Sağlık, İlk Yardım ve Tıp'taki FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 8.224 başlık/FaRk ile birlikte,
8.224 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(7/34)
- BİRİNCİL VE İKİNCİL DUYULAR'DA:
İNSAN ile HAYVAN
( İnsanda, birincil duyular, görme ve işitme örgenleri üzerindedir. İLE Hayvanın türüne göre değişir. )
- BİRLEŞME/KONJÜGASYON/CONJUGATION[İng.] ile/ve/||/<> DÖNÜŞÜM/TRANSFORMASYON
( Bakteriler arasında doğrudan genetik nesne aktarımı. İLE/VE/||/<> Bakterilerin, çevresel DNA'yı alması. )
- BÎŞ[Fars.] -ile
( Bıldırcın otu dnilen zehirli bir ot. [Çin'de bulunur] )
- BİSİKLET >< ALZHEIMER
- BİSİKLET ve/<> (DAHA) UZUN YAŞAM
- BİSİKLET ve/<>/= EGZERSİZ
- BİSİKLET ve/<> ENERJİ
- BİSİKLET ile/ve/||/<> FaRkLaR
- BİSİKLET ve/<> SAĞLIK
- BİSİKLETTE DENGE:
BEYİN ile/ve/||/<>/< KULAK ile/ve/||/<>/< BACAK/KIÇ | AYAK
- BIT/INFORMATION AND COMMUNICATION TECHNOLOGİES değil/yerine/= BİLİŞİM VE İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİ
- BİTAP[Fars. < Bİ-TÂB] ile BİTKİN, DOĞASINDAN/GÜCÜNDEN/BULUNDUĞU YERDEN UZAK KALAN/DÜŞEN
- BİTİŞİK | BENZER/HOMOJEN >< AYRIŞIK/HETEROJEN
( JOINT >< DISJOINT )
- BİTKİ GÖZESİ/HÜCRESİ ile HAYVAN GÖZESİ/HÜCRESİ
( * Hücre çeperi/duvarı bulunur.
* Köşeleri vardır.
* Sitoplazmada, plastitler vardır.
* Kloroplast vardır.
* Kofullar çok ve büyüktür.
* Lisozom, sentrozom ve sentriyol bulunmaz.
* Anket yapamaz.
İLE
Hayvan hücresinde:
* Hücre çeperi/duvarı bulunmaz.
* Oval bir yapıdadır.
* Plastitler yoktur.
* Kloroplast yoktur.
* Kofullar az ve küçüktür.
* Lisozom, sentrozom ve sentriyol bulunur.
* Anket organeli bulunur. )
( )
- DAMAR AĞLARININ GELİŞİMİ:
BİTKİDE ve/=/||/<> HAYVANDA
( Açıklamalarını okumak için burayı tıklayınız... )
- BİTMEK ile TERLEMEK
( Kılların çıkması. İLE Bıyığın/sakalın, yeni yeni çıkmaya başlaması. )
- BİTRİK ile BİTRİK[Argu]
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bızır/klitoris. İLE Fıstık. )
- BIVAD/BIVENTRICULAR ASSIST DEVICE BIVENTRİKÜLER değil/yerine/= DESTEK AYGITI, İKİ KARINCIĞA DESTEK AYGITI
- BIVALENT değil/yerine/= İKİ DEĞERLİKLİ
- BIYIK ile PİSBIYIK
( .. İLE Kılları gür olmayan ve biçime girmeyen bıyık. )
- BIYIK ile POS (BIYIK)
( ... İLE Gür ve uzun. )
- BİYO-PSİKO-SOSYAL:
GÖVDE ile/ve/||/<> BAŞ ile/ve/||/<> KOL(/BACAK)
- Bİ(Y)OAVAİLİBİLİTE ile Bİ(Y)OPSİ
( Biyo yararlanım. İLE Doku örneği, doku örneklemesi. )
- BİYOKİMYA ile BİYOKİMYASAL/BİYOŞİMİK
( Dirimlilerin kimyasal süreçleri. İLE Dirimlilerin kimyasal süreçleriyle ilgili. )
- BİYOPSİ/BIOPSY değil/yerine/= PARÇA ALIMI
- BİYOPSİ ile BİYOPSİ İĞNESİ
( Doku örneği alma işlemi. İLE Doku örneği almak için kullanılan iğne. )
- BİYOSİD/AL ile BAKTERİ(Y)OSTATİK ile BAKTERİSİD(AL)
( Canlı öldürücü. İLE Bakteri durdurucu. İLE Bakteri öldürücü. )
- BIZR[Ar.] ile BIZIR[Ar.]
( Boş, beyhûde. İLE Klitoris. )
- BMI/BMG BODY MASS INDEX değil/yerine/= GÖVDE KÜTLE GÖSTERGESİ
- -BLAST ile -BORN/E ile -EKTAZİ ile -EKTOMİ ile -GRAF ile -GRAFİ ile -GRAM ile -MALASİ, -MALAZİ ile -MEGALİ ile -OSTOMİ ile -ÜRİ
( -göze[si] öncüsü. İLE ... kaynaklı. İLE ... genişlemesi. İLE ... alım/ı / çıkarım/ı. İLE -yazar, -çizer. İLE -yazım/ı, -çizim/i, -çekim/i. İLE -yazı/sı, -çizim/i, sayım/ı, -ölçüm/ü. İLE ... yumuşaması. İLE ... büyümesi, ... büyüklüğü. İLE ... ağızlaştırımı. İLE ... işeme. )
- BLASTULA[< Lat. < Yun.] ile/ve/||/<> MORULA[< Lat.]
( Yumurta gözesi, embriyon olurken, morulanın, gelişerek, içi boş ve yuvarlak biçime girmesi durumu. İLE/VE/||/<> Yumurta gözesinin, embriyon oluşurken, gelişerek aldığı ilk biçim. )
- BLAZMA ile PLAZMA
( Malawi'de, Malawi Gölü'nden, deri yoluyla bulaşan bu hastalık, daha sonra eklemlere yerleşiyormuş. İleri aşamalarında, sidikten, kan bile gelebiliyormuş. İnsanın fazla olduğu sahil şeridinde görülüyormuş. İLE Nesnenin dördüncü durumu. )
- BLEFARİT ile/||/<> KONJONKTİVİT
( Göz kapaklarının yangılanması. İLE/||/<> Gözün konjonktiva tabakasının yangılanması. )
- BLEFARİT ile/||/<> KONJONKTİVİT
( Göz kapaklarının yangılanması. İLE/||/<> Gözün konjonktiva tabakasının yangılanması. )
- BLOK ile BLOKAJ ile BLOKE ETMEK ile BLOKER/BLOKÖR
( Engel, durma, bina. İLE Durdurma, tıkanma, tıkanıklık. İLE Durdurmak. İLE Durdurucu, engelleyici. )
- BLOK ile/||/<> BLOKE ile/||/<> BLOKER ile/||/<> BLOKAJ
( Engel. | Durma | Kalıp. İLE/VE/|| Engellenmiş. İLE/VE/|| Engelleyici. İLE/VE/|| Engel/leme. )
- BLOKAJ/BLOCKADE değil/yerine/= ENGELLEME, DURDURMA
- BLOKAJ ile/||/<> BLOKER/BLOKÖR
( Durdurma. | Tıkanma, tıkanıklık. İLE/||/<> Durdurucu. | Engelleyici. )
- BLOKER/BLOCKER değil/yerine/= ENGELLEYİCİ
- BLUTUT/BLUETOOTH BLUETOOTH değil/yerine/= YAKIN ALAN RADYO FREKANSI
- BN/BATCH NUMBER değil/yerine/= PARTİ NUMARASI
- B'NİN ile/değil BEYNİN
- BÖBREK AKTARIMINDA:
DEĞİŞTİRME değil EKLEME
( Böbrek aktarımı sırasında sorunlu böbrek, yenisi ile değiştirilmez. Gövdeye üçüncü bir böbrek takılır. )
(
)
- BÖBREK:
İKİ ile/ve/||/<> TEK
- BÖBREK SANCISI/AĞRISI ile GAZ SANCISI/AĞRISI
- BÖBREK TAŞI ile/||/<> SAFRA TAŞI
( Böbreklerde mineral ve tuz birikimi ile oluşan sert kitleler. İLE/||/<> Safra kesesinde kolesterol ya da bilirubin birikimi ile oluşan sert kitleler. )
- BÖBREK TAŞI ile TARLADAKİ TAŞ
( HASÂT-ÜL-KİLYE ile ...
KİLYE[: Böbrek.] ile ... )
( CALCULUS vs. STONE )
- BÖBREK YANGISI(İLTİHABI)/NEFRİT[Fr. < Yun.] ile/ve ÖD/SAFRA KESESİ YANGISI(İLTİHABI) ile/ve DALAK[Ar. TIHÂL] YANGISI(İLTİHABI)
( NEFRİT, ZÂT-ÜL-KİLYE ile/ve KOLESİSTİT ile/ve SPLENİT )
- BÖBREK YETMEZLİĞİ ile/||/<> KARACİĞER YETMEZLİĞİ
( Böbreklerin işlevlerini yerine getirememesi. İLE/||/<> Karaciğerin işlevlerini yerine getirememesi. )
- BÖBREK YETMEZLİĞİ ile/||/<> KARACİĞER YETMEZLİĞİ
( Böbreklerin atık nesneleri ve fazla sıvıyı yeterince filtreleyememesi. İLE/||/<> Karaciğerin zehirleri ve atık nesneleri yeterince işleyememesi. )
- BÖBREK ve/<> HAVUZCUK
( ... VE/<> Sidikborularının böbrekle birleştikleri yerde, huni biçimindeki genişlik. )
- BÖBREKLERİN YAPISI ile BÖBREKLERİN İŞLEVLERİ
( Böbrek ünitesi adı verilen fonksiyonel birimlerden oluşur. İLE Kanı süzmek, atık nesneleri ve fazla suyu sidikle gövdeden atmak ve kanın pH dengesini korumaktır. )
- BÖBÜRLENMEK ve/||/<> HORULDAMAK
( Gündüz. VE/||/<> Gece. )
( "Uyanıkken". VE/||/<> Uyurken. )
- BÖCEK ile PAEDERUS
( ... İLE Türkiye'de, 6 farklı türü bulunmaktadır. )
- BODRUM KAT ile/ve/<> TAVAN ARASI
( "Travmalar". İLE/VE/<> "Hoş anılar". )
- BOĞAN OTU/AKONİT[Yun. < AKONİT] ile/ve/||/<>/> AKONİTİN[Fr. < ACONITINE]
( ... İLE/VE/||/<>/> Boğan otundan çıkarılan ve tıpta kullanılan zehirli bir nesne. )
- BOĞAZ/YUTAK YANGISI ile/ve BADEMCİK YANGISI
( Bademcik, aklın, beynin filtresidir, süzgecidir, can sıkılınca büyür. )
( FARENJİT ile/ve TONSİLLİT )
- BOĞAZ ile BOĞAZ
( Boynun ön bölümü. İLE İki kara arasındaki bölüm. )
- BÖGEN ile BÖGEN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( İktidarsız. İLE Körbagırsak. )
- BOGIM ile/> BOGIN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Parmak eklemi. | Kamışın ya da hulfa otunun boğumları. İLE Eklem. )
- BOĞMAÇ/TURNİKE[İng. < TOURNIQUET] ile TURNİKE[Fr. < TOURNIQUET]
( Kan akıntısını durdurmak için kanama noktasının gerisine yapılan sıkı sargı. İLE Kişilerin teker teker geçmesini sağlamak amacıyla bazı yerlere konulan, uclarından biri çevresinde dönebilecek düzende yatay olarak yerleştirilmiş çarpı biçiminde araç. )
- BÖGRÜL ile BÖĞÜR ile BÖĞÜR
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Beyaz beneklere sahip hayvanlar. İLE Böğür. İLE Kuça kenti ile Uygur ülkesi arasında bulunan bir dağın doruğunda bulunan bir kale.[sınır noktasıdır] )
- BOĞULMALARDA:
DİL KÖKÜNÜN GERİYE KAYMASI[BAYILMA VE BİLİNÇ KAYBI SONUCU] ile/ve/||/<> SOLUK BORUSUNA SIVI DOLMASI ile/ve/||/<> SOLUK BORUSUNA YABANCI NESNE KAÇMASI ile/ve/||/<> ASILMA ile/ve/||/<> AKCİĞERLERİN ZEDELENMESİ ile/ve/||/<> GAZLA ZEHİRLENME ile/ve/||/<> SUDA
( Gövdedeki dokulara yeterli oksijen gitmemesi sonucu dokularda bozulma oluşmasıdır.
[Belirtileri]
- Soluk almada güçlük.
- Gürültülü, hızlı ve derin solunum.
- Ağızda balgam toplanması ve köpüklenme.
- Yüzde, dudaklarda ve tırnaklarda morarma.
- Genel sıkıntı hali, yanıtlarda isabetsizlik ve kararsızlık.
- Bayılma. )
( [İlk yardım.]
- Boğulma nedeni ortadan kaldırılır.
- Bilinç kontrolü yapılır.
- Hastanın yaşamsal bulguları değerlendirilir.
- Temel yaşam desteği sağlanır.
- Derhal tıbbî yardım istenir[112]
- Yaşam bulguları izlenir. )
( [Suda Boğulmalar]
- Suda boğulmalarda, soluk borusu girişi kasıldığından dolayı, çok az miktarda su, akciğerlere girer.
- Özellikle soğuk havalarda, 20-30 dakika geçse bile yapay solunum ve kalp masajına başlanmalıdır.
- Suya atlama sırasında, genel gövde yaralanması/omurga kırıkları olabileceği öngörülerek, başın, çok fazla geriye itilmemesi gerekmektedir.
- İlk yardımcı yalnız ise 112 aranırken temel yaşam desteğindeki sıralamaya uygun olarak aramalıdır. )
- BOĞUM ile ENDAZE[Fars.] ile İPLİK ile ÖRÜMCEKTELİ ile PARMAK
( Çubuk biçiminde bir şeyin üzerinde, çepeçevre sıkılmış ya da şişmiş gibi bir durumda bulunan yer. | İki boğum arasındaki bölüm. | Arşının 1/60'ı olan eski parmağın 2.5 katına eşit uzunluk ölçüsü. | Yağmur borusunun, bileziğe oturduğu noktadaki şişkin bölümü. İLE Ölçü. | Eskiden, değerli kumaşları ölçmekte yararlanılan, 0,6575 m. uzunluğunda bir Türk uzunluk ölçü birimi. İLE Arşının 1/60'ı olan parmağın, 1/10'una eşit bir uzunluk ölçüsü. İLE İpliğin, 1/100'ü eşit bir uzunluk ölçüsü. İLE Eskiden, Türk mimarlarının kullandıkları, 75,774 cm.lik arşın. )
- BÖĞÜRMEK ile ÖĞÜRMEK
- BOGUZ ile/> BOĞAZ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- BOKAK/BOQAQ ile BOKUK/BOQUQ ile BOKUK/BOQUQ
( Kuş kursağı. İLE Çiçek tomurcuğu.[Çiçeğin açmadan önce çanak yapraklarla sarılı durumu.] İLE Âdemelmasının iki yanında, deri ile et arasında oluşan et parçası.[guatr] )
- BOK/BOQ ile BOK/BOQ[Oğuz] ile BOK/BOQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Ekmekteki küf. İLE Dışkı. İLE Kavunun yere düştüğünde çıkarttığı ses. )
- BÖKSEG ile BÖKSEG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Göğüs ile boyun arasındaki bölge, göğsün yukarı bölümü. İLE Kadının memesi. )
- BOL- ile/||/<> -CERN
( Parça. İLE/||/<> Ayrı. )
- BÖLÜK ile BÖLÜK/BELİK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Herhangi bir tür hayvanın bir arada bulunduğu öbek. İLE Saç örgüsü. | Saç örgüsünün omuzlardan aşağı uzanan bölümü, bölük, örgü. )
- BÖLÜNGÜ ile BÖLÜNTÜ ile BÖLÜT
( Bir siyasi partinin politikasını, mecliste, yerel yönetimlerde ve çeşitli örgülerde yürütmek üzere örgütlenmiş öbek/grup. Fraksiyon. | Bir siyasal partinin içinde, partinin izlemekte olduğu ana siyasal çizgiye karşı olan, ayrı bir örgüt merkezi bulunan ve partinin çoğunlukla aldığı kararlara karşı savaşım veren parti içi öbek. İLE Bölünmüş parça. İLE Eklembacaklıların, gövdelerini oluşturan, yan yana dizili parçaların her biri, halka. | Zigotun bölünmesinden sonra embriyonda ortaya çıkan ve az çok birbirine benzeyen parçaların her biri. )
- BOLUS değil/yerine/= BOL VERİŞ
- BORÇ ile/||/<> BOYUN BORCU
- BORD SINAVI/BOARD EXAMINATION değil/yerine/= YETERLİK SINAVI
- BOS/CEREBROSPINAL FLUİD değil/yerine/= BEYİN-OMURİLİK SIVISI
- BOŞ/LUK ile/ve/||/<> BELİRSİZ/LİK
- BOŞLUK ile/ve/||/<> SU
- BOTOKS ile DOLGU
( "Clostridium botulinum" adlı bakteriden elde edilen kimyasaldır. İLE Hiyalüronik asitten oluşan bir jel. )
- BOY ile/ve KARAKTERİSTİK UZUNLUK
( The NCD Risk Faktörü Birliği'nin 'Yetişkin İnsanda Boy Uzunluğu Trendlerinin 100 Yılı' adlı araştırması, bir ülkede, belirli bir zamanda, bireylerin boy ortalamalarının ne olduğunu ve 100 yıl içinde bu rakamların nasıl değiştiğini ortaya çıkarmayı hedefliyor. XX. yüzyılın sonunda, en uzun erkekler [ortalama 183 cm. boy uzunluğuyla] Hollanda'da doğdu. En kısa kadınlar ise [ortalama 140 cm. boy uzunluğuyla] Guatemala'da doğdu. 1896'da en kısa ve en uzun boylu memleketlerin arasındaki fark (hem kadın, hem erkekte) 20 cm. olarak kaydedildi. Bu, yeterli beslenme ve hastalıklara yatkınlık bakımlarından çok büyük farklar anlamına geliyordu. Son 100 yılda boy uzunluklarının nasıl değiştiği de ülkeden ülkeye farklılık gösterdi. 1996 yılında doğan İran'lı erkekler, 1896'da doğanlara göre 17 cm., Güney Kore'li kadınlar 20 cm. kadar uzundu. Güney Asya ve Afrika gibi ülkelerde, bireyler, 100 yıl önce olduklarından pek farklı bir boy uzunluğunda değiller ve hatta bazı ülkelerde, bireyler, 50 yıl önce olduklarından daha kısalar. Araştırma, boy uzunluğunun farklı ülkelerde farklı miktarlarda değişmesinin nedenini anlamayı ve bu bilgiyi beslenme ve sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi için kullanmayı hedefliyor. Bunun yanı sıra, boy uzamasının daha iyi bir sağlık ve daha uzun ömür anlamına geldiği bilgisinin yaygınlaşması da amaçlanıyor. )
(
)
- BOYIN =/> BOYUN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( İnsanın ya da başka bir canlının boynu. )
- BOYUN OMURLARI ile/ve/<> SIRT OMURLARI ile/ve/<> BEL OMURLARI
( TORTİKOLİS: Eğri boyunlu olma durumu. )
( TAHADDÜB[Ar. < HADEB]: Kamburlaşma, dışarı doğru çıkıntı oluşması. )
- BOYUN ile BOĞAZ
( GERDÂN/GERDEN: Dönücü, dönen. | Gövdenin baş ile omuzlar arasındaki bölümü. | Şişmanlarda, çenenin altındaki tombulluk.] ile GÜLÛ )
( UNK[çoğ. A'NÂK] ile HULKÛM[çoğ. HALÂKÎM] )
- BOYUN ile/ve/<> OYUN
( Boyun kırılırsa, "Bu OYUN" biter. )
- BOZUKLUK ile/ve/ya da/||/<> İŞLEVSİZLİK
- BOZUKLUK ile/ve/değil/||/<>/< RAHATSIZLIK
- BP/BLOOD PRESSURE değil/yerine/= KAN BASINCI
- BPM/BEAT PER MINUTE değil/yerine/= DAKİKA VURU SAYISI (KALP)
- BRACHY- ile/||/<> BREVİ-
( Kısa. İLE/||/<> Kısa. )
- BRADİ- değil/yerine/= BRAKİ-
( Yavaş[lama]. İLE Kısa. )
- BRADİKARDİ ile/||/<> BRADİKİNEZİ
( Yavaş kalp atımı/vuru. İLE/||/<> Yavaş devinim. )
- BRADİKARDİ ile BRADİPNE
( Kalp atım hızının yavaşlaması. İLE Solunum hızının yavaşlaması. )
- BRADİKARDİ ile/||/<> TAŞİKARDİ
( Kalp atış hızının normalden düşük olması. İLE/||/<> Kalp atış hızının normalden yüksek olması. )
- BRAKİTERAPİ değil/yerine/= İÇ IŞIN TEDAVİSİ
- BRAKİTERAPİ ile/||/<> RADYOTERAPİ
( Kanser tedavisinde radyoaktif nesnelerin doğrudan tümör içine yerleştirilmesi ile uygulanan bir yöntem. İLE/||/<> Kanser tedavisinde dışarıdan yüksek enerjili ışınların tümöre yönlendirilmesi ile uygulanan bir yöntem. )
- BRANCHING değil/yerine/= DALLANMA
- BREAKTHROUGH ile BREATH-HOLD/İNG
( Araya giren. İLE Soluk tutmalı. )
- BRİÇ[İng. < BRİDGE] değil/yerine/= KÖPRÜ
- BRİT değil/yerine/= YAPIŞIKLIK
- BROM-/BROMO- ile/||/<> OZO- ile/||/<> SAPR-/SAPRO-
( Kötü koku, bromun varlığı ile ilgili, bromla ilgili. İLE/||/<> Hoşa gitmeyen koku. İLE/||/<> Çürümüş, kokuşmuş, bozuk, bozulmuş. )
- BRONŞ ile/||/<> BRONŞEKTAZİ ile/||/<> BRONŞİYEKTAZİ ile/||/<> BRONŞİYOL
( Soluk borucuğu. İLE/VE/|| Soluk borucuğu genişlemesi. İLE/VE/|| Soluk borucuğu genişlemesi. İLE/VE/|| Soluk borucuğu dalı. )
- BRONŞİT ile BRONŞEKTAZİ
( Bronşların yangılanması. İLE Bronşların genişlemesi. )
- BRONŞİT ile/||/<> BRONŞİOLİT
( Bronş yangısı. İLE/||/<> Küçük bronşların yangısı. )
- BRUİT değil/yerine/= UĞULTU
- BRUKSİZM -ile
( Uyku sırasında dişleri sıkmak, gıcırdatmak ve çeneyi kenetlemek. )
- BRUKSİZM ile/||/<> APNE
( Dişlerin istemsizce sıkılması ya da gıcırdatılması. İLE/||/<> Solunumun geçici olarak tamamen durması. )
- BRUKSİZM ile/||/<> TEMPOROMANDİBULAR EKLEM BOZUKLUĞU (TME)
( Dişlerin istemsiz sıkılması ya da gıcırdatılması. İLE/||/<> Çene ekleminde ağrı ve fonksiyon bozukluğu. )
- BRUKSİZM ile/||/<> TİNNİTUS
( Dişlerin istemsizce sıkılması ya da gıcırdatılması. İLE/||/<> Kulakta çınlama ya da uğultu duyulması. )
- BRUKSİZM ile/||/<> TRİSMUS
( Dişlerin istemsiz olarak sıkılması ya da gıcırdatılması. İLE/||/<> Çene kaslarının kasılması ve ağız açmada zorluk. )
- BRUSELLOZ ile/||/<> TÜBERKÜLOZ
( Brusella bakterisinin neden olduğu, genellikle hayvandan insana bulaşan bir bulaş. İLE/||/<> Mycobacterium tuberculosis bakterisinin neden olduğu, genellikle akciğerleri etkileyen bir bulaş. )
- BT/COMPUTERIZED/COMPUTED TOMOGRAPHY TOMOGRAPHY | INFORMATION TECHNOLOGY değil/yerine/= BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ | BİLİŞİM TEKNOLOJİSİ
- BU DİZİM ile/değil BUDİZM
- BUGA = SARIG/BÖZ BUGA
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Hindistan'dan getirilen bir ilaç.[Genellikle sarı ya da kızıl-kahve renktedir.] )
- BUĞDAYPASI ile BUĞDAYSÜRMESİ
( Pasmantargillerden, asalak bir mantar. | Bu mantarın, buğday ve benzeri bitkilerin yapraklarında oluşturduğu hastalık. İLE Buğday başaklarında oluşan ilkel mantar. | Bu mantarın yol açtığı hastalık. )
( PUCCINIA GRAMINISI cum TILLETIA TRITICI )
- BUGURDA ile SAÇ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kıvırcık saç. İLE Saç. )
- BUKKAL değil/yerine/= YANAK İÇİ
- BÜK(ÜL)MEK ile BURK(UL)MAK
- BULANIKLIK ile/||/<>/> APROSEKSİ[Fr.]
( ... İLE/||/<>/> Dikkati yoğunlaştıramama zihin bulanıklığı gibi sayrılık belirtilerinin tümü. )
- BULANTI ile/ve/||/<> BUNALTI
- BULAŞ/ENFEKSİYON ile/||/<> ENFLAMASYON/İNFLAMASYON
( Mikroorganizmaların gövdeye girmesi ve çoğalmasıyla oluşan sayrılıklar. İLE/||/<> Yangı. Gövdenin bir yaralanma ya da tahrişe karşı, zararlı uyarılara karşı verdiği savunma tepkisi. )
- BULAŞICI HASTALIKLAR ve/||/<> CELALETTİN ALGAN
( )
- BULAŞICI ile/ve/değil/||/<>/< KALITSAL
- BULAŞMA ile/değil KONTAMİNASYON
( ... İLE/DEĞİL Temiz bir yüzeye, ortama ya da dokuya, başka bir ortamdan, kirliliğin taşınması. )
( Kontaminasyon Yeri [Mikroorganizma Sayısı]
Parmak Ucu [20 100 adet /cm²]
Eller [1.000 6.000 adet /cm²]
Kol [100 4.500 adet /cm²
Ayak [100 1.000 adet /cm²]
Tükürük [1 milyon 100 milyon adet/ml]
Dışkı [Yüzlerce milyar adet/gram]
Burun Akıntısı [1 milyon 10 milyon adet/ml] )
( [not] TO SMUDGE vs./but CONTAMINATION )
- BULAŞMA ile/ve/değil/yerine/||/<> YANKILA(N)MA
- BULB/US ile BULBUS OKULİ
( Yuvar. İLE Göz yuvarı, göz küresi. )
- BULBUS değil/yerine/= SOĞANCIK | OMURİLİK SOĞANI | YUMRU
- BULDGING ile HUMP ile KREST
( Şişkinlik, çıkıntı. İLE Tümsek, hörgüç, kambur. İLE Kabartı, çıkıntı. )
- bull.[Lat. < BULLI] değil/yerine/= KAYNAT, KAYNATINIZ
- BÜLUĞ değil/yerine/= ERGENLİK/ERİNLİK/YENİYETMELİK
- BÜLÛĞ ile REŞİT
( En erken başlangıcı erilde 12, dişilde 9 yaşındadır. Sonu, ikisinde de 15-16'dır. [İklime ve kişiye göre değişebilir.] İLE Reşit olma yaşı, [yasalarca] 18 yaşını tamamlayıncadır. )
( SİNN-İ BÜLÛĞ ile REŞÎD[< RÜŞD] )
- BUN/BLOOD UREA NİTROGEN değil/yerine/= KAN ÜRE AZOTU
- BUNALMA ile BUNAMA/ATEH[Ar.]/DEMANS[Fr., İng. < DEMENTIA]
( Sonsuz sonucu olmayan hiçbir küçük iş yoktur. )
( ... ile ATEH [ATÛH: Bunak] )
- BUNAMADA:
VASKÜLER ile/ve/||/<> LEWY CİSİMCİKLİ ile/ve/||/<> FRONTOTEMPORAL ile/ve/||/<> PARKINSON ile/ve/||/<> HUNTINGTON
- BÜNYE ile/ve/||/<> GENETİK
- BÜNYE değil/yerine/= İÇYAPI
- BÜNYE[Ar. < BUNYE] ile/ve/||/<>/> ÖRGEN
- BURÇAK/BURÇAQ ile BURÇAK/BURÇAQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bezelye, fasulye, bakla gibi şeylerin tanesi, tohumu. İLE Ter damlası. )
- BÜRÇEK ile PERÇEM
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( İnsan perçemi. İLE Atın perçemi, yelesi ya da kuyruk tüyü. )
- BURKULMA ile/değil BURULMA
- BIYIKLARDA:
BURMA ile NEVHAT ile GAYTAN ile YOLUK ile KIRPIK ile PIRASA ile YASTIKLI
( ÇÂR-DARB[Fars.]: Dört darp. Kalenderîlerin arasında sakal, bıyık, kirpik ve kaş yerine kullanılan bir deyimdir. )
( BURÛT: Bıyık. )
- BURMAK/BURMAQ ile BURUTMAK/BURUTMAQ ile BURIŞ(BURUŞMA) ile BURKI/BURQI ile BURKITMAK/BURQITMAQ ile BURKIG/BURQIG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kokma. | Buharının yükselmesi. İLE buharlanmasına neden olmak. İLE Kırışıklık.[deride ya da kumaşta] İLE Kırışık/buruşuk. İLE Buruşturmak. İLE Deride ya da benzer bir nesnede oluşan kırışıklık/buruşma. )
- BURN-OUT değil/yerine/= TÜKENMİŞLİK
- BURNUN AKMASI ile/ve/değil/yerine SÜMKÜRMEK
( MÜTEMAHHIT: Sümküren, temahhut eden. )
- BURS- ile/||/<> CYST-/CYSTİ-/CYSTO-/CYSTİDO- ile/||/<> VESİCO-
( Kese. İLE/||/<> Kese, torba. İLE/||/<> İdrar kesesi, kese, kabarıklık. )
- YASTIKÇIK/KESE/TORBA/BURSA[Lat. < BURSA SYNOVIALIS] ile Bursa
( Eklem bölgelerinde bulunan, içi sıvı dolu küçük kesecikler. [Kaslar, tendonlar ve kemikler arasındaki sürtünmeyi azaltarak hareketi kolaylaştırır.] İLE Türkiye'de, Marmara bölgesindeki bir il. | M.Ö. II. yüzyılda kurulan kent, Prusias[Bitinya Kralı] adını almış ve zamanla Bursa biçiminde değişmiştir. )
- BURUN KANAMASINDA...
BAŞ:
ARKAYA DOĞRU değil/>< ÖNE DOĞRU
- BURUN YANGISI ile DİŞETİ YANGISI/PİYORE[Fr.]
( NEZLE | ZÜKÂM[Ar.] | ZÜKÂM-I MÜZMİN )
- BURUN ile BURNAZ
( ... İLE İri ve uzun burunlu. )
- BURUN ile BURUN ile BURUN ile BURUNG ile BULUNG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Burun. İLE Dağın doruğu. | Herhangi bir şeyin ilk parçası. İLE Ön. İLE Olanağı bulunan en uzak noktaya göre kabul edilen ok atım uzaklığı. İLE Köşe. )
- BUŞON ile BUTON
( Tıkaç. İLE Düğme. )
- BUSTIR AŞI/BOOSTER SHOT değil/yerine/= PEKİŞTİRME AŞISI
- BUSTIR DOZ/RAPEL/BOOSTER DOSE[İng.] değil/yerine/= PEKİŞTİRME DOZU
- BÜSÛL[Ar. < BESR] ile BÜSÛL/BÜSÛR[Fars.]
( Gövdede çıkan sivilce, ufak çıban. İLE Lânet, beddua, ilenme, ilenç. )
- BUY-I GÜL[Fars.] değil/yerine/= GÜL YAĞI
- BUYRUK/EMİR[Ar. < EMR] ile/ve/||/<>/< YAPTIRIM/CEBİR[Ar. < CEBR]
- BÜYÜK DUDAKLAR ile/ve/<> KÜÇÜK DUDAKLAR
( VESTİBÜL: Küçük dudaklar tarafından sarılan boşluk. )
( LABIA MAJOR ile/ve LABIA MINOR )
- BÜYÜK GÖZELER/HÜCRELER ile/ve/<> KÜÇÜK GÖZELER/HÜCRELER
( MAGNO ile/ve/<> PARVOSEÜLER )
( )
- BÜYÜK) TÜKÜRÜK BEZİ:
3 ile/ve/+/||/<>/> 1
- BÜYÜK YANLIŞLARIN/HATALARIN/SUÇLARIN:
"NEDENİ" ile/ve/<>/> BEDELİ
- BÜZGEN ile/ve/<> BÜZÜK
( Kasılarak, gövdedeki herhangi bir deliği açan ya da kapayan, çember biçimindeki kasların genel adı. İLE/VE/<> Toplanarak büzülmüş. | Kalınbağırsağın sona erdiği yer, anüs. | [argo] Yüreklilik, cesâret. )
- BÜZ(ÜL)ME ile/ve/||/<> BURK(UL)MA
- BVK/BIG DATA SETS değil/yerine/= BÜYÜK VERİ KÜMELERİ
- c.[Lat. < CUM] değil/yerine/= İLE
- C12 ile/||/<>/> C14
- TARİHLENDİRME YÖNTEMLERİNDE:
C14 ile/||/<> AMS-C14 ile/||/<> TERMOLÜMİNESANS[İng. THERMOLUMINESCENCE] ile/||/<> OSL ile/||/<> DENDROKRONOLOJİ ile/||/<> ARKEOMANYETİK ile/||/<> XRF
( Arkeolojik buluntu yaş tayini. )
( Formül: t = -ln(N/N₀)/λ )
(
Arkeolojik Tarihlendirme Yöntemleri
Tarihlendirme yöntemleri, arkeolojik buluntuların ve jeolojik materyallerin yaşını bilimsel olarak belirlememizi sağlar. Modern arkeoloji, birden fazla yöntemi birlikte kullanarak en güvenilir sonuçlara ulaşır.
Temel Tarihlendirme Yöntemleri Karşılaştırması
| Yöntem | Materyal | Yaş Aralığı | Hassasiyet | Geliştirme Yılı | Durum |
|---|---|---|---|---|---|
| C14 (Radyokarbon) | Organik maddeler (kemik, odun, kömür) | 50.000 yıla kadar | ±20-25 yıl | 1946-1949 | Yaygın Kullanımda |
| AMS-C14 | Organik maddeler (çok küçük örnekler) | 50.000 yıla kadar | ±20-25 yıl | 1980'ler | En Gelişmiş |
| Termolüminesans (TL) | Seramik, tuğla, yanmış toprak | 100-500.000 yıl | ±5-10% | 1950-1960'lar | Kullanımda |
| OSL | Seramik, sediment, harç | 100-400.000 yıl | ±5-10% | 1984 | En Gelişmiş |
| Dendrokronoloji | Ağaç kalıntıları | 10.000+ yıl | ±1 yıl | 1900'ler başı | En Hassas |
| Arkeomanyetik | Yanmış kil, fırın, ocak | 2.000+ yıl | ±25-50 yıl | 1960'lar | Kullanımda |
En Gelişmiş Modern Yöntemler (2025)
AMS Radyokarbon Tarihlendirme
Avantajları:
- Klasik C14'ten 1000 kat daha küçük örneklerle çalışır (20-500 mg)
- Ölçüm süresi çok kısa (10-15 dakika)
- ±20-25 yıl hassasiyet
- C14/C12 izotop oranını direkt ölçer
OSL (Optically Stimulated Luminescence)
Avantajları:
- TL'den daha etkili ve güvenilir
- Tahribatsız teknik - çoklu okumalar mümkün
- Organik materyal gerektirmez
- 1-100 saniyelik güneş ışığı saat sıfırlama için yeter
- İzotop ölçümü değildir - radyasyon etkisini ölçer
İzotop Ölçümü ve İlişkisi
| Yöntem/Analiz | İzotop Kullanır mı? | Ölçülen Şey | Amaç |
|---|---|---|---|
| C14 / AMS-C14 | Evet (C14/C12) | İzotop oranı | Tarihlendirme |
| TL / OSL | Hayır | Işık emisyonu | Tarihlendirme |
| XRF | Hayır | Element kompozisyonu | Malzeme analizi (tarihlendirme değil) |
| Karbon İzotop Analizi (C13/C12) | Evet (C13/C12) | Kararlı izotop oranı | Diyet belirleme |
| Stronsiyum İzotop Analizi (Sr87/Sr86) | Evet (Sr87/Sr86) | Kararlı izotop oranı | Göç paternleri |
| Azot İzotop Analizi (N15/N14) | Evet (N15/N14) | Kararlı izotop oranı | Protein kaynağı |
Hangi Yöntem Ne Zaman Kullanılır?
| Materyal Türü | Önerilen Yöntem | Alternatif |
|---|---|---|
| Kemik, diş | AMS-C14 | İzotop analizi (diyet/göç için) |
| Odun, kömür | AMS-C14 | Dendrokronoloji |
| Seramik, tuğla | OSL | TL |
| Harç, sıva | OSL | - |
| Fırın, ocak | Arkeomanyetik | TL/OSL |
| Jeolojik sediment | OSL | - |
| Ağaç halkaları mevcut | Dendrokronoloji | C14 (çapraz kontrol) |
| Metal objeler | XRF (yaş değil köken) | Kontekst tarihlendirme |
Önemli Notlar
İzotop Ölçümü İki Türlüdür:
1. Radyoaktif İzotop Analizi: Kararsız izotopların bozunmasını kullanır (C14 gibi) - Tarihlendirme için
2. Kararlı İzotop Analizi: Bozunmayan izotopların oranlarını ölçer (C13, N15, Sr87 gibi) - Diyet, göç, iklim için
Modern Yaklaşım:
Günümüzde çoklu yöntem kombinasyonu kullanılır. Aynı buluntu farklı yöntemlerle tarihlenerek sonuçlar çapraz kontrol edilir. Örneğin: Aynı katmandan alınan kömür AMS-C14 ile, seramik OSL ile tarihlenir.
Önemli: XRF bir tarihlendirme yöntemi değildir - sadece element analizi yapar. TL ve OSL izotop ölçmez, radyasyon etkisini ölçer. Sadece C14 gerçek bir izotop ölçüm yöntemidir.
- CA/CLUSTERING ANALYSIS değil/yerine/= KÜMELEME ÇÖZÜMLEMESİ
- ÇABA ile CABA
( Herhangi bir işi yapmak için ortaya konulan güç, zorlu, sürekli çalışma. İLE Bir şey ödemeden, para vermeden alınan şey. | Ek olarak. )
- CABG/CORONARY ARTERY BYPASS GRAFTING değil/yerine/= KORONER ARTER BAYPAS GREFTLEMESİ
- CAD/COMPUTER AIDED DESIGN/MANUFACTURING değil/yerine/= BİLGİSAYAR DESTEKLİ TASARIM/ÜRETIM
- -CAD ile/||/<> -PTOSİS
( Düşme, azalma. İLE/||/<> Düşme, prolapsus ile ilgili. )
- ÇAGIR ile ÇAGIR
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Meyve suyu[şıra]. İLE Şarap. )
- ÇAĞMAK ile ÇAĞNAK
( Güneş ışığının vurması. İLE Döl kesesini dolduran ve dölütü içinde bulunduran sıvı, amnios suyu. )
- ÇAĞRIŞIM ile/ve/değil/||/<>/< UYARAN
- CAHİL/LİK ile/ve/<> APTAL/LIK
( Elif'i, mertek zannetmek. [Bir şey bilmediği halde konuşanlar için kullanılan deyim. (Elif harfini ve bu kadar basit bir şeyi bile bilmeyecek kadar bilgisiz olma durumu.)][MERTEK: Eskiden evleri yaparken kullanılan dört köşe ya da yuvarlak kalınca ağaç gövdesi.] )
( CAHİLLER...
* Her şeyde, hemen öfkelenir.
* Yararı olmayan şeylerden konuşur.
* Yersiz [yanlış yerlere] sadaka verir.
* Sırrı korumayıp açık ederler ve yayar.
* Dostunu ve düşmanını birbirinden ayıramazlar.
* Merhametsiz ve vicdansızlardır. Hoşgörü, onları bırakmıştır.
* Kindar olup, fitne ve fücûr çıkarmayı sever.
* İftira atmaktan, başkasının âhını almaktan kaçınmaz.
* Dedikodu ve yalanları çoktur.
* Güvenilmezdir, emanete ihanet eder.
* Dünya nimetleri için el-etek öpmeyi çok sever, utanmaz.
* Yoldaşını yarı yolda bırakır, yedikleri kaba etmekten çekinmez.
* Kalplerinde vefâ, diğergamlık, kadirşinaslık olmaz.
* Nezâket ve letâfet onlara hiç değmemiş, olmamış meyve misali hamdır!
* Edep, onları terk etmiştir! )
( IGNORANCE vs. STUPID/NESS )
- CAHİL/LİK ile/ve SARHOŞ/LUK
- ÇAKMAK ile ÇAKMAK ile ÇAKMAK
( Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. | Çelik, taş ve tutuşacak maddeden yapılmış tutuşturma aygıtı. İLE Kuruyunca, kalın kabuk bağlayan, kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. İLE Vurarak sokup yerleştirmek. | Çivi ile tutturmak. | [argo] Kabul edilmeyecek bir şeyi, kurnazlıkla kabul ettirmek. | Vurmak. | Bir şeyi, başka bir şeye sürtmek, vurmak ya da çarpmak. | Sezinlemek. | İçki içmek. | Parıldamak, ışık vermek. )
- CALC- ile/||/<> CALCİ- ile/||/<> CALCANO- ile/||/<> -LİTH-/LİTHO-
( Kalsiyum, taş, topuk. İLE/||/<> Kalsiyum, kireç. İLE/||/<> Topuk. İLE/||/<> Taş, sertleşmiş birikinti. )
- ÇALIŞMALARI:
YÜRÜTMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> SÜRDÜRMEK
- ÇALKAN/ÇALQAN = ...
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Sayrılığın gövdedeki bir noktadan başka noktalara yayılması. )
- CALYC-/-CALYX ile/||/<> -CELE/-COELE ile/||/<> -RRHEXIS ile/||/<> -COELEİ ile/||/<> CAV- ile/||/<> STEN-/STENO-/-STENOSİS ile/||/<> DOLİCH-/DOLİCHO-
( Kaliks, fincan biçiminde oluşum ya da yapı. İLE/||/<> Tümör, herni. bkz. fıtık. İLE/||/<> Fıtık, rüptür. İLE/||/<> Kavite, ventrikül, bölme, oyuk, gövde bölmesi. İLE/||/<> Kavite, oyuk, lezyon. İLE/||/<> Dar, daralma, bir açıklık ya da kavitenin daralması, sıkışma. İLE/||/<> Uzun, dar. )
- GLASDOSIMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= CAM DOZİMETRE
- GLASS DOSIMETER[İng.] / DOSIMÈTRE EN VERRE[Fr.] ile/değil/yerine/= CAM DOZÖLÇER
- CAMGÖZ ile "CAM GÖZ"
( Balık. İLE Takma gözlü. )
( Deniz kıyısına yakın yaşayan, boyu 1.5 m. kadar olan, bir tür köpekbalığı. İLE Gözü, takma olan. | Açgözlü. )
- CÂMİ ile/ve/||/<>/> MİHRÂB YERİNDE
( Yıkılsa da. İLE/VE/||/<>/> Yerinde. )
- CAMPTO- ile/||/<> FLEX- ile/||/<> -FLECT
( Eğilme, bükülme. İLE/||/<> Eğilme. İLE/||/<> Yay, eğilme. )
- CAN ile/ve BAŞ/SER
( Şevk duyar. İLE/VE Zevk duyar. )
- CAN ve/||/<>/>/< KAN
- CAN ve/||/<> KAŞINMA
( Örgenlerimizin adı yoktur! Kendimiz için yoktur!
Başkaları için vardır. Başkalarının örgenleri ve adları olarak vardır.
Her yerimiz, canımızdır.
Can(ım) +
kulağım/sırtım/ayağım/parmağım/yanağım/kafam/kıçım, "oram/şuram/buram"...
Neremizden söz edecek olursak olalım, başkasının anlaması açısından bir addan ibarettir. Bizim içinse bir bütün olarak sadece canımızın acıdığı ya da kaşınan, dışarıdan ya da içeriden, sinir, kas ya da ten/doku olarak uyarılan noktamızdır. Neremize dokunursak dokunalım, neremizi düşünürsek düşünelim, her birimiz, canımızı düşünürüz ya da duyumsar ve algılarız. Başkası ise kaşınan ya da acıyan noktanın bölgesine verdiği adı düşünür ya da söyler, konuşur. Örgenlerimiz, tıbbın ve hukukun konusu olabilir fakat zihnin konusu değildir. Ötekinin, başkasının "konusu ya da düşüncesi" olabilir fakat bizim konumuz değildir. Her yerimiz, sadece ve tamamen tek bir parça olarak canımızdır.
Dolayısıyla bazı özel, duyarlı ve kapalı bölgemizin kendi ya da adı, ayrıcalıklı, iyi ya da kötü, çirkin, pis, iğrenç vb. de değildir ve olamaz! Gövdemizin her parçası kadar sinir taşıyor ve değerliyse kendimiz için "ayıp, kötü ya da günah" diyebileceğimiz yerimiz de yoktur. Ancak, üçüncü kişinin bulunduğu ya da bulunabileceği yerden itibaren bazı sınırlamalara gitmek durumundayızdır. Her zihnimizden geçen düşünceyi nasıl dillendir(e)miyorsak, bazı noktalarımızın adını ya da ayrıntılarını da dile getireceksek bazı koşullar aramak durumundayızdır. Bu özen ve duyarlılığımız, kendimiz için değil söz(cük)lerimizin başkalarına yük ya da dayatma olmaması amaçlı ve temellidir.
Ağzımızı silmek ile kıçımızı silmek arasında da kendimiz için ve tensel olarak hiçbir fark yoktur ve olmamalıdır. Her bir noktamızı ayrı ayrı düşünür ve duyumsarız fakat bütünlüğünü unutur ya da göz ardı edersek, olmadık "düşünce ve duygulara" da boş yere kapılırız. Bebeğimiz ve çocuğumuz için de aynı/özdeş görerek zihnimizin konusu görmeyiz. Sadece gereksinimimiz doğrultusunda gereken eylemi, temizliği/mizi yaparız.
Bağırsaklarımız da kötü ya da pis değildir. Suyla dışımızı yıkadığımız gibi yiyecekler de bizi beslediği gibi içimizi yıkar. İçerideki karmaşık yapıyı tarayarak fazlalıkları siler, süpürür. Son noktası, dışkının çıkış noktası da "pis" değildir! Yani dışarı atılması gerekenler vardır fakat "pis" olarak adlandırmamak, olumsuz "söz(cük), düşünce ve duygularla" körüklememeyi anımsamalı, kendimizi bu düşünce biçimine alıştırmak durumundayız. Bağırsağın son bölümü ve noktası, "göden" olarak tanımlanmıştır. Daha sonra da kısalarak ve "göt" olarak kullanılmaya devam edilmiştir. Kaba etimiz olarak üzerine oturduğumuz yerin adı da her ne kadar "arka" anlamında "kıç" sözcüğü olarak kullanılsa da "göt/kıç" değil bacaklarımızın sonu ya da başlangıcıdır. Birleşme, yan yana olma konumunu, bir bölge adı olarak adlandırmış durumdayız. Kadın ya da erkek farkı olmaksızın anatomik tanımları, belleğimizdeki olumsuz kayıtlarla, anlamsız, karşılıksız "düşünce ve duygularla" özdeşleştirmek ve olumsuzluğa indirgemek de ne yazık ki çok fazla karşılaşılan bir bilgisizlik ve bilinçsizlik durumudur.
Aynı biçimde, özel bölge olarak tanımladığımız örgenlerin Latince adları olan "penis" ve "vajina" için de geçerli olan deneyimlediğimiz ve duyumsadığımız ayrıntılar vardır. Bu bölgelerin de adı, başkası için bir anlam ifade eder. Bizim içinse hiçbir ayrımı ve utanç konusu olmaksızın, yoğun sinirlerle kaplı ve öteki bölgelerimize göre daha duyarlı olan, belirli bir noktamız ya da bölgemizdir. Aralarında, ne Latince, Türkçe ya da argo, küfür, benzetme adıyla, ne düşüncesiyle, ne gözümüzle görerek, ne de elimizle dokunarak herhangi bir fark duyumsarız. Canımızın yandığı/yanabileceği, incinebileceğimiz, yüksek duyarlılıkta ya da her yerimizde olduğu gibi sadece kaşınan/kaşınabilen herhangi bir noktamızdır. Bir bütün olarak görüp hiçbir noktamızın herhangi bir ayrımı, düşünce konusu olmasa da dilimizin konusu olabilir fakat böyle olmamalıdır.
Kendimizi, dikey ya da yatay, üçgen, dörtgen, çokgen ya da kare gibi değil küre olarak, aynı anne karnında bulunduğumuz biçimde, sırtındaki yuvarlak kabuğunun/kalkanının içinde bulunan bir armadillonun açılıp kapanması gibi hiçbir yeri tamamen açık ya da kapalı olmaksızın, spor hareketlerimizdeki gibi gerektiğinde açılabilen, gerektiğinde kapanarak tek bir yuvarlak parça/gövde olarak yaşayan bir canlı olarak düşünmek ve görmek durumundayız.
Bildiğimiz her ayrıntı veri, gördüğümüz her bir noktamız/parçamız, bütünlüğümüzü bozmaya yetebilecek bir bilgi ve bakış olmamalıdır. Gereksiz ve bilinçsiz bir biçimde parçalar ve küçük hesaplarla uğraşırken, gördüğümüz, zihnimize, dilimize doladığımız her parça ayağımıza dolanır ve yürüyüşümüzü yani yaşamamızı, yakınlarımızı ve çevremizi bozar. Ya da bunu şu andan itibaren tam tersine çevirebiliriz.
Nesneleri ve olguları birbirinden ayırabilme, yalınlaştırabilme, ara çözümler üretebilme bilgi ve becerisiyle parçalar ve "küçük hesaplar" yerine
daha bütünlüklü ve derinlikli algı, düşünce ve duygularla yaşamımızı sürdürmemiz dileğiyle... )
- CAN = TİRİM = PSYCHY[İng.] = ÂME[Fr.] = ANIMA, VITA[Lat., İt.] = LEBENSHAUCH, DAS BELEBENDE[Alm.] = TO PNEUMA, HO ZÕN[Yun.] = ALMA[İsp.] = ZIEL[Fel.] = SJÆL, İLDSJÆL[Dan.] = DUH[Rus.]
- CAN ve/=/||/<>/>/< VAR OLUŞUN SÜREKLİLİĞİ
- CANI İSTEMEK ile CANI ÇEKMEK
- CAN'IN:
"AZI" ile/ve/||/<> "ÇOĞU"
( Can'ın, "azı", "çoğu" olmaz! )
- CANLI AŞILAR ile/ve CANSIZ AŞILAR
- CANLILARI İNCELEME (B)İLİMİ ile/ve İNSANIN OTOPSİSİNİN (B)İLİMİ
( Çeşitli yöntemlerle. İLE/VE Göz, yüz, göbek deliği ve kasık bölgesi yarılmaz. )
( Sultan Abdülmecid zamanında, 1841 yılında, Hekimbaşı Mustafa Behçet Efendi'nin çabalarıyla, Avusturya Hastahanesi'nde, Avusturya'dan getirtilen, Charles Ambrois Bernard'ın öncülüğünde, insan cesetlerine ilk diseksiyon(teşrih) yapılmıştır. )
- CANLILIK:
DNA'NIN TANIMLANIŞIYLA ve/||/<> 1953
- cap.[Lat. < CAPE] değil/yerine/= ALINIZ
- CAPABLE OF DISCRİMINATING[İng.] değil/yerine/= ERGINLİK VE SEZGINLİK
- ÇAPAK/ÇAPAQ = ÇELPEK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bir balık türü. İLE Göz çapağı. )
- ÇAPAK ile ÇAPAK
( Göz pınarında ve kirpiklerde birikerek pıhtılaşan ya da kuruyan akıntı. | Madenler dövülürken sıçrayan ince ufak parça. | Metal eşyada bulunan pürüz. İLE Sazan ailesinden, gövdesi yandan basık, boyu yarım metre kadar olabilen bir balık. )
( ... cum ABRAMIS BRAMA )
- CAPİT- ile/||/<> CEPHAL-/-CEPHALİSİA/-CEPHALOUS/-CEPHALİSM/-CEPHALUS/-CEPHALY ile/||/<> ENCEPHAL-/ENCEPHALO- ile/||/<> CRAN- ile/||/<> CEREBR-/CEREBRİ-/CEREBRO- ile/||/<> CORTİCO-/CORTİC- ile/||/<> ARACHNO- ile/||/<> AMYGDAL-/AMYGDALO- ile/||/<> FRONT-
( Baş. İLE/||/<> Başla ilgili, başın biçimi, baştaki anormallik. İLE/||/<> Kafatası. İLE/||/<> Beyin. İLE/||/<> Beyinle ilgili. İLE/||/<> Korteksle ilgili, bir örgenin yüzeyel tabakası. İLE/||/<> Örümcek, ince ağ benzeri yapı [araknoid: Beyin zarlarından biri]. İLE/||/<> Badem biçiminde, tonsille ilgili. İLE/||/<> Alın, ön. )
- CAPR/COMPUTER AIDED PATIENT REGISTRATION değil/yerine/= BİLGİSAYAR DESTEKLİ SAYRI KAYDI
- caps. amyl.[Lat. < CAPSULA AMYLACEA] değil/yerine/= KAŞE
- caps.[Lat. < CAPSULA] değil/yerine/= KAPSÜL
- CAPS- ile/||/<> CAPSUL-/CAPSULO-
( Kapsül. İLE/||/<> Küçük kutu, kapsüle ait. )
- ÇAKIR/ÇAQIR = MAVİ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- CARCİN- ile/||/<> SCİRRH-/SCİRRHO-/-SCİRRHUS ile/||/<> SCLER-/SCLERO-
( Kanser. İLE/||/<> Sert, sert kanserle ilgili. İLE/||/<> Sert, sklera ile ilgili, sklera ile bağlantılı. )
- CARDİO-/CARDİA-/-CARDİA/-CARDİO ile/||/<> -CARDİUM
( Kalp ya da kalbe ait yapılarla ilgili. İLE/||/<> Kalple ilgili membran, kalple bağlantılı örtücü yapılar. )
- CARDIOVERTER-DEFİBRİLLATOR değil/yerine/= YÜREK İÇİ DİZEMDÜZELTİR
- ÇÂRE[Fars.] ile/ve/||/<> DEVÂ[Ar.]
- ÇARESİZLİK ile/ve/||/<>/>/< HİÇBİR ŞEY YAPAMAMA
- CAROTENE -ile
( Karotin, A vitaminin ana maddesi. )
- CAT- ile/||/<> EN- ile/||/<> END-/ENDO-/ENTO-/ESO- ile/||/<> EP-/EPİ- ile/||/<> DEXTR-/DEXTRO- ile/||/<> DİST-/DİSTO- ile/||/<> DORS-/DORSİ-/DORSO- ile/||/<> HYP-/HYPO- ile/||/<> HYPER- ile/||/<> HYPS-/HYPSİ-/HYPSO- ile/||/<> E-/EC-/EX-/EXO-/OE- ile/||/<> EXTRA-/EXTRO- ile/||/<> MES-/MESO- ile/||/<> MET-/META- ile/||/<> İM- ile/||/<> İN- ile/||/<> İNTER- ile/||/<> İNTRA-/İNTRO- ile/||/<> LATER-/LATERİ-/LATERO- ile/||/<> ULTRA- ile/||/<> UN- ile/||/<> SUB- ile/||/<> SUPER- ile/||/<> SUPRA- ile/||/<> SYN- ile/||/<> TRANS- ile/||/<> PERİ- ile/||/<> PRE-/PRAE-/PRO- ile/||/<> PROT-/PROTO- ile/||/<> RETRO- ile/||/<> PAN-/PANT-/PANTO- ile/||/<> CO-/COM-/CON- ile/||/<> POST- ile/||/<> PLEİO-/PLEO- ile/||/<> MEDİ-/MED- ile/||/<> MULT-/MULTİ-
( Aşağı, alt, uzak, karşıt, cot, ile. İLE/||/<> İçine, içine koymak, içte kapatmak, çevrelemek. İLE/||/<> İçinde, iç tarafta. İLE/||/<> Yukarıda, üstte, arasında, önde, yanda, tarafında, dışta, üstte, üzerinde, ek olarak. İLE/||/<> Sağda, sağa doğru, sağ tarafta. İLE/||/<> Distal, merkezden uzakta, ayrı, arkada. İLE/||/<> Sırt, sırtla ilgili, dorsal geri, arka. İLE/||/<> Altında, aşağıda, normalden az. İLE/||/<> Üzerinde, üstünde, yukarısında, ötesinde, normalden fazla, aşırı. İLE/||/<> Yüksek, yükseklik, yukarıda, yukarı, yukarıya. İLE/||/<> Ötesinde, dış, kapalı, -den, bütünüyle, olmaksızın, dışında, dış tarafta, bütünüyle. İLE/||/<> Dışında, fazladan, ötesinde, üstüne, ek olarak. İLE/||/<> Orta, arada, birleştirici bölüm, kısmı, ikincil. İLE/||/<> Sonra, ötesinde, arasında, değişim, dönüşüm, başkalaşım. İLE/||/<> Değil, olmayan, olumsuz anlam veren ön ek. Yokluk, eksik, olmaksızın. İLE/||/<> İçine, içte, içinde, e doğru, üzerinden. İLE/||/<> Arasında, içlerinde, çevrelenmiş, sarılmış. İLE/||/<> İçinde, içine, içe doğru. İLE/||/<> Yan, yanda, yan tarafta. İLE/||/<> Ötesinde, aşırı, fazla. İLE/||/<> Değil, eksik, yoksun. İLE/||/<> Boyunca, ötesinde, bütünü ile. İLE/||/<> Altında, yakınında, hemen hemen, yakın, eksik, az çok. İLE/||/<> Yukarıda, aşırı, üzerinde. İLE/||/<> Yukarıda, üzerinde, üstünde. İLE/||/<> İle, birlikte, yapışık, kaynaşmış, bağlantı [b, m, p öncesi sym, l öncesi syl olur]. İLE/||/<> Önce, önünde. İLE/||/<> Çevresinde, yakınında, ötesinde, dolaylarında. İLE/||/<> İlk kez, ilk durum. İLE/||/<> Geri, sırt, arka, arkada. İLE/||/<> Bütün, genel, hepsi. İLE/||/<> İle, birlikte. İLE/||/<> Sonra, arkasında, daha sonra. İLE/||/<> Daha fazla. İLE/||/<> Orta, orta çizgi ve düzlemle ilgili, mediyal, ara, arada. İLE/||/<> Çok, fazla, aşırı, çok sayıda bölüm tutan. )
- ÇATAL ile ÇATLAK
- ÇATAL ile/ve/||/<> YARIK
- catapl.[Lat. < CATAPLASMA] değil/yerine/= LAPA
- ÇATLAMIŞ OLAN, ...:
AORT DAMARI ile/değil/ne yazık ki/>< AR DAMARI
- ÇAVŞANG ile ÇAVŞANG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Gözü kızarmış, sulanmış kişi. İLE Makas. )
- ÇAXŞU = ÇALI
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Şimşir çalısı.[Gözle ilgili rahatsızlıkları tedavi etmek için kullanılırdı.] )
- ÇAYIRGÜZELİ ile ÇAYIRSEDEFİ ile ÇAYIRTİRFİLİ
( Buğdaygillerden bir bitki türü. İLE Düğünçiçeğigillerden, sulak yerlerde yetişen, kökü iç sürdürücü olarak kullanılan bir bitki. İLE Baklagillerden, hayvan yemi olarak yetiştirilen bir bitki. )
( EROGROSTIS MAJOR cum THALICTRUM cum TRIFOLIUM PRATENSE )
- CBCT/CONE BEAM COMPUTERIZED/COMPUTED TOMOGRAPHY değil/yerine/= KONİ IŞINLI BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ
- CBIRS/CONTENT-BASED IMAGE RETRIEVAL SYSTEM değil/yerine/= İÇERİK TABANLI GÖRÜNTÜ ERİŞİM SİSTEMİ
- CBS/GEOGRAPHIC INFORMATION SYSTEM değil/yerine/= COĞRAFİ BİLGİ DÜZENİ
- cc[Lat. < CENTIMETRUM CUBICUM] değil/yerine/= SANTİMETRE KÜP
- CC/CORRELATION COEFFICIENT | CLOUD COMPUTING değil/yerine/= KORELASYON KATSAYISI | BULUT BİLİŞİM
- CCMM/CONTİNUITY OF CARE MATURITY MODEL değil/yerine/= BAKIM OLGUNLUĞUNUN SÜREKLİLİĞİ MODELİ
- CCTA/CORONARY COMPUTERIZED TOMOGRAPHY-ANGIOGRAHY, CORONARY COMPUTED TOMOGRAPHY-ANGIOGRAHY değil/yerine/= KORONER BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ ANJIOGRAFİ
- CDC/CENTERS FOR DISEASE CONTROL AND PREVENTION değil/yerine/= HASTALIK KONTROL VE ÖNLEME MERKEZLERİ(ABD)
- CDSS/CLINICAL DECİSION SUPPORT SYSTEM değil/yerine/= KLINİK KARAR DESTEK DÜZENİ
- CEBÎN[Ar.] değil/yerine/= KORKAK, YÜREKSİZ | ALÇAK | ALIN
- CEBİRE[Ar.]/KOAPTÖR[Fr.] = SÜYEK
( Kırık ve çıkık kemikleri yerinde tutmak için kullanılan tahta, mukavva ya da tenekeden yapılmış, üzeri sargıyla kaplanan levha. | Rayları, iki ucundan birbirine bağlamak için kullanılan delikli metal çubuk. )
- CEBRÂİL/GABRIEL[İng.] ile/ve/<> MİKÂİL/MICHAEL[İng.] ile/ve/<> İSRÂFİL/RAPHAEL[İng.] ile/ve/<> AZRÂİL/AZRAEL[İng.]
( Cebrail'in görevi, haber vermektir, yani ağız. İLE/VE/<> Mikail'in görevi, Doğu'dan Batı'ya, tüm sesleri işitmekmiş, Kulak. İLE/VE/<> İsrafil'in öttürdüğü surlardan biri, kişileri öldürecek, öbürüyse diriltecekmiş, değil mi? Burnumuzdan aldığımız solukla biz de diriliyoruz, kanımızdaki canlılar da. Kapa bakalım birisinin burnunu, ölüyor mu, ölmüyor mu? Burun da, her soluk alış-verişte iki sur öttürüyor. İLE/VE/<> Azrail gözdür. İnsan ölürken, önce gözleri solar. )
( ... İLE/VE/<> Sevgi. | Cazibe. | Vahdetin gölgesi. İLE/VE/<> ... İLE/VE/<> Amellerin toplamı. )
( TÂVUS-İ SİDRE: Cebrail aleyhisselâm. )
( KERRÛBİYYÛN: Dört büyük melek. )
( GREŞTA GABET: Dört büyük melek. )
( BÂNG-İ REVÂREV[Fars.]: İsrafil'in üfleyeceği sûrun ikinci derecesi. )
( ... İLE/VE/<> ... İLE/VE/<> ... İLE/VE/<> Alıp, saklayan. )
( Epistemelojik. İLE/VE/<> Ontolojik. İLE/VE/<> ... İLE/VE/<> ... )
( Ağız/a. İLE/VE/<> Kulak/a. İLE/VE/<> Dil/e. İLE/VE/<> Göz/e. )
( ... İLE/VE/<> Allah'ın adını taşıyan melek. İLE/VE/<> ... İLE/VE/<> ... )
( Azrail'e can vermeyen,
Hakk'a, Hakikat'e varamaz. )
( NOUS/GABRIEL ile/ve/<> ... ile/ve/<> ... ile/ve/<> ... )
- CEC-/CECİ-/CECO-/CAEC-/CAECİ-/CAECO- ile/||/<> TYPHL-/TYPHLO-
( Kör, çekumla ilgili. İLE/||/<> Çekumla ilgili, körlükle ilgili. )
- ÇEÇEK ile ÇEÇEK[Çigil]
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Çiçek. İLE Kızamık ya da çiçek sayrılığına verilen ad. )
- ÇEKAP/CHECK-UP[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK TARAMASI/YOKLAMASI, TÜM/TAM BAKIM
- ÇEKİÇ (KEMİĞİ) ile/ve ÖRS (KEMİĞİ) ile/ve ÜZENGİ (KEMİĞİ) ile/ve ORTA KULAK KEMİKLERİ
( AZM-İ MITRAKA ile/ve AZM-İ SENEDÂNÎ ile/ve AZM-İ RİKÂBÎ ile/ve ... )
( 
)
(
)
( MALLEUS vs./and ANVIL/INCUS vs./and STIRRUP/STIR BONE/STAPES vs./and OSSICLE )
- ÇEKİG ile ÇEKİK/ÇÜPEK ile ÇEKİK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bir yazıdaki yardımcı imler. İLE Küçük erkek çocuğunun eşeysel örgeni, pipi. İLE Serçeye benzer benekli bir kuş.[Kayalık yerlerde yaşar.] )
- ÇEKİRDEK ile/ve/||/<> GÖZE SIVISI/SİTOPLAZMA[Fr. < CYTOPLASME]/CYTOPLASM[İng.] ile/ve/||/<> PROTOPLAZMA[Fr. < PROTOPLAZMA < Yun.]
( Bir gözenin merkezini oluşturan nesnecik. | Atom çekirdeği. İLE/VE/||/<> Çekirdek dışta kalmak üzere, protoplazma yığını. İLE/VE/||/<> Yapı bakımından, çekirdek ve sitoplazmadan oluşan, yarı sıvı, saydam ve canlı gözenin metabolizma olaylarının oluştuğu yer. )
- CEM ETMEK ile BİRLEŞTİRMEK / İLÂÇ HAZIRLAMAK
( İLÂÇ HAZIRLAMAK )
- CEMÂH[Ar.] ile CENÂH[Ar.]
( Atın baş sertliği, harınlık. İLE Kanat, kuş kanadı. | Kol, pazı. | Yan, kol. | Âhiret. )
- CEMİL TOPUZLU ve/||/<> CEMALETTİN EFENDİ
( )
- CEN/COMİTÉ EUROPÉEN DE NORMALISATION, EUROPEAN COMMİTTEE FOR STANDARDIZATION değil/yerine/= AVRUPA STANDARTLAR KURULU
- ÇENE:
ALTI ile/ve/<> ÜSTÜ
( Ya dişil, ya eril. İLE/VE/<> Hem dişil, hem eril; ne dişil, ne eril. )
( Gövde[beden/vücut]. İLE/VE/<> Baş. )
- ÇENE ile ÇÂH-I ZENAHDÂN[Fars.]
( Çene çukuru. )
- ÇENE ile GABGAB/SAKAK
( Çene altı, gıdı. )
- ÇENESİZ OMURGALILAR[İng. JAWLESS VERTEBRATES] ile/||/<> GERÇEKÇENELİLER[İng. GNATHOSTOMES]
( En ilkel omurgalılardır (yaklaşık 500 milyon yıl önce evrimleşmişlerdir). Hagfish ve lamprey, soyu tükenmemiş olan temsilcileridir. @@ Çeneli omurgalılar, çenesiz omurgalılardan evrimleşmişlerdir. Günümüzde yaşayan en eski çeneli omurgalı canlı kıkırdaklı balıktır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ÇENEYİ KULLANMADA:
(FAZLA) KONUŞMAK İÇİN ile/ve/değil/yerine ÇİĞNEMEK İÇİN
- -CENOSİS ile/||/<> -RHEA/-RRHEA/-RRHOEA/-RRHOEA ile/||/<> -RHAGE/-RRHAGE/-RRHAGİA/-RRHAGY ile/||/<> LOCHİO-
( Akıntı, cerrahi olarak çıkarma. İLE/||/<> Akıntı, sızıntı. İLE/||/<> İleri derecede, aşırı akıntı. İLE/||/<> Çocuk doğumundan sonraki akıntı ile ilgili, puerperal. )
- TASCHENDOSIMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= CEP DOZİMETRESİ
- POCKET DOSIMETER[İng.] / DOSIMÈTRE DE POCHE[Fr.] ile/değil/yerine/= CEP DOZÖLÇERİ
- CEPHALALJİA ile/||/<> CEPHALOMETRİKS
( Baş ağrısı. İLE/||/<> Baş ölçümleriyle ilgili. )
[doğrudan ya da dolaylı]
her türlü katkısı/desteği olan, yakından tanıdığımız ve tanımadığımız tüm TIP mensuplarına
(Sayın/Sevgili Dr.) Ahmet Çorak'a, Metin Bobaroğlu'na, Kayıhan Şahinoğlu'na, Ömer Naci Ergin'e, Sevil Atasoy'a, Nilgün Bozbuğ'a
tüm emekleri ve desteği için
ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUZ!!!
(1996'dan beri)