BİTKİLER [PLANTS]

- YEDİĞİMİZİ ile/ve/||/<> İÇTİĞİMİZİ

( İçelim! İLE/VE/||/<> Yiyelim!
[O kadar çok ve uzun süre çiğneyelim ki, lokmamız, katı değil sıvı duruma gelene gelsin ve yediğimiz şeyi yutma ve ancak içmiş olalım! İçtiklerimizi de, yavaş yavaş, çiğniyormuş gibi yutalım!] )

- YEDİVEREN

( Yılda birkaç kez meyve veren ya da çiçek açan.[asma, gül vb.] )

- YEMEK ile/ve/||/<> İLAÇ

- YEN ile YEN ile YEN[Jap.]

( Giysi kolu. @@ Yılanyastığıgiller, muzgiller gibi bazı bitki ailelerinde, çiçeklerin üzerinde bir örtü gibi duran ve çoğu renkli olan bir çiçek yaprağı. @@ Japon para birimi. )

- YENİ-ESKİ ile/değil TAZE-BAYAT

- YENİ ZELANDA'NIN İKİ TEMEL SİMGESİ:
KİVİ KUŞU
ve/+/||/<> EĞRELTİ OTU

- YENİBAHAR

( Mersingillerden, Amerika'nın sıcak bölgelerinde yetişen bir bitki. | Bu bitkinin olgunlaştıktan sonra kurutulup bahar olarak kullanılan meyvesi. )

- YENİDÜNYA ile Yenidünya

( Maltaeriği. | Renkli ya a sırlı sırçadan yapılan, süs olarak asılan top. İLE Amerika anakarası. )

- YER FISTIĞI/ARAŞİT[Fr. < ARACHIDE] ile ŞAM FISTIĞI

- YERÇEKİMİ ile YEREDOĞRULUM/YEREYÖNELİM/JEOTROPİZMA/GEOTROPİZMA

( Yer kütlesinin çekimi etkisiyle bir cismin, türlü bölümlerine uygulanan güçlerin bileşkesi. İLE Bitkilerde, kök ve sapların, yerçekimi etkisi ile belirli bir doğrultu almaları özelliği. )

- ... değil YERELMASI

- YERELMASI ile BADAT

( Bileşikgillerden, köksapları yumru durumunda olan bir bitki. | Bu bitkinin, besin olarak yararlanılan köksapı. İLE Bileşikgillerden, şekeri çok, bir tür yerelması. )

- YERPIRASASI = ASLANKUYRUĞU

( Ballıbabagillerden, eskiden hekimlikte, terletici olarak kullanılan bir bitki. )

- YERYÜZÜ YAŞAMI ile ...

( TERRESTIAL LIFE )

- YEŞİL ALAN ile/ve/||/<>/> BAHÇE

- YEŞİL ZEYTİN ile ÇEKİŞTE

( ... İLE Tuzla terbiye edilmiş yeşil zeytin. )

- YEŞİL ZEYTİN'DE:
KIRMA
ile/değil/<>/> KALAMATA

- YEŞİLBİBER değil YEŞİL BİBER

- YEŞİLLENME ile YEŞERME

- YEŞİLSOĞAN değil YEŞİL SOĞAN


- YIĞIN ile LODA/NODA

( ... İLE Küme, yığın. | Demet. | Taneli ya da tanesiz saman yığını. | Üzeri toprak ya da otla örtülmüş saman yığını. )

- YIĞIN ile/ve/||/<>/> TINAZ

( ... İLE/VE/||/<>/> Dövülerek savrulmaya hazırlanan ekin yığını. )

- YILANYASTIĞI

( Yılanyastığıgillerden, sulak ve nemli yerlerde yetişen, köksapında süt görünüşünden, yakıcı ve acı bir özsu bulunan, zehirli bir bitki. )

- YILDIZÇİÇEĞİ = DALYA

( Bileşikgillerden, çiçekleri katmerli, yıldız biçiminde ve türlü renkte bir süs bitkisi. )

- YILLIK BİTKİ ile UZUN SÜRELİ BİTKİ

- YİYECEK ile/ve/||/<>/> YEMEK

- YOK OLMA ile/ve/değil/yerine/||/<> BOZULUŞ/DAĞILMA

- YOKSULLARIN "KURABİLDİĞİ", ANCAK ...:
HAYAL
ve/||/<> TURŞU

- YONCA ile EKŞİYONCA

( Baklagillerden, başak durumundaki, çiçekleri kırmızı ya da mor renkli, hayvanlara yem olarak yetiştirilen çayır bitkilerinin genel adı. İLE Ekşiyoncagillerden, çok yıllık, otsu bitki. )

- YONCA ile TAVŞANBIYIĞI

( ... İLE Bir tür yonca. )

- YONCA ile ÜÇGÜL/YABANYONCASI/TİRFİL[Yun.]

- YONCA ile YONGA/KAMGA/ÇİP[İng. CHIP]

( Baklagillerden, başak durumundaki çiçekleri kırmızı ya da mor renkli, çayır bitkilerinin genel adı. İLE Kesilen, yontulan ya da rendelenen bir şeyden çıkan parça. | Çip. )

- YÖNTEM, METOD, SİSTEM = TARÎK = MÉTHODE, SYSTÈME

- YOSUN ile FUKUSGİLLER

( Suyosunlarından, gelgitli denizlerin kayalıklara yakın yerlerinde yetişen, esmer bir yosun. )

- YOSUN ile KETENCİK

( ... İLE Deniz yosununun ince bir cinsi. | Turpgillerden, küçük sarı çiçekli, yağlı bir bitki.[Chamaelina sativa] | Bu bitkiden elde edilen, sabun yapımında ve ressamlıkta kullanılan bir yağ. )

- YOSUN ile PASİFİK YOSUNU

( Sularda yetişen, ilkel yapıdaki örneklerine verilen genel ad. İLE Patagonya'da. )

- YOSUN ile SFAGNUM

( ... İLE Bataklıklarda, nemli yerlerde, kümeler durumunda yetişen, küçük yapraklı bir tür yosun. )

- YOSUN ile/değil SU MERCİMEĞİ

( ... İLE Su mercimeğigillerden, mercimeğe benzeyen, yaprakları, suların yüzünü kaplayan bir su bitkisi. )
( )

- YOSUN ile TEMRİYE

( ... İLE Kara yosunu. | Deride yer yer küme durumundaki birtakım kabartılarla kendini gösteren hastalık. )

- YOSUN ile/ve/<> YOSUNCUL

( Sularda yetişen, ilkel yapıdaki örneklerine verilen genel ad. İLE/VE/<> Yosunla beslenen ya da yosunların içinde yaşayan. )

- YÜKSEK ATEŞTE(HARLIDA) ISITMAK ile/değil/yerine KISIK ATEŞTE ISITMAK

- YÜKSELEN GÖVDE = SÂK-I SÂ'İD = TIGE MONTANTE, TIGE ASCENDANTE

- YULAF ile BROM

( ... İLE Yabani yulaf. )

- YULAF ile ÇAYIRYULAFI

( ... İLE Buğdaygillerden, yulafa benzeyen bir kır bitkisi. )

- YUMURTALIK = MEBÎZ = OVAIRE

- YUMUŞAK ODUN, GÖVDE ODUNUNUN DIŞ TABAKASI = HAŞEB-İ KÂZİB = AUBIER

- YÜNLÜGELİN ile/değil DENİZLİ YÜNLÜGELİNİ

( Denizli'nin, Çameli ilçesi sınırlarında bulunmuştur. )

- Z: YAŞAM/HAYAT ve/||/<> ZÕIO[< ZÕION]: CANLI

- ZÂD[çoğ. EZVÂD/EZVİDE/ZEVÂD] ile ZÂD[Ar. < ZİYÂDET] ile ZÂT ile ZÂT ile -ZÂD[Fars.]

( Azık, yiyinti. İLE Çoğalsın, artsın. İLE Kendi. | Asıl, öz, cevher. | Saygıya değer kişi. İLE Sahip, mâlik[hanım][ )

- ZÂHİR-ÜZ-ZENEB[Ar.] =/ile URODÈLES[Fr.] =/ile ...

( Kuyruklular. )

- ZAHR[Fars.] ile/ve/||/<> ZAHR[Ar.]

( Ağu, zehir, sem, yılan/akrep vb. zehiri.[> ZAHRA: Öd, safra, öç, öfke.] İLE/VE/||/<> Çiçek, özellikle sarı çiçek. )

- ZAKKUM[Ar.] değil/yerine/= AĞIAĞACI/AĞIÇİÇEĞİ

( Zakkumgillerden, çiçekleri beyaz ya da pembe renkli, çoğunlukla kurumuş dere yataklarında kendin kendine yetişen, ağılı bir bitki. )

- ZAMAN ile/<> SAMAN

( Evvel. İLE/VE/||/<> Kalbur.
[Evvel, zaman içinde. İLE/VE/||/<> Kalbur, saman içinde.] )

- ZAMBAK ile ADA SOĞANI

( ... İLE Zambakgillerden, soğanından ilaç olarak yararlanılan bazı nesneler elde edilen çok yıllık bir bitki. )

- ZAMBAK ile AFRİKA ZAMBAĞI

- ZAMBAK ile AKÇÖPLEME

( ... İLE Zambakgillerden, yapraklarının uzun, geniş olması, çiçeklerinin güzelliği dolayısıyla bahçe çiçekleri arasına giren zehirli bir bitki cinsi. )

- ZAMBAK ile/= AKZAMBAK

( Zambakgillerden, 90-100 cm. yüksekliğinde, güzel ve iri çiçekli, çok yıllık bir süs bitkisi, top zambak. İLE/= Zambakgillerden, süs bitkisi olarak yetiştirilen, çiçeği diş ve yüz şişlerinin tedavisinde kullanılan bir bitki. )

- ZAMBAK ile ARTVİN ZAMBAĞI

- ZAMBAK ile/||/<> ASPİDİSTRA[Fr.]

( ... İLE Zambakgillerden, genellikle saksıda yetiştirilen, yaprakları doğrudan doğruya topraktan çıkan bir süs bitkisi. )

- ZAMBAK ile İNCİÇİÇEĞİ

( ... İLE Zambakgillerden, temren biçimindeki yaprakları arasında ince bir sap üzerinde, küçük çan biçiminde beyaz çiçekler açan bir süs bitkisi. )

- ZAMBAK ile KUM ZAMBAĞI

- ZAMBAK ile TÜKÜRÜKOTU

( ... İLE Zambakgillerden, 20-30 santimetre yüksekliğinde, küçük, beyaz ya da sarı çiçekli, otsu ve çok yıllık bir bitki. )

- ZAMK[Ar. < ŞAMĞ] ile ARAP ZAMKI/ZAMK-I ARABÎ

( Akasya, kitre, sütleğen vb. ağaçların kabuklarından sızarak donan, eriyiği yapıştırıcı olarak kullanılan, renksiz ya da sarı kırmızımtırak renkte biçimsiz nesne. | Bu nesnenin yapıştırıcı olarak kullanılan eriyiği. İLE Akasyadan elde edilen bir zamk. )

- ZAMK ile LAK/LAKA[İt. < Fars.]

( Akasya, kitre, süsleğen gibi bazı ağaçların kabuklarından sızarak donan, renksiz ya da sarı kırmızımtırak renkte, biçimsiz nesne. İLE Uzakdoğu'da yetişen amerikaelmasından çıkan yapıştırıcı. )
( LAKE: Laka ile cilâlanmış eşya. )

- ZANAAT OLARAK SİMYA ile FELSEFÎ SİMYA ile DİNÎ SİMYA

( Uygulamalar arasında nedensel ilişki kurmadan, herhangi bir teoriye dayanmadan nesneler üzerinde simyevi işlemler yapmak. Burada esas olan nesneleri kullanmaktır. İLE
Belirli bir teoriye dayalı olarak ve nedensel ilişkiler kurarak nesneleri tespit ve tasvir etmek. Burada esas olan nesneler içinde kalmaktır. İLE
Doğaüstü, mistik ve spritüel güçleri de dikkate alarak belirli ritüeller içinde nesneleri anlamaya çalışmak. Burada esas olan nesnelerin doğaüstü güçlerin işaretleri olduğunu anlamaktır. )
( Bolos (M.Ö. II. yy.) simyayı felsefi bir yöntem haline getiren. )
( Zosimus (M.S. III. sonu, IV yy. başı) simyayı bir din haline getiren. )
( İslâm dünyasında ise simya ilk önce felsefî açıdan dikkate alınmıştır. Cabir b. Hayyân sadece madenleri değil bitkileri ve hayvanları da simyanın konusu kılmıştır. Civa ve kükürt teorisini geliştirerek tüm varolanları yekpare bir sistem içerisinde açıklamaya çalıştı. Bunun için bazı sayısal simgeleri kullandı. Aynı zamanda kurduğu laboratuvarlarla felsefi simyadan 'bilimsel simya'ya(kimya'ya) geçiş yaptı. )

- ZANBAK değil ZAMBAK

( Doğruları aşağıdaki biçimdedir! "..." bulunan yerlerde ayrık(yanlış) halini düşününüz! )
( Masumiyeti simgeler. )

- ZAR ile/ve/<> İÇZAR

( ... İLE/VE/<> Çiçektozunu saran iki zardan, içte olanı. )

- ZAR ile İNCE ZAR

- ZAR ile KITMİR

( ... İLE Hurma ile çekirdeğinin arasındaki zar. )

- ZARANZA ile/ve/||/<>/< ZARANZA URGI
[<

( Yalancısafran. İLE/VE/||/<>/< Yalancısafran tohumu. )

- ZARGUNÇMÜD = KAPLANMİSKİ/PELENG MÜŞG[Fars.]
[<

( Bir tür fesleğen. )

- ZARÎ[Ar.] ile ZARÎ[Ar.] ile ZÂRİ'[Ar.] ile ZÂRÎ[Ar.]

( Kanı durmayan damar. İLE Memesi büyük olan. İLE Ekin eken, çiftçi. İLE Ağlayıp sızlama. )

- ZÂT-ÜL-BATNEYN[Ar.] ile BIVENTRE[Fr.] ile ...

( İkikarınlı. )

- ZÂT-ÜL-ESÂBİ'-İL-MÜFREDE[Ar.] ile ONGULÉS[Fr.] ile ...

( Toynaklılar, tektırnaklılar. )

- ZÂT-ÜL-ESÂBİ-İL-MÜZDEVİCE[Ar.] ile ...

( Suaygırı gibi ayakları eşit parmaklarla biten iri hayvanlar. )

- ZÂT-ÜS-SUKABÂT[Ar.] = FORAMINIFÈRES[Fr.] = ...

( Delikliler. )

- ZÂT-ÜS-SUKABÂT-I GAYR-İ MÜŞA'ARA[Ar.] = MADRÉPORES[Fr.] = ...

( Matraporalar. )

- ZAYIF ile SÜZÜK/SÜZGÜN

( ... İLE Zayıf, güçsüz, süzgün. | Süzgünleşmiş, süzülmüş. )

- ZEÂMET[Ar.] ile/ve/||/<> TİMÂR[Ar.]

( Sipâhilere verilen, en büyük timâr. İLE/VE/||/<> Yara bakımı. | Ağaç bakımı. | Hayvan temizleme. | Beslediği sipâhilerle savaşa giden beylere -öşür vergisini almak üzere- ayrılan arâzî. )

- ZEBSE değil SEBZE


- ZEDELE(N)ME ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÇEŞİTLE(N)ME

- ZEHİR/AĞI/SEM[Ar.] ile/ve/||/<>/>< PANZEHİR[Fars. < PÂD-İ ZEHR(PÂD: Saklayan. | Koruyan, bekleyen. | Büyük, ulu.)]

- ZEHİR ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< İLÂÇ

( Kullanım/uygulama/katkı oranındadır. )
( Zehiri [ya da ilâcı], zehir/ilâç yapan, dozudur.
DOSIS FACIT VENOMIUM[Lat.] )

- ZEHİR ile KÜRAR[Fr. < CURARE]

( ... İLE Güney Amerika yerlilerinin oklarına sürdükleri bitkisel zehir. )

- ZEHİR ile/ve/||/<> ZEHİRLEYİCİ/ZEHİRLİ ile/ve/||/<> ZEHİRCİ

( image )
( )

- ZEHİRLİ BİTKİLER = NEBÂTÂT-I SEMMÎYE = PLANTES VÉNIMEUSES, PLANTES VÉNÉNEUSES

- ZEMBİL[Ar. < ZİNBİL] = ZENBİL[Fars. < ZENBİL]

( Hasırdan ya da hurma liflerinden örülmüş kulplu torba. | Öteberi taşımakta, koymakta kullanılan örme, yassı sepet. )

- ZENCEBÎL[Ar.] ile ZENCEFÎL[Ar.]

( Zencefil. | Şarap. İLE Hindistan ve Malezya'da kalın ve yumuşak köksaplı bir bitki. )

- ZENCEFİL ile/ve/<> HAVLICAN/EGİR[dvnlgttrk]

( Zencefilgillerden, Hindistan ve Malezya'da yetişen bir bitki. İLE/VE/<> Zencefilgillerden, aynı adla anılan kök sapları, baharat olarak kullanılan, ıtırlı [kökleri karın ağrısını geçirmek için kullanılan] bir bitki. )

- ZENCEFİL ve/||/<> KAKULE

( ... VE/||/<> Zencefilgillerden, sıcak iklimlerde yetişen güzel kokulu bir bitki. | Bu bitkinin bahar olarak kullanılan tohumu. )

- ZERRE[Ar.]/MOLEKÜL[Fr.] değil/yerine/= PARÇACIK/TOZAN

( Çok küçük parçacık. | Öğe ya da bileşikleri oluşturan ve onların özgül niteliklerini gösteren en küçük birim. | [fiziksel kimya] Bir ya da birkaç çekirdek ya da elektronlu yapı. | Bir bütünün, en küçük parçası. )

- ZERRİN[Fars.] değil/yerine/= FULYA

( Altından yapılmış. | Altın rengi, sarı. | [bitki] Fulya. )

- ZERZEVÂT değil SEBZEVÂT

- ZERZEVÂT/SEBZEVÂT[Fars.] değil/yerine/= GÖVERİ/GÖVERTİ

- ZEVCİY-YÜL-ESÂBİ'[Ar.] / ARTIODACTYLES[Fr.] ile ...

( Çiftparmaklılar. )

- ZEVİLHAYAT | CANLI >< CANSIZ

- ZEYREK[Fars.] ile ZEYREK[Fars.] ile ZEYREK

( Anlayışlı, uyanık, zeki. İLE Ketentohumu. İLE Fatih Sultan Mehmet'in, fetih sonrasında, "benim" diye belirlediği yerler. )

- ZEYTİN AĞACI

- ZEYTİN DALI ve/||/<> ZEYTİN TANELERİ ve/||/<> ZEYTİNYAĞI

( [gibi] Barış. VE/||/<> Bereket. VE/||/<> Sağlık. )

- ZEYTİN ile ANTİPASTİ[İt.]

( ... İLE Zeytin, çiğ sebze, turşu. )

- ZEYTİN ile DELİ/CE ZEYTİN

- ZEYTİN ile MÜRVER

( ... İLE Hanımeligillerden, yaprakları karşılıklı, demet durumundaki çiçeklerinden tıpta yararlanılan, meyvesi zeytine benzer bir bitki. )
( Dünyada 40 tür Mürver bulunur.

Mürverin ülkemizde yöreye göre değişen adları vardır...
Melesir, Mındarağ, Mindiraç, Patlak, Patlangaç, Patlangıç, Patlangoz, Patlankuç, Patlavuç, Patlayak, Şişni, Yalangoz, Yalankoz. )
( image )

- ZEYTİNLER'DE:
ÇOLUR
ile/ve HAL ile/ve KALİ ile/ve KALAMATA ile/ve KALEMBEZİ ile/ve MEMECİK ile/ve MEMİLİK ile/ve SARIULAK ile/ve SELE ile/ve USLU ile/ve YOĞULIĞ

- ZEYTİNYAĞI ve (ÇİĞ) FINDIK/CEVİZ/BADEM/ŞAM FISTIĞI

- ZEYTİNYAĞI ile PAMUKYAĞI

( ... İLE Pamuk çekirdeklerinden elde edilen, zeytinyağına benzer bitkisel yağ. )

- ZEYTİNYAĞINDA:
ACILIK
ile/ve/||/<> YAKICILIK

( Bir yemek kaşığı zeytinyağı ağızda yaydıktan sonra yavaşça yutulduğunda, 16. - 20. saniyeler arasında dilin yanlarında ve arka tarafında acılık duyumsanır.[Acılık duyumu uzun sürmez.] İLE/VE/||/<> Gerçek zeytinyağının yakıcılığı, 26. - 29. saniyelerde ortaya çıkar. Yakıcılık, biraz kalıcıdır.[Yakıcılığa neden olan oleocanthal olarak adlandırılan yağa antioksidan özelliği veren, polifenol bileşenidir.] )
( )

- ZEYTİNYAĞI'NDA:
BURUN YAĞI
ile/ve AYAK YAĞI

- ZEYTİNYAĞI'NDA:
RİVİERA
ile/ve/değil/yerine SIZMA

( )

- ZEYTİNYAĞLI ile/ve/||/<> MEZE

- ZİHAYAT[Ar.] değil/yerine/= CANLI/YAŞAYAN


- ZİNNAR ÜZÜMÜ ile/ve MAZRUNA ÜZÜMÜ

( Mardin'de. )

- ZİNNİA

( Uzayda yetişen ilk çiçek. )
( )

- ZIRR[Ar. çoğ. ZURÛR] değil/yerine/= DÖĞME | TOMURCUK

- ZİRÂ[Ar.] ile ZİRÂ-İ A'ŞÂRÎ ile ZİRÂ-İ AMME ile ZİRÂ-İ KİRBÂSÎ ile ZİRÂ-İ KİSRÂ/MELİK ile ZİRÂ-İ MESAHA ile ZİRÂ-I Mİ'MÂRÎ ile ...

- ZİRAAT ile/ve ZANAAT

- ZİYÂDE[Ar.] ile/ve/||/<>/> BEREKETLİ[Ar.]

- ZİYAN ile/değil/yerine/>< EHLİYET/EHİL

( Ehline denk gelmeyen hizmetler[/işler, kişiler, konular/sorunlar, araçlar/nesneler], ziyan olur. )

- ZÜ-L-CENÂH-I SÂBİH[Ar.] = PLEURONECTES[Fr.] = ...

( Yanyüzergiller. )

- ZÜLF ile ZÜLFARİS/ZÜLFARUZ[Fars. zülf + Ar. arus]

( ... İLE Baklagillerden bir süs bitkisi ve bunun hoş kokulu, mor, beyaz renkli, saç lülesi görünüşünde olan kıvrıntılı çiçeği. )

- ZÜ-L-FEM-İL-MÜSTEDÎR[Ar.] ile ...

( Yuvarlakağızlılar. | CYLOSTOME[Fr.] )

- ZÜ-L-HASALE[Ar.] ile ...

( Kavuzlular. | GLUMIFLORES[Fr.] )

- ZÜ-L-LEVÂHİK[Ar.] ile ...

( Kamçılılar. )

- ZÜ-L-MİMÂS[Ar.] ile ...

( Sifonlular. )