I ve İ ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 8.234 başlık/FaRk ile birlikte,
8.234 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(22/34)
- Sanchita(geçmiş enkarnasyonlardan birikmiş olanlar),
-<
- ÎSÂR[Ar.] ile İS'ÂR[Ar.] ile ÎSÂR[Ar.] ile İS'ÂR/İSGAR["ga" uzun okunur] ile İ'SÂR[Ar.] ile İ'SÂR[Ar.] ile İ'SÂR[Ar.] ile İSÂR[Ar.]
( Bağ, sargı. | Esirlik. İLE Fiyat biçme, narh koyma. İLE İkram, bahşiş. | Cömertlikle verme. | Dökme, saçma, serpme. | Kendi muhtaç olduğu halde bahşiş verme. | Seçme. İLE Çocuğun diş çıkarması. İLE Sürçdürme, ayak kaydırma. | Birini, büyüklere kötüleme/zemmetme. İLE Güçleştirme. | Fakirleşme. İLE İkindi zamanında bulunma. | Gelin olma çağına gelme. | Kasırga. İLE Keçi memesine takılan kese/torba. )
- İSÂR ile İS'ÂR ile îSÂR ile İS'ÂR/İSGAR ile İ'SÂR ile İ'SÂR ile İ'SÂR ile İSÂR
( Bağ, sargı; Esirlik. İLE
Narh koyma, fiyat biçme. İLE
İkram; bahşiş. | Cömertlikle verme. | Dökme, saçma, serpme. | Kişinin, kendi, gereksinim duymasına karşın bahşiş vermesi. | Seçme. İLE
Çocuğun diş çıkarması. İLE
Sürçtürme, ayak kaydırma; birini büyüklere kötüleme. İLE
Güçleştirme; Fakirleşme. İLE
İkindi zamanında bulunma; Gelin olma çağına gelme; Kasırga. İLE
Keçi memesine takılan kese, torba. )
- İŞAR ile İŞARİ OY
- ÎSÂR değil/yerine/= SEÇME
- İŞÂRÂT ile/ve/<> İBÂRÂT
- İSÂRE[Ar.] ile İSÂVE[Ar.]
( Tozu havaya kaldırma. İLE Ağız karalığı, gammazlık. )
- İŞARET
( SIGN )
- İŞARET ALMA (HİDÂYET)
- İşaret dilini öğren! Öyle KONUŞ!!!
- İŞARET ETMEK ile DİKKATLERİ ÇEKMEK/ÇEKMEYE ÇALIŞMAK
- İŞARET PARMAĞI ile/ve/değil/||/<>/< ÖTEKİ ÜÇ PARMAK
( Bir yanlışın/eksiğin savunması olarak kendimizi hatasız/suçsuz göstermek için başka bir şeyi/kişiyi işaret ettiğimizde, işaret ettiğimiz parmağımız, işaret edilen şeyle ilgili olsa bile olayların/olguların kökenindekinin, kaynağının ve ağırlığın bizim "düşünce/davranış" ve "yorumumuz" olduğunu, öteki üç parmağımız bizi gösterir. )
( %25. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< %75. )
( İyi birini gördüğünüzde, onu taklit etmeye çalışın. Kötü birini gördüğünüzde, onun kusurlarını, kendinizde de arayın. )
- İŞARET PARMAĞIYLA GÖSTERMEK ile/ve/değil/yerine/|| AYAK İZİ
- İşaret parmağını dudaklarına götür ve SUS!!! -ve
- İŞARET ile DELİL
( SIGN vs. PROOF )
- İŞARET değil/yerine/= İM/BELİRTİ/İZ, SİM
- İŞARET ile ÎMÂ
- İŞARET ile İŞMAR
( ... İLE El, göz ya da baş ile yapılan işaret. )
- İŞARET = SIGN[İng.] = MARQUE[Fr.] = ZEICHEN[Alm.] = SEGNO[İt.] = SIGNO[İsp.]
- İşaretle KONUŞ!!!
- İŞARETLEMEK değil/yerine/= İMLEMEK
- İŞARETLEMEK ile İŞARETLENMEK ile İŞARETLETMEK ile İŞARETLEŞMEK ile İŞARETLEYEBİLMEK ile İŞARET ile İŞARETLİ ile İŞARETÇİ/LİK ile İŞARETSİZ/LİK ile İŞARET DİLİ ile İŞARET FİŞEĞİ ile İŞARET SIFATI ile İŞARET ZAMİRİ ile İŞARET PARMAĞI
- İŞARETLEMELİ!
- İSBA[Ar.] ile İŞBÂ[Ar.]
( Arapların uzunluk ölçüsü.[kadem'in 1/12'si]. | Uzatma. İLE Karnını doyurma. | Doyum, doyma. )
- İSBA[Ar.] ile İSBÂH[Ar. < SEBH] ile İŞBÂ'[Ar. < ŞİB]
( Arapların uzunluk ölçüsü.[kadem'in 1/12'si] İLE Suda yüzdürme/yüzdürülme. İLE Karnını doyurma, doyrulma. | Doyma. | Çoğalma, çoğaltılma. | Arap nazımında, vezin ve kâfiye zorunluluğundan dolayı sözcüğe bir harf katma. )
- İSBÎDÂC[Ar.] ile İSFÎDÂC[Ar.]
( Üstübeç. )
- İŞBİRLİĞİ/ÇÖZÜM ORTAKLIĞI ile/ve/||/<> DESTEK ALMA ile/ve/||/<> YARDIM ALMA ile/ve/||/<> YARARLANMA
( %60-70[kendin] - %30-40[öteki]. İLE/VE/||/<> %40-50[kendin] - %50-60[öteki]. İLE/VE/||/<> %70-80[öteki] - %20-30[kendin]. İLE/VE/||/<> %80-90[öteki] - %10-20[kendin]. )
- İŞBİRLİĞİ YAPMAK ile İŞBİRLİĞİ ile İŞBİRLİKÇİ
( COLLABORATE vs. COLLABORATION vs. COLLABORATOR )
( باهم کار کردن ile تشريک مساعي ile همکاري ile همدستي ile همدست )
( BANPAM KAR KARDAN ile TASHARYK MOSAEY ile NPAMKARY ile CPEHMADASTY ile CPEHMADAST )
- İŞBİRLİĞİ ve/<> AMAÇ BİRLİĞİ
- İŞBİRLİĞİ ile/ve/<> GÜÇ BİRLİĞİ
- İŞBİRLİĞİ ile/ve/<> İŞBÖLÜMÜ
( ... İLE/VE/<> Kendiyle ilgili her işi yapmamak. )
( COOPERATION vs./and/<> DIVISION OF LABOUR )
- İŞBÖLÜMÜ ile/ve/> İŞBİRLİĞİ
- İŞÇİ ile BİLİMBİREYİ
( Emeğinin karşılığını almazsa çalışmaz, çalışmaya devam etmez.[Haklı olarak!] İLE Hiçbir karşılık almasa da sonuna kadar çalışır. )
- İŞÇİ ile/ve EMEKÇİ
- İŞÇİ ile/ve/||/<>/> USTA ile/ve/||/<>/> SANATKÂR
( Elleriyle çalışan. İLE/VE/||/<>/> Elleri ve aklıyla çalışan. İLE/VE/||/<>/> Elleri, aklı ve gönlüyle çalışan. )
- İŞÇİLİK ile/ve HİZMET
- İŞÇİ/LİK ile İŞÇİ SİGORTASI
- ISDS/INTERNATIONAL SOCIETY FOR DISEASE SURVEILLANCE[İng.] değil/yerine/= ULUSLARARASI HASTALIK GÖZETIM BİRLİĞİ
- İŞE ALINDI ile İŞE ALINAN İŞÇİ ile İŞE ALINMIŞ ÇALIŞMA
( HIRED vs. HIRED WORKER vs. HIRED WORKING )
( اجير ile مزدور ile مزدبگير ile مزدوري )
( AJYR ile MOZDOR ile MOZDBAGYR ile مزدوري )
- İŞE ALINMA ile/ve İŞTEN ÇIKARILMA
( Bilgi, beceri gibi özelliklerle. İLE/VE Davranış ve tutumlarla. )
- İŞE/ÇALIŞMAYA BAŞLAYAMAMAK ile/ve/<>/değil İŞİN/ÇALIŞMANIN BÖLÜNMESİ/KESİLMESİ KAYGISI
( Her iş/çalışma, başlayana, elin değene kadardır. )
- İŞE YARAMAYAN ile/değil İŞİNE GELMEYEN
- İŞE YARARLIK ve/||/<> "AKILDA BULUNDURMA"
- İŞE YARAR/LIK ve/<> KÖPRÜ
- İŞE YARARLILIK ile/ve DEĞİM/LİYÂKAT
- İŞE YARARLILIK ile/ve DEĞİM/LİYÂKAT
( Ne kadar yararlıysan, o kadar adamsındır. )
( USEFULNESS vs. MERIT )
- İŞE YARAYAN ile/ve/değil/||/<>/< İŞ GÖREN
- İŞE ile İŞE!
( Çalışılan yere/iş yerine gitmek/göndermek. İLE Birine [çocuğa/sayrıya vb.] işemesi yönünde, öneride ya da emirde bulunmak. )
- İŞEME ile KAŞAN
( ... İLE Hayvanların durup işemesi. )
- İŞEME ile/değil SİYME
( ... İLE/DEĞİL Kedi, köpeğin işemesi. )
- İŞEMEK ile/ve BOŞALMAK
- İŞEMEK/ÇÖĞDÜRMEK ile/ve SIÇMAK
( Değişim. İLE/VE Gelişim. )
( TO PEE/PISSING vs./and TO SHIT/DEFECATE/EGESTION/EXCRETION
Alteration. WITH/AND Development. )
- Sen de diyerek saldırmadan ve savunmadan KONUŞ!!! -ve
- Sen diliyle kişileri katmadan, hedef almadan KONUŞ!!!
- İŞETMEK ile İŞEYEBİLMEK ile İŞE UYGUN/LUK
- Şey - şey - şey demeden KONUŞ!!!
- Isfahan ile ISFAHAN
( İran'da bir kent/eyâlet. İLE Türk müziğinde, dügâh perdesindeki makamlardan biri. )
- İSFENCİYYE-İ KARNİYYE ile İSFENCİYYE-İ KİLSİYYE
( Yumuşak susüngerleri. İLE Kireçli süngerler. )
( CÉRATOSPONGES avec CALEISPONGES )
- İSG/OCCUPATIONAL HEALTH AND SAFETY[İng.] değil/yerine/= İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ
- İŞGAL/MEŞGUL ETMEK değil/yerine/= İŞTEN ALIKOYMAK, OYALAMAK
- İŞGAL[Ar. < ŞUGL] ile/>< FERAĞ
( Bir yeri ele geçirme. | Bir yeri geçici bir süre için ele geçirme. | Birini işten alıkoyma, engelleme, oyalama. | Uğraştırma. İLE/>< Bir işten vazgeçme, çekilme, el çekme, terk etme. | Bir taşınmazı başkasına bırakma, başkasının üstüne geçirme. | Boşaltma. )
- [ne yazık ki]
İŞGAL ile/ve/||/<>/> ÇÖLLEŞTİRME
- İŞGAL ile/ve/<> DEĞERSİZLEŞTİRME
- İŞGAL ile/değil/yerine ETKİLEME
- İŞGAL ile/değil FETİH
( ... İLE/DEĞİL "Ele geçirdiği" yere ve yaşayanlarına teklif sunuyorsa. )
( [not] OCCUPATION vs./but CONQUEST )
- İŞGAL ile İŞGALCİ/LİK
- İŞGAL[Ar. < ŞUGL] ile İŞKÂL[Ar. < ŞEKL]
( Meşgul etme, işle uğraştırma. | İşten alıkoyma. | Tutma. | Oyalama. İLE Müşküllük, güçlük. | Güçleştirme, çetinleştirme. )
- İŞGAL ile İŞTİGAL
- İŞGAL[Ar. < ŞUGL] ile İSTÎLÂ'[Ar. < VELY]
- İŞGAL ile/ve/||/<>/>/< SAVAŞ
- İŞGAL ile/değil YAYILMA
- İŞGALİYE ile İŞGALİYE RESMİ
- İŞ-GÜÇ
- İŞGÜZAR[Azr.] = BECERİKLİ, ELİ İŞE YATKIN [Tr.]
- İŞGÜZAR/LIK ile/ve/||/<>/< BİLGİSİZ/LİK
- [ne yazık ki]
İŞGÜZÂR/LIK ile/ve/<> BOŞBOĞAZ/LIK
- İŞGÜZAR/LIK ile/değil/yerine/>< GAYRETKEŞ/LİK
- İŞGÜZAR/LIK ile İŞGÜZARCA
- İSHÂB[Ar.] ile ITNÂB[Ar.]
- İSHAK AĞA ÇEŞMESİ :
( Kireçburnu'nda ana cadde üzerinde ve Kireçburnu Camiinin deniz tarafındaki set üzerinde yer alan Çeşme altı isimli çay bahçesinin içerisindedir (H.1163, M.1749). Çeşmeyi İstanbul Gümrük Emini Seyyid İshak Ağa yaptırdığı için bu ismi almıştır. Suyun sertlik dereci 36 olup ağır sudur ve içilmez. Çeşmenin uzun zamandan beri suyu yoktur.. Çeşmenin kitabesinde şöyle yazıyor: Sahib - ül hayrat vel - hasenat Es - seyyid Ishak Ağa Emin - i Gümrük - i Asitane" (Sene 1163). )
- İSHAK AĞA ÇEŞMESİ ile İSHAK AĞA ÇEŞMESİ ile İSHAK AĞA ÇEŞMESİ ile İSHAK AĞA ÇEŞMESİ
( Beykoz, Meydan Çarşısı'nda. [ON ÇEŞMELER adıyla da tanınır] [1746] İLE Beykoz'da, Ortaçeşme semtinde. İLE Yalıköy (Serbostanî Mustafa Ağa) Camisi'nin mihrabı önündeki bahçede. İLE Kireçburnu (Ağaçaltı) Camisi önündeki meydanda. )
( Dördü de Gümrük Emini İshak Ağa tarafından yaptırılmıştır. )
- İSHAK AĞA MEMBA SUYU :
( Set üzerindeki çeşmenin suyudur. İshak Ağa Camii yanında ve çay bahçesi içersindedir. Suyun derecesi çok yüksek olup içme suyu olarak kullanılmadığı için akışı kesilmiştir. Çeşme korunmaktadır. )
- İSHAK KUŞU/BATAKLIK BAYKUŞU ile ÇİZGİLİ İSHAK KUŞU
(
)
( OTUS SCOPS cum OTUS BRUCEI )
- İSHAK ile/ve/||/<> İSMAİL
- İSHAL ile/değil ISHAL
- İSHAL ile İSHALLİ
( DIARRHEA vs. DIARRHETIC )
( اسهال ile شکم روش ile ريغو )
( ASEHAL ile SHKAM ROSH ile ريغو )
- İSHAL ile İSHALLİ
- İSHÂL[Ar. < SEHL] ile İSHÂR[Ar.]
( Sürgün, iç sürme, mülâyim dışkılama. İLE Gece uyutmayıp uyanık bulundurma. )
- ISHAL ile/ve/<> ISLAH
- ISHAL ile İZHÂR
- İSHAL[< SEHL]["isal" değil!]/AMEL/LİNET[Ar.]/DİARE[İng.] değil/yerine/= SÜRGÜN/SÜRÜK/ÖTÜRÜK/CIRCIR (OLMAK)
( DIARRHEA )
- İSHÂN[Ar.] ile İSHÂN[Ar.]
( Düşmanı perişan etme. İLE Isıtma/ısıtılma, kızdırma/kızdırılma. )
- İSHAR ile İZHAR
- İŞİ:
BİLMEK ile/ve/||/<>/> TUTTURMAK
- İŞİ:
BİLMEYEN ile/değil/yerine/>< BİLEN
( "Hocası". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yapıcısı. )
- İŞİ İŞ
- İŞİ/İŞLERİ:
DELEGE (ETMEK) / TEVDİ (ETMEK) değil/yerine/= YÜKLEMEK/YÖNLENDİRMEK
- İşi KONUŞ!!!
- ISI(SICAKLIK) ve/||/<> SÜRTME
- ISI ve IŞIK...:
OLSUN ile/ve/||/<>/> DOLSUN
- ISI YALITIMI ile/ve/değil/<> ISI YÖNETİMİ
- ISI YALITIMINDA:
BETON ile/değil/yerine/< AHŞAP ile/değil/yerine/< KÜTÜK ile/değil/yerine/< TAŞ ile/değil/yerine/< KERPİÇ ile/değil/yerine/< SAMAN
( Daha/en düşük. İLE/DEĞİL/YERİNE/< Daha/en yüksek. )
- İŞİ YÜRÜTMEK ile "İŞİ GÖTÜRMEK"
( EXECUTE vs. "TO BEAR" )
- ISI ile ÖZGÜL ISI
( ... İLE 1 gram maddenin sıcaklığını, 1 ºC değiştirmek için emilmesi ya da kaybedilmesi gereken su miktarı. )
- ISI ile/||/<> SICAKLIK
( Isı enerji aktarımı İLE sıcaklık moleküler hareket ölçüsüdür )
( Q=mcΔT İLE T(K) )
- ISI ile/||/<> SICAKLIK
( Isı enerji aktarımı İLE sıcaklık moleküler hareket ölçüsüdür )
( Formül: Q=mcΔT İLE T(K) )
( Daniel Gabriel Fahrenheit tarafından 1724 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- İSİDOROS ve/||/<> ANTHEMIOS
( Ayasofya'yı, 5 yılda inşâ ettiler. )
- İSİG ile İSİG KÖL/İSİG GÖL
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Sıcak. İLE Barsgan'da bir göl.[Uzunluğu otuz, eni on fersah.] )
- IŞIĞA, IŞIKLA BAKMAK ile/ve YÖNTEME, YÖNTEMLE BAKMAK
- IŞIĞADOĞRULUM ile/<> IŞIĞAGÖÇÜM/IŞIKGÖÇÜM
( Işık etkisiyle bir bitkinin büyüme devinimi. İLE/VE/<> Birgözelilerde birdenbire aydınlanma sonucu görülen tepkime. )
( PHOTOTROPISM vs./<> PHOTOTACTISM )
- IŞIĞAN ile IŞIĞA GÖÇÜM ile IŞIĞA DOĞRULUM
- IŞIĞI GÖRMEK ile/ve/değil/||/<>/< IŞIKLA GÖRMEK
(
)
- IŞIĞI HAYAL ETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KARANLIĞI ANLAMAK
- IŞIĞIN:
YANSIMASI ile/ve/değil/||/<>/> KIRILMASI ile/ve/değil/||/<>/> SAÇILMASI
( Bir dalganın bir yüzeye çarparak geri dönmesi. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Bir dalganın bir ortamdan başka bir ortama geçerken yön değiştirmesi. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Işığın farklı yönlere dağılması. )
( REFLECTION vs./and/||/<>/> REFRACTION vs./and/||/<>/> SCATTERING :OF LIGHT )
- ... IŞIĞINDA ile/<> ... ÇERÇEVESİNDE
- İSİGLİK ile İSİGLİK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Sıcaklık .İLE Aşk, sevgi. )
- IŞIK -ile
( TEVHİD )
- IŞIK:
ÇELİŞİK BİRLİK
( Hem parça, hem dalga | Ne parça, ne dalga )
- IŞIK DALGASINDA:
ŞİDDET ile/ve/||/<> RENK ve DOĞRULTU
( Dalga yüksekliği. İLE/VE/||/<> Dalga boyu uzunluğu. )
( Gümüşlü levha üzerine çekilen ve siyah-beyaz fotoğraflarda, ışıktaki şiddet değişiklikleri kaydedilirken, renkli fotoğraflarda, dalga boyu değişiklikleri de kaydedilir. Hologramda, ışığın şiddetiyle birlikte, ışık dalgalarının doğrultusu da kaydedilerek bir nesneyi üç boyutlu görmemiz sağlanır.[Bu, tek renk hologramlar için geçerli olsa da renkli hologramlar için ışığın üç özelliği de kaydedilir.] )
- IŞIK HIZI:
[ne] KAYNAĞA ne de GÖZLEMCİYE [BAĞLIDIR]
( c = 1/ε0μ0 = 3 x 10üzeri8 m/s )
- IŞIK HIZI ile/değil/< DÜŞÜNCE HIZI
( Saniyede, 300.000 km. İLE/DEĞİL/< En hızlı olan. )
- IŞIK HIZI ile/ve/||/<>/< ELEKTRON DENEYİ
( Joseph John Thomson[18 Aralık 1856 - 30 Ağustos 1940] - 1897 )
- IŞIK HIZI ve KİLOPARSEK(KPC)
( Saniyede 299,792,458 m/s. | 1 metre. VE Uzaklık birimi. | 3260 Işık yılı. )
(
Işık Hızının Araştırılması ve Ölçülmesi
1. Antik Görüşler
- Platon ve Aristoteles (M.Ö. 4. yüzyıl): Işığın anında yayıldığını düşündüler. Bu dönemde ışığın hızı ölçülmeye çalışılmamış, sadece doğası üzerine felsefi tartışmalar yapılmıştır.
2. İlk Bilimsel Yaklaşımlar
- İbn el-Heysem (965–1040): Işığın doğrusal yayıldığını ileri sürmüş, ancak hızını ölçmemiştir.
- Galileo Galilei (c. 1638): Işık hızının sonlu olduğunu öne sürdü. Bir yardımcıyla karşılıklı fener açma deneyi yaptı ama zaman farkı algılanamayacak kadar küçüktü. Bu deney başarısız oldu, ancak "ışık sonsuz hızda değildir" görüşünü destekledi.
3. Işığın Sonlu Hızının İlk Ölçümü
- Ole Rømer (1676): Danimarkalı astronom Rømer, Jüpiter'in uydusu Io'nun gözlemlerinden yola çıkarak ışığın sonlu hızda olduğunu gösterdi.
- Yöntem: Io tutulmalarının yeryüzüne göre zamanlamalarının, Dünya’nın Güneş’e uzaklığına bağlı olarak değiştiğini fark etti.
- Sonuç: Rømer, ışığın Güneş-Dünya mesafesini (1 AU) geçmesinin yaklaşık 22 dakika sürdüğünü tahmin etti (bugünkü değeri ~8 dakika 20 saniye).
4. Karasal (Dünya Üzerinde) Ölçümler
- Hippolyte Fizeau (1849): Işığın hızını doğrudan ölçen ilk kişidir.
- Yöntem: Dişli çark ve aynalardan oluşan bir düzenek kullandı. Işık çarka çarpıp aynadan yansıyıp geri dönerken çarkın döner hızı ile zaman farkını hesapladı.
- Sonuç: Işık hızını yaklaşık 313,000 km/s olarak buldu.
- Léon Foucault (1862): Dönen aynalarla daha hassas bir ölçüm yaptı.
- Sonuç: Işık hızını yaklaşık 298,000 km/s olarak ölçtü (bugünkü değere oldukça yakındır).
5. Modern ve En Hassas Ölçümler
- Albert A. Michelson (1879–1931): Işık hızını ölçmeye yönelik çalışmalar yaptı, interferometri yöntemini geliştirdi. 1907 Nobel Fizik Ödülü’nü aldı.
- Sonuç: Işık hızını 299,796 km/s olarak buldu (modern değere çok yakın).
- 1970'ler – Günümüz: Lazer interferometreleri, atomik saatler ve mikrodalga frekansları ile ışık hızı çok daha hassas ölçüldü.
- 1983: Işık hızı sabit kabul edildi: 299,792,458 m/s.
6. Uluslararası Kabul ve Sabit Değeri
1983 yılında Uluslararası Ağırlıklar ve Ölçüler Bürosu (BIPM), ışık hızını sabit bir değer olarak tanımladı. Bu tarihten itibaren ışık hızı artık ölçülen bir büyüklük değil, tanımlanmış bir sabittir. Bu tanım aynı zamanda 1 metrenin tanımı için de temel alınmaktadır.
)- IŞIK HIZININ:
ALTI ile/ve/<> ÜSTÜ
( Madde. İLE/VE/<> Anti madde. )
( Fizik. İLE/VE/<> Metafizik. )
( V < C ile/ve/<> V > C )
- IŞIK KONİSİ ile/||/<> NEDENSELLİK
( Işık konisi nedensel ilişkili olaylar, dışındakiler nedensel bağlantısızdır. )
( Formül: Timelike İLE spacelike )
- IŞIK MİKROSKOBU ile/ve ELEKTRON MİKROSKOBU ile/ve KUVANTUM MİKROSKOBU
( Işık, cam merceklerden oluşan kondansör tarafından örnek üzerine odaklanır, daha sonra görüntü objektif ve okulerdeki mercekler tarafından büyütülerek gözle ya da fotoğraf filmi üzerinde izlenir. İLE/VE Işık yerine elektron yayıcı kaynak [mikroskobun üst kısmında] kullanılır ve cam mercekler yerine elektromıknatıslar kullanılır. Yayılan elektronlar, kondansör mercekler tarafından örnek üzerine odaklanır. Objektif ve projektör mercekleri tarafından büyütülen görüntü, izlenmek üzere bir ekrana ya da fotoğraf filmi üzerine düşürülür. )
- IŞIK - PARÇACIK BELİRSİZLİĞİ ile/ve/<>/= YER - YÖN BELİRSİZLİĞİ
- IŞIK ŞİDDETİ ile/||/<> IŞIK AKISI (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Şiddet birim alan başına, akı toplam ışık miktarıdır )
( Formül: I=Φ/A İLE Φ )
- IŞIK YILI ile/ve GAUSS YILI
( Işığın bir yılda boşlukta aldığı mesafe. [Zaman birimi değildir!] İLE/VE 1 Astronomik Birimi[AU], kütlesi sıfır kabul edilen bir taneciğin 1 Gauss yılı[365,256.898.300 gün] sürede çizdiği düzgün dairesel yörüngenin yarıçapı olarak kabul edilmiştir. )
( 1 ışık yılı = 63.241 AU [ 1 AU = 149.597.870.691 ± 30 m. ] | [9.5 Trilyon km. / 9.460.718.940.369.531 m. ± 1.897.230 m.] )
( Astronomik Birim [AU], Dünya'nın Güneş çevresinde çizdiği eliptik yörüngenin büyük ekseninin yarısı kabul edilir. )
( Dünya ile Ay arasındaki en fazla mesafe 1.3 ışık saniyesidir. )
( Dünya ile Güneş arasındaki en fazla mesafe 499 ışık saniyesidir [8.3 ışık dakikası]. )
( Güneş Sistemi'nin çapı yaklaşık 150 ışık saatidir. )
( Oort Bulutu[güneşin etrafında dönen kuyrukluyıldızlar kümesi] yaklaşık 2 ışık yılı çapındadır. )
( Güneş'e en yakın yıldız sistemi olan Alfa Centauri yıldız sistemi, Güneş Sistemi'nden yaklaşık 25 astronomik birim, yani 3,75 milyar km. uzaklıktadır. )
( Samanyolu Galaksisi'nin çapı 100.000 ışık yılı kadardır. )
( Samanyolu'nun komşu galaksilerinden Andromeda, bize 2.4 - 2.7 milyon ışık yılı uzaklıktadır. )
( Güneş'ten sonra dünyaya en yakın yıldız olan Proxima Centauri, 4.2 ışık yılı uzaklıktadır. )
( LIGHT YEAR vs./and GAUSS YEAR )
- IŞIK ile/ve/<> AN
( LIGHT vs./and/<> MOMENT )
- IŞIK ile/ve/<> ANTİ MADDE
( ... İLE/VE/<> Işık hızından daha hızlıdır. )
- IŞIK ile GAZIŞI
( ... İLE Termik etki olmaksızın, kendiliğinden görülen ışık. [Radyum, gazışıl bir öğedir.] )
- IŞIK ile/değil/yerine/||/<>/< GELECEK (VAR/VAAD EDİYOR)
- IŞIK ile/||/<> GÖRME
( Görme kuramı ve ışığın doğası )
( İbn Heysem (Alhazen) tarafından 1015 yılında keşfedildi/formüle edildi. (965-1040) (Ülke: Basra/Kahire) (Alan: fizik) (Önemli katkıları: Kitabul Menazır, optik biliminin kurucusu, bilimsel yöntem) )
- IŞIK ile/ve/||/<> GÜNEŞ IŞIĞI
( ... ile/ve/||/<> FÜRÛG-İ ÂFTÂB )
( SET ile/ve/||/<> JANSET )
- IŞIK ile HUZME[Ar.]
( ... İLE Işın demeti. )
- IŞIK ile/ve/||/<> IŞIĞIN YAYILIMI
( Fiziğin konusudur/alanıdır. İLE/VE/||/<> Matematiğin konusudur/alanıdır. )
- IŞIK ile IŞILTI
( ... İLE Hafif ışık. | Bir şeyin, ışıldarken saçtığı ışık. )
- IŞIK ile IŞIN
( ... ile HUZME[Demet. | Işın demeti.(HUZME-İ ZİYÂİYYE)] )
( LIGHT vs. RAY )
- IŞIK ile IŞITAÇ/IŞITIN/LAMBA[Yun.]
( Ateş, ampül vb.'den gelen ışık. )
( GLAUKOS ve KYANOS: Işığın ve karanlığın göreli yoğunluğunu ifade etmek için kullanılırdı. )
- IŞIK ile/ve IŞTIN/AYDINLIK
( LUX cum/et LUMEN )
- IŞIK ile/ve/değil/yerine/||/></< KARANLIK
( Görmek isteyenler için. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/>< Görmek istemeyenler için. )
( [not] LIGHT vs./and/but/||/>< DARKNESS
DARKNESS instead of LIGHT )
- IŞIK ile/ve LAZER
( ... İLE/VE Tek dalga boyu yansıtan ışık. )
( LIGHT vs./and LASER[Light Amplification by Stimulated Emission of Radiation] )
- IŞIK ile/ve/<> PARÇACIK
( LIGHT vs./and/<> PARTICLE )
- IŞIK SES
( LIGHT
SOUND )
- IŞIKLANMAK ile IŞIKLANDIRMAK ile IŞIK ile IŞIKLI/LIK ile IŞIKÇI/LIK ile IŞIKSIZ/LIK ile IŞIKLAMA ile IŞIK HIZI ile IŞIK KÜRE ile IŞIK YILI ile IŞIK AKISI ile IŞIK GÖLGE ile IŞIK GÖÇÜM ile IŞIK IŞINI ile IŞIK AYLASI ile IŞIK AYNASI ile IŞIK BACASI ile IŞIK EĞRİSİ ile IŞIK YUVARI ile IŞIK ÇANAĞI ile IŞIK ÖLÇÜMÜ ile IŞIK DEĞNEĞİ ile IŞIK KORKUSU ile IŞIK KİRLİLİĞİ
- IŞIL IŞIL (PARLAMAK/PARILDAMAK)
- IŞILAMAK ile IŞIL ile IŞIL KÜF ile IŞIL IŞIL ile IŞIL KÜFLER ile IŞIL KÜFLÜCE
- IŞILAY, EFTALYA (BÜYÜKDERE, 1891 - İST. 1939) :
( Ses sanatçısıdır. Musikisever bir ailenin kızı olarak dünyaya geldi. Babası Jandarma Yüzbaşısı Yorgi Efendi eve gelen misafirlere saz çalar, genç Eftalya'da babasının sazı eşliğinde şarkı söylerdi. Kısa sürede mükemmel sesi ile dikkatleri üzerine topladı. Eftalya genç kızlığında, Büyükdere'de sandalla denize açılır, bazen babasının eşliğinde bazen kendi başına gece boyunca şarkı söylerdi. Halk gecenin karanlığında yüzünü görmediği ama sesini çok beğendiği esrarengiz şarkıcıya "Deniz Kızı" lakabını takmıştı. Büyük şöhrete ulaşan Eftalya için Aleko Bacanos "Gel ey denizin nazlı kızı" sözleriyle başlayan ünlü acemaşiran şarkısını Eftalya için bestelemiştir. Eftalya'nın ilk plakları türkü ve şarkı normlarındadır. İlk plaklarını 1923 - 1926 yılları arasında Fransa'da doldurdu. Avrupa'da da konserler veren Eftalya, Ortadoğu ülkelerine de giderek sanatını icra etmiştir. Cumhuriyet döneminde pek çok plak doldurmuş, 1927'de İstanbul'da Columbia plak şirketinin yayımladığı ilk plaklar Darulelhan kayıtlarıdır. Columbia şirketinde 100 plak doldurduktan sonra, bilahare yine aynı şirket adına 11 plak daha doldurdu. Şirketin plakları isimsiz olarak piyasaya sürmesinin nedeni Eftalya Hanım'ın gayrimüslim oluşundan kaynaklanmaktadır. 1934'te Sahibinin Sesi Plak Şirketi okuyucusu olarak plak doldurmuştur. Atatürk'ün huzurunda da şarkı okuyan Eftalya Hanım 1930'dan itibaren adını gizlememiş şarkılarını Deniz Kızı Eftalya Şadi Hanım" adıyla yayımlamıştır. )
- IŞILDAMAK ile IŞILDATMAK ile IŞILDAK
- IŞILKÜFLER ile IŞILKÜFLÜCE
( Çeşitli türleri, insan ve hayvanlarda, asalak yaşayan tatlıbitkiler takımı. İLE Evcil hayvanlarda, özellikle sığırlarda, ışılküflerden ileri gelen ve insana da bulaşabilen ilkel mantar sayrılığı. )
- IŞILTI ile IŞILTILI
- İSİM CÜMLESİ ile/ve FİİL CÜMLESİ
( İsim + İsim'den ya da İsim + Fiil'den oluşur. İLE/VE Fiil + İsim'den oluşur. )
( Örnek: Hasan kaim. İLE/VE Nasara Hasan. )
( CÜMLE: Yargı bildiren sözcükler/kelimeler bütünü. )
- İSİM[Ar. < İSM | çoğ. ESMÂ] ile/ve/||/<> SEMÂ'[Ar. < SAMÂ | SÜMÜVV | çoğ. SEMÂVÂT]/GÖK
( Yukarı kaldıran/çıkaran. İLE/VE/||/<> Kalkık. )
- İSİM değil/yerine/= AD
- İSİM ile/ve/<> CİSİM/RESİM
- İSİM ve FİİL ve HARF/EDAT
( Anlamı/mânâsı olan, zamana bitişmeyen. VE Anlamı/mânâsı olan fakat bir zamana bitişmiş. VE Tek başına anlam/mânâ ifade etmeyen isim. )
- İSİM ile/değil İŞİM
- İSİM[Ar.] ile SIFAT[Ar.]
- AD/İSİM ile/ve/||/<> ÖNAD/SIFAT ile/ve/||/<> EDİM/FİİL
( İşaret. İLE/VE/||/<> Nitelik. İLE/VE/||/<> Gerçekleşme. )
- IŞIMA ile/ve/||/<> ISIL IŞIMA
- İSİMDEN TÜREME FİİL ile İSİMDEN TÜREME İSİM
- İŞİMİZ/UĞRAŞIMIZ/HİZMETİMİZ:
| "YIKMAK" ve/ya da "YAKMAK" İLE | değil YAPMAK İLE
- İSİMLENDİREBİLMEK ile İSİMLENDİRİVERMEK
- İSİMLENMEK ile İSİMLEŞMEK ile İSİMLENDİRMEK ile İSİMLEŞTİRMEK ile İSİM/LİK ile İSİMCİ/LİK ile İSİMLİ/LİK ile İSİMSİZ/LİK ile İSİM HALİ ile İSİM KÖKÜ ile İSİM HAKKI ile İSİM BABASI ile İSİM DURUMU ile İSİM TABANI ile İSİM ÇEKİMİ ile İSİM CÜMLESİ ile İSİM GÖVDESİ ile İSİM TAMLAMASI
- İSİMLER = ESMÂ = NOMS
- IŞIN ile/||/<> DOĞRU PARÇASI
( Işın tek yönlü sonsuz İLE doğru parçası iki ucu sınırlıdır )
( Formül: [A ile∞) İLE [A ileB] )
- IŞIN ile IŞINIM/IŞIMA/RADYASYON[Fr.]
( Bir ışık kaynağından çıkarak her yöne yayılıp giden ışık demeti. | Işınetkin özdeklerin saçtıkları alfa, beta, gama ışınlarından her biri. | Bir noktadan çıkıp sonsuza giden yarım doğrulardan her biri. İLE Işın ya da tanecik yayımı, radyasyon. | Uzayda yayılan bir dalgayı oluşturan öğelerin tümü. | Bir erkenin ışık demeti durumunda yayılması. | Isının, bir kaynaktan ışın ve dalga devinimi yoluyla yayılması. )
( LIGHT vs. RADIATION )
- IŞIN ile IŞINLANMA
( BEAM vs. BEAMING )
( شعاع ile پرتوه ile پرتو ile پرتودار )
( SHOA ile پرتوه ile PORTO ile PORTODAR )
- IŞIN ile ÖZIŞIN
( ... İLE Ağaç gövdesinde, yatay yönde besin iletimi yapan ve özkesitte parıltılı görünen gözeler topluluğu. )
- IŞIN = ŞUÂ' = RAYON
- İŞİNE GELDİĞİ GİBİ ile ANLADIĞI KADAR
- İŞİNE GEL(ME)ME/GELEN ile/değil/ne yazık ki/||/<>/< KOLAYINA GEL(ME)ME/GELEN
- İŞİNE GELİRSE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< UYARSA/UYUYORSA
- İŞİNE GEL(ME)MEK/GELEN ile/ve/||/<> DEĞER BİLMEZLİK
- İŞİNE GEL(ME)MEK/GELEN ile/ve/||/<> İŞİNE YARAMAK/YARAYAN ile/ve/||/<>
- İŞİNE GELMEMESİ ile/ve/<> UĞRAŞMAK İSTEMEMEK
- [ne yazık ki]
"İŞİNE GELDİĞİNDE" ile/değil/yerine/>< YERİ GELDİĞİNDE
- İŞİ/Nİ İYİ YAPMAK ve/||/<>/> HELÂLİNDEN KAZANMAK
- IŞINIM ile/||/<> İLETİM (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Işınım boşlukta elektromanyetik, iletim temas ile transferdir )
( Formül: Q=σAT⁴ İLE Q=kAΔT/d )
- IŞINIM ile IŞINIM AKISI ile IŞINIM ALICISI ile IŞINIM BASINCI ile IŞINIM DENGESİ
- IŞINIMA(RADYASYON) EN DAYANIKLI CANLI(HAYVAN):
KARAFATMA değil DEINOCOCCUS RADIODURANS BAKTERİSİ
( ... DEĞİL 1.5 milyon rad'a kadar dayanabilirler. Dondurulurlarsa bu sınır, iki katına çıkar. )
- ISIN/KALORİ[Fr.] ile KİLOKALORİ[Fr.]
( Normal atmosfer basıncında, ısınma ısısı 15 °C'lik suyunkine eşit olan bir cismin, bir gramının sıcaklığını 10 °C yükseltmek için gerekli ısı miktarına eşit olan ısı birimi. | Besinlerin, dokular içinde yanarak gövdenin ısı ve enerjisini sağlama değerlerini gösteren ölçü. İLE Büyük kalori. )
- İŞİN/KONUNUN:
"KESİLMESİ" ile/ve/<> "BÖLÜNMESİ"
- IŞINLAMAK ile IŞINLANMAK ile IŞINLANDIRMAK ile IŞIN ile IŞINLI ile IŞINLILAR ile IŞIN ETKİN/LİK ile IŞIN BİLİMİ ile IŞIN BİLİMCİ ile IŞIN TEDAVİSİ
- IŞINLILAR
( Birgözeli hayvanların, kökbacaklılar sınıfına giren, protoplazmalarından, devinme ve duyu organı olarak, yalancıayak salan takım. )
- ISINMA ile ISINMA ISISI ile ISINMA KOŞUSU
- ISINMA ile/ve SOĞUMA
( TESAHHUN[< SUHÛNE | çoğ. TESAHHUNÂT] ile/ve TEBERRÜD[< BERD | çoğ. TEBERRÜDÂT][: Soğuma. | Soğuk suya girme. ] )
- ISINMAK ile ISIRMAK ile ISITMAK ile ISIRILMAK ile ISITILMAK ile ISINDIRMAK ile ISINABİLMEK ile ISINIVERMEK ile ISIRABİLMEK ile ISIRIVERMEK ile ISITABİLMEK ile ISI ile ISIL ile ISIN ile ISI KUŞAK ile ISI YAYIMI ile ISI YUVARI ile ISI ÖLÇÜMÜ ile ISIL İŞLEM ile ISI TEDAVİSİ
- IŞINSAL ÇİÇEKLER = KAPİTULUMDAKİ DİLSİ KENAR ÇİÇEKLER = EZHÂR-I ŞUÂ'ÎYE = RAYONS, FLEURS RAYONNÉES, RUBANÉES, FLEURS LIGULÉES
- IŞINTI ile IŞINTI LAMBASI
- ISIRARAK ile KOPARARAK
( BITING vs. BREAKING OFF )
- ISIRGAN ÇORBASI ile/ve ISIRGAN YAĞLAŞI
( ... İLE/VE Mısırununu, muhallebi gibi pişirerek. [Kümbet Yaylası] )
- ISIRGAN OTU değil DALGAN(DALAYAN) OTU
( Hayvan ısırır, ot dalar. )
( Isırgangillerden, her tarafı sert tüylerle kaplı, tüyleri kırılınca, karınca asidi denilen, çok kaşındırıcı bir madde çıkaran bir ot. İLE ... )
( URTICA cum ... )
- ISIRIK ile ISIRIŞ ile ISIRICI ile ISIRIMLIK
- ISIRMA GÜCÜ EN YÜKSEK -ile
( TİMSAH )
- ISIRMA GÜCÜ'NDE:
SIRTLAN ve TİMSAH TÜRÜ KAPLUMBAĞA
( 450 kg./1000 lbs.[Bir ısırıştaki uyguladığı çene gücü, aslanınkinden daha fazladır.] VE 453 kg./1004 lbs. )
( İnsan (rekor): 0.8 MPa = 81.6 ton-kuvvet/metrekare
Alman Kurdu: 1.6 - 5.5 MPa = 163-561 ton-kuvvet/metrekare
Pitbull: 1.6 MPa = 163 ton-kuvvet/metrekare
Leopar: 2.1 MPa = 214 ton-kuvvet/metrekare
Rottweiler: 2.3 - 2.4 MPa = 240 ton-kuvvet/metrekare
Beyaz Köpekbalığı: 4.13 MPa = 421 ton-kuvvet/metrekare
Aslan: 4.76 MPa = 485 ton-kuvvet/metrekare
Sivas Kangalı: 4.92 MPa = 502 ton-kuvvet/metrekare
Mürekkepbalığı: 6.89 MPa = 703 ton-kuvvet/metrekare
Sırtlan: 6.89 MPa = 703 ton-kuvvet/metrekare
Timsah: 17.2 - 34.47 MPa = 1754-3515 ton-kuvvet/metrekare )
- ISIRMAK ile/ve/> ÇİĞNEMEK
- ISIRMAK ile/değil/yerine "DİŞLERİNİ GÖSTERMEK"
- ISIS ve/||/<> OSIRIS
( Müziğin de koruyucuları. )
- İS-/İSO- ile/||/<> ANİS-/ANİSO-
( Eşit, benzer, aynı. İLE/||/<> Benzemeyen, eşit olmayan, farklı. [anisokori: Göz bebeklerinin farklı büyüklükte olması.] )
- İşitebilmek için DİNLE!!!
- İşitebilmek için SUS!!!
- ISITILAN KURBAĞA ÖYKÜSÜ değil/yerine SARI ÖKÜZ ÖYKÜSÜ
( ... DEĞİL/YERİNE Otlakların birinde bir öküz sürüsü yaşarmış. Çevredeki aslan sürüsünün de gözü öküzlerdeymiş. Ancak, öküzler saldırı anında bir araya geldiği zaman, aslanların yapılacak bir şeyi kalmazmış. Bu yüzden küçük hayvanlarla beslenmek zorunda kalan aslanlar, iyi beslenememeye başlayınca bir çare düşünmüşler. Topal aslan yanına bir iki aslanı da alarak, beyaz bayrak çekmiş ve öküz sürüsüne yanaşmış.
"SUÇ, HEP O SARI ÖKÜZ'DE..."
Öküzlerin önderi Boz Öküz ve yanındakilere tatlı dille konuşmaya başlamış:
"Saygıdeğer öküz efendiler. Bugün buraya sizden özür dilemeye geldik. Biliyorum. Bugüne kadar size zarar verdik. Ama inanın ki, bunların hiçbirini isteyerek yapmadık. Tüm suç hep o Sarı Öküz''de. Onun rengi sizinkilerden farklı ve bizim de gözümüzü kamaştırıyor, aklımızı başımızdan alıyor. Biz de barışseverliğimizi unutuyor ve saldırganlaşıyoruz. Sizle bir sorunumuz yok. Verin onu bize, siz kurtulun, yine barış içinde yaşayalım."
Boz Öküz ve heyeti, bu sözler üzerine, aralarında tartışmış ve teklifi haklı bularak, Sarı Öküz'ü vermişler aslanlara. Bir tek, Benekli Öküz karşı çıkmış ama kimseye derdini anlatamamış.
"AFERİN! SİZİ KUTLARIZ!"
Bir süre sonra, aslanlar yine aynı yöntemle gelip, bu kez Uzun Kuyruk'u istemişler:
"Gördünüz mü ne kadar barış severiz. Sizi de kararınızdan dolayı kutlarız. Ancak, şu sizin Uzun Kuyruk var ya, kuyruğunu salladıkça nereden baksak görünüyor ve aklımızı başımızdan alıyor. Size saldırmamak için kendimizi zor tutuyoruz. Oysa siz normal kuyruklusunuz. Verin onu bize, bu konuyu kapatıp, barış içinde yaşamaya devam edelim."
Boz Öküz ve heyeti, Uzun Kuyruk''u teslim etmiş, yine Benekli Öküz karşı çıkmış. Uzun Kuyruk, aslanların pençesi altında can vermiş.
"NEREDE KAYBETTİK BİZ BU SAVAŞI?"
Bu olay, sürekli tekrarlanmış, her seferinde farklı bahanelerle. Sonunda, öküzler zayıflamış, aslanlar küstahlaşmış. Artık, hiçbir bahane ileri sürmeden, doğrudan müdahale ederek, "Verin bize şunu, yoksa karışmayız" demeye başlamışlar. Birer birer aslanların pençesinde can verirken, Boz Öküz ve birkaç öküz kalmış geride. İçlerinden biri, önderlerine, "Ne oldu bize? Nerede kaybettik biz bu savaşı? Oysa, zamanında ne kadar da güçlüydük" diye sormuş.
Boz Öküz, Benekli Öküz'ün sözlerini anımsayarak, gözleri nemli... "Biz, Sarı Öküz'ü verdiğimiz gün kaybettik bu savaşı..." )
- ISITIŞ ile ISITICI
- ISITMA ile/ve/<> IŞITMA
( TESHÎN[< SAHN | çoğ. TESHÎNÂT] ile ŞAVK )
- ISITMA ile SEVDİRME
- ISITMAK ile/ve/değil/yerine SICAK TUTMAK
- İŞİTME KESESİ/OTOSİST[Fr. < Yun.] ile İŞİTME TAŞI/OTOLİT[Fr. < Yun.]
( Suda yaşayan bazı omurgasız hayvanlarda, işitme taşını içinde bulunduran, akışkan sıvılı örgen. İLE Omurgalılarda ve bazı omurgasızlarda, denge örgeni olan iç kulakta bulunan, kalker parçacıkları. )
- İŞİTME ile İŞİTMEZLİK ile İŞİTME TAŞI ile İŞİTME KESESİ
- İŞİTMEK ile/ve DUYMAK/DİNLEMEK
( İşlevsel. İLE/VE Katılımcı. )
( TO HEAR vs./and TO LISTEN )
- İŞİTMEK ile/ve/değil EŞİK
- İŞİTMEK ile İŞİTİLMEK ile İŞİTTİRMEK ile İŞİTEBİLMEK ile İŞİTSEL ile İŞİ DUMAN ile İŞİ TIKIRINDA
- ISKAÇA[İt.] ile ISKARÇA[İt.]
( Yelkenli gemilerde, direklerin alt uclarının içine oturtulduğu yuva. İLE Bir limanın, gemi kalabalığı içindeki durumu. | Bir şeyi, tıka basa doldurma. )
- İŞKAL ETMEK değil/yerine/= GÜÇLEŞTİRMEK/ÇETİNLEŞTİRMEK
- İŞKAL değil/yerine/= GÜÇLEŞTİRME
- İSKAL["ka" uzun okunur] ile İSKAR[Ar.] ile İSKÂR[Ar.]
( Ağır şey yükletme/yükletilme. İLE Hor/hakir görme. İLE Sarhoş etme. )
- ISKALAMAK ile ISKA ile ISKAT ile ISKAÇA ile ISKARÇA ile ISKATÇI/LIK
- ISKALARYA[İt.] -ile
( Çivilerin, halat basamakları. )
- İSKAMBİL ile İSKAMBİL KÂĞIDI
- İSKAN (ETMEK) değil/yerine/= YURTLANDIRMAK / YURTLANMA/YERLEŞİM
- İSKAN RUHSATI[Ar.] değil/yerine/= OTURULUR BELGESİ
- İSKÂN ile/ve/||/<>/> İMÂR ile/ve/||/<>/> İNŞÂ
- İSKÂN ile/ve/||/<>/> İNŞÂ
- İSKAN ile İSKAN BELGESİ
- İSKANBİL değil İSKAMBİL[Fr. BRISCAMBILLE]
- İSKANDİNAV ile İSKANDİNAV DİLLERİ
- ISKARMOZ[İt.] ile ISKARMOZ[İt.]
( Gemilerin kaburgalarını oluşturan eğri ağaçların adı. | Kürek takmak için kayık ve sandalın yan kenarına dikine yerleştirilmiş ağaç çubuk. İLE Gövdesi yuvarlak, uzunca, pullu, burnu sivri, küçük palamut boyunda bir balık. )
( ... cum SPHYRAENA SPHYRAENA )
- İSKARPELA[Lat.] -ile
( Tahta, metal ya da taşı işlemeye yarayan, çelik araç. )
- İSKAT/ISKAT[< SUKUT | çoğ. ISKATÂT]["ka" uzun okunur] ile İSKÂT[< SÜKÛT]
( Düşürme/düşürülme. | Yok etme. | Hükümsüz bırakma. | Ölünün azapsız kalması için dağıtılan sadaka. İLE Susturma, sükût ettirme. | Tartışmada yanıt veremeyecek duruma getirme, ağzını kapattırma. | Kandırma, râzı etme. )
( ISKAT-I CENÎN: Çocuk düşürme. )
- İSKELE CADDESİ :
( Boğaziçi'nin en eski iskelelerinden birisi olan Rumelikavağı vapur iskelesinden Altınkum'a doğru giden caddede "İskele Caddesi" adı verildi. )
- İSKELE CAMİSİ ile İSKELE CAMİSİ
( Kadıköy (Mustafa III) İskele Camisi. İLE Mihrimah Sultan Camisi. [Üsküdar] )
( 1741'de, Sultan III. Mustafa tarafından. İLE Kanuni Sultan Süleyman'ın kızı Mihrimah Sultan tarafından, Mimar Sinan'a yaptırtılmıştır. [1545 - 1547] )
- İSKELE ÇEŞMESİ :
( İstinye - Yeniköy sahil yolu yapılırken mezarlık duvarı yanında olan bu çeşme taşları numaralanarak kaldırılmış ve vapur iskelesi karşısındaki yerde yeniden inşâ edilmiştir. (H.1326, M.1908) Kitabesinde şöyle yazıyor: Ve sekahüm Rabbühüm şeraben tahura (1326) 1908". )
- İSKELE RESTAURANT :
( Rumelihisarı vapur iskelesi, şehir hatları seferleri kaldırıldıktan sonra kiralandı. İskele halen aynı isimle restaurant olarak hizmet veriyor. )
- İSKELE ile BENDER[Fars. çoğ. BENÂDİR]
( ... İLE Ticaret yeri, işlek ticaret iskelesi. )
- İSKELE ile İSKELET ile İSKELE KUŞU ile İSKELE BABASI ile İSKELE ALABANDA ile İSKELET MOBİLYA ile İSKELE KELEPÇESİ
- İSKELET ile KEMİRDEK
( ... İLE Kuyruğun iskeleti. )
- İŞKEMBE[Fars. < ŞIKENBE] ile/ve/> BÖRKENEK ile/ve/> KIRKBAYIR/KERGÜK ile/ve/> ŞİRDEN/ŞÎRDÂN[Fars.]/KUTNE
( Geviş getirenlerin, ilk ve en büyük mide bölümü. İLE/VE/> Geviş getiren hayvanlarda ikinci mide. İLE/VE/> Geviş getiren hayvanlarda üçüncü mide. İLE/VE/> Geviş getiren hayvanlarda dördüncü mide. )
( RUMEN vs./and/> RETIKULUM vs./and/> OMASUM vs./and/> ABOMASUM )
- İŞKEMBE ile İŞKEMBECİ/LİK ile İŞKEMBELİ ile İŞKEMBESİZ ile İŞKEMBE SURATLI ile İŞKEMBE ÇORBASI
- İSKEMI/İSCHEMIA[İng.] değil/yerine/= YETERSİZ KANLANMA
- İSKEMİ ile/||/<> HİPOKSİ
( Dokulara yeterli kan akışının olmaması. İLE/||/<> Dokulara yeterli oksijenin ulaşmaması. )
- İSKEMİ ile/||/<> NEKROZ
( Dokulara yeterli kan akışının olmaması. İLE/||/<> Göze ya da dokuların ölümü. )
- İSKEMIK/İSCHEMIC[İng.] değil/yerine/= YETERSİZ KANLANAN
- İSKEMİK PERİYOT/ISCHEMIC PERIOD[İng.] değil/yerine/= YETERSİZ KANLANAN DÖNEM
- İSKEMLE/TABURE değil/yerine/= OTURAK
- İŞKENCE ile/değil/yerine CEZA
- [ne yazık ki]
!İŞKENCE ile/ve/<> !İNSANLIK DIŞI "UYGULAMA"
- İŞKENCE ile İŞKENCECİ/LİK ile İŞKENCELİ ile İŞKENCESİZ
- İSKENDER PAŞA HAMAMI :
( Yeniköy'de Köybaşı'nda bulunan bu hamamı İskender Paşa yaptırdığından bu isimle anılmaktadır. Bu hamama Yeniköy Hamamı da denilmektedir. Bir ismi de "Reisler Hamamı" dır. Çok önemli tarihi bir eser olan bu hamam, 1958 yılında yol yapım çalışmaları sırasında ortadan kaldırıldı. )
- İSKENDER[< İSKÂNDAR] KENTİ ile/ve/||/<>/> KALINTISI
( Beş. İLE/VE/||/<>/> İki. )
(1996'dan beri)