P ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 4.109 başlık/FaRk ile birlikte,
4.109 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(12/18)
- PIRLANTA ile PIRLANTALI ile PIRLANTASIZ
- PIRNAL, ARİF (İST. 1949) :
( Taksim S. K. den transfer edildi ve bir sezon (1972/73) Sarıyer'de tescilli kaldı. 27 lig ve 6 özel maç olmak üzere 33 maçta oynadı. Lig maçlarında 1 gol kaydetti. 4 kez Amatör Milli takım forması giydi ve Zonguldakspor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )
- PIRNAL, İBRAHİM (RUMELİFENERİ, 1936) :
( Sarıyer'in amatör ve profesyonel takımında oynayan birkaç futbolcudan biridir. Profesyonelliğin kabul edildiği 1956/1957 sezonunda Sarıyer forması altında 12 lig maçı oynadı ve çok genç yaşta futbolu bıraktı. )
- PIRNAL, MUSTAFA (İSTANBUL, 1947) :
( Sarıyer altyapısından yetişti, Cihangir takımına transfer oldu ve bu takımdan tekrar Sarıyer'e döndü (1966). Dört sezon (1966 - 1968 ve 1970 - 1972) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 85 lig, 5 kupa ve 3 turnuva maçı olmak üzere 93 resmi ve 20 özel maçla birlikte toplam olarak 113 maçta oynadı. Lig maçlarında 9, turnuva maçlarında 1 ve özel maçlarda 16 olmak üzere takımına 26 gol kazandırdı. Sarıyer forması altında bir maçta en çok gol atan futbolcudur. 1971/72 sezonunda Kasımpaşa ile oynanan özel maçta takımının sekiz golünden 7' sini kaydederek güzel bir rekora sahip oldu. Kocaelispor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )
- PIRNAL, MUSTAFA (SARIYER, 1947) :
( Sarıyer altyapısında futbola başladı, yaş gruplarında oynadıktan sonra profesyonel takımda yer aldı. Sarıyer, Denizgücü, Altay, Kocaeli, Düzce, Feriköy ve Cihangir'de futbol oynadı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 2 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Kulübün Divan Kurulu Üyesidir. )
- PIRNAL/LIK ile PIRNAL KÖMÜRÜ
- PIROJEN/PIROGEN[İng.] değil/yerine/= ATEŞ YÜKSELTICİ
- PIRPI değil/yerine/= YILANTAŞI
( Yılan sokmasına karşı ilaç olduğuna inanılan bir tür taş. )
- PİRPİRİ ile PİRPİRİM
- PIRPIRLAMAK ile PIRPIRLANMAK ile PIRPI ile PIRPIR ile PIRPIT ile PIRPITÇI
- PIRPIT ile PIRTI
( Eski püskü, değersiz, işe yaramayan. | Bazı pehlivanların, güreşte, kispet yerine giydikleri, kalın bezden yapılmış don. İLE Değersiz şey, eşya. | Ufak tefek ev eşyası. | Basma ve ketenden, yatak, yorgan yüzü, giysilik kumaş. )
- PIRTLAMA ile OSURMA(YELLENME/GAZ ÇIKARMA/KAVARA/ZARTA[Ar.]/CARTA)
( Birinin/birilerinin yanında yelleniliyorsa ya çok büyük bir yakınlığa ya da kopuşa/uzaklaşmaya işarettir. )
( Sevgili/eş yanında yellenebilmek, ilk başlarda yakınlığın/rahatlığın bir göstergesi olsa da daha sonraları dikkatsiz tutumlarla uzaklaşmanın ya da fazla kanıksamanın göstergesi olabilir. )
( Kişilere ayrı oda verme gereğinin/isteğinin de en büyük olası nedenlerinden biridir. )
( ... ile OS[İsveççe]: Kötü koku. )
- PIRTLAMAK ile PIRTLATMAK ile PIR ile PIR PIR
- PİRUHİ[Slav.] ile PİŞİ
( Bir çeşit hamur yemeği. İLE Mayalı hamurdan yapılan, yağda kızartılarak pişirilen bir tür yiyecek. )
- PİS KOKU ile "AĞIR KOKU"
- PİS OLMAK ile/ve/<>/değil/yerine (YETERİNCE) TEMİZ OLMAMAK
- PİS PİS (GÜLMEK)
- PIŞ PIŞ (UYU(T)MAK)
- PÎŞ Ü PES[Fars.] ile PES Ü PÎŞ[Fars.]
( Ön ve arka. İLE Arka ve ön. )
- PİS ile/değil BİZ
- PİS ile/değil/yerine ÇİĞ
- PİS[Azr.] = KÖTÜ[Tr.]
- PÎS[Ar.] ile PİS[Ar.]
( Gövdede yer yer beyaz ya da kırmızımtırak siyah lekeler bırakan bir hastalık.[Ar. BARAS] İLE Leke, toz ya da kirle kaplı olan, kirli. | Kendinde pislik olan ya da kirlenmiş olan. | Beğenilmeyecek durumda olan, kötü, zararlı. | Kendinde pislik/kir olmamasına karşın kimi/çeşitli nedenlerden dolayı iğrenilen. | Çirkin, sevimsiz olan. | Dinleyenleri utandıracak söz. | İçinden çıkılması çok güç, karışık. )
- PİS ile PİSİ ile PİST ile PİS SU ile PİS PİS ile PİS SÖZ ile PİS BIYIK ile PİSİ PİSİ ile PİS LAKIRTI ile PİSİ BALIĞI ile PİSİ PİSİNE ile PİS SU BORUSU ile PİS SU TESİSATI
- PİS ile/değil YOĞUN
- PISA KULESİ ve/<> SÜYÜMBİKE KULESİ ve/<> ASİNELLİ VE GARİSENDA KULESİ
( Üçü de eğri olmasıyla ünlüdür. )
( ... VE/<> Kazan'ın simgesi olan ve Kazan Hanlığı'ndan kalan tek yapıttır. 1552 yılında, Kazan Hanlığı'nı istilâ eden korkunç Ivan'a karşı kahramanca direnen, çok küçük olan oğlu yerine hanlığın başına geçen kadın hükümdar Süyüm[Sevim] Bike'nin anısına dikilmiştir. [Kırmızı tuğladan yapılmış kule, 7 katlı ve 35 m. yüksekliğindedir.] VE/<> [Bazı kaynaklara göre] İki aile arasında bir yarışma olduğu 1119 inşâ edilmiş olduğu bilinmektedir. Kentin en belirgin simgelerindendir... Uzun boylu olanın adı Asinelli, daha küçük ve daha eğimli kulenin adı ise Garisenda'dır. Dönemin güçlü ailelerinin adlarını taşıyor. Asinelli Kulesi 97.2 m. yüksekliğindedir.[Zamanında bir hapishane ve küçük kale olarak kullanılmış.] Garisenda Kulesi ise 48 m. yüksekliğe sahiptir. )
(
VE/<>
VE/<>
)
- PİSAGOR ile/||/<> TEOREMİ
( a²+b²=c² hipotenüs teoremi )
( Pisagor tarafından -530 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-570--495) (Ülke: Antik Yunan) (Alan: Matematik, Felsefe) (Önemli katkıları: Pisagor teoremi, sayı mistisizmi) )
- PİSAGOR'CU SAYI ANLAYIŞI ile/ve/||/<> ORANSAL OLMAYAN SAYI
( "Antik Mısır’dan Günümüze Pisagor" yazısı için burayı tıklayınız... )
- PİSBOĞAZ/ŞİKEMPERVER[Fars.] değil/yerine/= OBUR
( Zamansız ve ayırt etmeden, eline geçeni yiyen kişi. İLE Gereğinden çok yemek yiyen, doymak bilmeyen. )
- PÎŞE[çoğ. PÎŞE-GÂN][Fars.] ile PÎŞE[Fars.]
( Sanat/zanaat, meslek. | İş. | Huy, tabiat, alışkanlık, âdet. | Kaval. İLE "alışmış, huy edinmiş" anlamlarına gelerek bileşik sözcükler oluşturur.[FESÂD-PÎŞE: Kötülük peşinde olan.] )
- PİŞEĞEN = PİŞEK
( Kolay pişen. )
- PİŞER-PİŞMEZ YEMEK ile/değil/yerine PİŞTİKTEN SONRA BİRAZ DİNLENDİRİP YEMEK
- PİSİ PİSİ
( Kediler için ve kedileri çağırmak için seslendirilen. )
- PİSİ PİSİNE ("GİTMEK")
( Öldürülmek. )
- PİSİ ile/değil PİŞİ
( Kedi. İLE/DEĞİL Kızartılmış hamur. )
- PİSİBALIĞI ile DİPLARYA
( ... İLE Pisibalığının küçüğü. )
( LIMANDA LIMANDA ile ... )
- PİSİFORM[İng.] değil/yerine/= BEZELYEMSİ
- PİŞİK[Azr.] = KEDİ[Tr.]
- PİSİK ile PİSİK OTU
- PİSİPİSİ ile PİSİPİSİ OTU
- PISIRIK ile PİNPİRİK
( Tutuk, yüreksiz, beceriksiz. İLE Yaşlı ve güçsüz. )
- PISIRIKLAŞMAK ile PISIRIK/LIK ile PISIRIKÇA
- PİŞİRİM/LİK ile PİŞİRİŞ ile PİŞİRİCİ/LİK
- PİŞİRME ile KARBONAT
( BAKING vs. BAKING SODA )
( طبخ ile جوش شيرين )
( TABKH ile JOOSH SHYRYNE )
- PİŞİRMEDE:
ALEV ile/ve/||/<> ISI ile/ve/||/<> SÜRE
( Pişirilme amaç ve hedefine göre değişir ve iyi ayarlanması gerekir. )
- PİŞİRMEK ile/değil/yerine BÖRTMEK
( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Az pişirmek, haşlamak. )
( [Fars.] PÛHTE: Pişmiş, pişkin, olgun. | NÂ-PÛHTE: Pişmemiş. )
- PİŞİRMEK ile PİŞİRİLMEK ile PİŞİREBİLMEK ile PİŞİ ile PİŞİK ile PİŞİM
- PİŞKİN/LİK ile/ve/değil/yerine EMİN/LİK
- PİŞKİN/LİK ile PİŞKİNCE
- PİŞKİN/LİK ile/ve PUŞT/LUK
- PİŞKİN/LİK ile/ve/||/<> YÜZSÜZ/LÜK
- PİSKOPOS ile PİSKOPOSLUK ile PİSKOPOSLUK
( BISHOP vs. BISHOPRIC vs. BISHOPRY )
( اسقف ile مقام اسقفي ile اسقفي )
( ESGHOF ile MOGHAM ESGHOFY ile اسقفي )
- PİSKOPOSLUK ile PİSKOPOSLUK
( EPISCOPACY vs. EPISCOPAL )
( مقام اسقفي ile اسقفي )
( MOGHAM ESGHOFY ile اسقفي )
- PİSLEMEK ile PİSLENMEK ile PİSLETMEK ile PİSLEŞMEK
- PİSLİK ile/değil ÇAKILDAK
( ... İLE Bir çarkın, yalnız bir yöne doğru işlemesine yol verip tersine dönmesini önleyen ya da değirmen, sudolabı gibi bazı makinelerin işleyişini, çıkardığı sesle denetlemeye yarayan parça. | Elde çevrildikçe gürültülü ses çıkaran, değirmen biçiminde bir çocuk oyuncağı. | Koyun, keçi gibi bazı hayvanların kuyrukları altındaki kıllara takılıp kuruyan pislik. )
- PİSLİK ile PİSLİKÇİ/LİK ile PİSLİK BÖCEĞİ
- PİSLİK ile TORTU
( DREG vs. DREGS )
( درده ile لرد )
( DARDEH ile LARD )
- PİSLİKTEN ile/değil TEMİZ OLMAYI (YETERİNCE/FAZLA) ÖNEMSEMEMEKTEN
( Tuvaletten daha pis 10 ürün ve eşya...
- Teneke kutu içeceklerin dış yüzeyi
- Hastane ve kamu binaları tırabzanları
- El kurutma makineleri
- Fast food ve çiğ köftecilerde verilen uzun süre bekletilmiş yeşil sebzeler
- Otobüs içindeki tutacaklar
- Havlu kullanılmayan spor salonlarındaki aletler
- Kağıt ve madeni paralar
- Restoran menü kitapçıkları
- Ortak kullanım alanlarındaki lamba düğmeleri
- Güzellik salonları ve kuaförlerdeki havlu ve aletler )
- Pişman olmadan önce KONUŞ!!!
- PİŞMAN OLMAK değil/yerine/= ÖKÜNMEK
- Pişman olmamak için DİNLE!!!
- Pişman olmamak için SUS!!!
- PİŞMAN ile/ve/||/<> PERİŞAN
( Alan. İLE/VE/||/<> Almayan. )
- PİŞMANİYE ile PİŞMANİYECİ/LİK
- PİŞMANLIĞIN SONA ERMESİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/> AYDINLANMA
- PİŞMANLIK DUYMAMA ile PİŞMANLIK DUYMAYAN
( IMPENITENCE vs. IMPENITENT )
( عدمتوبه ile توبه ناپزيري ile ناپشيمان ile توبه ناپذير )
( عدمتوبه ile TOBEH NAPEZYRY ile ناپشيمان ile TOBEH NAPAZYR )
- PİŞMANLIK:
MERTEBE değil TEKALLÜB/DEVİNİM VE TÖVBE
- PİŞMANLIK:
YAPTIKLARIMIZDAN ile/ve/değil/yerine/ne yazık ki/||/<>/> YAPMADIKLARIMIZDAN
( Zamanla geçer. İLE Çözümü yoktur. )
- PİŞMANLIK ile ...
( MERTEBE VE TEKALLÜB/DEVİNİM VE TÖVBE )
- PİŞMAN/LIK ile/ve/> ÇARESİZ/LİK
- PİŞMAN/LIK değil/yerine/>< DAYANÇ/LI / SABIR/LI
( Uzun süreli. DEĞİL/YERİNE/>< Kısa süreli.
[Kısa süreli dayanç, uzun süreli pişmanlıktan korur.] )
- PİŞMANLIK / OKSINMAK/OXSINMAK[dvnlgttrk] ile/ve/yerine (İÇ) HESAPLAŞMA
- PİŞMANLIK ile/ve İSTİĞFAR
- PİŞMANLIK = REPENTANCE[İng.] = REPENTIR[Fr.] = REUE[Alm.] = POENITENTIA[Lat.]
- PİŞMANLIK ile/ve/||/<> SON PİŞMANLIK
( Yarar getirir/getirebilir. İLE/VE/||/<> Yarar getirmez. )
- PİŞMANLIK[Fars. < PEŞÎMAN] ile/ve TÖVBE
( Pişmanlık, tövbedir. )
( Tövbede niyet, pişmanlıktır. )
( PİŞMAN < PEŞÎMÂN )
( PENITENCE/REGRET vs./and REPENTANCE )
( PAENITENTIA cum/et ... )
- PİŞMANLIK değil/yerine ÜMİT
- PİŞMANLIK ile/ve/<> UTANÇ
( PENITENCE/REGRET vs./and/<> SHAME )
- PİŞMAN/LIK ile/ve/> ÜZGÜN/LÜK
- PİŞMANLIK ile/ve/> ÜZÜLMEK
( Son pişmanlık işe yaramaz. )
( Yaptığımız şeyler için.["Keşke yapmasaydım."] İLE/VE/> Yapmayı isteyip henüz yapamadıklarımızdan dolayı.["Keşke yapabilsem."] )
( KOUKAI ile/ve/> KUYASHI )
- PİŞMAN/LIK ile/ve/||/<>/> VİCDAN AZABI
( REGRET vs./and/||/<>/> REMORSE )
- PİŞMİŞ AŞA SU KATMAK ile BİR ÇUVAL İNCİRİ BERBAT ETMEK
( BER-BÂD[Fars.]: Perîşan, harap, viran. | Pis, fenâ, kirli. )
- PİŞMİŞ ile/ve/<>/||/değil/yerine ÇİĞ
- PİŞMİŞ ile/ve/değil/||/<>/> PİŞKİN
- PİŞPİRİK ile PİŞPİRİKÇİ
- PIŞPIŞLAMAK ile PIŞPIŞLAYABİLMEK
- PİST[Fr.] ile/||/<>/> APRON[Fr.]
( Gösteri yapmak, dans etmek vb. için düzenlenmiş, genellikle yuvarlak yer. | Bir havaalanında uçakların kalkıp inmesine, park yerlerine gidip gelmesine yarayan özel olarak hazırlanmış şerit. | Motorlu araçların yarışları ve koşular için özel olarak düzenlenmiş yer, yarışlık. İLE Uçakların inip kalktığı pist. )
- PİST[Fr. < PISTE] ile/ve/||/<> KULVAR[Fr. < COULOIR]
( Gösteri yapmak, dans etmek vb. için düzenlenmiş, genellikle yuvarlak yer. | Bir havaalanında uçakların kalkıp inmesine, park yerlerine gidip gelmesine yarayan özel olarak hazırlanmış şerit. | Motorlu araçların yarışları ve koşular için özel olarak düzenlenmiş yer, yarışlık. İLE/VE/||/<> Yüzme ve atletizm yarışmalarında her yarışçıya ayrılan şerit. | İçinde bulunduğu ya da ilgili olduğu alan. )
- PİST ile PİST[Fr.]
( Kedileri kovmak için kullanılan söz. İLE Gösteri yapmak, dans etmek vb. için düzenlenmiş, genellikle yuvarlak yer. | Bir havaalanında, uçakların kalkıp inmesine, park yerlerine gidip gelmesine yarayan, özel olarak hazırlanmış şerit. | Yarışlar ve koşular için özel olarak düzenlenmiş yer, yarışlık. )
- PİSTAN/PİSİK ile PİSTÂN
( Kedi. İLE Meme. )
- PİSTON[Fr.] değil/yerine/= İTENEK
( Bazı araçlarda, motorlarda, bir silindir içinde düzenli hareket eden, daha küçük çaplı silindir. | [mecaz] Kayıran kişi. | Pistona benzeyen, piston görevi yapan. )
- PİSTON değil/yerine/= İTENEK
- PISTON[İng.] değil/yerine/= İTENEK
- PİSTON ile PİSTONLU ile PİSTON VİDA
- PİSUVAR[Fr. PISSOIR] ile/ve/||/<>/< BİSİKLET ile/ve/||/<>/< MERDİVENDEN İNEN KADIN
( 1917 ile/ve/||/<>/< 1913 ile/ve/||/<>/< 1912 )
(
ile/ve/||/<>/<
ile/ve/||/<>/<
)
- PIT PIT (ATMAK)
- PIT ile PIT PIT
- PİTA ile ...
( Çanta ekmek. [Beyrut/Lübnan sokaklarında satılır.] )
- PITCH :/yerine SAHA, PERDE
- PİTİ ile/||/<> SATTVANUBHAVA
( Sevinç. @@ Evrenin gerçek uyumunu duymak, yaşamak deneyimi. )
- PİTİ : SEVİNÇ
- PITIR PITIR (YÜRÜMEK)
- PITIRDAMAK ile PITIRDATMAK
- PİTON ile AFRİKA KAYA PİTONU
( ... İLE Dünyanın en büyük yılanıdır. [135 kg. ağırlığa ve 6 m. uzunluğa ulaşabilir.] )
( ... İLE Avını 60 kg.'a kadar bütün olarak yutabilir.[Büyük bir avdan sonra 1 yıldan daha uzun süre avlanmadan durabilir.] )
- PİTON ile BURMA PİTONU
( ... cum PYTHON MOLURUS BIVITTATUS )
- PİTON ile HİNT(BANGLADEŞ) PİTONU
- PİTOZ/PTOSIS[İng.] değil/yerine/= ÖRGEN DÜŞÜKLÜĞÜ
- PIT-PIT PIT-PIT (BİR İŞİ HIZLICA YAPMAK)
- PİVOT[İng.] değil/yerine/= BEŞ NUMARALI OYUNCU [basketbol]
- PİYADE KARAKOLU BİNASI :
( Yenimahalle, Pazarbaşı mevkiinde yokuşa çıkmadan sol taraftadır. Bu tarihi bina 1893'te Sultan II. Abdülhamid (1876 - 190) döneminde inşâ edildi. Bu karakol 1930'dan beri Sarıyer İlçesi Jandarma Karakol Komutanlığı olarak hizmet vermektedir. )
- PİYADE = PAYTAK
( ... = Çarpık, eğri bacaklı. | Satrançta, piyade taşı. )
- PİYADE ile PİYADECE
- PİYALE PAŞA ÇEŞMESİ ile PİYALE PAŞA SEBİLİ
( Kasımpaşa'dadır. İLE Kasımpaşa'da, Piyale Paşa Camisi yanındadır. )
( 1638'de, Kaptan-ı Derya Uzun Piyale Paşa tarafından. İLE 1573'te, Kaptan-ı Derya Mehmed Piyale Paşa tarafından. )
- PİYÂLE[Fars.]/SÂGAR[Büyük kadeh.] ile/ve ÇEMAN/RITL-GİRÂN[Fars. En büyük kadeh.]
( İçki kadehi. İLE/VE Şarap kadehi. )
- PİYAN ile PİYANO ile PİYANİST ile PİYANOCU/LUK ile PİYANO MENTEŞE
- PİYANGO ile PİYANGOCU/LUK ile PİYANGOLU
- PİYANO ve/||/<> FORTEPİYANO
- PİYANO ile/ve ORG
- PİYANODA:
TAM SESLER ile/ve YARIM SESLER
( Beyaz tuşlar. İLE/VE Siyah tuşlar. [Solunda ise yarım ses inceltir. Sağında ise kalınlaştırır.] )
- PİYASA BEDELİ/PİYASA DEĞERİ/RAYİÇ BEDEL/RAYİÇ FİYAT değil/yerine/= SÜRÜM DEĞERİ
- PİYASA MÜZİĞİ ile/ve POPÜLER MÜZİK
- PİYASA ile PAZAR
- PİYASA ile PİYASA MEKANİZMASI
( MARKET vs. MECHANISM OF MARKET )
- PİYASA ile PİYASACI/LIK ile PİYASA YERİ ile PİYASA BEDELİ ile PİYASA DEĞERİ ile PİYASA FİYATI ile PİYASA KURUCU ile PİYASA EKONOMİSİ
- PİYATA ile PİYATA EĞE ile PİYATA TABAĞI
- PİYATA[İt.] değil/yerine/= BÜYÜK TABAK
( Yassı ve büyük yemek tabağı. )
- PİYAZ[Fars.] ile PİLÂKİ[Yun.]
( Haşlanmış kurufasulyenin üzerine ince doğranmış soğan ve maydanoz katıldıktan sonra zeytinyağı ve limon dökülerek yapılan fasulye salatası. | Yemeklerin yanına katılan, ince doğranmış ve tuzla öldürülmüş, maydanozlu soğan. | Bir çıkar sağlamak düşüncesiyle söylenilen övücü söz. İLE İçine, soğan, sarımsak, maydanoz ve havuç gibi sebzeler katılarak zeytinyağıyla pişirilen yemek. )
- PİYAZLAMAK ile PİYAZ ile PİYAZCI/LIK
- PİYELONEFRİT ile/||/<> SİSTİT
( Böbreklerin bakteriyel bulaşı. İLE/||/<> Mesanenin bakteriyel bulaşı. )
- PİYES ve/> PERİPESİ
( ... VE Piyesi sonuçlayan olay. )
- PİYES[Fr. < PIÈCE] ile/değil/< SKEÇ["SİKEÇ" değil SIKEÇ][İng. SKETCH < Yun.]
( Oyunca. İLE/DEĞİL Daha çok radyodan yayınlanmak üzere hazırlanmış kısa oyun. )
- PİYES[Fr.] ile/ve TİYATRO
( ... İLE/VE Tiyatro, sanatların mâbedidir. )
- PİYESLEŞTİRMEK ile PİYES
- PİYON ile/ve/değil/||/<>/> VEZİR
(
)
- PIYRIM-PIYRIM
( Çok eskimiş, çok yıpranmış. )
- PİZOLİT[Fr. < Yun.] ile/değil KİREÇTAŞI
( Kalsiyum karbonat bileşimli, nohut büyüklüğünde, yuvarlağımsı kalsit tanecikleri ya da bunların bağlanmasıyla taş durumuna geçen kireçtaşı. İLE/DEĞİL Kireç ocağında işlenerek kireç elde edilen, kalsiyum karbon tuzundan bileşik kayaç. )
- PİZZA ile PİZZACI/LIK
- PKTB/PPII/POTENTIAL PERSONALLY IDENTIFIABLE INFORMATION[İng.] değil/yerine/= POTANSİYEL KİŞİSEL TANIMLANABİLİR BİLGİ
- PLACE vs. PALACE
- PLACE :/yerine YER, KOYMAK
- PLAÇKA ile PLAÇKACI/LIK
- PLAJ ile PLAJ HAVLUSU ile PLAJ ÇANTASI
- PLAJİYOKLAZ ile PLAJİYOKLAZLI
- PLAK[Fr. < PLAQUE] ile/>< KONTRPLAK[Fr. < CONTRE-PLAQUE]
( Metal nesne, plaka. İLE Genellikle mobilya işlerinde kullanılan, en az üç kaplamanın üst üste tutkallanmasından oluşan, ince, esnek tahta. )
- PLAK ile PLAKA ile PLAKÇI/LIK ile PLAKACI/LIK ile PLAKALI ile PLAKASIZ
- PLAN:
[okunuşu]
"PILAN" değil PİLAN
- PLAN/PLANE[İng.] değil/yerine/= DÜZLEM
- PLAN :/yerine PLAN, PLANLAMAK
- PLAN ile/ve/<>/> SAHNE ile/ve/<>/> SEKANS ile/ve/<>/> FİLM
- PLAN[İng.] değil/yerine/= TASARI, TASAR
- PLANAR İLE BİPARTİTE İLE COMPLETE ile/||/<> GRAF SINIFLARI
( Özel özellikli graf türleri. )
( Formül: e ≤ 3v - 6 (planar) )
- PLANCK İLE EİNSTEİN İLE BOHR İLE DE BROGLİE İLE SCHRÖDİNGER ile/||/<> KUANTUM ÖNCÜLERİ
( Kuantum mekaniğinin gelişimine katkıda bulunan beş önemli bilim insanı. )
( Formül: E = hf İLE λ = h/p İLE ĤΨ = EΨ )
( Erwin Schrödinger tarafından 1926 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1887-1961) (Ülke: Avusturya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Dalga mekaniği, Schrödinger denklemi) (Nobel: 1933) )
- PLANCK:
SABİTİ/KALINLIĞI ile/ve/||/<> ZAMANI ile/ve/||/<> UZUNLUĞU ile/ve/||/<> SICAKLIĞI
( 10[üzeri]-43 İLE/VE/||/<> 1.38 x 10[üzeri]-43 İLE/VE/||/<> 4.13 x 10[üzeri]-35 İLE/VE/||/<> 10[üzeri]32 °C )
( Evren, sıfır saniyeden başlamaz. )
- PLANE :/yerine UÇAK
- PLANET :/yerine GEZEGEN
- PLANETARYUM[Fr.] değil/yerine/= GÖKEVİ/GEZEGENEVİ
- PLANIMETRİ/PLANIMETRY[İng.] değil/yerine/= DÜZLEM ÖLÇÜMÜ
- PLANKTON ile ALG
( PLANKTON vs. ALGA/E )
- PLANLAMA ile/ve HESAPLAMA
( TO PLAN vs./and TO RECKON )
- PLANLAMAK ile PLANLANMAK ile PLANLAYABİLMEK ile PLAN ile PLANCI/LIK ile PLANLI/LIK ile PLANSIZ/LIK ile PLANSIZCA ile PLANLAMACI/LIK ile PLANTASYON ile PLANLI BÜYÜME ile PLANLI EKONOMİ ile PLANSIZ PROGRAMSIZ
- PLANLANMIŞ/LIK ile SINIRLANDIRILMIŞ/LIK
- PLAN/LAR ile/ve/değil/||/<>/>/>< OLAN/LAR
- PLANNING :/yerine PLANLAMA
- PLANÖR ile PLANÖRCÜ/LÜK
- PLANT :/yerine BİTKİ, DİKMEK
- PLANTASYON[Fr./İng.] değil/yerine/= EKİM EVİ
( Bazı endüstriyel bitkilerin geniş ölçüde yetiştirildiği işletme. )
- PLANYALAMAK ile PLANYA ile PLANYACI/LIK
- PLASEBO (ETKİSİ) ile/ve/<>/>< NOSEBO (ETKİSİ)
( "Memnun edeceğim." İLE/VE/<>/>< "Zarar vereceğim." )
- PLASEBO/PLACEBO[İng.] değil/yerine/= SÖZDE İLAÇ, YALANCI İLAÇ, "MUTLU OLACAĞIM"
- PLASELEMEK ile PLASE
- PLASENTA/MEŞİME değil/yerine/= DÖLEŞİ/ETENE
- PLASM-/-PLASM/PLASMO- ile/||/<> -PLASMİA
( Plazma, göze nesnesi ile ilgili, canlının oluşumu. İLE/||/<> Kan plazmasının özel bir durumu ile ilgili. )
- PLASMA PHYSICS ile/||/<> SOLİD STATE PHYSICS
( Plasma physics iyonize gaz halini incelerken İLE solid state physics katı madde özelliklerini inceler )
( Formül: Debye shielding )
- PLASMAN değil/yerine/= YATIRIM
- PLASMONİK KATALİZÖR ile/||/<> TERMAL KATALİZÖR
( Plasmonik katalizör ışığın metal nanoparçacıklarla etkileşimini kullanırken İLE termal katalizör sıcaklık gerektirir )
( Formül: LSPR etkisi )
- PLASMONİK ile/||/<> FOTONİK
( Plasmonik metal yüzey plazmon İLE fotonik dielektrik ışık. )
( Formül: SPP İLE dalga kılavuzu )
- PLASTER[İng.] değil/yerine/= YARA BANDI
( Yara üzerine yapıştırılan, genellikle ilaçlı özel bant. )
- PLASTIC :/yerine PLASTİK
- PLASTİD ile LİZOZOM
( Bitki gözelerinde fotosentez ve depo işlevlerini üstlenen organel. İLE Hayvan gözelerinde sindirim ve atık bertarafını sağlayan organel. )
- PLASTİK ile ABS[Acrylonitrile-Butadiene Styrene]
( ... İLE Boru ve levha yapımında kullanılan, çok dayanıklı bir çeşit plastik. )
- PLASTİK ile PLASTİKÇİ/LİK ile PLASTİK CAM ile PLASTİK BORU ile PLASTİK TUTKAL ile PLASTİK CERRAHİ ile PLASTİK AMELİYAT ile PLASTİK SANATLAR
- PLASTİK[Fr.] ile TERMOFOR[Fr.] ile TERMOPLAST[Fr.]
( Isı ve basınç etkisiyle biçim verilen, organik ya da sentetik olarak yapılan nesne. | Bu maddeden yapılan. İLE Kauçuk vb. maddelerden yapılan, içi su ya da kimyasal bir madde ile doldurularak ısının aynı düzeyde kalmasını sağlayan kap. İLE Sıcakta biçim verilmeye elverişli, soğukta oldukça sert olan, kalıplandıktan sonra biçim değiştirmeyen yapı malzemesi. )
- PLASTİK değil/yerine/= YOĞRUK
- PLASTİKLER'DE:
PETE[1] ile HDPE[2] ile V[3] ile LDPE[4] ile PP[5] ile PS[6] ile ÖTEKİLER[7]
( )
- PLASTİKLEŞTİRİCİ ile/||/<> DOLGU MADDESİ
( Plastikleştirici Tg düşürür yumuşatır, dolgu mekanik güç. )
( Formül: DOP İLE talk )
- PLASTISITE/PLASTICITY[İng.] değil/yerine/= UYUMLANABİLİRLİK
- PLATE :/yerine TABAK
- PLATELET[İng.] değil/yerine/= PULYUVAR
- PLATFORM ile ALTYAPI
( PLATFORM vs. SUBSTRUCTURE )
- PLATFORM :/yerine PLATFORM
- PLATFORM değil/yerine/= YAYKIN, | BATNAR
- PLATİ ile PLATİN
- PLATO/PLATEAU[İng.] değil/yerine/= DÜZLÜK
- PLATO ile PLATONCU/LUK ile PLATONİZM
- PLATO[Fr. < Lat.] değil/yerine/= YAYLA
( UPLAND/HIGH PLATEAU vs. PLATEAU )
- PLATON ve/<>/< ARISTOKRES
- PLATON ve/||/<> EUDOKSOS ve/||/<> ARİSTOTELES ve/||/<> KALLIPPOS
- PLATON ile GEMISTUS PLETHON
( Sokrates'in öğrencisi, Aristoteles hocası Yunan filozof. İLE Bizanslı düşünür. Platon'u çok sevdiği için adının Bizans Rumcası'nda okunuşunu kendine soyad edinmiştir. Uzun süre Osmanlı coğrafyasında sufî çevrelerde bulundu; İbn Arabî sisteminden etkilendi. Dinlerin aşkın birliğini savundu. Öte yandan Bizans'ın yeniden dirilmesi için Ahî teşkilâtını model alan bir çalışma başlattı ve Eski Yunan mitolojisini inceleyen bir eser kaleme aldı. Rumcası yakılan bu eserin Fatih Sultan Mehmed'in emriyle yapılan Arapça tercümesi günümüze gelmiştir. )
- PLATON ve/<>/< PINDAROS
- ZAMAN:
PLATON'DA ile/ve/||/<>/> ARİSTOTELES'TE
( Gökyüzü hareketi. İLE/VE/||/<>/> Hareketin sayımı. )
- PLATONİZM (MATEMATİK) ile/||/<> NOMİNALİZM (MATEMATİK)
( Platonizm matematiksel nesneler bağımsız varlık İLE nominalizm sadece semboller var görür. Platonizm sayılar keşfedilir İLE nominalizm sayılar icat edilir der. Platonizm gerçekçi İLE nominalizm kuramsal yaklaşımdır. )
( Platon tarafından -380 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-428--348) (Ülke: Antik Yunan) (Alan: Felsefe, Matematik) (Önemli katkıları: İdealar teorisi, Akademi kurucusu) )
- PLAY :/yerine OYNAMAK
- PLAYER :/yerine OYUNCU
- PLAZİ/PLASIA[İng.] değil/yerine/= GELİŞME
- PLAZMA DURUM ile/||/<> BOSE-EİNSTEİN YOĞUNLAŞMASI
( Plazma çok yüksek sıcaklıkta iyonlaşmış gaz haliyken, Bose-Einstein yoğunlaşması çok düşük sıcaklıkta kuantum fenomenidir )
( Formül: T_plazma >> T_BE )
( Albert Einstein tarafından 1905 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- PLAZMA FREKANSI ile/||/<> SİKLOTRON FREKANSI
( Plazma kollektif salınım ω_p, siklotron manyetik alan ω_c. )
( Formül: ω_p = √(ne²/ε₀m) İLE ω_c = eB/m )
- PLAZMA KİMYASI ile/||/<> GAZ PLAZMA KİMYASI
( Plazma durumundaki nesnelerin kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Gaz plazma durumundaki nesnelerin kimyasını inceleyen bilim dalı. )
- PLAZMA KİMYASI ile/||/<> GAZ PLAZMA KİMYASI
( )
( Langmuir tarafından 1928 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1881-1957) (Ülke: ABD) (Alan: Kimya, Fizik) (Önemli katkıları: Plazma terimi, yüzey kimyası) (Nobel: 1932) )
- PLAZMA/PLASMA[İng.] değil/yerine/= KAN SIVISI
- PLAZMA ZARI İLE GÖZE DUVARI İLE GLİKOKALİKS ile/||/<> GÖZE YÜZEY YAPILARI
( Göze dış sınırını oluşturan yapılar. )
( Formül: Permeabilite: Seçici geçirgen )
- PLAZMA ZARI ile/||/<> GÖZE DUVARI
( Plazma zarı esnek lipit İLE göze duvarı sert selülozdur )
( Formül: Fosfolipit İLE selüloz )
- PLAZMA ile/||/<> GAZ
( Plazma iyonize kollektif İLE gaz nötr bağımsız parçacıklar. )
( Formül: 4. hal İLE 3. hal )
- PLAZMALAŞTIRMAK ile PLAZMA ile PLAZMA KİMYASI
- PLAZMİD İLE TRANSPOZON İLE BAKTERİYOFAJ ile/||/<> GENETİK ELEMENTLER
( Bakterilerde gen transferi araçları. )
( Formül: F⁺ × F⁻ → F⁺ (konjugasyon) )
( Barbara McClintock tarafından 1950 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1902-1992) (Ülke: ABD) (Alan: Genetik) (Önemli katkıları: Genetik transpozonlar) (Nobel: 1983) )
- PLAZMİT ile/||/<> KROMOZOM
( Plazmit ekstrakromozomal İLE kromozom ana genetik materyaldir )
( Formül: Küçük halka İLE ana DNA )
- PLAZMOLİTİK ile TURGORLUK
( Bitki gözelerinin su kaybederek büzülmesi. İLE Bitki gözelerinin su alarak şişmesi ve sertleşmesi. )
- PLAZMOLİZ değil/yerine/= BÜZÜNME/SU SALMA
- PLAZMOLİZ ile HEMOLİZ
( Göze zarının göze çeperinden ayrılması. İLE Kırmızı kan gözelerinin parçalanması. )
- PLAZMONİK NP ile/||/<> FLORESAN NP
( Plazmonik metal LSPR, floresan yarıiletken emisyon. )
( Formül: Au/Ag İLE QD )
- PLC/PROGRAMMABLE LOGIC CONTROLLERS[İng.] değil/yerine/= PROGRAMLANABİLİR MANTIK DENETLEYİCİLERİ
- PLEASE :/yerine MEMNUN ETMEK
- PLEASED vs. HAPPINESS
- PLEASURE vs. INDOLENCE
- PLEASURE vs./and RENUNCIATION
( ZEVK ile/ve FERAGAT )
- PLEASURE :/yerine ZEVK
- PLEASURE vs./and JUDGEMENT
- PLEDGE[İng.] değil/yerine/= DESTEK
- -PLEGİA/-PLEGY ile/||/<> -PLEXIA
( Paralizi, palsi, felç. İLE/||/<> Paralizi. )
- PLEİSTOSEN[Fr. < Yun.] değil/yerine/= BUZUL DÖNEMİ
- PLEJİ/PLEGIA[İng.] değil/yerine/= FELÇ
- PLEKSUS/PLEXUS[İng.] değil/yerine/= SİNİR-DAMAR AĞI
- PLENTY vs. PLENTIFUL
- PLENTY :/yerine BOLCA
- PLEOMORFİK/PLEOMORPHİC[İng.] değil/yerine/= ÇOK BİÇİMLİ
- PLEOMORFİZM/PLEOMORPHISM[İng.] değil/yerine/= ÇOK BİÇİMLİLİK
- PLETHRON[Yunan çağında, Anadolu'da] ile ...
( 100 ayak. )
- PLEVRA[İt.] ile/ve PERİTON[Fr. < Yun.] ile/ve MASRİKA
( Göğüs boşluğunun iç yüzünü ve akciğerleri saran zar. İLE/VE Karın zarı. İLE/VE Bağırsakları tutan karın iç zarı. )
- PLİKA/PLICA[İng.] değil/yerine/= KATLANTI
- PLİKASYON/PLICATION[İng.] değil/yerine/= KATLANMA
- PLIMPTON 322 : x² + y² = z²
( Babil'de bulunan çivi yazılı bir kil tablettir. Tableti özel kılan ise matematiksel içeriğidir. En önemlisi, Plimpton 322 olan yaklaşık 400 tablet sayesinde, Babil dönemi matematiği çözümlenmiştir. Tabletin, milâttan önce 1800 ilâ 1650 yılları arasında yazıldığı tahmin edilmektedir. )
- PLONJON[Fr.] değil/yerine/= DALIŞ
- PLOT :/yerine KONU, ARSA
- PLOT[İng.] değil/yerine/= KURGU, ANA ÇİZGİ
- PLOTINOS/PLOTINUS ve/||/<>/> PORPHYRIOS/PORFİRİOS ve/||/<>/> PROCLUS
( [ö.] 270 ve/||/<>/> M.S. 305 ve/||/<>/> 17 Nisan 485 )
(1996'dan beri)