| O-Ö... |

- O-TOLIDINE[İng.] / O-TOLIDINE[Fr.] / O-TOLIDIN[Alm.] ile/değil/yerine/= O-TOLİDİN

- O ile o

( Senden sana giderken/geçerken bile BEN/O vardır. )

- O ve O

- OBJECT vs. OBJECT

( Özne/kişi/birey/denek. İLE Nesne. )

- OBLIVION[İng.] ile/değil/yerine/= OBLİVİON

- ÖD ile ÖD ile ÖT

( Safra. İLE Hz. Muhammed'in ruhaniyetine işarettir. İLE Kuşların ötmesi. | [argo] Konuşmak/konuşturmak, itiraf etmek/ettirmek[ötmek/öttürmek]. )

- OD ile/ve/=/||/<>/< OT

( Ateş. İLE/VE/||/<> Toprak üstündeki bölümleri odunlaşmayıp yumuşak kalan, ilkbaharda bitip bir iki mevsim sonra kuruyan küçük bitkiler. | Ateş. )

- NÂMİHRAK[Osm.] / AFOCAL[İng.] / AFOCAL[Fr.] / OHNE FOKUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAKSIZ

- XYLOSE, WOOD SUGAR[İng.] / XYLOSE, SUCRE DEBOISE[Fr.] / XYLOSE, HOLZZUCKER[Alm.] ile/değil/yerine/= ODUN ŞEKERİ

- OERSTED[Alm.] ile/değil/yerine/= OERSTED


- OGRUG ile OGRUG ile OGRUG/OVRUG/OWRUG
[<

( İlk.[OGRUG SÜNGÜBİ: Boyundaki ilk omur.] İLE Vadinin kıvrımı. İLE Kenar, sivri çıkıntı. )

- OHM[İng.] / OHM[Fr.] / OHM[Alm.] ile/değil/yerine/= OHM

- OXA-[İng.] / OXA-[Fr.] ile/değil/yerine/= OKSA-

- KNALLGAS[İng.] / MÉLANGE TONNANT[Fr.] / KNALLGAS[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİHİDROJEN GAZI, KNALLGAZ

- OXO-[Fr.] / OXO-[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSO-

- OCTAVE[İng.] / OCTAVE[Fr.] / OKTAVE[Alm.] ile/değil/yerine/= OKTAV/ERİN

- OCTODE[İng.] / OCTODE[Fr.] / ACHTPOLRÖHRE, OKTODE[Alm.] ile/değil/yerine/= OKTOT

- OKU, BABAN GİBİ EŞEK OLMA!
ile/değil
OKU BABAN GİBİ, EŞEK OLMA!
ve/||/<>
A WOMAN, WITHOUT HER, MAN IS NOTHING
A WOMAN, WITHOUT HER MAN, IS NOTHING

( Virgülün/vurgunun/durağın nerede olduğu çok önemli! )
( )

- OKUL = BOŞ ZAMAN[Yun. < SCHOLé] = SCOL[eski İng.] = EDDUBA[Sümer]

- OKUMAK! ile/ve/değil/||/<>/> OKUMAK! ile/ve/değil/||/<>/> OKUMAK!

( Duyduğumu unuturum, gördüğümü anımsarım, okuduğumu anlarım. )
( Kurnaz kişiler, okumayı küçümser; basit kişiler, ona hayran olur; akıllı kişiler ise ondan yararlanır. )
( Okumak bir kişiyi doldurur, kişilerle konuşmak hazırlar, yazmak ise olgunlaştırır. )
( Kişi kendini yetiştirmek/terbiye etmek için okumalıdır! [Başkalarına bilgi satmak için değil!] )
( Kitap okumak, sevgilinin fotoğrafına bakmak gibidir. )
( )
( image )
( Bir kitabı okurken geçen iki saatin, yaşamımın çoğu yılından daha dolu olduğunu fark edince, bir kişinin yaşamının ürkütücü hiçliğini düşünürüm.

Sabahattin Ali )