Bugün[15 Temmuz 2026]
itibarı ile 1.390 başlık/FaRk ile birlikte,
1.390 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(4/7)


- FAMİGLİA[İt. < FAMIGLIA] ile/değil/yerine/=/||/<> FAMİLYA

( alt familya aile Çok belirli ve kendilerine özgü ortak özelliklerinden dolayı bir arada değerlendirilen cinsler topluluğu fasile Eşlerden kadın için kullanılan söz )


- FAMILIAR :/yerine TANIDIK


- FAMILY :/yerine AİLE


- FAMİLYA ile FAMİLYAL

( Aile. İLE Ailesel. )


- FAMİLYA = FASÎLE = FAMILLE


- FAMILYAL/FAMILIAL[İng.] ile/değil/yerine/= AİLEVİ


- FAMOUS vs. KNOWN


- FAMOUS :/yerine ÜNLÜ


- FAN FU[Çince] -ile

( Aydınlanmamış, sıradan kişiler. Tüm bireyler (dolayısıyla Sheng ve Fan Fu'lar) aynı doğayı paylaşmaktalardır. Sheng olanlar kendi doğalarının farkına varmışlar, Fan Fu olanlar ise daha varacaklardır. (bkz. Sheng) )


- FAN[FANATİK SÖZÜNDEN] ile/değil/yerine/=/||/<> FAN

( Bir şeye bir kimseye aşırı hayranlık duyan kimse )


- FAN[İng. < FAN] ile/değil/yerine/=/||/<> VANTİLATÖR


- FAN ile FANATİK

( Hayran, pervane. İLE Bağnaz. )


- FAN ile FANİ/LİK ile FANİ DÜNYA


- FAN ile HAYRAN OLMAK ile HAVALANDIRMAK

( FAN vs. FAN IN vs. FAN OUT )

( باد زدن ile طرفدار ile بادزن ile پنکه ile بادبزن ile گنجايش ورودي ile گنجايش خروجي )

( BAD ZADAN ile TARAFDAR ile BADZAN ile PANKEH ile BADBOZAN ile GONJAYSH VORUDY ile GONJAYSH KHROJY )


- FAN :/yerine HAYRAN, VANTİLATÖR


- FANATİK[Fr. < FANATIQUE] ile/değil/yerine/= BAĞNAZ


- FANATİK ile/değil/yerine/= BAĞNAZ/TUTKUN


- FANATİK ile FANATİK ile FANATİZM

( FANATIC vs. FANATICAL vs. FANATICISM )

( متعصب ياهواخواه ile تعصبي ile پرتعصب ile تعصب ile کوته فکري )

( MOTASAB YHAVAKHAH ile تعصبي ile پرتعصب ile TASAB ile KOTEH FEKARY )


- FANATİKLEŞ(TİR)ME ile/ve/||/<> TARAFTARLAŞ(TIR)MA


- FANATİKLEŞMEK ile FANATİK/LİK


- FANATİQUE[Fr. < FANATIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> FANATİK

( bağnaz Bir kimse grup takım vb ne aşırı bağlı olan )


- FANATİZM[Fr. < FANATISME] ile/değil/yerine/= BAĞNAZLIK


- FANATİZM[Fr. < FANATISME] ile/değil/yerine/=/||/<> BAĞNAZLIK


- FANATİZM[İng. FANATICISM | Fr. < FANATISME] ile/değil/yerine/= BAĞNAZLIK


- FANEROZOİK ZAMANDA:
PALEOZOİK ile/ve/||/<>/> MEZOZOİK ile/ve/||/<>/> SENOZOİK

( [dönemler][milyon yıl önce] Kambriyen[570 - 505] | Ordovisiyen[505 - 438] | Siluryen[438 - 408] | Devonyen[408 - 360] | Karbonifer[360 - 286] | Permiyen[286 - 245] İLE/VE/||/<>/> Trias[245 - 208] | Jura[208 - 144] | Kretase[144 - 66] İLE/VE/||/<>/> Üçüncü Zaman[66 - 2] | Dördüncü Zaman[2 - ...] )


- FANFARE[Fr. < FANFARE] ile/değil/yerine/=/||/<> FANFAR

( Bakırdan yapılmış üflemeli sazlardan oluşan orkestra Bu orkestranın çaldığı tartımlı ve canlı parça )


- FANGRİ[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> FANGRİ

( Bir tür mercan balığı )


- FANGRİ[Yun.] ile/||/<> MERCAN TÜRÜNDEN BİR BALIK

( mercan türünden bir balık R φαγγρί )

( ΦΑΓΓΡΊ / φαγγρί )


- FANGRİ/FANGRİ[Yun. < ] ile/||/<> MERCAN/MERCAN[Ar. < MERCĀN]

( Bir tür mercan balığı )


- FÂNÎ:
YOK değil GEÇİCİ


- FÂNÎ[< FENÂ] -ile

( GEÇİCİ | ÖLÜMLÜ )


- FÂNİ[Ar. < FĀNĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖLÜMLÜ | İNSAN

( fâni dünya ölümlü insan )


- FÂNİ[Ar.] ile FANİ[Yun.]

( Ölümlü, gelip geçici, kalımsız. İLE İnsan gözünün algıladığı ışık şiddeti. )


- FÂNİ[Ar.] ile/değil/yerine/= ÖLÜMLÜ/GELİP GEÇİCİ/KALIMSIZ


- FÂNÎ ile/ve/<> BÂKÎ

( İlâhî değilse. İLE/VE/<> İlâhî ise. )

( [Esmâ'da] Yoksa. İLE/VE/<> Varsa. )


- FÂNİ ile/ve/||/<> FUNNY


- FANİLA[İt. < FLANELLA] ile KAŞKORSE[Fr. < CACHE-CORSET]

( Genellikle ince pamuk ipliğinden dokunmuş, ten üzerine giyilen iç çamaşırı. Örülmüş ya da dokunmuş, hafif ve gevşek kumaş. İLE İnce kadın fanilası. )


- FANİLA/FLANELLA[İt. < FLANELLA] ile/||/<> KOMBİNEZON/COMBİNAİSON[Fr. < COMBINAISON] ile/||/<> KAŞKORSE/CACHECORSET[Fr. < CACHE-CORSET]

( atlet fanilası ten fanilası Genellikle ince pamuk ipliğinden dokunmuş ten üzerine giyilen iç çamaşırı atlet Yumuşak yünden örülmüş ya da dokunmuş hafif ve gevşek kumaş )


- FANİLA ile/ve VELENSE


- FANNING FRICTION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE FROTTEMENT DE FANNING[Fr.] / FANNING-REIBUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= FANNİNG SÜRTÜNME KATSAYISI


- FANNING'S EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE FANNING[Fr.] / FANNING-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FANNİNG DENKLEMİ


- FANNO FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT DE FANNO[Fr.] / FANNO-STRÖMUNG, FANNO-FLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= FANNO AKIŞI


- FANTA ile/||/<> DAĞ İSKETESİ


- FANTAİSİE[Fr. < FANTAISIE] ile/değil/yerine/=/||/<> FANTEZİ

( Sonsuz sınırsız hayal fantazya II Değişik heves değişik beğeni değişik düşünüş Süslü ve türü değişik olan Serbest biçimli beste ya da alaturkada serbest biçimli şarkı )


- FANTAISIE[Fr.] ile/||/<> FANTEZİ[Fr. < FANTAISIE]

( Gerçeğin ve olanağın dışında olarak hayalin serbest işlemesi ve böylece meydana getirilen eser FANTEZİCİ Fantasque Fantaisiste FANTEZİCİLİK Fantastique FANTEZİLİ Fantasque Fantaisiste )

( FANTAISIE )


- FANTAİSİSTE[Fr. < FANTAISISTE] ile/değil/yerine/=/||/<> FANTEZİST

( Fantezi meraklısı fanteziye düşkün kimse )


- FANTASME[Fr. < FANTASME] ile/değil/yerine/=/||/<> FANTASMA

( Gerçekte olmadığı hâlde var gibi görünen hayal )


- FANTASTİK[Fr. < FANTASTIQUE] ile/değil/yerine/= HAYALÎ


- FANTASTİK ile FANTEZİ

( FANTAST vs. FANTASY )

( نويسنده خيالپرست ile فانتزي ile نقشه خيالي )

( NOYSANDEH KHYALPAREST ile FANTZY ile NAQSHEH KHYALY )


- FANTASTİQUE[Fr. < FANTASTIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> FANTASTİK

( hayalî XVIII yüzyıldan başlayarak Fransa da gelişen bir edebî tür )


- FANTASY vs. IMAGINATION


- FANTASY :/yerine FANTEZİ


- FANTAZYA[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> FANTAZYA

( Arap atlılarının bayramlarda yaptıkları gösteri )


- FANTAZYA[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> FANTEZİ


- FANTAZYA ile FANTAZYALI


- FANTEZİ YAPMAK ile/değil/yerine FANTEZİ/LER ÜRETMEK/YARATMAK


- FANTEZİ ile/değil/yerine/= DÜŞLEM


- FANTEZİ ile FANTEZİST


- FANTEZİLİ ile/||/<> FANTAZYALI


- FANTİ[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> FANTİ

( İskambilde oğlan bacak ya da vale adlarıyla bilinen kâğıt )


- FANTİ[Yun.] ile/||/<> OYUN KÂĞITLARINDA OĞLAN, BACAK, VALE

( oyun kâğıtlarında oğlan bacak vale )


- FANTOM[Fr. < FANTÔME] ile/değil/yerine/= HAYALET


- FANTOM[Fr. < FANTÔME] ile/değil/yerine/=/||/<> HAYALET


- FANTOM/PHANTOM[İng.] ile/değil/yerine/= HAYALET


- FANUS[Ar. < FĀNŪS] ile/değil/yerine/=/||/<> FANUS

( Süslü ayaklı fener Saat mikroskop vb araçları tozdan korumak için üzerlerine kapatılan yarım küre biçiminde cam kap Genellikle silindir biçiminde olan mum gaz lambası vb aydınlatma araçlarının çevresini kapatarak rüzgârdan koruyan cam Hamam kubbelerinde içeriye aydınlık girmesi için bırakılan deliklerin üzerine konan şişkin cam )


- FANUS ile FANUSLU


- FANYA[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> FANYA

( Bir balık ağına eklenen iri gözlü ikinci ağ )


- FANYA[Yun.] ile/||/<> İRİ GÖZLÜ BALIK AĞI

( iri gözlü balık ağı R φανιά widemeshed side of a net difana )

( ΦΑΝΙΆ / φανιά )


- FAR vs. BIG


- FAR[Fr. < Yun.] ile FAR[Fr.]

( Taşıtların ön bölümünde bulunan, uzağı aydınlatan güçlü ışık. İLE Süs için gözkapaklarına sürülen çeşitli renkte boya. )


- FAR ile/ve/||/<>/> FARK

( HEADLIGHT/DIFFERENCE vs./and/||/<>/> DIFFERENCE )


- FAR :/yerine UZAK


- FARAD[İng.] / FARAD[Fr.] / FARAD[Alm.] ile/değil/yerine/= FARAD


- FARAD[İng.] ile/||/<> FARAD[Fr.] ile/||/<> FARAD[Alm.] ile/||/<> FARAD[(İNGILIZ FIZIKÇI FARADAY ÖZEL ADINDAN)]

( Uluslararası birim dizgesinde sığa birimi iki yaprağı arasına bir voltluk bir gerilim uygulandığı zaman 1 coulombluk yük alabilen bir sığacın sığası )

( FARAD )

( FARAD )

( FARAD )


- FARAD[İNGİLİZ FİZİKÇİ FARADAY][ÖZEL AD] ile/değil/yerine/=/||/<> FARAD

( Elektrik sığa birimi )


- FARAD ile FARADİK

( FARAD vs. FARADIC )

( فاراد ile القا شده )

( FARAD ile ELGHA SHODEH )


- FARADAIC CURRENT[İng.] ile/değil/yerine/= FARADAY AKIMI


- FARADAY BIREFRINGENCE[İng.] / BIRÉFRINGENCE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHE DOPPELBRECHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY ÇİFT KIRILMASI


- FARADAY CAGE[İng.] / CAGE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHER KÄFIG[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY KAFESİ


- FARADAY CONSTANT[İng.] ile/değil/yerine/= FARADAY SABİTİ


- FARADAY CYLINDER[İng.] / CYLINDRE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHER ZYLINDER[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY SİLİNDİRİ


- FARADAY DARK SPACE[İng.] / ESPACE SOMBRE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHER DUNKELRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY KARANLIK BÖLGESİ


- FARADAY EFFECT[İng.] / EFFET FARADAY[Fr.] / FARADAY-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY ETKİSİ


- FARADAY KAFESİ ile/||/<> MANYETİK KALKAN (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Faraday elektrik, manyetik kalkan manyetik alan engeller )

( Formül: E=0 içerde İLE B yönlendirilir )

( Michael Faraday tarafından 1831 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1791-1867) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Kimya) (Önemli katkıları: Elektromanyetik indüksiyon, elektroliz) )


- FARADAY TUBE[İng.] / TUBE DE FARADAY[Fr.] / FARADAY-RÖHRE, FARADAY-TUBE[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY TÜPÜ


- FARADAY'S DISC[İng.] / DISQUE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHE SCHEIBE, FARADAYSCHE RUNDSHEIBE[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY DİSKİ


- FARADAY'S LAW OF ELECTROLYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= FARADAY ELEKTROLİZ YASALARI/KANUNLARI


- FARADAY'S LAW OF INDUCTION[İng.] / FARADAYSCHES INDUKTIONSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY İNDÜKSİYON YASASI


- FARADAY'S LAWS OF ELECTROLYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= FARADAY ELEKTROLİZ YASALARI


- FARADAY[İng.] / FARADAY[Fr.] / FARADAY[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY


- FARADAY ile/||/<> COULOMB ile/||/<> AMPERE ile/||/<> ELEKTROKİMYA YASALARI

( Elektroliz sırasında ayrışan madde miktarının, geçen elektrik yüküyle doğru orantılı olduğunu söyleyen yasadır; bir mol elektronun taşıdığı yük onun adını taşır. @@ Elektrik yükünün birimidir; bir amper akımın bir saniyede taşıdığı yüktür. @@ Elektrik akımının birimidir; birim zamanda geçen yükü ölçer. @@ Elektrik enerjisi ile kimyasal değişim arasındaki nicel ilişkileri kuran yasaların bütünüdür. İlki temel yasa, sonraki ikisi birimler, dördüncüsü bu bütünün genel adıdır. )

( Formül: Q = nF )

( Michael Faraday tarafından 1831 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1791-1867) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Kimya) (Önemli katkıları: Elektromanyetik indüksiyon, elektroliz) )


- FARADAYSCHES ELEKTROLYSEGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY ELEKTROLİZ YASASI


- FARADIC CURRENT[İng.] / COURANT FARADIQUE[Fr.] / FARADISCHER STROM, INDUKTIONSSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADİK AKIM


- FARAZA[Ar. < FARAŻĀ] ile/değil/yerine/=/||/<> FARAZA

( Diyelim ki sayalım ki tutalım ki varsayalım ki )


- FARAZÎ TEVETTÜR[Osm.] / FICTITIOUS POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL FICTIF, POTENTIEL IMAGE[Fr.] / EINGEBILDETES POTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNTÜ POTANSİYEL


- FARAZİ[Ar. < FARŻĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> VARSAYIMSAL


- FARAZÎ ile AFÂKÎ


- FARAZİ ile/||/<> HYPOTHETICAL[İng.] ile/||/<> VARSAYIMSAL | SAYILGILI

( sayılgılı )

( HYPOTHETICAL )


- FARAZÎ ile/||/<> HYPOTHÉTIQUE[Fr.] ile/||/<> VARSAYIMLI

( matematik )

( HYPOTHÉTIQUE )


- FARAZÎ ile/ve/değil/||/<>/< NAZARÎ


- FARAZİYE | VARSAYIM | HİPOTEZ ile/||/<> HİPOTEZ ile/||/<> VARSAYIM

( varsayım matematik önsav varsayım Araştırmanın başlangıcında henüz doğruluğu ya da yanlışlığı kestirilemeyen bir öneri ya da ön beklenti Usbilimsel sonuçlar çıkarmak üzere dayanak olarak öne sürülen önerme ya da önermeler takımı Kanıtlanmadan geçici ya da kalıcı olarak benimsenen önerme Olgular arasında nedensonuç ilişkisi kuran ve gözlem yoluyla sınanacak olan öngörü Suppositio ile eşanlamlı hypothesis alta konan temel ilke öndayanak koşul varsayım hypo alt altta thesis koyum 1 Matematikte ve mantıksal çıkarımlarda Mantıksal sonuçlar çıkarmak üzere öndayanak olarak öne sürülen önerme ya da önermeler birliği 2 Deneysel bilimlerde Belli bilgilere olanak sağlamak bağlantıları anlaşılır kılmak olayları açıklamak üzere geçici olarak konmuş bilimsel öneri olayları geçici bir açıklama biçimi ama ancak deneyle yöntemli bir biçimde denetlendikten sonra geçerliliği kabul edilebilir 3 Düşünmenin temellendirilmesi olarak varsayım düşünmenin herhangi bir konuda ileri sürdüğü bir savı tanıtlamak üzere koyduğu öndayanak Bu anlamda Yeni Kantçılardan Cohen ve Natorpta düşünmenin temel ilkesi temel yöntemidir matematik )

( HYPOTHESIS | POSTULATE )

( HYPOTHÈSE | POSTULATE )

( POSTULATE )

( IPOTESI )

( ΥΠΌΘΕΣΗ / υπόθεση )


- FARAZİYE | VARSAYIM | HİPOTEZ ile/||/<> POSTULAT | VARSAYIM

( bk. varsayım @@ (matematik) @@ bk. önsav @@ bk. varsayım. @@ Araştırmanın başlangıcında henüz doğruluğu ya da yanlışlığı kestirilemeyen bir öneri ya da ön beklenti. @@ @@Usbilimsel sonuçlar çıkarmak üzere dayanak olarak öne sürülen önerme ya da önermeler takımı. @@ Kanıtlanmadan geçici ya da kalıcı olarak benimsenen önerme. @@ Olgular arasında neden-sonuç ilişkisi kuran ve gözlem yoluyla sınanacak olan öngörü. @@ (Lat. Suppositio ile eşanlamlı)(Yun. hypothesis=alta konan, temel, ilke, öndayanak, koşul, varsayım < hypo = alt, altta; thesis = koyum) : 1. (Matematikte ve mantıksal çıkarımlarda) Mantıksal sonuçlar çıkarmak üzere öndayanak olarak öne sürülen önerme ya da önermeler birliği. 2. (Deneysel bilimlerde) Belli bilgilere olanak sağlamak, bağlantıları anlaşılır kılmak, olayları açıklamak üzere geçici olarak konmuş bilimsel öneri; olayları geçici bir açıklama biçimi; ama ancak deneyle yöntemli bir biçimde denetlendikten sonra geçerliliği kabul edilebilir. 3. Düşünmenin temellendirilmesi olarak varsayım: düşünmenin, herhangi bir konuda ileri sürdüğü bir savı tanıtlamak üzere koyduğu öndayanak. (Bu anlamda Yeni Kantçılardan Cohen ve Natorp'ta düşünmenin temel ilkesi, temel yöntemidir.) @@ (matematik) @@ (...) @@ @@ )

( HYPOTHESIS | POSTULATE~POSTULATE )

( HYPOTHÈSE | POSTULATE~POSTULATE | POSTULAT )

( ...~POSTULATUM )

( POSTULATE~POSTULATE )

( IPOTESI~POSTULATO )

( ΥΠΌΘΕΣΗ / υπόθεση~ΑΊΤΗΜΑ / αίτημα )


- FARAZİYE, HİPOTEZ | VARSAYIM ile/||/<> VARSAYIM

( Usbilimsel sonuçlar çıkarmak üzere dayanak olarak öne sürülen önerme ya da önermeler takımı Kanıtlanmadan geçici ya da kalıcı olarak benimsenen önerme Olgular arasında nedensonuç ilişkisi kuran ve gözlem yoluyla sınanacak olan öngörü Suppositio ile eşanlamlı hypothesis alta konan temel ilke öndayanak koşul varsayım hypo alt altta thesis koyum 1 Matematikte ve mantıksal çıkarımlarda Mantıksal sonuçlar çıkarmak üzere öndayanak olarak öne sürülen önerme ya da önermeler birliği 2 Deneysel bilimlerde Belli bilgilere olanak sağlamak bağlantıları anlaşılır kılmak olayları açıklamak üzere geçici olarak konmuş bilimsel öneri olayları geçici bir açıklama biçimi ama ancak deneyle yöntemli bir biçimde denetlendikten sonra geçerliliği kabul edilebilir 3 Düşünmenin temellendirilmesi olarak varsayım düşünmenin herhangi bir konuda ileri sürdüğü bir savı tanıtlamak üzere koyduğu öndayanak Bu anlamda Yeni Kantçılardan Cohen ve Natorpta düşünmenin temel ilkesi temel yöntemidir matematik )

( HYPOTHESIS (PL. HYPOTHESES) | HYPOTHESIS | HYPOTHESIS, ASSUMPTION | ASSUMPTION )

( HYPOTHÈSE | HYPOTHESE, SUPPOSITION | HYPOTHÉSE )

( HYPOTHESE, VORAUSSETZUNG, ANNAHTNE | HYPOTHESE | VORAUSSETZUNG, ANNAHME )

( SUPPOSI-TIO )


- FARAZİYE[Ar. < FARŻİYYE] ile/değil/yerine/=/||/<> VARSAYIM


- FARBA[Fr. < FALBALA] ile/değil/yerine/=/||/<> FIRFIR


- FARBA/FARBALA[Fr.] değil/yerine FIRFIR


- FARBA ile FARBALI ile FARBASIZ


- FARBALA[Fr. < FALBALA] ile/değil/yerine/=/||/<> FIRFIR


- FARBALA[Fr. < FARBALA] ile/değil/yerine/= FIRFIR


- FARBIG[Alm.] ile/değil/yerine/= RENKLİ, KROMATİK


- FARBWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= RENK DEĞERİ, ÜÇ ETKİN DEĞER


- FARD[Fr. < FARD] ile/değil/yerine/=/||/<> FAR

( far paleti Göz kapaklarına sürülen çeşitli renkte makyaj malzemesi )


- FARE, FİL, ASLAN, KEDİ, KURT ile/ve ÖTEKİ HAYVANLAR

( Kurt, haseti simgeler. )


- FARE[Ar. < FĀRE] ile/değil/yerine/=/||/<> FARE

( fare deliği faredişi farekulağı farekuyruğu fare otu fare surat kör fare sivrifare cep faresi çatı faresi fındık faresi fil faresi firavun faresi kamyon faresi lağım faresi otel faresi tarla faresi Sıçangillerden küçük vücutlu kemirgen memeli hayvan Mus Kullanıcının eliyle yaptığı hareketleri düz bir yüzey üzerinde yuvarlanan bir top aracılığıyla bilgisayar ekranındaki imlecin hareketine dönüştüren aygıt Ufak tefek kimse Özellikle belirli bir yere dadanıp hep orada iş gören hırsız )


- FARE ile AMERİKAN FARESİ


- FARE ile ANADOLU FARESİ


- FARE ile/ve BANDİKUT FARESİ


- FARE ile/ve BEYAZ ÇÖL FARESİ


- FARE ile/ve BİŞ-MÛŞ[Fars.]

( ... İLE/VE Bıldırcın otu ile beslenen bir fare. | Bıldırcın otu ile birlikte yetişen safran kökü.[bıldırcın otunun panzehiri] )


- FARE ile BÜYÜK KAFALI KÖSTEBEK FARESİ


- FARE ile ÇEKİRGE FARESİ


- FARE ile ÇIPLAK KÖSTEBEK FARESİ

(

)

( hayvanatomisi)'in paylaştığı bir gönderi