Bugün[01 Temmuz 2026]
itibarı ile 11.227 başlık/FaRk ile birlikte,
11.227 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(19/46)


- (DİLİN) DİLBİLGİSİ ile/ve/<>/değil/yerine AKLIN DİLBİLGİSİ


- DİL'İN:
DOĞUŞU ile/ve/<>/> KURULUŞU ile/ve/<>/> KULLANILIŞI


- DİLİN, FARKINDALIKLI KULLANIMI ile/ve FELSEFÎ BİLİNÇ


- DİLİN İŞLEVLERİ ve/||/<> KİMLİK


- DİLİN:
KÖKENİ ile/ve/||/<> YAPISI

( KÖKEN BAKIMINDAN:

* HİNT-AVRUPA DİLLERİ
A. AVRUPA KOLU

1. Cermen Dilleri: Almanca, Felemenkçe, İngilizce, İskandinav dilleri.
2. Roman Dilleri: Bu grubun ana dili Lâtince'dir. Bugün yaşayan kolları Fransızca, İspanyolca, Portekizce, İtalyanca ve Rumence'dir.
3. İslâv Dilleri: Rusça, Bulgarca, Sırpça ve Lehçe.
4. Yunanca, Arnavutça, Keltçe.

B. ASYA KOLU
Hint - İran Dilleri(Arî Dilleri)

a. Hintçe(Eski-Orta, Yeni Hintçe). Bu alt kol, Sanskrit ve bugünün başlıca Hint dilleri olarak da gösterilebilir.
b. Farsça: Ölü dil olan Avesta, Eski, Orta ve Yeni Farsça.
c. Ermenice: Eski, Orta ve Yeni Ermenice.
d. Eski Anadolu: Hititçe (ölü dildir)
e. Toharca: Asya kolunun en doğuda kalan dalıdır ve ölü dildir.

* HAMİ - SAMİ DİLLERİ
Bu dil ailesinde Akkadça, Aramca, İbranice, Arapça ile Libya-Berber dilleri yer almaktadır. Akkadça ölü bir dildir.

* BANTU DİLLERİ
Orta ve Güney Afrika'da konuşulan Bantu dillerini içine alan geniş bir dil ailesidir.

* ÇİN - TİBET DİLLERİ
Çin ve Tibet dilleri bu aile içinde yer alır.

* KAFKAS DİLLERİ
Bu gruba giren başlıca diller Kartvel koluna giren Gürcüce ile Abhaz - Çerkeş, Lezgi - Çeçen kollarıdır. Bu diller fonem sistemleri ve iç yapıları bakımından öteki dil ailelerine göre büyük ayrılıklar taşır.

* ALTAY DİLLERİ
Bu aile, Ural - Altay dil grubunun Altay kolunu oluşturmaktadır. Türkçe, Moğolca, Mançuca ve Tunguzca Altay Dil Ailesi içindedir.

* URAL DİLLERİ
Ural - Altay dil grubunun Ural kolunu oluşturmaktadır.
a. Fin - Ugur Kolu
b. Samoyet Kolu

2. YAPI BAKIMINDAN:
A. TEK HECELİ DİLLER

(Yalınlayan Diller, Ayrımlı Diller)
(Isolating Languages, Monosyllabic Languages)

B. EKLEMELİ DİLLER
(Bağlantılı Diller, İltisaklı Diller)
(Agglutinative Languages)

C. ÇEKİMLİ DİLLER
(Bükümlü Diller, Tasrifli Diller)
(Inflected Languages)

- TÜRKÇE YAZI DİLLERİ
A. Batı Türkçesi
(Güney-Batı Türkçesi)
* Türkiye Türkçesi
* Gagauz Türkçesi
* Azerbaycan Türkçesi
* Türkmen Türkçesi

B. Kuzey - Doğu Türkçesi(Doğu Türkçesi)
* Özbek Türkçesi
* Uygur Türkçesi
* Kazak Türkçesi
* Karakalpak Türkçesi
* Kırgız Türkçesi
* Kazan(Tatar) Türkçesi
* Başkurt Türkçesi
* Kırım Türkçesi
* Nogay Türkçesi
* Karaçay Türkçesi
* Malkar Türkçesi
* Kumuk Türkçesi
* Altay Türkçesi
* Hakas(Abakan) Türkçesi
* Tuva Türkçesi )

( image )


- DİL'İN:
KÖKENİ ile/ve/yerine KULLANILIŞI


- DİLİN KULLANIMI ile/ve DİLİN AKLI


- Dilinden düşürmek için SUS!!!


- Diline hizmet edenlerle KONUŞ!!!


- Diline sahip çıkanlarla KONUŞ!!!


- DİLİNİ ANLAMAK ile/ve/<>/||/değil ZEVKİNİ ANLAMAK


- DİLİ/Nİ ARINDIRMAK ve/<> DÜŞÜNCENİ/ZİHNİNİ ARINDIRMAK


- DİLİNİ:
YUVARLAYABİLEN ile/ve YUVARLAYAMAYAN


- DİLİNİN ALTI ile SÖZÜNÜN ARKASI


- Dilinin tutulduğu gibi SUS!!!


- Dilinle KONUŞ!!!


- Dilinle KONUŞ!!!


- DİLİVİYUM[Fr. < Lat.] -ile

( Bugünkü ırmakların, dördüncü çağdan kalma, en eski alüvyonlarına verilen ad. )


- DİLİ(ZİHNİ) (DOĞRU/YETKİN) KULLANMAK ile/ve/<> TÜRKÇE'Yİ (DOĞRU/YETKİN) KULLANMAK


- DİLLE ANLATMAK ile/yerine DİLDE YANSITMAK


- DİLLE ZİKİR ile/ve KALPLE(SESSİZ) ZİKİR

( Zikr-i celî, Zikr-i cehrî, Zikr-i alâniye, Zikr-i lisâni. İLE Zikr-i hâfî, Zikr-i kalbi. )


- DİLLENME ile/değil DİLLENDİRME


- DİLLENMEK ile DİLLENDİRMEK ile DİLLENDİRİLMEK


- DİLLER ile/ve/değil/||/<>/> ÖBEKLERİ

( image )

( image )


- DİLLER'DE


- DİLLİ/LİK ile DİLLİ DÜDÜK


- DİLMEN, RIDVAN (NAZİLLİ, 1962) :

( Boluspor'dan transfer edildi (1983), 4 sezon (1983 - 1987) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 119 lig, 7 kupa ve 1 turnuva maçı olmak üzere 127 resmi ve 22 özel maçla birlikte toplam olarak 149 maçta Sarıyer forması giydi. Lig maçlarında 29, kupa maçlarında 3 olmak üzere resmi maçlarda takımı hesabına 32, özel maçlarda da 15 olmak üzere toplam olarak takıma 47 gol kazandırdı. 6 kez Ümit ve 24 kez A Milli olmak üzere 39 kez Milli takım formasını giydi ve takım kaptanı olarak görev yaptı. Sarıyer'de oynarken 11 kez A Milli takımda oynadı. Fenerbahçe S. K. ne transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. Teknik eleman ve TV yorumcusu ve spor yazarı olarak görev yapmaktadır. )


- DİLSEL DEĞİŞKEN ile/||/<> SAYISAL DEĞİŞKEN

( Dilsel değişken sözel ifadeler (soğuk, ılık, sıcak), sayısal değişken rakamsal değerler )

( Lotfi A. Zadeh tarafından 1975 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1921-2017) (Ülke: Azerbaycan/ABD) (Alan: Matematik, Bilgisayar) (Önemli katkıları: Bulanık mantık, bulanık kümeler) )


- DİLSİ KOROLLA, DİL BİÇİMİNDE KOROLLA = TÜVEYC-İ LİSÂNÎ = COROLLE RUBANÉE, COROLLE LIGULÉE


- DİLSİ ile DİLSİZ/LİK


- Dilsiz ve gönülsüz KONUŞ!!! -ve


- [ne yazık ki]
DİLSİZ ve/||/<>/< SESSİZ ve/||/<>/< BİLGİSİZ

( Haksızlıklara karşı. VE/||/<>/< Hukuksuzluklara karşı. VE/||/<>/< Devletin hukuki denetiminde. )


- Dilsizi DİNLE!!!


- Dilsizlerle KONUŞ!!!


- DILTHEY


- DILTHEY ve/<> GADAMER


- DİLUE/DİLUTED[İng.] değil/yerine/= SEYRELTİK


- DİLÜE ile DİLÜE ETMEK ile DİLÜENT ile DİLÜSYON

( Seyreltik, seyreltilmiş. İLE Seyreltmek, yoğunluğunu azaltmak. İLE Seyreltici. İLE Seyreltme. )


- DİLÜSYON/DİLUTION[İng.] değil/yerine/= SEYRELTME


- DİL/UZUVLAR ile/ve KALP


- DİMÂ'[Ar. < DEM] ile DİMÂĞ[Ar. çoğ. EDMİGA]

( Kanlar. İLE Beyin. | Akıl, şuur. [Fars. HÛŞ] )


- DİMDİK ile/ve/||/<> DÜMDÜZ


- DİMDİREK" değil/yerine DOSDOĞRU


- DIMDIZLAK


- DIMENSION :/yerine BOYUT


- DIMER[İng.] / DIMERE[Fr.] / DIMER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİMER


- DIMETHYLGLYOXIME[İng.] ile/değil/yerine/= DİMETİLGLİKOKSİM


- DİMİ ile/değil "Dİ Mİ?" [DEĞİL Mİ?]

( Sıkı dokunmuş, bir tür pamuklu kumaş. İLE/DEĞİL Soru kipi olduğunu gösteren ayrık mi'lere, hangi zaman, zemin ve koşul olursa olsun, yazımlarımızda, boşlukların önemine ve okuyuculara gösterilmesi gereken saygının olmazsa olmazlığı! )


- DIMINISH vs. MINIMIZE


- DİMİNUENDO[İt.] -ile

( Sesi, gittikçe azaltarak. | Müzik parçasının başında, > imiyle gösterilen nota terimi. )


- DİMNE[Ar.] ile Dimne[Ar.]

( Süprüntülük. İLE Çakal adı.["Kelîle ve Dimne" adlı öykü kitabındaki] )


- DİMYAT ile Dimyat

( Seyrek ve yuvarlak taneli bir tür üzüm. İLE Mısır'da bir Akdeniz limanı ve Dimyat ili'nin başkenti. [Nil deltasında, Kahire'nin 300 km. kuzeyindedir.] )

( Dimyat'a, pirince giderken, eldeki bulgurdan olmak. )


- DİN

( RELIGION )


- DIN -ile

( Işık kuvvet birimi. )


- DİN ADAMLARI ile DİN ADAMI

( CLERGY vs. CLERGYMAN )

( مردروحاني ile روحانيون ile کاتوزي ile روحاني ile مجتهد )

( مردروحاني ile ROHANYVAN ile کاتوزي ile ROHANY ile MOJTENPAND )


- DİN ANLATIMINDA:
BÖLÜNMÜŞLÜK ile/değil/yerine KAPSAMLI/LIK


- DİN DERSİ ile/ve/||/<> DÜN DERSİ


- DİN DIŞI ile DİN KARŞITI

( SECULAR vs. ATHEISM )


- DİN DÜŞMANLIĞI ile/ve/değil/||/<>/< DİN KARŞITLIĞI


- DÎN[Ar. çoğ. EDYÂN] ile DÎN[Ar.]

( Allah'a inanma ve bağlanma. İLE Her Güneş ayının 24. günü. | Kalemi korumakla görevli sayılan melek. )


- DİN [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]


- DİN:
İMAN ve/<> ÜMİT ve/<> AŞK


- DİN:
İMAN/İTİKÂT ile/ve İBÂDET ile/ve MUAMELÂT

( RELIGION: FAITH/BELIEF vs./and WORSHIP vs./and TRANSACTIONS )

( RELIGION: FAITH/BELIEF vs./and WORSHIP vs./and TRANSACTIONS )


- DİN:
KADÎM BİLGELİK ve/||/<> KÜLTÜR

( RELIGION: ANCIENT/ETERNAL WISDOM and/||/<> CULTURE )


- DİN:
[<> Lat.] LIGARE ile/ve/> RE-LIGARE :
RELIGION

( İlk bağ.[göbek bağı][içeriden] İLE/VE/> İkinci bağ.[süt][dışarıdan] > )

( Anneden. İLE/VE/> Babadan/senden. > )

( Nur bağı. İLE/VE/> Ruh bağı. > )

( Ancak, kendiyle ve tüm çevresindekilerle bağ kuran/kurabilen, din sahibi olur. )


- DİN ÖNCESİ ile/ve/<> DİN ÖTESİ

( Ekin(kültür). İLE/VE/<> Folklor. )

( Din öncesi ve din ötesi )


- DİN:
ÖZNEL ile/ve/||/<> NESNEL


- DİN [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- DİN:
SAMİMİYET ve/||/<> YALANSIZLIK


- DİN:
TAKVÂ ve/||/<> TÖVBE

( Koruma. VE/||/<> Dönüşme. )


- DİN:
(YAŞAMSAL BİR) OLGU ve/<> (BİR) YANSIMA/TECELLİ ve/<> (YÜKSEK BİR) ANLAYIŞ/İDRAK ve/<> (YÜCE/ULVÎ BİR) KEŞİF ve/<> (YÜCE/ÂLÎ BİR) DENEYİM


- DİN ile/ve ASKERİYE


- DİN" ile/ve/=/||/<> "BURÇ"


- DİN ile DÎN

( Borç.[< DEYN] | Düzen, tüze. | Doğa yasaları. | Fıtratını bozmamak üzere oluş(turul)muş düzen. | Ölüm karşısında ümit. İLE Her Güneş ayının 24. günü. | Kalemi korumakla görevli sayılan melek. )

( RELIGION vs. RELIGION )


- DİN ile DİN ile DIN[Fr. < Yun.]

( ... İLE Bir şeyin en yüksek ve sivri noktası. | İlmek. İLE C.G.S. dizgesinde, bir gramlık bir kütlenin hızını, saniyede bir santimetre artıran güç birimi. [Bir Newton, 10[üssü]5 DIN'e eşittir.] )


- DİN ile DİNDAR ile DİNİ DAR


- DİN ve/<> DİNDARLIK

( Söz vermek. VE/<> Sözünde durmak. )


- DİN ile/ve DİNİN İLKELEŞMESİ


- DİN ile DOGMATİK TUTUM


- DİN ile/ve/> DÖNÜŞÜM

( Kişinin dini, fıtratıdır. )

( İnsana, doğru işleri bahşeden düzenin adı. )


- DİN ve/||/<>/> DÖNÜŞÜM


- DİN ile/ve/= DÜZEN


- DYNE[İng.] / DYNE[Fr.] / DYN[Alm.] ile/değil/yerine/= DIN


- DİN ile/ve EFSANE


- DİN ile/ve/değil EŞİK


- DİN ile/ve/||/<> EVLİLİK

( (")İki (")gönüllülük(") temelli oluşum.(") )


- DİN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< FELSEFE

( Anlama ilişkin soruların akıl ile değil kurguyla yapılacağına yönelik yaklaşımı, felsefenin soruları içinde kalarak yanıtlamaya çalışmak. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Kişinin [ve evrenin] sorularına aklın sınırları içinde kalarak yanıt vermeye çalışmak. )

( GAZÂLÎ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KANT )

( Avam'ın "felsefesi". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Havas'ın "dini". )


- DİN ile/ve GELENEK

( DİN: İnançlar ağı. )

( RELIGION vs./and TRADITION )


- DİN ile/ve HAYAT


- DİN ile/değil HRİSTİYANLIK


- DİN ile/ve/<> İNSAF

( İnsaf, dinin yarısıdır. )

( To be fair is the half of religion. )

( DİN: Kalpsiz dünyanın kalbi. )

( RELIGION vs./and/<> TO BE FAIR/REASONABLE, TO BEHAVE FAIRLY )


- DİN ile/ve KÜLTÜR


- DİN ile/ve KÜLTÜREL DEĞER(LER)


- DİN ile/ve KURUMSAL DİN


- DİN ile/ve/||/<> KUTSAL KİTAP


- DİN +/+/+ MAL +/+/+ SU +/+/+ GÜÇ


- DİN ile METAFİZİK


- DİN ile/ve/değil/||/<> MEZHEB/MEZHEP ile/ve/değil/||/<> TARİKAT

( Bir dinin çeşitli görüş ayrılıkları nedeniyle ortaya çıkan kollarından her birine verilen ad.["DOKTRİN" olarak da adlandırılır] | Yol. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Aynı dinin içinde bazı yorum ve uygulama farklarına dayanan, bazı ilkelerde birbirinden ayrılan Tanrı'ya ulaşma ve onu tanıma yollarından her biri. | Bir şeyhe bağlı kişiler için konulmuş olan manevi, ahlâkî ve toplumsal kuralların tümü ve bu kurallara göre örgütlenmiş kurum. | Yol. )


- DİN ve/<> NAMUS


- DİN ile/ve ŞERİAT


- DÎN[Ar.] ile ŞERÎ'AT[Ar.]


- DİN ile/ve/||/<> ŞİİR


- DİN ile SİYASET

( RELIGION vs. POLITICS )


- DİN ile TEK TANRILI DİN


- DİN ile/ve TERCİH (ETMEK)


- DİN ile TİN


- DİN ile/ve/<> TİN


- DİN ile/ve/=/<> ÜMİT


- DİN ve/<> YAŞAM ve/<> ETKİNLİK ve/<> İŞBÖLÜMÜ-İŞBİRLİĞİ


- DİN ile/ve YORUM


- DİN ile/değil/||/<> ZAN


- DYNAMIC EQUILIBRIUM[İng.] / ÉQUILIBRE DYNAMIQUE[Fr.] / DYNAMISCHER GLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= DİNAMİK DENGE


- DİNAMİK/DYNAMIC[İng.] değil/yerine/= DEVİNGEN


- DİNAMİK KİMYASAL AĞ ile/||/<> STATİK KİMYASAL AĞ

( Dinamik kimyasal ağ sürekli bağ kırılıp oluşurken İLE statik kimyasal ağ sabit bağ yapısı gösterir )

( Formül: Adaptif malzeme )


- DYNAMIC METHODS[İng.] / DYNAMISCHE METHODEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DİNAMİK YÖNTEMLER


- DİNAMİK değil/yerine/= DEVİMBİLİM


- DİNAMİK değil/yerine/= DEVİMLİ/DEVİNGEN/DİRİMLİ/ETKİN/DEVİMSEL


- DİNAMİKLEŞMEK ile DİNAMİKLEŞTİRMEK ile DİNAMİK/LİK ile DİNAMİK ANALİZ


- DİNAMİKLEŞTİRİCİ ile DİNAMİT

( DYNAMICIZER vs. DYNAMITE )

( مکانيک حرکت ile ديناميت ile ديناميت زدن )

( MAKANYK HARKAT ile ديناميت ile DYNAMYT ZADAN )


- DİNAMİTLEMEK ile DİNAMİTLENMEK ile DİNAMİT ile DİNAMİTÇİ/LİK ile DİNAMİT LOKUMU


- DİNAMİT/LER ile/değil DİNAMİK/LER


- DİNAMİZM değil/yerine/= DEVİMSELLİK / DEVİMSELCİLİK


- DİNAMO/JENERATÖR değil/yerine/= ÜRETEÇ


- DİNAMO ile DİNAMİZM


- DYNAMO[İng.] / DYNAMO[Fr.] ile/değil/yerine/= DİNAMO


- DİNAMO ile LOKOMOTİF

( DYNAMO vs. LOCOMOTIVE )


- DİNAMO değil/yerine/= SÜRÜKLEÇ


- DYNAMOELECTRIC AMPLIFIER GENERATOR[İng.] / AMPLIFICATEUR DYNAMOÉLECTRIQUE[Fr.] / DYNAMOELECTRICVERSCHÄRKERGENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DİNAMOELEKTRİK YÜKSELTEÇLİ ÜRETEÇ


- DYNAMOELECTRIC[İng.] / DYNAMOÉLECTRIQUE[Fr.] / DYNAMOELECTRIC[Alm.] ile/değil/yerine/= DİNAMOELEKTRİK


- DİNAMOMETRE[Fr. < DYNAMOMÈTRE] değil/yerine/= KUVVETÖLÇER


- DİNAMOMETRE değil/yerine/= KUVVETÖLÇER

( Güçleri/kuvvetleri ölçmeye yarayan araç. )


- MİKYÂS-İ KUVVET[Osm.] / DYNAMOMETER[İng.] / DYNAMOMÈTRE[Fr.] / DYNAMOMETER, KRAFTMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİNAMOMETRE


- DYNAMOSTATIC[İng.] / DYNAMOSTATIQUE[Fr.] / DYNAMOSTATIK, DYNAMOSTATISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= DİNAMOSTATİK


- DÎNÂR ile/||/<> DİRHEM[Ar. < Yun.]

( Çeyrek altın değerindeki eski bir para birimi. [İran, Tunus ve bazı ülkelerde kullanılan para birimi] @@ Gümüş, bir tür gümüş para. | Bir okkanın dörtyüzde biri olarak kabul edilmiş olan[3148 gr. | İstanbul için 3207 gr. olarak saptanmıştır] eski bir ağırlık ölçü birimi. | Bir miskal, dört gram ve seksen santigram. )

( GOLD vs./and SILVER )


- DYNATRON OSCILLATOR[İng.] / OSCILLATEUR À DYNATRON[Fr.] / DYNATRON-OSZILLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DİNATRON SALINGACI/OSİLATÖRÜ


- DYNATRON[İng.] / DYNATRON[Fr.] / DYNATRON[Alm.] ile/değil/yerine/= DİNATRON


- NAYET değil DİYANET


- DİNAYET değil DİYÂNET


- DİNAZOR değil DİNOZOR


- DİNÇ, ALİ (İST. 1931, 1990) :

( Büyükderelidir. Ticaretle uğraştı "Fırıncı Ali" olarak tanınır. Sarıyer Halkevi bünyesinde çalıştı ve CHP saflarında siyasete atıldı. İlçe yönetim kurullarında görev aldı. CHP İlçe Başkanlığı yaptı. Sarıyer'i temsilen İstanbul Belediye Meclisi üyeliği yaptı. Pek çok dernekte üye ve yönetici olarak görev yaptı. )


- DİNÇ, CÜNEYT (SARIYER, 1935) :

( Üniversite tahsilini yarım bırakıp İş Bankasında memuriyete başladı ve aynı bankanın değişik şubelerinde memur, şef, müdür yardımcısı ve müdür olarak çalıştıktan sonra emekli oldu. Sarıyer Spor Kulübü'nde 2 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Kulübün Divan Kurulu Üyesidir. )


- DİNC[Azr.] = SAKİN, RAHAT[Tr.]


- DİNCELMEK ile DİNCE


- DİNÇLENMEK ile DİNÇLEŞMEK ile DİNÇLEŞTİRMEK ile DİNÇLEŞEBİLMEK ile DİN ile DİNE ile DİNİ ile DİNK ile DİNÇ/LİK ile DİN DIŞI ile DİN ERKİ ile DİN ADAMI ile DİN BARONU ile DİN DORUĞU ile DİNİ BÜTÜN/LÜK ile DİN BİRLİĞİ ile DİNİ BAYRAM ile DİN FELSEFESİ


- DİNÇ/LİK ile/ve DEVİMSEL/LİK[DİNAMİK/LİK]


- DİNÇ/LİK ile/ve/<>/ya da DİNGİN/LİK

( TENDÜRÜST/TÜVANA/ZİNDE ile/ve/<>/ya da ... )

( ... ile/ve/<>/ya da SAKİN )


- DİNÇMEN, ERCÜMENT (İST. 1954) :

( Galata'dan transfer edildi ve bir sezon (1975/76) tescilli kaldığı Sarıyer'de 30 lig 4 kupa ve 1 turnuva maçı olmak üzere 35 resmi ve 7 özel maçla birlikte toplam 42 müsabaka oynadı. Bolu'ya transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )


- DİNDAR/DİNDAŞ ile ASHÂB-I NAKL

( ... İLE Vahyi esas alarak düşünen herkes. )


- DİNDAR ile ATEİST-DİNDAR


- DİNDAR ile DERVİŞ


- DİNDAR ile DİNCİ


- DİNDAR ile "KİNDAR"


- DİNDARLAŞMAK ile DİNDAR/LIK


- DİNDE YER ALAN ile/değil DİNDE DE YERALAN


- DİNDE:
ZORUNLULUK ile/ve/<> SORUMLULUK

( [var ise] Sorumluluk yoktur. İLE/VE/<> Zorunluluk yoktur. )


- DİNDE:
FEDÂKÂRLIK ile/ve/||/<>/> ÖLÇÜLÜLÜK ile/ve/||/<>/> ÜMİTVÂRLIK


- DİNDİRMEK ile DİNDİRTMEK ile DİNDİRİLMEK ile DİNDİREBİLMEK ile DİNDİRİVERMEK


- DİNDİRMEK ile GİDERMEK

( TO QUENCH vs. TO CEASE/STOP )


- DİNE SAHİP OLMAK değil/yerine DİNİ/Nİ İZLEMEK


- DİNERKİ(TEOKRASİ) ile/ve/<> DİNERKÇİLİK(KLERİKALİZM)

( (")Siyasal erkin, Tanrı'nın "temsilcileri oldukları"na inanılan "din adamları"nın elinde bulunduğu, "toplumsal", "siyasal" "düzen."(") İLE/VE/<> (")Dinin ve din kurumlarının, toplum yaşamının türlü kesimlerindeki yerini güçlendirmeyi amaçlayan, "toplumsal" ve "ekonomik" akım.(") )


- DİNGALA = EN GERİ(DE KALAN)


- DİNGİL ile/değil/yerine/>< DİNGİN


- DİNGİLDEMEK ile DİNGİLDETMEK ile DİNGİLDEK/LİK


- DİNGİNCİLİK ile/ve BİLİNEMEZCİLİK

( QUIETISM vs./and AGNOSTICISM )


- DİNGİNCİLİK ile/ve VAROLUŞÇULUK

( QUIETISM vs./and EXISTENTIALISM )


- DİNGİNLEŞMEK ile DİNGİNLEŞTİRMEK ile DİNGİNLEŞEBİLMEK ile DİNGİ ile DİNGİL/LİK ile DİNGİN/LİK ile DİNGİLLİ ile DİNGİNCİ/LİK ile DİNGİLSİZ


- Dinginliği DİNLE!!!


- Dinginliğin için DİNLE!!!


- Dinginliğin için SUS!!!


- DİNGİNLİK (TERVİH)


- DİNGİNLİK ve DENGE


- DİNGİNLİK ile HAREKETSİZLİK

( Hareketsiz kalma, eylemde bulun; çünkü etkinlik hareketsizliğe üstündür; hareketsizlik manevi yaşamı köreltir. )

( Ayrılık ve görünümlerin bir ve bütün olduğunu kavramak için aklın sakinleştirilmesi ve dinginlik kazanması gereklidir. )

( INERTIA vs. MOTIONLESS )


- DİNGİNLİK ve/<> HAREKETTE DİNGİNLİK


- DİNİ:
ANLADIKTAN SONRA YAŞAMAK ile/ve/değil/yerine YAŞADIKTAN SONRA ANLAMAK

( [not] RELIGION: LIVING AFTER UNDERSTANDING vs./and/but UNDERSTANDING AFTER LIVING
UNDERSTANDING AFTER LIVING instead of RELIGION: LIVING AFTER UNDERSTANDING )


- DİNÎ BİLGİ ile/ve İLMÎ BİLGİ ile/ve İRFANÎ BİLGİ

( Savm-ü-salât-ü Hacc ile sanma biter zâhid işin, İnsan-ı Kâmil olmaya, lâzım olan, irfân imiş )


- DİNİ İNANÇ ile/ve/değil "DİNİ KAYGI"


- DİN-İ İSLÂM ile/ve/<> DİN-İ FITRAT ile/ve/<> HAKK DİN

( Hz. Muhammed. İLE/VE/<> Hz. İbrahim. İLE/VE/<> Hz. Musa. )


- DİNÎ/RELIGIOUS değil/yerine/= KÖNEL


- DİNÎ SÖYLEM ile TEOLOJİK SÖYLEM


- DİNÎ TERBİYE ile/ve TASAVVUFÎ TERBİYE


- DİNÎ ile DİNLEŞTİRİLMİŞ


- DİN-İ/İMÂN-I MÜBÎN ile/ve/||/<> KİTÂB-I/KUR'ÂN-I MÜBÎN

( Açık, meydanda olan din, İslâm Dini. İLE/VE/||/<> İyiyi, kötüyü, hayr'ı, şer'i bildiren kitap. )

( İnsanı anlatır. İLE/VE/||/<> Yasa ve düzeni anlatır. )

( İlim ve irâdeye bağlıdır. İLE/VE/||/<> İrfan ve ihtiyâra bağlıdır. )


- DİNİN DİLİ ile/ve İLMİN DİLİ ile/ve EDEBİYATIN DİLİ


- [ne yazık ki]
DİNİN, ...:
"EMİRLERİ" ile/değil/yerine/>< KAVRAMLARI


- DINING :/yerine YEMEK (YEME)


- Dinle Kendin'den!


- DİNLE! ki, dinlen/sin/ler!


- DİNLE! ki, dinlesin/ler!


- DİNLE! ki, güvensin/ler!


- DİNLE! ki, inansın/lar!


- DİNLE! KONUŞ!!!


- Dinle NEY'den! BİŞNEV!


- DİNLE!(") ile/ve/||/<>/> DİNLEME!

( Herkesi. @@ Herkesi. )


- DİNLE! ve dinlet!


- DİNLE! ve/||/<> YÜZLEŞ! ve/||/<> ANLA!

( [yoksa] Dilin, seni sağır eder. VE/||/<> Kalbin, seni esir eder. VE/||/<> Zihnin, seni deli eder. )


- Dinlediğin için DİNLE!!!


- Dinlediğinde DİNLE!!!


- Dinlediğinde tamamen DİNLE!!!


- Dinlediğini anımsa ve DİNLE!!! -ve


- Dinledikçe DİNLE!!!


- DİNLEME AYGITI ile/değil KAYIT AYGITI


- DİNLEME ile DİNLEME SALONU


- Dinlemediğin zaman DİNLE!!!


- Dinlemediysen DİNLE!!!


- DİNLEMEK/DİNLER GİBİ GÖRÜNMEK ile İLGİSİZLİK/KAYITSIZLIK

( TO LISTEN/PRETEND TO LISTEN vs. INDIFFERENCE/UNCONCERN/NEGLIGENCE )


- Dinlemek için DİNLE!!!


- Dinlemek için SUS!!!


- DİNLEMEK ve/||/<>/>/< AŞKINLIK

( TO LISTEN and/||/<>/>/< TRANSCENDENTALNESS )


- DİNLEMEK ile/ve/> DENEMEK

( TO LISTEN vs./and/> TO TRY )


- DİNLEMEK ve/||/<>/> DİNLENMEK


- DİNLEMEK ile DİNLENMEK ile DİNLETMEK ile DİNLENİLMEK ile DİNLETİLMEK ile DİNLENDİRMEK ile DİNLENEBİLMEK ile DİNLETEBİLMEK ile DİNLEYEBİLMEK ile DİNLEYİVERMEK ile DİNLENDİRİLMEK ile DİNLENCE


- DİNLEMEK ile/ve/<> İZLEMEK


- DİNLEMEK ile "KULAK KABARTMAK"

( Kulağı ve dili olana söylüyorum, kulaksız ve dilsiz olan işitiyor. )


- DİNLEMEK ile/ve/<> SABIR/SABRETMEK

( TO LISTEN vs./and/<> PATIENCE )


- DİNLEMEK ile/ve "TAKİP ETMEK"

( TO LISTEN vs./and "TO FOLLOW UP" )


- DİNLEMEK ve/+/||/<>/>/< YAZMAK(NOT ALMAK)


- DİNLEMELİ!


- DİNLEMEME/... "ÖZGÜRLÜĞÜ" değil DİNLEMEME/... OLANAĞI


- DİNLEMEMEK ile/ve/||/<> BASTIRMAYA ÇALIŞMAK ile/ve/||/<> ORTAMDA DEĞİLMİŞ GİBİ DAVRANMAK


- DİNLEMEMEK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/>/< NANKÖRLÜK

( Bir tek, nankörler dinlemez! )


- Dinlemen gerekiyorsa DİNLE!!!


- Dinlemen gerektiği için DİNLE!!!


- Dinlemen gerektiğinde dinlemen gerektiği için DİNLE!!!


- Dinlemesen de DİNLE!!!


- Dinlemeyi bil! Sonra KONUŞ!!!


- Dinlemezsen DİNLE!!!


- DİNLEMİŞ/DİNLİYOR GİBİ GÖRÜNMEK ile/değil/yerine DİNLEMEK


- Dinlemiyorsan DİNLE!!!


- Dinlemiyorsan DİNLE!!!


- DİNLEMİYORSUNUZ değil DUYAMIYORSUNUZ SANIRIM


- Dinlenilecek şekilde KONUŞ!!!


- Dinlenilecek şeyleri KONUŞ!!!


- Dinlenirken SUS!!!


- DİNLENMEK ile/ve/||/<>/< ANA DİLİNDE DİNLENMEK


- DİNLENMEK/DİYLEM ile/ve/<> DİNGİNLEŞMEK

( Dinleyen dinlenir. [başkaları da dinleyeni dinler!] Dinleyen dinlenir. [yorulmaz, dinginleşir ve gelişir!] )


- DİNLENME/LİK ile DİNLENME SALONU


- Dinler gibi görünsen de DİNLE!!!


- Dinlerken DİNLE!!!


- Dinlerken SUS!!!


- DİNLEŞTİRİLMİŞ ile DİNSELLEŞTİRİLMİŞ/DİNÎLEŞTİRİLMİŞ


- DİNLETİ ile DİNLETİŞ


- Dinleyebildiğini aklında tut ve DİNLE!!! -ve


- Dinleyebilmek için DİNLE!!!


- Dinleyebilmek için DİNLE!!!


- Dinleyebilmek için SUS!!!


- Dinleyebilmeleri için DİNLE!!!


- Dinleyebilmemiz için DİNLE!!!


- Dinleyebilmen için DİNLE!!!


- Dinleyebilmeniz için DİNLE!!!


- Dinleyebilmesi için DİNLE!!!