Sağlık, İlk Yardım ve Tıp'taki FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 9.195 başlık/FaRk ile birlikte,
9.195 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(8/38)
- BUGA = SARIG/BÖZ BUGA
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Hindistan'dan getirilen bir ilaç.[Genellikle sarı ya da kızıl-kahve renktedir.] )
- BUĞDAYPASI ile BUĞDAYSÜRMESİ
( Pasmantargillerden, asalak bir mantar. | Bu mantarın, buğday ve benzeri bitkilerin yapraklarında oluşturduğu hastalık. İLE Buğday başaklarında oluşan ilkel mantar. | Bu mantarın yol açtığı hastalık. )
( PUCCINIA GRAMINISI cum TILLETIA TRITICI )
- BUGURDA ile SAÇ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kıvırcık saç. İLE Saç. )
- BUHAYRE-İ DEMİYE ile/||/<> LAC LACRYMAL[Fr.] ile/||/<> GÖZYAŞI PINARI
( biyoloji )
( LAC LACRYMAL )
- BUKKAL değil/yerine/= YANAK İÇİ
- BÜK(ÜL)MEK ile BURK(UL)MAK
- BULANIK | FLU ile/||/<> FLU[Fr. < FLOU]
( FLOU )
- BULANIKLIK ile/||/<>/> APROSEKSİ[Fr.]
( ... İLE/||/<>/> Dikkati yoğunlaştıramama zihin bulanıklığı gibi sayrılık belirtilerinin tümü. )
- BULANTI ile/ve/||/<> BUNALTI
- BULAŞ/ENFEKSİYON ile/||/<> ENFLAMASYON/İNFLAMASYON
( Mikroorganizmaların gövdeye girmesi ve çoğalmasıyla oluşan sayrılıklar. İLE/||/<> Yangı. Gövdenin bir yaralanma ya da tahrişe karşı, zararlı uyarılara karşı verdiği savunma tepkisi. )
- BULAŞICI HASTALIKLAR ve/||/<> CELALETTİN ALGAN
( )
- BULAŞICI ile/ve/değil/||/<>/< KALITSAL
- BULAŞMA | BULAŞI | ENFEKSİYON[Fr. < İNFECTİON] ile/||/<> ENFLAMASYON
( 1. Bakteri, virüs, mantar ya da protozoonların bir organizmaya girmesi. 2. Enfeksiyon yapan organizmaların bir hücre ya da canlıda meydana getirdiği durum. @@ Hastalık etkeni mikroorganizmanın vücuda girişi ve yayılışı, patojen mikroorganizmaların neden olduğu bulaşıcı veya bulaşıcı olmayan hastalık, infeksiyon. @@ 1. Bakteri, virüs, mantar veya protozoonların bir organizmaya girmesi. 2. Enfeksiyon yapan organizmaların bir hücre veya canlıda meydana getirdiği durum. @@ @@ )
( INFECTION | INFLAMMATION~INFLAMMATION )
( INFECTION~INFLAMMATION )
( INFICERE: SIRAYET ETMEK, BULAŞMAK~... )
( ANSTECKUNG~ENTZÜNDUNG )
( INFEZIONE~INFIAMMAZIONE )
( ΛΟΊΜΩΞΗ / λοίμωξη~ΦΛΕΓΜΟΝΉ / φλεγμονή )
- BULAŞMA | BULAŞI | ENFEKSİYON ile/||/<> ENFEKSİYON ile/||/<> ENFEKSİYON[Fr. < INFECTION]
( 1 Bakteri virüs mantar ya da protozoonların bir organizmaya girmesi 2 Enfeksiyon yapan organizmaların bir hücre ya da canlıda meydana getirdiği durum Hastalık etkeni mikroorganizmanın vücuda girişi ve yayılışı patojen mikroorganizmaların neden olduğu bulaşıcı veya bulaşıcı olmayan hastalık infeksiyon 1 Bakteri virüs mantar veya protozoonların bir organizmaya girmesi 2 Enfeksiyon yapan organizmaların bir hücre veya canlıda meydana getirdiği durum )
( INFECTION | INFLAMMATION )
( INFECTION )
( ANSTECKUNG )
( INFICERE: SIRAYET ETMEK, BULAŞMAK )
( INFEZIONE )
( ΛΟΊΜΩΞΗ / λοίμωξη )
- BULAŞMA | KİRLENME | KONTAMİNASYON ile/||/<> KONTAMİNASYON ile/||/<> BULAŞMA
( bulaşma Bulaşma Bulaşma Yabancı kayaçların magma içinde katılaşması Bir bölgede laboratuarda insan organizmasında ya da vücudun dış kısımlarında radyoaktif maddenin istem dışı bulunması Bir mikrobun hastalığın ya da bir bakteri veya virüsün diğer bir canlıya dağılması Kontaminasyon İki kelimenin birbiri üzerine olan etîr siyle ortalama bir şeklin meydana çıkması Anlamamazlık kuruluşu Anlamamaklık ile Anlamazlık şekillerinin bulaşmasından çıkmış sayılabilir Burada anlamamazltk bir BULAŞMA ŞEKÎL Forme contaminée ötekiler BULAŞAN ŞEKİLLER Formes contaminantes durumundadır Bu olaya KIRMALAŞMA Croisement da denir Yabancı madde etkisiyle kirlenme veya saflığını kaybetme enfekte olma kontaminasyon 1 Yabancı madde etkisiyle kirlenme veya saflığını kaybetme enfekte olma kontaminasyon hlk arız olma 2 Yemin doğal yapısında bulunmadığı hâlde işlem sırasında veya daha sonra zehirli maddeler yabancı ot tohumları böcek ve diğer yabancı maddelerin yeme karışması 3 Hasta veya ölmüş hayvanlardan alınan marazi maddelerin veya bu marazi maddelerden elde edilen kültürlerin tesadüfen başka mikroplarla bulaşabilmesi )
( CONTAMINATION )
( CONTAMINATION )
- BULAŞMA ile/değil KONTAMİNASYON
( ... İLE/DEĞİL Temiz bir yüzeye, ortama ya da dokuya, başka bir ortamdan, kirliliğin taşınması. )
( Kontaminasyon Yeri [Mikroorganizma Sayısı]
Parmak Ucu [20 100 adet /cm²]
Eller [1.000 6.000 adet /cm²]
Kol [100 4.500 adet /cm²
Ayak [100 1.000 adet /cm²]
Tükürük [1 milyon 100 milyon adet/ml]
Dışkı [Yüzlerce milyar adet/gram]
Burun Akıntısı [1 milyon 10 milyon adet/ml] )
( [not] TO SMUDGE vs./but CONTAMINATION )
- BULAŞMA ile/ve/değil/yerine/||/<> YANKILA(N)MA
- BULB/US ile BULBUS OKULİ
( Yuvar. İLE Göz yuvarı, göz küresi. )
- BULBUS değil/yerine/= SOĞANCIK | OMURİLİK SOĞANI | YUMRU
- BULDGING ile HUMP ile KREST
( Şişkinlik, çıkıntı. İLE Tümsek, hörgüç, kambur. İLE Kabartı, çıkıntı. )
- bull.[Lat. < BULLI] değil/yerine/= KAYNAT, KAYNATINIZ
- BÜLUĞ değil/yerine/= ERGENLİK/ERİNLİK/YENİYETMELİK
- BÜLÛĞ ile REŞİT
( En erken başlangıcı erilde 12, dişilde 9 yaşındadır. Sonu, ikisinde de 15-16'dır. [İklime ve kişiye göre değişebilir.] İLE Reşit olma yaşı, [yasalarca] 18 yaşını tamamlayıncadır. )
( SİNN-İ BÜLÛĞ ile REŞÎD[< RÜŞD] )
- BUN/BLOOD UREA NİTROGEN değil/yerine/= KAN ÜRE AZOTU
- BUNALMA ile BUNAMA/ATEH[Ar.]/DEMANS[Fr., İng. < DEMENTIA]
( Sonsuz sonucu olmayan hiçbir küçük iş yoktur. )
( ... ile ATEH [ATÛH: Bunak] )
- BUNAMADA:
VASKÜLER ile/ve/||/<> LEWY CİSİMCİKLİ ile/ve/||/<> FRONTOTEMPORAL ile/ve/||/<> PARKINSON ile/ve/||/<> HUNTINGTON
- BÜNYE ile/ve/||/<> GENETİK
- BÜNYE değil/yerine/= İÇYAPI
- BÜNYE[Ar. < BUNYE] ile/ve/||/<>/> ÖRGEN
- BURÇAK/BURÇAQ ile BURÇAK/BURÇAQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bezelye, fasulye, bakla gibi şeylerin tanesi, tohumu. İLE Ter damlası. )
- BÜRÇEK ile PERÇEM
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( İnsan perçemi. İLE Atın perçemi, yelesi ya da kuyruk tüyü. )
- BURKULMA ile/değil BURULMA
- BIYIKLARDA:
BURMA ile NEVHAT ile GAYTAN ile YOLUK ile KIRPIK ile PIRASA ile YASTIKLI
( ÇÂR-DARB[Fars.]: Dört darp. Kalenderîlerin arasında sakal, bıyık, kirpik ve kaş yerine kullanılan bir deyimdir. )
( BURÛT: Bıyık. )
- BURMAK/BURMAQ ile BURUTMAK/BURUTMAQ ile BURIŞ(BURUŞMA) ile BURKI/BURQI ile BURKITMAK/BURQITMAQ ile BURKIG/BURQIG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kokma. | Buharının yükselmesi. İLE buharlanmasına neden olmak. İLE Kırışıklık.[deride ya da kumaşta] İLE Kırışık/buruşuk. İLE Buruşturmak. İLE Deride ya da benzer bir nesnede oluşan kırışıklık/buruşma. )
- BURN-OUT değil/yerine/= TÜKENMİŞLİK
- BURNUN AKMASI ile/ve/değil/yerine SÜMKÜRMEK
( MÜTEMAHHIT: Sümküren, temahhut eden. )
- BURS- ile/||/<> CYST-/CYSTİ-/CYSTO-/CYSTİDO- ile/||/<> VESİCO-
( Kese. İLE/||/<> Kese, torba. İLE/||/<> İdrar kesesi, kese, kabarıklık. )
- YASTIKÇIK/KESE/TORBA/BURSA[Lat. < BURSA SYNOVIALIS] ile Bursa
( Eklem bölgelerinde bulunan, içi sıvı dolu küçük kesecikler. [Kaslar, tendonlar ve kemikler arasındaki sürtünmeyi azaltarak hareketi kolaylaştırır.] İLE Türkiye'de, Marmara bölgesindeki bir il. | M.Ö. II. yüzyılda kurulan kent, Prusias[Bitinya Kralı] adını almış ve zamanla Bursa biçiminde değişmiştir. )
- BURUN KANAMASINDA...
BAŞ:
ARKAYA DOĞRU değil/>< ÖNE DOĞRU
- BURUN | NAZAL ile/||/<> NAZAL[Fr. < NASAL]
( Hayvanlarda burun veya koku alma duyu organına ait )
( NASAL )
( NASAL )
- BURUN YANGISI ile DİŞETİ YANGISI/PİYORE[Fr.]
( NEZLE | ZÜKÂM[Ar.] | ZÜKÂM-I MÜZMİN )
- BURUN ile BURNAZ
( ... İLE İri ve uzun burunlu. )
- BURUN ile BURUN ile BURUN ile BURUNG ile BULUNG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Burun. İLE Dağın doruğu. | Herhangi bir şeyin ilk parçası. İLE Ön. İLE Olanağı bulunan en uzak noktaya göre kabul edilen ok atım uzaklığı. İLE Köşe. )
- BUŞON ile BUTON
( Tıkaç. İLE Düğme. )
- BUSTIR AŞI/BOOSTER SHOT değil/yerine/= PEKİŞTİRME AŞISI
- BUSTIR DOZ/RAPEL/BOOSTER DOSE[İng.] değil/yerine/= PEKİŞTİRME DOZU
- BÜSÛL[Ar. < BESR] ile BÜSÛL/BÜSÛR[Fars.]
( Gövdede çıkan sivilce, ufak çıban. İLE Lânet, beddua, ilenme, ilenç. )
- BUTEYN | KARINCIK ile/||/<> KULAKÇIK
( (anlamdaş, ventrikulus): Yüreğin ard odaları. @@ (biyoloji zooloji) @@ 1. Yüreğin art odaları. 2. Beynin içindeki dört adet açıklık. Ventrikulus. @@ 1. Beden ve akciğerlere kan pompalayan, kalbin sağ ve sol yarı bölümlerinin alt parçalarını oluşturan her iki boşluk. Sağ karıncık oksijence fakir kanı akciğerlere, sol karıncık ise oksijence zengin kanı bütün vücuda pompalar. 2. Beyin-omurilik sıvısı içeren beyindeki dört adet boşluk, ventrikulus, ventrikül. )
( VENTRICLE | AURICLE~AURICLE | ATRIUM )
( VENTRICULE | AURICULE~AURICULE | ATRIUM )
( VENTRICULUS | VENTRICULUS: KÜÇÜK KARIN | ATRIUM~ATRIUM | ATRIUM: ODA )
( KAMMER | VORHOF~VORHOF | VORHALLE )
( VENTRICOLO~ATRIO )
( ΚΟΙΛΊΑ ΚΑΡΔΙΆΣ / κοιλία καρδιάς~ΚΌΛΠΟΣ / κόλπος )
- BUTEYNAT-I MUHİYE | BEYİN KARINCIKLARI ile/||/<> BEYİN KARINCIKLARI
( İkisi önbeyin biri arabeyin ve biri de artve sonbeyinde bulunan ve içi omurilik sıvısı ile dolu olan dört özel boşluk zooloji İkisi ön beyin biri ara beyin biri de art beyin ile son beyinde yerleşmiş bulunan ve içi omurilik sıvısı ile dolu dört özel boşluk )
( CEREBRAL VENTRICLES )
( VENTRICULE CÉRÉBRAUX | VENTRICULES CÉRÉBRAUX | VENTRICULE CÉRÉBREUX )
( HIRNVENTRIKEL | HIRNKAMMER, HIRNVENTRIKEL )
- BUY-I GÜL[Fars.] değil/yerine/= GÜL YAĞI
- BUYRUK/EMİR[Ar. < EMR] ile/ve/||/<>/< YAPTIRIM/CEBİR[Ar. < CEBR]
- BÜYÜK DUDAKLAR ile/ve/<> KÜÇÜK DUDAKLAR
( VESTİBÜL: Küçük dudaklar tarafından sarılan boşluk. )
( LABIA MAJOR ile/ve LABIA MINOR )
- BÜYÜK GÖZELER/HÜCRELER ile/ve/<> KÜÇÜK GÖZELER/HÜCRELER
( MAGNO ile/ve/<> PARVOSEÜLER )
( )
- BÜYÜK | MAJÖR ile/||/<> MAJÖR[Fr. < MAJEUR]
( MAJEUR )
- BÜYÜK) TÜKÜRÜK BEZİ:
3 ile/ve/+/||/<>/> 1
- BÜYÜK YANLIŞLARIN/HATALARIN/SUÇLARIN:
"NEDENİ" ile/ve/<>/> BEDELİ
- BÜZGEN ile/ve/<> BÜZÜK
( Kasılarak, gövdedeki herhangi bir deliği açan ya da kapayan, çember biçimindeki kasların genel adı. İLE/VE/<> Toplanarak büzülmüş. | Kalınbağırsağın sona erdiği yer, anüs. | [argo] Yüreklilik, cesâret. )
- BÜZ(ÜL)ME ile/ve/||/<> BURK(UL)MA
- BVK/BIG DATA SETS değil/yerine/= BÜYÜK VERİ KÜMELERİ
- c.[Lat. < CUM] değil/yerine/= İLE
- C12 ile/||/<>/> C14
- TARİHLENDİRME YÖNTEMLERİNDE:
C14 ile/||/<> AMS-C14 ile/||/<> TERMOLÜMİNESANS[İng. THERMOLUMINESCENCE] ile/||/<> OSL ile/||/<> DENDROKRONOLOJİ ile/||/<> ARKEOMANYETİK ile/||/<> XRF
( Arkeolojik buluntu yaş tayini. )
( Formül: t = -ln(N/N₀)/λ )
(
Arkeolojik Tarihlendirme Yöntemleri
Tarihlendirme yöntemleri, arkeolojik buluntuların ve jeolojik materyallerin yaşını bilimsel olarak belirlememizi sağlar. Modern arkeoloji, birden fazla yöntemi birlikte kullanarak en güvenilir sonuçlara ulaşır.
Temel Tarihlendirme Yöntemleri Karşılaştırması
| Yöntem | Materyal | Yaş Aralığı | Hassasiyet | Geliştirme Yılı | Durum |
|---|---|---|---|---|---|
| C14 (Radyokarbon) | Organik maddeler (kemik, odun, kömür) | 50.000 yıla kadar | ±20-25 yıl | 1946-1949 | Yaygın Kullanımda |
| AMS-C14 | Organik maddeler (çok küçük örnekler) | 50.000 yıla kadar | ±20-25 yıl | 1980'ler | En Gelişmiş |
| Termolüminesans (TL) | Seramik, tuğla, yanmış toprak | 100-500.000 yıl | ±5-10% | 1950-1960'lar | Kullanımda |
| OSL | Seramik, sediment, harç | 100-400.000 yıl | ±5-10% | 1984 | En Gelişmiş |
| Dendrokronoloji | Ağaç kalıntıları | 10.000+ yıl | ±1 yıl | 1900'ler başı | En Hassas |
| Arkeomanyetik | Yanmış kil, fırın, ocak | 2.000+ yıl | ±25-50 yıl | 1960'lar | Kullanımda |
En Gelişmiş Modern Yöntemler (2025)
AMS Radyokarbon Tarihlendirme
Avantajları:
- Klasik C14'ten 1000 kat daha küçük örneklerle çalışır (20-500 mg)
- Ölçüm süresi çok kısa (10-15 dakika)
- ±20-25 yıl hassasiyet
- C14/C12 izotop oranını direkt ölçer
OSL (Optically Stimulated Luminescence)
Avantajları:
- TL'den daha etkili ve güvenilir
- Tahribatsız teknik - çoklu okumalar mümkün
- Organik materyal gerektirmez
- 1-100 saniyelik güneş ışığı saat sıfırlama için yeter
- İzotop ölçümü değildir - radyasyon etkisini ölçer
İzotop Ölçümü ve İlişkisi
| Yöntem/Analiz | İzotop Kullanır mı? | Ölçülen Şey | Amaç |
|---|---|---|---|
| C14 / AMS-C14 | Evet (C14/C12) | İzotop oranı | Tarihlendirme |
| TL / OSL | Hayır | Işık emisyonu | Tarihlendirme |
| XRF | Hayır | Element kompozisyonu | Malzeme analizi (tarihlendirme değil) |
| Karbon İzotop Analizi (C13/C12) | Evet (C13/C12) | Kararlı izotop oranı | Diyet belirleme |
| Stronsiyum İzotop Analizi (Sr87/Sr86) | Evet (Sr87/Sr86) | Kararlı izotop oranı | Göç paternleri |
| Azot İzotop Analizi (N15/N14) | Evet (N15/N14) | Kararlı izotop oranı | Protein kaynağı |
Hangi Yöntem Ne Zaman Kullanılır?
| Materyal Türü | Önerilen Yöntem | Alternatif |
|---|---|---|
| Kemik, diş | AMS-C14 | İzotop analizi (diyet/göç için) |
| Odun, kömür | AMS-C14 | Dendrokronoloji |
| Seramik, tuğla | OSL | TL |
| Harç, sıva | OSL | - |
| Fırın, ocak | Arkeomanyetik | TL/OSL |
| Jeolojik sediment | OSL | - |
| Ağaç halkaları mevcut | Dendrokronoloji | C14 (çapraz kontrol) |
| Metal objeler | XRF (yaş değil köken) | Kontekst tarihlendirme |
Önemli Notlar
İzotop Ölçümü İki Türlüdür:
1. Radyoaktif İzotop Analizi: Kararsız izotopların bozunmasını kullanır (C14 gibi) - Tarihlendirme için
2. Kararlı İzotop Analizi: Bozunmayan izotopların oranlarını ölçer (C13, N15, Sr87 gibi) - Diyet, göç, iklim için
Modern Yaklaşım:
Günümüzde çoklu yöntem kombinasyonu kullanılır. Aynı buluntu farklı yöntemlerle tarihlenerek sonuçlar çapraz kontrol edilir. Örneğin: Aynı katmandan alınan kömür AMS-C14 ile, seramik OSL ile tarihlenir.
Önemli: XRF bir tarihlendirme yöntemi değildir - sadece element analizi yapar. TL ve OSL izotop ölçmez, radyasyon etkisini ölçer. Sadece C14 gerçek bir izotop ölçüm yöntemidir.
- CA/CLUSTERING ANALYSIS değil/yerine/= KÜMELEME ÇÖZÜMLEMESİ
- ÇABA | EFOR ile/||/<> EFOR[Fr. < EFFORT]
( dan Eski Isparta devletinde yönetimi ve halkı denetleyen beş yüksek kişiden herbirine verilen ad )
( APHOR )
( EPHORE | EFFORT )
( APHOR )
- ÇABA ile CABA
( Herhangi bir işi yapmak için ortaya konulan güç, zorlu, sürekli çalışma. İLE Bir şey ödemeden, para vermeden alınan şey. | Ek olarak. )
- CABG/CORONARY ARTERY BYPASS GRAFTING değil/yerine/= KORONER ARTER BAYPAS GREFTLEMESİ
- CAD/COMPUTER AIDED DESIGN/MANUFACTURING değil/yerine/= BİLGİSAYAR DESTEKLİ TASARIM/ÜRETIM
- -CAD ile/||/<> -PTOSİS
( Düşme, azalma. İLE/||/<> Düşme, prolapsus ile ilgili. )
- ÇAGIR ile ÇAGIR
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Meyve suyu[şıra]. İLE Şarap. )
- ÇAĞMAK ile ÇAĞNAK
( Güneş ışığının vurması. İLE Döl kesesini dolduran ve dölütü içinde bulunduran sıvı, amnios suyu. )
- ÇAĞRIŞIM ile/ve/değil/||/<>/< UYARAN
- CAHİL/LİK ile/ve/<> APTAL/LIK
( Elif'i, mertek zannetmek. [Bir şey bilmediği halde konuşanlar için kullanılan deyim. (Elif harfini ve bu kadar basit bir şeyi bile bilmeyecek kadar bilgisiz olma durumu.)][MERTEK: Eskiden evleri yaparken kullanılan dört köşe ya da yuvarlak kalınca ağaç gövdesi.] )
( CAHİLLER...
* Her şeyde, hemen öfkelenir.
* Yararı olmayan şeylerden konuşur.
* Yersiz [yanlış yerlere] sadaka verir.
* Sırrı korumayıp açık ederler ve yayar.
* Dostunu ve düşmanını birbirinden ayıramazlar.
* Merhametsiz ve vicdansızlardır. Hoşgörü, onları bırakmıştır.
* Kindar olup, fitne ve fücûr çıkarmayı sever.
* İftira atmaktan, başkasının âhını almaktan kaçınmaz.
* Dedikodu ve yalanları çoktur.
* Güvenilmezdir, emanete ihanet eder.
* Dünya nimetleri için el-etek öpmeyi çok sever, utanmaz.
* Yoldaşını yarı yolda bırakır, yedikleri kaba etmekten çekinmez.
* Kalplerinde vefâ, diğergamlık, kadirşinaslık olmaz.
* Nezâket ve letâfet onlara hiç değmemiş, olmamış meyve misali hamdır!
* Edep, onları terk etmiştir! )
( IGNORANCE vs. STUPID/NESS )
- CAHİL/LİK ile/ve SARHOŞ/LUK
- ÇAKMAK ile ÇAKMAK ile ÇAKMAK
( Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. | Çelik, taş ve tutuşacak maddeden yapılmış tutuşturma aygıtı. İLE Kuruyunca, kalın kabuk bağlayan, kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. İLE Vurarak sokup yerleştirmek. | Çivi ile tutturmak. | [argo] Kabul edilmeyecek bir şeyi, kurnazlıkla kabul ettirmek. | Vurmak. | Bir şeyi, başka bir şeye sürtmek, vurmak ya da çarpmak. | Sezinlemek. | İçki içmek. | Parıldamak, ışık vermek. )
- CALC- ile/||/<> CALCİ- ile/||/<> CALCANO- ile/||/<> -LİTH-/LİTHO-
( Kalsiyum, taş, topuk. İLE/||/<> Kalsiyum, kireç. İLE/||/<> Topuk. İLE/||/<> Taş, sertleşmiş birikinti. )
- CALICES OPTICUS[İng.] ile/||/<> GÖZ KADEHİ
( anat Gözün gelişiminde göz kesesinin içe kıvrılmasıyla oluşan kese biçimindeki yapı )
( CALICES OPTICUS | VESICULA OPTICA )
( CUPULE OPTIQUE )
( AUGENBECHER )
( COPPA OTTICA )
( ΟΦΘΑΛΜΙΚΌ ΚΎΠΕΛΛΟ / οφθαλμικό κύπελλο )
- ÇALIŞMALARI:
YÜRÜTMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> SÜRDÜRMEK
- ÇALKAN/ÇALQAN = ...
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Sayrılığın gövdedeki bir noktadan başka noktalara yayılması. )
- CALYC-/-CALYX ile/||/<> -CELE/-COELE ile/||/<> -RRHEXIS ile/||/<> -COELEİ ile/||/<> CAV- ile/||/<> STEN-/STENO-/-STENOSİS ile/||/<> DOLİCH-/DOLİCHO-
( Kaliks, fincan biçiminde oluşum ya da yapı. İLE/||/<> Tümör, herni. bkz. fıtık. İLE/||/<> Fıtık, rüptür. İLE/||/<> Kavite, ventrikül, bölme, oyuk, gövde bölmesi. İLE/||/<> Kavite, oyuk, lezyon. İLE/||/<> Dar, daralma, bir açıklık ya da kavitenin daralması, sıkışma. İLE/||/<> Uzun, dar. )
- GLASDOSIMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= CAM DOZİMETRE
- GLASS DOSIMETER[İng.] / DOSIMÈTRE EN VERRE[Fr.] ile/değil/yerine/= CAM DOZÖLÇER
- CAMGÖZ ile "CAM GÖZ"
( Balık. İLE Takma gözlü. )
( Deniz kıyısına yakın yaşayan, boyu 1.5 m. kadar olan, bir tür köpekbalığı. İLE Gözü, takma olan. | Açgözlü. )
- CÂMİ ile/ve/||/<>/> MİHRÂB YERİNDE
( Yıkılsa da. İLE/VE/||/<>/> Yerinde. )
- CAMPTO- ile/||/<> FLEX- ile/||/<> -FLECT
( Eğilme, bükülme. İLE/||/<> Eğilme. İLE/||/<> Yay, eğilme. )
- CAN ile/ve BAŞ/SER
( Şevk duyar. İLE/VE Zevk duyar. )
- CAN ve/||/<>/>/< KAN
- CAN ve/||/<> KAŞINMA
( Örgenlerimizin adı yoktur! Kendimiz için yoktur!
Başkaları için vardır. Başkalarının örgenleri ve adları olarak vardır.
Her yerimiz, canımızdır.
Can(ım) +
kulağım/sırtım/ayağım/parmağım/yanağım/kafam/kıçım, "oram/şuram/buram"...
Neremizden söz edecek olursak olalım, başkasının anlaması açısından bir addan ibarettir. Bizim içinse bir bütün olarak sadece canımızın acıdığı ya da kaşınan, dışarıdan ya da içeriden, sinir, kas ya da ten/doku olarak uyarılan noktamızdır. Neremize dokunursak dokunalım, neremizi düşünürsek düşünelim, her birimiz, canımızı düşünürüz ya da duyumsar ve algılarız. Başkası ise kaşınan ya da acıyan noktanın bölgesine verdiği adı düşünür ya da söyler, konuşur. Örgenlerimiz, tıbbın ve hukukun konusu olabilir fakat zihnin konusu değildir. Ötekinin, başkasının "konusu ya da düşüncesi" olabilir fakat bizim konumuz değildir. Her yerimiz, sadece ve tamamen tek bir parça olarak canımızdır.
Dolayısıyla bazı özel, duyarlı ve kapalı bölgemizin kendi ya da adı, ayrıcalıklı, iyi ya da kötü, çirkin, pis, iğrenç vb. de değildir ve olamaz! Gövdemizin her parçası kadar sinir taşıyor ve değerliyse kendimiz için "ayıp, kötü ya da günah" diyebileceğimiz yerimiz de yoktur. Ancak, üçüncü kişinin bulunduğu ya da bulunabileceği yerden itibaren bazı sınırlamalara gitmek durumundayızdır. Her zihnimizden geçen düşünceyi nasıl dillendir(e)miyorsak, bazı noktalarımızın adını ya da ayrıntılarını da dile getireceksek bazı koşullar aramak durumundayızdır. Bu özen ve duyarlılığımız, kendimiz için değil söz(cük)lerimizin başkalarına yük ya da dayatma olmaması amaçlı ve temellidir.
Ağzımızı silmek ile kıçımızı silmek arasında da kendimiz için ve tensel olarak hiçbir fark yoktur ve olmamalıdır. Her bir noktamızı ayrı ayrı düşünür ve duyumsarız fakat bütünlüğünü unutur ya da göz ardı edersek, olmadık "düşünce ve duygulara" da boş yere kapılırız. Bebeğimiz ve çocuğumuz için de aynı/özdeş görerek zihnimizin konusu görmeyiz. Sadece gereksinimimiz doğrultusunda gereken eylemi, temizliği/mizi yaparız.
Bağırsaklarımız da kötü ya da pis değildir. Suyla dışımızı yıkadığımız gibi yiyecekler de bizi beslediği gibi içimizi yıkar. İçerideki karmaşık yapıyı tarayarak fazlalıkları siler, süpürür. Son noktası, dışkının çıkış noktası da "pis" değildir! Yani dışarı atılması gerekenler vardır fakat "pis" olarak adlandırmamak, olumsuz "söz(cük), düşünce ve duygularla" körüklememeyi anımsamalı, kendimizi bu düşünce biçimine alıştırmak durumundayız. Bağırsağın son bölümü ve noktası, "göden" olarak tanımlanmıştır. Daha sonra da kısalarak ve "göt" olarak kullanılmaya devam edilmiştir. Kaba etimiz olarak üzerine oturduğumuz yerin adı da her ne kadar "arka" anlamında "kıç" sözcüğü olarak kullanılsa da "göt/kıç" değil bacaklarımızın sonu ya da başlangıcıdır. Birleşme, yan yana olma konumunu, bir bölge adı olarak adlandırmış durumdayız. Kadın ya da erkek farkı olmaksızın anatomik tanımları, belleğimizdeki olumsuz kayıtlarla, anlamsız, karşılıksız "düşünce ve duygularla" özdeşleştirmek ve olumsuzluğa indirgemek de ne yazık ki çok fazla karşılaşılan bir bilgisizlik ve bilinçsizlik durumudur.
Aynı biçimde, özel bölge olarak tanımladığımız örgenlerin Latince adları olan "penis" ve "vajina" için de geçerli olan deneyimlediğimiz ve duyumsadığımız ayrıntılar vardır. Bu bölgelerin de adı, başkası için bir anlam ifade eder. Bizim içinse hiçbir ayrımı ve utanç konusu olmaksızın, yoğun sinirlerle kaplı ve öteki bölgelerimize göre daha duyarlı olan, belirli bir noktamız ya da bölgemizdir. Aralarında, ne Latince, Türkçe ya da argo, küfür, benzetme adıyla, ne düşüncesiyle, ne gözümüzle görerek, ne de elimizle dokunarak herhangi bir fark duyumsarız. Canımızın yandığı/yanabileceği, incinebileceğimiz, yüksek duyarlılıkta ya da her yerimizde olduğu gibi sadece kaşınan/kaşınabilen herhangi bir noktamızdır. Bir bütün olarak görüp hiçbir noktamızın herhangi bir ayrımı, düşünce konusu olmasa da dilimizin konusu olabilir fakat böyle olmamalıdır.
Kendimizi, dikey ya da yatay, üçgen, dörtgen, çokgen ya da kare gibi değil küre olarak, aynı anne karnında bulunduğumuz biçimde, sırtındaki yuvarlak kabuğunun/kalkanının içinde bulunan bir armadillonun açılıp kapanması gibi hiçbir yeri tamamen açık ya da kapalı olmaksızın, spor hareketlerimizdeki gibi gerektiğinde açılabilen, gerektiğinde kapanarak tek bir yuvarlak parça/gövde olarak yaşayan bir canlı olarak düşünmek ve görmek durumundayız.
Bildiğimiz her ayrıntı veri, gördüğümüz her bir noktamız/parçamız, bütünlüğümüzü bozmaya yetebilecek bir bilgi ve bakış olmamalıdır. Gereksiz ve bilinçsiz bir biçimde parçalar ve küçük hesaplarla uğraşırken, gördüğümüz, zihnimize, dilimize doladığımız her parça ayağımıza dolanır ve yürüyüşümüzü yani yaşamamızı, yakınlarımızı ve çevremizi bozar. Ya da bunu şu andan itibaren tam tersine çevirebiliriz.
Nesneleri ve olguları birbirinden ayırabilme, yalınlaştırabilme, ara çözümler üretebilme bilgi ve becerisiyle parçalar ve "küçük hesaplar" yerine
daha bütünlüklü ve derinlikli algı, düşünce ve duygularla yaşamımızı sürdürmemiz dileğiyle... )
- CAN = TİRİM = PSYCHY[İng.] = ÂME[Fr.] = ANIMA, VITA[Lat., İt.] = LEBENSHAUCH, DAS BELEBENDE[Alm.] = TO PNEUMA, HO ZÕN[Yun.] = ALMA[İsp.] = ZIEL[Fel.] = SJÆL, İLDSJÆL[Dan.] = DUH[Rus.]
- CAN ve/=/||/<>/>/< VAR OLUŞUN SÜREKLİLİĞİ
- CANI İSTEMEK ile CANI ÇEKMEK
- CAN'IN:
"AZI" ile/ve/||/<> "ÇOĞU"
( Can'ın, "azı", "çoğu" olmaz! )
- CANLANDIRMA | ANİMASYON ile/||/<> ANİMASYON[Fr. < ANIMATION]
( anat Canlılık hayatiyet )
( ANIMATION )
( ANIMATION )
- CANLI AŞILAR ile/ve CANSIZ AŞILAR
- CANLILARI İNCELEME (B)İLİMİ ile/ve İNSANIN OTOPSİSİNİN (B)İLİMİ
( Çeşitli yöntemlerle. İLE/VE Göz, yüz, göbek deliği ve kasık bölgesi yarılmaz. )
( Sultan Abdülmecid zamanında, 1841 yılında, Hekimbaşı Mustafa Behçet Efendi'nin çabalarıyla, Avusturya Hastahanesi'nde, Avusturya'dan getirtilen, Charles Ambrois Bernard'ın öncülüğünde, insan cesetlerine ilk diseksiyon(teşrih) yapılmıştır. )
- CANLILIK:
DNA'NIN TANIMLANIŞIYLA ve/||/<> 1953
- cap.[Lat. < CAPE] değil/yerine/= ALINIZ
- CAPABLE OF DISCRİMINATING[İng.] değil/yerine/= ERGINLİK VE SEZGINLİK
- ÇAPAK/ÇAPAQ = ÇELPEK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bir balık türü. İLE Göz çapağı. )
- ÇAPAK ile ÇAPAK
( Göz pınarında ve kirpiklerde birikerek pıhtılaşan ya da kuruyan akıntı. | Madenler dövülürken sıçrayan ince ufak parça. | Metal eşyada bulunan pürüz. İLE Sazan ailesinden, gövdesi yandan basık, boyu yarım metre kadar olabilen bir balık. )
( ... cum ABRAMIS BRAMA )
- CAPİT- ile/||/<> CEPHAL-/-CEPHALİSİA/-CEPHALOUS/-CEPHALİSM/-CEPHALUS/-CEPHALY ile/||/<> ENCEPHAL-/ENCEPHALO- ile/||/<> CRAN- ile/||/<> CEREBR-/CEREBRİ-/CEREBRO- ile/||/<> CORTİCO-/CORTİC- ile/||/<> ARACHNO- ile/||/<> AMYGDAL-/AMYGDALO- ile/||/<> FRONT-
( Baş. İLE/||/<> Başla ilgili, başın biçimi, baştaki anormallik. İLE/||/<> Kafatası. İLE/||/<> Beyin. İLE/||/<> Beyinle ilgili. İLE/||/<> Korteksle ilgili, bir örgenin yüzeyel tabakası. İLE/||/<> Örümcek, ince ağ benzeri yapı [araknoid: Beyin zarlarından biri]. İLE/||/<> Badem biçiminde, tonsille ilgili. İLE/||/<> Alın, ön. )
- CAPR/COMPUTER AIDED PATIENT REGISTRATION değil/yerine/= BİLGİSAYAR DESTEKLİ SAYRI KAYDI
- caps. amyl.[Lat. < CAPSULA AMYLACEA] değil/yerine/= KAŞE
- caps.[Lat. < CAPSULA] değil/yerine/= KAPSÜL
- CAPS- ile/||/<> CAPSUL-/CAPSULO-
( Kapsül. İLE/||/<> Küçük kutu, kapsüle ait. )
- ÇAKIR/ÇAQIR = MAVİ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- CARCİN- ile/||/<> SCİRRH-/SCİRRHO-/-SCİRRHUS ile/||/<> SCLER-/SCLERO-
( Kanser. İLE/||/<> Sert, sert kanserle ilgili. İLE/||/<> Sert, sklera ile ilgili, sklera ile bağlantılı. )
- CARDİO-/CARDİA-/-CARDİA/-CARDİO ile/||/<> -CARDİUM
( Kalp ya da kalbe ait yapılarla ilgili. İLE/||/<> Kalple ilgili membran, kalple bağlantılı örtücü yapılar. )
- CARDIOVERTER-DEFİBRİLLATOR değil/yerine/= YÜREK İÇİ DİZEMDÜZELTİR
- ÇÂRE[Fars.] ile/ve/||/<> DEVÂ[Ar.]
- ÇARESİZ ile/değil ÇARE-SİZ
- ÇARESİZLİK ile/ve/||/<>/>/< HİÇBİR ŞEY YAPAMAMA
- CAROTENE -ile
( Karotin, A vitaminin ana maddesi. )
- CAT- ile/||/<> EN- ile/||/<> END-/ENDO-/ENTO-/ESO- ile/||/<> EP-/EPİ- ile/||/<> DEXTR-/DEXTRO- ile/||/<> DİST-/DİSTO- ile/||/<> DORS-/DORSİ-/DORSO- ile/||/<> HYP-/HYPO- ile/||/<> HYPER- ile/||/<> HYPS-/HYPSİ-/HYPSO- ile/||/<> E-/EC-/EX-/EXO-/OE- ile/||/<> EXTRA-/EXTRO- ile/||/<> MES-/MESO- ile/||/<> MET-/META- ile/||/<> İM- ile/||/<> İN- ile/||/<> İNTER- ile/||/<> İNTRA-/İNTRO- ile/||/<> LATER-/LATERİ-/LATERO- ile/||/<> ULTRA- ile/||/<> UN- ile/||/<> SUB- ile/||/<> SUPER- ile/||/<> SUPRA- ile/||/<> SYN- ile/||/<> TRANS- ile/||/<> PERİ- ile/||/<> PRE-/PRAE-/PRO- ile/||/<> PROT-/PROTO- ile/||/<> RETRO- ile/||/<> PAN-/PANT-/PANTO- ile/||/<> CO-/COM-/CON- ile/||/<> POST- ile/||/<> PLEİO-/PLEO- ile/||/<> MEDİ-/MED- ile/||/<> MULT-/MULTİ-
( Aşağı, alt, uzak, karşıt, cot, ile. İLE/||/<> İçine, içine koymak, içte kapatmak, çevrelemek. İLE/||/<> İçinde, iç tarafta. İLE/||/<> Yukarıda, üstte, arasında, önde, yanda, tarafında, dışta, üstte, üzerinde, ek olarak. İLE/||/<> Sağda, sağa doğru, sağ tarafta. İLE/||/<> Distal, merkezden uzakta, ayrı, arkada. İLE/||/<> Sırt, sırtla ilgili, dorsal geri, arka. İLE/||/<> Altında, aşağıda, normalden az. İLE/||/<> Üzerinde, üstünde, yukarısında, ötesinde, normalden fazla, aşırı. İLE/||/<> Yüksek, yükseklik, yukarıda, yukarı, yukarıya. İLE/||/<> Ötesinde, dış, kapalı, -den, bütünüyle, olmaksızın, dışında, dış tarafta, bütünüyle. İLE/||/<> Dışında, fazladan, ötesinde, üstüne, ek olarak. İLE/||/<> Orta, arada, birleştirici bölüm, kısmı, ikincil. İLE/||/<> Sonra, ötesinde, arasında, değişim, dönüşüm, başkalaşım. İLE/||/<> Değil, olmayan, olumsuz anlam veren ön ek. Yokluk, eksik, olmaksızın. İLE/||/<> İçine, içte, içinde, e doğru, üzerinden. İLE/||/<> Arasında, içlerinde, çevrelenmiş, sarılmış. İLE/||/<> İçinde, içine, içe doğru. İLE/||/<> Yan, yanda, yan tarafta. İLE/||/<> Ötesinde, aşırı, fazla. İLE/||/<> Değil, eksik, yoksun. İLE/||/<> Boyunca, ötesinde, bütünü ile. İLE/||/<> Altında, yakınında, hemen hemen, yakın, eksik, az çok. İLE/||/<> Yukarıda, aşırı, üzerinde. İLE/||/<> Yukarıda, üzerinde, üstünde. İLE/||/<> İle, birlikte, yapışık, kaynaşmış, bağlantı [b, m, p öncesi sym, l öncesi syl olur]. İLE/||/<> Önce, önünde. İLE/||/<> Çevresinde, yakınında, ötesinde, dolaylarında. İLE/||/<> İlk kez, ilk durum. İLE/||/<> Geri, sırt, arka, arkada. İLE/||/<> Bütün, genel, hepsi. İLE/||/<> İle, birlikte. İLE/||/<> Sonra, arkasında, daha sonra. İLE/||/<> Daha fazla. İLE/||/<> Orta, orta çizgi ve düzlemle ilgili, mediyal, ara, arada. İLE/||/<> Çok, fazla, aşırı, çok sayıda bölüm tutan. )
- ÇATAL ile ÇATLAK
- ÇATAL ile/ve/||/<> YARIK
- catapl.[Lat. < CATAPLASMA] değil/yerine/= LAPA
- ÇATLAK | FİSSÜR ile/||/<> FISSÜR[İng. < FISSURE]
( Deri mukoza kemik veya herhangi bir organ üzerinde uzunluğuna seyir gösteren açıklık çatlak yarık )
( FISSURE )
- ÇATLAMIŞ OLAN, ...:
AORT DAMARI ile/değil/ne yazık ki/>< AR DAMARI
- ÇAVŞANG ile ÇAVŞANG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Gözü kızarmış, sulanmış kişi. İLE Makas. )
- ÇAXŞU = ÇALI
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Şimşir çalısı.[Gözle ilgili rahatsızlıkları tedavi etmek için kullanılırdı.] )
- ÇAYIRGÜZELİ ile ÇAYIRSEDEFİ ile ÇAYIRTİRFİLİ
( Buğdaygillerden bir bitki türü. İLE Düğünçiçeğigillerden, sulak yerlerde yetişen, kökü iç sürdürücü olarak kullanılan bir bitki. İLE Baklagillerden, hayvan yemi olarak yetiştirilen bir bitki. )
( EROGROSTIS MAJOR cum THALICTRUM cum TRIFOLIUM PRATENSE )
- CBCT/CONE BEAM COMPUTERIZED/COMPUTED TOMOGRAPHY değil/yerine/= KONİ IŞINLI BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ
- CBIRS/CONTENT-BASED IMAGE RETRIEVAL SYSTEM değil/yerine/= İÇERİK TABANLI GÖRÜNTÜ ERİŞİM SİSTEMİ
- CBS/GEOGRAPHIC INFORMATION SYSTEM değil/yerine/= COĞRAFİ BİLGİ DÜZENİ
- cc[Lat. < CENTIMETRUM CUBICUM] değil/yerine/= SANTİMETRE KÜP
- CC/CORRELATION COEFFICIENT | CLOUD COMPUTING değil/yerine/= KORELASYON KATSAYISI | BULUT BİLİŞİM
- CCMM/CONTİNUITY OF CARE MATURITY MODEL değil/yerine/= BAKIM OLGUNLUĞUNUN SÜREKLİLİĞİ MODELİ
- CCTA/CORONARY COMPUTERIZED TOMOGRAPHY-ANGIOGRAHY, CORONARY COMPUTED TOMOGRAPHY-ANGIOGRAHY değil/yerine/= KORONER BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ ANJIOGRAFİ
- CDC/CENTERS FOR DISEASE CONTROL AND PREVENTION değil/yerine/= HASTALIK KONTROL VE ÖNLEME MERKEZLERİ(ABD)
- CDSS/CLINICAL DECİSION SUPPORT SYSTEM değil/yerine/= KLINİK KARAR DESTEK DÜZENİ
- CEBÎN[Ar.] değil/yerine/= KORKAK, YÜREKSİZ | ALÇAK | ALIN
- CEBİRE[Ar.]/KOAPTÖR[Fr.] = SÜYEK
( Kırık ve çıkık kemikleri yerinde tutmak için kullanılan tahta, mukavva ya da tenekeden yapılmış, üzeri sargıyla kaplanan levha. | Rayları, iki ucundan birbirine bağlamak için kullanılan delikli metal çubuk. )
- CEBRÂİL/GABRIEL[İng.] ile/ve/<> MİKÂİL/MICHAEL[İng.] ile/ve/<> İSRÂFİL/RAPHAEL[İng.] ile/ve/<> AZRÂİL/AZRAEL[İng.]
( Cebrail'in görevi, haber vermektir, yani ağız. İLE/VE/<> Mikail'in görevi, Doğu'dan Batı'ya, tüm sesleri işitmekmiş, Kulak. İLE/VE/<> İsrafil'in öttürdüğü surlardan biri, kişileri öldürecek, öbürüyse diriltecekmiş, değil mi? Burnumuzdan aldığımız solukla biz de diriliyoruz, kanımızdaki canlılar da. Kapa bakalım birisinin burnunu, ölüyor mu, ölmüyor mu? Burun da, her soluk alış-verişte iki sur öttürüyor. İLE/VE/<> Azrail gözdür. İnsan ölürken, önce gözleri solar. )
( ... İLE/VE/<> Sevgi. | Cazibe. | Vahdetin gölgesi. İLE/VE/<> ... İLE/VE/<> Amellerin toplamı. )
( TÂVUS-İ SİDRE: Cebrail aleyhisselâm. )
( KERRÛBİYYÛN: Dört büyük melek. )
( GREŞTA GABET: Dört büyük melek. )
( BÂNG-İ REVÂREV[Fars.]: İsrafil'in üfleyeceği sûrun ikinci derecesi. )
( ... İLE/VE/<> ... İLE/VE/<> ... İLE/VE/<> Alıp, saklayan. )
( Epistemelojik. İLE/VE/<> Ontolojik. İLE/VE/<> ... İLE/VE/<> ... )
( Ağız/a. İLE/VE/<> Kulak/a. İLE/VE/<> Dil/e. İLE/VE/<> Göz/e. )
( ... İLE/VE/<> Allah'ın adını taşıyan melek. İLE/VE/<> ... İLE/VE/<> ... )
( Azrail'e can vermeyen,
Hakk'a, Hakikat'e varamaz. )
( NOUS/GABRIEL ile/ve/<> ... ile/ve/<> ... ile/ve/<> ... )
- CEC-/CECİ-/CECO-/CAEC-/CAECİ-/CAECO- ile/||/<> TYPHL-/TYPHLO-
( Kör, çekumla ilgili. İLE/||/<> Çekumla ilgili, körlükle ilgili. )
- ÇEÇEK ile ÇEÇEK[Çigil]
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Çiçek. İLE Kızamık ya da çiçek sayrılığına verilen ad. )
- CEFN | GÖZ KAPAĞI ile/||/<> GÖZ KAPAĞI
( Gözü örten ve açılıp kapanabilen deri parçası Gözü örten ve açılıp kapanabilen deri parçası Gözün ön yüzünde dış yüzü deri iç yüzü konjunktivayla kaplı göz küresini dış etkilerden koruyan hareketli alt ve üst deri kıvrıntıları palpebra blefaron Gözün mediyal açısında hayvanlarda çok gelişmiş yarım ay biçiminde üçüncü göz kapağı bulunur )
( EYELID )
( PAUPIÈRE )
( AUGENLID )
( PALPEBRA )
- ÇEKAP/CHECK-UP[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK TARAMASI/YOKLAMASI, TÜM/TAM BAKIM
- ÇEKİÇ (KEMİĞİ) ile/ve ÖRS (KEMİĞİ) ile/ve ÜZENGİ (KEMİĞİ) ile/ve ORTA KULAK KEMİKLERİ
( AZM-İ MITRAKA ile/ve AZM-İ SENEDÂNÎ ile/ve AZM-İ RİKÂBÎ ile/ve ... )
( 
)
(
)
( MALLEUS vs./and ANVIL/INCUS vs./and STIRRUP/STIR BONE/STAPES vs./and OSSICLE )
- ÇEKİG ile ÇEKİK/ÇÜPEK ile ÇEKİK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bir yazıdaki yardımcı imler. İLE Küçük erkek çocuğunun eşeysel örgeni, pipi. İLE Serçeye benzer benekli bir kuş.[Kayalık yerlerde yaşar.] )
- ÇEKİNİK | RESESİF ile/||/<> RESESİF ile/||/<> ÇEKİNİK
( çekinik Çekinik botanik Baskın dominant alelinin varlığında etkisini göstermeyen alel Resesif Yavruya geçerek fenotipe yansımadan gizli bir biçimde kalan ve genetik bir özelliğin fenotipe yansıyabilmesi için her iki allelde de olması gerekli olan karakter resesif )
( RECESSIVE )
( RÉCESSIF )
- ÇEKİRDEK ASİDİ | NÜKLEİK ASİT ile/||/<> NÜKLEİK ASİT[Fr. < NUCLÉIQUE + ACIDE]
( Canlı organizmalarda DNA ve RNA olmak üzere iki tipi olan ve nükleotitlerden oluşan polimerler )
( NUCLEIC ACID )
( NUCLÉIQUE )
- ÇEKİRDEK ile/ve/||/<> GÖZE SIVISI/SİTOPLAZMA[Fr. < CYTOPLASME]/CYTOPLASM[İng.] ile/ve/||/<> PROTOPLAZMA[Fr. < PROTOPLAZMA < Yun.]
( Bir gözenin merkezini oluşturan nesnecik. | Atom çekirdeği. İLE/VE/||/<> Çekirdek dışta kalmak üzere, protoplazma yığını. İLE/VE/||/<> Yapı bakımından, çekirdek ve sitoplazmadan oluşan, yarı sıvı, saydam ve canlı gözenin metabolizma olaylarının oluştuğu yer. )
- ÇEKME | TRAKSİYON ile/||/<> TRAKSİYON[Fr. < TRACTION]
( Çekme )
( TRACTION )
( TRACTION )
- CEM ETMEK ile BİRLEŞTİRMEK / İLÂÇ HAZIRLAMAK
( İLÂÇ HAZIRLAMAK )
- CEMÂH[Ar.] ile CENÂH[Ar.]
( Atın baş sertliği, harınlık. İLE Kanat, kuş kanadı. | Kol, pazı. | Yan, kol. | Âhiret. )
- CEMİL TOPUZLU ve/||/<> CEMALETTİN EFENDİ
( )
- CEN/COMİTÉ EUROPÉEN DE NORMALISATION, EUROPEAN COMMİTTEE FOR STANDARDIZATION değil/yerine/= AVRUPA STANDARTLAR KURULU
- ÇENE:
ALTI ile/ve/<> ÜSTÜ
( Ya dişil, ya eril. İLE/VE/<> Hem dişil, hem eril; ne dişil, ne eril. )
( Gövde[beden/vücut]. İLE/VE/<> Baş. )
- ÇENE ile ÇÂH-I ZENAHDÂN[Fars.]
( Çene çukuru. )
- ÇENE ile GABGAB/SAKAK
( Çene altı, gıdı. )
- ÇENESİZ OMURGALILAR[İng. JAWLESS VERTEBRATES] ile/||/<> GERÇEKÇENELİLER[İng. GNATHOSTOMES]
( En ilkel omurgalılardır (yaklaşık 500 milyon yıl önce evrimleşmişlerdir). Hagfish ve lamprey, soyu tükenmemiş olan temsilcileridir. @@ Çeneli omurgalılar, çenesiz omurgalılardan evrimleşmişlerdir. Günümüzde yaşayan en eski çeneli omurgalı canlı kıkırdaklı balıktır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ÇENEYİ KULLANMADA:
(FAZLA) KONUŞMAK İÇİN ile/ve/değil/yerine ÇİĞNEMEK İÇİN
- CENİN | DÖLÜT | FETÜS ile/||/<> FETÜS ile/||/<> DÖLÜT
( dölüt Dölüt anat Dölüt karşılık fetüs Genel olarak omurgalı hayvanlar için kullanılan bir terim olup yumurta ya da döl yatağı içinde bulunan yaşlı embriyon demektir biyoloji zooloji Döl yatağı uterus içinde bulunan embriyoya yaklaşık 7 hafta sonra verilen isim Cenin fetüs Gelişmenin erken dönemindeki embriyoya verilen ad cenin fetüs Döl yatağı içerisinde organların biçimlenmeye başladığı embriyogenezisin tamamlanmasından doğuma kadar geçen süre zarfındaki yavru cenin fetüs )
( FOETUS )
( FOETUS )
- CENİN | DÖLÜT ile/||/<> FETÜS
( (karşılık: fetüs), Genel olarak omurgalı hayvanlar için kullanılan bir terim olup yumurta ya da döl yatağı içinde bulunan yaşlı embriyon demektir. @@ (biyoloji, zooloji) @@ Döl yatağı (uterus) içinde bulunan, embriyoya, yaklaşık 7 hafta sonra verilen isim. Cenin, fetüs. @@ Gelişmenin erken dönemindeki embriyoya verilen ad, cenin, fetüs. @@ Döl yatağı içerisinde organların biçimlenmeye başladığı embriyogenezisin tamamlanmasından, doğuma kadar geçen süre zarfındaki yavru, cenin, fetüs. )
( FOETUS~FOETUS )
( FOETUS~FŒTUS )
( FOETUS | FOETUS: DÖLÜT | FETUS~FOETUS )
( FETUS~FÖTUS )
( FETO~FETO )
( ΈΜΒΡΥΟ / έμβρυο~ΈΜΒΡΥΟ / έμβρυο )
- -CENOSİS ile/||/<> -RHEA/-RRHEA/-RRHOEA/-RRHOEA ile/||/<> -RHAGE/-RRHAGE/-RRHAGİA/-RRHAGY ile/||/<> LOCHİO-
( Akıntı, cerrahi olarak çıkarma. İLE/||/<> Akıntı, sızıntı. İLE/||/<> İleri derecede, aşırı akıntı. İLE/||/<> Çocuk doğumundan sonraki akıntı ile ilgili, puerperal. )
- TASCHENDOSIMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= CEP DOZİMETRESİ
- POCKET DOSIMETER[İng.] / DOSIMÈTRE DE POCHE[Fr.] ile/değil/yerine/= CEP DOZÖLÇERİ
- CEPHALALJİA ile/||/<> CEPHALOMETRİKS
( Baş ağrısı. İLE/||/<> Baş ölçümleriyle ilgili. )
- CEPHE[Ar. CEBHE] ile ÇEHRE/ÇİHRE[Fars.]
- ÇER ile ÇER[Oğuz] ile ÇER[Oğuz]
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Gövdenin [hastalık derecesinde] ağırlaşmasını anlatan sözcük. İLE Zaman. İLE Bir şeyin karşı tarafı. )
- CERAHAT ile/değil/yerine/>< CEMAAT
- CERAHAT ile/||/<> İRİN
( İrin İrin biyoloji Organizmanın herhangi bir yerinde iltihaplanma sonunda ölmüş hücre artıklarından ve bozulmuş akyuvarlardan oluşan mikroplu veya mikropsuz genellikle sarımtırak renkte koyuca sıvı cerahat iltihap pü Ölü veya canlı nötrofil granülositler tek tük mononükleer hücreler bakteriler serum antikorlar ve ölü dokudan oluşan proteinden zengin yangı ürünü iltihap cerahat )
( PUS )
- CER-/CERO- ile/||/<> TYR-/TYRO-
( Mumsu yapıda. İLE/||/<> Peynir ya da peynirimsi. )
- CERRAH | İŞLETİCİ | OPÉRATEUR[Fr. < OPÉRATEUR] ile/||/<> OPERATÖR ile/||/<> OPERATÖR[Fr. < OPÉRATEUR]
( Bakteri ya da virüs genomunda repressör proteini bağlayan ve yanındaki genin transkripsiyonunu kontrol eden kısa DNA dizisi 1 Cerrah 2 Gen veya gen gruplarının ifadesini kontrol eden bastırıcı proteinle etkileşen DNA nın bir bölgesi )
( OPERATOR )
( OPÉRATEUR )
( OPERATOR )
- CERRAH/CƏRRAH[Azr.]/JARAH[Fars.]/HIRURG[Kazak.]/SURGEON[İng.] ile/||/<> CERRAH/Î
- CESARET ile/ve/||/<> KALB(İN ATMASI)
( Var mı aşka? İLE/VE/||/<> Çarpıyor bir başka. )
( Var mı aşka? İLE/VE/||/<> Çarpıyor bir başka. )
- CESET/CESED ile/ve/değil/||/<>/> CENÂZE
( Hayvanlarda ve insanda. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> İnsan için. )
- CESET = CESED[Ar., Fars.] = CETHE/T, NAŞ/NAAŞ[Ar.] = CORPSE[İng., Fr.] = CADAVRE[Fr.] = CADAVER[Lat., İsp.] = LEICHE[Alm.] = HO NEKROS[Yun.] = CADAVERE[İt.] = LIJK[Fel.] = LIGET[Dan.] = TRUP[Rus.]
- CESET[Ar.] ile MUMYA[Fars.]
( ... İLE Bazı özel ilaçlar kullanılarak bozulmayacak duruma gelmiş olan ve bugün kazılarla ortaya çıkarılan ceset. | [mecaz] Çok zayıf kişi. )
- ÇEŞİTLİ KOKULAR('I)[Anlayana!]
( OS[İsveççe] )
- CEVF-İ HİCACÎ | GÖZ ÇUKURU ile/||/<> GÖZ ÇUKURU
( Göz yuvarlarının içinde bulunduğu kemik boşluk zooloji Gözün içinde bulunduğu kemiksi boşluk İçinde göz küresinin bulunduğu kemik boşluk orbit orbita anat Gözün içinde bulunduğu kemiksel boşluk orbita )
( ORBIT )
( ORBITE )
( AUGENHÖHLE )
( ORBITA )
- ÇEVİRGE | MODEM ile/||/<> MODEM[Fr. < MO[DULATEUR] + DEM[ODULATEUR]]
( MODEM )
( MO[DULATEUR )
- ÇEVRE BİLİMİ | EKOLOJİ ile/||/<> EKOLOJİ ile/||/<> ÇEVREBİLİM
( çevrebilim çevre bilimi çevre bilimi Çevre bilimi )
( ECOLOGY )
( ÉCOLOGIE )
- CEYB | BOŞLUK | SİNÜS ile/||/<> SİNÜS ile/||/<> SİNÜS[Fr. < SINUS]
( sinus körfez Organların ya da dokuların arasında bulunan özel boşluklar biyoloji matematik 1 Organların ya da dokuların arasındaki boşluk ya da herhangi bir açıklık 2 Lenfatik dokularda özellikle gevşek lenfatik dokularda içinden lenfin aktığı boşluklar Organların veya dokuların arasındaki boşluk veya herhangi bir açıklık )
( SINUS )
( SINUS )
( BUSEN | SINUS )
( SINUS | SINUS: KAFES )
- CEZBE ile/ve/||/<> BAYILMA
( [çoğunlukla] Çevresinde birileri yoksa yapılamayan//gelinemeyen/deneyimlenemeyen. :) )
- CHARLES TRIPP ve/||/<> ELI BOWEN
( Çift kişilik[tandem] bisikleti, elleri olmayan Charles Tripp ile ayakları olmayan Eli Bowen, 1891'de icat etmiştir. )
(
)
- chart.[Lat. < CHARTA] değil/yerine/= İLÂÇLI KÂĞIT
- CHATBOT değil/yerine/= SOHBET ROBOTU
- CHİL-/CHİLO-/CHEİL-/-CHEİLİA/CHEİLO-/-CHİLİA ile/||/<> CHİR-/CHİRO-/CHEİR-/CHEİRO-/CHEİRİA-/-CHİRİA- ile/||/<> MANİ-/MANU- ile/||/<> ONYCH-/-ONYCHİA/ONYCHO-
( Dudaklarla ilgili. İLE/||/<> Ellerle ilgili, el. İLE/||/<> El, elle ilgili. İLE/||/<> Tırnak, pençe, tırnakların durumu. )
- CHORDO- ile/||/<> SPONDYL-/SPONDYLO- ile/||/<> SPİN- ile/||/<> RACHİ-/-RACHİDİA/RACHİO-/-RHACHİS/RRHACHİS ile/||/<> MYEL-/-MYELİA/MYELO-
( Omurga/kord ile ilgili. İLE/||/<> Omurga/vertebra ile ilgili. İLE/||/<> Omurga/spina. İLE/||/<> Omurga ile ilgili. İLE/||/<> Kemik iliği, ilik, omurga ile ilgili durum. )
- CHROM-/CHROMO- ile/||/<> CHRON-/CHRONO-
( Renk, özel bir pigmentasyon durumu ile ilgili. İLE/||/<> Zaman. )
- CI/CARDIAC INDEX | CONFIDENCE INTERVAL değil/yerine/= KALP İNDEKSİ | GÜVEN ARALIĞI
- cib.[Lat. < CIBUM] değil/yerine/= GIDA, YEMEK
- cib.[Lat. < CUM cibis] değil/yerine/= YEMEKLER ARASINDA
- ÇIBAN/APSE[Fr. < ABCES]/F(U)RONKÜL ile SULUK
( Gövdenin herhangi bir yerinde oluşan ve çoğu, deride şişkinlik, kızartı, ağrı ve ateş ile kendini gösteren irin birikimi. İLE Küçük çocukların başlarında, yer yer saç dökülmesi ve kabartılarla beliren bir deri hastalığı. )
( TEKAZZU': Çıbanın irinlenmesi. )
( ÇİRKÎN, ÂBİLE ile ... )
( ABCES avec ... )
- ÇIBAN ile ARPACIK/İTDİRSEĞİ/HORDEOLUM[İng.]
( ... İLE Gözkapağının kenarında çıkan küçük çıban. )
- ÇIBAN ile/||/<> ÇIBAN
( Vücudun herhangi bir yerinde oluşan ve çoğu deride şişkinlik kızartı ağrı ve ateşle kendini gösteren irin birikimi apse cerahat kesesi frunkel fronkül frunkul furonkül irin kesesi irin şişi Furunkul )
( ABSCESS | FURUNCLE )
- ÇIBAN ile CIDAĞI
( ... İLE Derin, işleyen yara, büyük çıban. | Atın, iki omuzunun arası. )
- ÇIBAN ile/ve/||/<> İRİ ÇIBAN/KAN ÇIBANI
( ... ile/ve/||/<> BENÂVER )
- ÇIBAN ile KÖPEKMEMESİ
( Gövdenin herhangi bir yerinde oluşan ve çoğu, deride ya da deri altında şişkinlik, kızartı, ağrı ve ateş ile kendini gösteren irin birikimi: İLE Koltuk altında çıkan iltihaplı çıban. )
- ÇIBIKAN/ÇIBIQAN ile ÇIBIKAN/ÇIBIQAN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Hünnap şekerlemesi. İLE Çıban.[Kırmızılığı nedeniyle hünnap şekerlemesine benzetilmiştir.] )
- ÇIÇALAK/ÇIÇALAQ ile ÇIÇAMUK/ÇIÇAMUQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Serçe parmak. İLE Yüzük parmağı. )
- ÇİÇEK AŞISI ve/||/<>/< EDWARD JENNER
- ÇİÇEK ile ÇALIK
( İrinli kabarcıklar dökerek, yüzde izler bırakan, ateşli, ağır ve bulaşıcı bir hastalık. İLE Çarpık. | Verev kesilmiş. | Doğal olmaktan uzaklaşmış, kendi renginden olmayan. | Yan yan giden. | Adı defterden silinmiş. | Yüzünde çıban ya da yara yeri olan. | Koyunlarda, çiçek hastalığı. )
- ÇİÇEK değil SUÇİÇEĞİ
- -CİD ile/||/<> -CİDAL/-CİDE
( Kesme, öldürme. İLE/||/<> Öldürücü, yıkıcı, öldürebilen, öldüren. )
- CİDDİ | TEHLİKELİ | KRİTİK ile/||/<> KRİTİK ile/||/<> KRİTİK[Fr. < CRITIQUE]
( Çoğalma katsayısının k 1e eşit olması k 1 dönüşül )
( CRITICAL )
( CRITIQUE )
( KRISTISCH )
- CİDDİ | TEHLİKELİ | ÖNEMLİ ile/||/<> ÖNEMLİ ile/||/<> KRİTİK
( kritik önemli Çoğalma katsayısının k 1e eşit olması k 1 dönüşül )
( IMPORTANT | SIGNIFICANT )
- CIED/CARDIOVASCULAR IMPLANTABLE ELECTRONIC DEVICE değil/yerine/= KALP-DAMAR İÇİ ELEKTRONİK AYGIT
- ÇIKIK ile KIRIK
( DISLOCATED vs. BROKEN )
- ÇİL ile ÇİL ile CİL
( Ormantavuğügillerden, ormanlarda yaşayan bir kuş, dağtavuğu. İLE Çoğunlukla yüzde oluşan, kahverengi, küçük benekler. | Aynada oluşan leke. | Köklerdeki kıl gibi ince uzantılar. | Tüyünde, küçük benekler bulunan hayvan. | Yeni ve parlak. İLE Kuru saz otu. )
- ÇİL ile ÇİL[Oğuz] ile ÇİLDEY
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Gövde üzerinde kalan darp izi. İLE Gövdesel bir kusur. İLE Atın göğsünün üst tarafında ortaya çıkan bir çıban. )
- CİL- ile/||/<> CİLİ-/CİLİİ-/CİLİO-
( Kirpik. İLE/||/<> Gözün yapısıyla ilgili, kirpikle ilgili, kirpiksi yapı. )
- ÇILDIRI | PSİKOZ ile/||/<> PSİKOZ[Fr. < PSYCHOSE]
( Altı karbonlu ketoz monosakkaritlerden biri )
( PSICOSE )
( PSYCHOSE )
- ÇILDIRI/PSİKOZ ile SİNİRCE/NEVROZ
- TARÇIN:
ÇİN ile/değil/yerine SEYLAN
(
)
- ÇİN TIBBI ile YUNAN TIBBI
( LLOYD )
- ÇIN ile ÇIN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Doğru söz. İLE Doğruluk, doğruculuk. İLE + Dil )
- ÇING ile/>< ÇINGRAK/ÇINGRAQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Çınlama. İLE/>< Gür ve pürüzsüz. [ses] )
- ÇİNKO ile ...
( Atom numarası 30, atom ağırlığı 65.37, özgül ağırlığı 7.33g/cm3 , ergime sıcaklığı 419°C, kaynama sıcaklığı 907°C olan, toz durumunda patlayıcı, suda çözülmez ancak asit ve alkaliler içinde çözülebilir, kuvvetli elektroartı, safken haddeden çekilebilir, kuru pillerin katodu olarak alaşımlarda, metal kaplamalarda ve elektrik sigortalarında kullanılan, gövdede kırmızı kan hücreleri ve insülin yapısında bulunan, 250 gün yanlanma süreli beta aktif olan 65 kütle numaralı izotopu [Zn65], sanayide alaşım kaplama izleme çalışmalannda ve tıpta metabolizma incelemelerinde kullanılan, parlak mavimsi-beyaz renkte bir metal. [Simgesi: Zn] )
( ZiNC VS. ... )
( LE ZiNC AVEC ... )
( ZiNK MiT ... )
- CİNSEL DOYUM | ORGAZM ile/||/<> ORGAZM[Fr. < ORGASME]
( anat Cinsel temasta zevkin zirvesi )
( ORGASM )
( ORGASME )
- CİNSEL GÜDÜ | LİBİDO ile/||/<> LİBİDO[Fr. < LIBIDO]
( Cinsel istek )
( LIBIDO )
( LIBIDO )
- CİNSELLİK YAŞAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DÜZÜŞMEK
- CİNSÎ | EŞEYSEL >< EŞEYSİZ
( (botanik) )
( SEXUAL~ASEXUAL )
( SEXUEL | ASEXUEL~ASEXUEL )
( SEXUELL~ASEXUELL )
( SESSUALE~ASESSUATO )
( ΓΕΝΕΤΉΣΙΟΣ / γενετήσιος~ΆΦΥΛΟΣ / άφυλος )
- CİNSÎ ile/||/<> SEXUEL[Fr.] ile/||/<> EŞEYSEL
( botanik )
( SEXUAL )
( SEXUEL | ASEXUEL )
( SEXUELL )
( SESSUALE )
( ΓΕΝΕΤΉΣΙΟΣ / γενετήσιος )
- CIO/CHIEF INFORMATION OFFICER değil/yerine/= BİLİŞİM KURULU SORUMLUSU
- ÇIPLAK ile CASCAVLAK
( ... İLE [Baş için] Saçsız, tüysüz. | Çırılçıplak, örtüsüz. )
- ÇIPLAK ile KEL
( URYÂN ile ... )
( BÜREHNE/BEREHNE ile ... )
( NAKED vs. BALD )
( NU avec CHAUVE )
( NACKT mit KAHL )
( DESNUDO con CALVO )
( NUDO con CALVO )
- ÇIPLAK/LIK(") ile/ve/değil/||/<>/< (")ŞEFFAF/LIK(")
( BÜREHNEGÎ/BEREHNEGÎ ile/ve ... )
- ÇIRÇIPLAK/ÇIRILÇIPLAK
- CIRILMAK ile/değil/yerine/>< (AZ/KARARINDA/ORANTILI) YEMEK
( Çatlayıncaya kadar yemek. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Az, ölçülü ve sağlıklı yemeği yeğleyelim! )
- CIS/CARCINOMA İN SITU değil/yerine/= KANSER, YERİNDE KANSER
- ÇİŞİ OLAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İŞİ OLAN
- CİSİM[Ar.] ile/||/<> BEDEN[Ar.]
- CİSM-İ DELKİ | KALKAN BEZİ | TİROİT ile/||/<> TİROİT ile/||/<> KALKAN BEZİ
( kalkan bezi karşılık tiroyid thyreos kalkan eidos biçim Yutağın altında boynun ön ve yanlarını saran çok damarlı bir içsalgı bezi olup biçimi kalkana benzediğinden bu isim verilmiştir Salgıladığı tiroksin isimli hormon vücudun büyüme ve gelişmesini ayarlar thyreos kalkan eidos biçim Yutağın altında boynun ön ve yanlarında bulunan şekli kalkana benzeyen vücudun büyüme ve gelişmesi için gerekli hormonları kana salgılayan bir iç salgı bezi Tiroit anat Tiroit bezi )
( THYROÏDE )
- CISO/CHIEF INFORMATION SECURITY OFFICER değil/yerine/= BİLGİ GÜVENLİĞİ SORUMLUSU
- CIVA ile METİL CIVA
- ÇIVMAK ile ÇIVLAMAK
( Atlamak, sıçramak, zıplamak. | Bir yere çarpıp yön değiştirmek, sekmek, çavmak, inhiraf etmek. İLE Fışkırarak akmak. )
- ÇİZGE | DİYAGRAM ile/||/<> DİYAGRAM[Fr. < DIAGRAMME]
( botanik coğrafya )
( DIAGRAMME )
- ÇİZGİ, ELYAF, DAMAR | FİLON | VİE | USEYBAT | VİA | DAMAR ile/||/<> VAZ
( Bir maden ya da mineralle doldurulmuş kayaç çatlağı. @@ Aynı mevsimde oluşan gözeler gurubunun, kesitlerde öbür gözelerden ayrı renkte görünüşü. @@ madencilik: İşletilen bir katmanın yakınındaki ince kömür katmanı. @@ İçinde kan ve lenf gibi sıvıların dolaştığı ve tüm gelişmiş duvarları bulunan kanallar. 2. Böceklerin kanatlarında bulunan kitin çizgiler. @@ Derinin ham kalan bölümü. (*Bor -Niğde) @@ (coğrafya, jeoloji) @@ (botanik) @@ (botanik, zooloji) @@ @@ 1. İçinde kan ve lenf gibi sıvıların dolaştığı ve gelişmiş duvarları bulunan kanallar. 2. Böceklerin kanatlarında bulunan trakea sisteminin ince uzantıları. 3.Bitki yapraklarındaki iletim sisteminin uzantıları. @@ Tomruklardaki gaz oyuklarının haddelenmesi ya da yanlış haddeleme sonucu, uzun metal parçalarda oluşan, genellikle üzeri kapalı, bulunması zor kusur. @@ Bir öz etrafına bir veya birkaç kat halinde heliksel sarılmış, kesiti yuvarlak,üçgen, oval biçiminde olan çelik teller demeti. @@ anat. İçinde kan ve lenf gibi sıvıların dolaştığı kanal, vaz, anjeyon. @@ ~ Az damar. -Tkm damar. -TatK tamır 1. 'kök'; 2. 'damar'. -Bşk tamır. -Nog tamır 'kök'. -Kklp tamır. -Kzk tamır 1. 'kök'; 2. 'damar'. -Krg tamır 1. 'kök'; 2. 'damar'. -Alt, Tel, Şor, Küer, Sag, Koy, Kaça tamır 1. 'kök'; 2. 'damar'. -Yak tımır. -Çuv tımar. Eski Türkçeden başlayarak kullanılır (tamar, tamır). Orta Türkçede tamur olarak geçer. Oğuzlar tamar biçimini kullanırlar. Eski Kıpçakçada da tamar olarak geçer. Türkçe tam- 'damlamak' kökünden geldiği anlaşılıyor. Yalnız Clauson'un vurguladığı gibi tamar yanında geçen tamur biçimi düşündürücüdür. )
( FISSURE VEIN | LADE VEIN | VESSEL | IODE, VEIN | VESSEL, VEIN | SEAM | STREAK~... )
( FILON, FISSURE, FILONIENNE | FIBRE | FILON, VEINE | VAISSEAU | FILON | NERVURE | VAISSEAU, VEINE~... )
( VENA~... )
( GANG | FASER | ADER | ERZGANG, GANG | GEFASS, VENE~... )
( VENA~... )
( ΦΛΈΒΑ / φλέβα~... )
( DAMAR[Az.]~DAMAR[Tkm.]~TAMIR[Tatk.]~TAMIR[Bşk.]~TAMIR[Nog.]~TAMIR[Kklp.]~TAMIR[Kzk.]~TAMIR[Krg.]~TIMIR[Yak.]~TIMAR[Çuv.] )
- ÇİZGİ, ELYAF, DAMAR | FİLON | VİE | USEYBAT | VİA ile/||/<> DAMAR
( Bir maden ya da mineralle doldurulmuş kayaç çatlağı Aynı mevsimde oluşan gözeler gurubunun kesitlerde öbür gözelerden ayrı renkte görünüşü madencilik İşletilen bir katmanın yakınındaki ince kömür katmanı İçinde kan ve lenf gibi sıvıların dolaştığı ve tüm gelişmiş duvarları bulunan kanallar 2 Böceklerin kanatlarında bulunan kitin çizgiler Derinin ham kalan bölümü Bor Niğde coğrafya jeoloji botanik botanik zooloji 1 İçinde kan ve lenf gibi sıvıların dolaştığı ve gelişmiş duvarları bulunan kanallar 2 Böceklerin kanatlarında bulunan trakea sisteminin ince uzantıları 3 Bitki yapraklarındaki iletim sisteminin uzantıları Tomruklardaki gaz oyuklarının haddelenmesi ya da yanlış haddeleme sonucu uzun metal parçalarda oluşan genellikle üzeri kapalı bulunması zor kusur Bir öz etrafına bir veya birkaç kat halinde heliksel sarılmış kesiti yuvarlak üçgen oval biçiminde olan çelik teller demeti anat İçinde kan ve lenf gibi sıvıların dolaştığı kanal vaz anjeyon Az damar damar tamır 1 kök 2 damar tamır tamır kök tamır tamır 1 kök 2 damar tamır 1 kök 2 damar Alt Tel Küer Koy Kaça tamır 1 kök 2 damar tımır tımar Eski Türkçeden başlayarak kullanılır tamar tamır Orta Türkçede tamur olarak geçer Oğuzlar tamar biçimini kullanırlar Eski Kıpçakçada da tamar olarak geçer Türkçe tam damlamak kökünden geldiği anlaşılıyor Yalnız Clausonun vurguladığı gibi tamar yanında geçen tamur biçimi düşündürücüdür )
( FISSURE VEIN | LADE VEIN | VESSEL | IODE, VEIN | VESSEL, VEIN | SEAM | STREAK )
( FILON, FISSURE, FILONIENNE | FIBRE | FILON, VEINE | VAISSEAU | FILON | NERVURE | VAISSEAU, VEINE )
( GANG | FASER | ADER | ERZGANG, GANG | GEFASS, VENE )
( VENA )
( VENA )
( ΦΛΈΒΑ / φλέβα )
( DAMAR[Az.]~DAMAR[Tkm.]~TAMIR[Tatk.]~TAMIR[Bşk.]~TAMIR[Nog.]~TAMIR[Kklp.]~TAMIR[Kzk.]~TAMIR[Krg.]~TIMIR[Yak.]~TIMAR[Çuv.] )
- ÇİZGİLİ KASLAR ile/ve DÜZ KASLAR(RECTUS)[Baş ve gözde bulunur] ile/ve KALP KASLARI
- -CLASİA/-CLASİS ile/||/<> -CLAST/-CLASTY
( Parçalanma, ayrılma, yırtılma, haraplanma. İLE/||/<> Parçalara ayrılmış, parçalanmış. )
- CLAUS- ile/||/<> -CLEİSİS/-CLİSİS
( Kapalı. İLE/||/<> Kapanma, uyum, ucuza gelme. )
- CLİN-/CLİNO- ile/||/<> CYRT-/CYRTO- ile/||/<> SCOLİO-
( Eğim, eğrilik, eğik olma. İLE/||/<> Eğri, dışbükey, bükülmüş. İLE/||/<> Kıvrımlı, eğri, çarpık. )
- CLUBBING değil/yerine/= ÇOMAKLAŞMA
- CLUSTER/ING değil/yerine/= KÜME/LEME
- CMR/CARDIAC MAGNETIC RESONANCE değil/yerine/= KARDİYAK MANYETİK REZONANS
- CMS/CONTENT MANAGEMENT SYSTEM değil/yerine/= İÇERİK YÖNETİM DÜZENİ
- CNC/COMPUTER NUMERICAL CONTROL değil/yerine/= BİLGİSAYAR SAYISAL DENETIMİ
- CNN/CONVOLUTIONAL NEURAL NETWORK değil/yerine/= EVRİŞİMSEL SİNİR AĞI
- COAGULATION[İng.] ile/||/<> COAGULATION[Fr.] ile/||/<> CUM,AGERE[Lat.] ile/||/<> GERINNUNG[Alm.] ile/||/<> PIHTILAŞMA
( karşılık koagulasyon cum birlikte agere sürmek Kimayasal yanıtımlar aracı ile sıvı halden pelte koyuluğuna ya da katı bir hale geçme kanın pıhtılaşması gibi )
( COAGULATION )
( COAGULATION )
( GERINNUNG )
( CUM,AGERE )
( COAGULAZIONE )
( ΠΉΞΗ / πήξη )
- COAGULATION[İng.] ile/||/<> PIHTILAŞTIRMA
( Genellikle bir pıhtılaştırma faaliyetini hızlandırıcı yardımıyla pelteleştirme işlemi )
( COAGULATION )
- COAP/CONSTRAINED APPLICATION PROTOCOL değil/yerine/= SINIRLI UYGULAMA PROTOKOLÜ
- coch. mag.[Lat. < COCHLEARE MAGNUM] değil/yerine/= ÇORBA KAŞIĞI, YEMEK KAŞIĞI DOLUSU
- coch. parv.[Lat. < COCHLEARE PARVUM] değil/yerine/= ÇAY KAŞIĞI DOLUSU
- ÇOCUK DOĞURMAK/DOYURMAK ile/ve/değil/||/<>/> YOĞURMAK
- ÇOCUK GELİŞİMİNDE:
3 ile/ve/||/<> 6 ile/ve/||/<> 9 ile/ve/||/<> 12
( Çocuklarımızın fiziksel ve zihinsel sağlığı için...
3 yaşından önce televizyon izletmiyoruz!...
İLE/VE/||/<>
6 yaşından önce bilgisayar oyunları oynatmıyoruz!...
İLE/VE/||/<>
9 yaşından önce tek başına internete girmesine izin vermiyoruz!
İLE/VE/||/<>
12 yaşından önce de sosyal medya kullanmalarına izin vermiyoruz!... )
(
)
- ÇOCUK":
KAN ile/ve/||/<>/> CAN ile/ve/||/<>/> MAL
( Karnında. @@ Yaşamında. @@ Öldükten sonra. )
- ÇOCUK:
OBEZ ile/değil/yerine GÜRBÜZ
[doğrudan ya da dolaylı]
her türlü katkısı/desteği olan, yakından tanıdığımız ve tanımadığımız tüm TIP mensuplarına
(Sayın/Sevgili Dr.) Ahmet Çorak'a, Metin Bobaroğlu'na, Kayıhan Şahinoğlu'na, Ömer Naci Ergin'e, Sevil Atasoy'a, Nilgün Bozbuğ'a
tüm emekleri ve desteği için
ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUZ!!!
(1996'dan beri)