Sağlık, İlk Yardım ve Tıp'taki FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 8.224 başlık/FaRk ile birlikte,
8.224 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(27/34)
- REJEKSİYON/REJECTION[İng.] değil/yerine/= DOKU REDDİ, ÖRGEN REDDİ
- REJENERASYON/REGENERATION[İng.] değil/yerine/= YENİLENİM
- REJENERATİF/REGENERATIVE[İng.] değil/yerine/= YENİLEYEN
- REJİM/REGIMEN[İng.]/REGIME[Fr.] değil/yerine/= DİYET | UYGULAMA BİÇİMİ, YÖNETME, YÖNETİDÜZEN
( Yönetme, düzenleme biçimi. | Düzen. | Bir devletin yönetim biçimi. )
- REJYONAL/REGIONAL[İng.] değil/yerine/= BÖLGESEL
- REKOMBİNAN/RECOMBINANT[İng.] değil/yerine/= YENIDEN BİRLEŞTİRİLMİŞ | GENETİK ÇEŞİTLENDİRİLMİŞ
- REKOMBİNASYON/RECOMBINATION[İng.] değil/yerine/= YENIDEN BİRLEŞTİRME | GENETİK ÇEŞİTLENDİRME
- REKOMPRESYON/RECOMPRESSION[İng.] değil/yerine/= BASI YINELEME
- REKONSTRÜKSİYON/RECONSTRUCTION[İng.] değil/yerine/= YENIDEN YAPILANDIRMA
- REKONSTRÜKTİF/RECONSTRUCTIVE[İng.] değil/yerine/= YENIDEN YAPILANDIRICI
- REKTUM ile/ve/> ANÜS[Lat.]/MAKAT[Ar. MAK'AD]/DÜBR[Ar./ŞERÇ/ŞERC
( Kalın bağırsak. İLE/VE/> Bağırsak sonu. Dışkı boşaltım yeri/deliği. )
( RECTUM vs./and/> ANUS )
- REKÜREN/RECURRENT[İng.] değil/yerine/= YINELEYEN
- REKÜRENS/RECURRENCE[İng.] değil/yerine/= YINELENME
- RELIABILITY COEFFICIENT[İng.] değil/yerine/= GÜVENİLİRLİK KATSAYISI
- RELIABILITY[İng.] değil/yerine/= GÜVENİLİRLİK
- REM/RAPID EYE MOVEMENT[İng.] değil/yerine/= HIZLI GÖZ DEVİNIMİ
- REMISYON/REMISSION[İng.] değil/yerine/= YATIŞMA
- REMITAN/REMITTENT[İng.] değil/yerine/= ARALIKLI | ALEVLENME-SAKINLEŞME
- REMM[Ar.] ile REM[Ar.]
( Onarma. İLE Ürkme. | Titreme. | Sürü. )
- REMODELING[İng.] değil/yerine/= YENIDEN BİÇİMLENDİRME
- RENGİ-RUHSARI (BOZULMAK/SARARMIŞ)
- RENK KÖRLÜĞÜ ile/ve/değil BASİT RENK KÖRLÜĞÜ
( AKROMATOPSİ[Yun. A: yokluk anlatan ön ek. | KHROMA: Renk. | OPSIS: Görme.] )
( [not] ACHROMATOPSIA vs./and/but SIMPLE ACHROMATOPSIA )
- RENK ile BENİZ
( ... İLE Yüz rengi. )
- REORGANİZASYON/REORGANIZATION[İng.] değil/yerine/= YENIDEN DÜZENLEME
- rep./repet.[Lat. < REPETATUR] değil/yerine/= TEKRARLA, TEKRAR EDİLEREK
- REPARASYON/REPARATION[İng.] değil/yerine/= ONARIM
- REPERFÜZYON/REPERFUSION[İng.] değil/yerine/= YENIDEN KANLANMA
- REPETİTİF/REPETITIVE[İng.] değil/yerine/= YINELEYEN
- REPLANTASYO/N REPLANTATION[İng.] değil/yerine/= YERİNE TAKMA | YENİDEN EKİM
- REPLASMAN/REPLACEMENT[İng.] değil/yerine/= YERINE KOYMA
- REPLİKASYON/REPLICATION[İng.] değil/yerine/= EŞLENME
- REPOLARİZASYON/REPOLARIZATION[İng.] değil/yerine/= YENIDEN KUTUPLANMA
- REPRESÖR/REPRESSOR[İng.] değil/yerine/= BASTIRICI
- REPRESYON/REPRESSION[İng.] değil/yerine/= BASTIRMA
- REPREZANTE değil/yerine/= SUNMA, TANIŞTIRMA
- REPREZANTER/REPRESENTER[İng.] değil/yerine/= İLAÇ TANITICI
- REPRINT[İng.] değil/yerine/= TIPKI BASIM
- REPRODÜKSİYON/REPRODUCTION[İng.] değil/yerine/= ÇOĞALMA, ÇOĞALTIM, ÜREME
- REPÜLSİYON/REPULSION[İng.] değil/yerine/= İTME, | GERİ TEPME, | UZAKLAŞTIRMA
- RES/RETICULOENDOTHELIAL SYSTEM[İng.] değil/yerine/= RETİKÜLOENDOTELİYAL DÜZEN
- RESENKRONİZASYON/RESYNCHRONIZATION[İng.] değil/yerine/= YENIDEN EŞ ZAMANLAMA
- RESEPTİVİTE/RECEPTIVITY[İng.] değil/yerine/= ALABİLİRLİK
- RESEPTÖR/RECEPTOR[İng.] değil/yerine/= ALMAÇ
- RESESİF[Fr. < RÉCESSIF]/RECESSIVE[İng.] değil/yerine/= ÇEKİNİK
- RESET[İng.] değil/yerine/= YENIDEN KURMA
- RESİPIAN/RECIPIENT[İng.] değil/yerine/= ALICI
- RESİPROKAL/RECIPROCAL[İng.] değil/yerine/= KARŞILIKLI
- RESİPROKASYON/RECIPROCATION[İng.] değil/yerine/= KARŞILIKLI OLUŞMA
- RESÎS/E[Ar.] ile RESÎS/E[Ar.]
( Hastalık başlangıcı. İLE Eskimiş, yıpranmış, eski, köhne. )
- RESPIRASYON/RESPIRATION[İng.] değil/yerine/= SOLUNUM
- RESPIRATÖR[İng.] değil/yerine/= SOLUTUCU
- RESPIRATUVAR/RESPIRATORY[İng.] değil/yerine/= SOLUNUMSAL
- REST/REPRESENTATIONAL STATE TRANSFER[İng.] değil/yerine/= TEMSİLİ DURUM AKTARIMI
- RESTENOZ/RESTENOSIS[İng.] değil/yerine/= YENIDEN DARALMA
- RESTORASYON/RESTORATION[İng.] değil/yerine/= ONARIM
- RESTORATİF/RESTORATIVE[İng.] değil/yerine/= ONARICI
- RESTRİKSİYON/RESTRICTION[İng.] değil/yerine/= KISITLAMA
- RESTRİKTİF/RESTRICTIVE[İng.] değil/yerine/= KISITLAYICI
- RESÜSİTASYON/RESUSCITATION[İng.] değil/yerine/= YENİDEN CANLANDIRMA
- RETANSİYON/RETENTION[İng.] değil/yerine/= BİRİKİM | ALIKONULMA
- RETARDASYON/RETARDATION[İng.] değil/yerine/= GERİLİK, | GECİKME
- RETARDE/RETARDED[İng.] değil/yerine/= GERİ KALMIŞ
- RETART/RETARD[İng.] değil/yerine/= UZUN ETKİLİ
- RETİKÜLER/RETICULAR[İng.] değil/yerine/= AĞSI
- RETİNA DEKOLMANI ile/||/<> GLOKOM
( Retinanın altındaki destek dokudan ayrılması ile görme kaybı. İLE/||/<> Göz içi basıncının artması ile optik sinir hasarına yol açan bir durum. )
- RETİNA DEKOLMANI ile/||/<> MAKULA DEJENERASYONU
( Retinanın altındaki destek dokudan ayrılması ile görme kaybı. İLE/||/<> Retinanın merkezi bölümünün bozulması ile görme kaybı. )
- RETİNA DEKOLMANI ile/||/<> MAKULA DELİĞİ
( Retinanın altındaki destek dokusundan ayrılması ile görme kaybı. İLE/||/<> Makula bölgesinde küçük bir delik oluşması ile görme kaybı. )
- RETİNA[Lat.] değil/yerine/= AĞ TABAKA
- RETİNADA:
KONİLER ile/ve/||/<> ÇUBUKLAR
( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )
- RETİNİTİS PİGMENTOSA ile/||/<> GLOKOM
( Retina gözelerinin bozulması ile gece körlüğü ve görme kaybı. İLE/||/<> Göz içi basıncının artması ile optik sinir hasarına yol açan bir durum. )
- RETİNİTİS PİGMENTOSA ile/||/<> MAKULA DEJENERASYONU
( Retinanın ilerleyici dejenerasyonu ile gece körlüğü ve görme kaybı. İLE/||/<> Retinanın merkezi bölümünün bozulması ile görme kaybı. )
- RETİNOPATİ ile/||/<> KATARAKT
( Retina hasarı ile görme kaybı. İLE/||/<> Göz merceğinin bulanıklaşması ile görme kaybı. )
- RETRAKSİYON/RETRACTION[İng.] değil/yerine/= ÇEKİLME
- RETRANSPLANTASYON/RETRANSPLANTATION[İng.] değil/yerine/= YENIDEN NAKİL
- RETROGRAT AMNEZİ/RETROGRADE[İng.] değil/yerine/= GERİYE DOĞRU BELLEK YİTIMİ
- RETROGRAT/RETROGRADE[İng.] değil/yerine/= GERİYE DOĞRU
- RETROSPEKTİF ÇALIŞMA/RETROSPECTIVE STUDY[İng.] değil/yerine/= GERİLEYİK ÇALIŞMA
- RETROSPEKTİF/RETROSPECTIVE[İng.] değil/yerine/= GERİLEYİK
- RETROVERSİYON/RETROVERSION[İng.] değil/yerine/= GERİYE DÖNÜKLÜK
- REUPTAKE[İng.] değil/yerine/= GERİ ALIM
- REUSABLE[İng.] değil/yerine/= TEKRAR KULLANILABİLİR
- REVASKÜLARİZASYON/REVASCULARIZATION[İng.] değil/yerine/= YENIDEN DAMARLANMA
- REVERBERASYON/REVERBERATION[İng.] değil/yerine/= YANKILANMA
- REVERS GRUPLAMA/REVERSE TYPING[İng.] değil/yerine/= TERS ÖBEKLEME
- REVERS/REVERSE[İng.] değil/yerine/= TERS
- REVERSİBIL/REVERSIBLE[İng.] değil/yerine/= GERİ DÖNEBİLİR
- REVİR[Alm. < REVIER]/INFİRMARY[İng.] değil/yerine/= SAYRI BAKIM BİRİMİ
- REVİR[Alm.] değil/yerine/= SAĞLIK OCAĞI
( Kurum ve kuruluşlarda, sağlık hizmeti verilmek üzere ve sayrılar için ayrılmış bölüm. )
- REVİZYON/REVISION[İng.] değil/yerine/= GÖZDEN GEÇİRME
- REYHAN[Ar.] ile/||/<> FESLEĞEN[Yun.]
( Ballıbabagillerden, yaprakları güzel kokulu bir süs bitkisi.[Nane ailesine aittir ve özellikle Akdeniz mutfağında sıkça kullanılır. Kendine özgü baharatlı ve kekiksi tadı vardır.] İLE/||/<> Akdeniz bölgesine özgüdür ve güçlü bir taze ve baharatlı kokusu vardır.[Fesleğen, doğu ve güney Anadolu'da çoğunlukla reyhan olarak bilinse/kullanılsa da fesleğenin irili ufaklı yaprak çeşitliliğiyle birlikte aynıdır.] )
( GÜZEL KOKU, RIZIK, RIZIK-I MÂNEVÎ | FESLEĞEN )
( ORIGANUM VULGARE vs./||/<> OCIMUM BASILICUM )
( ... ile İSPERHEM/İSPERGEM )
( ... ile DAYMURÂN )
- REYHAN ile MOR REYHAN
- REZEKSİYON/RESECTION[İng.] değil/yerine/= KESİP ÇIKARMA
- REZERV/RESERVE[İng.] değil/yerine/= YEDEK
- REZERVUAR/RESERVOİR[İng.] değil/yerine/= DEPO | MİKROP TAŞIYICI
- REZİDÜ/RESIDUE[İng.] değil/yerine/= KALINTI, ARTIK
- REZİDÜEL/RESIDUAL[İng.] değil/yerine/= ARTA KALAN
- REZISTAN/RESISTANT[İng.] değil/yerine/= DİRENÇLİ
- REZISTANS/RESISTANCE[İng.] değil/yerine/= DİRENÇ
- REZOLÜSYON[İng.] değil/yerine/= ÇÖZÜLME | DÜZELME | ÇÖZÜNÜRLÜK
- REZORPSİYON/RESORPTION[İng.] değil/yerine/= GERİ EMILIM
- RF/RADIOFREQUENCY[İng.] değil/yerine/= RADYOFREKANS
- RFE/RECURSIVE FEATURE ELEMINATION[İng.] değil/yerine/= YINELEMELİ ÖZNİTELİK ELEME
- RFID/RADIOFREQUENCY IDENTIFICATION[İng.] değil/yerine/= RADYO FREKANSLA TANIMLAMA
- RH/RH FACTOR[İng.] değil/yerine/= RH ETMENİ
- RHS/REMOTE HEALTH SERVICE[İng.] değil/yerine/= UZAKTAN SAĞLIK HİZMETİ
- RIA/RADIOIMMUNASSAY ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= RADYOIMMÜN ÇÖZÜMLEME
- RİCAL[Ar.] ile/ve/||/<> NİSÂ[Ar.] ile/ve/||/<> ZEKER[Ar.] ile/ve/||/<> HÜNSÂ[Ar.] ile/ve/||/<> MÜZEKKER[Ar.] ile/ve/||/<> MÜENNES[Ar.]
- RIGOR MORTIS[İng.] değil/yerine/= ÖLÜM KATILIĞI
- RIGOR[İng.] değil/yerine/= KATILIK
- RİJİDİTE/RIGIDITY[İng.] değil/yerine/= KATILIK | KAS SERTLİĞİ | KATI KİŞİLİK
- RİJİT/RIGID[İng.] değil/yerine/= SERT
- RİKAB[Ar. < RAKABE]["ka" uzun okunur] ile RİKÂB[Ar. çoğ. RÜKÜB]
( Boyun, ense kökü. İLE Üzengi. | Büyük bir kimsenin katı, önü. | Türk müziğinde kullanılmış usullerden biri.[Zamanımıza kalmış bir örneği bulunmamaktadır.] )
- RİM[İng.] değil/yerine/= KENAR
- RİM/RİMM/RİMME[Ar.] ile RÎM[Ar.]
( Çürümüş kemik. İLE İrin. | Roma'nın bir adı. )
- RÎME, ÂJÎH/PÎH[Fars.] değil/yerine/= ÇAPAK
- RIND/REVERSIBLE ISCHEMIC NEUROLOGIC DEFICIT REVERSIBIL[İng.] değil/yerine/= İSKEMIK NÖROLOJİK DEFİSIT, GERİ DÖNÜŞÜMLÜ NÖROLOJİK İSKEMIK OLAY
- RİNOPLASTİ ile/değil/yerine/||/<>/< SEPTOPLASTİ
( Estetik bir görünüm kazanmak için yapılan burun ameliyatı. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Burun yapısında oluşan yapısal bozukluklardan dolayı oluşan sorunları ortadan kaldırmak için yapılan ameliyat. )
- RIS/RADIOLOGY INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= RADYOLOJİ BİLGİ DÜZENİ
- RİTİM[Fr. < Yun.]/RHYTHM[İng.] değil/yerine/= DİZEM / TARTIM | DÜMTEK, VURUŞ
- RITMİK/RHYTHMIC[İng.] değil/yerine/= DİZEMLİ
- RİTÜEL/RITUAL[İng.] değil/yerine/= TÖRENSİ/AYİNLE İLGİLİ
- RİYÂ'[Ar.] ile RİYÂH[Ar. < RÎH]
( Özü, sözü bir olmama, ikiyüzlülük. İLE Rüzgârlar. | Yeller, ağrılar, romatizmalar. )
- RL/REINFORCEMENT LEARNING[İng.] değil/yerine/= PEKİŞTİRMELİ ÖĞRENME
- RNA/RIBONUCLEIC ACID[İng.] değil/yerine/= RİBONÜKLEİK ASIT
- RNA ile/ve/||/<>/< DNA ile/ve/||/<>/< aDNA[antikDNA] ile/ve/||/<>/< sDNA[sedaDNA/sedimenterDNA]
( Ribonükleik Asit İLE/VE/||/<>/< Deoksiribonükleik Asit İLE/VE/||/<>/< Antik Deoksiribonükleik Asit )
(
)
(
)
( DNA üretemez. İLE/VE/||/<>/< RNA üretebilir. )
(
)
( Protein sentezinde görev alan molekül. İLE/VE/||/<>/< Genetik veriyi taşıyan molekül. )
(
)
- RNN/RECURRENT NEURAL NETWORK[İng.] değil/yerine/= YINELEYEN SİNİR AĞI
- ROD OF ASCLEPIUS ile CADUCEUS
(
)
( Açıklamaları için ilgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )
- ROL ALMAK/ALAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÖREV ALMAK/ALAN
- RÖLAKSAN/RELAXANT[İng.] değil/yerine/= GEVŞETICİ
- RÖLAKSASYON/RELAXATION[İng.] değil/yerine/= GEVŞEME
- RÖLAPS/RELAPSE[İng.] değil/yerine/= DEPREŞME
- RÖLATİF/RELATIVE[İng.] değil/yerine/= GÖRECELİ
- ROM/READ-ONLY MEMORY[İng.] değil/yerine/= SALT OKUNUR BELLEK
- ROMATOİD ARTRİT ile/||/<> OSTEOARTRİT
( Eklemlerde yangılanma ve bozunumu ile ilişkili bir bağışıklık sayrılığı. İLE/||/<> Eklem kıkırdağının aşınması ve bozulması. )
- RÖNTGENEINHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= RÖNTGEN BİRİMİ
- RÖNTGENDIAGNOSTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= RÖNTGEN TEŞHİSİ
- ROENTGEN[İng.] / ROENTGEN[Fr.] / RÖNTGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= RÖNTGEN
- RÖTAR[Fr./İng. < RETARD] değil/yerine/= SARKMA/GECİKME
- ROTASYON/ROTATION[İng.] değil/yerine/= DÖNME
- ROTATUVAR/ROTATORY[İng.] değil/yerine/= DÖNER
- RP/RX/RA/TAKE[İng.] değil/yerine/= REÇETE ALINIZ
- RPM/REMOTE PATIENT MONİTORING[İng.] değil/yerine/= UZAKTAN SAYRI İZLEME
- RPM/REVOLUTIONS PER MINUTE[İng.] değil/yerine/= DAKİKA DEVİR SAYISI
- RT/RADYOTERAPİ RADIOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= IŞIN SAĞALTIMI
- RTU/REMOTE TERMINAL UNITS[İng.] değil/yerine/= UZAK TERMINAL BİRİMLERİ
- RUAM[Ar.] değil/yerine/= SAKAĞI
( En çok atlarda görülen, insana da bulaşan, ölümcül bir hayvan sayrılığı. )
- RUBOR[İng.] değil/yerine/= KIZARIKLIK
- RUDİMENTER/RUDIMENTARY[İng.] değil/yerine/= ARTIK | GELİŞMEMIŞ, GÜDÜK
- RÛH[Ar.] ile RUH[Ar.]
( Can, nefes. | Canlılık, duygu/his. | En önemli nokta, öz. | İspirto gibi uçucu gaz. | Melek, cin, hayali varolan. | Türk müziğinde en az beş-altı yüzyıllık bir mürekkep makam.[Zamanımıza kalmış bir örneği bulunmamaktadır.] İLE Yanak, yüz/çehre. | Anka kuşu. | Anka kuşuna adına verilen satranç taşlarından biri. | Dizgin. | Taç. | Taraf, yön. | Hasırotu. )
- RULMAN/ROULEMENT[İng.] değil/yerine/= YUVARLANMA
- RUMINASYON/RUMINATION[İng.] değil/yerine/= GEVİŞ GETİRME | DÜŞÜNÜP DURMA
- RÜPTÜR/RUPTURE[İng.] değil/yerine/= YIRTILMA
- RUTİN[Fr./İng. < ROUTINE] değil/yerine/= SÜRENEK/SIRADAN/ALIŞILAGELMİŞ/ALIŞILAGELEN
- RÛ/Y[Fars.] ile RÛY[Fars.] ile -RÛ[Fars.]
( Yüz, çehre. İLE Tunç. İLE "biten, olan" anlamlarına gelerek birleşik sözcükler yapar.[HOD-RÛ: Kendiliğinden.] )
- RÜYALANMA/İHTİLÂM[Ar. < AHLÂM < HULM] ile/ve BOŞALMAK/İNFİTÂH[< FETH]
( Rüyalar. | Açık saçık rüyalar. Rüyada boşalma. İLE/VE Açılma. | Tıkanmış bir şeyin açılması. | Safra, belsuyu[meni] gibi sıvıların boşalması, akması. )
( İHTİLÂM[Ar. < AHLÂM < HULM] ile/ve İNFİTÂH[< FETH] )
- RVAD/RIGHT VENTRICULAR ASSIST DEVICE[İng.] değil/yerine/= SAĞ KARINCIK DESTEK AYGITI, SAĞ VENTRİKÜL DESTEK AYGITI
- s. op. s.[Lat. < SO OPUS SIT] değil/yerine/= GEREKTİĞİNDE, GEREK GÖRÜLÜRSE
- s.a.[Lat. < SECUNDUM ARTEM] değil/yerine/= SANATIN GEREKTİRDİĞİ BİÇİMDE, SANATINIZA GÖRE
- SAAT ile/ve SIHHAT(SAĞLIK)
( "SAATLER OLSUN!" değil "SIHHATLER OLSUN!" )
- ŞA'B[çoğ. ŞUÛB] ile ŞÂB/ŞÂBB[Ar. < ŞEBÂB | çoğ. ŞÜBBÂN] ile ŞÂB[Fars.]
( Cemaat, taife, kabile. | Kızıldeniz'den çıkarılan dallı budaklı taşlar. | Bölünmüş, parçalanmış şey. | Kafatasındaki çatlaklık. İLE Genç, delikanlı; yiğit. İLE Şap. )
- SÂBİ' ile SABÎ
( Yıldızlara tapanlardan sebea'lı. İLE Henüz memeden kesilmemiş eril çocuk. | Üç yaşını tamamlamamış eril çocuk. )
- SABİM/HEALTH INFORMATION COMMUNICATION CENTER[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLGİ İLETİŞİM MERKEZİ
- SABİT ile/ve/||/<> DONMA
- SABUN[Ar. < ŞÂBÛN] ile ARAP SABUNU
( Kirli ve yağlı şeyleri temizlemekte kullanılan, türlü yağlarla alkaliler birleştirilerek yapılan nesne. | Bu nesnenin kalıp durumunda olan biçimi. İLE Potasla yapılan, yumuşak, esmer bir sabun. )
- SABUN ile/ve/||/<> KÖPÜK
( ... İLE/VE/||/<> Sabun, deterjan vb.nin suda erimesinden oluşan beyaz kabarcık. | Çalkanan, kaynatılan, mayalanan, yukarıdan dökülen sıvıların üzerinde oluşan hava kabarcıkları yığını. | Yapay olarak elde edilen, yumuşak ve esnek dolgu gereci. | Gaz ve buharların sıvı katmanları ile kuşatılmasından oluşan yığın. | Hayvanların, bazı kez de kişilerin ağzında görülen salyamsı kabarcıklar. )
- SAÇ:
AT KUYRUK ile/ve TOPUZ
( [Daha çok] Günlük yaşamda. İLE/VE [Daha çok] Özel toplantılarda. )
( İkisi de alımlıdır/etkileyicidir. )
- SAÇ EKİMİNDE:
FUT ile/değil/yerine/> FUE
- SAÇ EKİMİNDE:
MİKROMOTOR ile FUE İĞNESİ
( )
- SAÇ:
JÖLELİ ile/ve/değil/yerine ISLAK
- SAÇ RENGİ AÇMADA:
SOMBRE ile/değil/||/<> OMBRE
( En fazla 4 ton açık renk yeğlenebilir. İLE Saçın doğal tonundan 7 ton daha açık renkler yeğlenebilir.[Saçların doğal rengi fark etmeksizin çok farklı tonda uygulanabilmektedir.] )
- SAÇ ile AHCEN
( Kıvırcık saç. )
- SAÇ ile BELİK/BÖLÜK
( ... İLE Saç örgüsü. | Saç örgüsünün omuzlardan aşağı uzanan bölümü. )
- SAÇ ile BİR TUTAM SAÇ
( HAIR vs. STRAND )
- SAÇ ile/ve KIL
( Kafa derisinde bulunan deri uzantısı/artığı. İLE/VE Gövdede bulunan deri uzantısı/artığı. )
( MÜCA'AD[< CA'D]: Kıvırcık, kıvrılmış, lülelenmiş saç. )
( GİSÛY-İ MÜFETTEL: Örülmüş saç. )
( ÇEVGÂN-I SÜNBÜL: Sevgilinin saçı. )
( HAIR/TRICHO vs./and A HAIR OF HAIR )
- SAÇ ile/değil SAC ile/değil SAÇ
( Baş derisini kaplayan kıllar. İLE Yassı demir çelik ürünü. | Bu nesneden yapılmış dışbükey pişirme aracı. | Sactan yapılmış olan. İLE Kuyrukluyıldız çekirdeğini saran, ışıklı gazyuvarı. )
- SAÇ ile/ve/<> TIRNAK
( Saç ve tırnaklar ölümden sonra uzamazlar! [Ölümde gövde su kaybettiğinden dolayı deri sıkılaşır, bu da saç ve tırnağın uzadığı yanılgısına neden olur.] )
( "Saç, sefadan; tırnak, cefadan uzar." )
( Baş derisini kaplayan kıllar. İLE İnsanda ve çoğu omurgalı hayvanda parmak uclarının dış bölümünü örten boynuzsu tabaka. | Kanca gibi araçların kıvrık yeri. | Gemi demirinin ucundaki yassı parça. | Ciltçilikte tek yaprakları büküp cildi birleştirebilmek için bir yanında bırakılan şerit durumundaki kenar. | Heykel dökümünde, kalıp parçalarının birleştirilmesinde kolaylık sağlamak amacı ile yapılan dişlerin her biri. | Kanun çalmakta kullanılan mızrap. | Tenekecilerin delik açmak için kullandığı alet, keski. | Tırnak işareti. )
( ŞA'R ile/ve/<> ZIFR )
- SAÇAK ile SAYVAN[Fars.]
( ... İLE Güneşten, yağmurdan korunmak için ya da süs olarak, bir şeyin üzerine çekilen, dam saçağı gibi düz ya da eğilimli örtü. | Evlere bitişik, önü açık, direkler üzerine oturtulmuş, üzeri örtülü yer. | Kulak kepçesi. )
- SAÇI KEL değil KAFASI KEL
- SAÇLARDA:
GÜR ile YOĞUN
- SAÇLARIN BÜYÜME DÖNGÜSÜ AŞAMALARI:
ANAGEN ile/ve/<>/> CATAGEN ile/ve/<>/> TELOGEN
- SAÇMA/LIK:
KİŞİNİN ÇIĞLIĞI ile/ve/ne yazık ki/||/<> DÜNYANIN SESSİZLİĞİ/SUSKUNLUĞU
- SADIR ile SÂDIR
( Göğüs/sine. | Yürek/kalp. | Kazaskerlere verilen san. | Sadrazam sözcüğünün, kısa söylenişi. İLE Çıkan, görünen. )
- ŞÂFİ'[Ar. < ŞEFÂAT] ile ŞÂFÎ[Ar. < ŞİFÂ] ile ŞÂFİÎ[Ar.] ile ŞÂFİÎ[Ar.]
( Şefaat eden, hatalı kişinin affı için araya girip yalvaran. İLE Hastayı iyi eden, şifa veren. | Yeter görünen, kifâyet eden. İLE İmam-ı Şâfiî mezhebinden olan kişi. İLE Dört mezhepten birinin imamı olan kişi. [İdris][Hicrî: 150 - 204] )
- SAFRA[İt.] ile SAFRA
( Gemileri ve her boyda deniz aracını, dengede tutmak istenilen su düzeyine kadar batırabilmek için, dip bölümlerine konulan ağırlık. | Balonlarda bulunan pilotların, yükselmek ya da inişi yavaşlatmak istediklerinde attıkları ağırlık. | Sıkıntı, tedirginlik, rahatsızlık veren kişi. İLE Öd. )
- SAĞ AKCİĞER ile/ve SOL AKCİĞER
( 3 bölüm[lob] vardır.[üst-orta-alt] İLE/VE 2 bölüm[lob] vardır.[üst-alt] )
- SAĞ/SOL BEYİN değil SAĞ/SOL YARIMKÜRE
- OMUZ:
SAĞ ile/ve/<> SOL
( Kişinin, %80'inin sağ omuzu, sol omuzundan düşüktür. İLE/VE/<> Kişinin, %20'sinin de sol omuzu, sağ omuzundan düşüktür. )
- SAĞ SALİM değil/yerine/= SAĞ SAĞLAM/SAĞ ESEN/ESENLİKLE
- SAĞAK ile ...
( Dirsek ile bilek arası ya da diz topuk arası. )
- SAĞALTIM AMAÇLI ile/ve/değil/||/<>/> GELİŞ(TİR)ME AMAÇLI
- SAĞALTIM:
DAVRANIŞÇI ve/ya da BİLİŞSEL ile/ve/||/<> DİNAMİK ile/ve/||/<> VAROLUŞÇU
- SAĞALTIM/TEDAVİ[Ar.]:
AYAKTA ile/ve/||/<>/> YATARAK
- SAĞALTIM/TEDAVİ ile/||/<> REHABİLİTASYON
( Sayrılığın iyileştirilmesi için yapılan etkiler. İLE/||/<> Sayrının eski işlevselliğine kavuşması için yapılan destekleyici çalışmalar. )
- SAĞAR ile/değil SAĞIR
( Sağma işlemi yapan. İLE/DEĞİL Duymayan/işitmeyen kişi. )
- SAĞIR/İŞİTMEZ ile/ve/ya da DİLSİZ ile/ve/ya da SAĞIR VE DİLSİZ
( Kimse duymak istemeyenler kadar sağır olamaz. )
( EBSEM[Ar.]: Dilsiz, susmuş. )
( SAMEM[Ar.]: Sağırlık. )
( Telefonu ilk bulan Alexander Graham Bell, eşi ve annesiyle -ikisinin de sağır olmasından dolayı- hiçbir zaman telefonda konuşamadı. )
( ATREŞ ile/ve AHRAS )
( KÜND-GÜŞ: Sağır. [ KERİ: Sağırlık.] ile/ve ... )
( DEAF vs. DUMB or DEAF-MUTE )
- SAĞÎR/SAGİR[Ar.] ile/değil/||/<>/> SAĞIR[Ar.]
( Küçük, ufak. | Ergenlik çağına gelmemiş, bülûğa ermemiş, velî ya da vasîye muhtaç çocuk. | Ayırt edemeyen. | Zelil ve aşağılık kişi. İLE/DEĞİL/||/<>/> Duymayan. )
- SAGİTAL EKSEN/SAGITTAL AXIS[İng.] değil/yerine/= ÖN-ARKA EKSEN
- SAĞLAK ile SOLAK
( AMBIDEXTRUS: İki elini de kullanabilme. )
( ... ile AHLEF )
- SAĞLAM ZİHİN ve/||/<>/>/< SAĞLAM GÖVDE
( Sağlam anlık[zihin], sağlam gövdede bulunur. VE/||/<>/>/< Sağlam gövde, sağlam anlıkta[zihinde] bulunur. )
- SAĞLIK ENFORMASYON SİSTEMLERİ/HEALTHCARE INFORMATION SYSTEMS[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLİŞİM DÜZENİ (BİLİM DALI)
- SAĞLIK:
"HİZMET" ile/ve/değil/||/<>/< HAK
- SAĞLIK ile/ve GÜÇ/KUDRET
( 
)
( HEALTH vs./and POWER )
- SAĞLIK = HEALTH[İng.] = SANTÉ[Fr.] = GESUNDHEIT[Alm.] = SALUTE[İt.] = SALUD[İsp.]
- SAĞLIK ve/> ONGUNLUK/SAADET/MUT
( Sağlık olmazsa saadet olamaz. )
( ASKLEPIOS )
- SAĞLIK ve/||/<>/< SÜREKLİLİK
- SAĞLIK ></ne yazık ki YARIMLIK
( ... >< Sakat ve sağlıksız olma durumu. | Kasık fıtığı. | Paranın yarısı. )
- SAĞLIK ve/||/<>/> YOLCULUK SAĞLIĞI
- SAĞLIKLI/SAĞLIKSIZ ... değil/yerine ORANTILI/ORANTISIZ ...
- SAĞLIKLI" ile/ve/değil/||/<> YETERLİ
- SAH/SAK SUBARAKNOİT HEMORAJİ/SUBARACHNOID HEMORRHAGE[İng.] değil/yerine/= SUBARAKNOİT KANAMA
- KENDİLİK:
SAHTE ile/değil/yerine/>< GERÇEK
- SAHV ile ...
( AYILMA, AYIKLIK, KENDİNE GELME | HASTANIN İYİLEŞMESİ | HAKK'LA BEKÂ )
- ŞÂÎRE[Ar. çoğ. ŞÂİRÂT, ŞEVÂİR] ile ŞAÎRE[Ar.]
( Bayan şair. İLE Arpa danesi, tek bir arpa. | Arpacık.[çoğ. ŞAÂYİR][Fr. ORGELET] )
- SÂİRFİLMENÂM[Ar.]/SOMNAMBULE[Fr.] değil UYURGEZER
- SAK/SAC[İng.] değil/yerine/= KESE
- SAK ile SAK[Ar.]
( Uyanık, gözü açık. | Uykusu hafif. İLE Sap. )
- ŞAK ile ŞAKK[Ar.]
( Eni geniş bir şeyle vurulduğunda çıkan ses. İLE Yarma, yarılma. | Yarık, çatlak. )
- SA'KA[Ar.] ile SÂKA/SAKKÂ[Ar. < SEVK | çoğ. SÂİK] ile SAKA[Ar.] ile ŞAKA[Ar.]
( Bayılma, baygınlık, kendinden geçme durumlarına yol açan bir hastalık. İLE Ardçılar, ordunun gerisinde bulunan askerler. | Evlere, çeşmeden su taşımayı iş edinmiş olan. | Kırsal bölgelerde sulama işlerini düzenleyen ve denetleyen kişi. İLE Kuş. )
- ŞAKAK ile DULUK
( Göz, alın ve yanak arasında, elmacık kemiğinin üstünde bulunan, çukurumsu bölge. İLE Yüz. | Şakak. | Yüzün, şakakla çene arasındaki yanı. )
- ŞAKAK/DULUK KISMI(LOBU) ile/ve ALIN VE ÇEPER KISMI(LOBU)
( Yanlamasına oluk[lateral fissure], şakak[temporal] kısmını alın ve çeper kısmından ayırır. )
( Ense kısmını ayıran bir yarık yoktur. )
( SUDG[çoğ. ASDÂG]: Şakak/lar. )
- SAKAL ile/ve/<> FAVORİ
( Ben Affleck

Bradley Cooper

David Beckham

Denzel Washington

George Clooney

Hugh Jackman

Jake Gyllenhaal

Kit Harington

Leonardo DiCaprio

Mel Gibson

Pierce Brosnan

Robert Pattinson

Shia LaBeouf

Tom Hardy

Viggo Mortensen
)
( LİHYE ile/ve/<> SEBELE )
( RÎŞ ile/ve/<> ...
BÂME: Uzun, sık ve kaba sakal.
BÂM TELİ: Sakalın dudağa bitişik olan kalın telleri. )
( BEARD vs./and/<> SIDEBURNS )
( BARB cum/et/<> ... )
( MÜSÂL ile/ve/<> ... )
- SAKAL ile HATT
( ... İLE Gençlerde yeni terleyen bıyık ya da sakal. )
( TEGİL: Sakalı yeni çıkmaya başlayan genç. )
- SAKAL ile KABA SAKAL
( ... İLE Gür ve geniş sakal/lı. )
- SAKAM[Ar. çoğ. ESKAM] ile SAKAM[Ar. çoğ. ESKAM]["ka" uzun okunur]
( Hastalık, illet. İLE Hastalık, illet. )
- SAKARİMETRE[Fr.] değil/yerine/= ŞEKERÖLÇER
( Bir sıvıda, çözelti durumunda bulunan şeker miktarını belirlemeye yarayan aygıt. )
- SAKARİN[Fr.] ile SAKAROZ[Fr. < Yun.]
( Genellikle şeker sayrılarının, şeker yerine kullandığı, madenkömürü katranından elde edilen, beyaz bir toz. İLE Şekerkamışı ya da şekerpancarından elde edilen bir tür şeker. [Simgesi: C12H22O11] )
- SAKAT[Ar.] değil/yerine/= ÇOLAK/SÖKEL
- SAKAT/ALÎL[Ar.] ile TOPAL
( ... İLE Yürürken, sağa sola bükülüp yuvarlanır gibi devinme nedeniyle verilen ad. )
( CRIPPLE/DISABLED vs. LAME )
- SAKATLANMAK[Ar.] değil/yerine/= ÇOLMAK
- SAKÎ[Ar.] ile SÂKÎ[Ar. < SAKY | çoğ. SUKAT]
( Kırağı, çiy.[Fars. JÂLE, ŞEBNEM, BEŞG, BEŞM | Yun. DROSOSTALIDA] İLE Su veren/dağıtan. | Kadeh, içki sunan. | Baldıra, ya da baldır kemiğiyle ilgili. | İnsana/kişilere, Allah sevgisi/nuru saçan kişi. )
- SAKÎM[Ar. < SAKAMET] değil/yerine/= BOZUK/YANLIŞ/EKSİK
( Hasta, hastalıklı. | Yanlış. | Rivâyeti doğru, sağlam olmayan hadîs. )
- SAKIRDAMAK ile ŞAKIRDAMAK
( Korkudan ya da soğuktan dolayı titremek. İLE "Şakır" diye ses çıkarmak. )
- SAKIZ ile KARDEŞKANI
( ... İLE Kardeşkanı ağacından alınan, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan, koyu renkte bir sakız. )
- SAKÜLER/SACCULAR[İng.] değil/yerine/= KESELEŞMİŞ
- SALGI ile/ve YAYILMA
( Kimyasal. İLE/VE Kimyasal/Elektriksel. )
- SALGILAMAK ile BOŞALTMAK
( SECRETION vs. EXCRETION )
- SALGILAMAK ile/değil YAYMAK
- SALGIN ile "... DALGA"
- SALGIN ile KOLERA[Fr. < CHOLERA]
( ... İLE Şiddetli ishal ve kusmalarla kendini gösteren, çok bulaşıcı, salgın ve öldürücü bir hastalık. )
- SÂLİM ile/ve/<> SELİM
( Güvende olmak, güven vermek. İLE/VE/<> Duru olmak. )
( Aklın. İLE/VE/<> Kalbin. )
( ... İLE/VE/<> Doğru, dürüst, kusursuz. | Ur ya da bazı sayrılıklarda, sonu iyi, tehlikesiz, kötücül olmayan, iyicil. )
- SALIN/PHYSIOLOGICAL SALINE[İng.] değil/yerine/= SERUM FİZYOLOJİK
- SALİSİLİK ASİT ile GLİKOLİK ASİT
- SALLA(N)MAK ile SİLKELE(N)MEK
( TO SWING vs. SHAKE OFF )
- SALLANMAK ile YALPALA(N)MAK
( TO SWING vs. TO LURCH )
- SALYA[Ar. < Yun.]/RÎK[Ar.] ile TÜKÜRÜK
( Ağızdan sızan tükürük. İLE Tükürük bezlerinin, ağza akan salgısı. )
( MEL'UB: Salyalı ağız. )
( SALIVA vs. SPITTLE )
- SAMANLIK ile/ve/||/<>/> SEYRÂN
( İki kişi(/zihin/"gönül") [sevdâ] bir araya gelirse samanlık bile seyrân "olur[< olabilir]". )
- SÂMÎ ile SEMÎ
( Zaman zaman duyan. İLE Sürekli duyan. )
- SÂMÎ ile SEMÎ
( Zaman zaman duyan. İLE Sürekli duyan. )
- SAMPLE[İng.] değil/yerine/= ÖRNEK
- SAMPLING[İng.] değil/yerine/= ÖRNEKLEME
[doğrudan ya da dolaylı]
her türlü katkısı/desteği olan, yakından tanıdığımız ve tanımadığımız tüm TIP mensuplarına
(Sayın/Sevgili Dr.) Ahmet Çorak'a, Metin Bobaroğlu'na, Kayıhan Şahinoğlu'na, Ömer Naci Ergin'e, Sevil Atasoy'a, Nilgün Bozbuğ'a
tüm emekleri ve desteği için
ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUZ!!!
(1996'dan beri)