> BOĞMAK(MIŞ)

( Hiçbir ilişki ve süreç, tek taraflı değildir. Onun payı/hataları da ciddi bir orandadır. Tamamen senden dolayı değildir. Kendinde çok fazla "hata/suç/yanlış/yük" aramamak gerek. Pek kolay olamasa da "Bazen olur öyle" deyip geçebilmek, üstünde durmamak gerek... )

- ANLAK/ZEKÂ" ile/ve/değil/||/<>/< BELLEK/HÂFIZA

- ANLAK/ZEKÂ ile/ve/değil/||/<>/< BİLİNÇ

- ANLAM VAROLANI ile/ve BİLGİ VAROLANI

( Anlam üretimi varsa. İLE/VE Veri ve bilgi sahibi. )
( Aşkın. İLE/VE Özdeş. )
( İnsan. İLE/VE Beşer. )

- ANLAM ile BELİRTMEK

- ANLAM ile/ve/<>/>/< BÜTÜNLÜK

( Anlam, bütünlük gerektirir. )
( Meaning needs integrity. )
( Anlamak, beğenmenin başlangıcıdır. )