Doğa'daki FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 11.066 başlık/FaRk ile birlikte,
11.066 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(17/46)
- GEZEGENLERDE ÖZEL GİYSİSİZ YAŞAM SÜRESİ:
| GÜNEŞ ve VENÜS, JÜPİTER, SATÜRN, URANÜS, NEPTÜN ve MERKÜR, MARS |
ile/değil/yerine/><
DÜNYA
( | 1 saniye. VE 1 saniye. VE 2 dakika. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< 80 - 160 yıl. )
(
)
- GEZEGENLERDEKİ YAĞIŞ TÜRLERİNDE:
SU ile SÜLFÜRİK ASİT ile METAN ile ELMAS ile CAM ile SIVI DEMİR
( Dünya'da. İLE Venüs'te. İLE Titan'da. İLE Neptün'de. İLE HD189733b'de. İLE OGLE-TR-56b'de. )
(
)
- GEZEGENLERİN ÖLÇÜMÜNDE:
GÜNEŞTEN UZAKLIK ile/ve/||/<>/> YÖRÜNGE VE DÖNME DÖNGÜLERİ ile/ve/||/<>/> KÜTLE ile/ve/||/<>/> YARIÇAP ile/ve/||/<>/> YOĞUNLUK
(
|
- TURİST[İng.]/GEZEN ile/değil/yerine GEZGİN
( Gezen tilki, yatan aslandan evlâdır. )
( Evliyâ Çelebi, [o zamanın koşullarında] 257 şehir, 7600 kale gezmiştir. )
( 









)
( [not] TOURIST vs./and/but TRAVELLER
TRAVELLER instead of TOURIST )
- GEZİ[Ar.] ile GEZÎ[Ar.]
( Ülkeler ya da kentler arasında yapılan uzun yolculuk. | Gezilip hava alınacak yer. | Gezinti yeri. İLE Pamukla karışık, dokunmuş hâreli, arşınlık enli kumaş. | Bu kumaştan yapılmış olan. )
- GH ile/||/<> IGF-1 ile/||/<> PROLAKTIN
( Büyüme ve gelişim hormonları. )
( Formül: GH pulse (gece) )
- GHS ile/||/<> MSDS ile/||/<> PPE
( Kimya güvenlik standartları. )
( Formül: Hazard pictograms )
- GHZ ile/||/<> W ile/||/<> CLUSTER ile/||/<> GRAPH
( Üç ya da daha çok kübitin en güçlü biçimde dolanık olduğu, tek bir kübit kaybında dolanıklığın tümüyle çöktüğü durumdur. @@ Dolanıklığın parçacıklara daha dayanıklı biçimde yayıldığı, bir kübit kaybında bile kalanların dolanık kaldığı durumdur. @@ Kübitlerin bir örgü deseninde dolanıklaştığı, ölçüm-tabanlı kuantum hesaplamanın kaynağı olan durumdur. @@ Dolanıklık desenini bir çizgeyle (düğüm ve kenarlarla) tanımlayan genel durum sınıfıdır; küme durumu bunun özel hâlidir. Dördü çok parçacıklı dolanıklığın farklı yapılarıdır. )
( Formül: |GHZ⟩ = (|000⟩+|111⟩)/√2 )
- GİBBS ENERJİSİ ile/||/<> HELMHOLTZ ENERJİSİ
( Gibbs sabit P, Helmholtz sabit V'de iş potansiyelidir )
( Formül: G=H-TS İLE A=U-TS )
( Josiah Willard Gibbs tarafından 1876 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1839-1903) (Ülke: ABD) (Alan: Kimya, Fizik) (Önemli katkıları: Kimyasal termodinamik, Gibbs serbest enerjisi) )
- GİBBS SERBEST ENERJİ ile/||/<> ENTALPİ
( )
( Kamerlingh Onnes tarafından 1909 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1853-1926) (Ülke: Hollanda) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Süperiletkenlik keşfi) (Nobel: 1913) )
- GİBBS SERBEST ENERJİ ile/||/<> ENTALPİ
( Etkileşimin gerçekleşebilirliğini belirler. İLE/||/<> Isı enerjisi değişimi. )
( Bir kimyasal etkileşimin kendiliğinden olup olmadığını belirler. İLE/||/<> Bir yapı ve süreçteki toplam enerji miktarını tanımlar. )
- GİBBS SERBEST ENERJİSİ ile/||/<> HELMHOLTZ SERBEST ENERJİSİ
( Sabit sıcaklık ve sabit basınçta bir sürecin kendiliğinden olup olmayacağını belirleyen potansiyeldir (G = H − TS); kimyasal tepkimeler ve faz geçişleri bununla değerlendirilir, azalması kendiliğindenliği gösterir. @@ Sabit sıcaklık ve sabit hacimde aynı ölçütü veren potansiyeldir (F = U − TS); kapalı, sabit hacimli sistemlerde kullanılır. İlki basıncı, ikincisi hacmi sabit tutulan durumlar içindir. )
( Formül: G = H - TS ~ F = U - TS )
- GİBBS-DUHEM ile/||/<> GİBBS-HELMHOLTZ
( G-D kompozisyon ilişkisi, G-H sıcaklık bağımlılığı. )
( Formül: SdT - VdP + Σnᵢdμᵢ = 0 )
( Josiah Willard Gibbs tarafından 1876 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1839-1903) (Ülke: ABD) (Alan: Kimya, Fizik) (Önemli katkıları: Kimyasal termodinamik, Gibbs serbest enerjisi) )
- GİBBS ile/||/<> HELMHOLTZ ile/||/<> ENTHALPY ile/||/<> ENTROPY
( Sabit sıcaklık ve basınçta kendiliğindenlik ölçütüdür (G = H − TS); azalışı süreci yürütür. @@ Sabit sıcaklık ve hacimde kendiliğindenlik ölçütüdür (F = U − TS). @@ Bir sistemin iç enerjisiyle basınç-hacim işinin toplamıdır (H = U + PV); sabit basınçta alınan ya da verilen ısıyı ölçer. @@ Bir sistemin düzensizliğinin, erişilebilir durum sayısının ölçüsüdür (S); yalıtık sistemde hep artar. İlk ikisi ölçüt, üçüncü ve dördüncü onları kuran temel büyüklüklerdir. )
( Formül: G = H - TS ~ F = U - TS )
- GIDA | BESİN ile/||/<> BESİN
( Halkın geleneksel yollardan elde ettiği koruduğu ve yaşaması için tükettiği her türlü bitkisel hayvansal ve madensel ürün özdek yiyecek içecek botanik biyoloji Herhangi bir organizmanın beslenmesi için gerekli olan maddeler Besin maddesi Canlıların büyüme ve gelişmesi için gerekli olan organik ve inorganik maddeler besin maddesi Canlı bir organizmanın beslenmesi için gerekli olan madde besin maddesi )
( FOOD | NUTRIENT, FOOD SUBSTANCE | NUTRIENT | NUTRIMENT )
( ALIMENTATION | ALIMENT | SUBSTANCE NUTRITIVE, SUBSTANCE ALIMENTAIRE )
( NAHRUNG | NÄHRSTOFF, NÄHRUNGSSTOFF )
- GİDERİLEMEZ/LİK ile/ve/<> VAROLUŞU REDDEDİLEMEZ/LİK
- GINAÎ ile İZÂFÎ
- GİRDÂB | BURGAÇ ile/||/<> BURGAÇ
( Denizlerde büyük ırmaklarda görülen bir sıvı ya da gaz kitlesinin döne döne çukurlaştığı yer Suyun burma akışı yüzünden burgular gibi döne döne devinimi 1 Demir eşyalardaki delikleri büyütmek için kullanılan araç Çukurhisar Eskişehir 2 Hayvanları iğdiş etme aracı Seydişehir Kütahya Bir akışkanın bir bölgesinin kendi yüzeyine dik bir eksen çevresinde dönmesi su ya da hava çevrisi burgaç )
( VORTEX | WHIRL, SWIRL | CYCLONE )
( TOURBILLON | CYCLONE )
( WIRBEL | WIRBEL, MAHLSTROM | ZYKLON )
- GİRDAP ile/değil (SU ALTI) AKINTI/SI
( Sualtı akıntıları kıyı boyunca herhangi bir yerde oluşabilir. Eğer belimize kadar suya girmiş durumda orada duruyorsanız ve akıntının içine göğsümüze kadar girdiysek, sualtı akıntısı bizi kaparak açık denize doğru sürükleyebilir. Elbette genellikle yüzmeyi bilmeyen kişiler bunu yapıyor – bir yerde durarak kendi kendilerine eğleniyor. Hiçbir koşul altında kişilerden uzakta denize girmeyelim ve tabii ki kırmızı bayraklara ve kumsalda bulunan uyarı işaretlerine dikkat edelim!
Bir sualtı akıntısına kapılırsak ne yapmamız gerekir?
1. Paniklemeyelim!
Panik durumunda hareketlerimiz kendimizi koruma içgüdüsü tarafından kontrol edilir ve akıllıca kararlar almak daha zor bir duruma gelir. Sualtı akıntısına kapılırsak gerçekten ne yapmamız gerektiğini biliyorsak kurtulma olanağımız vardır.
2. Gücümüzü koruyalım!
Kıyıya yüzmeye çalışarak akıntıya karşı mücadele etmeyelim! Ne yazık ki bu tüm enerjimizi tüketmekten başka bir işe yaramayacaktır. Kıyıya doğru yüzmek yerine kıyıya paralel yüzelim. Eğer sualtı akıntısı dar ise [5 metreye kadar], çok çabuk bir biçimde akıntıdan kaçabiliriz.
3. Sualtı akıntısı geniş ise [20 metre ya da daha fazla] ne yapmalı?
Bu durumda, kurallara uyarak kıyıya paralel bir biçimde yüzsek bile kaçmak çok kolay olmayacaktır. Ancak yine de kurtulamadığımızı fark ettiğiniz an paniklemeyelim! Sadece rahatlayalım, çünkü ters akıntı çok uzun sürmeyecektir; yaklaşık 5 dakika içinde duracaktır. Durduğu zaman, ilk olarak kıyıya paralel bir biçimde 50-100 metre yüzün ve daha sonra kıyıya doğru yüzelim. Eğer doğrudan kıyıya yüzmeye çalışırsak, akıntının her zaman aynı noktada tekrar başlama olasılığından dolayı tekrar akıntıya kapılabiliriz.
Unutmamamız gereken önemli şeyler var!
1. Bir sualtı akıntısı bizi asla dibe çekmez.
Sualtı akıntıları, girdaplarla aynı şey değildir. Bizi su yüzeyi boyunca çeker ancak asla denizin dibine çekmez.
2. Bir sualtı akıntısının genişliği her zaman sınırlıdır.
Genellikle genişlikleri 50 metreden fazla olmaz. Çoğunlukla 10-20 metreyi geçmez. Kıyı boyunca 20-30 metre yüzdüğümüz zaman güvenli bir biçimde akıntıdan çıkabiliriz.
3. Bir sualtı akıntısının uzunluğu her zaman sınırlıdır.
Su akışı her zaman nispeten hızlı bir biçimde zayıflar ve dalgaların pik yaparak kırılmaya başladığı noktada sonlanır. Sörfçüler bu bölgeye "hat" der; genellikle kıyı şeridinden itibaren 100 metreden daha ileride olmaz. )
- GİRİFT[Fars.] ile/değil/yerine/= GİRİŞİK/ÇAPRAŞIK
- GİRİNTİ-ÇIKINTI
- GİRİŞİK/LİK ile/ve/değil/||/<>/> YAPIŞIK/LIK
- GİRİŞİM ile/||/<> KIRINIM
( Girişim dalgaların üst üste binmesi İLE kırınım engel etrafından bükülmesidir )
( Formül: Yapıcı girişim: Δ = nλ\nYıkıcı girişim: Δ = (n+½)λ\nKırınım: asinθ = nλ )
- GIR/LA ile/ve/=/||/<> PEK ÇOK, ALABİLDİĞİNE ÇOK, DOLU
( Söz, lakırtı. | Yalan, uydurma. )
- GİTMEK ile/ve/değil/yerine HAREKET (ETMEK)
( ZİHAP ile/ve/değil/yerine ... )
( [not] TO GO vs./and/but TO MOVE
TO MOVE instead of TO GO )
- GİZ/SIR[Ar.] ile SIR
( Varlığı ya da bazı yönleri açığa vurulmak istenmeyen, gizli kalan, gizli tutulan şey. | İnsan usunun, yeterince açıklık getiremediği şey. | Bir işin, bir şeyin, dikkat, yetenek, deneyim ve sezgi yardımıyla kavranabilen, en zor, en ince yanı. | Bir amaca ulaşmak için kullanılan, başvurulan, özel ve gizli yazılar yazdırılan kişi. İLE Bazı nesnelere parlaklık vermek, dış etkilerden korumak, sızmalarını önlemek gibi amaçlarla sürülen, saydam ya da donuk vernik. | Aynaların arkasına ve kaplam metal eşyanın yüzüne sürülen, ince, metal tabaka. )
- GİZEM ile/değil BELİRSİZLİK
- GİZEMLİ ile/ve/değil/yerine BELİRSİZ
( [not] MYSTERIOUS vs./and/but UNKNOWN/INDEFINITE
UNKNOWN/INDEFINITE instead of MYSTERIOUS )
- GİZLEMEK ile/ve/||/<> CAŞIRMAY
- GİZLEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<> TERSİYLE GÖSTERMEK
- GİZLİ ile/ve/değil AÇIĞA ÇIKMAMIŞ
- GİZLİ ile/ve/değil AYRI
( [not] SECRET/HIDDEN vs./and/but SEPARATE )
- GİZLİ ile/ve/değil ÖRTÜK
( SIR: Kuşatmanın, betimlemenin dışında olan. )
( SIR: Çömleğin, dışına çekilen son kat toprakla tekrar fırına verilerek pişirilmesi. [İçindeki sıvıyı sızdırmamayı sağlar fakat albenisi/parlaklığı artar. Dolayısıyla "Bu sırdır! ona göre!" denilerek anlatılanlar, anlatılan kişi tarafından da başka bir kişiye aynı biçimde "sırdır!" diyerek anlatılır.] )
( İki kişinin bildiği, (artık) sır değildir. )
( [not] SECRET/HIDDEN vs./and/but COVERED )
- GLASİYE[Fr. < GLACIER] ile/değil/yerine/=/||/<> BUZUL
- GLASYOLOG[Fr. < GLACIOLOGUE] ile/değil/yerine/=/||/<> BUZUL BİLİMCİ
- GLASYOLOJİ[Fr. < GLACIOLOGIE] ile/değil/yerine/=/||/<> BUZUL BİLİMİ
- GLASYOLOJİK[Fr. < GLACIOLOGIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> BUZUL BİLİMSEL
- GLASYOLOJİST[Fr. < GLACIOLOGISTE] ile/değil/yerine/=/||/<> BUZUL BİLİMCİ
- GLİKOJEN ile/||/<> GLİKOJEN[Fr. < GLYCOGÈNE]
( glykos tatlı Bitki ve hayvanlarda bulunan bir polisakkarid hayvansal nişasta C6 H10 O5 kimya Glikoz monomerlerinden oluşan dallı polisakkarit zinciri Omurgalılarda kasta ve karaciğerde depolanan glikoz fosfata parçalanarak kullanılacağı yerlere sevk edilen bir depo maddesi Omurgalılarda kasta ve karaciğerde depolanan gereğinde glikoz1fosfata parçalanarak kullanılacağı yere sevk edilen glikoz moleküllerinin yan yana gelmesiyle oluşan dallı polisakkarit zinciri Glikoz moleküllerinin alfa glikozitik bağlarla bağlanmasıyla hayvanların karaciğerinde oluşan organizma gereksinim duydukça hazır enerji kaynağı olarak kullanılmak üzere glikoza parçalanan aynı zamanda hayvansal nişasta olarak da adlandırılan bir polisakkarit )
( GLYCOGEN | GLYCOGEN, ANIMAL STARCH )
( GLYCOGÈNE | GLYCOGÈNE, AMIDON ANIMAL )
( GYLYKOGEN | GLYKOGEN, TIERISCHE STÄRKE, LEBERSTÄRKE )
- GLİKOLİZ ile/||/<> GLUKONEOGENEZ
( Glikoliz glukoz yıkımı İLE glukoneogenez glukoz sentezi )
( Formül: C₆H₁₂O₆ → 2 Piruvat + 2 ATP )
- GLİKOLİZ ile/||/<> GLUKONEOGENEZ ile/||/<> GLİKOJENEZ
( Şeker metabolizma yolakları. )
( Formül: C₆H₁₂O₆ → 2 C₃H₃O₃ )
- GLİKOLİZ ile/||/<> KREBS ile/||/<> ETC
( Gözesel solunum üç ana aşaması. )
( Formül: C₆H₁₂O₆ + 6O₂ → 6CO₂ + 6H₂O + ATP )
- GLİKOZ ile/||/<> ÜZÜM ŞEKERİ
( üzüm şekeri üzüm şekeri Hayvan ve bitkilerde bulunan altı karbonlu basit şeker dekstroz glükoz monosakkarit üzüm şekeri Hayvan ve bitkilerde bulunan altı karbonlu aldoz yapısındaki monosakkaritlerden biri üzüm şekeri dekstroz kan şekeri glukoz C6H12O6 glikoz dekstroz pek çok hayvansal ve bitkisel sıvıda bulunan ve önemli bir besin olan monosakkarkitler sınıfından bir karbonhidrat glikoz kimya glikoz Glikoz Glikoz )
( GLUCOSE, DEXTROSE, GRAPE SUGAR | GLUCOSE )
( GLYCOSE )
- GLOKOM[Fr.] değil/yerine KARASU
( Ağır akan su. | Çoğunlukla gözün iç basıncının çoğalmasıyla kendini gösteren, körlüğe neden olabilen bir göz sayrılığı. )
- GLOMERÜLUS ile/||/<> TÜBÜL
( Glomerülus süzgeç İLE tübül geri emilim/salgı. )
( Formül: Filtration İLE reabsorption )
- GLUKOZ[İng. GLUCOSE] ile/||/<> FERMANTASYON[İng. FERMANTATION] ile/||/<> FRUKTOZ[İng. FRUCTOSE] ile/||/<> GRUP YER DEĞİŞTİRME[İng. GROUP TRANSLOCATION] ile/||/<> İNSÜLİN[İng. INSULIN] ile/||/<> KARBONHİDRAT[İng. CARBOHYDRATE] ile/||/<> MONOSAKKARİT[İng. MONOSACCHARIDE] ile/||/<> SÜKROZ[İng. SUCROSE]
( Basit şekerler (monosakkaritler) olarak bilinen bir grup karbonhidrat. Glikoz (Yunanca glykys, "tatlı") C6H12O6 molekül formülüne sahiptir. Meyvelerde ve balda bulunur ve hayvanlarda kan dolaşımında serbest olarak bulunan bir şekerdir. Hücrenin işlevinde enerji kaynağıdır ve metabolizmasının düzenlenmesi büyük önem taşır (bkz. Fermantasyon; glukoneogenez). Nişasta molekülleri, bitkilerin en büyük enerji kaynağı karbonhidratları, binlerce glikozun doğrusal bağlanmasından oluşur. Glikozdan oluşan bir başka önemli bileşik de selülozdur. Benzer bir molekül, hayvanlardaki glikojendir. Çoğu omurgalı ve omurgasız hayvan gözelerinde ve çok sayıda mantar ve protoza'nın karbohidrat deposudur. @@ Biyoloji'de ve Biyokimya'da birçok anlamı bulunur. Temel olarak, ısı alan, organik elektron kabul edicilerini kullanan, oksijensiz bir sindirim tipidir. @@ Fruktoz ya da meyve şekeri, birçok besinde bulunan altı karbonlu bir monosakkarittir. Beyaz, katı bir görünüme sahip olan fruktoz suda kolaylıkla çözünür. Fruktoz ayrıca başka bir monosakkarit olan glukozla birleşerek sükrozu oluşturur. Fruktozun aksine sükroz, 12 karbonlu bir disakkarittir. Kimyasal formülü C6H12O6 olan fruktozun moleküler kütlesi ise 180.16 g*mol-1dir. Fruktoz glukozla birlikte meyvelerde, şuruplarda ve bazı sebzelerde bulunur. Ayrıca fruktozun fosfat türevleri (örneğin; fruktoz-1-fosfat, fruktoz 1,6-difosfat) karbonhidratların metabolizmasında son derece önemlidir. @@ Prokaryotlardaki 3 taşıma sisteminden biri. (Diğer ikisi; Basit Taşıma, ABC Taşıma Sistemi) Taşınan maddenin alımı sırasında kimyasal olarak değiştirilmesi ile olur.E. coli'de glukoz ve fruktozun göze içine alımı. @@ Kandaki şeker (glukoz) seviyesini düzenleyen ve pankreas adacıklarında bulunan beta gözeleri tarafından üretilen bir hormon. Kimyasal formülü C257H383N65O77S6, molar kütlesi ise 5803 g/mol'dür. İnsülin yemeklerden sonra olduğu gibi kan şekeri yükseldiğinde de salgılanır. İnsülin ilk kez 1921'de Kanadalı bilim insanları Frederic G. Banting ve Charles H. Best ve bağımsız olarak çalışan Rumen fizyolog Nicolas C. Paulescu tarafından tanımlanmıştır. Banting ve Best insülini izole ettikten sonra saflaştırılmış bir ekstrakt elde etmek için çalışmalara başlamış, bu çalışmalar İskoç fizyolog John J. R. Macleod ile Kanadalı kimyager James B. Collip'in yardımıyla başarıyla sonuçlanmıştır. Frederic G. Banting ve John J. R. Macleod bu çalışmalarından dolayı 1923 Nobel Tıp ve Fizyoloji Ödülünü almışlardır. @@ Karbon (C), hidrojen (H) ve oksijen (O) atomlarından oluşan biyomolekül. Vücudun enerji elde etmek için yıktığı 3 temel depo maddesinden biridir. Karbonhidratlara "şeker" de denmektedir. Bunun sebebi karbonhidratların diğer adının "sakkarit" olmasıdır. Sakkarit, şeker anlamına gelmektedir. Fransızca "suyun bileşikleri, kimyasalın bileşikleri" anlamına gelen "hydrate" ve "karbon elementi" anlamına gelen "carbon" kelimelerinden gelmektedir. @@ Basit şekerler olarak bilinirler. Karbon(C), hidrojen(H) ve oksijen(O) atomlarından oluşan en az üç karbonlu bileşiklerdir. Monosakkaritler, hidroliz tepkimeleriyle daha küçük birimlere ayrılamaz. @@ Sükroz ya da diğer adıyla sakkaroz, glukoz ve fruktoz moleküllerinin birleşmesiyle oluşan 12 karbonlu bir disakkarittir. Suda çözünen, renksiz ve tatlı bir molekül olan sakkarozun kimyasal formülü C12H22O11 , moleküler kütlesi 342.30 g*mol-1'dür.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- GLUON ile/||/<> FOTON
( Güçlü çekirdek kuvvetini taşıyan parçacıktır; kuarkları bir arada tutar, kendisi de renk yükü taşıdığından birbirleriyle etkileşir, sekiz türü vardır ve menzili çok kısadır. @@ Elektromanyetik kuvveti taşıyan parçacıktır; yüksüzdür, bu yüzden birbiriyle etkileşmez, tek türdür ve menzili sonsuzdur. İkisi de kütlesizdir ama ilki hapsedilmiş, ikincisi serbesttir. )
( Formül: 8 tür ~ 1 tür )
- GLUTAMAT ile/||/<> GABA ile/||/<> GLISIN
( Beyindeki ana uyarıcı ve baskılayıcı ileticiler. )
( Formül: E/I dengesi )
- GLÜTEN ile/||/<> GLÜTEN[Fr. < GLUTEN]
( kimya Tahıl unlarından nişasta çıkarıldıktan sonra geri kalan albuminli madde gluten )
( GLUTEN )
( GLUTEN )
- GLYCOLYSIS ile/||/<> KREBS ile/||/<> ETC ile/||/<> METABOLİK YOLAKLAR
( Enerji üretim sistemleri. )
( Formül: C₆H₁₂O₆ + 6O₂ → 6CO₂ + 6H₂O )
- GMO ile/||/<> GDO
( GMO İngilizce İLE GDO Türkçe aynı anlam )
( Formül: Transgen ekleme )
- GÖBEKLİTEPE T ŞEKİLLİ DİKİLİTAŞLAR ile/||/<> STONEHENGE MEGALİTLER
( Göbeklitepe T dikilitaşları MÖ 9600 İLE Stonehenge MÖ 3000 yapıldı. Göbeklitepe 6000 yıl daha eski İLE iki yapı arasında 6 bin yıllık fark var. Göbeklitepe avcı-toplayıcılar İLE Stonehenge tarımcılar inşa etti. İki yapı da astronomik gözlem içerir. )
( Klaus Schmidt tarafından 1995 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1953-2014) (Ülke: Almanya) (Alan: Arkeoloji) (Önemli katkıları: Göbeklitepe'yi keşfetti ve kazılarını yönetti (1995-2014), Neolitik Devrim teorilerini değiştirdi, tapınak-yerleşim önceliği hipotezi) )
- GÖBEKLİTEPE ile/||/<> ÇATALHÖYÜK
( Göbeklitepe MÖ 9600 tapınak yapısı İLE Çatalhöyük MÖ 7500 yerleşim merkezidir. Göbeklitepe avcı-toplayıcı toplum İLE Çatalhöyük tarımsal toplum ürünüdür. Göbeklitepe din-tapınak önce İLE Çatalhöyük yerleşim sonra geldi hipotezini destekler. Klaus Schmidt Göbeklitepe'de 20 yıl kazı yaptı. )
( Klaus Schmidt tarafından 1995 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1953-2014) (Ülke: Almanya) (Alan: Arkeoloji) (Önemli katkıları: Göbeklitepe'yi keşfetti ve kazılarını yönetti (1995-2014), Neolitik Devrim teorilerini değiştirdi, tapınak-yerleşim önceliği hipotezi) )
- GÖÇÜ/KAYŞA/HEYELAN[Ar.] ile AŞINMA/AŞINIM/İTİKÂL[Ar.]/EROZYON[Fr. < ÉROSION]
( Toprak kayması. İLE Yer kabuğunu oluşturan kayaçların, başta akarsular olmak üzere türlü dış etmenlerle yıpratılıp yerinden koparılarak eritilmeleri ya da bir yerden başka bir yere taşınması olayı/durumu. | Değer ya da saygınlık kaybetme. )
- GÖÇÜ ile GÖÇÜK
( Toprak kayması, kayşa. İLE Çökmüş, göçmüş yer, çöküntü. )
- GÖĞSE AİT | PEKTORAL ile/||/<> PEKTORAL[Fr. < PECTORAL]
( Göğse ait pektoralis )
( PECTORAL )
( PECTORAL )
- GÖK/ASUMAN[Fars. < ĀSMĀN] ile/||/<> GÖK/SEMA[Ar. < SEMĀʾ]
- GÖK BİLİMCİ/ASTRONOM[Fr. < ASTRONOME] ile/||/<> GÖK BİLİMİ/ASTRONOMİ[Fr. < ASTRONOMIE] ile/||/<> GÖK BİLİMİ/FELEKİYAT[Ar. < FELEKİYYĀT]
- GÖK CİSİMLERİNİ TANIMLAMA BİLİMİ ile/ve GÖK HARİTASI, YILDIZ UZAKLIKLARINI ÖLÇME
( URANOGRAPHY vs. URANOMETRY )
- GÖK DALIŞINDA:
UÇMAK ile/ve/değil/||/<>/< DÜŞMEK (YATAY DÜŞÜŞ)
- GÖK GÜRÜLTÜSÜ ile/değil HAVAİ FİŞEK
( Yağmurun izlediği gök gürültüsü, özgürlüğe kavuşmayı simgeler. )
- GÖK | GÖK KUBBE ile/||/<> GÖK GÜRLEMESİ | GÖK GÜRÜLTÜSÜ
- GÖK/UZAY ile/ve/<> AYYUK[Ar.]/CAPELLA (YILDIZI)[< ARABACI/AURIGA TAKIMYILDIZINDA/N]
( ... İLE/VE/<> Göğün en yüksek yeri. | Göğün kuzey yarımküresinde bulunan bir takımyıldızın en parlak yıldızı. )
( AYYUKA ÇIKMAK/ÇIKMASI: Sesin yükselmesi. | Bir "sözün"/dedikodunun çoğunluk tarafından duyulması/bilinmesi.
AYYUK[Ar.]/CAPELLA (YILDIZI)[< ARABACI/AURIGA TAKIMYILDIZINDA/N]: Dünyadan görülebilen en parlak beşinci yıldız. [Kuzey yarımkürede gökyüzünün tepe noktasında yer almasından.] )
- GÖK ile GÖK
( İlâhi. İLE Atmosfer. )
( ARUBA: Göğün yedinci katı. )
( ... ile ÂSÜMÂN/ÂSMÂN )
- GÖK ile/ve/değil/<> UZAY
- GÖK ve/<> YER ve/<> YERALTI
( [Ar..] SEMÂ ve/<> .... ve/<> ... )
( ÂSMÂN ve/<> .... ve/<> ... )
- GÖKADALAR/GALAKSİLER'DE:
SIRIUS ile/ve/< POLLUX ile/ve/< ARCTURUS ile/ve/< RIGEL ile/ve/< ALDEBARAN ile/ve/< BETELGEUSE ile/ve/< ANTARES
- GÖKBİLİM/ASTRONOMİ ile/ve GÖK CİSİMLERİNİ TANIMLAMA BİLİMİ
( SEYDİ ALİ REİS: İlk, Türkçe nazarî astronomi kitabının yazarı. [HÜLÂSAT-I HEY'E] )
( ASTRONOMY vs. URANOGRAPHY )
- GÖKBİLİM = ASTRONOMY[İng.] = ASTRONOMIE[Fr., Alm.] = ASTRONOMIA[İt.] = ASTRONOMÍA[İsp.]
- GÖKÇÜL ile GÖKÇÜL/GÖKSEL
( Maviye çalan renk, mavimsi. İLE Gökle ilgili. )
( ... ile SEMÂVÎ )
- GÖKEKSENİ ile GÖKEŞLEĞİ
( İki ucu, sonsuza uzatılmış olarak düşünülen yer ekseni. | Günlük devinmede, yıldızların çevresindeki eksen. İLE Gökeksenine, yer merkezinde dik olan düzlemin, gökküresiyle arakesiti. )
- GÖKKUŞAĞI/ALAİMİSEMA[Ar. < ʿALĀ´İM + SEMĀ] ile/||/<> GÖKKUŞAĞI/ELEĞİMSAĞMA[Ar. < ʿALĀ´M + SEMĀ]
- GÖKKUŞAĞI ile/||/<> EBEKUŞAĞI ile/||/<> EBEMKUŞAĞI ile/||/<> ALKIM ile/||/<> HACILARKUŞAĞI ile/||/<> GELİNKUŞAĞI ile/||/<> MERYEMANAKUŞAĞI ile/||/<> YAĞMURKUŞAĞI
- GÖKSEL ile/ve/||/<> UZAYSAL
( SEMÂVÎ ile/ve/||/<> FEZÂÎ )
- GÖKTEKİ AY ile AY'I GÖSTEREN PARMAK
- GÖKYÜZÜ EVLERİ ile/||/<> GÖKYÜZÜ MAVİSİ
( Atmosferin gözle görünen bölümü hava )
- GÖKYÜZÜ [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- GÖKYÜZÜ ile/ve/değil BULUT/LAR
- GÖKYÜZÜ ile GÖKYÜZÜ İLE İLGİLİ
( SEMÂ'[< SÜMÜVV(: Yükseklik, yücelik.)], TÂC-I FÎRÛZE, TÂK-I MUKARNES[Gökyüzü. | Süleyman'ın tahtı.] ile ... )
( ÂSMÂN/ÂSÜMÂN, TAHT-I FÎRÛZE ile ... )
( SKY vs. CELESTIAL )
- GÖKYÜZÜ ile/ve/<> YERYÜZÜ
( Gökyüzünde ne varsa, yeryüzünde de o vardır. )
( HOKKA-İ MÎNÂ ile ... )
- GÖL ALASI ile/||/<> GÖL AYAĞI ile/||/<> GÖL BİLİMİ ile/||/<> GÖL KESTANESİ ile/||/<> ARTIK GÖL ile/||/<> ÇÖKÜNTÜ GÖLÜ ile/||/<> DAĞ GÖLÜ ile/||/<> KRATER GÖLÜ
( Karaların içinde denizlerle bağlantısı olmayan durgun su birikintisi Yapay su birikintisi )
- GÖL AYAĞI ile/||/<> GİDEĞEN
- GÖL ile ARJANTİN GÖLÜ
( 1560 km² alanı ve 27 km. uzunluğu ile Güney Amerika'nın en büyük 3. gölü. )
- GÖL ile BATAKLIK/ÇÖKEK
( LAKE vs. BOG/MARSH/SWAMP/FEN )
- GÖL ile BÜĞET/BÜRKE/BİRKE[Ar.]
( ... İLE Ufak göl, gölcük, su birikintisi. )
- GÖL ile/ve DENİZKULAĞI/LAGÜN[Fr. < LAGUNE < İt. < Lat.]
( ... İLE/VE Denizden bir resifle ayrılmış göl. )
- GÖL ile/||/<> GÖL
( Karalar üzerinde dört yanından kapalı ve oluşumlarıyla ayrımlı çanakları dolduran az çok geniş ve derin tuzlu ya da tatlı su örtüleri coğrafya jeoloji Karalar üzerindeki çeşitli etkenlerle meydana gelen çukur yerlerin zamanla sularla dolması sonucunda oluşan suları tamamen boşaltılamayan genellikle derin durgun su kütlesi Az göl kȫl Doerfere göre TMEN 1682 k dolayısıyla Farsçadan alınmıştır köl Blk köl köl köl Kırgızlar kölmö kölmök durgun su havuz küçük göl türevlerini de kullanırlar Alt Tel köl Bu diyalektlerde ırmak ayağı ve bataklık olarak da geçer kül kül xöl köl küöl külĕ Tatarcadan alınmıştır Eski çağlardan başlayarak kullanıldığını görüyoruz Uygur belgelerinde köl olarak geçer Orta Türkçede kȫl havuz birikmiş su ve göl olarak kullanılır Kâşgarlı Mahmuda göre deniz anlamına da gelir Eski Kıpçakçada da köl biçimi geçer Poppe Lautlehre 110 Moğolcada ayak anlamına gelen köl sözüyle birleştirmiştir Daha sonra Poppe CAJ 12 157 bu birleştirmeyi anlam yönünden açıklamıştır ayak son bir akarsuyun sonu göl Steplerde normal olarak göllerin ayağı yoktur Buna karşılık Menges Byzantion 17 276 Moğolca ġōl Fuluβmitte Fluβett Fluβ biçimiyle birleştirmiştir Türkçe göl köl Moğolca köl ayak karşılaştırması düşündürücüdür Doerferin bu karşılaştırmaya ilişkin görüşü için The Bulletin of the International Institute for Linguistic Sciences 2 1981 39 Bilimsel yayınlarda gölün Farsçadan alındığı da ortaya atılmıştır Doerfer TMEN 1682 Monchizadeh Xurāsān 317 gibi uzmanlar bu savı doğrulamak için Orta Farsça kwl pit sink biçimini tanık olarak kullanmışlardır Doerfer Orta Farsça biçimin Türkçeden geldiğini olası görmeyerek daha çok Farsça Türkçe yönünde bir gelişmeden söz etmiştir Ancak büyük bir olasılıkla Türkçe ve Farsça sözlerin birbirine bağlı olmadan ortaya çıktığını da göz ardı etmemiştir Az göl kȫl Doerfere göre TMEN 1682 k dolayısıyla Farsçadan alınmıştır köl Blk köl köl köl Kırgızlar kölmö kölmök durgun su havuz küçük göl türevlerini de kullanırlar Alt Tel köl Bu diyalektlerde ırmak ayağı ve bataklık olarak da geçer kül kül xöl köl küöl külĕ Tatarcadan alınmıştır Eski çağlardan başlayarak kullanıldığını görüyoruz Uygur belgelerinde köl olarak geçer Orta Türkçede kȫl havuz birikmiş su ve göl olarak kullanılır Kâşgarlı Mahmuda göre deniz anlamına da gelir Eski Kıpçakçada da köl biçimi geçer Poppe Lautlehre 110 Moğolcada ayak anlamına gelen köl sözüyle birleştirmiştir Daha sonra Poppe CAJ 12 157 bu birleştirmeyi anlam yönünden açıklamıştır ayak son bir akarsuyun sonu göl Steplerde normal olarak göllerin ayağı yoktur Buna karşılık Menges Byzantion 17 276 Moğolca ġōl Fuluβmitte Fluβett Fluβ biçimiyle birleştirmiştir Türkçe göl köl Moğolca köl ayak karşılaştırması düşündürücüdür Doerferin bu karşılaştırmaya ilişkin görüşü için The Bulletin of the International Institute for Linguistic Sciences 2 1981 39 Bilimsel yayınlarda gölün Farsçadan alındığı da ortaya atılmıştır Doerfer TMEN 1682 Monchizadeh Xurāsān 317 gibi uzmanlar bu savı doğrulamak için Orta Farsça kwl pit sink biçimini tanık olarak kullanmışlardır Doerfer Orta Farsça biçimin Türkçeden geldiğini olası görmeyerek daha çok Farsça Türkçe yönünde bir gelişmeden söz etmiştir Ancak büyük bir olasılıkla Türkçe ve Farsça sözlerin birbirine bağlı olmadan ortaya çıktığını da göz ardı etmemiştir )
( LAKE | ARTIFICIAL RESERVOIR )
( LAC | LAC DE RETENUE )
( SEE "DER" | SPEICHERSEE )
( LACUS )
( LAGO )
( ΛΊΜΝΗ / λίμνη )
( GÖL[Az.]~KȪL[Tkm.]~KÖL[Nog.]~KÖL[Kklp.]~KÖL[Krg.]~KÖL[Alt.]~KÖL[Tel.]~KÖL[Şor.]~KÖL[Sag.]~KÜL[Tatk.]~KÜL[Bşk.]~XÖL[Tuv.]~KÖL[Hak.]~KÜÖL[Yak.]~KÜLĔ[Çuv.] )
- GÖL ile GÖLET
- GÖL ile/ve/değil/<> İRKİNTİ
( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Su birikintisi. )
- GÖL ile KOROLEV GÖLÜ
( Dünyada. İLE Mars'ta. )
( ... İLE 82 km. genişliğindeki dev kraterin, 4 milyar yıl önce, suyun bol olduğu zamanlarda oluştuğu öngörülüyor. )
- GÖL ile MOREN SET GÖLÜ
- GÖL ile ZİFT GÖLÜ
( ... İLE Trinidad Tobago'da bulunan bu gölden, ham petrol ve bitum fay hattından sızarak neredeyse sonsuz bir asfalt havuzu ve kendine özgü bir ekosistem oluşmuştur. )
( LAKE vs. PITCH LAKE )
- GÖLCÜK ile/= GÖLEK ile/= GÖLET
( Küçük göl. İLE Küçük, su birikintisi. İLE Gölek. | Suyu biriktirmek için önüne yapılan set. )
- GOLDBACH ile/||/<> TWIN PRIME ile/||/<> COLLATZ ile/||/<> ÜNLÜ KONJEKTÜRLER
( Çözülmemiş sayı kuramı problemleri. )
( Formül: 6 = 3+3 İLE 8 = 3+5 )
- GÖLET ile/||/<> BÜĞET ile/||/<> BÜVET ile/||/<> GÖLEK
- GÖLET ile FİLET
( ... İLE Sığ su. )
- GÖLGE ile EĞLEK
( ... İLE Öğle sıcağında, sürünün dinlendiği gölgelik. | Yolcuların, geceyi geçirdiği yer, han, konak. )
- GÖLGE ile/ve/değil/yerine/=/||/<>/< GÖVDE
( Gölgeyi takip edersen güneşi de bulursun! )
( Gölgeni göremiyorsan, gölgeye kaç! )
( "Bilgi/episteme(loji)". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/=/||/<>/< Varolan/onto(loji). )
( [not] SHADOW vs./and/=/||/<>/ BODY instead of SHADOW )
- GÖLGE ile/ve/||/<> İKİNCİL/LİK
- GÖLGE ile/ve/||/<> İZ
- GÖLGE ile İZDÜŞÜM
- GÖLGE ile KÖŞİGE
( ... İLE Zayıf gölge. )
- GÖLGE ile/ve KUZ
( ... İLE/VE Gölgede kalan yan. )
- GÖLGE ile TAM GÖLGE
( Gölge, varolanı gösterir. )
( SHADOW vs. UMBRA )
- GÖLGE ile/ve/||/<> TÜREV
- GÖLGE ile/değil YANSIMA
- GÖLGE ile/ve/||/<> YARI GÖLGE
( ... İLE Bir ışık kaynağı önüne konulan, saydam olmayan bir cismin gerisindeki ekran üzerine vuran gölgesinin çevresinde görülen, çok koyu karanlık olmayan bölümü. )
( Güneş tutulması, ancak Ay'ın yeni ay evresinde gerçekleşir. Ay, Dünya ile Güneş arasından geçerken ve üçü düz bir çizgide olduklarında, Ay, Dünya'ya iki tür gölge düşürür. Daha küçük, daha koyu gölgeye Umbra; daha açık, daha büyük gölgeye ise Penumbra denilir. )
(
)
( "Güneş Tutulmaları" yazısını okumak için burayı tıklayınız... )
(
)
( UMBRA vs./and/||/<> PENUMBRA )
- GOLGİ AYGITI ile/||/<> ENDOPLAZMİK RETİKULUM
( Golgi paketleme-salgı, ER sentez-taşıma )
( Formül: Cis-trans yüzler (Golgi) İLE RER ve SER tipleri )
- GOLGİ ile/||/<> ER
( Golgi paketleme İLE ER sentez yapar )
( Formül: Modifikasyon İLE üretim )
- GÖMÜLÜ ile/ve/||/<> ÖRTÜK
- GÖNÜLLÜ ile/ve/||/<> GÖNÜLVEREN
- GÖREBİLDİĞİMİZ IŞIK:
KIRMIZI ile/ve/<> MOR ARASI
( 400 nanometre. İLE/VE/<> 700 nanometre arası. )
( [Güneşten gelen beyaz ışığın, yansıma ve kırılmasıyla birlikte]
Az saçılmayla. İLE/VE/<> Çok saçılmayla. )
- GÖRECE/Lİ/LİK" ile/ve/değil GÖRELİ/LİK
- GÖRELİLİK(İZÂFİYET) ile KUVANTUM
- GÖREVİNİ YAPMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> GEREĞİNİ YAPMAK
- GORİL[Fr. GORILLE] ile ORANGUTAN[< (Malayca), ORANG: İnsan. UTAN: Orman.]
( Ekvator bölgesinde ormanlarda yaşar. Maymunların en iri ve en güçlü olanıdır. İLE Sumatra ve Borneo'da yaşar. İnsana benzer. )
( Dişilleri ve genç olanları ağaçlarda, eriller ve gümüşsırt(silverback) denilenleri yerde uyumayı tercih eder. )
( Goriller, yüzemez. )
( ... İLE Yavrularının annesini/bölgesini terk etmesi belirli donanımları edinmesiyle ya da edinmeleri için en az 9 yıl gerektirir. [200 çeşit meyveyi/otu ayırd edebilmelilerdir] )
( ... İLE 50 yıl kadar yaşayabilirler. )
( 48 kromozomları vardır. [İnsandan 2 fazla] )
(
ile
)
( ... İLE Erilleri, dişillerine oranla, 2 kat daha iridir. )
( GURİLLÂ ile ... )
( GORILLA vs. ORANGUTAN, ORANG-OUTANG
)
( TROGLODYTES/GORILLA GORILLA cum PONGO PYGMAEUS, SIMIA SATYRUS )
- GÖRKEM:
BAKILANDA ile/ve/değil/||/<>/< BAKIŞTA
- GÖRKEM ile GÖRK
( Göz alıcı ve gösterişli olma durumu. İLE Güzellik, gösteriş. )
- GÖRÜLEN ile/ve/||/<>/< GÖRÜNEN
- GÖRÜNEN UYUM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÖRÜNMEYEN UYUM
- GÖRÜNEN ile/ve/fakat/||/<>/> (")DOKUNULAMAYAN(")
( Gölge | Bulut | Yıldız | Yıldırım | Yılan || [dolaylı] Yalan | Ahlâk | Baldız | Alev )
- GÖRÜNEN/DEN BLİNEN/E ile/ve/||/<>/> BİLİNEN/DEN GÖRÜNEN/E
- GÖRÜNGÜ = HADİSE = PHENOMENON, APPEARANCE[İng.] = PHÉNOMÈNE[Fr.] = ERSCHEINUNG[Alm.] = PHAINOMENON[Yun.] = FENOMENO[İsp.]
- GÖRÜNGÜBİLİM = PHENOMENOLOGY[İng.] = PHENOMÉNOLOGIE[Fr.] = PHÄNOMENOLOGIE[Alm.] = PHAINOMENON[Yun.]
- GÖRÜNTÜ ile GÖRÜNÜM
- GÖRÜNTÜ ile/ve GÜZELLİK
( Rüya. İLE/VE Gerçek. )
( APPEARANCE vs./and BEAUTY )
- GÖRÜNTÜNÜN/MANZARANIN:
EN ÇİRKİNİ/KORKUNCU ile/değil/yerine/>< EN GÜZELİ
( Somurtan bir "yüz". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Gülen bir yüz. :) )
( Gülen İnsan Yüzünün Görsel FaRkLaR'ı için burayı tıklayınız... )
( Kara delik. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Güneş. )
(
ile/değil/yerine/><
)
- GÖRÜNÜR HAREKET ile/ve GERÇEK HAREKET
( VISIUAL/EXTERNAL MOVEMENT vs./and REAL MOVEMENT )
- GÖRÜNÜR HAREKET ile/ve GERÇEK HAREKET
- GÖRÜNÜŞ -ile
( ASPECT )
( APPEARANCE )
- GÖRÜNÜŞ ile/ve DUYARLILIK
( APPEARANCE vs./and SENSITIVITY )
- GÖRÜNÜŞ/LER ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HAREKET/LER
- GÖSTERİ ile/||/<> SİMÜLASYON ile/||/<> HANDS-ON
( Öğretmenin bir olguyu öğrenci önünde canlı deneyle gösterdiği yöntemdir; kavramı somutlaştırır ama öğrenci izleyicidir. @@ Bir olgunun bilgisayarda ya da modelle taklit edilip değişkenlerinin denenebildiği yöntemdir; gerçekte zor deneyleri güvenle canlandırır. @@ Öğrencinin deneyi kendi eliyle yaptığı yöntemdir; en etkin ama en çok kaynak isteyenidir. Üçü fizik öğretiminde artan öğrenci katılımına göre sıralanır: izleme, deneme ve bizzat yapma. )
- GÖSTERMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖRTEREK GÖSTERMEK
( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>< Sanat. )
- GÖVDE ve/||/<>/> ANLIK ve/||/<>/> BİR/LİK
- GÖVDE ve/||/<> EV ve/||/<> EVREN
( Bilinç. VE/||/<> Kişi. VE/||/<> Yaşam. )
( Tohum. VE/||/<> Ağaç. VE/||/<> Meyve. )
- ÖLMEK:
GÖVDEDE ile/ve/değil/yerine/<>/< KENDİNDE
- GÖYNÜK ile GÖYÜK
( Yanık. | Güneşte yanmış. | İyice olmuş yemiş/meyve. | Acısı olan, elemli. İLE Yanık, yanmış. | Sayrılık ateşi, humma. )
- GÖZ:
GÜNEŞ ve/<> GÜZELLİK
- GÖZ KARARI ile/değil/yerine ÖLÇÜ
- GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURMAK ile/ve/ya da ÇÖZMEK
- GÖZ ile/||/<> GÖZE
( Suyun çıktığı yer, kaynak. İLE/||/<> Gözlü, pınar, çeşme. | İlkbaharda çıkıp yazın kaybolan su. | Örme, örgü, yama. | Süzgeç. | Hücre. )
- GÖZ ile/ve/=/<> KİŞİLİK/AKIL
- GÖZ ile/ve/<> ÖTEKİ ÖRGENLER
( Göz dışında, kişinin çoğu örgeni, -35 °C'de donar. )
( GÖZLER, YALAN SÖYLEMEZ!
Arabası uçuruma yuvarlanmış ve sürücünün cesedi ancak birkaç hafta sonra Ağustos ayında tesadüfen bir köylü tarafından çürümüş halde bulunabilmiş.
Ölüm nedeninin trafik kazası olduğu biliniyor fakat kazanın alkolün ya da başka bir maddenin etkisi altında meydana gelip gelmediğini saptayabilmek için otopside alınan kanda 0.80 promil gram alkol bulunmuş.
Göziçi sıvısında ise alkol bulunmadığı ayrıca uyutucu ve uyuşturucu bir madde bulunmadığı rapor edilmiş.
Cesedin çürümeye başlaması ile ortamda bulunan bakteri ve mayaların etkisi ile kan şekeri tüketilirken alkol üretilir. Ağustos sıcağında çürümenin daha hızlı olması nedeniyle kanda 1.50 promil grama kadar alkol oluşabilir.
Göziçi sıvısı anatomik özelliği nedeniyle yalıtılmış bir yapıya sahiptir ve alkol yapan bakterilerin içeriye girmesine izin vermez.
Göziçi sıvısında alkol ölçümünün önemini bilen bir uzman, gözünde alkol saptanmayan sürücünün, kanında bulunan alkolün cesedin çürümesine bağlı olarak meydana geldiğini dolayısıyla kazayı alkolün etkisi altında yapmadığını rapor eder.
Ölümden sonra bile,
Gözler, yalan söylemez! )
- GÖZDEN GEÇİRMEK ile/ve/||/<> GÖZLEMLEMEK
- GÖZE BATMA ile/değil/yerine GÖZE ÇARPMA
- GÖZE/HÜCRE ile/||/<> BÖLÜNME
( Bitki hücresi bölünmesinin ayrıntılı incelenmesi )
( Eduard Strasburger tarafından 1882 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1844-1912) (Ülke: Almanya) (Alan: Botanik) (Önemli katkıları: Mitoz, hücre bölünmesi) )
- GÖZE | HÜCRE ile/||/<> HÜCRE ile/||/<> HÜCRE[Ar. < HUCRE]
( Medreselerde öğrencilerin tekkelerde dervişlerin oturdukları küçük oda Mimarlık Küçük oda göze göze Ayrışık reaktörde madde bileşimli ve benzer geometrik şekilli bölge birimi Genellikle gözle görülemeyecek kadar küçük yarı geçirgen bir zar ile çevrili sitoplâzma kitlesinden oluşan sitoplâzma içinde çeşitli hayalî olayları yürüten çekirdek endoplâzmik retikulum mitokondri sentriol lizozom ribozom gibi organeller ile mikrofilâmentler mikrotüpçükler vb yapılar bulunan genetik materyali ya bir zar ile çevrili ökaryot ya da sitoplâzma içinde zarsız olarak yer alan prokaryot bir organizmanın yapı ve görev bakımından en küçük birliği Bağımsız olarak işlev görebilen en küçük canlı birimi dokular organlar ve kan dolaşımını oluşturan birimler göze anat Organizmanın canlılığını kendi başına sürdürebilen bölünüp çoğalabilen ve dışarıdan aldığı maddeleri özümleyebilen en küçük birimi Çekirdek ve sitoplazmadan oluşan hücre içerisinde canlılığını sürdürebilen organeller bulunurlarsa da bunların yaşaması hücrelerin canlılığını devam ettirmesine bağlıdır )
( CELL | CELLULA )
( NICHE | CELLULE )
( NISCHE | REAKTORZELLE | ZELLE )
- GÖZE SIVISI | SİTOPLAZMA ile/||/<> SİTOPLAZMA ile/||/<> SİTOPLAZMA[Fr. < CYTOPLASME]
( Hücre zarı içindeki çekirdek hariç bütün protoplazma kitlesi hiyaloplazma sitozol anat Hücrenin çekirdek zarıyla hücre zarı arasındaki temel plazma organeller ve sitoplazma inklüzyonlarından oluşan ve yaşayan hücrelerin tüm içeriğini yansıtan bölümü protoplazma sitozom )
( CYTOPLASM | CYTOPLASMA )
( CYTOPLASME )
- GÖZE ZARI ile/||/<> GÖZE DUVARI
( Zar esnek fosfolipit, duvar sert selüloz/kitin )
( Formül: Fosfolipit çift tabaka İLE Selüloz/Kitin )
- GÖZE ZARI ile/||/<> SİTOPLAZMA ile/||/<> ÇEKİRDEK ile/||/<> MİTOKONDRİ ile/||/<> ER ile/||/<> GOLGİ
( Ökaryotik gözenin altı temel organeli ve işlevleri. )
( Formül: ATP: ADP + Pi + enerji )
- GÖZE ile/değil/yerine/=/||/<> HÜCRE | PINAR
( göze bilimi göze yutarlığı göze zarı gözeler arası görme gözesi hücre pınar )
- GÖZLEM ve/||/<>/> DENEY ve/||/<>/> ÖLÇÜM
- GÖZLEM ile/||/<> HİPOTEZ ile/||/<> DENEY ile/||/<> KURAM
( Bilimsel araştırma süreci. )
( Formül: Falsifiability )
- GÖZLEM ile/||/<> HİPOTEZ ile/||/<> DENEY ile/||/<> KURAM ile/||/<> YASA ile/||/<> PARADİGMA
( Bir olguyu, önyargısız biçimde dikkatle izleyip verilerini toplama adımıdır; bilimsel sürecin başlangıcıdır. @@ Gözlenen olguyu açıklamak için öne sürülen, sınanabilir geçici önermedir. @@ Hipotezi, koşulları denetlenen ölçümlerle sınayan adımdır; onaylar ya da çürütür. @@ Çok sayıda deneyle desteklenmiş, geniş bir olgu kümesini açıklayan tutarlı çerçevedir. @@ Olgular arasındaki değişmez ilişkiyi, çoğunlukla matematiksel olarak özetleyen ifadedir; açıklamaz, betimler. @@ Bir bilim topluluğunun paylaştığı temel varsayımlar ve yöntemler bütünüdür; bilimin genel çerçevesini kurar. Altısı, bilimsel bilginin gözlemden genel çerçeveye uzanan üretim aşamalarıdır. )
- GÖZLEM = MÜŞAHEDE = OBSERVATION[İng., Fr.] = BEOBACHTUNG[Alm.] = OBSERVAR, MIRAR[İsp.]
- GÖZLEM ile/ve/değil/||/<> ÖNGÖRÜ
- GÖZLEMEK ile/değil GÖZLEMLEMEK
- GÖZLEMEVİ/OBSERVATUVAR[Fr. < OBSÉRVATOIRE] ile/||/<> GÖZLEM/RASAT[Ar. < RAṢAD] ile/||/<> GÖZLEMEVİ/RASATHANE[Ar. < RAṢAD + Fars. ḪĀNE] ile/||/<> GÖZLEMCİ/RASIT[Ar. < RĀṢİD] ile/||/<> GÖZLEMCİ/MÜŞAHİT[Ar. < MUŞĀHİD]
- GÖZLEMLEMEK ile/ve/||/<> YAKALAMAK
- VAR OLANLARIN, VAR OLMASI...:
GÖZLEMLEYEBİLSEK DE ve/||/<> GÖZLEMLEYEMESEK DE
- GÖZLEMSEL BİLGİ ile/ve KATILIMSAL BİLGİ
( OBSERVAL KNOWLEDGE vs./and PARTICIPAL KNOWLEDGE )
- GÖZLENEBİLİYOR değil GÖZLEMLENEBİLİYOR
- GÖZLEYEN ile/değil GÖZLEMLEYEN
- GÖZÜN AKLI ile/ve GÖZÜN HAKKI
- GPCR ile/||/<> RTK ile/||/<> ION CHANNEL ile/||/<> NUCLEAR
( Hücre sinyal algılama sistemleri. )
( Formül: 7TM domain (GPCR) )
- GPS ile/||/<> GLONASS
( ABD'nin işlettiği, uydulardan gelen sinyallerin varış zaman farkından konum belirleyen küresel konumlama sistemidir. @@ Rusya'nın işlettiği, aynı ilkeye dayanan koşut konumlama sistemidir. İkisi de uydu-zamanlamayla konum verir; farkları işleten ülke ve uydu takımıdır, modern alıcılar ikisini birlikte kullanır. )
( Formül: CDMA ~ FDMA )
- GRABEN[Alm. < GRABEN] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇÖKÜNTÜ HENDEĞİ
- GRADIENT DESCENT ile/||/<> ADAM ile/||/<> RMSPROP
( Ağırlık güncelleme yöntemleri. )
( Formül: w = w - α∇L )
- GRADIENT DESCENT ile/||/<> NEWTON ile/||/<> BFGS
( İşlev minimizasyon yöntemleri. )
( Formül: x_{n+1} = x_n - α∇f )
( Isaac Newton tarafından 1687 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- GRADUAL ile/||/<> PUNCTUATED ile/||/<> SALTATION
( Evrimsel değişimin hız modelleri. )
( Formül: Staz → Hızlı değişim → Staz )
- GRADYAN ile/||/<> DİVERGENS
( Gradyan yön türevi İLE divergens kaynak/kuyu ölçümüdür )
( Formül: ∇f İLE ∇·F )
- GRADYAN ile/||/<> DİVERGENS ile/||/<> ROTASYONEL
( Vektör analizinin temel diferansiyel operatörleri. )
( Formül: ∇ = (∂/∂x İLE ∂/∂y İLE ∂/∂z) )
- GRAF KURAMSİ ile/||/<> AĞAÇ YAPISI
( Graf Kuramı ve Ağaç Yapısı arasındaki ilişki )
- GRAF ile/||/<> AĞAÇ ile/||/<> ÇİZGE
( Ayrık matematik temel nesneleri. )
( Formül: V - E = 1 (ağaç) )
- GRAFEN ile/||/<> GRAFİT
( Karbon atomlarının tek atom kalınlığında bal peteği örgüsüdür; olağanüstü sağlam ve iletkendir. @@ Bu grafen katmanlarının, aralarında zayıf bağlarla üst üste yığılmasından oluşan üç boyutlu maddedir; kalem ucu ve yağlayıcı olarak kullanılır, katmanlar kolayca kayar. İkincisi, ilkinin çok sayıda katmanının istiflenmiş hâlidir. )
( Formül: sp² tek ~ yığın )
- GRAFİK | DİYAGRAM, GRAFİK | DİYAGRAM | ÇİZGE | GRAPHİQUE[Fr. < GRAPHIQUE] ile/||/<> GRAFİK ile/||/<> ÇİZGE
( çizge çizge Birbirine bağlı iki değişkende çeşitli değer çiftlerinin bir konsayı dizgesine iletilmesiyle bulunan noktaların oluşturduğu çizgi Bir olgunun konaç dizgesi üzerindeki çizgisel anlatımı 1 E F kümeleri verildiğinde ExF çarpım kümesinin altkümelerinden her biri 2 Bir işlevsel bağıntıyı gösteren eğri 3 gönderimi için x f x altkümesi 4 Sayısal verileri ya da değişimlerini gösteren biçim Bir olayın çeşitli durumlarını göstermeye ve birkaç değişken arasında karşılaştırma yapmaya yarayan çizgisel anlatım türü Bir gözlem ya da veriler dağılımını kavrama kolaylığı sağlamak üzere göstersel olarak sunmaya yarayan ve dağılımı bir eksenler dizgesi içinde aldığı konumsal duruma göre biçimlerle gösteren çizim verilerin sunulması kimya fizik Bir olayı bir işlemi iki ya da daha çok değişkeni arasında özetleyen çizim Bir işlem ya da bağıntıları özlüce gösteren çizim Bir değişkenin işlevi olarak ölçülen ya da hesaplanan bir niceliğin aldığı sayısal değerleri yerlem çatkısında noktalayarak elde edilen sürekli eğri 1 Çeşitli niceliklerin birbirine olan oranlarının çizgi ya da geometrik biçimlerle anlatımı için düzenlenen çizge 2 Değişik bir niceliğin çeşitli zamanlardaki değişimlerinin çizgi ve birbirinden ayrı nitelikteki biçimlerle gösterilmesiyle oluşan çizge Bir olayı iki ya da daha çok değişkeni arasında özetliyen çizim Yönlü ya da yönsüz çizge graf )
( GRAPHIC )
( GRAPHIQUE )
- GRAFİK | DİYAGRAM, GRAFİK | DİYAGRAM | ÇİZGE ile/||/<> ÇİZGE
( Birbirine bağlı iki değişkende çeşitli değer çiftlerinin bir konsayı dizgesine iletilmesiyle bulunan noktaların oluşturduğu çizgi Bir olgunun konaç dizgesi üzerindeki çizgisel anlatımı 1 E F kümeleri verildiğinde ExF çarpım kümesinin altkümelerinden her biri 2 Bir işlevsel bağıntıyı gösteren eğri 3 gönderimi için x f x altkümesi 4 Sayısal verileri ya da değişimlerini gösteren biçim Bir olayın çeşitli durumlarını göstermeye ve birkaç değişken arasında karşılaştırma yapmaya yarayan çizgisel anlatım türü Bir gözlem ya da veriler dağılımını kavrama kolaylığı sağlamak üzere göstersel olarak sunmaya yarayan ve dağılımı bir eksenler dizgesi içinde aldığı konumsal duruma göre biçimlerle gösteren çizim verilerin sunulması kimya fizik Bir olayı bir işlemi iki ya da daha çok değişkeni arasında özetleyen çizim Bir işlem ya da bağıntıları özlüce gösteren çizim Bir değişkenin işlevi olarak ölçülen ya da hesaplanan bir niceliğin aldığı sayısal değerleri yerlem çatkısında noktalayarak elde edilen sürekli eğri 1 Çeşitli niceliklerin birbirine olan oranlarının çizgi ya da geometrik biçimlerle anlatımı için düzenlenen çizge 2 Değişik bir niceliğin çeşitli zamanlardaki değişimlerinin çizgi ve birbirinden ayrı nitelikteki biçimlerle gösterilmesiyle oluşan çizge Bir olayı iki ya da daha çok değişkeni arasında özetliyen çizim Yönlü ya da yönsüz çizge graf )
( GRAPH | GRAPHIC | GRAPH, FIGURE | GRAPH, DIAGRAM | DIAGRAM )
( GRAPHIQUE | GRAPHE | DIAGRAMME )
( DIAGRAMM | GRAPHIK | GRAPH | ABBILDUNG | DIAGRAMM, SCHAUBILD | GRAPHISCHE DARSTELLUNG )
( GRAPHICUS )
( GRAFICO )
( ΓΡΆΦΗΜΑ / γράφημα )
- GRAM POZİTİF BAKTERİ ile/||/<> GRAM NEGATİF BAKTERİ
( Gram pozitif kalın peptidoglikan tabaka içerir İLE gram negatif ince peptidoglikan ve dış zar vardır. Gram pozitif mor renk alır İLE gram negatif pembe renk alır. Bu ayrım antibiyotik seçiminde önemli İLE hücre duvarı yapısı tedaviyi etkiler. )
- GRAM POZİTİF ile/||/<> GRAM NEGATİF
( Gram pozitif kalın peptidoglikan İLE gram negatif ince + dış zar )
( Formül: Tek tabakalı (G+) İLE Çift tabakalı (G-) )
- GRAM POZİTİF ile/||/<> GRAM NEGATİF
( Bakteri göze duvarı yapısı. )
( Formül: NAG-NAM peptidoglikan )
- GRAM POZİTİF ile/||/<> GRAM NEGATİF
( Gram boyama ile ayrım. )
( Formül: Mor İLE pembe )
- GRAM-SCHMIDT ile/||/<> HOUSEHOLDER ile/||/<> GİVENS
( Vektörleri ortogonal yapma yöntemleri. )
( Formül: u_k = v_k - Σ proj(v_k) )
- GRAM-SCHMIDT ile/||/<> QR DECOMPOSITION
( G-S orthogonalization süreç, QR faktorizasyon A=QR. )
( Formül: Process İLE factorization )
- GRANAT ile/||/<> TURMALİN
( Genellikle kırmızı tonlarda olan bir taş. İLE/||/<> Birçok renkte bulunabilen bir taş. )
- GRANİT ile PROTOJİN[Fr. < Yun.]
( ... İLE Gnays yapısında, genellikle Alp Dağları'nda rastlanan bir granit. )
- GRANİT ile RİYOLİT[Fr. < Yun.]/LİPARİT[Lipari adalarının adından]
( ... İLE Granitle aynı kimyasal yapıda yani serbest silis bakımından zengin, içinde mikrolitler olan kayaç. )
- GRANİT ile/ve/<> SİYENİT[Fr. Syene kentinin adından]/ASSUAN TAŞI
( ... İLE/VE/<> Bileşiminde, bol miktarda alkali feldispat bulunan bir granit. )
- GRANULAR ELEMENT/GRANULATION/HEURISTIC[İng.] ile/değil/yerine/= GRANULE/GRANULATION/HEURISTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= GRANULATIONSELEMENT/KÖRNIGKEIT/HEURISTIK/HEURISTISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ARS INVENIENDI[Lat.] ile/değil/yerine/= BULGURCUK
( Güneş yüzeyinde ırakgörürlerle seçilebilen küçük, dairesel görünüşlü, kıpırtılı parçacıklardan her biri. )
- GRANÜLİN ile GRANÜLİT
( Opalin türü. İLE Kuvars, feldispat, granit, moskofcamı gibi maddelerden bileşmiş, billur kayağantaş kütlesi. )
- GRAPHENE ile/||/<> MXENE ile/||/<> PHOSPHORENE
( Karbon atomlarının tek atom kalınlığında bal peteği örgüsüdür; olağanüstü iletken, saydam ve dayanıklıdır, bant aralığı sıfırdır. @@ Geçiş metali karbür/nitrürlerinin tek ya da birkaç atom kalınlığında katmanlarıdır; metalik iletkenlik ve zengin yüzey kimyasıyla enerji depolamada kullanılır. @@ Fosforun tek katmanıdır; grafenden farklı olarak doğal bir bant aralığı taşır, bu yüzden transistöre daha uygundur. Üçü de iki boyutlu (tek atom kalınlıkta) malzemedir, farkları elektronik yapılarıdır. )
( Formül: σ = ne²τ/m* )
- GRAVİMETRİ ile/||/<> TİTRİMETRİ
( Gravimetri kütle ölçümü İLE titrimetri hacim ölçümü. )
( Formül: Çöktürme İLE titre )
- GRAVİMETRİ ile/||/<> VOLUMETRİ
( Gravimetri tartım İLE volumetri hacim ölçümüdür )
( Formül: Kütle İLE hacim )
- GRAVİMETRİK ile/||/<> VOLUMETRİK ile/||/<> SPEKTROSKOPİK ile/||/<> KROMATOGRAFİK ile/||/<> ELEKTROKİMYASAL
( Kimyasal analizde kullanılan beş temel yöntem sınıfı. )
( Formül: A = εbc (Beer-Lambert) )
- GRAVİTASYONEL DALGA ile/||/<> ELEKTROMANYETİK DALGA
( Gravitasyonel dalga uzay-zaman dalgalanması İLE elektromanyetik dalga elektrik-manyetik alan dalgasıdır. Gravitasyonel dalga kara delik çarpışması İLE LIGO 2015'te ilk kez tespit etti. İki dalga farklı etkileşim İLE evren hakkında farklı bilgi verir. )
- GRAVİTASYONEL MERCEKLEME ile/||/<> OPTİK MERCEK
( Gravitasyonel mercekleme kütle ışığı büker İLE optik mercek cam ışığı kırar. Gravitasyonel mercekleme Einstein genel göreliliği İLE karanlık madde dağılımını gösterir. İki mercek ışık yolunu değiştirir İLE farklı mekanizmalar kullanır. )
( Albert Einstein tarafından 1936 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1879-1955) (Ülke: Almanya/ABD) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Görelilik teorisi, fotoelektrik etki) (Nobel: 1921) )
- GRAVİTATIONAL WAVE ile/||/<> ELECTROMAGNETİC WAVE
( Gravitational wave uzay-zaman dalgalanmasıyken İLE electromagnetic wave elektrik ve manyetik alan dalgalanmasıdır )
( Formül: LIGO detection )
- GRAVİTİ/GRAVITY[İng.] ile/değil/yerine/= KÜTLE/YER ÇEKİMİ
- GRAY ile/||/<> SİEVERT ile/||/<> BECQUEREL ile/||/<> CURIE
( Radyasyon ölçüm birimleri. )
( Formül: H = D × WR )
( Formül: H = D × WR )
- GREEN CHEMISTRY ile/||/<> CONVENTIONAL CHEMISTRY
( Green chemistry çevre dostu sürdürülebilir kimya yaparken İLE conventional chemistry çevresel etkiyi dikkate almaz )
( Formül: 12 principles )
- GREEN İŞLEVİ/FONKSİYONU ile/||/<> ÇEKİRDEK İŞLEVİ/FONKSİYON
( Bir diferansiyel denklemin, noktasal bir kaynağa (birim itkiye) verdiği yanıttır; herhangi bir kaynağın etkisi bu yanıtların toplamıyla (integraliyle) bulunur. @@ Bir integral dönüşümünde ya da işlemde, girdiyi çıktıya bağlayan ağırlık fonksiyonudur. İkisi de bir sistemin girdiye yanıtını taşıyan çekirdek işlevlerdir; ilki, diferansiyel denklemlere özgü bir çekirdek türüdür. )
- GREEN THEOREM ile/||/<> STOKES THEOREM
( Green 2D çizgi-alan, Stokes 3D eğri-yüzey. )
( Formül: 2D circulation İLE 3D circulation )
- GREENHOUSE ile/||/<> ALBEDO ile/||/<> FEEDBACK
( Atmosferdeki bazı gazların, yerden yükselen kızılötesi ışımayı tutup gezegeni ısıtmasıdır; olmasa Dünya çok daha soğuk olurdu. @@ Bir yüzeyin gelen güneş ışığını yansıtma oranıdır; kar ve buz çok yansıtıp soğutur, koyu yüzeyler ve deniz az yansıtıp ısınır. @@ Bir ısınmanın kendisini güçlendiren (pozitif) ya da zayıflatan (negatif) döngüler kurmasıdır; buz erimesinin albedoyu düşürüp daha çok ısınmaya yol açması pozitif geri beslemedir. Üçü iklim sisteminin temel ısı düzenleme mekanizmalarıdır. )
( Formül: ΔT = λ × RF )
- GREENWICH MEAN TIME(GMT) ile/ve/değil/yerine/||/<>/> UNIVERSAL TIME COORDINATE(UTC)[İng.]/COORDINATED UNIVERSAL TIME(CUT)/TEMPS UNIVERSEL COORDONNE(TUC)[Fr.]
( UTC, atomik olarak hesaplanan bir saattir. İlk olarak 1963 yılında kullanılmaya başlamıştır. Güneş zamanına göre belirlenen GMT ile arasında çok ufak farklar vardır. Gündelik yaşamda iki zaman dilimi de kullanılır. Hangisinin kullanıldığı zaman dilimini etkilemez. )
- GREN | TANECİK ile/||/<> TANECİK
( Sinema Duyarkatın içinde kalan gümüş tuzu parçaları bulgurcuk Boyu 24 mm olan yuvarlak kum İriliği gözle görülme sınırı dolaylarında olan küçük katı parçası fizik Özdeği oluşturan belirli nicemsel özellikteki en küçük nesneciklerden her biri Özdeği oluşturan belirli nicemsel özelliklerdeki en küçük temel nesneciklerden her biri biyoloji jeoloji kimya korpüskül Durgun halde kütleli olan parçacık Bir tane içinde oluşan ve tanenin birbirinden az değişik konumlu bölümleri )
( GRAIN | GRANULE | PARTICLE | PARTIDE | CORPUSCLE | SUBGRAIN )
( GRAIN (D'ÉMULSION) | GRANULE | GRAIN | PARTICULE | CORPUSCULE )
( KORN | TEILCHEN | KÖRPER | KORPUSKEL )
- GRİGNARD REAKTİFİ ile/||/<> ORGANOLİTYUM
( Grignard RMgX daha kararlı, organolityum RLi daha reaktif. )
( Formül: RMgX İLE RLi
)
( Victor Grignard tarafından 1900 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1871-1935) (Ülke: Fransa) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Grignard reaktifleri) (Nobel: 1912) )
- GRİZU ile/ve/||/<> KANARYA
( ... İLE/VE/||/<> Grizu gazını duyumsayabilmesiyle bilinir. )
- GROMOV-WİTTEN İNVARYANTI ile/||/<> DONALDSON İNVARYANTI
( Gromov-Witten invaryantı symplektik geometride curve sayma yaparken, Donaldson invaryantı 4-manifoldlarda instantonları sayar )
( Formül: Moduli space )
- GROTHENDİECK TOPOLOGY ile/||/<> ORDİNARY TOPOLOGY
( Grothendieck kategori kuramk, ordinary nokta küme. )
( Formül: Categorical İLE point-set )
- GROUP ile/||/<> RING ile/||/<> FİELD ile/||/<> MODULE
( Soyut cebir temel yapıları. )
( Formül: (G İLE *) grup aksiyomları )
- GROVER ile/||/<> SHOR ile/||/<> HHL ile/||/<> VQE
( Kuantum hızlandırma sağlayan algoritmalar. )
( Formül: O(√N) İLE O(N) )
- GRUP ile/||/<> HALKA
( Grup tek işlem İLE halka iki işlemle tanımlı )
( Formül: (G ile•) İLE (R ile+ ile×) )
( Évariste Galois tarafından 1830 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1811-1832) (Ülke: Fransa) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Galois teorisi, grup teorisi) )
- GRUP ile/||/<> HALKA ile/||/<> CAD
( Grup tek işlemli, halka iki işlemli, cad ise iki işlemli bölmeli yapıdır. )
( Formül: a*(b*c) = (a*b)*c )
- GUBAR-I TAL | ÇİÇEK TOZU ile/||/<> ÇİÇEK TOZU
( botanik Polen Çiçekli bitkilerde çiçeklerin erkek organlarınca üretilip dişi organın döllenmesini sağlayan bitkilerin erkek cinsiyet hücreleri polen )
( MICROSPORE | POLLEN) )
( POLLEN )
- GÜÇ/KUVET:
| YAVAŞLATIR ile/ve/ya da/||/<> DURDURUR ile/ve/ya da/||/<> DÖNDÜRÜR ile/ve/ya da/||/<> YÖNÜNÜ DEĞİŞTİRİR ile/ve/ya da/||/<> BİÇİMİNİ DEĞİŞTİRİR ile/ve/ya da/||/<> HIZLANDIRIR |
ile/ve/ya da/||/<> />
| GERER ile/ve/ya da/||/<> BÜKER ile/ve/ya da/||/<> VURUR ile/ve/ya da/||/<> SIKAR |
- GÜÇ/KUVVET | BÜYÜKLÜKLER SKALER ile/||/<> VEKTÖREL
( )
( William Rowan Hamilton tarafından 1843 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1805-1865) (Ülke: İrlanda) (Alan: matematik) )
- GÜÇ/KUVVET ile/ve/<> İVME
( ... İLE/VE/<> Birim zamandaki hız değişimi. )
- GÜÇ ile GİZİL GÜÇ
- GÜÇ ile/ve/<> GÜZELLİK
( Kendinden. İLE/VE/||/<>/> Yansıma. )
( POWER vs./and BEAUTY )
- GÜÇ ile/||/<> KUVVET
( Güç birim zamandaki iş İLE kuvvet ivmelenme nedeni )
( Formül: P = W/t = F·v )
( Isaac Newton tarafından 1687 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- GÜÇ[KUVVET] ve/||/<> ALAN
- GÜÇLEN(DİR)ME ile/ve/||/<>/< DEVİN(DİR)ME/HAREKETLEN(DİR)ME
- GÜÇLÜ KUVVET ile/||/<> ELEKTROMANYETİK KUVVET
( Kuarkları ve çekirdekteki nükleonları bir arada tutan, doğanın en güçlü kuvvetidir; menzili çekirdek boyutuyla sınırlıdır, uzaklaştıkça zayıflamaz tersine güçlenir (hapis). @@ Yüklü parçacıklar ve mıknatıslar arasındaki, atomu ve kimyayı kuran kuvvettir; sonsuz menzillidir ama uzaklıkla zayıflar. İlki çok güçlü ama çok kısa menzilli, ikincisi daha zayıf ama sonsuz menzillidir. )
( Formül: 1 fm ~ sonsuz )
- GÜÇLÜ KUVVET ile/||/<> ZAYIF KUVVET
( Güçlü kuvvet kuarkları bağlar İLE zayıf kuvvet beta bozunmasından sorumludur )
( Formül: αs ≈ 1 (güçlü) İLE αw ≈ 10^-6 (zayıf) )
- GÜÇLÜ ile/ve/değil/||/<>/< UYUMLANAN
- GÜCÜN ADÂLETİ ile/değil/>< ADÂLETİN GÜCÜ
- GUDDEYİ NUHAMİYE | HİPOFİZ ile/||/<> HİPOFİZ ile/||/<> HİPOFİZ[Fr. < HYPOPHYSE]
( hypo altında physis büyüme Arabeyinin ventralinde bulunan ve çok sayıda hormona sahip olan bir içsalgı bezi olup ön ve ard olmak üzere 2 lop ile bir gövdeden yapılmıştır sümüksü cisim biyoloji hypo altında physis büyüme Omurgalılarda ara beynin ventralinde kısa bir sapla hipotalamusa bağlı bulunan ve adenokortikotropin prolaktin gonadotropinler tiroit uyarıcı hormon oksitosin vazopressin gibi çok sayıda önemli hormonu salgılayan bez yapısında olan adenohipofiz ile nöroendokrin yapıda olan nörohipofiz olmak üzere iki kısımdan yapılmış bir iç salgı bezi Omurgalılarda ara beynin ventralinde kısa bir sapla hipotalamusa bağlı bulunan büyüme ve üremede etkin çok sayıda önemli hormonu salgılayan adenohipofiz ve nörohipofiz olmak üzere iki kısımdan yapılmış bir iç salgı bezi anat Os sphenoidale deki fossa hypophysialis içine yerleşmiş organizmada birçok fizyoloik olayın düzenlenmesinde önemli etkinliğe sahip olan büyüme hormonu adrenokortikotropik hormon tiroit uyarıcı hormon prolaktin folikül uyarıcı hormon lüteinleştirici hormon antidiüretik hormon oksitosin melanosit uyarıcı hormon gibi hormonlar salgılayan ön ara ve arka üç ayrı loptan oluşan çok önemli bir iç salgı bezi pitiüter bez glandula pituitarya Adenohipofiz ya da distal bölüm adı verilen ön hipofiz lobu ön lop tuberal parça ve ara loptan oluşur Nörohipofiz adını alan hipofiz arka lobu ise sinirsel kökenli hipotalamustan gelen miyelinsiz sinir telleriyle gliya hücrelerinden biçimlenir )
( PITUITARY BODY | HYPOPHYSIS | HYPOPHYSIS CEREBRI, İNG. HYPOPHYSIS, PITIUITARY GLAND )
( HYPOPHYSE | PITUITAIRE (CORPS-), HYPOPHYSE )
( HIRNANHANG )
- GÜDÜ ile CEZBE
( İtim. İLE Çekim. | Tarikat ehlinin kendinden geçme durumu. )
- GÜDÜLEME | MOTİVASYON ile/||/<> MOTİVASYON ile/||/<> MOTİVASYON[Fr. < MOTIVATION]
( Bir hayvanda bir amaca yönelik bir davranışı kontrol eden iç faktörler 1 Harekete getirme harekete sevk etme 2 İtici kuvvet harekete yöneltici içsel güç )
( MOTIVATION )
( MOTIVATION )
( MOTIVATION )
( MOVER: HAREKET ETMEK )
- GÜDÜ/LENDİRİCİ ile/ve/||/<> ONUR/LANDIRICI
- GUDVE[Ar.] / BÂMDÂD/ÂN, BÂMDÂDÎ, BÂM-GÂH/GEH[Fars.] ile/değil/yerine/= SABAH, SEHER
- GÜHERÇİLE ile/ve/<> ŞİLİ GÜHERÇİLESİ
( ... İLE/VE/<> Şili'nin kuzeyinde, zengin, güherçile yatakları bulunmaktadır. )
( GÜHERÇİLE: İlaç olarak kullanılan, barut gibi patlayıcı maddeler yapımına yarayan, beyaz renkte ve ince billurlar durumunda, bileşik bir madde. Potasyum nitrat[KNO3] )
- GÜL GİBİ ve/||/<> GÜN GİBİ
- GÜL ve/||/<> GECE
( [... ve ...]
Dikeni. VE/||/<> Gizemi. )
- GÜLDÜR GÜLDÜR (AKMAK)
- GÜLME! ve/ya da AĞLAMA! ve/ya da LANETLEME!
ile/ve/değil/yerine/||/<>/<
SADECE ANLA!(MAK)
( NON RIDERE vs. NON LUGERE vs. NEQUE DETESTARI |
SED INTELLIGERE )
- GÜLME:
ŞAŞIRMA ve/||/<>/< DÜŞÜNME
- GÜLÜN (DAHA) GÜZELİ ve/||/<>/> DOSTUN (DAHA) GÜZELİ ve/||/<>/> İNSANIN (DAHA) GÜZELİ
( Çiçek veren. VE/||/<> Vefâsı uzun süren. VE/||/<> Selâm veren ve gülümseyen. :) )
- GÜMRAH[Fars. < GUMRAH] ile/değil/yerine/= BÜYÜMÜŞ, YÜKSEK, GÜÇLÜ
- GÜMÜŞ BALIĞI ile/||/<> GÜMÜŞ BALIĞI
( Atherina presbyter Kemiklibalıklar Teleostei takımının gümüşbalığıgiller Atherinidae familyasından bir balık türü Uzunluğu 1520 cm Eti çok beğenilir Atlantik Okyanusu ve Akdenizde yaşar Kemikli balıklar Teleostei takımının gümüş balığıgiller Atherinidae familyasından 1520 cm kadar uzunlukta Atlantik Okyanusu ve Akdenizde yaşayan bir tür Kemikli balıklardan gümüş balığıgiller Atherinidae familyasından özellikle sıcak denizlerde ve denizle bağlantısı bulunan göllerde yaşayan boyları 15 cm olabilen sahil formu )
( SILVER ATHERINE )
( PRÊTRE )
( ÂHRENFISCH | AHRENFISCH )
( ATHERINA PRESBYTER | ATHERINA BOYERI )
- GÜMÜŞ ile FAKFON[Fr. < İng. < Çince]
( ... İLE Bakır, nikel ve çinkodan oluşan, gümüş görünümünde bir alaşım. )
- GÜN:
24 SAAT değil 23.56 SAAT
( "Bir Gün Aslında 24 Saat Değildir" yazısını okumak için burayı tıklayınız... )
( ATOM(CESIUM) SAATİ: 1 YIL = 29091200500000000 osilasyonu [1972] )
- GÜN BALIĞI ile/||/<> GÜN BALIĞI
( Julis turcica Kemiklibalıklar Teleostei takımının lapinagiller Labridae familyasından bir balık türü Uzunluğu 25 cm Bazen insanları ısırır Akdeniz ve Avrupa kıyılarında yaşar Kemikli balıklar Teleostei takımının lapinagiller Labridae familyasından 25 cm kadar uzunlukta bazen insanları ısıran Akdeniz ve Avrupa kıyılarında yaşayan bir tür Kemikli balıklardan Lapinagiller Labridae familyasından 25 cm kadar uzunlukta olabilen bazen insanları ısıran Akdeniz ve Avrupa kıyılarında yaşayan bir tür )
( GIRELLE PEON | GIRE LIE PEON )
( PLAUENFISCH )
( JULIS TURCICA | THALASSOMA PAVO )
- GÜN DEĞİŞİMİ -ile
( 00 )
- GÜN ile ALA GÜN
( ... İLE Yazın, güneş, bulut arkasında kaldığında oluşan gölgeli durum. )
- GÜN ile/değil/yerine/=/||/<> GÜNEŞ | GÜNDÜZ
( günâşık günaşırı günaydın gün balı gün balığı gün batımı gün batısı günbegün günberi gün boyu günçiçeği gün dikilmesi gün doğusu gündöndü gün dönümü gün durumu güngörmez güngörmüş gün gülü gün günden günısı gün ışığı günindi gün merkezli gün ortası günöte Gün tutulması gün tün eşitliği gün yağmuru gün yayı gün yeli bir gün günden güne günebakan günler günü günübirlik günü geçmiş günü gününe günün adamı günün birinde ala gün artık gün ay gün takvimi ay gün yılı bir gün ek gün ertesi gün hapı her gün ilk gün zarfı iyi gün iyi gün dostu kara gün kara gün dostu mübarek gün öbür gün ön gün öte gün özel gün kartı özel gün zarfı tam gün yarım gün bugünkü günde ana baba günü arife günü aşure günü bayram günü çalışma günü doğum günü güneş günü halk günü hesap günü imza günü iş günü kabul günü kandil günü kış günü kıyamet günü mahşer günü okuma günü paça günü yaş günü yıldız günü güneş Güneş ışığı gündüz Yer yuvarlağının kendi ekseni etrafında bir kez dönmesiyle geçen saatlik süre ruz İçinde bulunulan zaman Zaman sıra Çağ devir İyi yaşanmış zaman Bayram niteliğinde özel gün Belirli günlerde ev hanımlarının konuk ağırlamak için yaptıkları toplantı )
- GÜNBERİ ile/değil GÜNEÇ
( Yer'in, Güneş'e en yakın bulunduğu nokta. İLE/DEĞİL Çok güneş alan yer. )
- GÜNBERİ/PERİHEL >< GÜNÖTE/AFELİ[Fr.]
( Yer'in, Güneş'e en yakın bulunduğu nokta. >< Yer yörüngesinin, Güneş'e en uzak bulunduğu nokta. )
( 147.300.00 km. >< 152.100.000 km. )
( 03 - 04 Ocak >< 04 - 06 Temmuz )
- GÜNCEK/ŞEMSİYE[Ar.] ile/ve YAĞMURLUK
( [kökeni/etimolojisi] [Ar.] ŞEMS: Güneş. > ŞEMSİYYE: Güneşlik, güneşle ilgili. İLE/VE ... )
- GÜNDÜZLERİ DENİZDEN KARAYA ESEN YEL ile GECELERİ DENİZDEN KARAYA ESEN YEL
( SEA BREEZE vs. LAND BREEZE )
(1996'dan beri)