O ve Ö ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 8.853 başlık/FaRk ile birlikte,
8.853 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(36/37)
- VASAT ile/||/<> MILIEU[Fr.] ile/||/<> ORTAM
( zooloji )
( MILIEU )
- VASAT[Ar. < VASAṬ] ile/değil/yerine/=/||/<> ORTA
- VASATİ | AVERAJ | VASATÎ | VASATI | ORTALAMA ile/||/<> ORTALAMAK ile/||/<> ORTALAMA
( Sinema TV 1 Çerçevelemede asıl konuyu çerçevenin ortasına yerleştirme Sinema 2 Bir göstericinin ışıtacını resmin her noktasını eşit yeğinlikte aydınlatacak biçimde düzenleme Sinema TV 3 Bir ışıldağın ışıtacını en yeğin aydınlatmayı sağlayacak biçimde ışıldağın odak noktasına göre ayarlama Açık oyunculardan birinin topu kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş Aritmetik ortalama ortanca ve mod gibi özeksel eğilimi anlamaya yarayan ölçülere verilen genel ad Değerler kümesinin özelliklerini belirtebilecek ağırlık noktasına verilen genel ad örneğin yalın ortalama ortanca doruk değeri vb Bir sıklık dağılımındaki gözlemlerin nicel değerlerini özetleyen ve dağılımın ortaç eğilimini yansıtan ölçüm İklimbilimde örneğin sıcaklık gibi bir hava olayının ay ya da yıl gibi belli süreler içindeki nicelik toplamının o süreyi oluşturan gün sayısına bölünmesiyle elde edilen az çok durağan değer genel uygulayım Bir değer dağılımındaki her bir değerin olasılığı çarpılıp toplandıktan sonra olasılıklar toplamına bölünmesinden çıkan sayı Bir değer dağılımındaki her bir değerin olasılığı çarpılıp toplandıktan sonra olasılıklar toplamına bölünmesinden çıkan sayı Bir niceliğin özdeş koşullar altında alınan ölçümleri toplamının ölçüm sayısına bölümü matematik matematik Gerçekleşen nicelik yaklaşık olarak ortalama Aritmetik ortalama )
( CENTRING, (ABD) CENTERING | CENTRE | MEAN | AVERAGE | MEAN, AVERAGE | MEDIA, AVARAGE | CENTER ALIGNMENT )
( CENTRAGE | MOYENNE | VALEUR MOYENNE | DIVISER À DEUX PARTIES ÉGALES | AVERAGE )
( HEREINGEBEN, FLANKEN | DURCHSCHNITT | MITTELWERT | DURCHSCHNITTLICH )
- VASATÎ[Ar.] ile/değil/yerine/= ORTALAMA
- VASATİ[Ar. < VASAṬĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> ORTALAMA (VASATİ SAAT)
- VASIF | ÖZELLİK ile/||/<> ÖZELLİK
( Kişiyi ya da başka herhangi bir tür birimini öbürlerinden ayırmaya yarayan sürekli ve dayanıklı niteliklerden herhangi biri Tamdurumlar kümesinden p a türünden kaplamsal nesneler kümesine yapılan bir izerge F gibi bir birli yüklemin içlemi x Fx özelliğidir Anl özelik Örn Mavidir birli yükleminin içlemini oluşturan mavi olma özelliği kısaca x x mavidir her tamduruma bu tamdurumda mavi olan tek tek nesnelerin kümesini bağlayan izergedir Bir nesneyi ya da birimi ötekilerden ayırmaya yarayan sürecen ayrıtlardan her biri Bir özdeği belirleyen nitelik ve nicelikler Bir canlıyı meydana getiren göz rengi saç rengi vb gibi karakterlerin her biri Bir olay işlem ya da özdeğin niteliğini belirleyen durum özellik )
( TRAIT | PROPERTY | CHARACTERISTIC | FEATURE )
( PROPRIÉTÉ | QUALITÉ, PROPRIÉTÉ | CHARACTÉRISTIQUE )
( EIGENSCHAFT | CHARAKTERISTISCH | BEZITZUNG )
- VAS(I)F ile/değil/yerine/= ÖZELLİK, NİTELİK | ÖVME
- VAZGEÇİRMEDE/CAYDIRICILIKTA:
GENEL ÖNLEM ile/ve/||/<> ÖZEL ÖNLEM
- VAZGEÇMEK ile ÖDÜN VERMEK
( TO GIVE UP vs. TO MAKE CONCESSIONS )
- VAZGEÇMEYELİM!:
GÜLÜMSEMEKTEN ile/ve/||/<> SEVMEKTEN ile/ve/||/<>
ÖĞRENMEKTEN ile/ve/||/<> HAYALLERİMİZDEN
- VAZİFE | ÖDEV ile/||/<> ÖDEV ile/||/<> EV ÖDEVİ
( 1 Belli bir ders konusu ya da ünitesi ile ilgili olarak öğrencinin yapması gereken zihin ya da beden çalışması 2 Tek bir öğrenciye ya da bütün bir sınıfa üzerinde düşünmeleri ve çalışmaları için verilen konu sorun iş ev ödevi sınıf ödevi Yapmak zorunda olduğumuz yapmamız gereken şey ahlakça yükümlü olduğumuz şey Ödev duygusu 1 Ödevlere karşı sorumluluk duygusu 2 İstemelerimizin belirleyicisi olarak ahlak yasası üzerine bilinç Kant )
( ASSIGNEMENT | DUTY )
( DEVOIR )
( PFLICHT )
( OFFICIUM )
- VAZİFE[Ar. < VAẒĪFE] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖDEV | GÖREV | GÜNDELİK
( vazife kurbanı vazife şehidi ahlaki vazife son vazife vatani vazife ödev görev gündelik )
- VAZÎFE[Ar.] ile/değil/yerine/= ÖDEV/GÖREV; İŞ
- VAZİFELENDİRİLMEK ile/değil/yerine/=/||/<> ÖDEVLENDİRİLMEK | GÖREVLENDİRİLMEK
( ödevlendirilmek görevlendirilmek )
- VAZİFELENDİRMEK ile/değil/yerine/=/||/<> ÖDEVLENDİRMEK | GÖREVLENDİRMEK
( ödevlendirmek görevlendirmek )
- VAZİFEŞİNAS[Ar. < VAẒĪFE + Fars. -ŞİNĀS] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖDEVCİL
- VECİBE ile/||/<> OBLIGATION[İng.] ile/||/<> OBLIGATION[Fr.] ile/||/<> BORÇ
( OBLIGATION )
( OBLIGATION )
- VECİBE[Ar.] ile/değil/yerine/= ÖDEV
- VECİZE/KELÂM-I KİBAR/AFORİZMA[Fr. < APHORISME] ile/değil/yerine/= ÖZDEYİŞ
- VECİZE | ÖZDEYİŞ ile/||/<> ÖZDEYİŞ
( Özlü söz Bir yapıtta özellikle tiyatroda asıl konu olarak ele alınan olaylardan önce geçmiş birtakım başka olguları anlatan ilk bölüm Bir düşünceyi bir duyguyu bir ilkeyi kısa ve kesin bir biçimde anlatan özlü söz Alnını ne kadar yüksek tutarsan yere o kadar sağlam basarsın Cenap Sahabettin Hasmın sitemin anlamamak hasma sitemdir Nefi Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötettir Ziya Paşa Yükselmeyen düşer ya terakki ya inhitat Tevfik Fikret Şuur devrinde şiir susar şiir devrinde şuur seyirci kalır Ziya Gökalp )
( MAXIM )
( ADOGE | PROLOGUE | APHORISME, MAXIME )
( MAXIME )
- VECİZE[Ar. < VECĪZE] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖZDEYİŞ
- VEFAT[Ar. < VEFĀT] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖLÜM (VEFAT İLMÜHABERİ)
- VELÂYET:
ÖZGÜRLÜK ve/<> ÖZGÜNLÜK
- VENTRAL[İng.] ile/değil/yerine/= ÖN | KARIN (İLİŞKİLİ)
- VENTROMEDİYAL/VENTROMEDIAL[İng.] ile/değil/yerine/= ÖN-İÇ YAN
- VEREM(BCG) AŞISI ile ÖTEKİ AŞILAR
( GALOPAN: Hızla ilerleyen verem. )
( TUBERCULOSIS[Bacillus Calmette-Guérin] cum OTHER VACCINES )
- VERGİ ile OKTRUVA[Fr.]
( ... İLE [eskiden] Kente giren şeylerden alınan vergi. )
- VERİ AKIŞI ile/||/<> VERİ BANKASI ile/||/<> VERİ DOSYASI ile/||/<> VERİ İŞLEM ile/||/<> VERİ ORTAMI ile/||/<> VERİ TABANI ile/||/<> VERİ TOPLAMA ile/||/<> ÖZVERİ
( Bir araştırmanın bir tartışmanın bir muhakemenin temeli olan ana öge muta I data done Bir sanat eserine ya da bir edebî esere temel olan ana ilkeler Gözlem ve deneye dayalı araştırmanın sonuçları Bir problemde bilinen belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey Olgu kavram ya da komutların iletişim yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi )
- VERİMLİLİK ile/ve/||/<>/< ÖNCELİK ile/ve/||/<>/< AMAÇ
- VERTICAL LONGLINE[İng.] ile/||/<> ÖKSÜZ
( Balığın sık av verdiği zamanlarda 15 köstekli bir bedenin bir ucu seğirtmeye diğer ucu ise el oltası fırdöndüsüne takılan bir çeşit seğirtme oltası Az öksüz öksiz öksüz üksiz öksüz üksiz katın dul kadın Kaça öksüs Şorlar üsküs üskes biçimlerini de kullanırlar Şorcada öksüs kat dul kadın olarak geçer Alt Tel ösküs Eski Türkçede ögsüz olarak kullanılır Orta Türkçede de ögsüz biçimi geçer Eski Kıpçakçada öksüz öksüs olarak kullanılır Kıpçakçadan başlayarak gnin süz ekinin baskısı altında ötümsüzleştiği göze çarpıyor Yaşayan diyalektlerde gli biçimin artık geçmediği anlaşılıyor Eski Türkçede ana olarak kullanılan ögden geldiği açıktır ög süz eki Çuvaşçada tălăx öksüz olarak kullanılır Egorov ÊS 235 Bu biçim Türkçe dul tul sözünün x k küçültme ekiyle yapılmış bir türevidir Çağdaş diyalektlerde öksüz biçiminin de dul kadın anlamında kullanıldığını görüyoruz )
( VERTICAL LONGLINE )
( ÖKSÜZ[Az.]~ÖKSIZ[Nog.]~ÖKSÜZ[Krg.]~ÜKSIZ[Tatk.]~ÖSKÜS[Alt.]~ÖSKÜS[Tel.] )
- VETO (ETMEK) ile/değil/yerine/= OLMAZ/LAMAK
- VETO HAKKI ile/değil/yerine/= OLMAZ ÜLEVİ
- OR CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT OU[Fr.] / ODER-SCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= VEYA DEVRESİ
- VEZİN | ÖLÇÜ ile/||/<> ÖLÇÜ
( 1 Koşuklarda dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu 2 h y Bir koşuktaki dizelerin hece sayısı ya da durak denkliği bakımından eşitliği Ölçmeyle belirlenen uzam çokluk genişlik Basınç sıcaklık akışkan düzeyi aralık gibi nicelikler ölçen özel aygıt 1 Bir dizedeki hece sayısı ki bölünüşlerine göre çeşitli tartılar meydana gelir 2 Tartı anlamına da kullanılır matematik fizik )
( MEASUREMENT, MEASURING | GAUGE | SIZE )
( MESURE, MÈTRE | MÉTRAGE | JAUGE, CALIBRE | MÉSURE | MESURE )
( MESSEN, MESSUNG | STICHMASS )
- VEZİN[Ar. < VEZN] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖLÇÜ | TARTI
( aruz vezni hece vezni satranç vezni ölçü tartı )
- VEZİNLİ ile/değil/yerine/=/||/<> ÖLÇÜLÜ | TARTILI
( ölçülü tartılı )
- VEZİNSİZ ile/değil/yerine/=/||/<> ÖLÇÜSÜZ | TARTISIZ
( ölçüsüz tartısız )
- VİNÇA DAMGALARI ile/ve/||/<>/> ORHUN ABECELERİ
- VITRIOL / V.I.T.R.I.O.L.:
VISITA ile/ve/||/<> INTERIORE ile/ve/||/<> TERRAE ile/ve/||/<> RECTIFICANDO ile/ve/||/<> INVENIES ile/ve/||/<> OCCULT ile/ve/||/<> LAPIDEM
- VOLT ile/ve/||/<> AMPER[< AMPÈRE (Fizikçi)] ile/ve/||/<> OHM/OM
( Elektrikte kullanılan potansiyel farkı (gerilim) birimi. İLE/VE/||/<> Elektrik akımında yeğinlik/şiddet birimi. İLE/VE/||/<> Elektrik direnci. )
(
)
- VOLÜM/HACİM/VOLUME[İng.] ile/değil/yerine/= OYLUM
- VOLÜM ile/değil/yerine/= OYLUM, | SES YÜKSEKLİĞİ
- VOLÜMETRİK/HACİMSEL/VOLUMETRIC[İng.] ile/değil/yerine/= OYLUMSAL
- VOTE :/yerine OY VERMEK
- VUKİYYE[Ar. < VUḲİYYE] ile/değil/yerine/=/||/<> OKKA
( kilogram ya da dirhemlik ağırlık ölçüsü birimi kıyye )
- VUKÛ BULMAK/CEREYAN ETMEK ile/değil/yerine/= OLMAK/GERÇEKLEŞMEK
- VUKU[Ar. < VUḲŪʿ] ile/değil/yerine/=/||/<> OLUŞ
- VUSLAT ve/değil ÖZGÜNLÜK
- WALRUSES[İng.] ile/||/<> MORSES[Fr.] ile/||/<> ODOBENIDAE[Lat.] ile/||/<> WALROSSE[Alm.] ile/||/<> MORSGİLLER
( odon diş bainein yürümek Memeliler Mammalia sınıfının etçiller Carnivora takımının yüzgeç ayaklılar Pinnipedia alt takımından çok büyük boylu denizlerde yaşayan erkeklerinde üst köpek dişleri çok uzun olan bir familya )
( WALRUSES )
( MORSES )
( WALROSSE )
( ODOBENIDAE )
- WARBLER[İng.] ile/||/<> SYLVIIDÉS[Fr.] ile/||/<> SYVIIDAE, SYLVIA: ÖTLEĞEN[Lat.] ile/||/<> GRASMÜCKEN[Alm.] ile/||/<> ÖTLEĞENGİLLER
( Kuşlar Aves sınıfının ötücü kuşlar Passeriformes takımının öz ötücüler Oscines üst familyasından tüyleri ipek gibi yumuşak göçmen ve küçük kuşları içine alan bir familya Kara başlı ötleğen Sylvia atricapilla boz ötleğen S borin bıyıklı ötleğen S cantillans ak gerdanlı ötleğen S communis bozkır ötleğeni S conspicillata maskeli ötleğen S melanocephala çizgili ötlegen S nisoria terzi kuşu Cisticola cisticola yelpaze kuyruk Cjuncidis büyük kamışçın Acrocephalus arundinaceus söğüt bülbülü Phylloscopus trochilus çekirge kamışçını Locustella naevia en iyi bilinen türlerinden bazılarıdır Çalı bülbülügiller )
( WARBLER )
( SYLVIIDÉS )
( GRASMÜCKEN )
( SYVIIDAE, SYLVIA: ÖTLEĞEN )
- WEB[İng.] ile/||/<> TOILE[Fr.] ile/||/<> SPINNENGEWEBE[Alm.] ile/||/<> ÖRÜMCEK AĞI
( Örümcekler tarafından özel ince iplikten örülen yuva )
( WEB )
( TOILE )
( SPINNENGEWEBE )
- WETHER[İng.] ile/||/<> ÖVEÇ
( 24 aylıktan büyük kastre edilmiş erkek koyun )
( WETHER )
( MOUTON )
( HAMMEL )
( VERVEX )
( CASTRATO )
( ΚΡΙΆΡΙ / κριάρι )
- WHEREAS :/yerine OYSA
- WHETHER :/yerine OLUP OLMADIĞINI
- WHITE FRONTED GOOSE[İng.] ile/||/<> OIE RIEUSE[Fr.] ile/||/<> ANSER ALBIFRONS[Lat.] ile/||/<> BLESSGANS[Alm.] ile/||/<> SAKARCA
( Kuşlar Aves sınıfının kazlar Anseriformes takımının ördekgiller Anatidae familyasından alnında beyaz bir şişkinlik ve vücudun alt kısmında siyah lekelerin bulunduğu Avrupa Balkanlar Mısır Orta Doğu ve Doğu Asyada bulunan ve yurdumuzun hemen her tarafında görülen bir tür Ak alınlı büyük kaz sakar hayvanların özellikle atların alınlarında bulunan ak leke küçük akıtma ca eki sakar meke ağızlarda çiğdem olarak da geçer )
( WHITE FRONTED GOOSE )
( OIE RIEUSE )
( BLESSGANS )
( ANSER ALBIFRONS )
- WHITEHEADED DUCK[İng.] ile/||/<> ÉRISMATUR À TÊT BLANCHE[Fr.] ile/||/<> OXYURA LEUCOCEPHALA[Lat.] ile/||/<> DİKKUYRUK
( Kuşlar Aves sınıfının kazlar Anseriformes takımının ördekgiller Anatidae familyasından Tunus Cezayir Fas İspanya Akdeniz adaları ve Güneydoğu Rusyada ülkemizde Ege ve Orta Anadolu bölgelerinde düzlüklerdeki göl ve deniz kenarlarında yaşayan özellikle Burdur Gölünde kışlayan su bitkileri böcek ve balıklar ile beslenen bir tür Akbaş ördek )
( WHITEHEADED DUCK )
( ÉRISMATUR À TÊT BLANCHE )
( OXYURA LEUCOCEPHALA )
- OSCILLATEUR À PONT DE WIEN[Fr.] ile/değil/yerine/= WİEN KÖPRÜLÜ OSİLATÖR
- WOOD SPIRIT[İng.] ile/||/<> ESPRİT DE BOİS[Fr.] ile/||/<> HOLZGEIST[Alm.] ile/||/<> ODUN RUHU
( Odunun havasız ortamda ısıtılmasıyla ele geçen ve başlıca metanolden oluşan uçucu sıvı )
( WOOD SPIRIT )
( ESPRIT DE BOIS )
( HOLZGEIST )
- WOOD :/yerine ODUN, AHŞAP
- X-BAĞLI ile/||/<> OTOZOMAL
( X-bağlı cinsiyet kromozomu İLE otozomal vücut. )
( Formül: Sex-linked İLE autosomal )
- [ya]
İSTİKLÂL ya da ÖLÜM
( )
- YA ÖYLE, YA ÖYLE ile ÖYLE Mİ, BÖYLE Mİ?
- [ya] "PSİKOLOĞA GÖRÜNMEK" ile/değil/yerine/ya da/>< OLDUĞUMUZ GİBİ GÖRÜNMEK
- YABAN KEDİSİ ile/ve OSELO/T
( ... İLE/VE Bir tür yabani kedi. )
( WILDCAT vs./and ... )
( FELIS SILVESTRIS cum/et ... )
- YABANCILAŞMA ile/ve/> ÖZYİTİMİ
( YABANCILAŞMA: Kendi özvarlığının yerine koymak. )
( ALIENATION vs./and/> SELF-LOSS )
- YABANCILAŞ(TIR)MAK ile/ve/<> ÖTEKİLEŞ(TİR)MEK
- YADSIMAK ile/ve/<> ÖNEMSEMEMEK
- OIL BATH[İng.] / BAIN D'HUILE[Fr.] / ÖLBAD[Alm.] ile/değil/yerine/= YAĞ BANYOSU
- OIL ANALYSIS[İng.] / ÖL ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= YAĞ ÇÖZÜMLEMELERİ/ANALİZLERİ
- OLEOMETER[İng.] / OLEOMETER, ÖLMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= YAĞ YOĞUNLUĞU ÖLÇME AYGITI/CİHAZI
- OLÉOMÉTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= YAĞ YOĞUNLUĞU ÖLÇME AYGITI
- YAKINLAŞMA ile/ve/||/<>/> BEKLENTİ > HÜSRAN ile/ve/||/<>/> ÖFKE
- YALAN ile/ve/değil OYALAN
( "O yalan, bu yalan"... Var, biraz da sen oyalan! )
- YALAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖZVERİ
( )
- YALANLAR:
AYAKKABICIDA ile/ve/||/<> EMLÂKÇIDA ile/ve/||/<> ÖĞRETMENLERDE ile/ve/||/<> ESNAFTA ile/ve/||/<> GALERİCİDE ile/ve/||/<> MEMURDA
( "Giydikçe açılır." İLE/VE/||/<> "Merkeze 10 dk." İLE/VE/||/<> "Zeki ama çalışmıyor." İLE/VE/||/<> "Bana gelişi bu." İLE/VE/||/<> "Dosta gider." İLE/VE/||/<> "Sistem gitti." )
- YALIN ile OLAĞAN
( BARE vs. USUAL )
- YANCI (OLMAK) ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< OYUNCU (OLMAK)
- YANGIN ile ÖRTÜ YANGINI
- YANILSAMADA/YANILTMADA:
"YERDEN KALDIRMA" ile/ve/||/<> "GÖRÜNÜŞTEN KALDIRMA" ile/ve/||/<> "ÜRETİM" ile/ve/||/<> "AKTARIM" ile/ve/||/<> "YER DEĞİŞTİRME" ile/ve/||/<> "İÇİNE GEÇİRME" ile/ve/||/<> "YENİDEN OLUŞTURMA" ile/ve/||/<> "KAÇIRMA/ÇIKARMA" ile/ve/||/<> "UZTAŞIMA" ile/ve/||/<> "ÖNGÖRÜ"
(
)
( LEVITATION vs./and/||/<> VANISH vs./and/||/<> PRODUCTION vs./and/||/<> TRANSFORMATION vs./and/||/<> TRANSPOSITION vs./and/||/<> PENETRATION vs./and/||/<> RESTORATION vs./and/||/<> ESCAPE vs./and/||/<> TELEPORTATION vs./and/||/<> PREDICTION )
- YANIT ile ONAY
( ANSWER vs. APPROVAL )
- YANLIŞ ANLAMAZSAN" ile/||/<> "ÖZEL DEĞİLSE"
- YANLIŞ İÇİN:
"OLSUN" değil OLSA DA ...
- YANLIŞ TANIMLAMA YOLUYLA HATA YAPMAYA BAĞIŞIKLIK'TA:
EYLEYENLİK DÜŞÜNCESİ ile/ve/||/<> SAHİPLİK DÜŞÜNCESİ ile/ve/||/<> TEKİLLİK DÜŞÜNCESİ ile/ve/||/<> ÖZELLİK DÜŞÜNCESİ
- YANLIŞ ile/ve/değil/||/<>/< OLANAKSIZ
- YANLIŞ ile/ve/değil OLMAMIŞ
- YANMA/ATEŞ İÇİN:
ENERJİ ve/||/<> YAKIT ve/||/<> OKSİJEN
( )
- NEUTRAL WAVE[İng.] / ONDE NEUTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= YANSIZ DALGA
- YAPAMAMA/GERÇEKLEŞTİREMEME:
YOĞUNLUKTAN DOLAYI ile/ve/değil/<> ÖNCELİKLER(İN)DEN DOLAYI
- YAPAYLIK ile/değil OYUN
- YAPBOZ ile/||/<> YAZBOZ ile/||/<> ABDESTBOZAN ile/||/<> ABDESTBOZAN OTU ile/||/<> ALAYBOZAN ile/||/<> ARABOZAN ile/||/<> MAYABOZAN ile/||/<> NAMAZBOZAN ile/||/<> ORDUBOZAN ile/||/<> OYUNBOZAN
( Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek Bir yerin bir şeyin düzenini karıştırmak Dokunmak zarar vermek Geçersiz hükümsüz bir duruma getirmek nakzetmek Büyük parayı küçük birimlere ayırmak Bozguna uğratmak Altını paraya çevirmek Yabancı ülke parasını Türk parasına çevirmek Bağ ya da bostanın son ürününü toplamak Bir kızın bekâretine zarar vermek Biçimini ve kullanılışını değiştirmek Altüst etmek çıkmaza sokmak Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak ya da bir yalanını ortaya çıkararak küçük düşürmek Aklını yitirecek derecede bir şeye düşkün olmak Kötü duruma getirmek Mahkeme itiraz yoluyla verilen kararı değiştirmek yeniden yargılamanın önünü açmak Oruç abdest vb ni geçersiz duruma getirmek )
- YAPI ADASI ile/||/<> YAPI BİLGİSİ ile/||/<> YAPI BİLİMİ ile/||/<> YAPI ELEMANI ile/||/<> YAPI KOOPERATİFİ ile/||/<> YAPI MALZEMESİ ile/||/<> YAPI TAŞI ile/||/<> YAPI YERİ ile/||/<> ALTYAPI ile/||/<> ANA YAPI ile/||/<> DÜZLEK YAPI ile/||/<> EŞ YAPI ile/||/<> KABA YAPI ile/||/<> ÖZ YAPI ile/||/<> SOSYAL YAPI ile/||/<> TOPLUMSAL YAPI ile/||/<> ÜSTYAPI ile/||/<> ALLAH YAPISI ile/||/<> FİZİK YAPISI ile/||/<> KUL YAPISI ile/||/<> SOY YAPISI ile/||/<> TOPLUM YAPISI
( Barınmak ya da başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri bina mimari Yapılmakta olan konut yol köprü vb inşaat konstrüksiyon Yapma oluşturma ortaya konulma meydana getirme Canlı bir varlığın ruh ya da beden özelliklerinin tümü bünye strüktür Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge strüktür Kendine özgü işleyiş kurallarına sahip düzen örgü Bir hücrede bir dokuda karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge ya da bütün strüktür )
- YAPI ile EVDE OLMAK ile MEMNUN OLMAK ile AÇIK OLMAK ile ÖRTÜLMEK ile ZENGİN OLMAK ile SARI OLMAK
( BEING vs. BEING AT HOME vs. BEING CONTENT vs. BEING OPEN vs. BEING VEILED vs. BEING WEALTHY vs. BEING YELLOW )
( آفريده ile فرتاش ile کون ile موجود زنده ile موجود ile حضار ile اکتفا ile گشادگي ile مستوري ile توان گري ile زردي )
( AFARYDAH ile FARTASH ile کون ile MOJOD ZANDEH ile MOJOD ile HAZAR ile EKTEFA ile گشادگي ile مستوري ile TAVAN GARY ile ZARDY )
- YAPI ile/||/<> ÖZNE
( Yapısalcılık )
( Claude Lévi-Strauss tarafından 1958 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1908-2009) (Ülke: Fransa) (Alan: Antropoloji) (Önemli katkıları: Yapısalcılık) )
- YAPICI ile/ve OLGUNLAŞTIRICI
( CONSTRUCTIVE/POSITIVE vs./and TO BRING RIPEN )
- YAPILANMA | DÜZENLEME | ÖRGÜT | ORGANİZASYON ile/||/<> ORGANİZASYON ile/||/<> ORGANİZASYON[Fr. < ORGANISATION]
( Harap olan dokuların yerinin granülasyon dokusuyla doldurulması Hematom trombüs embolus ve infarktus alanlarında görülür )
( ORGANIZATION )
( ORGANISATION )
- YAPILANMIŞ | ORGANİZE ile/||/<> ORGANİZE[Fr. < ORGANISÉ]
( ORGANISÉ )
- YAPILAR:
KAMUSAL ile/ve/||/<>/> ÖZEL
- YAPMAK ile/ve/değil/yerine/=/||/<> OLMAK
( Yapmak, olmaktır; olmak, yapmaktır. )
( TO DO is TO BE, TO BE is TO DO )
( [not] TO DO vs./and/but/=/||/<> TO BE
TO BE instead of TO DO )
- YAPMAK ile/ve OLUŞTURMAK
- YAPRAK ARISI ile/||/<> YAPRAK AŞISI ile/||/<> YAPRAK AYASI ile/||/<> YAPRAK BİTİ ile/||/<> YAPRAK BÖCEĞİ ile/||/<> YAPRAK ÇAY ile/||/<> YAPRAK DOLMASI ile/||/<> YAPRAK DÖKÜMÜ ile/||/<> YAPRAK DÖNER ile/||/<> YAPRAK KIKIRDAK ile/||/<> YAPRAK KINI ile/||/<> YAPRAK KURBAĞASI ile/||/<> YAPRAK KURDU ile/||/<> YAPRAKKURUSU ile/||/<> YAPRAK MAKİNESİ ile/||/<> YAPRAK MENTEŞE ile/||/<> YAPRAK SARMASI ile/||/<> YAPRAK SİGARASI ile/||/<> YAPRAK TAŞ ile/||/<> YAPRAK TÜTÜN ile/||/<> ÇANAK YAPRAK ile/||/<> İĞNE YAPRAK ile/||/<> KIZILYAPRAK ile/||/<> MEYVE YAPRAK ile/||/<> OYMALI YAPRAK ile/||/<> TAÇ YAPRAK ile/||/<> ASMA YAPRAĞI ile/||/<> ÇİÇEK YAPRAĞI ile/||/<> DEFNEYAPRAĞI ile/||/<> DEFNE YAPRAĞI ile/||/<> ITIR YAPRAĞI ile/||/<> TAÇ YAPRAĞI ile/||/<> YONCA YAPRAĞI ile/||/<> ALMAŞIK YAPRAKLAR ile/||/<> KARŞILIKLI YAPRAKLAR
( Bitkilerde solunum karbon özümlenmesi terleme vb olayların oluştuğu çoğu klorofilli yeşil ve türlü biçimdeki bölümler Sarma yapılan asma yaprağı Börek baklava vb şeylerde yufka Kitap defter vb şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri varak Kat kat ayrılabilen şeylerde kat Eni 50 boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü Birkaç parça eklenerek yapılan şeylerde her parça )
- YAPRAK ile OYMALI YAPRAK
( ... İLE Meşe yaprağı gibi kenarları, girintili çıkıntılı olan yaprak. )
- YAPTIĞIN İYİLİKLE ...:
"GURUR DUYMAK" ile/değil/yerine/||/<>/< ONUR DUYMAK
- YARALI/HASTA TAŞIMADA:
OMUZ DESTEĞİ ile/ve/||/<> KUCAKTA ile/ve/||/<> SIRTTA ile/ve/||/<> OMUZDA(İTFAİYECİ YÖNTEMİ) ile/ve/||/<> ELLERİN ÜZERİNDE[ALTIN BEŞİK] ile/ve/||/<> KOL VE BACAKLARDAN TUTARAK ile/ve/||/<> SANDALYE İLE ile/ve/||/<> BATTANİYEDEN SEDYE YAPARAK ile/ve/||/<> KAŞIK ile/ve/||/<> KÖPRÜ ile/ve/||/<> KARŞILIKLI DURARAK ile/ve/||/<> RENTEK
( Hasta/yaralı taşınmasında ilk yardımcı, kendi sağlığını riske sokmamalıdır.
Gereksiz zorlama ve yaralanmalara engel olmak için aşağıdaki kurallara uygun davranmalıdır:
- Hastaya/yaralıya yakın mesafede çalışılmalıdır.
- Daha uzun ve güçlü kas öbekleri kullanılmalıdır.
- Sırtın gerginliğini korumak için dizler ve kalçalar bükülmelidir.[Omurilik yaralanmaları riskini azaltır].
- Yerden destek alacak biçimde iki ayağı da kullanarak, biri ötekinden biraz öne yerleştirilmelidir.
- Kalkarken, ağırlığı, kalça kaslarına vererek dizler en uygun biçimde doğrultulmalıdır.
- Baş, her zaman düz tutulmalı, eşit ve düzgün bir biçimde hareket ettirilmelidir.
- Yavaş ve düzgün adımlarla yürünmeli ve adımlar omuzdan daha geniş olmamalıdır.
- Ağırlık kaldırırken, karın, düzgün tutulup kalça kasılmalıdır.
- Omuzlar, leğen kemiğinin ve omuriliğin sırasında tutulmalıdır.
- Yön değiştirirken, ani dönme ve bükülmelerden kaçınılmalıdır.
- Hasta/yaralı, olabildiğince az hareket ettirilmelidir.
- Hasta/yaralı, baş-boyun-gövde ekseni esas alınarak, en az 6 destek noktasından kavranmalıdır.
- Tüm hareketleri yönlendirecek sorumlu bir kişi olmalıdır. Bu kişi, hareketler için gereken yönergeleri["Dikkat! Kaldırıyoruz!" gibi] vermelidir. Bu kişi, genellikle, ağırlığın en fazla olduğu ve en fazla dikkat edilmesi gereken bölge olan baş ve boyun bölümünü tutan kişi olmalıdır.
- Hasta/yaralı taşınırken mükemmel bir takım çalışması gerekmektedir. )
( [Acil taşıma teknikleri]
- Genel bir kural olarak, hasta/yaralının yeri değiştirilmemeli ve dokunulmamalıdır. Olağanüstü bir tehlike söz konusuysa, taşıdığı her türlü riske karşın acil taşıma zorunludur.
- En kısa sürede, yaralılar, güvenli bir yere taşınmalıdır.
)
( OMUZDAN DESTEK OLARAK

ile/ve/||/<>
KUCAKTA

ile/ve/||/<>
SIRTTA

ile/ve/||/<>
OMUZDA

ile/ve/||/<>
ALTIN BEŞİK TEKNİĞİ

ile/ve/||/<>
KOL VE BACAKLARDAN TUTARAK

ile/ve/||/<>
SANDALYE İLE

ile/ve/||/<>
SEDYE İLE

ile/ve/||/<>
BATTANİYE İLE

ile/ve/||/<>
KAŞIK TEKNİĞİ

- Bu teknik, hastaya/yaralıya, sadece bir taraftan ulaşılması durumunda üç ilk yardımcı tarafından uygulanır.
- İlk yardımcılar, hastanın/yaralının tek bir yanında, bir dizleri yerde olacak biçimde diz çökerler.
- Hasta/yaralının elleri göğsünde birleştirilir.
- Birinci ilk yardımcı, baş ve omzundan, ikinci ilk yardımcı, sırtının alt bölümü ve uyluğundan, üçüncü ilk yardımcı, dizlerinin altından ve bileklerinden kavrar. Daha sonra kendi ellerini hastanın/yaralının gövdesinin altından geçirerek kavrar.
- Başını ve omzunu tutan birinci ilk yardımcının yönergesi ile tüm ilk yardımcılar aynı anda hastayı/yaralıyı kaldırarak dizlerinin üzerine koyar.
- Aynı anda tek bir hareketle hastayı/yaralıyı göğüslerine doğru çevirirler.
Sonra uyumlu bir biçimde ayağa kalkar ve aynı anda düzgün bir biçimde sedyeye koyarlar.
ile/ve/||/<>
KÖPRÜ TEKNİĞİ

- Hastaya/yaralıya, iki taraftan ulaşılması durumunda dört ilk yardımcı tarafından yapılır.
- İlk yardımcılar, bacaklarını açıp hastanın/yaralının üzerine hafifçe çömelerek yerleşirler.
- Birinci ilk yardımcı, başı koruyacak biçimde, omuz ve ensesinden, ikinci ilk yardımcı, kalçalarından, üçüncü ilk yardımcı da dizlerinin altından tutar.
- Birinci ilk yardımcının yönergesi ile üç ilk yardımcı hastayı kaldırır.
- Dördüncü ilk yardımcı, sedyeyi arkadaşlarının bacakları arasına iterek yerleştirir ve hasta/yaralı, sedyenin üzerine konulur.
ile/ve/||/<>
KARŞILIKLI DURARAK

- Omurga yaralanmalarında ve kuşkusunda kullanılır. Üç ilk yardımcı tarafından uygulanır.
- İki ilk yardımcı, hastanın/yaralının göğüs hizasında karşılıklı diz çöker. Üçüncü ilk yardımcı, hastanın/yaralının dizleri hizasında diz çöker.
- Hastanın/yaralının kolları, göğsünün üzerinde birleştirilerek, düz yatması sağlanır.
- Baş bölümündeki ilk yardımcılar, kollarını baş-boyun eksenini koruyacak biçimde hastanın/yaralının sırtına yerleştirirler.
- Hastanın/yaralının dizleri hizasındaki üçüncü ilk yardımcı, kollarını açarak hastanın/yaralının bacaklarını düz olacak biçimde kavrar. Verilen yönergeyle tüm ilk yardımcılar hasta/yaralıyı düz olarak kaldırarak sedyeye yerleştirir.
ile/ve/||/<>
RENTEK TEKNİĞİ/MANEVRASI
- Kaza ortamı değerlendirilir; patlama, yangın tehlikesi belirlenir, çevre ve ilk yardımcının kendi güvenliği sağlanır.
- Hastanın/yaralının omuzlarına hafifçe dokunarak ve "iyi misiniz?" diye sorarak bilinci kontrol edilir, çevrede birileri varsa 112'yi araması istenir.
- Hastanın/yaralının solunum yapıp yapmadığı gözlemlenir[göğüs hareketleri izlenir].
- Eğer solunum yok ise, hastanın/yaralının ayaklarının pedala sıkışmadığından emin olunur; emniyet kemeri açılır.
- Hastaya/yaralıya yan tarafından yaklaşılır ve bir elle kolu, öteki elle de çenesi kavranarak kafamızın da desteğiyle boynu sabitlenir.[Hafif hareketle]
- Baş-boyun-gövde hizasını bozmadan, araçtan dışarı çekilir.
- Hasta/yaralı, yavaşça yere ya da sedyeye yerleştirilir.
[Kaza geçirmiş yaralı bir kişiyi eğer bir tehlike söz konusu ise omurgaya zarar vermeden çıkarmada kullanılır. Bu uygulama solunum durması; yangın tehlikesi, patlama gibi tehlikeli durumlarda uygulanır.] )
- YARARCILIK/UTİLİTARİZM ile ÖDEVBİLİM/DEONTOLOJİ
( Eylemlerin sonuçlarının en fazla faydayı sağlaması gerektiğini savunan ahlâki kuram. İLE Eylemlerin kendi içsel değerleri ve kurallara uygunluğu üzerine odaklanan ahlâki kuram. )
- YARAR/LI/LIK ile/ve/||/<>/> ONUR/LU/LUK
- YARATICI ile/ve/değil ÖZGÜN
- YARATIR ile/ve/değil OLUŞTURUR
- YARATMAK değil/yerine (OLANI) DEĞİŞTİRMEK
- YARDIM EDİLMİŞ YOKSULLAR ile/değil/yerine ORTADAN KALDIRILMIŞ YOKSULLUK
( Kabul edilemeyecek olmasına karşın ne yazık ki, "istenilen", desteklenen, beklenilen, göz yumulan, gözardı edilen. İLE/DEĞİL/YERİNE İstediğimiz, her birimizin ayrı ayrı ve/ya da hep birlikte taşın altına elini koyarak gerçekleştirmesi gereken. )
- YARDIMCI DERS ile/||/<> YARDIMCI DOÇENT ile/||/<> YARDIMCI EYLEM ile/||/<> YARDIMCI FİİL ile/||/<> YARDIMCI HAKEM ile/||/<> YARDIMCI HÜCRE ile/||/<> YARDIMCI KİTAP ile/||/<> YARDIMCI MADDE ile/||/<> YARDIMCI OYUNCU ile/||/<> YARDIMCI ROL ile/||/<> YARDIMCI ÜNLÜ ile/||/<> YARDIMCI ÜNSÜZ ile/||/<> YARDIMCI YARGICI ile/||/<> BAŞYARDIMCI ile/||/<> ÖĞRETİM YARDIMCISI ile/||/<> BAŞKAN YARDIMCISI ile/||/<> DEKAN YARDIMCISI ile/||/<> MÜDÜR YARDIMCISI ile/||/<> REKTÖR YARDIMCISI ile/||/<> YÖNETMEN YARDIMCISI
( Yardım eden ya da gerektiğinde yardım edecek olan kimse vb avane havari muavin muin yâr yaver asistan Yardımı olan şey )
- YARDIMCI OYUNCULUK ile/||/<> YEDEK OYUNCULUK ile/||/<> ORTA OYUNCULUĞU
( Oyun oynama işi Sahne sanatçılığı Düzencilik hilecilik )
- YARGI ALANI ile/||/<> YARGI ÇEVRESİ ile/||/<> YARGI DENETİMİ ile/||/<> YARGI ERKİ ile/||/<> YARGIEVİ ile/||/<> YARGI GÜCÜ ile/||/<> YARGI ORGANLARI ile/||/<> YARGI USULÜ ile/||/<> YARGI YERİ ile/||/<> YARGI YETKİSİ ile/||/<> YARGI YOLU ile/||/<> ÖN YARGI ile/||/<> PEŞİN YARGI ile/||/<> DEĞER YARGISI
( Kavrama karşılaştırma değerlendirme vb yollara başvurularak kişi durum ya da nesnelerin eleştirici bir biçimde değerlendirilmesi hüküm Yasalara göre mahkemece bir olay ya da olgunun doğuşuna etken olan sebeplerin de göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi sonucu verilen karar kaza )
- YARGI/HÜKÜM[Ar.] ile ÖNYARGI
( VERDICT vs. PREJUDICE )
- YARI ÖMÜR ile/||/<> ORTALAMA ÖMÜR
( Kararsız çekirdeklerin yarısının bozunması için geçen süredir; her yarı ömürde kalan madde yarıya iner. @@ Tek bir çekirdeğin bozunmadan önce beklenen ortalama yaşam süresidir. İkisi aynı bozunma hızını betimler; ortalama ömür, yarı ömrün yaklaşık 1,44 katıdır. )
( Formül: t₁/₂ ~ τ = 1/λ )
- YARIMLIK ile/||/<> ORTA BOYDA ÖRME SEPET. (-SİVAS)
( Orta boyda örme sepet Sivas )
- YASA DIŞI ile OKUNAKSIZ
( ILLEGAL vs. ILLEGIBLE )
( خلاف ile خلاف قانون ile غيرمشروع ile حرام ile غير شرعي ile نا مشروع ile غير قانوني ile غير مشروع ile غيرمجاز ile نامشروع ile غيرقانوني ile ناخوانا )
( KHLAF ile KHLAF GHANON ile غيرمشروع ile HARAM ile غير شرعي ile NA MOSHRU ile غير قانوني ile غير مشروع ile GHYRAMJAZ ile NAMESHRU ile GHYRAGHANONY ile NAKHANA )
- YAŞA ile/||/<> OLEY
- YASA ile/ve OLGU
( LAW vs./and FACT )
- YASAK ile/ve/değil/yerine/<> OLANAKSIZLIK
( [not] PROHIBITION vs./and/but/<> IMPOSSIBILITY
IMPOSSIBILITY instead of PROHIBITION )
- YASA/LI/LIK ile/ve/||/<>/< ÖLÇÜ/LÜ/LÜK
- YAŞAM BİÇİMİ ile/||/<> YAŞAM BİLİMLERİ ile/||/<> YAŞAM BOYU ile/||/<> YAŞAM DOLU ile/||/<> YAŞAM DÜZEYİ ile/||/<> YAŞAM FELSEFESİ ile/||/<> YAŞAM GÜVENCESİ ile/||/<> YAŞAM KAVGASI ile/||/<> YAŞAM KOÇU ile/||/<> YAŞAM KOŞULLARI ile/||/<> YAŞAM ÖYKÜSEL ile/||/<> YAŞAM ÖYKÜSÜ ile/||/<> YAŞAM SAVAŞI ile/||/<> YAŞAM SİGORTASI ile/||/<> YAŞAM STANDARDI ile/||/<> YAŞAMÜSTÜ ile/||/<> FATURALI YAŞAM ile/||/<> ÖZ YAŞAM ile/||/<> ÖZEL YAŞAM ile/||/<> SAĞLIKLI YAŞAM ile/||/<> SOSYAL YAŞAM ile/||/<> MESLEK YAŞAMI
( Doğumla ölüm arasında yaşanan süre dirim ömür hayat I )
- YAŞAM:
"OLMASI GEREKTİĞİ GİBİ" değil OLDUĞU GİBİ
- YAŞAM ile/ve ÖNGÖRÜLEBİLİR YAŞAM
( ... İLE/VE Kişinin en çok istediği/"aradığı". )
( LIFE vs. FORSIGHTABLE LIFE )
- YAŞAM ile/ve/||/<> ÖZGÜRLÜK ile/ve/||/<> MÜLKİYET
( bkz. John Locke )
- YAŞAMA ÇABASI ile/||/<> YAŞAMA GÜCÜ ile/||/<> YAŞAMA SAVAŞI ile/||/<> YAŞAMA SEVİNCİ ile/||/<> YAŞAMA UĞRAŞISI ile/||/<> ORTAK YAŞAMA
( Yaşamak işi )
- YAŞAMIN UZAMASI ile/ve/değil/= BEREKETLENMESİ
- YAŞAMAK ile/ve/<>/></< ÖLMEK
( Biliyor olmak. İLE/VE/<>/>< Bilmek[/Bildim!] )
- YAŞAMAK" ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/>/< ÖLMEMEYE ÇALIŞMAK
- YAŞAMAKTA/YAŞIYOR OLMAK ile/ve/değil ÖLMEKTE/ÖLÜYOR OLMAK
- YAŞARKEN ve/||/<> ÖLÜRKEN
( Yaşamdan/yaşamaktan başka hiçbir şey yoktur/olmamalıdır. VE/||/<> Ölmekten başka hiçbir şey yoktur/olmamalıdır. )
- YAŞAYANLAR ile/fakat/ne yazık ki ÖLENLER
( Ölenlerin gözlerini kapatıyor. İLE/FAKAT/NE YAZIK Kİ Yaşayanların gözlerini açamıyor. )
- YAŞLANDIĞINDA/N DOLAYI OYNAMAYI/GÜLMEYİ BIRAKMAK DEĞİL ile/ve/değil/||/<> OYNAMAYI/GÜLMEYİ BIRAKTIĞINDA/N DOLAYI YAŞLANMAK
- YAŞLANMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLGUNLAŞMAK
- YAŞLI BAŞLI ile/||/<> YAŞLILAR YURDU ile/||/<> ORTA YAŞLI
( Yaşı ilerlemiş kocamış kimse ak saçlı ihtiyar I kart I koca II Uzun yılları geride bırakmış )
- YAŞLI/LIK ile/yerine OLGUN/LUK
( Yaşlıları ziyaret etmek, yararlıdır! )
- YAŞLILIK ve/||/<> SAYRILIK ve/||/<> KITLIK ve/||/<> ÖLÜM
( "Mahşerin dört atlısı." )
- YATIRIM BANKASI ile/||/<> YATIRIM FONU ile/||/<> ÖLÜ YATIRIM ile/||/<> EKİPMAN YATIRIMI ile/||/<> SANAYİ YATIRIMI
( Yatırmak işi Parayı gelir getirici taşınır ya da taşınmaz bir mala yatırma mevduat plasman Millî ekonominin ya da bir ticaret kuruluşunun üretim ve hizmet gücünü artırıcı nitelikte olan aktif değerlerine yapılan yeni eklemeler envestisman Bir çıkar ya da kazanç sağlamak için yapılan davranış )
- YAYGIN BİLGİ ile/ve/<> ÖZEL BİLGİ ile/ve/<> BİLGİ
( 1- Ammeden, ammeye aktarılan yaygın bilgi.
2- Alimlerden, alimlere aktarılan özel bilgi.
3- Tek bir kişiden, tek bir kişiye aktarılan bilgi. )
( COMMON INFORMATION vs./and/<> SPECIAL INFORMATION vs./and/<> INFORMATION )
- YAYGIN EĞİTİM ile/ve/<> ÖRGÜN EĞİTİM
- YAYGIN ile ORTAK TAŞIYICI ile ORTAK KUMRU ile ORTAK PAYDA ile ORTAK İFADE ile ORTAK ALAN UYUZ ile ORTAK KÜTÜPHANE ile ORTAK LOGARİTMA ile ORTAK ÖKSEOTU ile ORTAK KAT ile ORTAK İSİM ile SIRADAN İNSANLAR ile ORTAK UYGULAMA ile ÇUHA ÇİÇEĞİ ile SAĞDUYU ile ADİ HİSSE SENEDİ ile ORTAK KEDİOTU ile ORTAK VANİLYA ile PELİN OTU ile YAYGIN OLARAK ile ORTAK ALANLAR ile DEVLET
( COMMON vs. COMMON CARIER vs. COMMON COLUMBINE vs. COMMON DENOMINATOR vs. COMMON EXPRESSION vs. COMMON FIELD SCABIOUS vs. COMMON LIBRARY vs. COMMON LOGARITHM vs. COMMON MISTLETOE vs. COMMON MULTIPLE vs. COMMON NOUN vs. COMMON PEOPLE vs. COMMON PRACTICE vs. COMMON PRIMROSE vs. COMMON SENSE vs. COMMON STOCK vs. COMMON VALERIAN vs. COMMON VANILLA vs. COMMON WORMWOOD vs. COMMONLY vs. COMMONS vs. COMMONWEAL )
( عامه ile عامي ile مکاري ile اخيليا ile مخرج مشترک ile بيان رايج ile ماميشا ile کتابخانه اشتراکي ile لگاريتم طبيعي ile دادواش ile مضرب مشترک ile اسم علم ile عوام ile رسم متداول ile پامچال ile قضاوت صحيح ile سهام عادي ile سنبل الطيب ile ثعلب ile خار گوش ile عرفا ile عليالرسم ile مردم عادي ile مشترک المنافع )
( AMEH ile عامي ile مکاري ile اخيليا ile MOKHARJ MOSHTARK ile BEYAN RAYJ ile ماميشا ile KETABAKHANEH ESHTARAKY ile LEGARYTAM TABYEY ile DADVASH ile MAZARB MOSHTARK ile ESM ALAM ile عوام ile رسم متداول ile PAMCHAL ile GHAZAVAT SAHYHE ile SACPEHAM ADY ile سنبل الطيب ile SALAB ile KHAR GUSH ile ARAFA ile عليالرسم ile MARDAM ADY ile MOSHTARK OLMNAFE )
- YAYILMA ile ÖRGÜ
- KÖKNAR:
YAYLA ile/ve/||/<> OVA
- YAYLA ile OVA
( UPLAND/HIGH PLATEAU vs. PLAIN )
- YAYLAK ile/||/<> OBA
( Yaylacıların hayvanlarıyla birlikte yaz mevsimini geçirdikleri yüksek otlaklara ve orada kurulan ilkel yerleşmelere verilen ad oba dağ otlağı Yetiştiricilerin hayvanlarıyla birlikte yaz mevsimini geçirdikleri hayvanlarını otlattıkları alan 1 Bölmeli büyük göçebe çadırı 2 Bir ya da birkaç çadırda yaşayan ailelerden oluşan göçebe toplumu 3 Göçebelerin geçici konak yerleri Yaylacıların hayvanlarıyla birlikte yaz mevsimini geçirdikleri yüksek otlaklarda ağaç ya da taştan yapılmış ilkel evlerden oluşan geçici yerleşmeler cenik kışlak Yaylacıların hayvanlarıyla birlikte kışı geçirdikleri alçak kuytu yerlerde kurulu ve genellikle kış mevsimi boyunca oturulan yerleşmelere verilen genel ad oba cenik Anadolu ağızlarında komşu yabancı olarak da kullanılır Yaz otlağı anlamına da gelir Anadoluda yer adlarında yaygın olarak geçer Az oba 1 küçük köy 2 göçebelerin çadırlardan oluşan geçici konaklama yeri ōba köy Orta Türkçede oba Oğuzca boy oymak olarak geçer Türkçede başlangıçta birinci anlamda kullanıldığı anlaşılıyor İkinci üçüncü ve dördüncü anlamlar sonradan gelişmiştir Kökenini bilmiyoruz Türk diyalektlerinde kullanılan oba yığın tınaz tepe adıyla birleştirilemez oba 1 tepe höyük 2 mezar Blk oba mezar oba höyük obō obo taş yığını obā yığın tınaz tepe höyük Şorlar ve Sagaylar oma biçimini de kullanırlar Alt Tel obō yığın tınaz höyük Altay diyalektinde oboğo biçimi de kullanılır ovā yığın tepe Kumancada da obo tepe olarak geçer Bütün bu biçimlerin Moğolcadan alındığı açıktır obağa yığın taş yığını Arapça Farsça Kürtçe gibi komşu dillere de geçmiştir )
( PASTURE )
- YAYLAK ile/değil/yerine/=/||/<> OTLAK | YAYLA
( alçak yaylak orta yaylak ön yaylak yüksek yaylak otlak yayla )
- YAZARÇİZER ile/||/<> YAZAR HAKKI ile/||/<> YAZAR KASA ile/||/<> ANLATICI YAZAR ile/||/<> BASINÇYAZAR ile/||/<> BAŞYAZAR ile/||/<> BİLGİYAZAR ile/||/<> DEPREMYAZAR ile/||/<> İVMEYAZAR ile/||/<> OKURYAZAR ile/||/<> SESYAZAR ile/||/<> SÜREYAZAR ile/||/<> KOMEDİ YAZARI ile/||/<> KÖŞE YAZARI ile/||/<> OYUN YAZARI ile/||/<> SÖZ YAZARI
( Bilim edebiyat sanat alanlarında kitap yazan ya da kitap hazırlayan bir eseri ortaya koyan ve eserin sahibi olan kimse kalem erbabı musannif müellif Özellikle gazete ve dergilerde herhangi bir konuda yazı yazan kimse kalem kalem erbabı yazıcı muharrir müellif Yazma özelliği olan )
- YAZGICILIK/FATALİZM ile ÖZGÜRLÜKÇÜLÜK/LİBERTERYENİZM
( "Her şeyin" "önceden belirlenmiş olduğunu" ve "kişinin yazgısını" "değiştiremeyeceğini savunan görüş". İLE Kişinin yapmayabilme gücü[ihtiyâr] ve yapabilme gücüne[irâde] sahip olduğunu ve kendi yeğleme ve seçimlerini yapabildiğini savunan görüş. )
- YAZI ile/ve/|| YAŞAM ile/ve/|| KUL ile/ve/|| RAB
( Bâkî. İLE/VE/|| Fânî. İLE/VE/|| Âsi. İLE/VE/|| Âfi/bağışlayıcı. )
- YEDEK KANAT:
MALZEMELERDEKİ HER TÜRLÜ ÖNEMLİ SORUNDA ile OLASI BİLİNÇ KAYBINDAN ÖNCE ile HER TÜRLÜ ÇARPIŞMADA ile YERE YAKINLIKTA(ALÇAK İRTİFADA)
- 7 SAAT ile/ve/||/<>/>/< 17 SAAT
( Uyu. İLE/VE/||/<>/>/< Ayakta ve yaşamda ol. )
( Düş (gör). İLE/VE/||/<>/>/< Düşün. )
( Yat. İLE/VE/||/<>/>/< Ayakta ol. )
( Arın. İLE/VE/||/<>/>/< Yalın. )
- YEDİCE(HAFTA):
BAŞGÜN ile/ve/||/<>/> TOZGÜN ile/ve/||/<>/> ODGÜN ile/ve/||/<>/> ORTAGÜN ile/ve/||/<>/> YEYGÜN ile/ve/||/<>/> ELGÜN ile/ve/||/<>/> ARAGÜN
( Pazartesi İLE/VE/||/<>/> Salı İLE/VE/||/<>/> Çarşamba İLE/VE/||/<>/> Perşembe İLE/VE/||/<>/> Cuma İLE/VE/||/<>/> Cumartesi İLE/VE/||/<>/> Pazar )
- YEDİTEPE ile/ve ÖTEKİ İSTANBUL TEPELERİ
- YEĞLEMEK/TERCİH ETMEK ile/ve/||/<> ÖNE ÇIKARMAK
- YEĞLEME/TERCİH ile/ve/değil ÖNCELİK
( [not] TO PREFER vs./and/but PRIORITY )
- YEĞLEME/TERCİH ile/ve ÖNCEL/LEMEK
( TO PREFER vs./and PREDECESSOR )
- YELE SIRTI DÖNDÜKTEN SONRA BULUTLAR ...:
SAĞDAN SOLA ile/ve/||/<> SOLDAN SAĞA ile/ve/||/<> ÖNDEN ARKAYA YA DA ARKADAN ÖNE (İSE)
( İyiye gidecektir. @@ Kötüye gidecektir. @@ Bulunulan koşulların devam edeceğini gösterir. )
- YELLENME ile/||/<> CARTA ile/||/<> OSURUK
- YEMEK YEMEK ile KAHVALTI YAP ile İLK KEZ YEMEK YEMEK ile ÖĞLE YEMEĞİ YE
( EAT vs. EAT BREAKFAST vs. EAT FOR THE FIST TIME vs. EAT LUNCH )
( غذا خوردن ile خوردن ile تناول کردن ile ناشتائي شکستن ile نوبر کردن ile نهار خوردن )
( GHZA KHORDAN ile KHORDAN ile TANAVEL KARDAN ile NASHTAYEY SHKASTAN ile NOBAR KARDAN ile NEHAR KHORDAN )
- YEMEKALTI ile/||/<> YEMEK BORUSU ile/||/<> YEMEK ÇİZELGESİ ile/||/<> YEMEK DOLABI ile/||/<> YEMEK DUASI ile/||/<> YEMEKHANE ile/||/<> YEMEK HİZMETİ ile/||/<> YEMEK LİSTESİ ile/||/<> YEMEK MASASI ile/||/<> YEMEK ODASI ile/||/<> YEMEK SALONU ile/||/<> YEMEK TABLASI ile/||/<> YEMEK TAKIMI ile/||/<> ALAMİNÜT YEMEK ile/||/<> ANA YEMEK ile/||/<> BAŞYEMEK ile/||/<> HAZIR YEMEK ile/||/<> SEÇMELİ YEMEK ile/||/<> SEÇMESİZ YEMEK ile/||/<> SULU YEMEK ile/||/<> AKŞAM YEMEĞİ ile/||/<> EV YEMEĞİ ile/||/<> GÜVEYİ YEMEĞİ ile/||/<> İFTAR YEMEĞİ ile/||/<> KUŞLUK YEMEĞİ ile/||/<> OROSPU YEMEĞİ ile/||/<> ÖĞLE YEMEĞİ ile/||/<> ÖLÜ YEMEĞİ ile/||/<> SAHUR YEMEĞİ ile/||/<> TENCERE YEMEĞİ
( Yemek yeme karın doyurma işi Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek aş taam ekmek I lokma manca Günün belli saatlerinde yenilen besin Konuklara yiyecek verilerek yapılan ağırlama )
- YEMEME ile ORUÇ/RİYÂZAT
( ... ile TECEVVÜ'[< CÛ'] )
- YENGEÇ ile/ve ÖRÜMCEK YENGECİ
- YENİÇERİ AĞASI ile/||/<> YENİÇERİ OCAĞI ile/||/<> ODALI YENİÇERİLER
( Kapı kulu teşkilatının piyade sınıfı Bu asker sınıfından olan er )
- YENİKAPI MEVLEVİHANESİ ile ÖTEKİ MEVLEVİHANELER
( Itrî'nin, Dede Efendi'nin ve Şeyh Galib'in yetiştiği yerdir. İLE ... )
- YEREL | LOCAL[Fr. < LOCAL] ile/||/<> LOKAL ile/||/<> ODAKSAL
( Odaksal )
( LOCAL )
( LOCAL )
- YEREL ile/ve ÖZEL
- YERLEŞTİRMEK ile OTURTMAK
( TO LOCATE vs. TO FIT WELL )
- YERLİ ile/değil ONO(PATAGONYA) YERLİSİ
( ... İLE/DEĞİL Patagonya'da, Darwin ve ekibi gibi yerlilere sahip çıkmaya çalışanlar, onlara acıyıp gemilerden, eski palto ve giysiler verdiler. Böylece çıplak gövdeleriyle yaşamaya alışkın yerliler, üstlerindeki ıslak giysilerle zatürre olup hastalandılar. Ayrıca, giysilerden, kızamık, kızıl gibi hiç karşılaşmadıkları hastalıklar kaptılar. Bazıları Paskalya ve Galapagos Adaları'na kaçtı. Onları uygar ve çağdaş Avrupa'lı yapma çabası iflas etti. Son yaşayan Ono yerlisi de, -belki de kahrından- 2012'de öldü. )
- YES, READY[İng.] ile/||/<> OUI[Fr.] ile/||/<> EVET
( Karşılaşmaya hazır olan yarışmacıların dürtüş ya da vuruşu gören yan yargıcının yönelttiği soruya verdikleri olumlu yanıt )
( "YES", "READY" )
( "OUI" )
- YEŞİL ALAN ile/||/<> YEŞİLBAĞA ile/||/<> YEŞİLBAŞ ile/||/<> YEŞİL BİBER ile/||/<> YEŞİL ÇAY ile/||/<> YEŞİLÇEKİRGE ile/||/<> YEŞİL DALGA ile/||/<> YEŞİL FASULYE ile/||/<> YEŞİL IŞIK ile/||/<> YEŞİL KART ile/||/<> YEŞİL KESE ile/||/<> YEŞİL KUŞAK ile/||/<> YEŞİL OY ile/||/<> YEŞİL PASAPORT ile/||/<> YEŞİL SAAT ile/||/<> YEŞİL SAHA ile/||/<> YEŞİL SALATA ile/||/<> YEŞİLSAZAN ile/||/<> YEŞİL SOĞAN ile/||/<> YEŞİL YAKALI ile/||/<> YEŞİL ZEYTİN ile/||/<> ACI YEŞİL ile/||/<> AÇIK YEŞİL ile/||/<> KOYU YEŞİL ile/||/<> BAKIR YEŞİLİ ile/||/<> CEVİZ YEŞİLİ ile/||/<> ÇAĞLA YEŞİLİ ile/||/<> ÇAM YEŞİLİ ile/||/<> KÜF YEŞİLİ ile/||/<> MERCAN YEŞİLİ ile/||/<> ORMAN YEŞİLİ ile/||/<> SAFRA YEŞİLİ ile/||/<> TAVUS YEŞİLİ ile/||/<> TURKUAZ YEŞİLİ ile/||/<> YAĞ YEŞİLİ ile/||/<> ZEYTİN YEŞİLİ ile/||/<> ZÜMRÜT YEŞİLİ
( Sarı ile mavinin karışımından ortaya çıkan bitki yapraklarının çoğunda görülen renk Bu renkte olan Kurumamış taze sebze kuru karşıtı Olmamış ham meyve )
- YETENEK ile/ve/değil/||/<>/< ÖNCELİK
- YETENEK ve/<> ÖZGÜRLEŞTİRİCİ İLİŞKİ
- YETERSİZ ÇÖMEZ ile/ve ORTA NİTELİKLİ ÇÖMEZ ile/ve İYİ ÇÖMEZ
( Yetersiz bir çömez, öğretmenin ününden yararlanır. İLE/VE Orta nitelikli bir çömez, öğretmenin sevecenliğine hayrandır. İLE/VE İyi bir çömez ise öğretmenin düzencesiyle(disipliniyle) güçlenir, gelişir. )
- YETİM ile/ve/||/<> ÖKSÜZ
( [Ergenlikten önce]
Babası ölmüş/olmayan çocuk. [Babası belirli fakat ölmüş olan.] İLE/VE/||/<> Annesi ölmüş/olmayan. | Annesi ya da hem annesi, hem de babası ölmüş olan çocuk.
["annesiz" diye bilinir ve "anneden öksüz, babadan yetim kalmak" sözü kullanılır. Oysa ki, "öksüz/ögsüz" sözcüğü, "bilge-âlim" ikilemesi gibi "ögsüz-yatim"dir.(ögsüz al-yâtîmu wa ʾl-ḥayrânu. wa-aṣluhu: ögsüz maʾḥûḏun min ōg wa-hwa ʾl-ʿaqlu wa ʾl-fiṭnatu).][İlk zamanlarda, anne ile ilgisi yoktu. Yâtîm, "Tek kalmış, ergen olmadan önce babası ölen çocuk" demektir.]
[Yetimlik, maddî manevi desteği olmamaktır. Sonraları, sözlüklerdeki "ög/öğ"(anne)nin etkisiyle yanlış ayrıştırmaya gidilmiştir. ("Atası ölen, öksüz galmaz; anası ölen, öksüz galur.")] )
( Saçı/başı, arkadan öne doğru okşanır. İLE/VE/||/<> Saçı/başı, önden arkaya doğru okşanır. )
( EYTÂM[Ar. < YETÎM/YÂTÎM] ile/ve/||/<> O/Og/Ög[: Ana.] )
( İnsan, babanın [temel] desteğiyle; hayvan, annenin [temel] desteğiyle yaşar. )
( ORPHAN vs./and MOTHERLESS )
- YETİŞKİN ile/ve OLGUN
( Yaşlı olanlara rahatlık sağlamak, arkadaşlara içtenlikle, gençlere de incelikle davranmak isterim. )
( ADULTHOOD ile MATURE )
- YETKE ile/değil/yerine/>/>< ÖZERKLİK
(
)
( [not] AUTHORITY vs./but/>/>< AUTONOMY
AUTONOMY instead of AUTHORITY )
- YETKECİ/OTORİTER[İng.] ile/değil/yerine/>< ÖNDER/LİDER[İng.]
( Bencil. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Alçakgönüllü. )
- YETKEYE BAŞVURMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
BİR BİLENE SORMA ile/ve/||/<> YETERSİZ KAYNAK ile/ve/||/<> İNANCA BAŞVURMA ile/ve/||/<> ORTAK TUTUMA BAŞVURMA ile/ve/||/<> ÖBEK BASKISI ile/ve/||/<> YARARCI ile/ve/||/<> BEĞENDİRME ile/ve/||/<> DAYATMA ile/ve/||/<> İÇİNDEKİ DEĞİL DIŞINDAKİ(ZARF-MAZRUF) ile/ve/||/<> "GENETİK"
( ARGUMENT TO AUTHORITY vs./and/||/<> FALLACY OF UNQUALIFIED SOURCE vs./and/||/<> APPEAL TO BELIEF vs./and/||/<> APPEAL TO COMMON PRACTICE vs./and/||/<> BANDWAGON, PEER PRESSURE vs./and/||/<> PRAGMATIC FALLACY vs./and/||/<> APPEAL TO PERSONAL INTERESTS vs./and/||/<> FALLACY OF "IS" TO "OUGHT" vs./and/||/<> STYLE OVER SUBSTANCE vs./and/||/<> "GENETIC" FALLACY )
- YETKİ ile/ve OLANAK
( AUTHORITY vs./and POSSIBILITY )
- YETKİ ve/||/<> ÖZGÜRLÜK ve/||/<> SORUMLULUK
- YETKİLİ | OTORİTE ile/||/<> OTORİTE ile/||/<> OTORİTE[Fr. < AUTORITÉ]
( AUTORITÉ )
- YETKİN/LİK ve/<>/= ÖZGÜR/LÜK
( PERFECTION and/<>/= FREEDOM )
- YIKAMA YAĞLAMA ile/||/<> DIŞ YIKAMA ile/||/<> İÇ YIKAMA ile/||/<> MERKEZÎ YIKAMA ile/||/<> OTO YIKAMA ile/||/<> ÖLÜ YIKAMA
( Yıkamak işi yuma Bir eriticideki bir ya da birkaç çözünür birleşeni ayırmak amacıyla eriticiyi toz durumuna getirilmiş bir maddenin içinden yavaş yavaş geçirme Film üzerinde kalması istenmeyen kimyasal maddelerin akıtılması için arı suyla yapılan temizleme )
- YILAN BALIĞI ile/||/<> YILANBAŞI ile/||/<> YILAN ÇIYAN ile/||/<> YILAN ÇİÇEĞİ ile/||/<> YILAN DERİSİ ile/||/<> YILANDİLİ ile/||/<> YILAN GÖMLEĞİ ile/||/<> YILAN HİKÂYESİ ile/||/<> YILANİĞNESİ ile/||/<> YILAN KAVI ile/||/<> YILANKAVİ ile/||/<> YILANKEMİĞİ ile/||/<> YILAN TAŞI ile/||/<> YILANYASTIĞI ile/||/<> ÇINGIRAKLI YILAN ile/||/<> GÖZLÜKLÜ YILAN ile/||/<> KARAYILAN ile/||/<> KÖR YILAN ile/||/<> SAĞIR YILAN ile/||/<> AĞAÇ YILANI ile/||/<> BOA YILANI ile/||/<> DENİZ YILANI ile/||/<> KATIR YILANI ile/||/<> MERCAN YILANI ile/||/<> OK YILANI ile/||/<> SU YILANI
( Sürüngenlerden ayaksız ince ve uzun olanların genel adı yerdegezen uzun hayvan Sinsi ve hain )
- YILAN ile ÖKÜZYILANI
( ... İLE Kuzey Amerika'ya özgü bir yılan. )
- YILAŞIRI ile/||/<> YILBAŞI ile/||/<> YIL DÖNÜMÜ ile/||/<> YIL HALKASI ile/||/<> YILDAN YILA ile/||/<> ADLİ YIL ile/||/<> ALTIN YIL ile/||/<> ARTIK YIL ile/||/<> AYRIKSI YIL ile/||/<> BİNYIL ile/||/<> DÖNENCEL YIL ile/||/<> GÜMÜŞ YIL ile/||/<> KAMERÎ YIL ile/||/<> KIRKYIL ile/||/<> MALİ YIL ile/||/<> YARIYIL ile/||/<> YENİ YIL ile/||/<> YÜZYIL ile/||/<> AYDA YILDA BİR ile/||/<> AY GÜN YILI ile/||/<> AY YILI ile/||/<> BÜTÇE YILI ile/||/<> DERS YILI ile/||/<> EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ile/||/<> GEZEGEN YILI ile/||/<> GÜNEŞ YILI ile/||/<> IŞIK YILI ile/||/<> ÖĞRETİM YILI ile/||/<> VAR YILI ile/||/<> YASAMA YILI ile/||/<> YILDIZ YILI ile/||/<> YILLAR YILI ile/||/<> YOK YILI
( Dünya nın Güneş çevresinde tam bir dolanım yapması için geçen 365 gün 5 saat ve 49 dakikalık zaman Miladi takvime göre ocak ayının birinde başlayıp aralık ayının otuz birinde sona eren on iki aylık dönem sene On iki aylık dönem )
- 20 BAB ve 35 BAB
- YİTİRİLMİŞ/LİK ile/ve/değil/yerine ÖRTÜLÜ/LÜK
- ...('YI/YA) YAPMAMA/UYGULAMAMA/UYMAMA:
"ÖZGÜRLÜĞÜ" ile/ve/değil/yerine OLANAĞI/OLANAKLILIĞI/İHTİYÂRI
- YOĞUNLAŞMA ile ODAKLANMA
( CONCENTRATION vs. TO GET FOCUS )
- YOĞUNLUK ile/ve/<> OLGUNLUK
( Olgunluk nasıl meydana gelir?
Zihnimizi berrak ve temiz tutarak, yaşamımızın her anını tam bir farkındalık hali içinde yaşayarak, korkularımızı ve arzularımızı belirdikleri anda hemen inceleyerek ve gidererek. )
( Meyve bir anda düşer ama olgunlaşması zaman alır. )
( Hazır olmak, olgun olmaktır. )
( How does maturity come about?
By keeping our mind clear and clean, by living our life in full awareness of every moment as it happens, by examining and dissolving our desires and fears as soon as they arise.
The fruit falls suddenly but the ripening takes time.
Readiness is ripeness. )
( INTENSITY vs./and/<> RIPENESS )
- YOĞUNLUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖNCELİK
- YOĞUNLUKÖLÇER/DANSİMETRE[Fr. < DENSIMÈTRE] ile/||/<> ÖZGÜL AĞIRLIK/DANSİTE[Fr. < DENSITÉ]
- YOK ETMEK ile ORTADAN KALDIRMAK
- YOK ETMEK ile/değil ÖRTMEK
- YOK OLAN ile/değil/yerine ORADA OLAN
- YOK OLMADAN ÖNCEKİ YOKLUK ile/ve ORTAYA ÇIKIŞTAN SONRA/Kİ YOKLUK
( NONEXISTENCE BEFORE TO BECOME NOT EXIST vs./and NONEXISTENCE AFTER EXISTENCE )
( PRADHAVAMSA-ABHAVA ile/ve PRAG-ABHAVA )
- YOK OLMAK ile KAYBOLMA ile ORTADAN KAYBOLDU ile HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATMAK ile HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRAMIŞ ile HAYAL KIRIKLIĞI ile ONAYLAMAMA ile ONAYLAMAMAK ile ONAYLANMADI
( DISAPPEAR vs. DISAPPEARANCE vs. DISAPPEARED vs. DISAPPOINT vs. DISAPPOINTED vs. DISAPPOINTMENT vs. DISAPPROVAL vs. DISAPPROVE vs. DISAPPROVED )
( معدوم شدن ile ناپديد شدن ile ناپيدا شدن ile پريدن ile مفقود شدن ile غيب شدن ile زائل شدن ile زائل ile ناپديدي ile مفقود شده ile ناپديد ile مايوس کردن ile ناخشنود کردن ile ناکام کردن ile دل مرده کردن ile نا اميد کردن ile دل شکستن ile نااميد کردن ile نوميد کردن ile مايوس ile افسرده ile دل مرده ile نوميد ile ناکام ile تلخ کام ile دلشکستگي ile تلخ کامي ile مايوسي ile حرمان ile نامرادي ile تقبيح ile نپسنديدن ile بد دانستن ile تقبيح کردن ile مکروه )
( MADOM SHODAN ile NAPADYD SHODAN ile NAPYDA SHODAN ile PARYDAN ile MAFGHOD SHODAN ile GHYBE SHODAN ile ZAEL SHODAN ile ZAEL ile NAPADYDY ile MAFGHOD SHODEH ile NAPADYD ile MAYVES KARDAN ile NAKHSHNOD KARDAN ile NAKAM KARDAN ile DEL MARDEH KARDAN ile NA AMYD KARDAN ile DEL SHKASTAN ile NAOMYD KARDAN ile NOMYD KARDAN ile مايوس ile AFSARDEH ile DEL MARDEH ile NOMYD ile NAKAM ile TALKH KAM ile DELESHKASTGY ile TALKH KAMY ile مايوسي ile HARMAN ile NAMRADY ile TAGHABYHE ile NAPSANDYDAN ile BAD DANSTAN ile TAGHABYHE KARDAN ile MOKROH )
- YOK PAHASINA ile/||/<> ÖLÜ FİYATINA
- YOK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLANAKSIZ
- YOK ile OLMAZ
- YOKSUL:
YENİ ile ÖZGÜR ile YARATICI ile BİRLEŞMİŞ ile DÜŞKÜN
( Eric Hoffer'ın, Kesin İnançlılar[Kitle Hareketlerinin Anatomisi] adlı kitabını okumanızı salık veririz... )
- YOKSUNLUK ile/ve/||/<> (OPTIMAL/OMNIPOTANT) KIRILMA
- YOL GÖSTERMEK ile YOLDAN ÇIKARMAK ile YOL AÇMAK ile KURŞUNİ ile LİDER ile LİDER ATAMA ile BİR KERVANIN LİDERİ ile KÖYÜN LİDERİ ile LİDERSİZ ile LİDERLER ile LİDERLİK ile ÖNDE GELEN ile YOLDAN ÇIKMAK ile YOL AÇAN
( LEAD vs. LEAD ASTRAY vs. LEAD TO vs. LEADEN vs. LEADER vs. LEADER APPOINTING vs. LEADER OF A CARAVAN vs. LEADER OF VILLAGE vs. LEADERLESS vs. LEADERS vs. LEADERSHIP vs. LEADING vs. LEADING ASTRAY vs. LEADING TO )
( هدايت کردن ile انجاميدن ile سوق دادن ile وا داشتن ile سرب ile پيشقدم شدن ile منجر شدن ile به دنبال داشتن ile رهبري کردن ile اغواکردن ile به بار آوردن ile سربي رنگ ile سربي ile مانند سرب ile پيشقدم ile زعيم ile پيشوا ile نقيب ile سر دسته ile راهبر ile رهبر ile ليدر ile سردمدار ile طلايه ile مقتدل ile رائس ile سرکرده ile سردسته ile تولي ile چاوش ile دهخدا ile کدخدا ile بي رهبر ile رؤوس ile روسا ile سرکردگي ile نقابت ile امامت ile سري ile پيشوايي ile رهبري ile چاوشي ile منجر ile رهنمايي ile مظل ile منجر به ile منتهي به )
( CPEHDAYT KARDAN ile ENJAMYDAN ile SOGH DADAN ile VA DASHTAN ile SARB ile PEYSHGHODAM SHODAN ile MANJER SHODAN ile BAH DANBAL DASHTAN ile RAYABARY KARDAN ile اغواکردن ile BAH BAR AVARDAN ile SARBY RANG ile SARBY ile MANAND SARB ile PEYSHGHODAM ile زعيم ile PEYSHVA ile نقيب ile SAR DASTEH ile RANPABAR ile RAYABAR ile LEYDAR ile SARDAMDAR ile TALAYYEH ile مقتدل ile رائس ile SARKARDEH ile SARDASTEH ile تولي ile CHAVESH ile DAHAKHODA ile KADKHODA ile BEY RAYABAR ile رؤوس ile ROSA ile SARKARDEGY ile NAGHABAT ile EMAMET ile SARY ile PEYSHVAYY ile RAYABARY ile CHAVESHY ile MANJER ile رهنمايي ile مظل ile MANJER BAH ile MONTEHY BAH )
- YOLCU GEMİSİ ile/||/<> YOLCU SALONU ile/||/<> YOLCU TRENİ ile/||/<> YOLCU VAGONU ile/||/<> DEMİR YOLCU ile/||/<> MAVİ YOLCU ile/||/<> ORTA YOLCU ile/||/<> SU YOLCU
( Yolculuğa çıkmış kimse Yolculuğa çıkmaya hazırlanan kimse Doğması beklenen çocuk İyileşmesi umutsuz hasta İşten çıkarılması beklenen kimse )
- YOLCULUK:
[önce] SÖZSÜZ BIRAKIR sonra/> ÖYKÜ ANLATICISINA DÖNÜŞTÜRÜR
- YOLSUZLUK ve ORUNÇ/URUNÇ/RÜŞVET
( İRTİKÂB ve İRTİŞÂ'[< RİŞVET] )
- YÖN BELİRTECİ ile/||/<> YÖNBUL ile/||/<> YÖN EKİ ile/||/<> YÖNEYLEM ile/||/<> YÖN GÖSTERME EKİ ile/||/<> YÖN ZARFI ile/||/<> ANA YÖN ile/||/<> ARA YÖN ile/||/<> ASYÖN ile/||/<> TEK YÖN ile/||/<> BU YÖNDEN ile/||/<> O YÖNDEN ile/||/<> ŞU YÖNDEN
( Belli bir noktaya göre olan yer cihet taraf Bir şeyin belli bir noktaya baktığı yan veçhe Bir yere gitmek için izlenen yol cihet Tutulacak izlenecek yol doğrultu istikamet )
- YÖNELİMSEL/LİK ile/ve/||/<> ÖZNEL/LİK
- ORIENTIERUNGSEFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖNELME ETKİSİ
- ORIENTIERUNGSPOLARISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖNELME KUTUPLANMASI
- ORIENTIERUNGSKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖNELME KUVVETİ
- ORIENTIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖNELME
- YÖNETİCİ ile/ve/yerine/değil ÖNDER
( BUU/BUĞ: İnsan kümelerinin önderi/yöneticisi. [Birden fazla Buğ varsa içlerinden biri Baş Buğ olmuştur.] [Kişileri koruyup gözeten, birbirine sevgi ve saygıyla bağlayan Bağ, Buğ ve Ban olmuştur.] )
( Kişinin el parmakları, toplumsal örgütlenmeye köz/model olmuştur. Kişi öbekleri/grupları, 10'luk sisteme göre örgütlenmiştir. Buu, 10'luk düzenin önderi olmuştur. )
( İşi, doğru yapan. İLE/VE/YERİNE/DEĞİL Doğru işi yapan. )
( ZİMAMDAR ile/ve/yerine/değil PÎŞVÂ[Reis, başkan]/PÎŞDÂR )
( [not] MANAGER vs./and/but LEADER
LEADER instead of MANAGER )
- YÖNETİM:
HASARLARI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLASILIKLARI
- YÖNETMEN OYUNCU
- ORIENTATION EFFECT[İng.] / EFFET D'ORIENTATION[Fr.] ile/değil/yerine/= YÖNLENME ETKİSİ
- ORIENTATION POLARIZATION[İng.] / POLARISATION D'ORIENTATION[Fr.] ile/değil/yerine/= YÖNLENME KUTUPLANMASI
- ORIENTATION FORCE[İng.] / FORCE D'ORIENTATION[Fr.] ile/değil/yerine/= YÖNLENME KUVVETİ
- TEVCİH[Osm.] / ORIENTATION[İng.] / ORIENTATION[Fr.] ile/değil/yerine/= YÖNLENME
- YÖNTEMLER:
AŞKINSAL ile/ve/||/<>/> KURGUL ile/ve/||/<>/> EYTİŞİMSEL/DİYALEKTİK ile/ve/||/<>/> OLGUSAL/FENOMENOLOJİK
( Kant'ta. İLE/VE/||/<>/> Hegel'de. İLE/VE/||/<>/> Marx'ta. İLE/VE/||/<>/> XX. yüzyılda. )
- ORBITAL ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON ORBITAL[Fr.] / AUGENBÖHLENELEKTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGE ELEKTRONU
- MAHREK[Osm.] / ORBIT, TRACK[İng.] / ORBITE, TRAJECTOIRE[Fr.] / BAHN, ORBIT[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGE
- ORBITAL[İng.] / ORBITALE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGEMİ
- ORBITAL ANGULAR MOMENTUM[İng.] / MOMENT ANGULAIRE ORBITAL[Fr.] / ORBITALDREHIMPULS[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL AÇISAL MOMENTUM
- ORBITAL SYMMETRY[İng.] / AUGENBÖHLENSYMMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL BAKIŞIM
- ORBITAL DECAY[İng.] / DÉSINTÉGRATION ORBITALE[Fr.] / AUGENBÖHLENZERFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL BOZUNUM
- ORBITAL MOTION[İng.] / MOUVEMENT ORBITAL[Fr.] / AUGENBÖHLENBEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL HAREKET
- ORBITAL QUANTUM NUMBERS[İng.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL KUANTUM SAYILARI
- ORBITAL MAGNETIC MOMENTUM[İng.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL MANYETİK DEVİNİRLİK
- MOMENT MAGNÉTIQUE ORBITAL[Fr.] / ORBITALMAGNETISCHES MOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL MANYETİK MOMENT
- ORBITAL PARITY[İng.] / PARITÉ ORBITALE[Fr.] / AUGENBÖHLENPARITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL PARİTE
- YOZLAŞMA/TEREDDİ[Ar. < TEREDDĪ] >< OLGUNLAŞMA/TEKEMMÜL[Ar. < TEKEMMUL]
- YÜKLEM BİRLİĞİ ile/||/<> YÜKLEM GRUBU ile/||/<> YÜKLEM ÖBEĞİ ile/||/<> ORTAK YÜKLEM
( Cümlede iş oluş ve yargıyı bildiren çekime girmiş kelimenin söz dizimindeki adı haber müsnet Bir konu için olumlanan ya da inkâr edilen şey mahmul )
- YÜKSEK ile YÜKSEK TEKLİF VE DÜŞÜK TEKLİF ile YÜKSEK ÇİZME ile YÜKSEKTEN UÇMAK ile YÜKSEK GELİR ile YÜKSEK ATLAMA ile YÜKSEK FİKİRLİ ile YÜKSEK MORAL ile YÜKSEK POZİSYON ile YÜKSEK RAHİP ile YÜKSEK RÜTBE ile YÜKSEK SIRALAMA ile YÜKSEK RÜTBELİ YETKİLİ ile LİSE ile YÜKSEK SONDAJ ile YÜKSEK HIZ ile YÜKSEK SU ile DAHA YÜKSEK ile DAHA YÜKSEK ile YAYLA ile MAJESTELERİ ile OTOYOL ile OTOYOL DEVRİYESİ
( HIGH vs. HIGH BID AND LOW BID vs. HIGH BOOT vs. HIGH FLYING vs. HIGH INCOME vs. HIGH JUMP vs. HIGH MINDED vs. HIGH MORALE vs. HIGH POSITION vs. HIGH PRIEST vs. HIGH RANK vs. HIGH RANKING vs. HIGH RANKING OFFICIAL vs. HIGH SCHOOL vs. HIGH SOUNDING vs. HIGH SPEED vs. HIGH WATER vs. HIGHER vs. HIGHER UP vs. HIGHLAND vs. HIGHNESS vs. HIGHWAY vs. HIGHWAY PATROL )
( شامخ ile منيع ile شاهق ile عالي ile آسمان پايه ile بو گرفته ile منيف ile مرتفع ile علوي ile سامي ile رفيع ile بلند ile متعال ile سني ile مزايدهومناقسه ile مزايده و مناقسه ile چکمه ile بلند خيال ile ياوه انديش ile پردرآمد ile پرش ارتفاع ile نظر بلند ile با روح ile مقام منيع ile کاهن اعظم ile علو مقام ile بلند پايه ile عالي رتبه ile صاحب منصب ile دبستان ile دبيرستان ile مدرسه متوسطه ile عوام فريب ile پر سرعت ile مد دريا ile والاتر ile عضو ارشد ile کوهسار ile جناب ile والاحضرت ile جاده ile شارع ile شاهراه ile راهبان )
( SHAMOKH ile منيع ile شاهق ile ALY ile ASMAN PAYYEH ile BO GARAFTEH ile منيف ile MORTAF ile ALUY ile سامي ile RAFYE ile BALAND ile MOTAAL ile SANY ile MOZAYDEOOMENAGHASEH ile MOZAYDAH VE MENAGHASEH ile CHEKAMEH ile بلند خيال ile YOH ANDYSH ile PARDARAMAD ile PORSH ERTAFA ile NAZAR BALAND ile BA RUH ile مقام منيع ile KANPAN EAZAM ile ALU MOGHAM ile BALAND PAYYEH ile ALY RATBEH ile SAHEB MONASB ile DABASTAN ile DABYRASTAN ile MADRESEH MOTOSETEH ile عوام فريب ile PAR SARAT ile MAD DARYA ile VALATAR ile OZV ERSHOD ile KUHOSAR ile JENAB ile VALAHAZRAT ile JADEH ile SHARE ile SHARAH ile RANPABAN )
- OXIDATION PROCESS[İng.] / ACTION OXYDANTE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGEME İŞLEMİ
- TO OXIDIZE[İng.] / OXYDIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGEMEK
- MUHAMMUZ[Osm.] / OXIDIZING AGENT[İng.] / OXYDANT[Fr.] / OXIDATIONSMITTEL, OXYDATIONSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGEN
- OXIDATION STATE[İng.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGENME BASAMAĞI
- OXIDATION VALUE[İng.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGENME DEĞERİ
- OXIDATION POTENTIAL[İng.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGENME POTANSİYELİ
- KIYMET[Osm.] / OXIDATION NUMBER[İng.] / NOMBRE OXYDATION[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGENME SAYISI
- OXIDATION REACTION[İng.] / RÉACTION DE OXYDATION[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGENME TEPKİMESİ/REAKSİYONU
- TAHAMMUZ ETME[Osm.] / OXIDATION[İng.] / OXIDATION[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGENME
- OXIDIZING FLAME[İng.] / FLAMME OXYDANTE, FEU D'OXYDATION[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGEYİCİ ALEV
- YÜKÜMLÜLÜK ve/||/<> ÖZ
- YUMAK YUMAK ile/||/<> KIL YUMAĞI ile/||/<> ÖFKE YUMAĞI
( Yuvarlak biçimde sarılmış iplik yün vb şey Yuvarlak biçimde sarılmış olan )
- YUMURTA ve OLUŞUM
( 

















)
(1996'dan beri)