Bugün[21 Haziran 2026]
itibarı ile 11.213 başlık/FaRk ile birlikte,
11.213 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(8/46)


- DAMAT FERİT PAŞA YALISI :

( Baltalimanı sınırları içinde ve Baltalimanı sahil sarayının yanında, deniz kenarındadır. Bina 1860 - 1870 yılları arasında inşâ edilmiş olup Damat Ferit Paşa tarafından kullanıldı. Bu yalıya Baltalimanı Sahilsarayının "Paşa Dairesi" de denilmektedir. Yalı Cumhuriyetin ilk yıllarında bir süre boş tutuldu. Bilahare yalı Kemik ve Mafsal Veremi Hastanesine sonra da İ.Ü. Fen Fakültesi Hidroloji Enstitüsüne tahsis edildi. Halen İ.Ü. Kültür ve Eğitim Merkezi olarak kullanılmaktadır. )


- DAMAT[Fars. < DAMAD] değil/yerine/= GÜVEY


- DAMAT ile SAĞDIÇ

( GROOM vs. GROOMSMAN )

( داماد ile چاروادار ile شاه داماد ile مهتر ile ساقدوش )

( DAMAD ile چاروادار ile SHAH DAMAD ile MOTEOTER ile SAGHDUSH )


- DAMATZADE MEHMET MURAT EFENDİ ÇEŞMESİ :

( Büyükdere Çayırbaşı Aralığı Sokağındaki bu çeşme meydan çeşmesidir (H.1170, M.1756).. Çeşmeyi ilk yaptıran Sultan Selim'de tekkesi ve kütüphanesi bulunan Reis - ül Ülema Mehmet Murat Efendidir. Kovalızade Mustafa Efendi ise H.1341 (1925) de çeşmeyi onarmıştır. Çeşmenin iki kitabesi var. Birinci kitabede şöyle yazmaktadır: Sahib - ül hayrat Damadzade/ Mehmet Murad Efendi ruhiycün" (1170) (1754). İkinci kitabede de şöyle yazmaktadır: Sahib - ül hayrat bani - i sâni Rize eşrafından/ Kovalızade Hacı Mustafa Efendinin ruhiycün fatiha 1341 (1925)". )


- DAMGA ile/ve/değil MARKA


- DAMGA ile/ve MÜHÜR


- DAMGALAMAK ile DAMGALANMAK ile DAMGALATMAK ile DAMGALANABİLMEK ile DAMGALAYABİLMEK ile DAMGA ile DAMGACI/LIK ile DAMGALI ile DAMGASIZ ile DAMGA PULU ile DAMGA HARCI ile DAMGA VERGİSİ


- DAMGALAYICI ile DAMGALAMA

( IMPRINTER vs. IMPRINTING )

( جاي نشان ile جاي نشاني )

( JAY NESHAN ile JAY NESHANY )


- DÂMİA[Ar.] ile DAMİYE[Ar.]

( Damla damla kan sızdıran yara. İLE Kanı akan yara. )


- DAMÎN[Ar.] ile HAMÎL[Ar.]


- DAMINMAK: DAMLA DAMLA DAMLAMAK


- MA-İ MUKATTAR[Osm.] / DISTILLED WATER[İng.] / EAU DISTILLÉ[Fr.] / DESTILLIERTES WASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= DAMITIK SU


- MUKADDER[Osm.] / DISTILLATE[İng.] / DISTILLAT[Fr.] / DISTILLAT[Alm.] ile/değil/yerine/= DAMITMA ÜRÜNÜ


- DAMITMA ile/||/<> SAFLAŞTIRMA

( Damıtma yöntemleri ve saflaştırma teknikleri )

( Cabir bin Hayyan tarafından 790 yılında keşfedildi/formüle edildi. (721-815) (Ülke: İran) (Alan: kimya) (Önemli katkıları: Kimyanın babası, damıtma, kristalizasyon, asit keşfi) )


- TAKRÎR[Osm.] / DISTILLATION[İng.] / DISTILLATION[Fr.] / DESTILLIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= DAMITMA


- DAMITMAK ile DAMITILMAK ile DAMITABİLMEK ile DAMITICI


- DAMITMAK ile DAMITMA ile DAMITILMIŞ ile DAMITILMIŞ SU ile DAMITICI ile İÇKİ FABRİKASI

( DISTILL vs. DISTILLATION vs. DISTILLED vs. DISTILLED WATER vs. DISTILLER vs. DISTILLERY )

( تقطير کردن ile عرق گرفتن از ile عصارهگيري ile تقطير ile شيرهکشي ile عرقکشي ile مقطر ile چکيده ile آب مقطر ile عرق کش ile تقطير کننده ile شيرک چي ile شيرک خانه ile رسومات )

( TAGHATYR KARDAN ile ARAGH GARAFTAN AZ ile ASAREAGYRY ile TAGHATYR ile SHYRECKESHY ile ARAGHAKESHY ile MOGHATAR ile CHAKYDAH ile AB MOGHATAR ile ARAGH KESH ile TAGHATYR KONANDEH ile شيرک چي ile SHYRAK KHANEH ile RESOMAT )


- TO DESTILL[İng.] ile/değil/yerine/= DAMITMAK


- DAMIZLIK HİNDİLERDE:
NORFOLK BLACK ile/ve WHITE HOLLAND

( İngiliz damızlığı olan cinslerdir. )

( ABD'deki hindilerin çoğu bu cinslerdendir. )


- DAMKORUĞU ile/ve/<> DAMKORUĞUGİLLER

( Damkoruğugillerden, bir ya da çok yıllık türleri olan, ılık iklimlerde yetişen, otsu bir bitki. İLE/VE/<> İkiçeneklilerden, örnek bitkisi damkoruğu olan bir bitki ailesi. )

( SEDUM cum/et/<> ... )


- DAMLA ile/ve/<> DERYA

( Deryanın damlaya gereksinimi yoktur fakat damlayı kurtardım diye sevinir. )

( DAMLAMIZ DERYAYA SALDIK BİZ BUGÜN
DAMLA NİCE ANLAR
DERYA OLAN ANLAR

HAYVAN NİCE ANLAR
HAYRAN OLAN ANLAR )


- DAMLA ile/ve/||/<>/> GUTASYON

( ... İLE/VE/||/<>/> Bitkilerde su basıncının arttığı zamanlarda yapraklarda "hidadot" denilen özel yapılardan, ksilem özsuyunun damlalar durumunda dışarı çıkması. )

( )


- KATRE[Osm.] / DROP[İng.] / GOUTTE[Fr.] / TROPFEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DAMLA


- DAMLA/NİKRİS[Ar.]/GUT[Fr.] ile/ve/<> KURUL

( Organizmadaki ürik asidin atılmayarak gövdenin bazı yerlerinde, özellikle ayak başparmağında, topuk ve ekleme yerlerinde birikmesinden kaynaklanan, ağrı ve şişlerle ortaya çıkan sayrılık. İLE/VE/<> İnsan eti yemekten kaynaklanan bir hastalık.[En son, 1979'da, Papua Yeni Gine'de rastlanmıştır.] )


- DAMLA ile/ve/||/<>/> SU

( Küçük bir kürecik içinde toplanmış, boyutları akışkanın özelliklerine ve fizikî koşullarına bağlı olarak değişen, çok küçük miktardaki sıvı. @@ ... )


- DAMLAMA ile DAMLAYAN ile DAMLAYAN

( DRIP vs. DRIPPING vs. DRIPPY )

( چکه کردن ile چکاچک کردن ile چکيدن ile چکاندن ile جزغال ile هواي گرفته ile کسل کننده )

( CHEKEH KARDAN ile CHEKACHAK KARDAN ile CHAKYDAN ile CHEKANDAN ile جزغال ile NPAVAY GARAFTEH ile KASL KONANDEH )


- DAMLAMAK ile DAMLATMAK ile DAMLATILMAK ile DAMLATABİLMEK ile DAMLATIVERMEK ile DAMLAYABİLMEK ile DAMLAYIVERMEK ile DAMLA/LIK ile DAMLA TAŞ ile DAMLA TAŞI ile DAMLA DAMLA ile DAMLA SAKIZI ile DAMLA HASTALIĞI


- DAMLAYA DAMLAYA GÖL OLUR ile/ve/||/<> TAŞI DELEN, SUYUN GÜCÜ DEĞİL DAMLALARIN SÜREKLİLİĞİDİR ile/ve/||/<> TAŞIMA SU İLE DEĞİRMEN DÖNMEZ


- DROPPING MERCURY ELECTRODE[İng.] / DAMLAYAN CIVA ELEKTRODU[Alm.] ile/değil/yerine/= DAMLAYAN CIVA ELEKTRODU


- DAMPER ile DAMPERLİ ile DAMPERSİZ


- DAMPİNG[İng.] ile/>< ANTİDAMPİNG[İng.]

( Düşürüm. İLE/>< Karşı düşürüm. )


- DAMPING[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜRÜM


- ...'DAN:
BERİ ile İTİBAREN


- DOĞRUYU BİLMEK/BULMAK:
...'DAN DOLAYI ile/ve/değil/yerine/||/<> ...'YA KARŞIN


- ...DAN DOLAYI ile ... SAYESİNDE


- DAN-DUN (KOŞMAK/YÜRÜMEK/VURMAK)


- HOŞLAŞMAM/AK değil ...'DAN (PEK/HİÇ) HOŞLANMAM/HOŞLANMIYORUM


- ...DAN KALKARAK ile ...DAN HAREKET EDEREK


- ...'DA/N:
"NE ANLADIĞIN" ile/ve/değil "NE BEKLEDİĞİN"


- ...DAN ÖNCE ile/ve/değil ... YANISIRA


- ...DAN SONRA:
GÖRÜŞÜRÜZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÖRÜŞELİM


- ...DAN ŞÜPHE ETMEK ile ...NIN UZAK GELMESİ


- -DÂN[Fars.] ile DÂN[Fars.]

( Arapça, Farsça, bazen de Türkçe sözcüklere takılarak, yer, mahfaza, kab anlamına sözcükler oluşturur. [CÜZ-DÂN vs.] | Bilen, bilir.[SUHAN-DÂN: Söz bilir. | NA-DÂN: Cahil.] İLE Tâne. )


- DANA[Ar. IJL] ile DANA ile DÂNÂ[Fars.]

( İneğin, sütten kesildikten sonra bir yaşına kadar olan yavrusu. İLE Vakıf ve hayır için yapılan sadaka ya da benzerleri. | Terketme, bırakma. İLE Bilen. )


- DANA ile DANE ile DANG ile DANK ile DANS ile DANACI ile DANSLI ile DANSÇI/LIK ile DAN DAN ile DAN DUN ile DANSSIZ ile DANA ETİ ile DANA DERİSİ ile DANS SALONU ile DANA HUMMASI


- DANA ile/||/<> SİLA ile/||/<> KSANTİ ile/||/<> VİRYA

( Vakıf ya da hayır uğruna yapılan sadaka. Terketme, bırakma. @@ Safiyet, ahlâklılık, erdem. Normlar. @@ Kaçınma, tahammül, sabır. @@ Şevk. )


- DANAAYAĞI ile DANABURNU ile DANAKIRANOTU

( Yılanyastığıgillerden, yaprakları lekeli bir bitki. İLE Toprak içinde yaşayıp bitkilere, köklerini keserek zarar veren bir böcek, kökkurdu. | Aslanağzı çiçeği. İLE Salepgillerden, bataklık yerlerde yetişen bir bitki. )

( ARUM cum GRYILOTALPA cum EPIPACTIS )


- DANCE :/yerine DANS ETMEK


- DANDİKLEŞMEK ile DANDİK/LİK


- DANDİNİ ile DANDİNİ BEBEK


- DANDRUFF vs. BRAN


- DANGALAKLAŞMAK ile DANGALAK/LIK ile DANGALAKÇA


- DANGALAK/LIK ile ÂCİZ/LİK


- DANGEROUS vs. RISKY


- DANGER/OUS :/yerine TEHLİKE/Lİ


- DANGIL-DUNGUL (KONUŞMAK)


- DANIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= DANYAN EPOKU

( Günümüzden 65.500.000 ile 61.700.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- DANİEL ile DANİEL DOLİN ile DANİEL SULLİVAN

( DANIEL vs. DANIEL DOLIN vs. DANIEL SULLIVAN )

( دانيال ile دانيل ile دانيل دولين ile دانيل ساليوان )

( دانيال ile DANYLE ile DANYLE DOLYNE ile DANYLE SALYVAN )


- DANIEL CELL[İng.] ile/değil/yerine/= DANİELL GÖZESİ/HÜCRESİ


- DANIELL CELL[İng.] / PILE DE DANIELL[Fr.] / DANIELL-ZELLE/ELEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= DANİELL PİLİ


- DÂNİK[Ar.] -ile

( Bir dirhemin dörtte(/altıda) biri. | Mangır. )


- DÂNİK[Ar.] ile DÂNG[Fars.]

( Mangır, para. | Bir dirhemin dörtte biri. İLE Bir dirhemin altıda biri. )


- DANIŞ, HASAN (1921 - 1982) :

( İş hayatına Kibrit fabrikasında işçi olarak başladı ve buradan emekli oldu. Sarıyer Spor Kulübü'nde iki dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )


- DANIŞAN ve/||/<>/> CO-TERAPİST ve/||/<>/> OTOTERAPİST


- DANIŞIK/LIK ile DANIŞIKLI ile DANIŞIKLI DÖVÜŞ


- DANIŞMA ile DANIŞMA

( CONSULTATION vs. CONSULTATIVE )

( رايزني ile مشاوره ile مشورت ile صوابديد ile شور ile کنگاش ile کنکاش ile مشاورهاي ile کنکاشي ile مشورتي )

( RAYZANY ile MOSHAVAREH ile MOSHORT ile صوابديد ile SHOR ile KANGASH ile KONKASH ile MOSHAVAREHYAY ile کنکاشي ile MOSHORTY )


- DANIŞMA ile DANIŞMAN/LIK ile DANIŞMA BÜROSU ile DANIŞMA MECLİSİ


- DANIŞMA ve/||/<>/> DAYANIŞMA

( Bin bilsek de bir bilene danışmak gerek. )


- DANIŞMAK ile/ve/||/<>/> BİLGİ VERMEK


- DANIŞMAK ile DANIŞILMAK ile DANIŞABİLMEK ile DANIŞ


- DANIŞMAN ile/ve/||/<> DANIŞAN


- DANIŞMAN ile/ve/değil/||/<>/< DANIŞILAN


- DANIŞMAN ile DANIŞMA

( ADVISOR vs. ADVISORY )

( مستشار ile مشاور ile استاد راهنما ile مشورتي ile نصيحت آميز ile نصيحتي )

( MOSTESHAR ile MOSHAVAR ile ESTAD RANPANNAMA ile MOSHORTY ile NASYHAT AMYZ ile نصيحتي )


- DANIŞMAN/LIK ile KOÇ/LUK

( Danışan, dağları aşmış; danışmayan, düz yolda şaşmış. )

( MEŞVERET[Ar.] (ETMEK): Danışma. )

( COUNSELLER/COUNSELING vs. COACH/ING )


- DANIŞMAQ[Azr.] = KONUŞMAK[Tr.]


- DANIŞTAY ile/||/<>/< DÎVÂN-I HÜMÂYÛN

( Yönetim davâlarına bakmak, bakanlar kurulunca gönderilen yasa ve tüzük tasarıları ile imtiyaz sözleşmeleri üzerinde düşüncelerini bildirmek gibi görevleri olan, üyeleri Anayasa Mahkemesi'nce seçilen bağımsız anayasa kuruluşu. İLE/||/<>/< Eskiden İslâm devletlerinde, devlet işlerinin görüşülüp karara bağlandığı kurul.[Başlangıçta bir devlet dairesi olan dîvân, İran devlet geleneğinin de etkisiyle sonradan kurul biçimine dönüşmüştür] )


- DANS EDELİM! ve/||/<> ŞARKI SÖYLEYELİM! ve/||/<> SEVELİM! ve/||/<> YAŞAYALIM!

( Hiçkimse izlemiyormuş gibi. VE/||/<> Hiçkimse dinlemiyormuş gibi. VE/||/<> Hiç incinmemiş gibi. VE/||/<> Dünya, cennetmiş gibi. )


- DANS ETMELİ!


- DANS:
YATAY İSTEK ve/||/<>/> DİKEY ANLATIM


- DANS-DANSÇI ile/ve/||/<> DANSÇI-DANS

( Var-yok. İLE/VE/||/<> Var-yok. )


- DANS ile/ve/<> BALE

( Dans, kendinden emin olmayan, ne istediğini bilmeyen kişinin yapacağı iş değildir. )

( Dans Tarihçeleri )

( DANCE vs./and/<> BALLET )

( SİVA: Samoa Adası [Polinezya Adaları] yerlilerinin dansı. )


- DANS = DANCE[İng.] = DANSER[Fr.] = TANZEN[Alm.] = BALLARE[İt.] = BAILAR/DANZAR[İsp.]


- DANS ile DANS EĞİTMENİ ile DANSÇI ile DANS

( DANCE vs. DANCE INSTRUCTOR vs. DANCER vs. DANCING )

( پايکوبيدن ile رقص ile رقصيدن ile رقاصي کردن ile رقص کردن ile مربي رقص ile رقاص ile رقصنده ile دست افشاني ile رقاصي )

( PAYKUBYDAN ile RAQS ile RAQSYDAN ile RAGHASY KARDAN ile RAQS KARDAN ile MARBY RAQS ile RAGHAS ile RAQSANDEH ile DAST AFSHANY ile رقاصي )


- DANS ile FOKSTROT

( ... İLE Dört tempolu bir dans. )


- DANS ile HABANERA

( ... İLE Çok kıvrak bir Küba dansı. | Bu dansın müziği. )


- DANS ile HULA


- DANS ile JIG

( ... İLE İrlanda ve İskoçya'ya özgü, hareketli bir dans türü. )


- DANS ile KADRİL[Fr. < QUADRILLE]

( Fransız kökenli bir dans. | Bu dansın müziği. )


- DANS ile KALİPSO

( ... İLE Jamaika'dan yayılmış iki zamanlı bir dans. | Bu dansın müziği. )


- DANS ile KANKAN

( ... İLE Kadınların oynadığı hareketli bir Fransız dansı. )


- DANS ile KAZASKA[Rusça]

( ... İLE Kaynağı Kafkasya olan ve hızlı oynanılan bir halk dansı. | Bu dansın müziği. )


- DANS ile MAZURKA[Slavca]

( ... İLE Polonya kökenli bir dans. | Bu dansın müziği. )


- DANS ile/ve/değil/<> OHYOKHAI

( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Yakutlar'a özgü bir Şaman uygulaması.
[Ohuokay ustasının çevresine toplanan halk, el ele tutuşarak büyük bir çember oluşturuyor ve ustanın sözlerini tekrarlayarak, hafif hafif öne ve arkaya eğilerek hareket edip güneşin doğduğu yönden, battığı yöne doğru dönerler.]
[Bu uygulamaya özgü, belirli bir müziği bulunmamaktadır.] )


- DANS ile SALON DANSLARI

( ... İLE Aşk, tutku ve estetiğin müzik ile harmanlanmasıyla ortaya çıkan salon dansları, bazen bir başkaldırı, bazense duyguların dışa vurumu olarak bilinir. En genel ifade ile de Batı Avrupa'da ve Amerika'da, çiftler tarafından yapılan her türlü dans olarak tanımlanır.

Salon danslarının tarihi, XVIII. yüzyıla kadar uzanır. Tarihsel gelişimine bakıldığında, XVIII. yüzyılın sonlarında, XIX. yüzyılın başlarında, İngiltere'deki soyluların katıldığı balolarda ortaya çıkan bir dans türüdür. Takvimler 1920'li yılları gösterdiğinde ise balo salonları dışında, halk tarafından da öğrenilmeye başlanan salon dansları, zamanla daha popüler bir hâl alır.

Bilinen en eski salon dansı ise Avrupa'da XVI. yüzyıl Fransa'sında ortaya çıkar fakat ahlâk dışı sayılarak yasaklanır. 1880'lerde, Buenos Aires'in kenar mahallelerinde doğmaya başlayan ve toplum tarafından kabulü epey zaman alan salon danslarının Amerika'da ortaya çıkışı ise XX. yüzyıla rastlar. Temeli, hafif tempoda kendi etrafında dönmeye dayalı olan bu danslar, yıllar geçtikçe giderek çeşitlenme gösterir ve bu çeşitlilik beraberinde, izleyenlere, farklı ritmlerin de yer aldığı görsel bir şölen sunar. 1900'lü yılların başında salon danslarına olan ilgi artar ve bu kapsamda 1904 yılından bu yana İngiltere'de hizmet veren Dans Öğretmenleri, İmparatorluk Derneği (ISTD) tarafından, 1924 yılında, dans fakülteleri kurulması düşüncesi geliştirilir ve yaşama geçirilir. Sayıları onikiyi bulan bu fakülteler aracılığıyla salon dansları meraklılarının, dans türlerine ait kavramları yakından tanımaları sağlanır. Ayrıca bu fakülteler sayesinde salon danslarının müzikleri, adımları ve tekniklerine yönelik olarak da belirli standartlar getirilir. Günümüzde, Avrupa'dan Asya'ya kadar uzanan bir coğrafyada, milyonlarca dansçı ve danssever, bu türün takipçileri olarak yaşamlarında, salon danslarına önemli bir yer ayırır. )


- DANS ile SİRTO[Yun.]

( ... İLE Türk müziğinde, bir oyun havası. | Bir tür halk dansı. )


- DANS ile/ve/||/<> TWIST[İng.]

( ... İLE/VE/||/<> 1961 yılında yaygınlık kazanan çok hızlı ritmi olan bir dans. | Bu dansın müziği. )


- DANSİMETRE[Fr. < DANSIMETRE] değil/yerine/= YOĞUNLUKÖLÇER


- DANSİTE[Fr. < DENSITÉ] değil/yerine/= ÖZGÜL AĞIRLIK


- DANSİ(TO)METRE ile DANSİTE

( Yoğunlukölçer. İLE Yoğunluk, [filmde] koyuluk. )


- DANTEL ile DANTELLİ ile DANTELSİZ ile DANTEL AĞACI


- DANTELAĞACI -ile

( Dulaptalotugillerden, Antillerde yetişen, sünger gibi kullanılan, kabuk lifleri dantele benzeyen bir ağaç. [Lat. LAGETTA] )


- DAPDAR


- DAR AÇI ile/||/<> GENİŞ AÇI

( Dar açı <90° İLE geniş açı >90° )

( Formül: Akut İLE obtüz )


- DAR GÖRÜŞLÜ ile YALITMAK ile YALITIM ile İZOLASYON ile YALITKAN

( INSULAR vs. INSULATE vs. INSULATING vs. INSULATION vs. INSULATOR )

( جزيرهاي ile غير آزاد ile روپوش دار کردن ile عايق دار کردن ile عايق کردن ile عايق ile ماده عايق ile عايق گذاري ile نارسانا ile بندآور ile مقره ile عايق کننده )

( JAZYRAYAAY ile غير آزاد ile ROPOSH DAR KARDAN ile AYGH DAR KARDAN ile AYGH KARDAN ile AYGH ile MADEH AYGH ile AYGH GOZARY ile NARSANA ile بندآور ile MOGHAREH ile AYGH KONANDEH )


- DAR KAFALILIKTAN BIKTIM"

( "DAR KAFALILIKTAN BIKTIM"

1964 yılında, ABD'de bir öğretmen dergisinde, Alexander Cassandra imzalı bir yazı yayımlanır:

Bir fizik hocası ile öğrencisi, sınav sorusuna verilen yanıt hakkında antlaşmazlığa düşerler ve deneyimli öğretmen, Cassandra'nın hakemliğine başvururlar.

Soru şöyledir:

"Bir binanın yüksekliğini, bir barometrenin yardımı ile nasıl bulursunuz?"

Öğrenci de bu soruya yanıt olarak, "Barometreye bir ip bağlar, binanın çatısından aşağı sarkıtır ve barometrenin yere değdiği noktada ipi ölçerim" yazar.

Tabii ki, öğretmenin beklediği yanıt bu olmasa da binanın yüksekliğinin bu yöntemle ölçülebilirliği de ortadadır.

Cassandra, tartışmayı uzatmamak için öğrenciden hemen o anda bu soruyu başka bir yanıt ile yanıtlamasını ister.

Öğrenci, bu kez:

"Ama bir tek yanıt yok, pek çok yöntem var" diye yanıt verir.

Casandra, "Peki" der. "Düşünebildiğin kadar yanıt ver o zaman. Ama olanaklıysa yanıtların en az birinden fizik çalışmış olduğunu anlayalım."

Öğrencinin ilk yanıtı şöyle olur:

"Barometreyi çatıdan aşağı bırakırsınız ve bir kronometre ile kaç salisede yere çarptığını hesaplayıp x=1/2 x g x t2 formülü ile yüksekliği bulursunuz." Beklenilen yanıt bu olmasa da yanıt, fizik bilgisi içermektedir.

Öğrenci, yanıtlarını sıralamayı sürdürür: “Güneşli bir günde, barometreyi dik tutup gölgesini ölçersiniz ve sonra da binanın gölgesini ölçüp orantıyı barometrenin yüksekliği ile çarparsınız”

Bu yanıt da doğrudur.

Öğrencinin üçüncü yanıtı da şu olur: "Merdivenleri çıkarken, duvar boyunca barometrenin yüksekliğini defalarca işaretleyerek çıkar ve işaret sayısı ile barometrenin yüksekliğini çarparsınız"

Bu da doğrudur elbette ama dördüncü yanıt öğretmenlerin küçük dillerini yutmalarına neden olur; çünkü yanıttan öğrencinin fiziği çok iyi bildiği anlaşılmaktadır:

"Küçük bir ipe bağladığınız barometreyi önce yerde sonra da çatıda sallar ipin uzunluğu ve sallanma periyodları arasındaki farklarla Newton'un g katsayısını hesaplar, iki g katsayısı arasındaki farktan binanın yüksekliğini hesaplayabileceğiniz oranı bulursunuz"

Söylenilecek bir şey kalmamıştır, öğrencinin sınıfı geçtiği açıktır.

Öğrenci, yarattığı etki ile gülümser ve der ki: “Ama bence yapılacak daha doğru şey, kapıcıya gidip barometreyi hediye edip karşılığında binanın yüksekliğini söylemesini istemekten ibarettir.”

Hep beraber gülmeye başladılar.

Cassandra, hayranlıkla sorar öğrenciye:

"Peki, öğretmeninin senden beklediği yanıtı da biliyor musun?"

Öğrenci, alaylı bakışlarla yanıt verir:

"Evet, çatıda ve yerde hava basıncını ölçerek aradaki farktan hesaplamamız gerekiyor yazmamı bekliyordu"

Cassandra merakla şu soruyu sorar: "Peki madem istenilen yanıtı biliyordun, neden yazmadın?" Öğrenci, omuzlarını silkerek şöyle der:

"Çünkü dar kafalılıktan bıktım."

Yaşamı, tek bilinmeyenli bir denklem gibi ele almak, altı boş kulağa hoş sloganlarla konuşup zamana göre kendini geliştirmeyen, saplantı slogan hükümlere göre yaşamak ve mevzî alıp dayatmaya çalışmak kolaycılığı hiçkimseyi ve de toplumları bir yere götürmez.

Yaşamda, soruların pek çoğunun tek bir yanıtı yoktur.

Başarının, çalışmaktan önce geldiği tek yer sözlüktür. )


- DAR YORUM ile/||/<>/>< GENİŞ YORUM


- DAR ile DÂR[Ar.] ile DÂR[Fars.]

( Ensiz. İLE Ev, yurt. İLE İdam mahkûmlarını asmak için dikilen direk. )


- DÂR[Fars.] ile -DÂR[Fars.] ile DÂR[Fars.] ile DAR/DARR[Ar.][Fars.]

( Darağacı. | Ağaç. | Direk. İLE Tutan.[DEFTER-DÂR: Defter tutan.] | Sahip, malik.[ALÂKA-DÂR: İlgili. | HİSSE-DÂR: Hisseli. | HÜKÜM-DÂR: Hükme sahip.] İLE Savaş.[DÂR Ü GÎR: Kavga, savaş.] İLE Sıkıntı, belâ. | Zarar. )


- DAR ile DARA ile DARP ile DARU ile DARI ile DARICA ile DAR AÇI ile DAR HAT ile DARASIZ ile DAR PAÇA ile DAR ÜNLÜ ile DARA DAR ile DAR BOĞAZ ile DAR VAKİT ile DAR ZAMAN ile DAR ARALIK ile DAR DARINA ile DAR KAFALI/LIK ile DAR GELİRLİ/LİK ile DAR GÖRÜŞLÜ/LÜK ile DARI DARINA


- DAR ile SIĞ


- DAR ile/ve/değil/||/<> SINIRLI


- DARA DÜŞMEK ile DÂRA GELMEK

( İdam edilmek, dâr ağacına gelmek. )


- TARE[İng.] / TARE[Fr.] / TARA[Alm.] ile/değil/yerine/= DARA


- DARÂ'AT[Ar.] ile ZÜLL[Ar.]


- DARAĞACI ile DARAĞACI

( GALLOWGLASS vs. GALLOWS )

( سرباز پياده ile دار ile چوبه دار ile صلابه )

( SARBAZ PEYADEH ile DAR ile CHUBEH DAR ile صلابه )


- DARALMA ile/ve/<> BUNALMA


- DARALMA ile DARLAMA


- DARALMA ile/ve/||/<> SIKILAŞMA

( CONTRACTION vs. ... )


- DARALMA" ile/ve/<> SIKILMA


- DARALMAK ile DARALTMAK ile DARALTILMAK ile DARALABİLMEK ile DARALTTIRMAK ile DARALIVERMEK ile DARALTABİLMEK ile DARALTIVERMEK


- DARALTILABİLMEK ile DARALTI ile DARALTIŞ ile DARALTICI


- DARALTILMIŞ OLAN ile ODAKLANILMIŞ OLAN


- DARALTMA ile İNDİRGEME

( TO NARROW vs. REDUCTION )


- DARALTMA ile SIKIŞTIRMA


- DARAVANOĞLU, DİMİTRİ (SARIYER, ...) :

( Kolleksiyoncu. Sarıyer'de doğdu. Ailesinin anlattığı birbirinden çok farklı gerçek ve gerçeküstü öykülerle büyüdü. Arzusu arkoloji okumaktı ama olmadı. Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliğinden mezun oldu. Tarih ve arkolojiye merak sardı. Aile fotoğraflarını toplamakla işe başladı. Fotoğraftaki kişilerin isimlerini tespit ederek önemli bir boşluğun doldurulmasını sağladı. Ayrıca tarihi belge, eşya mad alyonlar topladı. Biriktirdiklerin tanzim ederek adını verdiği "Dimitri'nin Müzesi" isimli adeta "Anıları, tazeleyen dijital bir müze" meydana getirdi. Çalışmalarını kurduğu blog ve web sitesinde yayınladı. )


- DARB[Ar.] ile CİNS[Ar.]


- DARB ile/ve MUTTASIL

( İki harfi birbirine katmak. İLE/VE ... )


- DARB ile/ve PEKİŞTİRME


- FORME D'IMPULSION[Fr.] / PULSFORM[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE BİÇİMİ


- FORMATEUR D'IMPULSIONS[Fr.] / PULSFORMER[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE BİÇİMLENDİRİCİ


- PULSE SHAPER[İng.] ile/değil/yerine/= DARBE BİÇİMLEYİCİ


- PULSE CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT À IMPULSIONS[Fr.] / PULSSTROMKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE DEVRESİ


- PULSE TRAIN[İng.] / TRAIN D'IMPULSIONS[Fr.] / PULSZUG[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE DİZİSİ


- PULSE TRANSFORMER[İng.] / TRANSFORMATEUR D'IMPULSIONS[Fr.] / IMPULSTRANSFORMATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE DÖNÜŞTÜRÜCÜ/TRAFOSU


- PULSE DECAY TIME[İng.] / TEMPS DE DESCENTE D'IMPULSION[Fr.] ile/değil/yerine/= DARBE DÜŞME SÜRESİ


- PULSABFALLZEIT, PULSSTURZZEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE DÜŞÜŞ SÜRESİ


- PULSE STRETCHER[İng.] ile/değil/yerine/= DARBE GENİŞLETİCİ


- DARBE GENİŞLİĞİ ile DARBE GENLİĞİ

( Darbenin düşmeye başladığı an ile yükselme zamanının sonu arasındaki zaman farkı. İLE Bir darbenin, tam değeri, sayısal bir değer verildiğinde belirlenebilen tepe, ortalama, etkin, anî vb. değerleri ya da bunlardan biri. )

( PULSE WIDTH vs. PULSE AMPLITUDE )

( L'ÉTENDUE DU POULS avec L'AMPLITUDE DU POULS )

( PULSESBREITE mit IMPULSAMPLITUDE )


- PULSE WIDTH[İng.] / ÉTENDUE D'IMPULSION, LARGEUR D'IMPULSION[Fr.] / PULSBREITE[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE GENİŞLİĞİ


- PULSE AMPLITUDE[İng.] / AMPLITUDE DU POULS[Fr.] / IMPULSAMPLITUDE[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE GENLİĞİ


- PULSE AMPLITUDE MODULATION[İng.] / MODULATION D'IMPULSIONS EN AMPLITUDE[Fr.] / PULSAMPLITUDENMODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE GENLİK KİPLEMESİ/MODÜLASYONU


- IMPULSBAHNRE[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE GERİCİ


- PULSE MODULATION[İng.] / MODULATION D'IMPULSION[Fr.] / PULSMODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE KİPLEMESİ/MODÜLASYONU


- PULSE CODE MODULATION[İng.] / MODULATION PAR IMPULSIONS CODÉES[Fr.] ile/değil/yerine/= DARBE KOD KİPLEMESİ


- PULSCODEMODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE KODU MODÜLASYONU


- PULSE CODE[İng.] / CODE D'IMPULSION[Fr.] / PULSCODE[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE KODU


- DARBE TAYFI[Osm.] / PULSE SPECTRUM[İng.] / SPECTRE D'IMPULSIONS[Fr.] / PULSSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE TAYFI/SPEKTRUMU


- PULSE REGENERATION[İng.] / PULSREGENERIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE YENİLEMESİ


- PULSE HEIGHT[İng.] / HAUTEUR D'IMPULSION[Fr.] / PULSHÖHE[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE YÜKSEKLİĞİ


- PULSE HEIGHT ANALYZER[İng.] / PULSHÖHENANALYSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE YÜKSEKLİK ÇÖZÜMLEYİCİSİ/ANALİZÖRÜ


- PULSANSTIEGSZEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE YÜKSELİŞ SÜRESİ


- PULSE RISE TIME[İng.] / TEMPS DE MONTÉE D'IMPULSION[Fr.] ile/değil/yerine/= DARBE YÜKSELME SÜRESİ


- PULSE AMPLIFIER[İng.] / AMPLIFICATEUR DE L'IMPULSION, AMPLIFICATEUR D'IMPULSIONS[Fr.] / IMPULSVERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE YÜKSELTECİ


- PULSE-TIME MODULATION[İng.] / MODULATION D'IMPULSIONS DANS LE TEMPS[Fr.] / PULSZEITMODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE ZAMAN KİPLEMESİ/MODÜLASYONU


- DARBE ile/ve/||/<> BASKI


- DARBE ile ETKİLENDİ ile ÇARPMA

( IMPACT vs. IMPACTED vs. IMPACTION )

( اثابت ile اصابت کردن ile اثر شديد ile تماس ile بهم فشردن ile بهم چسبيده ile گير افتادگي ile بهم فشردگي )

( ASABAT ile ESABAT KARDAN ile ASAR SHODYD ile TAMAS ile BACPAM FESHARDAN ile BACPAM CHASBYDAH ile GYR AFTADEGY ile BACPAM FESHARDEGY )


- NABIZ[Osm.] / PULSE[İng.] / POULS[Fr.] / IMPULS[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE


- DARBE ve/||/<>/>/< ZORBA


- PULSATING CURRENT[İng.] / COURANT PUISÉ[Fr.] / PULSIERENDER STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBELİ AKIM


- PULSED LIGHT[İng.] / LUMIÈRE PUISÉE[Fr.] / PULSIERTES LICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBELİ IŞIK


- PULSED LASER[İng.] / LASER À IMPULSIONS[Fr.] / PULSIERTER LASER[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBELİ LAZER


- RÉGÉNÉRATION D'IMPULSION[Fr.] ile/değil/yerine/= DARBENİN YENİLENMESİ


- DELGİ(MATKAP[Ar. < MİSKAB]): DARBESİZ ile/değil/yerine/> DARBELİ

( Delme işlemi yapılırken darbe uygulamaz. Delme işlemi yalnızca dönerek yapılır. Genelde basit tadilat işlemleri için kullanılır. Basit delik açma işlemleri ya da vidalama işlemleri için kullanımı yaygındır. [Eğer yüksek devire sahipse o zaman sert malzemelerin delinmesinde de kullanılabilir.] İLE/DEĞİL/YERİNE/> Sert malzemelerin delinmesi işleminde kullanılır. Delme işlemi dönerek ve aynı zamanda ileri geri hareketler ile gerçekleştirilir. Delme işlemi daha hızlı biçimde gerçekleştirilir. Delme işlemi çok daha kolay yapılır. [Beton ya da metal gibi oldukça sert malzemelerin delinmesinde darbeli matkap yeğlenilmelidir. Hem profesyonel, hem de basit tadilatlarda kullanılabilen araçlardır. Farklı watt gücünde olanları bulunur.] )


- DARBETMEK ile DARBELEMEK ile DARBE ile DARBECİ/LİK


- DARBUKA ile/değil BONGO


- DARBUKA ile/değil ÇİFTENAĞRA

( ... İLE/DEĞİL Birbirine bağlı, küçük iki dümbelekten oluşan çalgı. )


- DARBUKA ile DARBUKACI/LIK


- DARBUKA ile/||/<> KİL DARBUKA


- DARBUKA'DA:
MADENİ DARBUKA ile/ve KÜP(SERAMİK) DARBUKA


- DARCY NUMBERS[İng.] / DARCY-ZAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DARCY SAYILARI


- NOMBRE DE DARCY[Fr.] ile/değil/yerine/= DARCY SAYISI


- DARCY-WEISBACH EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE DARCY-WEISBACH[Fr.] / DARCY-WEISBACH-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DARCY-WEİSBACH DENKLEMİ


- DARCY'S LAW[İng.] / LOI DE DARCY[Fr.] ile/değil/yerine/= DARCY YASASI


- DARE SOOF ile CESARET

( DARE SOOF vs. DARE )

( بمبارزه طلبيدن ile يارا بودن ile جرات کردن ile دره صوف )

( BAMBARZEH TALABYDAN ile YARA BODAN ile JARAT KARDAN ile DAREH SOF )


- DARE :/yerine CESARET ETMEK


- DÂREYN değil/yerine/= DÜNYA İLE ÂHİRET, İKİ ÂLEM

( )


- DARGINLAŞMAK ile DARGIN/LIK


- DARGIN/LIK ile/ve/<> DURGUN/LUK


- DARGIN/LIK ile/ve KIRGIN/LIK


- DARI DARINA


- DARI ile AKDARI

( Buğdaygillerden, tohumları, gerektiğinde buğday yerine besin olarak kullanılan, kuraklığa dayanıklı bir bitki. | Mısır. İLE Buğdaygillerden, bir yıllık ya da daha uzun yaşayabilen otsu bir bitki türü. )

( PANICUM cum PANICUM MILLACEUM )


- DARI ile/değil DARA


- DARI ile HİNTDARISI

( ... İLE Buğdaygillerden, doğu ülkelerinde ekilen, taneleri yenilen, darıya benzeyen bir bitki. )

( ... cum SORGHUM VULGARE )


- DARI / KARACADARISI

( Buğdaygillerden, hayvan yemi olarak kullanılan bir ot. )


- DARI ile KATALAN DARISI


- DARI ile SÜPÜRGE DARISI

( ... İLE Buğdaygillerden, sıcak bölgelerde yetişen ve çiçek saplarından süpürge yapılan, darıya benzeyen bir bitki. )


- DARILMA ile DARILMACA


- DARILMA ile/değil/yerine/>< DAYANMA


- DARILMAK ile DARILTMAK ile DARILABİLMEK ile DARILIVERMEK


- DARILMAK ile/değil/yerine/>< SARILMAK


- DARK MATTER ile/||/<> DARK ENERGY

( Dark matter görülmeyen kütle etkisi yaparken İLE dark energy evrenin hızlanan genişlemesine neden olur )

( Formül: Λ-CDM model )


- DARK :/yerine KARANLIK


- DARKNESS :/yerine KARANLIK


- DARLAŞMAK ile DARLAŞTIRMAK ile DARLAŞABİLMEK ile DARLAŞTIRILMAK


- DARLIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< FERAHLIK


- DARMA DUMAN (OLMAK, HİSSETMEK)


- DARMADAĞIN (OLMAK)


- DARMADUMAN


- COINAGE METALS[İng.] ile/değil/yerine/= DARPHANE METALLERİ


- DARPHANE değil/yerine/= DAMGAEVİ


- DARR[Ar.] ile DARR[Ar.] ile DÂRR[Ar.]

( Sıkıntı, belâ. İLE Zarar. İLE Zararlı. )


- DARR[Ar.] ile DARRÂ'[Ar.]


- DARR[Ar.] ile DURR[Ar.]


- DARRÂ[Ar.] ile BE'SÂ'[Ar.]


- DARRÂ ile DARRE

( Mihnet, keder. Şiddet. Belâ. İLE Kuma. )


- DARRÂ[Ar.] ile MENFAAT[Ar.]

( Mihnet, keder. Şiddet. Belâ. İLE Yarar, kâr, çıkar. )


- DARCYSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= DARSİ YASASI


- DARCY[İng.] / DARC[Fr.] / DARCY[Alm.] ile/değil/yerine/= DARSİ


- D'ARSONVAL CURRENT[İng.] / COURANT DE D'ARSONVAL[Fr.] / D'ARSONVAL-STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= D'ARSONVAL AKIMI


- D'ARSONVAL GALVANOMETER[İng.] / GALVANOMÈTRE DE D'ARSONVAL[Fr.] / D'ARSONVAL-GALVANOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= D'ARSONVAL GALVANOMETRESİ


- DARTMAQ[Azr.] = ÇEKMEK, ÇEKİŞTİRMEK[Tr.]


- DÂR-ÜL ACEZE ile/||/<> DÂR-ÜL BEDÂYİ ile/||/<> DÂR-ÜL ELHAN ile/||/<> DÂR-ÜL FÜNÛN ile/||/<> DÂR-ÜL MUALLİMAT ile/||/<> DÂR-ÜL MUALLİMİN ile/||/<> DARÜŞŞAFAKA ile/||/<> DARÜŞŞİFA

( Düşkünler evi.[1895] İLE/||/<> İstanbul Belediyesi'ne ait ilk tiyatro.[1913] İLE/||/<> İstanbul'da kurulan ilk müzik okulu.[1917] İLE/||/<> Üniversite, fenler evi.[1845] İLE/||/<> İstanbul'da kurulan ilk kız öğretmen okulu.[1869] İLE/||/<> İstanbul Fatih'te kurulan erkek öğretmen okulu.[1848] İLE/||/<> İstanbul Fatih'te, Abdülaziz'in desteğiyle kurulan yoksul, öksüz ve yetimlere ait yatılı lise. İLE/||/<> Sağlık yurdu. )


- DARÜL ELHAN / NAĞMELER -ile

( Konservatuvar.[İlk müzik/sanat okuludur.][Şehzade Camii ile Binbirdirek arasındaki Vefa Lisesi sokağındaydı.] )


- DARÜLACEZE değil/yerine/= DÜŞKÜNLEREVİ/BAKIM YURDU


- DÂRÜLFÜNÛN ile/ve DÂRÜLFÜNÛN

( Basın Müzesi. İLE/VE Ayasofya'da bulunan üniversite binasıydı. )

( 1828 - 1930 yılları arası süreli yayınlar bulunmaktadır. Ayrıca çeşitli kurslar ve sergiler düzenlenmektedir. İLE/VE ... )

( Çemberlitaş'ta, II. Mahmud Türbesi yanında. İLE/VE Yanarak 1933'te yok olmuştur. )

( 1865 yılında inşa edilmiştir. 1988'den beri müze olarak kullanılmaktadır. İLE/VE ... )


- DÂRÜLHADİS ile/ve DÂRÜLHADİS

( 24 odalı bir medrese. "Öğretmen yeri" anlamına gelmektedir. İLE/VE Medrese. )

( Sultanahmed Camisi ile Türbesi arasında. İLE/VE Toptaşı - Üsküdar'da. [Atik Valide Camii külliyesinde.] )

( 1616 yılında inşa edilmiştir. İLE/VE 1583 yılında III. Murad'ın annesi Nurbanu Sultan, Mimar Sinan'a yaptırtmıştır. )


- DAR'ÜL-HARB ile/değil/yerine/>< DAR'ÜL-İSLÂM

( Savaş. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Barış. )


- DARUMA[Jap.] -ile

( Zen'in kurucusu ve pirler dizisinin 28.'si. Çin'deki birinci pir olarak kabul edilen Bodhi Dharma'ya Japonca'da verilen ad. )


- DARUMA ile/||/<> NAGARJUNA ile/||/<> ASVAGOŞA ile/||/<> VASUBANDHU

( Zen'in kurucusu ve pirler dizisinin 28.'si. Çin'deki birinci pir. @@ Hintli Budist filozof (M.Ö. 200). Zen geleneğinde 14. Pîr. Madhyamika Okulu'nun kurucusu. @@ Hintli Budist şair ve filozof (M.Ö. 100). Zen geleneğinde 12. Pîr. @@ Yogachara doktrininin kurucusu olan Hintli Budist filozof (280-360). )


- DÂRÜSSAÂDE ile/ve DÂRÜSSAÂDE

( İstanbul'un "Mutluluk Evi" anlamına gelen eski bir adı. İLE/VE Topkapı Sarayı'nda, Dârüssaâde ağalarının [Sultanların özel işlerine bakan] oturduğu daire. "Saadet Yeri ve Saray" anlamına gelmektedir. )


- DARÜŞŞAFAKA LİSESİ :

( Darüşşafaka Lisesi 30.03.1863'te Sultan Abdülaziz'in fermanı ile Cemiyet - i Tedrisiye - i İslamiye adıyla Maliye Nazırı Yusuf Ziya Paşa, Gazi Ahmet Muhtar Paşa, Tevfik Paşa, Hariciye Nazırı Sakızlı Es'ad Paşa ve Trabzonlu Ali Naki Efendi tarafından kuruldu. Okulun açılışındaki amaç; okuma imkânı olmayan çocuklara (yetimlere) eğitim ve öğretim sağlamaktı. Okul 1865'te Beyazıt'taki Valide Mektebi'nde eğitime başladı. Akabinde Aksaray'da Ebubekir Paşa Mektebi açıldı. Modern okulların açılmaya başlanması üzerine yoksul ve yetenekli Türk ve İslam çocuklarına daha iyi eğitim verilmesi amacı ile Darüşşafat - ül İslamiye kuruldu. Bu okul Fatih Çarşamba'da 1873'te açıldı ve okulun adı Darüşşafaka olarak değiştirildi. Darüşşafaka bir hayır kurumu tarafından ilk defa açılan bir okul olma özelliğini taşır. Yardımseverlerin bağışları ile yaşayan okul 1955'te Kolej statüsüne geçti ve yabancı dilde eğitime başladı. 1972 yılında kız öğrencilere de eğitim vermeye başladı. Darüşşafaka'nın Fatih Çarşamba'daki binaları yetersiz kalınca Sarıyer ilçesinde Çamlıtepe (Derbent) de yeni ve modern kampüs inşâ edildi ve 1995'te eğitim vermeye başlandı. Darüşşafaka Lisesi içinde ilköğretim okulu da bulunmaktadır. )


- DARÜŞŞAFAKA MAHALLESİ :

( Darüşşafaka ilçenin yeni ve en modern mahallelerinden biridir. 2003'te Çamlıtepe (Derbent) mahallesinden ayrılarak yeni bir mahalle olarak kuruldu. Darüşşafaka mahallesi, İstinye, Poligon, Çamlıtepe (Derbent), Pınar Mahallesi ve Büyükdere Caddesinden sınır alır. Mahalle ismini sınırları içinde bulunan Darüşşafaka okulundan aldı. Bu mahalle sitelerin kurulması ile meydana gelen bir mahalle olarak dikkat çeker. Mahallenin en eski yerleşim bölgesi dere içi mevkiindeki gecekonduların bulunduğu mahaldir. Gecekonduların yer aldığı mahallin dışındaki yerler sitelerle kaplıdır. Mahallede 44 site bulunuyor. Dairesi sayısı ise 2972'dir. )


- DARÜŞŞAFAKA SAĞLIK BİRİMİ :

( Darüşşafaka mahallesinde Sarıyer Sağlık Grup Başkanlığına bağlı olarak sağlık hizmeti vermektedir. )


- DARÜŞŞAFAKA SPOR KULÜBÜ :

( Darüşşafaka Derneğine bağlı olarak faaliyet gösteren Türkiye'nin bilhassa basketbol dalında en popüler kulüplerinden biridir. Yıllardan beri I. Türkiye Deplasmanlı Liginde yer almakta ve Türkiye'yi uluslararası yarışmalarda başarı ile temsil eden kulüplerimizden biridir. Darüşşafaka Okulu kampüsü içinde mükemmel tesislerinde faaliyet göstermekte, basketbol, voleybol, yüzme, hentbol, tenis ve karate dallarında yüzlerce sporcuya hizmet vermektedir. Değişik dallarda milli takım forması giymiş sporculara sahiptir. )


- DARÜŞŞİFA:
FATİH ile/ve/||/<> HASEKİ ile/ve/||/<> SÜLEYMANİYE ile/ve/||/<> ATİK VÂLİDE SULTAN ile/ve/||/<> SULTAN AHMED ile/ve/||/<> TOPKAPI SARAYI ENDERUN


- DARVAN ile/ve/<> SANÂ

( Sanâ'ya 2 fersah mesafede. [Yemen] )


- DARWIN ile/ve/||/<>/> MİTHAT EFENDİ

( ... İLE/VE/||/<>/> Kitaplarının ilk Türkçe çevirilerini yapan. )


- DARWINIAN EVRİM ile/||/<> LAMARCKIAN EVRİM

( Darwin doğal seçilim, Lamarck kazanılmış özellik. )

( Formül: Seçilim İLE kalıtım )

( Jacques Charles tarafından 1859 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1809-1882) (Ülke: İngiltere) (Alan: Biyoloji) (Önemli katkıları: Evrim teorisi, doğal seçilim) )


- DARWINIAN FITNESS[İng.] değil/yerine/= DARWİN UYUM BAŞARISI

( Bir bireyin gelecek nesillere yapabildiği genetik katkının boyutudur. Bir türün bir bireyinin evrimsel süreçteki başarısını gösterir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- DARWIN'İN (")İSABETLİLİĞİ("):
ZİHİN İÇİN ile/değil GÖVDE İÇİN


- DARWIN/İZM ile/değil SPENCER/İZM


- DAS CAPITAL:
1867 ile/ve/||/<>/> 1873

( I. basım. İLE/VE/||/<>/> II. basım. )


- DÂS[Fars.] ile DÂSE[Fars.]

( Orak. İLE Orak. )


- DASEİN ile/||/<> DAS MAN

( Varlık ve Zaman )

( Martin Heidegger tarafından 1927 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1889-1976) (Ülke: Almanya) (Alan: Felsefe) (Önemli katkıları: Varlık ve Zaman, Dasein) )


- DATA vs. INFORMATION vs. KNOWLEDGE vs. AWARENESS/WISDOM


- DATA INTEGRITY[İng.] değil/yerine/= VERİ BÜTÜNLÜĞÜ


- DATA MINING[İng.] değil/yerine/= VERİ MADENCİLİĞİ


- DATA OBJECT[İng.] değil/yerine/= VERİ NESNESİ


- DATA TAG[İng.] değil/yerine/= VERİ ETİKETLEME


- DATA WAREHOUSE[İng.] değil/yerine/= VERİ SAKLAĞI


- DATA[İng.] değil/yerine/= VERİ


- DATA :/yerine VERİ


- DATABEYZ[İng. < DATABASE] değil/yerine/= VERİTABANI


- DATÇA[< DADIA/DADYA] ile/ve/değil/||/<>/> BETÇE[< BEDIA/BEDYA]


- DATÇA'DA:
OVABÜKÜ ve/||/<> HAYITBÜKÜ ve/||/<> PALAMUTBÜKÜ


- DATCHA ile DATÇA

( Rusya'da, hafta sonu evleri. İLE Türkiye'nin Muğla ilinde bulunan, Marmaris'ten 65 km. sonra ulaşılabilen bir ilçe. )


- DATE :/yerine TARİH, BULUŞMA


- DATİF[Fr. < DATIF] değil/yerine/= YÖNELME DURUMU


- DATUM[İng.] değil/yerine/= VERİ


- DAUGHTER ISOTOPE[İng.] değil/yerine/= ÜRÜN İZOTOP

( Radyoaktif bozunma sonucu oluşan izotoptur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )