Bugün[26 Haziran 2026]
itibarı ile 6.908 başlık/FaRk ile birlikte,
6.908 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(19/29)


- NE İDÜĞÜ" değil NE İDİĞİ (BELİRSİZ)


- [ne] İNCİNME ile/ve/||/<>/ne de GÜCENME


- NE İSTEDİĞİMİ/Zİ BİLMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NEYE GEREKSİNİMİM/İZ OLDUĞUNU BİLMEK

( Herkes "bilir". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Bazıları bilir. )


- NE KADAR:
("ÇOK"/"AZ") YEDİĞİN ile/değil/yerine/||/<>/< ÇOK ÇİĞNEDİĞİN

( Yediğini, iç; içtiğini, ye!
[ O kadar çok ve uzun süre çiğne ki, lokmanı, katı değil sıvı duruma gelene gelsin ve yediğin şeyi yutma ve ancak içmiş ol! İçtiklerini de, yavaş yavaş, çiğniyormuş gibi yut! ] )


- NE KADAR GERÇEKTİR? ile/değil NASIL BİR GERÇEK?


- NE KADAR KULLANILABİLİR OLMASI değil NE KADAR KULLANILABİLİR OLDUĞU


- NE KADAR? ile/ve NEREYE KADAR?


- Ne konuşacaksan KONUŞ!!!


- NE MENEM BİR ŞEY değil/yerine/= NE ÇEŞİT/NASIL BİR ŞEY


- NE OLDU? ile/ve NASIL OLDU? ile/ve NEDEN OLDU?


- NE OLDUĞUN ile/değil/yerine NE OLACAĞIN

( Belirlidir. İLE/DEĞİL/YERİNE Belirli değildir. )


- NE OLDUĞU/N ile/ve/<>/değil/yerine NE OLMADIĞI/N

( Bize ancak ne olmadığımız söylenilebilir. )

( Ne olmadığımızı bilme yoluyla gerçek kimliğimizi tanırız. )

( By knowing what we are not, we come to know ourselves.
The way back to ourselves is through refusal and rejection.
Can only tell us what we are not.
By knowing what we are not, we come to know ourselves. )

( Aslımıza geri dönüş yolu, reddetme ve geri çevirmeden geçer. )

( [not] HAPPENNED WHAT / WHAT YOU ARE vs./and/<>/but NOT HAPPENNED WHAT / WHAT YOU ARE NOT
NOT HAPPENNED WHAT / WHAT YOU ARE NOT instead of HAPPENNED WHAT / WHAT YOU ARE )


- NE OLDUĞUNDAN ÇOK ... ile/ve/değil NE OLDUĞUNDAN ÖNCE ...


- NE OLDUĞUNUN BİLİNMESİ > NE OLMADIĞININ BİLİNMESİ(") ile/ve/değil/önce/||/<>/< NE OLMADIĞININ BİLİNMESİ > NE OLDUĞUNUN BİLİNMESİ


- NE OLDUĞUNUN BİR ÖNEMİ YOK değil ADINI, NE KOYDUĞUMUZUN BİR ÖNEMİ YOK/OLMAYABİLİR


- NE OLDUKSA değil NE OLDUYSAK


- NE OLDUM! ile/değil/yerine NE OLACAĞIM?


- NE OLMALI? ile/değil NE OLSA GEREK?


- NE OLUR, NE OLMAZ (DİYE ...)


- NE OLURSA OLSUN ile SOLUNAMAZ ile SORUMSUZ

( IRRESPECTIVE vs. IRRESPIRABLE vs. IRRESPONSIBLE )

( صرفنظر از ile دمنزدني ile وظيفهنشناس )

( SARFANZAR AZ ile DAMANZDANY ile وظيفهنشناس )


- NE ...:
ÖTELEMEK ve/ne de/||/<> ERTELEMEK ve/ne de/||/<> ENGELLEMEK


- [ne]
"SERT" ne de "YUMUŞAK"

( [ne] Çevremizdekileri kıracak kadar. NE DE Kişilere cesâret verecek kadar. )


- [ne] SİHİR ne de KERÂMET

( El çabukluğu, mahâret/mârifet. )


- Ne söylesen az! olduğu için DİNLE!!!


- Ne söylesen az! olduğu için SUS!!!


- Ne söylesen çok! olduğu için DİNLE!!!


- Ne söylesen çok! olduğu için SUS!!!


- ne TARAFIYIM ne de (TARAFI) DEĞİLİM değil ne TARAFIYIM ne de KARŞISINDAYIM

( Olumsuzdan[ne/ne de] sonra tekrar olumsuzluk sözcüğü ya da eki olmuyor/olmaz. )


- NE VAR, NE YOK? ile/ve/||/<> NEYİ, NASIL BİLEBİLİRİZ?


- NE YAPABİLİRİM? ve/> NASIL YAPABİLİRİM?

( Kişinin, kendine sorabileceği en temel sorulardır! )

( WHAT I CAN DO? and/> HOW I CAN DO? )


- NE YAPACAĞINI BİLMEK ile/ve/değil/||/<>/> BİLDİĞİNİ, YAPMAK/UYGULAMAK


- Ne yaparsan yap SUS!!!


- NAPIYOSUN?" ile "NE YAPIYORSUN?"

( Yapılan işin ne olduğu ile ilgili soru. İLE Merhabalaşma niteliğinde "soru". )


- Ne yapmadıysan SUS!!!


- NE YAPMAYABİLECEĞİNİ BİLMELİ!

( Kendini gerçekleştirmiş, saygın ve önemli birine sormuşlar:
Nasıl bu noktaya geldiniz?
Yakınlarında bulunan bir kişiyi göstererek, herşeyi ondan öğrendiğini söylemiş.

Çevresindekiler hayret içinde ve inanamayarak demişler ki:
Nasıl olur? O işaret ettiğiniz kişi, her türlü, düzenbazlığı, yalanı, rezilliği yapan biridir.

Yanıt: Heh işte!
O ne yaptıysa ben yapmadım! )


- NE YAPMAYACAĞINI! BİLMEK!!!:
-ve/<

( Kendini gerçekleştirmiş, saygın ve önemli birine sormuşlar:
Nasıl bu noktaya geldiniz?
Yakınlarında bulunan bir kişiyi göstererek, herşeyi ondan öğrendiğini söylemiş.

Çevresindekiler hayret içinde ve inanamayarak demişler ki:
Nasıl olur? O işaret ettiğiniz kişi, her türlü, düzenbazlığı, yalanı, rezilliği yapan biridir.

Yanıt: Heh işte!
O ne yaptıysa ben yapmadım! )


- Ne yaptıysan SUS!!!


- [ne] "YERELCİLİK" ne de SALT "EVRENSELCİLİK"


- NE ZAMAN KONUSU AÇILINCA değil NE ZAMAN KONUSU AÇILIRSA


- NE ZAMAN ile/ve/değil/yerine HANGİ KOŞULLARDA/ŞARTLARDA


- NE? ile/ve KİM?

( "Ne?", doğa yasalarıyla bilinebilir. Ya "Kim?" )

( WHAT? vs./and WHO?
It's able to know "What?" by nature laws. So "Who?" )


- NE? ve/||/<>/>/< NASIL? ve/||/<>/>/< NEDEN? ve/||/<>/>/< NİÇİN?

( Hangi şey? VE/||/<>/>/< Ne asıl? VE/||/<>/>/< Ne'den? VE/||/<>/>/< Ne için? )

( Evren/doğa/nesne/insan. VE/||/<>/>/< Bilim. VE/||/<>/>/< Felsefe/Sanat. VE/||/<>/>/< Sanat/Felsefe. )

( Nedir sorusu, metafizik bir sorudur. )

( "What is?" question is metaphysical question. )

( Cosmos/nature/matter/human. VS./AND/||/<>/>/< Science. VS./AND/||/<>/>/< Philosophy/Art. VS./AND/||/<>/>/< Art/Philosophy. )

( WHAT? vs./||/<>/>/< HOW? vs./||/<>/>/< WHY? vs./||/<>/>/< WHAT FOR? )


- NE?[Ar.] ile NE[Ar.]

( ... İLE Değil, yok. )


- NE ile NE ALA


- NECESSITY TO BE vs./and SELF-SACRIFICE


- NEDEN/AÇIKLAMA:
ŞU ile/ve/<> ŞÖYLE


- Neden ve nasılsız SUSuyorum! -ve


- NEDEN?(NE'DEN?) ile NASIL?(NE ASIL?)["NASI" değil!]

( Bilimin sorularıdır. )

( Önemli[öncelikli] olan, neyi yaşadığınız değil nasıl yaşadığınızdır. )

( WHY? vs. HOW?
Questions of the science.
It's not the issue what you live, it is how you live. )


- NEDENSEL ile NEDENSELLİK ile NEDEN ile KAYBA NEDEN OLMAK ile SEBEP VE SONUÇ ile RAHATSIZLIĞA NEDEN OLMAK ile GECİKMEYE NEDEN OLMAK ile ZORLUK ÇIKARMAK ile ANLAŞMAZLIĞA NEDEN OLMAK ile RAHATSIZLIĞA NEDEN OLMAK ile RAHATSIZLIK NEDENİ ile RAHATSIZLIK NEDENİ ile İLİŞKİLENDİRMEYE NEDEN OLMAK ile DANS ETMEYE NEDEN OLMAK ile ÇÜRÜMEYE NEDEN OLMAK ile ORTADAN KAYBOLMASINA NEDEN OLMAK ile KAÇMASINA NEDEN OLMAK ile UÇMAYA NEDEN OLMAK ile VEBAYA NEDEN OLMAK ile GÖÇ ETMEYE NEDEN OLMAK ile GEÇMESİNE NEDEN OLMAK ile SALLANMASINA NEDEN OLMAK ile AYAKTA DURMAYA NEDEN OLMAK ile AĞLAMAYA NEDEN OLMAK ile SORUN ÇIKARMAK ile CAUSER ile NEDENLERİ ile ŞÖHRETİN NEDENLERİ ile SEBEP OLMAK ile SORUN ÇIKARMAK ile CAUSİNG TROUBLES

( CAUSAL vs. CAUSALITY vs. CAUSE vs. CAUSE A LOSS vs. CAUSE AND EFFECT vs. CAUSE ANNOYANCE vs. CAUSE DELAY vs. CAUSE DIFFICULTY vs. CAUSE DISCORD vs. CAUSE INCONVENIENCE vs. CAUSE OF ANNOYANCE vs. CAUSE OF INCONVENIENCE vs. CAUSE TO ASSOCIATE vs. CAUSE TO DANCE vs. CAUSE TO DECAY vs. CAUSE TO DISAPPEAR vs. CAUSE TO ESCAPE vs. CAUSE TO FLY vs. CAUSE TO GET PLAGUE vs. CAUSE TO MIGRATE vs. CAUSE TO PASS vs. CAUSE TO SHAKE vs. CAUSE TO STAND vs. CAUSE TO WEEP vs. CAUSE TROUBLE vs. CAUSER vs. CAUSES vs. CAUSES OF GLORY vs. CAUSING vs. CAUSING TROUBLE vs. CAUSING TROUBLES )

( سببي ile علتي ile سببيت ile عليت ile مورث ile موجد ile باعث شدن ile باعث گرديدن ile موجب شدن ile مسسب شدن ile باني شدن ile موجب ile نهضت ile به بار آوردن ile سبب ساز ile سبب ile مسبب ile سبب شدن ile سلسله جنبان ile باعث ile علت ile ضرر زدن ile علت و معلول ile کدورت ايجاد کردن ile وقفه ايجاد کردن ile باعث تاخير شدن ile پيسي بالا آوردن ile دوبهمزني کردن ile تفرقه انداختن ile مزاحمت دادن ile مزاحمت فراهم کردن ile مايهء کدورت ile اسباب ناراحتي ile محشور کردن ile محشور ساختن ile رقصاندن ile پوساندن ile ناپديد ساختن ile متواري کردن ile پراندن ile دچار طاعون کردن ile کوچانيدن ile عبور دادن ile مرتعش ساختن ile ايستاندن ile گرياندن ile سبب اختلاف شدن ile تفتين کردن ile مفسده برپا کردن ile مفسده برانگيختن ile آشوب بپا کردن ile دسته گل به آب دادن ile آشوب کردن ile ايجاد کننده ile عوامل ile علل ile مفاخر ile منتج ile تفتين ile پردردسر )

( SABEBY ile ALATY ile سببيت ile ALYT ile MOORS ile MOJED ile BAES SHODAN ile BAES GARDYDAN ile MOJEB SHODAN ile MOSASB SHODAN ile BANY SHODAN ile MOJEB ile NAHAZAT ile BAH BAR AVARDAN ile SABEB SAZ ile SABEB ile MASBEB ile SABEB SHODAN ile SALSALEH JONBAN ile BAES ile ALAT ile ZAR ZADAN ile ALAT VE MALOOL ile KODORT AYJAD KARDAN ile VAQFEH AYJAD KARDAN ile BAES TAKHYR SHODAN ile PEYSY BALA AVARDAN ile DOBEBMZANY KARDAN ile TAFARGHEH ANDAKHTAN ile MOZAHMAT DADAN ile MOZAHMAT FARANPAM KARDAN ile MAYCPEYE KODORT ile ASBAB NARAHATY ile MAHSHOR KARDAN ile MAHSHOR SAKHTAN ile رقصاندن ile POOSANDAN ile NAPADYD SAKHTAN ile MOTVARY KARDAN ile PARANDAN ile DOCHAR TAOON KARDAN ile کوچانيدن ile OBUR DADAN ile MORTEASH SAKHTAN ile AYSETANDAN ile GARYANDAN ile SABEB AKHTELAF SHODAN ile TAFTYNE KARDAN ile MOFSADEH BARPA KARDAN ile MOFSADEH BARANGYKHTAN ile ASHUB BEPA KARDAN ile DASTEH GOL BAH AB DADAN ile ASHUB KARDAN ile AYJAD KONANDEH ile AVAMEL ile ALAL ile MOFAKHAR ile MONTEJ ile تفتين ile PARDARDASAR )


- NEDİR? ile/ve/<>/değil/yerine NE/LER OLABİLİR?


- NÉEL TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE DE NÉEL[Fr.] ile/değil/yerine/= NÉEL SICAKLIĞI


- NEGATIVE LOOKING vs. LOOK IN DESPISE


- NEGATIVENESS vs. DISTRUSTFULNESS/LACK OF CONFIDENCE


- NEGATORY vs. TO REMOVE THE COVERS


- [ne yazık ki]
NE KADAR, KENDİMİZİ "DÜŞÜNÜYORSAK" ile/ve/||/<>/> O KADAR, İŞTEN/SORUMLULUKTAN KAÇMAK/ÇALMAK


- Nekîr[< NEKRE] ile ...

( BİLİNMEMİŞ ŞEY, ÖRTÜLÜ OLAN | SORGU MELEKLERİNDEN BİRİ [öbürü "MÜNKİR"] )


- NE-LİK ile/ve NİTELİK ile/ve İLİŞKİLERİ


- MOISTURE CONTENT[İng.] / TENEUR EN HUMIDITE[Fr.] / FEUCHTIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= NEM İÇERİĞİ


- HUMIDITY CAPACITOR[İng.] / CONDENSATEUR DE L'HUMIDITÉ[Fr.] / FEUCHTIGKEITSKONDENSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NEM SIĞACI


- NEM ile ÖL/HÖL

( ... İLE Toprağın nemi, yaşlık. )


- NE/NEGÜ/NÜ ile NE/MA[Ar.] ile NEÇE ile NEME ile NEÇÜK/NELÜK ile NEREK ile NETEG
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Ne? İLE Acaba öyle mi? İLE Kaç? İLE Bilmem. İLE Niçin? İLE Ne gerek? İLE Nasıl? )


- NEODYMIUM GLASS LASER[İng.] / LASER AU VERRE AU NÉODYME[Fr.] / NEODYMGLASLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= NEODİMYUM CAM LAZERİ


- NEON LAMP[İng.] / LAMPE AU NÉON[Fr.] / NEONLAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= NEON LAMBASI


- NEOPLAZİ/NEOPLASIA[İng.] değil/yerine/= UR GELİŞİMİ


- [ne yazık ki]
| NEPOTİZM[< NEPHEW] ile/ve/||/<> KRONİZM[< CRONY] |
ile/ve/||/<>
TRİBALİZM

( | Akraba/"yeğen" kayırmacılığı. İLE/VE/||/<> Uzun süren arkadaşlık, hemşehricilik kayırmacılığı. | İLE/VE/||/<> Aşiretçilik/kabilecilik. )


- NEPTUNIUM SERIES[İng.] / SÉRIE DU NEPTUNIUM[Fr.] / NEPTUNIUMREIHE, NEPTUNIUMSERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= NEPTÜNYUM DİZİSİ/SERİSİ


- NEREDE, NE KADAR BAHŞİŞ VERİLİR?


- NERNST ZERO OF POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL ZÉRO DE NERNST[Fr.] / NERNST-NULLPOTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= NERNST SIFIR POTANSİYELİ


- RÈGLE DE NERNST-THOMPSON[Fr.] ile/değil/yerine/= NERNST-THOMPSON KURALI


- DIFFUSION OF MATTER[İng.] ile/değil/yerine/= NESNE YAYILMASI


- NESNE ve/||/<>/> AD/KAVRAM ve/||/<>/> DÖNEM/KOŞUL ve/||/<>/> BAĞLAM/ANLAM/DEĞER

( ONTOLOJİ/K ve/||/<>/> EPİSTEMOLOJİ/K ve/||/<>/> KRONOLOJİ/K ve/||/<>/> AKSİYOLOJİ/K )


- STATES OF MATTER[İng.] ile/değil/yerine/= NESNENİN DURUMLARI/HALLERİ


- RÉACTIF DE NESSLER[Fr.] ile/değil/yerine/= NESSLER REAKTİFİ


- NET :/yerine AĞ, NET


- NETVÖRK[< İng. NETWORK] değil/yerine/= AĞ


- NETWORK :/yerine AĞ


- NEUMANN'S LAW[İng.] / LOI DE NEUMANN[Fr.] / NEUMANNSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= NEUMANN YASASI


- NEVÂHİK[Ar. < NÂHİKA] ile ...

( Dudaklı hayvanların göz pınarları. )


- NEVERTHELESS :/yerine YİNE DE


- NEWTON'S FORMULA[İng.] / FORMULE DE NEWTON[Fr.] / NEWTON-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON FORMÜLÜ


- ANNEAUX DE NEWTON[Fr.] / NEWTONSCHE RINGE[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON HALKALARI


- NEWTONIAN SPEED OF SOUND[İng.] / VITESSE DU SON NEWTONIENNE[Fr.] / NEWTONSCHE SCHALLGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON SES HIZI


- NEWTON'S LAW OF COOLING[İng.] / NEWTONSCHES ABKÜHLUNGSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON SOĞUMA YASASI


- NEWTONIAN TELESCOPE[İng.] / TÉLESCOPE DE NEWTON[Fr.] / NEWTONSCHES TELESKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON TELESKOBU


- LOIS DU FROTTEMENT FLUIDE DE NEWTON[Fr.] ile/değil/yerine/= NEWTON'IN AKIŞKAN SÜRTÜNME YASALARI


- LOIS DU MOUVEMENT DE NEWTON[Fr.] ile/değil/yerine/= NEWTON'IN HAREKET YASALARI


- LOI DU REFROIDISSEMENT DE NEWTON[Fr.] ile/değil/yerine/= NEWTON'IN SOĞUMA YASASI


- LOI DE LA GRAVITATION DE NEWTON[Fr.] ile/değil/yerine/= NEWTON'UN EVRENSEL ÇEKİM YASASI


- NEY/NEYDEN" değil NE


- Neyi, nasıl ve ne zaman söyleyeceğini bilmediğin için SUS!!! -ve


- [ne yazık ki]
NEYİ
BÖLÜŞEMİYORUZ? ve/||/<> NİYE DÖVÜŞÜYORUZ?

( Hiçbir mal, bizim değil! VE/||/<> Hiçbir can, bizim değil! )


- Neyse ki! de DİNLE!!!


- Neyse ki! de, SUS!!!


- NEYSE Kİ ... ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NE GÜZEL/HOŞ Kİ ...


- ... NE ZAMAN ... değil ... OLDUĞUNDA


- [ne yazık ki]
NİCE KİŞİLER ile NİCE GİYSİLER

( [ne yazık ki] Görürüz, üstünde giysi olmayan. İLE Görürüz, içinde insan olmayan. )


- HYDROMÈTRE DE NICHOLSON[Fr.] ile/değil/yerine/= NİCHOLSON HİDROMETRESİ


- NİÇİN?"[< "NE İÇİN?"] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NASIL?[< "NE ASIL?"]

( ["Yanıtları" ...]
Çok/çeşitli.@@ Tek. )

( "Orantısız/sınırsız" olarak, kişinin kendi (kuruntuları) olarak. @@ Tartışmaya ve ayrışmaya fazla fırsat vermeden, herkes için ve geçerlilik olarak. )


- PRISME DE NICOL[Fr.] / NIKOLSCHES PRISMA[Alm.] ile/değil/yerine/= NİCOL PRİZMASI


- NIH/NATIONAL INSTİTUTES OF HEALTH[İng.] değil/yerine/= ULUSAL SAĞLIK ENSTİTÜLERİ (ABD)


- NİHÂYE/T:
Son, uc. | Son derece. -<


- NİKAP[Ar. NİKAB]/PEÇE[İt. PEZZA] ile/||/<> BURKA/BÜRKA[Ar. BURKU]/PÜRGÜ/YAŞMAK ile/||/<> DUVAK[TR. < DUĞ+AK: KÜÇÜK. < TUĞ: ÖRTÜ, KAPAK.][BULGARCA VE SIRPÇA'YA DA GEÇMİŞTİR.]

( Kadınların sokakta çoğunlukla gözü dışında ve bazen tüm yüzünü örttüğü ince siyah örtü. @@ Kadınların sokakta yüzünü tamamen örttüğü ince siyah örtü. @@ Gelinlerin başına tutturulup yüzünü örtecek biçimde aşağı sarkıtılan kumaş ya da tülden bol ve bir ya da birkaç kat örtü. | Yeni doğmuş çocukların yüzüne örtülen, genellikle yeşil ince örtü. | Bazı bebeklerin doğduğu zaman başını çevreleyen zar. )


- BATTERIE DE NICKEL-CADMIUM[Fr.] ile/değil/yerine/= NİKEL KADMİYUM BATARYA


- ...NIN:
NE ANLAMA GELDİĞİ ile/ve/||/<> TANIMI/BELİRTİLİŞİ/İFADESİ


- SPIRITS OF HARTSHORN[İng.] ile/değil/yerine/= NİŞADİR RUHU


- NİSPETİ ORANINDA" değil ... ORANINDA YA DA NİSPETİNDE


- NK/NATURAL KİLLER CELLS[İng.] değil/yerine/= DOĞAL ÖLDÜRÜCÜ GÖZELER


- NMR İLE IR İLE UV-VİS İLE MS ile/||/<> ANALİTİK SPEKTROSKOPİ

( Molekül karakterizasyon teknikleri. )

( Formül: ΔE = hν )


- [not] NO TALKING vs. TO TALK IN RIGHT PLACE/APPROPRIATE/REASONABLE


- noct. maneq.[Lat. < NOCTE MANEQUE] değil/yerine/= GECE VE SABAH


- NOKTA ile UC

( POINT vs. TIP/END )


- NOLDU?" değil NE OLDU?


- NOLMAZ NOLMAZ değil NE OLUR, NE OLMAZ


- NONETHELESS :/yerine YİNE DE


- NONEXISTENT/THERE IS NOT vs. NONEXISTENCE


- CIRCUIT NI[Fr.] / NOR-SCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NOR DEVRESİ


- NOR :/yerine NE DE


- TEMPÉRATURE ET PRESSION NORMALES[Fr.] ile/değil/yerine/= NORMAL SICAKLIK VE BASINÇ


- MODE NORMAL DE VIBRATION[Fr.] / NORMALSCHWINGUNGSMODUS[Alm.] ile/değil/yerine/= NORMAL TİTREŞİM KİPİ


- NORTON NAZARİYESİ[Osm.] / THÉORIE DE NORTON[Fr.] / NORTONSCHER LEHRSATZ[Alm.] ile/değil/yerine/= NORTON KURAMI/TEOREMİ


- NOT (ABLE TO) DETERMINE FROM OUT vs./and NOT (ABLE TO) DETERMINE BY ITSELF


- [not] NOT ABLE TO KNOW/AGNOSTIC vs. UNKNOWN/INDEFINITE


- NOT ABLE TO TEACH vs./and NOT ABLE TO ADVICE vs./and NOT ABLE TO ADVISE


- NOT TO ACCEPT vs. NOT TO WITHSTAND


- NOT TO BE IN APPROPRIATE vs. NOT ENOUGH AS MUCH AS TO BE IN APPROPRIATE


- NOT TO GIVE PLACE TO vs. INCOHERENCY/INCONSISTENCY


- (NOT) TO INTEREST vs. NEARNESS/STRANGENESS


- [not] (NOT) TO KNOW vs. (NOT) TO REMEMBER


- [not] (NOT) TO UNDERSTAND vs. (NOT) TO ACCEPT


- [not] NOT TO UNDERSTAND vs./and LAZINESS/INDOLENCE


- NOT TO USE vs. TO DENY


- NOT vs. UN


- [not] NOTHINGNESS vs./and/ = maybe/also/or INTEGRITY

( HİÇLİK ile/ve/=/değil/yerine/belki/hem de/ya da BÜTÜNLÜK )


- INTERACTION DE COURANT NEUTRE[Fr.] / NEUTRALE STROMWECHSELWIRKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR AKIM ETKİLEŞMESİ


- NEUTRON FLUX DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE FLUX NEUTRONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= NÖTRON AKISI YOĞUNLUĞU


- ANALYSE DE L'ACTIVATION DU NEUTRON[Fr.] / NEUTRONENAKTIVIERUNGSANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON AKTİVASYON ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZİ


- NEUTRON BINDING ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE LIAISON DU NEUTRON[Fr.] / NEUTRONENBINDUNGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON BAĞLANMA ENERJİSİ


- NEUTRON BOMB[İng.] / BOMBE DU NEUTRON[Fr.] / NEUTRONENBOMBE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON BOMBASI


- NEUTRON CYCLE[İng.] / CYCLE DU NEUTRON[Fr.] / NEUTRONENZYKLUS[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON ÇEVRİMİ


- NEUTRON DETECTOR[İng.] / DÉTECTEUR DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENDETEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON DEDEKTÖRÜ


- NEUTRON CONVERTER[İng.] / CONVERTISSEUR DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENUMWANDLER, NEUTRONENKONVERTER[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON DÖNÜŞTÜRÜCÜSÜ


- NEUTRON ECONOMY[İng.] / ÉCONOMIE DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENÖKONOMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON EKONOMİSİ


- NEUTRON EXCESS[İng.] / EXCÈS DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENÜBERSCHUSS, ÜBERSCHÜSSIGE NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON FAZLALIĞI


- NEUTRON SOURCES[İng.] / SOURCES DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON KAYNAKLARI


- NEUTRON DIFFRACTION METHOD[İng.] / MÉTHODE DE DIFFRACTION DES NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENBEUGUNGSMETHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON KIRINIMI YÖNTEMİ


- NEUTRON MAGNETIC MOMENT[İng.] / MOMENT MAGNÉTIQUE DU NEUTRON[Fr.] / NEUTRONENMAGNETISCHES MOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON MANYETİK MOMENTİ


- NEUTRON NUMBER[İng.] / NOMBRE DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON SAYISI


- NEUTRON ABSORBER[İng.] / ABSORBEUR DU NEUTRON[Fr.] / NEUTRONENABSORBER[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON SOĞURUCU


- NEUTRON GENERATION[İng.] / GÉNÉRATION DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENERZEUGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON ÜRETİMİ


- NEUTRON CAPTURE CROSS SECTION[İng.] / SECTION EFFICACE DE CAPTURE NEUTRONIQUE[Fr.] / NEUTRONENEINFANGSQUERSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YAKALA(N)MA TESİR KESİTİ


- NEUTRON REFLECTOR[İng.] / RÉFLECTEUR DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENREFLEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YANSITICISI


- NEUTRON MODERATOR[İng.] / MODÉRATEUR DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENMODERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YAVAŞLATICISI


- SLOWING DOWN AREA OF NEUTRON[İng.] / NEUTRONENBREMSFLÄCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YAVAŞLA(T)MA ALANI


- SEMI-CONDUCTEUR DE TYPE NP[Fr.] ile/değil/yerine/= NP TİPİ YARI İLETKEN


- SEMI-CONDUCTEUR NP[Fr.] / NP-HALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= NP YARI İLETKEN


- n.p.o.[Lat. < NULLA PER OS] değil/yerine/= AĞIZDAN HİÇBİR ŞEY ALINMAYACAK


- NÜ ile ...

( Çıplak gövde resmi. )


- PENETRATION DEPTH[İng.] / PROFONDEUR DE PÉNÉTRATION[Fr.] / DURCHGRIFFTIEFE, EINDRINGTIEFE, EINWIRKTIEFE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜFUZ DERİNLİĞİ


- NUCLEAR POWER PLANT[İng.] / CENTRALE DE LA PUISSANCE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNKRAFTWERK[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER GÜÇ SANTRALİ


- KERNSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER IŞIN/IM


- CYCLE DU COMBUSTIBLE NUCLÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER YAKIT ÇEVRİMİ


- BACK-END OF NUCLEAR FUEL CYCLE[İng.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER YAKIT ÇEVRİMİNİN SON AŞAMASI


- NÜMÜLER/NUMMULAR[İng.] değil/yerine/= PARA BÜYÜKLÜĞÜNDE VE BİÇİMINDE


- NÛN[Ar. | çoğ. NİNÂN], SEMEK[Ar. çoğ. ESMÂK, SİMÂK], MÂHÎ[Fars.], EL PEZ[İsp.] ile ...

( BALIK )


- NÜSHA TESPİTİNDE:
TEK OLMASI ile/ve/||/<> NADİR OLMASI ile/ve/||/<> MÜELLİF HATTI OLMASI ile/ve/||/<> EN ESKİ TARİHLİ OLANI ile/ve/||/<> MÜELLİF NÜSHASINDAN İSTİNSAH EDİLMİŞ OLMASI ile/ve/||/<> MÜELLİFİN YAŞAMINDA, EN YAKIN DÖNEMDE MUKÂBELE EDİLMİŞ OLMASI ile/ve/||/<> İLK 2/3 FERÂ KAYDININ OLMASI


- NUSRET[< NASR] ile ...


- NUSSELT NUMBER[İng.] / NOMBRE DE NUSSELT[Fr.] / NUSSELT-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= NUSSELT SAYISI


- NUTUK:
İÇ KONUŞMA ve/||/<> DIŞ KONUŞMA

( Düşünme/düşünce. VE/||/<> Dil/söz. )


- NÜVE ile ÖZ | ÇEKİRDEK, GÖZE HÜCRE

( ÖZ | ÇEKİRDEK, HÜCRE )


- NYQUIST NOISE THEOREM[İng.] / THÉORÈME DU BRUIT DE NYQUIST[Fr.] / NYQUIST-RAUSCHTHEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= NYQUİST GÜRÜLTÜ KURAMI/TEOREMİ


- O BU ile O ARA/LIK ile O SAAT ile O HALDE ile O YOLDA ile O AÇIDAN ile O DAKİKA ile O SAATTE ile O SIRADA ile O YÖNDEN ile O YÜZDEN ile O BAKIMDAN ile O TAKDİRDE


- O ortamda uyuyacak olsan da git ve DİNLE!!! -ve


- O YÜZDEN DOLAYI" değil O YÜZDEN (ya da ...DAN DOLAYI)


- O ZAMAN ile/ve BU SEFER


- O ile VA ile OB OB
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Bir buyruğun yerine getirilmesinin reddedildiğini belirten ilgeç. İLE Birinin başka birine verdiği buyruğun yadsınmasına ilişkin ikinci kişinin kullandığı bir reddetme ilgeci. İLE Bir şey hakkında palavra atana ve kanıtlayamayana söylenen söz. )


- OBERMAYER'S TEST[İng.] / TEST DE OBERMAYER[Fr.] / OBERMAYER'S PRÜFUNG (PROBE)[Alm.] ile/değil/yerine/= OBERMAYER DENEYİ


- OBERMÜLLER'S TEST[İng.] / TEST DE OBERMÜLLER[Fr.] / OBERMÜLLER'S PRÜFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= OBERMÜLLER DENEYİ


- OBLIGATION vs. IF NOT BE, WILL NOT


- ÖBÜR DÜNYA BİLGİSİ = İLM-ÜL-AHİRET = ESCHATOLOGY[İng.] = ESCHATOLOGIE[Fr., Alm.] = ESCHATON:SON LOGOS[Yun.]


- OBUZ ile OY OBUZ ile OBUZLUG
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Engebeli, bozuk arazi. İLE Sarp arazi. İLE Arazisi sarp olan ülke. )


- OC DİLİ ile/ve OIL DİLİ ile/ve Sİ DİLİ


- ÖÇ değil ÖC

( Kötü bir davranış ya da sözü cezalandırmak için kötülükle karşılık verme isteği ve eylemi, intikam. )


- ÖÇ ile/ve/||/<> ÖD

( Acı, öfke. İLE/VE/||/<> Öd, safra. )


- ÖD AĞACI ile KARTAL AĞACI

( Dulaptalotugillerden, sıcak ülkelerde yetişen, tropik bölgelerde yetişen, odunu ve kabuğu hoş kokulu bir ağaç. | Tütsü. | Tesbih yapılır. İLE Dulaptal otugillerden, Hindistan'da yetişen, odunu öd ağacı gibi kokan bir ağaç. )

( AQUILLARIA AGOLIOCHIA cum ... )


- ÖD/SAFRA KESESİ/ÖD KİSESİ[Azr.]/KİSE SAFRA[Fars.]/ÖT GABY[Kazak.]/GALL BLADDER[İng.] ile/||/<> SİDİK/İDRAR KESESİ

( ... ile MESÂNE )

( ... ile ÂB-DÂN )

( GALL BLADDER vs. URINARY BLADDER )


- OD ile KIVILCIM

( ... ile ŞERARE[çoğ. ŞERER] )

( ÂTEŞ ile ÂYİJ, ÂYÎJEK )

( FLAME vs. SPARK )

( TEJAS ile ... )


- ÖD ve/||/<> KOLEDOK[Fr. < CHOLEDOQUE]

( Safra. VE/||/<> Safra kanalı, öd kanalı. )


- ÖD ile ÖD AĞACI ile ÖD KANALI ile ÖD KESESİ


- OD ile OD OCAK


- ÖD ile ÖD ile ÖT

( Safra. İLE Hz. Muhammed'in ruhaniyetine işarettir. İLE Kuşların ötmesi. | [argo] Konuşmak/konuşturmak, itiraf etmek/ettirmek[ötmek/öttürmek]. )


- OD ile/ve/=/||/<>/< OT

( Ateş. İLE/VE/||/<> Toprak üstündeki bölümleri odunlaşmayıp yumuşak kalan, ilkbaharda bitip bir iki mevsim sonra kuruyan küçük bitkiler. | Ateş. )

( FIRE vs./and/=/||/<>/< GRASS/HERB )


- ODABAŞI, PROF. DR. TURGAY (MİLAS, 1935 - 2003) :

( Üniversite Öğretim Üyesi. İlk ve ortaokulu Milas'ta okudu ve 1954 yılında İzm ir Atatürk Lisesinden mezun oldu. 1959'da İ.Ü. Orman Fakültesinden "Orman Yüksek Mühendisi" olarak mezun oldu.. Orman teşkilatında bir süre görev yaptıktan sonra 1961'de İ.Ü. Orman Fakültesi Silvikültür Kürsüsüne asistan atandı. "Lübnan Sediri ve Tohumu Üzerine Araştırma" tezi ile 1957'de "Ormancılık Bilimleri Doktoru" unvanı aldı. 1973'te "Türkiye'de Baltalık ve Korulu Baltalık Ormanları ve Bunların Koruya Dönüştürülmesi Olanakları Üzerine Araştırmalar" tezi ile "Üniversite Doktoru" oldu. Ve 1976'da Silvikültür Kürsüsüne Doçent olarak atandı. 1982'de "Üniversite Profesörü Unvanı" nı kazandı ve 1993'te Silvikültür Anabilim Dalı Başkanı oldu. Bu görevini emekli olana kadar devam ettirdi. Yayınlanmış ders kitaplardı ve pek çok bilimsel makalesi var. )


- ZOOM DISTANCE[İng.] / DISTANCE DE LA ZOOM[Fr.] ile/değil/yerine/= ODAK DERİNLİĞİ


- FOCUSING ANODE[İng.] / ANODE SE FOCALISANTE[Fr.] / FOKUSSIERENDE ANODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAKLAYICI ANOT


- FOCUSING COIL[İng.] / BOBINE SE FOCALISANTE[Fr.] / FOKUSSIERENDE SPULE[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAKLAYICI BOBİN


- ÖDE(YE)MEMEK ile/ve ZORUNLU BORÇ ALMAK


- CHARCOAL[İng.] / CARBON DE BOIS, BRAISE[Fr.] / HOLZKOHLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ODUN KÖMÜRÜ


- OENOLOJİ[< Yun. OINOS] ile ...

( Şarap bilimi. )


- OF ŞOR[İng. < OFF SHORE] değil/yerine/= KIYI BANKACILIĞI


- OF :/yerine -İN, -IN


- OFİS değil/yerine/= İŞLİK, İŞ YERİ, YAZIHANE


- ÖFKE ile/ve/=/||/<> BİR ATIMLIK BARUT/OK


- OG ile/||/<> ÖG

( Ovmak. İLE Öğütmek. )


- OĞ ile/<> OĞURÇAK ile/<> OĞURDAK ile/<> OĞRAK ile/<> OĞUR

( An. İLE/VE/||/<>/> Salise. İLE/VE/||/<>/> Saniye. İLE/VE/||/<>/> Dakika. İLE/VE/||/<>/> Saat. )


- OGAR ile OR ile OY
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Alnında beyaz bir leke olan.[at] İLE Rengi parlak kırmızımsı kahverengi ile koyu sarı arasında olan.[at] İLE Kül renginde.[at] )


- OH OLSUN ile/değil/yerine/>< O OLSUN


- OH :/yerine OH


- [ne yazık ki]
"OHAL" > BU HAL


- OHAL'DE, (")ÖNLEMLER("):
ANAYASAL ve YASAL ve/ne yazık ki YASADIŞI


- OHM'S LAW[İng.] / LOI DE OHM[Fr.] / OHMICHE GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= OHM YASASI


- OJİT[Fr. < Yun.] ile ...

( Yanardağ kütlelerinde bulunan ve feldispatla birlikte bazaltların temelini kuran, piroksen cinsinden mineral madde. )


- OK AÇMAZI ile/ve/||/<> KOŞU YOLU AÇMAZI ile/ve/||/<> UZAY GEMİSİ AÇMAZI ile/ve/||/<> TANRILAR AÇMAZI


- OK vs. DONE


- OK PARADOKSU ile/||/<> AN PARADOKSU

( Ok paradoksu her anda ok hareketsiz İLE hareket paradoksu zamanın doğasını sorgular. Zenon her an ok durağansa hareket olanaksız İLE bu süreklilik ve ayrıklık problemini gösterir. Diferansiyel hesap ile çözüldü. )

( Zenon (Elea) tarafından -450 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-490--430) (Ülke: Antik Yunan) (Alan: Felsefe, Mantık) (Önemli katkıları: Zenon paradoksları (Aşil ve kaplumbağa, ok paradoksu), hareket ve bölünebilirlik paradoksları) )


- OK, SELİM (İST. 1927 - 2005) :

( Pertevniyal Lisesini bitirdi. İş hayatını Gümrük Komisyoncusu olarak devam ettirdi. Sarıyer Spor Kulübü'nde 2 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev aldı. Sarıyer Spor Kulübü Divan Kurulu üyesi olup, 3 dönem İl Genel Meclisi üyesi olarak görev yaptı. )


- OK ile OK ÇENTİĞİ

( ARROW vs. ARROW NOTCH )

( خدنگ ile پيکان ile تير ile سوفار )

( KHODANG ile PEYKAN ile TYR ile سوفار )


- OK ile OK YILANI ile OK MEYDANI


- OK :/yerine TAMAM


- OK ve TUZ

( Delikanlılığı simgeler. VE Dostluğu simgeler. [Tuzun kolay kolay çürümemesi ve çürütmemesinden dolayı.] )

( Eskiden barış amacıyla kullanılırdı. )


- ÖK ile/yerine US

( Akıl. İLE/YERİNE İtaat eden. )


- OK ve YAY

( İlk Selçuklu sultanı, Tuğrul Bey, tüm resmî vesikalarında olduğu gibi gönderdiği mektupların başında yay ve ok işaretlerini koyar ve içine de kendi unvanlarını yazardı. Buna Tuğra deniliyordu. Sonraları bu ok ve yay işaretleri kaldırılmış ise de sultanların ad ve unvanlarını ok ve yay biçiminde gösteren tuğra yöntemi Osmanlı İmparatorluğu'nun sonuna kadar devam etmiştir. )

( Oku ileri atmanın yolu, yayı geri çekmektir... )

( ARROW and BOW/ARC )


- OK/OQ ile OK/OQ / EV OKI/EW OQI ile OK/OQ ile OK/OQ ile OK/OQ ile OK/OQ ile OK/OQ ile OKÇI/OQÇI ile OQLUQ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Ok. İLE Evin kirişi. İLE Mirasta düşen pay. İLE Bir malı bölüşürken ya da toprakları paylaşırken çekilen kuradaki pay. İLE [OK YILAN/OQ YILAN: Kendini hedefinin üzerine savuran yılan.] İLE Eylemlerin ardından gelen bir pekiştirme ilgeci. İLE Durum anlatan ifadelere eşlik eden bir ilgeç. İLE Okçu. İLE Sadak.[Okların içine konduğu kılıf.] )


- OKSAL, ORD. PROF. DR. ESAT MUHLİS (YANYA, 1888 - ) :

( İlk, orta ve Lise tahsilini Yanya'da yaptı. İstanbul'a gelip "Halkalı Ziraat ve Orman Mektebi Alisine" girdi ve buradan 1908 yılında mezun oldu. Bu yıl Orman ve Maadin ve Ziraat Nezareti Katipliğine tayin edidi. Bu görevde bir yıl kadar çalıştıktan sonra Orman Mektebi Alisine ‘Sarıyer) muhasebe memuru olarak tayin edildi. 1910' da Almanya'ya Eberswalde Königlische Preusslischa Forst – Akademie'ye tahsil için gönderildi, 1910 - 1916 tarihleri arasında bu akademide temel bilimler ve ormancılık öğrenimi yaptı. Daha sonra Münih'e geçerek Münih TÜniversitesinde 1917 yılına kadar mesleği ile ilgili incelemelerde bulundu. Yurda döndükten sonra 1917 Orman Genel Müdürlügğünde görev aldı. 1918'de Orman Mektebi Alisinde Orman Koruma ve Dendrometri muallimliğine tayin edildi ve Ders Nazırı Mr. Bavere'in asistanlığını yaptı. Bilihare 1924'te bu okulda Silvikültür ve Teknoloji Muallimliğine naklen tayin edildi. Daha sora da Ziraat Vekaleti Orman Genel Müdürlüğü Fen Müşavirliğine atandı. Bu arada değişik görevler yaptı. Orman Mektebi Alisinin 1934'te lağvedilmesi ve Yüksek Ziraat Enstitüsü'ne fakülte olarak bağlanması üzerine 1934'te Yüksek Ziraat Enstitüsü'nün ikinci sınıf doçentliğine tayin edildi. Orman Mektebi Âlisinde Muallim ve Müderris olarak Almanca okutmanlığı dahel olmak üzere omancılığın çeşitli konularında ders okuttu. 1940'de birinci sınıf profesör, 1944'te Y.Z.E. İkinci sınıf Ordinaryüsü oldu. Orman Fakülktesinin İstanbul Üniversitesine bağlanması sırasında Ş.Z.E. rektörü olarak görev yapmış ve Orman Fakültesinin İstanbul Üniversitesine bağlanmasında büyük katkısı oldu. Orman Faktültesinin İstanbul Üniversitesine bağlanması üzerine Orman Botaniği ve Silvikültür Enstitüsü Direktörü oldu. Orman Botaniği ve Silvikültür Enstitüsü ikiye ayrılınca emekli olduğu 01.09.1957 tarihine kadar Ord. Prof. Dr. Orman Botaniği Enstitüsünün sorumluluğunu yürüttü, Telif Eserleri; "Orman Yetiştirme Fenni (Silvikültür), 1925", "Orman İşletme Tekniği ve Metodları, 1925", "Ormanın Kollektif Faydaları, 1937", "Orman ve Park Ağaçlarımız, Oluşu ve Gelişimleri; Kökensel Soydaşlık İlgileri ve Evrim Yolları, C. I,1943", "Sekoya'lar (mamut Ağaçları), 1945", "Orman ve Park Ağaçlarımız C.II, Fasikül I, 1950", "Orman ve Park Ağaçlarımız, C. II, Fasikül II, 1952", "Orman ve Park Ağaçlarımız, C. II, Fasikül III, 1952".. Kitaplarkından başka pek çok bilimsel makalesi var. )


- OKŞAMAK ile EL YORDAMIYLA

( GROPE vs. GROPING )

( کورمالي کردن ile کورمالي )

( KORMALY KARDAN ile KORMALY )


- FLUORURES DE OXYGÈNE[Fr.] / SAUERSTOFF FLUORIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN FLORÜRLER


- CHALUMMEAU DE OXYGÉNE[Fr.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN HAMLACI


- ABSORBANT DE OXYGÈNE[Fr.] / SAUERSTOFF ABSORPTIONSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN TUTUCU


- MÜVELLİD-ÜL HÜMÛZA[Osm.] / OXYGEN[İng.] / OXYGÈNE[Fr.] / SAUERSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN


- OKSİJENLEMEK ile OKSİJENLENMEK ile OKSİJEN ile OKSİJENLİ ile OKSİJENSİZ ile OKSİJENLİ SU ile OKSİJEN ÇADIRI


- MÜVELLİDULHUMUZALI SU[Osm.] / HYDROGEN PEROXIDE, HYDROGEN DIOXIDE, OXYGEN WATER[İng.] / EAU OXYGÉNÉE, EAU OXYGÉNÉ[Fr.] / WASSERSTOFFSUPEROXYD, WASSERSTOFFPEROXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN PEROKSİT, OKSİJENLİ SU


- OKUMA YAP(M)IYORUM" değil OKU(MU)YORUM


- ÖL! SÖZ VERME! ve/||/<>/> ÖL DE SÖZÜNDEN DÖNME!


- OL[Fr.] ile/değil/yerine/= OL


- OL ile OL ile OL
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( O. İLE Şu. İLE Adlara ve eylemlere eklenen bir pekiştirme ilgeci. )


- -OL[İng.] / -ÖL, -OLE[Alm.] ile/değil/yerine/= -OL


- (OLABİLDİĞİNCE) ÖNLERDE OTURMAK ile/ve (OLABİLDİĞİNCE) ARKALARDA VE ORTALARDA OTURMAK

( Tiyatroda. İLE/VE Sinemada ve konserlerde. )


- Olabilir! de DİNLE!!!


- Olabilir! de, SUS!!!


- FEVK-AL-MEMUL, FEVK-AL-MUTÂD, İSTİSNÂF[Osm.] / UNUSUAL[İng.] ile/değil/yerine/= OLAĞAN DIŞI


- AUSSERGEWÖHNLICH ODER STROMKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= OLAĞANDIŞI YA DA DEVRESİ


- OLAN ile/ve BU

( BEING vs./and THIS )


- Olan-biteni unut ve SUS!!! -ve


- OLASI) BİR OLUMSUZLUĞU/KAYIBI:
"ESAS ALMAK" değil/yerine ...'YI DA ÖNGÖRMEK/DEĞERLENDİRMEK


- CONSERVATION DE LA PROBABILITÉ[Fr.] / WAHRSCHEINLICHKEITSERHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= OLASILIĞIN KORUNUMU


- CALCULUS OF PROBABILITY[İng.] / CALCUL DES PROBABILITÉS[Fr.] ile/değil/yerine/= OLASILIK HESABI


- PROBABILITY DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE PROBABILITÉ[Fr.] / WAHRSCHEINLICHKEITSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= OLASILIK YOĞUNLUĞU


- OLAYLARDA/SORUNLARDA:
İZİN VERME(ME)K ile/ve/değil/||/<> İZLEME(ME)K


- ÖLÇEKSİZ AĞ ile/||/<> RASTGELE AĞ

( Ölçeksiz üs yasası P(k)~k^(-γ), rastgele Poisson. )

( Formül: Hub var İLE homojen )


- ÖLÇÜLEBİLEN EN KÜÇÜK/KISA ZAMAN BİRİMİ -ile

( 10¯43
Saniyenin 10 x milyonda biri [ 0.0000000000000000000000000000000000000000001 ] )

( 1 millisecond [ms] = 0.001 second [s]

1 minute [min] = 60 second [s]

1 hour [h] = 3600 second [s]

1 day [d] = 86400 second [s]

1 week = 604800 second [s]

1 month = 2628000 second [s]

1 year [y] = 31557600 second [s]

1 decade = 315576000 second [s]

1 century = 3155760000 second [s]

1 millennium = 31557600000 second [s]

1 microsecond [µs] = 1.0E-6 second [s]

1 nanosecond [ns] = 1.0E-9 second [s]

1 picosecond [ps] = 1.0E-12 second [s]

1 femtosecond [fs] = 1.0E-15 second [s]

1 attosecond [as] = 1.0E-18 second [s]

1 shake = 1.0E-8 second [s]

1 month (synodic) = 2551443.84 second [s]

1 year (Julian) = 31557600 second [s]

1 year (leap) = 31622400 second [s]

1 year (tropical) = 31556930 second [s]

1 year (sidereal) = 31558149.54 second [s]

1 day (sidereal) = 86164.09 second [s]

1 hour (sidereal) = 3590.1704166667 second [s]

1 minute (sidereal) = 59.8361736111 second [s]

1 second (sidereal) = 0.9972695602 second [s]

1 fortnight = 1209600 second [s]

1 septennial = 220752000 second [s]

1 octennial = 252288000 second [s]

1 novennial = 283824000 second [s]

1 quindecennial = 473040000 second [s]

1 quinquennial = 157680000 second [s]

1 Planck time = 5.39056E-44 second [s] )


- TEMPÉRATURE ET PRESSION STANDARD[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖLÇÜN SICAKLIK VE BASINÇ