Değil (... değil ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 19.939 başlık/FaRk ile birlikte,
19.939 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(71/81)
- TEFRİT değil/yerine/= GERİDELİK/YETMEZLİK
- TEFSİR ETMEK/TABİR ETMEK değil/yerine/= YORUM/LAMAK
- TEFTİŞ HEYETİ değil/yerine/= DENETLEME KURULU/DENETİM KURULU
- TEFTİŞ[Ar.] değil/yerine/= DENETLEME
- TEFVÎZ[Ar.]/İHÂLE değil/yerine/= UYGUN KOŞULLARLA VERME
( Sipariş etme. | Allah'tan bekleme. | Dağıtım. | Bir Taşınmaz malı, bilinen değeri karşılığı birine verme. )
- TEGAFÜL[Ar.] değil/yerine/= ANLAMAMAZLIKTAN GELME
- TEGANNİ[Ar.] değil/yerine/= YIRLAMAK, ŞARKI SÖYLEME
- TEĞET:
| FAKİR ve ORTA İÇİN | ile/değil/ne yazık ki ZENGİN İÇİN
(
)
- TEĞET/MÜMAS[Ar. < MÜMASS] ile/değil TEYİT
( Bir eğrinin yanından geçen ve ona ancak bir noktada değen doğru. İLE/DEĞİL Doğrulama. )
- TEHÂCÜM[< HÜCÛM] değil/yerine/= SALDIRMA | ÜŞÜŞME, TOPLAŞMA
- TEHALÜK[Ar.] değil/yerine/= ÇOK İSTEME, CAN ATMA
- TEHDİT ile/değil/yerine/></> DÜZEN
( Herhangi bir yerdeki adâletsizlik. İLE/DEĞİL/YERİNE/>> Her yer, zaman ve koşulda adâlet. )
- TEHDİT ile/değil "GÖZDAĞI VERMEK"
- TEHDİT değil/yerine/>< İKNA
- TEHDİT ile/değil/yerine KESİN UYARI/ULTİMATOM
( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Kesin ve dönülmez söz. Son söz. | Bir devletin öteki devlete karşı zora başvuracağını bildirmesi. )
( [not] THREAT vs./and/but ULTIMATUM
ULTIMATUM instead of THREAT )
- TEHDİT değil/yerine/= KORKUTU/GÖZDAĞI
- TEHDİT değil/yerine TEKLİF
- TEHDİT ile/değil/yerine TESPİT
- TEHDİT ile/ve/değil/yerine UYARI
( [not] THREAT vs./and/but WARNING
WARNING instead of THREAT )
- [ne yazık ki]
TEHDİT ETMEK ile/ve/değil/||/<>/< "ABA ALTINDAN SOPA GÖSTERMEK"
- TEHDİTKÂR[Ar.] değil/yerine/= KORKUTULU/GÖZDAĞILI
- TEHDİTSİZ[Ar.] değil/yerine/= KORKUTUSUZ/GÖZDAĞISIZ/GÖZDAĞI VERMEDEN/OLMADAN
- TEHECCÜD[< HECD]["TEHECVÜD" değil!] değil/yerine/= GECE UYANIP NAMAZ KILMA | GECE KILINAN NAMAZ
- TEHECCÜD NAMAZI ile/ve/<>/değil VİTR NAMAZI
( İkinci 3/1'lik bölümde kılınır.[Her 2 rekâtta bir selam verilerek kılınır.] İLE/VE/<>/DEĞİL Gecenin, son 3/1'lik bölümünde kılınan/kılınacak namazdır.[Eğer geceleyin uyanamama olasılığı varsa ancak bu durumlarda yatsı namazının ardından kılınabilir.][Yine de, kalkılamamışsa, sabah namazından önce kılınır.] )
- TEHEVVÜR[Ar. < HEVR] değil/yerine/= İLERİ ÖFKE/GAZAP, ÖFKELENME, KÖPÜRME
- TEHİ[Fars.] değil/yerine/= BOŞ
- TEHİR ETMEK/TECİL ETMEK değil/yerine/= ERTELEMEK/SONRALAMAK
- TEHİR değil/yerine/= ÖTELEME/ERTELEME
- TEHİR-İ İCRÂ değil/yerine/= YÜRÜTMEYİ DURDURMA
- TEHİR/TAVİK[Ar.] değil/yerine/= GECİKTİRME | ALIKOYMA
- TEHİR/TECİL değil/yerine/= ERTELEME/SONRALAMA
- TEHLİKE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLASILIK
- TEHLİKE ile/değil VAROLUŞ SORUNSALI
- TEHLİKELİ ile/ve/değil/||/<>/< DUYARLI/HASSAS
- TEK BAŞINA YEMEK ile/yerine/değil BİRİ(LERİ)YLE (PAYLAŞARAK) YEMEK
( Her açıdan daha bereketlidir. )
- TEK BAŞINA YÜRÜMEK ile/ve/değil/yerine/||/<> KARANLIKTA YÜRÜMEK
- TEK BAŞINA ile/değil/yerine SADECE
- TEK BİR KISALTILMASI VAR değil TEK BİR KISALTMASI VAR
- TEK BOYUTLULUK ile/değil/yerine/> DERİNLEŞME
- TEK ÇAPA ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ÇİFT ÇAPA
- TEK DÜZE ile/ve/değil/||/<> TEK TİP
- TEK EL ve/değil/yerine/||/<>/> İKİ EL
( 'in, nesi var? VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> 'in sesi var! )
- EV/MAĞAZA:
TEK KAPILI değil ÜÇ KAPILI
( Sibirya'da, her evin/mağazanın, üç kapısı bulunmaktadır. [Dışarıdan bir mekâna girdiklerinde, her kapı boşluğunda 10'ar saniye beklerler. -42 °C'den, +20 °C'ye girerken yaşanılan ısı farkının, gövde ve cilt üzerinde oluşturacağı olumsuz etkileri önlemek için alınan bir tedbirdir.] )
- TEK NEDEN ile/ve/değil ÖNEMLİ NEDEN
( THE UNIQUE REASON vs./and THE IMPORTANT REASON
THE IMPORTANT REASON instead of THE UNIQUE REASON )
- TEK ŞERİT ile/değil TEK YÖN
- TEK TANRICI ile/değil TEK TANRILI
- TEK TARAFLI ile/değil TEK TARAF AĞIRLIKLI
( [not] SINGLE SIDED vs./but MAINLY SINGLE SIDED )
- TEK TİPLEŞTİRME" ile/değil ASGARİ KOŞULLAR
- TEK ile/ve/değil <> BİRİCİK
- TEK ile/ve/değil BİLİNEN/BİLİNEBİLEN TEK
( [not] UNIQUE vs./and/but KNOWN/MIGHT KNOWN UNIQUE )
- TEK ile/ve/değil BİLİNEN/BİLİNEBİLEN TEK
- TEK ile/ve/değil/<> BİRİCİK
- TEK ile/ve/değil BU DA VAR!
- TEK ile/ve/değil İLK VE SON
- TEK ile/ve/<>/değil İLK VE SON
( [not] UNIQUE vs./and/<>/but THE FIRST AND THE LAST )
- TEK ile/ve/değil SONSUZCA TEK
- TEK ile/ve/değil SONSUZCA TEK
- TEK ile/ve/değil/||/<>/< TEPEDE
- TEKABÜL ETMEK değil/yerine/= KARŞILIK GELMEK
- TEKABÜL[Ar. < KABL] değil/yerine/= EŞİTİ / KARŞI OLUM
( Birbirinin karşısında bulunan, birbirini karşılıklı olarak dışta bırakan kavram ya da yargı arasındaki bağlantı. )
- TEKÂMÜL[Ar. < KEMÂL] ile/ve/değil/||/<>/< TEKÂBÜL[Ar. < KABL]
- TEKÂMÜL[Ar. < KEMÂL] değil/yerine/= OLGUNLAŞMA
- TEKÂMÜL değil/yerine/= EVRİM
- TEKBİR ile/değil TEKMİL
- TEKDÜZE ile/ve/değil SIRADAN
- TEKDÜZELİ/LİK ile/değil KURALLI/LIK
- TEKEBBÜR[Ar. < KİBR] değil/yerine/= BÜYÜKLENME, KİBİRLENME, ÇALIM, KURUM
- TEKEFFÜL[Ar.] değil/yerine/= YÜKÜMLENME
( Bir şeyin sorumluluğunu üzerine alma. | Kefil olma. )
- TEKELLÜF[Ar.] değil/yerine/= YAPMACIK
( Zahmet veren bir iş görme, güçlüğe katlanma. | Bir işi gösterişli bir biçimde yapmaya çalışma, özenme. | Gösteriş. )
- TEKEMMÜL[Ar. < KEMÂL] değil/yerine/= YETKİNLEŞME
( KEMÂLE GELME, KEMÂL BULMA, OLGUNLAŞMA )
- TEKERLEKLERDE:
ESKİ ile/değil/yerine YENİ
( )
- TEKERLEKLİ SANDALYE değil/yerine BİSİKLET
- TEKERRÜR[Ar.] ile/değil TEKÂBÜL[Ar.]
- TEKERRÜR[Ar.] değil/yerine/= YİNELENİM/YİNELENMEK/TEKRARLANMAK
- TEKFİN[Ar.] değil/yerine/= KEFENLEME
- TEKÎD[< EKD | çoğ. TE'KÎDÂT] değil/yerine/= PEKİTME
( Sağlamlaştırma, güçlendirmek, güç vermek. | Üsteleme, bir iş için önceden yazılan bir yazıyı tekrarlama. | Pekiştirme. )
- TEKİL ile/değil BİRİCİK
( [not] SINGULAR vs./but UNIQUE )
- TEKİL/LİK ile/ve/değil/||/<>/< ÖZGÜN/LÜK
- TEKİT[Ar.] değil/yerine/= GÜÇLENDİRME, SAĞLAMLAŞTIRMA | ÜSTELEME
( Bir düşünce ya da istek üzerinde durmak, direnmek, ısrar etmek. | Sayrılık, hastalığın yeniden ortaya çıkması, nüks etmesi, depreşmesi. )
- TEKKE[Ar. < KESR]["TEKE" değil!] ile/değil/< TEKYE[Ar. < VEKÂ | çoğ. TEKÂYÂ]
( ... İLE Dayanma. | Güvenme. | Tekke, dergâh, hankâh, zâviye. )
- ÇORBAYI İÇER:
TEKKEDE BEKLEYEN değil TEKKEYİ BEKLEYEN
- TEK/LER ile/ve/değil EŞİK
- TEKLEŞTİRME ile/değil/yerine/>< BİREŞTİRME/TEVHİD
- TEKLİ KONUŞMA / SALT DİYALOG ile/değil/yerine ÇOKLU KONUŞMA/DİYALOG
( İdeolojiye gider. İLE/DEĞİL/YERİNE Felsefeye gider. )
- TEKLİF ile/ve/değil/yerine/<> DAVET ile/ve/değil/yerine/<> DUYURU
( [not] PROPOSAL vs./and/but/<> INVITATION vs./and/but/<> ANNOUNCE/MENT
ANNOUNCE/MENT instead of INVITATION instead of PROPOSAL )
- TEKLİF ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖLÇÜT
- TEKLİF[Ar. çoğ. TEKÂLİF] değil/yerine/= ÖNERİ
- TENKÎD:
TEKLİFSİZ değil/yerine/>< TEKLİFLİ
( Teklîfsiz tenkîd, tahrîptir; tahrîbat ile tamîrât yapılmaz... )
- TEKLİK ile/ve/değil/yerine ÇOKLUKTAKİ BİRLİK
- TEKME ile/değil ÇİFTE
( İnsanda. İLE/DEĞİL Hayvanda. )
( Öne/ileri doğru. İLE/DEĞİL Geriye doğru. )
- TEKMİL (HABERİ)[Ar.] değil/yerine/= DURUMLUK (ÇAVI)
- TEKMÎL[< KEMÂL] değil/yerine/= KEMÂLE ERDİRME | TAMAMLAMA, TAMAMLANMA, BİTİRME | TAM, EKSİKSİZ, BÜTÜN, HEP
- TEKNİK ile/ve/değil/<> TAKTİK
- TEKNİKER[Alm.] değil/yerine/= TEKNİKÇİ
- TEKNİSYEN değil/yerine/= ÖLÇMEN
- TEKNOLOJİ[İng., Fr. < TECHNOLOGY < Yun. TEKHNE]/İLM-İ HİYEL[Ar.] değil/yerine/= UYGULAYIMBİLİM
- TEKNOLOJİ ÜRÜNLERİ ile/ve/değil/yerine TEKNOLOJİ
- TEKRAR BİR DAHA değil TEKRAR YA DA BİR DAHA
- TEKRAR ile/ve/değil/yerine AKTARIM
( [not] REPETITION vs./and/but SHARING/TRANSMISSION
SHARING/TRANSMISSION instead of REPETITION )
- TEKRAR ile/ve/değil/yerine DÖNGÜ
( 2 ve üzeri. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE 1 )
( Ana-baba'dan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Ata'dan. )
( [not] REPETITION vs./and/but VICIOUS CIRCLE
VICIOUS CIRCLE instead of REPETITION )
- TEK-RAR değil TEKRAR
- TEKRAR ile/ve/değil/yerine TERENNÜM
- TEKRAR/TEKRÎR[Ar.] (ETMEK) değil/yerine/= YİNELEME
( "Yineleme, istismar edilmiş çocuğun, dilsiz dilidir." - Judith L. HERMAN )
- TEKRARDAN değil TEKRAR
- TEKRAREN değil/yerine/= YİNELENEREK/YİNELEYEREK/KEZLERCE
- TEKRARLAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< İRDELEMEK
- TEKRARLAMAYIM değil TEKRARLAMAYAYIM
- TEKRARLAYAN/TEKERRÜR EDEN:
TARİH değil TARİHÇİ
- TEKRARLAYICI (OLMAK) ile/ve/değil/yerine UYGULAYICI (OLMAK)
- TEKRİR değil/yerine/= YİNELEM
- TEKSÎF[Ar. < KESÂFET] değil/yerine/= KOYU VE SIK YAPMA, BİR SIVIYI KOYULAŞTIRMA | DOKUMA VE SÂİREYİ SIKLAŞTIRMA | ŞEFFAFLIĞINI GİDERME | YIĞMA, TOPLAMA
- TEKSİR ETMEK değil/yerine/= ÇOĞALTMAK
- TEKSİR[Ar.] değil/yerine/= ÇOĞALTI
- TEKTİR ile/değil TEKDİR
( Tek olduğunu belirtme, kesinleştirme. İLE/DEĞİL Azarlama. )
- TEKTORİYA/TECTORIA[İng.] değil/yerine/= ÇADIR
- TEKZİP[Ar.] değil/yerine/= YALANLAMA
- TELÂFFUZ ETMEK değil/yerine/= SESLETİMLEMEK
- TELÂFFUZ[Ar.] değil/yerine/= SÖYLEN(/Y)İŞ
- TELÂFÎ[Ar.] değil/yerine/= GİDERME
- TELÂFİSİ ZOR değil/yerine/= GİDERMESİ GÜÇ
- TELÂKİ[Ar. < LİKA] değil/yerine/= KAVUŞMA
- TELANJİYEKTAZİ/TELANGİECTASIA[İng.] değil/yerine/= KILCAL DAMAR GENİŞLEMESİ
- TELÂŞ (ETMEK) değil/yerine/= İVİŞ/LENMEK
- TELÂŞ ile/değil/yerine/>< GAİLE/UĞRAŞ
- TELÂŞE NÂZIRI değil/yerine/= İVİŞ BAKANI
- TELA'SÜM[Ar.] değil/yerine/= KEKELEME
( Yanıt verilecek yerde veremeyip kekeleme. | Saçmasapan yanıt verme, kemküm etme. | Dil dolaşma. )
- TELÂZUM[Ar.] değil/yerine/= BİRBİRİNİ GEREKTİRME İLİŞKİSİ
- TELEASISTANS/TELE-ASISTANS[İng.] değil/yerine/= UZAKTAN YARDIM
- TELEFON[Fr./İng.] değil/yerine/= SES İLETİR
- TELEFON değil/yerine/= ÜNDEK
- TELEFONDAKİ KONUŞMA BİTİMİNDE:
"KAPAT!" ile/değil/yerine/>< KAPATIYORUM/KAPATAYIM/KAPATALIM
- TELEK ile/ve/değil ÖRTÜ
- TELEKOMÜNİKASYON değil/yerine/= UZİLETİŞİM
- TELEKONSÜLTASYON/TELECONSULTATION[İng.] değil/yerine/= UZAKTAN DANIŞIM
- TELEMENTÖR/TELE-MENTOR[İng.] değil/yerine/= UZAKTAN YÖNDER
- TELEMETRİ/TELEMETRY[İng.] değil/yerine/= UZAKTAN ÖLÇÜM
- TELEMONİTÖRİZASYON/TELEMONITORING[İng.] değil/yerine/= UZAKTAN İZLEM
- TELEOLOJİ[İng.] değil/yerine/= EREKBİLİM
- TELEOLOJİ değil/yerine/= EREKGÖRÜ
- TELEOLOJİ/K değil/yerine/= EREKGÖRÜ/SEL
- TELEPATİ ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> !TLpati
( ... @@ (Düşük) Para hırsı. )
- TELEPATİ değil/yerine/= UZADUYUM
- TELERADYOGRAFİ/TELERADIOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= UZAKTAN X-IŞINLI GÖRÜNTÜLEME
- TELESAĞLIK/TELE-HEALTH[İng.] değil/yerine/= UZAKTAN SAĞLIK
- TELETIP/TELEMEDICINE[İng.] değil/yerine/= UZAKTAN TIP
- TELEVİZYON (İZLEMEK)
ile/ve/değil/yerine/><
KİTAP (OKUMAK)
(
)
- TELEVİZYON[Fr./İng. TELEVISION] ile/ve/değil/yerine GÖSTERGE/GENEL AĞ/İNTERNET[İng.]
( BİZİM ÇOCUKLARIN PUTU
KÖŞEDEKİ KARAKUTU
EHL-İ KÜFÜR ÇEKTİ ŞUTU
KALEMİZE GOL EYLEDİ )
( Gün boyunca televizyon izlesen, bir sayfa kitap okumak kadar değeri/etkisi/katkısı olmaz. )
( Vericiden iletilen dalgaların görüntü ve ses olarak görünmesini ve duyulmasını sağlayan aygıt, televizyon alıcısı. @@ Bilgisayar ağlarının birbirine bağlanması sonucu ortaya çıkan, herhangi bir sınırlaması ve yöneticisi olmayan uluslararası bilgi iletişim ağı. )
- TELEVİZYON ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KANAL
( Kişi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Kavram. )
- TEL'ÎN[Ar.] değil/yerine ANLAYIŞ/HOŞGÖRÜ
- TELİN[Ar.] değil/yerine/= KARGIMA, KARGIŞ
( !Kargıma, lânet okuma, lânetleme. )
- TELKİH[Ar.] değil/yerine/= AŞILAMA
- TELKİN değil/yerine/= SÖZGÜ
- TELKÎN[Ar.] ile/değil/yerine/= TALKIN
( Bir duyguyu, bir düşünceyi aşılama. İLE/DEĞİL/YERİNE/= Ölü gömüldükten sonra, mezar başında, imamın söylediği (dinî) sözler. )
- TELKİN ile/ve/değil/||/<>/> TERCİH
- TELKİN ile/değil TESKİN
- TELMİH[Ar.] ile/ve/değil/||/<> TEŞBİH[Ar.]
- TELVİS[Ar.] değil/yerine/= KİRLETME
- TEMA[İt.]/THEMA[İng.] değil/yerine/= ANA DÜŞÜNCE, İZLEK
( Bir sanat yapıtında, işlenilen, geliştirilen ana düşünce. )
- TEMÂRUZ[Ar. < MARAZ] değil/yerine/= SAYRIMSAMA, KENDİNİ HASTA GİBİ GÖSTERME
- TEMARUZ/SIMULATION, MALINGERING[İng.] değil/yerine/= SAYRIMSAMA
- TEMAS ETMEK değil/yerine/= DEĞİNMEK
- TEMAS ETMEK değil/yerine/= GÖRÜŞMEK
- TEMAS[Ar.]/KONTAK[Fr./İng. < CONTACT] değil/yerine/= DEĞME/DOKUNMA, BAĞLANTI
( Karşıt elektrik taşıyan iki maddenin birbirine dokunması. | Motorlu araçları çalıştırmaya yarayan düzenek. | Bağlantı, ilgi. | Akıl sağlığı yerinde olmayan, dengesiz. )
- TEMAS[Ar.] değil/yerine/= DEĞME/DEĞİNTİ/DOKUNMA/DOKUNUŞ
- TEMAS[Ar.] değil/yerine/= DEĞME, DOKUNMA | İLİŞKİ | BAĞLANTI
( Değme, değinti, dokunma, dokunuş. | Buluşup görüşme, ilişki kurma, ilişki. | Değinme, sözünü etme. | Gidip gelme, ulaşım, bağlantı. )
- TEMAS değil/yerine/= GÖRÜŞME
- TEMAYÜL" (ETMEK/EDEMEMEK) ile/değil TAHAYYÜL (ETMEK/EDEMEMEK)
- TEMÂYÜL/MÜTEMAYİL değil/yerine/= EĞİLİM/Lİ
- TEMAYÜL[Ar.] ile/değil TEAMÜL[Ar.]
( Eğilim/yönseme. İLE/DEĞİL Bir yerde öteden beri olagelen davranış. | Tepkime. | Uygulama/pratik. )
- TEMÂYÜL[Ar.] değil/yerine/= YÖNSEME/EĞİLİM
( Belirli bir amaca ya da sonuca yönelen, etkinliğe dönüşmeyen etki gücü. )
- TEMBEL ile/değil/yerine/>< DERTLİ
( Uyanık iken uyuyan. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Uykudayken uyanan. )
- TEMBEL ile/ve/değil/||/<>/< HANTAL
- TEMBEL değil/< HAREKETE GEÇİRİLEMEYEN
- TEMBEL/SALPA/SALPAK değil/yerine/= UYUŞUK
- TEMBELEMEK" değil TENBİH
- TEMBELLİK ile/ve/değil ALIŞKANLIK
- TEMBELLİK ile/değil/yerine/>< DAYANÇ/SABIR
- [ne yazık ki]
TEMBEL/LİK ile/ve/değil/||/<> ELİNDEKİNİN DEĞERİNİ BİLMEZ/LİK
- TEMBELLİK ile/ve/<>/değil İŞ BEĞENMEMEZLİK
- TEMBELLİK ile/ve/değil/<> "KENDİNE"(KEYFİNE/RAHATINA) GÖRE DÜŞÜNME
- TEMBELLİK ile/ve/değil ÖNCELİK
- [ne yazık ki]
TEMBELLİK ile/ve/değil/||/<>/< "SONRA YAPARIM" (ÖLÇÜSÜZLÜĞÜ)
- TEMBEL/LİK ile/değil TESLİM/İYET
- TEMDÎT[Ar. TEMDÎD < MEDD] değil/yerine/= UZATMA, SÜRDÜRME | BİR HARFİ UZUN OKUMA | SULANDIRMA
- TEMEDDÜH[< MEDH] değil/yerine/= BÖBÜRLENME, KENDİNİ ÖVME
- TEMEDDÜN[Ar. < MEDENİYET] değil/yerine/= UYGARLAŞMA | KENTLEŞME
- TEMEL İLKE/LER ile/ve/değil/yerine ANAHTAR KAVRAM/LAR
( [not] "BASIC PRINCIPLE/S" vs./and/but "SWITCH/KEY CONCEPT/S"
"SWITCH/KEY CONCEPT/S" instead of "BASIC PRINCIPLE/S" )
- TEMEL MANTIĞIN:
"AŞILMASI" değil EKLENMESİ
- TEMEL ile/ve/değil BAĞLAM
- TEMEL ile/ve/<>/değil/yerine BELİRLEYİCİ
- TEMEL:
"KARGAŞA/SI" değil KARMAŞA/SI
- TEMELLİ ... ile/ve/değil/||/<> KALICI OLARAK
- TEMENNÎ[Ar.] değil/yerine/= DİLEME, DİLEK, İSTEK
- TEMERKÜZ[Ar. < MERKEZ] değil/yerine/= MERKEZ TUTMA | TOPLANMA | BİRİKME, YIĞILMA | [kimya] DERİŞME, KOYULAŞMA
- TEMERRÜD değil/yerine/= DİRENİM
- TEMERRÜT[Ar.] değil/yerine/= DİRENME | EK FAİZ
( Dikkafalılık, kafa tutma, direnme. Herhangi bir sebebe dayanmaksızın borcu ödememekte direnme, direnim. | Ek faiz ödememe durumu. )
- TEMESSÜL[Ar. < MİSL] ile/değil/yerine/= BENZEŞME | ÖZÜMLEME
( Bir biçim ve sûrete girme. | İnsan biçiminde görünme. | Benzeşme. İLE/DEĞİL/YERİNE/= [biyoloji] Özümleme. )
( [not] ... vs./but/= ASSIMILATION )
- TEMETTÜ değil/yerine/= KAZANÇ
- TEMEVVÜC[Ar. < MEVC] değil/yerine/= DALGA/LANMA
- TEMİN ETMEK değil/yerine/= SAĞLAMAK
- TEMİNAT AKÇESİ değil/yerine/= GÜVENCE PARASI
- TEMİNAT MEKTUBU değil/yerine/= GÜVENCE BELGESİ
- TEMÎNÂT[Ar.] değil/yerine/= GÜVENCE
- TEMİN/TEDARİK[Ar.] değil/yerine/= SAĞLAMA/ELDE ETME
( Araştırıp bulma, sağlama, elde etme. | Hazırlık. )
- TEMİN/TEMİNKİ değil DEMİN/DEMİNKİ
- TEMİZ değil/yerine/= SİLİĞ
- TEMİZE ÇIKARMAK ile/değil/yerine/>< TEMİZLENMEK
- TEMİZLEMEK ile/ve/değil/||/<>/< SİLMEK
- TEMİZLEMEK ile/ve/değil/||/<>/< YALITMAK
- TEMKİN/Lİ değil/yerine/= SAKINI/K
- TEMLİK[Ar.] değil/yerine/= MÜLK OLARAK VERME | BİR HAKKIN, BAŞKA BİRİNE GEÇİRİLMESİ
- TEMPO değil/yerine/= YÜRÜŞ
- TEMPORALİTE değil GEÇİCİLİK
- TEMREN/PEYKÂN[Fars.] değil/yerine/= CİRİT UCU
( Okun ucundaki sivri demir. Başak. | [Divan şiirinde] Sevgili'nin kirpiği. )
- TEMSİL (ETMEK) değil/yerine/= ÖZDEYİ/LEMEK
- TEMSİL ETMEK ile/ve/değil VAROLUŞ
( [not] TO REPRESENT vs./and/but EXISTENCE )
- TEMSİL/TEMESSÜL/ANABOLİZMA/ASİMİLASYON değil/yerine/= ÖZÜMLEME/YAPIM
- TEMSİL ile/değil TEBLİĞ
- TEMSİLEN değil/yerine/= ÖZDEYİCE/ADINA
- TEMSİLİ GİBİ değil [sadece] TEMSİLİ ya da GİBİ
- TEMSİLÎ değil/yerine/= ÖZDEYİLİ
- TEMYİZ KUDRETİ/HUKUKİ EHLİYET/CIVIL RESPONSIBILITY[İng.] değil/yerine/= AYIRTIM GÜCÜ
- TEN GİYSİSİ ile/ve/değil/yerine/<> CAN GİYSİSİ
- TENÂSÜL ile/değil TENÂSÜH
- TENASÜP[Ar.] değil/yerine/= ORANLIK, ORAN/TI, UYMA, YAKIŞMA
( Aralarında uygunluk bulunma. | Birbiriyle ilgili söz ya da kavramların dizelerde toplanması sanatı. )
- TENÂTUH[Ar.] değil/yerine/= SÜSMEK
( Hayvanların boynuzlaşması. )
- TENÂZUR[Ar. < NAZAR]/SİMETRİ[Fr./İng.] değil/yerine/= BAKIŞIM
- TENBEL değil TEMBEL
- YEMEK:
TENCEREDEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TABAKTAN
- TENDÜRÜST[Fars.] değil/yerine/= DİNÇ, SAĞLAM
- TENEFFÜS değil/yerine/= DİNLENİ/TINIŞ
- TENEŞİR[Fars. < TENŞÜR] değil/yerine/= SALACAK
( Üstünde ölü yıkanılan mermer/kerevet. )
- TENEZZÜL ETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<> TEVECCÜH ETMEK
- TENEZZÜL ETME(ME)K ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İTİBAR ETME(ME)K
- TENEZZÜL değil/yerine/= ÖZİNDİRME
- TENEZZÜL ile/ve/değil/<> TEŞEBBÜS
- TENHA[Fars. :Yalnız.] değil/yerine/= ISSIZ/ÜCRA[< UCRA], KALABALIK OLMAYAN | YALNIZ, TEK
- TENKİDİ[Ar.] değil/yerine/= ELEŞTİRİLİ, ELEŞTİRMELİ
- TENKİT[Ar.] ile/değil/yerine/>< TAKDİR[Ar.]
- TENOR[İt.] değil/yerine/= İNCE SES
- TENS/TRANSKÜTANÖZ ELEKTRİKSEL SİNİR STIMÜLASYONU TRANSCUTANEOUS ELECTRICAL NERVE STIMULATION[İng.] değil/yerine/= DERIDEN ELEKTRİKSEL SİNİR UYARIMI
- TEN/SEL ile/ve/değil/<> TİN/SEL
- TENSÎK[Ar. < NESAK] değil/yerine/= DÜZENLEME, DÜZELTME, YOLUNA KOYMA
- TENSILE STRENGTH[İng.] değil/yerine/= GERILIM GÜCÜ
- TENSILE STRES/TENSILE STRESS[İng.] değil/yerine/= GERILIM DİRENCİ
- TENSILE[İng.] değil/yerine/= GERILIM
- TENSİP[Ar.] değil/yerine/= UYGUN BULMA, YARAŞTIRMA
- TENTE[İt. < TENDA] değil/yerine/= GÖLGELİK
- TENVİR[Ar.] değil/yerine/= AYDINLATMA | BİLGİ VERME
- TEŞBİH:
TENZİHSİZ ile/değil/yerine/>< TENZİHLİ
( Şizofrenik. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sanat. )
(1996'dan beri)