Bugün[04 Ocak 2026]
itibarı ile 8.234 başlık/FaRk ile birlikte,
8.234 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(17/34)


- İNAT değil/yerine/= DİRETİ


- İNAT değil/yerine/>< İNCELİK

( İnat gördüğümüzde, ince/lâtif olalım.
[Keskin kılıç, yumuşak ipliği kesmez.] )


- İNAT değil/yerine/>< İNSAF


- İNAT yerine İRÂDE


- [ne yazık ki]
İNAT ile/ve/||/<>/>< KAYITSIZLIK


- İNAT ile/ve ÜSTÜNE GİTMEK


- İNATÇI/ANUT değil/yerine/= DİRETEK/DİRETKEN


- İNATÇI ile HARIN

( ... İLE Bir şeyden huylanıp yürümeyen, geri geri giden hayvan. | [mecaz] Hain, huysuz. | [mecaz] Obur. )


- İNATÇI ile İMPETİGO

( IMPETIGINOUS vs. IMPETIGO )

( زردزخمي ile زرده زخم ile زردزخم )

( زردزخمي ile ZARDEH ZAKHAM ile زردزخم )


- İNAT/ÇI ile/ve/||/<> İNAK/ÇI


- İNATÇILIK ile İNATÇI

( BALK vs. BALKER )

( امتناع ورزيدن ile زيرش زدن ile مايه لغزش ile طفرهرو ile زيرش زن )

( EMTENA VARZYDAN ile ZYRASH ZADAN ile MAYYEH LAGHZESH ile طفرهرو ile ZYRASH ZAN )


- İNATLA değil/yerine/= DİRETİYLE


- İNATLAŞMAK ile İNAT/LIK ile İNATÇI/LIK ile İNATÇI KEÇİ


- INAUGURATE vs. INITIATE vs. INSTIGATE vs. PROMPT vs. SPARK vs. TRIGGER


- İNÂYET ile HİMMET ile FEYZ


- İNÂYET ile/ve/||/<> İHTİRÂ[çoğ. MUHTERİAT]

( Dikkat, çaba, özenme. | İyilik, ihsan, lütûf. İLE Benzeri görülmemiş bir şey yaratma, vucuda getirme/getirilme. )


- İNBÂ'[Ar.] ile İNBÂH[Ar.]

( Haber verme. İLE Uyandırma/uyandırılma. | Kımıldatma, hareket ettirme. )


- İNBİK/İNBİR değil İMBİK


- İNÇ ile SANTİM SANTİM

( INCH vs. INCH BY INCH )

( اينچ ile وجب بوجب )

( AYNACH ile VOJAB BOJEB )


- ÎNCÂ'[Ar. < NECÂT] ile İNCÂH[Ar.]

( Kurtarma/kurtarılma. İLE İşi bitirme/tamamlama. | İsteğe erme. )


- INCAPABLE vs. UNABLE


- INCARNATION vs. BIRTH


- İNCÂS[Ar. < NECİS] ile İNCÂZ[Ar. çoğ. İNCÂZÂT]

( Pisleme/pislenme, necîsleme, necâsetleme. İLE Yerine getirme. )


- İNCE BAĞIRSAK MİKROBİYOTASI ile/||/<> KALIN BAĞIRSAK MİKROBİYOTASI

( İnce bağırsak daha az bakteri yoğunluğu İLE kalın bağırsak çok yüksek bakteri yoğunluğu içerir. İnce bağırsakta 10^3-10^7 bakteri/ml İLE kalın bağırsakta 10^11-10^12 bakteri/ml bulunur. )


- İNCE BAĞIRSAK ile/ve 12 PARMAK BAĞIRSAĞI

( SMALL INTESTINE vs./and DUODENUM )


- İNCE BAĞIRSAK ile/ve/> KALIN BAĞIRSAK

( EM'Â-İ RAKÎKA ile/ve/> EM'Â-İ GALÎZA )

( MİÂ'[Ar.], RÛDE[Fars.]: Bağırsak. )

( EMA: Bağırsaklar. )

( MASARİKA[Yun.]: Bağırsakları tutan karın iç zarı, bağırsak askısı. )

( Bağırsağın her boğumunda bir hazım vardır. Gelen maddeden, her boğumda bir gıda alınır. )

( ANTENİT: İncebağırsak yangısı. )

( TEGALLÜF-İ EM'Â: Bağırsak dolanması. )

( SMALL INTESTINE (/BOWEL) vs./and/> LARGE INTESTINE (/BOWEL), COLON )

( JUJENUM cum/et/> INTESTINUM CRASSUM )


- İNCE BAĞIRSAK ve/||/<> ZONULİN BAĞLARI


- İNCE DERİ, ZAR = ZAR = MEMBRANE


- İNCE "ELEYİP" SIK DOKUMAK değil İNCE EĞİRİP SIK DOKUMAK


- İNCE KENARLI MERCEK ile/||/<> KALIN KENARLI MERCEK

( İnce kenarlı yakınsak (dışbükey), kalın kenarlı ıraksak (içbükey). )

( Formül: f > 0 İLE f < 0 )


- İNCE ÜNLÜ/RAKİK/RİKKAT ile/||/<> KALIN ÜNLÜ/İŞBA ile/||/<> KALIN ÜNLÜYE EĞME/İŞBA ile/||/<> REF ile/||/<> ÜNLÜ ALAN ile/||/<> ÜNLÜ ALMAYAN ile/||/<> ÜNLÜLENME

( Ağız boşluğunun ön bölümünde oluşan ünlüler (e, i, d, ü). | Yuvarlama. İLE/||/<> Ağız boşluğunun art bölümünde oluşan ünlüler (a, ı, o, u). İLE/||/<> Vezin gerektirdiğinden, sözcüğe bir yazaç ekleyerek ya da yazacı eğerek uzatmak. İLE/||/<> Bir sözcüğü zammeli[ötre - yuvarlak ünlülü (o, ö, u, ü)] okuma. İLE/||/<> Sesçil imlerden birini alan yazaç. İLE/||/<> Sesçil im almamış yazaç. İLE/||/<> Vezinde söz konusu olan ünsüzler ve ünlüler dışında olan, okunuşta veznin içine katılan ve anlamı değiştiren bir dizi ünlünün eklenmesi. )


- İNCE ve/||/<> İNCİ


- İNCE ile/ve/<> SEYREK


- İNCE ile/ve ÜST

( SUBTLE vs./and TOP )


- İNCE ile/ve/<> ZAYIF


- İNCEAĞRI ile İNCESAYRILIK

( Verem. İLE Akciğer veremi. )


- İNCEDEN İNCEYE (LAF SOKMAK, ARAŞTIRMAK)


- İNCEDEN ile İNCEDEN İNCEYE


- İNCELEMEK ile/ve/<> ARAŞTIRMAK

( Doğru biçimde anlamak için! )

( Araştırmamak, tutsaklığın başlıca nedenidir. )

( Araştırma yapmadıkça kurtuluş yoktur. )

( TETEBBUÂT: İncelemeler, araştırmalar, tetkikler. )

( PERKİZİSYON: Bir kişi ya da bir şey hakkında önceden, ayrıntısıyla araştırma. )

( To understand rightly! )

( TO INVESTIGATE vs./and/<> TO SEARCH
Non-investigation is the main cause of bondage.
There can be no salvation, without investigation. )


- İNCELEMEK ile/ve/||/<>/>/< ARAŞTIRMAK ile/ve/||/<>/>/< SORGULAMAK


- İNCELEMEK ile DENETLEME ile MÜFETTİŞ

( INSPECT vs. INSPECTION vs. INSPECTOR )

( تحت بررسي قرار دادن ile وارسي کردن ile تفتيش کردن ile سرکشي کردن ile بازرسي کردن ile سر کشيدن ile بازبين کردن ile تفتيش ile کنترل ile وارسي ile بازرسي ile بررسي ile معاينه ile بازرس ile بازپرس ile بازبيني کننده ile مفتش )

( TAHAT BARRESY GHARAR DADAN ile VARSY KARDAN ile TAFTYSH KARDAN ile SARKESHY KARDAN ile BAZORSY KARDAN ile SAR KESHYDAN ile BAZABYNE KARDAN ile تفتيش ile KONTERL ile VARSY ile BAZORSY ile BARRESY ile معاينه ile BAZORS ile BAZPORS ile BAZABYNEY KONANDEH ile مفتش )


- İNCELEMEK ile DİSEKSİYON

( DISSECT vs. DISSECTION )

( تشريح کردن ile تشريح )

( TASHARYHE KARDAN ile TASHARYHE )


- İNCELEMEK ile İNCE ELEMEK


- İNCELEMEK ile/ve KURCALAMAK

( TO INVESTIGATE vs./and TO DELVE )


- İNCELEYİŞ ile İNCELEYİCİ/LİK


- İNCELİK ile/ve/||/<> DOĞRULUK ile/ve/||/<> GÜZELLİK

( Belde değil dilde. İLE/VE/||/<> Sözde değil özde. İLE/VE/||/<> Yüzde değil yürekte. )


- İNCELİK ve/||/<>/> İNCİNME


- İNCELİK ile NARİN ile NAZİKÇE

( DELICACY vs. DELICATE vs. DELICATELY )

( لطايف ile هوسانه ile ظريفي ile نازک بيني ile خوراک لذيذ ile نازک کاري ile ظريف ile نازک بين ile سيمتن ile لطيف ile ملوس ile باريک ile ظريفانه )

( لطايف ile هوسانه ile ZARYFEY ile NAZAK BEYNEY ile KHORAK LEZYZE ile NAZAK KARY ile ZARYFE ile NAZAK BEYNE ile سيمتن ile لطيف ile MOLOS ile BARYK ile ظريفانه )


- İNCELİK/KALINLIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ARALIK


- KIRILMA('DA):
İNCELİK('TEN) ile/değil/<> KALINLIK('TAN)

( Her şey. İLE/<>/DEĞİL İnsan. )


- İNCELME ile BİLLURLAŞMA


- İNCELME ile/ve/||/<>/> KESKİNLEŞME ile/ve/||/<>/> YETKİNLEŞME


- İNCELME ile/ve SEYRELME


- İNCELME ile/ve/<> SİLİKLEŞME


- İNCELMEK yerine SAĞLIK


- ^ İNCELTME İMİ(olarak kullanım) ile/ve UZATMA İMİ(olarak kullanım)
değil
DÜZELTME İMİ(olarak kullanım)


- İNCELTME (SİMGESİ) ile/ve/||/<>/< İNCELİK

( İzlemek için burayı tıklayınız... )


- İNCELTME ile İNCELTME İŞARETİ


- İNCELTMEK ile İNCELTEBİLMEK ile İNCELTİCİ


- İNCELTMEK ile/değil ÖZEMEK

( ... İLE/DEĞİL Pekmez gibi koyu şeyleri suyla inceltmek. )


- İNCELTMEK ile/değil SEYRELTMEK


- INCENTER ile/||/<> CİRCUMCENTER

( Incenter iç teğet merkezi İLE circumcenter dış çember merkezi. )

( Formül: Inscribed İLE circumscribed center )


- INCENTIVE :/yerine TEŞVİK


- İNCİ: Cansız ve bitki eşiği. -ile


- İNCİ ile/ve AZRA

( ... İLE/VE Delinmemiş inci. )


- İNCİ ile İNCİ ÇİÇEĞİ(MÜGE[Fr. < MUGUET])


- İNCİ ile/ve/||/<> MERCAN

( [Divân Edebiyatında] Gözyaşını simgeler. İLE/VE/||/<> Kanlı gözyaşını simgeler. )

( Barış. İLE/VE/||/<> Feragat. )

( Hz. Hasan ve soyu. İLE/VE/||/<> Hz. Hüseyin ve soyu. )

( Kavuşmayı/vuslatı simgeler/nişânesidir. İLE/VE/||/<> ... )


- INCIDENT :/yerine OLAY


- İNCİK-BONCUK


- İNCİK CİNCİK


- INCIK-CINCIK CINCIK BONCUK

( CINCIK: Bardak, kadeh, tabak gibi sırçadan ya da porselenden yapılan şeyler, züccaciye. )


- İNCİL ile İNCİL'DEKİ

( BIBLE vs. BIBLICAL )

( انجيل ile کتاب مقدس ile کتابي )

( ENJYLE ile KETAB MOGHODAS ile KETABY )


- İNCİL ile/değil KİTAB-I MUKADDES


- İNCİL ile/değil/yerine YENİ AHİT


- İNSAN/KİŞİ:
İNCİL'DE ve/||/<> KUR'ÂN'DA

( İmanı, ümidi ve şefkati olandır. VE/||/<> İman, ihlâs ve doğru/düzgün eylem/etkinlik peşinde koşandır. )


- İNCİNMEK ve/||/<>/> GELİŞMEK


- İNCİNMEK ile İNCİTMEK ile İNCİTİLMEK ile İNCİTEBİLMEK ile İNCİ ile İNCİK ile İNCİL ile İNCİR/LİK ile İNCİLİ ile İNCİ TAŞI ile İNCİR KUŞU ile İNCİ BALIĞI ile İNCİ ÇİÇEĞİ ile İNCİK BONCUK ile İNCİK KEMİĞİ ile İNCİK YAHNİSİ


- İNCİNMEMEK ve/||/<>/< AFFETMEK


- İNCİR AĞACI ile/değil KOKAR AĞACI


- İNCİR ÇEKİRDEĞİ ile/||/<> HİNDİSTAN CEVİZİ


- İNCİR/YEMİŞ/BALLIDARI ile BURUK İNCİR/YEMİŞ

( ... İLE Dalında kuruyan, kimyasal kullanılmış incir. )


- İNCİR/YEMİŞ/BALLIDARI ile ÖTEKİ MEYVELER

( Bilgeliği simgeler. İLE ... )

( TİN ile ... )

( FIG vs. OTHER FRUITS
Signs the wisdom. WITH ... )

( FICUS CARICA cum ... )


- İNCİR ile BARDACIK

( ... İLE Bir tür yaş incir. )

( ... İLE Ege bölgesindeki adı. )


- İNCİR ile İNCİR YAPRAĞI

( FIG vs. FIG LEAF )

( لاپوش ile انجير ile مخفي کننده )

( LAPUSH ile ENJYR ile MOKHOFY KONANDEH )


- İNCİR ile İNCİRSİ MEYVE

( ... İLE Gerçek bir meyve olmayan, yumurtalardan değil çiçeklikten oluşan, incire benzer meyve. )


- İNCİR ile KAYA İNCİRİ

( ... İLE Susuz ve ilaçsız, kendi kendine yetişen siyah kaya incirleri, olgunlaşıp yere düşünce toplanıp önce güneşte kurutulur. Sonrasında, çuvallara sıkıştırılarak bastırılıp saklanıyor. Yeneceği zamandan 4-5 gün önce çıkarılıp mersin, kekik ve defne yaprağı ile kaynatılan suya bandırılır ve tekrar kurutulur. Sonra da unlanıp yenir. Hava alan kâğıt ya da bez kesede saklanıp birkaç hafta içinde yumuşacık halde tüketilir. )

( ...ile )


- İNCİR ile LOP İNCİR

( ... İLE İri ve yumuşak bir tür incir. )


- İNCİR ile MISIR/FRENK, HİNT, KİLİS, PABUÇ İNCİRİ / DİKENLİ İNCİR / BABUTSA / KAYNANADİLİ / KÜREKYEMİŞİ


- İNCİR ile PATLICAN İNCİRİ

( ... İLE İncirin, iri ve mor bir türü. )


- İNCİR ile YABANİNCİRİ

( ... İLE Dutgillerden, Mısır'da yetişen ve kerestesi, eski Mısırlılar'ca mumyalara sanduka yapmakta kullanılmış olan bir ağaç. | Bu ağacın meyvesi. )


- İNCİR ve ZEYTİN

( TİN ve ZEYTÛN )

( Çok çekirdekli. VE Tek çekirdekli. )

( Tek/çok. VE 2 )

( Beyin. VE Gözbebeği. )

( KÂBE: Beyin. )


- INCITEMENT vs. PROVOKE


- İNCİTME! ve/||/<>/> İNCİNME!

( Hz. Musa. VE/||/<>/> Hz. İsa. )

( İlk dersimiz. VE/||/<>/> Son dersimiz. )


- İNCİTMEK/İNCİNMEK ile/ve ZEDELEMEK/ZEDELENMEK

( TO HURT/INJURE/STRAIN vs./and TO BRUISE )


- İNCİTMEMEK ile/ve/||/<>/> İNCİNMEMEK

( Dilin susturulmasıyla. İLE/VE/||/<>/> Zihin ve kalbin susmasıyla. )


- İNCİTMEMELİ!


- İNCİZÂM[Ar.] ile İNCİZÂM[Ar.]

( Meczûm olma, sözcüğün son harfinin harekesiz olarak seslendirilmesi. | Kemiğin kırılması. İLE Cüzzam hastalığına yakalanmış birinin bir örgeninin kopması. )


- INÇKIR ile/||/<> İNÇKİR ile/||/<> INGRAN/İNGREN

( Ağlamak[hıçkıra hıçkıra]. İLE/||/<> Ağlamak[ince sesle]. İLE Ağlamak[dertli olarak, gizli gizli ağlamak, inlemek] )


- INCLUDE :/yerine DAHİL ETMEK


- INCLUDING :/yerine DAHİL


- INCLUSIVE[İng.] değil/yerine/= İÇLEYİCİ


- INCOME vs. INCREMENT vs. PROFIT vs. REVENUE


- INCOME :/yerine GELİR


- INCONGRUOUS vs. "FAR"


- [not] INCONSISTENT ASSERTION vs. ASSERTION IN OUTSTANDING


- INCORPORATE :/yerine BİRLEŞTİRMEK


- INCREASE :/yerine ARTIRMAK


- INCREASED :/yerine ARTMIŞ


- INCREASING :/yerine ARTAN


- INCREASINGLY :/yerine GİDEREK


- INCREDIBLE vs. IMPLAUSIBLE vs. UNBELIEVABLE


- INCREDIBLE :/yerine İNANILMAZ


- INCREMENT OF PRODUCTION vs./and SEARCH/LOOK FOR QUALITY


- INDAG ile/ve/||/<> ELEK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Eleğin çerçevesi. İLE/VE/||/<> ... )


- 'INDE[Ar.] ile MA'A[Ar.]


- INDEED :/yerine GERÇEKTEN


- İNDEKS VAKA/INDEX CASE[İng.] değil/yerine/= İLK GÖSTERGE OLGU


- İNDEKS ile İŞARET PARMAĞI ile DİZİN NUMARASI ile İNDEKSLEME

( INDEX vs. INDEX FINGER vs. INDEX NUMBER vs. INDEXING )

( فهرست کردن ile شاخص ile فهرست نامه ile نمايه ile فهرست ساختن ile انگشت نشان ile سبابه ile عدد شاخص ile فهرست سازي )

( FANPAREST KARDAN ile SHAKHS ile FANPAREST NAMEH ile NAMAYYEH ile FANPAREST SAKHTAN ile ENGASHT NESHAN ile SABABEH ile ADAD SHAKHS ile FANPAREST SAZY )


- İNDEKS/LEME / ENDEKS/LEME / INDEX[İng.] değil/yerine/= DİZİNLEME | LİSTE | İŞARET | GÖSTERGE


- INDEPENDENCE vs. ARBITRARINESS


- INDEPENDENCE :/yerine BAĞIMSIZLIK


- INDEPENDENCE ile/||/<> CORRELATION

( Independence P(A∩B)=P(A)P(B) İLE correlation linear ilişki. )

( Formül: Probability İLE linear relationship )


- INDEPENDENCE vs./and SOLIDARITY


- INDEPENDENT VARIABLE[İng.] değil/yerine/= BAĞIMSIZ DEĞİŞKEN


- INDEPENDENT :/yerine BAĞIMSIZ


- INDEX THEORY ile/||/<> RİEMANN-ROCH

( Index diferansiyel operatör, R-R cebirsel geometri. )

( Formül: Differential operator İLE algebraic geometry )


- INDEX :/yerine DİZİN


- 'INDÎ KEZÂ[Ar.] ile KIBELÎ KEZÂ[Ar.] ile FÎ BEYTÎ KEZÂ[Ar.]


- 'INDÎ[Ar.] ile LEDÜNNÎ[Ar.]


- INDIAN :/yerine KIZILDERİLİ, HİNTLİ


- INDICATE :/yerine BELİRTMEK


- INDICATION :/yerine BELİRTİ


- İNDİFÂ[< DEF (çoğ. İNDİFÂÂT)] -ile

( MÜNDEFİ OLMA, ORTADAN KALKMA | YER YER BAŞGÖSTERME | PÜSKÜRME )


- İNDİFA ile İNDİFAİ


- İNDİFA[Ar.] değil/yerine/= PÜSKÜRME

( Yanardağlardaki püskürme. | Kızamık, kızıl vb. sayrılıklarda, gövdede kırmızı lekeler görülmesi. )


- INDIFERANSİYE/UNDIFFERENTIATED[İng.] değil/yerine/= FARKLILAŞMAMIŞ


- INDIKATÖR/INDICATOR[İng.] değil/yerine/= ENDİKATÖR


- İNDİM yerine AYRILDIM


- İNDİRÂ[Ar.] ile İNDİRÂ[Ar.]

( Yayılıp dağılma. İLE Öne geçme. | Bir işe girişme. | Bulutun altından sıyrılması. )


- İNDİRGEME ile/değil/yerine ATIF


- İNDİRGEME ile/değil/yerine AZALTMA


- İNDİRGEME ile BASİTLEŞTİRME

( TO REDUCE vs. TO SIMPLIFY )


- İNDİRGEME ile/değil/yerine BİLME/BİLEREK


- İNDİRGEME ile/ve/değil/yerine/>< DAYANDIRMA


- [ne yazık ki]
İNDİRGEME ile/değil/yerine/>< DAYANDIRMA


- İNDİRGEME ile/değil/yerine DÖNÜŞ/KAYITIM/RÜCÛ/İRCÂ


- İNDİRGEME ile EŞDEĞER TUTMA/"GÖRME"


- İNDİRGEME ile/değil EŞİK


- İNDİRGEME ile/ve/||/<>/>/= HADDİNİ AŞMAK


- İNDİRGEME ile/ve/> İHMAL


- İNDİRGEME = İRCA = REDUCTION[İng.] = RÉDUCTION[Fr.] = REDUKTION[Alm.] = REDUCTIO[Lat.] = REDUCCION[İsp.]


- İNDİRGEME ile İZ DÜŞÜRME


- İNDİRGEME ile/ve/değil/yerine MODELLEME


- İNDİRGEME ile/ve/> ORTADAN KALDIRMA


- İNDİRGEME ile/değil/yerine/>< ÖRTÜŞTÜRME


- [NE YAZIK Kİ]
İNDİRGEME ile/ve/||/<> SINIRLAMA/KISITLAMA


- İNDİRGEME ile/ve YAPAY/KABA "BAĞLANTI/LANDIRMA"


- [ne yazık ki]
İNDİRGEME ile/ve/değil/||/<> YOK SAYMA


- İNDİRGEME ile/değil/yerine YORUM/LAMA

( [not] TO REDUCE vs./but TO INTERPRET
TO INTERPRET instead of TO REDUCE )


- İNDİRGEMECİLİK >< ÇEŞİTLİLİK


- İNDİRGEMECİLİK ile/ve/||/<> GEREKİRCİLİK ile/ve/||/<> NESNELLİK


- İndirgemeden KONUŞ!!!


- İNDİRGEMEK ile/değil/yerine ANLAMAYA ÇALIŞMAK


- İNDİRGEMEK ile/ve AYIRMAK

( TO REDUCE vs./and TO SEPARATE )


- İNDİRGEMEK ile/ve/||/<> BAŞKALAŞTIRMAK


- İNDİRGEMEK ile/ve/<> "DÜŞÜRMEK"


- İNDİRGEMEK ile/ve/||/<> EN AZINDAN


- İNDİRGEMEK ile (İÇİNİ) BOŞALTMAK


- İNDİRGEMEK ile İNDİRGENMEK ile İNDİRGEYEBİLMEK ile İNDİRGEN/LİK


- İNDİRGEMEK ile/değil İNDİRMEK

( TENZİH ile/değil TENZİL )


- İNDİRGEMEK ile/ve/<>/> KALIPLAŞ(TIR)MAK


- İNDİRGEMEK ile KATMAK


- İNDİRGEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<> KISINGILAMAK/HAPSETMEK


- [ne yazık ki]
İNDİRGEMEK ile/ve/ya da/||/<>/>< REDDETMEK / YOK SAYMAK

( Üçünü de yapmadan düşünmek ve hareket etmek gerekmektedir. )


- İNDİRGEMEK ile/ve/değil/||/<>/< SOYUTLAMAK


- İNDİRGEMEK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YALINLAŞTIRMAK/YALINLIK


- İNDİRGEMEMELİ!


- İNDİRGEN ile/||/<> YÜKSELTGEN

( İndirgen elektron verir İLE yükseltgen elektron alır )

( Formül: Red ajan İLE Ox ajan )


- İNDİRGENME ile/>< YÜKSELTGENME

( Elektron kazanma. İLE/>< Elektron kaybetme. )


- İNDİRGENME/REDÜKSİYON ile/>< OKSİDASYON

( Elektron kazanan tepkime. İLE/>< Elektron kaybeden tepkime. )


- İNDİRGENMİŞ RASYONEL/LİK ile/ve/değil/yerine RASYONEL/LİK


- İNDİRGEYİŞ ile İNDİRGEYİCİ


- İNDİRİLEN KİTAP = İNSAN


- İNDİRİM ile BİNDİRİM


- İNDİRİM ile İNDİRİMLİ ile İNDİRİMSİZ/LİK ile İNDİRİM MERKEZİ ile İNDİRİMLİ SATIŞ ile İNDİRİM SAATLERİ


- İNDİRİM/ISKONTO[İt.][İSKONTO değil!] ile/ve/değil/yerine "İYİLEŞTİRME"


- İNDİRİM ile VAZGEÇİRMEK ile CESARETİ KIRILMIŞ ile SÖYLEM ile NEZAKETSİZLİK

( DISCOUNT vs. DISCOURAGE vs. DISCOURAGED vs. DISCOURSE vs. DISCOURTESY )

( تخفيف ile تنزيل ile تخفيف قيمت ile تنزيل کردن ile تخفيف دادن ile از رغبت انداختن ile دلسردسازي ile دلسردکردن ile نوميد کردن ile بي ذوق کردن ile روحيه را ضعيف کردن ile دلمرده کردن ile سست کردن ile توي ذوق زدن ile دلسرد کردن ile منصرف ile دلمرده ile دلسرد ile قدرت استقلال ile عدم نزاکت )

( TAKHOFYFE ile تنزيل ile TAKHOFYFE GHYMAT ile TANZYLE KARDAN ile TAKHOFYFE DADAN ile AZ RAGHBAT ANDAKHTAN ile DELSARDSAZY ile DELSARDKARDAN ile NOMYD KARDAN ile BEY ZOGH KARDAN ile RUHYYEH RA ZAEYFE KARDAN ile DELMARDEH KARDAN ile SOST KARDAN ile TOY ZOGH ZADAN ile DELSARD KARDAN ile MONASRAF ile DELMARDEH ile DELSARD ile GHODRAT ESTEGHALAL ile ADAM NEZAKT )


- İNDİRMEK ile İNDİRİLMEK ile İNDİREBİLMEK ile İNDİRİVERMEK ile İNDİ ile İNDİS


- İNDİRTMEK ile İNDİRTEBİLMEK


- INDIVIDUAL[İng.] değil/yerine/= BİREY


- INDIVIDUAL :/yerine BİREY


- INDIVIDUALISM OF HUMAN vs. SOCIALISM OF HUMAN


- INDIVIDUALSIM vs. INDIVIDUALITY


- İNDÜKLEÇ ile İNDÜKLEÇLİ


- İNDÜKLEMEK ile İNDÜKLEME AKIMI ile İNDÜKLEME MAKİNESİ


- İNDÜKLENEN PLURİPOTENT HÜCRE ile/||/<> EMBRİYONİK KÖK HÜCRE

( iPSC yetişkin hücrelerden programlanarak elde edilirken, ES hücreleri embriyo kaynaklıdır )

( Formül: Yamanaka faktörleri )


- İNDÜKSİYON İLE DETERMİNASYON İLE DİFERANSİYASYON ile/||/<> GÖZE KADERİ

( Göze tipinin belirlenmesi aşamaları. )

( Formül: Pluripotent → Unipotent )


- İNDÜKSİYON/INDUCTION[İng.] değil/yerine/= UYARTIM


- İNDÜKSİYON/INDUCTION değil/yerine/= İRGİTİM


- INDUSTRIAL vs. INDUSTRIOUS


- INDUSTRIAL :/yerine ENDÜSTRİYEL


- INDUSTRY :/yerine ENDÜSTRİ


- Ne peki? diye anlaşılması çok basit olanı karmaşıklaştırmadan KONUŞ!!!


- Ne var ki? diyerek, saf görünümlü kurnaz olmadan KONUŞ!!!


- Ne var? diyerek, ahmaklık etmeden KONUŞ!!!


- İNE- ile/||/<> İNO-

( Fibröz doku ile ilgili. İLE/||/<> Fibröz doku ile ilgili. )


- İNEBİLMEK ile İNEBOLU


- İNEÇ >< YUKAÇ

( ... >< Yer katmanları kıvrımlarının, tümsek bölümü, semer. )


- İNEĞİM" ile/değil İNEYİM


- İNEGÖL ile İNEGÖL KÖFTESİ


- İNEK ile AFRİKA İNEĞİ


- İNEK ile/ve AVGAN

( ... İLE/VE Gebe inek. )


- İNEK ile/ve/||/<>/< BOLLUK/BEREKET İNEĞİ/KAMADHENU[Hintçe]

( ... İLE/VE/||/<>/< "Tüm ineklerin annesi".[Dişil başlı, dişil memeli, kuş kanatlı ve tavus kuyruklu olarak betimlenir.][Bazen de gövdesinde çeşitli tanrıları barındıran beyan bir inek olarak betimlenir.][Tanrıça "Devi"dir. İstenilen her şeyi veren inektir.]["Rahim/uterus", bir inek başına benzetilir.] )


- İNEK ile MANDA/DOMBAY/SU SIĞIRI/CAMIZ/CAMIŞ/KÖMÜŞ[Fars. < GAVMİŞ]

( Genç inek: DÜVE ile Yavrusu: MALAK )

( Gebelik süreleri: 275 - 285 gündür. İLE 308 - 320 gündür. )

( [zool.] ... ile BUBALUS )

( BAKARA ile CÂMÛS )

( ... ile GÂMÛS )

( ... cum BUFFELUS )


- İNEK ile SİNEK


- İNEK ile/değil TAKİN/KEÇİ ANTİLOBU

( ... İLE/DEĞİL Başı keçiye, gövdesi ineğe benzeyen, 4500 metrenin üzerindeki yüksekliklerde, Himalayalar'da [Bhutan, Burma, Nepal ve Myanmar'da] yaşayabilen bir hayvandır.[25 Kasım 1985'te, Bhutan'ın ulusal hayvanı olarak kabul edilmiştir.] )


- İNEKLEMEK ile İNEK/LİK ile İNEKLİ ile İNEKÇİ/LİK ile İNEK YAĞI


- İNEKSİZ KALMAK ile/değil/yerine/>< İNEĞİ KAZANMAK

( Gelenekten kopmak, ilâhî feyzin kesilmesi. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Tanrılarla yeniden bağ kurmak. )

( "İnek, Ateş ve Kahraman" (İzzet Erş) kitabını da okumanızı salık veririz... )

( )


- İNERT KOMPLEKS ile/||/<> LABİL KOMPLEKS

( İnert yavaş değişim Cr³⁺, labil hızlı Cu²⁺. )

( Formül: t₁/₂ > 1 min İLE < 1 min )


- INERT[İng.] değil/yerine/= ASAL


- INERVASYON/INNERVATION[İng.] değil/yerine/= SİNİR DONATISI


- İNFÂK[< NAFAKA (çoğ. İNFÂKAT)] -ile

( VERMEK | NAFAKA VERİP GEÇİNDİRME, BESLEME )


- İNFAK değil/yerine/= GEÇİNDİRİ


- İNFÂK ile/ve/||/<> İBZÂL

( ... İLE/VE/||/<> Esirgemeden, bol bol verme, kullanma, yapma ya da söyleme. )


- İNFÂK ile/değil İSRAFA ENGEL OLMA


- İNFÂK ile/ve/||/<> KİŞİ


- İNFÂL[Ar.] ile İNFİÂL[Ar. < Fİ'L]

( Ganimetten mal ayırıp verme. İLE Gücenme, darılma. | Edilgi. )


- INFANT[İng.] değil/yerine/= BEBEK


- INFANT :/yerine BEBEK, YENİ DOĞAN


- INFANTILİZM/INFANTILISM[İng.] değil/yerine/= BEBEKSİLİK


- INFANTUS ile PUER

( Konuşamayan çocuk, bebek, bala. İLE Konuşan çocuk. )

( İki yaşındaki çocuk, ortalama 50 kadar sözcük bilir. Üç yaşındayken çocuğun bildiği sözcük sayısı 1.000 civarındadır. Beş yaşındaki bir çocuk 2.000 kadar sözcük bilir. 19 aylık çocuğun 5-10 civarındaki iki sözcüklük tümce kullanımının, 20 aylıkken 25, 21 aylıkken 50, 22 aylıkken 75, 23 aylıkken 150, 24 aylıkken 1425, 25 aylıkken 2425 olduğu ortaya çıkmıştır. [Braine - 1963] )


- İNFAZ[Ar.] ETMEK değil/yerine/= YÜRÜTÜMLEMEK


- İNFAZ MASASI değil/yerine/= YÜRÜTÜM BİRİMİ


- İNFAZ MEMURU değil/yerine/= YÜRÜTÜM İŞYARI


- İNFÂZ[Ar. < NÜFÛZ | çoğ. İNFÂZÂT]/EXECUTION[İng.] değil/yerine/= YÜRÜTÜM, YERİNE GETİRME, UYGULAMA


- İNFAZ ile İNFAZCI/LIK ile İNFAZ MASASI ile İNFAZ MEMURU


- INFECTION :/yerine ENFEKSİYON


- INFER vs. IMPLY


- İNFER- ile/||/<> İNFRA-

( Düşük. İLE/||/<> Alt, altta, aşağıda, altında. )


- INFERANS/INFERENCE[İng.] değil/yerine/= ÇIKARSAMA


- [not] INFERENCE vs. (ONLY) THINKING


- (not INFERIOR THAN) INFERIOR TO


- INFERIOR[İng.] değil/yerine/= AŞAĞI


- INFERTILITE/INFERTILITY[İng.] değil/yerine/= KISIRLIK


- İNFİAL değil/yerine/= EDİLGİ


- İNFİAL değil/yerine/= ETKİLENME


- İNFİAL değil/yerine/= KIZGINLIK/ÖFKE


- İNFİKÂK[< FEKK] -ile

( Parçaların bozulmadan ayrıştırılması. | Bir şeyin yerinden ayrılması. | Çözülme. )


- İNFİLÂK[Ar.] ile İNFİRAK[Ar.]

( Güçlü bir biçimde patlama. İLE Ayrılma. )


- İNFİLÂK ile/değil/||/<> İNTİHAR

( Nesnelerde. İLE/DEĞİL/||/<> İnsanda. )