Bugün[09 Temmuz 2026]
itibarı ile 8.853 başlık/FaRk ile birlikte,
8.853 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(35/37)


- TENASÜP, MÜRAATI NAZIR, TELFİK, TEVFİK ile/||/<> ORANLILIK

( Söz sanatı terimi Bir fikir anlatılırken kullanılacak kelimelerin anlam bakımından birbiriyle ilgili olanlarından seçilerek bir araya getirilmesi hali )


- TENASÜP | ORANTI ile/||/<> ORANTI

( İki oranın eşit olma bildirimi Simgesi a b c d a b c d Payı belli bir seçeneğe ilişkin gözlem sıklığı paydası toplam sıklıktan oluşan ve ilgili ayrıtın toplam içindeki oransal payını gösteren bölüm matematik Bir toplulukta özel bir durumun toplum sayısına bölünmesiyle hesaplanan epidemiyolojik olaylardaki bir matematiksel ölçüm )

( PROPORTION )

( PROPORTION )

( PROPORTION )

( PROPORTIO )


- TENASÜP[Ar.] ile/değil/yerine/= ORANLIK, ORAN/TI, UYMA, YAKIŞMA

( Aralarında uygunluk bulunma. | Birbiriyle ilgili söz ya da kavramların dizelerde toplanması sanatı. )


- TENAZUR MİHVERİ | ORTA DİKME ile/||/<> ORTA DİKME

( Düzlemde ya da uzayda bir doğru parçasına orta noktasında dik olan doğru ya da düzlem Anlamdaş dikortay matematik )

( PERPENDICULAR BISECTOR )

( MÉDIATRICE )

( STRECKENSYMMETRAL, SEITENSYMMETRALE )

( PERPENDICULARIS )


- TENEŞİR[Fars. < TENŞŪR] ile/||/<> ÖLÜ YIKANAN KEREVET, SALACAK

( ölü yıkanan kerevet salacak tanşūy tan body stature şūy washing Türkçede Farsça tanşūyun sonundaki yarım ünlü ynin yerini r ünsüzü almıştır Türkçe çamaşırın cāmaşūy sonundaki r de Farsça cāmaşūyun sonundaki yarım ünlünün yerine geçmiştir çamaşır )

( TANŞŪY~CĀMAŞŪY )


- TENEZZÜL ile/değil/yerine/= ÖZİNDİRME


- TEPKİ:
"ÖZGÜRLÜĞE KARŞI" değil ÖLÇÜSÜZLÜK/KEYFİYET PROPAGANDASINA KARŞI


- TERCÜMEİHÂL[Ar. < TERCEME + ḤĀL] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖZ GEÇMİŞ


- TERİM BİLİMİ ile/||/<> TERİMLER DİZGESİ ile/||/<> BÜYÜK TERİM ile/||/<> KÜÇÜK TERİM ile/||/<> ORTA TERİM ile/||/<> BİR TERİMLİ ile/||/<> ÇOK TERİMLİ ile/||/<> İKİ TERİMLİ

( Bir bilim sanat meslek dalıyla veya bir konu ile ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan kelime ıstılah Geleneksel mantıkta özne veya yüklem Cebirsel bir anlatımda veya işaretleri arasında bulunan parçalardan her biri Bir denklemde işaretinin iki yanındaki anlatımlardan her biri Bir kesrin pay ve paydasından her biri had )


- TERİM TALİMÎ ile/||/<> DIDACTIC[İng.] ile/||/<> DIDACTIQUE[Fr.] ile/||/<> ÖĞRETİCİ

( Öğretme yetiştirme ve açıklama özelliği bulunan )

( DIDACTIC )

( DIDACTIQUE )


- TERMINAL DÖNEM/TERMINAL PHASE[İng.] ile/değil/yerine/= ÖLÜMCÜL EVRE


- TERMODİNAMİK ile/ve/||/<> OPTİK

( Isı ve enerji dönüşümlerini inceler. İLE/VE/||/<> Işık ve görüntü olaylarını inceler. )


- TERSİNEMEZLİK/ENTROPİ ile/ve/||/<> ÖZDEŞLİK, ZAMAN, DÜZENSİZLİK, KATSAYI

( [zaman] Var. İLE/VE/||/<> Yok. )

( Bir dizgenin kuvantum mekaniksel olarak bulunabileceği farklı durumların sayısı. İLE/VE/||/<> ... )


- TERTİB | ORDİNAT ile/||/<> ORDINAT[İng. < ORDINATE]

( matematik Düzlemde veya uzayda bir P noktasının Ox Oy veya Ox Oy Oz kartezyen koordinat sistemindeki ikinci bileşeni olan sayı )

( ORDINATE )

( ORDONNÉE )

( ORDINATE )


- TERTİBAT ile/değil/yerine/= ÖNDÜZEN


- TESANÜT[Ar. < TESĀNUD] ile/değil/yerine/=/||/<> OMUZDAŞLIK | DAYANIŞMA

( omuzdaşlık dayanışma )


- TEŞEKKÜL ETMEK/MEYDANA GELMEK[Ar.] ile/değil/yerine/= OLUŞMAK


- TEŞEKKÜL | OLUŞUM ile/||/<> OLUŞUM

( Gökcisimlerinin canlıların doğup biçimlenme süreci 1 Belli bir varlık kazanma oluşma süreci 2 Herhangi bir varlığın zamanla belli bir biçime ve yapı özelliğine kavuşması 3 Kişinin belli bir eğitim sürecinde kazandığı niteliklerin tümüne verilen ad Bir bileşiğin öğelerinden yapılması Ayrıtsal özellikleri bulunan ya da gözlem ve bilgi konusu olan olgusal durum genel uygulayım 1 Biçimlenme süreci katman kütle gökcismi vb 2 Belirli bir yerbilimsel dönemde biçimlenmiş olan katman külte vb İnsan ruhu ve düşüncesinin kültür değerlerine tam bir anlayışla katılabilecek bir biçimde tinsel gelişmesi ve biçimlenmesi İnsanın belli ülkülere ve belli örneklere göre yetişmesi Gerçek oluşum son bulmuş bir şey değil durmadan gelişen canlı bir oluştur Kırılcaların temel yapılarına bağlı olarak büyürken geliştirdikleri biçim oluşma Bir bileşik faz olay biçim ya da ürünün ortaya çıkışı )

( FORMATION | OCCURENCE )

( FORMATION )

( ENSTEHUNG | BILDUNG | SCHICHTENBILDUNG | FORMATION )


- TEŞEKKÜL[Ar. < TEŞEKKUL] ile/değil/yerine/=/||/<> OLUŞUM | ÖRGÜT

( oluşum örgüt )


- TEŞEKKÜL ile/||/<> FORMATION[Fr.] ile/||/<> OLUŞMA

( oluşum oluş jeoloji biyoloji coğrafya )

( FORMATION )


- TEŞEKKÜL[< ŞEKL] ile/değil/yerine/= OLUŞUM/KURULUŞ

( ŞEKİLLENME | KURULMA, KURULUŞ, MEYDANA GELİŞ | OLUŞUM )


- TEŞEKKÜLÂT ile/||/<> FORMATION[İng.] ile/||/<> FORMATION[Fr.] ile/||/<> FORMATION[Alm.] ile/||/<> OLUŞUK

( Bir kayaç katman litostratigrafi birimi belli bir ya da birkaç kayaç cinsinin egemen olması ya da yapılışında göze çarpan özelliğiyle altından ve üstünden ayırt edilebilen oluşum )

( FORMATION )

( FORMATION )

( FORMATION )


- TEŞEKKÜL-İ KABLÎ ile/||/<> PRÉFORMATION[Fr.] ile/||/<> ÖN OLUŞ

( biyoloji )

( PRÉFORMATION )


- TEŞEKKÜR[Ar.] (ETMEK) ile/değil/yerine/= ÖVGE (SUNMAK)


- TEŞEKKÜR ETMEK ve/||/<> ÖZÜR DİLEMEK

( Bunları bilmeyenlere, kapıları/nı kapatmak gerekir. )


- TEŞEKKÜRNÂME ile/değil/yerine/= ÖVGEBELGE


- TEŞERRÜF[Ar.] ile/değil/yerine/= ONURLANMA, ONUR DUYMA


- TESETTÜR[Ar. < SETR] ile/değil/yerine/= ÖRTÜNME, KAPANMA


- TEŞEVVÜŞ ile/||/<> OBNUBILATION[İng.] ile/||/<> BULANMA

( Bilincin sislenmesi ve uyuşma durumuna girmesi )

( OBNUBILATION )


- TESİS ETME ile/değil/yerine OLUŞTURMA


- TEŞKİL ETMEK ile/değil/yerine/= OLUŞTURMAK


- TEŞKİL[Ar.] ile/değil/yerine/= OLUŞTURMA | OLUŞUM | ÖRGÜTLEME


- TEŞKİL[Ar. < TEŞKĪL] ile/değil/yerine/=/||/<> OLUŞUM | ÖRGÜTLEME

( Oluşturma ortaya çıkarma meydana getirme oluşum örgütleme )


- TEŞKİLÂT ile/değil/yerine/= ÖRGÜT


- TEŞKİLAT[Ar. < TEŞKĪLĀT] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖRGÜT (ADLİYE TEŞKİLATI, BELEDİYE TEŞKİLATI)


- TESMİN DERECESİ ile/||/<> OCTANT[İng.] ile/||/<> OCTANT[Fr.] ile/||/<> OCTANS[Lat.] ile/||/<> OKTANT[Alm.] ile/||/<> SEKİZLİK

( Üç boyutlu uzayda Dekart konaçlarını tanımlamaya yarayan üç konaç ekseninin ikişer ikişer alındıklarında oluşturdukları konaç düzlemlerinin uzayı ayırdıkları sekiz parçadan her biri )

( OCTANT )

( OCTANT )

( OKTANT )

( OCTANS )


- TEŞRÎF[< ŞEREF] ile/değil/yerine/= ONURLANDIRMA | GELMESİYLE BİR YERE ONUR VERME | GELME | GİTME


- TEST | METRE | ÖLÇER ile/||/<> ÖLÇER

( Başarı ve yetenekleri nesnel olarak değerlendirmeye yarayan araç Minkowski işlevseli Tutum yeti yetenek ve becerileri ölçmek üzere başvurulan ve ölçünlenmiş edimli ya da sözlü sınarlardan oluşan ölçme aracı Ölçü yapan aygıt )

( TEST | METER )

( MÈTRE )

( METER )


- ONDE EN DENTS DE SCIE[Fr.] / SÄGEZAHNWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= TESTERE DİŞİ DALGA


- TEŞVİK ile/değil/yerine/= ÖZENDİRME


- TETABUK | ÖRTÜŞME ile/||/<> ÖRTÜŞME ile/||/<> ÖRTÜŞMEK

( Bir gözlem aracında belli soru ya da soru seçeneklerinin anlam ya da kapsamca birbiri üzerine düşmesi ya da kesişmesi İki şeyin birbiriyle tam olarak uyuşması iki olayın aynı zamana rastlaması Karşıtlıkların örtüşmesi conincidentia oppositorum İlk olarak Nicolaus Cusanusun kullandığı bu kavram düşünce olarak eskidir Karşıtlıkların örtüşmesi şu anlamlarda kullanılır 1 Fizikötesi ve dinsel anlamda bütün karşıtların kökçe bir birliğe geri gitmesi 2 Önermedeki çelişmeyi eytişimsel bir biçimde kaldıran düşünce ve varlık ilkesi 3 Nicolaus Cusanusta Tanrı karşıtlıkların örtüşmesidir Cusanusa göre sonluda çelişen sonsuzda birdir daire ve doğru çizgi dünyanın kendisi de Tanrıda örtüşen karşıtlıkların dışlaşması olarak belirir )

( OVERLAPPING | COINCIDENCE | OVERLAP )

( COÏNCIDENCE )

( COINCIDENTIA )


- TETRAHEDRAL ile/||/<> OKTAHEDRAL ile/||/<> KARE DÜZLEM

( Metal kompleks şekilleri. )

( Formül: sp³ İLE sp³d² İLE dsp² )


- TEVHİD:
EYLEMDE ve ÖLÜMDE


- TEVHİD-İ TEDRİSAT ile/değil/yerine/= ÖĞRETİM BİRLİĞİ


- TEXT MINING[İng.] ile/değil/yerine/= ÖRÜT MADENCİLİĞİ


- TEZYİNAT | BEZEK ile/||/<> BEZEK ile/||/<> ADORNEMENT[İng.] ile/||/<> ORNEMENTATION[Fr.] ile/||/<> BEZEKLEME

( Süsleme Bezeme içinde bir tek süs örgesi a bezekleme örge su Marka olarak kullanılabilen ve kütüğe yazılabilen biçimler Süsleme Çeşitli bezeklerden meydana gelen süsleme )

( ORNAMENT | VIGNETTE )

( ORNEMENT | VIGNETTE )

( VERZIERUNG, ORNAMENT, ZIERATEN )


- TEZYİNAT ile/||/<> ADORNMENTO, ORNOMENT, EMBELLISHMENT[İng.] ile/||/<> ORNEMENT[Fr.] ile/||/<> BEZEME

( mimarlık güzelsanatlar Değişik bezeklerden oluşan süsleme )

( ADORNMENTO, ORNOMENT, EMBELLISHMENT )

( ORNEMENT )


- THEIR :/yerine ONLARIN


- THEM :/yerine ONLARI, ONLARA


- THERE :/yerine ORADA


- THEY :/yerine ONLAR


- THIRTY :/yerine OTUZ


- TIKANMA | ENGEL | OBSTRÜKSİYON ile/||/<> OBSTRÜKSİYON ile/||/<> OBSTRÜKSİYON[Fr. < OBSTRUCTION]

( Tıkanma kapanma engel tıkanıklık Engellenme tıkanma veya kapanma )

( OBSTRUCTION )

( OBSTRUCTION )


- TİLKİ ile OVA TİLKİSİ


- TİLMİZ[Ar. < TİLMĪẔ] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖĞRENCİ


- TIME BARGAIN[İng.] ile/||/<> ÖNCEDEN SATIŞ

( Genellikle tarım sektöründe satışa konu olan mal henüz ortada yokken ve ilerideki bir tarihte alıcıya teslim koşuluyla yapılan bir tür vadeli satış işlemi )

( TIME BARGAIN )


- TİMÜS[Fr. < Yun.] ile/değil/yerine/= ÖZDEN/UYKULUK

( Göğüs kemiği arkasında bulunan iç salgıbezi. )


- TİN:
NESNEL ile/ve/||/<> ÖZNEL

( Devlette. İLE/VE/||/<> Bireyde. )


- TIP:
İYİ ile/ve/||/<> ORTA ile/ve/||/<> KÖTÜ

( Önler. İLE/VE/||/<> Hastalık/sorun, belirmeden, yok eder. İLE/VE/||/<> Tedavi eder. )


- TİP ile/||/<> ÖRNEK ile/||/<> MASTAR ile/||/<> NUMUNE ile/||/<> NUMUNE | MASAL

( Yalnız ya da başka masallarla birlikte söylendiğinde anlamında hiçbir değişiklik olmayan bağımsız masal türü masal anakonu değişken değişkin Belli bir biçimi ağaç üzerine çizmek ya da işlenen parçanın düzgünlüğünü denetlemek için kullanılan ağaç ya da maden araç 1 Anlatılmak istenen bir düşünceyi açıklamak için ileri sürülen ve onu daha somut hale getiren olay ya da olgu 2 Bir bütünün özelliklerini belirtmek amacıyla ondan alınan ya da ayrılıp verilen küçük parça Bir özdeğin tüm özelliklerini içeren küçük bir bölümü Bir kentin bugünkü durumu ve gelecekte alması istenen biçim göz önünde tutularak kentin oluşumunu biçimlendiren almaşık etkenleri sınamak ve herbirinin davranışlarını önceden kestirmek amacıyla kurulan simgesel denklem Bir evrenden ilgili ayrıtlarını yansıtmak üzere seçilmiş yeterli sayıdaki gözlem birimi 1 genel uygulayım a Bir yapı oluşum bütün ürün vb niteliğini belirtmeye yarayan küçük parça b Bir özdek töz oluşum vb özelliklerini gösterebilecek bilgi verebilecek biçimde alınmış parça c Bir deney ya da inceleme için kullanılan parça 2 ağaç işleri Boya cila ya da verniğin mobilyada oluşturacaklarını önceden belirlemek için kullanılan özel parça Bir özdeğin özellikleri üzerine bilgi verebilecek biçimde alınmış parça Bir nesnenin ya da bir işlemin yapımında kılavuzluk eden ve aslının niteliklerimi değişik bir ölçü içinde taşıyan nesne ya da işlem birimi anlamdaş taslam misal matematik Bir malın satışını sağlamak için alıcıya gönderilen ya da gösterilen örnek Mallarını tanıtmak isteyen firmaların malın niteliğini belirtmek özelliklerini göstermek amacıyla o maldan bedelsiz verdiği veya gönderdiği parça Bir deney ya da inceleme için kullanılan metal parça Ana kitle içinden belli yöntemlerle çekilen ve ana kitleyi nitelik ve nicelik bakımından temsil ettiği düşünülen ve ana kitleden çok daha az sayıdaki birim kümesi örnek örnek örnek Mimarlık Kaba sıvanın yüzeyini düzlemek ve fazlalıklarını almak için kullanılan uzun düz tahta I 1 masdar 2 Marangoz cedveli Nefsiköseli Eynesil Giresun II Halı tezgahında ilerigeri oynatılan kısım Bünyan Kayseri 1 Eylemlik 2 Bazı dillerde mastar çatı göstermez bazı dillerde ise zaman da gösterir Amaçlık Betimleme Edilgen Etken Geçmişlik Geleceklik Haykırı Hikâyelik Şimdikilik mastarı Fiil kök ve gövdelerinin karşıladıkları oluş kılış ve durumları şahıs ve zamana bağlı olmadan göstermek üzere mAk mA ve Iş Uş ekleri ile kurulan fiil adı Oturmak incelemek bilmemek birikme yorulma dinleme anlamama bekleyiş gidiş duruş görmeyiş vb Örnekler Ona gidip her şeyi anlatmak ve sormak Bu paralar benim hakkım mı alayım mı demek istiyordum P Safa Matmazel Noraliyanın Koltuğu s 131 Onunla göz göze gelmek istemedi P Safa göst e s 80 Bülenti asker yapmağa kalkar sonra askerlerin şehit olduklarını hatırlayarak fikrinden cayardı R N Güntekin Kızılcık Dalları s 151 İkisi de üç aydır sevdikleri birkaç oyun vardı ki her tekrarında kaçırmak istemezler gündüz en önde biletlerini alarak akşam tam dokuzda yerlerine gelirlerdi R H Karay Memleket Hikâyeleri Hakkı Sükût s 118 Baktım sizin soydan gelme ve kalma günahlarınız da yok Tarık Buğra Gençliğim Eyvah s 365 Bugün seni görmeye gelmişti Kaçmaktan kovalamaya vakit olmadı Onun böyle ansızın gelişine bir anlam verilemedi Geniş dünyada kendi hayatını yaşamak günlerin çıkrığını kendi ruhunun ikramlarıyla çevirmek A H Tanpınar Abdullah Efendinin Rüyaları Geçmiş Zaman Elbiseleri s 98 vb Bunlardan mA ekiyle kurulanlar hafif mastar diye adlandırılır Buna Azerbaycan Türkçesi mäsdär Türkmen Türkçesi infinitiv iiş aatları Gagauz Türkçesi infinitiv işlimsözlük forması işliktän adlık Özbek Türkçesi masdar infinitiv harakat nomi Uygur Türkçesi härikatnam isimdaş Tatar Türkçesi infinitiv Başkurt Türkçesi infinitiv infinitiv belgisiz işlik işlikni belgisiz kalibi Krç Malk infinitiv Nogay Türkçesi bas glagol masdar infinitif Kazak Türkçesi tuyık etistik kıymıl esimi Kırgız Türkçesi kıymıl atooç infinitiv Alt infinitiv tartı tok glagol Hakas Türkçesi infinitiv idîg adı glagolmn île nimes formazı Tuva Türkçesi infinitiv mak hevir Türkçesi infinitiv glagoldıň temi çok formazı iş adı Rusça infinitiv imya deystviya Fiilin kök ve gövdelerine getirilen belirli eklerle fiilin bir ad gibi kullanılması ad gibi kullanılan fiil Türkçe mAk mA Iş UŞ ekleriyle yapılan üç türlü ad fiil vardır anlaşmak konuşmak tartışmak çalışma tanışma görüşme geliş gidiş satış tutuş görünüş vb Ad fiiller zaman ve kişi göstermezler mastar ve kılış adı örnek Anadolu ağızlarında yaygın olarak geçer Az örnek örnek örnek körnek Kökeni karışıktır Başlangıçta Ermenice ōrinaktan geldiği öne sürülmüştür Ancak örnekin Ermeniceden geldiğini öne sürenler bu biçimin Tatarca Başkurtça gibi diyalektlerde geçtiğini göz ardı etmişlerdir Bu diyalektlerde Ermenice kalıntılardan söz edilemez Eren Karakalpakçada kullanılan körnek biçiminden yola çıkarak örnek biçiminin Türkçe bir türev olduğunu öne sürmüştür Eski ve yeni Türk diyalektlerinde baştaki k sesinin düştüğüne tanık oluyoruz Buna göre körnekin körmek görmek kökünden geldiği açıktır Anadolu ağızlarında örnek anlamında görenek de kullanılır Türkçe kör görmek e n e k eki Eren bu açıklamayı XI Türk Dili Kurultayında yapmıştı Dilâçar bu açıklamayı tepki ile karşılamıştır Dilaçar Kurultay bildirisinde Erenin etimolojik açıklamasını yokuşa koşmaya çalışmıştır Türkçede baştaki klerin düşmesi bilimsel yayınlarda sık sık tartışıldı Özellikle Pelliot Toung Pao XXXVII 1944 73101 ve HalasiKun Türk Dili ve Tarihi Hakkında Araştırmalar I 1950 4561 baştaki kler üzerinde durdular Saydıkları örnekler arasında kelebek ve güvercin biçimlerinin tanıklığı açıktır Bu biçimlerin tanıklığı karşısında körnek örnek gelişmesi normaldir Sibirya diyalektlerinde körmek görmek kökünden m ekiyle türetilen körim biçimi de örnek anlamında kullanılır Dilâçar örnekin Ermeniceden geldiğini öne sürecek kapalı bir biçimde Erenin etimolojik açıklamasına karşı çıkacaktır Onun Erenin açıklamasını yokuşa koşmak için öne sürdüğü koşullar düşündürücüdür İmdi eğer örnek kelimesinin etimolojisini Pehleviceden kurtararak Türkçedeki kör gör köküne bağlayacaksak önce Kuzey batı ve doğu lehçelerine sınırlanmış olan bu kelimenin yapı ve anlam bakımıdan ne şekilde ne zaman hangi şartlar altında Güneye geçmiş olduğunu sonra Türkiye Türkçesinde baştaki knin gye çevrilmeyip hangi kurala ve benzer bol misallere göre tamamiyle düştüğünü daha sonra da Kazancada Kırım Osmanlıcasında ve Azericede bulunan örnek esaslı kelimelerin nereden türemiş ne şekilde ve hangi yolla buralara yayılmış olduklarını açıklamak gerekir 158 s Dankoff ALT D59 Kırgız örnök Kazak örnek Başkurt ürnek Nogay örnek gibi biçimlerin Ermeni etkisinden söz edilemeyecek diyalektlerde geçtiğinin altını çizmiştir Dankoff örnek biçiminin Türkçe görmek kökünden nek ekiyle kurulduğunu açıklamıştır Buna göre Türkçe biçimin örmek kökünden getirilemeyeceği açıktır Bununla birlikte Dankoff Karakalpakça körnekin başındaki knin düşmesini kuşku ile karşılamıştır O nedenle Dankoff örnek biçiminin etimolojik açıklaması konusunda açık bir inanç dile getirmemiştir Özetle Dankoff örnek biçiminin kökü veya kökeni konusunda kararsız kalmıştır İlaydın TD 267 1973 245246 örnek biçiminin örmek kökünden türetildiğini öne sürmüştür Eren TD 273 1974 701707 bu açıklamayı tepki ile karşılamıştır urnīk Türkçeden geçmiştir Zahidi 1977 93 Mısır Arapçasındaki biçim için Littmann Tschudi Arm 110 6 R μαστάρι Euter Zjtze )

( TYPE | EXAMPLE, SAMPLE | SAMPLE | MODEL | SAMPLE, SPECIMEN | SPECIMEN )

( TYPE | EXEMPLE, ÉCHANTILLONE | ÉCHANTILLON | MODÈLE | ÉCHANTILLON, SPÉCIMEN, ÉPROUVETTE | EXEMPLE | ÉPROUVETTE; ÉCHANTILLON] )

( TYP, TYPUS | SCHABLONE | PROBE | MODELL | MUSTER, PROBE )

( ΜΑΣΤΆΡΙ / μαστάρι )


- TİPİK/TYPICAL[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜN, OLAĞAN


- TİRENDAZ, KEMANKEŞ ile/||/<> ARCHER, BOWMAN[İng.] ile/||/<> TİREUR A L'ARC, ARCHER[Fr.] ile/||/<> SCHÜTZE (MIT PFEIL UND BOGEN)[Alm.] ile/||/<> OKÇU

( Okla silâhlanmış asker )

( ARCHER, BOWMAN )

( TIREUR A L’ARC, ARCHER )

( SCHÜTZE (MIT PFEIL UND BOGEN) )


- TİRENDAZ[Fars.] ile/değil/yerine/= OK ATAN | BECERİKLİ | ÖZENLİ


- TİSSUE ENGİNEERİNG ile/||/<> ORGAN TRANSPLANTATION

( Tissue engineering yapay doku üretimi yaparken İLE organ transplantation mevcut organ naklini yapar )

( Formül: Scaffold technology )


- TİTİZLİK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ÖZEN


- TİTİZLİK ile/||/<> SCRUPULOUSNESS[İng.] ile/||/<> ÖZENİ

( Bir gözlem aracı ya da bir ölçme işlem ve koşulunun uygunluğunu yetkinliğini sağlamak üzere gösterilen çaba )

( SCRUPULOUSNESS )


- TİYATRO PİYESİ HALİNE İFRAĞ | OYUNLAŞTIRMA ile/||/<> OYUNLAŞTIRMA

( Başka türden bir yapıtı oyunlaştırma 1 Devinim konuşma yansılama gibi öğelerden yararlanarak doğa ve toplum olaylarının imgesel bir ortam içinde canlandırılması 2 Bir öykünün bir masalın ya da tiyatro türünden olmayan herhangi bir eserin teknik yönden oynanabilir duruma gelmesi 3 Çocukların tek tek ya da kümeler halinde kendilerini başkalarının yerine koyarak birtakım olayları ve insan ilişkilerini canlandırmaları etkinliği 1 Roman öykü ya da başka türde bir yapıtı sahne yapıtı biçimine sokma 2 Bir olayı ya da bir düşünceyi çok canlı ve somut bir biçimde anlatma )

( CONVERSIN AS PLAY | DRAMATIZATION )

( ADAPTATION AU THÉÂTRE, ADAPTATION COMME PIÈCE | DRAMATISATION | DRAMATISER )


- TIYN-İ HADİDÎ ile/||/<> OCRE[Fr.] ile/||/<> AŞI BOYASI

( jeoloji )

( OCRE )


- TO SWING UP AND DOWN[İng.] ile/||/<> OSCILLER (BALANCER)[Fr.] ile/||/<> PENDELN[Alm.] ile/||/<> SARKAÇLAMAK

( Türlü tutuş ve duruşlarda gergin durumda bulunan vücut bölümlerini kendi ağırlıklarıyla düşmeye ve sallanmaya bırakmak )

( TO SWING UP AND DOWN )

( OSCILLER (BALANCER) )

( PENDELN )


- TOGGLE ile/||/<> OSCILLATOR ile/||/<> COUNTER

( Hücresel mantık devreleri. )

( Formül: dx/dt = α/(1+y^β) - x )


- TOHUM ile/ve/||/<>/> FİLİZ ile/ve/||/<>/> FİDAN ile/ve/||/<>/> GENÇ AĞAÇ ile/ve/||/<>/> YETİŞKIN AĞAÇ ile/ve/||/<>/> ÇİÇEK VEREN AĞAÇ ile/ve/||/<>/> MEYVE VEREN AĞAÇ ile/ve/||/<>/> KORU ile/ve/||/<>/> ORMAN

( )


- TOKAT ARSIZI ile/||/<> SİLLE TOKAT ile/||/<> OSMANLI TOKADI

( El içi ile vuruş )


- TOKEN EKONOMİ SİSTEMİ/TOKEN ECONOMY SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= ÖDÜL BİRİKTİRME YÖNTEMİ


- TOKLU ile ÖVEÇ

( Bir yaşındaki eril kuzu/hamel. İLE İki, üç yaşındaki eril kuzu. )

( Kuzu ile ... )

( EL CORDERO con ... )


- TOKONOMA ile/ve/||/<> TOKOVAKİ ile/ve/||/<> ZAŞİKİ ile/ve/||/<> OŞİİRE

(

Tokonoma [ 床の間 ]

Tanım: Geleneksel Japon odalarında[washitsu] bulunan, zeminden hafifçe yüksek, dekoratif bir niş ya da alandır.

Özellikleri:

  • Genellikle bir kakemono[asılı resim/hat] ya da ikebana[çiçek düzenleme9 sergilenir.
  • Alt bölümünde shikkui[sıva] ya da ahşap bir zemin bulunur.
  • Konukların onur konuğu ["kamiza" tarafı9 tokonomaya bakacak biçimde oturur.

İlişki: Japon estetiğinde "ma"[boşluk] ve sadelikle bağlantılıdır.

Tokovaki [ 床脇 ]

Tanım: Tokonoma'nın yanında bulunan ikincil niş ya da depolama alanıdır.

Özellikleri:

  • Genellikle chigaidana[asılı raflar] ya da tsukeshoin[yazı masası] içerir.
  • Tokonoma'nın aksine daha işlevsel amaçlıdır [kitap, çay seti vb. koymak için].

Fark: Tokonoma dekoratifken, tokovaki uygulamalı kullanım içindir.

Zaşiki [ 座敷 ]

Tanım: Geleneksel Japon tarzında döşenmiş, tatami kaplı ana oturma odasıdır.

Özellikleri:

  • Tokonoma ve tokovaki genellikle bu odada bulunur.
  • Konuk ağırlama, çay törenleri ya da dinlenme için kullanılır.

İlişki: Tokonoma, zaşiki'nin bir parçasıdır.

Oşiire [ 押入 ]

Tanım: Geleneksel Japon evlerinde tatami odalarında bulunan, fusuma[sürme kapılı] depolama alanıdır.

Özellikleri:

  • Yatak[futon], yorgan ya da eşya saklanır.
  • Modern dolabın Japon biçimidir.

Fark: Tokonoma, sergileme amaçlıyken; oşiire, tamamen depolama içindir.

Tokonoma, Tokovaki, Zaşiki ve Oşiire arasındaki FaRkLaR...

Terim İşlev Konum Dekoratif mi?
Tokonoma Sergi [sanat/çiçek] Zaşiki içinde Evet
Tokovaki Depolama/yardımcı alan Tokonoma'nın yanı Kısmen
Zaşiki Oturma odası Ana oda Hayır [mekânın kendi]
Oşiire Depolama [eşya/futon] Duvar içi Hayır
  • Tokonoma ve tokovaki, sukiya-zukuri[çay evi mimarisi] ile popülerleşmiştir.
  • Oşiire, modern wardrobe'un atası sayılırken; tokonoma, Batı'daki "şömine nişi"ne benzer simgesel bir rol üstlenir.
  • Japon estetiğinde bu alanlar, wabi-sabi[mükemmelsizlikteki güzellik] ve yohaku no bi[boşluğun güzelliği] gibi kavramlarla da ilişkilidir.
)


- TOKSİKOLOJİ[İng. TOXICOLOGY] ile/||/<> EĞİTİM[İng. EDUCATION] ile/||/<> İN VİTRO[İng. IN VITRO] ile/||/<> ORTAK KÜLTÜR[İng. CO-CULTURE] ile/||/<> PATOLOJİ[İng. PATHOLOGY]

( Zehirleri ve zehirlerin biyolojik organizmalara olan etkilerini inceleyen bilim dalıdır. Biyokimya, histoloji, farmakoloji, patoloji ve diğer birçok disiplinle etkileşim halindedir. Toksik yani zehirli maddelerin incelenmesi ve sınıflandırılması ilk olarak 19. yüzyılda Mathieu Orfila tarafından gerçekleştirilmiştir. Mathieu Joseph Bonaventure Orfila, sıklıkla "Toksikolojinin Babası" olarak anılırdı. 19. yüzyılın ilk büyük adli tıp uzmanı olan Mathieu Orfila, kimyasal analizi adli tıbbın rutin bir parçası haline getirmek için çalıştı. Orfila aynı zamanda halk sağlığı sistemlerini ve tıp eğitimini geliştirmek için de çalıştı. @@ Eğitim insanın doğasında var olan bütün bilgi ve kabiliyetleri baz alarak onu yönlendirmek, geleceğe hazırlamak, hayatı boyunca gerekli bilgiyi nasıl elde edeceğini öğrenmesine yardımcı olmaktır. @@ Latince "cam içinde" demektir. Hayvan ya da bitki gözelerinin/dokularının canlı dışında ; petri, ependorf tüpü, kültür flaskı içinde yaşam döngülerine devam ettiği ortamlardır. Bu ortamlar üzerinde, ilaç sanayisi, toksikoloji deneyleri, fizyoloji çalışmaları yapılmaktadır, bu biçimde hayvan deneyleri azaltılıp kültür ortamına geçişi amaçlamaktadır. @@ Organ-Organ etkileşimi olan organların (Karaciğer-Böbrek, Mide-Bağırsak, Akciğer-Karaciğer vb.) sinerjisini, gelişim fizyolojisini, toksikolojisini ve metabolizmasının göze kültürü ortamına ko-kültür ya da ortak kültür denir. Ko-kültür iki monokültürün (tekli göze kültürü) aynı mekanizmada (ortamda) bulunmasıdır. @@ Hastalıkların başlangıç nedenleri (etiyolojileri), adım adım ilerlemeleri (patogenez) ve normal yapı ve işlev üzerindeki etkileri ile ilgilenen bilim dalı ya da hastalık, hasta şikayetleri (semptomlar) ve/veya dikkatli bir gözlemcinin ölçümleri (belirtiler) ile ortaya çıkan, normal bir fenotipten (genom ve çevreye bağlı gözlemlenebilir özellikler) tanımlanabilir bir sapma.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- TOMRUK ile OBRUK


- TON BALIĞI ile/||/<> ORKİNOS ile/||/<> SARI YÜZGEÇLİ TON ile/||/<> BÜYÜK GÖZ TON ile/||/<> ALBAKOR

( Uskumrugillerden boyu 25 metre kadar olabilen eti yenir bir balık istavrit azmanı orkinos Thunnus )

( THUNNUS cum/||/<> THUNNUS THYNNUS cum/||/<> THUNNUS ALBACARES cum/||/<> THUNNUS OBESUS cum/||/<> THUNNUS ALALUNGA cum/||/<> THUNNUS MACCOYII )


- TONER[İng.] / TONER, COLORENT ORGANIQUE[Fr.] / ORGANISCHER PIGMENTFARBSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= TONER


- TONLULAŞMA | TONLULAŞMAK | TONLULUK ile/||/<> TONLU ÜNSÜZ | ÖTÜMLÜ ÜNSÜZ | YUMUŞAK ÜNSÜZ | SEDALI ÜNSÜZ | YUMUŞAK SESSİZ ile/||/<> SEDALILAŞMA | SEDALILAŞMAK | SEDALILIK ile/||/<> ÖTÜMLÜLEŞME | ÖTÜMLÜLEŞMEK | ÖTÜMLÜLÜK


- TONSUZLAŞMA | TONSUZLAŞMAK | TONSUZLUK ile/||/<> TONSUZ ÜNSÜZ | ÖTÜMSÜZ ÜNSÜZ | SEDASIZ ÜNSÜZ | SERT SESSİZ ile/||/<> SEDASIZLAŞMA | SEDASIZLAŞMAK | SEDASIZLIK ile/||/<> ÖTÜMSÜZLEŞME | ÖTÜMSÜZLEŞMEK | ÖTÜMSÜZLÜK


- TOPLANTI ile/ve OTURUM


- TOPLULUK ADI ile/||/<> TOPLULUK EKİ ile/||/<> TOPLULUK İSMİ ile/||/<> TOPLULUK SAYI SIFATI ile/||/<> TOPLULUK SAYISI ile/||/<> GEZİCİ TOPLULUK ile/||/<> OTSU TOPLULUK ile/||/<> BİTKİ TOPLULUĞU

( Nitelikleri bakımından bir bütün oluşturan kimselerin hepsi toplum zümre Aynı yerde bulunan insan kalabalığı cumhur Sanatçı grubu Aynı türden canlıların bir araya gelmesiyle oluşan küme Vücudun dolgun olma durumu Müzik eserlerini birden fazla ses veya sazla seslendirmek için oluşturulan grup ansambl )


- TOPLUMSAL AHLÂK ile/ve ÖDEV AHLÂKI

( SOCIAL MORALS vs./and MORALS OF DUTY )


- TOPLUM(SALLIK) ve/||/<>/< ÖRGÜTLÜLÜK

( Örgütsüz toplum, toplum değildir. )


- YER ADI/TOPONYMIE[Yun. < tópos/τόπος: yer + ónoma/ὄνομα: ad] ile/ve/||/<> DAĞ ADI/ORONYMIE[Yun. < ὄρος/óros: dağ + ónoma/ὄνομα: ad] ile/ve/||/<> SU/IRMAK/GÖL ADI/HYDRONOMIE[Yun. < ὕδωρ/hydor: su + ónoma/ὄνομα: ad]


- TOPRAK:
MİNERAL[Fr.] ve/||/<> ORGANİK NESNE ve/||/<> SU ve/||/<> BOŞLUK

( %45 ve/||/<> %5 ve/||/<> %25 ve/||/<> %25 )

( "Toprak ve Ekoloji" yazısı için burayı tıklayınız... )

( Normal sıcaklıkta, doğada, katı durumda birtakım maddelerle karışık ya da bileşik olarak bulunan ya da kimyasal yollarla elde edilen, inorganik madde. | İçinde inorganik maddeler bulunan. VE/||/<> ... VE/||/<> ... VE/||/<> ... )


- TOPUK ile BİR TARAFA TOPUK ile TOPUK ile ÖKÇE PARÇASI

( HEEL vs. HEEL TO ONE SIDE vs. HEELER vs. HEELPIECE )

( پاشنه کف ile پاشنه کفش ile پاشنه ile پاشنه جوراب ile پاشنه پا ile يک ور شدن ile پاشنه ساز ile پاشنه پوش )

( PASHNEH KOF ile PASHNEH KAFSH ile PASHNEH ile PASHNEH JORAB ile PASHNEH PA ile YK VAR SHODAN ile PASHNEH SAZ ile PASHNEH PUSH )


- TÖRE ve/<>/> ÖKE


- TÖRE = ÖRF/ADÂT = CUSTOMS[İng.] = MOEURS[Fr.] = SITTE[Alm.] = MOS-MORES[Lat.] = ADUANA[İsp.]


- TÖREN BİRLİĞİ ile/||/<> İHTİRAM BİRLİĞİ ile/||/<> İHTİRAM KITASI ile/||/<> ŞEREF KITASI ile/||/<> ONUR KITASI


- TÖRPÜLE(N)ME ile/ve/||/<> ÖRSELE(N)ME


- TOTEM ile/ve/||/<> OJIBWA (ÖYKÜLERİ/MİTOSU)


- TÖVBE ile/ve/değil/=/||/<>/< ÖZELEŞTİRİ

( Değişmek. İLE/VE/DEĞİL/=/||/<>/< Değişmeye çalışmak. )


- TOWEL CLAMP[İng.] ile/||/<> ÖRTÜ PENSİ

( Operesyon sahasını örten kumaşları tutan pens serviyet pensi )

( TOWEL CLAMP )


- TOZ BEZİ ile/||/<> TOZ BOYA ile/||/<> TOZ BULUTU ile/||/<> TOZ DUMAN ile/||/<> TOZ FIRÇASI ile/||/<> TOZKOPARAN ile/||/<> TOZ MANTARI ile/||/<> TOZ MASKESİ ile/||/<> TOZPEMBE ile/||/<> TOZ SABUN ile/||/<> TOZ ŞEKER ile/||/<> TOZ TOPRAK ile/||/<> BIÇKI TOZU ile/||/<> BULAŞIK TOZU ile/||/<> ÇİÇEK TOZU ile/||/<> DAVULTOZU ile/||/<> KABARTMA TOZU ile/||/<> KURTAYAĞI TOZU ile/||/<> LİMON TOZU ile/||/<> OLTU TOZU ile/||/<> SABUN TOZU ile/||/<> SÜT TOZU ile/||/<> ZIMPARA TOZU

( Çok küçük ve hafif parçacıklara bölünmüş toprak Çok küçük parçacıklara bölünmüş olan herhangi bir madde Bu durumda olan )


- TÖZ FELSEFESİ ile/ve/yerine ÖZNE FELSEFESİ


- TRADE CENTER/TRADE CENTER[İng. < TRADE CENTER] ile/||/<> OUTLET CENTER/OUTLET CENTER[İng. < OUTLET CENTER]

( ticaret merkezi )


- TRAIT[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZNEL YAPI


- TRANSLASYON | ÖTELENME ile/||/<> ÖTELENME

( Basınç altında bulunduğu zaman kristallerinin ana eksenine dik düzlemler boyunca kırılarak buzulun plastik akmasını sonuçlayan nitelik Özdeğin konum değiştirme devinimi 1 genel uygulayım Bir nesnenin aynı doğrultuda yer değiştirmesi 2 matematik Matematik bir uzayı ya da uzay içindeki nesneyi aynı doğrultuda bir yerden başka bir yere götürme işlemi 3 bilişim Bir çizeylemin istenen yere yüklenebilmesi için gerekli olan bütün adresleri yeniden değerlendirme işlemi Bir nesnenin aynı doğrultuda yer değiştirmesi Bir cismin ya da dizgenin tüm noktalarının koşut doğrultuda ve eşit tatarda kakması )

( TRANSLATION )

( TRANSLATION )

( TRANSLATION | VERSCHIEBUNG | ÜBERTRAGUNG )


- TRANSPLANTASYON[Fr. < TRANSPLANTATION] ile/değil/yerine/=/||/<> ORGAN NAKLİ | BİTKİ NAKLİ

( organ nakli bitki nakli )


- TRANSPLANTASYON[Fr./İng. < TRANSPLANTATION] ile/değil/yerine/= ÖRGEN/BİTKİ AKTARIMI


- TRAVMA["TROVMA" değil!]/TRAUMA[İng.]/DARBE[Ar.] ile/değil/yerine/= ÖRSELENME


- TRAVMATİK/TRAUMATIC[İng.] ile/değil/yerine/= ÖRSELEYİCİ, YARALAYICI, SARSICI


- TRAVMATİZASYON/TRAUMATIZATION[İng.] ile/değil/yerine/= ÖRSELENME, YARALANMA, SARSILMA


- TRIHYDROXYETHYLAMINE OLEAT[İng.] / OLÉATE DE TRIHYDROXYÉTHYLAMINE[Fr.] / TRIHYDROXYÄTHYLAMIN OLEAT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİHİDROKSİETİLAMİN OLEAT


- TRİKO[Fr. < TRICOT] ile/değil/yerine/= ÖRME


- TRİKOTAJ | ÖRME ile/||/<> ÖRME

( Topu en yakınındaki arkadaşına aktaran oyuncunun bu arkadaşı ile karşısındaki karşı takım savunma adamının arasından geçmesi ve davranışını birkaç kez yinelemesi genel uygulayım 1 a Örme işi ve yöntemi b Örülerek yapılmış olan 2 işleyim a Örgü üretimine yönelik işleyim dalı b Bu işleyimin ürünleri I örk I örken 1 Kıl urgan Dereyazıcı Alaca Çorum Gülabi Pınarbaşı Kayseri örk I Bozalan Bozüyük Bilecik Yenikent Aksaray Niğde 2 Kıl ya da yün sicim Gökmenler Gedikli Çatak Kızılağaç Saimbeyli Adana örken Dereyazıcı Alaca Çorum II 1 Örgü hırka Kandilli Bozüyük Bilecik 2 Kazak Karaağaç Bozüyük Bilecik 3 Yün başlık Gücüllü Yalvaç Isparta III örgü Örülmüş kadın saçı Beyköy Şarkikaraağaç Isparta örgü Celiptaş Yalvaç Isparta )

( WEAVE | KNITTING )

( TRICOTAGE )


- TRİKOTAJ[Fr. < TRICOTAGE] ile/değil/yerine/= ÖRME İŞİ/İŞLERİ


- TRİKOTAJ ile/||/<> ÖRK ile/||/<> ÖRME

( I 1 örme I 1 2 Kıl ya da yün halat Gedikli Şarkikaraağaç Isparta II Hayvan bağlamakta kullanılan zincir Bozalan Bozüyük Bilecik Yenikent Aksaray Niğde III Ağaç kazık Başkışla Karaman Konya hlk 1 Hayvanın çenesinin altından geçirilerek bağlanan yular 2 At tavlası Topu en yakınındaki arkadaşına aktaran oyuncunun bu arkadaşı ile karşısındaki karşı takım savunma adamının arasından geçmesi ve davranışını birkaç kez yinelemesi genel uygulayım 1 a Örme işi ve yöntemi b Örülerek yapılmış olan 2 işleyim a Örgü üretimine yönelik işleyim dalı b Bu işleyimin ürünleri I örk I örken 1 Kıl urgan Dereyazıcı Alaca Çorum Gülabi Pınarbaşı Kayseri örk I Bozalan Bozüyük Bilecik Yenikent Aksaray Niğde 2 Kıl ya da yün sicim Gökmenler Gedikli Çatak Kızılağaç Saimbeyli Adana örken Dereyazıcı Alaca Çorum II 1 Örgü hırka Kandilli Bozüyük Bilecik 2 Kazak Karaağaç Bozüyük Bilecik 3 Yün başlık Gücüllü Yalvaç Isparta III örgü Örülmüş kadın saçı Beyköy Şarkikaraağaç Isparta örgü Celiptaş Yalvaç Isparta örk bağ ör kökünden geldiği açıktır ör ü k örük örk Azeri alanındaki örkǝn binek hayvanlarının üzerine örtülen çulu sarıp bağlamakta kullanılan ip sözü de bu kökten türemiştir )

( ÖRK[Tkm.] )


- TRİKOTAJ ile/değil/yerine/= ÖRME İŞLER


- TRİKOTAJCI ile/||/<> KNITTER[İng.] ile/||/<> TRICOTEUR[Fr.] ile/||/<> ÖRGÜCÜ

( genel uygulayım Örgü işleriyle uğraşan bir işte işkolunda çalışan ya da bunun alışverişini yapan kimse )

( KNITTER )

( TRICOTEUR )


- TRİYAJ/TRIAGE[İng.] ile/değil/yerine/= ÖNCELİKLEME


- TROPOSFER[İLK YUVAR] ile/ve/||/<>/> OZON KATMANI ile/ve/||/<>/> STRATOSFER[KATYUVARI] ile/ve/||/<>/> MEZOSFER[ORTA YUVAR] ile/ve/||/<>/> TERMOSFER[ISI YUVAR] ile/ve/||/<>/> EKZOSFER[DIŞ YUVAR] ile/ve/||/<>/> IYONOSFER ile/ve/||/<>/> MANYETOSFER

( 11 km. ilk katman. İLE/VE/||/<>/> 25 km. İLE 10-60 km. arası. İLE/VE/||/<>/> Ortayuvar. Stratosferin üzerindeki sıcaklığın azaldığı katman. | Yer havayuvarında, katyuvarının üzerinde, sıcaklığın azaldığı, yaklaşık olarak 60-80 km. arasındaki katman. İLE/VE/||/<>/> Isıyuvar. 100-300 km. arası. İLE/VE/||/<>/> Atmosferin basıncı en az olan yüksek tabakası. Atom ve moleküllerin çekim etkisinden kurtulabildiği ve gezegenler arası ortama kaçabildiği son tabakası. İLE/VE/||/<>/> Atmosferin atom ve moleküllerinin güneş ışınlarıyla iyonlaştığı 80-400 km. yükseklikler arasındaki katman. İLE/VE/||/<>/> Dünya üzerinde yer çapının birkaç katı yüksekliklere kadar uzanan, bulunuş nedeni yerin manyetik alanı olan bir bölge. )

( )

( TROPOSHERE vs./and/||/<>/> OZONE LAYER vs./and/||/<>/> STRATOSPHERE vs./and/||/<>/> MESOSPHERE vs./and/||/<>/> THERMOSPHERE vs./and/||/<>/> EXOSPHERE vs./and/||/<>/> IONOSPHERE vs./and/||/<>/> MAGNETOSPHERE )


- TRUMP ile/değil OBAMA / BUSH / CLINTON

(

İLE/DEĞİL



/



/

)


- TUFEYLİYET | ASALAKLIK >< ÖZGÜR

( Asalak yaşama durumu; ektilik, yelmeşiklik. @@ (botanik, zooloji, biyoloji) @@ (Yun. para: yanında; sitos: besin) 1. Bir ortak yaşama tipi olup bir arada yaşayan iki farklı organizmadan birinin diğerinin zararına ortaklıktan yararlanması; herhangi bir konak üzerinde yaşama. 2.Organik bileşik yapma yeteneğini kaybetmiş bazı bitkilerin besin ihtiyaçlarını emeçleri ile üzerinde yaşadıkları konak bitkiden sağlaması. Parazitlik. @@ Bir ortak yaşama tipi olup, bir arada yaşayan iki farklı organizmadan birinin diğerinin zararına ortaklıktan yararlanması, herhangi bir konak üzerinde asalak yaşama durumu, parazitlik, parazitizm. @@ Parazitizm.@@bk. asalaklık. )

( PARASITISM | FREE~FREE )

( PARASITISME | LIBRE~LIBRE )

( PARASITISMUS | LIBER~LIBER )

( SCHMAROTZERTUM | SCHMAROTZERTUM, PARASITISMUS | FREI~FREI )

( PARASSITISMO~LIBERO )

( ΠΑΡΑΣΙΤΙΣΜΌΣ / παρασιτισμός~ΕΛΕΎΘΕΡΟΣ / ελεύθερος )


- TÜMCE ile ÖNERME(KAZİYYE)

( Doğru ya da yanlış yansıtan tümceye "kaziyye"(Önerme/Hükm/Kada) denir.
Kaziyye, felsefecilere göre 3, mantıkçılara göre 4 unsurdan meydana gelir.
Fârâbî'ye göre iki çeşit kaziyye vardır;
* Yüklemli önerme(el kazıyyetü'l-hamliyye) [-Konu(mevzû), -Yüklem(mahmûl)]
* Şartlı önerme(el-kazıyyetü'ş-şartıyye) (iki yüklemli önermenin bir "şart edatı" ile bağlanması )


- TÜMEL/LİK ve/||/<> ÖZSEL/LİK


- TURGOR ile OZMOTİK/OSMOTİK BASINÇ

( Bitki gözelerinde suyun göze zarına uyguladığı basınç. İLE Çözelti yoğunlaşma farkından kaynaklanan basınç. )


- TÜRKÜ ile/ve/<> ÖTEKİNİN TÜRKÜSÜ


- TÜRK'ÜM <> ÖZBEK'İM

( Eğer bir Özbek'e, "Sen Türk kökenlisin" derseniz kesinlikle kabul etmezler. "Ben Özbek'im, sen de öyle!" derler. )


- TUSSILAGO FARFARA[Lat.] ile/||/<> ÖKSÜRÜK OTU

( Devetabanı )

( TUSSILAGO FARFARA )


- TUTARLI/LIK ile/ve/||/<>/> ÖNGÖRÜLEBİLİR/LİK


- TUTARSIZLIĞINDAN UTANMAMAK ile/ve/||/<>/< ÖLÇÜYÜ SEVMEMEK


- TUTTURMADA:
ÜZÜNTÜ ile/ve/||/<>/> ÖFKE


- OCCLUDED WATER[İng.] ile/değil/yerine/= TUTUKLANMIŞ SU


- TUTUM:
GELİŞMİŞ ile/ve/||/<> "ÖĞRENİLMİŞ" ile/ve/||/<> SİNMİŞ


- TÜY ile/değil ÖLKER/ÜLGER

( ... İLE/DEĞİL Kadife, şeftali vb.'nin üzerinde bulunan ince tüy. )


- TÜYO ile ÖNERİ


- TUYUR-I ASÂFİR FIRKASI | ÖTÜCÜ KUŞLAR ile/||/<> ÖTÜCÜ KUŞLAR

( zooloji Kuşlar Aves sınıfnın karinalılar Carinatae bölümünden çeşitli boyda türleri olan türleri genellikle tüneyen ses kaslarının bağlantı ve yerleri dikkate alınarak ses kasları gelişigüzel dizililer Anisomyodi ve ses kasları eşit dizililer Diacromyodi olmak üzere iki alt takımı olan mevcut kuş türlerinin yarısını içine alan 7000 kadar türü bulunan bir takım )

( SONG BIRDS | HOUSE SPARROW )

( PASSEREAUX | PASSEREAU | MOINEAU )

( SPERLINGSVÖGEL | HAUSSPERLING )

( PASSERIFORMES | PASSERES, PASSERIFORMES | PASSER DOMESTICUS )

( UCCELLI CANORI )

( ΩΔΙΚΆ ΠΤΗΝΆ / ωδικά πτηνά )


- TÜZE/HUKUK:
VAR OLAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLMASI GEREKEN


- TWELVE :/yerine ON İKİ


- TX/ORGAN NAKLİ/TRANSPLANTATION[İng.] ile/değil/yerine/= ÖRGEN AKTARIMI


- ÜÇ/DÖRT BOYUT ile/ve/değil/||/<>/< 11 BOYUT


- ÜÇ KÜRE ve/||/<>/> YEDİ KÜRE ve/||/<>/> ONBİR KÜRE


- UC ile ÖZEK/MERKEZ


- UC ile ÖTESİ OLMAYAN


- ÜÇGENLER ile/ve/<> ÖZEL ÜÇGENLER

( ... İLE/VE/<> )

( ... İLE/VE/<> )


- UCLARDA OLMAK(DURMAK/BULUNMAK)
ile/değil/yerine
ORTAK NOKTALARDA/ALANLARDA BULUN(/Ş)MAK


- ÜCRET ÖDEMEK ile/değil/yerine/= ÖDEME YAPMAK


- ÜCRET ile/değil/yerine/= ÖDENÇ


- UCU AÇIKLIK ile/ve/||/<> ÖNGÖRÜLEMEZLİK


- ÜÇÜNCÜ HALİN OLANAKSIZLIĞI ile/||/<> ORTA DEĞER MANTIĞI

( Üçüncü halin olanaksızlığı A ya da değil-A doğrudur İLE orta değer mantığı üçüncü seçeneklere izin verir. Üçüncü hal yasası iki değerli mantık İLE orta değer mantığı çok değerli mantıktır. Aristoteles iki değerli İLE Łukasiewicz çok değerli mantık geliştirdi. )

( Jan Łukasiewicz tarafından 1920 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1878-1956) (Ülke: Polonya) (Alan: Mantık, Felsefe) (Önemli katkıları: Çok değerli mantık, Polonya notasyonu, modal mantık, mantık tarihi çalışmaları) )


- UD[Ar. < ʿŪD] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖD

( öd ağacı öd ağacı Bu ağacın kıyılmış parçalarından yapılan tütsü )


- UKALÂLIK ile/değil "ÖNEMSEME"


- UKYANUS[Ar. < UKYĀNŪS] ile/değil/yerine/=/||/<> OKYANUS

( okyanus çukuru okyanus iklimi okyanus mavisi Kıtaları birbirinden ayıran deniz ana deniz umman )


- ULUSLARARASI İTTİFAK ile ULUSLARARASI FUAR ile ULUSLARARASI MEDYA OFİSİ ile ULUSLARARASI KIZIL HAÇ ile İNTERNET ile STAJYER ile DAHİLİ ile İÇ İŞLERİ ile İÇTEN YANMALI ile DAHİLİYE ile İÇ ORGANLAR ile DAHİLİ KULLANIM ile ULUSLARARASI ile ULUSLARARASI HUKUK ile ÖLDÜRÜCÜ ile BOĞUM ARASI

( INTERNATIONAL ALLIANCE vs. INTERNATIONAL FAIR vs. INTERNATIONAL MEDIA OFFICE vs. INTERNATIONAL RED CROSS vs. INTERNET vs. INTERN vs. INTERNAL vs. INTERNAL AFFAIRS vs. INTERNAL COMBUSTION vs. INTERNAL MEDICINE vs. INTERNAL ORGANS vs. INTERNAL USE vs. INTERNATIONAL vs. INTERNATIONAL LAW vs. INTERNECINE vs. INTERNODE )

( کار ورز ile داخله ile دروني ile داخلي ile اندروني ile مسائل داخلي ile احتراق داخلي ile درون سوز ile طب داخلي ile احشاء ile احشا ile استعمال داخلي ile بينالملل ile بين المللي ile ائتلاف نين المللي ile نمايشگاه بين المللي ile حقوق بينالملا ile واحد رسانه هاي خارجي ile صليب سرخ بين المللي ile کشتار متقابل ile اينترنت ile شبکه اينترنت ile ميان گره )

( KAR VARZ ile DAKHALEH ile DRONY ile DAKHALY ile اندروني ile MOSAEL DAKHALY ile EHTARAGH DAKHALY ile DRON SOZ ile TAB DAKHALY ile AHESHA ile AHESHA ile استعمال داخلي ile BEYNALMOLLL ile BEYNE OLMOLLLY ile ETELAF NEYNE OLMOLLLY ile NAMAYSHGAH BEYNE OLMOLLLY ile HOQUQ BEYNALMOLA ile VAHAD RESANEH CPEHAY KHARJY ile SELYBE SARKH BEYNE OLMOLLLY ile KESHTAR MOTEGHABEL ile AYNATARNAT ile SHABKEH AYNATARNAT ile MYAN GAREH )


- ÜMİT ile/ve OLASILIK

( Her koşulda ve sürekli olarak beslenmeli, vazgeçilmemelidir! İLE/VE Olabildiğince öngörülebilmelidir. )

( Must feed in all conditions and all the time. WITH/AND Must forsighted as much as possible. )

( HOPE vs./and PROBABILITY )


- ÜMİT ve/||/<>/>/< ONUR


- ÜMİTSİZ AŞK ile/ve OLANAKSIZ AŞK ile/ve ÖLÜMSÜZ AŞK

( Ümit etme ki, yüzünü görebil. )

( "HOPELESS LOVE" vs./and "IMPOSSIBLE LOVE" vs./and "DEATHLESS LOVE" )


- OLANAK/SIZ/LIK ile/ve/değil/||/<>/< ÜMİT/SİZ/LİK


- UMMAN[Ar. < ʿUMMĀN] ile/değil/yerine/=/||/<> OKYANUS


- UMR[Ar. < ʿUMR] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖMÜR

( ömrübillah ömrühayat ömür adam ömür boyu ömür törpüsü dayanım ömrü dayanma ömrü raf ömrü ahir ömürde yaşam Çok hoşa giden şey )


- UMRBİLLAH[Ar. < ʿUMR + BİLLAH] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖMRÜBİLLAH

( Şimdiye değin hiçbir vakit )


- UMRHAYAT[Ar. < ʿUMR + ḤAYĀT] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖMRÜHAYAT

( Geçirilen yaşanılan bütün süre )


- UMUR ve/||/<>/> UMUT ve/||/<>/> ONUR


- UN ÇORBASI ile/||/<> UN HELVASI ile/||/<> UN KURABİYESİ ile/||/<> ESMER UN ile/||/<> HAS UN ile/||/<> ÖZLÜ UN ile/||/<> BALIK UNU ile/||/<> BUĞDAY UNU ile/||/<> ET UNU ile/||/<> GALETA UNU ile/||/<> KAN UNU ile/||/<> MISIR UNU ile/||/<> PİRİNÇ UNU ile/||/<> SİYEZ UNU ile/||/<> SOYA UNU ile/||/<> YULAF UNU

( Öğütülerek toz durumuna getirilmiş tahıl ve başka besin maddeleri )


- ÜN ile/ve/değil/||/<>/< ONAY(LANMA) İSTEĞİ/BEKLENTİSİ


- UNABLE[İng.] ile/||/<> OLANAKSIZ

( UNABLE )


- UNLESS :/yerine OLMADIKÇA


- UNLIKELY :/yerine OLASI OLMAYAN


- ÜNLÜ BENZEŞMESİ ile/||/<> ÜNLÜ ÇATIŞMASI ile/||/<> ÜNLÜ DARALMASI ile/||/<> ÜNLÜ DÜŞMESİ ile/||/<> ÜNLÜ DÜZLEŞMESİ ile/||/<> ÜNLÜ HARF ile/||/<> ÜNLÜ KAYNAŞMASI ile/||/<> ÜNLÜ KISALMASI ile/||/<> ÜNLÜ TÜREMESİ ile/||/<> ÜNLÜ UYUMU ile/||/<> ÜNLÜ YUVARLAKLAŞMASI ile/||/<> AĞIZSIL ÜNLÜ ile/||/<> ART ÜNLÜ ile/||/<> BAĞLAYICI ÜNLÜ ile/||/<> DAR ÜNLÜ ile/||/<> DÜZ ÜNLÜ ile/||/<> GENİŞ ÜNLÜ ile/||/<> İKİZ ÜNLÜ ile/||/<> İNCE ÜNLÜ ile/||/<> KALIN ÜNLÜ ile/||/<> KISA ÜNLÜ ile/||/<> ÖN ÜNLÜ ile/||/<> TÜREME ÜNLÜ ile/||/<> UZUN ÜNLÜ ile/||/<> YARDIMCI ÜNLÜ ile/||/<> YARI ÜNLÜ ile/||/<> YUVARLAK ÜNLÜ ile/||/<> AĞIZ ÜNLÜSÜ ile/||/<> BAĞLANTI ÜNLÜSÜ ile/||/<> DUDAK ÜNLÜSÜ ile/||/<> GENİZ ÜNLÜSÜ ile/||/<> PEKİŞTİRME ÜNLÜSÜ

( Herkesçe bilinen ün salmış olan angın adlı sanlı anlı şanlı şöhretli tanınmış meşhur şanlı namlı I namdar Akciğerlerden gelen havanın ses yolunda bir engelle karşılaşmadan ses tellerini titreştirmesi sonucu oluşan ses sesli vokal II a e ı i o ö u ü )


- ÜNLÜ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖNDE


- UNSUR[Ar.] ile/değil/yerine/= ÖĞE


- UNSUR[Ar. < ʿUNṢUR] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖGE


- ÜNSÜZ BENZEŞMESİ ile/||/<> ÜNSÜZ DÜŞMESİ ile/||/<> ÜNSÜZ HARF ile/||/<> ÜNSÜZ İKİZLEŞMESİ ile/||/<> ÜNSÜZ TEKLEŞMESİ ile/||/<> ÜNSÜZ TÜREMESİ ile/||/<> ÜNSÜZ UYUMU ile/||/<> AKICI ÜNSÜZ ile/||/<> BAĞLAYICI ÜNSÜZ ile/||/<> ISLIKLI ÜNSÜZ ile/||/<> İKİZ ÜNSÜZ ile/||/<> KORUYUCU ÜNSÜZ ile/||/<> ÖTÜMLÜ ÜNSÜZ ile/||/<> ÖTÜMSÜZ ÜNSÜZ ile/||/<> PATLAYICI ÜNSÜZ ile/||/<> SEDALI ÜNSÜZ ile/||/<> SEDASIZ ÜNSÜZ ile/||/<> SERT ÜNSÜZ ile/||/<> SIZICI ÜNSÜZ ile/||/<> SÜREKLİ ÜNSÜZ ile/||/<> SÜREKSİZ ÜNSÜZ ile/||/<> TONLU ÜNSÜZ ile/||/<> TONSUZ ÜNSÜZ ile/||/<> YARDIMCI ÜNSÜZ ile/||/<> AĞIZ ÜNSÜZÜ ile/||/<> ART DAMAK ÜNSÜZÜ ile/||/<> AVURT ÜNSÜZÜ ile/||/<> BAĞLANTI ÜNSÜZÜ ile/||/<> DAMAK ÜNSÜZÜ ile/||/<> DİŞ ETİ-DAMAK ÜNSÜZÜ ile/||/<> DİŞ ETİ-DUDAK ÜNSÜZÜ ile/||/<> DİŞ ETİ ÜNSÜZÜ ile/||/<> DİŞ-DAMAK ÜNSÜZÜ ile/||/<> DİŞ-DUDAK ÜNSÜZÜ ile/||/<> DİŞ ÜNSÜZÜ ile/||/<> DUDAK ÜNSÜZÜ ile/||/<> GENİZ ÜNSÜZÜ ile/||/<> GIRTLAK ÜNSÜZÜ ile/||/<> KAYNAŞTIRMA ÜNSÜZÜ ile/||/<> KORUMA ÜNSÜZÜ ile/||/<> KÜÇÜK DİL ÜNSÜZÜ ile/||/<> ÖN DAMAK ÜNSÜZÜ ile/||/<> PEKİŞTİRME ÜNSÜZÜ ile/||/<> DEĞİŞİMLİ ÜNSÜZLER

( Ünü olmayan şansız şöhretsiz Akciğerlerden gelen havanın ses yolundaki bir engelle karşılaşması sonucu oluşan ses sessiz konson konsonant )


- UNUTUR(UZ) ile ANIMSAR(IZ) ile ÖĞRENİR(İZ)

( Anlatılırsa/k. İLE Eğitilirse/k. İLE Deneyimletilirse/k. )


- ÜREME ÖRGENLERİ = ÂLÂT-I TENASÜLÎYE = ORGANES DE LA REPRODUCTION


- ÜREME ÖRGENLERİ = TENÂSÜL ÂLETLERİ/ÂLÂT-I TENASÜLÎYE = ORGANES DE REPRODUCTION


- ÜRETMEK ile/ve OLUŞTURMAK

( TO PRODUCE vs./and TO FORM )


- URFİ[Ar. < ʿURFĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖRFİ

( örfi idare örfi hukuk Örfle ilgili )


- ÜRKEK ile ÖDLEK

( TIMIDUS cum PUSILLANIMIS )


- ÜRÜN YELPAZESİ ile/||/<> KOLAYDA ÜRÜN ile/||/<> ORGANİK ÜRÜN ile/||/<> YAN ÜRÜN ile/||/<> TANITIM ÜRÜNÜ ile/||/<> SU ÜRÜNLERİ ile/||/<> TEKEL ÜRÜNLERİ

( Doğadan elde edilen üretilen yararlı şey hasılat mahsul Türlü endüstri alanlarında ham maddelerin işlenmesiyle elde edilen şey Sanatçının ortaya koyduğu eser Bir tutum veya davranışın ortaya çıkardığı şey meyve )


- UŞAK ile/ve/<> ODABAŞI

( ... İLE/VE/<> Hanlarda çalışan uşakların başı. | Yeniçeri örgütünde, görevi, alaylarda selam törenlerini düzenlemek ve yönetmek olan subay. )


- ÜSLUP | BİÇEM ile/||/<> ÖZENSİZLİK ile/||/<> ÖZENTİCİLİK | GERÇEK BİÇEM, BAYAĞI BİÇEM, YALIN BİÇEM, SÜSLÜ BİÇEM, YÜCE BİÇEM, ORTA BİÇEM, ZENGİN BİÇEM, DEĞİŞMECEIİ BİÇEM, ÇOCUKSU BİÇEM, ÖZENSİZ BİÇEM

( Sanatçının görüş, duyuş, anlayış ve anlatıştaki özelliği ya da bir türün, bir çağın kendine özgü anlatış biçimi. Türleri için bk. gerçek biçem, bayağı biçem, yalın biçem, süslü biçem, yüce biçem, orta biçem, zengin biçem, değişmeceIi biçem, çocuksu biçem, özensiz biçem. @@ )

( STYLE~CARELESSNESS~PRECIOSITY )

( STYLE | NÉGLIGENCE | PRÉCIOSITÉ~NÉGLIGENCE~PRÉCIOSITÉ )

( STILUS~...~... )

( STIL~NACHLÄSSIGKEIT~GEZIERTHEIT )

( STILE~TRASCURATEZZA~PREZIOSISMO )

( ΎΦΟΣ / ύφος~ΑΜΈΛΕΙΑ / αμέλεια~ΕΠΙΤΉΔΕΥΣΗ / επιτήδευση )


- UŞR[Ar. < ʿUŞR] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖŞÜR

( Toprak ürünlerinden onda bir oranında alınan vergi ondalık aşar )


- US/SAL/LIK ile/ve/=/<> OLGU/SAL/LIK


- UPPER ATMOSPHERE[İng.] / ATMOSPHÈRE SUPÉRIEUR[Fr.] / OBERE ATMOSPHÄRE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜST ATMOSFER


- ÜST SINIF ile ORTA SINIF ile ALT SINIF

( Yaşar. İLE Yakınır. İLE Şükreder. )

( Paraya tapar. İLE Öndere tapar. İLE Tanrı'ya tapar. )


- EXPONENTIAL WAVE[İng.] / ONDE EXPONENTIELLE[Fr.] / EXPONENTIALWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜSTEL DALGA


- ÜSTÜN İNSAN değil OLGUN/YETKİN/KÂMİL KİŞİ


- ÜSTÜN ile/ve/değil ÖTE

( [not] SUPERIOR vs./and/but BEYOND )


- ÜSTÜNLÜK:
BAŞKALARINDAN değil/yerine/>< ÖNCEKİ DURUMUNDAN


- ÜSTÜNLÜK ile/değil/yerine ÖNCELİK


- ÜSTÜN/LÜK ile/değil/yerine ÖZGÜVEN/Lİ


- ÜSTÜN/LÜK / ALÇAK/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖNCE/LİK / SONRA/LIK


- ÜSTÜNÜ ÖRTBAS ETMEK" değil ÖRTBAS ETMEK


- USUAL :/yerine OLAĞAN


- ut dict.[Lat. < UT DICTUM] ile/değil/yerine/= ÖNERİLEN BİÇİMDE


- UTANÇ ile/ve/||/<> ÖZERKLİĞE KARŞI UTANÇ


- ÜVENDİRE[Yun.] ile/||/<> ÖĞENDİRE

( öğendire Türkçede üğendire olarak da geçer R βουκέντρα Ochenstachel Anadolu ağızlarında üvendireye meses adı da verilir O bakımdan üvendire biçimi bütün Anadoluda kullanılan ortak bir ad sayılamaz meses Üvendirenin ucuna çakılmış sivri demire verilen nodul modul adı da Rumcadır nodul )

( ΒΟΥΚΈΝΤΡΑ / βουκέντρα )


- ÜVEY ile/||/<> ÖZ OLMAYAN

( öz olmayan Az ögey övey öz olmayan ügey ügey Tatarcada ügiy olarak da geçer ögey ögey ögöy ogay ugay Tel Alt Koy Kaça ȫy Koy Kaça ǖy Eski Türkçeden başlayarak geçer ögey Orta Türkçede ögey biçimi kullanılır Eski Kıpçakçada da ögey olarak geçer Yaygın bir inanca göre Eski Türkçe ög ana kökünden türetilmiştir Ancak ey eki açıklanmamıştır Ramstedt KSz 16 81 Deny Boisacq Arm 295312 ey ay ekiyle yapılmış olan Türkçe türevleri gözden geçirmişse de üvey üzerinde durmamıştır Pokrovskaya İRLTJa 5457 Kononov Şiraliev Arm 100 Räsänen LTS 120 V 369a Moğolca ügei nein biçimiyle karşılaştırmıştır Also der keinen richtigen Vater usw hat Bu açıklamaya Joki LwSS 250 de katılmıştır Ancak Doerfer TMEN 615 Rӓsӓnenin karşılaştırmasını çürütmüştür Ramstedt KWb 446b ugā uγā ugɛ ügei maddesinde üveyden söz etmemiştir Ligeti AOH 17 30 Türkçeden Farsça Tacikçe gibi komşu dillere de geçmiştir Doerfer TMEN 615 TLT 499 Kamasçada da Türkçeden kalma bir alıntı olarak kullanılır Joki LwSS 250 )

( ÖGEY[Az.]~ÖVEY[Tkm.]~ÜGEY[Bşk.]~ÜGEY[Tatk.]~ÖGEY[Kzk.]~ÖGEY[Kklp.]~ÖGÖY[Krg.]~OGAY[Özb.]~UGAY[Özb.] )


- UYAK ÖRGÜSÜNDE:
DÜZ ile/ve/<> ÇAPRAZ ile/ve/<> SARMAL ile/ve/<> ÖRÜŞÜK ile/ve/<> MÂNİ

( )


- UYARI/İKAZ ile/ve/değil/yerine OLUMSUZ SONUÇLARA/SONUÇLARI İŞARET


- UYARMAK ile ÖĞÜT VERİCİ ile ÖĞÜT VERİCİ

( ADMONISH vs. ADMONITIVE vs. ADMONITORY )

( پند دادن ile نصيحت آميز ile عبرتانگيز )

( PAND DADAN ile NASYHAT AMYZ ile EBRTANGYZ )


- UYARMAK ile ÖN UYARI

( FOREWARN vs. FOREWARNING )

( قبلا آگاهانيدن ile پيش آگهي )

( GHABLA AGAEHANYDAN ile PEYSH AGEHY )


- UYDURMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLUŞTURMAK


- ÜYE AİDATI ile/||/<> ÜYE TAM SAYISI ile/||/<> MURAHHAS ÜYE ile/||/<> BORSA ÜYESİ ile/||/<> ONUR ÜYESİ ile/||/<> ÖĞRETİM ÜYESİ ile/||/<> ŞEREF ÜYESİ

( Herhangi bir topluluğu oluşturan bireylerden her biri aza Omurgalılarda kol ve bacaklar uzuv )


- ÜYE | ORGAN/AZA[Ar. < AʿŻĀ] ile/||/<> ORGAN | ÜYE | PARÇA | ÖGE/UZUV[Ar. < ʿUŻV]

( murahhas aza üye organ )


- ÜYE ile/||/<>/> ÖGE


- UYGUNLUK ile/ve/||/<> ÖRTÜŞME


- UYGURLAR ile/ve/||/<>/> KARAHANLILAR ile/ve/||/<>/> SELÇUKLULAR ile/ve/||/<>/> OSMANLILAR ile/ve/||/<>/> TÜRKİYE

( 742 - 840 ile/ve/||/<>/> 840 - 1212 ile/ve/||/<>/> 1212 - 1299 ile/ve/||/<>/> 1299 - 1923 ile/ve/||/<>/> 1923 - ~ )


- UYKU/UYUMA ile/ve ÖĞLE UYKUSU

( Uyku Eksikliği, Gövdenizde, Nelere Neden Oluyor? )

( ... ile/ve MAKİL )


- UYKU ile/ve/değil/||/<>/>/< ÖYKÜ


- UYUM | YÖNELİM | ORYANTASYON ile/||/<> ORYANTASYON ile/||/<> UYARI CEVABI

( uyarı cevabı Yönelme )

( ORIENTATION )

( ORIENTATION )


- UYUŞTURMAK ile/ve/değil OYALAMAK


- KİTAP/MUSHAF:
UYUYAN BİREY/TOPLUM İÇİN değil/><
OKUYAN VE DÜŞÜNEN BİREY/TOPLUM İÇİN

( )


- UZAKDOĞU SİMGELERİ/KÜLTÜRÜ ile/ve ORTADOĞU SİMGELERİ/KÜLTÜRÜ

( Doğa bilgeliği. İLE/VE Toplum bilgeliği. )


- UZAM/UZAY <-> ZAMAN <-> ÖZDEK <-> DEVİM <-> İVME <-> GÜÇ


- ÜZEN ...
YALAN SÖYLEMESİ ile/ve/değil/> ONA, DAHA SONRASINDA İNANAMAYACAK OLMAK

( Yalan söyleyerek dünyanın öteki ucuna ulaşırsın fakat dönemezsin. )


- ÜZERİNE ÇIKMAK ile/ve/değil/yerine ÖTESİNE GEÇMEK


- UZMANLIK ile/ve ORGANİZASYON

( SPECIALIZATION vs./and ORGANISATION )


- ÜZN-İ VUSTA ile/||/<> OREILLE MOYENNEM[Fr.] ile/||/<> ORTA KULAK

( zooloji )

( OREILLE MOYENNEM )


- UZR[Ar. < ʿUẔR] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖZÜR

( Bir kusurun hoş görülmesini gerektiren sebep mazeret Bir kusurun bir suçun elde olmadan yapıldığını ileri sürme mazeret Elverişsiz olma durumu bozukluk )


- UZUN ile/ve/yerine KISA ile/ve/yerine ORTA

( Uzun, ne tadın var, ne tuzun. İLE/VE Kısa, her gün tasa. YERİNE Orta, sevgisi arta. )


- UZUNLUK ÖLÇÜSÜ ile/||/<> DİLİ UZUNLUK ile/||/<> ELİ UZUNLUK ile/||/<> KOLU UZUNLUK ile/||/<> DALGA UZUNLUĞU ile/||/<> ODAK UZUNLUĞU ile/||/<> VURGU UZUNLUĞU

( Bir şeyin bir uçtan öbür uca kadar olan uzaklığı İki nokta arasındaki yer aralığının ölçümü tul Bir yüzeyin iki temel boyutundan en büyük olanı boy I en karşıtı Yazının sözün kapsam yönünden genişliği Süre yönünden uzun olma durumu )


- UZUV | ORGANE[Fr. < ORGANE] ile/||/<> ORGAN ile/||/<> ORGAN[Fr. < ORGANE]

( organon aygıt Organizma içinde özel görevleri olan tek parçalar vücudun aygıtları biyoloji botanik zooloji Organizma içinde özel görevleri olan ve dokulardan oluşmuş karaciğer böbrek kalp gibi yapılar Belli bir göreve sahip vücut parçası veya oluşum organa )

( ORGAN )

( ORGANE )

( ORGANE )


- UZUV[Ar. < ʿUŻV] ile/değil/yerine/=/||/<> ORGAN | ÜYE | PARÇA | ÖGE

( erkeklik uzvu organ üye parça öge )


- UZVİ KİMYA | ORGANİK KİMYA ile/||/<> ORGANİK KİMYA

( Karbonatlar karbon oksitleri ve sülfürlerin dışında kalan karbon bileşiklerinin kimyası kimya Karbon kapsayan bileşiklerin kimyası )

( ORGANIC CHEMISTRY )

( CHIMIE ORGANIQUE )

( ORGANISCHE CHEMIE | ORGANISCH CHEMIE )


- UZVÎ | ÖRGENSEL ile/||/<> ÖRGENSEL ile/||/<> ORGANİK

( organik Örgene değgin örgenle ilgili Kökeni bitkisel ve hayvansal olan özdek biyoloji kimya 1 Canlı organizmadan elde edilen yapısında karbon içeren 2 Organlardan oluşmuş yapı gösteren Hidrokarbon zinciri veya halkası taşıyan maddeler )

( ORGANIC )

( ORGANIQUE )

( ORGANISCH )


- UZVİYET | UZVİYET | CANLI VARLIK | ORGANİZMA ile/||/<> ORGANİZMA ile/||/<> ORGANİZMA[Fr. < ORGANISME]

( organon aygıt Ayrı ayrı görevleri olan organlar tarafından hayatsal olaylarını devam ettirebilen herhangi bir canlı varlık hayvan ya da bitki botanik Ayrı ayrı organlar ile hayalî olaylarını devam ettirebilen herhangi bir canlı varlık Yaşamsal işlevlerini devam ettirebilen herhangi bir canlı varlık )

( ORGANISM )

( ORGANISME )

( ORGANISMUS )


- UZVU ZEVK ile/||/<> TASTE ORGAN[İng.] ile/||/<> ORGANE DE GOÛT[Fr.] ile/||/<> GESCHMACKSORGANE[Alm.] ile/||/<> TAT ALMA ORGANI

( İkincil duygu gözelerinden meydana gelen ve sıvı halindeki maddelerin duyulmasına yarayan organlar dil üzerinde tat alma cisimciği böceklerde tat alma kılları v b )

( TASTE ORGAN )

( ORGANE DE GOÛT )

( GESCHMACKSORGANE )


- VA ile O
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Birinin başka birine verdiği buyruğun yadsınmasına ilişkin ikinci kişinin kullandığı bir reddetme ilgeci. İLE Bir buyruğun yerine getirilmesinin reddedildiğini belirten ilgeç. )


- VAHİD-ÜL-FİRAŞ ile/||/<> ORTHOCLASE[Fr.] ile/||/<> ORTOKLAZ[Fr. < ORTHOCLASE]

( jeoloji )

( ORTHOCLASE )


- VAHİM/ÜZÜCÜ OLAN:
YALAN SÖYLEMİŞ OLMASI ile/ve/değil/||/<>/> ONA BİR DAHA GÜVENEMEYECEK OLMAK


- VAKA RAPORU/CASE REPORT[İng.] ile/değil/yerine/= OLAY YAZANAĞI


- VÂKİ ile/değil/yerine/= OLMUŞ


- VÂKIA ile/değil/yerine/= OLGU


- VAKIA[Ar. < VĀḲİʿA] ile/değil/yerine/=/||/<> OLGU


- VALE[Fr. < VALET] ile/değil/yerine/=/||/<> ODA HİZMETÇİSİ | BACAK

( Otel restoran alışveriş merkezi düğün salonu vb yerlerde gelen müşteri ve misafirlerin araçlarını otoparka park etmekle görevli kimse oda hizmetçisi bacak )


- VAN DER POL OSCILLATOR[İng.] / OSCILLATEUR DE VAN DER POL[Fr.] / VAN DER POL-OSZILLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN DER POL OSİLATÖRÜ


- VARÂK-I MEFSUS ile/||/<> FEUILLE LOBÉE[Fr.] ile/||/<> OYMALI YAPRAK

( botanik )

( FEUILLE LOBÉE )


- VARGI <> SONUÇ | > ORTA


- VARLIK BİRLİĞİ ile/ve ÖZDEŞLİK

( EXISTENCE UNITY vs./and IDENTITY )


- VARLIK ile/ve / ile/ve OLASI SONSAL SOYUTLAMA/LAR

( En son soyutlama. İLE/VE Yapılabilen/yapılabilecek soyutlamalar. )


- VARLIK ile/ve OLANAK

( ... İLE/VE Akılsal olarak olasılık verme. )

( EXISTENCE vs./and POSSIBILITY )


- VARLIK ile/ve OLASI SONSAL SOYUTLAMA/LAR

( En son soyutlama. İLE/VE Yapılabilen/yapılabilecek soyutlamalar. )

( EXISTENCE vs./and PROBABLE APOSTERIORI UNIVERSALISATION/S )


- VARLIK ile/ve/||/<> ÖZ ile/ve/||/<> KAVRAM


- VARLIK ile/||/<> ÖZGÜRLÜK

( Varoluş özden önce gelir )

( Jean-Paul Sartre tarafından 1943 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1905-1980) (Ülke: Fransa) (Alan: Felsefe) (Önemli katkıları: Varoluşçuluk, özgürlük ve sorumluluk) )


- VARLIKBİLİM = MEHBAS-İ VÜCUT = ONTOLOGY[İng.] = ONTOLOGIE[Fr., Alm.] = ONTOLOGIA[Lat.] = ON, ONTOS[Yun.]


- VAROLAN ile/ve/<> OLANAKLI ile/ve/<> OLASILIKLI

( MEVCUT ile/ve/<> MÜMKÜN ile/ve/<> MUHTEMEL )


- VAROLAN ile/ve OLMAZSA OLMAZ


- VAROLAN ile/ve OLMAZSA OLMAZ

( EXIST vs./and IF NOT HAPPENS, NOTHING HAPPENS )


- VAROLAN ile/değil OLUMSUZLANMIŞ VAROLAN


- VAROLAN/LAR'DA:
BİRLİK ve ÖZDEŞLİK ve SÜREKLİLİK ve TÜRDEŞLİK

( ON EXISTENCE: UNITY and IDENTITY and CONTINUITY and HOMOGENEITY )


- VAROLUŞ ve/||/<> ÖLÇÜ ve/||/<> FELSEFE ve/||/<> TÜZE ve/||/<> SANAT ve/||/<> SPOR ve/||/<> BÜTÜNLÜK ve/||/<> SUSABİLMEK ve/||/<> YOK/LUK

( Saygı gerek önce
Sonra ölçü
Sonra anlayış gerek
Sonra hak gözetmek
Özen ve duyarlılık gerek
Sürekli hareket gerek
Her an bütünlük
Çoğunlukla susabilmek
Herşeyin ölçütü yok(luk)

[En sonunda, Yaşam ve İnsan/Kişilik] )

( Üzerine düşünülebilecek ve konuşulabilecekler, düşünülmesi ve konuşulması gerekenler/öncelikliler... )


- VARSAYIM ile/ve/değil OLASILIK


- VAR/VARLIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< O


- VASAT | BESİ YERİ ile/||/<> BESİ YERİ ile/||/<> ORTAM

( ortam 1 Sığırların ticari amaçlı et üretimi için yem verilen ve kilo alması sağlanan sınırlı tesis veya alan 2 Laboratuvarda mikroorganizmaları üretmek incelemek ve korumak amacı ile kullanılan katı veya sıvı nitelikteki besleyici ortamlar Bir tortulanma yerinde etkiyen koşulların ve güçlerin topluluğu Nesnel ve toplumsal yönlerle kimi zaman kişinin iç dünyasını da kapsayan yakın çevre Bir kimsenin ya da bir insan topluluğunun yaşayışını etkileyen ruhsal toplumsal ve kültürel etkilerin bütünü Herhangi bir kuvveti ya da özdeği içinde bulunduran ve devinime olanak veren bir özdek ya da karışım Bir olayın içinde oluştuğu ve geliştiği durumsal koşullar bütünü 1 Azçok katı besin maddeleri jelâtin v b ile karışık herhangi bir sıvı olup doku ve gözelerin kültürü için kullanılır kültür ortamı 2 Bir fiilin yapıldığı ya da bir etkinin taşındığı bir araç çevre hava Bir kuvvetin etkimesini ya da bir etikinin iletilmesini sağlayan özdeksel çevre fizik 1 Kültür ortamı Az çok katı besin maddesi jelatin vb ile karışık herhangi bir sıvı olup doku ve hücreler için yetiştirme kültürü Besi yeri 2 Bir fiilin yapıldığı ya da bir etkinin taşındığı bir araç çevre hava Vasat )

( FEEDLOT, CULTURE MEDIUM )


- VASAT | ORTAM ile/||/<> ORTAM

( Bir tortulanma yerinde etkiyen koşulların ve güçlerin topluluğu Nesnel ve toplumsal yönlerle kimi zaman kişinin iç dünyasını da kapsayan yakın çevre Bir kimsenin ya da bir insan topluluğunun yaşayışını etkileyen ruhsal toplumsal ve kültürel etkilerin bütünü Herhangi bir kuvveti ya da özdeği içinde bulunduran ve devinime olanak veren bir özdek ya da karışım Bir olayın içinde oluştuğu ve geliştiği durumsal koşullar bütünü 1 Azçok katı besin maddeleri jelâtin v b ile karışık herhangi bir sıvı olup doku ve gözelerin kültürü için kullanılır kültür ortamı 2 Bir fiilin yapıldığı ya da bir etkinin taşındığı bir araç çevre hava Bir kuvvetin etkimesini ya da bir etikinin iletilmesini sağlayan özdeksel çevre fizik 1 Kültür ortamı Az çok katı besin maddesi jelatin vb ile karışık herhangi bir sıvı olup doku ve hücreler için yetiştirme kültürü Besi yeri 2 Bir fiilin yapıldığı ya da bir etkinin taşındığı bir araç çevre hava Vasat )

( ENVIRONMENT | MILIEU | MEDIUM | MEDIA | PLATFORM )

( MILIEU )

( MILIEU | MITTEL | MEDIUM )

( MEDIUM )