Sağlık, İlk Yardım ve Tıp'taki FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 8.224 başlık/FaRk ile birlikte,
8.224 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(16/34)
- HİPOTONİ/HYPOTONIC[İng.] değil/yerine/= AZ GERİM | AZ GEÇİŞİM
- HİPOTONİK ÇÖZELTİ[İng. HYPOTONIC SOLUTION] ile/||/<> DEPLAZMOLİZ[İng. DEPLASMOLYSIS] ile/||/<> HEMOLİZ[İng. HEMOLYSIS] ile/||/<> MİKROSKOP[İng. MICROSCOPE] ile/||/<> SAF SU[İng. PURIFIED WATER]
( Hücre öz suyuna göre yoğunluğu daha az olan çözeltilerdir. Eğer bir bitki gözesi hipotonik bir ortama konulursa, göze şişerek turgor durumuna geçer. Hayvan gözesi ise aşırı su alımına bağlı olarak patlayabilir. Bu durum sitolojide hemoliz olarak adlandırılır. Hayvan gözelerinin yoğunluğu, saf suyun yoğunluğundan fazla olduğundan, saf su içerisine konmaları durumunda da hemolize uğrayabilir. Bu nedenle çoğu hayvan gözesi mikroskop altında incelenirken izotonik ortam sağlayan %0,9 NaCl (sodyum klorür) çözeltisiyle beraber incelenir. @@ Bir gözenin kendisinden daha az yoğun (çözünmüş madde yoğunluğu az) bir ortama konulduğunda, plazmolize uğramış bir gözenin su alarak şişmesi (kaybettiği suyu geri kazanması) olayıdır. Bu biçimde olan ortama hipotonik çözelti adı verilir. @@ Kırmızı kan gözelerinin göze zarının yıkılması durumu. İngilizce "hemolysis" olan bu kelimede "hemo" kan, "lysis" ise kırılma demektir. @@ Küçük olan bir şeyi büyüterek inceleme imkanı veren ve ışıkla ya da elektronla çalışmasına bağlı olarak değişik tipleri bulunan alet. @@ Organik ve inorganik maddelerden arıtılmış sudur. Laboratuvarlarda ve bilimsel çalışmalarda genellikle saf su kullanılmaktadır. Araştırmada saf su ile çalışılmadıysa bu durum bilimsel çalışmada belirtilir. Saf su iletken özellik göstermez.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HİPOVENTİLASYON ile HİPERVENTİLASYON
( [1 dakikada] Akciğerlere giren hava miktarının azalması. İLE Akciğerlere giren hava miktarının artması. )
- HİPOVOLEMI/HYPOVOLEMIA[İng.] değil/yerine/= KAN HACMİ DÜŞÜKLÜĞÜ
- HİRSUTİZM ile/||/<> ALOPESİ
( Kadınlarda aşırı kıllanma. İLE/||/<> Saç dökülmesi ya da saç kaybı. )
- HİRSUTİZM ile/||/<> HİPERTRİKOZİS
( Kadınlarda aşırı kıllanma. İLE/||/<> gövdede aşırı kıllanma. )
- DUY(UMSA)MAK/HİS (ETMEK) ile/ve/değil/||/<>/> SEZMEK/SEZİNLEMEK/SEZGİ
- HİS (ETMEK) ile/değil/ne yazık ki ZANNETMEK
- HIS/HOSPITAL INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= HASTANE BİLGİ DÜZENİ
- HİS[Ar.] değil/yerine/= DUYU/DUYUM
- HİS ile/ve/değil KUVVE
- HİSSETMEK ile/değil ÇAĞRIŞIM
- HİSSETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DEĞERLENDİRMEK
- HİSSETMEK(") ile/değil KEŞFETMEK
- HİSSİYAT ile/ve HADSİYAT
- HİST-/HİSTİ-/HİSTİO-/HİSTO- ile/||/<> HOL-/HOLO- ile/||/<> PER-
( Doku ile ilgili, doku, ağ. İLE/||/<> Tam, bütün. İLE/||/<> Tam olarak, aşırı olarak, bütünü ile. )
- HİSTERİ/K["İSTERİ/K" değil!] ile EPİLEPSİ
- HİSTO-İNKOMPATİBİLİTE ile HİSTOKİMYA ile HİSTOKOMPATİBİLİTE ile HİSTOLOJİ ile HİSTOLOJİK ile HİSTOPATOLOJİ ile HİSTOPATOLOJİK
( Doku uyuşmazlığı. İLE Doku kimyası. İLE Doku uygunluğu. İLE Dokubilim. İLE Dokubilim [ile ilgili], dokusal. İLE Sayrılıklı doku bilimi. İLE Sayrılıklı doku bilimi [ile ilgili]. )
- HİSTOLOJİ/K/HISTOLOGY[İng.] değil/yerine/= DOKUBİLİM/SEL / DOKU/SAL
- HIT/HEALTH INFORMATION TECHNOLOGİES[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ
- HIV/HUMAN IMMUNODEFICIENCY VİRUS[İng.] değil/yerine/= INSAN BAĞIŞIKLIK YETERSİZLİĞİ VİRÜSÜ
- HIV[İng.] değil/yerine/= HIV
( Açılımı "Human Immunodeficiency Virus" olan HIV, AIDS'e neden olan bir virüstür. Türkçe'ye "İnsan Bağışıklık Yetmezlik Virüsü" olarak çevirilebilir. İlk olarak 1981 yılında tanımlanmıştır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HIV ile/ve/||/<>/> TAT
( ... İLE/VE/||/<>/> HIV'in konakçı gözede çoğalmasını sağlayan çoğu dirimsel etmenin üretiminde ve organizasyonunda belirleyici durumdadır. )
( HUMAN IMMUNODEFICIENCY VIRUS vs./and/||/<>/> TRANS-ACTIVATOR OF TRANSCRIPTION )
- HIZLANMAK" ile/değil/yerine/>< YAVAŞLAMAK
( Yavaşlatır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< "Hızlandırır." )
- HKM/HEALTHCARE KNOWLEDGE MANAGEMENT[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLGİ YÖNETİMİ
- HL7/HEALTH LEVEL SEVEN[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK SEVİYE 7 STANDARDI
- HLA/HUMAN LEUKOCYTE ANTIGEN[İng.] değil/yerine/= İNSAN LÖKOSIT ANTİJENİ, İNSAN AKYUVAR ANTİJENİ
- HOLDER[İng.] değil/yerine/= TUTAÇ
- HOLISTİK TIP/HOLISTIC MEDICINE[İng.] değil/yerine/= BÜTÜNCÜL TIP
- HOLİZM/HOLISM[İng.] değil/yerine/= BÜTÜNCÜLLÜK
- HOLOLENS[İng.] değil/yerine/= KARMA GERÇEKLİK GÖZLÜĞÜ
- HOLOTYPE[İng.] değil/yerine/= HOLOTİP
( İlk örnek. İlk tanım yapılırken seçilen tek örnek.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HOMEOPATİ/HOMEOPATHY[İng.] değil/yerine/= BENZERİ BENZERLE SAĞALTIM
- DENGELENİM, İÇ ORTAM KARARLILIĞI/HOMEOSTAZ/HOMEOSTASIS[İng.] ile ÖZÜMLEME-YADIMLAMA/METABOLİZMA
( İç dengeyi koruma süreci. İLE Kimyasal tepkimelerin toplamı. )
- HOM-/HOMEO-/HOMO-/HOMOİ- ile/||/>< HETER-/HETERO-
( Benzer, eş, aynı. İLE/||/>< Değişik, alışılagelenden farklı. )
- HOMİSİT/HOMICİDE[İng.] değil/yerine/= ELKIYIM
- HOMOGREFT/HOMOGRAFT[İng.] değil/yerine/= TÜRDEŞ YAMA
- HOMOJEN/HOMOGENOUS[İng.] değil/yerine/= AYNI YAPIDA | BAĞDAŞIK
- HOMOJEN ile HOMOLOG
( Türdeş. İLE Kökteş. )
- HOMOJENİZATÖR/HOMOGENIZER[İng.] değil/yerine/= BAĞDAŞTIRICI
- HOMOLATERAL/HOMOLATERAL[İng.] değil/yerine/= AYNI YAN
- HOMOLOG/HOMOLOGUE[İng.] değil/yerine/= EŞDEŞ
- HOMOZİGOT/HOMOZYGOTE[İng.] değil/yerine/= EŞKALITIM/ÖZKALITIMLI
- HOMOZİGOT ile HETEROZİGOT
( Anne ve babadan gelen genler, birbirinin aynıdır. İLE Anneden ve babadan gelen genlerin birbirinden farklı olması durumu. )
( Aynı iki allel taşıyan organizma. İLE İki farklı allel taşıyan organizma. )
- HOMUNKULUS/HOMUNCULUS[İng.] değil/yerine/= INSANCIK
- HOPANOİT[İng. HOPANOID] ile/||/<> STEROL
( Bazı bakterilerde bulunan; katı düzlemsel moleküller ökaryotlardaki sterollerin yapısal analoğudur. (Sterol; ökaryot zarlarını güçlendiren yapılar) @@ Ökaryotların ve bir kaç prokaryotun göze zarını kuvvetlendiren hidrofobik, çoklu halkalı yapılar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- hor. intermed.[Lat. < HORIS INTERMEDIIS] değil/yerine/= ARA SAATLERDE
- HORDEOLUM değil/yerine/= ARPACIK
- HORİZONTAL[İng.] değil/yerine/= YATAY, ÇEVREN
- HORLAMA ile HORLAMA
- HORLAMA <> ÜMİT
( Komadaki ya da ölüm döşeğindeki bir yakınınızla, bilinci açık olarak göz göze gelmenin, son bir kez konuşmanın -hele de onu affettiğinizi söylemenin/affedildiğinizi duymanın- ümidindeyseniz bakın nasıl da ninni gibi gelir o "horlamalar". )
- HORMON[İng. HORMONE] ile/||/<> ADRENALİN[İng. ADRENALINE] ile/||/<> ALDOSTERON[İng. ALDOSTERONE] ile/||/<> ANDROJEN[İng. ANDROGEN] ile/||/<> ANDROPOZ[İng. ANDROPAUSE] ile/||/<> MENOPOZ[İng. MENOPAUSE] ile/||/<> NOREPİNEFRİN[İng. NOREPINEPHRINE] ile/||/<> SEMPATİK SİNİR SİSTEMİ[İng. SYMPHATETIC NERVOUS SYSTEM] ile/||/<> TESTOSTERON[İng. TESTOSTERONE]
( Hormonlar, vücudun kimyasal habercileridir ve endokrin sistemin bir parçasıdır. Endokrin bezleri, vücudumuzun büyük sistemlerinin çoğunun dokularına ve organlarına kan akışı olan hormonlar üretir. Endokrin sistem, kalp atış hızını, metabolizmayı, iştah, ruh hali, cinsel fonksiyon, üreme, büyüme ve gelişme, uyku döngüsü gibi şeyleri kontrol eder. @@ Adrenal bezlerin ürettiği hormona verilen addır. Korku ve kaçış anlarında kana bol miktarda karışır. "Epinefrin" olarak da isimlendirilmektedir. @@ Almanca
Aldosteron
Fransızca
Aldostérone
Vücuttaki su ve tuz dengesinin ayarlanmasında görev alan steroid yapılı hormon. Böbrek üstü bezlerinin kabuk bölgesinden salgılanır. Kandaki sodyum ve potasyum dengesini ayarlayarak kan basıncının düzenlenmesini sağlar. Kanda bulunma miktarının normal seviyenin altında ya da üstünde olması sağlık sorunlarına yol açabilir. Ayrıca böbreklerdeki suyun geri emiliminin ayarlanmasını sağlar. @@ Erkeklik ile ilişkilendirilen vücut gelişimi, kıl uzaması, ses kalınlaşması gibi özellikleri oluşturan ya da bu özelliklerin gelişmesini uyaran bir kimyasala verilen genel addır. Kimi zaman erkek cinsiyet hormonu testosteron ile eş anlamda kullanılır. @@ Erkeklik hormonu olan testosteronun azalmasıyla ilişkili bir durumdur. Menopozdan farklı olarak testosterondaki azalma ve semptomların gelişimi, kadınlarda meydana gelenden daha kademelidir. 50'li yaşlarındaki erkeklerin yaklaşık %30'u, düşük testosteron düzeylerinin neden olduğu andropoz semptomları yaşamaktadır. Andropoz yaşayan bir kişi, durumla ilgili bazı semptomlara sahip olabilir ve uygun tedavi olmaksızın osteoporoz gibi diğer ciddi sağlık durumları riski altında olabilir. @@ Kadınlarda düşük hormon seviyeleri nedeniyle menstrüasyonun (adet kanamalarının) durduğu zamandır. Genellikle 45 ila 55 yaş arasında gerçekleşir. @@ Sempatik sinir sisteminde bir nörotransmitter olarak işlev gören, doğal olarak oluşan katekolamin hormonudur. Noradrenalin olarak da bilinir. Norepinefrin ya da noradrenalin, böbreklerin üstünde bulunan şapka benzeri adrenal bezlerden salgılanır. Vücudun “savaş ya da kaç” tepkisinde önemli bir rol oynar. Bir ilaç olarak norepinefrin; sınırlı, kısa süreli ciddi sağlık durumlarında kan basıncını yükseltmek ve korumak için kullanılır. Kimyasal formülü C8H11NO3 olan norepinefrinin molar kütlesi 169.18 g/mol'dür. @@ Vücudun stresli durumlarla başa çıkmasına yardımcı olan ve "savaş ya da kaç" tepkisini etkinleştiren sinir sistemidir. Sempatik sinir sistemi, tehlikeli ya da zorlu durumlarda vücudun uyanık kalmasını sağlar. Bu sistem, bir stres hormonu olan adrenalinin salınımını artırır ve kaslara daha fazla kan ve oksijen pompalanmasını sağlar. @@ Testosteron, cinsel ve üreme gelişiminde önemli olan bir erkek cinsiyet hormonudur. Kadınlar yumurtalıklarda ve adrenal bezlerde testosteron üretir fakat seviyesi erkeklerin yaklaşık onda biri ile yirmide biri kadardır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HORMON TİPLERİ ile HORMON ETKİSİ
( Kimyasal yapılarına göre peptit hormonlar, steroid hormonlar, amin hormonlar ve eikosanoidler gibi farklı gruplara ayrılır. İLE Hormonların hedef dokulardaki alıcılara bağlanarak ve gözesel sinyalleri aktive ederek gözesel işlevleri değiştirmesi. )
- HORMON değil/yerine/= İÇSALGI, SALGI
- HORMONLAR ile NÖROTRANSMİTERLER
( Endokrin bezler tarafından salgılanan ve gövdede çeşitli işlevleri düzenleyen kimyasallar. İLE Sinir gözeleri arasında iletim/aktarım yapan kimyasallar. )
- HORN[İng.] değil/yerine/= BOYNUZ
- HOSPİTALİZE ETMEK ile HOST ile HOSTİLİTE
( Hastaneye yatırmak. İLE Konak. İLE Düşmanlık. )
- HOST[İng.] değil/yerine/= KONAKÇI
- HOSTILITE/HOSTILITY[İng.] değil/yerine/= DÜŞMANLIK
- hs.[Lat. < HORA SOMNI] değil/yerine/= YATMA ZAMANI, YATARKEN
- HTBS/MAP BASED INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= HARİTA TABANLI BİLGİ DÜZENİ
- HTMS/PATIENT TRACKING INTERVENTION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= HASTA TAKİP MÜDAHALE DÜZENİ
- HTS/RAPID TREATMENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= HIZLI TEDAVİ DÜZENİ
- HTTP/HYPERTEXT TRANSFER PROTOCOL[İng.] değil/yerine/= ÜST METİN AKTARIM PROTOKOLÜ
- HÜCRE[Ar.]/CELL[İng.] değil/yerine/= GÖZE
- HÜCRE:
ÖRGÜTLÜ ile/ve/||/<>/> ÖZGÜR
( Örgen. İLE/VE/||/<>/> Sperm. )
- HÜCRE[Ar.] değil/yerine/= YUVAR, GÖZE
- HÜCRE/BEYİN/ZİHİN ile/ve/||/<>/> GÖVDE
- GÖZELERİ SIKICA BİTİŞİK BİR KÜTLE = HACM-I MÜTELÂSIKA = MASSE COHÉRENTE
- HÜCRE/VÎ değil/yerine/= GÖZE/CİL
- HUDDÂM[Ar. < HÂDEM] ile HÜDÂM[Ar.]
( Hizmetçiler, hizmet edenler. İLE Deniz tutması. )
- HUDÛD[Ar. < HADD] ile HUDÛD[Ar. < HADD]
( Sınırlar, uclar, bucaklar. İLE Yanaklar. | Yer kazmalar, yeri yarmalar. )
- GEÇİŞME/GEÇİŞİM/ERİM/HULÛL[Ar.]/OZMOZ[< OSMOS]/OSMOSIS[İng.] ile GEÇİŞME/DİFÜZYON/DIFFUSION[İng.]
( Su moleküllerinin yarı geçirgen bir zardan geçişi. İLE Moleküllerin yüksek yoğunluktan düşük yoğunluğa geçişi. )
- HUM değil/yerine/= UĞULTU
- HUMAR[Ar.] ile/değil/yerine SERSEMLİK
( ... İLE/DEĞİL/YERİNE İçki ya da uyku sersemliği. )
- HUMMA ile MALTAHUMMASI/KALAAZAR
( ... İLE Akdeniz ülkelerinde görülen, en çok keçi sütü ile bulaşan, ateşli bir hastalık. )
- HUMMA ile SARIHUMMA
( ... İLE Çoğunlukla sıcak ülkelerde görülen, bir cins sivrisinek aracılığı ile bulaşan, tene, sarı bir renk veren, ateşli bir sayrılık. )
- HUMOR/HÜMOR ile HUMORAL İMMÜNİTE
( Sıvı. İLE Sıvısal bağışıklık. )
- HÜMORAL/HUMORAL[İng.] değil/yerine/= SALGISAL
- HUN ile HUN ile HUN ile HUN[Fars.]
( Küçük parça, bölüm. İLE Hazine. İLE Ottan, çalı-çırpıdan yapılan kulübe. İLE Kan. )
- HÜNSÂ/AMPHOTERIC/HERMAPHRODITE[İng.]/MİZVÂCE -ile
( HEM DİŞİLİK, HEM ERİLLİK ALÂMETİ BULUNAN (HÜNSÂ-Yİ RECÛLÎ/HÜNSÂ-Yİ NİSÂÎ) )
- HURDA" ile/değil CESET
- HUYSUZ" değil HUYSUZ
( Herhangi bir huyu bulunmayan. DEĞİL Bir ya da bazı huyları dengeli ve hoş olmayan, orantısız davranış ve sözlerin olan kişi. )
- HYAL-/HYALO- ile/||/<> HYL-/HYLE-/HYLO-
( Camsı, cam gibi. İLE/||/<> Nesne, odun. )
- HYGİ- ile/||/<> -İA ile/||/<> -İASİS/-ASİS/SİS- ile/||/<> -İATRICS/-İATR/-İATRY ile/||/<> -İTİS ile/||/<> NOS-/NOSO-/NOSUS- ile/||/<> PATH-/-PATH/-PATHİA/-PATHİC/PATHO-/-PATHY ile/||/<> THERAP- ile/||/<> PHLOGO- ile/||/<> CAUST-
( Bir durumu, patolojik durumu anlatan son ek. İLE/||/<> Etki ve gelişim süreci, hastalık, patolojik durum. İLE/||/<> Sayrılığın sağaltımıyla ilgili, iyileşme. İLE/||/<> Sayrılık, özel bir bölümün yangısal durumu. İLE/||/<> Sayrılık, özel bir bölümün sayrılık durumu. İLE/||/<> Sağlık. İLE/||/<> Bir sayrılık ilgili, sayrılığa ait, sayrı. İLE/||/<> Sağaltım ile ilgili. İLE/||/<> Yangı ile ilgili. İLE/||/<> Yanma. )
- HYPN-/HYPNO- ile/||/<> NARCO-/NARE- ile/||/<> SOMN-/SOMNİ-/SOMO-/-SOMNİA
( Uyku. İLE/||/<> Uyku durumu; uyuşukluk, cansızlık, sersemlik. İLE/||/<> Uyku. )
- i. inf.[Lat. < INFUSUM] değil/yerine/= ENFÜZYON
- IABP/INTRAAORTIC BALLOON PUMP INTRAAORTIC[İng.] değil/yerine/= BALON POMPASI, AORT İÇİ BALON POMPASI, ANA ATARDAMAR İÇİ BALON POMPASI
- İBÂD[Ar. < ABD] ile İBÂD[Ar.] ile İB'ÂD[Ar. < BU'D]
( Kullar, abidler. | İbâdet edenler. | Çok bol, bereketli. | Müslümanlığın başlangıcından önce Irak'ta Hira devletine oturmuş bulunan Hristiyanlar. İLE Bacaklarda, diz ekleminin iç tarafındaki büyük damar. İLE Uzaklaştırma, uzaklaştırılma. | Kovma, tard etme. )
- İBE/HUMAN COMPUTER INTERACTION[İng.] değil/yerine/= INSAN BİLGİSAYAR ETKİLEŞİMİ
- İÇ DERİ ALTI ile/ve ÜST DERİ ALTI
( TAHT-I EDİMME-İ DÂHİLİYYE ile/ve TAHT-I BEŞEREVÎ )
- DİRSEK KEMİĞİ:
İÇ ile/ve/||/<> DIŞ
( [Ar.] ZEND[içteki]/KÛ'BERE[dıştaki] )
( CUBITUS )
( CUBITUS )
- IC/INSPIRATUVAR KAPASITE INSPIRATORY CAPACITY[İng.] değil/yerine/= SOLUK ALIM SIĞASI
- İÇ SALGI ile DIŞ SALGI
( ENDOCRINE vs. EXOCRINE )
- İÇ ile İÇ
( Bir nesnenin/yerin dışı olmayan. İLE Sıvıların ağız yoluyla mideye sokulması/indirilmesinin öneri/buyruk kipi. )
- IC50/YÜZDE ELLİ İNHİBİTÖR KONSANTRASYON HALF MAXIMAL[ İNHİBİTORY CONCENTRATION[İng.] değil/yerine/= YÜZDE ELLİ YOĞUNLUK ÖNLEYİCİ
- İCÂT[Ar.] ile/||/<> İCÂB[Ar.]
- ICD/INTERNATIONAL CLASSIFICATION OF DISEASES | İMPLANTABLE CARDIOVERTER DEFİBRİLLATOR[İng.] değil/yerine/= ULUSLARARASI HASTALIK SINIFLANDIRMASI | YÜREK İÇİ DİZEMDÜZELTİR (AYGIT)
- ICD-O/INTERNATIONAL CLASSIFICATION OF DISEASES-ONCOLOGY[İng.] değil/yerine/= ULUSLARARASI HASTALIK SINIFLANDIRMASI-ONKOLOJİ
- İÇE ÇARPIK/LIK ile/||/<> DIŞA ÇARPIK/LIK
( VALGUS vs./||/>< VARUS )
- İÇEGÜ ile ÖRGEN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kaburga kemikleri tarafından çevrilen örgenlerin tümüne verilen ad. İLE ... )
- İÇERİK ile/ve/||/<> İŞLEYİŞ
- İÇGÜDÜ ile/ve GEN
( INSTINCT vs./and GENE )
- ICIĞINI-CICIĞINI (ÇIKARMAK)
( CICIK(< CÜCÜK): Soğanın cücüğü/ortası. | İç örgen. )
- İÇİNDE BOŞALMAK ile DIŞARI BOŞALMAK
- İÇİNDE BOŞALMAK ile İÇİNE BOŞALMAK
- İÇİ/NDE ile/ve/||/<>/> SONRASI/NDA
- İÇKİYLE SARHOŞ/LUK ile/değil/yerine AŞK İLE SARHOŞ/LUK
( Biri, iki gösterir. İLE/DEĞİL/YERİNE İkiyi [çeşitliliği/herşeyi], bir gösterir. )
- ICT/INFORMATION AND COMMUNICATION TECHNOLOGY[İng.] değil/yerine/= BİLGİ VE İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİ
- İCTİRÂ[Ar. < CÜR'ET] ile/<> İCTİRÂ[Ar. < CÜR'A] ile/değil/yerine/>< İCTİRÂH[Ar.]
( Yeltenme, cesâret etme, cüret etme. İLE/<> Suyu birden içme.[soluk almadan] @@ El emeği karşılığından kazanılan para ile geçinme. )
- ICU/İNTENSIVE CARE UNİT[İng.] değil/yerine/= YOĞUN BAKIM ÜNİTESİ, YOĞUN BAKIM BİRİMİ
- İD değil/yerine/= ALTBENLİK
- İDANTİK/IDENTICAL[İng.] değil/yerine/= ÖZDEŞ
- İDDİA[Ar.] ETMEK/EDİLEN ile/değil/yerine/= İLERİ SÜRMEK/SÜRÜLEN
- İDEALİZASYON/IDEALIZATION[İng.] değil/yerine/= ÜLKÜLEŞTİRME
- IDENTIFIKASYON/IDENTIFICATION[İng.] değil/yerine/= TANIMLAMA | ÖZDEŞLEŞTİRME
- İDENTİFİKASYON ile İDENTİK ile İDENTİTE
( Kimliklendirme, tanımlama, özdeşleme. İLE Özdeş. İLE Kimlik, özdeşlik. )
- IDEO- ile/||/<> IDIO- ile/||/<> LOG-/-LOGIA/-LOGO-/-LOGY-/-OLOGY ile/||/<> AUT-/AUTO-
( Düşünce, fikir. İLE/||/<> Kendiliğinden oluşan, kendine özgü, ayrı, değişik. İLE/||/<> Düşünce, konuşma, sözcük, mantık, doktrin, öğreti, sav, bilim. İLE/||/<> Kendi, aynı, kendi kendine, kendine ait, öz [otoimmün: Bağışıklık sisteminin kendi gözelerine saldırması]. )
- IDEO- ile/||/<> IDIO- ile/||/<> LOG-/-LOGIA/-LOGO-/-LOGY-/-OLOGY ile/||/<> AUT-/AUTO-
( Düşünce, fikir. İLE/||/<> Kendiliğinden oluşan, kendine özgü, ayrı, değişik. İLE/||/<> Düşünce, konuşma, sözcük, mantık, doktrin, öğreti, sav, bilim. İLE/||/<> Kendi, aynı, kendi kendine, kendine ait, öz [otoimmün: Bağışıklık sisteminin kendi gözelerine saldırması]. )
- IDIOPATHIC[İng.] değil/yerine/= İDİOPATİK
( Kendiliğinden ortaya çıkan ya da bilinen bir nedeni olmayan herhangi bir durum ya da hastalığa ait ya da bu hastalıkla ilgili; başka bir hastalığın sonucu olmayan bir durum ya da hastalığa ait ya da bu hastalıkla ilgili.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- İDİYOPATİK/IDIOPATHIC[İng.] değil/yerine/= NEDENİ BİLİNMEYEN
- İD(İ)(Y)OPATİK ile İD(İ)(Y)OSENKRAZİ ile İDİ(Y)OT
( Nedeni bilinmeyen. İLE Özgün duyarlık. İLE Geri anlaklı/zekâlı. )
- İDİYOSENKRAZİ/IDIOSYNCRACY[İng.] değil/yerine/= ÖZGÜN DUYARLIK
- IDOSACCHARIDE ACID[İng.] / IDOZUCKERSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= İDOSAKKARİK ASİT
- IDOSE[İng.] / IDOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= İDOZ
- İDRAR YOLLARI HASTALIKLARI ile/ve/||/<> "İDRAK YOLLARI HASTALIKLARI"
( Gövdede. İLE/VE/||/<> Zihinde. )
- İDRÂR[Ar.] değil/yerine/= SİDİK
( OURON )
- IEEE/THE INSTITUTE OF ELECTRICAL AND ELECTRONICS ENGINEERS[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİK VE ELEKTRONİK MÜHENDISLERİ ENSTİTÜSÜ
- IETF/INTERNET ENGINEERING TASK FORCE[İng.] değil/yerine/= INTERNET MÜHENDISLİĞİ GÖREV GRUBU
- IF-THEN LOOPS[İng.] değil/yerine/= EĞER-İSE DÖNGÜLERİ
- İFÂKAT[Ar. < FEVK] -ile
( Hastalıktan kalkma, iyiliğe dönme. )
- İFLÂ[Ar.] ile İFLÂH[Ar.]
( Memeden ayırma, sütten kesme. İLE Kutlu, başarılı olma. | Kötü bir durumdan kurtulup iyi bir duruma girme, felâh bulma, selâmete çıkma. )
- İFRAĞ[Ar.] değil/yerine BOŞALTIM
( Bir şeyi, başka bir biçime çevirme. | Boşaltım. DEĞİL/YERİNE ... )
- IG/IMMÜNGLOBÜLIN IMMUNOGLOBULIN[İng.] değil/yerine/=
- İG ile İRİG/İDRİG[Argu] ile İRİG ile İRİG ile İRİG ile İRİNG ile İRİNÇÜ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Sayrılık. İLE Katı olan herhangi bir şey. İLE Çürümüş herhangi bir nesne. İLE Sadık ve becerikli. İLE Uyuz olmuş birinin kafası.[yara kabukları nedeniyle] İLE iririg. İrin, cerahat. İLE Günah. )
- IGNAZ SEMMELWEIS ile/ve/||/<> LOUIS PASTEUR
( 01 Temmuz 1818 - 13 Ağustos 1865 İLE/VE/||/<> 27 Aralık 1822 - 28 Eylül 1895 )
( )
- İĞNE ile/ve/||/<>/> AKUPUNKTUR[Fr./İng. < ACUPONCTURE/ACUPUNCTURE]
( ... İLE/VE/||/<>/> Gövdenin belirli noktalarına genellikle altın iğne batırılarak yapılan sağaltım. )
- IHE/INTEGRATING THE HEALTHCARE ENTERPRISE[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK GİRİŞİMCİLERİ BİRLİĞİ
- İHLÎL[Ar.] ile MEBÂL[Ar.]
( Penisin deliği, sidik yolu. İLE Sidiğin çıktığı yer. )
- İHMAL[Ar.] ile/değil/yerine/>< İMAR[Ar.]
- İHTİLÂC[Ar.] değil/yerine/= ÇARPINTI | ÇIRPINMA | SEĞİRME
- İHTİMAM ile/ve/||/<>/< İHTİYÂR
- İHTİYAT KAYDI İLE değil/yerine/= SAKINARAK/SAKINILARAK
- II. MAHMUT ve/||/<>/> ABDÜLAZİZ ve/||/<>/> FEYZİ PAŞA/FEYZULLAH İZMİDÎ
( )
- İKİ YAN ile/ve/||/<> İKİ UC
- İKİ YIL ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ALTMIŞ YIL
( Konuşabilmek için gerekli zaman. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Susabilmek ve susabilmeyi anlayabilmek için geçen [ya da bu kadar uzun sürmeyebilecek] zaman. )
- 2 GÖZ ile/ve/||/<> 3. GÖZ
( Dışa bakar. İLE/VE/||/<> İçe bakar. )
( Aklın gözüdür. İLE/VE/||/<> Anlayışın gözüdür. )
( Bilinenleri/bilinebilecekleri, anlaşılabilecekleri görür. İLE/VE/||/<> İki gözün anlayamadıklarını görür. )
( Gördüklerinden rahatsız olunabilir. İLE/VE/||/<> Şikâyet etmekten uzaklaştırır. )
( Lobsang Rampa'nın, "3. Göz" adlı kitabını da okumanızı salık veririz. )
( Kimileri, gözden içer şarabı. )
- IK/IQ ile HIÇKIRIK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Soğuk su içilip hemen sonrasında ekmek yenildiğinde ortaya çıkan hıçkırık. İLE ... )
- İKTER/JAUNDICE[İng.] değil/yerine/= SARILIK
- İKTER/US ile İKTERİK ile İKTERUS NEONATORUM
( Sarılık. İLE Sarılıklı. İLE Yenidoğan sarılığı. )
- İKTİZÂZ[Ar.] ile/ne yazık ki !İKTİZÂZ[Ar.]
( Cildin bozulması. İLE/NE YAZIK Kİ Irza geçme. )
- İLA/HUMAN LEUKOCYTE ANTIGEN[İng.] değil/yerine/= İNSAN AKYUVAR ANTİJENİ, İNSAN LÖKOSIT ANTİJENİ
- İLAÇ[İng. MEDICATION] ile/||/<> FARMAKOPE[İng. PHARMACOPOEIA] ile/||/<> KAPSÜL[İng. CAPSUL] ile/||/<> PLASEBO
( Bir ya da daha fazla aktif ve/veya aktif olmayan bileşen içeren dozaj formu. İlaçlar; tablet, kapsül, sıvı ve krem olmak üzere birçok dozaj biçiminde üretilir. Ağız yoluyla, damar içine infüzyonla ya da kulağa ya da göze damlatılan damlalar gibi farklı şekillerde kullanılabilir. Aktif bileşen içeren form; bir hastalığın ya da anormal durumun semptomlarını önlemek, teşhis etmek, tedavi etmek ya da hafifletmek için kullanılır. @@ İlaçları ya da diğer farmakolojik maddeleri, özellikle bunların kullanımını, hazırlanmasını ve düzenlenmesini açıklayan resmî kitap. @@ Hücreyi saran, yoğun ve sıkı yapıda protein ya da polisakkarit. @@ Hiçbir kimyasal ve biyolojik etkisi olmayan, hastaya ilaç olduğu söylenerek verilen maddelerdir, amaç hasta üstünde deneyi yapılan ilaca psikolojik kontrol öbeği oluşturmaktır. Plasebo, etkisi farmakolojik olarak etkisiz bir ilacın telkine dayalı bir etki ortaya çıkarma halidir. İlaç vücuda ağız, burun ya da enjeksiyon yolu ile verilebilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- İLAÇ TOLERANSI/DRUG TOLERANCE[İng.] değil/yerine/= İLAÇ DOZ YETERSİZLİĞİ
- İLÂÇ[Ar.] ile/ve/değil/yerine/<>/< BESİN
( Besininiz, ilâcınız; ilâcınız, besininiz olsun! )
- İLAÇ ile/ve/=/||/<> BETİK
( Adını bilmek, yetmez. )
- İLÂÇ[Ar.] ile/ve/<> İNANÇ
( Bir yere kadar. İLE/VE/<> Her yere kadar. )
- İLAÇ ile/ve/||/<>/> KODEKS
( ... İLE/VE/||/<>/> Tedavi edici etkisi kesin olarak kabul edilen ilaçların formüllerini, fiziksel ve kimyasal özelliklerini, tanınma etkileşimlerini, saflık kontrollerini, ölçü belirlemelerini ve saklama koşullarını içeren resmî kuruluş tarafından onaylı başvuru kaynağı. )
- İLAÇ[Ar.] değil PASTİL[Fr.]
( ... DEĞİL Ağızda eritilmek üzere yapılmış şekerli ilaç tableti. )
- İLÂÇ/I YEMEK değil İLÂÇ/I YUTMAK
- İLÂCIN:
ETKİN DOZU ile/ve/<> DEVAM DOZU
- İLÂCIN ETKİSİ ile/ve/< HEKİMİN ETKİSİ
( Bazen [ya da çoğunlukla], ilâçtan çok hekimin iyileştirici etkisi/telkini daha fazladır. )
- İLAÇLARDA:
AĞRIYI/ETKİYİ/SORUNU ...
"ENGELLEMEK" ile/ve/değil/||/<>/< AZALTMAK
- İLERLE(T)ME ile/ve/||/<> GENİŞLE(T)ME
- İLİK ile İLİK ile ILIK
( Giysilerin, yorgan çarşaflarının, yastık kılıflarının vb.nin gereken belirli yerlerine, iplikle örülerek, parça geçirilerek ya da biye ile yapılan küçük yarık. İLE Kemiklerin boşluklarını dolduran yağlı madde. İLE Hem sıcak, hem de soğuk; ne sıcak, ne de soğuk olan. )
- İLİK/YİLİK[dvnlgttrk] ile/ve/<> KEMİKTE BULUNAN BOŞLUK
( BONE MARROW vs./and/<> LACUNA )
- İLİM SAHİBİ OLMAK ile/ve/<> YED-İ TÛL/TÛLÂ SAHİBİ OLMAK
( [bir konunun/alanın/şeyin] Öncesi ve sonrasını, içini ve dışını bilmek. | Terimlerini ve tarihçesini bilmek. İLE/VE/<> Bir alanda, tam ve çok geniş bilgi sahibi olmak. )
- İLİO- ile/||/<> İSCHİ-/İSCHİO-
( Böğür, yan tarafla ilgili. | Kalça kemiğinin üstteki geniş bölümü ile ilgili. İLE/||/<> Kalça. )
- İLİŞKİ ile/ve BAĞLANTI
( RELATION vs./and CONNECTION )
- İLK "BASAMAĞINI" ATTI değil İLK ADIMINI ATTI
- İLK KOL ve RAHİM NAKLİ
( Akdeniz Üniversitesi'nde. )
- İLK YARDIMDA, AĞIZ/BOĞAZ DENETİMİ/KONTROLÜ:
ÇOCUKTA ile/ve/||/<> BEBEKTE
( İşaret parmağıyla. İLE/VE/||/<> Serçe parmağıyla. )
- İLK YARDIMDA ARAÇ ÖNLEM ARALIĞI:
KENT İÇİNDE ile/ve/||/<> TEM'DE
( 50 m. İLE/VE/||/<> 100 m. )
- İLK YARDIMDA "ABC":
HAVA YOLUNUN AÇIK TUTULMASI ve/||/<>/> SOLUNUMUN SAĞLANMASI ve/||/<>/> KAN DOLAŞIMININ DÜZENİ
( ABC
AIRWAY and/||/<>/> BREATHING and/||/<>/> CIRCULATION )
- İLK YARDIMDA ÖNCELİKLER:
HASTANIN DURUMU ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLAY YERİ GÜVENLİĞİ
( Önce kendi güvenliğimiz, sonra çevrenin/trafiğin vs. güvenliği ve daha sonra hastanın güvenliği. )
- İLK YARDIMDA ÖNCELİKLİLER:
YETİŞKİNDE ile ÇOCUKTA/BEBEKTE
( Kalbin çalışmasını sağlamak.[Yetişkinde: Çift el ile. | Çocukta: Tek el ile.] İLE Solunumunu sağlamak. )
- İLK YARDIMDA [SIRASIYLA]:
HASTAYI HAREKET ETTİRMEMEK
ve/||/<>/>
YİYECEK-İÇECEK VERMEMEK
ve/||/<>/>
ÜSTÜNÜ ÖRTMEK
ve/||/<>/>
TIBBÎ YARDIM ÇAĞIRMA[112]
ve/||/<>/>
2-3 DAKİKADA BİR SOLUNUMU KONTROL ETMEK
- İLK YARDIMDA:
SOLUK VERME ve/||/<>/> KALP MASAJI
( İki kere. VE/||/<>/> Otuz kere.[Kalp çalışıncaya kadar, tıbbî yardım gelene kadar ve yalnızsak, yoruluncaya kadar] )
- İLK YARDIMIN TEMELİ(KBK):
KORUMA ile/ve/||/<>/> BİLDİRME ile/ve/||/<>/> KURTARMA
- ILL vs. SICK
- İLLET ile İLLET
( Sayrılık. | Sayrılık derecesine varan alışkanlık. | Bozukluk. | Kızdıran, sinirlendiren şey ya da kişi. İLE Neden. )
- İLLET-İ SEHER[Ar.]/ENSOMİ/INSOMNIA[İng.] ile ARIK[Ar.]
( Uykusuzluk hastalığı. İLE Uykusuzluk. )
- ILLNESS vs. SICKNESS vs. AILMENT vs. DISEASE vs. MALADY
- İLMİNE, İRFÂN (İSTEYEN/ARAYAN) ile/ve DERDİNE, DERMÂN (İSTEYEN/ARAYAN)
- ILR/İMPLANTABLE LOOP RECORDER[İng.] değil/yerine/= YÜREK İÇİ DÖNGÜ KAYDEDICİ
- İLTİHAP[Ar. değil/yerine/= YANGI
- İM/İNTRAMÜSKÜLER İNTRAMUSCULAR[İng.] değil/yerine/= KAS İÇİ
- IMAGO[İng.] değil/yerine/= BÜYÜKLER İMGESİ
- İMAJ/IMAGE[İng.] değil/yerine/= GÖRÜNTÜ | İMGE
- İMAJİNASYON/IMAGINATION[İng.] değil/yerine/= İMGELEM
- IMMATÜR/IMMATURE[İng.] değil/yerine/= OLGUNLAŞMAMIŞ
- IMMOBIL/IMMOBILE[İng.] değil/yerine/= HAREKETSİZ
- IMMOBİLİZASYON/IMMOBILIZATION[İng.] değil/yerine/= SABİTLEME
- IMMÜN/IMMUNE[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIK
- IMMUNE-MEDIATED/IMMUNE-MEDIATED[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK ARACILI
- IMMÜNİTE/IMMUNITY[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK
- IMMÜNİZASYON/IMMUNIZATION[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLAMA
- IMMÜNOJENİK/IMMUNOGENIC[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLAŞTIRAN
- IMMÜNOJENİTE/IMMUNOGENICITY[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLILIK YETISİ
- IMMÜNOLOJİ/IMMUNOLOGY[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK BİLİMİ
- İMMÜNOLOJİ ile/||/<> MİKROBİYOLOJİ
( Bağışıklık düzenini ve işlevlerini inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Mikroorganizmaları inceleyen bilim dalı. )
( vs./and/||/<> MICROBIOLOGY )
- IMMÜNOMEDİYATÖR/IMMUNE-MEDIATED[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK ARACILI
- IMMÜNOMODÜLASYON/IMMUNOMODULATION[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK UYUMLAMASI
- IMMÜNOMODÜLATÖR/IMMUNOMODULATORY[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK UYUMLAŞTIRICI
- IMMÜNOSÜPRESİF/IMMUNOSUPPRESSIVE[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK BASKILAYICI
- IMMÜNOTERAPİ/IMMUNOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= AŞI TEDAVİSİ, BAĞIŞIKLIK SAĞALTIMI
- IMMUNOTHERAPY[İng.] ile/değil/yerine/= İMMUNOTERAPİ
- IMMUTABLE[İng.] değil/yerine/= DEĞİŞMEZ
- İMPAKSİYON/IMPACTION[İng.] değil/yerine/= TAKILMA
- İMPAKT/IMPACT[İng.] değil/yerine/= ETKİ
- İMPEDANS/IMPEDANCE[İng.] değil/yerine/= DİRENÇ
- İMPERMEABL/IMPERMEABLE[İng.] değil/yerine/= GEÇİRİMSİZ
- İMPETİGO ile/||/<> FOLİKÜLİT
( Deride kabarcıklar ve kabuklanma ile ilişkili bir bakteriyel bulaş. İLE/||/<> Kıl köklerinin yangılanması. )
- İMPETİGO ile/||/<> SELÜLİT
( Deride kabarcıklar ve kabuklanma ile ilişkili bir bakteriyel bulaş. İLE/||/<> Deri altı dokuların yangılanması ile ilişkili bir bakteriyel bulaş. )
- IMPLANT[İng.] değil/yerine/= EKİT, DOKU EKİMİ
- İMPLANTASYON/IMPLANTATION değil/yerine/= EKİM
- İMPLİSİT BİLGİ/IMPLICIT KNOWLEDGE[İng.] değil/yerine/= ÖRTÜK BİLGİ
- İMPLİSİT/IMPLICIT[İng.] değil/yerine/= ÖRTÜK
- İMPRESYON/IMPRESSION[İng.] değil/yerine/= İZLENİM | ÇÖKÜNTÜ, | BASI İZİ
- IMPRINTING[İng.] değil/yerine/= BASIMLAMA
- İMPULS/IMPULSE[İng.] değil/yerine/= UYARI | DÜRTÜ
- İMPULS[İng. < IMPULSE] değil/yerine/= UYARIM/UYARAN
- IMPULSE and/||/<>/> AFFECT and/||/<>/> COGNITIVE
- İMPULSİF/IMPULSIVE[İng.] değil/yerine/= DÜRTÜSEL
- in d[Lat. < IN DIES] değil/yerine/= HER GÜN
- IN SILICO[İng.] değil/yerine/= SANAL ORTAMDA
- IN SITU[İng.] değil/yerine/= YERİNDE
- IN VITRO[İng.] değil/yerine/= ORGANİZMA DIŞINDA
- İN VİVO DESENSITİZASYON/IN VIVO DESENSITIZATION[İng.] değil/yerine/= ORGANİZMADA DUYARSIZLAŞTIRMA
- IN VIVO EKSPOJUR[İng.] değil/yerine/= ORGANİZMADA KARŞI KARŞIYA GELME
- IN VIVO ile/ve/||/<>/>< IN VITRO
( Dirimlide/canlıda. İLE/VE/||/<>/>< Organizma dışında, canlı dışı, yapay ortamda. )
( Gövdeyi bütün olarak ele alır ve bu bağlamda araştırma gerçekleştirme olanağı sağlar. İLE/VE/||/<>/>< Gövdenin belirli parçalarını ele alan ve bu doğrultuda araştırma gerçekleştiren yapı. )
- İNAKTİF/İNACTIVE[İng.] değil/yerine/= EYLEMSİZ | ETKİSİZ
- İNAKTIVASYON/INACTIVATION[İng.] değil/yerine/= ETKINSİZLEŞME
- İNCE BAĞIRSAK ile/ve 12 PARMAK BAĞIRSAĞI
( SMALL INTESTINE vs./and DUODENUM )
- İNCE BAĞIRSAK ile/ve/> KALIN BAĞIRSAK
( EM'Â-İ RAKÎKA ile/ve/> EM'Â-İ GALÎZA )
( MİÂ'[Ar.], RÛDE[Fars.]: Bağırsak. )
( EMA: Bağırsaklar. )
( MASARİKA[Yun.]: Bağırsakları tutan karın iç zarı, bağırsak askısı. )
( Bağırsağın her boğumunda bir hazım vardır. Gelen maddeden, her boğumda bir gıda alınır. )
( ANTENİT: İncebağırsak yangısı. )
( TEGALLÜF-İ EM'Â: Bağırsak dolanması. )
( SMALL INTESTINE (/BOWEL) vs./and/> LARGE INTESTINE (/BOWEL), COLON )
( JUJENUM cum/et/> INTESTINUM CRASSUM )
- İNCE BAĞIRSAK ve/||/<> ZONULİN BAĞLARI
- İNCE DERİ, ZAR = ZAR = MEMBRANE
- İNCEAĞRI ile İNCESAYRILIK
( Verem. İLE Akciğer veremi. )
- İNCELEMEK ile/ve KURCALAMAK
( TO INVESTIGATE vs./and TO DELVE )
- İNCELME ile/ve/||/<>/> KESKİNLEŞME ile/ve/||/<>/> YETKİNLEŞME
- İNCELMEK yerine SAĞLIK
- İNCİTMEK/İNCİNMEK ile/ve ZEDELEMEK/ZEDELENMEK
( TO HURT/INJURE/STRAIN vs./and TO BRUISE )
- İNDEKS VAKA/INDEX CASE[İng.] değil/yerine/= İLK GÖSTERGE OLGU
- İNDEKS/LEME / ENDEKS/LEME / INDEX[İng.] değil/yerine/= DİZİNLEME | LİSTE | İŞARET | GÖSTERGE
- INDEPENDENT VARIABLE[İng.] değil/yerine/= BAĞIMSIZ DEĞİŞKEN
- İNDİFA[Ar.] değil/yerine/= PÜSKÜRME
( Yanardağlardaki püskürme. | Kızamık, kızıl vb. sayrılıklarda, gövdede kırmızı lekeler görülmesi. )
- INDIFERANSİYE/UNDIFFERENTIATED[İng.] değil/yerine/= FARKLILAŞMAMIŞ
- INDIKATÖR/INDICATOR[İng.] değil/yerine/= ENDİKATÖR
- INDIVIDUAL[İng.] değil/yerine/= BİREY
- İNDÜKSİYON/INDUCTION[İng.] değil/yerine/= UYARTIM
[doğrudan ya da dolaylı]
her türlü katkısı/desteği olan, yakından tanıdığımız ve tanımadığımız tüm TIP mensuplarına
(Sayın/Sevgili Dr.) Ahmet Çorak'a, Metin Bobaroğlu'na, Kayıhan Şahinoğlu'na, Ömer Naci Ergin'e, Sevil Atasoy'a, Nilgün Bozbuğ'a
tüm emekleri ve desteği için
ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUZ!!!
(1996'dan beri)