Bugün[10 Nisan 2026]
itibarı ile 9.664 başlık/FaRk ile birlikte,
9.664 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(5/40)


- COW :/yerine İNEK


- ÇÖZÜLEMEZ ile KARARSIZ ile İRADE YİTİMİ ile KARARSIZLIK ile ÇÖZÜLEMEZ

( IRRESOLUBLE vs. IRRESOLUTE vs. IRRESOLUTENESS vs. IRRESOLUTION vs. IRRESOLVABLE )

( غيرمحلول ile رها نشدني ile آزاد نشدني ile بي عزم ile غير مصمم ile وسواسي ile بي اراده ile بي تصميم ile بي تصميمي ile دمدمي ile بي عزمي ile دمدمي مزاجي ile جدا نشدني ile تجزيهناپذير )

( غيرمحلول ile RAYAA NESHODANY ile AZAD NESHODANY ile BEY AZM ile غير مصمم ile VASVASY ile BEY ARADEH ile بي تصميم ile بي تصميمي ile دمدمي ile بي عزمي ile دمدمي مزاجي ile JEDA NESHODANY ile TAJZYCPEHNAPAZYR )


- ÇÖZÜM ile İDEAL

( SOLUTION vs. IDEAL )


- İNHİLAL ETMEK[Osm.] / TO BE DISSOLVED[İng.] / SICH LÖSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNMEK


- INSOLUBLE SUBSTANCE[İng.] / ÇÖZÜNMEYEN NESNE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNMEYEN NESNE


- INSOLUBLE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNMEZ, ÇÖZÜNMEYEN


- İNHİLALİ KABİLİYETİ[Osm.] / SOLUBILITY PRODUCT[İng.] / PRODUIT DE SOLUBILITÉ[Fr.] / LÖSLICHKEITPRODUKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNÜRLÜK ÇARPIMI


- İNHİLALİYET MÜNHANİSİ[Osm.] / SOLUBILITY CURVE[İng.] / COURBE DE SOLUBILITÉ[Fr.] / LÖSLICHKEITSKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNÜRLÜK EĞRİSİ


- İNHİLALİYET[Osm.] / SOLUBILITY[İng.] / SOLUBILITÉ[Fr.] / LÖSBARKEIT, LÖSLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNÜRLÜK


- CRİTİCAL POİNT ile/||/<> INFLECTİON POİNT

( Critical f'(x)=0, inflection f''(x)=0 eğrilik değişim. )

( Formül: Slope zero İLE curvature change )


- ÇÜNKÜ < İÇİN Kİ


- CYBERKNIFE değil/yerine/= IŞIN BIÇAĞI


- CYN-/CYNO- ile/||/<> CAUD-/CAUDO- ile/||/<> ICHTHY-/ICHTHYO- ile/||/<> ACARO- ile/||/<> ARACHNO- ile/||/<> TERAT-/TERATO- ile/||/<> ZO-/ZOO-

( Köpek. İLE/||/<> Kuyruk. İLE/||/<> Balık. İLE/||/<> Kene, uyuz. İLE/||/<> Örümcek, ince ağ benzeri yapı [araknoid: Beyin zarlarından biri]. İLE/||/<> Canavar. İLE/||/<> Hayvanla ilgili. )


- DA/DE ile/değil İSE

( "Savaştığımızda/küstüğümüzde". İLE/DEĞİL Savaşırsak/küsersek. )


- İNTİŞÂR[Osm.] / DISPERSION (LONDON) FORCES[İng.] / DISPERSION[Fr.] / DISPERSION[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM, DİFÜZYON, YAYILMA, SAÇILMA, DİSPERSİYON (LONDON) KUVVETLERİ


- DAĞILMA ile/ve/> İNCELME


- DAĞITIMCI ile DAĞITMAK ile DAĞITILMIŞ ile DAĞITIM ile DAĞITICI ile DİSTRİBÜTÖR ile SEMT ile BÖLGE YÖNETİMİ ile KAYMAKAM ile BÖLGE MÜDÜRÜ ile İLÇELER

( DISTRIBUTARY vs. DISTRIBUTE vs. DISTRIBUTED vs. DISTRIBUTION vs. DISTRIBUTIVE vs. DISTRIBUTOR vs. DISTRICT vs. DISTRICT GOVERNING vs. DISTRICT GOVERNOR vs. DISTRICT MANAGER vs. DISTRICTS )

( پخش کننده ile شعبهرود ile انشعابي ile پخش شدن ile تقسيم کردن ile غرماء کردن ile توزيع کردن ile تقسيمشده ile مقسوم ile پخش ile توزيع ile تقسيم ile سرشکني ile توزيعي ile دلکو ile مقسم ile پخشگر ile محله ile بخشداري ile بخشدار ile بخش دار ile رئيس بخش ile نواحي )

( POKHSH KONANDEH ile شعبهرود ile انشعابي ile POKHSH SHODAN ile TAQSYM KARDAN ile GHARMA KARDAN ile TOZYE KARDAN ile تقسيمشده ile MOGHSUM ile POKHSH ile TOZYE ile TAQSYM ile SARSHKANY ile TOZYEY ile DELKO ile MOGHASM ile POKHSHGAR ile MAHLEH ile BAKHSHODARY ile BAKHSHODAR ile BAKHSH DAR ile REYS BAKHSH ile NAVAHY )


- DAHA FAZLA/SI ile/ve/değil/yerine İSABETLİ OLMASI


- DÂHİL[Ar.] OLMAK değil/yerine/= İÇİNDE YER ALMAK/KATILMAK


- DAHİL değil/yerine/= İÇİNDE/İLE BİRLİKTE


- DÂHİLÎ değil/yerine/= İÇSEL


- DAHİLİYE değil/yerine/= İÇSAYRILIK


- DAL ve/||/<> İNSAN

( )


- IMMERSION[İng.] / IMMERSION[Fr.] ile/değil/yerine/= DALDIRMA


- WAVE IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE D'ONDE[Fr.] ile/değil/yerine/= DALGA EMPEDANSI


- WAVE INTENSITY[İng.] / INTENSITÉ DE L'ONDE[Fr.] / WELLENINTENSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA ŞİDDETİ


- DAMITMAK ile DAMITMA ile DAMITILMIŞ ile DAMITILMIŞ SU ile DAMITICI ile İÇKİ FABRİKASI

( DISTILL vs. DISTILLATION vs. DISTILLED vs. DISTILLED WATER vs. DISTILLER vs. DISTILLERY )

( تقطير کردن ile عرق گرفتن از ile عصارهگيري ile تقطير ile شيرهکشي ile عرقکشي ile مقطر ile چکيده ile آب مقطر ile عرق کش ile تقطير کننده ile شيرک چي ile شيرک خانه ile رسومات )

( TAGHATYR KARDAN ile ARAGH GARAFTAN AZ ile ASAREAGYRY ile TAGHATYR ile SHYRECKESHY ile ARAGHAKESHY ile MOGHATAR ile CHAKYDAH ile AB MOGHATAR ile ARAGH KESH ile TAGHATYR KONANDEH ile شيرک چي ile SHYRAK KHANEH ile RESOMAT )


- ...'DAN:
BERİ ile İTİBAREN


- DAR GÖRÜŞLÜ ile YALITMAK ile YALITIM ile İZOLASYON ile YALITKAN

( INSULAR vs. INSULATE vs. INSULATING vs. INSULATION vs. INSULATOR )

( جزيرهاي ile غير آزاد ile روپوش دار کردن ile عايق دار کردن ile عايق کردن ile عايق ile ماده عايق ile عايق گذاري ile نارسانا ile بندآور ile مقره ile عايق کننده )

( JAZYRAYAAY ile غير آزاد ile ROPOSH DAR KARDAN ile AYGH DAR KARDAN ile AYGH KARDAN ile AYGH ile MADEH AYGH ile AYGH GOZARY ile NARSANA ile بندآور ile MOGHAREH ile AYGH KONANDEH )


- DARALTMA ile İNDİRGEME

( TO NARROW vs. REDUCTION )


- PULSE TRANSFORMER[İng.] / TRANSFORMATEUR D'IMPULSIONS[Fr.] / IMPULSTRANSFORMATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE DÖNÜŞTÜRÜCÜ/TRAFOSU


- PULSE AMPLITUDE[İng.] / AMPLITUDE DU POULS[Fr.] / IMPULSAMPLITUDE[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE GENLİĞİ


- IMPULSBAHNRE[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE GERİCİ


- PULSE AMPLIFIER[İng.] / AMPLIFICATEUR DE L'IMPULSION, AMPLIFICATEUR D'IMPULSIONS[Fr.] / IMPULSVERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE YÜKSELTECİ


- NABIZ[Osm.] / PULSE[İng.] / POULS[Fr.] / IMPULS[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE


- DÂVÂ ile/ve DELİL ile/ve İSPAT

( BEYYİNE: Bir olayın doğruluğunu ortaya koyabilen yöntem. | Duruşma sırasında bir savı gerçekleştirmek için başvurulan belge, tanıt, tutamak, delil. )

( TRIAL vs./and PROOF vs./and TO PROVE )


- DAVET ve/<>/> İCÂBET


- DAVNLOD[İng. < DOWNLOAD] değil/yerine/= İNDİRMEK


- DAVRANIŞ:
"KİŞİYE GÖRE" değil/yerine/>< İNSAN GİBİ


- DAVRANIŞ ile/ve İSTİKRARLI DAVRANIŞ

( Kişi, beklenti ve davranışlarında sade olmalıdır. )

( BEHAVIOUR vs./and STABLE BEHAVIOUR )


- DAVRANIŞ ve/<> İYİ NİYET

( Davranışların en iyisi iyi niyetten, niyetin en iyisi ise bilimden ortaya çıkandır. )


- DAVRANMAK ile ARABULUCU OLARAK HAREKET ETMEK ile DİKKATSİZCE HAREKET ETMEK ile DİKKATLİ DAVRAN ile İHTİYATLI DAVRANMAK ile ÇEKİNGEN DAVRANMAK ile DELİ GİBİ DAVRANMAK ile ALDATICI DAVRANMAK ile DÜRÜST OLMAYAN BİR ŞEKİLDE DAVRANMAK ile APTALCA DAVRANMAK ile NAZİK DAVRAN ile SERT DAVRANMAK ile TEDBİRSİZCE DAVRANMAK ile ALÇAKÇA DAVRANMAK ile BECERİKSİZCE DAVRANMAK ile AHLAKSIZCA DAVRANMAK ile CİMRİ DAVRANMAK ile HAREKETE GEÇMEK ile APTALCA DAVRANMAK

( ACT vs. ACT AS MEDIATOR vs. ACT CARELESSLY vs. ACT CAUTIOUSLY vs. ACT CONSERVATIVELY vs. ACT COYLY vs. ACT CRAZY vs. ACT DECEITFULLY vs. ACT DISHONESTLY vs. ACT FOOLISHLY vs. ACT GENTLY vs. ACT HARSHLY vs. ACT IMPRUDENTLY vs. ACT IN A DASTARDLY WAY vs. ACT INEXPERTLY vs. ACT LEWDLY vs. ACT MISERLY vs. ACT OUT vs. ACT STUPIDLY )

( پرده ile يفا کردن ile اقدام کردن ile اقدام به عمل آوردن ile روح دادن ile واسطه شدن ile سهل انگاري کردن ile مدارا کردن ile محافظه کاري کردن ile ناز کردن ile غر دادن ile خل بازي در آوردن ile خل گري کردن ile نادرستي کردن ile احمقانه رفتار کردن ile مليمت کردن ile درشتي کردن ile خشونت کردن ile دست از پا خطا کردن ile ناجوانمردي کردن ile ناشيگري کردن ile هرزه گي کردن ile خست ورزيدن ile تقليد کردن ile حماقت کردن ile خريت کردن )

( PARDEH ile YFA KARDAN ile EGDAM KARDAN ile EGDAM BAH AMEL AVARDAN ile RUH DADAN ile VASETEH SHODAN ile SONPAL ENGARY KARDAN ile MADARA KARDAN ile MOHAFEZEH KARY KARDAN ile NAZ KARDAN ile GHAR DADAN ile KHAL BAZY DAR AVARDAN ile KHAL GARY KARDAN ile NADRESTY KARDAN ile AHMAGHANEH RAFTAR KARDAN ile MOLYMAT KARDAN ile DARSHTY KARDAN ile KHSHOONT KARDAN ile DAST AZ PA KHATA KARDAN ile NAJAVANMARDY KARDAN ile NASHYGARY KARDAN ile NPARZEH GY KARDAN ile KHAST VARZYDAN ile TAGHALYD KARDAN ile HAMAGHT KARDAN ile KHARYT KARDAN )


- DAYANÇ/SABIR ile/ve/<> İSTİKRAR

( SABIR ÇİÇEĞİ / GIAN AGAVE[Lat.] [Ancak 10 yılda açar.] )

( PATIENCE vs./and/<> STABILITY )


- [ne yazık ki]
DAYATMA ile/ve/||/<>/> İSYAN

( Etki. İLE/VE/||/<>/> Tepki. )


- DEBYE-HÜCKEL İLE PİTZER İLE DAVİES ile/||/<> İYONİK KUVVET KURAMLERİ

( Elektrolit çözeltilerinin aktivite katsayısı modelleri. )

( Formül: log γ± = -A|z+z-|√I )


- DECLARE :/yerine İLAN ETMEK


- DEDEKTİF/HAFİYE değil/yerine/= İZSÜREN


- [ne yazık ki]
DEDİKODU ile/ve/değil/||/<>/>/< İFTİRA


- DEFTERDAR değil/yerine/= İLSAYMAN


- DEĞİNMEK ile İŞLEMEK

( TO MENTION vs. TO PROCESS )


- DEĞİŞİK/LİK ile İLGİNÇ/LİK

( CHANGE/ALTERATION vs. TO BECOME INTERESTED )


- DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM:
ZORLUKTA VE ZORLANDIĞIMIZDA ile/ve/||/<> YETERİNCE GÖRDÜĞÜMÜZDE ile/ve/||/<> İSTEYECEK KADAR ÖĞRENDİĞİMİZDE ile/ve/||/<> YAPABİLECEK KADAR ALDIĞIMIZDA


- DEĞİŞİM ve/||/<> İLKSELLİĞİN "İÇKİNLİĞİ/AŞKINLIĞI" ve/||/<> CANLILIK ve/||/<> YERÇEKİMİ

( Dünya, düşünce[felsefe/bilim] tarihinin en temel sorun(sal)ları. )


- KÂİDE-İ GAYR-İ TAHAVVÜL[Osm.] / INVARIANCE PRINCIPLE[İng.] / INVARIANZGRUNDREGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞMEZLİK İLKESİ


- SEBAT, SÜBUT[Osm.] / INVARIANCE[İng.] / INVARIANCE[Fr.] / INVARIANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞMEZLİK


- DEĞİŞTİRİLEBİLİR ile KOMÜTATÖR ile İŞE GİDİP GELMEK

( COMMUTABLE vs. COMMUTATOR vs. COMMUTE )

( قابل تبديل ile جابجا گر ile رفت و آمد کردن )

( GHABEL TABADYLE ile JABEJA GAR ile RAFT VE AMAD KARDAN )


- DEĞNEK ile/değil ISTAKA/İSTAKA[İt. < Cerm.]

( ... İLE/DEĞİL Bilardo oyununda kullanılan değnek. | Basımevlerinde, kitap formalarını kırmak, katlamak için kullanılan, tahtadan yapılmış küçük araç. )


- DELÂLET[Ar.] ile 'ILLET[Ar.]


- DELÂLET[Ar.] ile İSTİDLÂL[Ar.]


- DELÂLETEN ile/ve/<> İŞÂRETEN

( Doğrudan. İLE Dolaylı. )


- DELİK/YIRTIK ile/değil İLİK


- DELİL:
İZHAR EDİCİ ile/ve/||/<> İSPAT EDİCİ


- DELİL ile/ve İSPAT/İSBAT

( Önermeleri, kıyası sağlayacak biçimde düzenlemek. İLE/VE ... )

( PROOF vs./and TO PROVE )


- DELİLİK ile/ve/değil İNANÇ/İMAN


- DEMEDİKLERİMİZİ DEMESİNLER ile/değil/yerine/||/<>/< "İSTEDİKLERİNİ DESİNLER"


- IRON CORE[İng.] ile/değil/yerine/= DEMİR ÖZDEK


- HADİD[Osm.] / IRON[İng.] / FER[Fr.] / EISEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DEMİR


- DEMİR ile İĞDEMİR

( ... İLE Marangozlukta, ağaç delmek için kullanılan çelik araç. )


- DEMOKRASİ ve/||/<> GÜVENLİK ve/||/<> EKONOMİ ve/||/<> İKLİM


- ÖZGÜRLEŞMEK:
...DAN ile/ve/||/<>/> ... İÇİN ile/ve/||/<>/> KENDİNDEN


- DENETÇİ ile ODİTORYUM ile İŞİTSEL ile İŞİTSEL KANAL

( AUDITOR vs. AUDITORIUM vs. AUDITORY vs. AUDITORY MEATUS )

( مميز ile مميز حسابداري ile مستمع ile شنونده ile طالار ile شنوندگاه ile سمعي ile سماعي ile سامعهي ile مجري سامعه )

( مميز ile MAMYZ HASABDARY ile MOSTAM ile SHNVANDEH ile طالار ile SHNVANDEGAH ile SAMY ile سماعي ile سامعهي ile مجري سامعه )


- DENEYCİLİK = İHTİBARİYE = EMPIRICISM[İng.] = EMPIRISME[Fr.] = EMPIRISMUS[Alm.]


- DENEYİM ile İLM-İ LEDÜN

( Kendi öğrendiğin. İLE Allah'ın öğrettiği. )


- DENEYİMLEME ile İÇSELLEŞTİRME

( TO EXPERIENCE vs. INTERNALIZATION )


- DENGELİ ile/ve/||/<> İYİLEŞTİRİCİ


- DENİZ TAŞITLARINDA:
SANCAK ile/ve/||/<>/>< İSKELE

( Sağ yanı. İLE/VE/||/<>/>< Sol yanı. )


- DENİZLİ[< DONGUZLU] ile/ve VAN ile/ve MALATYA ile/ve NİĞDE ile/ve UŞAK ile/ve ISPARTA


- DENKLİK ile İZDÜŞÜM


- DENY :/yerine İNKAR ETMEK


- DEONTOLOJİ(ÖDEV BİLİMİ) = İLM-İ VEZAİF = DEONTOLOGY[İng.] = DÉONTOLOGIE[Fr.] = DEONTOLOGIE[Alm.]


- DERE ile ÇAY ile IRMAK

( BROOK vs ... vs. RIVER )


- DERE ile/ve/<> IĞIL

( ... İLE/VE/<> Belirli olmayacak kadar yavaş akan su. )


- DERECE/RADDE[Ar.] / KERTE/KERTİ[İt.] ile/ve/||/<> KERT ile/ve/||/<> İŞARET

( Gemi pusulasında kadranın ayrılmış olduğu on bir derece ve on beş dakika ölçüsünde bir açıya eşit olan otuz iki bölümden her biri. | Derece, radde[Ar.]. | İşaret için yapılmış çentik ya da iz, kerti. İLE Bir uçurumun ya da bir derinliğin keskin kenarı. İLE ... )

( DEGREE vs. ... vs. LEVEL )


- DERİ ile İMPETİGO

( Bir tür deri hastalığı. )


- DERİNLİK ile/ve/<> İÇ İÇELİK


- DERİNLİK ve/||/<>/> İSKANDİL[İt.]

( ... VE/||/<>/> Denizin derinliğini ölçme. | Bu iş için kullanılan araç. )


- DERVİŞ:
DÜNYA ve/||/<> İKİYÜZLÜLÜK ve/||/<> VARLIK ve/||/<> YALAN ve/||/<> KÖSNÜ/ŞEHVET

( DERVİŞ: DAL ve/||/<> RA ve/||/<> VAV ve/||/<> YE ve/||/<> ŞIN )


- DERVİŞ ve/||/<>/< İŞ


- DERVİŞ ile/ve IŞIK

( ... İLE/VE Bektâşî dervişi. )

( Erenler adama bir iş ederler, evirir-çevirir, ederler derviş. )

( Bir iş ederler, adamı derviş ederler. )


- DERVİŞ'İN:
DIŞI ile/ve/||/<>/< İÇİ

( Şeriat. İLE/VE/||/<>/< Hakikat. )


- DERZLEME ile/ve/değil/||/<> İNCE DERZLEME


- DESANDAN/DESCENDING[İng.] değil/yerine/= INEN, AZALAN


- DESANDAN değil/yerine/= İNEN


- DESİNLER DİYE YAPMAK değil/yerine İŞLET FİİLİN, DUYSUN KULAĞIN


- DETERMİNANT ile/||/<> İZ (TRACE)

( Determinant matrisin tersinirliğini, iz ise köşegen elemanları toplamını verir )

( Formül: det(A) ≠ 0 ⟺ A tersinir\ntr(A) = Σaᵢᵢ = Σλᵢ (özdeğerler) )


- DYNAMIC IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE DYNAMIQUE[Fr.] / DYNAMISCHE SCHEINWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= DEVİNGEN/DİNAMİK EMPEDANS


- DEVİNİM/DİNAMİK ile/ve İLİŞKİ

( DYNAMIC vs./and RELATION )


- DEVLET:
TÜZE/HUKUK ile/ve/||/<> İKTİSAT ile/ve/||/<> SİYASET


- DEVLETLÜ ile/ve ŞEVKETLÜ ile/ve ASÂLETLÜ ile/ve İSMETLÜ

( Sultanlara hitapta kullanılan unvan. | Refâh, saâdet ve nîmet sahibi, vezir ve müşir gibi büyük rütbe sahiplerine verilen unvan. İLE/VE Azamet ve heybet sahibi sultanlar için kullanılırdı. İLE/VE Yabancı elçilere verilen unvan. İLE/VE Derece bakımından yüksek kimselere, sultan ve şehzâdelerin hanımlarıyla kızlarına verilen bir unvan. )


- DEVRAN ile/ve/||/<> SEYRAN ile/ve/||/<> HAYRET ile/ve/||/<> MERAK ile/ve/||/<> İLİM


- DEVREYE SOKMAK ile İNDÜKTİL ile ENDÜKTİF ile TÜMEVARIMSAL AKIL YÜRÜTME

( INDUCT vs. INDUCTILE vs. INDUCTIVE vs. INDUCTIVE REASONING )

( گماشتن بر ile دراز نشو ile استنتاجي ile استقرائي ile قياس استقرائي )

( GOMASHTAN BAR ile DARAZ NESHO ile استنتاجي ile ESTEGHARAYEY ile قياس استقرائي )


- DEVRİM = İNKILÂP = REVOLUTION[İng.] = RÉVOLUTION[Fr.] = REVOLUTION UMWÄLZUNG[Alm.] = REVOLUCION[İsp.]


- DEVRİMLER/DE:
FRANSIZ ile/ve/||/<> ALMAN ile/ve/||/<> İTALYAN ile/ve/||/<> BOLŞEVİK ile/ve/||/<> ANADOLU/TÜRK

( [ağırlıklı/yoğunluklu olarak]
Siyaset/te. İLE/VE/||/<> Eğitim/de. İLE/VE/||/<> Sanat/ta. İLE/VE/||/<> Ekonomi/de. İLE/VE/||/<> Kültür/de. )


- DƏRMAN[Azr.] = İLAÇ[Tr. < Ar.]


- DİATOM ile İKİ ATOMLU

( DIATOM vs. DIATOMIC )

( گمزادان ile دواتمي )

( گمزادان ile دواتمي )


- DİDİKLEMEK ile/ve İNCELEMEK


- dieb. secund.[Lat. < DIEBUS SECUNDIS] değil/yerine/= İKİ GÜNDE BİR


- DİELEKTRİK ile/||/<> İLETKEN (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Dielektrik polarize olur, iletken serbest elektron taşır )

( Formül: Polarizasyon İLE iletim )


- DİFAZİK/DİPHASİC[İng.] değil/yerine/= İKİ EVRELİ


- DİFAZİK değil/yerine/= İKİ DEVRELİ


- IMPÉDANCE D'ENTRÉE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL GİRİŞ EMPEDANSI


- DİFRAKSİYON ile/||/<> İNTERFERANS

( Difraksiyon engel arkası yayılma, interferans dalga girişimidir )

( Formül: Tek yarık İLE çift yarık )


- DİFTERİ ile İKİLİ ÜNLÜ

( DIPHTHERIA vs. DIPHTHONG )

( ديفتري ile صداي ترکيبي ile مصوت مرکب )

( ديفتري ile SADAY TARKYBEY ile MOSOUT MARKAB )


- DİFTONG[Fr. < DIPHTONGUE] değil/yerine/= İKİZ ÜNLÜ


- DİKKAT ÇEKMEK ile İLGİ TOPLAMAK

( CÂLİB-İ DİKKAT ile ... )

( TO ATTRACT ATTENTION vs. TO AROUSE INTEREST )


- DİKKAT EKSİKLİĞİ/AZLIĞI ile/değil İLGİ EKSİKLİĞİ/AZLIĞI


- DİKKATSİZLİK ile/ve/değil/< İLGİSİZLİK


- DİKOTOMİ[Fr. < DICHOTOMIE] değil/yerine/= İKİLEŞİM


- DİKOTOMİ/[İng. DICHOTOMY] değil/yerine/= İKİLİK | İKİLEM/Lİ / İKİLEMSEL


- DİKOTOMİK[Fr. < DICHOTOMIQUE] değil/yerine/= İKİLEŞİK


- DİKSİNMƏK[Azr.] = İRKİLMEK[Tr.]


- DİL ile/ve İLETİŞİM


- DİL ve/<> İLİM ve/<> TEFEKKÜR ve/<> TAKVÂ


- DİL ve/<>/= KİŞİ/İNSAN


- BİRLİK:
DİLDE ve/||/<> DÜŞÜNCEDE ve/||/<> İŞTE


- DİLEK ile İSTEK/ARZU

( WISH vs. DESIRE )


- DİLEMMA/KIYAS-I MUKASSEM değil/yerine/= İKİLEM


- DİLENCİ ile ISKATÇI

( ... İLE Iskat verilen kişi. | Mezarlık dilencisi. )


- DİL-HÛN[Fars.] değil/yerine/= İÇİ KAN AĞLAYAN


- DİN:
İMAN/İTİKÂT ile/ve İBÂDET ile/ve MUAMELÂT

( RELIGION: FAITH/BELIEF vs./and WORSHIP vs./and TRANSACTIONS )

( RELIGION: FAITH/BELIEF vs./and WORSHIP vs./and TRANSACTIONS )


- DİN ile/ve/<> İNSAF

( İnsaf, dinin yarısıdır. )

( To be fair is the half of religion. )

( DİN: Kalpsiz dünyanın kalbi. )

( RELIGION vs./and/<> TO BE FAIR/REASONABLE, TO BEHAVE FAIRLY )


- DİN ve/<> YAŞAM ve/<> ETKİNLİK ve/<> İŞBÖLÜMÜ-İŞBİRLİĞİ


- DİNÎ BİLGİ ile/ve İLMÎ BİLGİ ile/ve İRFANÎ BİLGİ

( Savm-ü-salât-ü Hacc ile sanma biter zâhid işin, İnsan-ı Kâmil olmaya, lâzım olan, irfân imiş )


- DİNİN DİLİ ile/ve İLMİN DİLİ ile/ve EDEBİYATIN DİLİ


- DİNLEMEK/DİNLER GİBİ GÖRÜNMEK ile İLGİSİZLİK/KAYITSIZLIK

( TO LISTEN/PRETEND TO LISTEN vs. INDIFFERENCE/UNCONCERN/NEGLIGENCE )


- DİNLEMEK ile/ve/<> İZLEMEK


- DİNOZOR ile İRİ DİNOZOR

( Mesozoik çağda yaşamış olan ve bugün yalnızca fosilleri bulunan çok büyük bir cins sürüngen. )

( DINOSAUR vs. TYRANNOSAURUS
[kökeni/etimolojisi] [Yun.] DEINOS [MONSTROUS] + SAUROS [LIZARD]
Dinozor ile İri Dinozor )


- DİNSİZ/LİK ile/ve İLGİSİZ/LİK

( GÂVUR/"GEVUR"[Fars. < GEBR]: Ateşe tapan, mecûsî. | Dinsiz. | Müslüman olmayan. | Merhametsiz, acımasız. | İnatçı. )


- DIOECIOUS[İng.] değil/yerine/= İKİEVCİKLİ

( Erkek ve dişi üreme fonksiyonlarının ayrı bireylerde oluştuğu canlılardır. Genelde bitkilerin ayırt edilmesinde kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- DİPLEJİ/DİPLEGIA[İng.] değil/yerine/= İKİ TARAFLI FELÇ


- DİPLOMASİ ile/ve İZLEM/STRATEJİ


- DIR" ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> İNDİRGEMEK


- DİRÂYET[Ar.] ile 'ILM/İLM[Ar.]


- DİRENMEK ile İSYAN

( Direnç göstermeyin, kendiniz sandığınız kişi'ye tutunmayın. )

( Direnmediğiniz zaman, bir dirençle de karşılaşmazsınız. )

( TO RESIST vs. REBELLION
Don't resist, don't hold on to the person you take yourself to be.
When you do not resist, you meet vs. no resistance. )


- DİRİMBİLİM/DİRİLBİLİM:
BİTKİLER ve/+/||/<>/> HAYVANLAR ve/+/||/<>/> İNSAN


- DİRİMSEL/DOĞAL GEREKSİNİMLER ile/ve/değil/yerine/||/<>/> İNSANÎ GEREKSİNİMLER


- DIŞ BARIŞ ve/<>/< İÇ BARIŞ

( İç barışı sağlayamayan, dış barışı gerçekleştiremez.
Dış barışa hizmet etmeyen, iç barışa ulaşamaz! )


- DIŞ BAYRAK ile/ve/<> İÇ BAYRAK


- DIŞ BURUN DELİKLERİ ile/ve İÇ BURUN DELİKLERİ

( ... ile/ve KONKA/CHOANNE[Yun.]: Huniler. )


- DIŞ DÖLLENME ile İÇ DÖLLENME

( Döllenmenin gövde dışında gerçekleşmesi. İLE Döllenmenin gövde içinde gerçekleşmesi. )


- DIŞ DUYULAR ile/ve/||/<>/+/ve İÇ DUYULAR

( Görme, İşitme, Koklama, Tatma, Dokunma. İLE/VE/<>/+ Hiss-i Müşterek, Hayal[Hissî Suretler], Vehim[Tikel Anlamlar], Hafıza, Kuvve-i Mutasarrıfa[Hayalhane'ye dayanırsa: Muhayyile; Vehim'e dayanırsa: Müdrike.] )

( BEŞ DUYU ile/ve/<>/+ BULUNÇ/VİCDAN[Ar. < VUCUD < CÛD: Taşma, bulunma, görünme.] )

( İÇ DUYULAR:
* ORTAK DUYU/HİSS-İ MÜŞTEREK
* HAYALHANE

(TEKİL BİÇİM)
* VÂHİME
(TEKİL/TİKEL ANLAMLAR)
* HÂFIZA
(TEKİL ANLAMLAR)
* KUVVE-İ MUTASARRIFA (İŞLEMCİ)
KUVVE-İ MUTASARRIFA + HAYALHÂNE = MUHAYYİLE
KUVVE-İ MUTASARRIFA + HÂFIZA = MÜVEHHİME
KUVVE-İ MUTASARRIFA + AKIL = MÜFEKKİRE
AKIL = MÜDRİKE )


- DIŞ GÖÇ ile/ve/||/<> İÇ GÖÇ


- DIŞ "GÜZELLİK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İÇ GÜZELLİK


- DIŞ İLİŞKİLER ile/ve İÇ İLİŞKİLER

( Koşul. İLE/VE Yasa. )


- DIŞ KONUŞMA ile/ve İÇ KONUŞMA

( Konuşma, nutuk. İLE/VE Düşünme. )

( Kavramlarla düşünülür, sözcüklerle konuşulur. )

( EXTERIOR TALK vs./and INTERIOR TALK
Talking, oration. WITH/AND To think. )


- DIŞ KOŞULLAR ile/ve/<> İÇ KOŞULLLAR

( İç koşulları yönlendirir. İLE/VE/<> Dış koşulları biçimlendirir. )


- DIŞ KULAK ile/ve/||/<> ORTA KULAK ile/ve/||/<> İÇ KULAK

( Kulak kepçesi ve dış kulak yolundan oluşan bölüm. İLE/VE/||/<> Kulakzarı, çekiç, örs, üzengi kemiklerinin bulunduğu, dış kulakla iç kulak arasındaki bölüm. İLE/VE/||/<> İşitme sinirlerinin bulunduğu bölüm. )


- DIŞ SINIRLAR ile/ve/||/<>/>/< İÇ KOŞULLAR


- ALGI:
DIŞ ile/ve/||/<> İÇ


- DIŞ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< İÇ

( İçinize, derine dalın ve sizde neyin gerçek olduğunu bulun. )

( İç ile dış arasındaki uyum, mutluluktur. )

( Dışa yöneltmekte olduğunuz aynı dikkati içe çevirin. )

( İç ve dış arasındaki ayrımın yalnızca zihinde olduğunu idrak ettiğiniz zaman, artık korkunuz kalmaz. )

( Dive deep within and find what is real in you.
Harmony between the inner and the outer is happiness.
The same attention that you give to the outer, you turn to the inner.
When you realise that the distinction between inner and outer is in the mind only, you are no longer afraid. )

( Bilincin içerikleri. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>< Bilince dışsal olan her şey. )

( Kişinin içi[zihni] ne kadar boşsa, "dışa" o kadar önem verir. )

( Mahrem. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>< Namahmrem. )

( Seni/onu yakar. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>< Beni/kişiyi yakar. )

( [not] OUTSIDE vs./and/but/||/<>/>< INSIDE
INSIDE instead of OUTSIDE )


- DIŞA BAKAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İÇE BAKAN

( Düş görür. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Uyanır/uyandırır. )


- DIŞA BAKIŞ ile/ve/||/<>/> İÇE BAKIŞ

( Düş kurdurur. İLE/VE/||/<>/> Uyanış yaşatır. )


- DIŞARIDA ARAMAK ile/ve/değil/yerine İÇERİDE/YAKINDA ARAMAK/BULMAK

( Dışarıda aranan/bulunan, kaybedilir de. )


- DIŞARIDA BIRAK(IL)MAK ve/=/||/<> İÇERİ KAPAT(IL)MAK


- DIŞAVURUM ve/||/<>/< AHLÂK ve/||/<>/< İHLÂS


- DIŞAVURUM = İFADE = EXPRESSION[İng., Fr.] = AUSDRUCK[Alm.] = EXPRESIÓN[İsp.]


- DİSFONKSİYON/DYSFUNCTION[İng.] değil/yerine/= İŞLEV BOZUKLUĞU


- DIŞIN, İÇE ... ile/ve/||/<> İÇİN, DIŞA ...

( ... Hayalâtı. İLE/VE||/<> Zuhûru. )


- DİŞLEMEK ile ISIRMAK


- DİŞLƏK[Azr.] = ISIRIK[Tr.]


- DİSPERSİYON İLE ABSORPSİYON İLE SAÇILMA ile/||/<> IŞIK-MADDE ETKİLEŞİMİ

( Işığın maddeden geçerken uğradığı değişimler. )

( Formül: n(ω) = n₀ + dn/dω·ω )


- DIŞTAKİ UC ile/ve İÇTEKİ UC


- DISTRICT :/yerine İLÇE


- DİVALAN/DİVALENT[İng.] değil/yerine/= İKİ DEĞERLİKLİ


- DİVAN ŞİİRİ TÜRLERİ [DİNSEL OLMAYAN/LAR]:
BAHÂRİYE ile/ve/<> CEMREVİYE ile/ve/<> FAHRİYE ile/ve/<> IYDİYE ile/ve/<> MEDHİYE ile/ve/<> MERSİYE ile/ve/<> HİCVİYE ile/ve/<> GAZAVATNÂME ile/ve/<> SAKİNÂME ile/ve/<> HAMAMNÂME ile/ve/<> SAHİLNÂME ile/ve/<> KIYÂFETNÂME ile/ve/<> SURNÂME ile/ve/<> LÛGAZ ile/ve/<> MUAMMÂ ile/ve/<> HEZLİYÂT ile/ve/<> TARİH DÜŞÜRME ile/ve/<> ŞEHR-ENGİZ ile/ve/<> DÂRİYE

( XIII. yy.'dan, XIX. yy.'a kadar, 3182 Dîvân Şairi vardır. )

( Bahar nitelemeleriyle başlanarak birini övmek için yazılan kasîde. | Baharın gelişiyle doğanın uyanışını, değişimini, güzelleşmesini konu edinen kasîdeler. İLE/VE/<>
Bayramlar, baharlar gibi cemre vesilesiyle, dönemlerindeki önemli kişiler için yazılan şiirler. İLE/VE/<>
Bir kişinin[devletli, bir başka şair ya da şairin kendinin] övüldüğü şiirler. İLE/VE/<>
Dönem büyüklerinden birini bayramın gelişi dolayısıyla öven kasîde türü. İLE/VE/<>
Bir kişiyi [devlet ya da tasavvuf ileri gelenlerini] övmek için yazılan manzum yapıtlar. İLE/VE/<>
Bir ölenin/vefâtın ardından duyulan acıyı anlatmak, öleni övmek için yazılan manzum yapıtlar. İLE/VE/<>
Bir kişiyi, kurumu, toplumsal olayı, geleneği yeren/taşlayan manzum türü. [Siham-ı Kaza - Nef'î] İLE/VE/<>
Savaşları, kahramanlıkları, zaferleri anlatan manzum ya da mensur yapıtlar. [İlk gazavatnameler XV. yy.'da yazılmaya başlanmıştır] İLE/VE/<>
İçki ve içki âlemlerinin övülerek anlatıldığı manzum yapıtlar. İLE/VE/<>
Hamamları, hamam eğlencelerini ve hamamdaki güzelleri betimlemek üzere yazılan manzum yapıtlar. [ilki: Deli Birader - Gazalî] İLE/VE/<>
İstanbul kıyıları ile buralardaki yerlerinin anlatıldığı şiirlerin genel adı. [Fennî] İLE/VE/<>
Kişilerin karakterlerini, fiziksel görünümlerini [göz rengi, boy uzunluğu/kısalığı vb.] temel alarak açıklamaya çalışan yapıtlar. İLE/VE/<>
Sarayın mutlu günlerini [evlenme, doğum şenlikleri vb.] anlatann manzum yapıtlar. İLE/VE/<>
Hece vezniyle yazılmış manzum bilmece. İLE/VE/<>
Belirli kurallara göre düzenlenip çözülebilen manzum bilmece. İLE/VE/<>
Alaylı bir dille yazılmış manzum türü. [zarif bir nükte ya da güzel bir mazmun kadar kaba şakalara, taşlamalara ve sövgülere de yer verilir] İLE/VE/<>
Önem verilen bir olayın ya da bir yapının kuruluş yılını bildiren bir tümce, bir mısra ya da beyit yazmak. İLE/VE/<>
[Fars.: "Şehir karıştıran"] Bir kenti, o kentin güzelliklerini, doğal ve sosyal özelliklerini anlatan manzum yapıtlar. İLE/VE/<>
Yeni yaptırılmış saray, köşk, yalı benzeri binalar için yazılmış kasîdeler. )


- DİVERJANS/DIVERGENCE[İng.] değil/yerine/= IRAKSAMA, | AYRIKLAŞMA


- DİYATERMİ/DİATHERMY[İng.] değil/yerine/= ISI UYGULAMASI


- DİYATERMİ değil/yerine/= ISI UYGULAMASI


- DOĞA ve/<> İLKE ve/<> İNSAN

( NATURE and/<> PRINCIPLE and/<> HUMAN )


- DOĞA ve/>/ve/<> İMGE ve/>/ve/<> SİMGE

( NATURE and/> IMAGE and/<> SYMBOL )


- DOĞA ile/ve/> İNSAN

( Geleceği olmaz. İLE/VE/> Geleceği vardır. )

( Seni attan ve ottan ayıran özelliklerin olmalı! )

( Sadece kişi, ötesine geçebilir fakat üstüne çıkamaz. )

( İkisi de en zordur ve en sondur. )

( Kişiler, kendi amaçları olduğunu sansalar bile, bilmeden, doğanın amacına doğru hareket ederler. )

( NATURE vs./and/> HUMAN )


- DOĞA ile İYİ

( İyi için geçerli değil. İLE Doğa için geçerli değil. )

( ... İLE Aşkınlık gerektirir. )

( NATURE vs. GOOD )


- DOĞADA ile/ve/<> İNSANDA

( İnsan yoktur. İLE/VE/<> Doğa vardır. )


- DOĞAL BESLENMEDE:
MESAFE ile/ve/||/<> ZAMANLAMA ile/ve/||/<> TOHUM ile/ve/||/<> KAYNAK ile/ve/||/<> İŞLEME ile/ve/||/<> SAĞLIK ile/ve/||/<> CANLILAR

( Yakın. İLE/VE/||/<> Döngüsel. İLE/VE/||/<> Yerli. İLE/VE/||/<> Aracısız. İLE/VE/||/<> Organik/zehirsiz. İLE/VE/||/<> Dirimsel çeşitlilik. )


- INTERVALL DER EIGENTLICHEN TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞAL SICAKLIK ARALIĞI


- DOĞALLIK ile/ve/||/<> İÇTENLİK

( ... İLE/VE/||/<> Kanıta gereksinimi olmayan doğallık. )


- DOĞANIN/NESNELERİN OKUNMASINDA:
DİL ile/ve/<> MATEMATİK ile/ve/<> İLİŞKİSEL ile/ve/<> DİL-MATEMATİK KESİŞİMİNDEN


- DOGMA[Yun.] değil/yerine/= İNAK


- DOĞRU İŞ"İ YAPMAK ile/ve/||/<>/< İŞİ DOĞRU YAPMAK

( Us. İLE/VE/||/<>/< Anlık/bilgi. )


- DOĞRU İŞİN YAPILMASI ile/ve/<> İŞİN, DOĞRU YAPILMASI

( Etkililik. İLE/VE/<> Etkinlik. )


- DOĞRU İŞİN YAPILMASI İŞİN DOĞRU YAPILMASI


- DOĞRU/YANLIŞ ile/ve/değil İDEOLOJİK TUTUM

( [not] TRUE/FALSE vs./and/but IDEOLOGICAL ATTITUDE )


- DOĞRU/YANLIŞ ile İYİ/KÖTÜ ile GÜZEL/ÇİRKİN/YÜCE

( Genelde kötü ve iyi, bir âdet ve gelenek meselesidir ve sözcüklerin nasıl kullanıldığına göre, ya sakınılır ya da hoş karşılanır. )

( Mükemmel olmayanı, mükemmel olan uğruna seve seve fedâ edersek, iyi ve kötü "tartışmaları" artık olmayacaktır. )

( Kötülük, hiçbir zaman hem iyiliği, hem de kendini tanıyamaz; iyilikse eğitildikçe zamanla hem kendine, hem de kötülüğe ilişkin bilgilerle donanır. )

( YÜCE: Fizik ya da metafizik güçlerden koruyan. )

( Usually the bad and the good are a matter of convention and custom and are shunned or welcomed, according to how the words are used. )

( RIGHT/WORNG vs. GOOD/BAD vs. NICE[/BEAUTIFUL]/UGLY )


- DOĞRU/YANLIŞ ile İYİ/KÖTÜ ile GÜZEL/ÇİRKİN/YÜCE


- DOĞRU ile/ve/<> İSPATLANAMAYAN


- DOĞRULUK ve/||/<> İYİLİK ve/||/<> YÖN(ELİM)/İSTİKÂMET

( Hak ve hakikatte. VE/||/<> Eylemde. VE/||/<> Davranışta. )

( el-SIDK fi'l-HAKK ve/||/<> el-HAYR fi'l-AMEL ve/||/<> el-İSTİKAMET fi'l-AHVAL )


- DOĞRULUM/YÖNELİM ile KEMOTROPİZM ile YEREDOĞRULUM ile SUYA DOĞRULUM ile IŞIĞA DOĞRU EĞİLİM ile ISI KAYNAĞINA YAKLAŞMA

( DOĞRULUM/YÖNELİM: Bitki ve hayvanların, besin, ısı gibi uyarıcıların etkisi ile bu uyarıcılara ya da tersine yer değiştirmeleri. İLE KEMOTROPİZM: Kimyasal maddelerin etkisiyle bitkilerde görülen, maddeye doğru ya da ters yöne yönelme durumu. İLE YEREDOĞRULUM: Bitkilerde kök ve sapların, yerçekimi etkisi ile belirli bir doğrultu alma özellikleri. İLE SUYA DOĞRULUM: Bitkilerin suya doğru eğilimi. İLE IŞIĞA DOĞRU EĞİLİM (Fototaksi, ışık göçüm): a) Bir hücrelilerde birdenbire aydınlanma sonucu görülen tepkime. | b) Bitki gövdelerinin ışığa doğru dönmeleri. İLE ISI KAYNAĞINA YAKLAŞMA: Bir ısı kaynağına yaklaşma ya da uzaklaşma. )

( TROPISM vs. CHEMOTROPISM vs. GEOTROPISM vs. HYDROTROPISM vs. PHOTOTROPISM vs. THERMOTROPISM )


- LINEAR INVERTER[İng.] / INVERSEUR LINÉAIRE[Fr.] / LINEARER INVERTER[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRUSAL EVİRİCİ


- DOĞUM VE ÖLÜM:
BİRER KERE ile/ve/değil/<>/> İKİŞER KERE

( [doğum] Anadan. İLE/VE/DEĞİL/<>/> Babadan. )

( [ölüm] Ölünce. İLE/VE/DEĞİL/<>/> Ölmeden önce. )

( Beşer. İLE/VE/DEĞİL/<>/> İnsan. )


- DOĞURTMA = İSTİLÂT, SANAT-I TEVLİT = MAIEUTICS[İng.] = MAIEUTIQUE[Fr.] = MAIEUTIK[Alm.] = MAIEUTIKE[Yun.]


- DOĞUŞTAN = VEHBİ, FITRİ = INNATE[İng.] = INNÉ[Fr.] = ANGEBOREN[Alm.]


- DOĞUŞTAN/NATAL DİŞ ile İLK AY DİŞİ/NEONATAL DİŞ

( ... İLE Doğumda bebeğin ağzında görülen diş/ler. İLE Doğumdan sonra 30 gün içinde ağızda görülen diş/ler.
[Görülmektedir sıklığı 1/1.000 ile 1/3.000 arasında değişmekte daha çok kız bebeklerde görülmektedir.]
[Neden görüldüğü ile ilgili çok sayıda çalışmalar yapılmış (henüz) kesin bir sonuca varılamamıştır.] )


- DÖKÜM ile BİR BAKIŞ AT ile ÇOK ROL YAPMAK ile NAZAR ETMEK ile ISSIZ ADADA MAHSUR KALMAK ile DÖKME DEMİR ile KURA ÇEKMEK ile HİNTYAĞI ile KASTORYUM

( CAST vs. CAST A GLANCE vs. CAST A LOT vs. CAST AN EVIL EYE vs. CAST AWAY vs. CAST IRON vs. CAST LOTS vs. CASTOR-OIL vs. CASTOREUM )

( بر افکندن ile گچ گيري ile افکندن ile نظر انداختن ile نگاه انداختن ile قرعه انداختن ile نظر زدن ile کشتي شکسته ile سخت ومحکم ile چدن ile چدني ile پشک اندازي ile کرچک ile جند )

( BAR AFKANDAN ile GACH GYRY ile AFKANDAN ile NAZAR ANDAKHTAN ile NEGAH ANDAKHTAN ile GHARE ANDAKHTAN ile NAZAR ZADAN ile KESHTY SHKASTEH ile SOKHT VOMAHKAM ile CHODAN ile CHODANY ile POSHK ANDAZY ile KARCHAK ile JAND )


- DOLANIK/LIK ile/ve/||/<> İÇ İÇE/LİK


- INDIRECT IONIZING RADIATION[İng.] ile/değil/yerine/= DOLAYLI İYONLAŞTIRICI IŞINIM


- RAYONNEMENTS IONISANTS INDIRECTS[Fr.] / INDIREKTE IONISIERENDE STRAHLUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DOLAYLI İYONLAŞTIRICI IŞINIMLAR/IŞINLAR


- DÖLLENME = İLKÂH = FÉCONDATION


- DONATMAK ile KOLLA DONATMAK ile TEÇHİZAT ile DONANIMLI ile İLE DONATILMIŞ

( EQUIP vs. EQUIP WITH ARM vs. EQUIPMENT vs. EQUIPPED vs. EQUIPPED WITH )

( مجهز کردن ile تجهيز کردن ile مسلح شدن ile تجهيز ile ساز وبرگ ile سامان ile اثاثيه ile مجهز ile مجهز به )

( MAJEKARZ KARDAN ile TAJEHYZ KARDAN ile MOSLEH SHODAN ile TAJEHYZ ile SAZ VEBARG ile SAMAN ile ASASYYEH ile MAJEKARZ ile MAJEKARZ BAH )


- IRREVERSIBLE[İng.] ile/değil/yerine/= DÖNDÜRÜLEMEZ


- DÖNEM ile İLK ÇAĞ/ANTİKİTE[Fr. ANTIQUITÉ]

( ... İLE Antik devir, ilk/eski çağ. | Eski Yunan/Roma uygarlıkları. )


- İNCİMAD[Osm.] / FREEZE, FREEZING[İng.] / CONGÉLATION[Fr.] / EINFRIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= DONMA


- DÖNÜŞTÜRMEK ile İÇSELLEŞTİRMEK

( Dıştakileri. İLE/VE Kavramları. )


- DOR DÜZENİ ile/||/<> İYON DÜZENİ ile/||/<> KORİNT DÜZENİ

( Antik mimarlıkta kullanılan düzenlerin kurallara en bağlı olanı.[Ahşap tekniğine özgü ayrıntıların taşa geçirilmesiyle ortaya çıkmıştır.] İLE/||/<> Antik mimarlıkta kullanılan, İyonya'da geliştirildiğinden, bu adla anılan düzen. Dor düzenine oranla daha incelmiş sütunları, sütun kaideleri ve volütlü sütun başlıkları ile ayırt edilir. İLE/||/<> Antik mimarlıkta kullanılan bir düzen olup stilize akantus yaprakları ile bezeli sütun başlıkları yoluyla öteki düzenlerden ayrılır.[Dor ve İyon düzenlerinden daha geç bir dönemde ortaya çıkmıştır.] )


- DOR ile İON ile KORİNT


- DÖRT DUVAR ARASINDA OLAN ile/ve/||/<> İKİ KİŞİ ARASINDA OLAN


- DÖRT SÜTUN:
GOTLAR ve/||/<> MISIR OBELİSKİ ve/||/<> CONSTANTINUS ve/||/<> IUSTINIANUS

( Hangi dönemde inşâ edildiği kesin olarak bilinmeyen bu anıt sütun, bazı araştırmacılar tarafından üzerindeki yazı biçimleri nedeniyle İmparator I. Constantinus dönemine tarihlenir. Mavi damarlı Prokennesos mermerinden yapılan sütunun üzerinde korint üslûbunda bir sütun başlığı taşımaktadır ve kaidesinde ise şu sözler yer alır. "Gotları yenmemizle dönen tâlihe..." VE/||/<> İmparator I. Theodosios döneminde, hipodromun spinası üzerine dikilen bu anıtın üst bölümü, Mısır uygarlığına ait bir anıt sütundur. Ancak bu bizi şaşırtmaz. Nitekim, Roma'nın köklerinde yatan tanrıları arasında Mısır tanrıları sıklıkla görülür. Hatta bunlar adına Roma topraklarında tapınaklar bile yapılmıştır. Bu obeliskin en önemli bölümü ise kaidesindeki rölyeflerdir. Kaidenin bir tarafında eski Yunanca bir kitâbe varken, öbür tarafında ise Latince bir kitâbe bulunur. VE/||/<> İmparator I. Constantinus tarafından İstanbul'un M.S. 330 tarihindeki başkent oluşunun bir nişânesi olarak dikilen bu anıt sütun, Roma çağında İstanbul'un simgesi durumuna gelmiştir. O dönemde yapılan haritalarda İstanbul bu sütunla simgelenmiştir. VE/||/<> Bugün yerinde yeller esen bu sütun, Roma çağında, Ayasofya'nın güneyinde bulunuyordu. Osmanlı devrinde yıkılan bu sütunun üzerinde, at üstünde I. Iustinianus'un heykeli vardı. Heykelin üzerindeki imparator, bir eliyle dünya hakimiyetini simgeleyen bir küre tutarken öteki eli ile doğuyu işaret eden bir mızrak tutardı. )

( )


- DOS/DENIAL OF SERVICE[İng.] değil/yerine/= İŞGÖRÜ(HİZMET/SERVİS) REDDİ


- SATURATION INDUCTION[İng.] / INDUCTION À SATURATION[Fr.] / SÄTTIGUNGSINDUKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= DOYMA İNDÜKLEMESİ/İNDÜKSİYONU


- İŞBÂ, MEŞBÛ OLMAK[Osm.] / SATURATION, TO BE SATURATED[İng.] / SATURATION[Fr.] / GESÄTTIGT SEIN, WERDEN, SÄTTIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DOYMAK


- İŞBA ETMEK[Osm.] / TO SATURATE[İng.] / SÄTTIGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DOYURMAK


- DOZİMETRE/DOSİMETER[İng.] değil/yerine/= IŞINÖLÇER, IŞINÖLÇÜMÜ


- DRAVİDLER ile/ve MİKENLER ile/ve DORLAR ile/ve İYONLAR


- DRINK :/yerine İÇMEK


- DRUG ELUTING STENT değil/yerine/= İLAÇSALAR KAFES


- DRUG :/yerine İLAÇ, UYUŞTURUCU


- DSM ile ICD 10 ile CCMD

( APA'nın. İLE DSÖ'nün. İLE Çin'in. )


- DUA ile/ve İSTEK


- DUA ile İSTİSKA'[< SAKY]

( ... İLE Yoğun bir biçimde su gereksinimi duyma. | Yağmur duası. | Gövdenin bir yerinde ya da karında su birikmesi. )


- DUAL değil/yerine/= İKİL


- DUAL değil/yerine/= İKİL


- DUAL[İng.] değil/yerine/= İKİLİ


- DÜALİST[Fr. < DUALISTE] değil/yerine/= İKİCİ


- DÜALİST değil/yerine/= İKİCİ


- DÜALİZM[İng. DUALISM] ile/||/<> İKİCİLİK[İng. DUALISM]

( İkicilik. Herhangi bir alanda birbirlerine indirgenemeyen iki başlangıç olduğunu savunan öğretilerin genel adıdır. @@ Düalizm. Herhangi bir alanda birbirlerine indirgenemeyen iki başlangıç olduğunu savunan öğretilerin genel adıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- DÜALİZM[Fr. < DUALISME] değil/yerine/= İKİCİLİK


- DUALİZM değil/yerine/= İKİCİLİK


- DÜALİZM değil/yerine/= İKİCİLİK


- DUBLEKS[Fr. < DUPLEX] değil/yerine/= İKİ KATLI (EV)


- DUBLEKS[İng.] değil/yerine/= İKİ KATLI


- DÜET değil/yerine/= İKİLİ


- DÜĞME ile DÜĞMEYE BENZER ile DÜĞMELİ ile İLİK ile İLİK ile DÜĞMELİ

( BUTTON vs. BUTTON-LIKE vs. BUTTONED vs. BUTTONHOLE vs. BUTTONHOOK vs. BUTTONY )

( دکمه بستن ile تکمه انداختن ile تکمه کردن ile تکمه ile دکمه ile دکمه کردن ile دکمه اي ile دکمه دار ile دکمهدار ile مادگي ile سگک دکمه ile قلاب دکمه ile دکمهاي )

( DOKMEH BASTAN ile TAKMEH ANDAKHTAN ile TAKMEH KARDAN ile TAKMEH ile DOKMEH ile DOKMEH KARDAN ile DOKMEH AY ile DOKMEH DAR ile DOKMEHDAR ile مادگي ile SAGAK DOKMEH ile GHALAB DOKMEH ile DOKMEHYAY )


- DÜĞÜM ile İLMİK

( ... İLE Çözülmesi kolay düğüm, eğreti düğüm. )


- DÜĞÜMLENMİŞ ile DOKUNMUŞ ile İŞLENMİŞ


- DÜNYA BANKASI ile IMF


- DÜNYA ve/ TÜRKİYE ve/ İSTANBUL ve/ FATİH

( Gövde. VE Yüz. VE Göz. VE Gönül. )


- HİKMET:
DÜNYEVÎ ile/ve/<> NEFSÂNÎ ile/ve/<> ŞEYTANÎ ile/ve/<> İLÂHÎ

( Toplumsal. İLE/VE/<> Psikolojik. İLE/VE/<> Siyasal. İLE/VE/<> Tanrısal[Teolojik], [Din, Mârifetullah]. )


- DUODENUM ile/ve JEJUNUM ile/ve ILEUM

( İnce bağırsakların ilk bölümü.[12 parmak bağırsağı.] İLE/VE İnce bağırsağın duodenum ile ileum arasındaki bölümü. İLE/VE İnce bağırsakların son bölümü.[Jujenum ile çekum arasında uzanır ve ince bağırsakların 3/5'ini oluşturur.] )


- DUPLİKASYON/DUPLICATION[İng.] değil/yerine/= İKİLEŞME


- DURAK ile/değil İSKELE


- DURAN DALGA ile/||/<> İLERLEYEN DALGA

( Duran dalga yerinde titreşir, ilerleyen dalga hareket eder )

( Formül: y = 2A sin(kx) cos(ωt) İLE y = A sin(kx - ωt) )