Bugün[15 Temmuz 2026]
itibarı ile 11.061 başlık/FaRk ile birlikte,
11.061 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(26/46)


- KREBS DÖNGÜSÜ ile/||/<> CALVİN DÖNGÜSÜ

( Mitokondride, asetil grubunu tümüyle karbondioksite yükseltgeyip elektron taşıyıcıları üreten çevrimdir; enerji açığa çıkarır. @@ Kloroplastta, karbondioksiti şekere indirgeyen çevrimdir; enerji harcar. İkisi birbirinin tersidir: biri karbonu yakar, öteki bağlar. )

( Formül: Katabolizma İLE anabolizma )


- KREM ile/ve/||/<> JEL

( CREAM vs./and/||/<> GEL )


- KREŞ | SÜNEHATI REEVİYE | SİNH | ALVEOL ile/||/<> ALVEOL ile/||/<> YUVA

( yuva petekgözü 1 Akciğerde bronşçukların sonlandığı küçük kese şeklindeki boşlukların son ucu 2 Bez yapılarındaki küçük boşluklar 3Küçük bir kese şeklinde olan herhangi bir boşluk 1 Akciğerlerde bronşcukların sonlandığı gaz değişiminin yapıldığı küçük kese biçimindeki boşlukların son ucu 2 Bez yapısındaki küçük boşluklar 3 Küçük bir kese biçiminde olan herhangi bir boşluk anat 1 Akciğerlerde gaz değişiminin yapıldığı çok ince duvara sahip hava kesesi 2 Memedeki kübik epitel ve miyoepitelden meydana gelen salgı bezi yapısı 3 Küçük çukur 4 Diş yuvası Sinema TV Elektrik akımını almak için fişin sokulduğu yuva fiş yuvası Üç ve dört yaşlarındaki çocuklar için açılan ve genellikle gündüzleri çalışan kadınların çocuklarını sabah bırakıp akşam aldıkları okulöncesi eğitim kurumu Mimarlık alveolus küçük göz Mimarlıkta içine bir taşın ya da bir yazıtın yerleştirildiği oyuk Anne ve babaların çalışmakta olduğu saatlerde çocukların bakım ve eğitimini sağlayan özel ya da kamusal kurum karşılık alveol anlamdaş kesecik alveolus küçük boşluk Akciğerde bronşçukların sonlandığı küçük boşluklar 2 Bezlerdeki küçük boşluklar 3 Küçük bir çukurcuk ya da kese biçiminde herhangi bir boşluk zooloji 1 Aynı unsurlardan oluşan küme özellikle hücrelerin kendilerine yabancı bir dokuda birikmesiyle oluşan kümelenme Kimi neoplastik ve hamartomatöz dermatozislerde en çok epidermis ve ya da dermis içindeki hücrelerin sınırlı gruplaşmasında görülür 2 Kuşların yumurtlamak ve yavruların büyütmek üzere hazırladıkları yatak kuş yuvası ya da barınağı yuva Az yuva 1 kuş barınağı 2 ev konut oya 1 hayvan yuvası 2 ev konut uya yuva in uya uya uya Kar huya Alt Tel uya kuş yuvası vahşi hayvanlar için in Tar uva uya uya yăva Eski çağlardan başlayarak kullanılır uya Orta Türkçede de uya biçimi geçer Eski Kıpçakçada uya yanında yuva biçimi de göze çarpar Türkçe yuvanın başındaki y ikincil bir sestir Çuvaşça yăvanın başındaki y de sonradan türemiştir Ramstedt KSz 16 72 JSFOu 32 2 6 Moğolca uyuğa Lagerplatz der Diebe Rӓubernetzt biçimiyle birleştirmiştir Räsänen UAJb 33 147 UJb 19 102 V 511a bu birleştirmeye katılarak h uya biçiminden yola çıkmıştır Onun bu görüşüne Joki LwSS 251 de katılmıştır Egorov ÊS 73 diyalektlerde kullanılan üy toplamak kökünden geldiğini bir olasılık olarak dile getirmiştir Clauson ED 267 belli başlı eski biçimleri saymakla yetinmiştir Sevortyan ÊSTJa 1974 239 da eski etimolojik açıklamaları özetledikten sonra Vladimirtsov ve Jokinin birleştirmelerini göz önüne alarak Kırgızca uyu birikmek toplanmak kökü üzerinde durulabileceğini seslendirmiştir )

( ALVEOLUS )

( ALVÉOLE )

( ALVEOLE )

( ALVEOLUS:KÜÇÜK BOŞLUK | ALVEOLUS )

( YUVA[Az.]~OYA[Tatk.]~UYA[Kklp.]~UYA[Nog.]~UYA[Özb.]~UYA[Krg.]~UYA[Alt.]~UYA[Tel.]~UYA[Şor.]~UYA[Sag.]~UYA[Kzk.]~UYA[Tuv.]~UYA[Yak.]~YĂVA[Çuv.] )


- KRETASE[Fr. < CRETACE] ile/değil/yerine/= İKİNCİ ÇAĞIN SON DÖNEMİ

( Genellikle alt bölümü killi ve kumlu, üst bölümü tebeşir olan İkinci Çağ'ın son dönemi. )


- KRİSTAL ALAN KURAMSİ ile/||/<> LİGAND ALAN KURAMSİ

( Ligandları noktasal negatif yükler sayıp, d orbitallerinin elektrostatik itmeyle yarıldığını söyleyen modeldir; rengi ve manyetizmayı açıklar ama kovalentliği yok sayar. @@ Aynı yarılmayı, metal ile ligand arasındaki kovalent örtüşmeyi ve moleküler orbitalleri de hesaba katarak açıklayan gelişmiş modeldir. İkincisi ilkini kapsar ve düzeltir. )

( Formül: d orbital yarılması )


- KRİSTAL MÜHENDİSLİĞİ ile/||/<> POLİMORFİZM

( Moleküller arası etkileşimleri bilinçle kullanıp, istenen kristal yapısını tasarlama uğraşıdır. @@ Aynı maddenin, birden çok farklı kristal yapıda kristallenebilmesidir; ilaçlarda çözünürlüğü ve etkiyi kökten değiştirir. İlki tasarım, ikincisi tasarımı zorlaştıran olgudur. )

( Formül: Supramoleküler synthon )


- KRİSTAL YAPI ile/||/<> AMORF YAPI

( Atomların uzun erimli, dönemsel olarak düzenli tekrarlandığı katı yapıdır; belirgin bir erime noktası vardır (elmas, tuz, metaller). @@ Atomların uzun erimli düzeni olmayan, rastgele dizildiği katı yapıdır; keskin erime noktası yerine yumuşayarak geçiş gösterir (cam). İlki düzenli ve keskin erir, ikincisi düzensiz ve yumuşayarak akar. )

( Formül: Bravais örgüleri ~ kısa menzil düzen )


- KRİSTAL ile/||/<> AMORF

( Atomların uzun erimli, dönemsel olarak düzenli dizildiği katıdır; keskin erime noktası vardır ve düzenli yüzeyler verir (elmas, tuz). @@ Uzun erimli düzeni olmayan, atomların rastgele dizildiği katıdır; keskin erime yerine yumuşayarak geçiş gösterir (cam). İlki düzenli ve keskin erir, ikincisi düzensiz ve yumuşayarak akar. )

( Formül: Tuz İLE cam )


- KRİSTAL ile/||/<> AMORF ile/||/<> POLİKRİSTAL

( Atomların tümüyle, uzun erimli tek bir düzenli örgüde dizildiği katıdır (tek kristal); elmas gibi. @@ Atomların hiçbir uzun erimli düzeni olmadan rastgele dizildiği katıdır; cam gibi. @@ Çok sayıda küçük kristal taneciğin rastgele yönelmiş biçimde bir araya gelmesinden oluşan katıdır; metaller genellikle böyledir. Üçü, düzenin ne kadar sürekli olduğuna göre ayrılır: tam düzenli, düzensiz ve tanecikler hâlinde düzenli. )

( Formül: Bragg: nλ = 2d sinθ )


- KRİSTAL ile/||/<> YAPI

( X-ışını kırınımı ile kristal yapı tayini yöntemi )

( William Lawrence Bragg tarafından 1913 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1890-1971) (Ülke: Avustralya/İngiltere) (Alan: fizik) (Önemli katkıları: Bragg yasası, X-ışını kırınımı ile kristal yapı belirleme. En genç Nobel Fizik ödülü sahibi (25 yaş)) (Nobel: 1915) )


- KRİTİK NOKTA ile/||/<> ÜÇLÜ NOKTA

( Kritik noktada sıvı-gaz farkı kaybolur, üçlü noktada üç faz dengededir. )

( Formül: Tc İLE Pc İLE Tt İLE Pt )


- KRİTİK YOĞUNLUK ile/||/<> GERÇEK YOĞUNLUK

( Evrenin tam düz (ne kapalı ne açık) olması için gereken tam madde-enerji yoğunluğudur; genişleme hızıyla belirlenir. @@ Evrenin gerçekte gözlenen madde-enerji yoğunluğudur. İkisinin oranı evrenin geometrisini belirler; gözlemler ikisinin hemen hemen eşit, evrenin düz olduğunu gösterir. )

( Formül: 10^(-29) g/cm³ )


- KRİYOSKOPİ[Fr. < CRYOSCOPIE] ile/değil/yerine/= TUZLU ERİYİK DONMASI BİLİMİ

( Tuzlu eriyiklerin donma yasalarını inceleyen fizik kolu. )


- KRİZ[Yun.] ile/=/||/<>/< EŞİK


- KRİZ ile KRİTİK


- KRİZ[Yun.] ile/=/||/<>/< SINIR


- KRİZALİT ile/||/<> PUPA ile/||/<> PUPA[İt. < POPPA]

( pupa bebek Tümbaşkalaşma gösteren böceklerde larva ile ergin evreleri arasındaki hareketsiz evre biyoloji Tüm başkalaşım holometabol gösteren böceklerin hayat devresinde larva evresinden sonra gelen ve larvanın koruyucu bir kılıf koza içinde muhafaza edildiği hareketsiz göründükleri larvaya ait organların otoliz ile yok edildiği ergin organlar geliştiğinde süreç tamamlanınca ergin hayvanın kılıfından çıktığı evre Krizalit 1 Tüm başkalaşım gösteren böceklerde larvayla ergin evre arasındaki hareketsiz evre nimf nimfa 2 Geminin arkası kıç Böceklerde larva ve imago arasındaki ikinci gelişim evresi Tam başkalaşım görülen böceklerin hayat devresinde larva evresinden sonra gelen ve larvanın koruyucu bir kılıf koza içinde muhafaza edildiği hareketsiz göründükleri larvaya ait organların otolizle yok edildiği ergin organlar geliştiğinde ergin sineğin kılıfından çıktığı evre krizalit İtal Venedik pupa poop Belli başlı Akdeniz dillerinde de yaygın olarak kullanılır )

( PUPA )

( PUPE )

( PUPA | PUPPE )

( PUPA | PUPA: YAVRU | PUPA, İNG. POOP )

( POPPA | PUPA )


- KRİZANTEM[Fr. < CHRYSANTHÈME] ile/değil/yerine/=/||/<> KASIMPATI


- KRİZOKOL ile/||/<> RODONİT

( Mavi-yeşil renkte bir bakır silikat minerali. İLE/||/<> Pembe ve siyah renkli bir mineral. )


- KRİZOKOL ile/||/<> TURKUAZ

( Mavi-yeşil renkte bir bakır silikat minerali. İLE/||/<> Mavi-yeşil renkte bir fosfat. )


- KRİZOLİT[Fr. < CHRYSOLITE] ile/değil/yerine/=/||/<> ZEBERCET


- CHROMATISCHE PARALLAXE[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMATİK PARALAKS


- KROMATİN[İng. CHROMATIN] ile/||/<> HETEROKROMATİN[İng. HETEROCHROMATIN] ile/||/<> HİSTON[İng. HISTONE] ile/||/<> HİSTON KODU HİPOTEZİ[İng. HISTONE CODE HYPOTHESIS] ile/||/<> PROFAZ[İng. PROPHASE] ile/||/<> TELOMER[İng. TELOMERE]

( Çekirdekte genlerin normal durumunu temsil eden ilişkili histon ve histon olmayan DNA kompleksi. İki biçimde bulunur: ökromatin, daha az miktarlarda bulunur, daha serbesttir ve kopyalanabilir, heterokromatin ise daha sıkıdır ve kopyalanamaz. Dişi memelilerin aktif olmayan X kromozomu, heterokromatin örneğidir. @@ Genetik olarak etkileşime girmeyen, çokça boyanan, geç kopyalanan kromozom kısımları. @@ DNA’nın etrafına sarılan ve kromozoma yapısal destek veren bazik protein. Yüksek arginin/lisin içeriğine sahiptirler. DNA’yı paketleyip düzenleyerek nükleozom ismi verilen birimlere ayırırlar. Histon genleri poli-adenin kuyruğunu kodlamaz. Bütün ökaryotik göze çekirdeğine, kromatinlerde DNA çift ipliği ile beraber nükleozomların yapısına giren H1, H2A, H2B, H3, H4, H5 tipleri bilinmektedir. Prokaryotların bazılarında da histon-benzeri proteinler bulunur. @@ Özel kümeler halinde bulunan modifiye edilimiş histon kalıntılarının, başka kromatin parçalarıyla olan spesifik etkileşimlerinden doğan eşsiz biyolojik sonuçları düzenlediğini öne süren hipotez. @@ Mitoz ve mayoz bölünmenin ilk evresi. Bu evrede kromatin iplikler kısalıp kalınlaşarak kromozomlara dönüşür, sentrozom organeli kendini eşler ve çift kutuplara dağılır, iğ iplikleri oluşur ve son olarak da çekirdek zarı ve çekirdekçik erir. @@ Ökaryotik kromozomların sonunda ardarda tekrarlanan dizilerden oluşur. Kromozomlar, gözenin her bölünmesinde yaklaşık 100bp kaybeder. Telomeraz enzimi kayıp bazları ekleyebilir. Telomer, doğrusal kromozomların uçlarında bulunan, herhangi bir gen kodlamayan, özelleşmiş heterokromatin yapılarıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- KROMATİN ile/||/<> NUKLEOZOM

( Kromatin DNA protein İLE nukleozom histon DNA sarmal. )

( Formül: Overall structure İLE basic unit )


- KROMATOGRAFİ ile/||/<> SPEKTROSKOPİ

( Bir karışımdaki bileşenleri, hareketli ve durgun faz arasındaki farklı tutunmalarından yararlanarak birbirinden ayıran yöntemdir; ayırır, kimliği doğrudan söylemez. @@ Maddenin ışık ya da başka bir ışımayla etkileşiminden yapısını ve kimliğini belirleyen yöntemdir; tanır, ayırmaz. İlki ayırır, ikincisi tanır; birleştirilince (GC-MS gibi) ikisi birden yapılır. )

( Formül: Ayırma İLE analiz )


- KROMOPLAST ile/||/<> KROMOPLAST[Fr. < CHROMOPLASTE]

( khroma renk plastos meydana gelmiş Bitki gözelerinde ve bazı birgözeli kamçılı hayvanlarda bulunan renkli plastidler Bitkilerde sarı kımızı turuncu renkli pigmentleri taşıyan plastidler )

( CHROMOPLAST | LEUCOPLAST )

( CHROMOPLASTE | LEUCOPLASTE )

( CHROMOPLASTEN | LEUCOPLASTE )

( CROMOPLASTO )

( ΧΡΩΜΟΠΛΆΣΤΗΣ / χρωμοπλάστης )


- KROMOSFER[Fr. < CHROMOSPHÈRE] ile/değil/yerine/=/||/<> RENK YUVARI


- KROMOSFER[Fr. < CHROMOSPHERE] ile/değil/yerine/= RENK YUVARI

( Güneşin ışıkyuvarını saran, yaklaşık olarak 10.000 km. kalınlığındaki küre kabuğu. )


- KROMOZOM ile/||/<> KURAM

( Kromozom kalıtım kuramı )

( Theodor Boveri tarafından 1902 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1862-1915) (Ülke: Almanya) (Alan: Biyoloji) (Önemli katkıları: Kromozom teorisi, kanser genetiği) )


- KRONECKER PRODUCT ile/||/<> HADAMARD PRODUCT

( Kronecker ⊗ blok çarpım, Hadamard ⊙ eleman eleman. )

( Formül: Block İLE elementwise )


- KRONOAMPEROMETRİ ile/||/<> KRONOPOTANSİYOMETRİ

( Potansiyeli ani olarak sabitleyip, akımın zamanla nasıl düştüğünü izleyen yöntemdir; difüzyon katsayısı buradan bulunur. @@ Akımı sabitleyip, potansiyelin zamanla nasıl değiştiğini izleyen yöntemdir; pil boşalma davranışı böyle ölçülür. İlkinde gerilim, ikincisinde akım sabit tutulur. )

( Formül: Cottrell İLE Sand )


- KRONOGRAF | SÜREYAZAR ile/||/<> SÜREYAZAR

( Bir zaman saatine bağlı olarak saat ve dakika başlarını yazan aygıt fizik Belirli bir işin kısa süresini çizgeleyen araç süreyazar )

( CHRONOGRAPH )

( CHRONOGRAPHE )

( CHRONOGRAPH )


- KRONOMETRE | SÜREÖLÇER | KRONOMETRE ile/||/<> KRONOMETRE ile/||/<> SÜREÖLÇER

( süreölçer Çok kısa zaman sürelerini ölçen özel saat fizik Belirli bir eylem işlem yarışmanın ya da işleyim alanında belli bir işin kısa süresini ölçmek amacıyla kullanılan aygıt )

( CHRONOMETER | CHRONOGRAPH )

( CHRONOMÈTRE | CHRONOMÊTER | CHRONOGRAPHE )

( CHRONOMETER | CHRONOGRAPH )

( CRONOMETRO )

( ΧΡΟΝΌΜΕΤΡΟ / χρονόμετρο )


- KRONOMETRE | SÜREÖLÇER ile/||/<> SÜREÖLÇER

( Çok kısa zaman sürelerini ölçen özel saat fizik Belirli bir eylem işlem yarışmanın ya da işleyim alanında belli bir işin kısa süresini ölçmek amacıyla kullanılan aygıt )

( CHRONOMETER )

( CHRONOMÊTER | CHRONOMÈTRE )

( CHRONOMETER )


- KSİLEM ile/||/<> FLOEM

( Ksilem su taşıma İLE floem besin taşıma )

( Formül: Trakeid/damar (ksilem) İLE Kalburlu boru (floem) )


- KSILEM ile/||/<> FLOEM

( Bitkilerde taşıma sistemleri. )

( Formül: Ψ = Ψs + Ψp + Ψm )


- KSİLEM ile/||/<> FLOEM ile/||/<> KAMBİYUM

( İletim ve büyüme dokuları. )

( Formül: H₂O ↑ İLE şeker ↓ )


- KSİLOLOJİ[Fr. < XYLOLOGIE] ile/değil/yerine/=/||/<> ODUN BİLİMİ


- KSİLOLOJİK[Fr. < XYLOLOGIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> ODUN BİLİMSEL


- KUALA LUMPUR ile ...

( Çamurlu kavşak. )


- KUANTUM ALGORİTMASI ile/||/<> KLASİK ALGORİTMA

( Süperpozisyon, girişim ve dolanıklığı kullanan, bazı problemlerde (çarpanlara ayırma, arama) klasikten çok daha hızlı çözüm veren yordamdır. @@ Kesin, adım adım işleyen olağan hesap yordamıdır; her adımda tek bir durum üzerinde çalışır. İlki belirli problemlerde üstel ya da karekök hızlanma, ikincisi genel ve öngörülebilir çözüm sunar. )

( Formül: O(log³n) ~ O(e^n) )


- KUANTUM ANNEALING ile/||/<> SIMULATED ANNEALING

( Kuantum annealing kuantum tünelleme kullanırken İLE simulated annealing termal dalgalanmalar kullanır )

( Formül: H(t) = (1-t)H₀ + tH₁ )


- KUANTUM BİLGİ ile/||/<> SHANNON BİLGİ

( Kübitlerle taşınan, süperpozisyon ve dolanıklık içerebilen bilgidir; kopyalanamaz (no-cloning) ve ölçümle bozulur. @@ Klasik bitlerle taşınan, belirsizliğin (entropinin) klasik ölçüsüdür; serbestçe kopyalanabilir ve ölçümle bozulmaz. İkincisi ilkinin klasik, sınırlı özel hâlidir. )

( Formül: S = -Tr(ρ log ρ) )


- KUANTUM BİLGİSAYAR ile/||/<> KLASİK BİLGİSAYAR

( Bilgiyi kübitlerle işler; süperpozisyon ve dolanıklık sayesinde birçok olasılığı aynı anda değerlendirebilir, bazı problemlerde üstel hızlanma sağlar ama gürültüye çok duyarlıdır. @@ Bilgiyi 0/1 bitleriyle, adım adım kesin işler; kararlı ve genel amaçlıdır. İlki belirli problemlerde paralel kuantum avantajı, ikincisi güvenilir genel hesaplama sunar. )

( Formül: 2^n ~ n durum )


- KUANTUM COMPLEXITY ile/||/<> COMPUTATIONAL COMPLEXITY

( Kuantum complexity kuantum devrelerin karmaşıklığıyken İLE computational complexity klasik algoritmaların karmaşıklığıdır )

( Formül: BQP İLE P )


- KUANTUM DARWİNİZM ile/||/<> KLASİK DEKOHERANS

( Kuantum Darwinizm çevre tarafından bilgi seçimiyken İLE klasik dekoherans basit faz kaybıdır )

( Formül: Pointer states )

( Charles Darwin tarafından 1859 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- KUANTUM DOLANIKLIK ile/||/<> KLASİK KORELASYON

( Kuantum dolanıklık yerel olmayan İLE klasik korelasyon yereldir )

( Formül: |ψ⟩ = (|00⟩ + |11⟩)/√2 İLE Bell eşitsizliği: |E(a ileb) - E(a ilec)| ≤ 1 + E(b ilec) )


- KUANTUM GRAVİTY ile/||/<> GENERAL RELATİVİTY

( Kuantum gravity kuantum ve gravitasyonu birleştirirken İLE general relativity klasik geometrik kuramdir )

( Formül: l_p = √(Għ/c³) )


- KUANTUM HALL ile/||/<> KLASİK HALL

( Çok düşük sıcaklık ve güçlü manyetik alanda, enine (Hall) iletkenliğin sürekli değil kesikli, tam basamaklar hâlinde kuantalandığı olaydır (σ = ne²/h); basamaklar olağanüstü kesindir. @@ Bir iletkende akıma dik manyetik alan uygulanınca oluşan enine gerilimdir; iletkenlik alanla sürekli değişir. İkincisi olağan koşulların, ilki aşırı koşulların Hall olayıdır. )

( Formül: Platolar ~ lineer )


- KUANTUM HAPSETME ile/||/<> KLASİK BOYUT ETKİSİ

( Bir yapının boyutu elektronun de Broglie dalga boyuna inince, enerji düzeylerinin kesikli hâle gelmesi ve boyuta bağlı değişmesi olayıdır; nanokristallerde renk değişimi bundandır. @@ Boyut küçüldükçe yüzey/hacim oranının artmasından doğan, ama enerji düzeylerini kuantalamayan olağan boyut etkileridir. İlki dalga doğasından, ikincisi yalnızca geometriden kaynaklanır. )

( Formül: Enerji kuantizasyonu )


- KUANTUM HATA DÜZELTME ile/||/<> KLASİK HATA DÜZELTME

( Kübit bilgisini, kopyalama yasağına (no-cloning) rağmen çok sayıda fiziksel kübite dolanıklıkla yayıp koruyan yöntemdir; durumu ölçmeden hatayı saptar. @@ Biti tekrarlayarak (kopyalayarak) ve çoğunluğa bakarak hatayı düzelten yöntemdir. İlki kopyalayamadığı için dolaylı, ikincisi doğrudan kopyayla çalışır. )

( Formül: Shor code 9 qubit )


- KUANTUM HATA DÜZELTME ile/||/<> KLASİK KODLAMA

( Kuantum hata düzeltme süperpozisyonu korurken İLE klasik kodlama sadece bit hatalarını düzeltir )

( Formül: Shor kodu )


- KUANTUM KAPISI ile/||/<> MANTIK KAPISI

( Kübitlerin durumunu döndüren, tersinir ve üniter işlemdir; bilgiyi yok etmez, her zaman geri alınabilir. @@ Klasik bitlere uygulanan (AND, OR gibi) işlemdir; çoğu tersinmezdir, girişten çıkışa bilgi yitirilebilir. İlki tersinir ve kuantum, ikincisi çoğunlukla tersinmez ve klasiktir. )

( Formül: U†U = I ~ kayıp )


- KUANTUM KAYNAŞMA ile/||/<> FAZ GEÇİŞİ

( Kuantum kaynaşma sıcaklık değişimi olmadan durum değişikliğiyken İLE faz geçişi termal durum değişimidir )

( Formül: H|ψ⟩ = E|ψ⟩ )


- KUANTUM KOHERANS ile/||/<> LAZER KOHERANS

( Kuantum koherans dalga fonksiyonu fazlarının korunmasıyken İLE lazer koherans elektromanyetik dalgaların faz uyumudur )

( Formül: ρ_{12} ≠ 0 )


- KUANTUM KRİPTOGRAFİ ile/||/<> KLASİK KRİPTOGRAFİ

( Güvenliğini fizik yasalarına dayandırır; bir anahtarı dinlemeye çalışmak kuantum durumunu bozacağından gizli dinleme saptanabilir (kuantum anahtar dağıtımı). @@ Güvenliğini matematiksel zorluğa (büyük sayıları çarpanlara ayırmanın güçlüğü gibi) dayandırır; yeterli hesap gücüyle kırılabilir. İlki dinlemeyi fizikle saptar, ikincisi hesaplama zorluğuna güvenir. )

( Formül: BB84 ~ RSA )


- KUANTUM MACHINE LEARNING ile/||/<> KLASİK AI

( Kuantum machine learning kuantum avantajı sağlayabilirken İLE klasik AI geleneksel algoritmalardır )

( Formül: VQE algoritması )


- KUANTUM METROLOJİ ile/||/<> KLASİK ÖLÇÜM

( Kuantum metroloji kuantum kaynaklarla hassasiyeti artırırken, klasik ölçüm istatistik sınırlarla kısıtlıdır )

( Formül: Δφ ∝ 1/√N )


- KUANTUM NOKTA ile/||/<> NANOPARTİKÜL

( Boyutu, elektronların hapsolacağı kadar küçük olan yarıiletken kristaldir; boyut değişince yaydığı renk değişir. @@ Nanometre boyutundaki taneciğin genel adıdır; her malzemeden olabilir ve boyutla renk değiştirme özelliği taşımaz. İkincisi genel sınıf, ilki kuantum etkili özel türüdür. )

( Formül: E_gap ∝ 1/r² )


- KUANTUM NOKTA ile/||/<> NANOTEL ile/||/<> NANOLEVHA

( Elektronların üç boyutta da hapsedildiği, kesikli enerji düzeyli sıfır boyutlu nanoyapıdır; boyutu rengini belirler. @@ Elektronların iki boyutta hapsedilip bir eksen boyunca serbest kaldığı tek boyutlu nanoyapıdır. @@ Elektronların kalınlık yönünde hapsedilip düzlemde serbest kaldığı iki boyutlu nanoyapıdır. Üçü, serbest kalan boyut sayısına göre ayrılır. )

( Formül: d < 100 nm )


- KUANTUM NOKTASI ile/||/<> KUANTUM TELİ

( Elektronların üç boyutta da hapsedildiği, atom benzeri kesikli enerji düzeyleri taşıyan nanoyapıdır (sıfır boyutlu); boyutu değiştikçe yaydığı renk değişir. @@ Elektronların iki boyutta hapsedilip bir eksen boyunca serbest kaldığı, tek boyutlu iletim gösteren nanoyapıdır. İlkinde hareket her yönde kısıtlı, ikincisinde tek yön boyunca serbesttir. )

( Formül: 3D hapsetme ~ 2D hapsetme )


- KUANTUM NOKTASI ile/||/<> NANOPARÇACIK

( Elektronların üç boyutta hapsedildiği, boyutuna göre farklı renk yayan yarıiletken nanokristaldir; boyutu değiştirilerek rengi ayarlanır. @@ Nanometre boyutunda taneciğin genel adıdır; her malzemeden olabilir ve boyutla renk değiştirme özelliği taşımaz. İkincisi genel sınıf, ilki onun kuantum etkili özel türüdür. )

( Formül: 2-10nm İLE 1-100nm )


- KUANTUM NOKTASI ile/||/<> NANOTÜP

( Elektronların üç boyutta da hapsedildiği, atom benzeri kesikli enerji düzeyli sıfır boyutlu nanoyapıdır; boyutu değiştikçe yaydığı renk değişir. @@ Karbon atomlarının silindir biçiminde sarılmasıyla oluşan, tek boyutlu nanoyapıdır; sarılma biçimine göre metalik ya da yarıiletken olur, olağanüstü sağlamdır. İlki noktasal, ikincisi çizgiseldir. )

( Formül: 2-10 nm QD İLE sp² hibrit karbon )


- KUANTUM OPTOMEKANİK ile/||/<> KLASİK OPTİK

( Kuantum optomekanik ışık-madde kuantum etkileşimiyken İLE klasik optik elektromanyetik dalga yayılımıdır )

( Formül: g₀ = √(ħω/2m) )


- KUANTUM PHASE MATTER ile/||/<> KLASİK FAZ

( Kuantum phase matter kuantum dalgalanmalarla karakterizeyken İLE klasik faz termal dalgalanmalardır )

( Formül: Z₂ topoloji )


- KUANTUM SENSÖR ile/||/<> KLASİK SENSÖR

( Kuantum sensör kuantum koheransı kullanarak hassasiyeti artırırken İLE klasik sensör termal gürültü ile sınırlıdır )

( Formül: δB ∝ 1/√NT )


- KUANTUM SIÇRAMA ile/||/<> KLASİK REZONANS

( Bir atomun elektronunun, ara değerlerden geçmeden bir enerji düzeyinden ötekine ani, kesikli geçişidir; belirli enerjili bir foton salar ya da soğurur. @@ Bir sistemin, doğal frekansına yakın sürüldüğünde genliğinin sürekli ve düzgün büyümesidir. İlki kesikli ve ani, ikincisi sürekli ve derecelidir. )

( Formül: ΔE = ħω )


- KUANTUM SİMÜLASYON ile/||/<> MONTE CARLO

( Kuantum simülasyon kuantum sistemleri doğal olarak simüle ederken İLE Monte Carlo stokastik örnekleme kullanır )

( Formül: e^{-iHt} )


- KUANTUM SÜPERPOZİSYON ile/||/<> KLASİK DALGA İNTERFERANS

( Kuantum süperpozisyon parçacık seviyesinde olasılık genliklerinin toplanmasıyken, klasik interferans makroskopik dalga genliklerinin toplanmasıdır )

( Formül: |ψ⟩ = α|0⟩ + β|1⟩ )


- KUANTUM SUPREMACY ile/||/<> KLASİK HESAPLAMA

( Kuantum supremacy kuantum bilgisayarların klasik bilgisayarları geçmesiyken İLE klasik hesaplama deterministik algoritmalardır )

( Formül: Grover algoritması )


- KUANTUM TELEPORTASYON ile/||/<> KLASİK İLETİŞİM

( Bir kübitin durumunu, dolanıklık ve bir miktar klasik bilgi yardımıyla başka yere aktarmadır; parçacığın kendisi değil durumu taşınır ve kaynaktaki durum bozulur. @@ Bilginin kopyalanarak, sıradan sinyallerle (elektrik, ışık) iletilmesidir; kaynak korunur. İlki durumu kopyalamadan taşır ama ikincisine de gereksinim duyar, ikincisi ise kopyalayarak iletir. )

( Formül: EPR çifti kullanır )


- KUANTUM TÜNELLEME ile/||/<> KLASİK ENERJİ BARİYERİ

( Parçacığın, tepesini aşacak enerjisi olmasa da bir engelin öbür yanına dalga olasılığıyla geçmesidir; engel inceldikçe olasılık artar. @@ Bir engelin, ancak tepe enerjisini aşan cisimlerin geçebildiği klasik sınırdır; eşiğin altındaki cisim kesinlikle geri döner. İlki eşik-altı geçişe izin verir, ikincisi kesin engeldir. )

( Formül: T ∝ e^(-2κa) )


- KUANTUM TÜNELLEME ile/||/<> KLASİK GEÇİŞ

( Parçacığın, enerjisi yetmese bile bir engelin öbür yanına dalga doğası sayesinde olasılıkla geçmesidir; enerji korunumunu bozmaz, engel ne kadar ince ve alçaksa olasılık o kadar büyüktür. @@ Bir cismin bir engeli ancak yeterli enerjisi varsa aşabilmesidir; enerji yetmezse kesinlikle geçemez. İlki olasılıksal ve enerji-altı geçişe izin verir, ikincisi eşik-üstü ve kesindir. )

( Formül: T = e^(-2∫√(2m(V-E)/ℏ²)dx) )


- KUANTUM ÜSTÜNLÜĞÜ ile/||/<> KLASİK SİMÜLASYON

( Bir kuantum bilgisayarın, en güçlü klasik bilgisayarın makul sürede çözemeyeceği bir işi yapabilmesidir; kuantum avantajının deneysel eşiğidir. @@ Bir kuantum sistemini sıradan bilgisayarla taklit etmedir; kübit sayısı arttıkça gereken kaynak üstel büyür, bir noktadan sonra pratikte olanaksızlaşır. İlki, ikincisinin yetişemediği noktada başlar. )

( Formül: Google 2019 ~ tartışmalı )


- KUANTUM ZENO ETKİSİ ile/||/<> RADYOAKTİF BOZUNMA

( Kuantum Zeno etkisi gözlemin bozunmayı durdurmasıyken İLE radyoaktif bozunma doğal stokastik süreçtir )

( Formül: λ = ln(2)/t_{1/2} )


- KUANTUM ile/||/<> ELEKTRODİNAMİK

( QED kuramınin geliştirilmesi )

( Richard Feynman tarafından 1949 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1918-1988) (Ülke: ABD) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Kuantum elektrodinamiği, Feynman diyagramları) (Nobel: 1965) )


- KUARK ile ACAYİP KUARK

( ... İLE Elektrik yükü -1/3, baryon sayısı 1/3 ve acayipliği -1 olan kuark. )

( QUARK vs. STRANGE QUARK )

( QUARK mit MERKWÜRDİGES QUARK )

( QUARK avec QUARK ÉTRANGE )


- KUARK ile/||/<> LEPTON

( Kuark güçlü etkileşir renk yükü İLE lepton güçlü etkileşmez. )

( Formül: 6 çeşit İLE 6 çeşit )


- KUARK ile/||/<> LEPTON (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Güçlü kuvvetle etkileşen, renk yükü taşıyan temel parçacıklardır; tek başına bulunamaz, hep bağlı hâlde (proton, nötron gibi) bulunurlar, kesirli elektrik yükleri vardır. @@ Güçlü kuvvetle etkileşmeyen temel parçacıklardır; elektron ve nötrino bu ailedendir, tek başına serbestçe bulunabilirler. İkisi de maddenin bölünemez yapı taşlarıdır, farkları güçlü kuvvete katılıp katılmamalarıdır. )

( Formül: Hadron yapıtaşı ~ temel )


- KUARK ile/||/<> MODEL

( Kuark modeli ve parçacık sınıflandırması )

( Murray Gell-Mann tarafından 1964 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1929-2019) (Ülke: ABD) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Kuark teorisi) (Nobel: 1969) )


- KUASAR ile ...

( Bir ışık noktası gibi görülen galaksi dışı nesne. )


- KUASAR ile/||/<> GALAKSİ

( Kuasar çok parlak aktif çekirdek İLE galaksi yıldız topluluğudur. Kuasar erken evrende bol İLE genç evrenin enerjetik nesneleridir. Kuasar merkezdeki kara delik İLE madde yutarken devasa ışık yayar. )


- KUASİNÖTRALİTE ile/||/<> YÜK AYRIŞMASI

( Bir plazmanın, büyük ölçekte pozitif ve negatif yük yoğunluklarının hemen hemen eşit, yani toplamda nötr görünmesidir; plazmanın temel özelliğidir. @@ Debye uzunluğundan küçük ölçeklerde, yüklerin geçici olarak ayrışıp güçlü yerel elektrik alanları doğurmasıdır. İlki büyük ölçekte nötrallik, ikincisi küçük ölçekte ayrışmadır. )

( Formül: Makro nötr ~ mikro E alan )


- KUBBE ile/||/<> KUBBE[Ar. < KUBBE]

( İçinde ırakgörür bulunan yarıklı kapağı olan ve merkezden geçen düşey bir eksene göre dönebilen yarım küre biçiminde yapı Mimarlık Yarım küre biçiminde taştan çatı örtüsü a yarım kubbe tonoz biyoloji )

( DOME | CUPOLA )

( COUPOLE )

( KUPPEL )


- KÜBİK ile/||/<> DENKLEM

( Üçüncü dereceden denklemlerin sistematik çözümü )

( Ömer Hayyam tarafından 1074 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1048-1131) (Ülke: İran) (Alan: matematik) (Önemli katkıları: Cebir çalışmaları, takvim reformu, Rubaiyat) )


- KUBİT ile/||/<> SÜPERPOZİSYON ile/||/<> DOLANIKLIK ile/||/<> ÖLÇÜM

( Kuantum bilgisinin temel birimidir; 0 ve 1'i aynı anda taşıyabilen iki durumlu kuantum sistemidir. @@ Kübitin 0 ile 1'in ağırlıklı bir karışımında bulunabilmesidir; kuantum paralelliğinin kaynağıdır. @@ Birden çok kübitin, tek tek betimlenemeyen ortak bir duruma bağlanmasıdır; kuantum hızlanmasının anahtarıdır. @@ Kübiti okuma işlemidir; süperpozisyonu bir olasılıkla 0 ya da 1'e çökertir ve kuantum bilgisini klasikleştirir. İlki taşıyıcı, ikinci ve üçüncüsü kaynak, dördüncüsü sonucu okuyan adımdır. )

( Formül: |ψ⟩ = α|0⟩ + β|1⟩ )


- KÜÇÜK DÜNYA ile/||/<> DÜZENLİ ÖRGÜ

( Küçük dünya kısa yol + kümelenme, düzenli sadece yerel. )

( Formül: 6 derece İLE örgü )


- KÜÇÜK/BÜYÜK(MİKRO/MAKRO) EVREN(KOZMOS)


- YILDIZLAR:
KÜÇÜK KÜTLELİ ile/ve/||/<>/> BÜYÜK KÜTLELİ

( Sessiz. İLE/VE/||/<>/> Büyük bir patlama ile. )


- KÜÇÜK OLASILIK değil DÜŞÜK OLASILIK


- KÜÇÜK ile/ve/<> KÜÇÜLTÜLMÜŞ


- KÜÇÜKAYI/DÜBBÜASGAR[Ar. < DUBB + AṢĠAR] >< BÜYÜKAYI/DÜBBÜEKBER[Ar. < DUBB + EKBER]


- KÜÇÜLME ile/ve/||/<> BÜZÜŞME/SIKIŞMA


- KUDRET | ÉNERGİE[Fr. < ÉNERGIE] ile/||/<> ENERJİ ile/||/<> ENERJİ[Fr. < ÉNERGIE]

( energia Canlı organizmada katabolizma sırasında meydana gelen iş görme kapasitesi erke botanik fizik kimya Canlı organizmalarda katabolizma sırasında meydana gelen iş görme kapasitesi Maddede var olan ve ısı ışık biçiminde ortaya çıkan güç Genellikle kalori ya da jul olarak ifade edilen sistemin faaliyet ya da iş yapma yeteneği )

( ENERGY )

( ÉNERGIE )

( ENERGIE )

( ENERGIA | ENERGIA: GÜÇ, ENERJI )


- KUDRET ile/ve ENERJİ

( CAPABLE vs./and ENERGY )


- KUDUZ AŞISI (PASTEUR) ile/||/<> ÇİÇEK AŞISI (JENNER)

( Pasteur kuduz aşısını zayıflatılmış virüs ile geliştirdi İLE Jenner çiçek aşısını inek çiçeği virüsü ile buldu. Pasteur laboratuvar koşullarında zayıflatma yaptı İLE Jenner doğal bir çapraz bağışıklık kullandı. İkisi de aşı biliminin temelini attı. )

( Louis Pasteur tarafından 1885 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1822-1895) (Ülke: Fransa) (Alan: Biyoloji, Kimya) (Önemli katkıları: Mikrop teorisi, pastörizasyon, aşı geliştirme (kuduz, şarbon), spontan üreme teorisini çürüttü, fermantasyon süreçlerini açıkladı, antisepsi kavramını tıbba kazandırdı) )


- KÜFÜR değil/yerine/>< FİKİR

( Gerçeğin üstünü örtmek. DEĞİL/YERİNE/>< Gerçeğin örtüsünü açmak. )


- KÜFÜR ile HÂCİRE[Ar. | çoğ. HEVÂCİR]

( ... İLE Terbiye sınırlarını aşan küfür. | Günün en sıcak zamanı. )


- KUĞU BOYUNLU BALON DENEYİ ile/||/<> SPONTAN ÜREME İDDİALARI

( Kuğu boyunlu balon deneyi mikropların havada olduğunu kanıtlar İLE spontan üreme iddiaları canlıların kendiliğinden oluştuğunu savunur. Pasteur balonun boynu kırılınca mikroorganizmaların içeri girdiğini gösterdi İLE spontan üremenin olmadığını ispatladı. )

( Louis Pasteur tarafından 1859 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1822-1895) (Ülke: Fransa) (Alan: Biyoloji, Kimya) (Önemli katkıları: Mikrop teorisi, pastörizasyon, aşı geliştirme (kuduz, şarbon), spontan üreme teorisini çürüttü, fermantasyon süreçlerini açıkladı, antisepsi kavramını tıbba kazandırdı) )


- KUĞU:
Güzelliğini sergilemekten, su içmeyi bile boşvererek/unutarak susuzluktan ölmüş. -ile


- KÜKÜRT ile/ve/<> SÜLFÜR ile/ve/<> GALENİT[Yun.]

( Atom numarası 16, atom ağırlığı 32.06 olan, doğada, arı ya da başka cisimlerle bileşik olarak bulunan, sarı renkli, 113 °C2de ergiyen ve 444 °C'de kaynayan öğe. İLE/VE/<> Kükürdün, başka bir öğeyle yaptığı bileşik. İLE/VE/<> İçinde doğal kurşun bulunan sülfür. )


- KÜKÜRTATAR ile KÜKÜRTÇİÇEĞİ

( Kükürtlü buhar çıkaran ve üzerinde kükürt biriken alan. İLE Kükürt buharının birdenbire soğutulmasıyla elde edilen kükürt. )


- [ya/hem] KÜL ile/değil/yerine/hem de/ya da/||/<>/>< GÜL

( [ya/hem] Bir "bakış/algı/yorum". İLE/DEĞİL/YERİNE/HEM DE/YA DA/||/<>/>< Başka bir "bakış/algı/yorum". )


- KÜL ile KÜL/L[Ar.]

( Yanan şeylerden artakalan toz nesne. İLE Bütün, tüm. )


- KÜL ve/<> KURŞUN ve/<> SİRKE

( Herhangi bir nesnenin, bir sonraki aşaması bulunmayan, fiziksel ve/ya da kimyasal sonları/eşikleri. )


- KULLANMA ile/ve/değil/<> YARARLANMA


- KULLANMAK ile/değil YAŞAMAK


- KÜLLİYEN[Ar.] ile/değil/yerine/= TAMAMEN, TÜMÜYLE


- KÜLTE ile/değil/yerine/=/||/<> KÜLÇE | KAYAÇ

( kırıntı külte püskürük külte külçe kayaç )


- KÜLTE ile KÜLTE ile KÜLTE ile KÜTLE[Ar. < KUTLE]

( Külçe. İLE Kayaç. İLE Demet, bağlam. İLE Katı nesnelerin büyük parçası. | Kitle. | Bir nesneye uygulanan güçle, oluşan ivme arasındaki orantıyı veren katsayı ya da nesne niceliği. )


- KÜLTÜR TABANLI YÖNTEM ile/||/<> MOLEKÜLER YÖNTEM

( Kültür tabanlı yöntem bakterileri laboratuvarda üretir İLE moleküler yöntem DNA/RNA analizi yapar. Kültür yöntemi yalnızca kültürlenebilenleri gösterir İLE moleküler yöntem kültürlenemeyenleri de tespit eder. )

( Robert Koch tarafından 1881 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1843-1910) (Ülke: Almanya) (Alan: Mikrobiyoloji) (Önemli katkıları: Bakteriyel hastalık teorisi, Koch postülatları, bakteriyel kültür teknikleri) )


- KÜLTÜR-TARİH ARKEOLOJİSİ ile/||/<> PROSESÜEL ARKEOLOJİ

( Kültür-tarih arkeolojisi betimleyici kronoloji İLE prosesüel arkeoloji açıklayıcı süreçler arar. Kültür-tarih göçler ve difüzyon İLE prosesüel arkeoloji evrensel yasalar vurgular. Childe kültür-tarih İLE Binford prosesüel yaklaşımı temsil eder. )

( Lewis Binford tarafından 1962 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1931-2011) (Ülke: ABD) (Alan: Arkeoloji) (Önemli katkıları: İşlemeci (prosesüel) arkeoloji, orta menzil kuram, etnoarkeoloji, bilimsel yöntem uygulaması) )


- KÜLTÜREL DİFÜZYON ile/||/<> BAĞIMSIZ İCAT

( Kültürel difüzyon yayılma yoluyla aktarım İLE bağımsız icat yerel gelişimdir. Difüzyon göç ve ticaret İLE bağımsız icat benzer koşullar sonucu ortaya çıkar. Neolitik yayılım difüzyon İLE bazı bölgeler bağımsız tarım geliştirdi. )


- KULUÇKA ile/||/<> KULUÇKA[BULG.]

( Dönüşüm oranı 1 den büyük olan işlem 1 Tek bir doğum ya da bir grup yumurtadan çıkan yavru ergin tarafından bakılan genç hayvan 2 İnkübasyon Embriyonun yumurtadan çıkması 1 Hastalık etkeninin vücuda girişiyle hastalık belirtilerinin meydana çıkışı arasında patojen mikroorganizmanın vücutta gelişimi 2 Mikropların kültür ortamında gelişmesi 3 Canlı doku parçasının kültür ortamında geliştirilmesi 4 Bir kuş embriyosunun yumurta içerisinde belli bir sıcaklıkta ve belli bir sürede gelişme dönemi kločka Gluckhenne )

( BREEDING | BROOD | HATCH | INCUBATION )

( SURRÉGÉNÉRATION | COURÉE )

( BRÜTEN | BRUT )

( INCUBARE: YATMAK )

( KLOČKA )


- KUM BALIĞI ile/||/<> KUMBAŞI ile/||/<> KUM ÇÖLÜ ile/||/<> KUM ENGEREĞİ ile/||/<> KUM FIRTINASI ile/||/<> KUM GRİSİ ile/||/<> KUM HAVUCU ile/||/<> KUM HAVUZU ile/||/<> KUM KAMYONU ile/||/<> KUMKAYASI ile/||/<> KUMKAZAN ile/||/<> KUM OCAĞI ile/||/<> KUM OTU ile/||/<> KUM SAATİ ile/||/<> KUM TAŞI ile/||/<> KUM TORBASI ile/||/<> GÖK KUMU ile/||/<> KEDİ KUMU

( Silisli kütlelerin kayaların doğal etkenlerle parçalanarak ufalanmasından oluşan deniz kıyısı dere yatağı vb yerlerde çok bulunan ufak sert tanecikler Armut ayva vb meyvelerin etli bölümlerindeki sert tanecikler Vücuttaki bezlerin özellikle böbreğin ürettiği ince ve katı tanecikler )


- KUM ÇÖLÜ ile/ve TAŞ ÇÖLÜ ile/ve KAYA ÇÖLÜ


- KUM ile GÖKKUMU

( ... İLE Göktaşlarında görülen, küresel tanecikler. )


- KUM ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< İNCİR ÇEKİRDEĞİ


- KÜME BULUT/KÜMÜLÜS[Fr. CUMULUS] ile/||/<> KÜMÜLONİMBUS ile/||/<> SİRÜS ile/||/<> SİROKÜMÜLÜS ile/||/<> SİROSTRATÜS ile/||/<> STRATÜS ile/||/<> STRATOKÜMÜLÜS ile/||/<> ALTOSTRATÜS

( Üst bölümleri bembeyaz ve küme durumunda, tabanı da çoğu kez yatay ve esmer bulut. [Çok yükselirse fırtınaya dönüşebilir.] İLE/||/<> Kule gibi dev bulutlar. [Şiddetli fırtına, dolu, yıldırım ve yoğun yağış getirir.][En tehlikeli bulut türüdür.] İLE/||/<> İnce, tül gibi, yüksek bulutlar. [24 – 48 saat içinde hava değişimini haber verir.][Buz kristallerinden oluşur.] İLE/||/<> Gökyüzünde küçük balık pulu desenleri gibidir.[Hava serin ve istikrarlı olur.]["Hava değişiyor." göstergesidir.] İLE/||/<> Gökyüzünü tül gibi kaplayan ince örtü.[Güneş/ay etrafında hâle oluşturabilir.][Yaklaşan sıcak cephe ve hafif yağışın habercisidir.] İLE/||/<> Gri, yaygın, alçak bulut tabakası.[Kapalı hava, çiseleme, sis ya da pus getirir.][Şafak vaktinde sık görülür.] İLE/||/<> Düşük, kalın ve dalgalı bulut öbekleridir.[Genelde kararlı havadır ve ara ara hafif yağış olur.] İLE/||/<> Gökyüzü orta yükseklikte gri bir tabaka durumundadır.[Uzun sürecek hafif yağmurların habercisidir.] )

( )


- KÜME- | KEVKEBİYYE | YILDIZ KÜMESİ ile/||/<> YILDIZ KÜMESİ

( Uzayda bir araya gelmiş yıldız yığını astronomi )

( STAR CLUSTER )

( AMAS' D'ÉTOILES, AMAS STELLAIRE | AMAS STELLAIRE )

( STERNHAUFEN )


- KUMSAL ile/||/<> KUMBAŞI


- KUMSAL ile/||/<> KUMLA

( Kumu olan yer. | Denize, göle vb. yerlere girilebilen genellikle kumluk alan. İLE/||/<> Kumluk yer, geniş kumsal. )


- KÜMÜLÜS[Fr. < CUMULUS] ile/değil/yerine/=/||/<> KÜME BULUT


- KÜMÜŞ ile KÜMÜŞ ile KÜMÜŞ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Gümüş. İLE Akçe.[içinde gümüş olduğundan] İLE Bir cariyenin adı. )


- KÜN ile KÜN ile KÜNDÜZ ile KÜNLÜK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Gün. İLE Güneş. İLE Gündüz, gün ışığı. İLE Günlük bir konu. )


- KÜN[Ar.] ile/||/<> YEKÜN[Ar.]


- KUNGURIAN EPOCH[İng.] ile/değil/yerine/= KONİYASYAN EPOKU

( Günümüzden 89.800.000 ile 86.300.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- KUNGURIAN EPOCH[İng.] ile/değil/yerine/= KUNGURYAN EPOKU

( Günümüzden yaklaşık olarak 279.300.000 ile 272.300.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. Bu zaman aralığı, çok önemli değişimler göstermemekle birlikte, farklı kaynaklarda biraz daha farklı olarak verilebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- KÜN/KEVN[Ar.] ile/ve/||/<>/> AYN/TAAYYÜN[Ar.]


- KUNZİT ile/||/<> AMETRİN

( Pembe ila mor renkte bir spoddumen. İLE/||/<> Ametist ve citrin karışımı. )


- KUNZİT ile/||/<> MORGANİT

( Pembe ila mor renkte bir spoddumen. İLE/||/<> Pembe ila turuncu renkte bir beril. )


- KUNZİT ile/||/<> SPİNEL

( Pembe ila mor renkte bir spoddumen. İLE/||/<> Çeşitli renklerde bulunabilen bir mineral. )


- KUNZİT ile/||/<> SUGİLİT

( Pembe ila mor renkte bir spoddumen. İLE/||/<> Mor renkli nadir bir mineral. )


- KUNZİT ile/||/<> TANZANİT

( Pembe ila mor renkte bir spoddumen. İLE/||/<> Mavi ve mor tonlarında bir zoisit türü. )


- KURAK/LIK ile/ve KIT/LIK


- KURAL = KAİDE = RULE[İng.] = RÈGLE[Fr.] = REGEL[Alm.] = REGULA < REGERE[Lat.] = MANDO, REGLA[İsp.]


- KURAM[İng. THEORY] ile/||/<> AKRABALIK KATSAYISI[İng. COEFFICENT OF RELATEDNESS] ile/||/<> BAĞLAMSALCILIK[İng. CONTEXTUALISM] ile/||/<> DİYALEKTİK[İng. DIALECTICS] ile/||/<> DOĞAL SEÇİLİM[İng. NATURAL SELECTION] ile/||/<> FİSHER'IN TEMEL TEOREMİ[İng. FISHERS FUNDAMENTAL THEOREM] ile/||/<> KESİNTİLİ DENGE TEORİSİ[İng. THEORY OF PUNCTUATED EQUILIBRIUM]

( Evrendeki olguların birçok defa test edilmesiyle doğrulanmış deney ve gözlemler sonucu geliştirilen sistematik bir açıklama. Kuramlar, yasaları açıklamak için kullanılan araçlardır, ispatlanınca yasaya dönüşmezler. Yeni keşfedilen olayları açıklamada yetersiz olabilecekleri gibi bilim insanlarının katkılarıyla geliştirilebilirler. "Kuram" olarak da bilinir. @@ İki bireyin akrabalık bağını belirten ifade. r=n(0.5)Lr = n(0.5)^Lr=n(0.5) L ifadesi ile belirlenir. Denklemde rrr akrabalık katsayısı, nnn ortak genlerin yüzde cinsinden ifadesi, LLL ise mayoz sayısı ya da nesil bağlantısını temsil eder. Farklı kuramlarda, farklı ve daha kapsayıcı denklemlere rastlamak da mümkündür. @@ Çağdaş Epistemoloji’de en ünlü Bağlamsalcı metinlerden biri David Annis’in “A Contextualist Theory of Epistemic Justification” adlı metnidir. Bağlamsalcılar, doğru inançların epistemik gerekçelendirilmesinin zamansal ve ilişkisel olarak ele alınması gerektiğini iddia ederler. Örneğin, sahip olduğum bir doğru inancın gerekçesi, “şu an” içinde bulunduğum konu ve zaman bağlamları çerçevesinde ele alınmalıdır. Bir doktora ya da bir esnafın bir doğru inancı gerekçelendirmesi, içinde bulundukları zaman, sosyal çevre ve diğer bağlamları anlayarak mümkündür. Epistemik gerekçelendirmeyi sosyal bir olgu olarak gören bu yaklaşım, bilgi mefhumunu soyut ve teorik bir tartışma alanında ilişkisel ve sosyal bir düzleme çekmektedir. Daha fazla bilgi için şu yazımızı okuyabilirsiniz. @@ Doğanın, toplumun ve düşüncenin genel hareket ve gelişme yasalarını araştıran felsefi bilim; bağlamlılığın ve gelişimin genel kuramı ve aynı zamanda düşünce ve eylemin genel yöntemidir. @@ Darwin'in evrim kuramına göre iklim, besin, rekabet vb. şartlara uyabilenlerin yaşamaya devam etmesi, uyamayanların ise yok olması süreci. Bu süreç sebebiyle, hayatta kalmak konusunda avantajlı olanların (uyum başarısı yüksek olanların) kalıtsal özellikleri daha fazla gelecek nesillere aktarılır ve böylece, her yeni nesilde, daha uyumlu bireyler popülasyon içinde çoğalır. Karasal yaşantıdan, denizel yaşantıya geçen memeli hayvanlarda, arka bacakları daha körelmiş bireyler, hem enerji sarfiyatı bakımından, hem de hidrodinamik yapı bakımından diğerlerine göre daha avantajlı. Bu sebeple, evrimsel süreç içinde yunus ve balina gibi memelilerin ataları denizel yaşantıya adapte olurken, arka bacakları giderek kısalmış ve sonunda tamamen yok olmuş. Balinaların vücudunda halen bu arka bacakların kalıntısı olarak, tamamen işlevsiz kemik parçaları, vücut içinde bulunmakta. @@ R.A. Fisher tarafından öne sürülen bu teorinin tam ismi Fisher'ın doğal seçilim hakkında temel teoremidir. Matematiksel gösterimler içermesine karşın bu teorem matematiksel bir teorem değildir. Bu teoremin ana fikri:"Bir organizmanın herhangi bir zamandaki uyum başarısındaki artış yüzdesi,genetik çeşitliliğinin uyum başarısına eşittir." Yani eğer bir populasyonda varyasyon fazlaysa doğal seçilim de fazla olacaktır. @@ Niles Eldredge ve Stephen Jay Gould tarafından 1972'de ileri sürülmüştür. Bu teori, türlerin uzun zaman dilimleri boyunca Doğal Seçilim etkisi altında aslında oldukça az değişime uğradığını; ancak asıl evrimsel değişimlerin, ciddi çevresel değişimlerin olduğu zamanlarda, belirli popülasyonlarda, göreceli olarak hızlı bir şekilde, kısa bir zaman aralığında meydana geldiğini ileri sürer. Evrimin ana mekanizması olarak Genetik Sürüklenme görülür. Günümüzde tek başına kabul edilmemekte, Modern Sentez dahilinde diğer seçilim türlerinin güçlü etkisiyle bir arada ele alınmakta.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- KURAM ile/ve/||/<>/> İNANÇ

( ... İLE/VE/||/<>/> Kuramı, uygulamaya geçiren tek ve en önemli olgu. )


- KUR'ÂN-I KERÎM:
BAŞAT TAVIR ile/ve/<> REVNAK[Fars.][: Parlaklık, güzellik, tazelik, süs.]


- KURBAĞA BALIĞI ile/||/<> KURBAĞA BALIĞI

( Uranoscopus scaber Kemiklibalıklar Teleostei takımının kurbağabalığıgiller Uranoscopidae familyasından bir balık türü Uzunluğu 1525 cm Tropik denizlerde ve Akdenizde yaşar Kemikli balıklar Teleostei takımının kurbağa balığıgiller Uranoscopidae familyasından 1525 cm kadar uzunlukta tropik denizlerde ve Akdenizde yaşayan bir tür Kemikli balıklardan kurbağa balığıgiller Uranoscopidae familyasından 25 cm kadar uzunlukta olabilen tropik denizlerde ve Akdeniz de yaşayan bir tür tiryaki balığı )

( STARGAZER )

( URANOSCOPE )

( HIMMELSGUCKER )

( URANOSCOPUS SCABER )


- KURBAĞA OTU ile/||/<> TOSBAĞA OTU

( tosbağa otu Serbest yüzen ya da sığ sularda kökleriyle taban çamuruna tutunan bir su bitkisi )

( HYDROCHARIS MORSUSU-RANAE )


- KURBAN KESMEK değil KURBAN/YAKINLIK KESBETMEK[: Çalışarak kazanma.]


- KURDELE BALIĞI ile/||/<> KURDELE BALIĞI

( Cepola rubescens Kemikli kurdele balıklar Teleostei takımının kurdelebalığıgiller Cepolidae familyasından bir balık türü Uzunluğu 3050 cm Rengi soluk pembedir Yenmez Atlantik Okyanusu ve Akdenizde taşar Kemikli balıklar Teleostei takımının kurdele balığıgiller Cepolidae familyasından 3050 cm kadar uzunlukta soluk pembe renkli eti yenmeyen Atlantik Okyanusu ve Akdenizde yaşayan bir tür Kemikli balıklardan kurdele balığıgiller Cepolidae familyasından 50 cm kadar uzunlukta olabilen soluk pembe renkli eti yenmeyen Atlantik Okyanusu ve Akdeniz de yaşayan bir tür )

( BAND-FISH | BAND FISH )

( CÉPOLE )

( BAND-FISCH | BANDFISCH )

( CEPOLA RUBESCENS )


- KURDELE, ŞERİT, BANT ile/||/<> KUŞAK ile/||/<> DÖL ile/||/<> JENERASYON ile/||/<> NESİL

( Sinema 1 Boş film yapımında kullanılan üzeri duyarkatla örtülü çok geniş bir tabandan film boylarına göre istenilen ende kesilmiş parçalardan her biri 2 Bir filmin boşfilmden dolu filme kadarki bütün çeşitlerini anlatır genel terim 3 Henüz birleştirilmemiş ses ve görüntü taşıyan filmler 4 Kötü anlamda Dikkate değer hiç bir özellik taşımayan sıradan sinema yapıtı TV Televizyon yayınlarına ayrılan metrik ve desimetrik çok kısa elektromıknatıs dalga uzunluklarını kapsayan dalgaların bölündükleri yinelenim aralıkları Yeryüzünde ya da herhangi bir gökcisminde belli koşulları sağlayan bölge Zaman kuşakları iklim kuşakları vb Aba güreşinde bele bağlanan ve ancak buradan tutulması gereken yün kuşak Kristalin üzerindeki bir kenara koşut bütün yüzeylerin tümü Bir toparı kesen iki koşut düzlemin topar üzerinde belirlediği topar parçası Anlamdaş toparsal kuşak döl döl generatio generare doğurmak 1 Genellikle Aşağı yukarı aynı yıllarda doğmuş olup aynı çağın koşullarını dolayısıyle birbirine benzer sıkıntıları yazgıları yaşamış benzer ödevlerle yükümlü olmuş kişilerin topluluğu 2 Tarih felsefesinde ve kültür tarihinde Yeni bir anlayışta yeni bir yaşama duygusunda yeni biçimlerde birleşen eskiden belirgin çizgilerle ayrılan kişilerin topluluğu Düveni oluşturan iki tahtayı birbirine bağlayan ön ve arka ağaçlar Akçaşar Yalvaç Isparta Meyvebükü Güdül Yurtbeyi Çankaya Ankara Beyağıl Ulukışla Niğde Bir izgenin iki sıklık değeri arasında kalan ışınım bölgesi biyoloji coğrafya kuşak karşılık generasyon generatio çoğalma Oğul birey doğal olarak soyların birbiri arkasından gelen basamakları ortak bir soydan eşit olarak uzak bir türün bireyleri Örnek Büyük ana büyük baba ile bunların çocukları ve torunları birbiri arkasından gelen üç döl meydana getirirler botanik zooloji Oğul birey doğal olarak soyların birbiri arkasından gelen basamakları Örnek Büyük anne büyük baba anne baba çocuk torun Nesil generasyon jenerasyon Canlıların üremesi sonucu ortaya çıkan yeni birey ya da bireylerin bütünü nesil jenerasyon 1 Yavru 2 Semen meni sperma döl Döl 1 kuşak nesil 2 Üretim meydana getirme üreme döl Döl Az gurşag guşak Orta Türkçede kurşağ olarak geçer Türkçede kurşak yanında kur adı da geçer Kıpçakçada kur bel bağı olarak kullanılır Türkçe kur bel bağı adı uçkur biçiminde de geçer Bu biçim iç kur adından gelir Buna göre uçkur iç kuşak anlamındadır uçkur Türkçeden Farsçaya da geçmiştir Doerfer TMEN III 1565 Az döl 1 döl 2 cins döl sperma atmık tül tül Alt Tel töl die Fortpflanzung die Fruchtbarkeit töl die Nackkommenschaft die Kinder Tar töl die Nachkommenschaft die Gesammtheit der jungen Tiere Alt Tel Kuğ Koy Kaça Küer töl das Geschlecht die Generation Eski Türkçeden başlayarak kullanılır töl Orta Türkçede töl Oğuzca yavrulama zamanı yavru olarak geçer Türkçede döl yatağı yumurtalık olarak kullanılır Radloff oğuldurukta bu adı يتاغى دول olarak vermiştir Bang Túrán 1918 305 s 21 not bu adı dul yatağı diye okumuş دول yazımı altında döl sözünün saklandığını fark etmemiştir wie ist hier zu erklären Ramstedt KWb 406 Moğolca töl jährlicher Zuwachs des Viehs biçimiyle birleştirmiş Türkçe töl döl ve Uygurca töş Frucht biçimlerini de saymıştır Ramstedtin yaklaştırmalarına Joki LwSS 361 karşı çıkmıştır Ona göre Moğolca tölün eski kaynaklarda geçmediği Uygurca tösün de tüş olarak geçtiği göze çarpıyor Bununla birlikte bu biçimlerin tö kökünden geldiği düşünülebilir Joki tö kökünün Korece tti da tte to rise the sun the moon biçimiyle birleştirilebileceğini dile getirmiştir Ramstedt SKE 264265 Türkçede töl döl yanında kullanılan töş döş biçimi düşündürücüdür Bilimsel yayın ve çalışmalarda töl ile töş arasındaki bağ sıklıkla tartışılmıştır Sevortyan ÊSTJa 1980 274276 bu yoldaki görüşleri özenle gözden geçirmiştir Türkçede töl töş örneğine benzer birtakım sözler geçtiğini biliyoruz Örn Türkçe düş tüş rüya yanında Uygurcada tül biçiminin kullanıldığı anlaşılıyor Tatarcada ve Başkurtçada tül biçimi saklanmıştır Clauson ED 490b bu biçimi l r olayına ilişkin kural dışı unusual bir örnek olarak değerlendirmiştir düş Räsänen çağdaş diyalektlerde yaşayan veriler arasında Tatarca tül das Fett biçimini de saymıştır )

( TRACK, STRIP, BAND | BAND (OF FREQUENCY), FREQUENCY BAND, WAVE BAND, TELEVISION BAND, RANGE OF FREQUENCY | ZONE | ZONE, ZONE OF A SPHERE | GENERATION | BAND | BELT )

( BANDE | BANDE (DE FRÉQUENCE) | ZONE | ZONE, ZONE SPHÉRIQUE | GÉNÉRATION )

( BAND, FILMBAND, FILMSTREIFEN, ZELLULOIDSTREIFEN, SPUR | BAND, WELLENBAND, FREQUENZBAND, FERNSEHBAND, FERNSEHBEREICH | ZONE | KALOTTE, HAUBE, ZONE, KAPPE | GENERATION | BAND )

( ZONA | GENERATIO, GENERARE )

( GURŞAG[Az.]~GUŞAK[Tkm.]~DÖL[Tkm.]~TÜL[Tatk.]~TÜL[Bşk.]~TÖL[Alt.]~TÖL[Tel.]~TÖL[Sag.] )


- KÜRE/MÜDEVVER[Ar. < DEVR] ile/ve YUVARLAK/DEĞİRMİ

( Bir noktaya eşit uzaklıkta. İLE/VE Bir daireye eşit. )


- KÜRE ile/değil ELİPS

( [not] SPHERE vs./and/||/<>/but/< ELLIPSE
ELLIPSE instead of SPHERE )


- KÜRE ile/ve KARE

( Tanrıyı simgeler. İLE/VE Halkı ve doğayı simgeler. )

( Zorunluluk aranır/aranabilir. İLE/VE Zorunluluk aranamaz. )

( Bir düzlemin içinde, aynı anda iki noktaya birden temas edemez. İLE/VE ... )

( Hacim. İLE/VE Alan. )

( 2³ İLE/VE 2² )

( SPHERE vs./and SQUARE )


- KÜRE ile KÜRE ile Küre

( Tüm noktaları merkezden aynı uzaklıkta bulunan bir yüzeyle sınırlı nesne. | Yeryüzü, dünya. İLE Madenci ocağı, maden fırını. İLE Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. )


- KÜRE ile YARIKÜRE

( ... İLE Yer ya da gökküresinin, ekvatorla bölünmüş iki yarısından her biri. )


- KÜRE ile/değil/yerine/= YUVAR


- KÜRE-İ BEYZİYE | OOSFER ile/||/<> OOSFER ile/||/<> OOSFER[Fr. < OOSPHÈRE]

( biyoloji oon yumurta sphaira yuvarlak Özellikle oomiset mantarlarda ve alglerdeki oogonyumlarda meydana gelen dişi gamet ya da yumurta Çıplak hareketsiz ve plazmasında bol yedek besin taşıyan bir hücre hâlindeki büyük gamet )

( OOSPHERE )

( OOSPHÈRE )

( OOSPHÄRE )


- KÜRESEL AYNA ile/||/<> PARABOLİK AYNA

( Yüzeyi bir kürenin parçası olan aynadır; yapımı kolaydır ama eksenden uzak paralel ışınları tam bir noktada toplayamaz, küresel sapma verir. @@ Yüzeyi paraboloit olan aynadır; eksene paralel tüm ışınları tek bir noktada kusursuz toplar. Teleskop ve uydu antenlerinde bu yüzden ilki değil ikincisi yeğlenir. )

( Formül: R = 2f yaklaşık ~ tam )


- [ne yazık ki]
KÜRESEL ISINMA ile/ve/değil/||/<>/> KÜRESEL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ

( KÜRESEL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ sunumları!!!
Küresel İklim Değişimi ve Türkiye
Kuraklıkta Kriz Yönetiminden Risk Yönetimine Geçmeliyiz...
Kuraklık Kıranı Risk Yönetimi
Günümüzden 2100 Yılına Küresel İklim Değişimi
Küresel İklim Değişikliğine Uyum Stratejileri
Sel, Heyelan ve Çığ için Risk Yönetimi
Depremde İlk 72 Saat )

( Dünya genelinde ortalama sıcaklıkların artması. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> İklimde uzun süreli değişiklikler ve dalgalanmalar. )


- KÜREVÎ MÜSELLES | KÜRESEL ÜÇGEN ile/||/<> KÜRESEL ÜÇGEN

( Bir küre üzerinde birbirini ikişer ikişer kesen üç büyük dairenin meydana getirdiği üçgen basit küresel üçgen )

( SPHERICAL TRIANGLE )

( TRIANGLE SPHÉRIQUE )

( SPHÄRISCHES DREIECK )


- KÜREYVE ile/değil/yerine/= YUVAR

( Organizmadaki çeşitli sıvılarda[kan, lenf, süt] bulunan, genellikle yuvarlak ya da oval küçük cisim.[Alyuvar, akyuvar.] | Yeryuvarlağı gibi düzgün olmayan küresel biçim. )


- KÜREYVEİ BEYZA | AKYUVAR ile/||/<> AKYUVAR

( karşılık lökosit leukos ak kytos boşluk Renksiz kan gözesi sitoplâzmasında bulunan taneciklerinin kimyasal davranışlarına ve çekirdeklerinin biçimine göre granüllü lökosit ve granülsüz lökosit olmak üzere iki genel tipe ayrılırlar Birinci tipe bazofil lökosit eozinofil lökosit ve nötrofil lökosit ikinci tipe lenfosit ve monosit girer Granüllü lökositlerin çekirdekleri toplu olduğu için bunlara loplu akyuvar da denir zooloji biyoloji leukos ak kytos hücre Sitoplâzmasında bulunan taneciklerin kimyasal davranışlarına ve çekirdeklerinin biçimine göre granüllü lökositler bazofil lökosit eozinofil lökosit nötrofil lökosit ve granülsüz lökosit lenfosit ve monosit olmak üzere iki esas tipe ayrılan kemik iliğinde teşekkül eden bazıları hücresel bağışıklıktan bazıları da humoral bağışıklıktan sorumlu olan beyaz kan hücreleri Lökosit Stoplazmasında bulunan taneciklerin kimyasal davaranışlarına ve çekirdeklerinin biçimine göre granüllü ve granülsüz lökosit olmak üzere iki esas tipe ayrılan kemik iliğinde oluşan bazıları hücresel bağışıklıktan sorumlu olan renksiz kan hücreleri lökosit beyaz kan hücresi WBC Organizmayı savunmakla görevli olan damar içinde etkin olarak yer değiştirme ve damar dışına çıkma yeteneğine sahip olan nötrofil eozinofil bazofilleri içeren granülositlerle lenfosit monosit içeren agranülositler olmak üzere iki gruba ayrılan kan hücreleri beyaz kan küresi lökosit WBC İnsan ve bazı hayvan türlerinde total akyuvar sayıları x103 mm3 olarak insan 7 0 5 010 0 at 9 0 5 512 5 sığır 8 0 4 012 0 koyun 4 0 2 57 5 keçi 9 0 4 013 0 köpek 11 5 6 017 0 kedi 12 5 5 519 5 )

( WHITE BLOOD CELL | WHITE BLOOD CELL, LEUCOCYTE | LEUKOCYTE, WHITE BLOOD CELL, WBC | LEUCOCYTE, WHITE BLOOD CELL | LEUCOCYTE )

( GLOBULE BLANC | LEUCOCYTE | GLOBULE BLANC, LEUCOCYTE )

( WEISSE BLUTKÖRPERCHEN )

( LEUCOCYTUS )

( GLOBULO BIANCO )

( ΛΕΥΚΌ ΑΙΜΟΣΦΑΊΡΙΟ / λευκό αιμοσφαίριο )


- KÜREYVE-İ BEYZA | KÜREYVAT-I BEYZA | KÜREYVE-İ BEYZÂ | AKYUVAR | LÖKOSİT ile/||/<> LÖKOSİT ile/||/<> AKYUVAR

( akyuvar akyuvar Akyuvar anat Akyuvar karşılık lökosit leukos ak kytos boşluk Renksiz kan gözesi sitoplâzmasında bulunan taneciklerinin kimyasal davranışlarına ve çekirdeklerinin biçimine göre granüllü lökosit ve granülsüz lökosit olmak üzere iki genel tipe ayrılırlar Birinci tipe bazofil lökosit eozinofil lökosit ve nötrofil lökosit ikinci tipe lenfosit ve monosit girer Granüllü lökositlerin çekirdekleri toplu olduğu için bunlara loplu akyuvar da denir zooloji biyoloji leukos ak kytos hücre Sitoplâzmasında bulunan taneciklerin kimyasal davranışlarına ve çekirdeklerinin biçimine göre granüllü lökositler bazofil lökosit eozinofil lökosit nötrofil lökosit ve granülsüz lökosit lenfosit ve monosit olmak üzere iki esas tipe ayrılan kemik iliğinde teşekkül eden bazıları hücresel bağışıklıktan bazıları da humoral bağışıklıktan sorumlu olan beyaz kan hücreleri Lökosit Stoplazmasında bulunan taneciklerin kimyasal davaranışlarına ve çekirdeklerinin biçimine göre granüllü ve granülsüz lökosit olmak üzere iki esas tipe ayrılan kemik iliğinde oluşan bazıları hücresel bağışıklıktan sorumlu olan renksiz kan hücreleri lökosit beyaz kan hücresi WBC Organizmayı savunmakla görevli olan damar içinde etkin olarak yer değiştirme ve damar dışına çıkma yeteneğine sahip olan nötrofil eozinofil bazofilleri içeren granülositlerle lenfosit monosit içeren agranülositler olmak üzere iki gruba ayrılan kan hücreleri beyaz kan küresi lökosit WBC İnsan ve bazı hayvan türlerinde total akyuvar sayıları x103 mm3 olarak insan 7 0 5 010 0 at 9 0 5 512 5 sığır 8 0 4 012 0 koyun 4 0 2 57 5 keçi 9 0 4 013 0 köpek 11 5 6 017 0 kedi 12 5 5 519 5 )

( LEUCOCYTE | LEUCOCYTUS, İNG. LEUKOCYTE )

( LEUCOCYTE )


- KÜREYVE-İ HAMRA | ALYUVAR | ERİTROSİT ile/||/<> ERİTROSİT ile/||/<> ALYUVAR

( alyuvar alyuvar Alyuvar Alyuvar karşılık eritrosit erythros kırmızı kytos boşluk Omurgalı hayvanların kanında bulunan ve hemoglobin kapsayan al renkli kan gözesi biyoloji erythros kırmızı kytos hücre Omurgalı hayvanların kanında bulunan memelilerde yuvarlak ve çekirdeksiz sadece lama ve devede diğer omurgalılarda olduğu gibi oval ve çekirdekli olan içindeki hemoglabinle oksijeni bağlayarak taşınmasını sağlayan kırmızı renkli kan hücresi Kırmızı kan hücresi eritrosit Genellikle yuvarlak ve çekirdeksiz balık ve bazı canlılarda oval ve çekirdekli olan yapısında oksijen bağlama yeteneğine sahip hemoglobini bulunduran kırmızı renkli kan hücresi eritrosit kırmızı kan hücresi Omurgalı hayvanlarda kanın biçimli elemanlarının çoğunluğunu oluşturan yandan bakıldığında içbükey disk biçiminde üstten bakıldığında yuvarlak ancak deve ve lamada oval olan memelilerde çekirdeksiz olmasına karşın kanatlı sürüngen balık ve kurbağalarda çekirdekli olan çapı hayvan türlerine göre 49 mikrometre arasında değişen bileşimindeki hemoglobinle kana kırmızı rengi veren ve en önemli görevleri içerdiği hemoglobinle akciğerlerden dokulara oksijeni dokulardan akciğerlere ise karbondioksiti taşıyan ve yüzeylerinde bulunan antijenlerle kan gruplarının belirlenmesini sağlayan kırmızı kan hücreleri kırmızı kan küresi alyuvar RBC İnsan ve bazı hayvan türlerinde alyuvar sayıları x106 mm3 olarak insan E 5 4 4 56 0 K 4 8 4 05 5 at 9 5 6 512 5 sığır 7 0 5 010 0 koyun 12 8 016 0 keçi 13 8 018 0 köpek 6 8 5 58 5 kedi 7 5 5 010 0 )

( ERYTHROCYTE )

( ÉRYTHROCYTE )


- KÜREYVEİ HAMRA | ALYUVAR ile/||/<> ALYUVAR

( karşılık eritrosit erythros kırmızı kytos boşluk Omurgalı hayvanların kanında bulunan ve hemoglobin kapsayan al renkli kan gözesi biyoloji erythros kırmızı kytos hücre Omurgalı hayvanların kanında bulunan memelilerde yuvarlak ve çekirdeksiz sadece lama ve devede diğer omurgalılarda olduğu gibi oval ve çekirdekli olan içindeki hemoglabinle oksijeni bağlayarak taşınmasını sağlayan kırmızı renkli kan hücresi Kırmızı kan hücresi eritrosit Genellikle yuvarlak ve çekirdeksiz balık ve bazı canlılarda oval ve çekirdekli olan yapısında oksijen bağlama yeteneğine sahip hemoglobini bulunduran kırmızı renkli kan hücresi eritrosit kırmızı kan hücresi Omurgalı hayvanlarda kanın biçimli elemanlarının çoğunluğunu oluşturan yandan bakıldığında içbükey disk biçiminde üstten bakıldığında yuvarlak ancak deve ve lamada oval olan memelilerde çekirdeksiz olmasına karşın kanatlı sürüngen balık ve kurbağalarda çekirdekli olan çapı hayvan türlerine göre 49 mikrometre arasında değişen bileşimindeki hemoglobinle kana kırmızı rengi veren ve en önemli görevleri içerdiği hemoglobinle akciğerlerden dokulara oksijeni dokulardan akciğerlere ise karbondioksiti taşıyan ve yüzeylerinde bulunan antijenlerle kan gruplarının belirlenmesini sağlayan kırmızı kan hücreleri kırmızı kan küresi alyuvar RBC İnsan ve bazı hayvan türlerinde alyuvar sayıları x106 mm3 olarak insan E 5 4 4 56 0 K 4 8 4 05 5 at 9 5 6 512 5 sığır 7 0 5 010 0 koyun 12 8 016 0 keçi 13 8 018 0 köpek 6 8 5 58 5 kedi 7 5 5 010 0 )

( RED BLOOD CELL | RED BLOOD CELLS, ERYTHROCYTE | ERYTHROCYTE, RED BLOOD CELL-RBC | RED BLOOD CELLS, ERYTHROCYTE, RBC | ERYTHROCYTE )

( GLOBULE ROUGE | GLOBULE ROUGE, HEMATIE )

( ROTE BLUTKÖRPERCHEN | ROTE BLUTKÖRPENCHEN )

( ÉRYTHROCYTE, HÉMATIE )

( GLOBULO ROSSO )

( ΕΡΥΘΡΌ ΑΙΜΟΣΦΑΊΡΙΟ / ερυθρό αιμοσφαίριο )


- KURGU ile/ve/değil/yerine/></< OLGU

( [not] FICTION vs./> FACT instead of FICTION )


- KURS[Ar. < KURŞ] ile KURS[Fr.]

( Ağırşak. | Bir gök cisminin teker biçimde görülen yüzü, çörek. İLE Resmî ve özel kuruluşlarca ilgililere belirli bir konuda bilgi, beceri ve davranış kazandırmak amacıyla düzenlenen derslere dayanan ve belirli bir süresi olan eğitim etkinliği. )


- KURS | TEKER ile/||/<> TEKER

( Bir gökcisminin teker biçiminde gördüğümüz yüzeyi cismin gökyüzü üzerindeki izdüşümü mıknatıslı teker değişir teker Göbeği ve kasnağı tellerle birbirine bağlı üstüne lastik geçirilen ve çiftekeri yürüten iki çemberden biri biyoloji )

( DISK | DISK, DISC | WHEEL )

( DISQUE | ROUE )

( SCHEIBE )


- KURŞUN ile/değil GRAFİTİ


- KÜRTOSİS | KURTOSİS | ARZIN BASIKLIĞI | ARZ BASIKLIĞI | BASIKLIK ile/||/<> BASIKLIK

( Yer yuvarlağı gibi basıklaşmış cisimlerin basıklığını belirten ölçek olup ab a olarak tanımlanır Burada a en büyük b en küçük yarıçaptır Tekdoruklu bir sıklık eğrisinin doruk yüksekliğine göre durumu ay beklem oranı Bakışımlı ya da bakışımlıya yakın bir dağılım çizgesinin yüksekliğine tepedeğere göre düzgülü eğriden gösterdiği sapma Eşlek yarıçapının eksenuçları yarıçapından uzun oluşu nedeniyle yeryuvarı biçiminde görülen fiziksel nitelik Değeri a b 1 297 coğrafya )

( FLATTENING OBLATENESS | KURTOSIS | FLATTENIN )

( APLATISSEMENT | APLATISSEMENT TERRESTRE )

( ABPLATTUNG | WÖLBUNG )


- YIĞIN ile KÜRTÜN

( ... İLE Rüzgârın biriktirdiği kar yığını. )


- KURUCU ETKİ ile/||/<> DARBOĞAZ ETKİSİ

( Kurucu yeni koloni, darboğaz popülasyon küçülmesidir )

( Formül: Yeni başlangıç İLE azalma )


- KURUCU ETKİ ile/||/<> POPULASYON DARBOĞAZI

( Kurucu az birey koloni, darboğaz geçici azalma. )

( Formül: Settlement İLE surviving )


- KURUCU ETKİSİ HİPOTEZİ[İng. FOUNDER EFFECT HYPOTHESIS] ile/||/<> KURUCU ETKİSİ[İng. FOUNDER EFFECT] ile/||/<> VOLKANİZMA[İng. VOLCANISM]

( Ana popülasyondan ayrılan küçük bir grubun, oluşacak yeni nesiller üzerindeki etkisini açıklamak amacıyla ortaya atılmış hipotez. Genetik sürüklenmenin özel bir biçimidir. Havai sineklerinin (Hawaiian Drosophila) birçoğu adalar için endemiktir yani bir tür sadece belirli bir adada yaşamakta. Bu endemik dağılım kurucu etkisi hipotezi ile açıklanabilmekte. Yeni bir adaya göç eden ya da adaların nehirler, volkanizma gibi etkiler sonucunda birbirinden ayrılmasıyla coğrafi izolasyona maruz kalan grup ana popülasyonun genetik çeşitliliğinin çok küçük bir kısmını taşır. Bunun sonucunda diğer türleşme mekanizmalarının da etkisiyle adaya endemik sinek türleri ortaya çıkar. Bu sineklerin türleşme sürecinde kurucu etkisinin rol oynadığı hipotezi, endemizmden farklı kanıtlarla da desteklenmiştir. Örneğin kurucu etkisi hipotezi doğruysa buradan iki önemli çıkarım yapılabilir: @@ Küçük popülasyonlarda; az miktardaki bireyin genlerinin uzun süre, fazla sayıda dölle kalıtımı. @@ Erimiş kayaçlardan oluşan magmanın yerkabuğundaki çatlaklar yoluyla yeryüzüne ulaşması hareketi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- KURUCU/LUK ile/ve KALICI/LIK


- KUŞAK BAĞLAMA ile/||/<> ILIMAN KUŞAK ile/||/<> ISI KUŞAK ile/||/<> ORTA KUŞAK ile/||/<> SARI KUŞAK ile/||/<> SICAK KUŞAK ile/||/<> ŞAL KUŞAK ile/||/<> TROPİKAL KUŞAK ile/||/<> YEŞİL KUŞAK ile/||/<> AĞIZ KUŞAĞI ile/||/<> BURÇLAR KUŞAĞI ile/||/<> DALGA KUŞAĞI ile/||/<> DEPREM KUŞAĞI ile/||/<> EBEKUŞAĞI ile/||/<> EBEMKUŞAĞI ile/||/<> GAYRET KUŞAĞI ile/||/<> GELİNKUŞAĞI ile/||/<> GÖKKUŞAĞI ile/||/<> HACILARKUŞAĞI ile/||/<> KÜRE KUŞAĞI ile/||/<> MERYEMANAKUŞAĞI ile/||/<> ORMAN KUŞAĞI ile/||/<> REKLAM KUŞAĞI ile/||/<> SES KUŞAĞI ile/||/<> YAĞMUR KUŞAĞI ile/||/<> Y KUŞAĞI ile/||/<> Z KUŞAĞI

( Bele sarılan uzun ve enli kumaş Sağlamlığını artırmak için bir şeyin çevresine geçirilen ağaçtan ya da metalden bağ Bir ürünün bir aygıtın teknolojideki ve bilimdeki gelişmeye göre üretilen yeni biçimleri Yeryüzünde ya da herhangi bir gök cisminde belli şartları sağlayan bölge Yeryüzünde benzer özellikler gösteren coğrafi sahaların oluşturduğu bölgeleri ifade etmek için kullanılan genel ad sıcak kuşak deprem kuşağı orman kuşağı vb Yaklaşık olarak aynı yıllarda doğmuş aynı çağın şartlarını dolayısıyla birbirine benzer sıkıntıları kaderleri paylaşmış benzer ödevlerle yükümlü olmuş kişilerin topluluğu batın Bir küre yüzeyi paralel iki düzlemle kesildiğinde iki kesitin arasında kalan bölüm küre kuşağı Henüz birleştirilmemiş ses ve görüntü taşıyan filmler Televizyonda programlar için ayrılmış özel zaman dilimi Yaklaşık yirmi beş otuz yıllık yaş kümelerini oluşturan bireyler öbeği göbek nesil batın jenerasyon )


- KUŞAK | ZON ile/||/<> ZON ile/||/<> ZON[İng. < ZONE]

( Benzer fauna ve flora ile belirlenen bir alan bazı türlerin münhasıran bulunduğu bir alan Bölge )

( ZONE )

( ZONE )

( ZONE )

( ZONA: KUŞAK, KEMER )


- KUŞATAMAMADA:
NEDENSEL/LİK ile/ve/||/<> YASALI/LIK ile/ve/||/<> GERÇEK/LİK ile/ve/||/<> RASTGELE/LİK


- KUŞATILMIŞLIK ile/ve/||/<> ÇARESİZLİK


- KUŞKU değil/yerine/>< BİLGİ

( BİLGİ: Kuşkuyu yok eden neyse, o! | Kuşkunun giderildiği kavrayış. )


- KUŞKU ile/değil/yerine FELSEFİ KUŞKU


- KÜSKÜT[Fr. < CUSCUTE] ile/değil/yerine/=/||/<> KÜSKÜT OTU (KÜSKÜT OTU)


- KÜSTAH/LIK ile/ve/=/< HAREKETİN AŞIRISI


- KÜSUF[Ar. < KUSŪF] ile/değil/yerine/=/||/<> GÜNEŞ TUTULMASI


- KUTB-İ CENÛBÎ | GÜNEY KUTBU ile/||/<> GÜNEY KUTBU

( Yerin dünme ekseninin Yeri ya da göğü deldiği noktalardan kutup yıldızının karşıyanında olanı fizik )

( SOUTH . POLE )

( PÔLE SUD, PÔLE AUSTRAL | PÔLE SUD )

( SÜDPOL )


- KUTB-İ ŞİMALÎ | KUZEY KUTBU ile/||/<> KUZEY KUTBU

( Yer ve gök kürelerinde Demirkazık kutupyıldızı yönündeki kutup fizik )

( NORTH POLE )

( PÔLE NORD, PÔLE BORÉEL | PÔLE NORD )

( NORDPOL )


- KÜTİKÜL ile/||/<> DERİCİK

( dericik Kütikula )

( CUTICLE )

( CUTICULE )


- KÜTLE ÇEKİMİ
ile/ve/+/||/<>
ELEKROMANYETİK ETKİLEŞİM
ile/ve/+/||/<>
GÜÇLÜ ÇEKİRDEK ETKİLEŞİMİ
ile/ve/+/||/<>
ZAYIF ÇEKİRDEK ETKİLEŞİMİ

( )

( )

( Nesneler arasındaki kütlesel çekim gücü, aralarındaki uzaklığın karesiyle ters orantılı olarak değişir. )

( )


- KÜTLE MERKEZİ ile/||/<> AĞIRLIK MERKEZİ ile/||/<> GEOMETRİK MERKEZ

( Cismin tüm kütlesinin dengelenmiş sayılabileceği noktadır; kütle dağılımına bağlıdır, cisim burada tek parçacık gibi hareket eder. @@ Ağırlığın etki ettiği sayılan noktadır; düzgün yerçekiminde ilkiyle çakışır, alan noktadan noktaya değişirse ondan ayrılır. @@ Yalnızca biçime (hacme) bağlı ortalama konumdur, kütle dağılımını hesaba katmaz; yoğunluk her yerde eşitse ilkiyle çakışır, değilse ondan ayrılır. )

( Formül: r_cm = Σmᵢrᵢ/Σmᵢ )


- KÜTLE SPEKTROMETRİSİ ile/||/<> ATOMİK ABSORPSİYON

( Molekülü iyonlaştırıp parçalarının kütle/yük oranını ölçer; molekül kütlesini ve yapısını verir. @@ Örnekteki bir elementin atomlarının belirli dalga boyunu soğurmasını ölçer; hangi elementten ne kadar bulunduğunu verir, molekül yapısı hakkında bir şey söylemez. İlki molekül, ikincisi element analizi yapar. )

( Formül: m/z İLE element )


- KÜTLE SPEKTROMETRİSİ ile/||/<> NMR

( MS protein kütlesi, NMR protein yapısı. )

( Formül: Mass İLE structure analysis )


- KÜTLE-ENERJİ DENKLİĞİ ile/||/<> KİNETİK ENERJİ

( Kütlenin de bir enerji biçimi olduğunu, ikisinin E = mc² ile eşdeğer olduğunu söyler; duran bir cismin bile büyük bir durgun enerjisi vardır. @@ Bir cismin yalnızca hareketinden gelen enerjidir; düşük hızda klasik olarak ½mv² ile verilir. İkincisi, ilkinin verdiği toplam enerjinin yalnızca harekete düşen küçük bölümüdür. )

( Formül: E = mc² ~ KE = (γ-1)m₀c² )


- KÜTLE ile/||/<> AĞIRLIK

( Bir cismin içerdiği madde miktarıdır; skaler, değişmez bir büyüklüktür, birimi kilogramdır ve cismin eylemsizliğini belirler. Ay'da da, uzayda da aynı kalır. @@ Kütleye etki eden kütle çekim kuvvetidir; vektörel bir büyüklüktür, birimi newtondur ve bulunulan yere göre değişir: G = m·g. Ay yüzeyinde Dünya'dakinin altıda biridir, serbest düşen bir cisimde sıfırlanır (ağırlıksızlık) ama ilki değişmez. )

( Kütle çekimi yasasını Isaac Newton 1687 yılında ortaya koydu. (1643-1727) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Matematik) (Önemli katkıları: Klasik mekanik, kalkülüs, kütle çekimi yasası) )


- KÜTLE ile/||/<> AĞIRLIK

( Kütle madde miktarı (değişmez) İLE ağırlık kütleye etki eden yerçekimi kuvvetidir (değişir) )

( Formül: m (kg) İLE W=mg (N) )

( Isaac Newton tarafından 1687 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1643-1727) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Matematik) (Önemli katkıları: Klasik mekanik, kalkülüs, yerçekimi yasası) )


- KÜTLE ve/||/<> ERİM/ETKİ ALANI


- KÜTLE ile KÜME


- KÜTLE ile SPIN


- KÜTLE ile/ve/||/<> UZAY-ZAMAN ile/ve/||/<> EĞİM


- KÜTLE ile/||/<> UZAY-ZAMAN

( )

( Bilinmiyor tarafından keşfedildi/formüle edildi. )


- KUTÛB | KUTUP ile/||/<> KUTUP ile/||/<> KUTUP[Ar. < KUṬB]

( Bir gökcisminin gökküresinin bir yıldızlar topluluğunu içine alan bir dizgenin dönme ekseninin bu cismi küreyi ya da dizgeyi deldiği iki noktadan her biri astronomi coğrafya fizik matematik Kutupsal koordinat sisteminde origin )

( POLE )

( PÔLE | POLE )

( POL )


- KUTUP IŞIKLARI[İng. AURORA] ile/||/<> KUZEY IŞIKLARI[İng. AURORA BOREALIS]

( Güneş'ten gelen yüklü parçacıkların Dünya'nın atmosferiyle etkileşime girmesi sonucu oluşan doğal ışıklardır. Aurora borealis ve aurora australis olmak üzere iki çeşittir. @@ Kutup ışıklarının Kuzey Kutbu üzerinde gerçekleştiğinde aldığı addır. Alaska, Kanada ve Norveç önemli gözlem noktalarıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- KUTUP IŞIKLARINDA:
KIRMIZI VE YEŞİL ile/ve MAVİ

( Oksijenden. İLE/VE Azottan. )


- KUTUP YILDIZI ile/ve "KUYRUKLU YILDIZ"

( DEMİRKAZIK ile/ve KOMET )

( POLARIS vs./and COMET )


- KUTUR | SEHİM | OK ile/||/<> OK ile/||/<> ÇAP

( Çap astronomi matematik 1 Bir çemberde özekten geçen dilemsel bir kiriş 2 Bu kirişin uzunluğu 3 Bir toparda özekten geçen bir doğrunun toparın içinde kalan parçası ya da bu doğru parçasının uzunluğu 4 X d ölçevli uzayının bir A altkümesi için eküs sayısı Simgesi d A 1 genel uygulayım Yuvgusal küresel cisimlerin genişliği 2 matematik Bir çemberin özeğinden geçerek iki noktasını birleştiren doğru 3 fotoğrafçılık Kesilecek tıpkıçekimlerin üstüne konulan cam ya da madenden yapılmış yaprak Bir çemberin özeğinden geçen bir doğrunun çemberi kestiği iki nokta arasındaki uzaklık matematik Uç noktaları dairenin çevresi üzerinde bulunan ve çemberin merkezinden geçen doğru parçası Çap Çap Çap Çap čap measure )

( FLÈCHE )

( SAGITTA )

( Č )


- KUTUR ile/||/<> ÇAP

( 1 Bir çemberde özekten geçen dilemsel bir kiriş 2 Bu kirişin uzunluğu 3 Bir toparda özekten geçen bir doğrunun toparın içinde kalan parçası ya da bu doğru parçasının uzunluğu 4 X d ölçevli uzayının bir A altkümesi için eküs sayısı Simgesi d A 1 genel uygulayım Yuvgusal küresel cisimlerin genişliği 2 matematik Bir çemberin özeğinden geçerek iki noktasını birleştiren doğru 3 fotoğrafçılık Kesilecek tıpkıçekimlerin üstüne konulan cam ya da madenden yapılmış yaprak Bir çemberin özeğinden geçen bir doğrunun çemberi kestiği iki nokta arasındaki uzaklık matematik Uç noktaları dairenin çevresi üzerinde bulunan ve çemberin merkezinden geçen doğru parçası Çap Çap Çap Çap čap measure )

( DIAMETER )

( DIAMÈTRE )

( DURCHMESSER, DIAMETER | DURCHMESSER )

( DIAMETRUS )

( Č )


- KUVÂ[çoğ. KUVVET]:
KUVÂ-YI TABİİYE ile/ve KUVÂ-YI HAYVÂNİYE ile/ve KUVÂ-YI NEFSÂNİYE


- KUVANTUM KURAMI değil/yerine KUVANTUM MEKANİĞİ

( )

( )

( )


- KUVANTUM MEKANİĞİ/NDE:
[NESNE + ...] ÖLÇÜM ile/ve/||/<> SIRALI ÖLÇÜMLER ile/ve/||/<> BAĞLAMSALLIK


- KUVANTUMDA:
KUVANTUMLANMA ile DALGA-PARÇACIK İKİLİĞİ ile TÜNELLEME ile SÜPERPOZİSYON ile KUVANTUM GİRİŞİMİ ile DOLAŞIKLIK


- KUVARS[Alm. < QUARZ] ile MOR YAKUT/AMETİST[Fr. < AMETHYSTE]

( Türlü silislerin genel adı. | Billurlaşmış silisin doğada çok yaygın bir türü. İLE Süs taşı olarak kullanılan, mor renkte bir kuvars türü. )


- KUVARS[Alm. < QUARZ] ile YILDIZTAŞI

( ... İLE İçinde, ışık altında parlayan mika tanecikleri bulunan, sarı esmer renkte bir kuvars türü. )


- KUVARSİT[Fr. < QUARTZITE] ile/değil/yerine/=/||/<> KUM TAŞI


- KUVARSİT[Fr. < QUARTZITE] ile/değil/yerine/= KUM TAŞI

( Kum tanelerinin kaynaşmasıyla oluşmuş bir tür tortul kayaç, kuvarsit. )


- KUVVE ile/ve/||/<> FİİL


- KUVVE-İ ANİL MERKEZ | MERKEZKAÇ KUVVET ile/||/<> MERKEZKAÇ KUVVET

( Merkezden dışarı doğru yönelmiş kuvvet fizik )

( CENTRIFUGAL FORCE )

( FORCE CENTRIFUGE )

( ZENTRIFUGALKRAF )


- KUVVE-İ LÂSIKA | LÜZUCET | AKIŞMAZLIK | VİSKOZİTE ile/||/<> VİSKOZİTE ile/||/<> YAPIŞKANLIK

( yapışkanlık Bir sıvının akıcılığa karşı gösterdiği direncin ölçüsü Akıcılık derecesi Bir sıvı ya da gaz kütlesinin içinde bulunan cismin devimini engelleme özelliği fizik kimya Akıcılık derecesi )

( VISCOSITY )

( VISCOSITÉ )

( VISKOZITÄT )

( VISCOSITÀ )

( ΙΞΏΔΕΣ / ιξώδες )


- KUVVE-İ LÂSIKA | LÜZUCET | AKIŞMAZLIK | VİSKOZİTE ile/||/<> YAPIŞKANLIK | YAPIŞKANLIK

( bk. yapışkanlık. @@ Bir sıvının akıcılığa karşı gösterdiği direncin ölçüsü. @@ Akıcılık derecesi. @@ @@Bir sıvı ya da gaz kütlesinin, içinde bulunan cismin devimini engelleme özelliği. @@ (fizik) @@ (kimya) @@ Akıcılık derecesi. )

( VISCOSITY~VISCOSITY )

( VISCOSITÉ~VISCOSITÉ | ADHÉSION | VISCOCITÉ )

( VISKOZITÄT~VISKOZITÄT )

( VISCOSITÀ~VISCOSITÀ )

( ΙΞΏΔΕΣ / ιξώδες~ΙΞΏΔΕΣ / ιξώδες )


- KUVVET ile/||/<> ENERJİ

( Kuvvet hareketi değiştiren etki İLE enerji iş yapabilme yeteneğidir )

( F=ma İLE E=1/2mv² )

( Gottfried Leibniz | 1695 | 17. Yüzyıl | Vis viva (yaşayan kuvvet) kavramı (1646 - 1716) (Ülke: Almanya) (Alan: Matematik, Felsefe) (Önemli katkıları: Kalkülüs, monadoloji) )


- KUVVET ile/||/<> ENERJİ

( Kuvvet hareketi değiştiren etki İLE enerji iş yapabilme yeteneğidir )

( Formül: F=ma İLE E=1/2mv² )

( Gottfried Leibniz tarafından 1695 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1646-1716) (Ülke: Almanya) (Alan: Matematik, Felsefe) (Önemli katkıları: Kalkülüs, monadoloji) )


- KUVVET ile/ve/<> GRAMKUVVET/GRAMAĞIRLIK

( ... İLE/VE/<> Bir gram kütleye, 45° enlemindeki deniz yüzeyinde, Yer'in uyguladığı kuvvet. )


- KUVVETLE MUHTEMEL ile/değil/yerine/= YÜKSEK OLASILIKLA


- KUVVET/LER ve/<> BÜTÜN/LÜK


- KUVVETLİ ASİT ile/||/<> ZAYIF ASİT

( Suda hemen tümüyle iyonlarına ayrışan asittir (hidroklorik, sülfürik, nitrik); iyonlaşma derecesi bire yakındır, çözeltide serbest H⁺ derişimi yüksektir. @@ Suda ancak kısmen iyonlaşan, çoğu molekül hâlinde kalan asittir (asetik, karbonik); iyonlaşması bir dengedir ve derecesi küçüktür. İlki tam, ikincisi kısmi iyonlaşır; aynı derişimde ilkinin pH'ı daha düşüktür. )


- KUYRUKLU YILDIZ BAŞI ile/||/<> KUYRUKLU YILDIZ ÇEKİRDEĞİ ile/||/<> KUYRUKLU YILDIZ SAÇI

( Güneş çevresinde büyük bir elips ya da bir parabol yörüngede dolaşan Güneş e yaklaştığında yüzeyinde ortaya çıkan gazların ve tozların oluşturduğu kuyruk denilen ışıklı bir uzantısı olan gök cismi kirlikartopu )


- KUYRUKLU YILDIZDA:
İYON KUYRUĞU ile/ve/||/<> TOZ KUYRUĞU


- KUYRUKLU YILDIZLAR ile/ve/||/<> NÖTRON YILDIZLARI ile/ve/||/<> MAVİ SÜPER DEV YILDIZLARI


- KUYU ile ARTEZYEN[Fr. < ARTÉSIEN]

( Su katmanına varıncaya kadar derinliğine kazılan, genellikle silindir biçiminde, çevresine duvar örülen, suyundan yararlanılan çukur. | Toprağa kazılan derince çukur. | İçinden çıkılamayan durum ya da yer. | Yer altındaki iş yerlerine ulaşmak için açılmış ve kesit boyutları derinliğine oranla sınırlı, düşey ya da düşeye yakın bağlantı yolu. İLE Burgu ile delinerek açılan ve suyu yükseğe fışkırtan kuyu. )


- KUYU ile BİRBÂS[Ar.]

( ... İLE Derin kuyu. )


- KUYU ile DÜDEN

( ... İLE Kireçli bölgelerde, kirecin erimesi ya da yeraltındaki kartlı bir çukur tavanının çökmesiyle oluşan doğal kuyu. )


- KUYU ile KAK

( ... İLE Ağaç ve kaya kovuklarındaki su birikintisi. | Su birikmiş çukur. )


- KUYU ile/ve KAYNAK/KÜZ


- KUYU ile/değil KÖR KUYU

( ... İLE/DEĞİL Suyu kurumuş, su çıkmayan, susuz kuyu. )


- KUZEY DENİZİNDE:
KOTZEBUE KOYU ile/ve/||/<> ÇUKÇİ DENİZİ ile/ve/||/<> DE LONG BOĞAZI ile/ve/||/<> DOĞU SİBİRYA DENİZİ ile/ve/||/<> LAPTEV BOĞAZI ile/ve/||/<> BOURHAYA KÖRFEZİ ile/ve/||/<> LAPTEV DENİZİ ile/ve/||/<> OLENEKSKİY KÖFREZİ ile/ve/||/<> KATANSKİY KÖRFEZİ ile/ve/||/<> VİLKİTSİ BOĞAZI ile/ve/||/<> YENİSEY KÖRFEZİ ile/ve/||/<> KARA DENİZİ ile/ve/||/<> BAYDARATSKAYA KÖRFEZİ ile/ve/||/<> KARA BOĞAZI ile/ve/||/<> ÇEYŞSKAYA KOYU ile/ve/||/<> BEYAZ DENİZİ ile/ve/||/<> ONEGA KÖRFEZİ ile/ve/||/<> KANDELAŞKA KÖRFEZİ ile/ve/||/<> DİVİNA KOYU ile/ve/||/<> BARENTS DENİZİ ile/ve/||/<> GRÖNLAND DENİZİ ile/ve/||/<> NORVEÇ DENİZİ ile/ve/||/<> KUZEY DENİZİ ile/ve/||/<> DANZİNG KÖRFEZİ ile/ve/||/<> RİGA KÖRFEZİ ile/ve/||/<> FİNLANDİYA KÖRFEZİ ile/ve/||/<> BOTNİ KÖRFEZİ ile/ve/||/<> DANİMARKA BOĞAZI ile/ve/||/<> DAVIS BOĞAZI ile/ve/||/<> BALTIK DENİZİ ile/ve/||/<> LABRADOR DENİZİ ile/ve/||/<> BAFFIN DENİZİ ile/ve/||/<> BAFFIN KÖRFEZİ ile/ve/||/<> SMITH KÖRFEZİ ile/ve/||/<> NARES BOĞAZI ile/ve/||/<> LANCASTER BOĞAZI ile/ve/||/<> ARKTİK KOYU ile/ve/||/<> PR. REGENT BOĞAZI ile/ve/||/<> BOOTHIA KÖRFEZİ ile/ve/||/<> FOXE ÇANAĞI ile/ve/||/<> FOXE KANALI ile/ve/||/<> REPULSE KOYU ile/ve/||/<> CORAL LİMANI ile/ve/||/<> JAMES KOYU ile/ve/||/<> HUDSON BOĞAZI ile/ve/||/<> UNGAVA KÖRFEZİ ile/ve/||/<> FROBISHER KOYU ile/ve/||/<> CUMBERLAND KÖRFEZİ ile/ve/||/<> HOME KÖRFEZİ ile/ve/||/<> JONES BOĞAZI ile/ve/||/<> PEARY KANALI ile/ve/||/<> BARROW BOĞAZI ile/ve/||/<> FRANKLIN BOĞAZI ile/ve/||/<> VISCOUT MELVILLE BOĞAZI ile/ve/||/<> Mc CLURE BOĞAZI ile/ve/||/<> McCLINTOK KANALI ile/ve/||/<> KRALİÇE MAUD KÖRFEZİ ile/ve/||/<> CORONATION KÖRFEZİ ile/ve/||/<> PR. ALBERT KOYU ile/ve/||/<> AMUNDSEN BOĞAZI ile/ve/||/<> GALLER PRENSİ BOĞAZI ile/ve/||/<> BEAUFORT DENİZİ ile/ve/||/<> PRODHOE KOYU ile/ve/||/<> KOTZEBUE KOYU ile/ve/||/<> NORTON KOYU


- KUZEY KUTBU ile/ve GÜNEY KUTBU

( Düzlük değildir. Tepeler ve engebeler bulunur. İLE/VE Düzlüktür. )

( Antarktika'da kaydedilmiş en soğuk derece -89,2°C'dir. )

( Güneş sistemindeki en düşük sıcaklık Neptün'ün uydularından Triton'un yüzeyinde -235°C'dir. [Voyager II, 1989] )


- KUZEY KUTUP IŞIKLARI ile/ve/<> GÜNEY KUTUP IŞIKLARI

( NORTHERN LIGHTS vs./and/<> SOUTHERN LIGHTS )

( AURORA BOREALIS cum/et/<> AURORA AUSTRALIS )


- KUZEY YARIMKÜREDE GECELERİ GÖKYÜZÜNDE GÖRÜLEN RENKLİ IŞIKLAR GÜNEY YARIMKÜREDE GECELERİ GÖKYÜZÜNDE GÖRÜLEN RENKLİ IŞIKLAR

( BERÎK, ZİYÂ': Işık, parıltı, aydınlık. )

( PERTEV: Işık, parlaklık, yalım. )

( AURORA AUSTRALIS vs. AURORA BOREALIS )


- KUZEY YERUCU/ANTARTIC ile/değil/yerine/= GÜNEY YERUCU


- KUZEY YERUCU/ARKTİK[Yun./İng.] ile GÜNEY YERUCU/ANTARTİKA

( Kuzey. İLE Güney. )

( ... İLE Hava, -93 °C'ye kadar düşebilir. )

( ARCTIC vs. ANTARCTICA
North. VS. South. )


- KUZULUK ile/||/<> KUZULUK | GUZLUK

( guzluk Çit dalyanlarında balıkların toplandıkları ters konik biçimli bölmelere verilen ad Döl yatağı )

( CATCHING CHAMBERS )

( UTERUS )


- L-FUNCTİON ile/||/<> ZETA FUNCTİON

( L-function genelleştirilmiş, zeta Riemann ζ(s) özel. )

( Formül: General İLE special case )


- L'HOPİTAL RULE ile/||/<> SQUEEZE THEOREM

( L'Hopital 0/0 form, squeeze sıkıştırma. )

( Formül: Indeterminate form İLE sandwich )


- L2 LAGRANGE NOKTASI ile/||/<> DÜNYA YÖRÜNGESİ

( L2 Lagrange noktası Dünya-Güneş dengeli konum İLE Dünya yörüngesi gezegen çevresinde dönmedir. L2 noktası 1,5 milyon km uzakta İLE kararlı gözlem sağlar. James Webb L2'de İLE Hubble Dünya yörüngesinde çalışır. )


- LABİRENT[Fr. < Yun.]/YILANKAVİ ile DOLAMBAÇLI YOL

( Çıkış yeri, kolaylıkla bulunamayacak kadar karışık koridorları olan yapı. | [mecaz] İçinden çıkılması güç ya da olanaksız durum, sorun. İLE ... )

( MAZE vs. MEANDER )


- LABRADOR ile AKINTI

( Bir tür su akıntısı. )


- LABRADORİT ile/||/<> KRİZOKOL

( Işık altında renkli yansımalar yapar. İLE/||/<> Mavi-yeşil renkte bir bakır silikat minerali. )


- LABRADORİT ile/||/<> MOONSTONE

( Işık altında renkli yansımalar yapar. İLE/||/<> Işığı yansıtan mavi bir parlaklığa sahiptir. )


- LABRADORİT ile/||/<> SPEKTROLİT

( Işık altında renkli yansımalar yapar. İLE/||/<> Daha geniş bir renk yelpazesine sahiptir. )


- LABRADORİT ile/||/<> SUNSTONE

( Işık altında renkli yansımalar yapar. İLE/||/<> İçindeki hematit ya da götit pulları nedeniyle parlayan bir feldspat. )


- LACTOBACİLLUS ile/||/<> BİFİDOBACTERİUM

( Lactobacillus laktik asit üreten çubuk şekilli bakteriler İLE Bifidobacterium Y ya da V şekilli anaerobik bakterilerdir. İkisi de probiyotik İLE farklı metabolik fonksiyonlara sahiptir. )

( Élie Metchnikoff tarafından 1907 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1845-1916) (Ülke: Rusya/Fransa) (Alan: İmmünoloji, Mikrobiyoloji) (Önemli katkıları: Probiyotik kavramı, fermente süt ürünlerinin sağlık faydaları, fagositoz teorisi) )


- LADINIAN EPOCH[İng.] ile/değil/yerine/= LADİNİN EPOKU

( Günümüzden 242.000.000 ile 235.000.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- LAG ile/||/<> LOG ile/||/<> STASYON ile/||/<> ÖLÜM

( Mikrobiyal büyüme kinetiği. )

( Formül: N = N₀ × 2ⁿ (log faz) )


- LAGRANGE MEKANİĞİ ile/||/<> HAMİLTON MEKANİĞİ

( Lagrange genelleştirilmiş koordinatlar L=T-V, Hamilton faz uzayı H=T+V. )

( Formül: L = T - V İLE H = T + V )


- LAGRANGE MULTİPLİER ile/||/<> DİRECT OPTİMİZATION

( Lagrange kısıtlı optimizasyon, direct kısıtsız. )

( Formül: Constrained İLE unconstrained )


- LAGRANGİAN ile/||/<> HAMİLTONİAN ile/||/<> NEWTONİAN

( Hareketi doğrudan kuvvetler ve ivme üzerinden kuran (F = ma), en sezgisel mekanik çerçevesidir. @@ Hareketi, kinetik ile potansiyel enerjinin farkından ve en az eylem ilkesinden türeten, kuvvet çizmeye gerek bırakmayan çerçevedir; karmaşık ve kısıtlı sistemlerde güçlüdür. @@ Hareketi, konum ve momentum çiftleri üzerinden toplam enerjiyi temel alarak kuran çerçevedir; kuantum mekaniğine köprü kurar. Üçü de aynı fiziği verir, farkları bakış açısı ve elverişliliğidir. )

( Formül: L = T - V )

( Isaac Newton tarafından 1687 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- LAGÜN[Fr. < LAGUNE] ile/değil/yerine/= DENİZKULAĞI


- LAKERDA ile/||/<> LAKERDA[Yun.]

( Palamut torik vb balıklardan dilim dilim kesilerek yapılan salamura Dilim dilim kesilmiş palamut torik gibi balıkların uygun bir kap içerisinde kuru tuzla salamura edilmesiyle elde edilen ürün R λακέρδα lacerta )

( LACERDA | LAKERDA )

( LACERTA )

( ΛΑΚΈΡΔΑ / λακέρδα )