Bugün[21 Şubat 2026]
itibarı ile 14.046 başlık/FaRk ile birlikte,
14.046 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(31/58)


- KİMYA ile KİMYACA ile KİMYACI/LIK ile KİMYASAL/LIK ile KİMYA GÖÇÜMÜ ile KİMYASAL SAVAŞ ile KİMYASAL SİLAH ile KİMYA DOĞRULUMU ile KİMYASAL TEDAVİ


- KİMYAGER ile KİMYA

( CHEMIST vs. CHEMISTRY )

( شيميدان ile شيمي )

( شيميدان ile SHYMY )


- KİMYA/GER ile SİMYA/GER ile el-KİMYA

( Nesneleri yapılandırma/dönüştürme. İLE Bilinci/kendini yapılandırma/dönüştürme. İLE ... )

( Söylediklerine göre, Avusturya'da bir altın simyacısına türbe yapmışlar. Türbenin yanında da bir kütüphane varmış. Altın yapmak için uğraşıp da başarılı olamayan simyacılar, yarım kalan eserlerini o kütüphaneye bırakırmış. )


- KİMYANIN İNCELEDİĞİ:
MADDE değil DEĞİŞİM


- KİMYASAL BAĞ ile/ve/||/<>/>< FİZİKSEL BAĞ

( Atomlar arası kuvvetli bağ. İLE/VE/||/<>/>< Moleküller arası zayıf bağ. )


- KİMYASAL BAĞLARDA:
İYONİK ile/ve/||/<> KOVALENT ile/ve/||/<> METALİK


- KİM-YASAL" değil KİMYA-SAL


- KİMYASAL ile KİMYASAL ARITMA

( CHEMICAL vs. CHEMICAL TREATMENT )

( شيميايي ile شيمي درماني )

( SHYMYAYY ile SHYMY DARMANY )


- KİMYON ile KİMYONİ ile KİMYONLU ile KİMYON RENGİ


- KİMYON[Ar. < KEMMUN] ile YABANİ KİMYON

( ... İLE Ayrı taçyapraklı ikiçeneklilerden, yabanikimyon, peygamberağacı gibi bitkileri içine alan bir aile. )

( ... cum ZYGOPHIYIUM FABAGO )


- KİN:
"TUTMAK" ile/değil/yerine/>< TUTMAMAK

( Güçsüz olanlar, kin tutar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Güçlü olanlar, kin tutmaz. )


- KİN YIPAR ile KİZ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Kese. İLE Kutu, sandık, dolap ya da heybe gibi nesneler. )


- KİN yerine DİN

( Kin ile Din aynı kalpte olmaz! )


- [ne yazık ki]
!KİN ile/<> !GILLÜGİŞ/GILLIGIŞ

( ... İLE/<> Gizli kin, gizli ve kötü erek/amaç. )


- KİN ile/ve/||/<> İNTİKAM


- KIN ile KIN

( Bıçak, kılıç vb. kesici araçların kabı. İLE Buğdaygillerde olduğu gibi yapraklarda sapın bir bölümünü uzunlamasına saran, geniş dış bölüm. )


- KİN ile/değil/yerine/>< SADÂKAT


- KINA ÇİÇEĞİ ile KINA AĞACI

( Kına çiçeğigillerden, çiçekleri tüylü renkte olan, bir ya da çok yıllık otsu bitki. İLE İki çeneklilerden, tropikal bölgelerde yetişen, kurutulmuş yapraklarından kına elde edilen, beyaz çiçekli, küçük bir ağaç. )

( BALSAMINA HORTENSIS cum LAWSONIA INERMIS )


- KINAKINA[isp. < QUINAQUINA] ile/ve/||/<>/> KİNİN[Fr. < QUININE]

( Kök boyasıgillerden, asıl yurdu Güney Amerika olan, Hindistan ve Endonezya'da da yetiştirilen, kabuğundan kinin çıkarılan bir ağaç. [Lat. CINCHONA] | Bu bitkiden yapılan içecek. İLE/VE/||/<>/> Kınakınadan elde edilen ve sıtmanın sağaltımında kullanılan beyaz alkaloit. )


- KINALILAR, A. MELİH (SARIYER, 1919 - 1988) :

( Maliye Vergi Dairesi memurluğundan emekli oldu. Sarıyer'in eski futbolcularındandır. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 döneme yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )


- KINAMA ile KINAMA CEZASI


- KINAMA ile TENKİD


- KINAMAK ile KINALAMAK ile KINALANMAK ile KIN ile KINA ile KINALI ile KINASIZ/LIK ile KIN KANAT ile KINA AĞACI ile KINA GECESİ ile KINA ÇİÇEĞİ ile KINALI KUZU ile KINALI BAMYA ile KINALI KEKLİK ile KIN KANATLILAR ile KINALI YAPINCAK ile KINA ÇİÇEĞİGİLLER


- KINAMAK ile KINAMAK

( DENOUNCE vs. DENOUNCING )

( بد گفتن ile تقبيح کردن ile بدزباني کردن ile بد خواندن ile تقبيح )

( BAD GOFTAN ile TAGHABYHE KARDAN ile BADZABANY KARDAN ile BAD KHANDAN ile TAGHABYHE )


- KINAMAK ile ÖLÜME MAHKUM ETMEK ile KINAMA ile KINANDI ile ÖLÜME MAHKUM EDİLDİ

( CONDEMN vs. CONDEMN TO DEATH vs. CONDEMNATION vs. CONDEMNED vs. CONDEMNED TO DEATH )

( محکوم کردن ile محکوم نمودن ile محکوم بمرگ ساختن ile محکوم بمرگ کردن ile محکوميت ile محکوم به زوال ile محکوم بمرگ )

( MOHKOM KARDAN ile MOHKOM NEMUDAN ile MOHKOM BEMORG SAKHTAN ile MOHKOM BEMORG KARDAN ile MOHKOMYT ile MOHKOM BAH ZAVAL ile MOHKOM BEMORG )


- KINAMAK ile YARGILAMAK

( Birilerini, sadece, sizden daha farklı yanlış/hata yapıyor diye kınamayınız. )

( REPROACH vs. JUDGEMENT )


- KINA(N)MAK[Ar.] ile/ve/||/<>/> DIŞLA(N)MAK


- KİNÂYE ÇEŞİTLERİNDE [YAZINDA/EDEBİYATTA]:
MUGÂLATA-İ MANEVİYE ile TEVRİYE ile İSTİHDÂM ile TEVCÎH ile TA'RÎZ ile REMZ

( ... İLE Örtmek, merâmı gizlemek. | [edebiyatta] Nükte yapmak amacıyla birkaç anlamı olan bir sözcüğün, en uzak anlamını kastederek kullanma sanatı.[Anlam sanatlarındandır ve telvîn'in bir bölümüdür.] İLE Hizmet ettirme. | Birden fazla anlamı olan bir sözcüğün, her anlamını, anlama uygun düşecek biçimde kullanma sanatı. [Sözcüğün, mecâz ve gerçek anlamı, başka sözcüklerin etkisiyle kullanım alanına çıkar. Çoğu zaman, aynı sözcüğün yerine özne biçimi kullanılır. Sözcüğün iki anlamı da kendileriyle ilgili yönde ele alınır.] İLE ... İLE "Taş atma." Birini, küçük düşürmek ve onunla alay etmek amacıyla, söylenecek sözü, tam tersi olan bir söz ile nükte yaparak anlatma sanatı. | Zarif bir biçimde, ifadenin yönünü değiştirerek sitemde bulunmak. ["Ne kadar da cömert davranıyorsunuz..."] [Bu sanatta, söz söylenilen kişi, karşılık vermekten yoksun bırakılır.][Kinâye sözcüğe, ta'rîz ise anlama dayandırılır.] İLE ... )


- KİNÂYE ile/yerine "DOKUNDURMA"


- KİNÂYE[Ar.]/İRONİ[İng. IRONY | Fr. IRONIE] değil/yerine/= DOLAYSÖZ


- KİNÂYE ile "GÖNDERME"


- KİNAYE değil/yerine/= İMLEME


- KİNÂYE ile/ve/değil/yerine/<>/>/< İNCELİK


- KİNÂYE ile İSTİNBÂT[Ar. < NEBT]

( ... İLE Bir söz ya da işten, gizli bir anlam çıkarma. Açık olmayarak, dolaylı anlama. )


- KİNAYE ile KİNAYELİ


- KİNÂYE[Ar.] ile TARİZ[Ar.]

( Düşünüleni dolaylı olarak anlatan söz. | Üstü kapalı, sitemli, dokunaklı söz. | Bir sözü, gerçek anlamının dışında kullanma sanatı. İLE Kapalı bir biçimde, dolaylı olarak söz söyleme, taşlama. )


- KİNÂYE ile TELVÎH

( ... İLE Gerekli şeylerden bahsederek yapılan kinâye. )


- KİNÂYE ile TENKİT

( ALLUSION vs. CRITICISM )


- KİNÂYE ile TEŞBİH


- KİNÂYE-İ BAÎDE ile KİNÂYE-İ HAFÎFE ile KİNÂYE-İ KARÎBE ile KİNÂYE-İ VÂZIHA

( Uzak bir ipucuna dayanan dokundurma/kinâye. İLE Dokundurmalı söz, şiir. İLE Yakın bir ipucuna dayanan dokundurma/kinâye. İLE Başka bir anlama gelme olasılığı bulunmayan apaçık dokundurma/kinâye. )


- KİNÂYE'LERDE:
KİNÂYE-İ KARÎBE ile/ve/<> KİNÂYE-İ BAÎDE ile/ve/<> KİNÂYE-İ MÜFREDE ile/ve/<> KİNÂYE-İ MÜREKKEBE

( Sözün başka bir anlama gelme olasılığı yoksa. [uzak bir karîneye/ipucuna dayanan] İLE/VE/<>
Sözün anlamı gizleniyorsa. [uzak bir karîneye/ipucuna dayanan] İLE/VE/<>
Bir özelliği belirtiyorsa. İLE/VE/<>
Birkaç özelliği birden belirtiyorsa. )


- Kinâyesiz KONUŞ!!!


- KINAYICI ile SANSÜR

( CENSORIOUS vs. CENSORSHIP )

( عيب جو ile عيب جويانه ile سانسور )

( عيب جو ile EYBE JOYANEH ile SANSOR )


- KİNAZ ile/||/<> FOSFATAZ

( Kinaz fosforilasyon ATP İLE fosfataz defosforilasyon. )

( Formül: P ekleme İLE çıkarma )


- KIND vs. TYPE


- KIND :/yerine TÜR, NAZİK


- KINDIRA ile KINDIRAÇ


- KİNEMATİK ile DİNAMİK

( [herhangi bir düzen/ek üzerinde, gerçekleşmekte olan değişimin nedeni] Tanımlanmıyorsa. İLE Kuvvetse. )


- KİNESET ile ...

( Kuş gagası dibindeki sert kıllar. )


- KİNESİN İLE DYNEİN İLE MYOSİN ile/||/<> MOTOR PROTEİNLER

( Hücre içi moleküler motorlar. )

( Formül: 8 nm adım (kinesin) )


- KINESTETİK HALÜSİNASYON/KINESTHESİC HALLUCINATION[İng.] değil/yerine/= DEVİNIMSEL VARSANI


- KINESTETİK KOMÜNİKASYON/KINAESTHETIC COMMUNICATION[İng.] değil/yerine/= DOKUNSAL İLETİŞİM


- KİNETİK[Fr. < CINETIQUE] ile KİNESTEZİ[Fr. < KINESTHESIE]

( Hareketle ilgili, hareket nedeniyle oluşan. | Kimyasal tepkimelerin hızlarını inceleyen bilim dalı. | Hareket olaylarını inceleyen bilim dalı. İLE Devin duyumu. )


- KİNETİK AYRIŞIM ile/||/<> TERMODİNAMİK KONTROL

( Kinetik ayrışım hızlı reaksiyon ürünü seçerken İLE termodinamik kontrol kararlı ürün seçer )

( Formül: k₁ >> k₂ )


- KİNETİK ENERJİ ile/||/<> POTANSİYEL ENERJİ

( Kinetik enerji hareket enerjisi İLE potansiyel enerji konum enerjisidir )

( Formül: KE = ½mv²\nPE_g = mgh (yerçekimi)\nPE_e = ½kx² (elastik)\nE_mekanik = KE + PE )


- KİNETİK KONTROL ile/||/<> TERMODİNAMİK KONTROL

( Kinetik düşük sıcaklıkta hızlı ürün, termodinamik yüksek sıcaklıkta kararlı ürün )

( Formül: ΔG‡ (kinetik) İLE ΔG° (termodinamik) )


- KİNETİK değil/yerine/= DEVİNGİ


- KİNETİK değil/yerine/= DEVİNGİL


- KİNETİK ile KİNETİK ENERJİ


- KİNETİK ile KİNETİK ENERJİ ile KİNETİK

( KINETIC vs. KINETIC ENERGY vs. KINETICS )

( جنبشي ile وابسته بحرکت ile انرژي سينتيک ile انرژي جنبشي ile جنبش شناسي )

( JONBASHY ile VABASTEH BAHARKAT ile ENRZHY SYNATYK ile ENRZHY JONBASHY ile JONBASH SHENASY )


- KİNETİK ile/||/<> KURAM

( Gazların kinetik kuramınin öncülüğü )

( Daniel Bernoulli tarafından 1738 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1700-1782) (Ülke: İsviçre) (Alan: Matematik, Fizik) (Önemli katkıları: Bernoulli prensibi, akışkanlar mekaniği) )


- KİNETOKOR ile/||/<> ASTER

( Kinetokor sentromer protein İLE aster sentrozom ışınları. )

( Formül: Bağlanma İLE kutup )


- KING :/yerine KRAL


- KİNGÜT ile/ve/||/<> UYGUR
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Uygur sınırındaki bir kentin adı. İLE/VE/||/<> ... )


- KİNHİN[Jap.] ile ...

( Yürüyerek sürdürülen meditasyon; Sakyamuni Buda'nın tam ve aşılmaz aydınlanmaya ulaştıktan sonra altında uyandığı kutsal Hintinciri ağacının gölgesinde bir hafta boyunca yürüdüğü yolundaki söylentiden gücünü alan uygulama. )


- KINIK BOYU ile/ve KAYI BOYU ile/ve BAYAT BOYU

( Selçuklu. İLE/VE Osmanlı. İLE/VE ... )


- KİNİN ile KİNİNLİ ile KİNİNSİZ ile KİNİN SÜLFATI


- KİNİRAS ile ...

( Fenike tanrılarının genel adı. )


- KINK[İng.] değil/yerine/= BÜKÜM


- KINKAKUJI ile/ve GINKAKUJI

( Altın Tapınak. İLE/VE Gümüş tapınak.[Adını gümüş renkli kum zemininden alır.] )

( Kyoto'daki en bilinen Pagoda'lardır. )


- KINKANAT ile KINKANATLILAR

( Kın kanatlı böceklerin gövdeyi korumakla görevli ve çok sert yapıda birinci çift kanadı. İLE Böcekler sınıfından, boynuzsu bir kın biçiminde olan birinci çift kanatları uçmakta kullanan öteki iki kanadı örten, ağız parçaları çiğnemeye, parçalamaya elverişli, tümüyle başkalaşma gösteren bir takım. )


- KINNAP değil/yerine/= SİCİM


- KIRNAP/KINNAP[Ar. < KİNNEB] değil/yerine/= SİCİM

( Keten, kenevir gibi bitkilerin liflerinden yapılan, kaba şeyler dikmeye, bağlamaya yarayan ince sicim ya da kalın ip. )


- KİNOA ile AMARANT

( İkisi de glutensiz tahıldır. )


- Kinsiz KONUŞ!!!


- KİP ile BİÇİM

( MOOD )


- KİP = CİHET, HAL, TAVIR = MODE, MOOD[İng.] = MODE[Fr.] = MODUS[Alm., Lat.] = MODO[İsp.]


- KİP ile KİPE


- KİP ile TÜTSÜLENMİŞ BALIK

( KIP vs. KIPPER )

( چرم دباغي ile ماهي دودي )

( CHARAM DABAGHY ile ماهي دودي )


- KIPÇAK ile ...

( KUMANİA )

( XI - XV. yüzyıllarda, Hazar ve Karadeniz'in kuzeyindeki bozkırlarda, Mısır ve Suriye'de yaşamış bir Türk boyu, Kuman. | Günümüzde, Kırım Tatarcası, Kazakça, Karaçay Malkarca vb. lehçeleri konuşan öbeğe verilen genel ad. )


- KIPÇAK ile KIPÇAKÇA


- KİPE[Alm. < KIPPE] -

( Hızla bükülen kalçanın sert ve birden gerilişiyle, gövdenin yatıştan ayaküstü duruşa ya da asılmadan dayanmaya geçmesi. )


- KIPI = AN = DEM = MOMENT[İng., Fr., Alm.] = ATTIMO/MOMENTO[İt.] = MOMENTO/RATO[İsp.]


- KIPIK/LIK ile KIPIK GÖZLÜ


- KIPIR KIPIR (KIPIRDAMAK, YERİNDE DURAMAMAK)


- KIPIR KIPIR ile HUZURSUZLUK

( FIDGET vs. FIDGETINESS )

( ناراحت بودن ile بخودپيچي ile لول خوري )

( NARAHAT BODAN ile BAKHODPYCHY ile LOL KHORY )


- KIPIRDAMAK ile KIPIRDANMAK ile KIPIRDATMAK ile KIPIRDAŞMAK ile KIPIRDATABİLMEK ile KIPIRDAYABİLMEK ile KIPIRDAK/LIK


- KIPIRTI ile KIPIRTILI ile KIPIRTISIZ/LIK ile KIPIRTISIZCA


- KIPKIRMIZI


- KİPLİK:
SORUN BELİRTEN ÖNERME ve/||/<> İDDİA EDİLEN ve/||/<> İTİRAZ GÖTÜRMEZ OLAN/APAÇIK


- KİPPA ve/<> TALLETH

( Dua takkesi. VE/<> Kutsal şal. )


- KIPRAYIŞ ile KIPRAYIŞLI ile KIPRAYIŞSIZ


- KİPRİK değil KİRPİK


- KIPTİ/LİK ile KIPTİCE


- KIR ATIN YANINDA YATAN, YA HUYUNDAN, YA SUYUNDAN ile KÖRLE YATAN ŞAŞI KALKAR


- KIR-BAYIR


- KİR-KİSP


- KIR YEMEĞİ ile BERVÂZE[Fars.]

( PICNIC vs. ... )


- KIR ile/ve/||/<>/> AK

( GRAY vs./and/||/<>/> WHITE )


- KIR ile BAKLA KIRI

( ... İLE Beyazı çoğalmış, beyazlamaya yüz tutmuş saç vb. | Koyu ve iri lekeli at donu. )


- KİR ile/değil BOYA


- KİR ile ÇEPEL

( Kir, bulaşık, çamur, pislik. | Ürüne karışmış yabancı madde. )


- KÎR[Ar.] ile KÎR[Ar.] ile KİR[Tr.]

( Zift, katran. İLE Erillik örgeni, penis. )


- KIR ile KIR ile KIR

( Beyazla az miktarda siyah karışmasından oluşan renk. | Bu renkte olan. İLE Kent ve kasabaların dışında kalan, çoğu boş ve geniş yer, dağ, bayır. İLE Bozma, bölme, ayırmanın buyruk kipi. )

( GRAY vs. GRAY vs. GRAY )


- KİR ile PESEK

( ... İLE Diş kiri/pası. )


- KİRA ile KİRALIK

( LEASE vs. LEASED )

( اجاره دادن ile اجاره ile اجاره رفتن ile اجاره کردن ile اجارهاي )

( EJAREH DADAN ile EJAREH ile EJAREH RAFTAN ile EJAREH KARDAN ile EJAREHYAY )


- KIRAAT ile/ve/||/<> TEFEKKÜR ile/ve/||/<> HAYAT

( Dilin okuması. İLE/VE/||/<> Aklın okuması. İLE/VE/||/<> Kalbin okuması. )


- KIRAATHANE ile KIRAATHANECİ/LİK


- KIRAATHANELER ile/ve/||/<>/> MARMARA KIRAATHANESİ


- KİRACI/SAHİP değil/yerine MİSÂFİR


- KIRAÇLAŞMAK ile KIRAÇ/LIK


- KIRAĞI ile KIRAĞILI


- KİRAL AYRIŞIM ile/||/<> RAZEMAT SENTEZİ

( Kiral ayrışım enantiomerleri ayırırken İLE razemat sentezi iki enantiomeri eşit oranda üretir )

( Formül: ee = (R-S)/(R+S) )


- KİRAL ile/ve/||/>< AKİRAL

( KİRALİTE: Nesnenin veri taşıyan bakışımsızlığı. )


- KİRALAMAK ile KİRALANMAK ile KİRALATMAK ile KİRALAYABİLMEK ile KİR ile KİRA/LIK ile KİRACI/LIK ile KİRALI ile KİR PAS ile KİRA BEDELİ ile KİRALIK KIZ ile KİRA ARABASI ile KİRALIK ADAM ile KİRALIK KASA ile KİRA KONTRATI ile KİRALIK KADIN ile KİRALIK KATİL ile KİRA SÖZLEŞMESİ


- KİRALAYAN ile/ve KİRAYA VEREN


- KİRALİTEDE:
D ile/ve/||/<> L


- KİRÂM[< KERÎM] ile ...

( SOYU TEMİZ, ULULAR, ŞEREFLİLER | CÖMERTLER )


- KIRAN KIRANA (MÜCADELE)


- KIRAN ile KIRAN KIRANA


- KIRAN ile KIRAN ile KIRAN/ÂFET ile KIRÂN[Ar. < KIRÂNÂT] ile KIRÂN[Fars.]

( Kırma işini yapan kişi. İLE Kıyı, kenar, çevre, uç. | Dağ sırtı, tepe, bayır. | Kıraç toprak. | Birbirine paralel olarak uzanan iki akarsu arasında kalmış dağ sırtı. İLE Bir topluluğun ve özellikle hayvanların büyük bir bölümünü yok eden hastalık ya da başka neden. İLE Yakınlık. | İki şeyin birleşmesi. | Gezegenlerden ikisinin bir burçta birleşmesi. İLE 1848'den 1927'ye kadar İran'da kullanılan bir gümüş para.[1.25 Dolar değerindeydi. 10 kıran, 1 toman ederdi.] )


- KIRAN/ÖLET/AFET ile KIRAN

( Kırma işini yapan kişi. | Bir topluluğun ve özellikle hayvanların büyük bir bölümünü yok eden hastalık ya da başka neden. İLE Kıyı, kenar, çevre, uç. | Dağ sırtı, tepe, bayır. | Kıraç toprak. | Birbirine paralel olarak uzanan iki akarsu arasında kalmış dağ sırtı. )


- KIRANTA[İt. < QUARANTA] değil/yerine/= KIRÇIL

( Saçları ağarmaya başlamış eril kişi. | İlerlemiş yaşına karşın bakımlı, özenli eril kişi. | Kırlaşmış saç, sakal. )


- KİRAZ ÇEKİRDEĞİ ve ZEYTİN ÇEKİRDEĞİ ve KEÇİBOYNUZU ÇEKİRDEĞİ

( Isıtılarak uzun süreli ısıtıcı olarak kullanılabilir. )


- KİRAZ KUŞU ile KİRAZ KUŞU

( BUNT vs. BUNTING )

( دربيس بال ile شنل بچگانه )

( DARBYS BAL ile SHNEL BECHEGANEH )


- KİRAZ ile DALBASTI

( ... İLE Bir tür, iri, aşılı kiraz. )


- KİRAZ ile DEFNE ile MEŞE ile AKÇAAĞACI ile KAYISI

( image )

( Kendinizi tanımlamak isteseydiniz ne olmak isterdiniz?

Kiraz kadar lezzetli, defne gibi yeşil, meşe gibi toprağın sigortası, akçaağaç kadar estetik ve kayısı kadar yararlı olmak isterdim. )


- KİRAZ ile HİNTKİRAZI/MANGO[Portekizce]

( ... İLE Sumakgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, zeytin büyüklüğünde yenilir bir meyvesi olan büyük bir ağaç. )

( ... cum MANGIFERA DOMESTICA )


- KİRAZ ile İDRİSAAĞACI/MAHLEP[Ar.]

( Gülgillerden bir meyve ağacı. | Bu ağacın meyvesi. İLE Meyvesi hoş kokulu, hoş bir kiraz türü, kokulu kiraz. )

( PRUNUS AVIUM cum PRUNUS MAHALEB )


- KİRAZ ile KİRAZ

( ... İLE/VE Giresun'da, dağlık bir bölgeye verilen ad. )


- KİRAZ ile KİRAZ DEFNESİ

( CHERRY vs. CHERRY LAUREL )

( گيلاس ile غار گيلاس )

( GYLAS ile GHAR GYLAS )


- KİRAZ ile/ve NABAK

( ... İLE/VE Yaban kirazı. )


- KİRAZ ile/ve SİDRE

( ... İLE/VE Arabistan kirazı. )


- KİRAZ ile/ve VAŞ


- KİRAZ[Yun.] ile VİŞNE[Slavca]

( Gülgillerden bir meyve ağacı. İLE Gülgillerden, dalları kırmızımtrak, çiçekleri beyaz renkte, kiraza benzer bir ağaç. | Bu ağacın meyvesi. )

( ... ile ÂLÛ-BÂLÛ/ÂLBÂLÛ )

( CHERRY vs. SOUR CHERRY/MORELLO/AMARELLE )

( PRUNUS AVIUM cum PRUNUS CERASUS )


- KİRAZLI BEND (MAHMUT II. BENDİ) :

( Bahçeköy Belgrad Ormanı içindedir. Eski Belgrad köyünün güneyinde yer alan bent Sultan II. Mahmut (1785 - 1839)' un döneminde yapılmış olup 1818 yılında tamamlanmıştır. Bent Mimar Kirkor Amira Balyan (1764 - 1931) tarafından yapılmıştır. Yüksekliği 11,60 m, uzunluğu 45,45 m. dir. 103.080 m³ su kapasitelidir. )


- KİRAZLI BEND PİKNİK YERİ :

( Bahçeköy'de Belgrad Ormanı içindeki Kirazlı Bend (Mahmut II. Bendi) ön kısmı ve çevresidir. Halka açık bir piknik alanı olup, gruplara günü birlikte verilmektedir. Suyu, masaları ve çeşitli ihtiyaçlara cevap veren hizmetleri ile hazır bulunmaktadır. )


- KİRAZLIBAHÇE ÇEŞMELERİ :

( Zekeriyaköy'deki Kirazlıbahçe çay bahçesi içindeki çeşme 1927 yılında duvar çeşmesi olarak yapılmıştır. Çeşmenin suyu Kirazlıbahçe memba suyudur. Bu bahçe içindeki diğer çeşme Kirazlıbahçenin bitişiğindeki evin bahçesindedir. Çeşme 1962 yılında yapılmıştır. Her iki çeşme de Mustafa Dayaloğlu tarafından yaptırılmıştır. )


- KİRAZLIBAHÇE MESİRESİ :

( Zekeriyaköy'ün Soğuksu tarafındadır. Mesire içi kiraz ağaçları ile dolu olması nedeni ile Kirazlıbahçe denilmektedir. Mesire içerisinde lokanta, Çay bahçesi, piknik alanı bulunmaktadır. Evliya Çelebi'nin seyahatnamesinde bahsettiği "... lal renkli sulu kirazları..." Bu mesire bahçesinde hala bulunmaktadır. Kirazlıbahçe mesiresi 1927 yılından beri hizmet vermektedir. )


- KİRAZ/LIK ile KİRAZ ZAMKI ile KİRAZ ELMASI ile KİRAZ REÇELİ ile KİRAZ DOMATES ile KİRAZ DUDAKLI


- KIRBA[Ar. < KİRBA]/MATARA[Ar. < MİTHARE] ile KIRBA

( Sakaların içinde su taşıdıkları ağzı dar, altı geniş, deriden yapılmış kap, su kabı. İLE Çok su içen. | Çocuklarda karın şişmesiyle beliren bir hastalık. )


- KIRBAÇLAMAK ile KIRBAÇLANMAK ile KIRBAÇLATMAK ile KIRBA ile KIRBAÇ ile KIRBAÇ KURDU ile KIRBAÇ KURTLARI


- KİRCHHOFF İLE THÉVENİN İLE NORTON ile/||/<> DEVRE ANALİZİ TEOREMLERİ

( Elektrik devrelerinin analizi için üç temel teorem. )

( Formül: ΣI = 0 İLE ΣV = 0 )


- KIRCI ile KIRCIN ile KIRCI MANTI


- KIRÇILLANMAK ile KIRÇILLAŞMAK ile KIRÇIL/LIK


- KİRDE ile KİRDECİ/LİK


- KİRDEŞ ile/ve/||/<> KOMŞU
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Tek bir ev içinde birlikte ikamet edilen komşu. İLE/VE/||/<> ... )


- KIRDIRMAK ile KIRDIRTMAK ile KIRDIRABİLMEK


- KİREÇ KLORÜRÜ ile KİREÇ KAYMAĞI

( ... İLE Bazı nesne ve yerleri mikroplardan arıtmakta, çamaşırları ağartmakta kullanılan, sarımsı beyaz renkte ve klor kokusunda, toz ya da sulandırılmış kireç klorürü. )


- KİREÇ ile KİREÇ TAŞI

( Mermer, tebeşir, kireç taşı, alçı taşı gibi birçok taşın özünü oluşturan kalsiyum oksit.[CaO] | Kalsiyum hidroksit, Ca(OH). İLE Kireç ocağında işlenerek kireç elde edilen, kalsiyum karbon tuzundan bileşik kayaç. )


- KİREÇ ile/||/<>/> KİREÇSÜTÜ

( ... İLE/||/<>/> Badana için hazırlanmış sulu kireç. )


- KİREÇBURNU FIRINI :

( Kireçburnu çarşı içinde ve Kefeliköy Caddesi üzerindedir. 1957'den beri hizmet veren fırının sahibi Sami, Şevki Bostancı olup, börekleri ile çok ünlü bir fırındır. )


- KİREÇBURNU LİMANI :

( Kireçburnu Haydar Aliyev Parkı önünde bulunan limandır. Eski küçük ve elverişsiz barınak yıkılarak yerine bu liman yaptırılmıştır. Liman S.S. Kireçburnu Su Ürünleri Kooperatifinin kullanımındadır. )


- KİREÇBURNU MAHALLESİ :

( Kireçburnu ilçenin sahil şeridinde yer alan bir mahalle olup; Tarabya, Cumhuriyet Mahallesi (Kefeliköy) mahallesinden sınır alır. Bizans döneminde isminin Boğazın anahtarı anlamına gelen Kleidra tou Pontuveya Kleidai tou Pontu idi. Osmanlı döneminde yörede bulunan kireç ocağı ve kireç iskelesi nedeni ile semte Kireçburnu ismi verildiği bazı kaynaklarda belirtilir. 1992 nüfus sayımına göre mahallenin nüfusu 6.081'dir. )


- KİREÇBURNU MESİRESİ :

( Kireçburnu eski vapur iskelesinden Kefeliköy'e kadar uzanan sahil boyu; ağaçları, farkları ve yeşillikleri ile doğal mesire görünümünde olup bu biçimde değerlendirilmektedir. )


- KİREÇBURNU METEOROLOJİ İSTASYONU :

( Sarıyler İlçesindeki meteoroloji istasyonlarının merkezi durumundadır. )


- KİREÇBURNU PLAJI :

( Eski vapur iskelesinden Çin Konsolosluğu köşesine kadar olan alan, temiz suyu ve kullanışı nedeniyle plaj olarak kullanılmaktadır. )


- KİREÇBURNU SPOR KULÜBÜ :

( 1951 yılında Ahmet Poçar, Alaattin Kalender, İsmet Bozer, İsmet Ermetin, Raşit Yürüdü, Turgut Kalender, Fahrettin Sarıer ve Mehmet Gülümser tarafından kuruldu. Kulüp futbol dalında faaliyet göstermektedir. Bu kulüpten; Hüseyin Gülümser, Vecdi Poçar, Ferruh Engin. Engin Bilgin, Erman Ergin gibi sporcular yetişti. )


- KİREÇBURNU TABYASI :

( Kireçburnu Tabyaaltı durağının üst kısmında tepede, 1909'da savunma amaçlı yapılan ve toprak altından denize çıkışı olan tabya'da önceleri boğazın savunması için top ve askeri birlik bulunuyordu. Zamanla tabya terk edildi ve boş bırakıldı. Ulusal kurtuluş mücadelesi dönemlerinde muhtelif yerlerden temin edilen silah ve mühimmatların depo edilerek saklandığı yerlerden biridir. Bulunduğu mevkiin alt kısmına Tabyaaltı durağı vardır. )


- KİREÇBURNU VAPUR İSKELESİ :

( Şirket - i Hayriye'ye ait olun bu iskele Boğaz'ın Karadeniz'e açılan ağzının tam karşısında olması bakımından, sert havalarda geminin yanaşması ve yolcu boşaltması çok zor olan iskelelerden biriydi. Zamanla yolcusunu kaybettiğinden 1964'te kapatıldı ve iskele yerinden söküldü. )


- KİREÇÇİL >< KİREÇYEREN

( Kireçli topraktan hoşlanan, kireçli toprakta yetişen bitki. >< Kireçli topraktan hoşlanmayan, kireçli toprakta yetişmeyen. )


- KİREÇLEMEK ile KİREÇLENMEK ile KİREÇLEŞMEK ile KİREÇSİZLEŞTİRMEK ile KİREÇ/LİK ile KİREÇLİ/LİK ile KİREÇÇİ/LİK ile KİREÇSİZ ile KİREÇ SUYU ile KİREÇ TAŞI ile KİREÇ OCAĞI ile KİREÇ KUYUSU ile KİREÇ KAYMAĞI ile KİREÇSİZLENME ile KİREÇ FABRİKASI


- KİREÇLEŞME ile/ve/||/<> ÇÖZÜNME ile/ve/||/<> AYRIŞMA ile/ve/||/<> BAĞLAŞIM ile/ve/||/<> MAYALANMA(FERMENTASYON) ile/ve/||/<> DAMITMA(DİSTİLASYON) ile/ve/||/<> ÇÖKELME


- KİREÇSİLEMEK ile KİREÇSİ


- KİREÇTEN ARINDIRMAK ile DEKALKOMANYA

( DECALCIFY vs. DECALCOMANIA )

( بي آهک کردن ile عکس برگردان )

( BEY AHAK KARDAN ile AKS BARGARDAN )


- KİREMİT[Yun.] ile ALMANKİREMİDİ

( Çatıları örtmekte kullanılan, yan yana dizilerek suyu aşağıya geçirmeden dışarı akıtacak biçimde yapılmış, kızıl toprağın renginde, pişmiş balçık levha. İLE Düz/yassı kiremit. )


- KİREMİT ile KİREMİTLİ ile KİREMİTÇİ/LİK ile KİREMİT RENGİ ile KİREMİT FABRİKASI


- KİREMİTLİ ÇEŞME :

( Garipçe Kalesi yolu üzerindedir. Hangi tarihte ve kim tarafından yapıldığı bilinmemektedir. )


- KİRGİN ile KIZIŞMA
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Aygırın kızışma zamanı. İLE ... )


- KIRGINLIK ile BURUKLUK

( DİLGİR[Fars.]: Kırgın, gönlü kırgın. )


- KIRGIN/LIK ile/değil KIRIK/LIK


- KIRGIN/LIK ile/ve/||/<>/> KIZGIN/LIK ile/ve/||/<>/> KİN

( Sessizdir. İLE/VE/||/<>/> Gürültülüdür. İLE/VE/||/<>/> Gereksizdir ve yanlıştır. )


- KIRGINLIK ve/||/<> MESAFE

( Kırıldığında, o kişiyle aranda mesafe oluşturmak ve birbirine zaman tanımak gerekir. Anlıyorsa/n yanına gelecektir/gideceksindir. Gelmiyorsa/gitmiyorsan, o kişiyle doğru mesafeyi buldun demektir. )


- KIRGIZ ile KIRGIZCA


- KIRGIZ ile KIRGIZİSTAN

( KYRGYZ vs. KYRGYZESTAN )

( قرقيزستاني ile قرقيزستان )

( GHARGHYZESTANY ile GHARGHYZESTAN )


- KIRI ile/> SIPA


- KIRIK-DÖKÜK


- KIRIK-DÖKÜK (EŞYA)


- KIRIK ile/ve/||/<> BÜKÜK ile/ve/||/<> EĞİK


- KIRIK ile ÇATLAK


- KIRIK ile KIRIK ile KIRIK

( Kırılmış olan. | Tam nota göre düşük olan not. | Saf renkten hafif uzaklaşmış. | Kırılmış bir şeyden ayrılan parça. | Kemiğin bir etki ile kırılması. | Bir şeyin kırılan yeri. | Kırıntı. | Melez. | Tavla oyununda oyun dışı bırakılan pul. | Gücenmiş, üzgün. İLE Dişilin ya da erilin, yasalara ve törelere aykırı olarak ilişki kurduğu eril ya da dişil. İLE Fay. )


- KIRIK ile/||/<> KİRLİ ÇAMAŞIR


- KIRIK ile PARÇALANMIŞ ile KIRIK KALP

( BROKEN vs. BROKEN DOWN vs. BROKEN HEARTED )

( مکسر ile منکسر ile شکسته ile بيکار افتاده ile شکسته شده ile ازکارافتاده ile نقض شده ile گسيخته ile گسسته ile از کارافتاده ile خراب ile دل شکسته ile شکسته دل )

( MAKSAR ile منکسر ile SHKASTEH ile BEYKAR AFTADEH ile SHKASTEH SHODEH ile AZKARAFTADEH ile NAQZ SHODEH ile GOSYKHTEH ile GOSESTEH ile AZ KARAFTADEH ile KHARAB ile DEL SHKASTEH ile SHKASTEH DEL )


- KIRIK/ÇI/SINIK/ÇI[yerel] ile/değil/yerine KEMİK HEKİMİ/ORTOPEDİST


- KIRIKKALE ile KIRIKKALELİ/LİK


- KIRIK-KIRTIK


- KIRIKLAMAK ile KIRIK/LIK ile KIRIKÇI/LIK ile KIRIK DÖLÜ ile KIRIK HAVA ile KIRIK DÖKÜK/LÜK ile KIRIK ÇİZGİ


- KİRİL ile KİRİL ALFABESİ


- KIRILGAN ile KIRILGANLIK

( BRITTLE vs. BRITTLENESS )

( ترد ile شکننده ile تردي )

( TARD ile SHKONANDEH ile تردي )


- KIRILGAN ile KIRILGANLIK

( FRAGILE vs. FRAGILITY )

( شکننده ile شکستني ile ترد ile زودشکن ile زودشکني ile تردي ile شکنندگي )

( SHKONANDEH ile SHKASTANY ile TARD ile ZUDSHKAN ile زودشکني ile تردي ile SHKONANDEGY )


- KIRILGANLIĞIN GÜCÜ ve/||/<> UTANCI DİNLEMEK

( BRENE BROWN )

( İlgili konuşmayı, burayı tıklayarak izleyebilirsiniz... ve/||/<> İlgili konuşmayı, burayı tıklayarak izleyebilirsiniz... )


- KIRILIP SERİLMEK


- KIRILMA İLE YANSIMA İLE GİRİŞİM İLE KIRINIM ile/||/<> IŞIK OLAYLARI

( Işığın madde ile etkileşiminde görülen dört temel optik olaydır. )

( Formül: n₁sinθ₁ = n₂sinθ₂ )


- KIRILMA ile BOZULMA


- KIRILMA ile/ve/değil BÜKÜLME


- KIRILMA/KIRIK ile/ve/||/<>/< ÇIKMA/ÇIKIK ile/ve/||/<>/< BURKULMA

( Kırık, kemik bütünlüğünün bozulmasıdır. Kırıklar, darbe sonucu ya da kendiliğinden oluşabilir. Yaşlılık ile birlikte kendiliğinden kırık oluşma riski de artar. İLE/VE/||/<>/< Eklem yüzeylerinin kalıcı olarak ayrılmasıdır. Kendiliğinden normal konumuna dönemez.[Yoğun ağrı, şişlik ve kızarıklık, işlev kaybı ve eklem bozukluğu gibi belirtileri vardır.] İLE/VE/||/<>/< Eklem yüzeylerinin anlık olarak ayrılmasıdır. Zorlamalar sonucu oluşur.[Burkulan bölgede ağrı, kızarma, şişlik, işlev kaybı gibi belirtileri vardır.] )

( [Kırıklarda İlk Yardım]
- Yaşamı tehdit eden yaralanmalara öncelik verilir.
- Hasta/yaralı, hareket ettirilmez, sıcak tutulur.
- Kol etkilenmişse yüzük ve saat gibi nesneler çıkarılır. - Sabitleme ve sargı yapılırken, parmaklar görünecek biçimde açıkta bırakılır.
- Kırık kuşkusu bulunan bölge, ani hareketlerden kaçınılarak bir alt ve bir üst eklemleri de içine alacak biçimde sabitlenir.
- Açık kırıklarda, sabitlemeden önce yara temiz bir bezle kapatılmalıdır.
- Kırık bölgede sık aralıklarla nabız, derinin rengi ve ısısı gözlenir.
- Kol ve bacaklar yukarıda tutulur.
- Tıbbî yardım istenir[112].

İLE/VE/||/<>/<

[Çıkıkta İlk Yardım]
- Eklem aynen bulunduğu biçimde sabitlenir.
- Çıkık yerine oturtulmaya çalışılmaz.
- Hastaya/yaralıya, ağızdan hiçbir şey verilmez.
- Bölgede nabız, deri rengi ve ısısı kontrol edilir. - Tıbbi yardım alınır.

İLE/VE/||/<>/<

[Burkulmada İlk Yardım]
- Sıkıştırıcı bir bandajla burkulan eklem sabitlenir.
- Şişliği azaltmak için bölge yukarı kaldırılır.
- Hareket ettirilmez.
- Tıbbî yardım alınır. )


- KIRILMA(") ile/<> (")ÇÖKME(")


- KIRILMA ile DAĞILMA


- KIRILMA ve/> DEĞİŞİM ve/> GÜÇLENME ve/> UMURSAMAMA


- KIRILMA ile/ve/değil EŞİK


- KIRILMA ile/ve/||/<> EVRİLME


- KIRILMA ile KIRILMA NOKTASI


- KIRILMA ile/ve SIÇRAMA


- KIRILMA" ile/></> UMURSAMAZLIK

( Kırıldıkça değişir, değiştikçe güçlenir, güçlendikçe de umursamazsın. )


- KIRILMA ile/||/<> YANSIMA

( Kırılma ışığın ortam değiştirirken yön değiştirmesi İLE yansıma geri dönmesidir )

( Formül: n₁sinθ₁ = n₂sinθ₂ (Snell yasası)\nθ_i = θ_r (Yansıma yasası)\nsinθ_c = n₂/n₁ (Kritik açı) )


- KIRILMA ile/ve/||/<>/> YIKILMA


- KIRILMADA:
BURKULMA ile BASINÇ ile KESME

( )


- KIR(IL)MAK ile/değil/yerine/>< EĞ(İL)MEK

( Komik değildir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Komiktir. )


- KIRILMAK ile KIRILIVERMEK


- KIRILMAK ile/ve KIZMAK


- KIRILMAMA NOKTASINDAKİ KİŞİ İÇİN SÖYLENİLECEK OLAN:
[ya] KALPSİZ ile/ya da GÜÇLÜ


- KIRILMAMALI:
DAL ile/ve/||/<> SEVGİ

( Ağaçtan, meyve bekliyorsak. VE Kişilerden, sevgi bekliyorsak. )


- KIRIM KIRIM (YÜRÜMEK) -


- KIRIM ile KIRIM KIRIM


- KIRIM ile KIRIM ile Kırım

( Savunmasız kişilerin ya da tutsakların toplu olarak öldürülmesi, katliam. İLE Hayvanların hastalık, soğuk gibi sebeplerle ölmesi. İLE ... )


- KIRIM ile/= TAURIS ile/= TAVRIA/TAVRIDA

( ... İLE/= Kırım'dan, ilk kez Antik Çağ'da, Heredotos söz etmiş ve bu adı vermiştir. İLE/= Roma'lılar da, bu adlarla anmıştır. )


- KIRINIM ile KIRINIM

( DIFFRACT vs. DIFFRACTION )

( پراشيدن ile پراش )

( PARASHYDAN ile PARASH )


- KIRINIM ile/||/<> SAÇILMA (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Kırınım dalga engel arkası, saçılma parçacıklarla etkileşimdir )

( Formül: Huygens İLE Rayleigh )


- KIRINTI ile KIRINTILI ile KIRINTI KÜLTE


- KIRIŞ KIRIŞ -


- KİRİŞ ile BAŞTABAN

( ... İLE Yunan ve Roma mimarlıklarında, sütunların üstüne oturan ve iki sütun arasındaki uzaklığın üstünü örten büyük, uzun taş kirişlerin oluşturduğu bölüm. )


- KİRİŞ ile KEMERE[Yun.]

( Yapılarda dört köşe kalın keresteden, demirden ya da betonarmeden yapılmış yatay destek parçası. İLE Gemi güvertesinin enine konulmuş kirişlerinden her biri. )


- KİRİŞ ile KİRİŞ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Yayın iki ucu arasında gerili olan tel. İLE Birinin mülklerinden edindiği geliri. )


- KİRİŞ ile PALALIK

( ... İLE Çatı kirişinin yanı. )


- KIRIŞIK ile/ve/değil/yerine/||/<> KIVRIM

( Kırışmış olan. | Kırışmış yer, kırışıklık. | Deride esnekliğin kaybolmasından oluşan kıvrım. )


- KIRIŞIK/LIK ile KIRIŞIKLI/LIK ile KIRIŞIKSIZ/LIK


- KİRİŞLEME ile KİRİŞLEMEK

( Kirişlemek işi. | Ahşap döşemelerde yaklaşık 50 santimetre ara ile kirişler koyma. | Çapraz olarak, kılıçlama. İLE Kirişi çekip germek. | Kiriş olarak kullanılan keresteyi döşemek. )


- KİRİŞLEMEK ile KİRİŞ/LİK ile KİRİŞLİ ile KİRİŞÇİ/LİK ile KİRİŞSİZ


- KİRİŞLİ ile KİRİŞLİ

( Kirişi olan. İLE Kiriş yapısında olan. )


- KIRIŞMA ile KIRIŞMACA


- KIRIŞMAK ile KIRIŞTIRMAK ile KIRIŞ KIRIŞ


- KIRIŞTIRMAK ile "KIRIŞTIRMAK"

( Nesnelerde.[kâğıt, giysi vb.] İLE Biriyle. )


- KİRİT ile/ve/||/<> KİRİTLİK/KİRİTLİG
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Anahtar. İLE/VE/||/<> Kilit. )


- KIRITIM ile KIRITIM KIRITIM


- KİRİZMALAMAK ile KİRİZMA


- KIRK AKIL ile/değil/yerine/>< AKIL

( Kararsız, bir konuda belirgin görüş ve karar belirtemeyen kişi. | Her konuda düşüncesi ve sözü olan. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< ... )


- KIRK BUDAK ile ...

( BEKTÂŞİYE'DE MEYDAN ŞAMDANI )


- KIRK HANE ile/ve/||/<>/>/< BİR ÂRİF


- KIRK (LOKMA/TABAK) ile/ve/<>/ya da KIRIK (LOKMA/TABAK)

( FORTY (BITE/PLATE) vs./and/<>/or BROKEN (BITE/PLATE) )


- KIRK MENZİL


- KIRK MİLYAR IŞIK YILI ile/ve/<> ONBEŞ MİLYAR IŞIK YILI

( Bilemediğimiz. İLE/VE/<> Bilebildiğimiz. )

( Işığın bir yılda boşlukta aldığı mesafe. [Zaman birimi değildir!]
1 ışık yılı = 63.241 AU [ 1 AU = 149.597.870.691 ± 30 m. ] | [9.5 Trilyon km. / 9.460.718.940.369.531 m. ± 1.897.230 m.] )


- YAŞ:
40 ile/ve/> 50

( Gençliğin, yaşlılığı. İLE/VE/> Yaşlılığın, gençliği. )


- KIRKAĞAÇ ile KIRK AĞAÇ

( Manisa iline bağlı ilçelerden biri. İLE ... )


- KIRKAĞAÇ ile KIRKAĞAÇ KAVUNU


- KIRKAMBAR ile KIRKAMBAR

( İçinde değişik türden şeyler bulunan kap ya da yer. İLE Çok konuda bilgisi olan kişi. | Çerçi. )


- KIRKAR ile KIRKARLI


- KIRKAYAK ile KIRKAYAK

( Eklem bacaklıların çok ayaklılar sınıfına giren, taşların altında yaşayan, gövdesi yuvarlak ve uzun bir böcek. İLE "Kasık biti". )

( JULUS TERRESTRIS cum PTHIRUS PUBIS )


- KIRKAYAK ile TIRTIL

( Taşların altında yaşar. | Kasıkbiti. İLE Kelebek kurtçuğunun yumurtadan çıktıktan sonra krizalit oluncaya kadarki durumu. )

( Tek sayılı ayak çiftine sahiptir. Ayak sayıları 15 - 191 çift arasında değişir. İLE ... )

( DIPLOPODA: Kırkayakları [binayakları] içeren hayvan sınıfı. )

( UNIRAMIA: Kırkayakların, çiyanların ve böceklerin yer aldığı şube. )

( ÜMMÜ ERBA', ERBAİN ile ... )

( HEZÂR-PÂ, PÜR-PÂYE ile ... )

( MILLIPEDE (/CENTIPEDE) vs. CATERPILLAR )

( JULUS TERRESTRIS, CENTIPEDA[Yüzayak] cum ... )


- 45'LİK ile/ve 33'LÜK ile/ve 78

( Küçük plak. İLE/VE Büyük plak. İLE/VE Taş plak. )


- KIRKI ile KIRKIM ile KIRKICI/LIK ile KIRKIMCI/LIK ile KIRKINCI