Sağlık, İlk Yardım ve Tıp'taki FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 8.224 başlık/FaRk ile birlikte,
8.224 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(32/34)
- TOLERANS[Fr./İng. < TOLERANCE] değil/yerine/= HOŞGÖRÜ | YANITSIZLIK | KATLANIM | DAYANABİLİRLİK | ALIŞMA
( Hoşgörü. | İşlenmiş bir parçanın yapım ölçüsünde olabilecek özür payı. | Yüksek dozda verilen herhangi bir ilâca karşı gövdenin gösterdiği dayanma gücü. | Sürekli aynı dozun kullanılması sonucu bir ilâcın etkilerinin giderek azalması durumu. )
- TOMBUL ile TOMBALAK
( Yuvarlak. | Şişman, etine dolgun. İLE Kısa boylu, şişman, tıknaz ve tombulca. )
- TOMOGRAFİ/TOMOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= KESIT ÇEKİM
- TOMOTERAPİ/TOMOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= KESIT SAĞALTIM
- TOMURCUKLANMA[İng. BUDDING] ile/||/<> EŞEYSİZ ÜREME[İng. ASEXUAL REPRODUCTION] ile/||/<> VEJETATİF[İng. VEGETATIVE]
( Ana canlıdan çıkıntı oluşması yoluyla gerçekleşen eşeysiz üreme biçimi. Oluşan çıkıntı yeterince büyüdükten sonra ana canlıdan ayrılır ya da ana canlıya bağlı kalarak koloni oluşturur. Bu üreme biçimi hidra ya da maya mantarlarında görülebilir. @@ Cinsel bir işleme bağlı olmayan herhangi bir üreme biçimi. Tek bir bireyi içerir. Hücre bölünmesi, parçalanma ya da tomurcuklanma ile çoğalma. @@ (Biyolojide) Doğal (tomurcuklanma, rizomlar, koşucular, vb.) ya da yapay (aşılama, katmanlama ya da çelik alma) olarak eşeyli üreme haricindeki yollarla elde edilen bitkinin büyümesi ve gelişiminin belirli bir aşaması ya da özelliğiyle ilgili.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TON/TONE[İng.] değil/yerine/= TINI, TİTREM
- TON[Fr. < TONNE] değil/yerine/= BENİZ | RENK | SES AĞIRLIĞI
- TONAL[İng.] değil/yerine/= TINIMSAL
- TONİK[Fr.]
( Organları uyaran ve güçlendiren ilâç. | Bazı içkilere katılan sıvı. | Cilt bakımında kullanılan, yüze ve boyna sürülen losyon. )
- TONİK/TONIC[İng.] değil/yerine/= GERGILİ | GÜÇLENDİRICİ
- TONİSITE/TONICITY[İng.] değil/yerine/= GERGİ
- TONÜS/TONUS[İng.] değil/yerine/= KAS GERİNIMİ
- TOPAL ile TOPALLAMAK
( LAME vs. LIMP )
- TOPİKAL/TOPICAL[İng.] değil/yerine/= YÜZEYSEL
- TOPLARDAMAR[İng. VEIN] ile/||/<> HEMAL YAY[İng. HEMAL ARCH] ile/||/<> KAN DAMARI[İng. BLOOD VESSEL] ile/||/<> PULMONER EMBOLİ[İng. PULMONARY EMBOLISM] ile/||/<> VARİS[İng. VARICOSE VEIN]
( Kanı kalbe taşıyan kan damarlarıdır. Akciğer toplardamarı hariç; oksijen yoğunluğu az, karbondioksit bakımından zengin kanın kalbe geri dönüşünü sağlarlar. Dolaşım sisteminin bir bölümünü oluşturmaktadırlar. Toplardamarlar, "ven" olarak da isimlendirilmektedir. @@ Kuyruk omurlarında her omur merkezinin ventralinde kuyruk atardamarı ve toplardamarlarını koruyan yay. @@ Canlı vücudunda kanın dolaştığı damarlardır. Dolaşım sistemi organlarıdır ve görevleri kanı vücudun farklı bölümlerine taşımaktır. Kan damarları temelde iki kategoriye ayrılır. Bunlar, atardamarlar (arter) ve toplardamarlardır (ven). @@ Pulmoner emboli, akciğerlerde bulunan pulmoner arterlerden birisinin tıkanmasıdır. Pulmoner emboli vakalarının çoğunda bacaklarda derin ven trombozu oluşur. Vücudun alt ekstremite adı verilen bacak ve ayak bölümlerinde bulunan toplardamarlarda oluşan pıhtı, sağ ventriküle gelir. Buradan da pulmoner arterlerle akciğere ulaşarak emboliye neden olur. Pulmoner emboli hayatı tehlikesi son derece yüksek olan hastalıklardan birisidir. Öyle ki miyokard enfarktüsü ve serebrovasküler kazalardan sonra, pulmoner emboli kardiyovasküler ölümlerin en önde gelen üçüncü nedenidir. @@ Kan akımının önündeki bir engel ya da venlerin fonksiyonel bozuklukları sonucu ortaya çıkan bir toplardamar hastalığıdır. En yaygın görüldüğü yer bacaklardır. İnsanlarda oldukça sık görülmektedir ve ciddi sıkıntılara yol açmamakla beraber kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilmektedir. Varisler mor mavi tonlarında, geniş ve kıvrımlı bir görüntüdedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TOPLARDAMAR ile ATARDAMAR
( Kirli kanın, gövdenin her yanından kalbe gitmesini sağlayan damar. İLE Kalbin sağ karıncığından akciğerlere, sol karıncığından gövdenin öteki bölümlerine kan taşıyan damar. )
( VÜRÛD[< VERÎD] ile ŞİRYAN )
( VEIN vs. ARTERY )
( VENA cum ARTERI/A )
- TOPLARDAMAR ile/ve/<> FLEBİT/FİLİBİT[Fr.]
( ... İLE/VE/<> Toplardamlarda, içzar yangısı. )
- TOPLU" ile ŞİŞMAN
- TOPLUM BİLİMLERİ ile FEN BİLİMLERİ
- TOPOGRAFİ/TOPOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= BÖLGESEL ANATOMİ ÇİZGELEMESİ
- TOPRAK ile KUM
( Toprak, herşeyi, hem iyiyi, hem de kötüyü içinde barındırır. )
( * hâk-dân-ı fenâ(fânilik toprağı): DÜNYÂ
* hâk-i beden: GÖVDE TOPRAĞI
* hâk-i beyâbân: ÇÖLÜN TOPRAĞI
* hâk-i bîmâr(hasta toprak): (mecaz) KIRMIZI ALTIN
* hâk-i kadem: AYAK TOPRAĞI
* hâk-i mezâr: MEZAR TOPRAĞI
* hâk-i mezellet: HORLUK, DÜŞKÜNLÜK TOPRAĞI
* hâk-i mürde(ölmüş toprak): VERİMSİZ TOPRAK
* hâk-i pâk: TEMİZ TOPRAK
* hâk-i pây: AYAK TOPRAĞI/TOZU
* hâk-i râh(yolun toprağı): UĞUR, KADEM
* hâk-i târîk(karanlık toprak): (mecaz) İNSAN CESEDİ
* hâk-i teng: MEZAR, KABİR, SİN
* hâk-i tîre(karanlık, siyah toprak): MEZAR, SİN
* hâk-i vatan: VATAN TOPRAĞI
* hâk-i zaîf: İNSAN )
( Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik nesnelerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. | Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. | Arazi, tarla. | Memleketli. | Kara. | Ülke. İLE Silisli kütlelerin, kayaların, doğal etkenlerle parçalanarak ufalanmasından oluşan, deniz kıyısı, dere yatağı vb. yerlerde çok bulunan, ufak, sert tanecikler. | Armut, ayva vb. meyvelerin etli bölümlerindeki sert tanecikler. | Gövdedeki bezlerin, özellikle böbreğin ürettiği ince ve katı tanecikler. )
( SOIL vs. SAND )
- TOPRAK ve/||/<> RAHİM
- TOPUK ile/ve MİRFAK
( Ayağın yuvarlakça olan alt bölümü. | Ökçe. | Belirli bir amaçla kazılmaksızın asıl yerinde bırakılan kömür bloku ya da cevher kütlesi. İLE/VE Küçük topuk. )
( KÂ'B[Ar.]/BÜCÛL/BÜCÜL/BÜJÛL[Fars.]: Topuk kemiği. Aşık. )
( RUSG-ÜL-KADEM: Topuk kemiğini oluşturan yedi kemik. )
- TOPUK ile TOPUK
( İnsan ayağının toparlakça olan alt arka bölümü. | Ökçe. | Belirli bir amaçla kazılmaksızın asıl yerinde bırakılan kömür bloku ya da cevher kütlesi. | Akarsu ağzının az ilerisinde oluşan kum birikintisi. | Sütun ve direklerin alt bölümü. İLE Kaçmak. )
( HEEL vs. HEEL )
- TORAKS/THORAX[İng.] değil/yerine/= GÖĞÜS BOŞLUĞU, GÖĞÜS KAFESİ/KÜSRİ(KABURGA KEMİKLERİ)[dvnlgttrk]
- TORK/TORQUE[İng.] değil/yerine/= DÖNDÜRME MOMENTİ
- TORSİYON/TORSION[İng.] değil/yerine/= BURULUM
- TORTİKOLİS/TORTICOLLİS[İng.] değil/yerine/= EĞRİ BOYUN
- TORTİKOLİS ile/ve/||/<> SKOLYOZ
( Eğri boyunlu olma durumu. İLE/VE/||/<> Omurganın eğrilmesi ya da eğri olması. )
- TORTİYOZ/TORTUOUS[İng.] değil/yerine/= KIVRIMLI
- TORTİYOZİTE/TORTUOSITY[İng.] değil/yerine/= KIVRIMLILIK
- TOTAL" (OLARAK) değil TOPTAN/TOPLAM/TAM (OLARAK)
- TOTAL SITUS INVERSUS, SITUS INVERSUS TOTALIS[İng.] değil/yerine/= TAM TERS KONUM
- TOX-/TOXI-/-TOXIC/TOXICO-/-TOXO- ile/||/<> VİR- ile/||/<> SEPSİS-/SEPT-/SEPTİ-/SEPTO-
( Zehir. İLE/||/<> Zehir. İLE/||/<> Zehirlenme, çürüme. )
- TOZ ile TOZ ile TOZ ile TOZ
( Çok küçük ve hafif parçacıklara bölünmüş toprak. | Çok küçük parçacıklara bölünmüş olan herhangi bir nesne. | Katıların fiziksel etkilerle ufalanması sonucu oluşan, tane irilikleri yaklaşık bir mikron büyüklüğünde parçacıklar. | Genellikle tanelerin temizlenmeleri ya da öğütülmeleri sırasında meydana gelen ince durumdaki kuru parçacıklar. | Bu durumda olan. İLE Yayın kabzası üzerine kaplanan kayın ağacı kabuğu ve kirişi. İLE Asalak öldürücü olarak kullanılan katı bitkisel ya da madensel nesnelerin öğütülmüşü. | Hayvansal, bitkisel ve madensel kökenli nesnelerden elde edilen, organik ve inorganik yapılı, kuru ve birbiriyle bağlantısı olmayan ilaç biçimi. İLE Diz. )
( DUST vs. DUST vs. DUST vs. DUST )
- TPM/TEMPORARY PACEMAKER[İng.] değil/yerine/= GEÇİCİ KALP PİLİ
- TPN/TOTAL PARENTERAL NÜTRİSYON TOTAL PARENTERAL NUTRITION[İng.] değil/yerine/= TÜMÜYLE DAMARDAN BESLENME
- TRABEKÜLASYON/TRABECULATION[İng.] değil/yerine/= BÖLMELENİM
- TRACEABILITY[İng.] değil/yerine/= İZLENEBİLİRLİK
- TRACT ile ...
( Solunum sistemi. )
- TRAFİK KURALLARI ve/<> PSİKİYATRİ
- TRAIT[İng.] değil/yerine/= ÖZNEL YAPI
- TRAKE[Fr. < TRACHEE] değil/yerine/= SOLUK BORUSU
( Soluk borusu. | Eklembacaklılarda bulunan özel solunum kanalları. )
- TRAKEİT/ŞEZEN[Ar.] değil/yerine/= SOLUK BORUSU YANGISI/İLTİHABI
( TRAKEİT )
- TRAKSİYON/TRACTION[İng.] değil/yerine/= ÇEKME, ÇEKİLME, ÇEKME GÜCÜ
- TRAKT/TRACT[İng.] değil/yerine/= YOL
- TRAMVA/YA değil TRAVMA/YA
- TRANKİLİZAN/TRANQUİLİZER[İng.] değil/yerine/= YATIŞTIRICI
- TRANS/TRANCE[İng.] değil/yerine/= KENDİNDEN GEÇME
- TRANSACTION[İng.] değil/yerine/= İŞLEM
- TRANSDÜKSİYON/TRANSDUCTION[İng.] değil/yerine/= İLETİ
- TRANSDÜSER/TRANSDUCER[İng.] değil/yerine/= ÇEVİRGEÇ
- TRANSEKSİYON/TRANSECTION[İng.] değil/yerine/= ENİNE KESİ
- TRANSFEKSİYON[İng. TRANSFECTION] ile/||/<> TRANSFORMASYON[İng. TRANSFORMATION]
( Ökaryotik göze içindeki serbest DNA'ya yabancı DNA eklenmesidir. Bakteri genetiğinde, transformasyon olarak adlandırılır @@ Bakteriyel dönüşümlerde, DNA parçalarının çözünür biçimlerinin içinde bir bakteriden diğerine gen transferi anlamına gelir; kötü niyetli dönüşümlerde ise, normal hayvan göze dönüşümü düzensiz büyümeye işarettir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TRANSFER[İng.] değil/yerine/= AKTARMA
- TRANSFERANS/TRANSFERENCE[İng.] değil/yerine/= AKTARIM
- TRANSFORMASYON/TRANSFORMATION[İng.] değil/yerine/= YAPISAL DEĞİŞİM | DÖNÜŞÜM
- TRANSFÜZYON/TRANSFUSION[İng.] değil/yerine/= KAN AKTARIMI
- TRANSGENİK/TRANSGENIC[İng.] değil/yerine/= GEN AKTARIMLI
- TRANSIT[İng.] değil/yerine/= DOĞRUDAN GEÇİŞ
- TRANSİZYON/TRANSITION[İng.] değil/yerine/= GEÇİŞ, DEĞİŞME
- TRANSİZYONEL/TRANSITIONAL[İng.] değil/yerine/= DEĞİŞİCİ | GEÇİCİ
- TRANSKRİPSİYON[İng. TRANSCRIPTION] ile/||/<> BAŞLANGIÇ KOMPLEKSİ[İng. INITIATION COMPLEX] ile/||/<> BAŞLATICI[İng. PROMOTER] ile/||/<> CAAT KUTUSU[İng. CAAT BOX] ile/||/<> DİSGRAFİ[İng. DYSGRAPHIA] ile/||/<> POLİMER[İng. POLYMER] ile/||/<> RNA POLİMERAZ[İng. RNA POLYMERASE] ile/||/<> TATA KUTUSU[İng. TATA BOX]
( DNA'nın RNA polimeraz tarafından mRNA formatına dönüştürülmesi. Gen ifadesinin ilk adımı. @@ RNA polimeraz-II, halihazırda bulunan ya da genel transkripsiyon ya da başlangıç etmenleri (TFII ya da IF/elF), başlatıcı, hızlandırıcı ve susturu elemanlardan oluşmuş, transkripsiyonun başlangıç alanında yer alan çoklu-protein kompleksi. RNA sentezini bu kompleksin oluşumuyla başlar. @@ Gen ifade sürecinde RNA polimeraz için başlangıç bağlanma noktasıdır. DNA yazılımı sırasında RNA polimeraz ve diğer görevli proteinler (transkripsiyon etmenleri) ilk olarak genin 5' ucundaki başlatıcıya bağlanırlar. @@ CAT Kutusu da denen, ökaryotik genlerde 5' ucunda, trankripsiyon başlangıç bölgesinin yaklaşık 75bp yukarısında bulunan, oldukça korunmuş bir DNA dizisi. NF-1/CTF transkripsiyon etmenlerine bağlanır. @@ Başta el yazısı olmak üzere yazma yeteneğini ve aynı zamanda tutarlılığı da etkileyen, yazılı anlatımda bir öğrenme güçlüğüdür. Spesifik bir öğrenme güçlüğü (SLD) olduğu kadar bir transkripsiyon bozukluğudur, yani bozuk el yazısı, ortografik kodlama ve parmak dizilimi (yazmak için gerekli kasların hareketi) ile ilişkili bir yazma bozukluğudur. Genellikle diğer öğrenme güçlükleri ve konuşma bozukluğu, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) ya da gelişimsel koordinasyon bozukluğu (DCD) gibi nörogelişimsel bozukluklarla örtüşür. @@ Doğal ya da sentetik monomerlerin bir araya gelerek oluşturduğu büyük yapılara verilen genel isim. Yunanca "polymeres" sözcüğünden gelmektedir. "Polys", "birkaç, birçok" anlamına; "meros" "parça, birim" anlamına gelmektedir. @@ DNA'yı şablon alarak bir RNA molekülünü transkribe eden bir enzim. Substrat olarak ribonükleotid trifosfatlar (rNTP) kullanır. RNA molekülünün 3' ucuna her seferinde bir nükleotid ekleyerek büyütür (bu reaksiyon pirofosfatları serbest bırakır). RNA polimeraz I, sadece bir tür RNA molekülünün (pre-rRNA) sentezine ayrılmıştır. RNA polimeraz II genel transkripsiyon reaksiyonları için gereklidir. RNA polimeraz III, tRNA'lar ve 5S rRNA gibi küçük RNA'lar üretir. @@ RNA polimeraz II'nin bağlandığı ökaryotik genlerin transkripsiyon başlatma alanının 25 ila 35 bp yukarısında bulunan kısa nükleotid dizisi. Konsensus dizisi 5'-TATAA / TAA-3 'dir. TATA kutusu, genel transkripsiyon etmeni TFIID'ye bağlanır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TRANSKRIPSİYON/TRANSCRIPTION[İng.] değil/yerine/= KOPYALAMA
- TRANSKRİPSİYON[Fr./İng. < TRANSCRIPTION] değil/yerine/= ÇEVİRİYAZI/KOPYALAMA
( آ) ا) > Ā, ā
أ) ا) > A,a / E,e / I,ı/ İ,i / U,u/ Ü,ü
ب > B,b
پ > P,p
ت > T,t
ث > Ŝ,ŝ
ج > C,c
چ > Ç,ç
ح > Ĥ,ĥ
خ > Ħ,ħ
د > D,d
ذ > Ź,ź
ر > R,r
ز > Z,z
ژ > J,j
س > S,s
ش > Ş,ş
ص > Ś,ś
ض > Ż,ż / Đ,đ
ط > Ş,ş
ظ > Ž,ž
ع > Ǿ
غ > Ġ,ġ
ف > F,f
ق > Ķ,ķ
ك > K,k
ل > L,l
م > M,m
ن > N,n
و > V,v / Ū,ū / Ü,ü / O,o / Ö,ö
ه > H,h / a / e
لا > La / lā
ى > Y,y / I, ı / Ī,Ī
' > ǿ )
( â > Uzun a
é > Kapalı e
ē > Uzun e
π > Patlayıcı, tonlu, art damak ünsüzü
« > Sızıcı, tonsuz, art damak ünsüzü
h > Hırıltılı, sızıcı, sedasız ön damak ünsüzü
ȋ > Uzun i
ḳ > Patlayıcı, tonsuz, art damak ünsüzü
ñ > Nazal n
ō > Uzun o
û > Uzun u )
- TRANSKÜTAN/TRANSCUTANEOUS[İng.] değil/yerine/= DERİDEN
- TRANSKÜTANÖZ/TRANSCUTANEOUS[İng.] değil/yerine/= DERİ GEÇİŞLİ
- TRANSLOKASYON/TRANSLOCATION[İng.] değil/yerine/= YER DEĞİŞİM
- TRANSLÜMINAL/TRANSLUMINAL[İng.] değil/yerine/= İÇ BOŞLUKTAN
- TRANSLÜMİNASYON/TRANSILLUMINATION[İng.] değil/yerine/= IŞIK GEÇİRİM
- TRANSLÜSEN/TRANSLUCENT[İng.] değil/yerine/= YARI SAYDAM
- TRANSMEMBRAN/TRANSMEMBRANE[İng.] değil/yerine/= ZARDAN
- TRANSMİSYON/TRANSMISSION[İng.] değil/yerine/= AŞIRTIM | GENETİK AKTARIM | İLETIM
- TRANSMİTER/TRANSMİTTER[İng.] değil/yerine/= UYARI AKTARICI
- TRANSMÜRAL/TRANSMURAL[İng.] değil/yerine/= DUVAR TUTAN | DUVARDAN
- TRANSÖZOFAGEAL/TRANSESOPHAGEAL[İng.] değil/yerine/= YEMEK BORUSUNDAN
- TRANSPARAN/TRANSPARENT[İng.] değil/yerine/= SAYDAM
- TRANSPARENCY/TRANSPARENCY[İng.] değil/yerine/= SAYDAMLIK
- TRANSPLANTASYON/NAKİL/TRANSPLANTATION[İng.] değil/yerine/= AKTARIM
- TRANSPLANTASYON[İng. < TRANSPLANTATION] değil/yerine/= DOKU/ÖRGEN AKTARIMI
- TRANSPLANTASYON[Fr./İng. < TRANSPLANTATION] değil/yerine/= ÖRGEN/BİTKİ AKTARIMI
- TRANSPORT[İng.] değil/yerine/= TAŞINIM, TAŞIMA
- TRANSPOZİSYON/TRANSPOSITION[İng.] değil/yerine/= YER DEĞİŞİMİ
- TRANSVERSE[İng.] değil/yerine/= ENINE
- TRAŞ ile/ve "ETEK TRAŞI"
- TRASE/TRACING[İng.] değil/yerine/= YOL, İZ
- TRAUMAT-/TRAUMATO- ile/||/<> HELC-/HELCO-
( Yara. İLE/||/<> Ülser, ülser yapan, dokuyu yiyen yara. )
- TRAVAY LABOUR[İng.] değil/yerine/= DOĞUM EYLEMİ
- TRAVMA["TROVMA" değil!]/TRAUMA[İng.]/DARBE[Ar.] değil/yerine/= ÖRSELENME
- TRAVMATİK/TRAUMATIC[İng.] değil/yerine/= ÖRSELEYİCİ, YARALAYICI, SARSICI
- TRAVMATİZASYON/TRAUMATIZATION[İng.] değil/yerine/= ÖRSELENME, YARALANMA, SARSILMA
- TREADMILL[İng.] değil/yerine/= KOŞU BANDI
- TREMOR[İng.] değil/yerine/= TİTREME
- TRENT/TREND[İng.] değil/yerine/= EĞİLIM
- TRİAJ[Fr.] değil/yerine/= İLK TANI/BAKI
- TRİAKSİYEL/TRIAXIAL[İng.] değil/yerine/= ÜÇ EKSENLİ
- TRİANGÜLER/TRIANGULAR[İng.] değil/yerine/= ÜÇGENIMSİ
- -TRİBE ile/||/<> -TRİPSY
( Ezici, ovucu, aşındırıcı, bastırıcı araç. İLE/||/<> Ezici ameliyat, parçalama. )
- TRİBOLOJİ ile ...
( Sürtünmebilim. )
- TRİFAZİK/TRIPHASIC[İng.] değil/yerine/= ÜÇ EVRELİ
- TRİGLİSERİT ve/<> İNSÜLİN
- TRIGON/TRIGONE[İng.] değil/yerine/= ÜÇGEN
- TRİKOLOJİ ile ...
( Kıl ve saç hastalıklarını inceleyen bilim dalı. )
- TRİL/THRİLL[İng.] değil/yerine/= ELLE DUYUMSANILAN TİTREŞİM, ELE GELEN TİTREŞİM
- TRİL ile ...
( Atardamarlarda duyulan özel titreme. )
- TRİLOJİ/TRİLOGY[İng.] değil/yerine/= ÜÇLÜK
- TRİMESTER[İng.] değil/yerine/= ÜÇ AY
- TRİPANOZOMA ile UYUŞUKLUK
( TRYPANOSOME vs. INDOLENCE )
- TRİŞİN[Fr. < TRICHINE] değil/yerine/= İPSİ SOLUCAN
( Ergin durumda olan, domuzdan başka, insanda ve çok sayıda memelinin ince bağırsağında yaşayan, ipsiler cinsinden bir solucan. )
- TRISMUS[İng.] değil/yerine/= ÇENE KİLITLENMESİ
- TRİYAJ/TRIAGE[İng.] değil/yerine/= ÖNCELİKLEME
- TRİYAS[İng. TRIASSIC] ile/||/<> ANİZİYEN ÇAĞI[İng. ANISIAN STAGE]
( Triyas (251.9-201 myö) bir jeolojik dönem ismidir. Mezozoyik'in 3 majör zaman diliminden ilkidir. Yaklaşık olarak 251.902 milyon yıl önce ile 201.3 milyon yıl önceye denk gelen zaman dilimini kapsamaktadır. Yaklaşık 50 milyon yıl sürmüştür ve Permiyen/Triyas Yok Oluşu'ndan sonra terapsit ve arkozor üyelerinin baskın olduğu dönemdir. Triyas, kendi içinde Erken, Orta ve Geç Triyas olmak üzere üç küçük dilimde incelenir. Geç Triyas, bir grup arkozordan dallanan ilkin dinozorların evrimleştiği dönemdir. Memelilerin ilkin ataları ise terapsitlerden köken alacak bir grup olacaktır. @@ Günümüzden 247.2 milyon yıl önce ile 242 milyon yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir. Orta Triyas Devresi'nde bulunan 2 çağın altta olanıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TRİYAT/TRIAD[İng.] değil/yerine/= ÜÇLÜ
- TRİZOMİ/TRISOMY[İng.] değil/yerine/= ÜÇLÜ KROMOZOM
- TRİZOMİ X(XXX) ile/ve/||/<> KLİNEFELTER (XXY)
(
| Özellik | Trizomi X(XXX) | Klinefelter(XXY) |
|---|---|---|
| Görülme Sıklığı | 1.000 kadında 1 | 500 - 1.000 erkekte 1 |
| Belirtiler |
Çoğunlukla belirtisiz. Bazı durumlarda: - Öğrenme güçlüğü - Dil becerilerinde gecikme - Hafif fiziksel farklar |
- Düşük testosteron - Ergenlikte gecikme - Zayıf kas kütlesi - Öğrenme zorlukları - Kısırlık |
| Doğurganlık | Genellikle normal | Doğal yolla düşük; yardımcı üreme teknikleri gerekebilir |
| Tanınma Zamanı | Genellikle rastlantısal (erken çocukluk veya yetişkinlik) | Ergenlikte ya da yetişkinlikte (kısırlık araştırmaları sırasında) |
- TROKAR/TROCAR[İng.] değil/yerine/= DELEÇ
- TROKOİT/TROCHOID[İng.] değil/yerine/= SİLINDIRİK
- TROMBEKTOMİ/THROMBECTOMY[İng.] değil/yerine/= KAN PIHTISI ÇIKARIMI
- TROMBOEMBOLİZM/THROMBOEMBOLISM[İng.] değil/yerine/= PIHTI TIKANIMI
- TROMBOJENİK/THROMBOGENIC[İng.] değil/yerine/= PIHTI OLUŞTURUR
- TROMBOJENİTE/THROMBOGENICITY[İng.] değil/yerine/= PIHTILAŞTIRICILIK
- TROMBOLITİK/THROMBOLYTIC[İng.] değil/yerine/= PIHTI ERITİR
- TROMBOLİZ/THROMBOLYSIS[İng.] değil/yerine/= PIHTI ERİMESİ
- TROMBOPLASTİK/THROMBOPLASTIC[İng.] değil/yerine/= PIHTILAŞTIRICI
- TROMBOSİT/THROMBOCYTE, PLATELET[İng.] değil/yerine/= PULYUVAR
- TROMBOSİTOPENİ ile/||/<> TROMBOSİTOZ
( Kanda düşük seviyede trombosit bulunması. İLE/||/<> Kanda yüksek seviyede trombosit bulunması. )
- TROMBOZ/THROMBOSE[İng.] değil/yerine/= PIHTI TIKAÇ OLUŞUMU
- TROMBÜS/THROMBUS[İng.] değil/yerine/= PIHTI TOPAĞI
- TRUNKAL/TRUNCAL[İng.] değil/yerine/= GÖVDESEL
- TRUNKUS/TRUNCUS[İng.] değil/yerine/= GÖVDE
- TSİS/POST-TREATMENT MONİTORING SYSTEM[İng.] değil/yerine/= SAĞALTIM SONRASI İZLEM DÜZENİ
- TSL/TRANSPORT LAYER SECURITY[İng.] değil/yerine/= AKTARIM KATMANI GÜVENLİĞİ
- TTE/TRANSTORASİK EKOKARDİYOGRAFİ TRANSTHORACİC ECHOCARDIOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= GÖĞÜS DUVARINDAN EKOKARDİYOGRAFİ
- TTS/TEXT TO SPEECH[İng.] değil/yerine/= KONUŞMA METNİ
- TUBA[İng.] değil/yerine/= TÜP
- TÜBERKÜLİN ile TÜBERKÜLOZ
( Veremin tanı ve tedavisinde yararlanılan, verem mikrobu kültüründen elde edilen bir sıvı. İLE Verem hastalığı. )
- TÜBERKÜLOZ ile/||/<> PNÖMONİ
( Mycobacterium tuberculosis bakterisinin neden olduğu, akciğerlerde ve öteki organlarda bulaş ile ilişkili bir sayrılık. İLE/||/<> Bakteri, virüs ya da mantarların neden olduğu, akciğerlerde yangılanma ile ilişkili bir bulaş. )
- TÜBÜL/TUBULE[İng.] değil/yerine/= BORUCUK
- TÜBÜLER/TUBULAR[İng.] değil/yerine/= BORUCUKSU
- TÜKÜRMEK ile ÜFÜRMEK
( TEBEZZUK[< BÜZÂK] ile ... )
- TÜKÜRÜK ile/ve BALGAM
( TAKAŞŞU'/TEKAŞŞU'[Ar. < KAŞ]: Balgam çıkarma. )
( TEKAŞŞU'-İ DEM[Ar.]: Kan tükürme. )
( [İt./İsp.] SALIVA con/y/e ... )
( SPITTLE, SPIT vs./and FLEGMA )
( SALIVE avec/et PHLEGME )
( SPUCKE mit/und ... )
- TÜKÜRÜK ve/<> PTİYALİN[Fr. < Yun.]
( ... VE/<> Nişastanın sindirilmesine yarayan, tükürükte bulunan bir enzim. )
- TÛLÂ[Ar.] ile TULÂ'[Ar.]
( Daha(pek/çok/en) uzun. İLE Ense kökü. )
- TU'M ile TU'ME[çoğ. TUAM] ile TUHME
( Yiyinti, azık. | Tad, çeşni. İLE Yiyinti, azık. | Tad, çeşni. | Lokma. İLE Mide dolgunluğu, hazımsızlık.[İMTİLÂ-İ MİDE] )
- TÜMÖR["TİMÖR" değil!]/TUMOR[İng.]/TUMEUR[Fr.] değil/yerine/= UR/ŞİŞLİK
- TÜMÖRAL/TUMORAL[İng.] değil/yerine/= URA BENZER
- TUNİKA/LAYER[İng.] değil/yerine/= KATMAN
- TÜP BEBEK ile/değil/yerine/> AŞILAMA
( )
- TÜP MİDE AMELİYATI ile MİDE BALONU
( Midenin yemek borusu ve on iki parmak bağırsağının birleştiği noktadan kesilerek midenin yaklaşık yüzde 80'inin çıkarılması ve tüp durumuna getirilmesi. İLE Ameliyatsız biçimde uygulanır. Endoskopiyle mideye yerleştirildikten sonra şişirilir. [Hatta endoskopiye gerek kalmadan kapsül olarak suyla yutulan mide balonu da yapılabilir.][Tüp mide ameliyatına göre daha basit bir işlemdir.] )
- TÜP[Fr./İng. < TUBE] ile FALLOP TÜPÜ/BORUSU
( Laboratuvarlarda türlü işlerde kullanılan, bir ucu kapalı cam boru. | İçine krem, diş macunu, ilaç vb. nesneler konulan, bir ucu burgu kapaklı, plastik ya da metal boru. | Akışkan nesnelerin konulduğu, genellikle silindir biçiminde, içi boş, ağzı özel tapalı kap. İLE Döl yatağının üst köşesinden yumurtalığa kadar uzanan, yaklaşık 10 santimetre uzunluğundaki boru. )
- TÜRBÜLAN/TURBULANT[İng.] değil/yerine/= BURGAÇLI
- TÜRDİRİLLTİMİ[İng. DE-EXTINCTION] ile/||/<> GERİ ISLAH[İng. BACK-BREEDING] ile/||/<> KLON[İng. CLONE] ile/||/<> YAPAY SEÇİLİM[İng. ARTIFICIAL SELECTION]
( Soyu tükenmiş türlerin bireylerine (genellikle genetik olarak) benzer canlı organizmaların yeniden oluşturulma süreci. Daha uzun tanımıyla türdiriltimi; soyu tükenmiş bir türün genetik açıdan benzer canlılarda yapay seçilim yoluyla geri ıslah, klonlama ve genom düzenlemesi gibi teknikler kullanılarak canlı bir organizmanın nesli tükenmiş türe doğru değiştirilmesi sürecidir. @@ Canlı organizmaların popülasyonları içindeki belirli atasal özelliklerin yeniden ortaya çıkarılması adına yapay seçilimin kullanılması. @@ Ebeveynine genetik olarak birebir benzeyen canlı. Aynı zamanda, genetik olarak birebir aynı olan canlı bireylerini ya da gruplarını da belirtmek için kullanılır. @@ İstenen karakterleri taşıyan canlıların, bir diğer canlı tarafından (genelde insan tarafından) seçilerek bunlardan döl alınması. Pratik olarak bakıldığında, insanoğlunun evrim üzerinde sahip olduğu bir çeşit kontrol yöntemi. Bitkilerde hastalıklara karşı dirençli ve fazla ürün veren türler; sığırlarda da çabuk büyüyen ve fazlaca et ya da süt veren türler bu yapay seçilim yöntemiyle elde edilebilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TURGOR[İng.] değil/yerine/= GERGİ, DOLGUNLUK
- TÜRLEŞME[İng. SPECIATION] ile/||/<> ANAGENEZ[İng. ANAGENESIS] ile/||/<> COĞRAFİ BARİYERE BAĞLI TÜRLEŞME[İng. ALLOPATRIC SPECIATION] ile/||/<> FİLETİK DÖNÜŞÜM[İng. PHYLETIC TRANSFORMATION] ile/||/<> GEN AKIŞI[İng. GENE FLOW]
( Evrimsel süreç içerisinde, çeşitli izolasyon mekanizmaları dahilinde birbirinden ayrılan, eskiden aynı türe ait olan popülasyonların, farklı evrim mekanizmalarının farklı etkileri altında, nesiller içinde birbirlerinden farklı yönlere doğru evrimleşmeleri ve farklı özellikler geliştirmeleri durumudur. Bu farklı yönlere giden evrim sonucunda popülasyonlar bir noktadan sonra farklı türler olarak isimlendirilebilecek kadar farklılaşırlar. Kısaca, bir türden, yeni türlerin evrimine denir.Şempanzeler (Pan troglodytes) ve Bonobolar (Pan paniscus), eskiden tek bir tür iken, Kongo Nehri'nin de oluşumuna ve atasal popülasyonu iki popülasyona bölmesine neden olan bir deprem sonucu oluşan coğrafi izolasyon ile nehrin iki yakasında kalan popülasyonların farklı yönlerdeki evrimsel değişimleri sonucunda, günümüzden 1-2 milyon yıl önce türleşmişlerdir. @@ Evrimsel süreçte türlerin modifikasyonlar sonucu değişmesi ancak türleşmenin (atasından farklı yeni türlerin) oluşmaması durumudur. @@ Türleşmenin, türün farklı gruplarının arasına coğrafi bariyer girmesi sonucu gerçekleşmesi. Modern şempanze (Pan troglodytes) ve Bonobo (Pan paniscus) türlerinin 2 milyon yıl kadar önce, Kongo Nehri'nin akış yönünde meydana gelen ciddi bir değişim sonrasında, ortak atasına ait farklı grupların nehrin iki yakasında kalması sonucu türleştiği düşünülmekte. Primatlar genel olarak ıslanmayı sevmedikleri için ayrılan öbekler birbirleriyle olan bağlarını yitirmiş ve 2 milyon yıl içinde farklı türlere evrimleşmişler. "Alopatrik" türleşme olarak da bilinir. @@ Bir türün, popülasyon bazında ve nesiller içerisinde, herhangi bir türleşme ya da izolasyon olmaksızın, fiziksel özellikleri (fenotip) bakımından farklılaşması, evrim geçirmesidir. "Anagenez" olarak da bilinir. @@ Alellerin bir popülasyondan bir diğerine olan hareketidir. Tipik olarak bireylerin fiziksel yer değiştirmeleri ya da oluşturulan gametlerin rüzgar, akıntılar, organik taşıyıcılar vb. aracılığıyla mesafe kat etmesi sonucu oluşur. Türleşmeyi genellikle yavaşlatsa da, hızlandırdığı durumlar da gözlenmiştir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TURNER SENDROMU ile KLINEFELTER SENDROMU ile DOWN SENDROMU
( [kromozomlarda] 23. çiftte yalnızca X'in bulunması. İLE 23. çiftte XXY yapısındadır. [Bazıları 23. çiftte XYY gösterir.] İLE 21. çiftte XXX yapısındadır. )
( Dişi, boyu kısa, boynu katmerli olur. Ergenlikte eşeysel açıdan gelişemez. Matematiksel işlemler, mekânsal işlevleri anlamak gibi zihinsel işlevlerde beceriksizlikler gösterir. İLE Bazıları eril olarak gelişir fakat eşeysel gelişimlerinde durgunluk vardır ve zihinsel gerilik gösterir. Bazıları dişi olarak gelişebilir ve gövde olarak gerilik göstermez. [Bazıları 23. çiftte XYY gösterir. Bu eriller, daha iri, daha saldırgan ve eşeysel açıdan daha etkindir.] İLE ... )
- TURNİKE/TOURNİQUE[İng.] değil/yerine/= BOĞMAÇ
- TURNİKE ile/ve/||/<> ATEL
( Yoğun kanamalarda. İLE/VE/||/<> Kırık/çıkıklarda, yaralanmalarda/vurmalarda[travmalarda]. )
( Kan akışını kesmek üzere. İLE/VE/||/<> Hareket ettir(t)memek üzere. )
( - Turnike uygulamasında kullanılacak malzemelerin genişliği, en az 8-10 cm. olmalıdır.
- Turnike uygulamasında ip, tel gibi kesici malzemeler kullanılmamalıdır.
- Turnike uygulamasının yapıldığı saat, bir kağıda yazılmalı ve yaralının üzerine asılmalıdır.
- Turnike, her 15-20 dk. gevşetilip sıkılmalıdır. )
- TURRE[Ar.] ile/ve PÜRÇEK/ZÜLF/ZÜLÜF[Fars.]/BÂRE[Fars.]/KÜJEK[Argu][dvnlgttrk]
( Alnın bir kısmına düşen saç. Kıvırcık saç lülesi. İLE/VE Yanağa sarkan saç. Şakaklardan sarkan saç lülesi. | Bele ya da topuğa kadar uzun olan saç. | Sevgilinin saçı. )
( ZÜLF-İ DİL-ÂRÂ: Sevgilinin gönlün süsleyen, gönle hoş gelen zülfü. ZÜLF-İ DİREFŞÂN: Dalgalanan saç. ZÜLF-İ MÜŞG-BÂR: Misk saçan zülf. ZÜLF-İ YÂR: Sevgilinin zülfü, saçı. | Menfaat, çıkar.[Zülfiyara dokunmak deyiminde] )
- TUŞE/TOUCH[İng.] değil/yerine/= DOKUNUM
- TUTMA ile/ve/değil/||/<>/< TIKANMA
- TUTULMA ile TUTULMA[Ar. HUSÛF/ECLIPSE] ile TUTULMA ile TUTULMA
( Toplum tarafından sevilme, ünlü olma, iyi tanınma, popülarite. | Tutuk duruma gelmek. | Kapatılmak, sarılmak. | Bir örgen ya da bir nesnenin hareket edemez olması. | Yakalanmak. | Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncu yakından izlenmek, tutulmak, markaja alınmak. İLE Bir gök cisminin, araya başka bir cismin girmesiyle bütününün ya da bir bölümünün görünmez duruma gelmesi. | Gözlemciye göre, iki gökcisminden birinin, öbürünü örtmesi. Ay'ın, Güneş'i örtmesi[gün tutulması]; Yer'in, Ay'ı örtmesi[Ay tutulması]. İLE Birine tutkun olma, sevme, âşık olma. İLE Oyuncunun söyleyeceklerini unutması. )
- TUTYA[Ar. < TUTİYA] değil/yerine/= SÜRME
( Sürme. Göz ağrılarına iyi gelen, sürme gibi göze çekilen bir em. | Çinko. | Mor renkli, kokulu bir kır çiçeği. )
- TUVALET:
OTURARAK değil/yerine ÇÖMELEREK
( http://www.squattypotty.com )
( ALAFRANGA değil/yerine ALATURKA )
- TÜY/TÜS ile/ve AYVA TÜYÜ
( ... İLE/VE İlk çıkan tüyler. )
( [Divan edebiyatında] AYVA TÜYLERİ: Harf, yazı. )
( Âşıkların alınyazısı, sevgililerinin yanaklarında yazılıdır. )
- TÜY ile/ve/değil/||/<> KIL
( Kuşlardaki "kalın/ince" ve/ya da "sert/yumuşak" olan deri uzantısı. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Tüm kara ve deniz canlılarındaki "kalın/ince" ve/ya da "sert/yumuşak" olan deri uzantısı. )
( )
( MÛY, MÛ )
( FEATHER vs. BRISTLE )
- TÜYLENME ile TÜYLENME
( Tüy çıkma, üzerinde tüyler oluşması. İLE Para sahibi olmak. )
- TUZ ile ASİT TUZU ile BAZİK TUZLAR ile KAYA TUZU ile DENİZ TUZU[HİPERTONİK] ile KAN TUZU[İZOTONİK] ile BİLEŞİMİNDE HİDRAT BULUNAN TUZLAR
( ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE Gövdemizdeki/kanımızdaki[izotonik] tuz, binde dokuz[0,009] oranındadır. İLE Deniz suyundaki[hipertonik] tuz, binde otuzdur[0,030][%3]. İLE ... )
( ... VS. ... VS. ... VS. ... VS. [0,009] in the blood/body. VS. [0,030][%3] in the sea water. VS. ... )
( SALT vs. ACID SALT vs. BASIC SALT vs. ROCK SALT vs. SEA SALT[HIPERTONIC] vs. BLOOD/BODY[ISOTONIC] SALT vs. HIDRATED SALTS )
- TÜZE(HUKUK) ile/ve/||/<> ADLÎ TIP
- TX/ORGAN NAKLİ/TRANSPLANTATION[İng.] değil/yerine/= ÖRGEN AKTARIMI
- TXT/TEXT[İng.] değil/yerine/= METİN DOSYASI
- TYMPANIC ile ...
( Kulak zarı. )
- UBİKİTİN[İng. UBIQUITIN] ile/||/<> KOVALENT BAĞ[İng. COVALENT BONDS]
( Ökaryot gözelerde yaygın olarak bulunan, göze proteinlerinin proteazlarla parçalanabilmesi için parçalanacak proteine kovalent bağlarla bağlanan, enzim özelliği bulunmayan, sıcaklığa dayanıklı, 76 amino asitlik küçük bir protein. @@ Kimyada iki atom arasında bir elektron çiftinin paylaşımından kaynaklanan atomlararası bağlantıyı gösteren bağ. Bağlama çekirdeklerinin aynı elektronları elektrostatik olarak çekiminden kaynaklanır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- UBS/SPATIAL INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= UZAMSAL BİLGİ DÜZENİ
- UC ile İBİK
( ... İLE Horoz, hindi vb.'nin tepesinde bulunan, kırmızı deri uzantısı. | Kimi kemiklerde bulunan ve kaslara tutunmasına yarayan, çizgi durumunda, pürtüklü çıkıntı. | Emzik. | Köşe, kenar, uc. )
- ÜÇGEN ile POLİTZER ÜÇGENİ
- ÜÇLÜ TEKRARLAMA[İng. TRINUCLEOTIDE REPEAT] ile/||/<> ATAKSİ[İng. ATAXIA] ile/||/<> HUNTİNGTON HASTALIĞI[İng. HUNTINGTON DISEASE] ile/||/<> METİLASYON[İng. METHYLATION]
( Gendeki nükleotitlerden bir üçlünün sayısının artmasıdır.Bir mutasyon, özellikle merkezi sinir sistemi bozukluklarında ortaya çıkan, bu üçlü nükleotit grubunun sayısının artışındandır. Örnekler myotonik distrfi dahil, Huntington hastalığı, Friedreich'in ataksisi ve frajil-X sendromu. Ayrıca polistik over sendromunda, androjen reseptörü geni CAG tekrarlarının sayısında artışa sahiptir. Büyüme daha fazla olabilir verici anne ve babaya bağlı olarak (myotonik distrofi bir anne ve Huntington hastası bir baba) burada aile kökeni ve genetik beklenti gözlemlenebilir. Üçlülerin sayısının artışı hastalığa neden olan genlerin metilasyonunu tetikleyebilir. @@ Kasların nasıl çalıştığını koordine etme konusunda yaşanan sorunlardır. Garip, ağır ya da sakar hareketlere yol açar. Neden gerçekleştiğine bağlı olarak ataksinin etkilerini tedavi etmek ya da tersine çevirmek mümkündür. @@ İnsanlarda en gecikmiş başlangıçlı ve en değişken yaşlı hastalık. Otozomal baskındır. Serebral korteks (beyin korteksi)'in ön loblarını etkiler. On yıldan uzun süreyle artarak devam eden göze ölümü gözükür. Hücre ölümünün kötüye gidişi; kontol edilemeyen hareketler, zihinsel kötüleme ve sonunda ölüm gözükür. Genellikle 30-50 yaşları arasında ilk semptomlar görünür. @@ DNA zincirindeki bazı nükleotitlere metil (CH3) gurubu eklenmesi.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- UÇUK ile GECEYANIĞI
( ... İLE Uçuk gibi, birdenbire oluşan, kabarcıklı deri döküntülerine verilen ad. )
- UÇUK ile UÇUK
( Soluk. | Açık renk. | Hafif, belirsiz. İLE Genellikle ateşli sayrılıklar, bunalımlar sonucu, deride fiskeler durumunda beliren kabarcık. )
- UHY/REMOTE PATIENT MONİTORING[İng.] değil/yerine/= UZAKTAN SAYRI YÖNETİMİ
- ULAŞ/IM ile/ve/değil/<>/ne yazık ki BULAŞ/IM
- ULKUS/ULCUS[İng.] değil/yerine/= YARA
- ÜLSER/ULCER[İng.] değil/yerine/= YARA
- ÜLSERATİF KOLİT TÜRLERİNDE:
ÜLSERATİF PROKTİT ile PROKTOSİGMOİDİT ile SOL TARAFLI KOLİT ile PANKOLİT ile AKUT ŞİDDETLİ ÜLSERATİF KOLİT
( Ülseratif kolitin en hafif biçimidir. Enflamasyon, anüse(rektum) en yakın bölgeyle sınırlıdır ve rektal kanama ile kendini gösterir. İLE Yalnızca kalın bağırsağın son bölümü(rektum ve sigmoid kolon) tutuludur. Belirtiler arasında, kanlı ishal, karın krampları, ağrı ve tuvalete çıkma gereksinimi duyulmasına karşın yapamama sayılabilir. İLE İltihaplanma, kalın bağırsağın dalağa kadar olan sol kısmına doğru uzanır. Kanlı ishal, kilo kaybı, abdominal kramp ve sol tarafta ağrı ile kendini gösterir. İLE Sıklıkla tüm kalın bağırsağı etkiler ve şiddetli olabilen kanlı ishal, karın krampları ve ağrı, yorgunluk ve önemli kilo kaybına neden olur. İLE Bu nadir kolit biçimi, tüm kolonu etkiler ve şiddetli ağrı ve ishal, kanama, ateş ve yemek yiyememeye neden olur. )
(
)
( Ülseratif kolit, sindirim sisteminde uzun süreli iltihaplanma ve ülserlere (yaralara) neden olan bir bağırsak hastalığıdır. Kalın bağırsak (kolon) ve rektumun iç yüzünü döşeyen mukozayı etkiler. Gövdeyi güçsüz düşüren hatta ölüme neden olan komplikasyonlara neden olabilir. Belirtiler genellikle zamanla gelişir ve hastalığın tutulum yeri ve şiddetine göre değişir. )
( )
- ÜLSERATİF KOLİT ile/||/<> CROHN
( Kalın bağırsağın iç yüzeyinde yangılanma ve ülserler ile ilişkili bir inflamatuar bağırsak hastalığı. İLE/||/<> Sindirim düzeninin herhangi bir bölümünde yangılanma ile ilişkili bir inflamatuar bağırsak hastalığı. )
(
Ortak Yönler
| Ortak Özellikler | |
|---|---|
| Sayrılık Öbeği | İnflamatuvar Bağırsak Sayrılıkları (İBS/İBH) |
| Doğa | Süreğen, otoimmün, alevlenme ve yatışma dönemleri gösterir. |
| Ortak Belirtiler | Karın ağrısı, sürgün, kilo kaybı, kanlı dışkı. |
| Neden | Bağışıklık düzeninin sindirim düzenine karşı tepki vermesi. |
| Bağırsak Dışı Belirtiler | Eklem ağrısı, deri sorunları, göz yangısı gibi. |
FaRkLaR
| Özellik | Ülseratif Kolit | Kron(Crohn) |
|---|---|---|
| Tutulum Yeri | Kalın bağırsak ve rektumla sınırlı. | Ağızdan anüse kadar her yerde olabilir. |
| Yangı Derinliği | Sadece mukoza tabakası. | Tüm bağırsak duvarı. (transmural) |
| Tutulum Biçimi. | Sürekli. (kesintisiz) | Atlamalı. (segmental) |
| Granülom | Yoktur. | Vardır. (tanısal olabilir) |
| Fistül ve Apseler | Nadir. | Yaygın. |
| Cerrahi ile Tam Kür | Kolon, alındığında iyileşebilir. | Yineleyebilir, tam kür sağlanamayabilir. |
Ülseratif Kolit – Tutulum Yerine Göre Seviyeler
| Seviye | Açıklama |
|---|---|
| Proktit | Sadece rektum tutulmuştur. |
| Sol Taraflı Kolit | Rektumdan dalağa kadar olan kolon etkilenmiştir. |
| Pankolit | Tüm kolon boyunca tutulum vardır. |
Ülseratif Kolit – Şiddet Dereceleri
| Şiddet | Tanım |
|---|---|
| Hafif | Günde dörtten az dışkılama, hafif kan. |
| Orta | Dört - altı kez dışkılama, orta düzey kan. |
| Şiddetli | Altıdan fazla dışkılama, yoğun kan, ateş ve kansızlık. |
Kron(Crohn) – Tutulum Yerine Göre Seviyeler
| Seviye | Açıklama |
|---|---|
| İleal | İnce bağırsağın son bölümü(ileum) etkilenmiştir. |
| Kolonik | Yalnızca kalın bağırsak etkilenmiştir. |
| İleokolonik | Hem ince hem kalın bağırsak tutulmuştur. |
| Gastroduodenal | Mide ve onikiparmak bağırsağı etkilenmiştir. (nadir) |
Kron(Crohn) – Şiddet Dereceleri
| Şiddet | Tanım |
|---|---|
| Hafif-Orta | Ağızdan beslenebilen, ateşsiz, ciddi kilo kaybı olmayan. |
| Orta-Şiddetli | Ateş, kansızlık, kilo kaybı, sağaltıma yanıt yok. |
| Şiddetli-Fistüle Eden | Fistül, abse, tıkanıklık gibi karmaşıklıklar bulunur. |
- ULTRAFİLTRASYON/ULTRAFILTRATION[İng.] değil/yerine/= INCE SÜZME
- ULTRAFILTRATE[İng.] değil/yerine/= INCE SÜZÜNTÜ
- ULTRASON/ULTRASOUND[İng.] değil/yerine/= SES ÖTESİ | SES ÖTESİ GÖREÇLEME
- ULTRASON ile DOPPLER
- ULTRASONİK/ULTRASONIC[İng.] değil/yerine/= SES ÖTESİYLE İLGILİ
- ULTRASONOGRAFİ/ULTRASONOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= SES ÖTESİ GÖREÇLEME
- ULTRASTRÜKTÜR/ULTRASTRUCTURE[İng.] değil/yerine/= INCE YAPI
- ULTRAVİYOLE[Fr.]/MÂVERÂ-İ BENEFŞEVÎ[Ar.] değil/yerine/= MORÖTESİ
( Dalga boyu, mor renkli ışığınkinden daha kısa olan, gözle görülemeyen, mor ışının ötesinde yer alan, yapay olarak da elde edilip tıpta kullanılan bir ışınım.[4000 - 200 A° arasında] )
- ULUDAĞ =/< KEŞİŞ DAĞI
( )
- ÜMİTSİZ/LİK ile/ve/> HASTA/LIK
- UML/UNİFİED MODELING LANGUAGE[İng.] değil/yerine/= BİRLEŞİK MODELLEME DİLİ
- UMLS/UNIFIED MEDICAL LANGUAGE SYSTEM[İng.] değil/yerine/= BİRLEŞİK TIP DİLİ DÜZENİ
- UNCONSCIOUS[İng.] değil/yerine/= BİLİNÇ DIŞI
- ung.[Lat. < UNGUENTUM] değil/yerine/= MERHEM
- ÜNİAKSİYEL/UNIAXIAL[İng.] değil/yerine/= TEK EKSENLİ
- ÜNİDİREKSİYONEL/UNIDIRECTIONAL[İng.] değil/yerine/= TEK YÖNLÜ
- ÜNİFOKAL/UNIFOCAL[İng.] değil/yerine/= TEK ODAKLI
- UNIFORM[İng.] değil/yerine/= TEK BİÇİMLİ
- UNILATERAL[İng.] değil/yerine/= TEK TARAFLI
- UNIPOLAR[İng.] değil/yerine/= TEK KUTUPLU
- ÜNİTE/UNIT[İng.] değil/yerine/= BİRİM
- ÜNİVALAN/UNIVALENT[İng.] değil/yerine/= TEK DEĞERLİKLİ
- ÜNİVARYANT/UNIVARIANT[İng.] değil/yerine/= TEK DEĞİŞKENLİ
- ÜNİVERSAL/UNIVERSAL[İng.] değil/yerine/= EVRENSEL
- UNUTMA ile/ve/||/<> BUNAMA/ATEH[Ar.]/DEMANS[Fr., İng. < DEMENTIA] ile/ve/||/<> ALZHEIMER
( Alzheimer tanısı için aşağıdakilerden en az ikisi tanılanmış ve "önemli ölçüde dikkate alınmalıdır".
- Zayıf bellek
- İletişim ve dil zorluğu
- Odaklanmada ve dikkatini vermede güçlük
- Hatalı muhakeme ve yargı
- Bozulmuş görsel algı )
( Alzheimer, genel olarak üç evreye ayrılır:
1. Unutkanlık, bildiği yerleri tanıyamama, bazı sözcükleri bulamama, işine ve hobilerine karşı ilgisini yitirme gibi erken belirtiler verir ve genellikle hasta olduğunu kabul etmek istemez.
2. Bellek kaybı belirginleşir. Yakınlarının adını unutabilir. Yolunu kaybedebilir. Konuşma bozukluğu artar. Yıkanma, giyinme gibi gündelik işlerinde yardıma gereksinim duyabilir ve bazı hayaller görebilir.
3. Artık aile üyelerini tanımayabilir, yemek yemede ve yürümede güçlükler başlar, sidik ve dışkısını tutamayabilir ve ciddi davranış bozuklukları görülebilir.
Alzheimer hastalığı, yaklaşık 5-8 yıllık bir ilerleme süreci içinde hastayı yatağa bağlı ve tamamen bakıma muhtaç duruma getirir. )
( 
Unutma eğrisi ve aralık etkisinin keşfi ile tanınan, deneysel bellek çalışmalarına öncülük eden psikolog Hermann Ebbinghaus (1850–1909), öğrenme eğrisini tanımlayan ilk kişidir. Unutma eğrisinin grafiği, kişilerin "öğrenileni" tekrar etmezse yeni öğrendiği bilgilerin, günler içinde nasıl azaldığını gösterir. )
( ... İLE/VE/||/<> Bellek, düşünme ve toplumsal yeteneklerde bozulma. İLE/VE/||/<> Beyinde plak ve düğüm oluşumu ile bellek kaybı ve bilişsel gerileme. | Demansın en yaygın nedeni olan ve ilerleyici bellek kaybı ile ilişkili bir sayrılık. )
- UNUTMAK ile/ve/değil/yerine ANIMSAMAMAK
( Unutmak, belki olanaklı değildir fakat anımsamamak, olanaklıdır/olasılıklıdır. )
- UPREGULATION/UPREGULATION[İng.] değil/yerine/= ARTARAK DÜZENLENİM
- UPS/UNINTERRUPTIBLE POWER SUPPLY[İng.] değil/yerine/= KESİNTISİZ GÜÇ KAYNAĞI
- UPTAKE[İng.] değil/yerine/= TUTULUM
- UR[Tr.]/TÜMÖR[Fr. < TUMEUR] ile TÜMÜR
( Gözelerin aşırı çoğalmasıyla insan, hayvan ya da bitki dokularında oluşan ve büyüme eğilimi gösteren yumru, bağa, tümör, neoplazma, çingene ahtapotu, vejetasyon. İLE Bağırsakların iç yüzeylerinde bulunan pürtüklerin adı. )
- UR ile/ve/||/<> BALONLAŞMA/ANEVRİZMA[Fr. < Yun. < ANEVRISME]
( ... İLE Bir atardamarın, bir bölgesinde oluşan gevşemeye bağlı ur biçimindeki genişleme. )
- UR ile MİYOM
( ... İLE İyi huylu. )
( ... İLE 8-9 cm.'den küçük ve 3'ten az olması durumunda laparoskopi/histeroskopi uygulanabilmektedir. )
- UR[Ar.] ile ÛR[Ar. < A'VER, AVRÂ]
( Gözelerin aşırı çoğalmasıyla dokularda oluşan ve büyüme eğilimi gösteren yumru, tümör. İLE Tek gözlüler. | Silahsız, mühimmatsız olanlar. )
- ÜRAT[Fr.] ile ÜRE[Fr. < Yun.]
( Sidik asidi tuzu. İLE Azotlu besinlerin, gövdede yanmasıyla oluşan, erimiş bir durumda, sidikle dışarı atılan azotlu madde. | Yapay reçine verniği ve tutkalı üretiminde kullanılan, temel gereçlerden, beyaz, billursu toz. )
- ÜRE ile ...
( Gövdede, azotlu maddelerden oluşan sidikle dışarı atılan madde. )
- ÜREME DÜZENİNİN YAPISI ile ÜREME DÜZENİNİN İŞLEVLERİ
( Eril ve dişil üreme örgenlerinden oluşur. İLE Üreme gözelerini üretmek, döllenmeyi sağlamak ve gebeliği sürdürmek. )
- ÜREME ÖRGENLERİ = ÂLÂT-I TENASÜLÎYE = ORGANES DE LA REPRODUCTION
- ÜREME ÖRGENLERİ = TENÂSÜL ÂLETLERİ/ÂLÂT-I TENASÜLÎYE = ORGANES DE REPRODUCTION
- ÜREME[İng. REPRODUCTION] ile/||/<> ADAPTİF DAVRANIŞ[İng. ADAPTIVE BEHAVIOR] ile/||/<> ALELOPATİ[İng. ALLELOPATHY] ile/||/<> ANİZOGAMİ[İng. ANISOGAMY] ile/||/<> ANJİYOSPERM[İng. ANGIOSPERM] ile/||/<> ÇİÇEK[İng. FLOWER] ile/||/<> EŞEYLİ ÜREME[İng. SEXUAL REPRODUCTION] ile/||/<> GAMET ile/||/<> HYPOTRİCH
( Canlı organizmalardan kendilerine benzeyen başka canlılar oluşması; çoğalma. Üreme sadece canlılarda görülen, cansız cisimlerde bulunmayan bir niteliktir.Canlılarda görülen çeşitli üreme yolları başlıca "eşeysiz üreme" ve "eşeyli üreme" adını alan 2 ana öbekte toplanır. @@ Bir hayvanın belirli bir durum ya da çevreye uymasını sağlayan ve hayvanın uzun dönem yaşamkalımını ve üremesini destekleyen herhangi bir davranış. @@ Bir canlının salgıladığı kimyasallardan ötürü başka canlı üzerinde özellikle büyüme, hayatta kalma ve üreme açılarından olumlu ya da olumsuz etkilere neden olmasıdır. Genellikle bitkilerde, alglerde, bakterilerde, resiflerde ve mantarlarda görülür. Bu etkiye neden olan kimyasallara alelokimyasallar denir. Bunlar arasında karbonhidratlar, lipitler, alkaloidler, azot içerikli bileşikler, flavonoid fenolikler başta olmak üzere bazı diğer fenolikler ve terpenoidler bulunur. @@ Bir cinsiyetin diğerinden daha büyük eşey gözesi (yumurta ya da sperm) ürettiği eşeyli üreme şeklidir. Heterogami olarak da bilinir. @@ Üreme organları çiçeklerinde bulunan ve en yakın tarihte evrimleşmiş bitki grubudur. Ayrıntılı bilgiyi buradan alabilirsiniz. @@ Tohumlu bitkilerde eşeysel üreme organlarını bulunduran yapıdır. Tam çiçek ve eksik çiçek olmak üzere iki çeşit çiçek vardır. @@ Mayotik bölünmenin ürünü olan cinsiyet gözelerinin (gamet) birleşmesini gerektiren üreme türü. Her yavru, mayoz sırasındaki bağımsız kromozom dağılımı nedeniyle benzersiz bir genetik kompozisyona sahiptir. @@ Eşeyli üremede öncül eşey gözelerinin mayoz bölünmesi sonucunda oluşan özelleşmiş haploit gözedir. Eşeyli üremede sperm ve yumurtanın birleşmesi yeni bir bireyin gelişimini başlatır. @@ Eşeyli üreyen ya da bölünerek çoğalan Ciliate takımına ait bir protozoa. Eşeyli üremesi konjugasyon ya da gamet füzyonu dolayısıyla olabilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ÜREME ile ÇOĞALMA
( REPRODUCTION vs. INCREASE )
- ÜREME ile DÖLLENMESİZ ÜREME
( ... ile PARTENOGENESIS[< Yun. PARTHENOS: Erden. | GENESIS: Üreme. | Başlangıç.] )
- ÜREME = TENASÜL, TENÂSÜL = REPRODUCTION
- ÜREME ile/ve/değil/||/<>/>/< VAR OLUŞ/OLMA (DÜZENEĞİ)
- ÜREMEK ile/ve DOĞURMAK
( REPRODUCTION vs./and TO GIVE BIRTH )
- ÜREMİ[Fr. < Yun. URON: Sidik. | HAİMA: Kan.]
( Ürenin, sidikle çıkmayıp kanda birikmesi sonucu ortaya çıkan hastalık. )
- ÜRETER ile ÜRETRA
( Böbrek ile mesane arasındaki iki kanal. İLE Mesaneden sidiği dışarıya taşıyan kanal. )
( ... ile HÂLİB, MECRÂ-Yİ BEVL )
- ÜRİK ASİT[Fr.]
( Suda çok az eriyen, soda ve amonyakla birleşince, kısmen eriyebilen asit ve nötr tuzlar oluşturan asit. Karbon, oksijen, nitrojen ve hidrojen'den oluşan, organik bir bileşiktir. Ksantin oksidazın oksipürünleri oksitlemesi ile oluşur. İnsan ve gelişmiş primatlarda pürin metablozmasının son ürünüdür. [C5H4N4O3] )
- URİN-/URİNİ-/URİNO- ile/||/<> UR-/URA-/-URİA/URO-
( Sidik. İLE/||/<> Sidik ile ilgili, işeme ile ilgili, üriner düzenle ilgili. )
- ÜROFLOMETRİ/UROFLOWMETRY[İng.] değil/yerine/= İDRAR AKIM ÖLÇÜMÜ
- ÜROGRAFİ/UROGRAPHY[İng.] değil/yerine/= BOŞALTIM SİSTEMİ GÖRÜNTÜLEMESİ
- ÜRTİKER ile/||/<> ANJİYOÖDEM
( Deride kaşıntılı, kabarık döküntüler ile ilişkili bir alerjik tepkime. İLE/||/<> Deri altı dokularında şişlik ile ilişkili bir alerjik tepkime. )
- ÜRTİKER ile/||/<> EGZAMA/ERİTEMA
( Deride kaşıntılı kabarıklık döküntüler ile ilişkili bir alerjik tepkime. İLE/||/<> Deride kızarıklık, kaşıntı ve kabuklanma, yangılanma. )
- ÜRTİKER[Fr. < Lat.] değil/yerine/= KURDEŞEN
( Ciltte, çeşitli nedenlerle oluşan, kaşıntılı döküntüler. )
- US/ULTRASON/ULTRASONOGRAFİ ULTRASOUND[İng.] değil/yerine/= SES ÖTESİ, YANSILANIM
- USB/UNIVERSAL SERIAL BUS[İng.] değil/yerine/= EVRENSEL DİZİ VERİ YOLU
- USG/ULTRASONOGRAFİ ULTRASONOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= SES ÖTESİ YANSILANIM
- USH/REMOTE HEALTH SERVICE[İng.] değil/yerine/= UZAKTAN SAĞLIK HİZMETİ
- USS/NATIONAL HEALTH SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ULUSAL SAĞLIK DÜZENİ
- ÜST BACAK KEMİĞİ ile KAVAL KEMİĞİ/BACAK KALEMİ
( ... İLE Baldırda olan iki kemikten kalını. )
( FEMUR vs. TIBIA )
- ÜST METİN İŞARETLEME DİLİ/HYPERTEXT MARKUP LANGUAGE/HTML[İng.] ile/ve/||/<> GENİŞLETİLEBİLİR İŞARET DİLİ/EXTENSIBLE MARKUP LANGUAGE/XML[İng.]
( Verileri ve içerikleri görüntülemek için kullanılır. İLE/VE/||/<> Verileri depolamak ve paylaşmak için kullanılır. )
( Etiketleri önceden tanımlanmıştır. İLE/VE/||/<> Etiketleri önceden tanımlanmamıştır. Kullanıcı kendi etiketlerini oluşturmaktadır. )
- USTUNÇ[İt.]
( Taşınabilir, cerrah araçları takımı. )
- ÜŞÜMEK ile/ve/> TİTREMEK
( ÂCÎŞ ile/ve/> ... )
- ÜŞÜMEK ile/ve/değil/<> ÜŞÜTMEK
- USVS/NATIONAL HEALTH DATA DICTIONARY[İng.] değil/yerine/= ULUSAL SAĞLIK VERİ SÖZLÜĞÜ
- ut dict.[Lat. < UT DICTUM] değil/yerine/= ÖNERİLEN BİÇİMDE
- UTANIYORUM ile/değil/yerine/>< TANIYORUM!
[doğrudan ya da dolaylı]
her türlü katkısı/desteği olan, yakından tanıdığımız ve tanımadığımız tüm TIP mensuplarına
(Sayın/Sevgili Dr.) Ahmet Çorak'a, Metin Bobaroğlu'na, Kayıhan Şahinoğlu'na, Ömer Naci Ergin'e, Sevil Atasoy'a, Nilgün Bozbuğ'a
tüm emekleri ve desteği için
ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUZ!!!
(1996'dan beri)