Bugün[10 Nisan 2026]
itibarı ile 6.423 başlık/FaRk ile birlikte,
6.423 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(12/27)


- OXA-[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSAS-


- ÖKSE ile ÖKSEOTU

( Ökseotu saplarından ya da çobanpüskülü kabuklarından çıkardan yapışkan macun. | Erkekleri kendine bağlamasını bilen çok alımlı kadın. İLE Ökseotugillerden, elma, armut, ıhlamur, kiraz, erik gibi ağaçların dalları üzerinde asalak olarak yaşayan, üzüme benzer yemiş veren, saplarından ökse çıkarılan zararlı bir bitki. )

( ... cum VISCUM ALBUM )


- ÖKSEMEK ile ÖKSELEMEK ile ÖKSE ile ÖKSE OTU ile ÖKSE KUŞU ile ÖKSE ÇUBUĞU ile ÖKSE OTUGİLLER


- OKSİDAN/OXIDANT[İng.] değil/yerine/= OKSİTLEYİCİ


- OXYDATIONS WERT[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİDASYON DEĞERİ


- OKSİDASYON İLE İNDİRGENME İLE REDOKS ile/||/<> ELEKTRON TRANSFER REAKSİYONLARI

( Elektron alışverişi içeren kimyasal reaksiyonlar. )

( Formül: E°cell = E°katot - E°anot )


- OKSİDASYON/OKSİTLE(N)ME/OXIDATION[İng.] değil/yerine/= YÜKSELTGE(N)ME


- OXYDATIONSVORGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİDASYON OLAYI


- OXYDATION REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİDASYON REAKSİYONU


- OXYDATION NUMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİDASYON SAYISI


- OXYDATION[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİDASYON


- OKSİDASYON ile/||/<> REDÜKSİYON

( Oksidasyon elektron verme İLE redüksiyon elektron almadır )

( Formül: Zn → Zn²⁺ + 2e⁻ (Oksidasyon)\nCu²⁺ + 2e⁻ → Cu (Redüksiyon)\nE°_hücre = E°_katot - E°_anot )


- OKSİDATİF/OXIDATIVE[İng.] değil/yerine/= OKSITLEYEN


- OXYHÉMOGLOBINE[Fr.] / OXYMOGOLOBIN[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİHEMOGLOBİN


- KNALLGAS[İng.] / MÉLANGE TONNANT[Fr.] / KNALLGAS[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİHİDROJEN GAZI, KNALLGAZ


- SAUERSTOFFERZEUGER[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN ARTTIRICI


- SAUERSTOFFWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN DALGASI


- FLUORURES DE OXYGÈNE[Fr.] / SAUERSTOFF FLUORIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN FLORÜRLER


- KNALLGASGEBLÄSE[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN HAMILAÇ


- CHALUMMEAU DE OXYGÉNE[Fr.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN HAMLACI


- OXYGÈNE FLAMME[Fr.] / SAUERSTOFF FLAMME[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN KAYNAĞI


- OXYGEN POINT[İng.] / POINT D'OXYGÈNE[Fr.] / SAUERSTOFFPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN NOKTASI


- OKSİJEN[Fr. < Yun. OKSYS: Ekşi. | GENNAN: Doğurmak.] ile OZON[Yun.]

( Hidrojenle birleşerek suyu oluşturan, atom ağırlığı 16, rengi, kokusu ve tadı olmayan, havada, %20 oranında bulunan bir gaz.[Sıvı ve katı hallerinde soluk mavi renk ile görünür.] [Simgesi: O] İLE Molekülünde üç atom bulunan oksijenden oluşan, ağır kokulu, gaz durumundaki basit öğe.[Simgesi: O3] )


- SAUERSTOFFÜBERTRÄGER[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN TAŞIYICI


- ABSORBANT DE OXYGÈNE[Fr.] / SAUERSTOFF ABSORPTIONSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN TUTUCU


- OKSİJEN ile/ve/||/<> DOYMUŞ OKSİJEN

(

Oksijen ve Doymuş Oksijen Arasındaki FaRkLaR

Özellik Oksijen (O₂) Doymuş Oksijen / Oksijen Saturasyonu
Tanım Renksiz, kokusuz, tatsız bir öge ve gaz Bir ortamdaki oksijenin doygunluk durumu ya da yüzdesi
Formül / Gösterim O₂ (iki oksijen atomu) SpO₂ (pulse oksimetre) veya SaO₂ (arteriyel)
Ölçüm Birimi • Konsantrasyon: mg/L, ppm
• Basınç: mmHg, kPa
• Yüzde: % (havadaki oran)
• Yüzde: % (saturasyon)
• Konsantrasyon: mg/L (çözünmüş)
• Parsiyel basınç: PaO₂
TIBBİ BAĞLAM
Normal Değerler • Havada: %21
• Arteriyel kan PaO₂: 80-100 mmHg
• Normal SpO₂: %95-100
• Hafif hipoksi: %90-94
• Ciddi hipoksi:
Ölçüm Yöntemi • Kan gazı analizi
• Oksijen analizörü
• Kimyasal testler
• Pulse oksimetre (parmak ucu)
• Arteriyel kan gazı analizi
• Transkutanöz monitörler
Klinik Kullanım • Oksijen tedavisi (maske/kanül)
• Mekanik ventilasyon
• Hiperbarik oksijen tedavisi
• Hasta monitörizasyonu
• Tedavi etkinliğinin değerlendirilmesi
• Sayrılık tanısı ve izlemi
KİMYASAL BAĞLAM
Suda Çözünürlük • 0°C'de: 14.6 mg/L
• 20°C'de: 9.0 mg/L
• 40°C'de: 6.4 mg/L
• Doygunluk = Maksimum çözünürlük
• Sıcaklık ↑ = Doygunluk ↓
• Basınç ↑ = Doygunluk ↑
Etkileyen Etmenler • Atmosfer basıncı
• Rakım
• Sıcaklık
• Akciğer işlevi
• Hemoglobin miktarı
• Dolaşım durumu
• pH ve CO₂ düzeyi
İLİŞKİ VE ETKİLEŞİM
Fizyolojik İlişki Oksijen (O₂) → Akciğerlerden alınır → Kana geçer → Hemoglobine bağlanır → Oksijen Saturasyonu oluşur
Uygulama Örnekleri
  • Oda havası: %21 O₂
  • %100 O₂ maskesi
  • Oksijen tüpü: Saf O₂
  • Normal kişi: SpO₂ %98
  • KOAH hastası: SpO₂ %88-92
  • Yüksek rakımda: SpO₂ %85-90
Tedavi Yaklaşımı Oksijen Verilmesi:
• Nazal kanül: 1-6 L/dk
• Basit maske: 5-10 L/dk
• Rezervuarlı maske: 10-15 L/dk
Hedef Saturasyon:
• Normal kişi: >%95
• KOAH: %88-92
• COVID-19: >%92
)


- OKSİJEN ile/ve/||/<>/ KOKU

( "Oksijeni bilmem ama kokun şart!" )


- MÜVELLİD-ÜL HÜMÛZA[Osm.] / OXYGEN[İng.] / OXYGÈNE[Fr.] / SAUERSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN


- OKSİJEN ile/||/>< OZON

( İki atomlu oksijen molekülü. İLE/||/>< Üç atomlu oksijen molekülü. )


- OKSİJENATÖR/OXYGENATOR[İng.] değil/yerine/= OKSİJENLENDİRICİ


- OXYGÉNASE[Fr.] / ATMUNGSFERMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJENAZ


- OKSİJENİZASYON/OXYGENATION[İng.] değil/yerine/= OKSİJENLENME


- OKSİJENLEMEK ile OKSİJENLENMEK ile OKSİJEN ile OKSİJENLİ ile OKSİJENSİZ ile OKSİJENLİ SU ile OKSİJEN ÇADIRI


- OKSİJENLİ SOLUNUM ile FERMANTASYON

( Oksijen varlığında enerji üretimi. İLE Oksijensiz enerji üretimi. )


- MÜVELLİDULHUMUZALI SU[Osm.] / HYDROGEN PEROXIDE, HYDROGEN DIOXIDE, OXYGEN WATER[İng.] / EAU OXYGÉNÉE, EAU OXYGÉNÉ[Fr.] / WASSERSTOFFSUPEROXYD, WASSERSTOFFPEROXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN PEROKSİT, OKSİJENLİ SU


- OXYMONOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJENOMETRE


- OKSİMETRİ/OXIMETRY[İng.] değil/yerine/= OKSİJEN ÖLÇÜMÜ


- OXINE[İng.] ile/değil/yerine/= OKSİN


- ONITRILASE[İng.] ile/değil/yerine/= OKSİNİTRİLAZ


- HUMZ[Osm.] / OXIDE[İng.] / OXYDE[Fr.] / OXID[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİT


- OKSİT ile MASİKO[Fr.]

( ... İLE Rengi, kırmızı ile sarı arasında değişen, doğal kurşun oksit.[Simgesi: PbO] )


- OKSİT ile MÜRDESENK[Fars.]

( ... İLE Doğal kurşun oksit. [Simgesi: PbO] )


- OKSİT[Fr. < Yun.] ile OKSİLİT[Fr. < Yun.] ile ONEJİT[Fr.]

( Oksijenli bir öğe ya da kökle bileşmesiyle oluşan madde. İLE Suyla birleştirğinde, oksijen açığa çıkaran, bileşiminde nikel ve bakır tozları bulunan, sodyum ve potasyum peroksit. İLE Hidratlı doğal oksit. )


- OKSİT ile PEROKSİT[Fr. < Yun.]

( ... İLE Bileşiminde normal oksitlerden daha çok oksijen bulunan oksitlerin genel adı. )


- OKSİT ile/||/<> PEROKSİT

( Oksijenin -2 değerlikli olduğu bileşikler. İLE/||/<> Oksijenin -1 değerlikli olduğu bileşikler. )


- OKSİT ile/||/<> PEROKSİT

( Oksit O²⁻ İLE peroksit O₂²⁻ içerir )

( Formül: MgO İLE H₂O₂ )


- OKSİT değil/yerine/= YÜKSELTİK


- OKSİTANYA ile/ve/> TOULOUSE

( XII. yüzyılda, Paris'teki kralın yasalarına uymayan baronlarının egemenliğinde yaşamış olan coğrafya. İLE/VE/> Oksitanya'nın merkezi ve Fransa'nın dördüncü büyük şehri olan Toulouse'nin bir başka adı da, "Pembe Kent"tir.[Bu kent, gün doğumunda pembe, öğlen kırmızı, gün batımında ise leylak rengi alırmış.]
[Oksitanya'da yaşayan halk, OC diye adlandırılıyor.] [Kendilerine özgü, yine OC dili adına bir dil konuşuyorlar. Toulouse'da, tüm sokak adları hem Fransızca, hem de OC dilinde yazılıyor.]

Toulouse'a, 1460-1500 yılları arasında altın çağını yaşatan ve tekstil sanayisinde kullanılan mavi rengi sağlayan bitkinin adı "Pastel"dir.[Güney Amerika'dan gelen İndigo bitkisi, pastelin ününü sona erdirmiş.] )


- OXYGÉNATION[Fr.] ile/değil/yerine/= OKSİTLEME


- OKSİTLEMEK ile OKSİTLENMEK ile OKSİT ile OKSİDE ile OKSİTLİ ile OKSİDASYON


- OXYGENIZE[İng.] ile/değil/yerine/= OKSİTLEMEK


- OKSİTLENME ile/||/<> İNDİRGENME

( Oksitlenme elektron verme, indirgenme elektron almadır )

( Formül: Fe→Fe²⁺+2e⁻ İLE Cu²⁺+2e⁻→Cu )


- OXIDATION[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİTLENME


- OKSİTLENME/OKSİDASYON ile KOROZYON


- OXYDATIONSFLAMME[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİTLEYİCİ ALEV


- OKSİTLEYİCİ ile/||/<> İNDİRGEN

( Oksitleyici elektron alırken, indirgen elektron verir )

( Antoine Lavoisier tarafından 1777 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1743-1794) (Ülke: Fransa) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Modern kimyanın kurucusu, kütlenin korunumu) )


- OKSİTOSİN ile/ve/||/<> VAZOPRESİN

( Annelik içgüdüsü. Doğumla başlayan annelerde salgılanan hormon. İLE/VE/||/<> Babalık içgüdüsü. Doğumla başlayan babalarda salgılanan hormon. )

( Doğum ve emzirme süreçlerinde rol oynayan hormon. İLE/VE/||/<> Su dengesini ve kan basıncını düzenleyen hormon. )

( Sosyal bağları ve güven duygusunu artırır. İLE/VE/||/<> Stres tepkilerini ve saldırganlığı etkiler. )

( İkisi de peptid hormondur ve dokuz amino asitten oluşur. [Hipotalamustan salgılanır ve arka hipofizden salınır.] )


- OKSİYA = SİVRİADA

( "Sivri" anlamına gelmektedir.
[ Sivriada'nın eski adıdır. ] )


- OKSİYÜR değil/yerine/= SİVRİKUYRUK

( 3-12 mm. uzunluğunda, insanın, özellikle çocukların bağırsaklarında yaşayan, küçük bir solucan. )


- RÉACTION OXO[Fr.] / OXO REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSO REAKSİYONU


- OXO-[Fr.] / OXO-[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSO-


- OKSU YAPRAK = VARAK-I SEHMÎ = FEUILLE SAGITTÉE


- ÖKSÜRMEK ile ÖKSÜRTMEK


- ÖKSÜRÜK ile KURU ÖKSÜRÜK


- ÖKSÜRÜK ile ÖKSÜRÜKLÜ ile ÖKSÜRÜK OTU ile ÖKSÜRÜK TIKSIRIK ile ÖKSÜRÜKLÜ TIKSIRIKLI


- ÖKSÜRÜKOTU ile ...

( Gövdesi pullarla kaplı, sarı çiçekli, ekin tarlaları için zararlı çok yıllık otsu bir bitki. [Lat. TUSSILAGO] )


- ÖKSÜZ MEHMET PAŞA değil ÖKÜZ MEHMET PAŞA


- ÖKSÜZ değil/yerine/= ANNESİZ


- ÖKSÜZ/LÜK ile ÖKSÜZ ANASI ile ÖKSÜZ BABASI


- ÖKSÜZ/YETİM ile/||/<> NANHAR

( Ya annesi, ya babası ya da ikisi birden olmayan. İLE/||/<> Ölen yeniçerilerin çocuklarına verilen ad. )


- OKTAHEDRAL İLE TETRAHEDRAL İLE KARE DÜZLEM ile/||/<> KOORDİNASYON GEOMETRİLERİ

( Kompleks bileşiklerin uzaysal düzenleri. )

( Formül: Δo > Δt (kristal alan) )


- OKTAHEDRAL ile/||/<> TETRAHEDRAL

( Oktahedral 6 ligand d²sp³ İLE tetrahedral 4 ligand sp³. )

( Formül: Oh İLE Td simetri )


- OCTANE NUMBER[İng.] / INDICE D'OCTANE[Fr.] / OKTANZAHL, OKTANWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= OKTAN SAYISI


- OKTAN ile OKTANT


- OKTAN[Fr.] ile OKTANT[Fr.]

( Petrolde bulunan, renksiz, sıvı durumunda olan hidrokarbon. İLE Yıldızların yüksekliğini ve açı uzaklığını gözlemeye yarayan araç. )


- OCTAVE[İng.] / OCTAVE[Fr.] / OKTAVE[Alm.] ile/değil/yerine/= OKTAV/ERİN


- OKTAV ile/ve/< GAM ile/ve/< AKOR(D)[< Lat. ADCORDIS: Akıl ve gönüle doğru.]

( İki Do arası. Sekiz sesten oluşan ses. İLE/VE Notaların baştan sona ve/ya da sondan başa tek solukta okunması. [ DO-RE-Mİ-FA-SOL-LA-Sİ--D0--Sİ-LA-SOL-FA-Mİ-RE-DO ] İLE/VE Üç ya da daha çok sesten oluşan üçlü aralıklar biçiminde dizilebilen her uyum. | En az üç sesin aynı anda çalınması. )

( Türk mûsikîsinde Akord Ney'e göre yapılır. )

( OCTAVE vs./and SCALE(/HEXACHORD) vs./and ACCORD )


- ÖKTEM, NAKİ (MALATYA, 1952) :

( Yönetici, müfettiş ve mali müşavir. Eskişehir İ.T.İ. Akademisi Dil Eğitim Enstitüsü ve Eskişehir İktisadi Ticari İlimler Akademisi İşletme Fakültesi mezunudur. İş hayatına özel teşebbüste başladı. Hisarbank Müfettişlik sınavını kazanarak bankacılık hayatına atıldı. Bilahare Ziraat bankasına geçti ve bu bankadan emekli oldu. Amatör rehberlik ve müzik çalışmaları yapmaktadır. )


- OCTODE LAMP[İng.] / LAMPE OCTODE[Fr.] / OKTODENLAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= OKTOT LAMBA


- OCTODE[İng.] / OCTODE[Fr.] / ACHTPOLRÖHRE, OKTODE[Alm.] ile/değil/yerine/= OKTOT


- OKU, BABAN GİBİ EŞEK OLMA!
ile/değil
OKU BABAN GİBİ, EŞEK OLMA!
ve/||/<>
A WOMAN, WITHOUT HER, MAN IS NOTHING
A WOMAN, WITHOUT HER MAN, IS NOTHING

( Virgülün/vurgunun/durağın nerede olduğu çok önemli! )

( )


- Okuduktan sonra KONUŞ!!!


- OKUL YERİ PARKI :

( Garipçe Mahallesindedir. 378 m²'lik bir alanı kapsar, 121,00 m²'lik yeşil alanı ve 96,00 m²'lik çocuk oyun alanı bulunmaktadır. )


- OKUL YOLU MEYDAN PARKI :

( Rumelikavak Mahallesindedir. 705,00 m²'lik bir alan üzerindedir. 280,00 m²'lik yeşil alanı bulunmaktadır. )


- OKUL ile/ve/||/<>/> AKIL

( Cehalet, bilince direniştir. )


- OKUL = BOŞ ZAMAN[Yun. < SCHOLé] = SCOL[eski İng.] = EDDUBA[Sümer]

( SCHOLA )


- OKUL[Yun. < SCHOLE] ile KONSERVATUVAR[Fr. < CONSERVATOIRE]

( ... İLE Müzik, tiyatro ve bale öğretiminin yapıldığı okul. )


- OKUL ile/ve TAPINAK


- OKUL ile/ve/||/<>/>< YAŞAM

( Önce ders verir, sonra dener, sınav yapar. İLE/VE/||/<>/>< Önce sınav yapar, sonra [dene(yimle)terek] ders aldırır. )


- OKÜLER[Fr.] ile ...

( Optik aygıtlarında, objektiften aldığı ışınları göze veren mercek dizgesi. )


- OKÜLER değil/yerine/= GÖZLEÇ


- OCULIN[İng.] ile/değil/yerine/= OKULİN


- OKULLAŞMA ORANI" değil OKULA GİTME ORANI


- OKULLAŞMAK ile OKULLULAŞMAK ile OKUL ile OKULLU/LUK ile OKUL KAÇAĞI ile OKUL ÇOCUĞU ile OKUL ÖNCESİ ile OKUL SONRASI ile OKULLAR ARASI ile OKUL KOOPERATİFİ


- OKÜLT ile/ve MANİFEST

( Nesnenin içkin gizil gücü. İLE/VE Bu gizil gücün dışavurumu. )


- OKUMA:
DOĞRUSU ile/ve/||/<>/> GÜZELLEŞTİRME


- OKUMA:
EKRANDAN ile/değil/yerine KÂĞITTA

( Ekrandan okuma, kâğıt üzerinden okumaya göre %25 daha yavaştır. )


- OKUMA YAPMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YORUM YAPMAK


- OKUMA YAP(M)IYORUM" değil OKU(MU)YORUM


- OKUMA YAZMA BİLMEME ile OKUMA YAZMA BİLMEYEN

( ILLITERACY vs. ILLITERATE )

( بيسوادي ile ناداني ile درس نخوانده ile امي ile نادان ile بي سواد ile عامي )

( BEYSAVADY ile NADANY ile DARS NAKHANDEH ile امي ile NADAN ile BEY SAVAD ile عامي )


- OKUMA ile/ve/değil HECELEME

( [not] READING vs./and/but SYLLABLING )


- OKUMA ile SÜRGÜ YOLLU OKUMA(DOKTORA TİPİ)


- OKUMA ile/ve/||/<>/> UZMANLIK


- Okumak için SUS!!!


- OKUMAK:
YOKSULLUKTA ve/||/<>/> VARSILLIKTA

( Varlık/servet[Ar.]. VE/||/<>/> Süs, ziynet/zinet[Ar.]. )


- OKUMAK ve/<> BİRARAYA GELMEK/GETİRMEK

( Anlamak için okursun, anlarsan okursun! )

( TO READ and/<> TO BRING TOGETHER )


- OKUMAK ile/ve/||/<>/></< DİNLEMEK

( Kişileri ayrıştırır. İLE/VE/||/<>/


- OKUMAK ile/ve/değil/||/<>/= DUYURMAK/İLETMEK


- OKUMAK ile/ve/değil EŞİK


- OKUMAK ve/||/<> KONUŞMAK ve/||/<> YAZMAK

( Tamamlar. VE/||/<> Hazırlar. VE/||/<> Olgunlaştırır. )


- OKUMAK ile OKUMA SAATİ ile OKUMA VAKTİ ile OKUMA YAZMA ile OKUMA KİTABI ile OKUMA YİTİMİ ile OKUMA BAYRAMI


- OKUMAK! ile/ve/değil/||/<>/> OKUMAK! ile/ve/değil/||/<>/> OKUMAK!

( Duyduğumu unuturum, gördüğümü anımsarım, okuduğumu anlarım. )

( Kurnaz kişiler, okumayı küçümser; basit kişiler, ona hayran olur; akıllı kişiler ise ondan yararlanır. )

( Okumak bir kişiyi doldurur, kişilerle konuşmak hazırlar, yazmak ise olgunlaştırır. )

( Kişi kendini yetiştirmek/terbiye etmek için okumalıdır! [Başkalarına bilgi satmak için değil!] )

( Kitap okumak, sevgilinin fotoğrafına bakmak gibidir. )

(

Büyük buluş! )

( )

( image )

( Bir kitabı okurken geçen iki saatin, yaşamımın çoğu yılından daha dolu olduğunu fark edince, bir kişinin yaşamının ürkütücü hiçliğini düşünürüm.

Sabahattin Ali )

( "Okuma Alışkanlığı Üzerine" yazısını okumak için burayı tıklayınız... )

( READING! and READING! and READING! )


- OKUMAK ile/ve/değil/||/<>/< OKUYABİLMEK


- OKUMALI!


- OKUMAYA DEĞER ŞEYLER YAZMAK ve/||/<> YAZILMAYA DEĞER ŞEYLER YAŞA(T)MAK


- OKUMUŞOĞLU. ARGUN (BÜYÜKDERE, 1955) :

( İlkokulu Büyükdere Mehmet İpkin İlkokulunda, Ortaokulu Sarıyer Ortaokulunda okudu ve Beyoğlu Atatürk lisesinden mezun olduktan sonra Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümünü bitirdi. Ticaret hayatına atıldı ve 44A Sanat Galerisi Cafe isimli işyeri var. )


- OKUN "YAYDAN ÇIKMASI" ile "YIRTIK DONDAN ÇIKMAK"


- OKUNAKLI/LIK ile OKUNAKSIZ/LIK


- OKUNAKSIZLIK ile GAYRİ MEŞRULUK ile GAYRİ MEŞRU

( ILLEGIBILITY vs. ILLEGITIMACY vs. ILLEGITIMATE )

( خوانده نشدني ile حرامزادگي ile غير مشروع ile نامشروع )

( KHANDEH NESHODANY ile HARAMZADEGY ile غير مشروع ile NAMESHRU )


- KUR'ÂN-I KERÎM:
OKUNAN ile/ve/değil/||/<>/< İŞİTİLEN


- OKUNMAK ile OKUNULMAK ile OKUNABİLMEK


- OKUNACAKLAR ile/ve/<> KONUŞULACAKLAR

( GOING TO READ vs. GOING TO TALK )


- OKUR-YAZAR OLMAYAN ile/değil CAHİL


- OKUR, SERVET :

( Sarıyerli, Refah Partisinde de siyaset yaptı 1994/1999 ve 1999 - 2004 dönemlerinde Belediye Meclisine Refah Partisi listesinden üye olara seaçildi. )


- OKUR-YAZAR


- OKUR-YAZARLIK ile/ve/<> SAYISAL OKUR-YAZARLIK

( ... İLE/VE/<> Sayıları kavrayabilme ve kullanabilme yetisi.[düzeyler, basamaklar, zaman algısı] )

( LITERACY vs./and/<> NUMERIC LITERACY )

( WHIPPLES ve ABCC Endeksleri )


- OKUTMA ile OKUTMAN/LIK


- OKUTMAK ile OKUTULMAK ile OKUTABİLMEK


- OKUTMALI!


- OKUTTURMAK ile OKUTTURABİLMEK


- OKUYABİLMEK ile OKUYUVERMEK ile OKUYUCU/LUK


- OKUYAN/YAZAN ile/ve/değil/yerine OKUR-YAZAR


- [ne yazık ki]
OKUYAN ile/ve/||/<> ANLAYAN

( Az. İLE/VE/||/<> Sınırlı/kıt. )


- ÖKÜZ LİMANI ile ...

( Kuzguncuk'tadır. )


- ÖKÜZ LİMANI ile PAŞA LİMANI

( İkisi de aynı yerdir. Öküz Limanı, eski adıdır. )

( Kuzguncuk - Üsküdar arasındadır. )


- ÖKÜZ ile BERZE-GÂV

( GÂV-I LÂGAR[Fars.]: Zayıf öküz. )

( SEVR ile ... )

( GÂV/GÂVE, CEVDER İLE Çift öküzü, tarla sürecek öküz. )


- ÖKÜZ ile BOĞA

( İğdiş edilmiş/kısırlaştırılmış eril sığır. İLE Damızlık eril sığır. )

( OX vs. BULL )


- ÖKÜZ ile/değil ÇITAK

( ... İLE/DEĞİL Boynuzları düzgün, ay biçiminde öküz. | Dağda yaşayan ve geçimini odun satarak sağlayan kişi. | Kaba, huysuz, kavgacı kişi. )


- ÖKÜZ ile (HÖRGÜÇLÜ) HİNT ÖKÜZÜ

( OX vs. ZEBU )

( ... cum BOS INDICUS )


- ÖKÜZ ile İĞDİŞ EDİLMİŞ ÖKÜZ

( OX vs. BULLOCK )


- ÖKÜZ ile İNEK

( ... İLE Gebelik süreleri 275-285 gündür. )

( ... ile İnek )

( OX vs. COW )


- ÖKÜZ ile MİSK ÖKÜZÜ

( ... İLE/VE Kuzey Kutbu'nda yaşarlar. )


- ÖKÜZ ile TİBET ÖKÜZÜ/YAK

( OX vs. YAK )

( ... cum BOS GRUNNIENS )


- ÖKÜZDİLİ/SIĞIRDİLİ ile ÖKÜZGÖZÜ/SIĞIRGÖZÜ/MASTIÇİÇEĞİ/ARNİKA ile SIĞIRKUYRUĞU

( Sığırdiligillerin örnek bitkisi. İLE Bileşikgillerden, sarı renkte, papatyayı andırır bir çiçek ve onun bitkisi. İLE Sıracagillerden, ülkemizde yabani olarak birçok türü yetişen, tüylü yapraklı, sarı çiçekli bir kır bitkisi. )

( ANCHUSA cum ARNICA MONTANA cum VERBASCUM )


- ÖKÜZGÖZÜ ile BOĞAZKERE


- ÖKÜZKAKAN:
KIZIL GAGALI ile/||/<>/< SARI GAGALI

( Afrika'da, Sahra'nın güneyinde yaşarlar. Hayvanların sırtından parazitleri toplayıp yemesiyle bilinir. İLE/||/<>/< ... )

( ile/||/<>/< ... )

( Sığırcıkgiller[STURNIDAE] ailesine yakındır. )

( BUPHAGUS ERYTHRORHYNCHUS cum/||/<>/< ... )


- ÖKÜZ/LÜK ile ÖKÜZ DAMI ile ÖKÜZ BALIĞI ile ÖKÜZ SOĞUĞU ile ÖKÜZ ARABASI


- OKYANUS/UMMAN[Ar.] değil/yerine/= ANADENİZ


- OKYANUS ile OKYANUS İKLİMİ ile OKYANUS MAVİSİ ile OKYANUS ÇUKURU


- OKYANUS/FELEK/MUHÎT[< HAVT] değil/yerine/= ÇEVRE

( Herşeyi kuşatan. )


- OKYANUSU AŞMAK ve/ne yazık ki/||/<>/> DEREDE BOĞULMAK


- OKYANUSU GEÇİP DEREDE BOĞULMAK" ile/ve/||/<> "BİR KAŞIK SUDA FIRTINA KOPARMAK"


- OKYAR, A. FETHİ (1880 - 1943) :

( Harp Akademisini 1903'te Kurmay Yüzbaşı olarak bitirdi. 1906'da İttihat ve Terakki Cemiyetine girdi. Tahtan indirilen Sultan II. Abdülhamit'in Selanik'e sürgün edilmesi görevini üstlendi. 1910'da ateşe militer olarak Paris'e gönderildi. İttihat ve Terakki Cemiyeti Katipi Umumisi oldu. 1912'de askerlikten ayrıldı, ancak yine de Trablusgarp Cephesinde çarpıştı. 1912'de Manastır, 1914'te İstanbul Milletvekili seçildi. 1915'te Sofya Büyükelçiliği görevinde bulundu. I. Dünya Savaşını takiben 1918'de Hürriyetperver ve Avam Fırkasını (Partisini) kurdu. İngilizlerce tutuklandı. 1920'de Milli Mücadele katıldı ve TBMM de Milletvekili olarak görev yaptı. 1921'de İçişleri Bakanı oldu. 1923'te iki ay ve ayrıca 22.11.1924 - 3.3.1925 tarihleri arasında başbakan olarak görev yaptı. 1930'da Serbest Fırkayı kurdu ve genel başkanlığını yaptı. Gelişen olaylar üzerine partiyi kapattı. 1933'te Konya milletvekili olarak TBMM' ne girdi. Londra Büyükelçiliği (1931 - 1939) ve Adalet Bakanlığı yaptı (1939 - 1941). )


- ÖL! SÖZ VERME! ve/||/<>/> ÖL DE SÖZÜNDEN DÖNME!


- OL[Fr.] ile/değil/yerine/= OL


- OL ile OL ile OL
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( O. İLE Şu. İLE Adlara ve eylemlere eklenen bir pekiştirme ilgeci. )


- -OL[İng.] / -ÖL, -OLE[Alm.] ile/değil/yerine/= -OL


- OLA DA BİLİR, OLMAYA DA BİLİR" değil OLABİLİR DE, OLMAYABİLİR DE


- OLABİLDİĞİNCE ...:
KÜÇÜLTELİM!/AZALTALIM! ve/||/<> ARTIRALIM!

( Lokmalarımızdaki oranı. VE/||/<> Çiğneme sayımızı. )


- (OLABİLDİĞİNCE) ÖNLERDE OTURMAK ile/ve (OLABİLDİĞİNCE) ARKALARDA VE ORTALARDA OTURMAK

( Tiyatroda. İLE/VE Sinemada ve konserlerde. )


- OLABİLDİĞİNCE ile/ve "ALABİLDİĞİNCE"


- OLABİLDİĞİNCE ile/ve ALABİLDİĞİNE


- OLABİLECEKLER ile/ve/||/<>/>/< OLMASI GEREKENLER


- OLABİLECEKLERİN OLMASI İÇİN UĞRAŞMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< OLMAYABİLECEKLERİN OLABİLMESİ İÇİN SABRETMEK


- Olabilir! de DİNLE!!!


- Olabilir! de, SUS!!!


- OLABİLİR ile GİBİ

( PROBABLE vs. LIKE )


- OLABİLİR ile OLABİLEN

( POSSIBLE vs. CAN BE )


- ... OLABİLİR ile/ve ... OLSA GEREK ile/ve ... OLMALI


- OLABİLİR yerine ZAMAN GÖSTERECEK


- OLABİLİRLİK[İng. LIKELIHOOD] ile/||/<> OLABİLİRLİK ORANI[İng. LIKELIHOOD RATIO]

( Belli bir sürece bağlı olarak belirli bir sonucun oluşabilmesi ihtimalidir.Genetik analizlerde, ebeveynlerin yavrularının çoklokuslu genlere sahip olup olmayacağının anlaşılması, olabilirlik incelemeleriyle yapılır. Benzer şekilde, bir yavruya belirli bir genin geçip geçmeyeceğinin anlaşılması için de bu analizler gerekir. @@ İki farklı durumun olabilirlikleri arasındaki orandır. Pratik ve tipik olarak, belirli bir modelin belirli bir sonucunun olabilirliği ile, aynı sonucun, aynı modelin boş model versiyonu içerisindeki olabilirliği arasındaki orandır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- OLABİLİRLİK değil OLASILIK


- OLABİLİTE değil OLASILIK


- OLABİLMEK ile KAPAK OLABİLİR ile KONSERVE ile KONSERVE YİYECEK ile KONSERVE FABRİKASI

( CAN vs. CAN LID vs. CANNED vs. CANNED FOOD vs. CANNERY )

( توانستن ile قوطي کنسرو ile قوطي ile درقوطي ريختن ile در قوطي ile مست باده ile کنسرو ile کنسروسازي )

( TAVANSTAN ile QOTY KONSORO ile QOTY ile DARQOTY RYKHTAN ile DAR QOTY ile MOST BADEH ile KONSORO ile KONSOROSAZY )


- OLABİLMEMELERİ değil OLAMAMALARI


- ... OLACAĞINI TAHMİN ETMİYORUM değil SANMIYORUM


- ORDINARY WAVE[İng.] / ONDE ORDINAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= OLAĞAN DALGA


- EXTRAORDINARY WAVE[İng.] / ONDE EXTRAORDINAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= OLAĞAN DIŞI DALGA


- EXTRAORDINARY INDEX[İng.] / AUSSERORDENTLICHER INDEX[Alm.] ile/değil/yerine/= OLAĞAN DIŞI İNDİS


- EXTRAORDINARY RAY[İng.] / AUSSERORDENTLICHER STRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= OLAĞAN DIŞI IŞIN


- FEVK-AL-MEMUL, FEVK-AL-MUTÂD, İSTİSNÂF[Osm.] / UNUSUAL[İng.] ile/değil/yerine/= OLAĞAN DIŞI


- OLAĞAN GERİBİLDİRİM(REFLEKS) ile/ve/değil BEYİN TRAVMASI

( [Bilinci kapalı bir hastanın, (olası/çeşitli) fiziksel tepkilerinin anlamı için ayağın tabanı gıdıklanınca, ayak parmakları...] İleri doğru kasılıyorsa. İLE/VE/DEĞİL Geriye doğru kasılıyorsa. )


- ÂDÎ ŞUÂ, ŞUÂ-İ MUTÂD[Osm.] / ORDINARY RAY[İng.] ile/değil/yerine/= OLAĞAN IŞIN


- ÂDÎ, ALELÂDE, MUTÂD[Osm.] / ORDINARY[İng.] / ORDINAIRE[Fr.] / GEWÖHNLICH[Alm.] ile/değil/yerine/= OLAĞAN


- AUSSERORDENTLICHE WELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= OLAĞANDIŞI DALGALAR


- AUSSERGEWÖHNLICH ODER STROMKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= OLAĞANDIŞI YA DA DEVRESİ


- OLAĞANDIŞI ile/||/<> ANOMALİ

( Olağandışı. İLE/||/<> Bozukluk. )


- OLAĞANLAŞMAK ile OLAĞANLAŞTIRMAK ile OLAĞAN/LIK ile OLAĞAN DIŞI/LIK


- OLAĞANÜSTÜ DURUM/HAL ile/ve/<> SIKIYÖNETİM


- INDICE EXTRAORDINAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= OLAĞANÜSTÜ İNDİSİ


- OLAĞANÜSTÜ/LÜK ile OLAĞANÜSTÜ HAL


- OLAGELEN ile/ve/> SÜREGİDEN

( Geçmişten bugüne. [değiştirip değiştirilememesi ayrı bir konu olmak üzere...] İLE/VE/> Geçmiş de (bazen/kısmen/tamamen) içinde olmak üzere, bugün de devam eden ve etmesi olası olan. )


- OL(A)MADIĞIMIZ GİBİ OLMAK/OLMAYA ÇALIŞMAK ile/değil/yerine OLDUĞUMUZ GİBİ OLMAK


- OLAMAZ/OLMAMALI!:
ZEKÂSIZ VE AKILSIZ SEVGİ ile SEZGİSİZ ZEKÂ

( Köleliğe yol açar. İLE Diktatörlüğe yol açar. )


- OLAN-BİTEN


- OLAN/HÂDİS ile/>< SONRADAN OLAN

( Öncesinde yokluk olan. İLE/>< Sonra olan. )


- OLAN/OLACAK OLAN ile "ŞU/ŞÖYLE OLURSA, ŞU/ŞÖYLE OLUR" DÜŞÜNCESİ

( BEING/WILL BE vs. THE IDEA OF "IF THAT HAPPENS, HAPPENS LIKE THAT" )


- OLAN OLMALIYDI ile/ve OLACAK OLAN OLUR ile/ve (O HALDE) OLAN OLUR


- OLAN ile/ve BU

( BEING vs./and THIS )


- OLAN ile/ve/<>/değil/yerine OLABİLEN

( Evren/dekiler. İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE İnsan... )


- OLAN ile/ve/||/<>/> OLAĞAN


- OLAN ile/ve/<> OLANAKLI OLAN

( Kavram. İLE/VE/<> Simge. )


- OLAN ile/ve/<>/||/hem de ÖLEN ile/ve/<>/||/hem de YANAN ile/ve/<>/||/hem de YENİLEN

( Hiçbirine, çözüm yoktur. )


- OLAN ile/ve/||/<>/>< OL(MA)MASI GEREKEN


- OLAN ile/ve/<> OLMASI GEREKEN

( Akıl ile yönetilerek. İLE/VE/<> Eylem ve katılım ile sağlanan/sağlanır. )


- OLAN <>/>< OLMAYAN

( (olduğu) Kadar. <>/>< (olmadığı) Kader. )

( Yapar/yapıyor. <>/>< Bakar/bakıyor. )

( NOT BEING )


- OLAN ile/ve/||/<> ORAN

( MATTER vs./and/||/<>/and RATIO )


- OLAN ile/ve VARLIK

( BEING vs./and EXISTENCE )


- OLAN ile VARLIK


- OLAN ile/ve VAROLAN


- OLAN ile VAROLAN


- OLAN ile/ve VAROLAN

( Kişinin içindeki varolanlar kimine kıyâmet, kimine alâmet olur. )


- OLAN ile YAPILAN

( BEING vs. DOING/MAKING )


- OLAN ile/ve YAYILIMLI (OLAN)

( BEING vs./and EXTEND )


- ... OLANAĞI ..:
SUNMAK ile/ve/||/<> TANIMAK


- OLANAK/İMKÂN ile/değil/yerine KİŞİ/İNSAN


- OLANAK SAĞLAMAK ile/ve OLANAKLARI SEFERBER ETMEK


- OLANAK ile/ve/||/<> BENZERLİK


- OLANAK ile/ve/değil/<>/> ÇÖZÜLME


- OLANAK ile/ve FIRSAT

( Tutum, fırsatı kendine çeker. )

( Attitude attracts opportunity. )

( POSSIBILITY vs./and OPPORTUNITY )


- OLANAK = İMKÂN = POSSIBILITY[İng.] = POSSIBILITÉ[Fr.] = MÖGLICHKEIT[Alm.] = POSSIBILITAS, POTENTIA[Lat.] = POSIBILIDAD[İsp.]

( İMKÂN: Mekân yaratmak. )


- OLANAK ile OLASILIK

( Durum/koşul belirtir. İLE Belirginliğe/belirsizliğe işaret eder. )

( İMKÂN: Mekân yaratmak. | İki tarafa da nispeti eşit olan. )

( POSSIBILITY vs. PROBABILITY )

( İMKÂN ile İHTİMAL )


- OLANAK ve/<> VAROLAN(MEVCUT)


- OLANAKLAR ve/||/<>/>/< GELİŞME HAKKI


- OLANAKLAR ile/ve/değil/yerine/||/<> OLANAKLILIKLAR

( Parça. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Bütün. )

( Hedef. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Durum. )


- OLANAKLARI GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURMALI!


- OLANAKLARIN/KAZANIMLARIN/SORUNLARIN:
İÇİNDE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EŞİĞİNDE
(OLMAK/OLMAMAK)


- OLANAKLI:
GENÇLİĞİNDE, YALNIZLIĞINI VE YAŞLILIĞINI YAŞAMAK ile/ve/||/<> YAŞLILIĞINDA, TOPLUMSALLIĞINI VE GENÇLİĞİNİ YAŞAMAK


- OLANAKLI İLKECE BİLİNÇLİ:
BİLİNÇ ÖNCESİ ile/ve/||/<> DİNAMİK BİLİNÇDIŞI

( )


- OLANAKLI ile/ve/değil YANLIŞ DEĞİL/OLMAYACAKTIR


- OLANAKLILAŞTIRMA ile/ve/||/<>/> KOLAYLAŞTIRMA


- OLANAKLILIK ile/ve/<> GEÇERLİLİK


- OLANAKLILIK ile/ve/<> GERÇEKLİK


- OLANAKLI/LIK ile/ve KENDİ/LİK

( POSSIBLE/POSSIBILITY vs./and SELF )


- OLANAKLILIK ile/ve KENDİNDELİK


- OLANAK/LILIK ile/ve/<> KOLAYLIK

( POSSIBILITY vs./and/<> EASINESS )


- OLANAKLI/LIK ile/ve/||/<> SONSUZ/LUK


- OLANAKLILIK ile/ve UYGUNLUK

( POSSIBILITY vs./and APPROPRIATENESS )


- OLANAKLILIK/OLANAKSIZLIK ile/ve/değil/||/<>/< YETERLİLİK/YETERSİZLİK

( POSSIBILITY/IMPOSSIBILITY vs./and SUFFICIENCY/INSUFFICIENCY )


- OLANAKSIZ ile/değil/yerine/>< OLANAKLI

( Olasılıksız. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Olasılıklı. )

( Farkı, kararlılıktadır. )

( MUHAL ile/değil/yerine/>< MÜMKÜN )


- OLANAKSIZI İSTEMEK


- OLANAKSIZ(İMKÂNSIZ) ile/değil/yerine OLANAKSIZ(İMKÂNSIZ) GİBİ BİR ŞEY

( Olanaksızı isterseniz, size kim yardım edebilir? )

( ÖZDEŞLİK İLKESİ | ÇELİŞMEZLİK İLKESİ | ÜÇÜNCÜ OLASININ/ŞIKKIN OLANAKSIZLIĞI )

( If you ask for the impossible, who can help you? )


- OLANAKSIZLAR değil OLANAKSIZLIKLAR


- OLANAKSIZLAŞMAK ile OLANAKSIZLAŞTIRMAK ile OLANAK ile OLANAKLI/LIK ile OLANAKSIZ/LIK


- OLANAKSIZLIK/İMKÂNSIZLIK ile/değil/yerine ZORLUK ("ZORLUK" değil/yerine KOLAY OLAMAMA)


- OLANAKSIZ/LIK / OLANAKLI/LIK ve/<> KARARLI/LIK

( Aralarındaki tek fark, kararlılık derecesindedir. )


- OLANAKSIZLIK ile/değil İZİN VERMEME

( [not] IMPOSSIBILITY vs./but NOT TO ALLOW )


- OLANAKSIZ/LIK ile/değil/yerine OLANAKLI/LIK

( Aralarındaki tek fark, kararlılık derecesindedir. )


- Olan-biteni unut ve SUS!!! -ve


- OLAN/DAN ile/ve OLMAYAN/DAN

( Kâr. İLE/VE Yarar. )