DİRİMBİLİM (BIOLOGY)

- KIRO"[Kürtçe(Kurmanci) < KURO: Oğul/oğlan.[sesleniş/hitap] < KUR: Oğul/oğlan.][<> KURRAG: Sıpa, tay.] ile "HANZO"

( Oğul/oğlan. İLE Kaba saba, görgüsüz kişi. )

- KIROTIP[İng.] değil/yerine/= KİROTİP

( Bir takson için tip olarak belirlenmiş ancak henüz tanımlanmamış birey.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KIŞ UYKUSUNA YATANLAR ile KIŞ UYKUSUNA YATMAYANLAR

- KISA SÜRELİ/ĞİNE ile/ve/<> GEÇİCİ (OLARAK)

- KISA ZİNCİRLİ YAĞ ASİTLERİ ile/||/<> UZUN ZİNCİRLİ YAĞ ASİTLERİ

( Kısa zincirli yağ asitleri (KZYA) mikrobiyota tarafından üretilir İLE uzun zincirli yağ asitleri diyetle alınır. KZYA bağırsak sağlığını destekler İLE kolonositler için enerji kaynağıdır. )

- KISAS ile KIYAS

- KİŞİLERİN/İNSANIN GÜCÜ ile/ve/||/<>/< SÖZCÜKLERİN GÜCÜ

( Sözcüklerin gücü anlaşılmadan, kişinin gücü anlaşılmaz. )
( Kişi, dilinin ardında gizlidir. )
( Söz(cük)leri/ni ve tutumunu değiştir... Dünya/n değişsin! )

- KİŞİNİN YETİŞMESİ ve/<> YETİŞMİŞ KİŞİ

- KISIR/LIK" ile "KABIZ/LIK"

- KISITLI HAREKET ile/||/<> SERBEST HAREKET

( Kısıtlı hareket bağ denklemleri İLE serbest hareket kısıt yoktur. )
( Formül: f(q ilet) = 0 kısıtları )

- KISKAÇ ile KISKANÇ

( Bir şeyi tutup sıkıştırmaya yarayan kerpeten, pense vb. araç. | Açılıp kapanan eğreti merdiven. | Böceklerde besinleri parçalamaya ve kendilerini savunmaya yarayan örgen. | Demircilerin kızgın demiri tuttukları maşa vb. araç. İLE Kıskanma huyunda olan kişi, günücü, haset, hasetçi, hasetli, hasut. )

- KISKAÇ ile MAKAS

- KISKANÇLIK ile/ve/değil İĞRENME

- KISMİ TÜREV ile/||/<> TAM TÜREV

( Kısmi tek değişken, tam tüm değişkenlerdir )
( Formül: ∂f/∂x İLE df/dx )

- KITASAL ADA ile/||/<> OKYANUS ADASI

( Kıtasal kıta bağlı ada, okyanus adası izole. )
( Formül: Continental İLE oceanic )

- KİTLESEL YOK OLUŞ ile/||/<> ARKA PLAN YOK OLUŞ

( Kitlesel ani büyük ölüm, arka plan normal oran. )
( Formül: Catastrophic İLE steady )

- KIVÂM[Ar.] ile/<> TAV[Fars.]

( Koyuluk. | Bir şeyin, en uygun zaman ya da durumu. | Spor çalışmalarında başarılı olabilmek için, fizik ve moral yönünden istenilen iyi durum. İLE/<> İşlenecek bir nesnede bulunması gereken ısının, nemin yeterli olması durumu. | [hayvanlarda] Semizlik. | [mecaz] En uygun durum ve zaman. )

- ÉCLATEUR, SPARK GAP[İng.] / ÉCLATEUR, ESPACE D'ÉTINCELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= KIVILCIM ARALIĞI

- KIVILCIM ve/||/<> SİVİLCE

( [fazla] Güvenme servetine! Bir kıvılcım yeter. VE/||/<> [fazla] Güvenme güzelliğine! Bir sivilce yeter. )

- SPARK[İng.] / ÉTINCELLE[Fr.] / FUNKEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KIVILCIM


- KIVIRCIK ile KIVIRCIK ile KIVIRCIK

( Küçük küçük kıvrımları olan. İLE Marul. İLE Koyun. )

- KIVRIK ile KIVIRCIK

( Eğrilip bükülmüş, yuvarlak bir biçim verilmiş. İLE Küçük küçük kıvrımları olan. )

- KIZ = KID

( Kıt, "nadir/yetersiz/az" olan demektir.
[ Eski zamanlarda annelerin doğumlarda ölmesi ve ayrıca önceliğin/değerin erile verilmesinden dolayı "eril olmayan" bebeğin/doğan-ın değersiz görülmesiyle ve dişil çocukların azalması ve yetersiz/kıt kalmasından adını almıştır. ]
[ Arapça'da KID olarak kullanılan bu sözcük, Türkçe'de hem KIT olarak, hem de D harfinin Z olarak seslendirilmesiyle KIZ olarak yerini almıştır. ] )

- KIZIL KRALİÇE ETKİSİ[İng. RED QUEEN HYPOTHESIS] ile/||/<> EVRİMSEL SİLAHLANMA YARIŞI[İng. EVOLUTIONARY ARMS RACE]

( Evrimsel silahlanma yarışının (en temel manada, bir av ve bir avcının arasındaki rekabetin) doğasını açıklamakta kullanılan bir hipotez. Herhangi bir tür için, hayatta kalmaya gereken donanım, doğal seçilimle ne denli karmaşıklaşsa ve üstünleşse dahi rakip türün bir biçimde buna aynı seçilimle karşılık vererek rekabete devam etmesi ve bunun sonucunda donanımdaki artışın ve uzmanlaşmanın rakip türlerden herhangi biri için net bir kâra dönüşememesi olarak özetlenebilir. Kavram aynı türe mensup bireyler arasında belirli bir kaynak için (ışık, besin, eşi yaşam alanı) yapılan rekabetlerde de kullanılabilir. @@ Bir türün (örneğin parazitin) edindiği özelliklerden ötürü bir diğer türün (örneğin konak canlının) evrimsel başarısını düşürmesidir. Bu sebeple, birinci türün özelliklerini egale edecek ya da geçecek "karşı adaptasyonların" evrimsel süreçte desteklenmesidir. Buna karşılık olarak ilk tür de, ikinci türün (konağın) geliştirdiği "karşı adaptasyonlara" karşı "karşı-karşı adaptasyonlar" geliştirecektir ve bu böyle gidecektir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KIZIL VEBA" ile "KIZIL VEBA"

(
Başlık Kızıl (Scarlet Fever) Gerçek Veba (Yersinia pestis) “Kızıl Veba” Adlandırması
Gerçek bir hastalık mı? Evet - tıpta tanımlı bir bakteriyel bulaş. Evet - Orta Çağ’dan beri bilinen ölümcül bir bakteriyel bulaş. Hayır - Modern tıpta bu adla hiçbir hastalık yoktur.
Etken Streptococcus pyogenes Yersinia pestis Tek bir etken yok; tarihsel halk yakıştırması ya da edebî kullanım.
Bulaşma yolu Solunum damlacıkları Genellikle pire ısırığı, nadiren hava yolu Gerçek bir bulaşma tanımı yok.
Belirgin belirtiler Kırmızı döküntü, “çilek dil”, boğaz ağrısı, ateş Yüksek ateş, lenf düğümü şişmesi[bubon], sepsis, kanama Gerçek belirti yok; kurgu yapıtlarda "yüz kızarması" teması kullanılır.
Ölüm oranı Antibiyotiklerle oldukça düşük Yaygın salgınlarda çok yüksek [%30 - 90] Gerçek bir istatistik yok; kurgu metinlerde aşırı yüksek.
Tarihsel adlandırma Döküntünün kızıllığından dolayı “kızıl” denmiştir. Siyah lekelenme/doku ölümü nedeniyle bazen “kara ölüm” denmiştir. Eski dönemlerde kızarık döküntülü ya da hızlı öldüren sayrılıklar için halk tarafından hatalı biçimde kullanılmıştır.
Edebî kullanım Jack London’ın 1912 tarihli The Scarlet Plague (Kızıl Veba) romanında geçen tamamen kurgu bir salgın.
Modern tıp sınıflaması Resmî tanımlı bulaş Resmî tanımlı bulaş Tıpta sınıflaması yoktur; sayrılık adı değildir.
)

- KIZILÖTESİ ASTRONOMİ ile/||/<> GÖRÜNÜR IŞIK ASTRONOMİSİ

( Kızılötesi astronomi sıcaklık ve toz içi gözlem İLE görünür ışık astronomisi yıldız ve galaksi gözlemidir. Kızılötesi erken evren İLE kırmızıya kayma nedeniyle uzak nesneler görür. James Webb kızılötesi İLE ilk galaksileri inceliyor. )
( John Mather tarafından 2021 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1946-) (Ülke: ABD) (Alan: Astrofizik, Kozmoloji) (Önemli katkıları: Kozmik mikrodalga arka plan ışıması ölçümleri, COBE ve James Webb projesi, Nobel Ödülü (2006)) )

- KIZILÖTESİ ile/||/<> IŞIN

( Kızılötesi ışınların keşfi )
( William Herschel tarafından 1800 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1738-1822) (Ülke: Almanya-İngiltere) (Alan: Astronomi) (Önemli katkıları: Uranüs gezegeni, kızılötesi ışınlar) )

- KIZMAK ile KISMAK

- KIZMAK ile KIZIŞMAK ile KIZIŞMAK ile KIZIŞMAK ile KIZIŞMAK

( Isıtılan ya da ısınan bir nesnenin sıcaklığının çok artması. | At, eşek vb. hayvanların çiftleşme istemesi, kösnümek. | Dişi kuşların zamanı gelip kuluçkaya yatma isteği göstermesi. | Öfkelenmek, sinirlenmek. İLE Yüksek bir dereceyi bulmak, çok ısınmak. İLE Bitkilerin, ıslaklık ve mikropların etkisi altında çürürken ısınması. İLE Hayvan, eş isteme zamanı gelmek, kösnümek. İLE Zorlu, sert, kızışık bir durum almak, şiddetlenmek, artmak. | Hızlanmak, hareketlenmek. )

- KIZSA ile KIZSA ile KISSA[Ar.]

( O, kızar/öfkelenir ise. İLE Erkek değil ise. İLE Ders çıkarılması gereken anlatı, olay. )

- KLAD[İng. CLAD] ile/||/<> KLADOGRAM[İng. CLADOGRAM] ile/||/<> MONOFİLETİK GRUP[İng. MONOPHYLETIC GROUP] ile/||/<> SİNAPOMORFİ[İng. SYNAPOMORPHY] ile/||/<> TAKSONOMİK HİYERARŞİ[İng. TAXONOMIC HIERARCHY]

( Belirli bir ortak atadan evrimleşen torun türlerin tamamıdır. Monofiletik grup ile eş anlamlıdır. @@ Kladistik analizlerin sonuçlarını gösteren bir evrim ağacıdır. @@ Tek bir ortak atadan evrimleşmiş türler ya da popülasyonların tümünü anlatmak için kullanılır. Monofiletik gruplardan bahsederken, günümüzde var olan türler ile bunların ortak atalarının tamamı bilinmelidir. Günümüzde sayısız monofiletik grup tanımlanmıştır. @@ Filogenetik analizde, bir kladı diğerlerinden ya da dış öbekten ayırt eden, atalarında bulunmayan ve sonradan evrimleşmiş, torun türlerden bazıları tarafından paylaşılan özelliklerdir. @@ Sınıflandırma bilimi dahilinde, canlıların dikey bir hiyerarşi içinde sınıflandırılmasıdır. Günümüzde oldukça ayrıntılı bir hiyerarşi kullanılmaktadır. En genel hatlarıyla, aşağıdan (spesifikten) yukarıya (genele) sırasıyla tür, cins, aile, takım, sınıf, şube, alem, alan ve tip gelmektedir. Ancak bunların arasında da sayısız takson basamağı (klad) bulunur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KLADİSTİK ile/||/<> FENETİK

( Kladistik ortak ata İLE fenetik genel benzerlik sınıflamasıdır )
( Formül: Monofiletik İLE benzerlik )

- KLASİK FİZİK ile/||/<> KUANTUM MEKANİĞİ

( Klasik fizik makroskopik nesnelerin davranışını açıklarken İLE kuantum mekaniği atomik ve subatomik parçacıkların davranışını açıklar )
( Max Planck tarafından 1900 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1858-1947) (Ülke: Almanya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Kuantum teorisi, Planck sabiti) (Nobel: 1918) )

- KLASİK FİZİK ile/||/<> MODERN FİZİK (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Klasik makro dünya, modern mikro ve yüksek hız fiziğidir )
( Formül: Newton İLE Einstein/Planck )

- KLASİK İLE MODERN İLE KUANTUM İLE RELATİVİSTİK ile/||/<> FİZİK DALLARI

( Fiziğin ana alanları. )
( Formül: ℏ İLE c sabitleri )

- KLASİK İLE RELATİVİSTİK İLE KUANTUM ile/||/<> FİZİK PARADİGMALARI

( Üç temel fizik anlayışının karşılaştırması. )
( Formül: E = mc² İLE ΔxΔp ≥ ℏ/2 )

- KLASİK KİMYA ile/||/<> KUVANTUM KİMYASI

( Bilinmiyor tarafından keşfedildi/formüle edildi. )

- KLASİK MANTIK ile/||/<> BULANIK MANTIK

( Klasik mantık kesin doğru/yanlış değerleri kullanırken İLE bulanık mantık 0-1 arasında derecelendirilmiş üyelik değerleri kullanır )
( Formül: μ(x) ∈ [0 ile1] )
( Lotfi A. Zadeh tarafından 1965 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1921-2017) (Ülke: Azerbaycan/ABD) (Alan: Matematik, Bilgisayar) (Önemli katkıları: Bulanık mantık, bulanık kümeler) )

- KLASİK MANTIK ile/||/<> MODERN MANTIK

( Klasik mantık Aristoteles mantığı İLE modern mantık sembolik mantıktır. Klasik mantık doğal dil ile İLE modern mantık matematiksel gösterimle çalışır. Klasik mantık üç temel yasa İLE modern mantık önerme ve yüklem mantığı içerir. )
( Gottlob Frege tarafından 1879 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1848-1925) (Ülke: Almanya) (Alan: Matematik, Mantık, Felsefe) (Önemli katkıları: Modern mantığın kurucusu, önerme mantığı, yüklem mantığı, anlam ve gönderim ayrımı, matematiksel mantık gösterimi) )

- KLAS/MAN[Fr. < CLASSE/MENT] değil/yerine/= BÖLÜM


- KLİAD ile/||/<> GRADDE

( Kliad evrimsel grup İLE gradde gelişim seviyesi. )
( Formül: Evolutionary İLE developmental )

- KLİMAKS ile SÜKSESYON

( Bir ekodüzenin, son ve dengeli durumu. İLE Bir ekodüzenin değişim ve gelişim süreci. )

- KLİN ile/||/<> ANHEDONİ[İng. ANHEDONIA] ile/||/<> ÇİFT SARMAL[İng. DOUBLE HELIX] ile/||/<> DOĞAL ÖLDÜRÜCÜ HÜCRELER[İng. NATURAL KILLER CELLS] ile/||/<> DOĞRULUĞA UYGUNLUK KURAMI[İng. CORRESPONDENCE THEORY OF TRUTH] ile/||/<> HİDROJEN BAĞI[İng. HYDROGEN BOND]

( Bir genotipte ya da fenotipin coğrafi değişime paralel olarak görülen sistematik değişimi. @@ Eskiden keyif alınan aktivitelere olan ilginin azalması ve zevk alma yeteneğinin azalması. Anhedoni, depresyon, şizofreni ve diğer bazı akıl hastalıklarının temel klinik özelliklerinden biri. @@ Birbirine burgulu bir biçimde bağlanan iki doğrusal yapı bloğudur. Merdiven şekline benzetilmektedir ve moleküler biyolojide DNA'ya atfedilmektedir. @@ Hızlıca salgıladıkları sitokinlerle kemokinlerle ve infekte konak gözelerini doğrudan öldürebilme yetenekleri ile konak savunmasına katılan gözelerdir. Dentritik gözelerle birlikte patojenlere karşı oluşan adaptif immün yanıtı şekillendirirler ve otoimmün hastalıkların oluşmasında ve klinik seyirlerinde etki gösterirler. @@ Geleneksel bilgi tanımının üç koşulundan ilki olan Doğruluk Koşulu, geleneksel olarak gerçeklik ya da olguya uygun olma anlamına gelir. Epistemolojide doğruluk ile ilgili ifadeler zihinsel yapı ve özelliklerden değil, zihnimizden bağımsız varlıklarla ifadelerimizin uygunluğu anlamına gelir. Burada doğrunun, olgularla tekabül etme ilişkisine dayanan tekabüliyet/benzeşme (correspondence) kuramını varsaymaktayız. Bu kuramdan yola çıkacak olursak, doğru olmayan şey bilinemez; bu açıdan bilginin ilk koşulu tanımlamış olur. Bu koşulu daha iyi anlamak adına şu soruyu kendimize tekrar sorabiliriz; “Doğru olmayan şey bilinebilir mi?”, “Bildiğimizi iddia ettiğimiz şeyin doğru olmaması mümkün mü?”. Çoğu epistemolog için iki sorunun cevabı da “Hayır.” şeklindedir. Çoğu epistemolog için bilinen, bilme eyleminin diğer tarafından bulunan belirli türden bir gerçeklik varsayılmalıdır. Çünkü çoğu zaman x’i bilmek türünden bir eylem, belirli bir tür gerçekliği (x’in kendisini ya da x’i bilen öznenin kendisini) varsayar. Birşeyin doğru olduğunu iddia ederken ya da doğruluğa uygunluk kuramı ile düşünürken kast ettiğimiz çoğu zaman şudur: ifade ettiğimiz önerme (önerme doğru ya da yanlış olabilen yargı cümleleridir lütfen unutmayın), işaret ettiği nesneye uygunluk sergiler. Yani “Duvar beyazdır” dediğim zaman, bu yargı bildiren cümle; yani önerme, eğer duvar beyaz ise işaret ettiğini nesneye uygundur. Öyleyse “Duvar beyazdır” önermesi doğrudur ve doğruluğu uygunluk kuramına uygundur. @@ Hidrojen bağı, elektronlar için yüksek afiniteye sahip bir çift atom arasında bulunan bir hidrojen atomunu içeren etkileşim; böyle bir bağ, iyonik bir bağ ya da kovalent bağdan zayıf ancak van der Waals kuvvetlerinden daha güçlüdür. Hidrojen bağları, farklı moleküllerin atomları arasında ya da aynı molekülünün farklı bölgelerinde olabilir. Yapısındaki hidrojen bağları sebebiyle su, kendi büyüklüğündeki bir molekül için beklenenden çok daha geniş sıvı faz yelpazesine sahiptir. Doğrusal protein molekülündeki amino asitler arasındaki hidrojen bağları, proteninin işlevsel konfigürasyonuna katlanma şeklini belirler. DNA'nın iki ipliği üzerindeki nükleotidlerdeki azotlu bazlar (sitozinli guanin çiftleri, timinli adenin) arasındaki hidrojen bağları, genetik bilginin aktarımı için çok önemli olan çift sarmal yapısına neden olur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KLİNİK BİYOKİMYA ile MOLEKÜLER TIP

( Hastalıkları teşhis ve tedavisinde kullanılan biyokimyasal yöntemleri inceleyen bir bilim dalı. İLE Moleküler düzeyde hastalıkların teşhisi ve tedavisi ile ilgilenen bir tıp dalı. Bu iki dalın kesiştiği noktada, genetik testler ve moleküler ilaçlar geliştirilmektedir. )

- KLON SEÇİLİMİ ile/||/<> KLON EKSPANSİYONU

( Klon seçilimi belirli özellikteki hücreleri seçerken İLE klon ekspansiyonu seçili hücreleri çoğaltır )
( Formül: Seçici basınç )

- KLON ile/||/<> KİMERA

( Klon identik kopya İLE kimera farklı DNA karışım. )
( Formül: Identical İLE mixed DNA )

- KLONLAMA ile HİBRİTİZASYON

( Genetik olarak aynı bireylerin laboratuvar ortamında üretilmesi. İLE Farklı türlerin ya da genetik çeşitlenmelerin melezlenmesi. )

- KLOR[Fr. < CHLORE] ile KLOR HİDRAT[Fr. < CHLORHYDRATE] ile KLOR HİDRİK ASİT ile KLORİK[Fr. < CHLORIQUE] ile KLORLAMAK

( Atom numarası 17, atom ağırlığı 35,5 olan, normal sıcaklıkta gaz durumunda bulunan, halojenlerden bir öğe.[simgesi Cl] İLE Azotlu organik bir baz ile hidroklorik asitten türeyen tuz. İLE Klor ile hidrojen bileşiği (HCl). İLE Klorik asit. İLE Mikroplardan arındırmak amacıyla suya düşük oranda klor katmak. | Özellikle yünlü kumaşlara, ipliklere parlaklık vermek için klor gazına tutmak. | Savaşta insana, hayvanlara ve bitkilere zararlı olması, öldürmesi için klor püskürtmek. )

- KLOROFİL[Fr. < CHLOROPHYLLE] ile KLOROFORM ile KLOROMETRİ/KLORÖLÇER ile KLOROPLAST[Fr. < CHLOROPLASTE] ile KLOROZ/SARICALIK

( Güneş ışığını soğurarak bitkilerde karbon özümlemesini sağlayan ve bitkilere yeşil renklerini veren nesne. İLE Renksiz, hoş kokulu, genellikle anestezide kullanılan, yatıştırıcı ve uyuşturucu birleşik. [CHCI3] | Bir tür organik yağ çözücü. İLE Bir sıvının içindeki erimiş bulunan klor miktarını ölçmeye yarayan araç. İLE Yeşil bitkilerde gözelerin içinde bulunan, klorofil moleküllerinden oluşan, karmaşık yapılı kromoplast. İLE Kanda alyuvar sayısının azalmasından ileri gelen, genellikle genç kızlarda görülen kansızlık. | Yaprakların sarımtırak bir renk aldığı bitki hastalığı. )

- KLOROFİL ile/ve HEMOGLOBİN[Fr. < Yun: HAIMA: Kan. | BUS: Yuvarlak.]

( Bitkilere rengini veren. İLE/VE Kana rengini veren. | Soluk alma aygıtıyla organizmanın gözeleri arasında oksijen ve karbon gazını iletmeyi sağlayan, bileşiminde, demir, azot, oksijen, hidrojen, kömür ve kükürt bulunan alyuvarların en önemli maddesi. )

- KMML ile/||/<> JMML

- KNİDARİA ile/||/<> KTENOFORA

( Knidaria knidosit iğne İLE ktenofora taraklı. )
( Formül: Stinging İLE comb plates )

- KNOT İLE LİNK İLE BRAİD ile/||/<> DÜĞÜM KURAMSİ

( 3-boyutlu uzayda kapalı eğriler. )
( Formül: V(K) Jones polinomu )

- KNOT INVARİANT ile/||/<> LİNK INVARİANT

( Knot invariant tek döngü için tanımlanırken İLE link invariant çoklu döngü sistemi için tanımlanır )
( Formül: Jones polynomial )

- KOASERVAT ile/||/<> EN İLKİN FORM[İng. PROGENOTE]

( Hidrofobik kuvvetler tarafından bir arada tutulan ve çeşitli organik moleküllerden oluşan (özellikle lipit molekülleri) küçük, küresel damlacık. Canlılığın cansızlıktan evrimindeki ilk adım olarak görülmekte. Tıpkı virüsler gibi, "canlılığın eşiğinde" olan yapılar olarak görülebilir. İlk bakterilerin, koaservatların farklılaşmasıyla oluştuğu düşünülmekte. @@ Kimyasal dönüşümlerden ötürü kendisini kopyalayabilen ve doğal seçilimin etkisi altında evrimleşebilen ilk canlılardır. Diğer tüm canlılar, bu ilkin canlı formlarından evrimleşmiştir. "Koaservatlar" olarak da bilinirler.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KOCA KARI İLÂCI ile/değil KOCA KARİA İLÂCI

- KOCH POSTÜLATLARI ile/||/<> MİKROP KURAMSİ HİPOTEZİ

( Koch postülatları mikroorganizma-hastalık ilişkisini kanıtlamak için dört adım İLE mikrop kuramı genel bir hipotezdir. Koch postülatları: mikroorganizma her hastada bulunmalı, kültürde üretilmeli, hastalık oluşturmalı, tekrar izole edilmeli. Koch bu postülatlarla tüberküloz ve kolera bakterilerini tanımladı. )
( Robert Koch tarafından 1890 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1843-1910) (Ülke: Almanya) (Alan: Mikrobiyoloji) (Önemli katkıları: Bakteriyel hastalık teorisi, Koch postülatları, bakteriyel kültür teknikleri) )

- KODON ile/||/<> ANTİKODON

( Kodon mRNA üçlüsü İLE antikodon tRNA eşleşenidir )
( Formül: AUG İLE UAC )

- KODON ile/||/<> İNOZİN[İng. INOSINE] ile/||/<> KODON ÖNYARGISI[İng. KODON BIAS] ile/||/<> KOZAK SEKANSI[İng. KOZAK SEQUENCE] ile/||/<> SESSİZ YER DEĞİŞTİRME[İng. SILENT SUBSTITUTION]

( Belirli bir aminoasit taşıyıcı tRNA üretimi için kullanılan, DNA'da bulunan üçlü baz dizileri. @@ tRNA (antikodon) üzerinde bulunan, kodonda adenin, timin, urasil ya da sitozinle eşleşebilen, modifikasyona uğramış nükleosit. @@ DNA dizilimi içerisindeki kodonların rastgele olmayan dağılımları. @@ Bazı viral mRNA'larda, başlatma AUG 5 'ACCAUGG 3'ü çevreleyen konsensüs dizisi. Ribozomal bağlanmayı ve dolayısıyla protein sentezini kolaylaştırır. En tutarlı konum, başlatma kodonundan (ATG) üç nükleotid önce bulunur ve neredeyse her zaman bir adenin nükleotidir. @@ Bir DNA kodonundaki bir değişikliğin amino asit çevirisinde bir değişikliğe neden olmadığı bir mutasyon.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KOENFEKSİYON/COINFECTION[İng.] değil/yerine/= EŞBULAŞ, BİRLİKTE BULAŞ


- KOENZİM/COENZYME[İng.] değil/yerine/= EŞENZİM

- COENZYME[İng.] / COENZYME[Fr.] / COENZYM, COFERMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= KOENZİM

- KOEVRİM ile/||/<> PARALEL EVRİM

( Koevrim karşılıklı, paralel bağımsız benzer evrimdir )
( Formül: Çiçek-böcek İLE bağımsız )

- KOĞ ile/||/<> KOĞA

( Toz toprak, kül, pislik. İLE/||/<> Güvercin ve benzeri kuşların gübresi. )

- KOHERENT İLE İNKOHERENT İLE KISMEN KOHERENT ile/||/<> IŞIK KOHERENSI

( Işık dalgalarının faz ilişkileri. )
( Formül: γ = |⟨E₁E₂*⟩|/√(I₁I₂) )

- KOJENERASYON ile/||/<> SADECE ELEKTRİK

( Kojenerasyon elektrik+ısı %85 İLE sadece elektrik %40 atık. )
( Formül: CHP İLE power only )

- KÖK GÖZE İLE GÖVDE GÖZE İLE EPİTEL GÖZE ile/||/<> GÖZE FARKLILAŞMASI

( Farklılaşmış göze tiplerinin özellikleri ve işlevleri. )
( Formül: Potency: Totipotent > Pluripotent > Multipotent )

- KÖK HÜCRE:
FARKLILAŞMA ÖZELLİKLERİNE GÖRE
ile/ve/||/<> ELDE EDİLDİKLERİ YERE GÖRE

( )

- KÖK HÜCRE KAYNAKLARINDA:
EMBRİYONİK
ile/ve/||/<> FETAL ile/ve/||/<> ERİŞKİN

- KÖK HÜCRE ile/||/<> DİFERANSİYASYON

( Kök totipotent/pluripotent, diferansiyasyon özelleşme. )
( Formül: Potansiyel İLE terminal )

- KÖK ile KÖK[Fars. < KÛK] ile TOHUM[Fars. < TUHM]["TOĞUM/TOUM" değil!]

( Bitkileri toprağa bağlayan, topraktaki besi maddelerini emmesine yarayan klorofilsiz bölüm. | Kök sap, kök. | Bazı şeylerde dip bölüm. | Sapıyla çıkarılan bitkilerde tane. | Dip, temel, esas. | Kaynak, köken. | Birini bir yere bağlayan manevi temel güçlerin bütünü. | Sözcüğün her türlü ek çıkarıldıktan sonra kalan anlamlı bölümü. | Olağan koşullarda çevresinden yalıtılamayan ancak çok çeşitli tepkimeyi nitelik değiştirmeden kalabilen atom kümesi. | Denklemde bilinmeyenin yerine konulduğunda uygun düşen gerçek ya da birleşik değer.
İLE
Sazı kurmaya yarayan burgu. | Sap.
İLE
Bitkilerde döllenme sonunda yumurtacıktan oluşan ve yeni bir bitki oluşmasını sağlayan tane. | Soy sop, döl, nesil, sülale. | Ortaya bir sonuç çıkaran, bir sonucun oluşmasına sebep olan şey. | Spermatozoit. )

- KÖKEN ile/ve/değil/||/<>/< KAYNAK

- KÖKEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/> OLUŞUM

- KOK(MA)MAK ile/ve KORK(MA)MAK

- KÖKTEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KALICI

- KOKU ALMA DUYUSU EN GELİŞKİN/LER

( * KUTUP AYISI
ile ABCDEF ( * KÖPEK/LER )

- KOKU ALMA ile KOKLAMAYA AİT

- KOKU:
MİS GİBİ
>< LEŞ GİBİ

- KOKU ile/ve/||/<> DOKU

- KOKU ve/<> KAŞINTI


- KOKU ile/ve/||/<>/> KORKU

- KOKU ile PİSLİK

- KOKU ile/ve/||/<> TAD/AROMA

( Burundan gelen. İLE/VE/||/<> Damaktan gelen. )
( Ortonazal. İLE/VE/||/<> Retronazal. )

- KOKUŞMAK ile/değil KOKLAŞMAK

- KOL KEMİĞİ(HUMERUS) ile/ve/||/<> UYLUK KEMİĞİ(FEMUR)

(

Kol Kemiği ile Uyluk Kemiği arasındaki FaRkLaR

İnsan İskelet Düzeninin İki Önemli Uzun Kemiği

Özellik Humerus Femur
TEMEL ÖZELLİKLER
Tanım Üst bölümün en uzun kemiği Gövdenin en uzun ve en güçlü kemiği
Konum Üst bölüm (kol) Alt bölüm (bacak)
Uzunluk 30 - 35 cm 40 - 50 cm
Ağırlık Hafif En ağır kemik
Kalınlık İnce yapılı Kalın ve masif
ANATOMİK YAPILAR
Proksimal Uç Caput humeri (yarım küre biçiminde) Caput femoris (2/3 küre biçiminde)
Boyun Yapısı Anatomik ve cerrahi boyun Belirgin boyun (kollum femoris)
Baş-Gövde Açısı 130 - 150° 125 - 130°
Özel Çıkıntılar Büyük tüberkül, Küçük tüberkül, Deltoid tüberkül Büyük trokanter, Küçük trokanter
Gövde Özellikleri Spiral oluk (radial sinir için) Linea aspera (kas yapışma yeri)
Distal Uç Kapitulum, Troklea Medial ve Lateral kondil
EKLEM İLİŞKİLERİ
Proksimal Eklem Omuz eklemi (skapula ile) Kalça eklemi (pelvis ile)
Distal Eklem Dirsek eklemi (radius ve ulna ile) Diz eklemi (tibia ve patella ile)
Hareket Genişliği Omuzda çok yönlü, Dirsekte tek düzlem Kalçada sınırlı çok yönlü, Dizde tek düzlem
İŞLEVSEL ÖZELLİKLER
Birincil İşlev Hareket ve manipülasyon Ağırlık taşıma ve yürüme
Yük Taşıma Minimal Tüm gövde ağırlığı
Kas Bağlantıları Deltoid, Biceps, Triceps, Rotator cuff Gluteuslar, Quadriceps, Hamstringler, Adduktörler
KLİNİK ÖNEM
Kırık Sıklığı Orta Yaşlılarda çok yüksek
Kırık Nedenleri Düşme, direkt travma Yüksek enerjili travma, osteoporoz
Sinir Hasarı Riski Radial sinir hasarı Siyatik sinir (nadir)
Kan Kaybı Riski Düşük 1 - 2 litre
İyileşme Süreci Nispeten hızlı Uzun (özellikle yaşlılarda)
Protez Cerrahisi Daha az sıklıkta Çok sık (kalça protezi)
BENZERLİKLER
Kemik Tipi İkisi de uzun (tübüler) kemiktir
Doku Yapısı İkisi de kompakt ve spongioz kemik içerir
Kemik İliği İkisi de kırmızı kemik iliği içerir (kan gözesi üretimi)
Gelişim İkisi de endokondral ossifikasyon ile gelişir
Anatomik Bölümler İki kemik de baş, boyun, gövde ve kondiller içerir
30 - 35 cm
Humerus Uzunluğu
40 - 50 cm
Femur Uzunluğu
%25
Boy Uzunluğuna
Katkı (Femur)
2
Toplam Kemik Sayısı
)

- KOLAJEN[İng. COLLAGEN] ile/||/<> FASYA[İng. FASCIA] ile/||/<> TENDON

( Kıkırdak, kemik, eklem ve lif gibi hareket sisteminin yapı taşlarını oluşturan protein. Bağ dokusunun ana bileşeni olarak memelilerde en bol bulunan proteindir. Kolajen, amino asit açısından zengindir ve kaynar suya maruz kaldığında jelatine dönüşür. @@ Latince’de “bant” anlamına gelen fasya; vücut içinde kasların üzerini örten, kasları ve iç organları birbirinden ayıran, bağlayan ve sabitleyen kolajen zar yapılı bir bağ doku katmanıdır. Katmanlarına ve fonksiyonlarına göre birbirinden çeşit olarak ayrılır. @@ Tendon ya da kiriş; vücutta kas dokuyu kemik dokuya bağlayan sert, gergin, oldukça güçlü bant yapısında sıkı fibröz bağ dokuya verilen addır. Kolajen yapılı tendonlar ligamentlere benzer özellik gösterir. Aradaki fark ligamentlerin kemikleri birbirine bağlamasıyken tendonlar kasları kemiklere bağlarlar. Tendonların gözesel bileşenleri tenosit (tendon gözeleri) ve fibroblastlardır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- GÜÇ/DAYANIKLILIK/DENGE:
KOL/DA
ile/ve/değil/||/<>/< BACAK/TA

( Yüzmede[özellikle suyun üstünde durmada], tutunma ve tırmanmada kolun gücüne değil bacakların gücüne ve olanaklarına yönelmek/odaklanmanın önceliği ve farkındalığı... )

- KOLESTEROL[Fr. < CHOLESTEROL]/KOLESTERİN[Fr. < CHOLESTERINE] ile/değil KOLESTEROLÜN ARTMASI

- KOLESTEROL ile TRİGLİSERİT

( Göze zarının yapısında bulunan lipid. İLE Enerji depolayan yağ molekülü. )

- KOLİGATİF ile/||/<> KONSTİTÜTİF

( Koligatif sayıya bağlı ΔTf İLE konstitütif yapıya bağlı. )
( Formül: Van"t Hoff faktörü )

- KOLİN ASETİLTRANSFERAZ[İng. CHOLINE ACETYLTRANSFERASE] ile/||/<> ASETİLKOLİN[İng. ACETYLCHOLINE]

( Kolini, asetilkoline sentezleyen enzim. @@ Bazı nöronların sinapslarında bulunan bir tür sinirsel aktarıcıdır. Kısaca "ACh" olarak bilinir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KOLİN ile/ve/||/<> KARNİTİN

( Yumurta tüketimi ile alınır. İLE/VE/||/<> Et, süt ve süt ürünleri, enerji içecekleri ile alınır. )
(



)

- KOLLAPS[İng. COLLAPSE] ile/||/<> SENKOP[İng. SYNCOPE]

( (Genel) Fizyolojik işlev ya da yapıda ani ve ciddi bir bozulma. (Tıp) Senkop (bayılma) ya da bilinç kaybı olmaksızın postural kas tonusu kaybı gibi çeşitli bilinç kaybı biçimleri. @@ Bayılma ya da "kendinden geçme" olarak bilinen, kısa süreli bilinç kaybını tanımlamak için kullanılan bir tıbbi terimdir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KOLLİGATİF ÖZELLİK ile/||/<> KİMYASAL ÖZELLİK

( Kolligatif sayıya, kimyasal yapıya bağlıdır )
( Formül: Kaynama noktası yükselmesi )

- KOLLİGATİF ÖZELLİK ile/||/<> YOĞUN ÖZELLİK

( Kolligatif parçacık sayısına, yoğun madde miktarından bağımsız. )
( Formül: ΔTf İLE yoğunluk )

- KOLMOGOROV İLE COX İLE DE FİNETTİ ile/||/<> OLASILIK AKSİYOMLARI

( Olasılık kuramınin farklı temelleri. )
( Formül: P(Ω) = 1 İLE P(A∪B) = P(A) + P(B) if A∩B = ∅ )

- KOLOİDAL ile/||/<> GERÇEK ÇÖZELTİ

( Koloidal çözeltilerde parçacıklar 1-1000 nm arası, gerçek çözeltilerde moleküler boyutta )
( Graham tarafından 1861 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1805-1869) (Ülke: İskoçya) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Graham yasası, kolloid kimyası) )

- KOLONİ[Fr. < COLONIE] ile/ve/||/<> KOLONYAL[Fr. < COLONIAL]

( Sömürge. | Göçmen topluluğu ya DA bu topluluğun yerleştiği yer. | Bir ülkede bulunan küçük yabancı topluluğu. | Birlik durumda yaşayan aynı türden organizmaların oluşturduğu topluluk. İLE/VE/||/<> Sömürgeyle ilgili. | Sömürgede yaşayan. )

- KOLONİ ile SİMBİYOZ

( Bir arada yaşayan ve iş birliği yapan organizmalar topluluğu. İLE İki organizma arasında karşılıklı yarar sağlayan ilişki türü. )

- KOLŞİSİN TEDAVİSİ (BEHÇET) ile/||/<> KORTİKOSTEROİD TEDAVİSİ (BEHÇET)

( Kolşisin hafif-orta Behçet için İLE kortikosteroid şiddetli tutulum için kullanılır. Kolşisin nötrofil aktivitesini azaltır İLE kortikosteroid genel inflamasyonu baskılar. Kolşisin yan etkileri az İLE kortikosteroid uzun dönem komplikasyonlar yapar. )
( Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1889-1948) (Ülke: Türkiye) (Alan: Dermatoloji, İmmünoloji) (Önemli katkıları: Behçet hastalığını 1937 yılında tanımladı. Üçlü semptom kompleksini (ağız yaraları, genital yaralar, göz iltihabı) bir hastalık olarak ortaya koydu. İsmini taşıyan ilk Türk doktor.) )

- KOMA ile/<>/> "BİTKİSEL" "YAŞAM"/DURUM ile/<>/> KİLİT DURUM

- KOMENSALİZM ile MUTUALİZM

( Komensalizm, bir canlının yarar sağladığı, ötekinin etkilenmediği ilişki türü. İLE Mutualizm, iki canlının karşılıklı yarar sağladığı ilişki türü. )

- KOMENSALİZM ile/||/<> MUTUALİZM

( Komensalizm tek yarar İLE mutualizm karşılıklı yarardır )
( Formül: +/0 İLE +/+ )

- KOMENSALİZM ile/||/<> PARAZİTİZM

( Komensalizmde bir tür yarar diğeri etkilenmezken İLE parazitizmde bir tür yarar diğeri zarar görür )
( Formül: Simbiyotik ilişki )

- KOMMENSALİZM ile/||/<> AMENSALİZM

( Kommensalizm +/0 tek fayda zarar yok İLE amensalizm 0/- tek zarar. )
( Formül: Neutral benefit İLE neutral harm )

- KOMPAKT UZAY ile/||/<> HAUSDORFF UZAYI

( Kompakt her açık örtüden sonlu alt örtü, Hausdorff farklı noktalar ayrılabilir )
( Formül: Heine-Borel teoremi İLE T₂ ayırma aksiyomu )

- KOMPAKT ile/||/<> BAĞLI

( Kompakt her açık örtüden sonlu alt örtü İLE bağlı iki açık ayrık yok. )
( Formül: Cover İLE separation )

- KOMPAKT ile/||/<> NON-KOMPAKT

( Kompakt kümeler kapalı ve sınırlı İLE non-kompakt kümeler bu özelliklerden birini taşımaz )
( Heine tarafından 1872 yılında keşfedildi/formüle edildi. (Ülke: Bilinmiyor) (Alan: matematik) )

- KOMPETİTİF İNHİBİSYON ile/||/<> NON-KOMPETİTİF

( Kompetitif aktif bölge yarışma, non-kompetitif başka bölge. )
( Formül: Km artar İLE Vmax azalır )

- KOMPLEKS ile KARMAŞA/KARMAŞIK


- KOMPLEKS ile RAFİNE

- KOMPLEKS ile/||/<> SAYI

( Kompleks sayıların sistematik kullanımı )
( Rafael Bombelli tarafından 1572 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1526-1572) (Ülke: İtalya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Karmaşık sayılar) )

- KONAK ile KONAK ile Konak

( Büyük ve gösterişli ev. | Vali, kaymakam gibi yüksek dereceli devlet görevlilerinin resmî konutu. | Konakçı. | Araçla bir günde alınan yol. | Yolculukta geceyi geçirmek için inilen, konaklanılan yer. İLE Kundak çocuklarının başlarında görülen kepek tabakası. | Gözde oluşan ince tabaka. İLE İzmir iline bağlı ilçelerden biri. )

- KONDANSATÖR[İng. CAPACITOR] ile/||/<> KAPASİTÖR[İng. CAPACITOR]

( Elektrik enerjisini elektrik alanı biçiminde depolayabilen iki iletken plaka arasına yalıtkan bir madde (dielektrik) yerleştirilerek oluşturulan elektronik bileşen. Geçici olarak elektrik yükü depolama kapasitesine sahiptir ve bu özellikten dolayı devrelerde enerji depolama, filtreleme ve zamanlama gibi çeşitli amaçlar için kullanılır. Kondansatörün birimi faraddır (F) ve kapasite değeri (C) ile ölçülür. @@ Birbirine yakın ve yalıtılmış iki iletkenden oluşan, elektrik enerjisini depolamak için kullanılan bir devre elemanıdır. Kondansatör olarak da bilinir. Kondansatörlerin basit bir örneği, paralel plakalı kondansatördür. İletkenlerden birinde toplam yükü +Q olan pozitif yükler, diğerinde ise toplam yükü -Q olan negatif yükler birikirse bu kondansatörün yükünün Q olduğunu söyleriz.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KONDO İLE RKKY İLE DOUBLE EXCHANGE ile/||/<> MANYETİK ETKİLEŞİMLER

( Malzemelerdeki manyetik mekanizmalar. )
( Formül: TK ~ exp(-1/Jρ) )

- KONDRİKTHYES ile/||/<> OSTEİKTHYES

( Kondrikthyes kıkırdak balık İLE osteikthyes kemik balık. )
( Formül: Cartilage İLE bone fish )

- KONDUKTOMETRİK SENSÖR ile/||/<> POTANSİOMETRİK SENSÖR

( Konduktometrik sensör elektrik iletkenlik değişimini ölçerken İLE potansiometrik sensör potansiyel farkı ölçer )
( Formül: σ = 1/R )

- KONDÜKTÖR ile/||/<> İZOLATÖR

( Kondüktörler elektriği iletirken, izolatörler elektriği iletmez )
( Faraday tarafından 1833 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1791-1867) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Kimya) (Önemli katkıları: Elektromanyetik indüksiyon, elektroliz) )

- KONFORMER İLE KONFİGÜRASYON İLE KONSTİTÜSYON ile/||/<> İZOMERİ TÜRLERİ

( Moleküllerin farklı düzenleme biçimleri. )
( Formül: ΔE = RT ln K )

- KÖNGÜZ ile/||/<>/< GÜBRE
[<

( Gübre yığını.[Dışkının ve sidiğin karışıp kaynaştığı bir öbek.] İLE/||/<>/< ... )

- KONJENİTAL/CONGENITAL[İng.] değil/yerine/= DOĞUŞTAN

( Doğuştan olan sayrılıklar. )

- KONJUGASYON[İng. CONJUGATION] ile/||/<> F FAKTÖRÜ (DÖLLEME FAKTÖRÜ)[İng. F FACTOR (FERTILITY FACTOR)] ile/||/<> F- (EKSİ) SUŞ[İng. F- (MINUS) STRAIN] ile/||/<> F' (F-ÜSSÜ) FAKTÖRÜ[İng. F-PRIME FACTOR] ile/||/<> F+ (ARTI) SUŞ[İng. F+ (PLUS) STRAIN]

( Tek gözeli organizmalarda, tamamlayıcı cinsiyetler arasında geçici göze teması ve Paramecium aurelia'da olduğu gibi genetik malzeme değişimi ya da bakterideki gibi tek yönlü gen transferi. @@ Bakterilerde eşey etmeni olarak rol oynayan transfer edilebilen plazmittir. Çift iplikli ve çembersel yapıda olup yaklaşık olarak 94000 baz uzunluğundadır. Konjugasyon ve kromozomal gen transferleri, F etmeni taşıyan F+ bakteri ile F etmeni taşımayan F- bakterinin yan yana gelip alıcı gözeye F faktörünün aktarılmasıyla gerçekleşir. @@ F etmeni içermeyen suştur.Konjugasyon esnasında "alıcı" olan E. coli suşu F etmeni içermez. @@ F etmeni yalnızca konjugasyonla ilgili genleri içerirken, buna ek olarak bakteri genomuna ait parçalar da içeren plazmit F' (F-prime) etmeni olarak tanımlanır. @@ F etmeni içeren suştur.Konjugasyon esnasında "verici" olan E. coli suşu F etmeni içerir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KONJUGASYON ile/||/<> TRANSFORMASYON

( Konjugasyon göze teması İLE transformasyon serbest DNA alımıdır )
( Formül: Pilus İLE serbest )

- KONSANTRASYON[İng. CONCENTRATION] ile/||/<> AŞIRI METAL BİRİKTİRİCİLER[İng. METAL HYPERACCUMULATORS] ile/||/<> DERİŞİM[İng. CONCENTRATION] ile/||/<> DİFÜZYON[İng. DIFFUSION] ile/||/<> HİPOTONİK[İng. HYPOTONIC]

( Bir ortamda bulunan belirli bir maddenin kütle ya da hacminin içinde bulunduğu ortamın kütle ya da hacmine oranı. "Derişim" olarak da bilinir. @@ Öldürücü konsantrasyonlardaki toksik elementleri çevrelerinden tedarik ederek dokularında aktif halde depolayan bitkiler. @@ Konsantrasyon. Bir ortamda bulunan belirli bir maddenin kütle ya da hacminin içinde bulunduğu ortamın kütle ya da hacmine oranıdır. @@ Maddelerin daha yüksek konsantrasyonlu ortamdan düşük konsantrasyonlu ortama doğru yayılmasına verilen addır. Difüzyona neden olan yoğunluk farkı olduğu için iki ortamdaki yoğunluk eşitlenene kadar difüzyon geçişi devam eder. Difüzyon, maddenin bütün hallerinde farklı hızda ve özellikte görülmektedir. Difüzyon, kolaylaştırılmış difüzyon ve basit difüzyon olarak ikiye ayrılır. @@ Hücrenin bulunduğu ortamın konsantrasyonunun kendisinden düşük olması. Yunanca "arasında, az ve altında" anlamına gelen "hypo" ile "gerilebilen" anlamına gelen "tonikos" kelimelerinden gelmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KONSANTRASYON İLE MOLARİTE İLE MOLALİTE İLE NORMALİTE İLE MOL KESRİ ile/||/<> DERİŞİM BİRİMLERİ

( Çözeltilerde çözünen madde miktarını ifade eden farklı birimlerdir. )
( Formül: M = n/V İLE m = n/mçözücü İLE χᵢ = nᵢ/Σn )

- KONSANTRASYON/CONCENTRATION[İng.] değil/yerine/= GÖZEÇLENME/YOĞUNLAŞMA/DERİŞİM

- KONSTİTÜTİF ile/||/<> İNDÜKLENEBİLİR

( Konstitütif sürekli açık, indüklenebilir uyarıyla açık. )
( Formül: Always on İLE stimulus-dependent )

- KONTAK AÇISI ile/||/<> YÜZEY ENERJİSİ

( Kontak açı ıslanma )
( Formül: θ İLE γ )

- KONTRAKSİYON[İng. CONTRACTION] ile/||/<> KONTRAKTİLİTE[İng. CONTRACTILITY] ile/||/<> KONTROL ÇAPRAZLAMASI[İng. TEST CROSS] ile/||/<> KONTROL GRUBU[İng. CONTROL GROUP]

( Kasın istemli ya da istemsiz kasılması durumu.[1] @@ Kontraktilite (kasılabilirlik), özellikle kasların ya da benzer aktif biyolojik dokunun kendi kendine kasılma yeteneğini ifade eder. @@ Fenotipi bilinen, fakat genotipi bilinmeyen bir bireyin genotipini bulmak amacıyla yapılan çaprazlama yöntemi. Bu yöntem için fenotipi bilinen fakat genotipi bilinmeyen bir canlı ile homozigot çekinik bir birey çaprazlanır. Bu çaprazlama sonucunda oluşan bireylere bakılarak genotipi bilinmeyen bireyin genotipi belirlenir. @@ Kıyaslama yapılmasını sağlayan bir referans grubu. Bir deney içerisinde, deney grubunun etkilendiği tüm değişkenlerden biri hariç her birine tabi olan grup. Bu tek hariç olan etken, deneyin sonucunda araştırılan şeyin nedeni olması beklenen unsur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KONUK ile/değil/||/<> KONAK/ÇI

( Bir yere ya da birinin evine kısa bir süre kalmak için gelen kişi. | Konakçının üzerindeki asalak. İLE/||/<> Asalağın erginini ya da gelişim evrelerinden herhangi birini taşıyan canlı. | Sefere çıkan askerlerin önünden gidip konak yeri sağlamakla görevli subay. | Toplu olarak yapılan yolculukta konak yeri sağlamakla görevli kişi. )

- KONUM ile/||/<> YER DEĞİŞTİRME (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Konum anlık yer, yer değiştirme konum farkıdır )
( Formül: x İLE Δx=xson-xilk )

- KONVEKS İLE KONKAV İLE STAR-SHAPED ile/||/<> ŞEKİL ÖZELLİKLERİ

( Geometrik cadlerin dışbükeylik özellikleri. )
( Formül: f(λx + (1-λ)y) ≤ λf(x) + (1-λ)f(y) )

- KONVEKS KÜME ile/||/<> KONKAV KÜME

( Konveks içindeki iki nokta arası doğru içerde, konkav dışarı çıkabilir )
( Formül: λx + (1-λ)y ∈ S İLE ∀λ∈[0 ile1] (konveks) )

- KONVEKS ile/||/<> KONKAV

( Konveks fonksiyonlar aşağı bükey İLE konkav fonksiyonlar yukarı bükey )
( Jensen tarafından 1906 yılında keşfedildi/formüle edildi. (Ülke: Bilinmiyor) (Alan: matematik) )

- KONVEKSİYON ile/||/<> KONDÜKSİYON

( İki farklı ısı transfer yöntemi: konveksiyon akışkanlarla İLE kondüksiyon doğrudan temasta )
( Fourier tarafından 1822 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1768-1830) (Ülke: Fransa) (Alan: Matematik, Fizik) (Önemli katkıları: Fourier serileri, ısı transferi) )

- KONVERJANS ile/||/<> DİVERJANS

( Konverjan seriler bir değere yaklaşır, divergan seriler yaklaşmaz )
( Cauchy tarafından 1821 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1789-1857) (Ülke: Fransa) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Limit teorisi, analiz) )

- KONVERJANT EVRİM ile/||/<> DİVERJANT EVRİM

( Konverjant benzer çevre benzer yapı, diverjant farklılaşmadır )
( Formül: Benzeşme İLE ayrışma )

- KOORDİNASYON BİLEŞİĞİ ile/||/<> İYONİK BİLEŞİK

( Koordinasyon merkez-ligand, iyonik katyon-anyon bağıdır )
( Formül: [Fe(CN)₆]⁴⁻ İLE NaCl )

- KOPARMAK ile/ve/değil/||/<>/< YOLMAK

- KOPYALAMA[İng. REPLICATION] ile/||/<> PRİMER (ÖNCÜL)[İng. PRIMER] ile/||/<> TEKRARLAYAN DNA[İng. REPETITIVE DNA]

( Var olan DNA molekülünün bir kopyasını yapma. @@ DNA sentezinin başlamasını sağlayan nükleik asit dizisidir. Polimerin "3' ucu"na DNA polimeraz bağlanır ve tepkimeleri (DNA kopyalama/replikasyonu) başlatır. @@ Kromozom DNA'sının anlamı olmayan DNA zinciri parçalarıdır. Normalde herhangi bir işlevleri yoktur; ama kromozoma başlık oluşturarak (capping) kopyalamanın ardından gerçekleşebilecek genetik bilgi kayıplarını önler (çünkü dizinin 3' sonunda bir sarkıntı oluşuma neden olur). Tekrarlayan dizinler DNA zincirinin herhangi bir yerinde görülebilir.İnsan genomunun %20'si tekrarlayan DNA dizinlerinden oluşur. DNA zincirnin sonunda tekrarlayan dizilere telomer denir. DNA kopyalanırken zincirin son kısımları kopyalanamaz ve bu nedenle telomerler kısalır. Yaşlılığın ve ölümün bundan kaynaklandığı düşünülmektedir. Hücresel aktivitelerde görevli olmadıkları için işlevsel bir kayıp oluşmaz.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KÖR NOKTA[İng. BLIND SPOT] ile/||/<> OPTİK[İng. OPTICS]

( Her bir gözün görme alanı içinde retinada optik diske (göz sinir başları) denk gelen küçük alan. Bu alanda fotoreseptör bulunmadığından bu alanda görüntü algılaması yapılamaz. @@ Işık özelliklerini, hareketlerini, ışığın ölçümünü, sınıflandırılmasını ve ışığın etkileşimini inceleyen fiziğin alt dalı. Günlük hayatta ve teknolojide sıklıkla yararlanılan optik, gözle görülebilen ışık dalgalarının yanı sıra gözle görülemeyen kızılötesi ve morötesi ışık dalgalarının hareketlerini incelemektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KORDALILAR[İng. CHORDATES] ile/||/<> NOTOKORD[İng. NOTOCHORD] ile/||/<> PROTOKORDATA[İng. PROTOCHORDATA]

( Gelişimlerinin bir kısmında notokord bulunduran canlılar. Notokord, tamamen geliştiğinde vücut boyunca uzanan bir çubuktur. Vücudunu sertleştirir ve hareket esnasında destek görevi görür. Tüm kordalılar omurgalı değil. @@ Embriyonik mezodermde oluşan ve omurgalı embriyoların ön-arka yönünü sağlayan sopa biçiminde uzantı. Aynı zamanda sinir sistemi, iskelet ve çoğu kasın oluşumunu başlatır. @@ Kordalılar şubesinin yarım kordalılar, gömlekliler ve başı kordalılar alt şubelerini içeren bölümüdür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KORELASYON[Fr. < CORRELATION]["KOLERASYON" değil!] değil/yerine/= BAĞINTI

( Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ. | Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık. | İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü, deneştirme. | İki ya da daha fazla değişken arasındaki bağıntı. | Görelilik. | İki ya da daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık ya da eşitlik. )

- KORELASYON ile/||/<> NEDENSELLİK

( Korelasyon ilişki İLE nedensellik sebep-sonuçtur )
( Formül: İlişki İLE sebep )

- KÖRELMİŞ ORGANLAR[İng. VESTIGIAL ORGANS] ile/||/<> KÖRELMİŞ YAPILAR[İng. VESTIGIAL STRUCTURES]

( Yakın akraba türlerde tam işlevli biçimde bulunan, ancak diğer akrabalarda artık bu işlevini yitirmiş ya da kısmen kaybetmiş olan organlar. @@ Yakın akraba türlerde tam işlevli biçimde bulunan, ancak diğer akrabalarda artık bu işlevini yitirmiş ya da kısmen kaybetmiş olan yapılar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KORNEA[İng. CORNEA] ile/||/<> GÖZ SIVISI[İng. AQUEOUS HUMOR] ile/||/<> GÖZ SÜMÜKSEL ZARI[İng. CONJUNCTIVA] ile/||/<> İRİS[İng. IRIS]

( Gözün ön kısmını kaplayan ve yaklaşık 12 milimetre olan şeffaf zar. Kenarları dışında kan damarı içermez, ancak sinirler bulundurur ve temasa karşı oldukça hassastır. @@ Aqueous humor siliyer uzantılar tarafından, kan sıvısının süzülmesiyle oluşur. Kornea ve iris arasındaki boşluğu doldurur ince, sulu bir sıvıdır. Bu sıvı göz içi basıncını oluşturur, kornea ve lensini besler ve göze şeklini verir. @@ Göz kapaklarının iç kısmını ve göz küresinin kornea dışındaki ön kısmını örten mukozal bir yapıdır. Kısımları şöyle ayrılır; Palpebral konjuktiva göz kapaklarının iç yüzeyini kaplar, oküler (bulbar) konjuktiva da gözün ön tarafında bulunur ve forniks konjoktiva kendi üzerine kıvrılarak oluşmuş bir tabakadır. @@ Gözbebeğini çevreleyen ve göze rengini veren kaslı bölge. Lensin önünde ve korneanın arkasında bulunur. İriste bulunan kaslar, gözbebeğinin boyutunu kontrol eder ve retinaya ne kadar ışığın ulaşacağını ayarlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- [ne yazık ki]
"KORONA SALAK(KORONASALAK)/COVIDIOT"
ile/ve/||/<> "KORONA NARSİST(KORONARSİST)"

( "Bana/bize bir şey olmaz" diyerek çoğu kişiye virüs bulaştıranlar. İLE/VE/||/<> "Kendileri dışında kimseye bulaşıp bulaşmadığını önemsemeyenler." )

- KORPUSKÜL[İng. CORPUSCLE] ile/||/<> ANTİSERUM

( Genellikle, vücudun en ufak gözeleri olan alyuvarları belirtmek için kullanılan kelime. Bunun dışında, boyutları çok küçük, ancak belirgin nitelik ve özelliklere sahip olan cisimleri tanımlamak amacıyla da kullanılır. @@ İmmunize edilen canlıların kanından elde edilen ve içinde antikor bulunan (korpusküler element içermeyen) sıvı kısım, serum.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KORTEKS İLE LİMBİK İLE BEYİN SAPI ile/||/<> BEYİN BÖLGELERİ

( Üç temel beyin organizasyon seviyesi. )
( Formül: Neokorteks: 6 katman )

- KORTİZOL ile/||/<> ADRENALİN

( Kortizol uzun stres kortikosteroid İLE adrenalin kısa katekolamin. )
( Formül: Long-term İLE short-term stress )

- KORTİZOL ile KORTİZON[Fr. < CORTISONE]

( Yaralanmanın, korkunun ya da soğuğun yol açtığı stresler sonucu gövdede şeker yapımını hızlandıran böbrek üstü bezi kabuğunun salgıladığı, şeker, protein ve yağ metabolizmasına etki eden hormon. [Doğal, organik.] İLE Yapay, sentetik. [İlâç.] )

- KORUMA BİYOLOJİSİ ile/||/<> RESTORASYON EKOLOJİSİ

( Koruma mevcut koruma, restorasyon hasarı onar. )
( Formül: Preserve İLE restore )

- KORUNMA BİYOLOJİSİ ile RESTORASYON EKOLOJİ

( Yok olma tehlikesi altındaki türleri ve ekodüzenleri korumaya odaklanan bir bilim dalı. İLE Degrade olmuş ya da yok edilmiş ekodüzenleri eski duruma döndürmeye odaklanır. )

- KÖŞE ile KÖSE

- KÖSNÜ, ŞEHVET = LUST[İng.] = LUBRICETÉ[Fr.] = LÜSTERNHEIT[Alm.] = LIBIDO[Lat.]

- KOSTİK[Fr. < CAUSTIQUE] değil/yerine/= DOKU YAKAN

( Hayvan ve bitki dokularını yakan, aşındıran. )

- KOŞUCU KAFASI[İng. RUNNER'S HIGH] ile/||/<> ÖFORİ[İng. EDUPHORIA]

( Uzun bir egzersizin ardından bazı insanların coşku, öfori hissi yanında azalmış anksiyete ve acı hissetme kabiliyetinde azalma biçiminde tanımlanabilecek his yaşama durumu. Bu durumun artan endorfin hormonuyla ilgili olduğu düşünülüyor. @@ Aşırı mutlu, heyecanlı ve özgüvenli olma hali. Kişi yoğun neşe ve heyecan yaşamakta olup bunların düzeyi, koşulların gerektirdiklerinden çok daha fazladır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KÖTÜ KOKU ÖNCE TEMİZ OLMAK/TUTMAK

- KOVARYANT TÜREV ile/||/<> KISMİ TÜREV

( Kovaryant eğri uzayda ∇_μ, kısmi düz uzayda ∂_μ. )
( Formül: ∇_μ = ∂_μ + Γ_μ )

- KÖVRE/KÖWRE = LEŞ
[<

( Ölü bir hayvanın, iç örgenleri çürümüş ve kemiklerin üzerinde kurumuş et parçaları kalmış gövdesi. İLE ... )

- KOZ[>< KOR] ile/||/<> KÖZ/KOR

( İyice yanarak ateş durumuna gelmiş kömür ya da odun parçası. İLE/||/<> Küçük kor parçası. )

- KOZA ile/değil KOZALAK

( ÇAM KOZALAĞI: Üremeyi simgeler. )

- KOZAK DİZİSİ ile/||/<> SHİNE-DALGARNO

( Kozak eukaryot ribozom, S-D prokaryot. )
( Formül: Eukaryot İLE prokaryot )

- KOZAK SEQUENCE ile/||/<> SHİNE-DALGARNO SEQUENCE

( Kozak sequence ökaryotlarda translasyon başlangıcıyken, Shine-Dalgarno prokaryotlarda ribozom bağlanma bölgesidir )
( Formül: Translasyon başlama )

- KOZMİK MİKRODALGA ARKA PLAN ile/||/<> YILDIZ IŞIĞI

( Kozmik mikrodalga arka plan Big Bang kalıntı ışıması İLE yıldız ışığı termonükleer füzyon ışımasıdır. CMB 380 bin yıl sonra İLE evrenin en eski ışığıdır. CMB homojen ve izotropik İLE erken evren kanıtıdır. )

- KOZMİK WEB ile/||/<> VOİD

( Web filament galaksi, void boş bölgeler %80 hacim. )
( Formül: Yoğun İLE boş )

- KOZMOLOJİ[İng. COSMOLOGY] ile/||/<> KOZMOGONİ[İng. COSMOGONY]

( Evrenbilim, evren bilimi ya da kozmoloji, bir bütün olarak evreni konu alan bilim dalının ismidir. Her ne kadar kozmoloji sözcüğü nispeten yakın zamanlı bir sözcük olsa da, evren tarih boyunca bilim, felsefe, ezoterizm ve din gibi farklı disiplinler tarafından araştırma konusu olmuştur. Kozmoloji ise bir sözcük olarak ilk kez 1730 yılında Christian Wolff'un Cosmologia Generalis isimli eserinde kullanılmıştır. Çağdaş yazında kozmoloji ya da evrenbilim ile genelde fiziksel kozmoloji kastedilmektedir. Bu bağlamda, kozmologlar kozmoloji çalışmalarının içinde astronominin yanı sıra birçok bilim dalını da kullanırlar; biyolojiden matematiğe kadar... Kozmoloji, evrenin yapısını, tarihini ve geleceğini inceler. Fiziksel evrenin bir bütün olarak kavranıp anlaşılmasını sağlamak amacıyla doğa bilimlerini, özellikle gökbilim ve fiziği bir araya getirir. @@ Evrenin kökeninin araştırması ya da evrenin kökeni ile ilgili teorilere verilen genel isim. Kozmoloji ile karıştırılmamalı. Kozmoloji, bir başka adıyla evrenbilim, evreni inceleyen dal. Bu sebeple evreni genel olarak inceler; evreni doğuşundan sonuna kadar inceler, evrenin doğası ve içerdiklerinin doğasına kadar, evrene dair her şeyle ilişkili. Bundan farklı olarak kozmogoni, sadece evrenin doğuşu ve kökeni ile ilgili. Kozmogoni sadece bilimsel olmak zorunda değil; çağdaş bilimin ortaya çıkışına kadar kozmogoni sıklıkla dini bir karaktere sahipti. Bugün farklı kozmogoni anlayışları incelenirken sıklıkla ayrım yapılır; dini karakterde olan kozmogoniler "dini kozmogoni", bilim bazlı incelemelerse "fiziki kozmogoni" başlığı altında işlenir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KOZMOLOJİK SABİT ile/||/<> KUİNTESSANS

( Kozmolojik sabit sabit karanlık enerji yoğunluğu İLE kuintessans değişken karanlık enerjidir. Kozmolojik sabit Lambda İLE Einstein başlangıçta ekledi sonra çıkardı. Kozmolojik sabit basit İLE kuintessans dinamik alan kuramı gerektirir. )
( Albert Einstein tarafından 1917 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1879-1955) (Ülke: Almanya/ABD) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Görelilik teorisi, fotoelektrik etki) (Nobel: 1921) )

- KOZMOLOJİK SABİT ile/||/<> KUİNTESSENS

( Λ sabit vakum enerjisi, kuintessens değişken skaler alan. )
( Formül: w = -1 İLE w değişken )

- KRANOLOJİ ile KRONOLOJİ

( Kafatası biçimlerini inceleyen insanbilim dalı. İLE Zaman bilimi/dizini. )

- KREBS DÖNGÜSÜ ile/||/<> CALVİN DÖNGÜSÜ

( Krebs mitokondri CO₂, Calvin kloroplast CO₂ fiksasyon. )
( Formül: Katabolizma İLE anabolizma )

- KREM ile/ve/||/<> JEL

- KRİSTAL ALAN KURAMSİ ile/||/<> LİGAND ALAN KURAMSİ

( CFT elektrostatik, LFT moleküler orbital kovalent karakter. )
( Formül: d orbital yarılması )

- KRİSTAL İLE AMORF İLE POLİKRİSTAL ile/||/<> KATI HAL YAPILARI

( Atomik düzen türleri. )
( Formül: Bragg: nλ = 2d sinθ )