Bugün[03 Ocak 2026]
itibarı ile 8.234 başlık/FaRk ile birlikte,
8.234 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(29/34)


- KORKARAK SÖYLEMEK değil/yerine İDDİALI SÖYLEMİŞ OLMAYAYIM


- KORKU(HAVF) ile HAŞYET(ALLAH'TAN KORKMA) ile İTTİKÂ ile HEYBET

( Korku peşimizi bırakmaz. Tüm çalışıp çabalamamız, ölüm korkusundan. Halbuki, korku gitmeyince Allah dostu olamayız. )

( Korkunun bir bölümü, Allah'ın "Rezzâk-ı Âlem" olduğunu anlayınca gider. )

( İhanet bitsin, kanundan da, hemcinsinden de, Allah'tan da korkmazsın. )


- KORKU ile HAVF ile İTTİKÂ

( ... İLE Sevdiğini gücendirme korkusu. İLE Sakınma, Allah'tan korkma. )


- KORKU ile/ve İHÂNET


- KORKU ile İKİRCİK

( REV', REV'A ile TEREDDÜT )

( FEAR vs. HESITATION )


- KORKU ile/ve İMAN


- KORKU ile/ve/||/<> KIZMA/ÖFKE ile/ve/||/<> ÜZÜNTÜ/ÜZÜLME ile/ve/||/<> UTANMA/UTANÇ[>< AÇGÖZLÜLÜK] ile/ve/||/<> İĞRENME/TİKSİNTİ | ile/ve/||/<> SEVİNÇ(NEŞE)/COŞKU ile/ve/||/<> ŞAŞIRMA/ŞAŞKINLIK/HAYRET

( Farklı coğrafyalarda yaşayıp farklı dilleri konuşsa da yeryüzünde yaşayan tüm bireyler, şu 6 ya da 7 duygu-durum için aynı yüz ifadesi ve mimikleri kullanıyor. )

( )

( )


- KORKUNÇ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İLGİNÇ


- KÖRLÜK:
ZİHİNSEL ile/ve/||/<> İŞLETME ile/ve/||/<> BENCİL

( Kendi eksiklerini "görememe". İLE/VE/||/<> Şirketinde tekrarlayan yanlışlara karşı oluşan "görememe". İLE/VE/||/<> Dost eleştirisine, "niyet okuyarak", inanmamak. )


- KORNA değil/yerine IŞIK/SELEKTÖR/SİNYAL

( Yayalara korna çalınmaz! [araç sahipleri, rahat/sıcak arabalarının içinde, fren ve gaz ayaklarının altında, her türlü olanağa sahip olarak beklemeyi bilmeli/uygulamalılardır!] )

( İster bisiklet/motosiklet olsun, ister herhangi bir araç olsun, sokak aralarında ve kişilere hiçbir zaman ve koşulda korna çalınmaz!!! [özellikle görme engellilere ve yaşlılara!] )

( Kırmızı ışıkta ya da en ufak bir duraksamada çalınan kornaların gereksizliğini anlamış ve sürekli anımsıyor olmamız gerekir! [Çalınan kornanın da hiçbir şeyi değiştirmeyeceği, hızlandırmayacağını da!] )

( Kornalar otoyollarda, hızın ve gürültünün yüksek olduğu yerlerde, araçlar arasında kullanılmak üzere bir olanaktır. Ki otoyolda dahi, ışık/sinyal/selektör varken korna çalmak gereksiz/işlevsiz/anlamsızdır! )


- KÖŞKLÜ ile/ve "İKİ KEÇELİ"

( Osmanlı'da yangın habercileri. )

( ... İLE/VE Üst kıdemli. )


- KÖSNÜ/ŞEHVET ile İŞRET


- KOŞULLU ile/ve/yerine/değil İSTEKLİ

( [not] CONDITIONAL vs./and/but WILLING
WILLING instead of CONDITIONAL )


- KOŞULSUZ/LUK ile/ve/<> İLİŞKİSİZ/LİK


- KÖTÜ GÜN/DURUM/HAL DOSTU (OLMAK) ile/ve/yerine İYİ GÜN/DURUM/HAL DOSTU (OLMAK)

( Arkadaşlıkta ve evlilikte geçerli olabilir, olmalıdır. İLE/VE/YERİNE Sevgililikte geçerli olmalıdır. )


- KÖTÜ HABER ile/ve/değil/yerine/||/<>/> İYİ HABER

( Hiçbir şey, sonsuza kadar sürmez. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Hiçbir şey, sonsuza kadar sürmez. )


- KÖTÜ "HABER" ile/ve/değil/yerine/||/<> "İYİ HABER"

( (")Hâlâ yaşıyoruz("). İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Henüz ölmedik. )


- KÖTÜ NESNE - KÖTÜ KENDİLİK ile/ve/değil/yerine/>< İYİ NESNE - İYİ KENDİLİK


- KÖTÜ NİYET ("VAR") ile/değil/yerine/>< İYİ NİYET (YOK)


- KÖTÜ NİYETLE PLAN YAPIP "KAZANMAK" ile/değil/yerine/>< İYİ NİYETLE ÜMİT EDİP KAYBETMEK


- KÖTÜ ile/ve İSTENİLMEYEN

( İyi şeylerden istemeyerek uzak kalınır, kötü şeylerden isteyerek. )


- KÖTÜ ile/ve/||/<> İYİ ile/ve/||/<> BENLİK

( İd. İLE/VE/||/<> Süper ego. İLE/VE/||/<> Ego. )

( Düşman/rakip. İLE/VE/||/<> Yardımcı. İLE/VE/||/<> Kahraman. )


- [ne yazık ki]
KÖTÜLERİN, "BASKISI" ile/değil/||/<> İYİLERİN, KAYITSIZLIĞI


- KAYGILAN/MAK / KORK/MAK:
KÖTÜLÜK EDENDEN VE ETTİĞİNDEN
ile/ve/değil/yerine/daha çok/||/<>/<
İYİLİK EDENDEN VE ETTİĞİNDEN


- KÖTÜLÜK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İYİ OLANIN YOKLUĞU


- [ne yazık ki]
"KÖTÜLÜK" değil/yerine/>< İYİLERİN ÇABASI

( Kötülüğün baskın gelmemesi için tek koşul, iyilerin, çaba göstermeleridir. )


- KÖTÜLÜKLERLE "YÜKSELMEK" değil/yerine/><
İYİLİKLERLE "KAYBETMEK"


- KÖTÜ/LÜK(TE) ile/ve/değil/yerine/>< İYİ/LİK(TE)

( Hesaplı/planlı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Hesapsız/plansız. )

( İyi, yapmak ve yaratmakla; kötü, tembellik ve işsizlikle görülür. )

( Mükemmel olmayanı mükemmel olan uğruna seve seve feda edin, o zaman iyi ve kötü tartışmaları artık hiç olmayacak. )

( Ortak iyiliği (bütünün hayrını) arzu ettiğinizde, tüm dünya sizinle birlikte arzu eder. )

( Yapmış olduğu kötülüğü daha sonra yaptığı iyilikle yenen kişi, ayın, ışığını örten bulutlardan kurtulduğu zamanki gibi, dünyaya ışık yayar. )

( Olgun kişi, iyiyi gözlemleyerek onun peşinden gider, kötüyü gözlemleyerek düzeltmeye çalışır. )

( En yüksek katta şereflendirilmenin anlamı, kişinin iyiliğe olan içten aşkının doğurduğu başarıdır. )

( Olayları iyi ve kötü diye ayırdığınız sürece, haklı olabilirsiniz. Gerçekte ise, yerine getirildiklerinde, iyi kötüye, kötü de iyiye dönüşür. )

( Kötüyü kötü görebilmeliyiz ki, iyiyi arayabilelim. )

( Her şeyi iyi görürsek, tuzağa düşeriz. )

( ARETE[Hellence]: İyilik. | Erdem, yetenek, yetkinlik, yararlılık. )

( İyi şeylerin olduğu/olabildiği/olabileceği kadar, kötü; kötü şeylerin olduğu kadar da, iyi şeylerin olduğu/olabildiği/olabileceği ve bu bağlamda da, iyi/kötü tanımının olmadığı/olamayacağı, ancak ve sadece bizim alt seviye yükleme(leri)mizle ya da indirgeme(leri)mizle söz konusu olduğunu anımsamakta yarar vardır. )

( İyi birini gördüğünüzde, onu taklit etmeye çalışın. Kötü birini gördüğünüzde, onun kusurlarını, kendinizde de arayın. )

( İyinin karşıtı, "kötü" değil ne yazık ki "düşünce/düşünme yok(sun)luğu"dur. )

( Azaltamıyorsak. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Artırabiliriz/artıralım! )

( Seçme. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Yeğleme. )

( [not] BAD/NESS vs./and/but/>< GOOD/NESS
GOOD/NESS instead of BAD/NESS )

( MAUVAIS avec/et/>< BON )

( SCHLECHT mit/und/>< GUT )

( MALUM cum/et/>< BONUM )

( MALO con/y/>< BUENO )

( CATTIVO con/e/>< BUONO )

( SEYYİ', RADİ' ile/ve/>< CEYYİD, HASEN )


- KÖTÜMSER HERMETİZM ile İYİMSER HERMETİZM


- KOYUN ile İSPANYOL


- KOYUN ile İVESİ KOYUNU

( ... İLE Genellikle Güneydoğu Anadolu'da görülen, başı kahverengi, kirli sarı ya da siyah olan, gövdesi beyaz, tüyleri kaba ve karışık olan koyun. )


- KOZMOLOJİ ile/ve/<> TEOLOJİ ile/ve/<> İNSAN

( COSMOLOGY vs./and TEOLOGY vs./and/<> HUMAN )


- KREDİBİLİTE değil/yerine/= İNANILIRLIK


- KREM ile İLÂÇ

( CREAM vs. MEDICINE )

( ... İLE DÂRÛ )


- KRETASE[Fr. < CRETACE] değil/yerine/= İKİNCİ ÇAĞIN SON DÖNEMİ

( Genellikle alt bölümü killi ve kumlu, üst bölümü tebeşir olan İkinci Çağ'ın son dönemi. )


- KRİŞLER TRİGONOMETRİSİ ile/ve/> AÇI TRİGONOMETRİSİ ile/ve/> İNTEGRAL-DİFRENSİYAL HESAP

( Nasreddin Tûsî'ye (ö. 1274) kadar, krişler trigonometrisi kullanılmış, akabinde açı trigonometrisi geliştirilmiştir. XVII. yüzyılın ikinci yarısından sonra, yavaş yavaş integral-diferansiyel hesaba geçilmiştir. )


- KSİLEM İLE FLOEM ile/||/<> İLETİM DOKULARI

( Bitkilerde taşıma sistemleri. )

( Formül: Ψ = Ψs + Ψp + Ψm )


- KÜÇÜK ZİHİN ile/değil/yerine/<>/> ORTA ZİHİN ile/değil/yerine/<>/> İLERİ ZİHİN

( Kişilerle uğraşır. İLE/DEĞİL/YERİNE Olaylarla uğraşır. İLE/DEĞİL/YERİNE Düzenle/sistemle uğraşır. )

( "Her sorunun" kendince bir yanıtı/açıklaması vardır. İLE/DEĞİL/YERİNE Deneyimlerinden öğrenir. İLE/DEĞİL/YERİNE Herşeyden ve herkesten öğrenir. )

( "Dengini" arar. İLE ... İLE/DEĞİL/YERİNE Kendini arar. )

( "İleri zihinler, kendi çağının ötesindedir, zekiler, kendine bir şeyler çıkarır ve ahmak olan da buna karşı koyar.[The great person is ahead of their time, the smart make something out of it, and the blockhead, sets themselves against it.]" )


- KÜÇÜLMEK ile/değil/yerine İNCELMEK


- KUDRET ve İRÂDE

( CAPABLE and WILL[POWER] )


- KÜFÜR ile/ve/<> İDDİA

( Küfürlerin büyük çoğunluğu aynı zamanda birer iddialardır. )


- KÜFÜR ile İGLÂZ[< GALÎZ, çoğ. İGLÂZÂT]

( ... İLE Kaba, kötü "söz" söyleme. )


- [ne yazık ki]
KÜFÜR ile/ve/değil/||/<> İNKÂR


- KÜFÜR ile LANETLİ ile LANET ile İMLEÇ

( CURSE vs. CURSED vs. CURSING vs. CURSOR )

( شتم ile دشنام ile لعنت ile ناسزا گفتن ile مباهله کردن ile فحش دادن ile دشنام دادن ile نفرين کردن ile نفرين ile رجيم ile لعين ile ملعون ile ملاعين ile مباهله ile نفرين آميز ile لعن ile مکان نما )

( SHTAM ile DASHENAM ile LANT ile NASEZA GOFTAN ile MOBANPALEH KARDAN ile FAHSH DADAN ile DASHENAM DADAN ile NAFARYNE KARDAN ile NAFARYNE ile رجيم ile لعين ile MALON ile ملاعين ile MOBANPALEH ile NAFARYNE AMYZ ile LAN ile MAKAN NAMA )


- KULAK ile/ve/<> İÇ KULAK

( ... İLE/VE/<> Kulağın işitme sinirlerinin bulunduğu bölümü. )


- KULLANILMIŞ ile/ve İKİNCİ(2.) EL


- KULLANIM/SAL ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İŞLEV/SEL


- KULLANMA ile/ve/değil/yerine İŞLEME


- KULLUK İÇİN değil İNSANLIK İÇİN/İNSANLIĞINDAN DOLAYI


- KÜLTÜR:
İÇGÜDÜ ve/>/+ İÇTEPİ ve/>/+ DÜŞÜNCE ve/>/+ İNANÇ


- KÜLTÜR ile/ve/değil/yerine İNSANLIK/İNSANLIĞIN KÜLTÜRÜ

( [not] CULTURE vs./and/but CULTURE OF HUMANITY
CULTURE OF HUMANITY instead of CULTURE )


- KUMAŞ ÖRME BİÇİMLERİNDE:
SÜPREM ile KAŞKORSE ile RİBANA ile İNTERLOK


- KUMAŞ ile UYDURMA ile İMALAT ile KUMAŞLAR

( FABRIC vs. FABRICATED vs. FABRICATION vs. FABRICS )

( سبک بافت ile دروغي ile دروغ نويسي ile حرف اختراعي ile منسوجات )

( SABAK BAFT ile DROGHY ile DROGH NOYSY ile HARF AKHTARAY ile MONSOJAT )


- KÜMES ile İŞBİRLİĞİ YAPMAK ile İŞBİRLİĞİ ile İŞBİRLİĞİ KONSEYİ ile KOOPERATİF ile KOOPERATİF FONU ile İŞBİRLİKÇİ

( COOP vs. COOPERATE vs. COOPERATION vs. COOPERATION COUNCIL vs. COOPERATIVE vs. COOPERATIVE FUND vs. COOPERATOR )

( قفس ile آغل گوسفند ile درقفس مج ile مشارکت کردن ile تشريک مساعي کردن ile همکاري کردن ile همياري کردن ile باهم کار کردن ile تعاون کردن ile همدستي کردن ile بهمکاري پذيرفتن ile تعاون ile مشارکت ile اشتراک ile تشريک ile همدستي ile معاضدت ile شوراي همکاري ile اشتراکي ile تعاوني ile صندوق تعاون ile همکاري کننده )

( GHAFS ile AGHEL GOSFAND ile DARGHAFS MAJ ile MOSHARKAT KARDAN ile TASHARYK MOSAEY KARDAN ile NPAMKARY KARDAN ile NPAMYARY KARDAN ile BANPAM KAR KARDAN ile TAAVAN KARDAN ile CPEHMADASTY KARDAN ile BACPAMKARY PAZYRAFTAN ile TAAVAN ile MOSHARKAT ile ESHTARAK ile TASHARYK ile CPEHMADASTY ile MOAZEDAT ile SHORAY NPAMKARY ile اشتراکي ile TAAVANY ile SANDOGH TAAVAN ile NPAMKARY KONANDEH )


- KURÂDA[Ar.] değil/yerine/= İŞE YARAMAZ, YIPRANMIŞ/ESKİMİŞ/BOZULMUŞ, CILIZ


- KURAL ile/ve İZLENCE


- KURAM ile/ve/||/<>/> İNANÇ

( ... İLE/VE/||/<>/> Kuramı, uygulamaya geçiren tek ve en önemli olgu. )


- KUR'AN-I KERÎM AHKÂMINDA:
İBÂRET-İ NASS ile/ve İŞÂRET-İ NASS ile/ve DELÂLET-İ NASS ile/ve MAZMÛN-İ NASS ile/ve İLTİZÂM-İ NASS ile/ve İKTİZÂ-İ NASS

( Her âyette, ibâret, işâret, delâlet, iltizâm, iktizâ ve tazammün bakımından çeşitli anlamlar ve hükümler vardır. )

( NASS: Anlamları açık ve meydanda olan ayet ve hadislere denilir. )


- KUR'ÂN-I KERÎM:
"MEKKE'de ve İSTANBUL'da ve MISIR'da"

( "Nâzil oldu." VE "Yazıldı." VE "Okundu." )


- KUR'AN-I KERÎM:
TEVHİD ile/ve/<> HAŞR/ÂHİRET ile/ve/<> NÜBÜVVET ile/ve/<> İBÂDET ve ADÂLET


- KURBACIK ile/ve/||/<> TUNÇ ile/ve/||/<> İĞ

( )

( Kaynak: "ANADOLU'DA KAYBOLMAKTA OLAN BİR MADDİ KÜLTÜR UNSURU: SU DEĞİRMENLERİ (BEYPAZARI ÖRNEĞİ)" - Reşide Gürses, E. Banu Karababa Taşkın )


- KURD ile İPLİCİK

( ... İLE Sığırların soluk borularına yerleşen ve arakonakçısız bulaşan, en çok 8 cm. uzunluğunda, akciğer kılkurdu. )

( ... cum DICTYOCAULUS VIVIPARUS )


- KÜREK ile ISIRAN

( ... İLE Teknelerdeki hamuru kazımaya yarayan araç. | Fırında, ekmek, börek çörek çevirmeye yarayan, bir tür kürek. )


- KURMAK ile İLETİŞİM KUR ile KURULMUŞ ile KURMAK ile KURULUŞ

( ESTABLISH vs. ESTABLISH CONTACT vs. ESTABLISHED vs. ESTABLISHING vs. ESTABLISHMENT )

( تاسيس کردن ile تاسيس نمودن ile جايگير کردن ile مسلم کردن ile بنانهادن ile برقرار داشتن ile افتتاحکردن ile داير کردن ile بستن ile برقرار کردن ile احداث کردن ile رابطه برقرار کردن ile پا برجاي ile برپا ile مکين ile تاسيس ile افتتاح ile دسته کارکنان ile استقرار ile احداث ile ساختمانان ile برقراري ile تشکيل ile جايگيري )

( TASYS KARDAN ile TASYS NEMUDAN ile JAYGYR KARDAN ile MOSLAM KARDAN ile بنانهادن ile BARGHARAR DASHTAN ile AFTETAHKARDAN ile DAYR KARDAN ile BASTAN ile BARGHARAR KARDAN ile EHDAS KARDAN ile RABETEH BARGHARAR KARDAN ile PA BARJAY ile BARPA ile مکين ile TASYS ile AFTETAH ile DASTEH KARKONAN ile ESTEGHARAR ile EHDAS ile SAKHTAMANAN ile BARGHARARY ile TASHKYLE ile جايگيري )


- KÜRT ile KÜRDİSTAN ile IRAK KÜRDİSTAN DEMOKRAT PARTİSİ ile KÜRTLER

( KURD vs. KURDISTAN vs. KURDISTAN DEMOCRATIC PARTY OF IRAQ vs. KURDS )

( کراد ile کردستان ile قاليچه کردي ile حزب دمکرات کردستان عراق ile اکراد )

( کراد ile KARDASTAN ile GHALYCHEH KARDY ile HEZB DAMKERAT KARDASTAN ARAGH ile EKRAD )


- KURUNTU/YANILSAMA = VEHİM = ILLUSION[İng., Fr.] = ILLUSION, TÄUSCHUNG[Alm.] = ILLUSIO[Lat.] = DOXA[Yun.] = ILUSIÓN[İsp.] = MAYA[Sansk.]


- KUŞ ile İSPİNOZ

( Hawaii Adaları'nda, 60 tür ispinoz bulunmaktaydı. )

( BIRD vs. CHAFFINCH )

( ... cum FRINGILLA COELEBS )


- KUŞ ile İSTİRİDYE KUŞU(AFRİKA KARA İSTİRİDYE AVCISI)


- KUŞKU ile/ve/<> İKİRCİK

( ŞÜPHE ile/ve/<> TEREDDÜD )


- KUŞKU ile/ve/<> İNKÂR

( SUSPICION vs./and/<> TO DENY | DISAVOWAL )


- KUŞKU ile/ve/değil/yerine/>< İYİMSERLİK ve DAYANÇ/SABIR

( Hastalıkların yarısı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< İlâçların yarısı. VE/||/<> İyileşmenin ilk adımı. )


- KUŞKUCULUK/SKEPTİSİZM ile İNAKÇILIK/DOGMATİZM

( Bilginin kesinliğine kuşkuyla yaklaşan felsefi tutum. İLE Kesin ve sorgulanamaz doğruların varlığını savunan felsefi tutum. )


- KUŞKULANMA ile İŞKİLLENME[Fars.]


- KUSUR ile İLTİCA ile ARIZALI ile KUSURLULUK ile KUSURLAR

( DEFECT vs. DEFECTION vs. DEFECTIVE vs. DEFECTIVENESS vs. DEFECTS )

( عوار ile فساد ile آک ile مرتد شدن ile عيب ile نقيصه ile معيوب ساختن ile ارتداد ile نقيص ile عيبناک ile ناقص ile عيب دار ile عواريه ile معيوب ile معيوبي ile معلوليت ile نواقص ile عيوب ile نقائص )

( عوار ile FESAD ile AK ile MORTAD SHODAN ile EYBE ile NAGHYSEH ile MAYVEB SAKHTAN ile ERTEDAD ile نقيص ile EYBENAK ile NAGHS ile EYBE DAR ile عواريه ile MAYVEB ile معيوبي ile MALOOLYT ile NAVAGHS ile EYVEB ile NAQAES )


- KUVVET/KUDRET ile/ve İSTÎDÂD

( İki uca da açık olan. İLE/VE Birinde kararlılık. )


- KUYTU ile/ve/<> İZBE[Rusça]

( ... İLE/VE/<> Basık, loş, nemli yer. )


- KUYU ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İP

( Derin olan, kuyu değil kısa olan, iptir. )


- KUYUNUN DERİNLİĞİ değil İPİN KISALIĞI


- KYOTO ile/ve/||/<> TOKYO ile/ve/||/<> FUKUOKA ile/ve/||/<> HİROŞİMA ile/ve/||/<> İNOKAŞİRA ile/ve/||/<> GİNZA

( [Japonca'daki anlamı/karşılıkları]
Başkent. İLE/VE/||/<> Doğu başkenti. İLE/VE/||/<> Mutlu tepe. İLE/VE/||/<> Büyük ada. İLE/VE/||/<> Kuyubaşı. İLE/VE/||/<> Darphane. )


- LÂ İLÂHE ve İLLÂ ALLAH

( Ayağını kaldır! VE Ayağını koy! )

( Tüm peygamberler. VE Hz. Muhammed. )


- LÂ ile İLLÂ ile MERECECELBAHREYN(MECMA-ÜL BAHREYN)


- LÂF ile/ve/değil/yerine/||/<>/></>/< İŞ


- LAMB SHİFT İLE HYPERFİNE İLE ISOTOPE ile/||/<> İNCE YAPI KAYMALARI

( Spektrumda küçük enerji farkları. )

( Formül: ΔE_Lamb ~ α⁵mc² )


- LARVA["LAVRA" değil!] ile/ve/||/<>/> PUPA ile/ve/||/<>/> IMAGO

( [İnsanda] EMBRİYON ile/ve/||/<>/> FETÜS ile/ve/||/<>/> HOMO SAPIENS SAPIENS )

( )

( CATERPILLAR vs./and/||/<>/> CHRYSALIS vs./and/||/<>/> BUTTERFLY )


- LÂTİFE ile/ve/||/<> İDİL ile/ve/||/<> İDİL[Fr. < IDYLLE] ile/ve/||/<> İDİL

( İncelik. | Güldürecek güzel söz ve öykü. İLE/VE/||/<> Hoş bir ırmak. | Nâzik ve sevgi dolu. İLE/VE/||/<> Kır yaşamı içinde aşk konusunu işleyen kısa şiir. İLE Şırnak iline bağlı ilçelerden biri. )


- LATTER :/yerine İKİNCİSİ, SONRAKİ


- LEBESGUE İLE RİEMANN İLE STİELTJES ile/||/<> İNTEGRAL TÜRLERİ

( Farklı integral tanımları. )

( Formül: ∫f dμ )


- LED İLE LASER DİODE İLE VCSEL ile/||/<> IŞIK KAYNAKLARI

( Yarıiletken ışık yayıcılar. )

( Formül: hν = Eg )


- LED/LIGHT EMITTING DIODE[İng.] değil/yerine/= IŞIK YAYAN YARI İLETKEN KAYNAK, IŞIK YAYAN DİYOT


- LEKE ile İZ

( ŞAİBE[< ŞEVB] )


- LENZ ile/||/<> FARADAY ile/||/<> HENRY ile/||/<> İNDÜKSİYON YASALARI

( Elektromanyetik indüksiyon prensipleri. )

( Formül: ε = -N(dΦ/dt) )

( Michael Faraday tarafından 1831 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1791-1867) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Kimya) (Önemli katkıları: Elektromanyetik indüksiyon, elektroliz) )


- LET :/yerine İZİN VERMEK


- LEYLEK ile İNSAN-I KÂMİL

( İNSAN-I KÂMİL )


- LİGAND ile/||/<> İYON

( Ligand bağ yapan molekül, iyon yüklü parçacıktır )

( Formül: NH₃ İLE Cl⁻ )


- LIGHT :/yerine IŞIK, HAFİF


- LİNÇ ile/ve/||/<> İDAM


- LİNÇ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İFŞÂ


- LİNKAGE İZOMERİ ile/||/<> İYONİZASYON İZOMERİ

( Linkage SCN vs NCS, iyonizasyon [Co(NH₃)₅Br]SO₄ vs [Co(NH₃)₅SO₄]Br. )

( Formül: Bağlanma İLE pozisyon )


- LİPOSOME İLE DENDRİMER İLE GOLD NP ile/||/<> İLAÇ TAŞIYICILAR

( Nanoboyutta ilaç iletim sistemleri. )

( Formül: EPR effect: Tumor targeting )


- LİQUİD CRYSTAL ile/||/<> ISOTROPİC LİQUİD

( Liquid crystal yönelimsel düzen gösteren sıvı fazken İLE isotropic liquid rastgele yönelimli molekülleri olan sıvıdır )

( Formül: Mesophase )


- LIVERPOOL'LU KÖPEKLER ile İSKOÇ KÖPEKLER

( Daha yüksek perdeden sese sahiptirler. İLE Daha düşük perdeden sese sahiptirler. )


- LİYÂKÂT ve/||/<> İSTİHKAK


- LOKAVT değil/yerine/= İŞKAPAT


- lot.[Lat. < LOTIO] değil/yerine/= İLAÇLI SU, LOSYON


- LÜKS ile/ve/||/<>/> İSRAF


- LÜTÛF ile/ve İMTİYAZ

( FAVOUR vs./and SPECIAL PRIVILEGE )


- LUZÛMİYYE ile İTTİFÂKIYYE

( Gereklilik bildiren.(Eğer Güneş doğarsa gündüz olur). İLE Rastlantı bildiren.(Eğer insan düşünense, eşek de anırandır). )


- MA'A[Ar.] ile 'INDE[Ar.]


- MA'BÛD Bİ HAKKIN[Ar.] ile İLÂH[Ar.]


- MADDECİLİK ile/ve ELEYİCİ MADDECİLİK ile/ve İNDİRGEYİCİ MADDECİLİK ile/ve SONSAL İNDİRGEMECİLİK

( ... İLE/VE Zihinsel olguları kabul etmezler. İLE/VE Zihinsel olguları kabul ederler. İLE/VE Kuvantum alanını göz önünde bulundururlar/tutarlar. )


- MAĞARA[Ar.] değil/yerine/= İN

( Bir yamaca ya da kaya içine doğru uzanan, barınak olarak kullanılabilen yer kovuğu. | Karst bölgelerinde, kireçtaşlarının erimesiyle oluşan, büyük, birbirine koridorlarla bağlı yeraltı kovukları. )


- MAĞARA ile İTİRAZCI ile SIZLANMA

( CAVIL vs. CAVILLER vs. CAVILLING )

( عيبجوئي کردن ile عيب گو ile خردهگير ile عيبجوئي ile عيب گوئي ile خردهگيري )

( EYBEJOYEY KARDAN ile EYBE GO ile KHARDEGGYR ile عيبجوئي ile EYBE GOIY ile خردهگيري )


- MAGMA[Yun.] değil/yerine/= ISI/SICAK YUVARI

( Yerin içinde, sıvı ya da hamur kıvamında, uçucu gazlarla doymuş olarak bulunan eriyik. )


- MAHABBET[Ar.] ile İŞK[Ar.]


- MAHCUBİYET ile/ve İKÂZ


- MAHİYET[Ar.] değil/yerine/= İÇYÜZ


- MAHİYET[Ar.] değil/yerine/= ÖZLÜK/İÇYÜZ

( Bir şeyin durumu. | Kişi. )


- MAHKEME ile/ve/<> İSTİNAF (MAHKEMESİ)

( ... İLE/VE/<> Mahkemenin verdiği kararı kabul etmeyerek, bir kararı, istinaf mahkemesine götürme. | [eskiden] [MAHKEMESİ]: İlk derecedeki mahkemelerle Yargıtay arasında yer alan mahkeme. )


- MAHREM değil/yerine/= İÇREK, GİZLİ


- MAKİNE değil/yerine/= İŞLERGE


- MAKİNİST değil/yerine/= İŞLERGECİ


- MALUMAT ile İLİM


- MÂNÂ ile/ve/> MAHMUL ile/ve/> HADD ile/ve/> RÂBITA ile/ve/> İLLET


- MANEVİYAT =/<> İHLÂS

( Her an taze olmak. =/<> ... Her durumda arı/doğru/yakın olmak. )


- MANTAR ile IŞILKÜF

( ... İLE Sığır, domuz ve insana ışılküflüce etkeni, ışılküflerin örnek türü olan asalak mantar. )

( ... cum ACTINONYCES BOVIS )


- MANTAR ile İSLİKÜF

( ... İLE Toprakta ve gübreliklerde, çürükçül yaşamakla birlikte, kulak, burun, akciğer asalağı olarak da gelişebilen, asklı mantar. )


- MANTIK ve İBNİ SİNÂ


- MANTIK ile/ve/||/<> İDEA ile/ve/||/<> DOĞA


- MANTIK ile/ve/||/<> İNDİRGEME


- MANTIK ile/ve İŞLEYİŞ


- MANTIKİYAT ile/ve/> TABİİYAT ile/ve/> RİYÂZİYAT ile/ve/> İLÂHİYAT


- MANTIKSIZ ile İRRASYONEL SAYI

( IRRATIONAL vs. IRRATIONAL NUMBER )

( غير عقلي ile غير عقلاني ile جذر اسم ile غير منطقي ile بي منطق ile عدد اصم )

( غير عقلي ile غير عقلاني ile جذر اسم ile غير منطقي ile BEY MANTEGH ile ADAD ASAM )


- MANYETİK HAPSETME ile/||/<> İNERTIAL HAPSETME

( Manyetik B alanıyla tokamak, inertial lazerle sıkıştırma. )

( Formül: Tokamak İLE ICF )


- MARAQLI[Azr.] = İLGİNÇ[Tr.]


- MÂRİFET ile/ve/||/<>/>/< İLİM

( Özel ya da genel. İLE/VE/||/<>/>/< Tümel. )

( [bilgelik/irfan/hikmet'te] Tanımak.[deneyimle] İLE/VE/||/<>/>/< Bilmek.[zihinsel çözümlemeyle] )


- MÂRİFET ile/ve/||/<>/>/< İLTİFAT

( Mârifet, iltifata tâbidir; müşterisiz meta, zâyidir. )


- MARK :/yerine İŞARETLEMEK


- MARTI ile İNCE GAGALI MARTI

( ... vs. SLENDER-BILLED GULL )

( ... cum LARUS GENEI )


- MASLAHATGÜZAR[Ar., Fars.] değil/yerine/= İŞGÜDER

( Bir büyükelçinin temsilci olarak bulunduğu ülke dışına çıkması durumunda ya da o ülkeye gelmesinden önce, ona vekâlet eden diplomat. )


- MASLAHATGÜZAR değil/yerine/= İŞGÜDER


- MASTAR MİMİ ile/ve İSM-İ ÂLET

( SAĞDAN SOLA! )

( MENASİRU | MENSARÂNÎ | MENSARUN ile/ve MENASİRU | MİNSARÂNÎ | MİNSARUN )


- MASUMİYET ile/ve/||/<> İLK DURUM


- MATEMATİK SAATLERİ:
1-9 ile/ve/||/<> İKİ TABANLI ile/ve/||/<> Pİ ile/ve/||/<> EULER ile/ve/||/<> ÇİN ile/ve/||/<> MAYA

( İlgili yazıyı okumak ve görseller için burayı tıklayınız... )


- MATEMATİKSEL NESNELER ile/ve İDEALAR

( Çoktur. İLE/VE Tektir. )


- MATEMATİKTE:
EŞLEŞME ve/||/<> ÖLÇME ve/||/<> SAYMA ve/||/<> STANDARDİZASYON ve/||/<> KÜME ve/||/<> BAĞINTI ve/||/<> İŞLEV(FONKSİYON)


- MATERYALİZM/DE:
ELEMECİ ile/<> İNDİRGEMECİ ile/<> İNDİRGEMECİ OLMAYAN


- MAYMUN ile/değil İNSAN


- MAYMUN ile İPEK MAYMUNU (MARMOSET)


- MAZMAZA ile/ve İSTİNŞÂK

( Ağıza alınan su ile ağzı çalkalamak. İLE/VE Burna çekilen su ile burnu temizlemek. )


- MAZMUN değil/yerine/= İÇANLAM


- MEAN VALUE THEOREM ile/||/<> INTERMEDİATE VALUE

( MVT ortalama eğim, IVT ara değer varlığı. )

( Formül: Average slope İLE intermediate existence )


- MECAZ ile İHAM

( ... İLE Kuruntuya düşürme. | İki anlamı olan bir sözcüğün, akla en az gelen anlamının amaçlanarak kullanılması sanatı. )


- MECCAL ile İMÂN


- MEDDE İLEYHİ BASARAHU[Ar.] ile İSTEŞRAFEHU Bİ BASARİHÎ[Ar.]


- MEDICATION :/yerine İLAÇ


- MEDİKASYON/MEDICATION[İng.] değil/yerine/= İLAÇ SAĞALTIMI | İLAÇ


- MEDİYAL/MEDIAL[İng.] değil/yerine/= İÇ YAN


- MEHTAP değil/yerine/= IŞILAY


- MEKÂN:
BOŞLUK ile/ve İÇ İÇE GEÇMİŞLİK

( Platon. İLE/VE/||/<>/> Aristoteles. )

( TO KENON ile/ve TOPOS/KHORA )


- MEKÂNDA BULUNMAK ile ... İÇİNDE OLMAK


- MEKANİK MÜHENDİSLİĞİ değil/yerine/= İŞLEYBİLİM ÖLÇMENLİĞİ


- MEKANİK ile/ve İKİLİK


- MEKANİK değil/yerine/= İŞLETSEL


- MEKANİK değil/yerine/= İŞLEYBİLİM


- MEKANİK/Çİ/LİK/MEKANİZM değil/yerine/= İŞLEYSEL/Cİ/LİK


- MEKANİZMA ile/ve/||/<> İLKE

( vs./and/||/<> PRINCIPLE )


- MEKANİZMA değil/yerine/= İŞLEYİŞ


- MEKRUH[Ar.] değil/yerine/= İĞRENÇ

( İğrenç, tiksindirici. | İslâm'da, dince yasaklanmadığı halde yapılmaması istenilen. )


- MEKTUP/NÂME değil/yerine/= İLETE


- MELEK ile İNSAN

( Memur. İLE Halîfe. )


- MELEKLERDE:
"KANAT" değil İLİŞKİ


- MELTEM ile IPILTI/NESİM

( ... İLE Hafif esinti. )


- MELUN[Ar.] değil/yerine/= İLENÇLİ/KARGINMIŞ/KARGIŞLI


- MEMELİ TAKIMLARI:
MONOTREMATA ve/||/<> MARSUPIALIA ve/||/<> PROBOSCIDAE ve/||/<> SIRENIA ve/||/<> EDENTATA ve/||/<> RODENTIA ve/||/<> LAGOMORPHA ve/||/<> PRIMATA ve/||/<> CARNIVORA ve/||/<> CETARTIODACTYLA [ARTIODACTYLA | CETACEA] ve/||/<> PERISSODACYLA ve/||/<> CHIROPTERA ve/||/<> INSECTIVORA

( Platypus, ekidna. VE/||/<> Kangurular, opossumlar, kolalar. VE/||/<> Filler. VE/||/<> Deniz inekleri[manatlar]. VE/||/<> Tembel hayvanlar, karıncayiyenler, armadilolar. VE/||/<> Sincaplar, kunduzlar, oklu kirpiler, fareler. VE/||/<> Tavşanlar, Amerikan tavşanları, pikalar. VE/||/<> Lemurlar, maymunlar, insan benzeri maymunlar, kişiler. VE/||/<> Köpekler, kurtlar, ayılar, kediler, sansarlar, susamurları, ayıbalıkları, morslar. VE/||/<>
[ARTIODACTYLA]
* Koyunlar, domuzlar.
* Sığırlar, geyikler.
* Zürafalar.
||
[CETACEA]
Balinalar, yunuslar, domuz balinaları. VE/||/<> Atlar, zebralar, tapirler, gergedanlar. VE/||/<> Yarasalar. VE/||/<> "Gerçek böcekçiller", bazı köstebekler, bazı cüce fareler. )

( Yumurta bırakırlar. Meme ucları yoktur.[Sütü annenin kürkündenn emerler.] VE/||/<> Embriyonik gelişimlerini marsupial kese içinde tamamlarlar. VE/||/<> Uzun kaslı bir hortuma, kalın gevşek deriye, üst azı dişlerinin uzamasıyla oluşmuş iki uzun fildişine sahiplerdir. VE/||/<> Sucul otoburlardır. Yüzme özelliğine sahip yüzgeç benzeri ön üyeleri vardır fakat arka üyeleri yoktur. VE/||/<> Dişilleri yok ya da indirgenmiştir. VE/||/<> Törpüleme özelliğine sahip törpü biçiminde sürekli büyüyen kesici dişlere sahiptirler. VE/||/<> Törpü benzeri kesici dişleri vardır. Ön üyelerinden daha uzun olan arka üyeleri zıplamak ve koşmak üzere uyum sağlamıştır. VE/||/<> Hepçillerdir[Omnivor]. Başparmaklarını öteki parmaklarının karşısına getirebilirler. Yüzün önüne yönelmiş gözler, çok iyi gelişmiş beyin kabukları vardır. VE/||/<> Etçillerdir. Kesici özellikte, kesip koparmak üzere sivri uclu kesici dişlere sahiplerdir. VE/||/<> Her bir ayakta çift tırnaklı toynağa sahiplerdir. Otoburlardır. || Balık benzeri gövdeye sahip deniz hayvanlarıdır. Ön üyeleri kürek biçiminde ve arka üyeleri yoktur. Yalıtım için kalın bir yağ tabakaları vardır. VE/||/<> Otoburlardır. Her bir ayakta tek tırnaklı bir toynağa sahiplerdir. VE/||/<> Uçmaya uyum sağlamışlardır. Uzun olan parmaklarında gövde ve bacaklara kadar uzanan, geniş, katlanabilen deriye sahiplerdir. Böcek yiyen memelilerdir. )


- MEMUR/İYET değil/yerine/= İŞYAR/LIK


- MENDİL HEDİYE ETMEK değil/ve İÇİNDEKİNİ GİZLEMEK

( Hediye edilen mendiller içindeki altın ya da paranın görünmemesini sağlamak içindi(r). )


- MENFÛR[Ar. < NEFRET] değil/yerine/= İĞRENÇ


- MENFUR/MÜSTEKREH[Ar.] değil/yerine/= İĞRENÇ/TİKSİNÇ


- MENZİL-İ CÂN değil/yerine/= İNSAN GÖVDESİ | ULVÎ ÂLEM


- MERAKLI ile/ve/değil/yerine İLGİLİ


- MERAM ANLATMAK değil/yerine/= İSTEĞİ BİLDİRMEK


- MERAM (ETMEK) değil/yerine/= İSTEK (İSTEMEK)


- MERKEZİ PLANLI YAPILAR ile/||/<> IZGARA PLANI/DAMA TAHTASI ile/||/<> YUNAN HAÇI PLANLI YAPILAR

( Bu biçimin zemin şeması altıgen, sekizgen veya yuvarlaktır. Üstleri kubbe ile örtülüdür. İLE/||/<> Birbirine paralel ve dik sokaklar arasında kalan kare ya da dikdörtgen yapı alanlarından (adalardan) oluşan kent planı. [Bu tür kent planlarının mimarının Miletoslu Hippodamos olduğu ileri sürülmektedir.] İLE/||/<> Zemin planları haç biçimli kiliseler. Ortada pandantifli kubbe yer alır. Yunan haçı planı serbest ve kapalı olmak üzere iki tiptir. Serbest haç planında, haçın kolları arasında hiçbir mekân yoktur ve boş bırakılmıştır. Bu tipte daha çok binanın üzeri çatı ile örtülüdür. Kapalı Yunan haçı planında, haçın kollarının arası kapatılmıştır. Burada birtakım mekânlar yer alır. )


- MERYEM ve/||/<>/< İTİKÂF

( Ayrılıp kenara çekilen. VE/||/<>/< Bir yere kapanıp ibadetle zaman geçirme.[özellikle, Ramazan'ın son on gününde, camide, maksûrede kapanarak] )


- MESÂHA ile/||/<> İMTİHÂN

( Ölçüm. | Alan ölçümü. | Hacim ölçümü. İLE/VE/||/<> Deneme, sağlama. )


- MESAJ değil/yerine/= İLETİ


- MESAJ değil/yerine/= İLETİ/BİLDİRİ

( Bir devlet büyüğünün, bir sorumlunun, belirli bir nedenle ilgililere gönderdiği bildiri. | Yazı ya da sözle verilen, gönderilen bilgi. | Yazı ya da sözle anlatılması amaçlanan duygu ya da düşünce. )


- MEŞAKKATLİ değil/yerine/= İNCE İŞLİ/EMEK İSTEYEN


- MESELE ile MESELE ile İŞLER

( AFFAIR vs. AFFAIRE vs. AFFAIRS )

( مصلحت ile حاجت ile امر ile کار و بار ile امور ile مصالح )

( MOSOLHAT ile HAJAT ile EMR ile KAR VE BAR ile AMOR ile MOSALEH )


- MEŞGUL OLMAK değil/yerine/= İŞLENMEK/OYALANMAK/UĞRAŞMAK


- MEŞGUL/İYET[Ar.] değil/yerine/= İŞLİ/LİK


- MEŞİ(Y)(Y)ET[Ar.] ile/ve/> İRÂDE/İSTENÇ[Ar.]

( İrâdeden önce gelir. İLE/VE/> ... )


- MESLEK değil/yerine/= İŞGE


- MESLEK ile İŞTİGAL

( ... İLE Uğraşma, ilgilenme, meşgul olma. )


- MESLEKÎ değil/yerine/= İŞGESEL


- MESLEKTAŞ değil/yerine/= İŞGEDEŞ


- MEŞŞÂÎLİK ile/ve/||/<> İŞRÂKÎ/LİK

(


İLE/VE/||/<>






Hikemî Meşşâî

Meşşâî İşrâkî Bilim ve Mantık
Fârâbî (ö. 950/339) Şihâbuddin Sühreverdî (ö. 1191/587) İbn Heysem (ö. 1039/430)
İbn Sînâ (ö. 1037/428) Şemsuddin Semerkandî (ö. 1303/702) Ömer Hayyâm (ö. 1131/525)
Behmenyâr (ö. 1066/458) Şemsuddin İsfahânî (ö. 1345/746) Fahreddîn Râzî (ö. 1209/606)
Ebû'l Abbas Levkerî (ö. 1109/503) Celâluddin Devvânî (ö. 1502/908) Kemâluddin b. Yunus (ö. 1242/639)
Zeynüddîn Ömer Sâvî (ö. 1169/565) Müneccimbaşı Ahmed Dede (ö. 1702/1113) Nasîruddin Tûsî (ö. 1273/672)
Ebû'l-Hasan Beyhakî (ö. 1169/565) Ebulfadl Tûsî (ö. 1314/713)
Ebû'l-Berekât Bağdâdî (ö. 1152/547) Abdurrahman Câmî (ö. 1492/898)
Esîrüddîn Ebherî (ö. 1265/663) Mehmed Emin Üsküdarî (ö. 1738/1151)
Necmuddin Kazvînî (ö. 1276/675)
Kutbuddin Şîrâzî (ö. 1311/710)
Kutbuddin Râzî (ö. 1365/766)
Mirîm Çelebi (ö. 1525/931)
İbn Kemâl (ö. 1534/940)
Taşköprülüzâde (ö. 1561/968)
Muslihuddin Lârî (ö. 1571/979)
Takiyüddin Râsî (ö. 1585/993)
Kınalızâde Ali (ö. 1571/979)
Mehmed Emin Sivânî (ö. 1627/1036)


İLE/VE/||/<>

İşrâkî

İşrâkî Meşşâî Tasavvufî
İbn Sînâ (ö. 1037/428) İbn Sînâ (ö. 1037/428) İbn Arabî (ö. 1240/638)
Şihâbuddin Sühreverdî (ö. 1191/587) Nasîruddin Tûsî (ö. 1273/672) Mevlânâ (ö. 1273/672)
Şemsuddin Şehrezûrî (ö. 1297-98/697) Seyyid Şerîf Cürcânî (ö. 1413/816) Aydemir Cildekî (ö. 1361-62/762)
Kutbuddin Şîrâzî (ö. 1311/710) İbn Kemâl (ö. 1534/940) Fuzûlî (ö. 1556/963)
Kemâluddin Fârisî (ö. 1319/718) Kınalızade (ö. 1604/1012) Fazlı Ali Bey (ö. 1609/1018)
Celâluddin Devvânî (ö. 1502/908) Kâtib Çelebi (ö. 1658/1067) Şeyh Gâlib (ö. 1799/1213)
Müneccimbaşı Ahmed Dede (ö. 1702/1113)



Kaynak: Türk Felsefe-Bilim Tarihi'nin Seyir Defteri - Türk Felsefe-Bilim Tarihi'nin Seyir Defteriİhsan Fazlıoğlu(Prof.Dr.) )


- METAFİZİK:
İÇKİN ile/ve/||/<>/> AŞKIN ile/ve/||/<>/> İLİŞKİSEL


- METALİK BAĞ ile/||/<> İYONİK BAĞ

( Metalik elektron denizi, iyonik elektron transferi )

( Formül: M_n → nM⁺ + ne⁻ (metalik) İLE M + X → M⁺X⁻ (iyonik) )


- METRUK[Ar.] ile/ve/||/<> ISKARTA[İt. < SCARTO]

( Terk edilmiş. İLE Bazı iskambil oyunlarında, kullanılması gerekmediğinden bir yana bırakılan kâğıt. | Herhangi bir nedenle değerini yitirmiş mal. )


- MEVCÛD ve/||/<>/> İCÂD

( Varolanlar olmadan, türetme[/icâd] olmaz. )

( İnsan. VE/||/<>/> Ürettikleri/üretilenler. )


- MEVLÂNÂ ile/ve İBN ARABÎ

( Şiir. İLE/VE Nesir/Düzyazı. )

( Lâfz-ı Mevlânâ'dan, Zât-ı Mevlâ'dır garaz. )


- MEZOZOİK[Fr. < Yun.] değil/yerine/= İKİNCİ ÇAĞ


- MİDYE ile İSTİRİDYE

( Kendi boyutlarına göre en büyük penisli hayvan kaya midyeleridir. [Gövdelerinin 7 katı kadardır] )

( MUSSEL vs. OYSTER )

( MYTILUS EDULIS cum OSTREA EDULIS )


- MİKROFİLAMENT değil/yerine/= İPÇİK


- MİKROKANONİKAL İLE KANONİKAL İLE BÜYÜK KANONİKAL ile/||/<> İSTATİSTİK TOPLULUKLAR

( Termodinamik sistemlerin istatistiksel tanımları. )

( Formül: Z = Σe^(-βE) )


- MİKROSKOP/MICROSCOBE[İng.]/HURDEBÎN[Fars.] değil/yerine/= İRİLTEÇ


- MİKROTÜBÜL değil/yerine/= İLETGEN BORULAR, KÜÇÜKBORUL, BORULCUK


- MİLLET ile/ve/||/<>/> İLLET


- MİMARLIK ile/ve/||/<>/> İNŞAAT


- MİNKALE[Ar.] değil/yerine/= İLETKİ/AÇIÖLÇER


- MİNNET ile/ve/<> İSTİGNÂ'[< GINÂ]

( İyiliğe karşı duyulan şükür hissi. | Birine, iyilik etmek. | Yapılan iyilikleri sayarak başa kakmak. | İyilik karşısında kendini borçlu hissetmek. | Yapılan bir iyiliği, verilen bir şeyi başa kakma [Minnetin bu bölümü, İslâm'da yasaklanmıştır.] | Görülen iyiliğe karşı teşekkür etme. | Allah-u teâlâya, hamd ve senâ etmek, şükretmek. | Nîmete kendi eliyle, kendi çalışmasıyla kavuşmadığını, Allah-u teâlânın lütfu ve ihsânı. | İyiliğe karşı duyulan şükür hissi, başa kakma. | Yapılan bir iyiliği, başa kakma. İLE/VE/<> Cenab-ı Hakk'tan başka kimsenin minneti altına girmemek. | Gönül tokluğu. | Elindekini kâfi bulmak. | Zenginlik istememek. | Muhtaç olmayıp zengin olmak. | Nazlanmak. | Azâmet ve tekebbür etmek. )


- MİRÂC ile/ve/<> İSRÂ

( ... İLE/VE/<> Mescid-i Haram'dan, Mescid-i Aksa'ya gitmek üzere [gece] yürüyüşü. )

( Recep ayının 27. gecesidir. )


- MİRAS:
MADDE[YAPI] değil/yerine/>< İLİM


- MİRAS/TEREKE ile/değil İNAM/EMÂNET

( EMÂNET VE İLTİZAM USULLERİ )

( STUART MILL [1806-1873]: Kişinin malı üzerindeki tasarruf hakkının sınırsız ve kayıtsız olarak tanınmasını fakat miras yoluyla servet edinme hakkının sıkı biçimde sınırlanması gerektiğini belirtir. [Mirasın yarattığı eşitsizlikle yaşam mücadelesinin doğal şartlarının bozulduğunu, en beceriklinin değil, servetçe ayrıcalıklıların üstünlük sağladıklarına işaret eder.] )

( [not] INHERITANCE vs./but DEPOSIT )


- MİRAS[Ar.] ile/ve/||/<>/> İNTİKAL[Ar.]


- MİRAS ile/ve/||/<> İZ


- MİRAS ile İZDÜŞÜM

( INHERITANCE vs. PROJECTION )


- MİTLER:
MISIR ile/ve/<> HİNT ile/ve/<> İBRÂNÎ ile/ve/<> YUNAN

( Varoluş'un öyküsünü anlatan/anlatır. İLE/VE/<> Gövdenin macerasını anlatan/anlatır. İLE/VE/<> Ruhun başına gelenleri anlatan/anlatır. İLE/VE/<> Aklın, aklî gelişimin ve akılsal ilke ile melekelerin öyküsünü anlatan/anlatır. )


- MİTİK ile/ve İLÂHÎ


- MİZAÇ ile/ve/||/<> İMTİZAÇ ile/ve/||/<> İSTİDÂD


- MİZAÇ ve/<>/>/< İTİDAL


- MİZAN[Ar. < VEZN] ile/ve/||/<>/>/< İZAN[Ar.]

( Ölçü. | Sağlama. [matematik] | Bir tüccarın, ticari durumunu, işinin genel sonucunu gösteren, belirli zamanlarda yaptığı hesap özeti. İLE/VE/||/<>/>/< Anlayış, anlama yeteneği. )


- MODEL ile/ve İDOL


- MODERATE :/yerine ILIMLI


- MOMENTUM ile/||/<> İMPULS

( Momentum hareket miktarı, impuls momentum değişimidir )

( Formül: p=mv İLE J=FΔt=Δp )


- MONAD İLE COMONAD İLE ADJUNCTİON ile/||/<> İLERİ KATEGORİ KAVRAMLARI

( Kategori kuramınin soyut yapıları. )

( Formül: μ: T² → T İLE η: Id → T )


- MONİTÖRİZASYON/MONİTORING[İng.] değil/yerine/= İZLEME


- MONİZM:
MATERYALİZM ile/<> İDEALİZM ile/<> TARAFSIZ MONİZM


- MOORE AÇMAZI ile/ve/||/<> BEKLENMEYEN SINAV AÇMAZI ile/ve/||/<> BELİRLENMİŞ ÖĞRENCİ AÇMAZI ile/ve/||/<> INDY AÇMAZI


- MORTGAGE :/yerine İPOTEK


- MSP ile/ve/|| IBM NEXT-GEN ile/ve/|| GOOGLE AMBASSADOR

( Microsoft Student Partner. İLE/VE/|| IBM Next Generation. İLE/VE/|| Google Ambassador. )

( Kurumların, öğrenci temsilcilerinin yararlandıkları, uluslararası sistem, ağ ve program. )


- MUADİL ile İKÂME

( Denk, eşit, eşdeğer/li. İLE Yerine koyma, yerine kullanma. )


- MUÂMELE[Ar.] değil/yerine/= İŞLEM, DAVRANIŞ


- MU'ÂRAZA[Ar.] ile İCRÂU'L-İLLET Fİ'L-MA'LÛL[Ar.]


- MU'ÂRAZA[Ar.] ile İLZÂM[Ar.]


- MUAYENE ile İNCELEMEK ile DENETÇİ

( EXAMINATION vs. EXAMINE vs. EXAMINER )

( آزمايش ile آزمون ile محک ile معاينه ile آزمايه ile تجزيه ile امتحان ile بررسي کردن ile آزمون کردن ile تجزيه کردن ile مورد بررسي قرار دادن ile ممتحن ile امتحان کننده ile آزمونگر )

( AZMAYSH ile AZMON ile MOHAK ile معاينه ile AZMAYYEH ile TAJZYYEH ile EMTAHAN ile BARRESY KARDAN ile AZMON KARDAN ile TAJZYYEH KARDAN ile MOORD BARRESY GHARAR DADAN ile MOMTAHN ile EMTAHAN KONANDEH ile AZMONGAR )


- MÜBALAĞA İSM-İ FAİL ile/ve İSM-İ TAFTİL

( NASSARÛNE | NASSARÂNÎ | NASSÂRUN [MÜZEKKER] NASSÂRÂTÜN | NASSÂRATÂNÎ | NASSÂRATUN [MÜENNES] ile/ve ENSARÛNE/ENASİRÛ | ENSARÂNÎ | ENSARU [MÜZEKKER] NUSRAYÂTÛN/NUSARU | NUSRAYÂNÎ | NUSRÂ [MÜENNES] )


- MÜCÂVERE[Ar.] ile İCTİMÂ'[Ar.]


- MUCİZE ile KERÂMET ile MAÛNET(Allah'ın yardımı/inâyeti.) ile İSTİDRÂC

( Peygamberlerde/n. İLE Velilerde/n. İLE Mü'minlerde/n. İLE Kâfirlerde/n. )


- [ne yazık ki]
MÜDÂRÂ[T][< DERY] ile İKİYÜZLÜLÜK | YÜZE GÜLME, DOST GİBİ GÖRÜNME


- MUHABBET SOKAK değil İNCİLİ ÇAVUŞ SOKAĞI


- MUHABBET ile/ve/<> İLİM


- MUHABBETİN/AŞKIN DERECELERİ'NDE:
MEYL ile/||/<>/> ARZU ile/||/<>/> SAHÂBET ile/||/<>/> GARÂM ile/||/<>/> VEDÂD ile/||/<>/> ŞEGAF ile/||/<>/> TEFÎN ile/||/<>/> TEABBÜD ile/||/<>/> HULLET ile/||/<>/> IŞK

( Öteki dillerde bizim "muhabbet" gibi çok anlamlı bir sözcük var mıdır bilmem. Ama şu kadarını söyleyeyim... Bizi bilmek demek, biraz da bu sözcüğü tüm anlamlarıyla bilmek demek...

Muhabbeti; sevgi, aşk, sevdâ, dostluk, bağlılık, sohbet, yârenlik etmek anlamlarında kullanıyoruz. Birini sevdiğimizde ona muhabbet besleriz. Sevdiğimizle oturup konuştuğumuzda muhabbet etmiş oluruz. Bir erkek ile bir kadının birbirini tanımasına ve sevmesine vesile olanlara "muhabbet tellâlı" deriz. Ama konu tasavvuf olunca sözcük farklı anlamlar kazanmaya başlar.

Eskiler, muhabbeti, şiddetine göre on dereceye ayırmış. Öncesi ilgi duymak, sonrası muhabbetin şiddetiyle yok olmak olan muhabbet olmaz ise yolculuk da olmaz. Sırayla açıklayalım...

1. MEYL: Sözlükte bir yöne doğru yönelmek, eğilmek, eğik duruma gelmek anlamı verilmiş. Biz ise birine ya da bir şeye yönelmek, sevgi, ilgi göstermek, istek ve arzu duymak anlamlarında kullanıyoruz. Tasavvufta yolun en başındakilere muhib deriz. Muhib, ilgi duyan kişidir. Yolun başı ise ilgi duymaktır. O yüzden;

Âşık oldur kim kılar cânın fedâ cânânına
Meyl-i cânân itmesin her kim ki kıymaz cânına


(Fuzûlî)

İlgi duymaya başladığımız anda yolculuğumuz başlar. Çünkü meyl ile başlayan yolculuğun sonu bu uğurda canını vermektir.

2. ARZU: Meyl, irâdeye yükselirse arzu adını alır. İrâdeye yükselmesi ise yâri istemek ile olur. Ama bunun da bir bedeli vardır.

Cân la’lin eyler arzû yâr içmek ister kanımı
Yârâb ne vâdîdir bu kim cân teşne cânân teşnedir


(Bâkî)

3. SAHÂBET: Benimseyip koruma, kayırma suretiyle sâhiplenme, sâhip çıkma anlamlarında kullandığımız sözcük, Arapça olmasına karşın anlamını Türkçe'de kazanmış. Kişinin arzu ettiği kişiye karşı, gönlünden bir akış, bir eğilim peyda olması sonucunda da korumaya, sahiplenmeye başlar.

4. GARÂM: Olağanüstü sevgi, şiddetli arzu ve iştiyâk, büyük aşk anlamına gelen garâm, sevginin gönle âdeta yapışmasıdır.

Cenap Şehabeddin;

Uyan ey bister-i sînemde yatan tıfl-ı garâm

derken âşık olmaya başladığını ya da âşık olmak arzusunu dile getiriyordu.

5. VEDÂD: Sevgi, dostluk, muhabbet anlamlarına gelen vedâd, muhabbetin saf ve katıksız durumu. Gönülden öteki eşya ve kişilere olan ilginin atılması durumu. Aynı sözcükten türeyen vedûd ise “Kullarını çok seven, onları lûtfa, ihsâna gark eden; sevilmeye lâyık ve müstahak yalnız kendi olan” anlamında Allah’ın adlarındandır.

6. ŞEGAF: Sevginin kalbi istilâ etmesi, aşırı sevgi, mecnûnca, çılgınca sevme. Kalp, sevilen şey dışındakilerden temizlenince bu sefer sevgi coşmaya başlar, kalbin tamamını fetheder, istilâ eder.

7. TEFÎN: Örümcek ağı demek olan tefîn, aşkın bir üst derecesi. Kalbin her yanını istilâ eden sevgi, kalpten taşmaya başlar. Kalpten taşmaya başlaması ise kontrolün aşk sahibinin elinden çıkıp aşkın eline geçmeye başlamasıdır. Öyle ki aşk, örümceğin ördüğü ağ gibi kişinin her tarafını kapsar, örer, onu âdeta sıkı sıkı bağlar.

8. TEABBÜD: Kul köle olmak, tapınmak anlamındaki teabbüd, kişinin artık aşkın elinde oyuncak olduğu haldir. Bu durumdaki âşığı, Hayretî şöyle anlatır:

Gam yeriz kan yutarız kûşe-i mihnette müdâm
Sanma biz kevser-i cennât-ı naîmin kuluyuz


9. HULLET: Gerçek dostluk anlamındaki hullet, sevgiliden başka kimsenin kalmadığı durumu açıklamak için kullanılır. Hullette iki özellik bulunur. Biri sadâkât yani doğruluk, öteki de samimiyet. Aşkın sondan bir önceki durumudur. Artık aşkın gerçek olduğundan, heves ya da yanılsama olmadığından emin olunmuştur.

10. IŞK: Muhabbetin en son hali ve en aşırı derecesidir. Halkanın tamamlandığı son zincir. Zât, sıfata meylettiğinde, kalpte ortaya çıkarak tüm damarlarda akıp tüm organlara yayılan aşırı muhabbet. Hallâc’ın her tarafı kesildiğinde, kanının yerlere Allah Allah diyerek akmasının nedeni de Züleyha’nın kanının Yusuf diye diye akmasının nedeni de budur. Işk öyle bir durumdur ki kişinin nazarında, sevdiğinden başka bir şey olmaz ve tüm ilgisini sevdiğine gösterir. Sadece gözleriyle ve gönlüyle değil baştan ayağa tüm âzâsıyla sevdiğini müşâhede eyler.

Tasavvuf, meyl ile başlayıp ışk ile biten bir yolculuktur. O yüzden,

Muhabbet bir kef-i Dâvud’dur pûlâdı mûm eyler
(Suzî-i Prizrenî)

ve

Muhabbet öyle bir sırdır ki bin setr et nihân olmaz
(Îzzet Molla)

Işk sahipleri nerede olursa olsun hemen bilinir.

Son sözü de Fuzûlî söylesin:

Aşk imiş her ne vâr âlemde
Muhabbetiniz daim, aşkınız bâkî ve dâim olsun.



İsmail Güleç (Prof.Dr.) | www.ismailgulec.net )

( Aşk Merdiveni [Diotima]





6. Basamak: Aşkın kendine duyulan aşktır. Kişi, güzelliği kendi biçiminde görür ve aşkın güzelliğini olduğu gibi sever. Her özel ve güzel olan, bu biçimle bağlantısı nedeniyle güzeldir.

5. Basamak: Genel olarak bilgiye duyulan aşktır.

4. Basamak: Yasalara ve kurumlara duyulan aşktır.

3. Basamak: Nefs sevgisidir. Bu, fiziksel özelliklerin bir kenara bırakıldığı, manevi ve ahlâkî güzelliğin sevgiyi tetiklediği aşamadır. Bu adımda, kişi, nitelikli zihinlere âşık olacaktır.

2. Basamak: Tüm güzel gövdelerin sevgisidir. Kişi, tüm gövdesindeki güzelliği görür ve farkları sevmeyi öğrenir.

1. Basamak: Tek bir gövdenin sevgisidir. Bu aşk, belirli bir gövdeye duyulur. Fiziksel özelliklere duyulan bir istektir. )


- MUHABERE ETMEK değil/yerine/= İLETİŞMEK/ÇAVLAŞMAK/BİLDİRİŞMEK


- MUHABERE MEMURU değil/yerine/= İLETİŞİM İŞYARI


- MUHABERE/KOMÜNİKASYON değil/yerine/= İLETİŞİM/ÇAVLAŞIM/BİLDİRİŞİM


- MUHÂFAZA ile/ve için MERHAMET


- MUHÂFAZA ile/ve için SEVGİ


- MUHALEFET ile/değil/yerine İTİZAL