(KOŞULSUZ) SEVGİ ([UNCONDITIONAL] LOVE)

- KAMUTAY ile/ve/||/<>/> OĞUŞLUK KAMUTAYI ile/ve/||/<>/> ULUS KAMUTAYI ile/ve/||/<>/> URAY KAMUTAYI

- KÂN(OLUŞ) ||/>
MEKÂN
ile/ve/||/<>/> DUYU ile/ve/||/<>/> DUYGU ile/ve/||/<>/> HAL ile/ve/||/<>/> MAHAL ile/ve/||/<>/> MAKAM
||/> AKIL/KAVRAM

- KAN:
ACİL GEREKSİNİM
ile/ve/<>/değil SÜREKLİ GEREKSİNİM

- KAN BİRLİĞİ ile/ve/yerine/değil CAN BİRLİĞİ

- KAN ÖBEKLERİNDE:
0-
ile AB+

( Herkese[tüm kan öbeklerine] verebilir ve sadece kendi kan öbeğinden alabilir. İLE Herkesten[tüm kan öbeklerinden] alabilir ve sadece kendi kan öbeğine verebilir. )
( )

- KAN TÜKÜRÜP ve/fakat/||/<>/> "KIZILCIK ŞERBETİ İÇTİM" DEMEK

- KANAAT ile/ve/||/<> KALENDER

- KANAAT ile/ve/değil/yerine KANIT

- [ne yazık ki]
KANDIRMADA:
"APTAL/LIĞIMIZ"
ile/ve/değil/||/<>/< "ONUN/ONLARIN" KARAKTERSİZ/LİĞİ

( Olmuyor. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Oluyor. )

- KANDIRMAK ile/<> "ATLATMAK"


- KANDIRMAK ile/değil OYALAMAK

- KANIKSAMAK ile/ve/||/<>/> ÖZÜMSEMEK ile/ve/||/<>/> İÇSELLEŞTİRMEK

- KANIT/BURHAN ile/ve/||/<> KESİNLİK/YAKÎN

- KANITLAMAK ile/ve/||/<>/> İKNÂ ETMEK

- KANMAK/KANDIRMAK ile/ve/değil/yerine/<>/> İKNA (OLMAK/ETMEK)

- KANMAK/ALDANMAK ile/ve/değil KAPILMAK

- KAPI[< KAPU] ile/ve/gibi/||/<>/> TAPU

- KAPSAM ile/ve/= BÜTÜNLÜK

- KAPSAYICI/LIK ile/ve/değil AŞKIN/LIK

- KAPSAYICI/LIK ile/ve/||/<> KUCAKLAYICI/LIK


- KAPSAYICI/LIK ile/ve/||/<> OKŞAYICI/LIK

- KÂR ETMEYE ÇALIŞMAK ile/değil/yerine/< ZARAR ETMEMEYE ÇALIŞMAK

- KÂR değil/yerine AR

- KARA KARA (DÜŞÜNMEK)

- KARALAMA ile/ve/||/<>/>/< DIŞLAMA

- KARAMSAR/LIK >< İYİMSER/LİK ile/değil/yerine/>< GERÇEKÇİ/LİK

( Yelden yakınır. >< Yelin değişmesini bekler. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yelkenleri/ni ayarlar. )

- KARAMSARLIK değil/yerine/>< KAVRAMSALLIK

- KARAMSAR/LIK ve/||/<>/>/< KORKAK/LIK

- KARANLIK ile/ve/yerine KANDİL (-İN UYANDIRILMASI)

- KARAR[Ar.] ile/||/<> İTİDAL[Ar.]


- KARARI-DUVARI (OLMAMAK)

( Bir kişinin nasıl hareket edeceğinin bilinememesi. )

- KARARLI/LIK ile/ve/||/<> (ALÇAK)GÖNÜLLÜ/LÜK

- KARARLILIK yerine/ya da SEVGİ

( Sevgi )

- KARARLI/LIK ve/||/<> TUTARLI/LIK

- KARARSIZLIK ile/değil/yerine/>< KARARLILIK

( Kör bir bıçak gibidir.[parçalar/yırtar] İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Keskin bir bıçak gibidir.[bir kerede ve dümdüz keser] )

- | KARARSIZLIK ve/ya da KORKAKLIK |
ile/değil/yerine/><
CESÂRET

( | Tehlikeye sokar. VE Ölüme götürür/götürebilir. | İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Zafere taşır. )

- KARAVAŞ ile YARDIMCI

( Cariye, yardımcı kız. )

- KARDEŞLİK ile/ve/<> BİRLİK

- KARDEŞLİK ve/||/<>/< ÖZGÜVEN (İLE)

- KAREEM ABDUL JABBAR ve/||/<>/> JOHN WOODEN

( )

- KARGA ile/ve/değil/yerine/||/<> KARTAL

( image )
( Bir kartalı gagalamaya cüret eden tek kuş, kargadır.

Kartalın üstüne çıkar ve boynunu gagalar. Ancak kartal, yanıt vermez, karga ile savaşmaz. Zaman ya da enerji tüketmez. Sadece kanatlarını açar ve yükselmeye başlar.

Uçuş, ne kadar yüksekse, karganın soluk alması o kadar zorlaşır ve karga, oksijen eksikliğinden düşer.

Yaşamımızdaki böylesi "durum" ve "kargalarla" zaman kaybetmemeyi yeğleyelim.

Biz de onları sadece felsefe, bilim, sanat, tüze(hukuk), matematik, spor gibi alanlara; anlayış, şefkat, merhamet, zarâfet, hizmet, koşulsuz saygı ve koşulsuz sevgi gibi yükseklikler(imiz)e çıkarıp yolumuza devam edelim... )

- KÂRINCA KARARINCA (YAŞAMAK, DAVRANMAK)

- KARIŞTIRMAK/KARIŞTIRILAN ile/ve/değil/||/<> BİRBİRİNİN YERİNE KULLANMAK/KULLANILAN

- KARİZMA ile/ve AŞK

- KARİZMA ile/ve İTİBAR

- KARMA[Sansk.](KAMMA[Palice]) ile KARMA/BLENDING

( Etkinlik. Eylem, özellikle sorumluluğu olan iyi ve kötü eylem. Her hareketin bir öncekine bağlandığı nedensellik döngüsü, uygun nedenlerden oluşan sonuçlar zinciri.

Karma, üç türlüdür:
Sanchita(geçmiş enkarnasyonlardan birikmiş olanlar),
Pararabdha(karma'nın şimdiki yaşamda çözümlenmesi gereken bölümü),
Agami(gelecekte meyvesini verecek olan karma) )

- KARMAŞA değil/yerine/>< SEVGİ

( )
( Bazı noktaları birleştirirsek "karmaşa", görünmez ve
(en başta sevgi gibi) bazı (değerli) şeyler görünür olur. )

- KARMAŞIK ALGILAMA SÜREÇLERİ'NDE:
ÖRÜNTÜ
ve/<> HAREKET ve/<> DERİNLİK

- KARMAŞIKLIKTA ve/||/<> UYUŞMAZLIKTA ve/||/<> ZORLUKTA | ve/||/<>
SÜREKLİLİKTE

( Yalınlığı bulmak. VE/||/<> Uyumu bulmak. VE/||/<> Çözümü bulmak. VE/||/<> Kendini bulmak/tanımak! )

- KARŞI KARŞIYA GELMEK" ile "AYNI DÜZLEMDE OLMAK"


- KARŞI KARŞIYA ile/ve/değil/yerine/||/>< BAŞ BAŞA

- KARŞI KARŞIYAYIZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİRLİKTEYİZ

( Gövdemizle. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Saygı ve sevgiyle, anlamla, değerle, sözle... )

- KARŞI KOYMAK ile/değil/yerine FARKINDALIK

- KARŞI OLMAK ile/değil/yerine AŞMAK/AŞMIŞ OLMAK

- KARŞI" (OLMAK) ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TEMKİNLİ (OLMAK)

- KARŞILAMA ile/ve/||/<> UĞURLAMA

( Giydiğinle. İLE/VE/||/<> Sohbetinle.
Kişiler, giydiğiyle karşılanır, sohbetiyle uğurlanır. )
( Dress, how you want to be addressed. )

- KARŞILAMAK ile YANSITMAK

- KARŞILAŞMA ile/ve/||/<> KARŞILAŞTIRMA

- KARŞILIĞI OLMAYAN DURUMLAR/OLGULAR/KAVRAMLAR/SÖZCÜKLER ile/ve/<> BAŞKA BİR DİLDE KARŞILIĞI OLMAYAN DURUMLAR/OLGULAR/KAVRAMLAR/SÖZCÜKLER

- KARŞILIĞINDA ile/değil KARŞISINDA


- KONUŞMAK:
KARŞILIKLI
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİRLİKTE

- KARŞILIKLI = MÜTEKABİL = RECIPROCAL[İng.] = RÉCIPROQUE[Fr.] = REZIPROK[Alm.]

- KARŞILIKSIZ HİZMET ile/ve/<> GÖNÜLLÜ HİZMETÇİLİK

- KARŞIT ile/değil MUHATTAB

- KARŞITLAR ile/ve BİRLİK

( KARŞITLARIN BİRLİĞİ/CEM'UL EZDÂD[Ar.]/COINCIDENTIA OPPOSITORUM[Lat.] )

- KARŞIT/LIK ile/değil/yerine KARŞILIK/LILIK

- KAŞIKLA VERİP, KEPÇEYLE ALMAK değil/yerine KOŞULSUZ VE BEKLENTİSİZ VERMEK/HİZMET

- KAS(IL)MAK ile/değil/yerine/>< KAT(IL)MAK

- KAŞIMAK ile/ve/||/<> KIŞKIRTMAK ile/ve/||/<> TETİKLEMEK

- KATEGORİK/HARFÎ/DOKTRİNEL AHLÂK ile/yerine GNOSTİK/İRFAN/TEVHİD AHLÂKI

( Dış dinamikleriyle hareket. İLE/YERİNE İç dinamikleriyle hareket. )

- KATILA KATILA (GÜLMEK)

- KATI/LIK" ile/ve/değil ISRAR/CI/LIK

- KATILIM ve/||/<>/< İLGİ

- KATILIM ile/ve PAYLAŞIM

- KATILIM ve/||/<> ÜSTLENME

- KATILMAK ile KATILMAK

( Katma işi yapılmak. | Bir topluluğa girmek, iştirak etmek, iltihak etmek. | Ortak olmak, benimsemek. | Hak vermek. İLE
Aşırı derecede gülme, ağlama, gıdıklanma, korkma vb. tepkiler sırasında, solunum kaslarının kasılmasından dolayı soluğun kesilmesi. )

- KÂTİP[Ar.]/SEKRETER[Fr.] değil/yerine/= YAZMAN/YÖNETİCİ YARDIMCISI

- KATKI ile/ve/||/<>/> KAZANIM

- KATKI ile/ve/||/<>/> PAY

( Katkı vermeyen, pay alamaz. )

- KATKIYA ...:
AÇIK/LIK
ile/ve/||/<>/> UYGUN/LUK


- KATLANDIĞIMIZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YAŞADIĞIMIZ/YAŞAYABİLECEKLERİMİZ

( Çoğunluk. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Azınlık. [bazı yeğlemelerimizle böyle sürmek/kalmak zorunda olmadan!] )

- KATLETMEK ile/değil/yerine/>< KATETMEK

- KAVGACI/LIK ile/değil/yerine/>< KARARLI/LIK

- KAVRAM "KARGAŞASI" değil KAVRAM KARMAŞASI

( Kargaşa, kişiler arasında olandır. )

- KAVRAM KARMAŞASI ile/ve/değil (KASITLI) KAVRAM SAPTIRMASI

- KAVRAM KARMAŞASI ile/değil ZİHİN/DÜŞÜNÜŞ KARMAŞASI

- KAVRAM/KONU/DURUM/SORUN:
"KİŞİ/LER ÜZERİNDEN" (KAVRAM/DURUM)
ile/değil/yerine/>< KAVRAM/DURUM ÜZERİNDEN (KİŞİ/LER)

- KAVRAM OLGUSU ile/ve İÇ OLGULAR

- KAVRAM:
TANIMLAMAK
ile/ve/||/<> ZORUNLULUKLARINI GÖSTERMEK

- KAVRAM ile/ve/<> ANLAM

( Zihnin, nesne ve olgulara bakan tarafı. İLE/VE Sözcüklere/terimlere bakan tarafı. )
( İçi/dışı yoktur/olmaz. İçeriği vardır. İLE/VE/<> İçi/bâtını ve dışı/zâhiri vardır. )
( Nesneler/olgular/olaylar dünyasıdır. İLE/VE/Değerler dünyasıdır. )
( Sözcüğün anlamı, nesnenin kavramı olur. )

- KAVRAM ile/ve/<> AYRIM

- KAVRAM ile AYRINTI

- KAVRAM ve/<> BELİRGİNLİK

- KAVRAM ile/ve/<> BİLİNÇ

- KAVRAM ve/<> BÜTÜN/LÜK

- KAVRAM ile/ve/<> ÇÖZÜM

- KAVRAM ile/ve/<> DERİNLİK

- KAVRAM ile/ve/değil EŞİK

- KAVRAM ile/ve/<> FİLOZOF ÇIĞLIĞI

- KAVRAM ile İMGE

( İlke. İLE Eylem. )

- KAVRAM ile/ve/<> İMGE

( )

- KAVRAM ile KARÎNE

- KAVRAM ile/ve/<> KAVRAM BAĞLAMI

- KAVRAM ile/ve/değil/||/<>/>/< KAVRAM ÇİFTLERİ

- KAVRAM ile/ve/||/<> KAVŞAK

- KAVRAM ile KENDİ

- KAVRAM ile/ve/||/<>/> KURAM

( Bir kuramın varoluşu[ontolojisi] yoksa herhangi bir kuramdır. )
( Kavram ve kuram, genellikle bilim, felsefe ve öteki akademik alanlarda kullanılan iki temel kavramdır.

Bir kavram, genellikle bir düşüncenin ya da bir şeyin anlıksal[zihinsel] karşılığıdır/temsilidir. Kavramlar, genellikle somut ya da soyut var olanları tanımlamak için kullanılır. "masa", "adâlet", "eşitlik" gibi kavramlar, düşünceleri ya da nesneleri karşılar/temsil eder.

Dilde simgeler ya da sözcükler olarak tanımlanır ve bireylerin düşünme ve iletişim kurma yeteneklerini yönlendirir.

Genellikle bir nesnenin ya da bir durumun temel özelliklerini ya da niteliklerini tanımlamak için kullanılır.

İLE/VE/||/<>/>



Bir kuram, genellikle bir görüngüyü, bir olguyu ya da belirli bir alanı açıklamak ya da açıklamak için geliştirilmiş dizgeli bir açıklamadır.

Genellikle gözlemlere dayanarak olgu ve görüngüleri anlamak, öngörmek ya da açıklamak için kullanılır.

Bilimde, felsefede, matematikte ve öteki alanlarda kullanılır.[evrim, kütleçekim kuramı]

Genellikle bir dizi varsayım, ilke ve kavramın bir araya getirilmesiyle oluşturulur ve denenir. Bilimsel yöntemle desteklenir. Bilişsel karşılıklardır ve genellikle düşünceleri ya da nesneleri tanımlamak için kullanılır ancak dizgeli açıklamalardır. Genellikle gözlemlere dayanarak olgu ve görüngüleri anlamak ya da açıklamak için kullanılır. Ancak kavramları kullanarak tanımlama yapılır. )
( FaRkLaR Kılavuzu içinde daha geniş tarama olarak şu sayfaları da okuyabilirsiniz...

FaRkLaR.net/kavram/kavram

FaRkLaR.net/kavram/kuram )

- KAVRAM ve/<> KURUM

- KAVRAM ile/ve KURUM ile/ve KARŞILIK

( Zihinde. İLE/VE Toplumda. İLE/VE Gövdede. )

- KAVRAM ve/<> KURUM ve/<> UYGARLIK ve/<> BULUNÇ/VİCDAN


- KAVRAM = MEFHUM[Ar. < FEHM] = CONCEPTION, NOTION[İng.] = CONCEPT, NOTION[Fr.] = NOTIO, BEGRIFF[Alm.] = CONCEPTUS, NOTIO[Lat.] = LOGOS, ÉNNOIA, HOROS, NOEMA[Yun.] = CONCEPCÍON[İsp.]

- KAVRAM ile/ve/<> NİYET

( Felsefe. İLE/VE/<> Kavrama niyet girince, ideolojiye dönüşür. )

- KAVRAM ile/ve/<>/= ÖLÇÜ

- KAVRAM ve ÖNERME ve ÇIKARIM

- KAVRAM ve SABİTE

- KAVRAM ile/>< SAÇMA

- KAVRAM ile SALTIK

- KAVRAM ile SALTIK

- KAVRAM ile/ve/<> SİMGE

( İndirgeme. İLE/VE/<> Çoğaltma. )
( ... İLE/VE/<> Bireşim/tevhid. )
( Aralarında belirli özellikleri paylaşan bir öbek nesne ya da olaya verilen simgedir. İLE/VE/<>
İçinde bulunduğumuz anın ve çevrenin esiri olmaktan bizi kurtarır ve daha önceden görmüş olduğumuz dış çevreyi ve o çevre içinde yer alan deneyimlerimizi istediğimiz zaman yeniden yaratma olanağını bize verir. )
( Simgeler bizi geçmişe, geleceğe ve dışarıda gözlenmesi olanaksız olan yaratıcılığa götürür. )
( Simge, zâtı/sizi gösterir/işaret eder. )
( Olanı gösterir. İLE/VE/<> Olanaklılığı gösterir. )
( Reduction. VS./AND/<> Increase. )

- KAVRAM ile/ve/<> SİMGE

( İndirgeme. İLE/VE Çoğaltma. )
( Aralarında belirli özellikleri paylaşan bir grup nesne ya da olaya verilen simgedir. İLE/VE
İçinde bulunduğumuz anın ve çevrenin esiri olmaktan bizi kurtarır ve daha önceden görmüş olduğumuz dış çevreyi ve o çevre içinde yer alan deneyimlerimizi istediğimiz zaman yeniden yaratma olanağını bize verir. )
( Simgeler bizi geçmişe, geleceğe ve dışarıda gözlenmesi olanaksız olan yaratıcılığa götürür. )
( Olan'ı gösterir. İLE/VE/<> Olanaklı olan'ı gösterir. )
( Olguyu açıklar. İLE/VE "Kişisel deneyimler"i ansıtan ve her bireyde farklı yansımaları işaret eden bir özellik gösterir. )
( Kavramsal düşünme, öğrenmeye ve belirlemeye yardım eder. İLE/VE Simgesel düşünme, yorumlamaya olanak tanır. )
( "Küptaş", geometrinin taşta gösterimi olarak "bilimsel us"u simgeler. )
( Mâbedi, herhangi bir yapıdan ayıran en temel özellik, onun baştan sona simgesel bir donanımda olmasıdır. | Mâbedin yapımında kullanılan hemen her nesne ya da öğe, kendi nesnel ve özdeksel yapısından başka bir değeri göstermekle birer simgedir. [Bilge Süleyman, mâbedi, Tanrı'ya değil Tanrı'nın adına yaptırmıştır.] )
( Adlar, bir nesneyi/kişiyi değil de, bir değeri/erdemi ya da ilkeyi gösteriyorsa simgesellerdir. )

- KAVRAM ile/ve/<> SINIR

- KAVRAM ile/ve/<>/= SÜREÇ

- KAVRAM ile/ve/<> TAM AYIRD EDİCİ (BİLGİ)

- KAVRAM ile/ve TARTIŞMA

- KAVRAM ile TERİM

- KAVRAM ile/ve/||/<>/>/< TERİM

( Genel/leştirir. İLE/VE/||/<>/>/< Özel/leştirir. )
( Kavramlar, felsefededir. İLE/VE/||/<>/>/< Öteki disiplinlerde terim adını alır, terime dönüşür. )
( Kavramlar, terimlerin aklıdır. )
( ISTILAH: BARIŞ/SULH )
( ... İLE/VE/<> Bir bilim, sanat, meslek dalıyla ya da bir konu ile ilgili özel ve belirli bir kavramı olan sözcük. | Geleneksel mantıkta, özne ya da yüklem. )
( Felsefenin ve terim(ler)in bilinci. İLE/VE/||/<>/>/< Nesnenin bilinci. )

- KAVRAM ve/||/<>/> TİKEL SANAT

( KANT ve/||/<>/> HEGEL )

- KAVRAM ile/ve TÜMEL

- KAVRAM ve/<> TUTARLILIK

- KAVRAM ile/ve/<> YAŞAM

( ... İLE/VE/<> Üzerine konuşulamayan. )

- KAVRAMA/ANLAMA ile MATEMATİK/FİZİK(DIANOIA)

- KAVRAMA ile KAPSAMA

- KAVRAM/A ile/ve KAPSAM/A

- KAVRAMA(DA) ile/ve/değil/||/<>/> ANLAMA(DA)

( Kalırsın. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Dönüşürsün. )
( Kavramak, anlamanın sınırında biter. )
( Tinsel. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Ussal. )
( BİR ŞEYİN: Nedenlerini bilmek. İLE/<> Niyetlerini bilmek. )
( Geçmişle ilgilidir. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Gelecekle ilgilidir. )
( [not] Spiritual. WITH/AND/||/<>/>/but Rational. Mental. )

- KAVRAMAK ve BELLEMEK

- KAVRAMAK ile/ve/değil/||/<>/< DENEYİM(LEMEK)

- KAVRAMAK ve/||/<>/> HEYECAN

- KAVRAMAK ile/ve İNANMAK

- KAVRAM/AK ile/ve SINIR/LAMAK

- KAVRAMDA değil KAVRAMIN OLGUSUNDA


- KAVRAMIN:
AKILSALLIĞI
ile/değil TARİHSELLİĞİ

( Tüm filozoflarda. İLE/DEĞİL Hegel'de. )
( Kavramlar, aklın görüleridir. )

- KAVRAMIN:
SONSUZLUĞU
ile/ve/değil/<> SINIRLILIĞI

- KAVRAM'IN:
YAŞI
ve KATMANLARI

- KAVRAMLAR ile/ve/<> KONU/LAR

- KAVRAM/LAR ve ÖZDEŞLİK

- KAVRAM/LAR ile/ve/<> SINIR KAVRAM/LAR

- KAVRAM/LAR ile/ve SINIR KAVRAM/LAR

- KAVRAM/LAR ile/ve/||/<> SÖZCÜK/LER

( Mantıkta, en küçük birim. İLE/VE/||/<> Dilde, en küçük birim. )
( KAVRAM: Bilincin dilbilgisi. )
( Şeylerin kavramı, sözcüklerin anlamı olur. )
( Kavram, her defasında üretilmesi gerekli olandır. )
( Kavram, tekil şeylerin özünü değil şeylerdeki evrensel öğeyi açıklar. )
( Kavram, zaman ile ilişki içinde değil zamansal olmayan varoluş [bengilik] türü altında kavranmalıdır. )
( Kavramlar, dışsal nesnelerin imgesi değildir. )
( Her kavram, bütünsel bir süreçtir ya da sürecin bütünselliğidir. )
( Düşünen her bir kişi için, kavram gereksinimi vardır ve bunlar, dünyanın neresinde ve ne zaman üretilirse üretilsin, artık, insanlığın malıdır. )
( Kavramlar dünyasına giren her kişi, evrensellikle bağ kurmuştur. Bunun ayırdında olmak, aydınlanmaya başlamak demektir. )
( Sözcük, bir köprüdür. )
( Sözcükler, bizi ancak kendi sınırlarına kadar götürebilir. )
( Sözcükler, gerçekleri iletmez, onları işaret eder. )
( Sözcükler, işaret eder ama açıklayamaz. )
( Sözcükler ve sorular, zihinden gelir ve bizi orada tutar. )
( Sözcük ile anlamı arasındaki bağlantı nedeniyle, sözcükler değerlilerdir ve eğer kişi, sözcüğü çok büyük bir dikkatle incelerse, kavramın ötesine geçerek, onun kökenindeki deneyime ulaşır. )
( Kişilik ötesine geçtiğinizde artık sözcüklere gereksiniminiz olmaz. )
( Sözcükler olmayınca anlaşılacak ne kalır? Anlama gereksinimi, yanlış-anlamadan doğar. Söylediğim/iz doğrudur fakat size göre o sadece bir kuram. Onun, doğru olduğunu nasıl anlayabileceksiniz? Dinleyin, anımsayın, düşünün, gözünüzde canlandırın. Ve günlük yaşamınızda uygulayın! Bana/bize/ona sabır gösterin ve herşeyden çok, kendinize sabır gösterin, çünkü tek engeliniz kendinizsiniz.

Yol, sizden geçerek kendinizden öteye götürür. Siz, sadece belirli, özel olanın gerçek, bilinçli ve mutlu olduğuna inandıkça ve ikilem ötesi gerçeği, hayal ürünü bir soyut kavram olarak red ve inkâr ettikçe, benim/bizim sadaka verir gibi, kavramlar ve soyutlamalar dağıttığımı/zı düşüneceksiniz. Fakat bir kez kendi varlığınız içindeki gerçeğe dokundunuz mu, o zaman, size en yakın ve en sevgili olanı tarif etmekte olduğumu/zu göreceksiniz. )
( Without words, what is there to understand? The need for understanding arises from misunderstanding. What I say is true, but to you it is only a theory. How will you come to know that it is true? Listen, remember, ponder, visualise, experience. Also apply it in your daily life. Have patience with me and, above all have patience with yourself, for you are your only obstacle.

The way leads through yourself beyond yourself. As long as you believe only the particular to be real, conscious and happy and reject the non-dual reality as something imagined, an abstract concept, you will find me doling out concepts and abstractions. But once you have touched the real within your own being, you will find me describing what for you is the nearest and the dearest. )
( The word itself is the bridge.
Words can bring you only unto their own limit.
Words do not convey facts, they signal them.
Words indicate, but do not explain.
Words and questions come from the mind and hold you there.
Words are valuable, for between the word and its meaning there is a link and if one investigates the word assiduously, one crosses beyond the concept into the experience at the root of it.
Once you are beyond the person, you need no words. )
( Sözcükler, hem tarihsel süreçte dikey, hem de farklı alanlarda, yatay kullanımları nedeniyle çok değişik anlamlara sahip olabilirler. )
( Kavramları/karşılıkları, kişilerde(zihinlerinde) bulunmayan, sadece sözel seviyedeki "düşünme" ve "kullanımlar", kişiler arasında, iletişim kazalarına, anlaşmazlıklara ve/ya da doğrudan şiddete kaynak oluşturur. )
( Söz(cük)leri/ni ve tutumu/nu değiştir... Dünya/n değişsin! )
( ... İLE/VE/||/<> Sabitlenemeyeni, sabitlemek. )
( Kavramlar, aklın görüleridir. )

- KAVRAMLARDA:
HAKÎKÎ
ile/ve İTİBÂRÎ ile/ve VEHMÎ

- KAVRAMLAŞTIRMA ile KAVRAMSALLAŞTIRMA


- KAVRAMSAL BİRLİK ile/ve/<> ZAMANSAL AYRIM

- KAVRAMSALLAŞTIRMA ve TÜMEL/LER

- KAVRAMSAL/LIK ile/ve ARI KAVRAMSAL/LIK

( Şey var. İLE/VE Şey yok. Anlamanın anlamı. Bir şeyi anlamaz ama bir şeyle anlaşılır. Bilmenin bilmesini bilmek. Toplanma[cem]. )

- KAVRAMSAL/LIK ile/ve/<> KURUMSAL/LIK

( Üst kavramlar, altındakileri örgütleyen kavramlardır. )

- KAVRAM/SAL/LIK ile/ve/<> OLGU/SAL/LIK

( Tanımlanan her şey, kendine değil ona dairdir/yöneliktir.
Tüm fizik ve metafizik, olgu ve kavramlar içindir. )

- KAVRAMSALLIK >< ÖZDEŞLİK

- KAVRAMSIZLIK ile/ve/<> CEHALET

- KAVUŞSAK ile KAVUŞTAK

- KAYA ile/ve/||/<> YILAN

( )
( Adam, altında bir yılan olduğunu bilmiyor.
Kadın da adamın üzerinde ağır bir taş olduğunu bilmiyor.

Kadın, şöyle düşünüyor:
“Düşeceğim! Ve tırmanamıyorum. Çünkü yılan beni ısıracak!
Neden biraz daha kuvvet kullanıp beni yukarı çekemiyor?!”

Adam da şöyle düşünüyor:
"Çok acı çekiyorum! Yine de seni hâlâ elimden geldiğince çekiyorum!
Neden biraz daha fazla tırmanmaya çalışmıyor?!"

Öteki tarafın baskı altında olduğunu göremeyiz. Öteki taraf da bizim ne kadar acı çektiğinizi göremez.

Yaşam böyledir işte; İş, Aile, Aşk, Arkadaşlık... Fark etmez.

Konu/sorun ne olursa olsun, birbirimizi anlamaya çalışmalı, farklı düşünmeyi öğrenmeli, empatiyle yaklaşarak daha iyi iletişim kurmayı denemeliyiz...

Unutmayalım ki dünyada yalnız değiliz.

Anladığımız ve anlaşıldığımız kadar varız... )

- KAYBETME KORKUSU değil KAVUŞMA ÜMİDİ

( Yakınlıkta. DEĞİL Uzaklıkta.
Yakınlık, uzaklıktan daha sıkıntılıdır. )

- KAYBETMEK:
(")YENİLİNCE(")
değil VAZGEÇİNCE

- KAYBETMEK ile/değil/yerine/>< KAYDETMEK

- KAYBETMEK ile/ve/değil/yerine/||/>< SEVMEK

( Bir anda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/>< Zamanla. )

- KAYBOLMAK ile/ve/değil/yerine/<>/> KAPILMAK

- KAYGI ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ÇABA

- KAYGI ile/ve/||/<>/< GERÇEK YÜZ

( Kişilerin gerçek yüzü, kaygıların/ın arttığı yerde açığa çıkar. )

- KAYGI ve/||/<>/> HUYSUZLUK

- KAYGI değil/yerine/>< SAYGI

- KAYGILANMAK ile/değil/yerine DÜŞÜNMEK

- KAYGILANMAK ile/değil/yerine ÖNGÖRMEK


- [ne yazık ki]
"KAYGILARIMIZA" BOYUN EĞMEK
ve/=/||/<>/>
ÖZGÜRLÜĞÜMÜZE SIRT ÇEVİRMEK

- KAYGIYLA "BAŞA ÇIKMADA":
"SUÇLAYICI/LIK"
ile/ve/||/<> "YATIŞTIRICI/LIK / KAÇINMA" ile/ve/||/<> İLGİSİZ/LİK || PATAVATSIZLIK ile/ve/||/<> "AŞIRI MANTIKLI/LIK" ile/ve/||/<> UYUMLU/LUK

- KAYIBIN:
KAYBI
ile/ve/||/<> KAYIP OLMAYANI

- KAYIK/SANDAL ile GONDOL

( ... İLE Venedik'te, kanal içinde, kişileri taşıyan, uzun, süslü, romantizmin simgelerinden biri olmuş kayık. )

- KAYIPLA:
"BAŞA ÇIKAMAMAK"
ile/değil/yerine/>< BAŞA ÇIKMAK

- KAYIT TUTMAK ile/ve/||/<>/> KAYIT BIRAKMAK

- KAYIT ile/ve/||/<>/> KALIT

- KAYITLILIK:
YAKINLIKTA
ile/>< UZAKLIKTA

( Azalır. İLE/>< Çoğalır. )

- KAYITSIZ/LIK ile/ve/||/<>/>/< ÂTIL/ATÂLET

- KAYMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KAYNAK


- KAYNAK ile/ve/||/<>/> DÖNGÜ

- KAYNAK ve/<> YOL ve/<> SONUÇ

( TİNSELLİK/İNSAN: Kaynağı, yolu ve sonucu kendinde olan. )

- KAYNAKLANMA ile/ve/değil/||/<>/< KAYNAK ALMA

- KAYPAK/LIK ile/değil/yerine/>< SAMİMİ/YET

- KAZÂ/KADÂ ile/ve/||/<>/> KADER/KADAR

( Gereksinim. İLE/VE/||/<>/> Ölçü. )
( Gerekeni/gereksinimi ölçülendirmek. )
( Tekil. İLE/VE/||/<>/> Çoğul. )
( Kaderin gerçekleşmesi/vukû bulması, bilinmesi, görülmesi. İLE/VE/||/<>/> Bilinmez. )
( Göz. İLE/VE/||/<>/> Bakış/bakma. )
( Zorunluluk/cebr. İLE/VE/||/<>/> Özgürlük[seçenek/yeğleme]. )
( Tümel. İLE/VE/||/<>/> Tikel. )
( Var oluş/olan. İLE/VE/||/<>/> Bilgi. )