(KOŞULSUZ) SEVGİ ([UNCONDITIONAL] LOVE)

- SUSMAK ile/ve/değil/yerine SUSABİLMEK

( Kişi, susuyorsa; ya çok az şey biliyordur ya da çok fazla. )

- SUSMAK ile/ve TEFEKKÜR

( ... İLE/VE Gördüğü şey üzerinden fikrini derinleştirmek. )

- SUSUYORUM ile SUSUYORUM

( Konuşmamak, susmak. İLE Su içme gereksinimi. )

- SÜT VERMEDE, BEBEK VE ANNE İÇİN:
EMME
ile/ve/||/<>/> DUYGU İLİŞKİSİ/AKTARIMI/PAYLAŞIMI

( İlk 3 dakika. İLE/VE/||/<>/> 3 dakikadan sonrası. )

- ŞUUR ve/||/<>/< ŞİİR ve/||/<>/< EŞAR

( Sızıntı. )

- TAABBÜD ile/ve TEFEKKÜR ile/ve TEVEKKÜL

- TAAHHÜT ile/ve/||/<>/> TEMÎNÂT

- TAANNÜT[Ar.] değil/yerine/= DİRENME, DİRENİM

- TAASSUB ile AKIL TUTULMASI

- TAASSUB ile/ve/değil BİLGİ/DENEYİM EKSİKLİĞİ


- TAASSUB[Ar.] ile/değil/yerine ÖNCELİK

- TÂBİ | BAĞIMLI >< BAĞIMSIZ

- TAB-I MÜSTAKÎM ve/||/<> AKL-I SELÎM

- TÂBİ ile SEVMEK

( İkisinin de, "Nasıl?"ı olmaz/sorulmaz. )
( Tâbi olan ve seven, herşeyini sunar, hiçbir şey beklemez/sakınmaz. )

- TABİÎ Kİ ... ile/ve/<> (...) HALİYLE (...)

- TA'DÂD[Ar. < ADET] (ETMEK)[Ar.] ile/ve/||/<> İHYÂ'[Ar. < HAYÂT] (ETMEK)[Ar.]

( Sayma, sayı. | Birer birer söyleme, sayıp dökme, sayım. İLE/VE/||/<> Diriltme, diriltilme, canlandırma. | Can verircesine iyilik etme, lütfetme. | Yeniden güçlendirme. | Uyandırma, canlandırma, tazelik verme. )

- TAFZİH[Ar.] değil/yerine/= REZİL ETME

( Birinin kötü yanlarını ortaya çıkarma. )

- [ne yazık ki]
TAGALLÜP[Ar.]
değil/yerine/= ZORBALIK

- TAHÂDU'[Ar. < HUD'A] ile TAHADDU'/TAHAZZU'[Ar. < HUDÛ'/HUZÛ'] ile TAHADDUR[Ar. < HIDR/HIZR] ile TAHAZZUR[Ar. < HÂZIR] ile TAHADDÜR[Ar. < HADER] ile TAHADDÜR[Ar. < HADR] ile TAHAZZÜR[Ar. < HAZER] ile TAHATTUR[Ar. çoğ. TAHATTURÂT]

( Aldanmış gibi görünme. İLE Alçakgönüllülük gösterme. İLE Yeşilleşme, yeşil renk bağlama. İLE Hazır olma/bulunma. İLE Örtünmek, tesettür. | Uyuşma, uyuşturulma. İLE Yokuş aşağı inme. | Yukarıdan aşağı akıp gitme. İLE Sakınma, korunma, çekinme. İLE Anımsama, hatıra getirme/getirilme, unutulduktan sonra anımsanan şey. )

- TAHAMMÜL ETMEK ile/ve/değil MÜSAMAHA GÖSTERMEK


- TAHAMMÜL ve/||/<>/< TAHAYYÜL

- TAHAMMÜL/SÜZLÜK ile/değil/yerine/>< HOŞGÖRÜ

- TAHÂRET[Ar.]/TAHİR ile/ve/||/<>/>/< NEZÂFET[Ar.]/NAZİF

( Fiziksel/gövdesel temizlik. İLE/VE/||/<>/>/< Davranış ve tutumlardaki temizlik, ahlâkî temizlik. )

- TAHASSUN[Ar.] değil/yerine/= SIĞINMA

( Korunmak için bir yere çekilme. )

- TAHFİF değil/yerine/>< TÂZİM

- TAHKİK ile/ve/||/<>/> TAHRİK

- TAHKİYE[Ar. < HİKÂYE] değil/yerine/= ÖYKÜLEME, ANLATI, HİKÂYE ETME, ANLATMA

- TAHMİN ile/ve/değil TEMENNİ/DİLEK

- TAHT değil BAHT

- TAKARRÜP[Ar.] değil/yerine/= YAKINLAŞMA/YAKLAŞMA/YANAŞMA


- TAKDİM[Ar.] değil/yerine/= TANITMA

( Bir şeyi, karşılıksız olarak birine verme, sunma. | Tanıtma, tanıştırma. | Öne alma, önceye alma. )

- TAKDİR ETMEK ile/ve/<> SEVME(ME)K

( Sevmeyebilirsiniz fakat takdir edebilirsiniz![/etmelisinizdir!] )

- [önce] TAKDİR[Ar.] ve/sonra/||/<>/> TAKDİM[Ar.]

- TAKDİR ile/ve/<> TALTİF

- TAKDİR ile/ve TAYİN

- TAKDİR ile/ve/||/<> TEBRİK ile/ve/||/<> TALTİF

- TAKDİRE ŞÂYÂN değil/yerine/= ÖVGÜYE DEĞER

- TAKIK ile/değil/yerine ÂŞIK

- TAKINTI ile/ve/<> BEKLENTİ

- TAKINTI ile/değil RAHATLIK


- TAKİP değil/yerine/= İZLEM

- TAKLİT ETMEK ile/yerine DİKKATE ALMAK

- TAKLİT ile/ve/değil/yerine/||/<>/> AYNALAMA

- TAKSÎM ile/ve/||/<>/> TAKSİT

- TAKSİM ile/ve/||/<>/> TASNİF ile/ve/||/<>/> TERTİP

( Tüm tasnifler, aklîdir. Çünkü, doğada, tasnif[sınıflandırma] diye bir şey yoktur/olmaz. )

- TAKSİRAT[Ar.] değil/yerine/= HATALAR

- TAKT[Fr. < TACT] değil/yerine/= YERİNDE KONUŞMA/DAVRANMA

- TAKTİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YAKLAŞIM

- TAKTİR ile TAKDİR

- TÂLİB[< TULLÂB, TULLEB, TALEBE] ile ...

( İSTEYEN, İSTEKLİ | ÖĞRENCİ )

- TALİMAT ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TALEP

- TALİP[< TALEP] ile/ve/||/<>/> TALİM

- TÂLİP değil/yerine/= İSTEYEN

- TALTİF[Ar. < LÛTF çoğ. TALTÎFÂT] değil/yerine/= ÖDÜLLENDİRME

( LÛTUFLAR, İHSANLAR)] ile ABCDEF
( GÖNÜL OKŞAMA, GÖNLÜ HOŞ ETME ] YUMUŞATMA,YUMUŞATACAK BİR İLÂÇ KULLANMA ] RÜTBE, NİŞAN, MAAŞ ARTIRIMI GİBİ ŞEYLERLE SEVİNDİRME )

- TAMAM" değil/yerine/>< ÇABA/GAYRET

- TAMAMLAMAK ile/ve/değil/||/<>/> GENİŞLETMEK

- TAMAMLA(N)MAK ile/ve/<> BÜTÜNLE(N)MEK

- TAMAMLAYAMADI değil TAM ANLAYAMADI

- TAMAMLAYICI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DESTEKLEYİCİ

- TAMİR[Ar.] ile/ve/değil/||/<>/< TAHLİL[Ar.]


- TANIDIK/LAR ile/değil/yerine DANIŞMAN/LAR

- TANIMA ile/ve/<> ANIMSAMA

( Tanıma, size verilen bir uyarıcıyla daha önce karşılaşıp karşılaşmadığınıza karar vermenizi gerektirir. )
( Tanıma durumunda daha fazla sayıda "ara-bul-geri getir" ipucu bulunduğundan, belleğimiz ipuclarının hepsini ya da çoğunu kullanır ve bizi anımsama durumuna taşır. )
( Ne kadar çok ara-bul-geriye getir ipucu varsa, anımsama da o derece iyi olur. )
( Anımsamayla ilgili araştırmalarda, ara-bul-geriye getir ipucları kaybolmasının, anımsayamama olayının en belirli başlı nedenlerinden biri olduğunu gösterir. )
( Kodlama sırasında kullanılan örgütleme düzeni, ara-bul-geriye getir anında ipucu olarak kullanılır. )
( Örgütleme düzenini, büyüdüğünüz ve iyi bildiğiniz bir mahalleye benzetebiliriz. Kodlama sırasında bu mahallenin belirli sokaklarını ve bu sokaklarda daha önceden bildiğiniz evleri ziyaret eder ve size verilen, yeni bilgileri bu evlere bırakırsınız. Sizden bilgiler yeniden geri istendiğinde, başka bir deyişle anımsama sırasında, yerlerini çok iyi bildiğiniz evleri yeniden sırayla ziyaret eder ve bırakmış olduğunuz bilgilere ulaşırsınız. )
( Her olay bir bağlam içinde oluşur. Öğrenme anındaki bağlam, anımsama anındaki bağlama ne kadar benzerse, anımsama o kadar kolay olur. -örnek ise- Sınav ortamına benzer bir ortamda bilgi öğrenilirse, sınavda anımsanması daha kolay olur. Neşeliyken öğrendiğiniz bir şiiri, üzüntülü bir hal içindeyken anımsamanız zorlaşır. Hüzünlü bir ortamda öğrenilen bilgiler hüzünlü bir ortamda; sevinçli ve mutlu bir haldeyken öğrenilen bilgiler ya da meydana gelen olaylar sevinçli ve mutlu durumlarda daha kolay anımsanır. )
( Anımsanması istenen şeyleri örgütleyerek ara-bul-geriye getir ipucunun verimliliği artırılabilir. )

- [ne yazık ki]
SAVAŞ:
TANIMADIKLARIMIZLA
ile/ve/||/<>/< TANIDIKLARIMIZLA ile/ve/||/<>/< KENDİNLE

- TANIMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TANIYANI(ZİHNİ) TANIMAK

- TANIMLAMA ile/ve/> TAMAMLAMA

- TANIMLAYICI ile/ve/||/<>/> TAMAMLAYICI

- TANINMIŞ/LIK ile/ve/<>/değil VAZGEÇİLEMEZ/LİK

- TANIŞIKLIK ve/<> GÜVEN

- TANIŞMA ve/||/<>/> DAYANIŞMA

( Kişiler ve/ya da topluluklar arasında tanışma olmadan, dayanışma olmaz. )

- TANRI:
NOUS
ve/||/<>/> LOGOS'UN, AŞKINSAL BİRLİĞİ


- TANRI ile/ve/değil TANRI ANLAYIŞI

- TANRI'NIN VARLIĞI ile/değil TANRI'NIN BİRLİĞİ

- TANRI'NIN VARLIĞI ile/değil TANRI'NIN BİRLİĞİ

- TAPON[Fr.] değil/yerine/= NİTELİKSİZ, ESKİ, ELDE KALMIŞ

- TARAFSIZ OLMAK ile/ve/||/<>/>/< DÜRÜST OLMAK

( Dürüstlük, bizi gerçeğe götürecektir. )
( Tek yükümlülüğümüz, kendimize karşı dürüst olmaktır. )
( Dürüstlük ve arınmışlık, engelleri kaldırır. )
( Kişi, kendi tarihiyle uğraşırken, kendi mânevî dünyasıyla, anlam dünyasıyla uğraştığından dolayı tarafsız kalamaz; bu, kişinin doğasına aykırıdır fakat dürüst olabilir. )
( Integrity will take you to reality.
Integrity and purity remove the obstacles. )
( Dürüst olup olmadığınızı, size, sizden başka kim söyleyebilir? )
( Bazı konularda ve ayrıntılarında tarafsız olamayabiliriz fakat (daha) dürüst olabiliriz. )

- TARİH OLMAK ile/ve TARİHE MAL OLMAK

- TARİH ile/ve/||/<> ZAMANSIZ OLAN

- TARİHSEL ...:
DENEYİM
ile/ve/||/<> BİRİKİM

- TARİHSEL ile AŞKIN

- TARİKA(T) ve/<> AŞK

( Çeperden merkeze. VE/<> Merkezden çepere. )

- TARTIŞMAK GEREKİR ile/değil TARTIŞMA GEREKTİRİR

- TARTIŞMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/</>< TARTMAK

- TARTIŞMAYI:
AÇMAK/AÇAN
ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BİTİRMEK/BİTİREN

- TAŞ ile/değil/yerine/||/<>/><

( Sana taş atana, aş at! )

- TAŞ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< TOPRAK

( Taş gibiydin. Çok gönül kırdın. Yeter!
Toprak ol! Üstünde hoş güller biter...

Mevlânâ )
( )
( Olsaydık, erirdik. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Olduk, dayandık. )

- TASALLÜB[Ar.] değil/yerine/= KATILAŞMA

- TASANNU değil/yerine/= ABARTI, YAPMACIK

( Bir şeyi olduğundan daha değerli gösterme. )

- TASARRUF[< SARF] değil/yerine/= ARTIRIM | KULLANIM

( SAHİP OLMA | İDÂRE İLE KULLANMA, TUTUM, EKONOMİ | ARTIRMA, ARTIRILMA )

- TASARRUF ile/ve İHTİYÂR

- TASAVVUF AHLÂKI ve/<> DÖNÜŞME AHLÂKI


- TASAVVUF/FELSEFE/BİLGELİK/YAŞAM:
(BİR) DUY
ile/||/<>/> (BİR) UY

- TASAVVUF:
SOHBET
ve/<> MUHABBET

- TASAVVUF ve/<> AHLÂK

( Tasavvufun ilk basamağı ahlâktır. )
( Tasavvuf, korku halini aşk ahlâkına dönüştürme uğraşıdır. )
( Kim ahlâkını temizlerse, o insandır. )
( İnsan varlığının tüm değeri ahlâkındadır. )
( Allah'a ait olanların toplamı. )
( TASAVVUF: Ahlâk mâbedinin bireysel inşâsı. )

- TASAVVUR(KAVRAM) ile/ve/||/<> TASDİK(YARGI) ile/ve/||/<>/< İHTİYÂR ve İRÂDE

( Yargısız kavram. İLE/VE/||/<> Yargı ile birlikte bulunan kavram. Yargı/hüküm içermesi gereken kavram/tasavvur. İLE/VE/||/<>/< ... )
( Kavram. İLE/VE/||/<> Önerme + Çıkarım. İLE/VE/||/<>/< ... )
( NEDİR? - HANGİ? ile/ve/||/<> HEL - LİME ile/ve/||/<>/< ... )
( MA - EYYU ile/ve/||/<> -MIDIR? - NİÇİN? ile/ve/||/<>/< ... )
( - Felsefecilere(hukemaya) göre Tasavvur:
* Çıplak/salt/yargısız tasavvur[Tasavvur-ı sazic]
* Yargıyla birlikte bulunan tasavvur[Tasavvur mea hükm(in)]

- Kelâmcılara(mütekellime) göre Tasavvur:
Tasavvurat-ı Selâse + Hüküm = Kaziye = Tasdik )

- TASAVVURLU DÜŞÜNME ile TASAVVURSUZ DÜŞÜNME

- TASDİK ile/ve/||/<>/> TAKLİT

- TASDİKNÂME ile/>< TAKDİRNÂME

( Verilen onayı gösteren belge. | Okulunu bitirmeden ayrılan öğrenciye okul yönetimi tarafından verilen, son öğrenim düzeyini gösteren belge. | Başka bir öğrenim kurumuna geçen öğrenciye okul yönetimi tarafından verilen, son öğrenim düzeyini gösteren belge. İLE/>< Yapılan bir işin beğenildiğini belirtmek amacıyla verilen yazılı belge, takdir. | Okullarda belirli bir başarı düzeyinin üzerine çıkan öğrenciye karnesiyle birlikte verilen belge, takdir. )

- TAŞKIN/LIK ile/ve/değil/yerine AŞKIN/LIK

- TAŞMA ile/ve/hem de/||/<> YANSIMA

- TASNİF ile/ve/||/<>/> TASHİH


- TAŞRADA ve/||/<> EVDE

( Adâlet. VE/||/<> Muhabbet. )

- TAT ile LEZZET

- TATMİN ile/ve MEMNUNİYET

- TAVASSUT[Ar.] değil/yerine/= ARACILIK, ARA BULMA, ARACILIK ETME

- TAVIR ile YAKLAŞIM

- TÂVİZ VERMEK/VERMEMEK ile/ve/||/<> KAPI ARALAMAK/ARALAMAMAK

- TAVSİYE ve/> İSTİŞÂRE

- TAVSİYE değil/yerine/= SALIK VERME

- TAVSİYE ile/ve/||/<>/> TEŞVİK

- TAYİN ile TAKDİR


- TA'ZİYE[Ar. < AZV] değil/yerine/= YARA(BAŞ) SAĞILIĞI/İYİLEŞMESİ DİLEME

( Caferî mezhebinde olanların Muharrem ayında yaptığı matem töreni. )

- TEAMÜL ÇARKI ile/ve TEKÂMÜL ÇARKI

( [İnsandaki] Uzun Devran. İLE Kısa Devran. )
( Kişinin zuhur âlemine gelişine kadarki süre[ç]. İLE Kişinin mânâya dönüşüne kadarki süre[ç]. )

- TEÂSÜR[Ar.] değil/yerine/= GÜZEL GEÇİNME, DİRLİK ETME

- TEÂVÜN[Ar. < AVN çoğ. TEÂVÜNÂT] değil/yerine/= YARDIMLAŞMA

- TEBESSÜM :) ve/<> TEFEKKÜR ve/<> TEŞEKKÜR ve/<> TEZEKKÜR

( GÜLÜMSEME ve/<> DÜŞÜNME ve/<> KIVANÇ ve/<> ANMA/ANIMSAMA/TEKRAR )

- TEBRİK ile/ve/||/<>/> TEŞVİK

- TECAVÜZ değil/yerine/>< ANLAMA (ÇABASI)

( Tecavüz eden, anlayamaz ve anla(/ya)mamıştır. )

- TECÂVÜZ[Ar.] değil/yerine/= SALDIRI

( Saldırı. | Namusuna saldırma, sarkıntılık. | Başkasının hakkına el uzatma. | Aşma, ötesine geçme. )

- TECELLİ ile/ve GÜZELLİK

( AHLÂK: Vahiy yoluyla gelen tecellî. )

- TECİM/TİCARET:
KAZANMAK ya da GEREKSİNİMİNİ KARŞILAMAK
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KAZANDIRMAK ya da GEREKSİNİMİ KARŞILAMAK


- TECRÜBE SAHİBİ[Ar.] değil/yerine/= DENEYİM İYESİ

- TECRÜBE[Ar.] değil/yerine/= DENEYİM

- TECVİZ[Ar.] değil/yerine/= İZİN VERME

( Yapılmasını uygun bulma. )

- TEDAVİ[Ar.] ile/ve/değil/||/<>/< TAHLİL[Ar.]

- TEDÂVİ ile/ve/||/<>/> TELÂFİ

- [ne yazık ki]
"TEDBİR"
ile/değil/yerine/>< SEVGİ

( Her konuda tedbirli olabiliriz; ancak, "severken/sevdiğimize karşı tedbirli olmak", gerçek mutluluk için en zararlısıdır. )

- TEDBİR ile/ve/||/<>/> YÖNLENDİRME

- TEDENNÎ[Ar. < DENÂVET | ÇOĞ. DUNUVV] ETMEDEN ve/||/<>/> TEVELLÎ OLMAZ

( Yaklaşmak, aşağıya yakın olmak. VE/||/<>/> Dostluk, birini Allah rızâsı için sevme, dost edinme. )

- TEFEKKÜR ile/ve/||/<>/> ASLINA DÖNDÜREN TEFEKKÜR

- TEFEKKÜR ve/> İSTİ'DÂD


- TEFEKKÜR ile/ve/> TAAKKUL

( Her kişinin becerisidir. [kendince ve kabı kadar] İLE/VE/> Er kişinin becerisidir. )

- TEFEKKÜR ve TEAMÜL

( Nazarî hikmet. VE Amelî hikmet. )

- TEFEKKÜR[Ar.] ile TEFAKKUR[Ar. < FAKR]

( Düşünme. İLE Fukaralaşma. )

- TEFEKKÜR ile/ve/<>/> TEMÂŞÂ[Fars.]

( MEDİTASYON ile/ve/<>/> KONTEMPLASYON )
( Düşünme. İLE/VE/<>/> Bakıp izleme, hoşlanarak bakma. | Bakan ve bakılanın, eş zamanlı hareketi. | Gezme. | İzlenilecek görüntü, görülmeye değer şey. | Oyun, temsil, piyes, tiyatro. )

- TEFEKKÜR ile/ve/<> TEŞEKKÜR

- TEFEKKÜR ile/ve TEZEKKÜR

( FRONESİS ile/ve NOESİS )

- TEFEKKÜR ile TEZEKKÜR ile TEFAKKUH ile İTTİKA ile İSTİMA' ile YAKÎN

- TEFVÎZ[Ar.]/İHÂLE değil/yerine/= UYGUN KOŞULLARLA VERME

( Sipariş etme. | Allah'tan bekleme. | Dağıtım. | Bir Taşınmaz malı, bilinen değeri karşılığı birine verme. )

- TEHDİT değil/yerine/>< İKNA

- TEHDİT ile/değil/yerine/>< TEKLİF


- TEK BİR KİŞİNİN:
ÜZÜNTÜSÜ
ve/||/<> MUTLULUĞU

( Tüm bireyleri mutsuz edebilir. VE/||/<> Herkesin yüzünü güldürebilir. :) )

- TEK EL ve/değil/yerine/||/<>/> İKİ EL

( 'in, nesi var? VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> 'in sesi var! )

- TEK TİPLEŞTİRME" ile/değil ASGARİ KOŞULLAR

- TEK YÖNLÜ SEVGİ ile/ve KOŞULSUZ SEVGİ

- TEK ile/ve/değil/||/<>/< TEPEDE

- TEKÂMÜL[Ar. < KEMÂL] ile/ve/değil/||/<>/< TEKÂBÜL[Ar. < KABL]

- TEKÂMÜL[Ar. < KEMÂL] değil/yerine/= OLGUNLAŞMA

- TEKLEŞTİRME ile/değil/yerine/>< BİREŞTİRME/TEVHİD

- TEKLİF ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖLÇÜT

- TEKLİFSİZ BİRLİKTELİK ile/ve NEDENSİZ BİRLİKTELİK


- TEKLİK ile/ve/değil/yerine ÇOKLUKTAKİ BİRLİK

- TEKNİK (/KONU) ile DERİN (/KONU)

- TEKRAR ile/ve PEKİŞTİRME

- TELÂKİ[Ar. < LİKA] değil/yerine/= KAVUŞMA

- TELÂŞ ile/değil/yerine/>< GAİLE/UĞRAŞ

- TELÂŞ ile/yerine HEYECAN

- TELEFONUN KAYBI ile CÜZDANIN KAYBI ile KENDİNİ KAYBETME

( 15 dakikada fark ediliyor. İLE 4 saatte fark ediliyor. İLE Farkında bile olunmuyor. )

- TELEVİZYON (İZLEMEK)
ile/ve/değil/yerine/><
KİTAP (OKUMAK)

( )

- TEL'ÎN[Ar.] değil/yerine ANLAYIŞ/HOŞGÖRÜ

- TELKİN ile/ve/<> TEMKİN


- TELKİN ile/ve/değil/||/<>/> TERCİH

- [ne yazık ki]
TEMBEL/LİK
ile/ve/değil/||/<> ELİNDEKİNİN DEĞERİNİ BİLMEZ/LİK

- TEMBELLİK ile/ve/değil/<> "KENDİNE"(KEYFİNE/RAHATINA) GÖRE DÜŞÜNME

- TEMBEL/LİK ve/<>/|| SEVGİSİZ/LİK

- TEMEL İLKE/LER ile/ve/değil/yerine ANAHTAR KAVRAM/LAR

- TEMEL ile NİYET

- TEMEL ile/ve/||/<>/> TAMAMLAYICI

- TEMİZLEMEK ile/ve/değil/||/<>/< YALITMAK

- TEMİZ/LİK ve/<> GÜZEL/LİK

- TENEZZÜL ETME(ME)K ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İTİBAR ETME(ME)K


- TENEZZÜL ile/ve/değil/<> TEŞEBBÜS

- TEN[Fars.]/SEL ile/ve/<> TİN/SEL ile/ve/<> TİN

( Ten, tinin zemini olamaz. )
( Giysi tenden, ten de candan habersiz! )
( Nedeni dışarıda olan. İLE Nedeni ve ereği/amacı kendinde olan. )
( Gövdenin dış yüzü, deri, cilt. | Gövde, vucut, beden. İLE/VE/<> İnsanın ve insanlığın toplam değeri, birikimi. )

- TEPEDEN İNME ile/ve/||/<> SONRADAN GÖRME

- TEPELEMEK yerine ANLAŞMAK VE/> ANTLAŞMAK

- TEPKİ (OLARAK) ile/değil/yerine KATKI (OLARAK)

- TEPKİ (VERMEK) ile/ve/değil/yerine GERİBİLDİRİM

- TEPKİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DIŞAVURUM

- TEPKİ ile/değil/yerine/>< DÜŞÜNMEK

- TEPKİ ile/ve/değil TEDİRGİNLİK

- [ne yazık ki]
"TEPKİ"
ile/değil/></< YANIT VEREMEMEK

( Yanıt veremeyen, tepki verir. )

- TEPKİSELLİK ile/değil/yerine İKNÂ

- TEPKİSİZLİK ile/ve/<> HAZIR-YANITLI OLAMAMA KAYGISI

- TERBİYE ETMEK:
ÇOCUKLARIMIZI
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KENDİMİZİ

- TERBİYE ile TERBİYE

( Besleyip büyütme. | Beslenip büyütülme. | Eğitim. | Görgü. | Alıştırma. | Hafif cezalandırma. | Tavsiye. | Kayırma, koruma. İLE Bazı yiyecekleri pişirmeden önce limon, salça gibi soslarda bekletme. )

- TERBİYE[Ar.] ile/ve/||/<>/> TERCİH[Ar.]

- [ne yazık ki]
TERBİYESİZLİK
ile/ve/||/<>/< KEYFİYET

- TERHÎM[Ar. < RAHM, RAHUM, RAHÂMET] ile TERHÎM[Ar. < RAHMET, MERHAMET, RUHM/RUHUM | çoğ. TERHÎMÂT] ile TERHÎN[Ar. < REHN]

( Bir adı kısaltma. İLE "Allah, rahmet eylesin." sözünü söylemek. İLE Rehin olarak verme, emânet bırakma. )

- TERK ile/değil/yerine/||/<>/< TERCİH

- TERK-İ DÜNYA ve/<>/> TERK-İ UKBÂ ve/<>/> TERK-İ HESTÎ/TERK

( * TERK-İ DÜNYA (Budizm'deki Yansıması: NİRMANAKAYA)
* TERK-İ UKBÂ(Dünyayı terk etmenin vereceği mutluluğu terk)(Cenneti ve nimetlerini terk) "(B.Y.: DHARMAKAYA)"
* TERK-İ TERK(/HESTÎ)(Kendi varlığını terk edip Hakk'ta fâni olmak) "(B.Y: SAMBOGAKAYA)" )

- TERS ile/değil/yerine/>< DERS

( [Almaya/anlamaya ...] Kapalıysa/k "gelir", ters. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Açıksa/k alır/ız her bir durumdan ders. )

- [ne yazık ki]
TERZİL[Ar.]
değil/yerine/= KÜÇÜK DÜŞÜRME

- TESAHUP[Ar.] değil/yerine/= BENİMSEME, SAHİP ÇIKMA | ARKADAŞLIK ETME

- TESÂNÜT/TESÂNÜD[Ar. < SENED] değil/yerine/= DAYANIŞMA | OMUZDAŞLIK

- TESBİH[Ar.] ile/ve/||/<>/< TESPİT[Ar. < TESBİT]

- TEŞEKKÜL[Ar. < ŞEKL | çoğ. TEŞEKKÜLÂT] ile TEŞEKKÜR[Ar. < ŞÜKR | çoğ. TEŞEKKÜRÂT]

( Şekillenme. | Kurulma, kuruluş, meydana geliş. | Oluşum. | Yoğrum. | Oluş. | Örgüt, topluluk. İLE Şükr etme, yapılan bir iyilikten memnun kalma ve memnun kaldığını ifade etme sözleri. )

- TEŞEKKÜR[Ar.] (ETMEK) değil/yerine/= ÖVGE (SUNMAK)

- TEŞEKKÜR ETMEK ve/||/<> ÖZÜR DİLEMEK

( Bunları bilmeyenlere, kapıları/nı kapatmak gerekir. )

- TEŞEKKÜR ETMEK ile/ve TAKDİR ETMEK

- TEŞEKKÜR ile/ve ALLAH'A ŞÜKÜR

- TEŞEKKÜR ile/ve ŞÜKÜR

( Kişilere ve topluma teşekkür etmeyi bilmeyen, şükür etmeyi bilemez. )

- TEŞEKKÜRDE:
ESTAĞFİRULLÂH
ile/ve/değil/||/<> RİCA EDERİM

- TESLİMİYET:
BOYUN EĞMEK
değil ANLAMAK

- TESLİMİYET ile/ve/> AŞK

- TESLİMİYET ile/ve/||/<> TEVEKKÜL

( Ne kadar âlim olsak da iki dakika sonra başımıza ne geleceğini bilemeyiz. )
( İnsan da, varlık da, kudret de küçülmedikçe büyümez. [muhitleşmek] )
( Kendinden haberin olmayacak ki, vuslata çıkasın. )
( Herşeyin modeli vardır fakat hakikatin yok. Hem kafes içinde duracaksın, hem de aradan çıkacaksın. )
( Azrail'e can vermeyen,
Hakk'a, Hakikat'e varamaz. )
( KENAR GEZME!
DOLAN, GEL!
GİR İÇERİ! )

- TESLİMİYET/KABUL EDİLME/AFFEDİLME:
TÖVBE
ve/||/<> DOĞRU/DÜZGÜN İŞ YAPMAK / SÂLİH AMEL

- TEŞRİFLERİNİZ" değil TEŞRİFİNİZ

- TEŞRİK[Ar.] ile/ve/||/<> MÜŞTEREK[Ar.]

( Yaptığı bir işe birini ortak etmek. İLE Ortak. | Ortaklaşa, el birliğiyle yapılan/hazırlanan. | Ortaklaşa kullanılan. | Ortaklaşa, birlikte. )

- TEST ile/ve/değil/||/<>/< CHECK

- TEŞVİK ETMEK ile/değil ÇANAK TUTMAK

- TESVÎK[Ar. < SEVK] ile TESVÎK[Ar. < MİSVÂK]

( Sürme, ileri gitme. İLE Dişleri, misvâk ile temizleme. )
( İSTİNÂN: Dişleri, macunla ya da tozla temizleme. )

- TETİKTE" OLMAK/KALMAK ile/ve/||/<> TEYAKKUZ

- TEVÂZÛ ("ETME[ME]K") ile/değil TENEZZÜL (ETME[ME]K)

( Küçük gibi görülen tenezzül makamı, saltanat makamından daha yüksektir. )

- TEVÂZÛ ile TEVÂZU GÖSTERİSİNDE BULUNMAK

- TEVÂZU'[< VAZ (çoğ. TEVÂZUÂT)] değil/yerine/= ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK (GÖSTERME)

( ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK (GÖSTERME) )