Bugün[07 Temmuz 2026]
itibarı ile 9.186 başlık/FaRk ile birlikte,
9.186 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(35/38)


- YÖNDER | MENTÖR[Fr. < MENTOR] ile/||/<> ...

( MENTOR )


- YÖNDEŞ AÇILAR ile/||/<> YÖNDEŞ AÇI

( Yöndeş açı )


- ISOTROPIC FLUX[İng.] / FLUX ISOTROPE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÖNDEŞ AKI


- ISOTROPIC FLUID[İng.] / FLUIDE ISOTROPE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÖNDEŞ AKIŞKAN


- ISOTROPIC RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT ISOTROPE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÖNDEŞ IŞINIM


- ISOTROPIC DIELECTRIC[İng.] ile/değil/yerine/= YÖNDEŞ YALITKAN


- ISOTROPIC[İng.] / ISOTROPE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÖNDEŞ


- YÖNDEŞ/LİK ile YÖNDEŞ AÇILAR


- YÖNE ile/değil YÖNDE

( Mesafe. İLE/DEĞİL Her bir yön. )

( İLÂ CİHED ile/değil Fİ CİHED )


- YÖNELİK değil YÖNELEN


- YÖNELİM/KIBLE:
NAMAZ ile DUA ile ÂŞIK ile İŞ

( Kâbeye. İLE Her yöne. İLE Kişiye(mâşuğa)/kavrama. İLE Uğraşa. )


- YÖNELİM ile/ve/değil/<> DOĞRULUM/TROPİZM[Fr. < Yun.]


- YÖNELİM = INTENTION[İng., Fr.] = INTENTION[Alm.] = INTENTIO[Lat.] = INTENCIÓN[İsp.]


- YÖNELİMSEL/LİK ile/ve/||/<> ÖZNEL/LİK


- YÖNELME DURUMU ile ...

( DATIVE CASE )


- ORIENTIERUNGSEFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖNELME ETKİSİ


- YÖNELME ile/ve/||/<>/> YAKINLAŞMA (İSTEĞİ)


- ORIENTIERUNGSPOLARISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖNELME KUTUPLANMASI


- ORIENTIERUNGSKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖNELME KUVVETİ


- ORIENTIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖNELME


- YÖNELME ile YÖNELMELİ ile YÖNELME HALİ ile YÖNELME DURUMU ile YÖNELMELİ TÜMLEÇ


- YÖNELMEK ile YALVARMAK


- YÖNELMEK ile YÖNELTMEK ile YÖNELTİLMEK ile YÖNELEBİLMEK ile YÖNELTEBİLMEK


- YÖNELMELİ TÜMLEÇ ile/||/<> ...

( Çok defa eylemin bazen de adın anlamını tümleyen ve yönelme e durumunda bulunan tümleç Çocuklar eve geldi Öğrenciler bahçeye çıksın Herkes kazmasıyle küreğine yapıştı Bu haksızlığa dayanılır mı Annesinin yanına gitti İçkiye alışık yere serili duvara asılı vb )


- YÖNETİCİ

( MANAGER )


- YÖNETİCİ:
ORTALAMA ile/ve/||/<> İYİ ile/ve/||/<> İLERİ

( Para kazandırır. İLE/VE/||/<> Düzen kazandırır. İLE/VE/||/<> İnsan kazandırır. )


- YÖNETİCİ ile/ve/||/<>/> ASKER

( Eski/önceki asker. İLE/VE/||/<>/> Asker. )


- YÖNETİCİ ile/ve/değil/yerine GİRİŞİMCİ


- YÖNETİCİ ile/ve/yerine/değil ÖNDER

( BUU/BUĞ: İnsan kümelerinin önderi/yöneticisi. [Birden fazla Buğ varsa içlerinden biri Baş Buğ olmuştur.] [Kişileri koruyup gözeten, birbirine sevgi ve saygıyla bağlayan Bağ, Buğ ve Ban olmuştur.] )

( Kişinin el parmakları, toplumsal örgütlenmeye köz/model olmuştur. Kişi öbekleri/grupları, 10'luk sisteme göre örgütlenmiştir. Buu, 10'luk düzenin önderi olmuştur. )

( İşi, doğru yapan. İLE/VE/YERİNE/DEĞİL Doğru işi yapan. )

( ZİMAMDAR ile/ve/yerine/değil PÎŞVÂ[Reis, başkan]/PÎŞDÂR )

( [not] MANAGER vs./and/but LEADER
LEADER instead of MANAGER )


- YÖNETİCİ ile/ve/değil/||/<>/< YÖNETİM

( Kişi. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Kavram. )


- YÖNETİCİLER:
"SEÇKİN" ve/<> "KOZMİK" ve/<> "İLÂHİ"


- YÖNETİCİLER ile/ve/<> BİLİMBİREYLERİ

( Toplumun ilerlemesi için bu iki sınıfın doğru ve gerektiği gibi çalışması/davranması gerekmektedir. )

( UMERÂ ile/ve/<> ULEMÂ )


- YÖNETİCİ/LER ile/ve/||/<> KORUYUCU/LAR ile/ve/||/<> ÜRETİCİ/LER


- Yöneticilerle KONUŞ!!!


- YÖNETİM:
HASARLARI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLASILIKLARI


- YÖNETİM İŞLEMLERİNDE:
YETKİ ile/ve/||/<> BİÇİM ile/ve/||/<> NEDEN ile/ve/||/<> KONU ile/ve/||/<> AMAÇ


- YÖNETİM KONSEYİ ile YÖNETMEK ile YÖNETİŞİM ile MÜREBBİYE ile YÖNETEN ile DEVLET ile HÜKÜMETE SADIK ile HÜKÜMET YETKİLİSİ ile HÜKÜMETE AİT ile HÜKÜMET TERÖRÜ ile HÜKÜMET TERÖRİSTİ ile HÜKÜMETSİZ ile HÜKÜMETLER ile VALİ ile GENEL VALİ ile VALİLER ile VALİLİK

( GOVERNING COUNCIL vs. GOVERN vs. GOVERNANCE vs. GOVERNESS vs. GOVERNING vs. GOVERNMENT vs. GOVERNMENT LOYALIST vs. GOVERNMENT OFFICIAL vs. GOVERNMENTAL vs. GOVERNMENTAL TERRORISM vs. GOVERNMENTAL TERRORIST vs. GOVERNMENTLESS vs. GOVERNMENTS vs. GOVERNOR vs. GOVERNOR GENERAL vs. GOVERNORS vs. GOVERNORSHIP )

( فرمانداري کردن ile حکم راندن ile حکمراني کردن ile تابع خود کردن ile حکومت کردن ile فرمانداري ile زنحاکم ile مديره ile اولوالامر ile شوراي حکومتي ile عقل اختيار ile حکومت ile دولتي ile دولت ile دولت خواه ile دولتمرد ile ديواني ile حکومتي ile تروريسم دولتي ile تروريست دولتي ile بي دولت ile دول ile حکمران ile حکومت نشين ile استاندار ile والي ile حاکم ile فرماندار ile فرمانده ile فرمانفرما ile فرماندار کل ile حکام ile استانداري ile حکمراني )

( FARMANDARY KARDAN ile HOKAM RANDAN ile HOKMRANY KARDAN ile TABE KHOD KARDAN ile HOKOMET KARDAN ile FARMANDARY ile زنحاکم ile MADYRAH ile OLVALAMER ile SHORAY HOKOMETY ile AGHAL AKHTYAR ile HOKOMET ile DOLATY ile DOLAT ile DOLAT KHAH ile DOLTMARD ile DYVANY ile حکومتي ile TARVARYSAM DOLATY ile TARVARYSET DOLATY ile BEY DOLAT ile دول ile حکمران ile HOKOMET NESHYNE ile ESTANDAR ile والي ile HAKAM ile FARMANDAR ile FARMANDEH ile FARMANFARMA ile FARMANDAR KEL ile حکام ile ESTANDARY ile حکمراني )


- YÖNETİM/İDÂRE TÜZESİ/HUKUKU ile/ve/||/<> KAMU TÜZESİ/HUKUKU


- YÖNETİM ile ...

( Allah ilmi. )


- YÖNETİM ile/ve/<> ADÂLET

( MANAGEMENT vs./and/<> JUSTICE )


- YÖNETİM ile ADALET YÖNETİMİ ile İDARİ ile YÖNETİCİ

( ADMINISTRATION vs. ADMINISTRATION OF JUSTICE vs. ADMINISTRATIVE vs. ADMINISTRATOR )

( اداره کل ile وصيت ile فرمداري ile دادگستري ile اداري ile فرمدار ile ادارهکننده ile مدير تصفيه )

( EDAREH KEL ile VASYT ile FARMADARY ile DADGOSTERY ile EDARY ile FARMADAR ile EDARECKONANDEH ile مدير تصفيه )


- YÖNETİM = MANAGEMENT[İng.] = DIRECTION[Fr.] = VERWALTUNG[Alm.] = DIREZIONE[İt.] = MANEJO[İsp.]


- YÖNETİM ve/||/<> TAKIM

( )


- YÖNETİM ile/<> YÖNELİM


- YÖNETİM ile/ve/||/<>/> YÖNETİMİN SORUMLULUĞUNUN, TARİHSEL GELİŞİMİ

( ... İLE/VE/||/<>/> Blanco Kararı ile. [1873] )


- YÖNETİM ile YÖNETİMSEL ile YÖNETİM YERİ ile YÖNETİM GİDERİ ile YÖNETİM KURULU


- YÖNETİM ile/ve/||/<>/> YÖNLETİM


- YÖNETİMDE:
YETKİ ve/||/<> BİÇİM/ŞEKİL ve/||/<> NEDEN ve/||/<> KONU ve/||/<> AMAÇ


- YÖNETİMİN, KUSURSUZ SORUMLULUĞU:
"İLKE" değil/>< İSTİSNA OLMALI


- YÖNETİMSEL:
İŞLEM ile/ve/||/<> EYLEM


- YÖNETİMSEL SORUMLULUĞUN TARİHSEL GELİŞİMİNDE:
MÜLK-DEVLET KURAMI ile/ve/||/<>/> POLİS-DEVLET ANLAYIŞI ile/ve/||/<>/> HAZİNE KURAMI

( Prusya, Büyük Frederich. İLE/VE/||/<>/> Nazi Almanya'sı, Stalin Rusya'sı. İLE/VE/||/<>/> Devlet ve hazine, ayrı tüzel kişilik. )


- YÖNETİMSEL/İDARÎ İŞLEM ile/ve/||/<> YÖNETİMSEL/İDARÎ EYLEM


- YÖNETME ile/ve/değil/+/||/<>/> YÜRÜTME


- YÖNETMEK ile ABRAMAK

( Deniz taşıtlarını yönetmek. )


- YÖNETMEK = DOĞRULUK/DÜRÜSTLÜK[Fars.]

( Yönetmek, dürüstlük demektir. Sen doğru yönetirsen, kimse yanlış olmaya cesâret edemez. )


- YÖNETMEK ile/ve/||/<>/> SÜRDÜRMEK


- YÖNETMEK ile/ve/||/<> "YÖN VERMEK"


- YÖNETMEK ile YÖNETİLMEK ile YÖNETTİRMEK ile YÖNETEBİLMEK ile YÖNETİCİ/LİK ile YÖNETSEL ile YÖNETİCİ ÖZETİ ile YÖNETİCİ ASİSTANI


- YÖNETMEK ile/ve/değil/||/<>/>/< YÖNLENDİRMEK


- YÖNETMEK/YÖNETEN ile/ve/değil/yerine YÖNELTMEK/YÖNELTEN


- YÖNETME/LİK ile YÖNETMEN/LİK ile YÖNETMEN YARDIMCISI ile YÖNETMEN YARDIMCILIĞI


- YÖNETMEN OYUNCU


- ... YÖNETMENLİĞİ değil ... YÖNETMELİĞİ


- VECTEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= YÖNEY


- YÖNEYLEM ile YÖNEYLEM ARAŞTIRMASI


- YONGA ile/||/<> TÜMLEŞİK ÇEVRİM

( Bir tümleşik çevrimi taşıyan yarıiletken gereç Kırmık sözlüğü de bu anlamda kullanılmaktadır tümleşik çevrim )

( CHIP )

( PASTILLE, MICROPLAQUETTE )


- YONGA/KAMGA ile YONTU

( Kesilen, yontulan ya da rendelenen bir şeyden çıkan parça. İLE Taş, tunç, mermer, kil, alçı, bakır gibi maddelerden yontularak, kalıba dökülerek ya da yoğrulup pişirilerek oluşturulan yapıt. )


- YONGALAMAK ile YONGA ile YONGAR


- YÖNLENDİREBİLMEK ile YÖNLENDİRİCİ


- YÖNLENDİRİCİ ile/||/<> YÖNLENDİRİCİ

( REDIRECTOR | ROUTER )


- YÖNLENDİRİLEBİLİR YEDEKTE:
KARE ile/ve/||/<> YUVARLAK ile/ve/||/<> ÜÇGEN(BEAMER)

( Alçak koşul. @@ Alçak koşul. @@ ... )


- YÖNLENDİRİM -ile/değil/yerine/=


- YÖNLENDİRME | ELLE KULLANIM | MANİPÜLASYON ile/||/<> MANİPÜLASYON ile/||/<> YÖNLENDİRİM

( yönlendirim Ellle işleme veya işletilme idare )

( MANIPULATION )

( MANIPULATION )


- YÖNLENDİRME ile/değil ANIMSATMA


- YÖNLENDİRME ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DÜZENLEME


- YÖNLENDİRME ile YERLEŞTİRME

( YUDEBBİR ile YUKARRİR )

( TO ORIENTATE vs. TO LOCATE )


- YÖNLENDİRME ile/||/<> YÖNLENDİRMEK ile/||/<> ROUTING[İng.] ile/||/<> YÖNELTİLME

( yöneltilme )

( ORIENTATION | REDIRECTING | PROMPT )


- [ne yazık ki]
"YÖNLENDİRME" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YORUM/LAMA


- YÖNLENDİRMEK ile DİVERTİKÜL

( DIVERT vs. DIVERTICULUM )

( عطف کردن ile معطوف داشتن ile استطاله ile کوره راه )

( ATF KARDAN ile MOATUF DASHTAN ile استطاله ile KOREH RAH )


- YÖNLENDİRMEK ile/yerine YÖN GÖSTERMEK

( TO ORIENTATE vs. TO SHOW DIRECTION )


- ORIENTATION EFFECT[İng.] / EFFET D'ORIENTATION[Fr.] ile/değil/yerine/= YÖNLENME ETKİSİ


- ORIENTATION POLARIZATION[İng.] / POLARISATION D'ORIENTATION[Fr.] ile/değil/yerine/= YÖNLENME KUTUPLANMASI


- ORIENTATION FORCE[İng.] / FORCE D'ORIENTATION[Fr.] ile/değil/yerine/= YÖNLENME KUVVETİ


- TEVCİH[Osm.] / ORIENTATION[İng.] / ORIENTATION[Fr.] ile/değil/yerine/= YÖNLENME


- YÖNLENMEK ile YÖNLENDİRMEK ile YÖNLENDİRİLMEK


- YÖNLER ile/ve/değil İNSANIN DURUŞU/DURUŞLARI


- YÖNLER('İ)


- YÖNLÜ SEÇİLİM ile/||/<> DENGELEYİCİ SEÇİLİM

( Yönlü tek yön seçilim, dengeleyici ortalama. )

( Formül: Trend İLE balanced )


- YÖNLÜ ile YÖNLÜ DOĞRU


- YONT ile ...

( Başıboş hayvan. )


- YONT ile/||/<> ...


- YÖNTEM (ÂDAB)


- YÖNTEM BİLİMİ | METODOLOJİ[Fr. < MÉTHODOLOGIE] ile/||/<> ...

( METHOD )

( MÉTHODOLOGIE | MÉTHODE )

( METHODE )

( METHODUS )

( METODOLOGIA )

( ΜΕΘΟΔΟΛΟΓΊΑ / μεθοδολογία )


- YÖNTEM BİLİMİ | METODOLOJİ[Fr. < MÉTHODOLOGİE] ile/||/<> METOT

( METHOD~METHOD )

( MÉTHODOLOGIE | MÉTHODE~MÉTHODE )

( METHODUS~METHODUS )

( METHODE~METHODE )

( METODOLOGIA~METODO )

( ΜΕΘΟΔΟΛΟΓΊΑ / μεθοδολογία~ΜΈΘΟΔΟΣ / μέθοδος )


- YÖNTEM BİLİMİ/METODOLOJİ[Fr. < MÉTHODOLOGIE] ile/||/<> YÖNTEM BİLİMSEL/METODOLOJİK[Fr. < MÉTHODOLOGIQUE]


- YÖNTEM:
FELSEFÎ(EYTİŞİMSEL/DİYALEKTİK) ile/ve/||/<> KURGUL ile/ve/||/<> SALTIK


- YÖNTEM | MÉTHODE[Fr. < MÉTHODE] ile/||/<> METOT[Fr. < MÉTHODE]

( MÉTHODE )


- YÖNTEM, METOD, SİSTEM = TARÎK = MÉTHODE, SYSTÈME


- YÖNTEM/METOD ile YOL


- YÖNTEM/TARZ/YAKLAŞIM SORUNU ile/ve/değil/daha çok SONUÇ ÇIKARMA SORUNU


- YÖNTEM/USÛL ile/ve/||/<>/> İŞLEYİŞ


- YÖNTEM/USÛL["USÜL" değil!]/METOD[İng. < METHOD] ile/ve ÜSLÛB


- YÖNTEM ile/ve/değil/yerine AHLÂK

( [not] METHOD vs./and/but MORALS
MORALS instead of METHOD )


- YÖNTEM ve/<> (BELİRLİ/BAZI) YÖNTEME, YÖNTEMLE(RLE)/BİLİNÇLE BAKMAK


- YÖNTEM ile/ve/<> BİLİNÇ

( METHOD vs./and CONSIOUSNESS )


- YÖNTEM ile/ve/||/<> DİSİPLİN


- YÖNTEM ile FORMÜL

( vs./and/||/<> FORMULA )


- YÖNTEM/USÛL ile/ve/||/<>/> İZİN


- YÖNTEM ile/ve/||/<> KAVRAM

( YÖNTEM: Kavramın bilinci. )

( Yöntem, mantığın içeriğinin, içsel özdeviniminin biçimi üzerindeki bilinçtir. )

( METHOD vs./and/||/<> CONCEPT )


- YÖNTEM ve/<> KOŞULLAR


- YÖNTEM ile/ve LOJİ[Yun. < LOGOS]

( METHOD vs./and LOGIC )


- METHOD[İng.] / PROCÉDÉ(M), MÉTHODE(F)[Fr.] / METHODE(F), VERFAHREN(N), VORGANG(M)[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖNTEM


- YÖNTEM ile/ve SORU

( Doğru bir yanıtı nasıl alabilirim? Doğru bir soru sorarak! )

( Soru sorma, soru konusu yapılan alana ilişkin sorunların çözümü üzerine düşünüldüğünü gösterir. )

( Bellekte toplanan unsurları kullanma süreci soru ya da sorunla başlar. )

( METHOD vs./and QUESTION
How am I to get a true answer? By asking a true question! )


- YÖNTEM ile SÜREÇ

( METHOD vs. PROCESS )


- YÖNTEM ile/ve/<> TUTUM

( METHOD vs./and/<> ATTITUDE )


- YÖNTEM ile/ve ÜSLÛB


- YÖNTEM ile/ve USÛL


- YÖNTEM = USÛL = METHOD[İng.] = MÉTHODE[Fr.] = METHODE[Alm.] = METHODUS[Lat.] = METHODOS[Yun.] = METODO[İsp.]


- YÖNTEM ile/ve/<>/değil/yerine YAKLAŞIM

( [not] METHOD vs./and/<>/but APPROACH
APPROACH instead of METHOD )


- YÖNTEM ile/ve/||/<>/< YEĞLEME/TERCİH


- YÖNTEM ile/ve/||/<> YÖNETİM


- YÖNTEM ile YÖNTEMLİ/LİK ile YÖNTEMSİZ/LİK ile YÖNTEM BİLİMİ ile YÖNTEM BİLGİSİ ile YÖNTEM BİLİMSEL


- YÖNTEM ile/ve/<>/değil/yerine YÖNTEMSELLİK

( Bir şeyler için önceden belirli bir yöntem yoktur(aranamayabilir/bulunamayabilir). İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Herşeye uygun bir yöntemsellik vardır(aranabilir/bulunabilir). )


- YÖNTEM ile YÖNTEMSİZ YÖNTEM

( METHOD vs. THE METHOD WITHOUT METHOD )


- YÖNTEM ile/ve YORDAM

( METHOD vs./and WAY )


- YÖNTEM ile YORDAM(MELEKE)


- YÖNTEMBİLİM = USULİYAT = METHODOLOGY[İng.] = MÉTHODOLOGIE[Fr.] = METHODOLOGIE, METHODENLEHRE[Alm.]


- METHOD UNCERTAINTY, SM[İng.] ile/değil/yerine/= YÖNTEMDEKİ BELİRSİZLİK, SM


- YÖNTEMLER:
AŞKINSAL ile/ve/||/<>/> KURGUL ile/ve/||/<>/> EYTİŞİMSEL/DİYALEKTİK ile/ve/||/<>/> OLGUSAL/FENOMENOLOJİK

( Kant'ta. İLE/VE/||/<>/> Hegel'de. İLE/VE/||/<>/> Marx'ta. İLE/VE/||/<>/> XX. yüzyılda. )


- YÖNTEMLER ile/ve/||/<>/< KAÇINILMASI GEREKEN "YÖNTEMLER"


- YÖNTEMLİ | DÜZENLİ/METODİK[Fr. < MÉTHODIQUE] ile/||/<> ALIŞKANLIK | YÖNTEM/YORDAM ile/||/<> İŞLEM | YÖNTEM/PROSEDÜR[Fr. < PROCÉDURE]

( yöntemli düzenli )


- YONTKUŞU = KUYRUKSALLAYAN


- YONTMA ile YONTMA TAŞ ÇAĞI ile YONTMA TAŞ DEVRİ


- YONTMAK ile YONTULMAK ile YONTABİLMEK ile YONT ile YONTU ile YONTUCU/LUK ile YONT KUŞU


- YONTUK DÜZ ile/||/<> YONTUK DÜZ

( Aşınma dönemini geçirmiş girinti ve çıkıntısı kalmamış düzlük yalama yazı peneplen coğrafya yontuk düz )

( PENEPLAINX )

( PÉNÉPLAINE )

( FASTEBENE, RUMPFFLÂCHE | RUMPFFLACHE )


- YONTUK ile YONTUK DÜZ


- YÖNÜ TERS ile YÜZEYİ TERS


- YONUGİ ile/ve/<> KARENBİ ile/ve/<> GİNDO ile/ve/<> SEBU ile/ve/<> DEGOGO

( Mali'nin, Dogon bölgesindeki, Songo köyünde yaşayan kabileler. )

( [görevleri] Şef ailesi. İLE/VE/<> Halkla ilişkiler. İLE/VE/<> Sağlık ve tıp. İLE/VE/<> Tüze ve adâlet. İLE/VE/<> Ticaret ve dış ilişkiler. )


- [ne yazık ki]
YORAN:
KOŞULLARIN "AĞIRLIĞI" ile/ve/değil/||/<>/< ETRAFINI ANLAMAYAN KİŞİLERİN SAĞIRLIĞI


- YORAR ile/>< VERİR


- YORDAM ile/değil/yerine/=/||/<> ALIŞKANLIK | YÖNTEM

( yol yordam el yordamı göz yordamıyla alışkanlık Çevik ve çabuk olma yöntem )


- YORDAMAK ile YORDAM ile YORDAMLI ile YORDAMSIZ


- YORDAMLAMAK ile/değil/yerine/=/||/<> YOKLAMAK | DOKUNMAK

( yoklamak dokunmak I )


- YORDURMAK ile YORDURTMAK


- YÖRE/HAVALİ[Ar. < ḤAVĀLĪ] ile/||/<> BÖLGE/MINTIKA[Ar. < MİNṬAḲA]


- YÖRE ile/ve İRMİK

( İri un. İLE/VE İri taneli un. )


- YÖREL ile/ve/||/<> YEREL


- YÖRESEL | ENDEMİK ile/||/<> ENDEMİK ile/||/<> ENDEMİK[Fr. < ENDÉMIQUE]

( en içinde demos halk Bir memleket ya da iklimde doğal olarak yaşayan ya da büyüyen Bir bölgeye özgü yerli olan 1 Bir bölgeye özgü yerel olan 2 Belli bir bölgede salgın olmaksızın sık görülen hastalık 1 Bir bölgeye özgü yerli olan 2 Yıllık rapor edilen vakalarının sayısı sabit veya artmayan bir hastalık durumu )

( ENDEMIC )

( ENDÉMIQUE )

( ENDEMISCH )


- YÖRESEL ile/ve/<> BÖLGESEL


- YÖRESELLEŞMEK ile YÖRESELLEŞTİRMEK ile YÖRE ile YÖRESEL/LİK


- YORGALAMAK ile YORGA ile YORGAN ile YORGANCI/LIK ile YORGAN YÜZÜ ile YORGAN İPLİĞİ ile YORGAN İĞNESİ ile YORGAN KAVGASI ile YORGAN ÇARŞAFI


- YORGAN-DÖŞEK (YATMAK)

( Hasta olmak. )


- YORGUN-ARGIN (EVE DÖNMEK)


- YORGUN/LUK ile/ve/||/<> SAYRI/LIK(HASTA/LIK[Fars. < HASTE: Yorgun.])/İGLELMEK[: Sayrılanmak/hastalanmak.][dvnlgttrk]

( TA'B ile MARÎZ[< MARAZ]/ÂLİL[: Sayrı(hasta). | Sakat, kör.], VASIB
TAVSÎF-ÜL-EMRÂZ: Sayrılıklar ilmi. )

( ... ile BÎMÂR/Î )


- YORGUN/LUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YOĞUN/LUK


- YORGUN/LUK ile YORGUN ARGIN ile YORGUN MERMİ ile YORGUNLUK KAHVESİ


- YORGUNLUK ile/||/<> YORGUNLUK

( Uzun bir uyartı sonucu bir organın gözelerinde meydana gelen bir fizyolojik durum zooloji Uzun bir uyartı sonucu bir organın hücrelerinde meydana gelen fizyolojik bir durum Uzun bir uyartı sonucu bir organın hücrelerinde meydana gelen fizyolojik durgunluk )

( FATIGUE )

( FATIGUE )

( ERMÜDUNG )


- YORMAK ile YORMAK

( Yorgun duruma getirmek. İLE Bir nedenle bağlamak, bir duruma işaret saymak, bir anlam vermek, yorumlamak. )


- YORMAMALI!


- YORTMA ile/||/<> ...

( yortu Üstü kapalı su yolu Tokmacık Yalvaç Küçükkabaca Uluborlu Isparta yortu Küçükkabaca Uluborlu Isparta )


- YORTMA ile/||/<> YORTU

( [yortu]: Üstü kapalı su yolu. (Tokmacık *Yalvaç, Küçükkabaca *Uluborlu -Isparta) [yortu] : (Küçükkabaca *Uluborlu -Isparta) )

( ...~FEAST )

( ...~FÊTE RELIGIEUSE )

( ...~FESTUM )

( ...~FEST )

( ...~FESTIVITÀ )

( ...~ΓΙΟΡΤΉ / γιορτή )


- YORTMAK ile YORTU


- YORTU[Yun.] ile/||/<> YORTMA

( yortma R γιορτή yortu resmî tatil günü şenlik donanma )

( ΓΙΟΡΤΉ / γιορτή )


- YORTU[Yun.] ile YORTU


- YORTU[Yun.] ile YORTU

( Hristiyan bayramı. İLE Kiliselerde, Hz. İsa ve havarilerini gösteren resimler/ikonalar. [12 resim] )

( FERIAL vs. ... )


- YORTU[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> YORTU

( Paskalya Yortusu Hz İsa nın yaşamını ölümünü dirilişini ve azizlerin yaşamlarına yansımış olan erdemlerini anmak üzere kilisenin belirlediği kutsal günler )


- YORUCU" ile/değil SIKICI/BEZDİRİCİ/BUNALTICI

( Fiziksel. İLE/DEĞİL Zihinsel/düşünsel. )


- YÖRÜK ÇADIRLARINDA:
SAĞ TARAF ile/ve/||/<>/> SOL TARAF

( Kadınların oturduğu. İLE/VE/||/<>/> Erkeklerin oturduğu. )

( Ev sahibinin oturduğu. İLE/VE/||/<>/> Konuğun oturduğu. )

( Kapı, güneydedir. )


- YÖRÜK/YÜRÜK ile/ve/||/<> Yörük/Yürük

( Göçebe Türkmen boyu. Anadolu ve Rumeli'de göçebe olarak yaşayan, mevsimlere göre ova ya da yaylalarda kurdukları çadırlarda oturan Oğuz Türklerine verilen ad. Bunlara, Türkmenler adı da verilir. [Göçebe yaşam tarzını seçmiş Türkmenler. "Yürümek" sözcüğünden türetilmiştir. Anadolu'da yaylak-kışlak yaşamı sürdüren Türkmen aşiretleri [obaları] için de kullanılır. Anadolu halkının çok önemli nüfus çoğunluğunu oluştururlar. Balkanlar'daki Türkler arasında da yüksek oranda Yörük bulunmaktadır. Rumeli Yörükleri: Tanrıdağı Yörükleri, Kocacık Yörükleri, Naldöken Yörükleri, Vize Yörükleri vb. öbeklere ayrılmaktadır. Bugün Bulgaristan, Yunanistan ve Makedonya'nın dağ köylerinde yaşamaktalar. Osmanlı, tüm Balkanlar'da elde ettiği topraklara sahip olunması için sadece Türkmen/Yörükleri göndermiş ve görevlendirmiştir. “Cesur, muhârip, iyi yürüyen, eli ayağı sağlam” gibi anlamları yansıtan "Yörük" sözcüğü yerine, “yürük” sözcüğü de kullanılır. Genel olarak göçer-konar yaşam sürdüren tüm topluluklar için kullanılan bu ad, daha çok göçebe Oğuz boyları için simge (özel ad) olmuştur. XI. yüzyılda Orta Asya'dan göç eden ve göçebe yaşam sürdüren Oğuzlar, İran'dan geçerek, Malazgirt Zaferi'nden sonra Anadolu'ya geldi. Burada da eski yaşam tarzını aynen devam ettirdiler. İlk zamanlar, Türkmen adıyla anılan Oğuzların bir bölümü, yerleşik yaşama geçti. Anadolu'nun İslâmlaştırılıp Türkleştirilmesi sırasında, Oğuz boyları, Anadolu'nun her tarafına yayıldı. Bir bölümü yerleşik yaşama geçerek Türkmen adını aldı, bir bölümü de göçebe yaşamını sürdürüp Yörük adıyla anıldı. Osmanlıların Rumeli'ye geçişinden sonra, Yörüklerin önemli bir bölümü de Rumeli'ye göç ettirildi. Yörük aşiretleri ve obaları adlarında genellikle koyun ve keçi sözcüklerini barındırır. "Karakeçili", "Sarı keçili" gibi. Aynı zamanda Koyunlu Yörükler diye bilinen Akkoyunlu ve Karakoyunlu aşiretlerinin adı, bu obaların nerede yaşadığını da belirli kılar.] İLE/VE/||/<> Çok ve çabuk yürüyen, iyi yol alan, hızlı giden. | Osmanlı döneminde, otuzar kişilik ocaklar olarak Rumeli'ye yerleştirilen ve savaş zamanlarında geri hizmetlerde çalıştırılan tımarlı asker. )


- YÖRÜK["YÜRÜK" değil!] ile TÜRKMEN[< TURKOMAN < TÜRK-İMAN]

( Sünnî göçer. İLE Sünnî olmayan göçer. )


- YÖRÜK ile YÖRÜK ÇADIRI


- | YORULDUĞUMUZ ZAMAN/ZEMİN/KOŞULLAR ve DURULDUĞUMUZ ZAMAN/ZEMİN/KOŞULLAR |
ve/||/<>/>/<
KIRILDIĞIMIZ ZAMAN/ZEMİN/KOŞULLAR

( Olduğumuz/oluştuğumuz. VE/||/<>/>/< Kırıldığımız. )


- YORULDUĞUMUZDA:
"BIRAKMAK/VAZGEÇMEK" ile/ve/değil/yerine/||/></< DİNLENMEK


- YORULMA (NASAB)


- YORULMADA:
HAREKET ile/değil DURGUNLUK

( Kişiyi, hareket değil durgunluk yorar. )


- YORULMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AŞINMAK


- YORULMAK ile/ve/<>/değil SIKILMAK/BEZMEK

( Bilişsel[felsefe/bilim/sanat] konular, fiziksel değil zihinseldir! Kötü bir benzetmedir ve kişinin nalıncı keseri gibi kendine yonttuğu, asalaklaştırılmış bir sözcük olarak başka bir kötüye kullanımdır. [Acı ile/değil ıstırap farkı gibi.] )


- YORULMAK" ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< SÖZCÜK DAĞARCIĞI/N YETERSİZ


- YORULMAK ile/ve/<> YOĞRULMAK


- YORULMAK ile YORULABİLMEK ile YORULUVERMEK


- YORULMALI!


- YORULUYOR İNSAN değil YORULUYORUM

( Kişisel ve/ya da özel olan bir durumu, genelleyerek ya da abartarak, [kendine hizmet eden/çıkarına uyan] "akla" bürümenin [rasyonalizasyonun], çevreye hiçbir etkisi/katkısı olmadığı gibi, en başta, bu sözü söyleyen kişiye ve çevresine/zihinlere olan yükü çok fazladır. Aslolan da, ne söyleyeceğini bilmek değil ne söylemeyeceğini düşünmek ve ona göre konuşmak/konuşabilmektir! )


- Yorum DİNLE!!!


- YORUM:
"DOĞRU ANLAMA" UĞRAŞI ile/ve/değil/<> YANLIŞ ANLAMAMA ÇABASI


- YORUM [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- YORUM [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- YORUM:
TİKELE DAYALI değil TÜMELE DAYALI


- YORUM:
[ne yazık ki]
YANLIŞ ile ÇILGINCA ile ZORLAMA


- YORUM YAPMAK/YAPABİLMEK ile/ve BAĞLANTI KURMAK/KURABİLMEK

( Yorum, doğruyu tespit için değil yanlıştan kaçınmak için yapılan bir etkinliktir. )


- YORUM ile AÇIKLAMA

( INTERPRETATION/COMMENT vs. EXPLANATION )


- YORUM ile/ve/değil/yerine/||/<> BAĞLAM


- YORUM ile/ve/değil/yerine BAĞLAYICI OLMAYAN YORUM


- YORUM ile "BAKIŞ"

( INTERPRETATION/COMMENT vs. "LOOKING" )


- YORUM ile "BİR BAKIMA"

( INTERPRETATION/COMMENT vs. "IN ONE RESPECT" )


- YORUM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BOŞLUK


- YORUM ile/ve/<>/= ÇEVRİ/TE'VİL[< Ar.]

( ... İLE Bir söz ya da davranışı, görünür anlamından başka bir anlamda kabul etme. | Burgaç. )


- YORUM ile ÇIKARSAMA


- YORUM ile/ve/değil/yerine ÇOK ANLAMLILIK

( [not] INTERPRETATION/COMMENT vs./and/but MULTI MEANING
MULTI MEANING instead of INTERPRETATION/COMMENT )


- YORUM ile/değil DEDİKODU

( [not] INTERPRETATION/COMMENT vs./but GOSSIP )


- YORUM ile/ve DEĞERLENDİRME

( INTERPRETATION/COMMENT vs./and EVALUATION )


- YORUM ile/ve/değil/||/<>/< DERLEME


- YORUM ile/ve DÖNÜŞTÜRÜCÜ NİTELİKTE YORUM

( INTERPRETATION/COMMENT vs./and TRANSFORMER INTERPRETATION/COMMENT )


- YORUM ile/ve/<> DÖNÜŞÜM

( INTERPRETATION/COMMENT vs./and/<> TRANSFORMATION )


- YORUM ile/ve DÜŞÜNCE/FİKİR

( ... İLE/VE Düzenlemek, tertip etmek. | Ham düşünce, haber. )

( Fikir, varolanlar üzerine değil varolması gerekenler üzerinedir/olmalıdır. )

( Ancak bizi arzu, korku ve yanlış düşüncelerden kurtaracak olan iyidir. )

( INTERPRETATION/COMMENT vs./and IDEA
Only what liberates you from desire and fear and wrong ideas is good. )


- YORUM ve ERDEM

( INTERPRETATION/COMMENT and VIRTUE )


- YORUM ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< GERİBİLDİRİM

( [not] INTERPRETATION/COMMENT vs./and/but/||/<>/>/< FEEDBACK
FEEDBACK instead of INTERPRETATION/COMMENT )


- YORUM ve/||/<>/> KILAVUZLUK


- YORUM ile/ve KURGU/SPEKÜLÂSYON

( INTERPRETATION/COMMENT vs. SPECULATION )


- YORUM = TEFSİR = INTERPRETATION[İng., Alm.] = INTERPRÉTATION[Fr.] = INTERPRETARE[Lat.] = INTERPRETACIÓN[İsp.]


- YORUM ve VAROLUŞ

( INTERPRETATION/COMMENT and EXISTENCE )


- YORUM ile YAKLAŞIM

( INTERPRETATION/COMMENT vs. APPROACH )


- YORUM" ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> "YARGI"


- YORUM ile/ve YÖNTEM

( INTERPRETATION/COMMENT vs./and METHOD )


- YORUM ile/ve YORUMUN ETKİSİ/EGEMENLİĞİ


- YORUMA AÇIKLIK ile/ve/değil/<> YORUMA MUHTAÇLIK


- YORUMA UYGUN/LUK ile/ve/değil/yerine YORUMA AÇIK/LIK


- YORUMBİLİM/HERMENEUTİK ile/ve DİL


- YORUMBİLİM ve SANAT

( Her alanda düşünebilme ve konuşabilme olanağı. )

( HERMENEUTIC and ART )


- YORUMBİLİM/HERMENEUTİK ve ÇOKLU YAKLAŞIM


- YORUM(KEYFİYET / LÂF | KÜFÜR | HERZE) ile/değil/yerine/>< DÜŞÜNCE


- YORUMLAMA (TAABBUR)


- YORUMLAMA ile/ve DEĞİŞİM

( TO INTERPRET vs./and ALTERATION )


- YORUMLAMA ile/ve/||/<>/> DİRİLTME


- YORUMLAMA ile/ve YARATMA

( TO INTERPRET vs./and TO CREAT )


- YORUMLAMA ile/ve YENİDEN KURMA

( TO INTERPRET vs./and RE-ESTABLISH )


- YORUMLAMA ile/değil YORUMBİLİM

( [not] TO INTERPRET vs./but HERMENEUTIC )


- YORUM(LAMA)DA:
VARLIK BAKIMINDAN ile/ve ANLAM BAKIMINDAN

( TO INTERPRET: IN EXISTENCE vs./and IN MEANING )


- YORUMLAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DEĞİŞTİRMEK

( "Filozoflar, şimdiye kadar dünyayı sadece çeşitli biçimde yorumladı. Konu, onu değiştirmektir." )


- YORUMLAMAK ve DÖNÜŞTÜRMEK

( TO INTERPRET and TO TRANSFORM )


- YORUMLAMAK ile/ve/değil/||/<> SONUÇLANDIRMAK

( [not] TO INTERPRET vs./and/but/||/<>/> TO CONCLUDE )


- YORUMLAMAK ve/< YORULMAK

( Yorumlayacaksan, önce (bilgilenmek üzere) yorulacaksın/yorulmalısın! )


- YORUMLAMAK ile YORUMLANMAK ile YORUMLATMAK ile YORUMLANABİLMEK ile YORUMLATABİLMEK ile YORUMLAYABİLMEK ile YORUM ile YORUMCU/LUK ile YORUMLU ile YORUMSUZ/LUK


- YORUMLANABİLİR/LİK ve/||/<>/> YÖNETİLEBİLİR/LİK


- YORUMLAR('I)


- YORUMLU HABER ile/değil/yerine HABER


- Yorumlu KONUŞ!!!


- YORUMSAMA = HERMENEUTICS[İng.] = HERMÉNEUTIQUE[Fr.] = HERMENEUTIK[Alm.] = HERMENEUTIKE < HERMENEUEIN[Yun.]


- YORUMSAMA ile/ve/değil/||/<>/< YORUMLAMA


- Yorumsuz KONUŞ!!!


- YÖRÜNGE:
DAİRESEL ile/ve/değil/||/<> ELİPTİK


- ORBITAL ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON ORBITAL[Fr.] / AUGENBÖHLENELEKTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGE ELEKTRONU


- YÖRÜNGE ile/ve/değil EŞİK


- MAHREK[Osm.] / ORBIT, TRACK[İng.] / ORBITE, TRAJECTOIRE[Fr.] / BAHN, ORBIT[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGE


- YÖRÜNGE/MAHREK[< HAREKET] ile MENZİL-İ KÜLLÎ[Ar.]

( Hareketli bir noktanın güttüğü yol. | Bir gök nesnesinin hareketinde, ağırlık merkezinin geometri bakımından yeri. İLE Mahrekin en son noktasına kadar olan mesafe. )


- ORBITAL[İng.] / ORBITALE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGEMİ


- ORBITAL ANGULAR MOMENTUM[İng.] / MOMENT ANGULAIRE ORBITAL[Fr.] / ORBITALDREHIMPULS[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL AÇISAL MOMENTUM


- ORBITAL SYMMETRY[İng.] / AUGENBÖHLENSYMMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL BAKIŞIM


- ORBITAL DECAY[İng.] / DÉSINTÉGRATION ORBITALE[Fr.] / AUGENBÖHLENZERFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL BOZUNUM


- ORBITAL MOTION[İng.] / MOUVEMENT ORBITAL[Fr.] / AUGENBÖHLENBEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL HAREKET


- ORBITAL QUANTUM NUMBERS[İng.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL KUANTUM SAYILARI