Sağlık, İlk Yardım ve Tıp'taki FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 8.224 başlık/FaRk ile birlikte,
8.224 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(9/34)
- DEKALSİFİKASYON değil/yerine/= KİREÇSİZLEŞME
- DEKAT/DECADE[İng.] değil/yerine/= ON YIL
- DEKOLMAN/DETACHMENT[İng.] değil/yerine/= DOKU AYRILMASI
- DEKOLMAN değil/yerine/= AYRILMA
- DEKOMPANSASYON ile/||/<> DEKOMPANSE
( Dengelenememe. | Ödünleyememe. @@ Dengelenememiş. | Ödünlenememiş. )
- DEKOMPANZASYON/DECOMPENSATION[İng.] değil/yerine/= DENGELENEMEME | DAĞILMA
- DEKOMPOZE OLMAK ile DEKOMPOZİSYON
( Ayrışmak, parçalanmak. İLE Ayrışım, parçalanma. )
- DEKOMPRESYON/DECOMPRESSION SICKNESS[İng.] değil/yerine/= BASI GİDERME | BASINÇ GİDERME | VURGUN
- DEKONJESTAN ile DEKONJESYONE ETMEK
( Kan dolum/göllenme giderici. İLE Kan dolumunu/göllenmeyi gidermek. )
- DEKREŞENDO/DECRESCENDO[İng.] değil/yerine/= GİDEREK AZALAN
- DEKREŞENDO değil/yerine/= GİDEREK AZALAN
- DEKSTER/DEXTER[İng.] değil/yerine/= SAĞ
- DEKSTROKARDİ değil/yerine/= SAĞDA YÜREK
- DEKÜBİTUS ile/||/<> DEKÜBİTUS ÜLSERİ
( Yatar durum. İLE/VE/|| Bası/yatak yarası. )
- DEKÜBİT/US ile DEKÜBİT/US ÜLSERİ
( Yatar durumda. İLE Yatak yarası. )
- DELESYON değil/yerine/= SİLİNME | YİTİM
- DELİ ile AKILSIZ
- DELİK ile/değil/yerine AÇIKLIK
- DELİK ile AYRIK
- DELİK ile GÖZENEK
( HOLE vs. PORE )
- DELİK ile KESİK
- DELİK ile OYUK
- DELİK ile YARIK
- DELİL ile/ve/||/<>/> DEVİR
- DELİLİK ile AMOK
( ... İLE Öldürücü delilik. [Malezya'da] )
- HEZEYAN[Ar.]/DELÜZYON/DELUSION[İng.] değil/yerine/= SANRI
- DEMANS ile/||/<> DELİRYUM
( Bellek ve bilişsel işlevlerde kalıcı bozulma. İLE/||/<> Ani başlayan bilinç bulanıklığı ve dikkat bozukluğu. )
- DEMARKASYON değil/yerine/= AYRIM ÇİZGİSİ
- DEMARKASYON ile DEMARKE
( Sınır. İLE Sınırlı, ayrık. )
- DEMET[Yun. DEMATİ] ile/||/<> DEST/E[< Fars.][Türkçe > Bulgarca ve Sırpça]
( Çiçek ya da bitkilerin bir araya getirilip bağlanmış biçimi, bağ, bağlam. | Aynı ya da farklı nesnelerin bir küme oluşturacak biçimde bir araya gelmiş biçimi. | Üstün yapılı bitkilerde öz suların akmasına yarayan, bitkiye desteklik eden damarlı ya da lifli kordon. | Uzunlamasına birbirine bitişik olarak bir arada bulunan sinir ve kas telleri topluluğu. | Bir atomun parçalanmasından doğan elektriklenmiş taneciklerin yörüngelerinden oluşan ışık topluluğu. İLE/||/<> Elde tutulabilecek biçimde bir araya getirilmiş nesnelerden oluşan bağ, demet, tutam, bağlam. | On tâneden oluşan takım. | Tutulacak yer, kabza, sap. | Yağlı güreşte pehlivanların ayrıldığı beş dereceden en küçüğü. | On yapraktan oluşan altın varak defteri. | Elli iki kâğıttan oluşan iskambil kâğıdı takımı. | Takım, tâife, güruh. )
- DEMİ- ile/||/<> HEMİ- ile/||/<> SEMİ- ile/||/<> FİSS- ile/||/<> SCHİZ-/SCHİZO-
( Yarım, yarı. İLE/||/<> Yarı. İLE/||/<> Yarı, yarım, yarısı. İLE/||/<> Yarılma, ayrılma, ikiye ayrılma, çatlama, bölünme. İLE/||/<> Yarı, kısmî. )
- DEMİR ile/değil HEME DEMİR
- DEMİRHİNDİ ile ARUBAT
( Baklagillerden, sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç. | Bu ağacın meyvesi. | Bu meyveden yapılan şerbet. | Pinti, hasis. )
- DEMOGRAFİ/K / DEMOGRAPHY/DEMOGRAPHIC[İng.] değil/yerine/= ÇOĞA BİLİMİ
- DEMONSTRASYON/DEMONSTRATION[İng.] değil/yerine/= TANITIM GÖSTERİSİ
- DEMONSTRASYON ile/||/<> DEMONSTRATİF
( Gösterme. | Görsel anlatım. İLE/VE/|| Tanıtıcı. )
- DEN A'SI" değil DNA'SI
- DEN- ile/||/<> DENT-/DENTA-/DENTİ-/DENTİA-/DENTO-
( Diş. İLE/||/<> Diş, dişlerle ilgili. )
- DENATÜRASYON ile/||/<> DENATÜRE
( Bozunma. İLE/VE/|| Bozunmuş. )
- DENATÜRASYON ile DENATÜRE
( Bozunma, bozulma. İLE Bozunmuş, bozulmuş. )
- DENERVASYON ile DENOVO/DE NOVO
( Sinirsizleş[tir]me. İLE Yeni, kendi olarak, kendiliğinden. )
- DENERVASYON değil/yerine/= SİNİRSİZLEŞME
- DENETİMLİ SİNİRCE/NEVROZ ile DENETİMSİZ SİNİRCE/NEVROZ ile ÇILDIRI/PSİKOZ
( İdeoloji. İLE Psikiyatrik. İLE Kendi sınırlarını da aşarsa. )
- DENEY ile TEST
( Bilimsel bir gerçeği göstermek, bir yasayı doğrulamak, bir varsayımı kanıtlamak amacıyla yapılan işlem. İLE Birinin, bir topluluğun doğal ya da sonradan kazanılmış yeteneklerini, bilgi ve becerilerini ölçmeye ve anlamaya yarayan sınama. | Doğru yanıtın, seçenekler arasından bulunmasına dayanan bir sınav türü. | Biyolojik bir işlevi ya da değişmez bir niteliği incelenen bireyin tepkisini, örnek olarak alınan normal bireyinkiyle karşılaştırarak ölçmeye ve değerlendirmeye yarayan yoklama. | Bir hastalığın varoluşunu ve niteliğini anlamak için yapılan laboratuvar araştırması. )
( EXPERIMENT vs. TEST )
- DENGELİ ile/ve/||/<> İYİLEŞTİRİCİ
- DENGİ ile/ve GUARDIA
( Sivrisinekten geçer. İLE/VE Sudan geçen bir parazit. [Bağırsaklara yerleşiyor. 3-4 gün ateş yapıyor. İshal ve gaz çıkışı en önemli işaretleri. Bir hapla bu parazitin yok edilmesi gerekiyor.]
[Papua Yeni Gine'de sıkça karşılaşılan hastalıklar] )
- DENİZ ile/ve/||/<> TER ile/ve/||/<> GÖZYAŞI
( Bu üç tuzlu su, çoğu durumu değiştiren, çoğu sorunu "çöze(bile)n" durum ve nesnedir. )
- DENTAL ile DENTİST
( Diş [ile ilgili]. İLE Diş hekimi. )
- DEONTOLOJİ/DEONTOLOGY[İng.] değil/yerine/= DAVRANIŞ KURALLARI BİLİMİ MESLEK AHLÂKI BİLİMİ, DAVRANIŞ KURALLARI BİLİMİ
- DEPİLASYON ile DEPİLATÖR
( Kılsızlaştırma. İLE Kıl dökücü/sökücü. )
- DEPLASE ETMEK ile DEPLASE OLMAK
( Yer değiştirtmek. İLE Yer değiştirmek. )
- DEPLASMAN/DISPLACEMENT[İng.] değil/yerine/= YER DEĞİŞTİRME
- DEPLAZMOLİZ değil/yerine/= SU ALMA/YUTMA
- DEPLESYON/DEPLETION[İng.] değil/yerine/= TÜKENME | SİLINME
- DEPLESYON değil/yerine/= TÜKENME
- DEPO ile DEPOLAMA ile DEPOZİT
( Uzun salımlı [ilaç], ambar, yığım. İLE Yığma. İLE Birikinti, çökelti, kalıntı. )
- DEPOLARİZASYON/DEPOLARIZATION[İng.] değil/yerine/= KUTUPSUZLAŞMA
- DEPOLARİZASYON değil/yerine/= KUTUPSUZLAŞMA
- DEPREM ve/||/<> YANGIN
( )
- DEPRESAN değil/yerine/= BASKILAYICI
- DEPRESÖR/DEPRESSOR[İng.] değil/yerine/= AŞAĞI ÇEKEN
- DEPRESYON[İng. DEPRESSION] ile/||/<> LOBOTOMİ[İng. LOBOTOMY] ile/||/<> MÜZİK TERAPİSİ[İng. MUSIC THERAPY] ile/||/<> PSİKOTERAPİ[İng. PSYCHOTHERAPY] ile/||/<> SEROTONİN
( Devamlı olarak üzüntü ve ilgi kaybına neden olan psikolojik rahatsızlık. Depresyon; kişinin hislerini, duygularını ve fiziksel davranışlarını etkileyebilir. Kişi günlük aktivitelerini gerçekleştirmekte zorlanabilir ve intihara yatkın olabilir. Depresyon; alanında uzman bir hekimin yönlendirmesi ile psikoterapi ve/veya ilaç tedavisi ile tedavi edilebilir. @@ Bir hastanın beyin lobunun bir ya da birkaç bölümünün kesilmesi yoluyla yapılan psikocerrahi yöntem. Eski dönemlerde şizofreni, bipolar bozukluk ya da depresyon hastalarının semptomlarını azaltmayı amaçlayan oldukça radikal bir tedavi yöntemidir. @@ Kalp rahatsızlıkları, depresyon, otizm, madde bağımlılığı ve Alzheimer hastalığı gibi çeşitli rahatsızlıklara yardımcı olan kanıta dayalı bir tedavi yöntemidir. Hafızaya yardımcı olabilir, kan basıncını düşürebilir, başa çıkmayı iyileştirebilir, stresi azaltabilir ve benlik saygısını artırabilir. @@ Bir ruh sağlığı uzmanıyla konuşarak sağlıksız duygu, düşünce ve davranışları belirlemeyi ve değiştirmeyi amaçlayan tedavi yöntemidir. Psikoterapi, stres ve ilişki sorunlarından zihinsel sağlık koşullarına kadar birçok farklı konuda yardımcı olabilir. @@ İnsanlarda bağırsaklarda ve beyinde üretilen bir nörotransmitter. Kimyasal formülü 5-hydroxytryptamine (5-HT) olan serotonin, sinir gözeleri arasında sinyaller gönderir ve hormon görevi görür. Serotonin azlığı anksiyete ve depresyon gibi birçok sorun ile ilişkilendirilmiştir. Vücutta çok fazla serotonin bulunması durumunda "serotonin sendromu" adı verilen tehlikeli bir durum oluşabilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DEPRESYON ile/||/<> DEPRESİF
( Çökkünlük. | Çökme. İLE/VE/|| Çökkün. )
- DEPRESYON ile MUTSUZ OLMA
( )
- DERDE:
DERMAN ile/ve/değil/yerine/||/<> TESELLİ
- DERDE DEVÂ ile/ve/değil DERDE TESELLİ
- DER-/DERO- ile/||/<> CERVİC-/CERVİCO- ile/||/<> TRACHEL-/TRACHELO- ile/||/<> OM-/OMO- ile/||/<> PHARYNG- ile/||/<> CLEİD-/CLEİDO-
( Boyun. İLE/||/<> Boyun, boyunla ilgili, bir organın serviksi ile ilgili. İLE/||/<> Boyun ya da boyuna benzer yapı ile ilgili. İLE/||/<> Omuz. İLE/||/<> Boğaz. İLE/||/<> Köprücük kemiği, Klaviküla ile ilgili. )
- DERDİN DERMANI(NA) ile KALBİN FERMANI(NIN YETME[ME]Sİ)
- DEREPRES(S)E ile DEREPRESYON
( Baskıdan kurtulmuş. İLE Baskının kalkması. )
- DERİ ALT TABAKASI -ile
( SUBCUTANEOUS LAYER )
- DERİ KANSERİ ile/||/<> BAZAL GÖZELİ KARSİNOM
( Deri gözelerinde olağandışı büyüme ile ilişkili bir kanser türü. İLE/||/<> Derinin bazal gözelerinde başlayan ve genellikle yavaş büyüyen bir kanser türü. )
- DERİ KANSERİ ile/||/<> MELANOM
( Deri gözelerinde olağandışı büyüme ile ilişkili bir kanser türü. İLE/||/<> Melanosit pigment üreten gözelerde başlayan olağandışı büyüme ile ilişkili en tehlikeli deri kanseri türü. )
- DERİ KAYDIRMA/GREFT ile/ve/||/<> DOKU KAYDIRMA/FLEP
( Kan dolaşımsız, damarsız. İLE/VE/||/<> Kan dolaşımlı, damarlı. )
- DERİ KIRIŞIKLIĞI ile YAŞ
( ÂJENG[Fars.]: Yaşlılıktan ya da öfkeden dolayı beliren kırışıklık. )
( WRINKLE vs. AGE )
- DERİ[Yun.] ile DERİ
( Ten, cilt. İLE Dernek. )
- DERİ ile İMPETİGO
( Bir tür deri hastalığı. )
- DERİ ile KORUN
( ... İLE Üst derinin en dış tabakası. )
- DERİN BİR SOLUK ve/||/<> DERİN BİR ŞÜKÜR
- DERİN UYKU ile/||/<>/< ANILARIN YOKLUĞU
( Derin uykunun boşluğu tümüyle özel, belirli anıların yokluğundan dolayıdır. )
- DERİVASYON/DERIVATION[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİK GERILIM FARKI | TÜRETME
- DERİVASYON ile/||/<> DERİVATİF
( Türev. İLE/VE/|| Türemiş. )
- DERİVASYON ile DERİVATİF/DERİVE
( Türev, türeme, türetme, köken. İLE Türev, türemiş. )
- DERİVATİF/DERIVATIVE[İng.] değil/yerine/= TÜREMIŞ
- DERİVE/DERIVED[İng.] değil/yerine/= TÜREMİŞ
- DERM[İng.] değil/yerine/= DERİ | KATMAN | YAPRAK
- DERMA-/DERMATO/DERMO- değil/yerine/= DERİ [İLE İLGİLİ]
- DERMA/DERMATO/DERMO- ile DERMAL/DERMATİK ile DERMABRAZYON ile DERMATOGLİFİKS ile DERMATOLOG ile DERMATOLOJİ ile DERMATOLOJİK ile DERMATOM ile DERMATOZ ile DERMİS ile DERMOAKTİF ile DERMOİD
( Deri [ile ilgili]. İLE Deri [ile ilgili]. İLE Deri kazıma. İLE Deri çizgileri, deri çizgibilim. İLE Deri sayrılıkları uzmanı. İLE Deri sayrılıkları bilimi. İLE Deri sayrılıkları [ile ilgili]. İLE Duyu alanı. İLE Deri sayrılığı. İLE Alt deri. İLE Deriyi etkileyen. İLE Derimsi. )
- DERMAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DEVRÂN
- DERMAN ile ŞİFÂ
- DERMATİT ile/||/<> PSORİASİS
( Deride kızarıklık, kaşıntı ve yangılanma. İLE/||/<> Deride kalın, gümüş renkli/kırmızı ve pullu plaklar ile ilişkili süreğen bir sayrılık. )
- DERMATOFİTOZ ile/||/<> KANDİDİYAZİS
( Deri, saç ve tırnaklarda mantar bulaşı. İLE/||/<> Candida türü mantarların neden olduğu, genellikle ağız ve genital bölgede bulaş. )
- DERMATOLOJİ[Fr. < DERMATOLOGIE] değil/yerine/= CİLDİYE
- DERMATOLOJİK[Fr. < DERMATOLOGIQUE] değil/yerine/= DERMATOLOJİ İLE İLGİLİ
- DERMATOMİYOZİT ile/||/<> POLİMİYOZİT
( Deri döküntüleri ve kas yangısı ile ilişkili bir bağışıklık sayrılığı. İLE/||/<> Kas yangısı ile ilişkili bir bağışıklık sayrılığı. )
- DERMATOZ ile/||/<> DERMATOLOJİ
( Deri hastalığı. İLE/||/<> Deri sayrılıkları bilimi. )
- DERM-/DERMA-/DERMAT-/DERMATO-/-DERM/-DERMA/-DERMATOUS/-DERMİA/-DERMİS/DERMO- ile/||/<> CUTİ- ile/||/<> -PHYMA
( Deri, deri ile ilgili, deriye uygulanan, derinin durumu ve tipi, deri tabakası, doku tabakası. İLE/||/<> Deri. İLE/||/<> Derinin bir bölümünün şişmesi, tümör. )
- DEROGASYON ile DETACHMENT
( Ayrıklık. İLE [yerinden] Ayrılma. )
- DERT ve/<> DERMAN
( DERMAN ARARDIM, DERDİME
DERDİM, BANA DERMAN İMİŞ
BURHAN ARARDIM, ASLIMA
ASLIM, BANA BURHAN İMİŞ )
( SÖYLEMEM KİMSEYE DERDİMİ,
DERMANIM OLMASIN DİYE! )
( Derdini bilen, dermanını bulmuş demektir. )
( Derdine derman olmayacak ortamda derdini konuşmak edepsizliktir! )
( I was seeking the recipe to my trouble...
I saw that, my trouble was the recipe...
I was seeking the evidence to my essense...
I saw that, my essense was the evidence... )
- DERT[Fars. < DERD] ile TASA
( Dert icat etmek zorunda değiliz! )
( Üzüntü. | Hastalık. | Ağrı. | Sorun, kaygı. | Ur. İLE Üzüntülü düşünce durumu, kaygı, endişe, gam. | Tatmin edici olmayan ya da tedirgin eden durumların ortaya çıkmasını önleyebilmede, güvensizlik içinde bulunulduğunda duyulan tedirgin edici düşünce ve duygu. )
( ... ile TÂSE )
( We need not invent trouble. )
- DERTLERİN ARTMASI ile/değil GERÇEKLERİN ANLAŞILMASI
- DESANDAN/DESCENDING[İng.] değil/yerine/= INEN, AZALAN
- DESANDAN değil/yerine/= İNEN
- DEŞARJ/DISCHARGE[İng.] değil/yerine/= BOŞALIM
- DEŞARJ değil/yerine/= BOŞALIM
- DEŞARJ ile DEŞARJ OLMAK
( Boşalım. İLE Boşalmak. )
- DEŞARJ ile/ve/değil/yerine ORGAZM
( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Küçük ölüm. )
- DESCRIPTIVE KNOWLEDGE[İng.] değil/yerine/= BETİMLEME BİLGİSİ
( Betimleme yoluyla edinilen bilgi ile tanışıklık yoluyla edinilen bilgi, Russell’ın yaptığı bir ayrım olmakla birlikte kendi felsefesinde de önemli bir konumdadır. Betimleme bilgisi, fizik nesneye yönelik deneyimin dolaylı olması bakımından edinilen bilgiyi ifade etmektedir. Deneyimlediğimiz fizik nesneye yönelik duyu verilerini, çevredeki başka nesnelerin duyu verileriyle birlikte, belirli bir dolayımın içinde alımlarız. Böylelikle çeşitli duyu verilerinin işlenmesi sonucunda fizik nesneyi kurarız. Örneğin masa, belirli duyu verilerinin işlenmesi doğrultusunda elde edilen bir fizik nesne olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunu söylemenin olanağı da betimleme yoluyla edinilen bilgiden geçmektedir. Herhangi bir fizik nesneyle ilgili bilgiye sahip olmak için, tanışıklık yoluyla edindiğimiz bilgilerden hareketle, onun diğer nesnelerle bağlantısını kurarız. Bu bağlamda fizik nesnenin bilgisi, dolaysız bir biçimde ulaşılabilen bir bilgi değildir. Fizik nesneye dair bilgimiz, deneyimlerimize dayanmaktadır. Bu nedenle Russell, fizik nesnenin ‘gerçekte’ ne olduğunu bilemeyeceğimizi ancak betimleme bilgisine sahip olduğumuzu dile getirmektedir. Bu durumda betimleme bilgisi, fizik nesneye yönelik dolaylı bilgiyi ifade etmektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DEŞEKSİYON değil/yerine/= HAREKET SAPMASI
- DESELERASYON/DECELERATION[İng.] değil/yerine/= YAVAŞLAMA
- DESELERASYON değil/yerine/= YAVAŞLAMA
- DESENDAN ile DESENSUS
( İnen, inici. İLE İniş. )
- DESENSİTİZASYON/DESENSITIZATION[İng.] değil/yerine/= DUYARSIZLAŞTIRMA
- DESENSİTİZASYON değil/yerine/= DUYARSIZLAŞMA, DUYARSIZLAŞTIRMA
- DESİKANT ile DESİKASYON ile DESİKATÖR
( Kuru tutan, nem alıcı. İLE Kuru tutma. İLE Kurutucu. )
- -DESİS ile/||/<> DESM-/DESMO-
( Bağlanma. İLE/||/<> Bağlı, bağlantı, ligament. )
- DESKALASYON ile DESKUAMASYON ile DESKUAMATİF
( Azalım. İLE Kepeklenme, kavlama, soyulma. İLE Kepeklenen, pul pul dökülen. )
- DESKUAMASYON değil/yerine/= DÖKÜLME
- DESTRÜKSİYON/DESTRUCTION[İng.] değil/yerine/= YIKIM
- DESTRÜKSİYON ile DESTRÜKTİF
( Yıkım. İLE Yıkıcı. )
- DESTRÜKTİF/DESTRUCTIVE[İng.] değil/yerine/= YIKICI
- det.[Lat. < DETUR] değil/yerine/= VERİLSİN
- DETAŞMAN/DETACHMENT[İng.] değil/yerine/= AYRILMA
- DETERMINAN/DETERMINANT[İng.] değil/yerine/= BELİRLEYİCİ
- DETERMİNAN/T ile DETERMİNASYON ile DETERMİNE ile DETERMİNE ETMEK
( Belirleyen, belirleyici. İLE Belirlenim, belirleme, belirleyicilik. İLE Belirlenmiş, belirli. İLE Belirlemek. )
- DETERMİNASYON/DETERMINATION[İng.] değil/yerine/= BELİRLEME
- DETERMİNASYON ile/||/<> DETERMİNAN
( Belirleme. İLE/VE/|| Belirleyici. )
- DETERMİNİZM/DETERMINISM[İng.] değil/yerine/= BELİRLEYİMCİLİK
- DETOKSİFİKASYON/DETOXIFICATION[İng.] değil/yerine/= ARINDIRMA
- DEVÂ ile DERMAN
- DEVALÜASYON/DEVALUATION[İng.] değil/yerine/= DEĞERSİZLEŞTİRME
- DEVELOPER ile DEVELOPMENT ile DEVELOPMENTAL
( Geliştirici. İLE Gelişim. İLE Gelişimsel. )
- DEVİNİM ile DEVİR
( Organik. İLE Mekanik. )
- DEVİ(Y)ASYON ile DEVİTALİZASYON
( Sapma, eğrilme. İLE Öldürme, cansızlaştırma, duyarsızlaştırma. )
- DEVİYASYON değil/yerine/= SAPMA
- DEZENFEKSİYON/DISINFECTION[İng.] değil/yerine/= BULAŞ SAVMA
- DEZENFEKSİYON ile/||/<> DEZENFEKTAN
( Mikropsuzlaştırma. İLE/VE/|| Mikrop savan. )
- DEZENFEKSİYON ile DEZENFEKTAN ile DEZENFEKTE ETMEK
( Bulaşsızlaştırma. İLE Bulaşım kıran. İLE Bulaşsızlaştırmak. )
- DEZENFEKTAN/DISINFECTANT[İng.] değil/yerine/= BULAŞSAVAR
- DEZENFEKTE[Fr. < DÉSINFECTÉ] değil/yerine/= MİKROPLARDAN TEMİZLENMİŞ
- DEZENTEGRASYON/DISİNTEGRATION[İng.] değil/yerine/= PARÇALANMA | BENLİK DAĞILMA
- DEZORYANTASYON/DISORIENTATION[İng.] değil/yerine/= YÖNELIM BOZUKLUĞU
- DEZORYANTASYON değil/yerine/= YÖNELİM KAYBI
- DF/DOCUMENT FREQUENCY[İng.] değil/yerine/= BELGE SIKLIĞI
- DG/DIRECT RADIOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= DİREKT GRAFİ, DOĞRUDAN X-IŞINLI GÖRÜNTÜLEME
- Dİ/DIABETES INSIPIDUS[İng.] değil/yerine/= ŞEKERSİZ ŞEKER HASTALIĞI
- Dİ- ile DİPLO-
( İki, çift. İLE Çift, iki. )
- DİA ile DİA-
( Saydam [fotoğraf]. İLE İçinden, arasından. )
- DİABETES MELLİTUS ile/||/<> DİABETES İNSİPİDUS
( İnsülin eksikliği ya da direnci nedeniyle kan şekeri seviyesinin yüksek olduğu bir sayrılık. İLE/||/<> Böbreklerin suyu yeterince tutamaması nedeniyle aşırı sidik üretimi ile ilişkili bir sayrılık. )
- DİABETES MELLİTUS ile/||/<> DİABETES İNSİPİDUS
( Şeker sayrılığı. İLE/VE/|| Şekersiz şeker sayrılığı. )
- DIABETES MELLITUS[İng.] değil/yerine/= ŞEKER HASTALIĞI
- DIABETES[İng.] değil/yerine/= DİYABET
( Anormal derecede yüksek kan şekeri düzeylerinin gözlemlendiği kalıtsal metabolik bir hastalık. İlerleyen safhalarda; katarakt yüzünden körlük, sinir hasarı, ampütasyona sebep veren ayak ve bacaklarda kangren, kalp hastalıkları ve böbrek yetmezliği. Tip 1 diyabet; pankreasdan salgılanan insülinin azalması. Tip 2 diyabet; vücuttaki gözelerin insüline direnç kazanması.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DIAM/DIGITAL IMAGING ADOPTION MODEL[İng.] değil/yerine/= DİJİTAL GÖRÜNTÜLEME BENIMSEME MODELİ
- DİASTEM- ile/||/<> VACU-
( Boşluk, aralık. İLE/||/<> Boş, boşluk. )
- DİASTOLIC BLOOD PRESSURE[İng.] değil/yerine/= GEVŞEM KAN BASINCI
- DICOM/DIGITAL IMAGING AND COMMUNICATIONS IN MEDICINE[İng.] değil/yerine/= TIPTA SAYISAL GÖRÜNTÜLEME VE İLETİŞİM
- DÎDÂR ile YÜZ, ÇEHRE
( YÜZ, ÇEHRE )
- dieb. alt.[Lat. < DIEBUS ALTERNIS] değil/yerine/= GÜN AŞIRI
- dieb. secund.[Lat. < DIEBUS SECUNDIS] değil/yerine/= İKİ GÜNDE BİR
- dieb. TERT.[Lat. < DIEBUS TERTIIS] değil/yerine/= ÜÇ GÜNDE BİR
- DİFAZİK/DİPHASİC[İng.] değil/yerine/= İKİ EVRELİ
- DİFAZİK değil/yerine/= İKİ DEVRELİ
- DİFERANSİYASYON/DIFFERENTIATION[İng.] değil/yerine/= FARKLILAŞMA
- DİFERANSİYASYON ile/||/<> DİFERANSİYE
( Farklılaşma. İLE/VE/|| Farklılaşmış. )
- DİFERANSİYASYON ile DİFERANSİYE ile DİFFERANSİYEL Dİ(Y)AGNOZ
( Ayrımlaşma, farklılaşma. İLE Ayrımlaşmış, farklılaşmış. İLE Ayırıcı tanı. )
- DİFERANSİYE/DIFFERENTIATED[İng.] değil/yerine/= FARKLILAŞMIŞ
- DİFFÜZ ile DİFFÜZYON
( Yaygın. İLE Geçiş. )
- DERİ KARARMASI/DİFTERİ[Fr. < Yun.] değil/yerine/= KUŞPALAZI
( Çoğunlukla çocuklarda görülen, boğaz, yutak çeperine yerleşen mikropların yol açtığı bulaşıcı hastalık. )
- DİFÜZ/DIFFUSE[İng.] değil/yerine/= YAYGIN
- DİFÜZYON ile/||/<> DİFÜZ
( Geçiş. | Yayılım. İLE/VE/|| Yaygın. )
- DİGİT- ile/||/<> DACTYL-/-DACTYLİA/DACTYLO-
( Parmak. İLE/||/<> Parmak, genellikle el parmakları. )
- DIGITAL SIGNATURE[İng.] değil/yerine/= DİJİTAL İMZA
- DIGITAL[İng.] değil/yerine/= SAYISAL | PARMAKLA | PARMAKSI
- DİJİTAL değil/yerine/= SAYISAL | PARMAKLA
- DİJİTALİN değil/yerine/= YÜKSÜKOTU
( Sıracagillerden, kalp sayrılıklarında kullanılan bir alkaloit veren, çiçekleri yüksük biçiminde olan bitki. )
- DİJITALİZASYON/DIGITALIZATION[İng.] değil/yerine/= SAYISALLAŞTIRMA
- DİKARYOTİK ile DİPOLAR
( İki çekirdekli. İLE İki kutuplu. )
- DİKEN ile/ve/<> ÇIBAN
- DİKEN ile OMÇA
( ... İLE Kalın ve enli diken. | Bağ kütüğü. | Kalça kemiğinin bir bölümü. )
- DİKKAT ile/ve/||/<>/>/< ÖNEMSEME
- DİKROTİK/DICROTIC[İng.] değil/yerine/= ÇİFT VURULU
- SÖYLEYİŞ/DİKSİYON[Fr./İng. < DICTION] ile/ve/değil/||/<> SESLENDİRİŞ/ARTİKÜLASYON[Fr./İng. < ARTICULATION]
- DIKW/DATA-INFORMATION-KNOWLEGDE-WISDOM HIERARCHY[İng.] değil/yerine/= VERİ-BİLİ-BİLGİ-BİLGELİK SIRADÜZENİ
- DİL ÇIKARMAK ile/ve/||/<>/> DİL ATMAK
- dil.[Lat. < DILUE] değil/yerine/= SULANDIR, SEYRELT
- DİL ile/ve/<> DİL ile/ve/<> DİL[Fars.]
( Ağızdaki, tad alma örgeni/aracı. İLE/VE/<> Konuşma(sesli aktarım/paylaşım) aracı. İLE/VE/<> Gönül/kalp. )
( "Dildir, dilârâyı eyler, dilber...
Dildir, dilârâyı eyler, vîrân.
Gül, güldür; gül, dalında iken...
Yoksa dikenlik.
Bülbül, bülbüldür; dil, onda iken...
Yoksa serçe." )
- DİL[Fars.] ile DÎL[Fars.] ile | [Tr.] DİL[Fars.] ile DİL[Fars.]
( Gönül, yürek/kalb. İLE Nokta. | Gönül, kalb. | Mandıra, ağıl. İLE | Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan, etli, uzun, hareketli örgen. Tat alma örgeni. İLE Kişilerin, düşündüğünü ve duyduğunu bildirmek için sözcüklerle ya da işaretlerle yaptıkları anlaşma. Lisan. )
- DİL ve/||/<> DİŞ
( DİL VE DİŞ
“Dişler, tüm organların aynasıdır” sözünü anımsayarak, “Dil neyin aynasıdır?” sorusuna bir yanıt arasak, hepimizin buluşma noktası “ÖZ” olacaktır.
“Dil, özümüzün aynasıdır”
“ÖZ <–> GÖZ <–> SÖZ” bağlantısı, nereden hareket edecek olursak olalım, üzerinde en çok durulması gereken ilişkidir. “Öz”ün üzerine fazla eğilmeye gerek kalmaksızın bizleri nereye ulaştırdığını biliyoruz. “Göz” üzerine de aynı ortak duygu ve düşüncelere sahip olarak, özümüzün kapısı olduğu noktasına ulaşıyoruz. “Söz” ise geçmiş, şimdi ve geleceğin; usumuzun, bilimin, felsefenin ve sanatın; iş ve özel yaşamın ve günlük yaşamdaki tüm sürecin en büyük aracıdır. Simge diliyle “Söz”, yazı diliyle “Söz”, sözün diliyle “Söz”, günlük yaşamımızın, düşünce ve duygularımızın ve tüm ilişkilerimizin aracı “Söz”.
Keleci[sözü] bilen kişinün yüzünü ağ[ak] ede bir söz,
Sözü pişirip diyenin işini sağ ede bir söz.
Söz ola kese savaşı, söz ola kese başı,
Söz ola ağılı[zehirli] aşı bal ile yağ ede bir söz.
Psikoloji, 3D/6D temelli, "Düşünce, Duygu ve Davranışlar"ımızı anlamaya, incelemeye ve altında yatan nedenleri bulmaya çalışan bir bilim dalıdır. Hiçbiri birbirinden bağımsız olmadığı gibi ayrı ayrı düşünmek de pek olanaklı değildir. Bu doğrultuda, son zamanlarda çok yoğun ilgi gören Sinir Dili Programlaması(SDP ya da NLP), çalışmalarının da en büyük aracı olan söz -ve her bir sözcük- ile, tüm hücrelerimizin ve beynimizin programlanabilmesi yoluyla yaşamımıza katacağı gelişmişliği, derinliği, kolaylığı ve rahatlığı sağlatan bir disiplin. SDP tüm eylemlerimiz ile ağzımızdan çıkan her sözün nasıl ve ne kadar bağlantısının olabileceğini anlatır. Ayağını sürüyerek yürüyen bir kişinin, sözlerinin de ağzından uzata uzata, yayılarak çıktığını görebilirsiniz (ya da tam tersi). Yüzü asık birinin, her ne kadar hoş sözler kullansa bile sesinden psikolojik durumunu anlayabilirsiniz. Aynı bağlantılar dilimiz ve dişimize verdiğimiz önem için de geçerlidir. Diş fırçalama alışkanlığımız ile kullanacağımız sözcüklerin de bağlantısı vardır ve de dile, sözlerimize gösterdiğimiz özen ile diş fırçalama alışkanlığımızın. Dişimizin ne kadar önemli olduğunu biliriz fakat maalesef yeteri kadar özeni göstermeyiz.
Dile ve sözlerimize verdiğimiz önem ve duyarlılığımız nedir? Dilimizin de durumu aynı mı acaba? Aynı mı olmalı? Olmamalı mı? Peki nasıl? Bu durumu ne, kim, nasıl değiştirebilir? Tüm bu sorular ve benzerleri gibi daha birçok soruya verebileceğimiz yanıt aynıdır! KENDİMİZ!
Yaşamımızda pek dikkat edilmeyen, çok fazla karıştırılan fakat hiçbir zaman karıştırılmaması gereken bazı noktalar vardır. Bunların en çok yaşandığı altı hassas nokta ve şu oniki kavramın da ayrıntılarına sahip olmalı ve önemine çok dikkat etmeliyiz.
- BİRİNCİL OLAN(/Olma[ma]sı Gereken) ile
İKİNCİL OLAN (/Olma[ma]sı Gereken);
- AMAÇ ile ARAÇ;
- SÜREÇ ile SONUÇ (Merkezlilik);
- KURAM(TEORİ) ile UYGULAMA(PRATİK);
- KORGU ile KAYGI
Konuşmalarımız, değerlerimiz ve tutumlarımız bazen Genel'den hareket ederek Özel'e, bazen de Özel'den hareket ederek Genel'e giderek devam eder. Fakat farkında olunması gereken bu ikisinin arasındaki geçiştir. Geçişteki dikkatsizlikler çok büyük sorunlara dönüşebilirler. Konu ve kavramları ele alışımızdaki sıralamada neyin öncelikli olduğu ve olmadığı bilinci, durumun ya da konunun bir Araç mı, Amaç mı? olduğu sorusunun her an farkındalığımızda olması en dikkat edilmesi gereken noktalardandır. Süreç ve Sonuç’un birbirinden ayrı olmadığı, dengeli bir durumda olması, herhangi birinin üzerinde yoğunlaşmama gerekliliği de üzerinde titizlikle durulması gereken noktalardır. Kuram ile uygulamanın arasındaki farkların ve derecelerinin atlanmaması gerekir. Korku ve Kaygı arasındaki farkların (Belirginlik, Şiddet ve Süre) da bilincinde olarak korku ve kaygı yönetiminin elde tutulması, geleceğin olumsuzu “YA … [olursa]” üzerine değil olumlu gelecek “… [’nın olmasını] İSTİYORUM” üzerinde durulması gerekmektedir.
Doğru, yerinde ve zamanında kullanım için yeğlenebilecek her sözcüğün değeri çok yüksektir. Kişisel ve toplumsal birliğimiz olan sözlükleri daha çok kullanmak, kitap okumak, düşünmek, araştırmak; sözcüklerin, terimlerin günlük hayatımızda, dilimizde yer almasını sağlamak en önemli sorumluluklarımızdandır. Toplumların en büyük serveti dilleri olduğu gibi, kişinin de en büyük değeri ve serveti dilidir.
Dil ile, söz ile başlayan serüvenin çeşitli dönüşümler ile yaşamımızın en büyük parçası ve kaderimize bile dönüşebileceğini vurgulayan şu sözleri sürekli anımsamak gerekir!
düşüncelere dönüşür...
Düşüncelerinize dikkat edin,
duygularınıza dönüşür...
Duygularınıza dikkat edin,
davranışlarınıza dönüşür...
Davranışlarınıza dikkat edin,
alışkanlıklarınıza dönüşür...
Alışkanlıklarınıza dikkat edin,
değerlerinize dönüşür...
Değerlerinize dikkat edin,
karakterinize dönüşür...
Karakterinize dikkat edin,
Kaderinize dönüşür...
( TONGUE and/||/<> TOOTH )
- DİL ile/ve KÜÇÜK DİL
( Çin'li doktorlar, binlerce yıl öncesinden beri, hastalıkları saptamak için dil inceleme yöntemini kullanıyor. Günümüzde de doktorlar, teşhis için hastanın önce dilini muayene etmek istiyor. Dil, çok hızlı bir biçimde yeni hücreler üretir. Eğer gövdenin herhangi bir bölgesinde bir sorun varsa, dili inceleyen doktor bunu anlayabilir.
Çin'li doktorlar, dilin renginde ve görünüşündeki bazı değişikliklerin, bazı hastalıkların habercisi oldukları kanısında.
Örneğin, dilin ucundaki değişiklik, bir kalp sorununun habercisidir.
Dilin sağ kenarı, safra kesesiyle ilgili değişiklikleri simgeler.
Sol kenarı ise karaciğerdeki sorunların habercisidir.
Arka kısmı, böbrekler ve bağırsaklarla ilgili sorunları haber verir.
Aynanın karşısına geçin ve dilinizi alıcı gözüyle inceleyin. Size yardımcı olmak için bazı ipuçları verelim:
Dilinizin rengi soluksa, bu, kansızlık[anemi] işaretidir.
Dilin rengi koyu pembe olmuşsa, kan dolaşımında sorun var demektir.
Dilin ucu kırmızıysa kalp yangısı(iltihabı) var demektir.
Dilin kenarları kırmızıysa, alkolik olduğunuz anlaşılır.
Dilin üzerinde beyaz lekeler varsa, soğuk algınlığına işarettir.
Dilin kuruması, menapoz başlangıcını belirtir.
)
( TONGUE vs./and UVULA )
- DİL = TONGUE[İng.]
- DİL ve/< TÜM ÖRGENLER
( Tüm örgenler dilin peşinden gider. )
- DİLATASYON/DİLATATION[İng.] değil/yerine/= GENİŞLEME
- DİLATASYON ile/||/<> DİLATE ile/||/<> DİLATATÖR/DİLATÖR ile/||/<> DİLÜSYON
( Genişleme. İLE/VE/|| Genişlemiş. İLE/VE/|| Genişleten/genişletici. İLE/VE/|| Seyreltme. )
- DİLATASYON ile DİLATE ile DİLATE ETMEK
( Genişleme. İLE Genişlemiş. İLE Genişletmek. )
- DİLATE/DİLATED[İng.] değil/yerine/= GENİŞLEMIŞ
- DİLATÖR/DİLATORY[İng.] değil/yerine/= GENİŞLETEN
- DİLİ-DAMAĞI (KURUMAK)
- DİLİNİ:
YUVARLAYABİLEN ile/ve YUVARLAYAMAYAN
- DİLUE/DİLUTED[İng.] değil/yerine/= SEYRELTİK
- DİLÜE ile DİLÜE ETMEK ile DİLÜENT ile DİLÜSYON
( Seyreltik, seyreltilmiş. İLE Seyreltmek, yoğunluğunu azaltmak. İLE Seyreltici. İLE Seyreltme. )
- DİLÜSYON/DİLUTION[İng.] değil/yerine/= SEYRELTME
- DİNAMİK/DYNAMIC[İng.] değil/yerine/= DEVİNGEN
- DİNLENMEK/DİYLEM ile/ve/<> DİNGİNLEŞMEK
( Dinleyen dinlenir. [başkaları da dinleyeni dinler!] Dinleyen dinlenir. [yorulmaz, dinginleşir ve gelişir!] )
- DİPLEJİ ile HEMİPLEJİ ile KUADRİPLEJİ
( Bacakların, kollardan daha fazla etkilenmesidir. İLE Gövdenin aynı tarafındaki kol ve bacak etkilenmeleridir. [Kol tutulumu, genelde daha fazla olur.] İLE Tüm kol ve bacak etkilenmeleridir. )
- DİPLEJİ/DİPLEGIA[İng.] değil/yerine/= İKİ TARAFLI FELÇ
- DİPLEJİ değil/yerine/= ÜST YARI FELCİ
- DİPLO- ile DİPLOİD ile DİPLOPİ
( Çift, iki. İLE Çift takımlı. İLE Çift görme. )
- DİPLOPİ/DİPLOPIA[İng.] değil/yerine/= ÇİFT GÖRME
- DİREKSİYONEL/DİRECTIONAL[İng.] değil/yerine/= YÖNLENDİRİLMİŞ
- DİREKSİYONEL değil/yerine/= YÖNLENDİRİLMİŞ
- DİREKT AKIM(DC) ile DEBİ
( Doğru akım. İLE Akım oylumu. )
- DİREKT/DİRECT[İng.] değil/yerine/= DOĞRUDAN
- DİREKTİF ile DİREKTÖR
( Buyruk, emir. İLE Yönetmen, yönetici. )
- D(İ)REN ile D(İ)RENAJ
( Akıtaç. İLE Akıtım. )
- DİRİMBİLİM/DİRİLBİLİM:
BİTKİLER ve/+/||/<>/> HAYVANLAR ve/+/||/<>/> İNSAN
- DİRİMSEL/DOĞAL GEREKSİNİMLER ile/ve/değil/yerine/||/<>/> İNSANÎ GEREKSİNİMLER
- DİRLİK ve/||/<>/> DÜZEN
- DİRSEK ÇIKARMAK ile/ve/||/<> SIRT ÇEVİRMEK
- DİRSEK ile DİZ
( Kolların eklem yeri. İLE Bacakların eklem yeri. )
( MİRFAK ile ... )
( ÂRÂN, ÂREC, ÂRENC, ÂRENG, ÂRET ile ... )
( ELBOW vs. KNEE )
- DIŞ BURUN DELİKLERİ ile/ve İÇ BURUN DELİKLERİ
( ... ile/ve KONKA/CHOANNE[Yun.]: Huniler. )
- DİŞ ÇIKARMAK -ile
( TEETHE )
- DIŞ DÖLLENME ile İÇ DÖLLENME
( Döllenmenin gövde dışında gerçekleşmesi. İLE Döllenmenin gövde içinde gerçekleşmesi. )
- DIŞ DÖLLENME ile/||/<> YAPAY DÖLLENME ile/||/<> SIRALI OLUŞ/EPİGENEZ
( Döllenme sürecinin, dişinin gövdesinin dışında gerçekleştiği döllenme biçimi.[Dişil ve eril bireyler, gametlerini suya bırakır ve spermler, yumurtaları gövde dışında döller.][Bu üreme biçimi, çoğu amfibi türünde ve mercanlarda görülebilir.] İLE/||/<> Eşeysel birleşme dışında, başka bir yolla, genellikle deneysel olarak spermlerin vajinaya iletilmesi. İLE/||/<> Organizmanın yumurta ve spermdeki ham nesnelerden tamamen yeni olarak geliştiğini ileri süren ve canlının gelişmesi üzerine ileri sürülen bir kuram. )
- DIŞ DUYULAR ile/ve/||/<>/+/ve İÇ DUYULAR
( Görme, İşitme, Koklama, Tatma, Dokunma. İLE/VE/<>/+ Hiss-i Müşterek, Hayal[Hissî Suretler], Vehim[Tikel Anlamlar], Hafıza, Kuvve-i Mutasarrıfa[Hayalhane'ye dayanırsa: Muhayyile; Vehim'e dayanırsa: Müdrike.] )
( BEŞ DUYU ile/ve/<>/+ BULUNÇ/VİCDAN[Ar. < VUCUD < CÛD: Taşma, bulunma, görünme.] )
( İÇ DUYULAR:
* ORTAK DUYU/HİSS-İ MÜŞTEREK
* HAYALHANE
(TEKİL BİÇİM)
* VÂHİME
(TEKİL/TİKEL ANLAMLAR)
* HÂFIZA
(TEKİL ANLAMLAR)
* KUVVE-İ MUTASARRIFA (İŞLEMCİ)
KUVVE-İ MUTASARRIFA + HAYALHÂNE = MUHAYYİLE
KUVVE-İ MUTASARRIFA + HÂFIZA = MÜVEHHİME
KUVVE-İ MUTASARRIFA + AKIL = MÜFEKKİRE
AKIL = MÜDRİKE )
- DİŞ İPİ ve/||/<>/> DİŞ FIRÇASI (/KULLANMAK)
- DIŞ KULAK YOLU (YANGISI/İLTİHABI) ile/ve/||/<>/> ORTA KULAK YOLU (YANGISI/İLTİHABI)
( Genellikle hafif sorunlarda antibiyotik olmadan, sadece kulak damlaları, ağrı kesiciler ve kulak hijyenine dikkat edilerek iyileşebilir. İLE/VE/||/<>/> Özellikle virüs bulaşlarına bağlı olduğunda, antibiyotik gerektirmeyebilir ve gövde, enfeksiyonla kendiliğinden uğraşabilir. Ancak, bakteri kaynaklı ve ciddi sorunlarda antibiyotik sağaltımı gerekebilir. Sağaltılmadığında ciddi sorunlar gelişebilir.
[İki durumda da kulak yangısı belirtileri varsa hekim denetimi gereklidir. Hekim, antibiyotik gerekip gerekmediğini belirleyerek uygun sağaltım yöntemini önerir.]
[Bazen antibiyotik kullanmadan da iyileşebilir. Bu durum, yangının nedenine, şiddetine ve kişinin genel sağlık durumuna bağlıdır.] )
- DIŞ KULAK ile/ve/||/<> ORTA KULAK ile/ve/||/<> İÇ KULAK
( Kulak kepçesi ve dış kulak yolundan oluşan bölüm. İLE/VE/||/<> Kulakzarı, çekiç, örs, üzengi kemiklerinin bulunduğu, dış kulakla iç kulak arasındaki bölüm. İLE/VE/||/<> İşitme sinirlerinin bulunduğu bölüm. )
- DİŞ PROTEZİNDE:
PORSELEN ile/değil/yerine/> ZİRKONYUM
( )
- DİŞ TELİ ile/değil/yerine/||/<>/> SAYDAM PLAK
(
ile/değil/yerine/||/<>/>
)
- DIŞ ile DİŞ
( OUTER/OUTSIDE vs. TOOTH )
- DİŞ ile GÖZDİŞİ
( ... İLE Üst çenedeki köpekdişlerinden her biri. )
- DİŞ ile KEFEKİ
( ... İLE Diş diplerinde oluşan kireç tabakası. )
- DİŞ ile SÜTDİŞİ
- DİŞ = TOOTH[İng.] = DENT[Fr.] = ZAHN[Alm.] = DENTE[İt.] = DIENTE[İsp.]
- DİŞ ve/<> TÜM ÖRGENLER
- DİSABİLİTE/DISABILITY[İng.] değil/yerine/= ENGELLİLİK | YETİ YİTIMİ
- DİSDİYADOKİNEZİ/DYSDİADOCHOKINESIA[İng.] değil/yerine/= ARDIŞIK DEVİNIM BOZUKLUĞU
- DİSEKAN değil/yerine/= DİLİNİK
- DİSEKİLİBRİUM/DYSEQUILIBRIUM[İng.] değil/yerine/= DENGESİZLEŞME
- DİSEKSİYON değil/yerine/= KES AYIR | DİLİNME
- DİSEMİNASYON/DISSEMINATION[İng.] değil/yerine/= YAYILMA
- DİSEMİNASYON değil/yerine/= SERPİLME | YAYILMA
- DİŞETİ ile/ve DAMAK
( ... ile/ve HANEK )
( ... ile/ve ÂHİYÂNE )
( GUM vs./and PALATE )
- DİŞETİ ile/ve/<> DİŞ YUVASI/ÇUKURU
( ... ile/ve/<> SİNH, SELEM )
- DİSFAJİ ile/||/<> DİSFONİ
( Yutma güçlüğü. İLE/||/<> Ses kısıklığı ya da ses bozukluğu. )
- DİSFAJİ ile/||/<> DİSFONİ
( Yutma güçlüğü. İLE/||/<> Ses kısıklığı ya da sesin bozulması. )
- DİSFAJİ ile/||/<> DİSPEPSİ
( Yutma güçlüğü. İLE/||/<> Sindirim güçlüğü, hazımsızlık. )
- DİSFAZİ ile DİSFONİ ile DİSFEMİ/REKÂKET[Ar.]
( Söz yitimi, konuşma bozukluğu. İLE Ses bozukluğu. İLE Tutukluk/kekemelik/pepemelik. )
- DİSFONKSİYON/DYSFUNCTION[İng.] değil/yerine/= İŞLEV BOZUKLUĞU
- DİSFONKSİYON ile/||/<> DİSKİNEZİ
( İşlev bozukluğu. İLE/VE/|| Devinim bozukluğu. )
- DİSGRAFİ/DYSGRAPHIA[İng.] değil/yerine/= YAZI-ÇİZİ BOZUKLUĞU
[doğrudan ya da dolaylı]
her türlü katkısı/desteği olan, yakından tanıdığımız ve tanımadığımız tüm TIP mensuplarına
(Sayın/Sevgili Dr.) Ahmet Çorak'a, Metin Bobaroğlu'na, Kayıhan Şahinoğlu'na, Ömer Naci Ergin'e, Sevil Atasoy'a, Nilgün Bozbuğ'a
tüm emekleri ve desteği için
ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUZ!!!
(1996'dan beri)