Doğa'daki FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 11.066 başlık/FaRk ile birlikte,
11.066 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(23/46)
- KALB | YÜREK | KALP ile/||/<> KALP ile/||/<> YÜREK
( yürek Yürek anat Tüm kan dolaşımını ritmik kasılmalarıyla sağlayan konik biçimli kassel organ yürek kor Ritmik kasılmalariyle kanın dolaşımını sağlayan ve devam ettiren ve değişik sayıda odacıklara ayrılmış ya da tüp biçiminde olan içi boş bir kas organı biyoloji Ritmik kasılmalarıyla kanın dolaşımını sağlayan ve devam ettiren değişik sayıda odacıklara ayrılmış ya da tüp biçiminde kaslı bir organ Kalp Ritmik kasılmalarıyla kanın dolaşımını sağlayan ve devam ettiren değişik sayıda odacıklara ayrılmış ya da tüp biçiminde kaslı bir organ kalp kalp Az ürǝk yürek jürek jürik cürök cürök Tel Kuğ Küer yürek Alt yürök çürek sürӓx Baştaki ynin Yakutçada sye çevrilmesi kuraldır çĕre Eski Türkçeden başlayarak kullanılır yürek Orta Türkçede yürek biçimi geçer Eski Kıpçakçada da yürek olarak kullanılır Türkçe yür hareket etmek kökünden geldiği açıktır yür e k eki Ramstedt KWb 483484 Moğolca cirüken biçimini Türkçe yürek ile birleştirmiştir Ramstedt SKE 38 Clausona göre Studies 228 ED 965 Türkçe yürek Moğolcaya cirüken olarak geçmiştir )
( HEARTH | COR | MYOCARDIUM | PERICARDIUM )
( PÉRICARD )
( HERZBEUTEL )
( COR )
( CUORE )
( ΚΑΡΔΙΆ / καρδιά )
( ÜRƎK[Az.]~YÜREK[Tkm.]~JÜREK[Kklp.]~JÜRIK[Kzk.]~CÜRÖK[Kzk.]~CÜRÖK[Krg.]~YÜRÖK[Alt.]~ÇÜREK[Şor.]~ÇÜREK[Sag.]~SÜRӒX[Yak.]~ÇĔRE[Çuv.] )
- KALB ile/||/<> YÜREK
( Ritmik kasılmalariyle kanın dolaşımını sağlayan ve devam ettiren ve değişik sayıda odacıklara ayrılmış ya da tüp biçiminde olan içi boş bir kas organı biyoloji Ritmik kasılmalarıyla kanın dolaşımını sağlayan ve devam ettiren değişik sayıda odacıklara ayrılmış ya da tüp biçiminde kaslı bir organ Kalp Ritmik kasılmalarıyla kanın dolaşımını sağlayan ve devam ettiren değişik sayıda odacıklara ayrılmış ya da tüp biçiminde kaslı bir organ kalp kalp Az ürǝk yürek jürek jürik cürök cürök Tel Kuğ Küer yürek Alt yürök çürek sürӓx Baştaki ynin Yakutçada sye çevrilmesi kuraldır çĕre Eski Türkçeden başlayarak kullanılır yürek Orta Türkçede yürek biçimi geçer Eski Kıpçakçada da yürek olarak kullanılır Türkçe yür hareket etmek kökünden geldiği açıktır yür e k eki Ramstedt KWb 483484 Moğolca cirüken biçimini Türkçe yürek ile birleştirmiştir Ramstedt SKE 38 Clausona göre Studies 228 ED 965 Türkçe yürek Moğolcaya cirüken olarak geçmiştir )
( HEART | HEARTH )
( COEUR )
( HERZ )
( ÜRƎK[Az.]~YÜREK[Tkm.]~JÜREK[Kklp.]~JÜRIK[Kzk.]~CÜRÖK[Kzk.]~CÜRÖK[Krg.]~YÜRÖK[Alt.]~ÇÜREK[Şor.]~ÇÜREK[Sag.]~SÜRӒX[Yak.]~ÇĔRE[Çuv.] )
- KALEVİ | ALKALİ ile/||/<> ALKALİ ile/||/<> ALKALİ[Fr. < ALCALI]
( Sinema Suda eriyebilen ve hidroksit iyonları oluşturan kimyasal özdek baz kimya Çözündüğü zaman hidroksil iyonları veren suda eriyen baz bileşik pH değerleri 7 0 den büyük olupasitlerle tuz oluşturabilen ve sulu çözeltileri acı tat veren kimyasal maddelerin genel adı baz )
( ALCALI | ALKALI )
( ALCALI )
( ALKALI )
- KALEVİ ile/||/<> BAZ ile/||/<> BAZ[Fr. < BASE]
( Suda çözündüğünde hidroksil yükünü OH veren kimyasal özdek Asitlerle bileşip tuz oluşturur pH ölçeğinde 714 arasında değer gösterirler 2 Bronsted Proton alma yatkınlığı olan kimyasal bileşik 3 Lewis Ortaklanmamış elektron çifti ya da çiftlerini vermeye yatkın olan kimyasal özdek taban geometride kimya Suda çözünebilen çözelti içinde iken ortama hidroksil iyonları veren pH değerleri 7nin üzerinde olan ve asitlerle tepkimeye giderek tuz oluşturan maddeler 1 Herhangi bir şeyin temeli ya da en küçük parçası bileşiğin ana maddesi 2 Alkali Az baz alıcı kuş boz bāz a falcon )
( BASE, ALKALI | BASE )
( BASE, ALCALI | BASE )
( BASE, ALKALI )
( BĀZ )
( BAZ[Az.]~BOZ[Özb.] )
- KALİBRASYON | KALİBRE ETME | AYARLAMA ile/||/<> AYARLAMA ile/||/<> AYARLAMAK
( Bir ölçü aracının gösterdiği değerleri ölçek olarak kabul edilen ya da doğruluğuna güvenilen başka bir araca göre düzenleme 1 Bir ölçüm aygıtını amaca uygun olarak derecelendirme 2 Bir ölçmede yapılan yanılgı sınırlarını saptama fizik İngiliz hükümetinin petrol tütün gibi ürünlerden aldığı vergileri her yıl düzenli olarak gerçekleşen enflasyon oranının üzerinde artırması biçiminde uyguladığı politika ayarlama koşulu Bir işlemin denetiminde işlemi etkileyen etkenleri gerektiği gibi değiştirme Standartlaştırma )
( CALIBRATION | ESCALATOR | ADJUSTING | CALIBRATE | SET | ADJUST )
( ÉTALONNAGE, CALIBRATION | CALIBRAGE | ÉTALONNER | AJUSTAGE )
( EICHUNG | EICHEN, KALIBRIERUNG | ADJUSTIERUNG )
- KALICI ORGANİK ile/||/<> BİYOBOZUNUR
( POP birikim toksik, biyobozunur doğal parçalanma. )
( Formül: DDT İLE doğal )
- KALICI ile/ve/değil/||/<>/< GEÇERLİ
- KALICILIK ile/ve/değil/||/<>/> BAĞLAYICILIK
- KALİTATİF ANALİZ ile/||/<> KANTİTATİF ANALİZ
( Kalitatif ne var, kantitatif ne kadar var sorusuna cevaptır )
( Formül: Nitel İLE nicel )
- KALITIM BİLİMİ | KALITSAL | GENETİK ile/||/<> GENETİK ile/||/<> GENETIK[Alm. < GENETIK]
( İnsan hayvan ve bitkilerde soya çekim evrim ve değişim olaylarını inceleyen biyoloji dalı jenetik kalıtım bilimi 1 Genlerle ilgili genlerin belirlediği genlerle geçen 2 Kalıtım bilimi gen bilimi Genlerle ilgili kalıtımla ilgili kalıtsal irsî )
( GENETICS | GENETIC )
( GÉNÉTIQUE )
( GENETIK )
- KALITLIK | GENE[Fr. < GENE] ile/||/<> GEN ile/||/<> GEN[Fr. < GENE]
( genos soy Kromozomlarda bulunan ve kalıtsal karakterlerin bir dölden bir döle taşınması karakterlerin gelişmesi ve tayini ile ilgili oları kalıtım faktörleri jen Kromozom üzerinde belirli bir yer işgal eden kalıtımın temel birimi Kalıtsal karakterler ana babadan oğul döle genlerle taşınır Tek bir gen belirli bir DNA uzunluğunda bazı virüslerde RNA olur Genler protein sentezini yönetir kendilerini eşler ve RNA tiplerinin sentezini yaparlar Polipeptit zincirinin sentezini yöneten fonksiyonel gen bir sistrondur 1 Kromozomlarda bulunan ve kalıtsal karakterlerin bir dölden diğer döle taşınması karakterlerin gelişmesi ve tayiniyle ilgili olan kalıtım faktörleri 2 DNA molekülünün ortalama 1500 nukleotitten oluşmuş canlının kalıtsal özelliklerinden herhangi birini taşıyan parçası 3 Canlıların her türlü özelliklerini belirleyen ve hücre çekirdeğindeki kromozomlarda bulunan kalıtım maddesinin en küçük birimi DNA üzerinde belirli bir baz dizisi uzunluğundan meydana gelmiş bir polipeptit zincirinin ya da bir RNA zincirinin üretiminden sorumlu ve bu sentezleri düzenleyen bir regülatör ve bir operatör bölge içeren DNA parçası )
( GENE | GENE, HEREDITARY FACTOR | GENOME | GENOTYPE )
( GÈNE | GÈNE, FACTEUR HÉRÉDITAIRE | GENE | GÉNOME | GÉNOTYPE )
( GENE | GEN, ERBFAKTOR | GENOM | GENOTYPISCH )
( GENE )
( ΓΟΝΊΔΙΟ / γονίδιο )
- KALKAN BALIĞI ile/||/<> KALKAN BALIĞI
( Rhombus maximus Kemiklibalıklar Teleostei takımının yanyüzergiller Pleuronectidae familyasından bir balık türü Uzunluğu 100 cm olabilir Üzerinde çivi gibi sert süsler vardır Eti çok beğenilir Avrupa kıyılarında Akdeniz ve Karadenizde bulunur Kemikli balıklar Teleostei takımının yanyüzergiller Pleuronectidae familyasından 100 cm kadar uzunlukta üzerinde çivi gibi sert süsler bulunan Avrupa kıyılarında Akdeniz ve Karadenizde yaşayan bir tür Kemikli balıklardan kalkan balıkları Scophthalmidae familyasından 100 cm kadar uzunlukta olabilen üzerinde çivi gibi sert süsler bulunan Avrupa kıyılarında Akdeniz ve Karadeniz de yaşayan bir tür )
( TURBOT )
( TURBOT )
( STEINBUTT )
( RHOMBUS MAXIMUS | PSETTA MAXIMA )
- KALKER[Fr. < CALCAIRE] ile/değil/yerine/=/||/<> KİREÇ TAŞI (SEDEFLİ KALKER)
- KİREÇ TAŞI/KİLS[Ar.]/KALKER[Fr.] ile SİPOLİN[Fr. < İt.] ile KARST[Alm.]
( Kireç ocağında işlenerek kireç elde edilen, kalsiyum karbon tuzundan bileşik kayaç. İLE Katmanlarında iç içe daireler bulunan, billurlu bir kalker türü. İLE Kayaçların erimesiyle yer altı akıntıları olan, kireç taşı ve dolomit bölgesi. )
- KALORİ[Lat. < CALERE] ile/değil/yerine/= ISIN
( Bir kilogram suyun sıcaklığını, bir derece yükseltmek için gereken ısı miktarı. Normal atmosfer basıncında, ısınma ısısı 15 °C'lik suyunkine eşit olan bir nesnenin, bir gramının sıcaklığını 10 °C yükseltmek için gerekli ısı miktarına eşit olan ısı birimi. | Besinlerin, dokular içinde yanarak gövdenin sıcaklık ve enerjisini sağlama değerlerini gösteren ölçü. )
- KALORİ | ISIN ile/||/<> ISIN
( ısın fizik Bir kilogram suyun sıcaklığını bir derece yükseltmek için gereken ısı niceliğine eşit olan ısı birimi 1 kg arı suyun sıcaklığını 1 C yükseltmek için gereken ısı tutan Buna ısıl erke birimi de denir Kalori )
- KALORİ ile/||/<> KALORİ[Fr. < CALORIE]
( anlamdaş ısın calere ısınmak Bir kilogram suyun 1 C ısınması için gerekli olan ısı niceliği buna kilogram kalori ya da büyük kalori denir ve KK işareti ile gösterilir Bir büyük kalori 1000 küçük kaloriye eşittir ısın Bir kilogram suyun sıcaklığını bir derece artırmak için gerekli ısı miktarı bir büyük kalori ya da kilokalori bin küçük kaloriye eşit ısı 1 Normal atmosfer basıncında ısınma ısısı 15 Clik suyunkine eşit olan bir cismin bir gramının sıcaklığını 1 C yükseltmek için gerekli ısı miktarına eşit olan ısı birimi ısın 2 Besinlerin dokular içinde yanarak vücudun sıcaklık ve enerjisini sağlama değerlerini gösteren ölçü Bir atmosfer basınçta bir gram damıtık suyun sıcaklığını 14 5 oC den 15 5 oC ye çıkarmak için gerekli olan ısı enerjisi miktarı gram kalori küçük kalori kal )
( CALORIE | CALORY | (İNG. CALORIE )
( CALORIE )
( KALORI )
( CALERE | CALERE: ISINMAK )
- KALP KASI ile/||/<> YÜREK KASI
( yürek kası Çizgili olmakla beraber kendine özgü yapı özellikleri gösteren ve istemsiz hareket eden yüreğin ana duvarlarını meydana getiren kas yürek kası miyokart miyokardiyum anat Kalp duvarında birbirine seri bağlanmış çok sayıda hücreden oluşan kas lifleri ve lifleri enine kesen düşük dirençli interkale diskler bulunan çizgili olan istemsiz çalışan otonom sinirlerle kontrol edilen ve ayrıca kendiliğinden düzenli uyarılar oluşturabilen bir kas dokusu tipi miyokardiyum miyokart )
( MYOCARDIUM | MYOCARDIUM, CARDIAC MUSCLE )
- KALSEDON ile/||/<> KRİZOPRAZ
( Mikrokristalin bir kuvars türü. İLE/||/<> Elma yeşili renkte bir kalsedondur. )
- KALSEDON/KALKEDON TAŞI ile/değil/yerine/= KADIKÖY TAŞI
( Genellikle mavi renkte bulunan bir taş. )
- KALSEDUAN[Fr. < CALCÉDOINE] ile/değil/yerine/=/||/<> KADIKÖY TAŞI
- KALSEMİ ile/||/<> HİPERKALSEMİ
( Hiperkalsemi 1 Hiperkalsemi 2 Kan kalsiyum düzeyi )
( CALCAEMIA | CALCEMIA )
( CALCÉMIE )
- KALSİT ile/||/<> ARAGONİT
( Kalsiyum karbonat minerali. İLE/||/<> Kalsiyum karbonatın bir diğer polimorfüdür. )
- KAMBRİYEN -ile
( Birinci Çağın ilk dönemi ve bu dönemde oluşmuş yer katmanları. )
- KAMBRİYUM -ile
( En eski jeolojik tabaka. )
- KAMBRİYUM ile ARKEEN[Fr. ARCHÉEN < Yun.]
( ... İLE Kambriyumlardan önce oluşan, en eski yer katı. )
- KAMER | AY ile/||/<> AY
( Yerin uydusu olan gökcismi Yeryuvarlağının uydusu ona en yakın gökcismi )
( MOON )
( LUNE )
( MOND )
- KAMER[Ar. < ḲAMER] ile/değil/yerine/=/||/<> AY (KAMER BALIĞI, KAMER TAKVİMİ)
- KAMERA ile/||/<> OBSCURA
( Karanlık oda prensibi )
( İbn Heysem (Alhazen) tarafından 1015 yılında keşfedildi/formüle edildi. (965-1040) (Ülke: Basra/Kahire) (Alan: fizik) (Önemli katkıları: Kitabul Menazır, optik biliminin kurucusu, bilimsel yöntem) )
- KAMERİ[Ar. < ḲAMERĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> KAMERÎ
( kamerî ay kamerî takvim kamerî yıl Ayla ilgili )
- KAMET[Ar.] ile GAMET[Fr. < Yun.]
( Boy. | Camide, namaza kalkmak için okunan ezan. İLE Eril ya da dişil üreme gözesi. )
- KAMİSİYE | GÖMLEKLİLER ile/||/<> GÖMLEKLİLER
( Tunicata anlamdaş Urochorda tunicagömlek uro kuyruk khorde iplik Çokgözeli hayvanlardan sölomlular Coelomata altbölümünün ikincilağızlılar Deuterostomia filumunun kordalılar Chordata alt filumuna giren bir dalı Sölomsuz ve bölütsüzdürler Korda genel olarak yalnız larvalarda bulunur Vücutlar torba biçiminde ve yan saydam sert bir gömlekle örtülüdür Gömlek dışderi tarafından salınır Erdisidirler Bazılarında metagenez tipi döl değişimi vardır Bazılarının gelişmesinde başkalaşma görülür Hepsi denizde yaşarlar Ekliceler Larvacea tulumlular Ascidiacea salpalar Thaliacea sınıflarını içine alır zooloji uro kuyruk khorde iplik Çok hücrelilerden Metazoa sölomlular Coelomata alt bölümünün ikincil ağızlılar Deuterostomia filumunun kordalılar Chordata alt filumundan sölomsuz ve bölütsüz genel olarak yalnız larvalarında korda bulunan vücutları torba biçiminde ve yarı saydam sert bir gömlekle örtülü olan gömlekleri dış deri tarafından salgılanan er dişi bazılarında metagenez tipi döl değişimi olan bazılarının gelişmesinde başkalaşım görülen hepsi denizlerde yaşayan ekliceler Larvacea tulumlular Ascidiacea salpalar Thaliacea sınıflarını içine alan bir dal Çok hücrelilerden metazoa sölomlular Coelomata alt bölümünün ikincil ağızlılar deuterostomia şubesinin kordalılar Chordata alt şubesinden sölomsuz ve bölütsüz vücutları torba biçiminde yarı saydam sert bir gömlekle örtülü olan hepsi denizlerde yaşayan ekliceler Larvacea tulumlular Ascidiacea salpalar Thaliacea sınıflarını içine alan bir grup )
( TUNICATES )
( TUNICIERS )
( MANTELTIERE )
( TUNICA | TUNICATA | TUNICATA, TUNICA: GÖMLEK )
- KAMYON[Fr. CAMION] ile/ve/||/<> TANKER[Fr.]
( Motorlu, büyük yük taşıtı. | Bu taşıtın taşıyabildiği miktarda olan. İLE Petrol, benzin gibi akaryakıt ürünleriyle, sanayi ile ilgili yağ vb. sıvı nesneleri taşıyan gemi ya da kamyon. )
- KÂN(OLUŞ) ||/>
MEKÂN ile/ve/||/<>/> DUYU ile/ve/||/<>/> DUYGU ile/ve/||/<>/> HAL ile/ve/||/<>/> MAHAL ile/ve/||/<>/> MAKAM
||/> AKIL/KAVRAM
- KAN AĞULANMASI | SEPTİSEMİ ile/||/<> SEPTİSEMİ ile/||/<> SEPTİSEMİ[Fr. < SEPTICÉMIE]
( Patojen mikroorganizmaların ya da toksinlerinin kana karışmasına bağlı olarak meydana gelen durum sepsis Patojenik mikroorganizmaların ve zehirlerinin kanda uzun süreli bulunmasından kaynaklanan toksemi ve yüksek vücut sıcaklığıyla belirgin sistemik hastalık kan zehirlenmesi sepsis hematosepsis )
( SEPTICEMIA )
( SEPTICÉMIE )
- KAN PULCUĞU | TROMBOSİT ile/||/<> TROMBOSİT ile/||/<> BLOOD PLATELET[İng.] ile/||/<> THROMBOCYTE[Fr.] ile/||/<> BLUTTPLÂTCHEN[Alm.] ile/||/<> PLÂKET
( plâket kan pulcuğu Kan pulcuğu Kan pulcuğu anlamdaş trombosit platys yassı thrombos pıhtı kytos boşluk Kanda bulunan bir kan gözesi tipi olarak düşünülen ve kanın pıhtılaşmasında rol oynayan çok küçük parçacıklar Kemik iliğinin dev hücrelerinden ufak parçacıklar halinde koparak kan dolaşımına karışırlar )
( THROMBOCYTE, PLATELET | THROMBOCYTE )
( THROMBOCYTE )
- KAN PULCUĞU ile/||/<> KAN PULCUĞU
( platys yassı thrombos pıhtı kytos hücre Kanda bulunan ve kanın pıhtılaşmasında rol oynayan kemik iliğinin dev hücreleri olan megakaryositlerden koparak kan dolaşımına katılan küçük sitoplâzmik parçacıkları Plâtelet trombosit Kemik iliğindeki megakaryositlerden köken alan ve kan pıhtılaşmasında rol oynayan kan elemanı platelet trombosit anat Kemik iliğindeki megakaryositlerden oluşan 24 mikron çapında yuvarlak ya da oval biçiminde çekirdeği olmayan kanın pıhtılaşmasında rol oynayan stoplazmik kan hücreleri kan plakcıkları trombosit platelet PLT İnsan ve bazı hayvan türlerinde sayıları 105 mm3 insan 2 5 1 44 4 at 3 3 1 06 0 sığır 4 0 1 08 0 koyun 4 2 57 5 keçi 4 5 3 06 0 köpek 3 0 2 05 0 kedi 4 5 3 08 0 )
( THROMBOCYTE, BLOOD PLATELET | PLATELET | BLOOD PLATELET, THROMBOCYT )
( THROMBOCYTE )
( BLUTPLÄTCHEN )
- KAN ile/ve/<> PLAZMA[Yun.]
( ... İLE/VE/<> Kanda alyuvarla akyuvarların içinde bulunduğu sıvı. | Elektrik yükü yansız olan gaz moleküllerinden, pozitif iyonlardan ve negatif elektronlardan oluşan akışkan. )
( NEZF: Kanama. )
( HÛN ile/ve/<> ... )
( BLOOD vs./and/<> PLASMA )
- KANAAT ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YAKÎN
- KANADI OLMAK/ÇIRPMAK ile/ve/fakat/||/<>/> UÇAMAMAK
- KANAL, FİLM KANALI | YATAK ile/||/<> YATAK
( Sinema Filmin alıcı ve göstericide pencere önünden düzgün geçmesini sağlamak için yapılmış film enine uygun dar geçit Genel olarak birkaç katmandan oluşmuş kayaç birimi I Hamutun hayvanların boynunun altına rastlayan bölümü Bor Niğde II 1 Sürülerin öğleleri dinlendirildiği yer Ağın Elâzığ 2 Davar kışlağı Mamatlar Eğridir Dereköy Uluborlu Isparta III Çadır Yağcılar Yalvaç Isparta coğrafya tarım yatak I yatak II Bir su kütlesinin dip bölgesine verilen ad )
( GATE, PICTURE GATE, FILM GATE | BED | BEARING )
( COULOIR | LIT | GISEMENT | ROULEMENT )
( BILDKANAL, FILMKANAL | BANK, SCHISHT | LAGER )
- KANAL KAPASİTESİ ile/||/<> HATA DÜZELTME ile/||/<> SIKIŞTIRMA
( Shannon ın temel teoremleri. )
( Formül: C = B log₂(1 + SNR) )
- KANAL, | KANAL, TELEVİZYON KANALI ile/||/<> OLUK
( Sinema TV 1 Elektriksel imlerin aktarılmasında kullanılan tek ya da iki yönde olabilen tek yol alıcı oluğu ses oluğu seslendirme oluğu yinelenim oluğu vb TV 2 Bir televizyon yayınında resim yayını ile buna bağlı ses yayınının kapsadığı yinelenim kuşağı televizyon kuşaklarının ayrıldığı bölümlerden her biri alıcı oluğu ses oluğu seslendirme oluğu Ay yüzeyinde görülen uzun yarıklardan her biri Bilgisayarla dış ortam arasındaki veri iletişimini sağlayan ve çevre birimleriyle ilişkili iletişim sorunlarının denetimini üstlenerek ana işlem biriminin bu yükten kurtulmasını sağlayan bilgisayar donanım bölümü Girişçıkış oluğu I 1 Yağmur sularını dam ya da çatıdan yere aktaran boru Aksaray Niğde 2 Çeşmelerde suyun yalağa aktığı kısım Akpınar Amasya II 1 Koyun keçi yemliği Özgüney Yalvaç Isparta Çömlekçi Bor Niğde 2 Tavuk folluğu Kandilli Bozüyük Bilecik III Üzüm ezme teknesi Özgüney Yalvaç Isparta Metal saç levha ve şeritlerde birbirine koşut olarak uzanan dalgalanmalardan her biri olık yalak tekne ulak ulak valak vulak Çuvaşçadaki v protezine ilişkin bilgi almak için Ligeti TörK 40 OT oluk 1 küçük kayık 2 oluk yalak Eski Kıpçakçada da oluk ve olak olarak geçer Kökünü bilmiyoruz Sevortyan ÊSTJa 1974 451 Türkçe bir türev olduğunu dile getirmiş Eski Türkçe yul yulak yulat çay göl sözüyle oluk arasındaki bağlantının karışık olduğunu bildirmiştir Egorov ÊS 46 oy kökünden geldiğini bir olasılık olarak vermiş Çuvaşça valakın karşılıkları arasında Türkçe yalak biçimini de saymıştır Clauson ED 136137 belli başlı eski verileri saymakla yetinmiştir Mengese göre Jarring Arm 108 Ermeniceden alınmıştır xolovak Kanal Abzungsröhre Menges Introduction 167 Ancak Dankoff ALT oluk üzerinde durmamıştır Bläsing AL 20 s Räsänen V 357b Macarca vályúnun oluktan geldiği sık sık dile getirilmiştir Bu yolda toplu bilgi almak için Ligeti TörK 4041 TESz 3 1084 Rumca λούκι Türkçeden alınmıştır Andriotis EL 191 Sırpçada da òluk olarak kalmıştır Škaljić Turc 501 olık yalak tekne ulak ulak valak vulak Çuvaşçadaki v protezine ilişkin bilgi almak için Ligeti TörK 40 OT oluk 1 küçük kayık 2 oluk yalak Eski Kıpçakçada da oluk ve olak olarak geçer Kökünü bilmiyoruz Sevortyan ÊSTJa 1974 451 Türkçe bir türev olduğunu dile getirmiş Eski Türkçe yul yulak yulat çay göl sözüyle oluk arasındaki bağlantının karışık olduğunu bildirmiştir Egorov ÊS 46 oy kökünden geldiğini bir olasılık olarak vermiş Çuvaşça valakın karşılıkları arasında Türkçe yalak biçimini de saymıştır Clauson ED 136137 belli başlı eski verileri saymakla yetinmiştir Mengese göre Jarring Arm 108 Ermeniceden alınmıştır xolovak Kanal Abzungsröhre Menges Introduction 167 Ancak Dankoff ALT oluk üzerinde durmamıştır Bläsing AL 20 s Räsänen V 357b Macarca vályúnun oluktan geldiği sık sık dile getirilmiştir Bu yolda toplu bilgi almak için Ligeti TörK 4041 TESz 3 1084 Rumca λούκι Türkçeden alınmıştır Andriotis EL 191 Sırpçada da òluk olarak kalmıştır Škaljić Turc 501 )
( 1. CHANNEL, 2. TELEVISION CHANNEL | GROOVE, FURROW, CLEFT | (INPUT-OUTPUT) CHANNEL | CHUTE | CORRUGATION )
( 1. CHAÎNE (ÉLECTRIQUE), VOIE, 2. CANAL DE TÉLÉVISION | RAINURE, SILLON, CREVASSE | CANAL (D'ENTRÉE-SORTIE) | CHEMINÉE, COULOIR | CANNELAGE )
( 1. KANAL, 2. FERNSEHKANAL | RILLE RISS, FURCHE | ROLLE, RUTSCHE | WELLE )
( OLIK[Nog.]~ULAK[Tatk.]~ULAK[Bşk.]~VALAK[Çuv.]~VULAK[Çuv.] )
- KANAL ile KANALCIK
( Bazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla ya da gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu. | Telefon, telgraf, radyo, televizyon vb. araçlarla iletişimi sağlayan yol, hat. | Tahtanın liflerine dik yönde açılan kırlangıç kuyruğu biçimli girinti. | İçinden damar, sinir ya da bir sıvı geçen yol. | İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. İLE Küçük kanal. | Bir organizmadaki küçük kanal. )
- KANAL ile SU KANALI
( Doğal su yolu. İLE İnsan eliyle açılmış su kanalı. )
( CHANNEL vs. CANAL )
( CANALI: 1887'de İtalyan gökbilimci Giovanni Schiaparelli, Mars üzerinde uzun düz çizgiler olduğunu söyledi ve bunlara canali adını koydu. İngilizce'ye "channel" olarak değil "canal" olarak çevrilmesinden dolayı Mars'ta kayıp bir uygarlık olduğu söylentilerini başlatmıştır. )
- KANALİZASYON ve/||/<> HAMAM ve/||/<> KÜTÜPHANE
( Kentin kirini alır götürür. VE/||/<> Gövdenin kiri temizlenir. VE/||/<> Aklın boşlukları/"tozları" alınır. )
( Pis ve atık suların özel kanallar aracılığıyla belirli merkezlerde toplanıp atılmasını sağlayan düzen, lağım döşemi. VE/||/<> Yıkanılacak yer, yunak, ısıdam. | Para karşılığında yıkanma işinin yapıldığı yer. VE/||/<> Betiklik/kitaplık. | Betik satılan dükkân, betikevi. )
- KANATTA/KUBBEDE:
HAVA GEÇİRMEZLİK ile/ve/||/<> ESNEMEZLİK ile/ve/||/<> DAYANIKLILIK
- KANGCHENJUNGA -ile
( Dünyanın üçüncü en yüksek dağı.[8598 m.]Sıkkım'da bulunur. )
- KANIT/DELİL ile/ve İTİRAZ
( Hem filozofların, hem kelâmcıların birbirine yönelik yaptığı. )
( DELİL: Burhanın zihinde olması. (İNNE/İNNİ) )
( Kendiyle başka bir şeye işaret eden. İLE/>< ... )
( PROOF vs./and OBJECTION )
- KANIT ile/ve/||/<> MATEMATİKSEL KESİNLİK
- KANIT ile/ve/||/<> SAĞLAMA
- KANIT ve/<> SONSUZLUK
- KANITIN YOKLUĞU ve YOKLUĞUN KANITI
( İkisi de olamaz! )
( "Kanıtın yokluğu, yokluğun kanıtı değildir." )
- KANITLAYAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DESTEKLEYEN
- KANLI AY TUTULMASI ile/||/<> KANLI İSHAL ile/||/<> KANLI BIÇAKLI ile/||/<> KANLI CANLI ile/||/<> KANLI KATİL ile/||/<> AĞIRKANLI ile/||/<> DELİKANLI ile/||/<> SERİNKANLI ile/||/<> SICAKKANLI ile/||/<> SOĞUKKANLI
( Kan bulaşmış Kanı olan Kan dökülmesine neden olan İsteyerek kan dökmüş olan kimse hunriz Kanlanmış olan Kan davasında taraf olan kimse Kanı yoğun olan demevi )
- KANLI AY TUTULMASI ile/||/<> KIZIL AY TUTULMASI
( Güneş Dünya Ay dizilişinde Ay ın uygun koşullarda Dünya gölgesine girmesi sonucu kararması husuf )
- KANONİK MOMENTUM ile/||/<> MEKANİK MOMENTUM
( Lagrange/Hamilton biçiminde, genelleştirilmiş koordinata eşlenik tanımlanan momentumdur (p = ∂L/∂q̇); korunum yasaları ve kuantum kuramı bununla kurulur, manyetik alanda potansiyel terimini de içerir. @@ Doğrudan kütleyle hızın çarpımı olan alışılmış momentumdur (mv); ölçülen devim büyüklüğüdür. Alan yokken ikisi çakışır, elektromanyetik alanda ilki ikincisinden qA kadar ayrılır. )
( Formül: p = ∂L/∂q̇ ~ p = mv )
- KANSER[İng. CANCER] ile/||/<> GEN TERAPİSİ[İng. GENE THERAPY] ile/||/<> GENOMİK DENGESİZLİK[İng. GENOMIC IMBALANCE] ile/||/<> KARSİNOFOBİ[İng. CARCINOPHOBIA] ile/||/<> KÖK URU[İng. AGROBACTERIUM TUMEFACIENS] ile/||/<> TÜMÖR[İng. TUMOR]
( Tıpta "kötü huylu neoplazma" olarak da bilinen, kontrol dışı göze büyümesi ile karakterize edilmiş geniş bir hastalık sınıfı. Kanserli gözeler kontrol edilemez bir biçimde gelişir ve ürerler. Bu yüzden kötü huylu tümörler oluştururlar ve vücudu önce bölgesel olarak, sonrasında tamamen işgal ederler. Kanser gözelerinin, kan akışı ve lenf kanalları aracılığıyla vücudun farklı yerlerine gidebildiği bilinmektedir. Günümüzde insanda görülen 200'den fazla kanser türü olduğu bilinmektedir. @@ Bir kişinin genlerini, hastalığı tedavi etmek ya da iyileştirmek için değiştiren bir tekniktir. Bu terapinin, kanser ve diğer durumları tedavi etme yolları üzerine yapılan araştırmalar devam etmektedir. @@ Kanser oluşumundaki ilk olaydır. DNA onarımı ve göze döngüsü kontrolünde meydana gelen kusurlar nedeniyle oluşur. Genomik dengesizlik, tümörü önleyen genin mutasyon geçirerek işlevini kaybetmesiyle ya da bir genin mutasyonla yeni bir işlev kazanarak kanserli gözeler üretmesi ile meydana gelir. @@ Kanser korkusu olarak bilinen, Yunancada "yengeç" anlamına gelen καρκίνος ("karkínos") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim. @@ Dikotiledöz bitkilerde (hububat hariç tüm tarımsal ürünler) kanser benzeri bir bitki hastalığına (kron gallu) neden olan bir toprak bakterisidir. Ti plazmidini içerir. Bakterinin tümör indüksiyon kabiliyeti, plazmid aracılığıyla komşu gözelere yayılır. @@ Herhangi bir sınırlama ya da sonlanma göstermeyen, konak canlının kontrol mekanizmaları dışında hareket eden, kontrolsüz göze çoğalmasıyla ortaya çıkan anormal bir doku kitlesidir. Neoplazinin tıp dilinde olağan kullanımı “tümör”dür. Aslında tümör deyimi; Latincedeki “tumor” sözcüğünden gelmektedir. Neo= yeni; plasm= oluşum, gelişme, büyüme anlamındadır. Onkolojide neoplazmların “benign” (iyi huylu) ve “malign” (kötü huylu) olarak gruplandırılması önemlidir. Kötü huylu tümörler, kanser gözelerinin bir diğer ismidir. Her tümör, kanser demek değildir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KANSER değil/yerine KONSER (OLSUN) ile/değil/yerine/>< DERT değil/yerine MERT (OLMAK)
( GAZ/GÜLMEK: "İçinde kalıp kanser olacağına dışına çıkıp konser olsun." :) )
- KANSER ile/||/<> KROMOZOM
( Kanserin kromozomal temeli hipotezi )
( Theodor Boveri tarafından 1914 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1862-1915) (Ülke: Almanya) (Alan: Biyoloji) (Önemli katkıları: Kromozom teorisi, kanser genetiği) )
- KANSER ile/||/<> PATOLOJİ
( Kanser patolojisi çalışmaları )
( John Foxton Ross Kerr tarafından 1972 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1934-) (Ülke: Avustralya) (Alan: Patoloji) (Önemli katkıları: Apoptoz kavramı) )
- KANSERE YOL AÇAN | KANSEROJEN ile/||/<> KANSEROJEN ile/||/<> KANSEROJEN[Fr. < CANCÉROGÈNE]
( Kanser meydana getiren herhangi bir madde karsinojen Kansere neden olan kanser yapıcı kanserojenik )
( CARCINOGEN | CANCEROGENIC )
( CANCÉROGÈNE )
- KANSIZ | ANEMİK ile/||/<> ANEMİK ile/||/<> ANEMİK[Fr. < ANÉMIQUE]
( Kansız Kansız soluk anemiyle belirgin anemiden etkilenen ya da anemiye ait olan )
( ANAEMIC, ANEMIC | ANEMIC | CALCAEMIA )
( ANÉMIQUE )
( ANÄMISCH )
( ANEMICO )
( ΑΝΑΙΜΙΚΌΣ / αναιμικός )
- KANUN ile/||/<> KANUN[Ar. < KÂNŪN]
( Doğa olaylarının oluş nedenlerini ortaya koyan ve gelecekteki olayları önceden kestirme olanağı veren bağıntı Newton kanunu Kepler kanunları Askerlerin sıkı düzenini korumakla görevli olan er fizik )
( LAW )
( LOI )
( GESETZ )
- KANUN ile SABİT/E
- KAOLİN[Fr. < KAOLIN] ile/değil/yerine/=/||/<> ARI KİL
- KAOS = CHAOS[İng., Fr., Alm.] = KHAOS:UÇURUM[Yun.] = CAOS[İsp.]
- KAOS ile/değil KORA
( Uçurum, yarık, geçişin olmaması. İLE/DEĞİL Karmaşa, düzensizlik. )
- KAOS[Yun.] ile KOMPLEKS[Fr./İng.]
( Uçurum. | "Karmaşa". İLE Karmaşık. )
- KAOTİK ile/değil/yerine/= KARMAŞIK
- KAPALI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BELİRSİZ
( CLOSE vs./and/||/<>/and/but/< UNCERTAIN
UNCERTAIN instead of CLOSED )
- KAPAMAK ile KAPATMAK
( Bir açıklığı örtmek için bir şeyi, açık yerin üzerine getirmek. | Hava bulutlarla kaplanmak, sıkıntılı bir hâl almak. | Bir şeyin görünmesine engel olmak. | Geçişi engellemek. | Tıkamak, içini doldurmak. | Su, elektrik gelişini kesmek. | Çalışamaz, görev ve iş yapamaz duruma getirmek. | Üzerinde durmamak, bir şey üzerinde konuşmayı bırakmak. | Bir yere sokup dışarı çıkmasına engel olmak, hapsetmek. | Ortalıktan alıp saklamak. | Karşılamak, denk gelmek. İLE Bir malı değerinden aşağı bir karşılıkla elde etmek. | Kapamak. | Bir kadınla nikâhsız yaşamak. | Yayımını yasak etmek, yayımına son vermek. | Herhangi bir yerin tüM tüketimlerini üstlenip başkalarını içeri almadan isteği doğrultusunda eğlenmek. | Bitirmek, unutturmak, söz edilmesini engellemek. )
- KAPAR ile KAPAR
( Kapatmanın geniş zamanlı tanımı/kullanımı. İLE Kapmanın geniş zamanlı tanımı/kullanımı. )
- KAPARİ[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> GEBRE OTU
- KAPASİTANS ile/||/<> İNDÜKTANS
( Bir kapasitörün, belirli bir gerilimde ne kadar yük depolayabileceğinin ölçüsüdür (C = Q/V); enerjiyi elektrik alanında tutar. @@ Bir bobinin, akım değişimine karşı ne kadar gerilim indüklediğinin ölçüsüdür; enerjiyi manyetik alanda tutar. İlki yük/gerilim, ikincisi indüklenen gerilim/akım değişimi ilişkisini betimler. )
( Formül: C = ε₀A/d ~ L = μ₀n²V )
- KAPASİTE[Fr./İng. CAPACITY] ile/değil/yerine/= SIĞA/YETENEK/YETİ
( Bir kondansatörün, elektrik yığma sınırı. )
( Bir şeyi içine alma, sığdırma sınırı, kapsama gücü, sığa. | Belirli bir alana sığabilecek kişi ya da nesne sayısı. | Bir işletmenin üretim miktarı. | Bir kondansatörün elektrik yığma sınırı, sığa. | Anlama, kavrama yeteneği. )
- KAPASİTÖR ile/||/<> İNDÜKTÖR
( Enerjiyi elektrik alanında, ayrılmış yükler olarak depolayan elemandır; gerilimdeki ani değişime direnir, doğru akımı bir süre sonra geçirmez. Q = C·V, depolanan enerji ½CV². @@ Enerjiyi manyetik alanda, akımın kendisinde depolayan elemandır; akımdaki ani değişime direnir (Lenz yasası), doğru akımı serbestçe geçirir. Enerji ½LI²; ikisi bir arada salınım (LC) devresi kurar. )
( Formül: C=Q/V ~ L=Φ/I )
- KAPASİTÖR ile/||/<> İNDÜKTÖR ile/||/<> DİRENÇ
( Enerjiyi elektrik alanında depolayan pasif elemandır; gerilim değişimine karşı çıkar, yüksek frekansı kolay geçirir (Q = CV). @@ Enerjiyi manyetik alanda depolayan pasif elemandır; akım değişimine karşı çıkar, düşük frekansı kolay geçirir. @@ Elektrik enerjisini ısıya çeviren, akımı sınırlayan pasif elemandır; enerji depolamaz, frekanstan bağımsız davranır (V = IR). İlk ikisi enerji depolar ve frekansa duyarlıdır, üçüncüsü harcar. )
( Formül: Z = R + j(ωL - 1/ωC) )
- KAPI[< KAPU] ile/ve/gibi/||/<>/> TAPU
- KAPI ve/||/<>/> YAPI
- KAPIL[İng. < COUPLE] ile KAPIL
( Çift. İLE Kapma işine konu olmak. | Sürüklenmek. | Birine güvenip boş bulunarak aldanmak. | Birine tutulmak, bağlanmak, yoğun sevgi duymak. | Bir şeyin ya da birinin güçlü etkisinde kalmak. )
- KAPLAN-MEIER ile/||/<> COX ile/||/<> LOG-RANK ile/||/<> SAĞKALIM ÇÖZÜMLEMESİ
( Klinik çalışma istatistikleri. )
( Formül: S(t) = P(T>t) )
- KAPSAM/AK ile/ve/değil/||/<>/< KAPLAM/AK
( Sınırları içine başka konuları ya da anlamları alma durumu. İLE Bir kavramın ve o kavramı dile getiren terimin içerdiği var olanların ve bireysel olayların bütünü. )
( Felsefede. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Mantıkta. )
- KAPSAM/LI ile/ve/||/<> KAPASİTE/Lİ
- KAPSAM/LI ile/ve/||/<> NİTELİK/Lİ
- KAPSAR KOMPLEKS ile/||/<> KLATRAT KOMPLEKS
( Kapsar kompleks misafir molekülü kapsarken İLE klatrat kompleks kafes içinde tutar )
( Formül: Host-guest kimyası )
- KAPSAYICI/LIK ile/ve/||/<> KUCAKLAYICI/LIK
- KAPSAYICI/LIK ile/ve/||/<> OKŞAYICI/LIK
- KAPUÇİN[Fr. < CAPUCINE] ile/değil/yerine/=/||/<> LATİN ÇİÇEĞİ
- KAPUZ ile/ve AKABE ile/ve MUHAK
( Dar ve derin geçit. İLE/VE Tehlikeli geçit. İLE/VE Dağ geçidi. )
- KAPUZ ile KAPUZ
( Dar ve derin koyak. İLE İçine girilemeyen sık orman. [Sığla ormanı gibi.] )
- KAR BAYKUŞU ile/||/<> KAR BEYAZ ile/||/<> KAR ÇİÇEĞİ ile/||/<> KARDELEN ile/||/<> KAR DİKENİ ile/||/<> KAR FIRTINASI ile/||/<> KAR HELVASI ile/||/<> KAR İSPİNOZU ile/||/<> KAR KIŞ ile/||/<> KAR KUŞU ile/||/<> KAR KUYUSU ile/||/<> KAR SAPANI ile/||/<> KARTOPU ile/||/<> KAR TOPU ile/||/<> KARYAĞDI ile/||/<> KAR YÜKÜ ile/||/<> KAR ZİNCİRİ ile/||/<> KARDAN ADAM ile/||/<> BUZUL KAR ile/||/<> KRİSTAL KAR ile/||/<> SULU KAR
( Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne beyaz ve hafif billurlar biçiminde donarak düşen su buharı )
- KAR FIRTINASI ile/||/<> TİPİ
- KİŞİ/İNSAN:
KÂR VAROLANI ile/değil/yerine DEĞERLER VAROLANI
- KAR YAĞIŞI ile KAR FIRTINASI/TİPİ
( ... İLE Görüş mesafesini yağan kar ile 400 metrenin altına düşüren, en az 3 saat süren ve 56 km/saat hızında ya da daha şiddetli rüzgârlar ile görülen kar fırtınası. )
- KAR[< Ar. Soğuk.] ile/ve/değil DOLU/GIRCI/KIRCI
( SELC[çoğ. SÜLÛC] ile/ve/değil ... )
( BERF ile/ve/değil BEŞG, TEGERG[yağan dolu]
BÂRÂN Ü TEGERG: Yağmur ve dolu.
BERF-ÂB: Karsuyu, karlı soğuk su. | BERFÎN: Kardan, karla ilgili. | BERF-NÂK: Kış-yaz karlı olan, karı eksik olmayan. | BERF-PÂRE: Kar parçası. )
- KAR ile EBEBULGURU
( ... İLE Bulgur iriliğinde yağan kar. )
- KAR ile KÂR
( Kış mevsiminde yağan. İLE Kazanç. )
( Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne beyaz ve hafif billurlar biçiminde donarak düşen su buharı. @@ Alışveriş işlerinin sağladığı para kazancı. | İş. | Yarar, fayda. | Üretim etmenlerinden biri olan girişimcinin üretimden aldığı pay. | Maliyet fiyatıyla satış fiyatı arasındaki fark. )
- KAR ile/ve/||/<>/> KARLIK
( Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne beyaz ve hafif billurlar biçiminde donarak düşen su buharı. İLE/VE/||/<>/> Kar kuyusu. | Dışı hasır örgüsüyle kaplı, içinde kar ya da buz koymak için bölmesi bulunan, soğutucu olarak kullanılan büyük şişe. )
- KAR ile/değil SULUSEPKEN/SEPKEN
( ... İLE/DEĞİL Yağmurla karışık yağan kar. )
- KARA ASTRONOMİSİ ile/ve DENİZ ASTRONOMİSİ
- KARA ÇÖL ile/ve/<> KIZIL ÇÖL
- KARA DELİK BİRLEŞMESİ ile/||/<> NÖTRON YILDIZ BİRLEŞMESİ
( Kara delik birleşmesi sadece gravitasyonel dalga İLE nötron yıldız birleşmesi ışık ve dalga yayar. Kara delik birleşmesi sessiz elektromanyetik İLE nötron yıldız birleşmesi kilonova oluşturur. İki olay gravitasyonel dalga İLE LIGO-Virgo tarafından gözlenir. )
- KARA DELİK ENTROPİ ile/||/<> TERMODİNAMİK ENTROPİ
( Kara delik entropisi yüzey alanı ile orantılı İLE termodinamik entropi hacim ile ilişkilidir. Kara delik entropisi Bekenstein-Hawking formülü İLE evrendeki maksimum entropi sınırını belirler. İki entropi bilgi kuramı ile bağlantılıdır. )
( Stephen Hawking tarafından 1974 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1942-2018) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Kozmoloji) (Önemli katkıları: Hawking ışıması, kara delik termodinamiği, tekillik teoremleri, kuantum kozmoloji) )
- BLACK HOLE[İng.] / TROU NOIR[Fr.] / SCHWARZES LOCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KARA DELİK
- KARA DELİK ile/ve/değil EŞİK
- KARA DELİK ile/||/<> NÖTRON YILDIZI
( Kara delik ışık kaçamaz İLE nötron yıldızı yoğun ama görünür )
( Formül: r_s = 2GM/c² (Schwarzschild yarıçapı) )
- KARA DELİK ile/ve/||/<> OLAY UFKU
- KARA ENERJİ ile/ve KARA MADDE
- KARA TOPRAK ile/=/||/<> BİLGE
- KARA YOSUNLARI ile/||/<> KARA YOSUNLARI
( bryon yosun phyton bitki Bitkiler âleminin tohumsuz bitkiler grubundan gerçek anlamda kök gövde ve yaprak gibi yapıları olmayan bir bölümü Bitkiler âleminin tohumsuz bitkiler grubundan gerçek anlamda kök gövde ve yaprak gibi yapıları olmayan bir bölümü )
( BRYOPHYTA )
- KARA ile/ve/||/<> DENİZ
( BLACK vs./and/||/<> SEA )
- KARA ile KARA
( Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. İLE En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı. | Bu renkte olan. | Esmer. | Kötü, uğursuz, sıkıntılı. | Yüz kızartıcı durum, leke. | İftira. )
- KARA ile KARANLIK
- KARABATAK ile/||/<> KARABATAK
( 1 Bir çeşit ok 2 Mehter yöntemlerinden birinin adı Phalacrocorax carbo Leyleksiler Ciconiiformes takımının karabatakgiller Phalacrocoracidae familyasından bir kuş türü Uzunluğu 36 cm Bütün tüyleri karadır Avrupa Asya Afrika Avustralya ve Kuzey Amerikanın deniz ırmak göl kenarlarında toplu halde yaşar zooloji Kuşlar Aves sınıfının kürek ayaklılar Pelecaniformes takımının karabatakgiller Phalacrocoracidae familyasından Avrupa Asya Afrika Avustralya ve Kuzey Amerikanın deniz ırmak göl kenarlarında toplu hâlde yaşayan 36 cm kadar boyda bütün tüyleri kara olan bir tür Kuşlar Aves sınıfının kürek ayaklılar Pelecaniformes takımının karabatakgiller Phalacrocoracidae familyasından Avrupa Asya Afrika Avustralya ve Kuzey Amerikanın deniz ırmak göl kenarlarında toplu biçimde yaşayan 36 cm olabilen tüyleri siyah bir tür )
( COMMON CORMORANT | CORMORANT )
( CORMORAN NOIR | CORMORAN D'EUROPE | GRAND CORMORAN )
( KORMORAN )
( PHALACROCORAX CARBO )
- KARABURUN ile/||/<> KARABURUN
( Chondrostoma nasus Kemiklibalıklar Teleostei takımının sazangiller Cyprinidae familyasından bir balık türü Uzunluğu 50 cm Yırtıcıdır Avrupa sularında yaşar Kemikli balıklar Teleostei takımının sazangiller Cyprinidae familyasından 50 cm kadar uzunlukta yırtıcı Avrupa sularında yaşayan bir tür Kemikli balıklardan sazangiller Cyprinidae familyasından 50 cm kadar uzunlukta olabilen yırtıcı bir tatlı su formu kababurun Karaburun )
( BLACK-NOSED DACE | BLACK NOSED DACE )
( NASE )
( NÂSLING | NÄSLING )
( CHONDROSTOMA NASUS )
- KARACİĞER YANGISI | HEPATİT ile/||/<> HEPATİT[Fr. < HÉPATITE]
( Karaciğer iltihabı )
( HEPATITIS )
( HÉPATITE )
- KARADELİK ile/||/<> ÖNGÖRÜ
( Karadelik kavramının ilk öngörüsü )
( Pierre-Simon Laplace tarafından 1796 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1749-1827) (Ülke: Fransa) (Alan: Matematik, Astronomi) (Önemli katkıları: Laplace dönüşümü, olasılık teorisi) )
- KARAKEHRİBAR = OLTU/OKSİDİYON TAŞI
- KARAKULAK ile/||/<> KARAKULAK
( Osmanlı devletinde emir çavuşu haberci vaşak vaşak Kötek balığı )
( UMBRINA CIRROSA )
- KARAMSARLIK ile KARANLIK
- KARANLIĞIN:
OLUMSUZLUĞU ile/ve/||/<> DOĞURTUCULUĞU
- KARANLIK ENERJİ ile/||/<> KARANLIK MADDE
( Karanlık enerji evrenin hızlanan genişlemesi İLE karanlık madde çekim kuvveti uygular. Karanlık enerji evrenin %68'i İLE karanlık madde %27'sidir. Karanlık enerji itici İLE karanlık madde çekici etki yapar. )
( Saul Perlmutter tarafından 1998 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1959-) (Ülke: ABD) (Alan: Astrofizik) (Önemli katkıları: Evrenin hızlanan genişlemesi, karanlık enerji kanıtı, Nobel Ödülü (2011)) )
- KARANLIK MADDE ile/||/<> BARYONİK MADDE
( Karanlık madde ışık yaymaz ve soğurmaz İLE baryonik madde normal atomik maddedir. Karanlık madde evrenin %27'si İLE baryonik madde %5'idir. Karanlık madde sadece yerçekimi etkisi İLE galaksi dönme eğrilerinde gözlenir. )
( Fritz Zwicky tarafından 1933 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1898-1974) (Ülke: İsviçre/ABD) (Alan: Astrofizik) (Önemli katkıları: Karanlık madde kavramı (1933), süpernova sınıflandırması, galaksi kümesi gözlemleri) )
- KARANLIK MADDE ile/||/<> KARANLIK ENERJİ
( Karanlık madde çekim kütlesi %27 İLE karanlık enerji itici %68. )
( Formül: Kütle İLE vakum enerjisi )
- KARANLIK MADDE ile/||/<> KARANLIK ENERJİ (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Karanlık madde çekim, karanlık enerji itme yapar )
( Formül: %27 madde İLE %68 enerji )
- KARANLIK MADDE ile/||/<> KARANLIK ENERJİ ile/||/<> BARYON
( Işıkla etkileşmeyen, yalnızca kütle çekimiyle kendini belli eden görünmez maddedir; galaksilerin dönüş hızını açıklar, evrenin yaklaşık dörtte birini oluşturur. @@ Evrenin genişlemesini hızlandıran, uzayın kendisine atfedilen itici enerjidir; evrenin yaklaşık yüzde yetmişini oluşturur, doğası bilinmez. @@ Atomlardan oluşan, gördüğümüz olağan maddedir (yıldız, gaz, gezegen); evrenin yalnızca yüzde beş kadarıdır. Üçünün toplamı evrenin enerji bütçesini verir; görünen madde en küçük paydır. )
( Formül: Ω_total = Ω_b + Ω_DM + Ω_Λ = 1 )
- KARANLIK ODA ile/||/<> KARANLIK ODA
( Sinema Fotoğrafçılık ve sinemacılıkta üzerinde gizli görüntü bulunan duyarkatın bozulmadan işlenebilmesi için kullanılan ışık sızmaz oda Plak ve filmlerin yıkandığı ışıksız kapalı oda )
( DARK ROOM )
( CHAMBRE NOIRE, CABINET NOIRE | CHAMBRE NOIRE, CABINET NOIR )
( DUNKELKAMMER, DUNKELRAUM | DUNKELKAMMER )
- KARANLIK ile ALACAKARANLIK
( TÂRÂN, TÂRÎK ile ... )
( DARKNESS vs. TWILIGHT )
- KARA/NLIK ile/ve/||/<> BELİRSİZ/LİK
- KARANLIK ile/değil GÖLGE
( ... İLE/DEĞİL Göreli karanlık. )
- KARANLIK ve SÖZ
( İçinde, ışık vardır. [görebilen için] VE İçinde, ümit vardır. [duyabilen/dinleyen için] )
( DARKNESS and WORD/PROMISE )
- KARANLIK ile/ve/||/<> UFUK ÇİZGİSİNİN ALTI
- KARAR VERİLEBİLİRLİK ile/||/<> KARAR VERİLEMEZLİK
( Karar verilebilirlik tüm önermelerin mekanik olarak test edilebilmesi İLE karar verilemezlik bazı soruların algoritmik çözümünün olmayışıdır. Turing ve Church karar verilemezlik problemini gösterdi İLE her matematiksel sorunun mekanik çözümü yoktur. )
( Alan Turing tarafından 1936 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1912-1954) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik, Bilgisayar) (Önemli katkıları: Turing makinesi, yapay zeka) )
- KARAR VERME[İng. DECISION-MAKING] ile/||/<> İNSULAR KORTEKS[İng. INSULAR CORTEX]
( Algılanan uyaranı değerlendirip uygun bir davranışsal tepki seçme. Karar verme süreci basit olabilir ya da sorun çözme gibi karmaşık bilişsel süreçleri içerebilir. @@ "Reil Adası" olarak da adlandırılan insular korteks beynin her iki yarım küresinde lateral sulkusun derinliklerinde katlanmış olarak bulunur, insanlarda duyusal işlemeden üst düzey bilişe kadar çeşitli işlevleri vardır. Araştırma bulgularına göre bu yapı otonom ve motor kontrol, risk tahmini, karar verme, bedensel ve öz farkındalık, empati gibi karmaşık sosyal işlevlerde de önemli bir yer tutar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DEĞİŞİM:
KARARDA ile/ve/||/<> YAŞAMDA ile/ve/||/<> KİŞİDE
( Bir sözcükle. İLE/VE/||/<> Bir duyguyla. İLE/VE/||/<> Bir kişiyle[seninle/onunla]. )
- KARARI-DUVARI (OLMAMAK)
( Bir kişinin nasıl hareket edeceğinin bilinememesi. )
- KARARLI/LIK ile/ve/||/<> (ALÇAK)GÖNÜLLÜ/LÜK
- KARARSIZLIK ile/||/<> KARARSIZLIK
( karasız denge halinde olma )
( INSTABILITY )
( INSTABILITÉ )
( INSTABILITÄT )
- KARASU ile KARASULARI
( Ağır akan su. | Çoğunlukla gözün iç basıncının çoğalmasıyla kendini gösteren, körlüğe neden olabilen bir göz sayrılığı. İLE Bir devletin, deniz kıyıları boyunca egemenliği altında tuttuğu belirli genişlikte su şeridi. )
- KARAT değil KIRAT[Ar.]
( Elmas, zümrüt vb. değerli taşların tartısında kullanılan, 0,20043 gramlık ağırlık ölçü birimi. | Nitelik, değer, düzey, seviye. )
- KARAYEL ile KARAYER
( Kuzeybatı'dan esen, genellikle soğuk, bazen fırtına niteliğinde yel[>< keşişleme]. | Kuzeybatı 315°'lik yön. İLE Mezar, sin, gömüt. )
- KARBOLİK ASİT UYGULAMASI ile/||/<> EL YIKAMA (SEMMELWEİS)
( Lister karbolik asit ile yara ve aletleri dezenfekte etti İLE Semmelweis klorlu kireç ile el yıkamayı başlattı. İkisi de Pasteur mikrop kuramınden etkilendi İLE cerrahi enfeksiyonları azalttı. Lister cerrahide İLE Semmelweis doğum kliniğinde uyguladı. )
( Joseph Lister tarafından 1867 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1827-1912) (Ülke: İngiltere) (Alan: Cerrahi, Antisepsi) (Önemli katkıları: Antiseptik cerrahi teknikleri, karbolik asit kullanımı, Pasteur mikrop teorisini cerrahiye uyguladı) )
- KARBON AYAK İZİ ile/||/<> SU AYAK İZİ
( Karbon CO₂ emisyonu, su tatlı su tüketimi. )
( Formül: kg CO₂ İLE litre H₂O )
- KARBON NANOTÜP ile/||/<> FULLEREN
( Grafen katmanının silindir biçiminde sarılmasından oluşan, tek boyutlu karbon yapısıdır; sarılma biçimine göre metalik ya da yarıiletken olur, olağanüstü sağlam ve iletkendir. @@ Karbon atomlarının kapalı bir kafes (küre) oluşturduğu yapıdır; en bilineni futbol topu biçimli C60'tır. İlki silindirik ve açık uçlu, ikincisi küresel ve kapalıdır; ikisi de saf karbonun nano biçimleridir. )
( Formül: Sarmal ~ kafes )
- KARBON NANOTÜP ile/||/<> GRAFEN
( CNT 1D silindir, grafen 2D tabaka. )
( Formül: Sarmal İLE düzlem )
- KARBON YAKALAMA ile/||/<> KARBON VERGİSİ
( Sanayi ve santral bacalarındaki karbondioksiti tutup yer altında depolayan ya da kullanan teknolojik çözümdür; salımı kaynağında azaltır. @@ Salınan her ton karbondioksite bir bedel biçerek salımı ekonomik yolla caydıran politika aracıdır. İlki teknik bir çözüm, ikincisi ekonomik bir teşviktir; ikisi de karbon salımını azaltmayı amaçlar. )
- KARBON ile/||/<> AZOT ile/||/<> FOSFOR
( Elementlerin ekosistem içi döngüleri. )
( Formül: C₆H₁₂O₆ + 6O₂ ⇌ 6CO₂ + 6H₂O )
- KARBON ile/ve/||/<>/> BENZEN HALKASI
( Kimya. İLE/VE/||/<>/> Petrokimya. )
- KARBON ile/||/<> DEĞERLİK
( Karbonun dört değerlikli olması )
( August Kekulé tarafından 1857 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1829-1896) (Ülke: Almanya) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Benzen halka yapısı) )
- KARBON ile/||/<> FİBER
( Karbon mikro yapıları araştırması )
( Rosalind Franklin tarafından 1951 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1920-1958) (Ülke: İngiltere) (Alan: Biyoloji, Kimya) (Önemli katkıları: DNA X-ışını kristalografisi) )
- KARBON ile GRAFİT[Fr. < Yun.]
( Atom numarası 6, atomsal kütlesi 12.01115, yoğunluğu 3.52 g/cm³, ergime derecesi 3500 °C, kaynama derecesi 4800 °C, elmazs, kömür ve grafit olarak serbestçe bulunan ve organik bileşiklerin ana elementini oluşturan, ısı ve elektriği oldukça iyi ileten, atomları, karbonda kristal yapının büyük bir sertlik kazanmasına yol açan, eşit aralıkta ve dört yüzlü, grafitte düzgün altıgen kafesler oluşturarak üst üste katmanlar biçiminde dizilmiş olan, duruma göre elektroartı ya da elektroeksi olabilen, doğal karbonun %98.9'unu oluşturan 12 kütle numaralı kararlı izotopu, tam olarak 12 birimlik atomik kütlesiyle en son atomsal kütle birimi [bağıl çekirdeksi kütle birimi] olarak, radyoaktif da denilen 14 kütle numaralı doğal radyoaktif izotopu, yayınladığı 156keV enerjili beta [β"] ışınları ve 5780 yıl yarılanma süresiyle, yaş belirlemede ve fotosentezde, karbonun metabolik yolunun açıklanmasında kullanılan, periyodik cetvelin dördüncü sütununda yer alan ametal. [Simgesi: C]
İLE
Kurşunkalem ve bazı aygıt parçalarının yapımında kullanılan, yumuşak, kolaylıkla toz durumuna gelebilen, gri siyah renkli, yapay olarak billurlaşabilen, bir çeşit doğal karbon. )
( CARBON vs. GRAFIT )
( LE CARBONE avec GRAFIT )
( KOHLENSTOFF mit ... )
- KARBON ile PENTAN[Fr.]
( ... İLE Formülü, C5H12 olan doymuş hidrokarbon. )
- KARBONADO[İsp. < CARBONADO] ile/değil/yerine/= KARAELMAS
( Kayaları delmekte kullanılan siyah elmas. | Maden kömürü. )
- KARBONADO[İSPANYOLCA CARBONADO] ile/değil/yerine/=/||/<> KARA ELMAS
- KARBONAT DÖNGÜSÜ ile/||/<> AZOT DÖNGÜSÜ
( Karbonat CO₂-CaCO₃, azot N₂-NO₃-NH₃ dönüşümleri )
( Formül: CO₂ + H₂O ⇌ H₂CO₃ İLE N₂ → NH₃ → NO₃ )
- KARBON/AZOT ile KİYANUS
( ... İLE Doğada serbest olarak bulunmayan fakat çok sayıda nesnenin birleşimine giren, karbon ve azottan oluşan bir gaz. )
- KARBONDİOKSİT ile/ve/||/<> METAN GAZI
( ... İLE 20 kat daha etkilidir. )
- KARBONDİOKSİT[Fr. < CARBONDIOXYDE] ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> NİTRÖZ OKSİT
( Renksiz, kokusuz, yoğunluğu 152,0 °C'de ve 36 atmosfer basıncında kolayca sıvılaşan ekşimsi tatta bir gaz.[CO2] İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/> Karbondioksitten, 300 kat daha zararlı sera gazı. )
- KARBONİFER[Fr. < CARBONIFÈRE] ile/değil/yerine/=/||/<> KARBON DÖNEMİ
- KARBONUN TEPKİMESİ -ile
( -20 °C ilâ 120 °C )
- KARBÜR[Fr. < CARBURE] ile KOHENİT[Fr. < COHENITE]
( Karbonun başka bir öğeyle birleşmesinden oluşan nesne. İLE Gök taşlarında bulunan demir, nikel ve kobalt karbür. )
- KARDİNAL SAYI ile/||/<> ORDİNAL SAYI
( Kardinal miktar, ordinal sıra belirtir )
( Formül: Üç İLE üçüncü )
- KARDİYAK KAS ile/||/<> İSKELET KASI
( Kardiyak çizgili istemsiz, iskelet çizgili istekli. )
( Formül: Involuntary İLE voluntary striated )
- KARGA ile/||/<> KARGA
( Bir takımyıldızın adı astronomi )
( CORVUS,'CRV (CORVI), CROW )
( CORBEAU )
( ROBE )
( CORVUS )
- KARGIN ile KARGIN ile Kargın
( Eriyen karların oluşturduğu akarsu. | Karla karışık yağan yağmur. İLE Marangozlukta kullanılan bir tür büyük rende. İLE Oğuz Türkleri'nin, yirmi dört boyundan biri. )
- KARI" (SEV[M]İYOR/UM) ile/değil KAR-I (SEV[M]İYOR/UM)
- KARİDES ile/||/<> ÇALI KARİDESİ
( çalı karidesi çalı karidesi Çalı karidesi R καρίδες καρίδαnın çokluk biçimi )
( CRANGON CRANGON )
( ΚΑΡΊΔΕΣ / καρίδες )
- KARIK ile KARIK
( Kar yağmış bir alana bakma sonucu ortaya çıkan göz kamaşması. | Karlı bir alana bakma sonucu kamaşmış (göz). İLE Ark. | Arklar arasında kalan toprak parçası. | Sabanla açılan çizi. )
- KARIN[İng. ABDOMEN] ile/||/<> AKUT PANKREATİT[İng. ACUTE PANCREATITIS] ile/||/<> ATRİYOVENTRİKÜLER DÜĞÜM[İng. ATRIOVENTRICULAR NODE] ile/||/<> ATRİYUM[İng. ATRIUM] ile/||/<> DERİN BEYİN STİMÜLASYONU[İng. DEEP BRAIN STIMULATION]
( Bir canlının uzunlamasına yere paralel durduğunda, yere yakın olan tarafına verilen isim. @@ Sırta ve sol skapular bölgeye yayılan epigastrik ağrı, ateş, bulantı ve kusma semptomları ile kendini gösteren "akut karın" tablosudur. Etyolojisinde en sık alkol kullanımı ve safra taşlarına bağlı pankreas gözelerinin hasar görmesi yer almaktadır. @@ Kalp hızı ve ritmini kontrol eden sisteminin en önemli bölümlerinden biridir. AV düğüm olarak da anılır. Elektrik uyarıları üretir ve onları kalp boyunca iletir ve kalbi kalp uyarımını ve pompalanmasını uyarır. Elektriksel uyarılar, sinoatriyal düğümden başlar ve kalbin sağ üst odasının altında bulunan bir göze kümesi olan AV düğümüne ulaşana kadar aşağı doğru hareket eder. Elektrik sinyalinin ventirküllere girmesini yavaşlatan sistemdir. Bu gecikme kulakçıklara karıncıklardan önce kasılabilmesi için zaman kazandırır. @@ 1. Kalbin üst kısmında bulunan, toplardamarlardan gelen kanı ventriküllere (karıncıklara) aktaran odacıklar. @@ Kafatasına 14 milimetre çapında bir delik açılarak beynin içine elektrot yerleştirilmesi yoluyla yapılan cerrahi tedavi yöntemi. Beyne yerleştirilen elektrot, köprücük kemiği ya da karın bölgesinde bulunan bir nörostimülatöre bağlanır. Elektrot; talamus, subtalamus ve globus pallidus olmak üzere beynin üç farklı bölgesine yerleştirilebilir. Bağlanan nörostimülatör beyne elektrik akımları gönderir. Derin beyin stimülasyonu, geri alınabilen bir tedavi yöntemidir. Genellikle parkinson hastalarında kullanılır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KARIN ZARI YANGISI | PERİTONİT ile/||/<> PERİTONİT[Fr. < PÉRITONITE]
( Periton iltihabı )
( PÉRITONITE )
( PERITONITIS )
- KARİNA ile/||/<> KARİNA[İt. < CARENA]
( 1 Kuşların gemi omurgası biçiminde olan göğüs kemiği çıkıntısı 2 Bazı kemiklerin çıkıntılı parçası 1 Kuşların gemi omurgası biçiminde olan göğüs kemiği çıkıntısı 2 Bazı kemiklerin çıkıntılı parçası Gemi omurgası biöimindeki yapı anat 1 Omurga 2 Gemi omurgası R καρῆνα karina yoluyla Latinceden alınmıştır Latince carina Akdeniz dillerinde carena ve carina olarak geçer Kuzey İtalyada carina yerine carena biçimi yaygın olarak kullanılır Batı Akdeniz dillerinde eski carina biçiminin yaygın olarak yerini carena almıştır Türkçeden Bulgarcaya da geçmiştir BER 2 247 )
( KEEL | CARINA )
( BRÉCHET )
( CARINA | CARINA )
( CARINA | CARINA: OMURGA ŞEKLINDE )
( CARENA )
( ΚΑΡΗ͂ΝΑ / καρῆνα )
- KARINDAN AYAKLILAR ile/||/<> KARINDAN AYAKLILAR
( gastros mide pous ayak Çok hücrelilerin Metazoa birincil ağızlılar Protostomia filumunun yumuşakçalar Mollusca dalından çıplak ya da çoğunlukla bir eksen çevresinde konimsi bir biçimde kıvrılmış bir parçalı bir kabukla örtülü vücutlu başta dokunaçlar üzerinde gözleri ağızlarında dişli dil radula bulunan Kambriyumdan beri fosillerine rastlanan önden solungaçlılar Prosobranchia arttan solungaçlılar Opisthobranchia akciğerli salyangozlar Pulmonata gibi takımları olan geniş bir sınıf Salyangozlar Yumuşakçalar Mollusca şubesinden çıplak ya da çoğunlukla bir eksen çevresinde konimsi bir biçimde kıvrılmış parçalı bir kabukla örtülü bir sınıf salyangozlar )
( SNAILS )
( GASTÉROPODES )
( SCHNECKEN )
( GASTROPODA )
- KARIŞIK ile/ve/değil/||/<>/< ÇOK
- KARIŞIK ile/ve/değil DAĞINIK
( [not] MIXED vs./and/but MESSY )
- KARIŞIM ile/||/<> BİLEŞİK (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Karışım fiziksel birleşim, bileşik kimyasal birleşimdir )
( Formül: Ayrılabilir İLE sabit oran )
- KARIŞTIRMAK ile/ve BENZETMEK
( TO CONFUSE vs./and TO LIKEN )
- KARIŞTIRMAK ile KURCALAMAK
( TO MIX vs./and TO DELVE )
- KARL FİSCHER ile/||/<> KURUTMA FIRINI
( K-F titrasyon su spesifik, fırın gravimetrik toplam. )
( Formül: I₂/SO₂ İLE 105°C )
- KARLI ile/değil KÂRLI
- KARMA ile/||/<> KARMAK
( Yağda kavrulmuş yoğurtlu ot Karacaviran Seydişehir Konya Özellikle mersin balıklarının denizlerden nehirlere üremek için geçişleri sırasında avlanmalarında kullanılan nehir ağızlarına kurulan çok iğneli bir olta takımı )
( STURGEON LINES | MIXED | MIXING )
- KARMA ile/ve KELEBEK ETKİSİ
- KARMAŞA ile/ve DÖNÜŞÜM
( CONFUSION vs./and TRANSFORMATION )
- KARMAŞA/SI" ile/ve/değil/yerine/< İLİŞKİ/Sİ
- KARMAŞIK ALGILAMA SÜREÇLERİ'NDE:
ÖRÜNTÜ ve/<> HAREKET ve/<> DERİNLİK
( PATTERN PERCEPTION and/<> MOVEMENT PERCEPTION and/<> DEPTH PERCEPTION )
- GAUSS(ÇAN) EĞRİSİ:
"KARMAŞIK" değil RASTGELE OLAN
- KARMAŞIK SAYILAR ile/||/<> REEL SAYILAR
( Karmaşık sayılar sanal birim içerir (i²=-1) İLE reel sayılarda sanal kısım yoktur )
( Formül: z = a + bi İLE |z| = √(a² + b²) İLE e^(iθ) = cos(θ) + i·sin(θ) )
( Gerolamo Cardano tarafından 1545 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1501-1576) (Ülke: İtalya) (Alan: Matematik, Tıp) (Önemli katkıları: Olasılık teorisi, karmaşık sayılar) )
- KARMAŞIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YOĞUN
- KARMAŞIK/LIK ile ÇAPRAŞIK/LIK
( TÂR Ü MÂR[Fars.]: Karmakarışık; dağınık, perişan. )
( COMPLEX/COMPLICATED vs. CONFUSED )
- KARMAŞIK/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DERİN/LİK
- KARMAŞIK/LIK ile/değil KATMANLI/LIK
- KARMAŞIKLIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ZENGİNLİK
- KARMAŞIKLIKTA ve/||/<> UYUŞMAZLIKTA ve/||/<> ZORLUKTA | ve/||/<>
SÜREKLİLİKTE
( Yalınlığı bulmak. VE/||/<> Uyumu bulmak. VE/||/<> Çözümü bulmak. VE/||/<> Kendini bulmak/tanımak! )
- KARNÎN | KERATİN ile/||/<> KERATİN ile/||/<> KERATİN[Fr. < KÉRATINE]
( keras boynuz Boynuz maddesi tırnak boynuz kıl gibi üstderi ürünü olan yapıları meydana getiren proteinli bir madde biyoloji 1 Boynuz maddesi tırnak boynuz kıl gibi üst deri ürünü olan yapıları meydana getiren bir protein 2 Hücre sitoplâzmasındaki ara filâmentlerden biri Tırnak saç boynuz gibi üst deri ürünü olan yapılarda bulunan suda çözünmeyen sert madde Deri boynuz tırnak ve kıl gibi epidermis eklerinin ya da boynuzsu dokuların ana maddesini oluşturan ipliksi proteinlerin genel adı )
( KERATIN )
( KÉRATINE )
( HORNSUBSTANZ | HORNSUBSTANG )
( KERATIN )
- KARŞI KARŞIYA GELMEK" ile "AYNI DÜZLEMDE OLMAK"
( TO COME ACROSS vs. BEING ON THE SAME PLANE )
- KARŞI KARŞIYAYIZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİRLİKTEYİZ
( Gövdemizle. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Saygı ve sevgiyle, anlamla, değerle, sözle... )
- KARŞILAMAK ile YANSITMAK
- KARŞILAMASI ile/ve/||/<>/< YANIT VERMESİ
- KARŞILAŞMA ile/değil/||/<> ETKİLEŞİM
- KARŞILIĞINDA ile/değil KARŞISINDA
- KARŞILIK ile/ve/değil/<> IŞILTI
- KARŞILIKLI = MÜTEKABİL = RECIPROCAL[İng.] = RÉCIPROQUE[Fr.] = REZIPROK[Alm.]
- KARŞILIKLI ile/ve/||/<> PARALEL
- KARŞILIKLI ile YANSIMALI
( MUTUAL )
- DÜŞMAN:
KARŞINDAKİ ile/ve/değil/||/<> "YANINDAKİ" ile/ve/değil/||/<> "İÇİNDEKİ"
( Elindeki kılıçla. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Arkasına sakladığı hançerle. )
- KARSİNOGENEZ ile/||/<> MUTAGENEZ
( Karsinogenez kanser oluşum süreciyken İLE mutagenez sadece DNA mutasyonu sürecidir )
( Formül: Multi-step model )
- KARŞI/SINDA ile/||/<> ALEYH/İNDE
- KARŞIT ETKİN | ANTAGONİST ile/||/<> ANTAGONİST ile/||/<> ANTAGONİST[Fr. < ANTAGONISTE]
( Oyun kahramanı ile çatışan karşı yanı tutan kişi Karşıt kişi antagonistes karşıt Karşıt olarak hareket eden 2 Kasların kasılmasında iten ve çeken kasların birbirine karşıt hareketi 1 Karşıt olarak hareket eden kasların kasılmasında iten ve çeken kasların birbirine karşıt hareketi 2 Bir hormonun nörotransmitterin ya da ilâcın etkisine zıt etki yapan herhangi bir madde 1 Bir ilacın hormonun ya da nörotransmitterin etkisine zıt etki yapan herhangi bir madde 2 Karşıt olarak hareket eden kasların kasılmasında iten ve çeken kasların bir birine karşıt hareketi 1 Karşıt olarak hareket eden kasların kasılmasında iten ve çeken kasların birbirine karşıt hareketi 2 Bir hormon nörotransmitter ya da ilacın etkisine zıt etki yapan herhangi bir madde )
( ANTAGONIST )
( ANTAGONISTE )
( GEGENSPIELER | ANTAGONISTEN | ANTAGONIST )
- KARŞIT/LIK ile/ve BÜTÜN/LÜK
- KARŞIT/LIK ile/değil/yerine KARŞILIK/LILIK
- KARŞITLIK" değil/yerine/>< ZEKÂ
( Uzlaşmaz karşıtlıklara düşkünlük, zekânın zayıflığındandır. )
- GÖSTERİMLER:
KARTEZYEN ile/||/<> KUTUPSAL ile/||/<> ÜSTEL ile/||/<> KOMPLEKS
( Kompleks sayı formları. )
( Formül: e^(iθ) = cosθ + isinθ )
( René Descartes tarafından 1637 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1596-1650) (Ülke: Fransa) (Alan: Felsefe, Matematik) (Önemli katkıları: Kartezyen koordinat sistemi, cogito ergo sum) )
- KARTOGRAFYA[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> HARİTACILIK
- KARTOPU ve/ne yazık ki/||/<>/> ÇIĞ
- KARTOPU ile KARTOPU ile KAR TOPU/TOPAĞI
( Hanımeligillerden, birçok türü süs bitkisi olarak yetiştirilen, zeytinimsi, meyvemsi, kırmızı renkte bir ağaççık.[Lat. VIBURNUM]. | Beyaz ve tombul. İLE Elle top biçiminde sıkıştırılmış, eğlence amacıyla karşılıklı atılan kar topağı. )
- KARYOKİNEZ ile/||/<> EŞEYLİ BÖLÜNME
( eşeyli bölünme Mitoz Mitoz bölünmede çekirdekte ortaya çıkan değişikliklerin tümü )
( KARYOKINESIS )
( CARYOCINÉSE | CARYOCINÈSE )
- KASA ile/||/<> KASA[İt. < CASSA]
( 1 50 m uzunluk 1 10 m yükseklik ve 0 50 m genişliğinde alttan başlayarak 30 25 20 15 10 cm yükseklikteki beş parçasıyla yüksekliği ayarlanabilen bir atlama aracı Mimarlık Duvarda kapı ve pencere için bırakılmış boşluklara ilk yerleştirilen tahta çerçeve Avcılık aletlerinde kol ağlarının çekme halatların ve ağların birbirine birleştirilmelerinde kullanılan fırdöndü ya da düğüm atılarak oluşturulan üçgenimsi yapılar )
( BOX | CROW-FOOT )
( PLINT )
( KASTEN )
( CASSA )
- KASIMOVIAN EPOCH[İng.] ile/değil/yerine/= KANSİNGİYAN EPOKU
( Günümüzden yaklaşık olarak 254.200.000 ile 252.200.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. Bu zaman aralığı, çok önemli değişimler göstermemekle birlikte, farklı kaynaklarda biraz daha farklı olarak verilebilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KASIMOVIAN EPOCH[İng.] ile/değil/yerine/= KASIMOVYAN EPOKU
( Günümüzden yaklaşık olarak 307.000.000 ile 303.700.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. Bu zaman aralığı, çok önemli değişimler göstermemekle birlikte, farklı kaynaklarda biraz daha farklı olarak verilebilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KASIRGA ile SİKLON KASIRGA[Fr. < Yun.] ile VORTEKS[İng. < VORTEX] ile DENİZ ETKİSİ KAR(DEK)
( ... İLE Atmosferde bir alçak basınç alanı çevresinde, hızla dönen rüzgârların oluşturduğu, şiddetli fırtına. İLE Kuzey Yarım Kürede, saat yönünün tersine dairesel hareketle kendi ekseni etrafında dönen hava akımı. İLE ... )
- KASIRGA ile TAYFUN[İng. TYPHOON][ŞİDDETLİ KASIRGA]
( Atlantik Okyanusu'nda ve dünyanın dönüş [saat] yönündedir. İLE Okyanuslarda, Çin Denizi ile Hint Denizi'nde görülen, dünyanın dönüş [saat] yönüne zıt olarak, Doğu'dan, Batı'ya doğru oluşan, güçlü kasırga. )
( BÂD-GERD ile BERJ/BEVJ )
( HURRICANE vs. TYPHOON )
- KASIRN ile ZEMHERÎR[ZÂM(Fars.): Kış. + HARÎR(Ar.): Uğuldayan.]/KARAKIŞ
( Kışın başlangıcı sayılan 08 Kasım günü başlayıp yazın başlangıcı sayılan 06 Mayıs'a [Hıdrellez'e] kadar süren zaman. İLE Aralık'ın 20'si ile Şubat'ın 01'i arasındaki ilk 40 günlük en etkili, soğuk/kara kış. )
- KASIT ile/ve/<> AYRIM
- KAST | SOY ile/||/<> SOY ile/||/<> ALTBÖLÜK
( Birkaç altbölükten oluşmuş aşamalı toplumsal denetleme düzeni altbölük sınıf altkültür Cins )
( CASTE | GENUS )
( CASTE )
( KASTE )
- KATABOLİZMA ile/||/<> ANABOLİZMA
( Katabolizma yıkım ve enerji üretimi İLE anabolizma yapım ve enerji tüketimi )
( Formül: Yıkım + ATP üretimi İLE Sentez + ATP tüketimi )
- KATALİZÖR ile/>< İNHİBİTOR
( Tepkime hızını artıran nesne. İLE/>< Tepkime hızını azaltan nesne. )
- KATALİZÖR ile/||/<> İNHİBİTÖR
( Katalizör hızlandırır, inhibitör yavaşlatır )
( Formül: Ea düşürür İLE Ea artırır )
- KATALİZÖR ile/||/<> KATALİZÖR[Fr. < CATALYSEUR]
( Kataliz olayını yapan ve kendisi değişime uğramayan özdek Kimyasal tepkimenin olmasını ya da hızının değişmesini sağlayan katalitik etkiye yol açan madde katalist Kimyasal bir reaksiyonun gerçekleşmesi için gerekli olan aktivasyon enerjisini düşürerek reaksiyonun daha hızlı oluşmasını sağlayan ama kendisi bu reaksiyondan etkilenmeden çıkan ve çok kez aynı reaksiyonu katalizleyebilen organik ya da inorganik moleküller )
( CATALYST; CATALYZER | CATALYZER )
( CATALYSEUR )
( KATALYSATOR )
- KATALOG ile/||/<> GÖKBİLİM KATALOĞU
( gökbilim kataloğu 1 Kitaplıktaki bütün gereçleri kaynakçasal kimlikleri ve konuları bakımından tanıtmak arandıklarında bulunmalarını sağlamak üzere yer numaraları da belirtilerek hazırlanmış kitap defter demet ya da fişten oluşan bütün a kitap katalog defter katalog demet katalog fiş katalog 2 Kitabevi yayınevi kurum vb kuruluşların yayınlarını gösterir liste ya da kitap )
( CATALOG (CATALOGUE) | CATALOG )
( CATALOGUE )
- KATAR ile/||/<> DÜZÜM
( düzüm Müköz zarların akıntıyla birlikte olan iltihabı Müköz zarların yangısal eksudasyonla birlikte olan yangısı Özellikle baş ve boyun bölgesindeki hava yollarında sümüksü akıntıyla kendini gösterir )
( CATARRH )
- KATEGORİLER:
ARİSTOTELES'TE ile/ve/||/<>/> KANT'TA ile/ve/||/<>/> HEGEL'DE
( [ 2/3/4. dersler...] )
- KATENANE ile/||/<> ROTAKSANE ile/||/<> MOLEKÜLER DÜĞÜM
( Kovalent olmayan mekanik bağlı yapılar. )
( Formül: [2]catenane İLE [2]rotaxane )
- KATI ile/||/<> GAZ
( Katı sabit şekil İLE gaz şekilsiz ve sıkıştırılabilir )
( Formül: Düzenli yapı İLE Rastgele hareket )
- KATI ile/>< SIVI
( Belirli biçim ve oyluma sahip nesne. İLE/>< Belirli biçimi olmayan, akışkan nesne. )
( SOLIDS vs./>< LIQUIDS )
- KATÎ[Ar.] ile YAKÎN[Ar.]
( Kesin. İLE Sağlam, kesin bilgi. | Bir şeyi iyice, kesinlikle bilme. )
- KATIAN STAGE[İng.] ile/değil/yerine/= KATİYAN EVRESİ
( Günümüzden 28.400.000 ile 23.030.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KATILIK ile/||/<> KATILIK
( Her konumda biçimini koruma özelliği Nesnel durumlar gerektirdiği halde kişinin tutum ve davranışlarını değiştirme yeterliğini gösterememesi )
( RIGIDITY )
( RIGIDITÉ )
( STARRHEIT )
- KATILIM ve/+/||/<>/> COŞKU
- KATILMA ile/||/<> KONDENSASYON ile/||/<> RING-OPENING ile/||/<> POLİMERİZASYON TÜRLERİ
( Polimer sentez mekanizmaları. )
( Formül: [-CH₂-CHX-]ₙ )
- KATILMA POLİMERİZASYONU ile/||/<> KONDENZASYON POLİMERİZASYONU
( Katılma monomer açılır yan ürün yok, kondenzasyon H₂O çıkar. )
( Formül: Radikal İLE step-growth )
- KATILMA POLİMERİZASYONU ile/||/<> YOĞUNLAŞMA POLİMERİZASYONU
( Katılma çift bağ açılması, yoğunlaşma küçük molekül çıkışı )
( Formül: n(CH₂=CH₂) → -(CH₂-CH₂)_n- İLE nHOOC-R-COOH + nH₂N-R'-NH₂ )
- KATIŞMAZ/LIK ile/ve/<> BİTİŞMEZ/LİK
- KATİYET | KESİNLİK ile/||/<> KESİNLİK
( Bir ölçünün gözlemin gerçeğe yakın olma derecesi Kestirimlerin gerçek değerlere yakınlığı Nedensel ilişkilerden yola çıkılarak yapılan çıkarım ya da öndeyilerin olgulara uygun düşme kestirimlerin gerçekleşme olasılığının tam güven düzeyinde olması Bir bilginin bir kanının kuşkuya düşmeden onaylanması durumu Bu anlamda 1 Öznel kesinlik Düşüncenin hiç bir yanılma kaygısı olmadan bir kanıya katılması durumu Burada kişisel bir kanı olarak ahlaksal ve dinsel inancın kesinliği söz konusudur Bu tür kesinlik nesnel güvenceden yoksundur bunu gerekli görmez de 2 Nesnel kesinlik Bir bilginin bilgi temelleri ve konu üzerindeki nesnel görüşlere dayanan güvenilirliği geçerliği Nesnel kesinlik a dolaylı bir yolla belgeler ya da çıkarımlar sağlanabilir tarihte ve mantıkta olduğu gibi b dolaysız bir yolla algılara yaşantılara dayanarak sağlanabilir Bir niceliğin sayısal değerinin aslına tam uygun olması Matematiksel işlemlerde ya da hesaplamalarda doğruluk )
( ACCURACY, PRECISION | PRECISION | CERTITUDE | CERTAINTY, CERTITUDE | ACCURACY )
( EXACTITUDE, PRÉCISION | CERTITUDE | PRÉCISION | PRÉCISSION )
( GENAUIGKEIT, PRÂZISION | TREFFGENAUIGKEIT | GEWISSHEIT | GENAUIGKEIT )
( CERTITUDO )
- KATİYET/KESİNLİK >< KESİNSİZLİK
- KATLETMEK ile/değil/yerine/>< KATETMEK
- KATMAN ile/ve/||/<> BOYUT
- KATOT ile/||/<> ANOT
( Elektrolizde katot negatif elektrot İLE anot pozitif elektrottur )
( Faraday tarafından 1834 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1791-1867) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Kimya) (Önemli katkıları: Elektromanyetik indüksiyon, elektroliz) )
- KATRE/KATRA[Ar. çoğ. KATER, KATARÂT] ile/değil/yerine/= DAMLA
( Damla, damlayan şey. )
- KATRE[Ar. çoğ. KATER, KATARÂT] ile/ve/||/<> ZERRE[Ar.]
( Denizde/deryada. İLE/VE/||<> Güneşte/şemste. )
- KATSAYI ile/||/<> ÜS
( Katsayı çarpan, üs kuvvettir )
( Formül: 3x²: 3 katsayı İLE 2 üs )
(1996'dan beri)