| ET... |

- AKTÖRE/AHLÂK[Ar.] ile/ve/=/||/<> ETİK[Yun.]

( [Eylemin/davranışın/alışkanlığın ...] Eylemselliği. İLE/VE/=/||/<> Kuramsallığı.

Toplum tarafından kabul gören değerler ve davranış kuralları bütünü. İLE/VE/=/||/<> İnsan davranışlarının doğru ve yanlışını düzenli bir biçimde inceleyen felsefe dalı. )
( Toplumda, ateş, ahlâkî ve kültürel yapılanmayı, kişilerdeyse, bütüncül bilinci simgeler. )
( Ahlâk, ayırıcı aklın üzerindedir. )
( Ahlâk alanı, yeğleme alanıdır. )
( Ahlâk, düşünmeden ve kolaylıkla yapılandır/yaptıklarımızdır. [olumlu/olumsuz] )
( Kendi doğası ve evrensel ilkelerle uyum içinde olmak. )
( Dış[zahir] ve iç[bâtın] tüm ilimler, ahlâkın arkasındadır. )
( Ahlâk tamam olmayınca, ne ilmin değeri olur, ne de servetin. )
( Etik, ahlâkın metafiziği; ahlâk, etiğin fiziğidir. )
( Yaşamsal. İLE/VE/=/||/<> Felsefesi. )

- ALKOL ile/||/<> ETER

( Alkol -OH grubu içerir İLE eter R-O-R yapısındadır )
( Formül: R-OH (Alkol)\nR-O-R' (Eter)\nCnH₂n+₁OH (Genel alkol formülü) )
( Al-Razi tarafından 900 yılında keşfedildi/formüle edildi. (854-925) (Ülke: İslam Dünyası) (Alan: Tıp, Kimya) (Önemli katkıları: Tıp ansiklopedileri, alkol damıtma) )

- ALKOL ile ETER

( -OH öbeğine sahip organik bileşik. İLE -O- öbeğine sahip organik bileşik. )

- ÂMİL/FAKTÖR değil/yerine/= ETMEN/ETKEN/NEDEN

- ANATOMİ ve ETİYOLOJİ ve PATOLOJİ

- ANLAM ile/ve/> ETKİ

( Anlam varsa ifadesi sonsuza kadar gider. )

- ANLAMAK ile/ve/> ETKİLENMEK

- ANLAMLANDIRMA ile/ve ETKİ

( Sorgulanmayan yaşam, yaşam değildir. )

- APUKURYA[Yun.] değil/yerine/= ET PERHİZİ

( Et yenilmeyen dönem. )

- AROUND :/yerine ETRAFINDA


- AŞAMA ile ETAP

- ASMAK ile ETRAFTA TAKILMAK ile GEVŞEK KALMAK ile OYALANMAK ile BİRLİKTE TAKILMAK ile ASKI ile ASKIDA KALMAK ile ASILI ile CELLAT

- AT SİNEĞİ ile CIZ SİNEĞİ ile ÇEÇE SİNEĞİ ile ET SİNEĞİ ile EV SİNEĞİ/KARASİNEK[Lat. STOMOXYS CALCITRANS] ile MEYVE SİNEĞİ ile SIĞIR SİNEĞİ ile SİRKE SİNEĞİ[Lat. DROSOPHILA] ile SU SİNEĞİ ile UYUZ SİNEĞİ

( Çiftkanatlılardan, uzunluğu 8 mm. kadar olan, kanatları büyük ve küt, at, sığır, domuzların bacak, kuyruk aralarında yaşayan, eklembacaklı bir sinek türü. İLE Kişiye, uyku aşılayan sinek. İLE ... İLE ... İLE Uzaya çıkmış ilk hayvan. İLE ... İLE ... İLE ... İLE ... )

- ATENÜASYON/ATTENUATION[İng.] değil/yerine/= ETKİ ZAYIFLAMASI

- ATKI AÇIKLIĞI ile/<> ETKEN/EFEKTİF/HESAP AÇIKLIK ile/<> SERBEST AÇIKLIK

( İki anakiriş arasındaki kirişleme açıklığı. | Atkı[lenot] boyu. İLE/<> Bir strüktür öğesinin dayanaklarının, eksenden eksene uzaklığı. İLE/<> Bir kirişin iki dayanağı arasındaki kesintisi açıklık ya da yatay uzaklık. )

- ATKI ile/ve ETOL

( ... İLE/VE Uzun omuz atkısı. )

- ÉTALON DE FRÉQUENCE À JET ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOM DEMETLİ FREKANS ÖLÇÜNÜ/STANDARDI

- ATOMIC GROUND STATE[İng.] / ÉTAT FONDAMENTAL ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK TABAN DURUMU

- AVOKADO:
FUERTE
ile/||/<> HASS ile/||/<> ZUTANO ile/||/<> ETTINGER ile/||/<> BACON ile/||/<> PINKERTON ile/||/<> WURTZ

( Türkiye'de daha çok yeğlenen. İLE/||/<> Dünyada daha çok yeğlenen. İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... )
( Eylül, Haziran arası olan bu cinslerin hepsinin toplanma zamanı farklıdır. )
( )

- CALIBRATION[İng.] / ÉTALONNAGE[Fr.] / EICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AYARLAMAK


- AYRAÇ ile ETİKETLİ AYRAÇ

( LABELLED BRACKET )

- AZINLIK ile/değil ETNİK ÖBEK

- BAĞIŞIKLIK ile/||/<> ETKİN/AKTİF BAĞIŞIKLIK

( ... İLE/||/<> Sayrılığa maruz kalınması ile kazanılan bağışıklık.[Sayrılığa neden olan organizmalara doğrudan maruz kalma ile ya da organizmanın zayıflatılmış ya da öldürülmüş durumunun aşı yolu ile gövdeye verilmesi ile oluşur. İki durumda da bağışıklığı kazanmış biri, ileride sayrılık ile karşılaştığında bağışıklık düzeni, sayrılığı tanıyacaktır ve gerekli antikorları üretecektir. Etkin bağışıklık, uzun sürelidir ve yaşam boyu sürebilmektedir.] )

- BOUND STATE[İng.] / ÉTAT LIÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= BAĞLI DURUM

- BELİRLE(N)ME ile/ve/||/<> ETKİLE(N)ME

- BELLEĞİNDEN SİLMEK ile/ve/> ETKİSİNDEN/"BÜYÜSÜNDEN" KURTULMAK

- BEN ile/ve ET BENİ

( [Ar..] ŞÂME[çoğ. ŞÂM, ŞÂMÂT] ile/ve SÜÛL )
( HİND/HİNDÛ: Siyah ben. )

- BİLİM[İng. SCIENCE] ile/||/<> ADEN- ile/||/<> AERODİNAMİK[İng. AERODYNAMICS] ile/||/<> ALOMETRİ[İng. ALLOMETRY] ile/||/<> ALOPATRİK MODEL[İng. ALLOPATRIC MODEL] ile/||/<> ANATOMİ[İng. ANATOMY] ile/||/<> ETOLOJİ[İng. ETHOLOGY] ile/||/<> FİZYOLOJİ[İng. PHYSIOLOGY]

( Evrendeki doğal olguları deney ve gözlemlerden elde edilen verilerle sistematik bir biçimde inceleyerek açıklamaya çalışan entelektüel ve pratik disiplin. Natüralist bir metodoloji ile doğru bilgiye ulaşmayı amaçlar. Bu alandaki araştırmacılara "bilim insanı" denir. Fizik, kimya, biyoloji ve jeoloji gibi çeşitli dalları bulunur. Bu alanda elde edilen bilgiler zaman içinde güncel veriler ışığında değişebilir, genişletilebilir ya da çürütülebilir. @@ "Bez" anlamına gelen bir ön ektir. Örneğin, "adenoloji" sözcüğü "bez bilimi" anlamına gelmektedir. @@ Hareket halinde olan bir cisim üzerinde havanın yarattığı etkileri inceleyen bilim dalıdır. Genellikle akışkanların ve spesifik olarak gazların hareketini inceler. @@ Vücut büyüklüğünün vücudun şekline, anatomiye, fizyolojiye ve davranışa bağlı olan ilişkisini inceleyen bilim dalıdır. Çoğu zaman, bir canlının gelişimi sırasında farklı parçalarının ya da boyutlarının farklı büyüme miktarı göstermesi için kullanılsa da sadece asimetrik büyüme analizini içermez. Bir organizmanın vücut biçimi, gelişim süresince farklı parçalarının oransal büyüme hızına bağlıdır. Vücudun kendine özgü şeklini almasını sağlayan bu orantılı büyümeye alometrik büyüme denir. Örneğin baş; insanın gelişimi sırasında vücuda oranla daha yavaş, bacaklar ise daha hızlı gelişmektedir. @@ Bir popülasyonun izole olduğunda seçilimin ve sürüklenmenin izolasyonun iki yanındaki popülasyonlara bağımsız olarak etki etmesi yoluyla türleşmenin gerçekleştiğini ileri süren hipotezdir. Günümüzde bilimsel gerçek olarak görülmektedir. @@ Canlıların vücut yapısını ve düzenlerini tanımlayan ve inceleyen bilim dalıdır. @@ Hayvan davranışlarını inceleyen zooloji alt dalıdır. Davranışçılık akımından farklı olarak, hayvanların doğal ortamlarında gözlenmesi gerektiği ekolüne sahiptirler; ancak artık ikisini de kapsayıcı bir çatı olarak görülmektedir. Etoloji, özellikle evrim, nöroanatomi ve ekoloji gibi bazı bilim dallarıyla sıkı işbirliği içinde yürütülen, laboratuvar ve alan çalışmalarını kapsar. Etolojinin amacı belirli bir hayvan grubunu değil, onların davranışlarını incelemektir ve çoğu kez tek bir davranış kalıbının, örneğin saldırganlığın değişik hayvanlarda nasıl ortaya çıktığını araştırır. Nöroetoloji olarak ayrılmış, sinirbilimin daha aktif dahil olduğu bir dalı bulunur. Özellikle etoloji üzerinde çalışan zoologlara etolog adı verilir.Modern etolojinin 1930 senesinde Hollandalı Nikolaas Tinbergen ile Avusturyalı etologlar Konrad Lorenz ve Karl von Frisch'in çalışmalarıyla başladığı kabul edilmektedir. Üçlü, yaptıkları çalışmalardan ötürü 1973 Nobel Fizyoloji Ödülü'nü paylaşmışlardır. @@ Canlı organizmaları ve sistemlerinin parçalarının işlevlerini inceleyen bilim dalıdır. Organizmaların, organ sistemlerinin, organların, gözelerin ve biyomoleküllerin canlı sistemi içinde işlevlerini nasıl yerine getirdiklerini ve birbirleriyle olan ilişkilerini kapsar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- BITCOIN ile ETHEREUM

- BÜYÜK/KÜÇÜK ile ETKİSİ

( Küçük büyür, büyük ölür. )
( ARTAL[Ar.]: Benzerlerinden çok daha iri olan. )

- ÇABA HARCAMAK ile ETKİ YARATMAK ile EFOR ile KUVVET UYGULANMASI

- ÇALIŞMA ile ETKİN-LİK/FAALİYET

( Çalışma, bütün tarafından bütün içindir. İLE
Etkin-lik, ego tarafından ego içindir. )

- VITREOUS STATE[İng.] / ÉTAT VITREUX[Fr.] / GLASARTIGER ZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= CAMSI HAL

- CANLI = TİRİG = ZENDE, CÂNAVAR(CÂNOMANDÂN: CANLILAR)[Fars.] = HAYY[Ar.] = LIVING THING[İng.] = ÊTRE VIVANT[Fr.] = VIVO, ANIMAL[Lat.] = DAS BESEELTE, DAS LEBEWSESEN, DAS LEBENDIGE, DAS BELEBTE[Alm.] = TO ZÕN[Yun.] = VIVENTE[İt.] = LO VIVO[İsp.] = LEVEND WEZEN[Fel.] = LEVENDE VÆSEN[Dan.] = JIVAYO SUŞŞESTVO[Rus.]

- ÉTAT FONDAMENTAL NUCLÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK TABAN DURUMU

- ÇEVRE ile ETRAF

- ANKLAV:
COĞRAFİ
ile/ve/||/<> SİYASİ ile/ve/||/<> ETNİK

( Coğrafi Anklavlar:
Bir ülkenin topraklarının başka bir ülke tarafından çevrelenmiş olması.[Lesotho, Güney Afrika tarafından çevrelenen bir anklavdır.]

İLE/VE/||/

Siyasi Anklavlar:
Ülke içinde ülke olan, farklı devlet toprağıyla kuşatılmış siyasi yapılar.[Vatikan, İtalya sınırları içinde yer alan bir anklavdır.]

İLE/VE/||/

Etnik Anklavlar:
Farklı bir kültürün yaşandığı ve öteki kültürlerle sınırlandırılmış bölgeler.[Gettolar, küçük İtalyan bölgeleri ve Çin mahalleleri vb.] )
(
Anklav Türü Tanım Örnek
Coğrafi Anklav Coğrafi olarak bir ülkenin içinde tamamen çevrili olan bölge. San Marino (İtalya içinde)
Siyasi Anklav Politik nedenlerle başka bir ülke tarafından tamamen çevrelenmiş bölge. Kaliningrad (Rusya'ya ait ancak diğer ülkelerle çevrili)
Etnik Anklav Farklı etnik bir grubun çoğunlukta olduğu ve çevre ülkenin kültürel yapısından farklılık gösteren bölge. Nagorno-Karabağ (Azerbaycan içinde Ermeni nüfus ağırlıklı)
)

- ÇÖZÜMLEME ile ETKİLE(N)ME

- PULSE WIDTH[İng.] / ÉTENDUE D'IMPULSION, LARGEUR D'IMPULSION[Fr.] / PULSBREITE[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE GENİŞLİĞİ

- DARBE ile ETKİLENDİ ile ÇARPMA


- DEAKTİVE ETMEK değil/yerine/= ETKİNSİZLEŞTİRMEK

- DEĞİŞKEN/PARAMETRE ile/ve/||/<> ETMEN/FAKTÖR

- DEMOS ile ETNOS

( Ülkü birliği. Bir düşünce üzerinde buluşan topluluk. İLE
Kan birliği. Aynı gen havuzunu paylaşan bireylerin oluşturduğu topluluk. )

- DILAURYL ETHER[İng.] / ÉTHER DILAURYLIQUE[Fr.] / DILAURYLÄTHER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİLAURİL ETER

- DİN ve/<> YAŞAM ve/<> ETKİNLİK ve/<> İŞBÖLÜMÜ-İŞBİRLİĞİ

- DOĞA ile/ve ETKİ

( Bilinçli deneyimlerin bütünlüğü doğadır. )
( Her canlının öteki canlıdan farklı bir değerler dizisi vardır. )
( Doğa, kolayı değil en kolayı tercih eder. )

- DOĞRU SÖZ ile/ve/||/<> ETKİLİ SÖZ ile/ve/||/<> YUMUŞAK SÖZ ile/ve/||/<> İKRAM EDİCİ SÖZ ile/ve/||/<> GÜZEL VE YERİNDE SÖZ

( Kavlen Sedîdâ @@ Kavlen Belîğâ @@ Kavlen Leyyinâ @@ Kavlen Kerîmâ @@ Kavlen Marûfâ )

- DOLAMA/KURLAĞAN = ETYARAN

( Daha çok parmaklarda olan, derinlere kadar işleyen sayrılık. )

- DÖNÜŞÜM ile/ve/değil/yerine ETKİLEŞİM (BENZETMESİ)

- DÖNÜŞÜM ile/ve/<> ETKİNLİK


- DURAĞAN SÜREÇ ile/ve/değil/yerine ETKİN SÜREÇ

- HÂL-İ MUVAKKAT[Osm.] / STATE[İng.] / ÉTAT[Fr.] / ZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= DURUM

- DÜŞÜNMEK ile/ve/<>/= ETKİNLİK

( TEFEKKÜR ile/ve/<>/= FAALİYET )

- SÖZ:
DÜZ
ile/ve/||/<> ETKİ ile/ve/||/<> EDİM

- EC50/EFFECTIVE CONCENTRATION OF %50[İng.] değil/yerine/= ETKİLİ YOĞUNLUĞUN %50'Sİ

- ED50/EFFECTIVE DOSE %50[İng.] değil/yerine/= ETKİLİ DOZUN YARISI

- EDİLGEN ALICI ile/ve/değil/yerine/<>/< ETKİN KURUCU

- EDİLGEN ile/ve/değil/||/<>/< ETKİN OL(A)MAYAN

- EDİLGEN ile ETTİRGEN

- EFEKTİF[İng. < EFFECTIVE/EFFECTIF(Fr.)] değil/yerine/= ETKİLİ


- EFFECT :/yerine ETKİ

- EFFECTIVE HALF-LIFE[İng.] değil/yerine/= ETKİN YARI ÖMÜR

( Radyoaktif maddenin vücutta etkili olduğu süre.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- EFFECTIVE :/yerine ETKİLİ

- EFFECTIVELY :/yerine ETKİLİ ŞEKİLDE

- EKŞİ MAYA(BUĞDAYÇAVDAR/YULAF/...) ile/<> YAŞ MAYA ile/<> ETKİN KURU MAYA ile/<> HAZIR/ÇABUK(INSTANT) KURU MAYA

- FELSEFE:
ELEŞTİREL
ile/ve/<> YARATICI ile/ve/<> ETKİN

- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/||/<> ETKİ

- ENZİM ile/||/<> ETKİN/AKTİF BÖLGE

( ... İLE/||/<> Bir enzimin kendisine ait substratına özel olarak bağlanmasını sağlayan bölge. )

- ERBAA ile/||/<> ETRÂF-I ERBAASI

( Dört. İLE/||/<> Dört tarafı. )

- ERKEK ÖRGEN, STAMEN = UZV-I TEZKÎR = ÉTAMINE


- ERKEK ÖRGENLER, STAMENLER = ÂLÂT-I TEZKÎRÎYE/A'ZÂ-İ TEZKÎR = ÉTAMINES

- ESÎR, LOKMAN RUHU[Osm.] / AETHER, ETHER[İng.] / ÉTHER[Fr.] / ÄTHER[Alm.] ile/değil/yerine/= ESİR, ETER

- ESTER ile/||/<> ETER

( Ester RCOOR' İLE eter ROR' yapısındadır )
( Formül: C=O var İLE C=O yok )

- ESTER ile ETER

( Karboksilik asidin alkolle tepkimesi sonucu oluşan bileşik. İLE İki alkolün su kaybederek oluşturduğu bileşik. )
( Karboksil ve alkil öbeği içeren bileşikler. İLE Oksijen atomu aracılığıyla iki alkil ya da aril öbeği bağlı bileşikler. )

- ESTETİK YARGILAR ile/ve ETİK YARGILAR

( ... İLE/VE Kısmen bazı hayvanlarda da görülebilir. )

- et al.[Lat. < ET ALII] değil/yerine/= VE ÖTEKİLERİ

- ET SUYU ile ERKEK KARDEŞ ile KAYINBİRADER ile KAYINBİRADER ile KARDEŞLİK ile KARDEŞÇE ile KARDEŞLER

- ET-TIRNAK ile/ve/||/<> "ET-KEMİK"

( Et, tırnaktan ayrılmaz. )

- ET "UYGARLIĞI" ile/değil/yerine ANLAM/MÂNÂ UYGARLIĞI

- ET ile/ve/değil HİKMET


- ET ve/<> KEMİK

- et[Lat.] değil/yerine/= VE

- ETA/EVENT TREE ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= OLAY AĞACI ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZİ

- ETÂ FULÂNUN[Ar.] ile CÂE FULÂNUN[Ar.]

- ETA-MESON[İng.] / MÉSON Η[Fr.] / ETAMESON[Alm.] ile/değil/yerine/= ETA MEZONU

- ÉTALE ile/||/<> FİNİTE

( Étale yerel izomorfizm İLE finite sonlu derece. )
( Formül: Local isomorphism İLE finite degree )

- ETAMİN[Fr. < ÉTAMINE] ile KANAVİÇE[İt. < CANOVACCIO]

( Pamuk ya da ketenden, seyrek dokunmuş, delikli bir tür kumaş. İLE El işleri için kullanılan seyrek dokunmuş keten bezi. | Bu bezin üzerine yapılan işleme. | Çuval olarak kullanılan kendirden ya da kenevirden yapılmış seyrek bez. )

- ETHANE[İng.] / ETHANE[Fr.] / ÄTHAN[Alm.] ile/değil/yerine/= ETAN

- SİRKE ASİDİ[Osm.] / ACETIC ACID[İng.] / ACIDE ACÉTIQUE, ACIDE ACTIQUE[Fr.] / ÄTHANOÄT, ESSIGSÄURE, ERZEUGNIS, PRODUKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ETANOİK ASİT, ASETİK ASİT, ÇARPIM, ÜRÜN

- ETHANOL, ETHYL ALCOHOL[İng.] / ETHANOL, ALCOHOL ÉTHYLIQUE[Fr.] / ESTER GRUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= ETANOL


- ETAP[Fr. < ÉTAPE] değil/yerine/= AŞAMA, ADIM

- ETAP ile BASAMAK

- ETC :/yerine VS., VE BENZERİ

- ETÇİ/LİK ile ETÇİK ile ETÇİL ile ETÇİLLER

- ETEĞİ ARI ile ETEĞİ DÜŞÜK ile ETEĞİ TEMİZ ile ETEĞİ BELİNDE

- ETEĞİNE PİS ile ETEĞİNE EĞRİ

- ETEK ile/||/<> ANVELOP[Fr.]

( ... İLE/||/<> Üst üste katlanmış parçalardan oluşan bir etek biçimi. )

- ETEK ile EVAZE[Fr.]

( ... İLE Etek ucuna doğru genişleyen etek. )

- ETEK ile FİSTAN[İsp.]

( ... İLE Giysi. | İskoç, Arnavut ve Yunan'larda, erkeklerin giydikleri, kısa, pilili etek. )

- ETEK ile/ve/<> JÜPON[Fr.]

( ... İLE/VE/<> Giysi altına giyilen etek. )

- ETEK ile KENAR KIVIRMA

- ETEK ile KLOŞ[Fr. < CLOCHE]

( ... İLE Alt tarafı çan biçiminde genişleyen etek. )

- ETEK ile LAMPASA

( ... İLE Uzun yırtmaçlı etek. )

- ETEK ile/ve TARLATAN[Fr.]

( ... İLE Kabarık görüntü vermek için değişik malzemelerle yapılan bir tür iç giysisi. )

- ETEK ile TÜTÜ

( ... İLE Balerin eteği. )

- ETEKLEMEK ile ETEK/LİK ile ETEK BAĞI ile ETEK BEZİ ile ETEK ETEK ile ETEK KİRİ ile ETEK TAŞI ile ETEK BELDE ile ETEK DOLUSU ile ETEK PİSLİĞİ

- ETEKTE:
[Fr.] MİNİ
ile MİDİ ile MAKSİ

( Dizkapağından yukarıda, çeşitli kısalıkta. İLE Orta boy, dizkapağını örten ya da 3-4 cm. kadar aşağı inebilen. İLE Topuklara kadar uzanan. )

- ETEM PAŞA SEYMEN PARKI

( Kilyos Mahallesinde olup, 500,99 m²'lik bir alanı kapsamakta olup, 250 m²'lik yeşil alanı bulunmaktadır. )

- ETEN ile/ve EŞELEK

( Meyvelerin/yemişlerin yenen bölümü. İLE/VE Meyvelerin/yemişlerin yenmeyen iç bölümü. )

- ETENELENMEK ile ETEN ile ETENE ile ETENELİ ile ETENESİZ ile ETENELİLER ile ETENESİZLER


- ETENELİLER[İng. PLACENTAL MAMMALS] ile/||/<> TEK DELİKLİLER[İng. MONOTREMES]

( Plasentalı Memeliler. Memeliler Sınıfının alt sınıflar.(diğer alt sınıflar tek delikliler ve keseliler). Embriyo ve fetus plasenta ile beslenir. Bu hayvanlar doğurucudurlar. (Yumurta bırakmak yerine çocuklarını doğururlar). Uzun bir gebelik dönemi geçirirler ve çocuk, tam olarak gelişmemiş doğar.İnsanlar, köpekler, balinalar. @@ Tek delikliler oldukça değişik hayvanlardır. Sadece iki tip tek delikli vardır; ekidna ve ornitorenk. Sıcak kanlı, tüylüler ve memeliler gibi yavrularını sütle beslerler. Onları değişik kılan yavruları doğurmak yerine yumurtlarlar. Memeliler'in Sürüngenler'den evrimleştiğinin en net, yaşayan kanıtlarıdırlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ETER ile ETERLEŞTİRMEK

- ETERLEMEK ile ETERLEŞMEK ile ETERLEŞTİRMEK ile ETER

- ETHEREUM ile ALGORAND

- ETHICS :/yerine ETİK

- ET(H)İK

- ET(H)İK = İLM-İ AHLÂK = ETHICS[İng.] = ÉTHIQUE[Fr.] = ETHIK[Alm.] = ETHICA[Lat.] = ETHIKE[Yun.] = ÉTICA[İsp.]

- ETHNIC :/yerine ETNİK

- ETHNOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= ETNOGRAFİ

( İnsan ırklarının tanınması ve incelenmesi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ETİ SENİN, KEMİĞİ BENİM! değil ONU, ETİNDEN VE KEMİĞİNDEN (SAPLANTISINDAN) AYIR!


- ETİ ile ETİK ile ETİL ile ETİL ALKOL ile ETİK BİLİMİ

- ETİÇ ile ÇUKUR
[<

( Çocukların ceviz oyununda hedef olarak kullandığı çukur. İLE ... )

- ETİK[Fr. < ÉTHIQUE] değil/yerine/= ETİK BİLİMİ

- ETİK ile/ve/< ESTETİK

( Birlikte görmek/tutmak gerekiyor. )

- ETİK ile/ve/||/<> ETİĞİN ETİĞİ

- ETİK ile ETİK

- ETİKET[Fr. < ÉTIQUETTE] değil/yerine/= EDERCE

- ETİKET ile PETEKA

( ... İLE Eşya üzerine ve kumaş topları arasına konulan fiyat etiketi. )

- ETİKET[Fr. < Alm.] ile/= YAFTA[Fars. < YAFTE]

( Bir malın, tür, miktar vb. niteliklerini ya da kitap, defter vb. şeylerin, kime ait olduğunu belirtmek, belirli kılmak için üzerlerine konulan küçük kâğıt. | Toplum içindeki davranışlarda izlenecek yol.TEŞRİFAT İLE/= Üzerine asıldığı ya da yapıştırıldığı şeylerle ilgili herhangi bir bilgi veren, yazılı kâğıt parçası. )

- ETİKET değil/yerine/= YARLIK


- LABELING[İng.] / ETIQUETER[Fr.] / ETHANOL[Alm.] ile/değil/yerine/= ETİKETLEME

- ETİKETLEMEK ile ETİKETLENMEK ile ETİKETLETMEK ile ETİKET/LİK ile ETİKETLİ ile ETİKETÇİ/LİK ile ETİKETSİZ/LİK

- ETİKET/LEMEK ile YAFTA/LAMAK

- ETHYL ACETATE[İng.] / ACETATE D'ÉTHYLE[Fr.] / ÄTHYLACETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ETİL ASETAT

- ETHYL[İng.] / ÉTHYLE[Fr.] / ÄTHYL[Alm.] ile/değil/yerine/= ETİL

- ETİL = VOLGA
[<

( Kıfçak ülkesinde akan, Bulgar denizine dökülen bir ırmağın adı. )

- ETİLEN[Fr. < ÉTHYLÈNE] ile ASETİLEN[Fr. < ACÉTYLÈNE]

( Yanıcı, renksiz, az kokulu, 0,97 yoğunluğunda karbon ve hidrojen bileşimi. İLE Renksiz, sarımsak kokulu, güçlü ve beyaz bir ışık vererek yanan hidrokarbonlu bir gaz. )

- ETHENE, ETHYLENE[İng.] / ÉTHYLÉNE[Fr.] / ÄTHYLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ETİLEN

- ETİLEN ile POLİETİLEN

( ... İLE Etilenin, çeşitli yöntemlerle polimerleştirilmesinden elde edilen, dayanıklı, parlak, birçok kimyasal madde etkisiyle bozulmayan, saydam katı. )

- ETHYLENEDIAMINETETRAACETIC ACID, EDTA[İng.] ile/değil/yerine/= ETİLENDİAMİNTETRAASETİK ASİT, EDTA


- ETİLER ile ETİLER

( Ankara'da. İLE İstanbul'da )

- ETİM (NE?) ile/ve/||/<>/> BUDUM (NE?)

- ET'İME-İ LEZÎZE[Ar.] ile/ve ET'İME-İ NEFÎSE[Ar.]

( Lezzetli yemekler. İLE/VE Çok hoş yemekler. )

- ETİMOLOG[Fr. < ÉTYMOLOGUE] değil/yerine/= KÖKEN BİLİMCİ

- ETİMOLOJİ[Fr. < ÉTYMOLOGIE] değil/yerine/= KÖKEN BİLİMİ

- ETİMOLOJİ YAPMAK ile ETİMOLOJİ

- ETİMOLOJİK[Fr. < ÉTYMOLOGIQUE] değil/yerine/= KÖKEN BİLİMSEL

- ETİMOLOJİK MEŞRÛLAŞTIRMA ile MİMOLOJİK MEŞRÛLAŞTIRMA

- ETİMOLOJİ/Sİ ile/ve/||/<> ARKEOLOJİ/Sİ

- ETIMOS ile ORIGIN


- ETİO- ile/||/<> RHİZ-/-RHİZA/RHİZO- ile/||/<> CARY-/CARYO-/KARY-/KARYO-

( Neden. İLE/||/<> Kök. İLE/||/<> Tane çekirdek. )

- ETİYOLOJİ[İng. ETIOLOGY] ile/||/<> ETİYOPİK BÖLGE[İng. ETHIOPIAN REGION]

( Bir hastalık ya da durumun nedeni, nedenler dizisi ya da neden olma şekli; hastalıkların ya da durumların nedenlerinin ya da kökenlerinin incelenmesi. @@ Büyük Sahra, Habeşistan ve güneyinde kalan ülkelerden meydana gelen bölge.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ETİYOLOJİ/ETIOLOGY[İng.] değil/yerine/= NEDEN | NEDEN BİLGİSİ

- ETİYOLOJİ ile/||/<> PATOJEN/PATOGENEZ

( Sayrılığın nedenlerini inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Sayrılığın gelişim sürecini inceleyen bilim dalı. )

- ETİYOLOJİK/ETIOLOGICAL[İng.] değil/yerine/= NEDENSEL

- ETİYOPYA ile/ve/<> AMAHARİ

( ... İLE/VE/<> 83 farklı dilin konuşulduğu Etiyopya'da, resmî abece olarak kullanılmaktadır. )

- ETİYOPYA ile ETİYOPYA

- ETK/ELECTRONIC MEDICAL RECORDING[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK TIBBİ KAYIT

- ETKEN

( ACTIVE )

- ETKEN/ETMEN = ÂMİL = FACTOR[İng., İsp.] = FACTEUR[Fr.] = FAKTOR[Alm.]


- ETKEN ile/ve BELİRLEYİCİ

- ETKEN ile/ve/değil/yerine/||/<> BİLEŞEN

- ETKEN ile/ve/değil/||/<> DEĞİŞKEN

- ETKEN ile ETKİN

- ETKEN ile ETMEN

- ETKEN ile NEDEN

- ETKEN ile VESİLE

- ETKEN/LİK ile ETKEN FİİL ile ETKEN MADDE

- ETKER NEDEN = EFFICIENT CAUSE[İng.] = CAUSE EFFICIENTE[Fr.] = WIRKENDE URSACHE[Alm.] = CAUSA EFFICIENS[Lat.]

- DOMÄNETOTATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİ ALANI DÖNÜŞÜ


- ETKİ ALANI ile/ve/<> DENETİM/KONTROL ALANI

- DOMÄNEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİ ALANLARI

- ETKİ ETMEK ile/ve/||/<>/> DÖNÜŞTÜRMEK

- ETKİ ETMEK ile "KARIŞMAK"

- ETKİ > TEPKİ ile/değil/yerine/> ETKİ > ANLAM > TEPKİ

- ETKİ <> TEPKİ ile/ve/değil ETKİ <> YORUM <> TEPKİ

( Hayvanlarda. İLE/VE/DEĞİL İnsanda. )

- ETKİ ile/ve/<> BASINÇ

- ETKİ ile/ve BEDEL

- ETKİ ile/ve/<> DENETİM

- ETKİ ve DİRENÇ


- ETKİ ile EFEKTÖR ile ETKİLİ ile ETKİLİ ZAMAN ile ETKİLER

- ETKİ = ESER, TESİR = EFFECT[İng.] = EFFET[Fr.] = WIRKUNG, EFFEKT[Alm.] = EFFECTUS[Lat.] = EFECTO[İsp.]

- ETKİ ile/ve/||/<> GEÇİŞ

- ETKİ ile/ve/||/<> GERÇEKLİK

- ETKİ ile/ve/||/<> İTKİ

( Dışarıda/n. İLE/VE/||/<> Dışarıda/n ve/ya da içeride/n. )
( Nesnelerde/n. İLE/VE/||/<> Hayvan ve insanda/n. )

- ETKİ ile/ve/||/<>/> İTKİ ile/ve/||/<>/> DEVİM ile/ve/||/<>/> DEVİNİM

- ETKİ ile/ve/||/<>/> İZ

- ETKİ ile/ve/değil/||/<>/< KARŞILIK

- ETKİ ile KATKI

- ETKİ ile MANDELA ETKİSİ

( ... İLE Geniş bir kitlenin, gerçekleşmemesine karşın bir olayın yaşandığına inanması durumu. )

- ETKİ ile/ve/> NEDEN

- ETKİ ile/ve/<> ÖZELLİK

- ETKİ ile/ve/<> PAY

- ETKİ ile/ve/||/<> REHBİNDER ETKİSİ

- ETKİ ile/ve/<> TEPKİ

- ETKİ UYGUN/GEREKLİ/YUMUŞAK TEPKİ

- ETKİ ile/ve YANKI

- ETKİ ile/ve/<>/> YANSIMA

- ETKİ ile/ve/||/<> YAPI

- ETKİ/TESİR[Ar.] ile/ve/değil/||/<>/< YARAR/FAYDA[Ar.]


- ETKİ/DÖNGÜ:
KUZEY KUTBUNDA
ile/ve/||/<>/>< GÜNEY KUTBUNDA

- ETKİ/LEME ile ENGEL/LEME

( Engeller bir ölçüde kalktığında, O, bir anda içinize doğar. )
( Sana engel olmaya çalışanlar, başaracağına, en çok inananlardır. )
( It will dawn on you suddenly, when the obstacles are removed to some extent. )

- ETKİLEMEK ile/ve/<> "TAMAMLAMAK

- ETKİLEMEK ile YAPMACIKLIK ile ETKİLENEN ile İLE ETKİLENDİ ile ALAKA ile ŞEFKATLİ ile SEVECEN

- ETKİLEMEYE ÇALIŞMAK (İÇİN) KONUŞMAK/ANLATMAK ile/ve/değil/yerine (SADECE) KENDİNİ ANLATMAK/TANIMLAMAK (İÇİN) KONUŞMAK/ANLATMAK

- ETKİLENEBİLİR ile ETKİLENEBİLİRLİK ile İZLENİMCİLİK

- ETKİLENMEK = AFFECT[İng.] = AFFECTER[Fr.] = AFFIZIEREN[Alm.] = AFFICERE[Lat.]

- ETKİLENMEK ile ALIMLAMAK

- ETKİLENMEK ile/ve/> ESİNLENMEK

- ALE ETKİSİ ile/||/<> ALLEE ETKİSİ ile/||/<> BULMER ETKİ ile/||/<> POZİSYON ETKİSİ ile/||/<> TETRİS ETKİSİ ile/||/<> WAHLUND ETKİSİ ile/||/<> YANLIŞ ORTAKLIK ETKİSİ

( Bireylerin kendi türünden bireylerin varoluşundan sağladığı kazancı. İLE/||/<> Tür içindeki bireylerin, aynı türde olanların çevresinde olmasından dolayı kazandığı avantaj.[İlk olarak, 1930 yılında, Warder Clyde Allee tarafından ileri sürülmüştür.] İLE/||/<> Seçilim sürdükçe genetik çeşitlilik azalır, çünkü çeşitlilik doğa tarafından seçilip azaltılır. Bu azalma, ebeveynlerin populasyona göre fenotip çeşitlilik miktarı ile doğru orantılıdır. Çeşitliliğin artışı ise genetik mekanizmalar aracılığıyla sağlanır. İLE/||/<> Genin dışavurumuna [ve fenotipe olan etkisinin] genellikle komşu genlerle olan etkileşiminden etkilendiği ve genlerin mekansal yerleri değiştiğinde (translokasyonda olduğu gibi) ekpresyonunun da değiştiği genetik etki. İLE/||/<> Bireylerin bir etkinliğe çok fazla zaman harcaması sonucu bu etkinliğin düşüncelerini, zihinsel imajını ve düşlerini etkilemesi. İLE/||/<> Bir popülasyon içinde bulunan alt popülasyonlardaki alel frekansının dağılımından ötürü, popülasyon genelinde heterozigotluğun kuşaklar içinde azalması.[1928 - Sten Wahlund] İLE/||/<> Başka kişilerle davranış, tutum, inanç bakımından benzerliklerinin abartılması. )

- ETKİLEŞİM

- ETKİLEŞİM[İng. INTERACTION] ile/||/<> ASTROKİMYA[İng. ASTROCHEMISTRY] ile/||/<> BENCİLLİK[İng. SELFISHNESS] ile/||/<> BENLİK BİLİNCİ[İng. SELF-AWARENESS] ile/||/<> CİNSİYET İÇİ SEÇİLİM[İng. INTRASEXUAL SELECTION]

( Genetik biliminde, bir alelin fenotip üzerindeki etkisinin, aynı ya da farklı lokuslardaki diğer alellere bağlı olması durumudur. İstatistikte ise, bir yaklaşımın etkisinin, diğer yaklaşımlara bağlı olmasıdır. @@ Evrendeki molekülleri, Dünya dışında bulunan kimyasal elementleri, kimyasal maddeleri ve bunların etkileşimlerini geniş alanlarda, özellikle moleküler gaz bulutlarında inceleyen bilim dalı. Astronomi ve kimyanın ortak çalıştığı bir alandır. @@ Bir bireyin uyum başarısının arttığı, diğerinin ise azaldığı, bireyler arası etkileşimlerdir. @@ Kendimizle ilgili bütün düşünceler, algılamalar, duygular ve değerlendirmelerin tümünün etkileşiminin sonucunda doğan algıdır. @@ Cinsel seçilimin alt başlıklarından biridir. Bir türün üzerine etki eden cinsel seçilimin, türün aynı cinsiyetten bireyleri arasındaki ilişkilere ve etkileşime bağlı olması durumudur. Birçok türde erkekler, dişilere kendilerini beğendirebilmek için birbirleriyle dövüşürler ya da yarışırlar. Bu, üzerlerinde bir cinsiyet içi seçilim baskısı oluşturur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ETKİLEŞİM ile/ve DEĞİŞİM

- ETKİLEŞİM ile/ve DÖNÜŞÜM

- ETKİLEŞİM ile ETKİLEŞİMLİ/LİK ile ETKİLEŞİMSİZ/LİK

- ETKİLEŞİM ile/ve/değil/yerine ETKİNLEŞMEK

( Duygusallık. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Koşulsuz sevgi. )
( Alışveriş. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Veriş. )

- ETKİLEŞİM ile/ve/||/<>/> EYTİŞİM

- ETKİLEŞİME GİRMEK ile ETKİLEŞİM

- Etkileşimli KONUŞ!!!

- ETKİLEŞİMLİ ve/||/<> DEVİNGEN


- ETKİLEŞME ENERJİSİ ile/ve/||/<> TEPKİME HIZI

( Kimyasal etkileşimin başlaması için gerekli olan enerji miktarı. İLE/VE/||/<> Birim zamanda gerçekleşen kimyasal değişim hızını tanımlar. )

- ETKİLEŞME ile/ve KAYNAŞMA

- KOPPLUNG, ZUSAMMENWIRKEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİLEŞME

- ETKİLEYİCİ ile/ve BELİRLEYİCİ

- ETKİLEYİCİ ile/ve/||/<> "ÇARPICI"

- ETKİLEYİCİ ile "DOKUNAKLI"

- ETKİLEYİCİ ile/ve DÖNÜŞTÜRÜCÜ

- ETKİLEYİŞ ile/değil ETKİLEŞİM

- ETKİLEYİŞ ile ETKİLEYİCİ/LİK