( İkicilik. Herhangi bir alanda birbirlerine indirgenemeyen iki başlangıç olduğunu savunan öğretilerin genel adıdır. @@ Düalizm. Herhangi bir alanda birbirlerine indirgenemeyen iki başlangıç olduğunu savunan öğretilerin genel adıdır.
( Durma problemi bir programın durup durmayacağının belirlenmesi İLE karar problemi genel algoritma varlığı sorusudur. Turing durma probleminin çözülemez olduğunu kanıtladı İLE bazı soruların algoritmik çözümü yoktur. )
( Alan Turing tarafından 1936 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1912-1954) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik, Bilgisayar) (Önemli katkıları: Turing makinesi, yapay zeka) )
( René Descartes tarafından 1637 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1596-1650) (Ülke: Fransa) (Alan: Felsefe, Matematik) (Önemli katkıları: Kartezyen koordinat sistemi, cogito ergo sum) )
( Zihnimizin dışındaki nesneler, olaylar ve olguların zihnimize ilişkin süreci duyu verileri ile mümkündür. İnsan zihni, dış dünyaya dair nesnelere duyarlıdır, duyu organlarımız yoluyla elde ettiğimiz belirli türden veriler (koku, ses vb) bilişsel bir süreç eşliğinde zihnimizde işlenir. İşte bu süreci başlatan unsurlara (koku, ses vb) duyu verisi denir. @@ W.K. Clifford’a göre “yetersiz delile dayanarak herhangi bir şeye inanmak her zaman, her yerde ve herkes için yanlıştır. ” Delilciliğin en açık ve katı ifadelerden biri olarak bu gösterilebilir. Delilciler sahip olduğumuz inançların bir delile dayanmadığı sürece yersiz ve güvenilmez olduğunu iddia ederler. Bazı radikal delilciler için bu deliller duyu verisine dayanan empirik verilere ilişkin delilerdir. Diğer yandan delilciliğin en açık farmülasyonu şu şekildedir:
( Düz evren Öklid geometrisi İLE kapalı evren pozitif eğrilik gösterir. Düz evren sonsuz genişleme İLE kapalı evren büzülmeye döner. Gözlemler evren düz İLE kritik yoğunluktadır. )
( Karmaşık biyolojik düzenlerin bütünsel bir biçimde incelenmesine odaklanan bir bilim dalı. İLE Canlılardaki kimyasal tepkimeleri inceleyen bir bilim dalı. Bu iki dalın kesiştiği noktada, gözesel ve moleküler düzeydeki etkileşimler ve metabolik yollar incelenmekte. )
( Başka genlerin görevini başlatan ya da sonlandıran genler. İnsanlarda ve diğer organizmalarda bu genler bazı kimyasalların salınma zamanını kontrol ediyor. Döllenmeden biraz sonra bu genler vücut parçalarının zamanlı oluşumunu kontrol ediyorlar. Aynı zamanda yaşlandıkça vücudumuzda oluşan değişiklikler bu genlerin sorumluluğunda. Düzenleyici genler aynı zamanda homeotik gen de denir. @@ Bir popülasyon içindeki genetik çeşitliliğin belirli bir yönde düzenlenmesi süreci. Düzenliliğin seçilimi, genetik özelliklerle canlının görünüşünü düzenlendiği ve bu düzenlemeler yoluyla da canlının bazı avantajlar sağladığı bir süreçtir. Bu durum, genellikle popülasyonun belirli çevresel koşullara uyum sağlamasıyla ortaya çıkmaktadır.
( Çoğunlukla okuma, yazma ve heceleme ile ilgili sorunlara sebep olan yaygın bir öğrenme güçlüğüdür. Disleksi belirli bir öğrenme güçlüğüdür, yani okuma ve yazma gibi öğrenme için kullanılan belirli yeteneklerde sorunlara neden olur. Disleksi, günlük olarak zorluklar çıkarabilen, yaşam boyu süren bir sorundur. Belirtileri arasında "d" ve "b" ya da "p" ve "q" gibi birbirine benzer harfleri birbirine karıştırmak; okuma zorluğu; imla zorluğu; yabancı dil öğrenme zorluğu; geç konuşma; harfleri, sayıları ve renkleri adlandırma ya da hatırlama zorluğu ve okuma içeren faaliyetlerden kaçınmak bulunur.
( E. coli Nissle 1917 probiyotik bir suş İLE patojenik E. coli hastalık yapıcıdır. Nissle 1917 bağırsak sağlığını korur İLE patojenik suşlar enfeksiyona neden olur. )
( Alfred Nissle tarafından 1917 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1874-1965) (Ülke: Almanya) (Alan: Mikrobiyoloji) (Önemli katkıları: Escherichia coli Nissle 1917 suşunu keşfetti, probiyotik tedavi) )
( Ekolojik boyutta organizmanın uyum başarısını çalışan, organizmanın hayatta kalma başarısını ve üremesini inceleyen, genetik biliminin bir dalıdır. Sahadaki çalışmalar, evrimsel değişikliklerin daha çabuk gözlemlenebilmesi nedeniyle genellikle böcek türleri ve kısa nesil süresi olan canlılar ile yapılmaktadır.
( Seçici çiftleştirme. @@ İnsanla birlikte hareket ettirebilme/yaşatma ve insana zarar vermeyecek biçimde eğitmek. )
( [her biri, yaklaşık olarak]
* REN GEYİĞİ: M.Ö. 12.000
* KÖPEK [Avrasya ve Kuzey Amerika'da]: 12.000
* KOYUN [Güneybatı Asya'da]: 8.000
* AT [Türkistan'da]: M.Ö. 6000 - 8000
* SIĞIR [Güneybatı Asya, Hindistan, Kuzey Afrika'da]: M.Ö. 6000 )
( Ağız-önce (protostom) canlıların deri değiştirme ile bilinen koludur. @@ Kabuk ya da deri değiştirmenin bilimsel literatürdeki adıdır. Dıştaki kütikula tabakasının dökülmesi demektir. Bu sayede sert yapılı dış iskelet bırakılır. Böceklerde ve kabuklularda görülür.
( Öncül mRNA'dan intronların atıldığı ve transkripsiyon sonrası düzenlemeler ile egzonların birbirlerine bağlandıkları sürecin adıdır. @@ 1958 yılında Amerikalı astronom George Ogden Abell tarafından yayınlanan ve 2712 gökada kümesini içeren bir gökadalar kataloğudur. Bir kümenin bu kataloğa eklenmesi için; içinde en az 50 gökada bulundurması ve Abell yarıçapı olarak adlandırılan bölge içinde bulunacak kadar düzenli olmaları gibi belirli kriterleri karşılaması gerekmektedir. Daha tutarlı bir hata payı elde edebilmek için bu kriterler daima uygulanmamıştır. Örneğin, kataloğa yapılan son eklemelerde üye sayısı 50'nin altında pek çok küme bulunmaktadır. @@ Belirli bir gende spesifik silinmeleri, eklemeleri ya da yer değiştirmeleri in vitro biçimde oluşturmak için rekombinant DNA teknolojisinin kullanımıdır. Bu teknik sayesinde herhangi bir konumda istenen herhangi bir amino aside sahip olan proteinlerin üretimi sağlanır. @@ Kırmızı kan gözelerinin yüzeyinde bulunan, A ve/veya B antijenlerinin eklenebildiği karbonhidrat yapı. Bir ekleme yapılmaması halinde kan öbeği O olur. @@ Karnitin; neredeyse tüm canlılarda var olan, biyoyararlanım açısından %10'u geçmeyen, suda kolay çözünen, oda sıcaklığında renksiz ve beyaz bir toz hâlinde bulunan bir amonyum bileşiğidir. Yağ asitlerini enerjiye dönüştürmek için oksitlenmek üzere mitokondriye taşımakta, metabolik atıkları gözelerden uzaklaştırmakta ve enerji metabolizmasını desteklemekte önemli bir role sahiptir. Toksisitesi düşüktür ve suda çözünürlüğü yüksek bir dipolar iyondur. Karnitin iki hâlden biri olarak bulunur: D-Karnitin ve L-Karnitin. Her iki form da canlılar üzerinde aktif role sahiptir ancak sadece L-Karnitin hayvanlarda doğal olarak bulunur. D-Karnitin, L-Karnitin’in aktivitesini inhibe ettiği için toksik etkiye sahiptir.
( Kalıtım araştırmalarında genetik materyalin yavruya geçebilen kısımlarını anlatmak için kullanılan bir terimdir. @@ Kalıtım araştırmalarında genetik materyalin yavruya geçemeyen kısımlarını anlatmak için kullanılan bir terimdir. @@ Genlerin ekleyici etkilerinden ötürü bir popülasyon içerisindeki bireylerin özelliklerinin birbirinden farklı olmasıdır.
( Bir eko düzendeki canlı ve cansız bileşenlerin birbiriyle uyumlu bir biçimde var olması durumu. İLE Bu dengenin bozulması ve ekodüzenin işlevlerini yerine getirememesi durumu. )
( İki farklı eko düzen arasında geçiş bölgesi. İLE Canlıların ve çevresel etmenlerin bir arada bulunduğu ve etkileşimde bulunduğu düzen. İLE Belirli bir alanın dirimbilimsel ve fiziksel özelliklerine sahip küçük eko düzen. )
( Canlı varlıkları yaşadıkları doğal ortamla ilişkileri (toprağın fiziksel kimyasal etmenleri, iklim, barınakların topografyası ve görünüşü, hayvan ve bitki rekabeti) bakımından inceleyen bilimdir. Bunun yanı sıra sosyolojide ve psikolojide de insanların toplumsal ve kültürel çevreleriyle bağlantılarını incelenmesinde de ekolojiye yer verilmiştir. @@ Ortamdan (canlı yaşamayan alan) çevreye (canlıların yaşayabildiği alan) dönüşen bir alandaki bitki örtüsünün, ortamın ekolojik koşullarının değişmesiyle sıralı değişimidir. Süksesyon olarak da isimlendirilir. @@ Mikrobiyolog Martinus Beijerinck tarafından öne sürülen bir prensiptir. Mikrobiyal ekoloji üzerinde çalışan Beiderinck'e göre her şey her yerdedir; çevre seçer. Yani seçilim sadece makro düzeyde değil mikro düzeyde de geçerlidir. @@ Biejernik'in mikrobiyel ekoloji prensibi de denir Her şey her yerdedir, çevre seçer. @@ Canlı varlıkları yaşadıkları doğal ortamla ilişkileri (toprağın fiziksel kimyasal etmenleri, iklim, barınakların topografyası ve görünüşü, hayvan ve bitki rekabeti) bakımından inceleyen bilimdir. Bunun yanı sıra sosyolojide ve psikolojide de insanların toplumsal ve kültürel çevreleriyle bağlantılarını incelenmesinde de ekolojiye yer verilmiştir.
( Canlıların birbiriyle ve çevreleriyle olan ilişkilerini inceleyen bilim dalı. İLE Bir canlının yaşadığı ve gereksinim duyduğu tüm çevresel koşulların bütünüdür. )
( Canlıların birbiriyle ve çevreleriyle olan ilişkilerini inceleyen bilim dalı. İLE Belirli bir bölgedeki bir popülasyonun dinamiklerini inceleyen bir alt dal. )
( Ernst Haeckel tarafından 1866 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1834-1919) (Ülke: Almanya) (Alan: Zooloji) (Önemli katkıları: Ekoloji terimi, biyogenetik yasa) )
( Ekosistem canlı-cansız bütünü İLE habitat yaşam alanıdır )
( Formül: Orman ekosistemi İLE ağaç kovuğu )
( Jacques Charles tarafından 1859 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1809-1882) (Ülke: İngiltere) (Alan: Biyoloji) (Önemli katkıları: Evrim teorisi, doğal seçilim) )
( Bir cismin etrafında döndüğü çizgi, bir tekerlek üzerinde eksen düz olarak merkezden geçer ve her iki tarafta da çıkıntı yapar. Matematikte, bir eksen bir grafiğin dikey ve yatay bölümlerini oluşturan çizgidir; grafiğin anlamını ve ölçü birimlerini ifade eder. @@ Dünyanın kendi eksenindeki dönüşünden kaynaklanan bir kuvvettir. Bu kuvvet, havaya atılan bir futbol topu ya da havada esen rüzgarlar gibi hareketli nesneleri Kuzey Yarımküre'de sağa ve Güney Yarımküre'de sola kaydırır. @@ Hayvan gövdesinin uzunlamasına olan ekseni boyunca aynı organ ya da oluşumların dizi halinde yinelenmesidir. Bu vücut planına sahip canlılarda, birbirini tekrar eden kısımlar, bölütler evrimleşmiştir. Annelidler başta olmak üzere çok sayıda öbeğin özelliğidir. @@ Kuvvetin bir cismi bir eksen etrafındaki döndürme etkisidir. Tork dönme momenti ya da kuvvet momenti olarak da bilinir. Tork Yunan alfabesindeki tau (τττ) harfi ile gösterilir, vektörel ve türetilmiş bir büyüklüktür. Torkun birimi N.m'dir ve matematiksel olarak şöyle gösterilir: @@ Sewall Wright (1931) tarafından ortaya atılan bu kavram, uyarlanmış bireylerin oluşturduğu bir evrim "uzayını" ifade eder. Bir popülasyonun üyeleri arasında uyumluluk farklarını gösterebilmek amacıyla, "uyumluluk sahası" grafiği kullanılır. Genotip ile üreme başarısı arasındaki ilişkiyi görselleştirmek için kullanılan grafikte, düşey eksen uyumluluk başarısını (fitness) gösterir. Ne kadar yüksek olursa o kadar iyidir. Enlem ve boylamsa bireysel tasarımın bazı etmenlerini ele alır. Her çubuk farklı bir genotiptir.
( DNA'daki protein kodlayan bölgedir. İnsanda, bütün genlerin %2 civarını oluştururlar. (Ayrıca Bakınız: Intron) @@ Hücre içindeki büyük moleküllerin göze zarında membran oluşturarak göze dışına atılması süreci. Antik Yunancada "dış" anlamına gelen ἔξω ("éxō") sözcüğü ve gözenin yaptığı bir fenomeni belirten "-cytosis" ekinden gelmektedir.
( Gövdenin tüm kısımlarınınkine nispetle el derisi en dengeli olanıdır, el derisinde, en dengeli olan avuçiçi derisidir. Sonra, sırasıyla parmakların derisi ve onlardan da işaret parmağının derisi ve son olarak en dengeli olan işaret parmağının uc kemiğinin derisidir. Bundan dolayıdır ki, işaret parmağının ve öteki parmakların ucları duyu idraki için en iyi örgenlerdir. )
( André-Marie Ampère tarafından 1820 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1775-1836) (Ülke: Fransa) (Alan: Fizik, Matematik) (Önemli katkıları: Elektrodinamik, amper birimi) )
( Alessandro Volta tarafından 1800 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1745-1827) (Ülke: İtalya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Elektrik pili, volt birimi) )