Sağlık, İlk Yardım ve Tıp'taki FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 8.228 başlık/FaRk ile birlikte,
8.228 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(12/34)
- EMG/ELECTROMYOGRAM[İng.] değil/yerine/= ELEKTROMİYOGRAM, KAS ELEKTRİK ÇİZGESİ
- EMİG ile EMİK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Meme. İLE Ilık. )
- EMİRÇGE = KIKIRDAK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- EMİSYON/EMISSION[İng.] değil/yerine/= DIŞA YAYIM | DIŞA ATIM
- EMMEK ile/ve/||/<> ÇEKMEK
- EMOSYON/EMOTION[İng.] değil/yerine/= DUYGU
- EMR/ELECTRONIC MEDICAL RECORDING[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK TIBBİ KAYIT
- EMRAM/ELECTRONIC MEDICAL RECORD ADOPTION MODEL[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK TIBBİ KAYIT BENIMSEME MODELİ
- EMS/ELECTRONIC MEDICAL SYSTEMS[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK TIBBİ DÜZEN(EK)LER
- EMÜLSİYON/EMULSION[İng.] değil/yerine/= SIVI ASILTI
- EMZİRME:
ERİLDE ile/ve DİŞİLDE
( 24 aydır. İLE/VE 18 aydır. )
( NİFÂS[Ar.]: Lohusalık. )
( MURÂZAA[< RIZÂ/RIDA'], IRDÂ' )
- EN BÜYÜK HASTALIK -ile
( HASTALANMAMAK )
- EN BÜYÜK MÜLK -ile
( SAĞLIK )
- EN ÇOK ÖLÜM NEDENİ -ile
( * KANSER )
( * SİGARA(TÜTÜN) )
- EN DENGELİ ÖRGEN -ile
( EL ile ABCDEF ( Gövdenin tüm kısımlarınınkine nispetle el derisi en dengeli olanıdır. El derisinde, en dengeli olan avuçiçi derisidir. Sonra, sırasıyla parmakların derisi ve onlardan da işaret parmağının derisi ve son olarak en dengeli olan işaret parmağının uc kemiğinin derisidir. Bundan dolayıdır ki, işaret parmağının ve öteki parmakların ucları duyu idraki için en iyi örgenlerdir. )
- EN GENİŞ VE UZUN KABURGA -ile
( DÖRDÜNCÜ KABURGA )
- EN HIZLI UZAYAN TIRNAK ile EN YAVAŞ UZAYAN TIRNAK
( Başparmak tırnağı. İLE Orta parmak tırnağı. )
- EN ÖLÜMCÜL HASTALIK TAŞIYICILARI -ile/ve/||/<>
(
)
( Soldan sağa ve yukarıdan aşağı sırasıyla...
1. Sarı Humma Sivrisineği[Lat. Aedes aegypti]
Hastalıklar: Sarı Humma ve Deng Ateşi
Etkilediği Kişi Sayısı: Yılda 50 - 528 milyon
Ölüm: Yılda 100.000 kişi
2. Güney Ev Sivrisineği[Lat. Culex quinquefasciatus]
Hastalıklar: Batı Nil Virüsü, filariyaz
3. Sıtma Sivrisineği[Lat. Anopheles gambiae]
Hastalıklar: Sıtma
Etkilediği Kişi Sayısı: Yılda 220 milyon kişi
Ölüm: Yılda 1 Milyon insan
4. Oryantal Sıçan Biti[Lat. Xenopsylla cheopis]
Hastalıklar: Veba, Sıçan Humması
Etkilediği Kişi Sayısı: Günümüze kadar milyarlarca
Ölüm: Günümüze kadar yüz milyonlarca kişi
5. Kara Sinek[Lat. Simulium erythrocephalum]
Hastalıklar: Onkosersiyazis (River-körlüğü)
Etkilediği Kişi Sayısı: Günümüze kadar 37 milyon kişi
Sonuç: Günümüze kadar 300.000 kalıcı körlük
6. Kum Sineği[Lat. Lutzomyia longipalpis]
Hastalıklar: Layşmanya
Etkilediği Kişi Sayısı: Toplamda 22 milyon, her yıl 2 milyon kişi
7. Öpücük Böceği[Lat. Rhodnius prolixus]
Hastalıklar: Chagas hastalığı
Etkilediği Kişi Sayısı: Toplamda 10 milyon, her yıl 400.000 kişi
8. İnsan Gövde Biti[Lat. Pediculus humanus]
Hastalıklar: Epidemik tifus ve Siper humması
Ölüm: Her yıl 200.000 kişi
9. Dermacentor variabilis
Hastalıklar: Rocky Dağları Benekli Ateşi, Tularemi
10. Siyah Bacaklı Kene[Lat. Ixodes scapularis]
Hastalıklar: Laym hastalığı, babesiyoz, anaplazmozis
Etkilediği Kişi Sayısı: Her yıl on binlerce kişi
11. Çeçe Sineği[Lat. Glossina morsitans]
Hastalıklar: İnsan Uyku Hastalığı
Ölüm: Her yıl 9000 kişi [bugüne kadar 2 milyon]
12. Asya Kaplan Sivrisineği[Lat. Aedes albopictus]
Hastalıklar: Batı Nil Virüsü, Sarı Humma, St. Louis Ensefaliti, Dang Humması, Chikungunya humması
Ölüm: Bugüne kadar on milyonlarca kişi. )
- EN ÖLÜMCÜLLER:
KÖPEKBALIKLARI değil KURT | ASLAN | FİL | SUAYGIRI | TİMSAH | TENYA(SOLİTER SOLUCAN) | ÇEÇE SİNEĞİ | KATİL BÖCEK | KÖPEKLER[KUDUZLA] | YILAN[ZEHİRİYLE] | BAĞIRSAK SOLUCANI | TATLISU SALYANGOZU[KAN KURTLANMASIYLA] | İNSAN[CİNAYETLE] | SİVRİSİNEK[SITMAYLA]
( )
( [yılda][insan] 10 değil 10 | 100 | 100 | 500 | 1000 | 2000 | 9000 | 12.000 | 40.000 | 50.000 | 60.000 | 110.000 | 475.000 | 725.000 )
(
)
( Tatlısu yumuşakçaları ve karındanbacaklılar, her yıl yaklaşık 10.000 kişinin ölümüne neden olan bir hastalık(şistosomiasisin) taşıyıcılarıdır. )
( Çeçe sineğinin sokması, her yıl, özellikle de Afrika'da, yaklaşık 10.000 ölüme neden olmaktadır. Bu böcek, "uyku hastalığı" olarak bilinen tripanosomiasis'ı Afrika'lılara bulaştırmaktadır. )
( Sivrisinekler, sıtma, sarı humma, dang ya da ensefalit gibi bulaşıcı olabilen hastalıklar nedeniyle her yıl 725.000 kişinin ölümüne neden olmaktadır. )
- EN SESSİZ ODA
- EN SIK KARŞILAŞILAN HASTALIK/LAR -ile
( * BRONŞİT/ZATÜRREE
* İSHAL
* AIDS/HIV
* DEPRESYON )
- EN ÜNLÜ VE GÖRKEMLİ HASTAHANE -ile
( BASILIAS [Kapadokya'da][369 yılında] )
- EN UZUN GEBELİK SÜRESİ -ile
( FİL[22 ay / 600-360 gün] )
( [gün]
Asya Fili: 616
Sperm Balinası: 530
Siyah Gergedan: 450
Zürafa: 435
Deve: 390
Zebra: 375
Eşek: 365
Alpaka: 355
Deniz Aslanı: 350
Evcil At: 335
Lama: 330
Fok: 330
İnek: 285
İnsan: 270-280
Goril: 257
Elk: 245
Kanada Geyiği: 245
Kutup Ayısı: 241
Şempanze: 240
Su Aygırı: 235
Siyah Ayı: 220
Amerikan Bizonu: 217
Boz Ayı: 215
Beyaz Kuyruklu Geyik: 201
Babun: 187
Resus Maymunu: 164
Evcil Keçi: 150
Evcil Koyun: 147
Evcil Domuz: 114
Kirpi: 112
Çinçilla: 110
Aslan: 108
Kaplan: 107
Leopar: 94
Puma: 90
Su Samuru: 75
Gine Domuzu: 65
Mink: 55
Vahşi Kurt: 65
Ev Kedisi: 64
Rakun: 63
Ev Köpeği: 61
Kızıl Tilki: 52
Avrupa Minki: 50
Kanguru: 42
Dağ Gelinciği: 41
Gri Sincap: 35
Evcil Tavşan: 32
Sincap: 31
Misk Sıçanı: 29
Vombat: 27
Gerbil: 23
Sıçan: 22
Çayır Faresi: 21
Evcil Fare: 19
Hamster: 18
Amerikan Keseli Sıçanı: 12 )
- EN UZUN YAŞAYAN/LAR:
->
( * BİTLİS'Lİ ZARO AĞA [1774 - 1934] [160 yıl]
( Mezarı, Eyüp Sultan mezarlığındadır.[Ziyaret edebiliriz/edebilirsek...] )
( 10 Osmanlı Sultanı, 28 Sadrazam, 3 Cumhurbaşkanı, 5 Başbakan görüp 6 savaşa katılmıştır. )
* JEANNE CALMENT [1875 - 1997] [122 yıl]
* CHRISTIAN MORTENSE [1882 - 1998] [116 yıl] )
- ENANTEM ile ENANTEMATÖZ
( [mukozada] Döküntü. İLE Döküntülü [mukoza]. )
- ENDEMI/ENDEMIA[İng.] değil/yerine/= YÖRESEL SAYRILIK
- ENDEMİ ile ENDEMİK
( Yerel ve her zaman görülen [sayrılık]. İLE Yerel, yerleşik. )
- ENDEMİK/ENDEMIC[İng.] değil/yerine/= YÖRESEL
( Belirli bir bölgeye özgü, belirli bir bölgede yetişen. )
- ENDİKASYON/INDICATION[İng.] değil/yerine/= KULLANIM ALANI | GEREKLİLİK
- ENDİKATÖR/İNDİKATÖR/INDICATOR[İng.] değil/yerine/= GÖSTERGE, BELİRTEÇ,
- ENDO- ile ENDODERM ile ENDOJEN ile ENDOKRİN ile ENDOKRİNOLOJİ ile ENDOKRİNOLOJİK ile ENDOTERMİK ile ENDOTOKSİN
( İç-, iç [ile ilgili]. İLE İç deri, iç tabaka, iç yaprak. İLE İçsel, iç kaynaklı. İLE İç salgı. İLE İç salgıbilim. İLE İç salgıbilim [ile ilgili]. İLE Isı alan. İLE İç ağı/zehir/toksin. )
- ENDODERM[Fr. < ENDODERME] değil/yerine/= İÇ DERİ
- ENDODERM ile/ve/<> EDEME
( İç deri. İLE/VE/<> Alt deri. )
- ENDOJEN/ENDOGENOUS[İng.] değil/yerine/= İÇ KAYNAKLI
- ENDOKRİN değil/yerine/= İÇSALGI
( Gövdedeki salgıbezlerinin, doğrudan doğruya kana karışacak yolda çıkardıkları salgı. )
- ENDOSITOZ/ENDOCYTOSIS[İng.] değil/yerine/= GÖZEİÇİ ALIM
- ENDOSKOP/ENDOSCOPE[İng.] değil/yerine/= İÇ GÖREÇ
- ENDOSKOPİ/ENDOSCOPY[İng.] değil/yerine/= İÇ GÖREÇLEME
- ENDOSKOPİ ile/ve/||/<> KOLONOSKOPİ
- ENDOSKOPİK ULTRASONOGRAFİ/ENDOSCOPIC ULTRASONOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= İÇ GÖREÇLEMEYLE ULTRASONOGRAFİ
- ENDPOİNT[İng.] değil/yerine/= SON NOKTA
- ENDÜKSİYON İNDUCTION[İng.] değil/yerine/= BAŞLATMA
- ENDÜRANS/ENDURANCE[İng.] değil/yerine/= DAYANIKLILIK
- ENDÜRASYON/İNDURATION[İng.] değil/yerine/= SERTLİK
- ENDÜRASYON ile EREKSİYON ile ENHANCEMENT/ENHANSMENT ile EKSAZERBASYON
( Sertleşme, sertleşim, sertlik. İLE Dikleşme, sertleşme. İLE Güçlenme. İLE Azma, alevlenme. )
- ENERJİ[İng. ENERGY] ile/||/<> AKTİF GÜÇ[İng. ACTIVE POWER] ile/||/<> AKTİF TAŞIMA[İng. ACTIVE TRANSPORT] ile/||/<> ALICI[İng. RECEPTOR] ile/||/<> ANABOLİZMA[İng. ANABOLISM] ile/||/<> GÖRÜNÜR GÜÇ[İng. APPARENT POWER] ile/||/<> REAKTİF GÜÇ[İng. REACTIVE POWER]
( İş yapabilme becerisi. Isı, ışık, elektrik gibi çeşitli formlarda bulunur. Türkçe karşılığı "aktivite, operasyon, aksiyon" anlamlarına gelen Yunanca "energeia" sözcüğünden türemiştir. @@ Almanca
Wirkleistung
Fransızca
Puissance active
Elektrik enerjisi sistemlerinde, alternatif akım (AC) devrelerinde, iş yapabilen ve faydalı enerjiye dönüşen güç bileşeni. Elektrik motorları, lambalar, ısıtıcılar gibi yüklerin enerji tüketimini ve iş üretimini temsil eder. Birimi watt (W)'tır. @@ Az yoğun ortamdan, çok yoğun ortama geçen büyük moleküllerin enerji harcanarak taşınması olayıdır. @@ Belirli türden enerjiye tepkide bulunan uzmanlaşmış duyu sinir gözesidir. @@ Canlı gözelerde basit maddelerden karmaşık moleküller sentezlendiği, enerji gerektiren biyokimyasal reaksiyonlar serisidir. @@ Almanca
Scheinleistung
Fransızca
Puissance apparente
Elektrik enerjisi sistemlerinde, alternatif akım (AC) devrelerinde bulunan bir kaynağın, hem aktif güç (P) hem de reaktif güç (Q) bileşenlerini içeren toplam güç miktarı. Birimi volt-amper (VA)'dır. Görünür güç, devredeki gerilim (V) ve akım (I) bileşenlerinin çarpımıyla hesaplanır ve şu formülle ifade edilir: @@ Almanca
Blindleistung
Fransızca
Puissance réactive
Elektrik enerjisi sistemlerinde, alternatif akım (AC) devrelerinde endüktif ve kapasitif yüklerin sebep olduğu, enerji aktarımı olmaksızın elektrik alan ya da manyetik alan oluşturup yok ederek salınan enerji. Birimi volt-amper-reaktif (VAR)'dır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ENERJİNİN/BESİNİN:
KAYNAĞI ve/||/<>/> ARACI ve/||/<>/> TAŞIYICISI ve/||/<>/> TÜKETİCİSİ
( Güneş. VE/||/<>/> Toprak. VE/||/<>/> Bitkiler. VE/||/<>/> Hayvan/İnsan. )
- ENFARKT/ÜS INFARCTION[İng.] değil/yerine/= İSKEMIK DOKU ÖLÜMÜ
- ENFARKTÜS[Fr. < INFARCTUS] değil/yerine/= TIKANCA
- ENFEKSİYON ile ENFEKSİYÖZ ile ENFEKTE ile ENFEKTE OLMAK
( Bulaş, bulaşım. İLE Bulaşıcı, bulaşlı. İLE Bulaşlı, bulaşmış. İLE [enfeksiyon etkeni] Bulaşmak. )
- ENFEKSİYON[İng. < INFECTION] değil/yerine/= BULAŞ/İÇBULAŞIM
- ENFEKSİYÖZ/INFECTIOUS[İng.] değil/yerine/= BULAŞKAN
- ENFEKTE/INFECTED[İng.] değil/yerine/= BULAŞMIŞ
- ENFEKTİF/INFECTIVE[İng.] değil/yerine/= BULAŞICI
- ENFESTASYON/INFESTATION[İng.] değil/yerine/= ASALAK BULAŞI
- ENFLAMASYON[Fr. < INFLAMMATION] değil/yerine/= YANGI
- ENFLAMASYON/INFLAMMATION[İng.] değil/yerine/= YANGI, YANGILANMA
- ENFLAMASYON ile ENFLAMATUVAR
( Yangı. İLE Yangılı. )
- ENFLAMATUVAR/INFLAMMATORY[İng.] değil/yerine/= YANGILI
- ENFORMASYON SİSTEMİ/INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= BİLİ DÜZENİ
- ENFORMATİK/INFORMATICS[İng.] değil/yerine/= BİLİŞİM
- ENFRARUJ/INFRARED[İng.] değil/yerine/= KIZILÖTESİ
- ENG = YANAK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- ENGEK ile ENGEK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Ağzın iki yanında bulunan çene kemikleri. İLE Peçeyi bağlamakta kullanılan ip. )
- ENGRAFTMAN/ENGRAFTMENT[İng.] değil/yerine/= YAMA TUTMA | YAMALA(N)MA
- ENJEKSİYON/İNJECTION[İng.] değil/yerine/= İĞNE YAPMA
- ENJEKSİYON ile ENJEKTABL/E ile ENJEKTE ETMEK ile ENJEKTÖR
( İğne yapma. İLE İğneyle verilmeye elverişli. İLE İğneyle vermek. İLE İğne, şırınga. )
- ENSEFALİT[Fr. < ENCÉPHALITE] değil/yerine/= BEYİN YANGISI
- ENSTRÜMANTASYON/INSTRUMENTATION[İng.] değil/yerine/= ÂLETLİ ÇALIŞMA
- ENT/EAR-NOSE-THROAT[İng.] değil/yerine/= KULAK-BURUN-BOĞAZ
- ENTEGRASYON/INTEGRATION[İng.] değil/yerine/= BÜTÜNLEŞME
- ENTELLEKTÜALİZM/İNTELLECTUALISM[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜNSELCİLİK
- ENTELLEKTÜALİZASYON/INTELLECTUALIZATION[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜNSELLEŞTİRME
- ENTER-/ENTERO- ile/||/<> COL-/COLİ-/COLO- ile/||/<> İLE-/İLEO-
( Bağırsak. İLE/||/<> Kalın bağırsak/kolon (ile ilgili), kolonik. İLE/||/<> İnce bağırsağın son bölümü ile ilgili. )
- ENTERİT[Fr. < ENTÉRITE] değil/yerine/= İNCE BAĞIRSAK YANGISI
- ENTERNASYONAL ÜNİTE/INTERNATIONAL UNIT[İng.] değil/yerine/= ULUSLARARASI BİRİM
- ENTER/O- ile END-
( Bağırsak-, bağırsak [ile ilgili], -arası. İLE Son-, uc[end[-] point], son nokta. )
- ENTER/O- ile ENTERAL/ENTERİK
( Bağırsak-, bağırsak [ile ilgili], -arası. İLE Bağırsak yoluyla, bağırsak [ile ilgili]. )
- ENTOKSİKASYON/INTOXICATION[İng.] değil/yerine/= ZEHİRLENME
- ENTOLERANS/İNTOLERANCE[İng.] değil/yerine/= DAYANAMAMAZLIK, TAHAMÜLSÜZLÜK
- ENTRENSEK/İNTRENSEK/İNTRINSİC[İng.] değil/yerine/= İÇSEL
- ENTÜBASYON/INTUBATION[İng.] değil/yerine/= BORU YERLEŞTİRME
- ENTÜBASYON ile ENTÜBE ile ENTÜBE ETMEK
( Borulama. İLE Borulanmış, boru takılmış. İLE Boru takmak. )
- ENÜREZ/İS ile ENÜREZİS NOKTÜRNA
( Sidik kaçırma. İLE Gece işemesi, yatak ıslatma. )
- ENÜREZİS ile/||/<> İNKONTİNANS
( Sidik kaçırma ya da yatağı ıslatma. İLE/||/<> Sidik ya da dışkı denetiminin kaybı. )
- ENÜREZİS ile/||/<> İNKONTİNANS
( Sidik kaçırma.[Genellikle çocuklarda görülür.] İLE/||/<> Sidik ya da dışkı denetiminin kaybı. )
- ENVIRONMENTAL[İng.] değil/yerine/= ÇEVRESEL
- ENZİM[İng. ENZYME] ile/||/<> AKTİF BÖLGE[İng. ACTIVE SITE] ile/||/<> ALOSTERİK PROTEİN[İng. ALLOSTERIC PROTEIN] ile/||/<> ALOZİM[İng. ALLOENZYME] ile/||/<> AMİLAZ[İng. AMYLASE]
( Enzim, canlı organizmalarda katalizör görevi gören ve bu süreçte bozulmadan kalan ve kimyasal reaksiyonların ilerleme hızını düzenleyen bir maddedir. @@ Bir enzimin kendisine ait substratına spesifik olarak bağlanmasını sağlayan bölgedir. @@ En az iki farklı konformasyonu benimseyebilen ve bir ligandın bir bölgesine bağlanmasıyla meydana gelen konformasyonel değişikliğin proteinin ikinci bir bölgesindeki protein aktivitesini değiştirdiği proteinler. Bu proteinler, bir gözedeki bir molekülün başka bir türdeki bir molekülün kaderini etkilemesine izin verir ve bu mekanizma enzim düzenlemesinde yaygın olarak kullanılır. @@ Aynı lokusta bulunan farklı alellerden salgılanan farklı özellikteki enzimlerdir. @@ Tükürük bezlerinde bulunan ve nişastanın hidrolizini katalize eden bir sindirim enzimidir. Kimyasal sindirim sürecini başlattığından sindirimde önemli bir yeri vardır. Tükürük bezlerinde ve pankreasta salgılanır. Amilaz çoğunlukla pankreasta üretilmesine karşın alfa-amilaz (α-amilaz) formunda bulunan amilaz tükürük bezlerinde üretilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ENZİM/ENTZİM/ENZYME[İng.] değil/yerine/= ÖZGEN | DİRİMSEL/BİYOLOJİK TEPKİLEYİCİ
- EOG/ELECTROOCULOGRAM[İng.] değil/yerine/= ELEKTROOKÜLOGRAM, GÖZ ELEKTRİK ÇİZGESİ
- EOSEN[İng. EOCENE] ile/||/<> EOSEN DÖNEM[İng. EOCENE EPOCH] ile/||/<> NÜKLEOSENTEZ[İng. NUCLEOSYNTHESIS] ile/||/<> OLİGOSEN[İng. OLIGOCENE]
( Eosen (56-34 myö) bir jeolojik zaman dilimidir. Yaklaşık olarak 56 milyon yıl önce ile 33.9 milyon yıl önceki zaman dilimini kapsamaktadır. Paleojen'in orta kısmıdır. Non-avian dinozorların soyunun tükendiği K/T Yok Oluşu'ndan sonra geldiği için Yunanca "yeni şafak" anlamını taşır. Öncesinde Paleosen, sonrasında ise Oligosen gelmektedir. @@ Günümüzden 54 ila 38 milyon yıl önce yaşanmış dönemdir. Memeli canlılar bu çağda baskın kara hayvanları haline gelmiştir. İlk olarak İngiliz jeolog Charles Lyell tarafından 1833 yılında tanımlandı. Eosen Dönemi'nin sınırları kitlesel yok oluşlar ve diğer kronolojik olaylar ile belirlenmez, daha esnektir. İsmini, Yunancada "şafak" anlamına gelen ἠώς ("eos") ve "yakın zaman" anlamına gelen καινός ("koinos") kelimelerinden almaktadır. @@ Hazır bulunan proton ve nötronlardan yeni atomik çekirdeklerin oluşmasıdır. Nükleosenteze yönelik teoriler, izotop miktarı hesaplamalarının sonuçlarıyla gözlemlerden elde edilen sonuçların karşılaştırılması ile incelenir ve test edilir. @@ Oligosen (34-23 myö) bir jeolojik devre ismidir. Yaklaşık olarak 33.9 milyon yıl önce ile 23 milyon yıl önceki zaman dilimini kapsamaktadır. Oligosen'den önce Eosen, sonrasında ise Miyosen gelmektedir. Paleojen'in üçüncü ve son zaman dilimidir. Kendi içinde Şattiyen ve Rupeliyen olmak üzere iki küçük zaman diliminde incelenir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EOZİNOFİLİ ile/||/<> BASOFİLİ
( Kanda eozinofil adı verilen beyaz kan gözelerinin artışı. İLE/||/<> Kanda bazofil adı verilen beyaz kan gözelerinin artışı. )
- EOZİNOFİLİ ile/||/<> NÖTROFİLİ
( Kanda beyaz kan gözelerinin[eozinofil] artışı. İLE/||/<> Kanda beyaz kan gözelerinin[nötrofil] artışı. )
- EOZİNOFİLİK ÖZOFAJİT ile/||/<> GASTROÖZOFAGEAL REFLÜ (GERD)
( Özofagusta eozinofil birikimi ile yutma güçlüğü ve ağrı. İLE/||/<> Mide asidinin yemek borusuna geri kaçması ile yanma ve ağrı. )
- EOZİNOFİLİK ÖZOFAJİT ile/||/<> GASTROÖZOFAGEAL REFLÜ SAYRILIĞI (GERD)
( Yemek borusunda eozinofil birikimi. İLE/||/<> Mide asidinin yemek borusuna geri kaçması. )
- EPA ya da DHA ile/değil/yerine/>< ALA
( )
- EPDS/ELECTRONIC PERFORMANCE SUPPORT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK PERFORMANS DESTEK DÜZENİ
- EPİ- ile EPİZYO-
( Üst-, üzerinde, üstünde. İLE Vulva [ile ilgili]. )
- EPİDEMİ ile EPİDEMİK ile EPİDEMİYOLOJİ
( Salgın. İLE Salgın [ile ilgili]. İLE Sağlık araştırma yöntembilim. )
- EPİDEMİK[Fr. < ÉPIDÉMIQUE] değil/yerine/= SALGIN SAYRILIKLA İLGİLİ
- EPIDEMIOLOGY[İng.] değil/yerine/= EPİDEMİYOLOJİ
( Popülasyonlardaki sağlıkla ilgili olayların dağılımını inceleyen ve sağlık sorunlarını kontrol eden biyoloji ve tıp dalı. Epidemik hastalıkların çalışılması.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EPİDEMİYOLOJİ/EPIDEMIOLOGY[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK ARAŞTIRMA BİLİMİ / TOPLUM SAĞLIĞI/HALK SAĞLIĞI
- EPİDERM[Fr. < EPIDERME] değil/yerine/= ÜST DERİ
- EPİDERM/İS ile EPİDERMAL
( Üst deri. İLE Deriden. )
- EPİDURAL HEMATOM ile/||/<> SUBDURAL HEMATOM
( Kafatası ile dura mater arasında kan birikmesi. İLE/||/<> Dura mater ile beyin arasında kan birikmesi. )
- EPİDURAL ile/||/<> ANESTEZİ[İng. ANESTHESIA] ile/||/<> SIRT[İng. BACK]
( Özellikle karın ya da pelvik bölgesinde duyu kaybı yaratmak amacıyla, alt sırt bölgesinde omuriliğin dura materinin dışındaki boşluğa uygulanan lokal anestezik enjeksiyondur. @@ Ameliyat gibi tıbbi işlemler sırasında ağrı hissetmenizi önlemek için anestezik adı verilen ilaçların kullanımıdır. Anestezikler, tıbbi işlem yapılan bölgede sinirlerinizden beyninizdeki merkezlere giden duyusal sinyalleri geçici olarak bloke eder. @@ Bir hayvanın ya da hayvanın bir parçasının üst yüzeyi; yerde yatay duran bir canlının üst yüzeyi.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ANESTEZİ[Fr. < ANESTHESIE]:
EPİDURAL ile SPİNAL
(
)
( Canlı gövdesinin tümünde ya da bir bölgesinde ağrı, ısı, ışık ve dokunma gibi tüm duyuların ortadan kaldırılması, duyu yitimi. | Belirli bir sinirin hasarına bağlı olarak gövdedeki ilgili bölgesinde ortaya çıkan duyu olmaması. )
- EPİFİZ BEZİ[İng. PINEAL GLAND] ile/||/<> HABENULAR ÇEKİRDEKLERİ[İng. HABENULAR NUCLEI] ile/||/<> MELATONİN ile/||/<> RETİNA ile/||/<> TEKTUM[İng. TECTUM OF THE MIDBRAIN]
( Beynin arka ucunda, mercimek tanesi büyüklüğünde bir bezdir. Epifiz başlangıçta ışık duyumlu iki organ iken sonradan tek kalmıştır. Omurgalıların birçoğunda silik bir retina yapısında iken, memelilerde ise salt bir salgı yapısındadır. Epifiz bezleri salgıladığı hormon ile eşey bezlerinin vaktinden önce gelişmesini engeller. Uyku ve uyanıklık periyodunu ayarlar. Dokuz yaşından sonra işlevini kaybetmeye başlar. Melatonin denen salgı uyku düzeninde etkin rol oynar. @@ Memelilerde medial ve lateral çekirdeklerden oluşan ve dorsal diensefalonda (ara beyin) yer alan habenular çekirdekler; korku, kaygı, isteksizlik, ödül, ağrı, uyuşturucu bağımlılığı, uyku, üreme ve saldırgan davranışlar gibi durumları modüle eder. Habenular çekirdekler, nöromodülatör sistemler, özellikle dopamin ve serotonin sitemleri üzerindeki etkileri yoluyla davranışsal seçimlerde önemli rol oynar. Epifiz bezi ile gelişen bu yapının uyku benzeri durumlarda vücut hareketlerini baskılayarak enerji tüketimini en aza indirmeye yardımcı olduğu düşünülür. @@ İnsan vücudunda doğal olarak bulunan ve uyku-uyanıklık döngüsünü düzenleyen bir hormon. Bu hormon beynin hemen altında bulunan pineal bez ya da diğer adıyla epifiz bezi tarafından salgılanır. Kimyasal formülü C13H16N2O2 olan melatoninin moleküler kütlesi ise 232.278 g/mol'dür. @@ Işığa duyarlı gözelerin bulunduğu göz sinir dokusu tabakası. Beynin bir uzantısıdır ve embriyonik olarak sinir dokusundan oluşur. @@ Tektum, serebral akuadukt arkasındaki orta beyin bölgesidir. Bu bölge üst ve alt koliküllerin çekirdeklerini içerir. Üst kolikül, talamusun altında ve epifiz bezinin çevresinde bulunur, görsel bilgilerin işlenmesinde yer alır. Alt koliküller üst kolüküllerden daha küçüktür ve işitsel bilgilerin işlenmesinde rol oynar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EPİFİZ BEZİNDE:
MELATONİN ile/ve/||/<> SEROTONİN["SERATONİN" değil!] ile/ve/||/<> DMT
( )
- EPİFİZ ile OM/OMA
( Kemik ucu. İLE Kemiklerin toparlak ucu. )
- EPİKONDİLİT ile/||/<> KARPAL TÜNEL BELİRGESİ/SENDROMU
( Dirsek ekleminde tendon yangısı. İLE/||/<> El bileğinde sinir sıkışması. )
- EPİKRİZ/EPICRISIS[İng.] değil/yerine/= ÇIKIŞ ÖZETİ
- EPİKRİZ değil/yerine/= ÇIKIŞ ÖZETİ
- EPİLEPSİ[Fr. < ÉPILEPSIE] değil/yerine/= SARA
- EPİLEPSİ ile/||/<> KATAPLEKSİ
( Beyinde olağandışı elektriksel etkinlik nedeniyle nöbetlerle ilişkili bir durum. İLE/||/<> Ani kas tonusu kaybı. )
- EPİLEPSİ ile/||/<> MİGREN
( Beyinde olağandışı elektriksel etkinlik ile nöbetlerle ilişkili bir sayrılık. | Yineleyen nöbetlerle ilişkili bir nörolojik sayrılık. İLE/||/<> Şiddetli baş ağrıları, bulantı, ışığa duyarlılık ve öteki belirtilerle ilişkili bir nörolojik sayrılık. )
- EPİLEPSİ ile/||/<> NARKOLEPSİ
( Beyinde olağandışı elektriksel etkinlik ile nöbetler. İLE/||/<> Aşırı gündüz uykululuğu ve ani uyku atakları ile ilişkili bir uyku bozukluğu. )
- EPİSTAKSİS ile/||/<> HEMOPTİZİ
( Burun kanaması. İLE/||/<> Ağızdan kan tükürme. )
- EPİTOP/EPITOPE[İng.] değil/yerine/= ANTİJEN BELİRTECİ
- EPİZOT/EPISODE[İng.] değil/yerine/= DÖNEM
- EPİZYO- ile EPİZYOTOMİ
( vulva [ile ilgili]. İLE Vulva kesisi. )
- EPR/ELECTRONIC PATIENT RECORD[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK SAYRI KAYDI
- EPS/ELECTRONIC PATIENT SYSTEM | ELECTROPHYSIOLOGY STUDY[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK HASTA DÜZENİ | ELEKTROFİZYOLOJİK ÇALIŞMA
- ERADİKASYON/ERADICATION[İng.] değil/yerine/= KÖKÜNÜ KAZIMA
- EREKSİYON ile EREKTÖR
( Dikleşme, sertleşme. İLE Dik tutan, kaldıran. )
- EREKSİYON[İng. ERECTION] değil/yerine/= SERTLEŞME
- ERGOMANİ/ERGOMANIA[İng.] değil/yerine/= İŞKOLİKLİK
- ERGOMETRE/ERGOMETER[İng.] değil/yerine/= İŞÖLÇER
- ERGOMETRİ/ERGOMETRY[İng.] değil/yerine/= İŞ ÖLÇÜMÜ
- ERİL ile/ve DİŞİL
( Yaprağı daha küçük olur. Meyve vermez. İLE/VE Yaprağı erile göre daha büyük olur. Meyve verir. )
- ERİTROBLAST/ERYTHROBLAST ile/||/<> ERİTROSİT/ERYTHROCYTE
( Alyuvar öncüsü. İLE/||/<> Alyuvar. )
- ERITROSIT SEDİMANTASYON HIZI/ERYTHROCYTE SEDİMENTATION RATE[İng.] değil/yerine/= ALYUVAR ÇÖKME HIZI
- ERİTROSİT ile/||/<> ERİTROPOİETİK
( Alyuvar. İLE/||/<> Alyuvar yapımı. )
- ERKÂN[Ar. < RÜKN] ile ANÂSIR[çoğ. UNSUR]
( Tıpta. İLE Fizikte. )
- ERKEN ...:
(")BOŞANMA(")K ile/ve/değil/||/<>/< BOŞALMAK
- ERKEN TANI/TEŞHİS ile/ve/yerine BAŞINDAN/ÖNCEDEN TANI/TEŞHİS
- ERNEK/ERNGEK ile ERNGEN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Parmak. İLE Bekâr. )
- ERNGEYÜ ile ERNGEYÜ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Altı parmağı olan adam. İLE Çok kısa boylu kişi.[Neredeyse iki arşın olan.] )
- EROZİV/EROSIVE[İng.] değil/yerine/= AŞINDIRICI
- EROZYON["EREZYON" değil!]//EROSION[İng.]/EROSİYON[Fr.]/İTİKAL[Ar.] değil/yerine/= AŞINMA
- ERRATUM[İng.] değil/yerine/= DÜZELTİ (YAZI)
- ESANSİYEL/ESSENTIAL[İng.] değil/yerine/= TEMEL | NEDENİ BİLİNMEYEN
- EŞANTİYON/PROMOTIONAL MATERIAL[İng.] değil/yerine/= TANITMALIK
- ESEN ile ESEN[Fars.]
( Sağlık/lı. İLE Kolay. )
- EŞEŞEYSEL/LİK ile/değil HEMEŞEYSEL/LİK
( Eşeysel işlevler, beyin ve eşeşeysellik - Sinan Canan )
( [not] HOMOSEXUALITY vs./but BISEXUALITY )
- EŞEYSEL BOŞALMA ile/ve HEYECANSAL BOŞALMA
( En doğal haliyle, gövdenin ve eşeysel örgenlerin fiziksel devinim ile gerçekleştiği yakınlık ve paylaşımın, titreme, sarsılma, penisten/vajinadan özel sıvının(belsuyu) dışarı çıkması gibi çeşitli dışavurumlar ve yoğunluklar yaşanması. İLE Bir düşüncenin/hayalin/projenin/işin gerçekleşmesi yönündeki enerjinin içinde bulunulan ana yaklaşması, geç kalma, bir aracı kaçırmada yaşanan heyecan gibi çok çeşitli özel durumlar ile yaşanabilen heyecanlar ve kendinden geçiş derecesindeki mutlulukların yaşanması durumu ve eşeysel uyarılma/yoğunluk ve boşalım deneyimi. )
( ŞEKKÂZ: İlişki sırasında girişten/duhûlden önce boşalan kişi. )
( SEXUAL EJACULATION vs./and EXCITABLE EJACULATION )
- EŞEYSEL ÖRGEN:
"İKİ BACAK ARASI/NDA" ile/ve/değil/||/<>/< İKİ KULAK ARASI/NDA (ZİHİNDE/DÜŞÜNCEDE)
- EŞEYSELLİK/SEKS:
"GÜÇ KAYBETMEK" ile/değil/yerine DENGELENMEK/UYUMLANMAK/FABRİKA AYARLARINA GERİ DÖN(DÜR)MEK
- EŞEYSELLİK ile EŞEYSEL BİRLEŞME/BİRLİKTELİK
- EŞEYSELLİK = SEXOLOGY[İng.]
- ESK/ELECTRONIC HEALTH RECORD[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK SAĞLIK KAYDI
- ESKS/ELECTRONIC HEALTH RECORD SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK SAĞLIK KAYIT DÜZENİ
- ESL/EXTRACORPOREAL SHOCKWAVE LITHOTRIPSY[İng.] değil/yerine/= GÖVDE DIŞI ŞOK DALGASIYLA TAŞ KIRIMI
- ESNÂ'[Ar. < SİNY] ile ESNA'[Ar.] ile ESNÂH[Ar. < SİNH] ile ESNÂN[Ar. < SİNN]
( Ara, aralı, vakit, sıra. İLE "Efdal" gibi "bülent, yüksek". İLE Asıllar, kökler. İLE Dişler. )
- ESNÂN-I HİLM ile ESNÂN-I KATIA ile ESNÂN-I NÂBİYE
( Akıl dişi, yirmi yaş dişi. İLE Kesici dişler. İLE Küçük azıdişleri. )
- ESNEME ile/ve/||/<> ESNEME
( Ağızla olan. İLE/VE/||/<> Gövdemizle olan. )
- ESNEMEK:
"OKSİJEN GEREKSİNİMİMİZDEN DOLAYI" değil BEYNİMİZİ SOĞUTMAK İÇİN
- ESNEMEK ile/ve HAPŞIRMAK
( BESEK/BESDEK, FÂJ/FÂJE, PÂSEK ile/ve ... )
( YAWN vs./and )
- ESR/ERYTHROCYTE SEDIMENTATION RATE[İng.] değil/yerine/= ERİTROSIT SEDİMANTASYON HIZI, ALYUVAR ÇÖKME HIZI
- ESTETİK CERRAHİ ile/ve/<>/< PLASTİK CERRAHİ
- EŞVÂK[Ar. < ŞEVK] ile EŞVÂK[Ar. < ŞEVK]
( Şiddetli istekler/arzular, neşveler. İLE Bitkilerin dikenleri. | Kemiklerin uzamaları. )
- ESWL/EXTRACORPOREAL SHOCK WAVE LITHOTRIPSY[İng.] değil/yerine/= GÖVDE DIŞI ŞOK DALGASIYLA TAŞ KIRIMI
- et al.[Lat. < ET ALII] değil/yerine/= VE ÖTEKİLERİ
- ET-TIRNAK ile/ve/||/<> "ET-KEMİK"
( Et, tırnaktan ayrılmaz. )
- ET ve/<> KEMİK
( FLESH and/<> BONE )
- et[Lat.] değil/yerine/= VE
- ETA/EVENT TREE ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= OLAY AĞACI ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZİ
- ETHNOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= ETNOGRAFİ
( İnsan ırklarının tanınması ve incelenmesi.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ETİM (NE?) ile/ve/||/<>/> BUDUM (NE?)
- ETİO- ile/||/<> RHİZ-/-RHİZA/RHİZO- ile/||/<> CARY-/CARYO-/KARY-/KARYO-
( Neden. İLE/||/<> Kök. İLE/||/<> Tane çekirdek. )
- ETİYOLOJİ[İng. ETIOLOGY] ile/||/<> ETİYOPİK BÖLGE[İng. ETHIOPIAN REGION]
( Bir hastalık ya da durumun nedeni, nedenler dizisi ya da neden olma şekli; hastalıkların ya da durumların nedenlerinin ya da kökenlerinin incelenmesi. @@ Büyük Sahra, Habeşistan ve güneyinde kalan ülkelerden meydana gelen bölge.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ETİYOLOJİ/ETIOLOGY[İng.] değil/yerine/= NEDEN | NEDEN BİLGİSİ
- ETİYOLOJİ ile/||/<> PATOJEN/PATOGENEZ
( Sayrılığın nedenlerini inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Sayrılığın gelişim sürecini inceleyen bilim dalı. )
- ETİYOLOJİK/ETIOLOGICAL[İng.] değil/yerine/= NEDENSEL
- ETK/ELECTRONIC MEDICAL RECORDING[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK TIBBİ KAYIT
- ETKEN ile ETMEN
- ETKİ ETMEK ile/ve/||/<>/> DÖNÜŞTÜRMEK
- ETKİLEŞİM[İng. INTERACTION] ile/||/<> ASTROKİMYA[İng. ASTROCHEMISTRY] ile/||/<> BENCİLLİK[İng. SELFISHNESS] ile/||/<> BENLİK BİLİNCİ[İng. SELF-AWARENESS] ile/||/<> CİNSİYET İÇİ SEÇİLİM[İng. INTRASEXUAL SELECTION]
( Genetik biliminde, bir alelin fenotip üzerindeki etkisinin, aynı ya da farklı lokuslardaki diğer alellere bağlı olması durumudur. İstatistikte ise, bir yaklaşımın etkisinin, diğer yaklaşımlara bağlı olmasıdır. @@ Evrendeki molekülleri, Dünya dışında bulunan kimyasal elementleri, kimyasal maddeleri ve bunların etkileşimlerini geniş alanlarda, özellikle moleküler gaz bulutlarında inceleyen bilim dalı. Astronomi ve kimyanın ortak çalıştığı bir alandır. @@ Bir bireyin uyum başarısının arttığı, diğerinin ise azaldığı, bireyler arası etkileşimlerdir. @@ Kendimizle ilgili bütün düşünceler, algılamalar, duygular ve değerlendirmelerin tümünün etkileşiminin sonucunda doğan algıdır. @@ Cinsel seçilimin alt başlıklarından biridir. Bir türün üzerine etki eden cinsel seçilimin, türün aynı cinsiyetten bireyleri arasındaki ilişkilere ve etkileşime bağlı olması durumudur. Birçok türde erkekler, dişilere kendilerini beğendirebilmek için birbirleriyle dövüşürler ya da yarışırlar. Bu, üzerlerinde bir cinsiyet içi seçilim baskısı oluşturur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ETKİN/AKTİF İMMÜNİTE ile/||/<> ETKİN/AKTİF İMMÜNİZASYON ile/||/<> ETKİN/AKTİF TRANSPORT ile/||/<> AKTİVASYON ile/||/<> AKTİVATÖR ile/||/<> AKTİVE ETMEK ile/||/<> AKTİVE OLMAK ile/||/<> AKTİVİTE
( Uyarılmış bağışıklık, etkin bağışıklık. İLE/||/<> Uyarılmış bağışıklama, etkin bağışıklama. İLE/||/<> Etkin taşınım. İLE/||/<> Etkinleşme, etkinleştirme, alevlenme. İLE/||/<> Etkinleştirici, tetikleyici. İLE/||/<> Etkinleştirmek. İLE/||/<> Etkinleşmek. İLE/||/<> Etkinlik. )
- ETMEK ile ETREK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Ekmek. İLE Görünüşü sağlıklı, al yanaklı kişi. )
- ETMEN ile/ve/||/<>/< BAĞLAM
- ETNİK/ETHNIC[İng.] değil/yerine/= BUDUNSAL
- ETS/EARLY DIAGNOSIS SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ERKEN TANILAMA DÜZENİ
- EU- ile/||/<> COSM-
( İyi, güzel. İLE/||/<> Kozmetik, güzellik, düzenli. )
- EUPNE ile APNE
( Solunumun normal hali. İLE Solunumun durması. )
- EURY- ile/||/<> PLAT-/PLATY-
( Geniş, enli. İLE/||/<> Geniş, enli, yaygın. )
- -EURYSIS ile/||/<> TENS- ile/||/<> TRACT-
( Gerilme, genişletici ameliyat. İLE/||/<> Gerilme. İLE/||/<> Çekme, germe. )
- EUS/ENDOSCOPIC ULTRASOUND[İng.] değil/yerine/= ENDOSKOPİK ULTRASON, İÇ GÖREÇLEMEYLE ULTRASON
- EV ile LAGINA
( ... İLE Mali'de, menapoza girmiş kadınların yaşadığı evler. )
- EVAKÜASYON/EVACUATION[İng.] değil/yerine/= BOŞALTMA
- EVALÜASYON/EVALUATION[İng.] değil/yerine/= DEĞERLEME
- EVANTRASYON/EVENTRATION[İng.] değil/yerine/= KARIN DIŞINA ÇIKMA, EVİSERASYON
- EVANTRASYON ile EVİSERASYON ile EVERSİYON
( Karın dışına çıkma, yükselme [diyafram]. İLE İçini boşaltma, dışarı çıkma [iç örgen]. İLE Dışa dönme. )
- EVAPORASYON/EVAPORATION[İng.] değil/yerine/= BUHARLAŞ(TIR)MA
- EVAPORASYON ile EVAPORATÖR
( Buharlaşma. İLE Buharlaştırıcı. )
- EVAR/ENDOVASCULAR AORTIC ANEURYSM REPAIR[İng.] değil/yerine/= ENDOVASKÜLER AORT ANEVRİZMA TAMİRİ, DAMAR İÇİ ANA ATARDAMAR BALONCUĞU ONARIMI
- EVDE BAKIM ile/ve/||/<> HASTAHANEDE BAKIM
- EVENT/RECORDER EVENT RECORDER[İng.] değil/yerine/= OLAY KAYDEDER
- EVERSİYON/EVERSION[İng.] değil/yerine/= DIŞA DÖNDÜRME
- EVET EKLEMİ ile/ve/||/<> HAYIR EKLEMİ
- EVİSERASYON/EVISCERATION[İng.] değil/yerine/= KARIN DIŞINA ÇIKIM
- EVOK POTANSİYEL/EVOKED POTENTIAL[İng.] değil/yerine/= UYARILMIŞ GİZİL GÜÇ
- EVOLÜSYON/EVOLUTION[İng.] değil/yerine/= EVRİM
- EVREN ve/<> BEYİN
( Makro beyin. VE/<> Mikro evren. )
( UNIVERSE and/<> BRAIN )
- EVRİM AĞACI[İng. EVOLUTIONARY TREE] ile/||/<> ATASAL[İng. ANCESTRAL] ile/||/<> EDİNİLMİŞ[İng. ACQUIRED] ile/||/<> FİLOGENETİK[İng. PHYLOGENETIC] ile/||/<> FİLOGENETİK AĞAÇ[İng. PHYLOGENETIC TREE] ile/||/<> FOSİL[İng. FOSSIL] ile/||/<> KARDEŞ GRUPLAR[İng. SISTER GROUPS] ile/||/<> KARDEŞ TÜRLER[İng. SIBLING SPECIES/SISTER SPECIES] ile/||/<> PALEONTOLOJİ[İng. PALEONTOLOGY]
( Türlerin ya da popülasyonların birbirleriyle olan evrimsel ilişkilerini gösteren çizimlerdir. Belirli canlıları kapsayabileceği gibi, var olmuş, olan ve olacak olan tüm türleri de kapsamaktadır. Paleontolojik çalışmalarda atalar fosil kayıtlarından bilinebilir, ancak aynı zamanda günümüzdeki genetik, morfolojik, ekolojik, vb. özelliklerden de ortak ata tahminlerinde bulunulabilir. Aynı zamanda "filogenetik ağaç" olarak da bilinir. @@ Evrim Ağacı üzerinde, ortak atanın torun türlerle ortak olarak paylaştığı özellikler. Zıt anlamlısı edinilmiş ya da gelişmiştir. @@ Evrim Ağacı üzerinde ortak atanın sahip olmadığı; ancak torun türlerden biri ya da birkaçının sonradan edindiği özelliklerin her biridir. @@ Çeşitli organizma grupları arasındaki evrimsel ilişkinin araştırılmasını konu alan bilim dalıdır. Filogenetik ağaçlar ise (filogeni ağacı, evrim ağacı ya da yaşam ağacı olarak da bilinir), bu tarihi şematik olarak göstermemize yarayan araçlardır. @@ Türlerin ya da popülasyonların birbirleriyle olan evrimsel ilişkilerini gösteren bir çizimlerdir. Belirli canlıları kapsayabileceği gibi, var olmuş, olan ve olacak olan tüm türleri de kapsamaktadır. Paleontolojik çalışmalarda atalar fosil kayıtlarından bilinebilir, ancak aynı zamanda günümüzdeki genetik, morfolojik, ekolojik, vb. özelliklerden de ortak ata tahminlerinde bulunulabilir. Aynı zaman "evrim ağacı" olarak da bilinir. @@ Çökelti kayaçları ya da taşlar ile kayaların içinde rastlanan taşlaşmış, canlı parçaları ya da kalıntıları. "Taşıl" olarak da bilinir. @@ Bir evrim ağacı üzerinde aynı ortak atasal düğümden farklılaşmış tür grupları ve soy hatlarıdır. @@ Bir evrim ağacı üzerinde aynı atasal düğüm noktasından farklılaşmış türlerdir. @@ Fosiller üzerinde çalışan bilim alanı. Bu dalın uzmanları paleontolog olarak isimlendirilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EVRİM[İng. EVOLUTION] ile/||/<> ADAPTİF ÖZELLİK[İng. ADAPTIVE TRAIT] ile/||/<> ADAPTİF YAYILIM[İng. ADAPTIVE RADIATION] ile/||/<> AFİNİTE OLGUNLAŞMASI[İng. AFFINITY MATURATION] ile/||/<> AGNATHA
( En kısa tanımıyla evrim, popülasyon içi gen ve özellik dağılımlarının nesiller içerisindeki değişimidir. Bu tanımdaki her bir basamak, evrim için olmazsa olmazdır: @@ Bir canlının evrim sürecinde kazandığı ve gelişim sürecinde ortaya çıkan, bunun sonucunda o canlının hayatta kalma ve/veya üreme başarısını artıran nitelikleridir. @@ Bir türün kısa zaman içinde birçok farklı türe evrimleşmesi süreci. Bu evrimsel süreç, genellikle bir ortamdaki çeşitli ekolojik boşlukların doldurulması ya da yeni ortamlara uyum sağlanması sonucunda ortaya çıkmaktadır. Adaptif yayılım sürecine örnek olarak Hispaniola, Küba ve Bahamalar'dan gelen kahverengi anoller (Anolis sagrei), kabuk anolleri (Anolis distichus) ve şövalye anollerinin (Anolis equestris) Karayip Adaları'na yayılması verilebilir. @@ B gözelerinin belirli bir antijen için afinitelerini artırdığı süreçtir. B gözesi spesifisitesinin bu "ince ayarı", B gözesi reseptörlerinin somatik hipermutasyonunun tekrarlanan bir döngüsü ve ardından klonal seçilim yoluyla gerçekleşir. Moleküler düzeyde bir evrimsel mekanizmadır. @@ Latincede "çenesiz" anlamına gelen bir kelimedir. Taksonomide "çenesiz balıklar" süpersınıfı için kullanılır. Bu sınıf, omurgalılar içerisindeki en ilkin çenesiz hayvanları içerir. Yaklaşık 530 milyon yıl önce evrimleşmişlerdir ve günümüzde halen bulunan bir sınıftır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- EVRİM YASASI ile/ve/||/<> EVRİM KURAMI ile/ve/||/<> EVRİMSEL BİYOLOJİ
( )
( )
- EVRİM ile/ve/değil/yerine DEĞİŞİM
( [not] EVOLUTION vs./but ALTERATION
ALTERATION instead of EVOLUTION )
- EVRİM/EVOLASYON[İng. < EVOLUTION] ile DEĞİŞİNİM/MUTASYON
( Canlının tür olarak gelişmesi, bir canlıyı ötekilerden ayırt eden morfolojik ve fizyolojik karakterlerin gelişmesi yolunda geçirilen bir seri değişim. İLE Genetik yapıda, kendiliğinden ya da bir dış etken aracılığı ile ortaya çıkan değişiklik. | Doğada ve toplumda, niteliksel değişmelerin, yavaş yavaş değil birdenbire olması, bir şeyin, ortam ve koşullarını bulduğunda, birdenbire nitelik değiştirmesi. )
( 1500 milyon yıl ilâ 2 milyar yıl gerekir. )
( )
( )
(
)
( EVOLUTION vs. MUTATION )
- EVRİM/SEL ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GELİŞİM/SEL
( )
( [not] EVOLUTION vs./and/but/||/<> PROGRESS/DEVELOPMENT
PROGRESS/DEVELOPMENT instead of EVOLUTION )
- EVRİM/LEŞME ile/ve/değil/||/<>/< OLGUNLAŞMA
- EX ANTE PREVIOUSLY[İng.] değil/yerine/= ÖNCEDEN
- EX POST FROM BEHİND[İng.] değil/yerine/= GERÇEKLEŞEN
- EX VIVO[İng.] değil/yerine/= CANLI DIŞI
- EXCITABILITY[İng.] değil/yerine/= UYARILGANLIK
- EXCURSION[İng.] değil/yerine/= AÇILMA | GEZİNIM
- EXPANDER[İng.] değil/yerine/= GENİŞLETICİ (DOKU, YAPI VB.)
- exsic.[Lat. < EXSICCATUS] değil/yerine/= KURU, KURUTULMUŞ
- ext.[Lat. < EXTERNUS] değil/yerine/= DIŞTAN KULLANILIR
- ext. sup. alut.[Lat. < EXTENDE SUPER ALUTEM] değil/yerine/= DERİ ÜZERİNE YAYINIZ
- ext./EKSTRE[Lat. < EXTRACTUM] değil/yerine/= ÖZ, HULÂSA,
- EYEGÜ ile EYEGÜ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bir hayvanın ya da herhangi bir canlının kaburga kemiği. İLE Çadırın çubukları. )
- EZİNÇ ile EZİNTİ
( Korku ya da heyecan nedeniyle duyulan, şiddetli acı ya da sıkıntı. İLE Açlık etkisiyle midede duyulan tedirginlik, acıkma duyusu. )
- f./ft.[Lat. < FIAT] değil/yerine/= YAP, YAPINIZ
- FAC-/FACİ- ile/||/<> FASCİ- ile/||/<> PROSOP-/PROSOPO-
( Yüz. İLE/||/<> Bant. İLE/||/<> Yüz. )
- FAÇA ile/değil PAÇA
- -FACIENT ile/||/<> -FICATION ile/||/<> -FEROUS ile/||/<> FUNCT- ile/||/<> -GEN/-GENE ile/||/<> -GENESIS ile/||/<> HEREDO- ile/||/<> -PRAXIA/-PRAXIS ile/||/<> -PLASIA/-PLASIS/-PLASY ile/||/<> -PLAST/-PLASTIC/-PLASTY/-PLASY ile/||/<> -PARA/-PAROUS ile/||/<> -POIESIS/-POIETIC ile/||/<> NE-/NEO- ile/||/<> -OSIS/SIS- ile/||/<> SEPT-/SEPTI-/SEPTO- ile/||/<> ECH-
( Yapmak, oluşturmak. İLE/||/<> Yapmak, neden olmak. İLE/||/<> Oluşturmak, sağlamak, yapmak. İLE/||/<> Yapma, hizmet, işlev. İLE/||/<> Oluşturulan, yayılan, yönlendirilen, oluşturan, yönlendiren, meydana getiren, babası olmak. İLE/||/<> Herhangi bir şeyin oluşumu, kaynağı. İLE/||/<> Genetiksel. İLE/||/<> Etki, yapma, tedavi uygulamaları. İLE/||/<> Gelişme ile ilgili, oluşum. İLE/||/<> Oluşturan, oluşma, oluşturma olayı, meydana getirme, gelişme, büyüme, canlı ilkel göze. İLE/||/<> Yapma, oluşturma, ortaya çıkarma, doğurma. İLE/||/<> Oluşum ya da yapımla ilgili. İLE/||/<> Yeni, son, yeni gelişen bölüm, anormal yeni oluşum. İLE/||/<> Bir durum, olay, koşul, fizyolojik artım, oluşum. İLE/||/<> Bölme, bölüm/septum ile ilgili, yedi. İLE/||/<> Sahip olmak, birleşmek. )
- FAGOSİT ile FAGOSİTE ETMEK ile FAGOSİTE OLMAK ile FAGOSİTOZ
( Yutar göze. İLE Yutmak. İLE Yutulmak. İLE Göze yutarlığı. )
- FAGOSITOZ/PHAGOCYTOSIS[İng.] değil/yerine/= GÖZE YUTUMU
- FAGOSİTOZ değil/yerine/= YUTMA
- FAKO- ile FARMA/KO-
( Göz merceği [ile ilgili]. İLE İlaç [ile ilgili]. )
- FALANKS/PHALANX[İng.] değil/yerine/= PARMAK KEMİĞİ
- FAMİLYA ile FAMİLYAL
( Aile. İLE Ailesel. )
- FAMILYAL/FAMILIAL[İng.] değil/yerine/= AİLEVİ
- FAN ile FANATİK
( Hayran, pervane. İLE Bağnaz. )
- FÂNİ[Ar.] ile FANİ[Yun.]
( Ölümlü, gelip geçici, kalımsız. İLE İnsan gözünün algıladığı ışık şiddeti. )
- FANTOM/PHANTOM[İng.] değil/yerine/= HAYALET
- FARE ile ÇIPLAK, KÖR FARE
( ... İLE Kansere en dirençli/dayanıklı hayvan. )
( ... cum SPALAX TYPHLUS )
- FARENJİT[Fr. < PHARYNGITE] değil/yerine/= YUTAK İLTİHABI
- FARENJİT/ANJİN[Fr.] ile/ve/<> LARENJİT[Fr.]
( Yutak yangısı. Boğaz mukozasının şişmesi, boğak. İLE/VE/<> Gırtlaktaki aşırı ve süreğen yangı. )
( HUNNAK ile/ve/<> ... )
- FARENKS/FARİNKS ile FARİNGEAL
( Boğaz, yutak. İLE Boğaz [ile ilgili], yutak [ile ilgili]. )
- FARKLILAŞMA[İng. DIFFERENTIATION] ile/||/<> ENDÜKSİYON[İng. INDUCTION] ile/||/<> F İSTATİSTİĞİ[İng. F STATISTICS] ile/||/<> F-İSTATİSTİKLERİ[İng. F-STATISTICS] ile/||/<> GAUSE KURALI[İng. GAUSE'S RULE]
( Ayrışmamış bir gözenin (örn; bir kök gözenin) vücuttaki spesifik bir gözeye dönüşme işlemine verilen addır. Farklılaşma, bir takım genlerin aktive olduğu, bazılarının inaktive olduğu karmaşık bir süreçtir. Bunun sonucunda farklılaşan bir göze spesifik bir yapıya bürünür ve belirli bir fonksiyonu vardır.Olgunlaşmış bir sinir gözesinin diğer sinir gözeleri ile iletişimi sağlamak üzere elektrokimyasal sinyal alıp vermeyi sağlayan ince, fiber dokuya benzeyen çıkıntıları vardır. Laboratuvar şartlarında bir kök göze diğer gözelere (örn; sinir, kalp ya da pankreas gözesine) dönüştürülebilir ve buna yönlendirilmiş (directed) farklılaşma denir. @@ Fizyolojik gelişme seyrinin tetiklenmesi. Embriyonal gelişmede embriyonun farklılaşması ve determinasyonu için önemli bir faktördür. @@ Wright'ın F-istatistiği olarak bilinen Sewall Wright (1969, 1978) tarafından geliştirilen genetik yapının ölçüldüğü bir istatistiktir. F-istatistikleri populasyon genetiğinde bir populasyonda beklenen muhtemel heterozigotluğu belirlemek için kullanılan bir istatistiktir. FST, toplam genetik varyansın (T alt simgesi) bir alt popülasyonda (S alt simge) bulunan toplam genetik varyansa oranıdır. Değerler 0'dan 1'e değişebilir. Yüksek FST, popülasyonlar arasında önemli derecede farklılaşma anlamına gelir. FIS (akrabalık katsayısı), bir bireyin buldundurduğu, alt popülasyondaki varyansın kendisindekine oranıdır. Yüksek FIS, yüksek akrabalık olduğunu gösterir. @@ Wright'ın F-istatistiği olarak da bilinen populasyon genetiğinde genetik çeşitliliği analiz etmek amacıyla Sewall Wright tarafından geliştirilmiştir. FST, alt popülasyonun toplam genetik varyansın toplam genetik varyansa oranıdır. Değeri 0 ile 1 arasında değişir. Bu değer ne kadar yüksekse populasyonlar arası farklılaşma o kadar fazladır. FIS (soy içi üreme katsayısı), bireyin genetik varyansının alt populasyonun genetik varyansına oranıdır. @@ İki tür aynı anda aynı yerde yaşayamaz (ekolojik olarak aynı türler aynı yaşam ortamında bir arada bulunamaz). Bu, yalnızca niş farklılaşmasının (gaga boyutundaki farklılık, kök derinlikleri, vb.) evrimiyle mümkündür.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- FARK/LI/LIK ile/ve/||/<> ÇEŞİT/Lİ/LİK
- FARMAKODİNAMİ ile FARMAKODİNAMİK ile FARMAKOKİNETİK ile FARMAKOKİNEZİ ile FARMAKOLOG ile FARMAKOLOJİ ile FARMAKOLOJİK ile FARMAKOPE
( İlaç etkisi. İLE İlaç etkisi [ile ilgili], ilaç etkibilim. İLE İlaç yazgısı [ile ilgili], ilaç yazgıbilim. İLE İlaç yazgısı. İLE İlaçbilim uzmanı. İLE İlaçbilim. İLE İlaçbilimsel, ilaçbilim [ile ilgili]. İLE İlaç kılavuzu. )
- FARMAKOLOG değil/yerine/= EMBİLİMCİ
- FARMAKOLOJİ[Fr. < PHARMACOLOGIE] değil/yerine/= İLAÇ BİLİMİ
- FARMAKOLOJİ/PHARMACOLOGY[İng.] değil/yerine/= İLAÇ BİLİMİ
- PHARMACOLOGY[İng.] / PHARMACOLOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= FARMAKOLOJİ
- FARMAKOLOJİ ile/||/<> TOKSİKOLOJİ
( İlaçların etkilerini ve kullanımını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Zehirlerin etkilerini ve tedavisini inceleyen bilim dalı. )
- FARMAKOPE/PHARMACOPEIA[İng.] değil/yerine/= RESMİ İLAÇ BİLGİSİ
[doğrudan ya da dolaylı]
her türlü katkısı/desteği olan, yakından tanıdığımız ve tanımadığımız tüm TIP mensuplarına
(Sayın/Sevgili Dr.) Ahmet Çorak'a, Metin Bobaroğlu'na, Kayıhan Şahinoğlu'na, Ömer Naci Ergin'e, Sevil Atasoy'a, Nilgün Bozbuğ'a
tüm emekleri ve desteği için
ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUZ!!!
(1996'dan beri)