İki(2) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 7.904 başlık/FaRk ile birlikte,
7.904 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(12/33)
- EXAPTATION[İng.] değil/yerine/= EŞ ANLAMLAR: YENİDEN İŞLEV KAZANIMI, İŞLEVSEL DÖNÜŞÜM
( Latince
Exaptatio
Almanca
Exaptation
Fransızca
Exaptation
Evrimsel süreçte daha önce farklı bir işlev için oluşmuş yapıların, zamanla değişikliğe uğrayarak yeni işlevler kazanması.[1]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EXCESS vs./and STATE OF BELONGING
- EXCHANGE RATE[İng.] ile/||/<> KUR[Fr. < COUR | FR. < COURS]
( Bir birim yabancı paranın ulusal para cinsinden fiyatı )
( EXCHANGE RATE )
( COUR | COURS )
- EXECUTION vs. TO BEAR
- EXECUTION vs. TO FASTEN
- EXHIBITION/EXHIBITOR[İng.] değil/yerine/= EXPLOITATION/EXPLOITANT (DE SALLE), PROPRIÉTAIRE DE SALLE[Fr.] değil/yerine/= VORFÜHRUNG/FILMTHEATERBESITZER, KINOTHEATERBESITZER, LICHTSPIELTHEATERBESITZER, FILMTHEATER-MANAGER, LICHTSPIELTHEATER-GESCHÄFTSFÜHRER[Alm.] değil/yerine/= OYNATIM
( Sinema Sinema işleyiminin, filmlerin izleyicilere gösterilmesiyle uğraşan kolu. )
- EXISTENCE AT OUT vs. EXISTENCE AT MIND vs. EXISTENCE AT LANGUAGE vs. EXISTENCE IN WRITTEN
- EXISTENCE IN SELF vs. EXISTENCE FOR SELF vs. EXISTENCE IN SELF AND FOR SELF
- EXISTENCE vs. QUANTITY OF EXISTENCE
- EXPLANATION [OF ...] vs. THE NAME [OF ...]
- ext./EKSTRE[Lat. < EXTRACTUM] değil/yerine/= ÖZ, HULÂSA,
- EXTENSION[İng.] ile/||/<> İÇ HAT
( EXTENSION )
- EXTERIOR vs. EX
- EXTERNALIZE vs. TO CONCRETIZE
- EXTREME DEVOTION vs. TO BEAR
- Eyle ve KONUŞ!!! -ve
- EYLEM:
US/AKIL ve/+/||/<> İSTENÇ/İRÂDE
- EYLEMDEN TÜREME AD ile EYLEMDEN TÜREME EYLEM
- AXIS OF INERTIA[İng.] / AXE DE L'INERTIE[Fr.] / INERTIALACHSE, INITIALACHSE, TRÄGHEITSACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK EKSENİ
- KÂİDE-İ ATÂLET[Osm.] / PRINCIPLE OF INERTIA[İng.] / PRINCIPE D'INERTIE[Fr.] / TRÄGHEITSPRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK İLKESİ
- MOMENT OF INERTIA[İng.] / MOMENT D'INERTIE[Fr.] / TRÄGHEITSMOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK MOMENTİ
- MOMENT OF INERTIA RADIUS, RADIUS OF INERTIA[İng.] / GYRATIONSRADIUS, TRÄGHEITSHALBMESSER, TRÄGHEITSRADIUS[Alm.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK YARIÇAPI
- Eyvallah! de, SUS!!!
- EZÂLEHU 'AN MEVZİ'İHÎ[Ar.] ile EZELLEHÛ[Ar.]
- ƏLAVƏ[Azr.] = EK[Tr.]
- f./ft.[Lat. < FIAT] değil/yerine/= YAP, YAPINIZ
- f = d/dt (-----> mv)
- F[Ar.] ve FÂ'[Ar.]
( Osmanlı abecesinin 23. harfidir. Ebced hesabında 80 sayısının karşılığıdır. İLE Atıf harfi olan. )
- F = GM, M2 / r²
- F = ma
( Maxwell Denklemi )
- FÂ[Ar.] ile FÂ[Ar.]
( Şartın yanıtı olan. İLE Atıf harfi olan. )
- FA ile FA ANAHTARI
- FABRY-PEROT INTERFEROMETER[İng.] / INTERFÉROMÈTRE DE FABRY-PEROT[Fr.] / FABRY-PEROT-INTERFEROMETER, FABRY-PEROT-INTERFERENZSPEKTROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= FABRY-PEROT GİRİŞİMÖLÇERİ
- [ne yazık ki]
!FAHİŞ/FUHUŞ ile/ve/||/<> !MURABAHA/TEFECİLİK
( Ölçüyü aşan, aşırı, çok fazla. | Ahlâka ve törelere uygun olmayan. İLE/VE/||/<> Bir malı, çok fazla kârla satma. | Yasanın izin verdiği sınırdan aşkın faiz alma. )
- FAHRENHEIT'S HYDROMETER[İng.] / HYDROMÈTRE DE FAHRENHEIT[Fr.] ile/değil/yerine/= FAHRENHEİT HİDROMETRESİ
- FAHRENHEIT TEMPERATURE SCALE[İng.] / ÉCHELLE DE TEMPÉRATURE FAHRENHEIT[Fr.] ile/değil/yerine/= FAHRENHEİT SICAKLIK ÖLÇEĞİ
- FAİK BEY VE BEKİR BEY (SİMETRİK) YALILARI :
( Yeniköy'de Köybaşı caddesinde 1890/95 tarihleri arasında inşâ edilmiştir. Yalı Sara Sultan tarafından ikiz kızları için yaptırılmıştır. Zamanla yalı el değiştirmiştir. İlk el değiştirmede simetrik yalılardan birini Faik Kurtoğlu diğerini Bekir Sıtkı Oyal aldığından bu kişilerin ilk isimle yalı ismi olarak anılmaktadır. Ahşap olup önemli tarihi eserlerdendir. )
- FAİRE LA BORDURE[Fr.] ile/||/<> KIYILAMA
( Öteki yarışçıların yele karşı kendi kuytusunda yarışmalarını engelmemek için yelin estiği yönün karşısındaki kıyıdan koşuyu sürdürme )
( FAIRE LA BORDURE )
- FAIRY TALE[İng.] ile/||/<> CONTE DE FÉES[Fr.] ile/||/<> FEENMÄRCHEN[Alm.] ile/||/<> PERİ MASALI
( Önceleri yoksul ve umutsuz bir durumda iken doğaüstü güçlerin yardımıyla mutluluğa ve iyi günlere erişen genellikle bir genç kız ya da delikanlının çevresinde oluşan olayları kapsayan güldürüsü az masal türü )
( FAIRY TALE )
( CONTE DE FÉES )
( FEENMÄRCHEN )
- Fakat en başta kendinle KONUŞ!!!
- FALANJİST[Fr. < PHALANGISTE] değil/yerine/= FALANJ ÜYESİ.[İSPANYA'DA]
- FALL IN LOVE vs. LOVE
- FALL IN TO LINE[İng.] ile/||/<> ANTRETEN[Alm.] ile/||/<> DİZİLİŞ
( Bir grubun alıştırmalar için yanaşık düzene girmesi )
( FALL IN TO LINE )
( ANTRETEN )
- FAN FU[Çince] -ile
( Aydınlanmamış, sıradan kişiler. Tüm bireyler (dolayısıyla Sheng ve Fan Fu'lar) aynı doğayı paylaşmaktalardır. Sheng olanlar kendi doğalarının farkına varmışlar, Fan Fu olanlar ise daha varacaklardır. (bkz. Sheng) )
- FÂNÎ[< FENÂ] -ile
( GEÇİCİ | ÖLÜMLÜ )
- FANNING'S EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE FANNING[Fr.] / FANNING-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FANNİNG DENKLEMİ
- FANNING FRICTION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE FROTTEMENT DE FANNING[Fr.] / FANNING-REIBUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= FANNİNG SÜRTÜNME KATSAYISI
- FANNO FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT DE FANNO[Fr.] / FANNO-STRÖMUNG, FANNO-FLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= FANNO AKIŞI
- FARADAY BIREFRINGENCE[İng.] / BIRÉFRINGENCE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHE DOPPELBRECHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY ÇİFT KIRILMASI
- FARADAY'S DISC[İng.] / DISQUE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHE SCHEIBE, FARADAYSCHE RUNDSHEIBE[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY DİSKİ
- FARADAY'S LAW OF ELECTROLYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= FARADAY ELEKTROLİZ YASALARI/KANUNLARI
- FARADAY'S LAWS OF ELECTROLYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= FARADAY ELEKTROLİZ YASALARI
- FARADAY'S LAW OF INDUCTION[İng.] / FARADAYSCHES INDUKTIONSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY İNDÜKSİYON YASASI
- FARADAY CAGE[İng.] / CAGE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHER KÄFIG[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY KAFESİ
- FARADAY DARK SPACE[İng.] / ESPACE SOMBRE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHER DUNKELRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY KARANLIK BÖLGESİ
- FARADAY CYLINDER[İng.] / CYLINDRE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHER ZYLINDER[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY SİLİNDİRİ
- FARADAY TUBE[İng.] / TUBE DE FARADAY[Fr.] / FARADAY-RÖHRE, FARADAY-TUBE[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY TÜPÜ
- LOIS DE L'ÉLECTROLYSE DE FARADAY[Fr.] ile/değil/yerine/= FARADAY'IN ELEKTROLİZ YASALARI
- LOIS DE L'INDUCTION DE FARADAY[Fr.] ile/değil/yerine/= FARADAY'IN İNDÜKSİYON YASALARI
- FARKINDALIK ile/ve/<> İÇ GERİLİM
- [ne yazık ki]
FARKINDA OLMAMA ile/ve/<> KABUL ETMEME
- FÂSILA-YI SALTANAT -ile
( Yıldırım Beyazıt'ın esir düşmesinden sonra Çelebi Mehmet'in sultan olmasına kadar geçen süre. )
- [ne yazık ki]
!FAŞİST[< FASCES BALTASI] -<
- FASL[< FUSÛL] -ile
( AYIRMA, AYRILMA | KESİNTİ | BÖLÜM )
- FATİH SULTAN MEHMET ve/< NİMEL[< Nİ AMEL] CEYŞ
( ... VE Fetihte şehit olan askerler. )
( 18 SEKBANLAR: Şehzâde Camii [Saraçhane'de] karşısında, [eski] Nikah Dairesi'nin yanındaki mezarlıklar. )
- Fatih'in dil ordusunu bil de KONUŞ!!!
- FAURE CELL[İng.] / CELLULE DE FAURE[Fr.] ile/değil/yerine/= FAURE PİLİ
- USEFUL PENETRATION DEPTH[İng.] / PROFONDEUR DE PÉNÉTRATION UTILE[Fr.] / NÜTZLICHE EINDRINGTIEFE[Alm.] ile/değil/yerine/= FAYDALI NÜFUZ DERİNLİĞİ
- [ne yazık ki]
"FAYTON":
"NOSTALJİ" değil ATLARI KÖLELEŞTİRME
- ANGLE DE LA PHASE[Fr.] / PHASENWINKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ AÇISI
- DISCRIMINATEUR DE PHASE[Fr.] / PHASENDISKRIMINATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ AYIRACI
- DIVISEUR DE PHASE[Fr.] / PHASENSPLITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ BÖLÜCÜ
- PHASE EQUILIBRIA[İng.] / ÉQUILIBRE DE PHASE[Fr.] / PHASENGLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ DENGESİ
- INVERSION DE PHASE[Fr.] ile/değil/yerine/= FAZ DÖNMESİ
- MODULATION DE PHASE[Fr.] / PHASENMODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ KİPLEMESİ
- MODULATEUR DE PHASE[Fr.] / PHASENMODULATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ KİPLEYİCİ
- RELAIS DE PHASE[Fr.] / PHASENRELAIS[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ RÖLESİ
- BORNE DE LA PHASE[Fr.] / PHASENGRENZE[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ SINIRI
- GÉNÉRATEUR DE PHASE[Fr.] / PHASENGENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ ÜRETECİ
- ASSORTIMENT DE LA PHASE[Fr.] / PHASENANPASSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ UYUMU
- FDA/FOOD AND DRUG ADMINISTRATION[İng.] değil/yerine/= ABD GIDA VE İLAÇ DAİRESİ
- FE ile/||/<> FE
( FE | FIXED EFFECTS )
- FEATURE OF EARTH değil/yerine/= TOPAN
- VAZGEÇME/FEDÂKÂRLIK[Ar.] değil/yerine/= ÖZVERİ, EL ÇEKME
( Temiz ve özverili bir hayat yaşayın, bu yeter. )
( Live a clean, selfless life, that is all. )
( EXTREME DEVOTION vs. SELF-SACRIFICE )
- FELEK ile/ve/||/<> ON/UNCU AKIL
- FELICI BALANCE[İng.] / ÉQUILIBRE DE FELICI[Fr.] / FELICI-ABGLEICH[Alm.] ile/değil/yerine/= FELİCİ DENGESİ
- FELSEFE [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]
- FELSEFE:
SORGULAMAK ile/ve/||/<>/> SORGULAMAYI VE SORGULAYABİLMEYİ SORGULAMAK
- FELSEFE YANINDA/KARŞISINDA:
[ne] KEYFİYET ne de SANAT
- FELSEFE-İ DİNİYE ile/||/<> PHİLOSOPHİE DE LA RELİGİON[Fr.] ile/||/<> RELIGIONSPHILOSOPHIE[Alm.] ile/||/<> DİN FELSEFESİ
( Dinin ilkelerinin özünü ve anlamını temellendirmeyi amaçlayan felsefe dalı )
( PHILOSOPHIE DE LA RELIGION )
( RELIGIONSPHILOSOPHIE )
- FENOMEN ile/||/<> ÖZ
( Fenomenoloji )
( Edmund Husserl tarafından 1900 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1859-1938) (Ülke: Almanya) (Alan: Felsefe) (Önemli katkıları: Fenomenoloji) )
- FENOTİP/İK / PHENOTYP/IC[İng.] değil/yerine/= DIŞ GÖRÜNÜM/SEL
- FERDINAND DE SAUSSURE
- FERESÜL MA | SU AYGIRIGİLLER ile/||/<> SU AYGIRIGİLLER
( Memeliler Mammalia sınıfının çift parmaklılar Artiodactyla takımının geviş getirmeyenler Nonruminantia alt takımından başları ve vücutları çok iri ayakları 4 parmaklı ağızları çok büyük kesici ve köpek dişleri olan su altında uzun süre kalan türleri olan bir familya Memeliler sınıfının çift parmaklılar Artiodactyla takımının geviş getirmeyenler Nonruminantia alt takımından başları ve vücutları çok iri ayakları 4 parmaklı ağızları çok büyük kesici ve köpek dişleri olan su altında uzun süre kalan türleri olan bir familya hipopotamgiller Su aygırıgiller )
( HIPPOPOTAMS )
( HIPPOPOTAMES )
( FLUSSPFERDE )
( HIPPOPOTAMIDAE, HIPPOPOTAMUS: SU AYGIRI | HIPPOPOTAMIDAE )
- FERMAT PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE FERMAT[Fr.] / FERMATSCHES PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMAT İLKESİ
- FERMI'S GOLDEN RULES[İng.] / RÈGLES D'OR DE FERMI[Fr.] / FERMI-GOLDENE-REGELN/REGELUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ ALTIN KURALLARI
- FERMI BETA DECAY THEORY[İng.] / THÉORIE DE LA DÉSINTÉGRATION BÊTA DE FERMI[Fr.] / FERMI-BETAZERFALLSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ BETA BOZUNUMU KURAMI
- FERMI DISTRIBUTION[İng.] / DISTRIBUTION DE FERMI[Fr.] / FERMI-DISTRIBUTION/VERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ DAĞILIMI
- TROU DE FERMI[Fr.] / FERMI-LOCH[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ DELİĞİ
- FERMI-DIRAC DISTRIBUTION FUNCTION[İng.] / FONCTION DE DISTRIBUTION DE FERMI-DIRAC[Fr.] / FERMI-DIRAC-VERTEILUNGSFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ-DİRAC DAĞILIM İŞLEVİ/FONKSİYONU
- FERMI-DIRAC STATISTICS[İng.] / STATISTIQUE DE FERMI-DIRAC[Fr.] / FERMI-DIRAC-STATISTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ-DİRAC İSTATİSTİĞİ
- FERMI LEVEL[İng.] / NIVEAU DE FERMI[Fr.] / FERMI-NIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ DÜZEYİ
- FERMI ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE FERMI[Fr.] / FERMI-ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ ENERJİSİ
- FERMI GAS[İng.] / GAZ DE FERMI[Fr.] / FERMI-GAS[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ GAZI
- FERMI TRANSITION[İng.] / TRANSITION DE FERMI[Fr.] / FERMI-ÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ GEÇİŞİ
- FERMI STATISTICS[İng.] / STATISTIQUE DE FERMI[Fr.] / FERMI-STATISTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ İSTATİSTİĞİ
- FERMI SPHERE[İng.] / SPHÈRE DE FERMI[Fr.] / FERMI-KUGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ KÜRESİ
- FERMI RESONANCE[İng.] / RÉSONANCE DE FERMI[Fr.] / FERMI-RESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ REZONANSI
- FERMI CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE FERMI[Fr.] / FERMI-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ SABİTİ
- FERMI SELECTION RULES[İng.] / RÈGLES DE SÉLECTION DE FERMI[Fr.] / FERMI-AUSWAHLREGELN[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ SEÇİM KURALLARI
- FERMI TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE DE FERMI[Fr.] / FERMI-TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ SICAKLIĞI
- FERMI LIQUID[İng.] / LIQUIDE DE FERMI[Fr.] / FERMI-FLÜSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ SIVISI
- FERMI AGE THEORY[İng.] / THÉORIE DE L'ÂGE DE FERMI[Fr.] / FERMI-ALTERSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ YAŞ KURAMI
- FERMI SURFACE[İng.] / SURFACE DE FERMI[Fr.] / FERMI-OBERFLÄCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ YÜZEYİ
- FERMION FIELD[İng.] / CHAMP DE FERMION[Fr.] / FERMIONENFELD/FERMIONSFELD[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİYON ALANI
- FERS | FERES | AT ile/||/<> AYGIR ile/||/<> KISRAK
( (Equus caballus): Tek-parmaklılar (Perissodactyla) takımının atgiller (Equidae) takımsından bir memeli türü. Küçük başlı ve kısa kulaklıdır. Uzun kıllardan yapılmış yele ve kuyruğu vardır. Geniş bir tırnakla çevrilmiş oları üçüncü parmağının ucu ile yere basar. Asya ve Avrupa yaban atlarından evciIleştirilmiştir. Bütün dünyaya yayılmıştır. Erkeğine aygır, dişisine kısrak denir. Birçok ırkları vardır. @@ (zooloji) @@ Binme, yük çekme kadar, sirklerde gösteri hayvanlarının, başında gelen, toynaklıların tek parmaklı altakımından olan hayvan. @@ Tek parmaklılar (Perissodactyla) takımının, atgiller (Equidae) familyasından, küçük başlı ve kısa kulaklı, uzun kıllı yele ve kuyruğu olan, geniş bir tırnakla çevrilmiş olan üçüncü parmağının ucu ile yere basan, bütün dünyaya yayılmış, erkeğine aygır, dişisine kısrak denilen bir tür. @@ Zoolojik sınıflandırmada Equidae ailesinin equus cinsinden olan at türüne verilen genel ad, hippos. @@ Eski ve yeni bütün diyalektlerde at olarak geçer. Türkmencede de at biçimi kullanılır. -Az at. -Hal hat. Başındaki h- ikincil bir sestir. -Kzk at. -Krg at. -Özb åt. -Yak at. -Çuv ut. Çuvaşçada a'ların u'ya çevrilmesi eski bir kuraldır. Örn. Türkçe kan ~ Çuvaşça yun; Türkçe kanat ~ Çuvaşça śunat; Türkçe altmış ~ Çuvaşça utmăl. Türkçeden komşu dillere de geçmiştir. bk. Doerfer: TMEN 413. Macarların ata verdikleri ló adı eski bir Türk dilinden kalma bir alıntıdır. Bu adın Eski Türkçe ulağ'dan geldiği anlaşılıyor (Ligeti: TörK 139-141, 237-238). Rusçada ata verilen lošad' adının da Türk diyalektlerinden alındığını biliyoruz. Bu adın Rusçada kon' sözünün yerine geçtiği göze çarpıyor. Bu yolda daha çok bilgi almak için bk. G. F. Odintsov: İz istorii gipologičeskoj leksiki v russkom jazyke. Moskva 1980. Moğolcada 'at' olarak morin biçimi kullanılır. Moğolca morin de Rusçaya merin olarak geçmiştir. bk. yunt. Eski Türkçede ata yunt (yont) adı da verilirdi. Çağdaş diyalektlerde yılkı sözü de kullanılır. bk. yılkı. || Eski ve yeni bütün diyalektlerde at olarak geçer. Türkmencede de at biçimi kullanılır. -Az at. -Hal hat. Başındaki h- ikincil bir sestir. -Kzk at. -Krg at. -Özb åt. -Yak at. -Çuv ut. Çuvaşçada a'ların u'ya çevrilmesi eski bir kuraldır. Örn. Türkçe kan ~ Çuvaşça yun; Türkçe kanat ~ Çuvaşça śunat; Türkçe altmış ~ Çuvaşça utmăl. Türkçeden komşu dillere de geçmiştir. bk. Doerfer: TMEN 413. Macarların ata verdikleri ló adı eski bir Türk dilinden kalma bir alıntıdır. Bu adın Eski Türkçe ulağ'dan geldiği anlaşılıyor (Ligeti: TörK 139-141, 237-238). Rusçada ata verilen lošad' adının da Türk diyalektlerinden alındığını biliyoruz. Bu adın Rusçada kon' sözünün yerine geçtiği göze çarpıyor. Bu yolda daha çok bilgi almak için bk. G. F. Odintsov: İz istorii gipologičeskoj leksiki v russkom jazyke. Moskva 1980. Moğolcada 'at' olarak morin biçimi kullanılır. Moğolca morin de Rusçaya merin olarak geçmiştir. bk. yunt. Eski Türkçede ata yunt (yont) adı da verilirdi. Çağdaş diyalektlerde yılkı sözü de kullanılır. bk. yılkı. )
( HORSE | STALLION | MARE~STALLION~MARE )
( CHEVAL | ÉTALON | JUMENT~ÉTALON~JUMENT )
( EQUUS CABALLUS~ADMISSARIUS~EQUA )
( PFERD | HENGST | STUTE~HENGST~STUTE )
( CAVALLO~STALLONE~CAVALLA )
( ΆΛΟΓΟ / άλογο~ΕΠΙΒΉΤΟΡΑΣ / επιβήτορας~ΦΟΡΆΔΑ / φοράδα )
- FERS | FERES ile/||/<> AT
( Equus caballus Tekparmaklılar Perissodactyla takımının atgiller Equidae takımsından bir memeli türü Küçük başlı ve kısa kulaklıdır Uzun kıllardan yapılmış yele ve kuyruğu vardır Geniş bir tırnakla çevrilmiş oları üçüncü parmağının ucu ile yere basar Asya ve Avrupa yaban atlarından evciIleştirilmiştir Bütün dünyaya yayılmıştır Erkeğine aygır dişisine kısrak denir Birçok ırkları vardır zooloji Binme yük çekme kadar sirklerde gösteri hayvanlarının başında gelen toynaklıların tek parmaklı altakımından olan hayvan Tek parmaklılar Perissodactyla takımının atgiller Equidae familyasından küçük başlı ve kısa kulaklı uzun kıllı yele ve kuyruğu olan geniş bir tırnakla çevrilmiş olan üçüncü parmağının ucu ile yere basan bütün dünyaya yayılmış erkeğine aygır dişisine kısrak denilen bir tür Zoolojik sınıflandırmada Equidae ailesinin equus cinsinden olan at türüne verilen genel ad hippos Eski ve yeni bütün diyalektlerde at olarak geçer Türkmencede de at biçimi kullanılır Az at Hal hat Başındaki h ikincil bir sestir at at åt at ut Çuvaşçada aların uya çevrilmesi eski bir kuraldır Örn Türkçe kan Çuvaşça yun Türkçe kanat Çuvaşça śunat Türkçe altmış Çuvaşça utmăl Türkçeden komşu dillere de geçmiştir Doerfer TMEN 413 Macarların ata verdikleri ló adı eski bir Türk dilinden kalma bir alıntıdır Bu adın Eski Türkçe ulağdan geldiği anlaşılıyor Ligeti TörK 139141 237238 Rusçada ata verilen lošad adının da Türk diyalektlerinden alındığını biliyoruz Bu adın Rusçada kon sözünün yerine geçtiği göze çarpıyor Bu yolda daha çok bilgi almak için G F Odintsov İz istorii gipologičeskoj leksiki v russkom jazyke Moskva 1980 Moğolcada at olarak morin biçimi kullanılır Moğolca morin de Rusçaya merin olarak geçmiştir yunt Eski Türkçede ata yunt yont adı da verilirdi Çağdaş diyalektlerde yılkı sözü de kullanılır yılkı Eski ve yeni bütün diyalektlerde at olarak geçer Türkmencede de at biçimi kullanılır Az at Hal hat Başındaki h ikincil bir sestir at at åt at ut Çuvaşçada aların uya çevrilmesi eski bir kuraldır Örn Türkçe kan Çuvaşça yun Türkçe kanat Çuvaşça śunat Türkçe altmış Çuvaşça utmăl Türkçeden komşu dillere de geçmiştir Doerfer TMEN 413 Macarların ata verdikleri ló adı eski bir Türk dilinden kalma bir alıntıdır Bu adın Eski Türkçe ulağdan geldiği anlaşılıyor Ligeti TörK 139141 237238 Rusçada ata verilen lošad adının da Türk diyalektlerinden alındığını biliyoruz Bu adın Rusçada kon sözünün yerine geçtiği göze çarpıyor Bu yolda daha çok bilgi almak için G F Odintsov İz istorii gipologičeskoj leksiki v russkom jazyke Moskva 1980 Moğolcada at olarak morin biçimi kullanılır Moğolca morin de Rusçaya merin olarak geçmiştir yunt Eski Türkçede ata yunt yont adı da verilirdi Çağdaş diyalektlerde yılkı sözü de kullanılır yılkı )
( HORSE | STALLION | MARE )
( CHEVAL | ÉTALON | JUMENT )
( PFERD | HENGST | STUTE )
( EQUUS CABALLUS )
( CAVALLO )
( ΆΛΟΓΟ / άλογο )
- FÉRY RADIATION PYROMETER[İng.] / PYROMÈTRE À RADIATION DE FÉRY[Fr.] / FÉRY-STRAHLUNGSPYROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= FÉRY IŞINIM PİROMETRESİ
- OSCILLATEUR DE FESSENDEN[Fr.] / FESSENDEN-OSZILLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= FESSENDEN OSİLATÖRÜ
- FEWER :/yerine DAHA AZ
- FEYEZAN | TAŞKIN ile/||/<> TAŞKIN ile/||/<> KABARIK SU
( Akarsuyun kabarma sırasında yatağından taşarak geniş alanları su altında bırakması kabarık su Dizenin ölçüsünü aşan fazla hecesi veya adımı olan dize )
( FLOODING )
( INONDATION | HYPERCATALECTIQUE )
( ÜBERSCHWEMMUNG )
- FEYNMAN SUPERFLUIDITY THEORY[İng.] / THÉORIE DE LA SUPERFLUIDITÉ DE FEYNMAN[Fr.] ile/değil/yerine/= FEYNMAN AŞIRI AKIŞKANLIK KURAMI
- FEYNMAN DIAGRAM[İng.] / DIAGRAMME DE FEYNMAN[Fr.] / FEYNMAN-DIAGRAMM, FEYNMAN-GRAPH[Alm.] ile/değil/yerine/= FEYNMAN ÇİZGESİ/DİYAGRAMI
- INTÉGRALE DE FEYNMAN[Fr.] / FEYNMAN-INTEGRAL[Alm.] ile/değil/yerine/= FEYNMAN İNTEGRALİ
- FÎ[Ar.] ile FÎ[Ar.]
( Fiat, baha, kıymet. İLE İçinde, -de. | Tarihin başına konulurdu.[fî 20 Teşrîn-i evvel: 20 Ekim'de] )
- FICK'S LAWS[İng.] / LOIS DE FICK[Fr.] ile/değil/yerine/= FİCK YASALARI
- FIFTEEN :/yerine ON BEŞ
- FİİL BİNASI LÂHİKALARI | ÇATI EKLERİ ile/||/<> ÇATI EKLERİ ile/||/<> AD ÇEKİMİ, EYLEM ÇEKİMİ
( Eylem kök veya gövdelerinden dönüşlü edilgen işteş ettirgen çatılar meydana getirmeye yarayan ekler i n sevin i l sevil i ş seviş i t kapat i e r geçir gider dir sevdir dirt sevdirt yaptırt vb Fiil kök veya gövdelerinden dönüşlülük reflexive mütavaat edilgenlik passiv mechul ettirgenlik faktitiv ta diye ve işteşlik reziprok müşareket gibi farklı görünüşlere sahip fiil çatıları yapmaya yarayan ekler I n U n giyin taran tutun I l U l atıl sevil görül I t U t acıt okut yürüt I r U r aşır geçir duyur DIr DUr aldır gezdir buldur söktür I ş U ş kesiş biliş koşuş vb )
( ENDING, INFLEXION SUFFIX, TERMINATION )
( SUFFIXE FLEXIONNEL, SUFFIXE DÉSINENTIEL, DÉSINENCE )
( FLEXIONSSUFFIX, ENDUNG, FLEXIONSENDUNG )
( SUFFISSI DI DIATESI )
( ΚΑΤΑΛΉΞΕΙΣ ΔΙΆΘΕΣΗΣ / καταλήξεις διάθεσης )
- FİİL BİNASI LÂHİKALARI | ÇATI EKLERİ ile/||/<> ÇEKİM EKİ | AD ÇEKİMİ, EYLEM ÇEKİMİ
( Eylem kök veya gövdelerinden, dönüşlü, edilgen, işteş, ettirgen çatılar meydana getirmeye yarayan ekler: -(i) n- (sev-in-) ; -(i) l- (sev-il-) ; -(i) ş- (sev-iş-) ; -(i) t- (kapa-t-) ; -(i, e) r- (geç-ir-, gid-er-) , -dir- (sev-dir-) , -dirt- (sev-dir-t-, yap-tır-t-) vb. @@ Fiil kök veya gövdelerinden dönüşlülük (reflexive, mütavaat), edilgenlik (passiv, mechul), ettirgenlik (faktitiv, tadiye) ve işteşlik (reziprok, müşareket) gibi farklı görünüşlere sahip fiil çatıları yapmaya yarayan ekler: -(I)n/-(U)n- (giy-in-, tara-n-, tut-un-); -(I)l-/-(U)l- (at-ıl-, sev-il-, gör-ül-); -(I)t- -(U)t- (acı-t-, oku-t-, yürü-t-), -(I)r-/-(U)r- (aş-ır-, geç-ir-, duy-ur-); -DIr-/ -DUr- (al-dır-, gez-dir-, bul-dur-, sök-tür-) -(I)ş-/-(U)ş- (kes-iş-, bil-iş-, koş-uş-) vb. )
( ENDING, INFLEXION SUFFIX, TERMINATION~ENDING, INFLEXION SUFFIX, TERMINATION | ENDING, TERMINATION )
( SUFFIXE FLEXIONNEL, SUFFIXE DÉSINENTIEL, DÉSINENCE~SUFFIXE FLEXIONNEL, SUFFIXE DÉSINENTIEL, DÉSINENCE | DÉSINENCE )
( FLEXIONSSUFFIX, ENDUNG, FLEXIONSENDUNG~FLEXIONSSUFFIX, ENDUNG, FLEXIONSENDUNG | FLEXIONSENDUNG, FLEXIONSSUFFIX )
( SUFFISSI DI DIATESI~SUFFISSO FLESSIVO )
( ΚΑΤΑΛΉΞΕΙΣ ΔΙΆΘΕΣΗΣ / καταλήξεις διάθεσης~ΚΛΙΤΙΚΌ ΕΠΊΘΗΜΑ / κλιτικό επίθημα )
- FİİLDEN MÜŞTAK İSİM | EYLEMDEN TÜREME AD ile/||/<> EYLEMDEN TÜREME EYLEM
( (Derleme.. fiilden isim, fiilden türek isim, fiil soyundan isim, fiilden ad, fiilden türemiş ad) Eylem kökünden yapım ekleriyle türetilen ad gövdesi: Sevgi (sev-gi) , gelmek (gel-mek) , söylenti (söyle-n-ti) , gülüşme (gül-üş-me) vb. )
( DEVERBAL NOUN | DEVERBAL VERB~DEVERBAL VERB )
( NOM DÉVERBAL | VERBE DÉVERBAL~VERBE DÉVERBAL )
( ...~VERBUM DEVERBATIVUM )
( NOMEN DEVERBATIVUM, DEVERBALES SUBSTANTIV | VERBUM DEVERBATIVUM, DEVERBALES VERB~VERBUM DEVERBATIVUM, DEVERBALES VERB )
( NOME DEVERBALE~VERBO DEVERBALE )
( ΡΗΜΑΤΙΚΌ ΠΑΡΆΓΩΓΟ ΟΥΣΙΑΣΤΙΚΌ / ρηματικό παράγωγο ουσιαστικό~ΠΑΡΆΓΩΓΟ ΡΉΜΑ / παράγωγο ρήμα )
- FİİLDEN MÜŞTAK İSİM ile/||/<> DEVERBAL NOUN[İng.] ile/||/<> NOM DÉVERBAL[Fr.] ile/||/<> NOMEN DEVERBATIVUM, DEVERBALES SUBSTANTIV[Alm.] ile/||/<> EYLEMDEN TÜREME AD
( Derleme fiilden isim fiilden türek isim fiil soyundan isim fiilden ad fiilden türemiş ad Eylem kökünden yapım ekleriyle türetilen ad gövdesi Sevgi sevgi gelmek gelmek söylenti söylenti gülüşme gülüşme vb )
( DEVERBAL NOUN | DEVERBAL VERB )
( NOM DÉVERBAL | VERBE DÉVERBAL )
( NOMEN DEVERBATIVUM, DEVERBALES SUBSTANTIV | VERBUM DEVERBATIVUM, DEVERBALES VERB )
( NOME DEVERBALE )
( ΡΗΜΑΤΙΚΌ ΠΑΡΆΓΩΓΟ ΟΥΣΙΑΣΤΙΚΌ / ρηματικό παράγωγο ουσιαστικό )
- FÎKRÎ ile LAFZÎ(MANTIK/NUTK(Düşünme-Konuşma)'da)
( Lafzî nutk, insan gövdesinin bir örgeni olan dilden kaynaklanarak, gövdenin öteki bir örgeni olan kulağa ulaşan ses ve yazaçlardan(hecelerden) oluşur; dolayısıyla cisim ve duyularla ilgilidir. Bu yüzden kelâmın ne olduğu, nasıl oluştuğu, anlamı nasıl gösterdiği(delâlet) vb. konuların mantık çerçevesinde incelenmesine Dil Mantığı(İlmu'l-Mantıki'l-luğavî) adı verilir. İLE Fikrî nutk ise, insan zihninin(nefs) var olanların anlamını özleri itibariyle tasavvurundan başka bir şey olmayıp ruh ve akılla ilgilidir. Bu bağlamda zihnin varlıkların anlamlarını özleri itibariyle idrâki, ilham ve vahyin keyfiyeti gibi konuların mantık çerçevesinde ele alınıp incelenmesine de Felsefî Mantık (İlmu'l-Mantıki'l-felsefî) denilir. )
- FİKSTÜR | AD ÇEKME ile/||/<> AD ÇEKME
( Bir küme oluşturan kulüpler adına bir araya gelen kişilerin yetkililerle birlikte o kümenin karşılaşma düzen ve sırasını saptaması Güreşçi sayısı ikiden çok olan karşılaşmalarda eşlendirme için yapılan işlem ad çekme )
( LOSEN )
- FİLAMENT değil/yerine/= İPLİK, İP
- FİLİGRAN[Fr. < FILIGRANE] ile/||/<> SU DAMGASI
( su damgası )
( FILIGRANE )
- CEVHER[Osm.] / ORE DRESSING[İng.] / MINERAUX, MINERAI, PRÉPARATION MÉCANIQUE DES MINERAIS[Fr.] / ERZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FİLİZ, CEVHER ÖN HAZIRLAMA İŞLEMİ
- FILM MUSIC (SCORE), SCORE[İng.] ile/||/<> MUSİQUE DE FİLM[Fr.] ile/||/<> FILMMUSIK, TONFILMMUSIK[Alm.] ile/||/<> FİLM MÜZİĞİ
( Sinema Herhangi bir film için hazırlanmış özgün müzik Sinema özelliklerine uyan müzik )
( FILM MUSIC (SCORE), SCORE )
( MUSIQUE DE FILM )
( FILMMUSIK, TONFILMMUSIK )
- FİLTRE KAĞIDI ile/||/<> FILTER PAPER[İng.] ile/||/<> PAPİER DE FİLTRAGE[Fr.] ile/||/<> FILTER PAPIER[Alm.] ile/||/<> SÜZGEÇ KAĞIDI
( Nitel ve nicel ayırma işlemlerinde kullanılan arı selülozdan yapılmış küçük gözenekli kâğıt )
( FILTER PAPER )
( PAPIER DE FILTRAGE )
( FILTER PAPIER )
- FIRAT, PROF. DR. ÖMER FEHİM (ERZİNCAN, 1908 - 1980) :
( Üniversite öğretim üyesi. Erzincan'da Mahalle Mektebini bitirdikten sonra Mecidiye Mektebine girdi. Fakat Rus işgali nedeni ile Erzincan'dan ayrıldıkları için okulu bitiremedi. Kayseri'de İttihat ve Terakki okuluna kaydoldu ama Rus İşgali kalkınca Erzincan'a döndü ve diğer sınıfları burada okudu.1923'te İdadiyi bitirince yeni açılan Ziraat Mektebine girdi. Bu okulu üç yılda Pekiyi derece ile bitirdi ve Halkalı Ziraat Mektebine girdi. Buradan 1927'de sınıfca İktisat Vekaleti Âli Orman Mektebine nakledildi. Bu okuldan Pekiyi derece ile mezun oldu ve memuriyet görevine Edremit Orman Mühendisliği ile başladı. Kısa bir süre sonda aynı yıl içinde Yüksek Orman Mektebi Orman Amenajman Kürsüsünde asistan olarak atandı. Fransa'ya gönderildi ve burada iki yıllık tahsilden sonra 1934'te "Diplome d'Ingenieurd Civil des Eaux et Forets" diplomasını aldı. Bu arada Almanya'da ihtisas ve doktora yapması istendiğinden tahsil süresi uzatılınca Almanya'da gitti. 1937'de tezini tamamlayıp sınavlarını verip "Doktor Ingeniers der Forestwissenschaft (Dr. Fırest) oldu. Yurda dönünce Ankara Yüksek Ziraat Enstitüleri Orman Mektebi Hasılat Bilgisi ve İşletme İktisadı Enstitüsüne Başasistan tayin edildi. Askerlik görevini tamamladıktan sonra 1939'da Fakültedeki Enstitüsünde Başasistan tayin edildi. 1940'de ikinci askerlik görevine gitti. 1942'de İkinci sınıf Doçentlik unvanını aldı ve laboratuvar şefliğine atandı. 1942'de Dekan Katipliği ile görevlendirildi. 1944'te Orman Hasılatı ve İşletme İktisadı Enstitüsü Direktörlüğüne atandı. Aynı yıl içinde üçüncü askerlik görevine gitti. 1944 Ziraat Vekaleti tarafından Dekan Vekilliğine atandı. 1945'te Profesörlük unvanını aldı. Ankara Yüksek Ziraat Enstitüsünün lağvedilmesi ve Orman Fakültesinin İstanbul Üniversitesine bağlanması üzerine, Orman Hasılatı ve İşletme İktisadı Enstitüsü ve Kürsü Başkanı olarak görevine devam etti. 1951'de İstanbul Üniversitesi Senatosuna Orman Fakültesi Senatörü olarak seçildi. 1952'de Orman Fakültesi Dekanlığına seçildi ve bu görevini iki yıl sürdürdü. 28.07.1955'te İstanbul Üniversitesi Rektörlüğüne seçildi. O tarihe kadar, rektör Fakültelerden sıra ile seçilirdi. İlk kez kural değişti ve Orman Fakültesinin sırası gelmeden Prof. Dr. Fehim Fırat rektör seçildi. Görevi bittikten sonra rektör olarak iki yıl daha görev yaptı, 1960'da İstanbul Üniversitesi Senatosuna Orman Fakültesi temsilcisi olarak Senatör seçildi. 1960 Devriminden sonra demokratik rejime geçilmesi için teşkil edilen Kurucu Meclisin Temsilciler Meclisi kanadına İstanbul Üniversitesinden seçilen dört temsilciden biri olarak görev yaptı. 1963'te kurulan TUBİTAK (Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu Tarım ve Ormancılık Araştırma Grubu ilk Yürütme Komitesine tek ormancı üye olarak seçildi ve üç yıl görev yaptı. 1975'te üçüncü kez Üniversite Senatosuna Fakülte temsilcisi olarak Senatör seçildi. 13.07.1978 tarihinde emekli oldu. Uzun yıllar. (Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Organizasyonu (F.A.O.) nda üst düzeyde görev aldı. 1953 yılından itibaren Dünya Ormancılık Araştırma Kuruluşları Birliği (IUFRO) Konseyinde Türkiye Temsilcisi olarak görev aldı ve Roma'da yapılan konğreye katıldı. IUFRO ‘nun 1956 yazında Oxford'da yapılan XII. Toplantısında Konsey tarafından Birliğin 25. Seksiyonu Başkanlığına seçildi. 1955'te Milletlerarası Üniversiteler Birliğinin 2. Kongresinde Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi bu görevi 7 yıl süre ile yaptı. Fransa'da "Academia d'Agriculture de France" muhabir azalığına, İtalya'da "Academia Italiana de Scienze Forestali" üyeliğine ve "Societdy of American Foresters" in şeref üyeliğine seçildi.1963 yılında Kanada da Quebeç'de Laval Üniversitesinde ders verdi. "Dendrometri 1947", Ormancımlık İşletme İktisadı, 1967", " Ormans Hasılat Bilgisi, 1972"de "Orman Kıymetlerinin Tekdirinde Kullanılan Formüller ve Tatbikatlarına ait Misaller (M. Miraboğlu ile birlikte) 1969" kitaplarını yayımladı, ayrıca pek çok bilimsel makalesi var. )
- FIRSAT/ÇI/LIK ile/||/<> İSTİSMAR/CI/LIK
- FIRST ASSISTANT CAMERAMAN, FOCUS PULLER, FOLLOW-FOCUS CAMERA-MAN, (ABD) LENSER, HOCUS FOCUS BOY (A.)[İng.] ile/||/<> ASSİSTANT DE MİSE AU POİNT, PREMİER ASSİSTANT(-OPÉRATEUR), METTEUR AU POİNT, POİNTEUR[Fr.] ile/||/<> SCHÄRFEASSISTENT, SCHÄRFEZIEHER[Alm.] ile/||/<> ODAKLAYICI
( Sinema Alıcının devindirilmesi sırasında odaklamayı gerçekleştiren alıcı yönetmeni yardımcısı )
( FIRST ASSISTANT CAMERAMAN, FOCUS PULLER, FOLLOW-FOCUS CAMERA-MAN, (ABD) LENSER, HOCUS FOCUS BOY (A.) | NAZISM )
( ASSISTANT DE MISE AU POINT, PREMIER ASSISTANT(-OPÉRATEUR), METTEUR AU POINT, POINTEUR | NAZISME )
( SCHÄRFEASSISTENT, SCHÄRFEZIEHER | NAZISMUS )
( FOCUS PULLER )
( ΒΟΗΘΌΣ ΟΠΕΡΑΤΈΡ / βοηθός οπερατέρ )
- FIRSTHAND[İng.] ile/||/<> BİRİNCİ EL
( Bir malın doğrudan doğruya ilk üretici satıcı ya da dışalımcıdan sağlanması )
( FIRSTHAND )
- FÎ-SEBÎL-İLLÂH -ile
( KARŞILIK BEKLEMEKSİZİN | ALLAH YOLUNDA )
- FISH (FLORESAN İN SİTU HİBRİDİZASYON)[İng. FISH (FLUORESCENCE IN SITU HYBRIDIZATION)] ile/||/<> ANOMALİ[İng. ANOMALY] ile/||/<> TRANSLOKASYON[İng. TRANSLOCATION]
( Floresan probların uygulandığı doku ve göze örneklerinde translokasyon, inversiyon, delesyon ve diğer yapısal ve sayısal kromozom anomalileri gibi spesifik DNA ya da RNA dizilerinin belirlenmesi için kullanılan birçok teknikten biridir. Hem bölünen hem de bölünmeyen gözelere uygulanabilir. @@ Beklenen değer, kural ya da özellikten sapma; doğuştan kusurlu oluşum ya da normalin dışında olmak anlamlarına gelen bir terim. @@ Kromozomlar (genellikla karşılıklı olanlar) arasındaki kromozomal metaryalin aktarımıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- FISH/FLUORESCEİN İN SITU HYBRİDIZATION[İng.] değil/yerine/= FLORESAN İN SITU HİBRİDİZASYON, FLORESANLA YERİNDE MELEZLEME
- FISHERS SEX RATIO THEOREM[İng.] değil/yerine/= FİSHER'IN CİNSİYET ORANI TEOREMİ
( Fisher'ın bu teoremi çoğu türlerde neden cinsiyet oranının 1:1 olduğunu açıklar. Bu teoreme göre rastgele çiftleşmenin olduğu populasyonlarda 1:1 oranı bozulduğunda otomatik bir seçilim baskısı olur ve bu oran 1:1 'e geri döner.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- FISHING BOAT[İng.] ile/||/<> ALAMANA[Yun. < TR.]
( Balık avlamada veya yük taşımada kullanılan iki veya üç direkli aşırmalı yelkenli balıkçı teknesi alametre Kökenini bilmiyoruz KahaneTietze LFL alamana üzerinde durmadıkları gibi Georgacas FT da Rumcadan kalma alıntılar arasında alamanaya yer vermemiştir )
( FISHING BOAT )
( TR / tr )
- FISHING SEASON[İng.] ile/||/<> AV SEZONU
( Su ürünlerinin avlanması veya belli av araçlarının kullanılmasının serbest olduğu yılın belirlenen bölümü )
( FISHING SEASON )
- FIŞKI[Yun.] ile/||/<> TAZE AT TERSİ
( taze at tersi R φουσκί Mist Dünger )
( ΦΟΥΣΚΊ / φουσκί )
- FISTIKÎ MAKAM(LA YÜRÜMEK)
- FİZİKOKİMYA[Fr. < PHYSICO + AR. < KIMYÂ] ile/||/<> FİZİKSEL KİMYA
( fiziksel kimya )
( PHYSICO )
- FİZİKSEL İŞ YAPMAK ile HİZMET ETMEK
- FLAŞ ile EL FENERİ
( FLASH vs. FLASHLIGHT )
( تلالو ile لامپ عکاسي ile چراغ قوه )
( TALALO ile LAMP AKASY ile CHARAGH GHOOH )
- FLEMING-KENNELLY LAW[İng.] / LOI DE FLEMING-KENNELLY[Fr.] / FLEMING-KENNELLYSCHE GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FLEMİNG-KENNELLY YASASI
- FLEMING TUBE[İng.] / TUBE DE FLEMING[Fr.] / FLEMING-RÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= FLEMİNG TÜPÜ
- FLESH :/yerine ET, BEDEN
- FLEUR DE SOUFRE[Fr.] ile/||/<> KÜKÜRTÇİÇEĞİ
( kimya )
( FLEUR DE SOUFRE )
- FLOJİSTON[< Yun.] -ile
( Yanmış. )
- FMA/FOUNDATIONAL MODEL OF ANATOMY[İng.] değil/yerine/= ANATOMİ TEMEL MODELİ
- FOGGING[İng.] ile/||/<> CRÉATİON DE LA BRUME[Fr.] ile/||/<> NEBELERZEUGUNG[Alm.] ile/||/<> SİSLENDİRME
( FOGGING )
( CRÉATION DE LA BRUME )
( NEBELERZEUGUNG )
- FOLD RECOGNİTİON İLE THREADİNG İLE AB İNİTİO ile/||/<> PROTEİN YAPI TAHMİNİ
( 3D protein yapısı tahmin yöntemleri. )
( Formül: RMSD < 2Å (iyi model) )
- FON, ARKA PLAN, GERİ PLAN | DİP >< ÖN
( Sinema/TV. Görünçlüğün gerisinde yer alan, geriye düşen yerler. Ön karşıtı. @@ Lambanın, taşıyıcısına takılmasına ve elektrik bağlantısının sağlanmasına yarayan bölümü. @@ (midede) (biyoloji, coğrafya) @@ İktisadi çevrimdeki daralmanın en alt noktaya ulaşması, diğer bir ifadeyle daralmadan tekrar genişlemeye geçisi yansıtan dönüş aşaması. krş. doruk )
( BACKGROUND | CAP (İNGILTERE'DE), BASE (AMERIKA'DA) | DEEP | 1. FOREGROUND, 2. STALLS~1. FOREGROUND, 2. STALLS )
( FOND, ARRIÈRE PLAN, SECOND PLAN | CULOT | FOND | 1. PREMIER PLAN, AVANT-PLAN, 2. ORCHESTRE~1. PREMIER PLAN, AVANT-PLAN, 2. ORCHESTRE | ANTÉRIEUR )
( ANTERIOR~ANTERIOR )
( HINTERGRUND, "BACKGROUND" | SOCKEL | 1. VORDERGRUND, 2. PARKETT~1. VORDERGRUND, 2. PARKETT | VOR | ANTERIOR )
( SFONDO~PRIMO PIANO )
( ΦΌΝΤΟ / φόντο~ΠΡΟΣΚΉΝΙΟ / προσκήνιο )
- RAYONNEMENT DU FOND[Fr.] ile/değil/yerine/= FON IŞINIMI
- FONKSİYON KAYBI MUTASYONU[İng. LOSS OF FUNCTION MUTATION] ile/||/<> FONKSİYON KAZANDIRICI MUTASYON[İng. GAIN OF FUNCTION MUTATION]
( Genlerin fonksiyonlarını bozduğu için işlevsel proteinlerin üretilmesine engel olan mutasyonlardır. "İleri mutasyon", "nakavt mutasyonu" ya da "boş mutasyon" olarak da bilinir. @@ Herhangi bir genin transkripsiyonu sonucunda yeni ya da işlevsel olarak gelişmiş bir protein üretimine sebep olan mutasyon türüdür.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ÉMISSION DE PHONONS[Fr.] ile/değil/yerine/= FONON YAYINI
- FONTE DE FER[Fr.] ile/||/<> FONT[İng. < FONT | İNG. < FOUNT]
( kimya )
( FONT | FOUNT )
( FONTE DE FER )
- FONTINALIS ANTIPYRETICA[Lat.] ile/||/<> SU YOSUNU
( Gövdelerinin tabanındaki yalancı köklerle ağaç kaya ve kütüklere tutunan bir su altı yosunu )
( FONTINALIS ANTIPYRETICA )
- FOOD THAT SHOULD BE / SHOULDN'T BE EATEN AT A MEAL
- FOR .... vs. AS BEING ....
- FOR vs. AT
- FOR GOOD vs. TO THE GOOD
- FOREBRAIN[İng.] değil/yerine/= ÖN BEYİN
( Beynin hareketlerimizi kontrol eden bölgesidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- FOREDO ile ÖN KIYAMET
( FOREDO vs. FOREDOOM )
( ويران ساختن ile محکوميت قبلي )
( VEYRAN SAKHTAN ile MOHKOMYT GHABLY )
- FORESIGHTLESSNESS vs./and TO BE FAR
- BAROMÈTRE DE FORTIN[Fr.] ile/değil/yerine/= FORTİN BASINÇLIKLERİ
- OXYCHLORURE DE CARBONE[Fr.] / KOHLENSTOFFOXYCHLORID, KOHLENOXYCHLORID, KARBONYLCHLORID, PHOSGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= FOSGEN
- FOTOĞRAFIN:
ÖZNEL(L)EŞTİR(İL)MESİ ile/ve/||/<>/> NESNELEŞTİR(İL)MESİ
- PHOTOCONDUCTIVE GAIN FACTOR[İng.] / FACTEUR DE GAIN PHOTOCONDUCTIF[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOİLETKEN KAZANÇ ÇARPANI/FAKTÖRÜ
- PHOTOCONDUCTIVITY GAIN[İng.] / GAIN DE PHOTOCONDUCTIVITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOİLETKENLİK KAZANCI
- PHOTON FLUX[İng.] / FLUX DE PHOTONS[Fr.] / PHOTONFLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= FOTON AKISI
- PHOTON THEORY[İng.] / THÉORIE DU PHOTON[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTON KURAMI
- PHOTON EMISSION SPECTRUM[İng.] / SPECTRE D'ÉMISSION DE PHOTONS[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTON SALIM TAYFI
- PHOTOTUBE CATHODE[İng.] / CATHODE DU PHOTOTUBE[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOTÜP KATODU
- FOUCAULT ÂYİNESİ[Osm.] / FOUCAULT'S MIRROR[İng.] / MIROIR DE FOUCAULT[Fr.] / FOUCAULTSCHER SPIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= FOUCAULT AYNASI
- FOUCAULT RAKKASI[Osm.] / FOUCAULT'S PENDULUM[İng.] / PENDULE DE FOUCAULT[Fr.] / FOUCAULTSCHES PENDEL, GYROSKOPISCHES PENDEL[Alm.] ile/değil/yerine/= FOUCAULT SARKACI
- FOUNDER CLASSIC vs. BIG SYNTHESIS CLASSIC vs. CLASSICS IN, TO CEASE THE CIVILIZATIONS VERTICAL/HORIZONTAL(/BOTH)
- FOURIER LAW OF HEAT CONDUCTION[İng.] / LOI DE LA CONDUCTION THERMIQUE DE FOURIER[Fr.] / FOURIER-WÄRMEÜBERTRAGUNGSGESETZ/HITZEÜBERTRAGUNGSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FOURİER ISI İLETİM YASASI
- FOURIER NUMBER[İng.] / NOMBRE DE FOURIER[Fr.] / FOURIERZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= FOURİER SAYISI
- FRANCK-CONDON PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE FRANCK-CONDON[Fr.] / FRANCK-CONDON-PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= FRANCK-CONDON İLKESİ
- FRANCK-HERTZ EXPERIMENT[İng.] / EXPÉRIENCE DE FRANCK-HERTZ[Fr.] / FRANCK-HERTZ-VERSUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= FRANCK-HERTZ DENEYİ
- FRAUNHOFER REGION[İng.] / RÉGION DE FRAUNHOFER[Fr.] / FRAUNHOFER-REGION[Alm.] ile/değil/yerine/= FRAUNHOFER BÖLGESİ
- FRAUNHOFER EYEPIECE[İng.] / OCULAIRE DE FRAUNHOFER[Fr.] / FRAUNHOFERSCHES OKULAR[Alm.] ile/değil/yerine/= FRAUNHOFER GÖZMERCEĞİ
- FRAUNHOFER DIFFRACTION[İng.] / DIFFRACTION DE FRAUNHOFER[Fr.] / FRAUNHOFER-BEUGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FRAUNHOFER KIRINIMI
- FRAUNHOFER CORONA[İng.] / COURONNE DE FRAUNHOFER[Fr.] ile/değil/yerine/= FRAUNHOFER TACI
- FRAUNHOFER SPECTRAL LINES[İng.] / RAIES SPECTRALES DE FRAUNHOFER[Fr.] ile/değil/yerine/= FRAUNHOFER TAYF ÇİZGİLERİ
- FREE WATER[İng.] ile/||/<> SERBEST SU
( 1 Plazmanın izotonik kalması için plazmadan idrara verilmesi gereken su miktarı 2 Gıda maddesinde fiziksel veya kimyasal olarak bağlı olmayan su olup suyun buhar basıncının aynı sıcaklıktaki saf suyun buhar basıncına bölünmesiyle elde edilen değeri aw değeri su etkinliği )
( FREE WATER )
- FREEDOM vs. BEHAVING IN HOWEVER YOU WANT
- FREEDOM OF CONTRACT vs. BREACH OF CONTRACT vs. UNJUST ENRICHMENT
( Sözleşme serbestisi. İLE Sözleşmeye aykırılık. İLE Nedensiz zenginleşme. )
- FREEDOM OF PRESS vs./and FREEDOM OF JOURNALIST
- FREEMAN ile ÖZGÜR ile SERBEST GİRİŞİM ile ÜCRETSİZ ile AÇGÖZLÜLÜKTEN ARINMIŞ ile SERBEST ÇALIŞAN ile ÜCRETSİZ YÜKLEME ile BEDAVA HARCAYAN ile SERBEST KONUŞMA ile ÖZGÜR DÜŞÜNCE ile ÖZGÜR İRADE ile SERBEST EL ile SERBEST BIRAKMAK ile ÖZGÜRCE ile ÖZGÜR ADAMLAR ile OTOBAN
( FREEMAN vs. FREE vs. FREE ENTERPRISE vs. FREE FROM vs. FREE FROM GREED vs. FREE LANCE vs. FREE LOADING vs. FREE SPENDER vs. FREE SPOKEN vs. FREE THOUGHT vs. FREE WILL vs. FREEHAND vs. FREEING vs. FREELY vs. FREEMEN vs. FREEWAY )
( ميداني ile سر دادن ile آزادي بخشيدن ile مجاني ile مختار ile طلق ile بلاعوض ile آزادکردن ile آزا دکردن ile آزاد کردن ile مخير ile رها ساختن ile آزادانه ile مفتي ile آزاد ile عاري ile رايگان ile بي منت ile استخلاس کردن ile بيعوض ile کسب آزاد ile منزه ile چشم و دل سير ile مفرد کار کردن ile مفت خوري ile ولخرج ile ساده گو ile آزادي فکر ile اختيار ile طيب خاطر ile آزادي اراده ile بادست باز ile بي افزار ile بي اسباب ile آزاد سازي ile نجات ile آزادسازي ile برايگان ile مجانا ile فريمن ile آزادگان ile شارع ile شاهراه ile بزرگ راه )
( MYDANY ile SAR DADAN ile AZADY BAKHSHYDAN ile مجاني ile MOKHTAR ile TALGH ile BOLLAAVAZ ile AZADKARDAN ile آزا دکردن ile AZAD KARDAN ile MOKHYR ile RAYAA SAKHTAN ile AZADANEH ile مفتي ile AZAD ile ARY ile RAYGAN ile BEY MONT ile ESTEKHLAS KARDAN ile بيعوض ile KASB AZAD ile MANZEH ile CHESHAM VE DEL SYR ile MAFARD KAR KARDAN ile مفت خوري ile VALKHARJ ile SADEH GO ile AZADY FEKAR ile AKHTYAR ile TYBE KHATER ile AZADY ARADEH ile BADAST BAZ ile BEY AFZAR ile BEY ASBAB ile AZAD SAZY ile NAJAT ile AZADSAZY ile BARAYGAN ile مجانا ile فريمن ile AZADEGAN ile SHARE ile SHARAH ile BOZORG RAH )
- KÂTİ-İ TEVÂLÎ[Osm.] / SÉPAREUR DE FRÉQUENCE[Fr.] ile/değil/yerine/= FREKANS BÖLÜCÜ
- FREQUENCY MULTIPLIER[İng.] / MULTIPLICATEUR DE FRÉQUENCE[Fr.] ile/değil/yerine/= FREKANS ÇOĞALTICI
- FREQUENCY DISTRIBUTION[İng.] / DISTRIBUTION DE FRÉQUENCE[Fr.] / FREQUENZVERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FREKANS DAĞILIMI
- FREQUENCY STABILITY[İng.] / STABILITÉ DE FRÉQUENCE[Fr.] / FREQUENZSTABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= FREKANS KARARLILIĞI
- FREQUENCY SHIFT[İng.] / GLISSEMENT DE FRÉQUENCE[Fr.] / FREQUENZVERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FREKANS KAYMASI
- COUPURE DE FRÉQUENCE[Fr.] / FREQUENZABSCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FREKANS KESİLMESİ
- FREQUENCY MODULATED WAVE[İng.] / ONDE MODULÉE EN FRÉQUENCE[Fr.] ile/değil/yerine/= FREKANS KİPLEMELİ DALGA
- FREQUENCY MODULATION[İng.] / MODULATION DE FRÉQUENCE[Fr.] / FREQUENZMODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= FREKANS KİPLEMESİ/MODÜLASYONU
- FREQUENCY BRIDGE[İng.] / PONT DE FRÉQUENCE[Fr.] / FREQUENZBRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= FREKANS KÖPRÜSÜ
- FREQUENCY STANDARD[İng.] / ÉTALON DE FRÉQUENCE[Fr.] / FREQUENZSTANDARD[Alm.] ile/değil/yerine/= FREKANS ÖLÇÜNÜ/STANDARDI
- İNHİRÂF-İ TEVÂLÎ[Osm.] / FREQUENCY DEVIATION[İng.] / DÉVIATION DE FRÉQUENCE[Fr.] / FREQUENZABWEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FREKANS SAPMASI
- FREQUENCY SPECTRUM[İng.] / SPECTRE DE FRÉQUENCES[Fr.] / FREQUENZSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= FREKANS TAYFI/SPEKTRUMU
- RÂFİ-ÜT TEVÂLÎ[Osm.] ile/değil/yerine/= FREKANS YÜKSELTİCİ
- FREN ile/ve/||/<>/> EL FRENİ
- FRENKEL EXCITON[İng.] / EXCITON DE FRENKEL[Fr.] / FRENKELSCHES EXZITON[Alm.] ile/değil/yerine/= FRENKEL EKSİTONU
- FRENKEL-HALSEY-HILL ISOTHERM EQUATION[İng.] / ÉQUATION D'ISOTHERME DE FRENKEL-HALSEY-HILL[Fr.] / FRENKEL-HALSEY-HILL-ISOTHERME[Alm.] ile/değil/yerine/= FRENKEL-HALSEY-HİLL EŞSICAKLIK/İZOTERM DENKLEMİ
- FRENKEL DEFECT[İng.] / DÉFAUT DE FRENKEL[Fr.] / FRENKEL-DEFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= FRENKEL KUSURU
- FRESNEL-ARAGO LAWS[İng.] / LOIS DE FRESNEL-ARAGO[Fr.] ile/değil/yerine/= FRESNEL-ARAGO YASALARI
- FRESNEL ZONES[İng.] / RÉGIONS DE FRESNEL[Fr.] / FRESNEL-ZONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= FRESNEL BÖLGELERİ
- FRESNEL REGION[İng.] / RÉGION DE FRESNEL[Fr.] / FRESNELSCHE REGION, FRESNELSCHES GEBIET[Alm.] ile/değil/yerine/= FRESNEL BÖLGESİ
- FRESNEL BIPRISM[İng.] / BIPRISM DE FRESNEL[Fr.] / FRESNEL-DOPPELPRISMA[Alm.] ile/değil/yerine/= FRESNEL ÇİFT PRİZMASI
- FRESNEL EQUATIONS[İng.] / ÉQUATIONS DE FRESNEL[Fr.] / FRESNEL-GLEICHUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= FRESNEL DENKLEMLERİ
- FRESNEL RHOMB[İng.] / LOSANGE DE FRESNEL[Fr.] / FRESNEL-RAUTE/FRESNEL-RHOMBUS[Alm.] ile/değil/yerine/= FRESNEL EŞKENAR DÖRTGENİ
- FRESNEL INTERFERENCE FRINGES[İng.] / FRANGES D'INTERFÉRENCE DE FRESNEL[Fr.]FRESNEL-INTERFERENZERSCHEINUNGEN ile/değil/yerine/= FRESNEL GİRİŞİM SAÇAKLARI/OLAYLARI
- FRESNEL DIFFRACTION[İng.] / DIFFRACTION DE FRESNEL[Fr.] ile/değil/yerine/= FRESNEL KIRINIMI
- FRESNEL FRINGES[İng.] / FRANGES DE FRESNEL[Fr.] / FRESNEL-FRANSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= FRESNEL SAÇAKLARI
- COEFFICIENT DU TRAÎNEMENT DE FRESNEL[Fr.] / FRESNEL-WIDERSTANDSBEIWERT/STRÖMUNGSWIDERSTANDSBEIWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= FRESNEL SÜRÜKLENME KATSAYISI
- FRESNEL OVALOID[İng.] / OVOÏDE DE FRESNEL[Fr.] ile/değil/yerine/= FRESNEL YUMURTAMSISI
- FRICKE DOSIMETER[İng.] / DOSIMÈTRE DE FRICKE[Fr.] ile/değil/yerine/= FRİCKE DOZÖLÇERİ
- FRIEDEL'S LAW[İng.] / LOI DE FRIEDEL[Fr.] / FRIEDELSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FRİEDEL YASASI
- FROM ME vs. WITH ME/WITH YOU
( WITH ME/WITH YOU instead of FROM ME )
- FRONT :/yerine ÖN, ÖN TARAF
- NOMBRE DE FROUDE[Fr.] ile/değil/yerine/= FROUDE SAYISI
- FT-IR/FOURIER TRANSFORM INFRARED SPECTROSCOPY[İng.] değil/yerine/= FOURİER DÖNÜŞÜMÜ KIZILÖTESİ SPEKTROSKOPİSİ
- ft. pulv.[Lat. < FIAT PULVIS] değil/yerine/= TOZ DURUMUNA GETİRİNİZ
- FT-IR ile/||/<> DİSPERSİF IR
( FT-IR interferometre hızlı, dispersif monokromatör. )
( Formül: Multiplex İLE tarama )
- FUNDAMENTAL EDUCATION, BASIC EDUCATION[İng.] ile/||/<> ÉDUCATİON FONDAMENTALE, ÉDUCATİON DE BASE[Fr.] ile/||/<> TEMEL EĞİTİM
( 1 Örgün eğitimden yararlanma olanağı bulamamış kimselere uygulanan ve onları toplumsal ekonomik ve kültürel yönlerden aydınlatıp yetiştirmeyi amaç edinen eğitim 2 Öğrencilere okumayazma aritmetik meslek becerileri ev yönetimi sağlık bilgisi fen bilgisi yurttaşlık bilgisi din bilgisi alanlarındaki temel kavramları bilgi ve becerileri kazandırmak amacıyla düzenlenen eğitim )
( FUNDAMENTAL EDUCATION, BASIC EDUCATION )
( ÉDUCATION FONDAMENTALE, ÉDUCATION DE BASE )
- FUNDAMENTAL THEOREM ile/||/<> INTEGRATION BY PARTS
( FTC ∫f'(x)dx = f(x), parts ∫udv = uv - ∫vdu. )
( Formül: Antiderivative İLE product rule )
- FÜRÛÂT[< FER'] -ile
( DAL, BUDAK | TOMURCUK | BİR ASLIN SONUCU | İKİNCİ DERECEDE ÖNEMLİ OLAN | ŞÛBE )
- FUSÉE[Fr. < FUSÉE] ile/||/<> FÜZE ile/||/<> İĞ
( iğ fizik anlamdaş füze Mitoz ve mayoz bölünmeleri sırasında meydana gelen iğ biçimindeki ipliksel yapı 1 Su değirmenlerinde çarka bağlı demir mil Körküler Yalvaç Isparta Beyceli Fatsa Ordu 2 Taş eldeğirmenlerinde üst taşın ortasından geçirilerek alt taşa tutturulmuş ağaç kazık Kemalpaşa İzmir 3 Çıkrıkta iplerin sarıldığı demir kısım Gölbaşı Çankaya Ankara 4 Yünü ip durumuna getirmek için kullanılan üst kısmında şişkinlik bulunan ağaç şiş Yenikent Aksaray Nideğ 5 Alt kısmında ağırşak bulunan ip bükme aracı Güllüce Gümüşhacıköy Amasya iğ iplikleri Yerel ağızlarda iğli hastalıklı iğlez ilez ince zayıf cılız ileze veremli iğlek ilek zayıf gibi birtakım türevleri kalmıştır Türkçede cılız zayıf güçsüz olarak kullanılan enez eneze de iğin yeni bir türevidir enez eneze yăx Türk diyalektlerinde iğin eski bir geçmişe çıktığını biliyoruz ig OT ig Eski Kıpçakçada yig olarak geçer )
( FUSÉE )
- G-LOC/G-INDUCED LOSS OF CONSCIOUSNESS GRAVITE[İng.] değil/yerine/= (YER ÇEKİMİ) UYARIMLI BİLİNÇ KAYBI
- G.62. SOKAK PARKI (162. SK. PARKI) :
( Ayazağa Mahallesindedir. 575,00 m²'lik bir alanı kapsar. 150 m² yeşil alanı bulunmaktadır. )
- GA ile/||/<> GİBERELLİNLER
( giberellinler )
- GAEDE MOLECULAR AIR PUMP[İng.] / COMPRESSEUR MOLÉCULAIRE DE GAEDE[Fr.] / GAEDE-MOLEKULARLUFTPUMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= GAEDE MOLEKÜLER HAVA POMPASI
- GAFÛR-ÜR-RAHÎM -ile
( ESİRGEYEN, SUÇ BAĞIŞLAYAN (ALLAH) )
- GAGA[İng. BEAK] ile/||/<> BİRLİKTE EVRİM[İng. COEVOLUTION] ile/||/<> KO-EVRİM[İng. COEVOLUTION]
( Bazı hayvanların baş bölümünde bulunan sert yapıda dışa doğru çıkıntılı bir anatomik oluşumdur. Bilindiği üzere kuşlarda (avian dinozorlarda), non-avian dinozorlarda ve bazı memelilerde bulunur. Kuşlar gagalarını beslenme, temizlenme, avlanma, kur yapma ve yavrularını besleme gibi süreçler için kullanmaktadır. @@ Birlikte yaşayan bazı canlılar, uzun zamanda birbirlerine olan bağımlılıkları artacak biçimde evrimleşmişlerdir. Bu olaya ko-evrim ya da birlikte evrim adı verilir. Arı kuşları ile kuşlarla döllenen bitkilerin birlikte evrimi bu durumun en güzel örneklerinden biridir. Bitkilerin çiçekleri arı kuşlarının diyetine, çiçeklerin renkleri arı kuşunu çekmeye, çiçeklerin yapısı ise arı kuşlarının gaga yapısına uygun olacak biçimde evrimleşmiştir. @@ Birlikte yaşayan bazı canlılar, uzun zamanda birbirlerine olan bağımlılıkları artacak biçimde evrimleşmişler. Bu olaya ko-evrim ya da birlikte evrim adı verilir. Arıkuşları ile kuşlarla döllenen bitkilerin birlikte evrimi bu durumun en güzel örneklerinden biri. Bitkilerin çiçekleri arıkuşlarının diyetine, çiçeklerin renkleri arıkuşunu çekmeye, çiçeklerin yapısı ise arıkuşlarının gaga yapısına uygun olacak biçimde evrimleşmiştir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- GALAKSİLER ARASI ile TÜRLER ARASI ile İÇ BÜYÜME
( INTERGALACTIC vs. INTERGENERIC vs. INTERGROWTH )
( بين کهکشاني ile بين طبقهاي ile بين گونهاي ile رويش توام )
( BEYNE KEKKESHANY ile بين طبقهاي ile BEYNE GONEYAY ile ROYSH TAVAM )
(1996'dan beri)