(KOŞULSUZ) SEVGİ ([UNCONDITIONAL] LOVE)

- NABZA GÖRE ŞERBET ile/ve/||/<> EŞREF/EŞEK SAATİ

- NABZI/M/N ve/||/<>/> KALBİ/M/N

( [atsın, ...] Seksen. VE/||/<>/> Tek sen. )

- NADAS ile/ve/değil/yerine/||/<> NEKÂHET

( Toprakta/bitkilerde. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Sayrıda/kişide. )

- NÂFİLE ile/ve/||/<> ZİYÂDE

- NAHÎF/NAÎF[Ar. < NEHÂFET] ile/ve/değil/||/<>/< ZARİF[Ar. < ZARÂFET]

- NÂİL OLMAK ile/ve/<> LÂYIK OLMAK/OLABİLMEK

- NAKİL (ETMEK) ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AKIL (ETMEK)

- NÂLÂN[Fars.] değil/yerine/>< HANDÂN[Fars.]

( İnleyici, inleyen. DEĞİL/YERİNE/>< Gülen, gülücü, güler, sevinçli. )
( "Son Hıçkırık"[Hülya Koçyiğit - Kartal Tibet] filmini de izlemenizi salık veririz. )

- NAMAZ:
DÜŞÜNCE
ve EYLEM BİRLİĞİ/BULUŞMASI

- NAMAZ ile/ve/||/<>/< AHLÂK

( [Zorunlu/Farz!] 5 vakit. İLE/VE/||/<>/< 24 saat boyunca, her an. )

- NAMIK KEMAL ve/||/<>/< ABDÜLLÂTİF SUPHİ PAŞA

- NANKÖR[Fars.] ile/değil/yerine/>< VEFÂLI

( Tek bir yanlışınızı/eksiğinizi/zararınızı görse, tüm iyiliklerinizi/artılarınızı/yararlarınızı unutur. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çok fazla yanlışınızı/eksiğinizi/zararınızı görse bile iyiliklerinizi/artılarınızı/yararlarınızı unutmaz. )

- NARSİSİZM:
BİRİNCİL
ile/ve/||/<>/> İKİNCİL

- NARSİSİZM değil/yerine/= ÖZSEVERLİK

- NASFET/NISFET[Ar.] değil/yerine/= HAK VE ADÂLETE UYGUNLUK

- NÂSIH/NASÎH[< NUSH (çoğ. NASÂYİH)] ile ÖĞÜT VEREN, NASÎHAT EDEN | KUŞATMA

- NASİHAT ile/ve/||/<> NASİP[Ar. NASİB]

- NASIL BİLİRDİNİZ?:
ALLAH'A OLAN MUHABBETİYLE
ve/<> İNSANA/KİŞİLERE OLAN HİZMETİYLE

- NASIL GÖRDÜĞÜNÜ DEĞİŞTİR ve/<>/> NASIL DEĞİŞTİĞİNİ GÖR

- NASIL GÖRÜNDÜĞÜMÜZ ile NE BİLDİĞİMİZ

( Ne bildiğimizi değiştirir. İLE Nasıl göründüğümüzü değiştirir. )

- NASIL YARARLANIRIM? değil/yerine/>< NASIL YARARLI OLABİLİRİM?

- NASİP ile/ve/değil/yerine AZİM

( Nasip bilmeyip, azim biliriz. )

- NASİP ile/ve KISMET

( Bu kurda, bu kuşa, bu da nasip olursa bana. )
( image

image )

- NAZ ile/ve NİYAZ (EHLİ OLMAK)

( ... İLE/VE Yalvarma, yakarma. | Dua. | Bazı tarikatlarda, küçüğün, büyüğe yönelik selâm, saygı ve duası. )

- NAZ ile/ve/||/<> CAZ

- NAZ ve/>< ŞEVK

( Süreksizlik. VE/>< Süreklilik. )
( İSTİĞNA: Önerilen bir işe karşı nazlanma, nazlı davranma. | Doygunluk, gönül doygunluğu. )

- NAZAR ideğil/yerine/>< ÇALIŞMAK

( Nazar etme, ne olur; çalış, senin de olur! )

- NAZARÎ ERDEM ile/ve FİKRÎ ERDEM ile/ve HULKÎ ERDEM ile/ve AMELÎ ERDEM(SANATLAR)

- NAZLI ile/ve/değil/yerine/||/<>/</>< NAZENİN

- NE ARAYACAĞIMIZI BİLMEDEN ile/ve/||/<>/> NE BULACAĞIMIZI BİLMEMEK


- NE ATTIĞIMIZ ve/||/<> NE KATTIĞIMIZ

- [ne] EGEMEN/LER ile/ne de/||/<> EZİLEN/LER

- [ne] EMİR ve/ne de ÖĞÜT

( Alma! )

- NE İSTEDİĞİMİ/Zİ BİLMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NEYE GEREKSİNİMİM/İZ OLDUĞUNU BİLMEK

( Herkes "bilir". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Bazıları bilir. )

- NE KADAR SEVDİĞİNİZ ve/+/||/<> NE KADAR NAZİK YAŞADIĞINIZ ve/+/||/<> NASIL, ZARÂFETLE VAZGEÇEBİLDİĞİNİZ

- [ne] KUSURSUZ KİŞİ ne de KİŞİDE/İNSANDA KUSUR

( Seveceksen, öylece sev! Ne kusursuz insan ara, ne de insanda kusur. )
( Kusursuz olsaydık, başkalarının kusurlarını bulup çıkarmaya o kadar meraklı olmazdık. )

- NE ÖLÜMDEN KORKMAK ... ile/ve/||/<> NE DE DÜŞÜNMEK, ÖLÜMÜ

- NE ...:
ÖTELEMEK
ve/ne de/||/<> ERTELEMEK ve/ne de/||/<> ENGELLEMEK

- [ne]
"SERT"
ne de "YUMUŞAK"

( [ne] Çevremizdekileri kıracak kadar. NE DE Kişilere cesâret verecek kadar. )

- [ne] "VARLIĞA YERİNİRİM" ne de "YOKLUĞA ERİNİRİM"

( Ancak, yokluğu birebir, kendin deneyimle(yebil)dikten sonra söyleyebilirsin/söylemelisin! )

- NE YAPARSAN YAP değil SEN BİLİRSİN

- [ne yazık ki]
KABA GÜÇ
ile/ve/değil/yerine/||/<> ÇIPLAK GÜÇ

- NECÂT değil/yerine/= KURTULMA, KURTULUŞ

- NEDEN ARAMADIN?" ile/değil/yerine/||/<>/< YOĞUNDUN SANIRIM

- NEDENLİ DÜŞÜNMEK ve/=/||/<>/> DERİN DÜŞÜNMEK

- NEDENSELLİK (ANLAYIŞI) ile YASA (ANLAYIŞI)

- NEDEN/SİZ ile/ve/||/<> KOŞUL/SUZ

- NEFRET ile/değil/yerine/>< SEVGİ

( 3 DEREKE[Cehâletle orantılı olarak] ile/değil/yerine/>< 3 DERECE )
( Kendinden. Yanındakilerden. Onu sevenlerden. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kendini. Yanındakileri de. Onu sevenleri de. )
( Eden uzaklaşır. >< Yakınlaştırır. )
( Düşmanlarımızdan nefret etmemek gerek. Bu, algılama ve yargılama yetimizi sınırlar. )
( Nefret, başarısızlığa uğramış sevgidir. )
( Ürküp kaçma. | Tiksinme, iğrenme. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< ... )
( NEFRET-İ TECEDDÜD: Yenilik kaygısı. )

- NEFS'İ TERK ve/||/<> SABIR ve/||/<>
ZİKİR
ve/||/<> TEFEKKÜR

- NEHY (ETMEK) ile/ve/||/<>/> MEN (ETMEK)


- NE-LİK ile/ve NİTELİK ile/ve İLİŞKİLERİ

- NE'LİK(SİZ) ile/ve NİTELİK(SİZ)

- NEREDEN:
ZUHUR ETTİ?
ile/ve/değil/yerine/||/<> ÇIKTI?

- NEREYE GELDİĞİMİZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NEREDEN GELDİĞİMİZ

- NERGİSZAMBAĞI = GÜZELHATUNÇİÇEĞİ

( Soğanla üretilen, iri ve güzel çiçekli bir süs bitkisi. )

- NEŞE ve/||/<> COŞKU

- NEŞE ve/<>/< GÜVEN

- NEŞE ile MUTLULUK

( İçten neşe, şans getirir. )
( Hesaplanmış neşe barış getirmez! )

- NESEB/SOY değil/yerine/>< NİSBET

- NESNE/KAVRAM ile/ve/> OLAY ile/ve/> OLGU

( Çıraklık. İLE/VE/> Kalfalık. İLE/VE/> Ustalık. )
( Duyusal. İLE/VE/> Tasarımsal. İLE/VE/> Düşünsel. )
( Kağıt, yazı değildir; fakat o, yazıyı taşır. )

- NESNE ile/ve/değil/yerine/<>/>< KAVRAM

( Yıkılabilen ve yıkanabilen. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< Yıkılamayan ve yıkanamayan. )

- NESNE ile/ve TANIM ile/ve KAVRAM

- NESNEL KAVRAM/LAR ile/ve/<> BİLGİ İÇEREN KAVRAM/LAR

( Açıklanırlar. İLE/VE/<> Anlamlandırılırlar. )

- NESNE/LER ile/ve/||/<>/> KİŞİ/LER

( Aldığın yere bırakılmalı. İLE/VE/||/<>/> Hak ettiği yerde bırakılmalı/tutulmalı. )

- NESNENİN "GÜZELLİĞİ" ve/||/<>/> YETKİN/LİK

( Kendini oluşturan bölümlerle birlikte, göstermiş olduğu uyumdur. VE/||/<>/> Bir şeyin, kendi kavramıyla uygunluğu. )
( Doğa, en yüce uyum ve yetkinliktir. )

- [ne yazık ki]
[ne] "SÖZ DİNLEMEK"
ile/ve/ne de/||/<>/< RİCÂ TANIMAK

- NEŞVE ile/ve TEMÂYÜL

- [ne yazık ki]
NEYİ
BÖLÜŞEMİYORUZ?
ve/||/<> NİYE DÖVÜŞÜYORUZ?

( Hiçbir mal, bizim değil! VE/||/<> Hiçbir can, bizim değil! )

- NEZÂKET[Farsça NÂZİK'ten, Arapça kalıbına yakıştırılarak] ile/ve/<>/< ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK/TEVÂZU'/TADA'DU'[< Dİ'DA]

( Özüne varmanın ilk adımı, alçakgönüllülüktür. )

- NEZÂKET >< AZÂMET

( Nezâket, azâmetten korkar. )

- NEZÂKET ile/ve/<> KÜLTÜR

- NEZÂKET ile REZÂLET

- NEZÂKET ile/ve/||/<> ZARÂFET ile/ve/||/<> MELÂHAT ile/ve/||/<> LETÂFET

( Nefsi, kötü ve yerilmiş huylardan arındırmak. İLE/VE/||/<> Aklı, kötü düşüncelerden, kuruntu/vehm ve kuşku/şüphe/zanlardan arındırmak. İLE/VE/||/<> Kalbe ait bâtınî arınma. İLE/VE/||/<> Hakk'tan başkasına bakmaktan arınmak. )

- NEZÂKET/EN değil/yerine/= İNCELİK/TEN

- [ne yazık ki]
NİCE KİŞİLER
ile NİCE GİYSİLER

( [ne yazık ki] Görürüz, üstünde giysi olmayan. İLE Görürüz, içinde insan olmayan. )

- NİCELİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NİTELİK

( Bölünebilir olan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Bölünemez olan. )
( Altın, altınlık niceliğinde, altınlık niteliklerini barındırır. )
( ARITHMOS ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EIDOS )

- NİCELİKSEL MATEMATİK ile KAVRAM MATEMATİĞİ

- NİKAHTA:
TANIKLIK/ŞEHÂDET
ve/||/<>/> İHİTİYÂR/RIZÂ ve/||/<>/> SÜRESİZLİK

- NİMET ve MUHABBET

( Kalıba. VE Ruha. )

- ...'NIN ...:
"BİTECEĞİ"
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SÜRMEYEBİLECEĞİ


- ...'NIN "İSTEDİĞİ" / "BEKLEDİĞİ" ile/değil/yerine/>< DAVET ETTİĞİ

- NİTELİK ile/ve ANLAM

- NİTELİK ile AYIRT EDİCİ NİTELİK

- NİTELİK ile/ve DENGE

- NİTELİK ile/ve DERİNLİK

- NİTELİK ile/ve DOZ

- NİTELİK ve/<>/> FELSEFE

- NİTELİK ile/ve GEÇERLİLİK

- NİTELİK ile/ve İKİLİ NİTELİK

- NİTELİK ile KAPASİTE


- NİTELİK ile/ve/değil KENDİLİK

( Sıfat. İLE/VE/DEĞİL Ad. )
( Siz, sadece kendinizsinizdir. )
( Adjective. VS./AND Name. )

- NİTELİK = KEYFİYET = QUALITY[İng.] = QUALITÉ[Fr.] = QUALITÄT, BESCHAFFENHEIT[Alm.] = QUALITAS[Lat.] = POIOTES[Yun.] = CALIDAD[İsp.]

- NİTELİK ile/ve KUDRET

- NİTELİK NİCELİK

- NİCELİK ile/ve/||/<>/> NİTELİK ile/ve/||/<>/> ÖLÇÜ

( Bölünebilir olan. İLE/VE/||/<>/> Bölünemez olan. İLE/VE/||/<>/> ... )
( "Kaç?" sorusunun yanıtıdır. İLE/VE/||/<>/> "Nasıl?"[Ne asıl? < KEYFE] sorusunun yanıtıdır. İLE/VE/||/<>/> ... )
( Nicelik olmadan, nitelik olmaz! Nitelik olmadan da nicelik! )
( Altın, altınlık niceliğinde, altınlık niteliklerini barındırır. )

- NİTELİK ile ÖZELLİK

- NİTELİK ile SINIR

- NİTELİK ile SIRADÜZEN

- NİTELİK/LER ile/ve BOYUT

- NİTELİKLİ/KAPSAMLI YANIT ve/||/<>/>/< NİTELİKLİ SORU


- NİTELİKLİ YAŞAM İÇİN ...:
YARISI
ile/ve/||/<> 2 KATI ile/ve/||/<> 3 KATI :) :) :) ile/ve/||/<> SINIRSIZ ve KOŞULSUZ

( Yemeğin. İLE/VE/||/<> Yürüyüş. İLE/VE/||/<> Gülüş. :) İLE/VE/||/<> Saygı ve Sevgi. )

- NİTELİKLİ ile NİTELİKSEL

- NİTELİKLİ ile/ve/<>/değil SEÇKİN

- NİYE KONUŞUYORUZ? değil NEYİ KONUŞUYORUZ?

( Konuşmak/konuşabilmek esas ve önceliklidir. Bazı şeyler gerçekleşmeden, olumsuzlukları ve yetersizliklerin yaşanmasına fırsat vermemek üzere, konuşabilmek, doğadaki en güçlü ve olanaklı yetimizdir. Konuşmanın, "niye"si, "gereksizliği" vs. olmaz! )

- NİYET BOZUKLUĞU ile/değil NİYET EKSİKLİĞİ

- [ne yazık ki]
"NİYET OKUMA"
ile/ve/||/<> "AKIL OKUMA"

( İkisi de yanlıştır ve olanaksızdır. Hiçbir zaman, zemin ve koşulda yapılmamalıdır! )

- NİYET OKUMAK" ile/değil/yerine/>< ANLAMAYA ÇABALAMAK/ÇALIŞMAK

- NİYET:
YOKSA
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< VARSA

( "Bahane/mazeret", çoktur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Hiçbir bahane/mazeret, yoktur. )

- NİYET ile ...

( NİYET, MERAM | FİİL VE HAREKET | DÜNYA LEZZETLERİNİ TERK EDEREK İBADETLE ALLAH'A YÖNELMEK )

- NİYET ve/<>/= ABDEST


- NİYET ve/> ÂKIBET

- NİYET ile/ve AKLINDA TUTMAK

- NİYET ile/ve AMEL

( Niyet, kalbin ubudiyeti. İLE
Amel, azaların/uzuvların ubudiyeti. )
( Önce Niyet, sonra Amel. )
( Niyet hayır, akıbet hayır. )
( Niyet bâtın, amel zâhirdir. )
( Müminin niyeti amelinden üstündür. )
( NİYET: Âdet ile ibâdeti ayıran şey. )

- NİYET ile/ve/<> BAŞARI/MUVAFFAKİYET

( Kendinden/senden. İLE/VE/<> Oradan. )

- NİYET ile/ve CİDDİYET

- NİYET ile/ve/||/<>/> DİYET

- NİYET ile/ve EĞİLİM

- NİYET ile/ve/<>/>/< EYLEM

( Niyet, eylemden önceliklidir. )
( Eylem, içtenliğin kanıtıdır. )
( Eylem, gerçeğin mihenk taşıdır. )
( Berraklık ve sevecenlik eylemdir. )
( Eylem konusunda tasa çekmeyin, aklınıza ve gönlünüze özen gösterin. )
( Gerçeği bulmak için günlük hayatınızın en küçük eylemlerinde gerçek olmalısınız. )
( Gerçek, samimi eylemin meyvesidir. )
( Kalbi değiştiren eylemdir. )
( Sağlam bir anlayışa sahip bir kişi, eylemden sakınmaz. )
( İmgenin ardında ve ötesinde olan idrak ve eylem gücüsünüz. )
( Eylem, gizli, bilinmeyen, bilinemez olandır. Sadece onun meyvesini bilebilirsiniz. )
( Hiç kimse, bir başkası adına eylemde bulunamaz. )
( Vazgeçme! Üşenme! Erteleme! )
( Nobody can act for another. )
( Do not give up! Do not dilatory! Do not delay! )
( Action is a proof of earnestness.
Action is the touchstone of reality.
Clarity and charity is action.
You need not worry about action, look after your mind and heart.
Action is hidden, unknown, unknowable. You can only know the fruit.
A man of steady understanding will not refrain from action. )

- NİYET ile/ve EYLEM

( Eylem, içtenliğin kanıtıdır. )

- NİYET EYLEM


- NİYET ve/||/<> GAYRET ve/||/<> DİRÂYET[YETENEK]

- NİYET ile GELİŞİGÜZEL/LİK, GÖRELİ/LİK

- NİYET ile/ve/<> GEREKSİNİM

- NİYET ve/> GİRİŞİM

- NİYET ile/ve/||/<> GİZEM

- NİYET ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HEDEF

- NİYET +/=/> İDRAK +/=/> İLİM

- NİYET ve/>/< İDRAK ve/>/< İMAN

- NİYET ve/< İDRAK ve/< İMAN

- NİYET ile/ve İRÂDE

( Kişi, Ahsen-i Takvim'dir, iradesi elindedir. İsterse yakasını bu âlemden kurtarır, isterse içine düşer. )

- NİYET ile/ve İRÂDE

- NİYET ve İSTEK/TALEP

- NİYET ve/||/<>/> KARAR ve/||/<>/> UYGULAMA

- NİYET ile KASIT/AMD

- NİYET ile KASTETMEK

- NİYET ile/ve KIBLE

- NİYET ile/ve KIBLE

- NİYET ve/||/<>/< MECÂL

- NİYET ve/||/<> NAZAR ve/||/<> MÂNÂ-İ HARF ve/||/<> MÂNÂ-İ İSİM

- NİYET ve/<> NAZAR(BAKIŞ AÇISI)


- NİYET ve/<> TERCİH

- NİYET ile/ve ÜSLÛB

- NİYET ile/ve/değil YAKLAŞIM

- NİYET ile/ve YÖN

- NİYET ile/ve YÖNELİM

- NİYET ile/ve/<> YÖNELİM/EĞİLİM/MEYL

- NİYET ile/ve YÖNELİŞ

- NİYET ile/ve/<> YÖNTEM

- NİYET/Lİ/LİK ile/ve EREK/Lİ/LİK / AMAÇ/LI/LIK

( Akıllı kişi, amacı niyette görür. )
( Niyet, amacı gösterir. )
( Niyet hayır, âkıbet hayır. )

- NÖKER ile HİZMETÇİ, HİZMETKÂR


- NOKTALAMA ile/ve/||/<> HAREKE

( Latin abecesinde. İLE/VE/||/<> Arap abecesinde. )
( İnsanlık, bir gün...

(,) Virgülü kaybetti:
Söyledikleri, birbirine karıştı.

(.) Noktayı kaybetti:
Düşünceleri, uzayıp gitti. Ayıramadı onları.

(!) Ünlem işaretini kaybetti bir gün de:
Sevincini, öfkesini, tüm duygularını kaybetti.

(?) Soru işaretini kaybetti bir başka gün:
Soru sormayı unuttu.
Her şeyi olduğu gibi kabul eder oldu.

(:) İki noktayı kaybetti başka bir gün:
Hiçbir açıklama yapamadı.

Yaşamının sonuna geldiğinde...
Elinde sadece (") tırnak işareti kalmıştı...

“İçinde de başkalarının düşünceleri vardı yalnızca."

Alex Kanevsky )

- NOSYON[Fr./İng. < NOTION] değil/yerine/= KAVRAM

( Bir şey üzerindeki gerekli bilgi, kavram. )

- NÖTR ile/ve/değil/||/<> KENDİLİĞİNDENLİK

- NUR ve/||/<> HİDÂYET(KILAVUZLAMA)

( Tevrat'ta. / İncil'de. / Kur'ân-ı Kerîm'de. / Kişide. )
( PHILO ve/||/<> SOPHOS )

- NUR ile/ve/<> ŞEFKÂT

( İlâhî sevgi. İLE/VE/<> ... )

- O DÖNEMDE, ... ile/değil O DÖNEM DE, ...

( Dahi anlamındaki "de" ayrı yazılır! Lütfen! Sadece biraz (daha) özen! )
( Konfüçyüs: "Eğer konuşulan dil doğru değilse, o zaman söylenilen şey, söylenilmek istenen şey olmaz. O zaman, yapılması gereken yapılmaz ve eğer işler yapılmadan kalırsa, maneviyat ve sanat bozulur. O zaman, adâlet, sahtekârlıkla yürür. Eğer bu olursa, kişiler, kendini umutsuz bir karmaşanın içinde bulur. Bu nedenle, söylenilen şey, her şeyden önemlidir ve bu konuda dikkatsizlik yapılmamalıdır." )

- OBJEKTİF değil/yerine/= NESNEL

- ÖÇ ile/ve/||/<> ÖD

( Acı, öfke. İLE/VE/||/<> Öd, safra. )

- OCAK ile/ve/||/<>/> SOFRA

- ODAKLANMA ile/ve ADANMA


- ÖDEŞMEK ile/ve/<> BOY ÖLÇÜŞMEK

- ÖDEV AHLÂKI ile/ve FERÂGAT AHLÂKI ile/ve USTA AHLÂKI

- ÖDEV ile/değil/yerine ERDEM

( "Yükleme." İLE/DEĞİL/YERİNE "Yüklenme." )

- ÖDEV ile/ve/||/<> GÖREV

- ÖDÜN VERMEK ile/ve/||/<> AĞIR BEDELLER ÖDEMEK

- ÖDÜN VERMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ALTTAN ALMAK

- OEDIPUS KARMAŞIKLIĞI/KOMPLEKSİ ve/||/<> ELEKTRA KARMAŞIKLIĞI/KOMPLEKSİ

( Eril çocuklarda. VE/||/<> Dişil çocuklarda. )

- ÖFKE ile/ve/değil/yerine/>< ANLAMA

( Öfkenin olduğu yerde anlama, anlamanın olduğu yerde öfke barın(a)maz. )

- ÖFKE" ile/değil/yerine/||/>< AŞK

- ÖFKE ile/ve/değil/||/<>/< ENGELLENME


- ÖFKE ile/değil/yerine/>< GÜLÜMSEME :)

( Öfkenin uzaklaştırdığını, gülücükler geri getiremez. )

- ÖFKE ile/ve/||/<> HIRS

( [gelirse/yönetilemezse ...]
Akıl gider. İLE/VE/||/<> Edep gider. )

- ÖFKE ile/değil/yerine/>< ÖKE

- ÖFKE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SAĞLIKLI ÖFKE

- ÖFKE ile/ve/ne yazık ki/> SALDIRI

- ÖFKE ile/değil/yerine/>< ŞEFKÂT

( Uzaklaştırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yakınlaştırır. )

- ÖFKE ile/<> SUSMA/SÜKÛT

( Kızmış olduğunun göstergesidir. İLE/<> Kırılmış olduğunun göstergesidir. )

- ÖFKE ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< "TEPKİ"

- ÖFKE ile/ve/değil/||/<>/< YOK SAYILMA

- [ne yazık ki]
ÖFKE
ile/ve/||/>/<>/>< ZARAR

( Öfkeyle kalkan, zararla oturur. )

- SAYGI DUYMAK/GÖSTERMEK | DUYAN/GÖSTEREN:
ÖĞRENCİ(N)DEN
değil ÖĞRENCİ(N/Y)E

- ÖĞRENİYORUM ile/ve/değil/yerine/||/<> DÜŞÜNÜYORUM

- ÖĞRENME'DE:
KLASİK
ile/ve EDİMSEL ile/ve PEKİŞTİRME ile/ve BİLİŞSEL ile/ve BİLGİSAYAR YARDIMIYLA

- ÖĞRENMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ALIŞMAK

- ÖĞRENMEK ile/ve/<>/> "KALPTE BULMAK"

- ÖĞRENMEK ile/değil/yerine/||/<>/< KAVRAMAK

- ÖĞRETİLEMEYEN ile/ve ÖĞÜTLENEMEYEN ile/ve ÖNERİLEMEYEN

- ÖĞRETİLEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DAHA FAZLASI

- ÖĞRETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DÜŞÜNMELERİNİ SAĞLAMAK

- ÖĞRETMEK ile/ve/<> FARK ETMEK/ETTİRMEK

( Öğretmek, başkalarına senin kadar iyi bildiklerini anımsatmaktır. )
( EACH ONE, TEACH ONE )

- ÖĞRETMEN ile/ve/||/<>/> ÖĞRETİM ÜYESİ

( İlk ve orta derecede. İLE/VE/||/<>/> Evrenkentte/üniversitede/akademide. )

- ÖĞRETMENİN/HOCANIN SAĞLAYABİLECEKLERİ:
EMNİYETİ SAĞLAMAK
ile/ve BAŞLANGIÇTA UYGUN OLAN(LAR)I SUNMAK

- ÖĞÜT VERMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İYİ/DOĞRU ÖRNEK OLMAK/GÖSTERMEK

( Yolu uzun. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Yolu kısa. )
( Kolay. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< "Kolay değil". )

- ÖĞÜT ile/ve/||/<>/> ESİNLENME

- ÖĞÜT ile/ve/değil/yerine/||/<> (İYİ/YETERLİ/NİTELİKLİ) ÖRNEK

( Yolu, uzundur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Yolu, kısa ve etkilidir. )

- ÖĞÜT ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖRNEK

( Yolu/süreci uzundur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Yolu/süreci kısa ve etkilidir. )

- OH OLSUN ile/değil/yerine/>< O OLSUN

- ÖKE/DEHÂ ve/||/+/<>/> GÜZELLİK

- OKSİJEN ile/ve/||/<>/ KOKU

( "Oksijeni bilmem ama kokun şart!" )

- ÖKSÜZ/YETİM ile/||/<> NANHAR

( Ya annesi, ya babası ya da ikisi birden olmayan. İLE/||/<> Ölen yeniçerilerin çocuklarına verilen ad. )

- OKUMAK:
YOKSULLUKTA
ve/||/<>/> VARSILLIKTA

( Varlık/servet[Ar.]. VE/||/<>/> Süs, ziynet/zinet[Ar.]. )

- OKUMAK ve/||/<> KONUŞMAK ve/||/<> YAZMAK

( Tamamlar. VE/||/<> Hazırlar. VE/||/<> Olgunlaştırır. )