I ve İ ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 8.234 başlık/FaRk ile birlikte,
8.234 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(11/34)
- İHTİBÂR[Ar.] ile TECRÎB[Ar.]
- İHTİBÂRSIZ İHTİYÂR ile/değil/yerine İHTİYÂR
( Deneyimsiz/ihtibarsız ihtiyâr, ne doğru, ne de sağlıklı olur. )
- İHTİCÂC[Ar.] ile İSTİDLÂL[Ar.]
- İHTİDÂ'[Ar. < HADA] ile İHTİDÂ'[Ar. < HİDÂYET] ile İHTİDÂ'/İHTİZÂ'[Ar.]
( Hilekârlık, hilecilik. | Aldatma, oyun etme. İLE Doğru yola girme. İslâm dinini kabul etme, müslüman olma. İLE Alçakgönüllülük/tevâzu. )
- İHTİDÂ'[Ar. < HİDÂYET] ile İMTİDÂD[Ar. < MEDD]
( ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK, TEVAZÛ [bkz. İHTİZÂ] | HÎLEKÂRLIK | ALDATMA | DOĞRU YOLA GİRME, HİDAYETE ERME | İSLÂM DİNİNİ KABUL ETME, MÜSLÜMAN OLMA )
- İHTİFÂ'[Ar.] ile İHTİFÂ'[Ar. < HAFÎ]
( Çıplak ayakla yürüme. İLE Saklanma, gizlenme. )
- İHTİFÂL[Ar.] değil/yerine/= ANMA TÖRENİ
- İHTİFÂL[Ar.] ile İNFİÂL[Ar. < Fİ'L | çoğ. İNFİÂLÂT]
( Büyük kalabalıkla yapılan anma töreni. İLE Gücenme, darılma. )
- İHTİKÂK[Ar. < HİKKE] ile İHTİKAK["ka" uzun okunur]
( Değme, birbirine sürünme. | Kaşınma. İLE İki taraftan her birinin "hak benimdir" diye ayak diremesi. )
- İHTİKAR[Ar. < HAKARET] ile İHTİKÂR[Ar.]
( Hor, hakir görme. | Hakarete katlanma. İLE Halkın, yiyecek ve içecek gibi zorunlu gereksinimlerini ucuz ucuz toplayıp, fırsat bulunca pahalı satma, vurgunculuk, boğuntu, madrabazlık. )
- İHTİKAR ile İHTİKARCI/LIK
- İHTİKÂR ile İHTİLAS
( Vurgunculuk, vurgun. İLE Aşırma, para aşırma, aşırtı. )
- İHTİLÂ'[Ar.] ile İHTİLÂ'[Ar.]
( Taze ot biçme. İLE Bayanın, mehrinden vazgeçip ya da çok para vererek kocasından boşanması, nikâhı bozdurma. )
- İHTİLÂB[Ar.] ile İHTİLÂB[Ar.]
( Aldatma, aldatılma. İLE Süt sağma. )
- İHTİLÂC[Ar.] değil/yerine/= ÇARPINTI | ÇIRPINMA | SEĞİRME
- İHTİLAÇ ile İHTİYAÇ
( Çırpınma. İLE Gereksinim. )
- İHTİLÂF EKOLÜ ile/değil/yerine İTTİFAK EKOLÜ
- İHTİLÂF[< HİLÂFET] -ile
( AYRILIK, UYUŞMAZLIK, ANLAŞMAZLIK, AYKIRILIK )
- ÎHTİLÂF-ÜL MENZAR/PARALAKS değil/yerine/= IRAKLIK
- İHTİLÂF ile HİLÂF
( Köke ilişkin. İLE Basit bir konuya ilişkin. )
( Delillendirilen. Müdellel. İLE Delillendirilmeyen. Gayr-ı müdellel. )
( Kişiler arasında. İLE Yöntem(usûl) ve ilkelerde. )
( Olabilir. İLE Olmamalı. )
- İHTİLÂF ile İRTİDÂD[< REDD]
- İHTİLÂF ile İTİRAZ
- İHTİLÂF yerine İTTİFAK
- İHTİLÂF[Ar.] ile TEFÂVÜT[Ar.]
- İHTİLÂF ile TEFRİKA
- İHTİLAFÇI SOKAK :
( Büyükdere Mahallesi sokaklarından biridir. Sokağın ismi eskiden "Mektupçu Osman Bey Sokak" tı. Ancak sokak sakinlerinden Ziya Bey'in müthiş inatçı, itirazcı, ayrımcı ve kabul edilebilir olmaması nedeniyle sokağın ismi değiştirilerek "İhtilafçı Sokak" ismi verilmiştir. )
- İHTİLÂK[Ar.] ile İHTİLÂK[Ar.]
( Traş etme/edilme. İLE Yalan uydurma. )
- İHTİLÂL[Ar.] değil/yerine/= DEVİRİ/DEVRİM
- İHTİLAL ile İHTİLALCİ/LİK
- İHTİLÂL ile/ve/değil/yerine/||/<>/> İNKILÂP
( Başlar ve biter. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Sürer. )
- İHTİMAL DAHİLİNDE[Ar.] değil/yerine/= OLASILIK İÇİNDE
- İHTİMAL ile İHTİMAM ile İHTİMALİ ile İHTİMALLİ ile İHTİMALLER HESABI
- İHTİMÂL değil/yerine/= OLASILIK
- İHTİMAM[Ar. < HEMM] ile/ve/||/<>/>/< İTİBAR[Ar.]
- İHTİMÂM[Ar.] ile İHTİMÂM[Ar.] ile İHTİMÂM[Ar. < HEMM | çoğ. İHTİMÂMÂT]
( Süpürme. İLE Elemden/kederden dolayı uyuyamama. İLE Dikkatle, çabayla çalışma, özenle iş görme. )
- İHTİMAM ile/ve/||/<>/< İHTİYÂR
- İHTİMAM[< HEMM] ile/ve/||/<> İTİNÂ[< UNİYY]
( Dikkatle, çabayla çalışma, özenle iş görme. İLE Çok dikkat etme. )
- İHTİMÂM[Ar. < HEMM] (GÖSTERMEK) değil/yerine/= ÖZEN (GÖSTERMEK)
- İHTİRÂ'[Ar.] ile İBTİDÂ'[Ar.]
( Daha önce benzeri olmayan bir şey icat etme; türetme. | Uydurulan bir yalanı gerçek gibi gösterme. | Daha önce kimse tarafından söylenmemiş yeni şeyler söyleme. | Özgün söz, şiir vb. İLE Başlangıç. | Bir işe başlama. | Önceleri, en önce, ilk önce. )
- İHTİRA ile İHTİRAM ile İHTİRAS ile İHTİRAZ ile İHTİRASLI/LIK ile İHTİRASSIZ/LIK ile İHTİRASLICA ile İHTİRA BERATI ile İHTİRAM DURUŞU ile İHTİRAM KITASI ile İHTİRAM BİRLİĞİ
- İHTİRÂS[Ar. < HİRÂSET] ile İHTİRÂS[Ar. < HIRS] ile İHTİRÂZ[Ar. < HIRZ]
( Çekinme, sakınma, korunma. İLE Şiddetli istek/arzu. İLE Sakınma, çekinme. | Korkma. )
- İHTİRÂS[< HIRS] ile/ve/değil/yerine İŞTİYÂK[< ŞEVK]
( Gövdeye/fiziğe yönelik. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Aşkınlığa yönelik. )
- İHTİRAS ile İTİRAZ
- İHTİRÂS değil/yerine/= TUTKU
- İHTİRAS ile/ve/> YABANCILAŞMA
- IHTIRMAK ile IHTIRILMAK
- İHTİŞÂM[< HAŞMET] -ile
( ŞANLI GÖRÜNÜŞ, GÖSTERİŞ, DEBDEBE, TANTANA )
- İHTİŞÂM değil/yerine/= GÖRKEM/GÖZALICILIK
- İHTİŞAM ile İHTİŞAMLI/LIK ile İHTİŞAMSIZ/LIK
- İHTİŞAM[< HAŞMET] ile/ve/||/<> ŞATAFAT
( Şanlı görünüş, tantana, debdebe. | Büyüklük, gözalıcılık, gösterişlilik, görkem. İLE/VE/||/<> Süs ve gösteriş. )
- İHTİSÂR[Ar. < HASR]/İKTİSÂR/SIMPLIFICATION[Fr., İng.] ile KISALTMA
( Kısaltma tekniği. )
- İHTİSÂR[Ar.] ile ÎCÂZ[Ar.]
- İHTİSÂR değil/yerine/= SADELEŞTİRME
- İHTİSÂS[Ar. < HİSS | çoğ. İHTİSÂSÂT] ile İHTİSÂS[Ar. < HUSÛS] ile İHTİZÂZ[Ar.] ile İ'TİSÂS[Ar.]
( Duyumsama/hissetme. | Duygulanma. İLE Bir ilim ya da sanat üzerinde fazla çalışarak onda derinleşmiş olma, uzmanlık. İLE Gece gezip dolaşma, bekçilik görevi görme. )
- İHTİSAS ile/ve ÂSÂR
- İHTİSAS ile/ve/değil/yerine İHSAS
- İHTİSASLAŞMAK ile İHTİSAS
- İHTİTÂB[Ar. < HUTBE] ile İHTİTÂB[Ar. < HATAB]
( Nikâhla isteme. İLE Odun toplama, odun kesme. )
- İHTİVÂ' -ile
( KAPSAM(A), İÇİNE ALMA, İÇİNDE BULUNDURMA )
- İHTİVA(EDEN) değil/yerine/= İÇERME/İÇEREN
- İHTİVÂ ETMEK değil/yerine/= İÇERMEK
- İHTİVÂ değil/yerine/= KAPSAMA
- İHTİYAÇ HALİNDE[Ar.] değil/yerine/= GEREK OLDUĞUNDA
- İHTİYAÇ HASIL OLUNCA değil/yerine/= GEREKTİĞİNDE
- İHTİYAÇ ile/yerine GEREKSİNİM
- İHTİYAÇ ile İHTİYAÇLI/LIK ile İHTİYAÇSIZ/LIK ile İHTİYAÇSIZCA ile İHTİYAÇ MOLASI
- İHTİYAÇ ve/=/<> İHTİYÂR
( İhtiyârımız[Hayır! deme bilgisi/gücü], bizi biz yapan, en öncelikli işleyiş, gereksinim ve bilgimizdir[mârifet]. )
- İHTİYAÇ ile/ve/||/<>/> İMTİYÂZ
- İHTİYACA CEVAP VERMEK değil/yerine/= GEREKSİNİMİ KARŞILAMAK
- İHTİYÂL[Ar.] ile İHTİYÂL[Ar. < HÎLE | çoğ. İHTİYÂLÂT] ile İHTİYÂL[Ar.]
( Kibirlenme, gururlanma, büyüklenme. İLE Hile yapma, düzen, oyun etme. İLE Korkma. )
- İHTİYÂR HEYETİ[Ar.] ile/ve/=/||/<> YÖNETİM KURULU
- İHTİYÂR SAHİBİ (OLMAK/OLAN) ile/ve/<>/|| TASARRUF SAHİBİ (OLMAK/OLAN)
- İHTİYÂR ile/ve/değil/||/<>/> BİLGE/LİK
- İHTİYÂR ile/ve DENGELİ(İTİDALİ/İTİDALLİ) İHTİYÂR
- İHTİYÂR ve/||/<> EDEBİ KORUMA/MUHAFAZA, SÜRDÜRME
- İHTİYÂR ve/||/<>/> İFFET
- İHTİYÂR ile İHTİYÂR
( Yaşlı. İLE Seçmek, üstün tutmak, katlanmak. )
- İHTİYAR ile/ve/< ISTIFÂ'[< SAFVET]
- İHTİYÂR[Ar.] ile/ve/||/<> İSTİMSÂK[Ar.]
( "Hayır!" deme bilgisi/becerisi, isteği. İLE/VE/||/<> Kendini/nefsini tutma. )
- İHTİYÂR ile/ve/||/<> ÖLÇÜLÜLÜK ile/ve/||/<> EMEK
( Kişiler arasında bu üçü dışında hiçbir ayrım yapamayız, yapmamak gerekir. )
- İHTİYÂR ile/ve/||/<>/> SABIR
- İHTİYÂR ile/ve/||/<>/>/< TAKDİR
- İHTİYÂR ile/değil/yerine/=/<>/> YAŞLI
- İHTİYÂREN[Ar.] ile/ve/||/<> İHTİYÂRÎ[Ar.]
( Olumsuzdan, yanlıştan, zararlıddan, kötüden uzak durarak, zihnini/dilini/gözünü/elini/belini çekerek. İLE/VE/||/<> Reddetmeyi ve "Hayır!" demeyi yeğleyerek.["Evet!" demekten, istenç/irâdeden(yapma isteğinden/bilgisinden) önce olarak.] )
- İHTİYÂRÎ/TAHYİRÎ HÜKÜMLER:
CEVAZ ile/ve/||/<> İBÂHE/MUBAH ile/ve/||/<> NEDB ile/ve/||/<> İSTİHSAN ile/ve/||/<> TABİÎYET ile/ve/||/<> HELÂL
- İHTİYÂRÎ VAKİT ile/ve/<> ZARURÎ VAKİT
- İHTİYÂR/İRÂDE ile/ve/değil/||/<> TASARRUF
- İHTİYÂR-LAMA ve/> GENÇLEŞME
( İhtiyarlayan, yani ne yapmayacaklarını bilen kişi, gençleşmeye de başlar. )
- İHTİYARLAMA ile/değil/yerine YAŞLANMA
- İHTİYARLAMAK ile İHTİYARLATMAK ile İHTİYAR/LIK ile İHTİYARİ ile İHTİYARCA ile İHTİYARSIZ ile İHTİYARSIZCA ile İHTİYAR HEYETİ ile İHTİYAR MECLİSİ ile İHTİYAR DELİKANLI ile İHTİYARLIK SİGORTASI
- İHTİYÂRLAR HEYETİ değil İHTİYÂR HEYETİ
( İhtiyâr, "yaşlı" demek değil "ne yapmayabileceğini bilen" demektir. )
- İHTİYAT KAYDI İLE değil/yerine/= SAKINARAK/SAKINILARAK
- İHTİYÂT ile/ve/||/<>/< İHTİYÂR
- İHTİYAT ile İHTİYATİ/LİK ile İHTİYATLI/LIK ile İHTİYATSIZ/LIK ile İHTİYATLICA ile İHTİYATSIZCA ile İHTİYAT AKÇESİ ile İHTİYATİ TEDBİR ile İHTİYAT KUVVETLERİ
- İHTİYÂT[Ar.] ile İTİYAT[Ar.]
( İleriyi düşünürek/görerek davranma. | Sakınma. | Yedek. İLE Alışkanlık, huy. )
- İHTİYÂT ile/ve/||/<>/> KANUN
- İHTİYÂT ile TEMKİN
- İHTİYATEN ile İHTİYATÎ
( Her duruma, her olasılığa karşı, ileriyi düşünerek. İLE İlerisi düşünülerek yapılan. )
- İHTİYATÎ TEDBİR değil/yerine/= SAKINTIL ÖNLEM
- İHTİYAT/Î[Ar.] değil/yerine/= SAKINTI/L
- İHTİYATLI/İHTİYATKÂR değil/yerine/= SAKINGAN
- İHTİYAT/LI[Ar.] değil/yerine/= SAKINMA/SAKINGAN
( Herhangi bir korku ya da düşünce ile bir şeyi yapmaktan uzak uzak durmak, içtinap etmek. | Olabileceği düşünülen kötülüklere karşı önlemler almak. | Korumak, esirgemek, gözetmek. )
- İHTİYOLOG ile İHTİYOLOJİ ile İHTİFAJİ ile İHTİFOBİ
( ICHTHYOLOGIST vs. ICHTHYOLOGY vs. ICHTHYPHAGY vs. ICHTHYPHOBIA )
( ماهي شناس ile ماهي شناسي ile ماهي خواري ile ماهي ترسي )
( MAHY SHENAS ile MAHY SHENASY ile MAHY KHARY ile MAHY TARSY )
- İHTİYOLOJİ değil/yerine/= BALIK BİLİMİ
- İHTİZÂ'[Ar.] ile İHTİZÂ'[Ar.] ile İHTİZÂ'/İHTİDÂ'[Ar.]
( Ateş yakıp alevlendirme. İLE Örneğe/nümûneye göre iş yapma. İLE Alçakgönüllülük. )
- İHTİZÂR[Ar. < HUZÛR] ile İHTİZÂR[Ar.]
( Can çekişme. İLE Sakınma, çekinme, korunma. | Korkma. )
- İHTİZAZ[Ar.]/VİBRASYON[Fr./İng.]/REZONANS[Fr./İng. < RESONANCE] değil/yerine/= TİTREŞİM/SESELİM/TINLAŞIM
- İHTİZÂZ[Ar.] ile İHTİZÂZ[Ar.] ile İHTİZÂZ[Ar.]
( Hazzetme, gönlü ferahlama. İLE Kendini alçak tutma, alçalma. İLE Titreme. | Sıçrayıp oynama, sallanma. )
- İHTİZÂZ[Ar.] ile İHTİZÂZ[Ar.] ile İHTİZÂZ[Ar. çoğ. İHTİZÂZÂT] ile İHTİSÂS[Ar.]
( Hazzetme, gönül ferahlığı. İLE Kendini alçak tutma, alçalma. İLE Titreme, deprenme. | Sıçrayıp oynama, sallanma. İLE ... )
- İHTİZÂZ değil/yerine/= KENDİNİ ALÇAK TUTMA, ALÇALMA [bkz. TEZELLÜL] | TİTREME | SIÇRAYIP OYNAMA | SALLANMA | HAZZETME, GÖNLÜ FERAHLAMA )
- İHVÂN[< ÂH] ile/ve/<> TÂLİB
( Sâdık, samimi, candan dostlar. | Tarîkat yoldaşları/arkadaşları. İLE/VE/<> İsteyen, istekli. )
( Amaçta bir olmak. İLE/VE/<> Aynı amacı arıyor/istiyor olmak. )
- İHVÂN ile DERVİŞÂN ile MÜRÎDÂN
- İHYÂ ile/||/<> İHYÂEN ile/||/<> İHYÂ-YI MEVÂT ile/||/<> MÜTEVECCİHAN
( Diriltme, canlandırma, tazelik verme. İLE/||/<> (Ham arazinin) ıslahıyle iktisap. İLE/||/<> İşlenmemiş toprağı ekime elverişli bir duruma getirme, işleme. İLE/||/<> Dönülerek. )
- İHYÂ'[< HAYÂT] ile MUHYÎ[< HAYÂT]
( Diriltme, diriltilme, canlandırma, maddî-manevî can kazandırmak. | Taze can verircesine iyilik, lütfetme. | Yeniden güçlendirme. | Uyandırma, canlandırma, tazelik verme. İLE İhyâ eden, dirilten, canlandıran, hayat veren. )
- İHZÂ'[Ar.] ile İHZÂ'[Ar.]
( Ayakkabı giydirme. | Ganimetten pay alma. İLE Semirme, semirtme/semirtilme. )
- İHZÂL[Ar.] ile İHZÂL[Ar.]
( Islatma, ıslatılma. İLE Alay ve şaka ile çok uğraşma. )
- İHZÂR[Ar. < HUZÛR] ile İHZÂR[Ar.]
( Hazırlama, hazır etme/edilme. | Huzura getirme. Birinin mahkemeye davet edilmesi. İLE Gevezelik etme, saçmalama. )
- İHZAR ile İHZARİ ile İHZAR MÜZEKKERESİ
- II. ANALİTİK ve/+ GÖRSELLİK[Cetvel, pergel vb.]
- II. MAHMUT ve/||/<>/> ABDÜLAZİZ ve/||/<>/> FEYZİ PAŞA/FEYZULLAH İZMİDÎ
( )
- II. Murad'a
- II. RAMSES ile/ve/||/<> HZ. MUSA
( Aynı dönemde yaşamışlardır. )
- II. RAMSES'İN:
YAŞAM TAPINAĞI ile/ve/||/<> ÖLÜM TAPINAĞI
( Doğu'da. İLE/VE/||/<> Batı'da. )
- II. MAHMUT BENDİ (BENDİ CEDİT, YENİ BEND) :
( Belgrad Ormanı içindedir. Bu bende Yeni Bend de denilmektedir. Sultan II. Mahmut (1785 - 1866)' un emriyle Balyan ailesinden Mimar Karabet Amira Balyan (1800 - 1866)'a yaptırdığı bir su bendi (1839), 95 m uzunlukta, 15,80 m. yüksekliğinde ve 217.000 m³ kapasitelidir. )
- III. AHMET ve/||/<> YİRMİSEKİZ ÇELEBİ MEHMET
( ... VE/||/<> Avrupa'ya[Fransa] ilk kez gönderilen Osmanlı elçisi. )
- III. MUSTAFA -ile
( İstanbul'un ikinci "mimarı"! )
- III. SELİM\'İN DEVRİLİŞİ :
( Sultan III. Selim'in (1789 - 1807) tahtan düşürülmesine neden olan Kabakçı İsyanı Rumelikavağı Hisarlarında başladı. Kale Muhafızı olan Kabakçı Mustafa etrafına topladığı bir kısım yeniçeri ile isyan bayrağını açtı ve kaleden çıkarak Büyükdere, Çayırbaşı mevkiindeki büyük çayırda ordugâh kurdu. Burada toplanan yeniçeriler saray üzerine yürüdü. Saray baskı altın alındığı için Sultan III. Selim ne kadar direndiyse de başarılı olamadı ve yerine IV. Mustafa tahta çıkarıldı. Kabakçı Mustafa bu olaydan sonra Turnacıbaşı rütbesi ile Boğaz Nazırlığına atandı (Bakan oldu). Bu olayı öğrenen Alemdar Mustafa Paşa, seferden geri dönmüş ve Pınarhisar Ayanı Ali Ağayı 300 adamı ile Rumelifeneri'nde ki köşkünde bulunan Kabakçı Mustafa'nın üzerine göndererek öldürttü. Alemdar Mustafa Paşa, ordusu ile Edirne'den İstanbul'a dönmüş ve III. Selimi tekrar tahta çıkarmak için sarayı baskın yaptı fakat III. Selim'in kanlı cesedi ile karşılaştı. IV. Mustafa'yı tahtından indirilerek II. Mahmut (1808 - 1839) tahta çıkarıldı (bkz. Kabakçı Mustafa olayı). )
- İleri-Geri konuşacağına hesabını bil de KONUŞ!!!
- IIT ile/||/<> GWT ile/||/<> HOT ile/||/<> PREDICTIVE PROCESSING ile/||/<> BİLİNÇ KURAMLARI
( Bilincin bilimsel kuramları. )
( Formül: Φ (phi) = integrated information )
- İK/YİK/İĞ/KİRMEN ile İP
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( İp eğirmekte kullanılan araç. İLE ... )
- ÎKA'["ka" uzun okunur][Ar. < VUKU] ile ÎKÂ'[Ar.]
( Yapma, yaptırma, oldurma; düşürme. | Türk müziğinde bir usul. İLE Dayanma, dayanılacak şey verme. )
- İKÂB[Ar.] ile 'AZÂB[Ar.]
- İKÂB[Ar.] ile İNTİKÂM[Ar.]
- Kaba-saba konuşacak kadar yalnız değilsin! Haddini bil de KONUŞ!!!
- ÎKAD["ka" uzun okunur] ile ÎKÂD[Ar.] ile İK'ÂD[Ar. < KUÛD]
( Yama, yakılma. İLE Sağlam kalma. İLE Oturtma. | Bir hükümdarı tahta çıkarma/oturtma. )
- ÎKAF["ka" uzun okunur][Ar. < VAKF] ile İKÂF[Ar.]
( Bir malı vakfetme. Mal. Vakfedilme. | Durdurma, durdurulma. İLE Palan. )
- IKÂL[Ar. < AKL/AKIL] ile/> IK'ÂR[Ar.]
( Deve ayağına bağlanan bağ, köstek. İLE Derinletmek/derinletilmek, derinleştirmek/derinleştirilmek. )
- İKAL ile/ve/||/<> AKIL
( İçten. İLE/VE/||/<> Dıştan. )
- İKÂME (ETME) değil/yerine/= ORNATMA
( Bir türün yerine onun değişik bir biçiminin geçmesi. | [kimya] Molekülün geri kalan bölümünde değişikliğe yol açmadan, bir atom ya da bir kök yerine bir başka atom ya da kökün geçmesi. | [mat.] Bir cebirsel ifadenin yerine bir başkasını koyma işlemi. )
- İKÂME ile/ve/<> İDÂME
- İKAME ile İKAMET ile İKAME MAL
- İKÂME[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İKMAL[Ar.]
- İKÂMET[Ar.] ETMEK değil/yerine/= OTURMAK/KONA YAŞAMAK
- İKAMET ETMEK ile SAKİN ile MANASTIR SAKİNİ ile KONUT ile CENNETTE YAŞAMAK
( DWELL vs. DWELLER vs. DWELLER OF A CONVENT vs. DWELLING vs. DWELLING IN PARADISE )
( اقامت گزيدن ile مکين ile ديار ile نشيمنگاه ile مسکن ile نشيمن ile مکان ile اقامت ile جنت مکان )
( EGHAMET GOZYDAN ile مکين ile DYAR ile NESHYMANGAH ile MOSKAN ile NESHYMAN ile MAKAN ile EGHAMET ile JENT MAKAN )
- İKÂMET/İZAZ ile/ve/değil/yerine/<> KONUK AĞIRLAMA
- İKÂMETGÂH İLMÜHABERİ[Ar.] değil/yerine/= KONUT/OTURUM/YERLEŞİM BELGESİ
- İKAMETGAH ile İKAMETGAH
( DOMICIL vs. DOMICILE )
( محل اقامت ile مقر )
( MOHAL EGHAMET ile MOGHAR )
- İKAMETGAH ile İKAMETGAHSIZ ile İKAMETGAH KAĞIDI ile İKAMETGAH İLMÜHABERİ
- İKÂMETGÂH[Ar. + Fars.]/MESKEN[Ar.] değil/yerine/= KONUT
- ÎKÂR[Ar.] ile İK'ÂR[Ar.]
( Doldurma, doldurulma. İLE Derinletme/derinletilme, derinleştirme/derinleştirilme. )
- İKAZ ile İKAZ YELEĞİ ile İKAZ LAMBASI
- ÎKÂZ[Ar.] değil/yerine/= UYARI
- İKBAL ile İKBAL DÜŞKÜNÜ ile İKBAL DÜŞKÜNLÜĞÜ
- İKBÂL[Ar.] ile MUDİYY[Ar.] ile MECÎ'[Ar.]
- İKBALPEREST değil/yerine/= GÜN DÜŞKÜNÜ
- İKBÂR[Ar.] ile İKBÂR[Ar.]
( Büyük/ulu görme/görülme. İLE Mezara koyma/konulma. )
- İKDÂM[Ar.] ile TEKAHHUM[Ar.]
- IKEA:
INGVAR KAMPRAD ve/+/||/<> ELMTARYD ve AGUNNARYD
( IKEA adı, Ingvar Kamprad'ın baş harfleriyle birlikte, doğduğu ve yaşadığı yerler olan ELMTARYD ve AGUNNARYD'ın baş harflerinin birleşiminden oluşturulmuş. )
- Keşke ... ile geçmişe dönmeye çalışmadan KONUŞ!!! -ile
- İKFÂL[Ar.] ile İKFÂL[Ar.] ile İKFÂR[Ar. < KÜFR]
( Kilitleme/kilitlenme. İLE Kefil kılma, tekeffül ettirme. İLE Birine kâfir deme/denilme. )
- İKHA -ile
( İstek, arzu. )
- İKİ ALTERNATİF/ALTERNATİFLER değil ALTERNATİF
( Alternatif, bir durumdaki/yapıda, tek ya da çoklu seçeneklerden sonraki, son ve/ya da yan seçenek/olanak anlamında, tekil anlamlı bir kullanım için geçerlidir. )
- İKİ AYAĞINI BİR PABUCA SOKTURMAK ile BOĞAZINA DİZDİRTMEK
- İKİ) AYAK > (İKİ) EL ile/ve/||/<>/> İFFET[Ar. < ŞEHVET] ile/ve/||/<>/> ŞECAAT[Ar. < ÖFKE]
( ... İLE/VE/<>/> Kendini (")savunur/korur("). İLE/VE/<>/> Haksızlığa gösterilen öfke. [Hakk'ı savunur/korur.] )
( ... İLE/VE/<>/> Temizlik. | Namus. İLE/VE/<>/> Yiğitlik, yüreklilik, koçaklık. )
- İKİ AYRI ŞEYİN BULUŞMASI ile/ve/değil VAROLANIN ALGILANMASI
- İKİ BİLİM:
REKLAMCILIK ile/ve/||/<>/> FİZİK
- [ne yazık ki]
İKİ BÜYÜK YANLIŞ(IMIZ):
DÜŞÜNMEDEN HAREKET ETMEK ve/||/<> HİÇ HAREKET ETMEDEN, SADECE/BOŞ BOŞ "DÜŞÜNMEK"
- İki canlı KONUŞ!!!
- [ne yazık ki]
İKİ "ÇETE":
"HIRSLI" ile/ve/||/<> HIRSIZ
- İKİ CİSİM ile/ve/||/<>/> ÜÇ CİSİM
( Dünya ve Ay. İLE/VE/||/<>/> Dünya, Ay ve Güneş. )
- İKİ ÇİZGİLİ ile ÇİFT DOĞRUSAL
( BILINEAL vs. BILINEAR )
( دوسويگي ile دوسويه )
( DOSOYGY ile DOSOYYEH )
- İKİ DEĞERLİ MANTIK ile/||/<> ÇOK DEĞERLİ MANTIK
( İki değerli mantık sadece doğru-yanlış İLE çok değerli mantık ara değerler içerir. İki değerli mantık klasik sistem İLE çok değerli mantık belirsizliği modelleyebilir. İki değerli 0 ve 1 İLE çok değerli 0-1 arası değerler kullanır. )
( Jan Łukasiewicz tarafından 1920 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1878-1956) (Ülke: Polonya) (Alan: Mantık, Felsefe) (Önemli katkıları: Çok değerli mantık, Polonya notasyonu, modal mantık, mantık tarihi çalışmaları) )
- İKİ DİLLİ ile İKİ DİLLİLİK ile İKİ DİLLİLİK
( BILINGUAL vs. BILINGUALISM vs. BILINGUALITY )
( دوزباني ile ملمع ile دوزبانه ile متن دوزباني )
( DOZBANY ile ملمع ile DOZBANEH ile MOTAN DOZBANY )
- İKİ DUDAKLI ile ÇİFT TARAFLI
( BILABIAL vs. BILABIATE )
( دولبه ile دولبهاي )
( DOLABEH ile DOLABEHYAY )
- İKİ DÜZLEMLİ/LİK ile BAĞDAŞIK/LIK
( Gizli bir bilgiden daha çekici bir şey yoktur. Varolduğu bilinir ancak bilginin kendi bilinmez, dolayısıyla çok derin bir bilgi olduğu varsayılır. )
- İKİ (EN BÜYÜK) "ENGEL"/TEHDİT ile/ve/||/<> İKİ (EN BÜYÜK) "ENGEL"/TEHDİT
( Önce, Kadın; Sonra, Ölüm. İLE/VE/||/<> Önce, Kadın; Sonra, Ölüm. )
( Erkek için. İLE/VE/||/<> Kadın için. )
- İKİ HAFTA ile İKİ HAFTADA BİR
( FORTNIGHT vs. FORTNIGHTLY )
( دوهفته ile دو هفتگي )
( DOUHOFTEH ile DO NPAFTAGY )
- İKİ "HAFTADIR" ... ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İKİ OTURUMDUR/DERSTİR ...
- İKİ HANELİLER
- İKİ İÇ NEDEN ile/ve/||/<>/> İKİ DIŞ NEDEN -ile/ve/||/<>/>
( Varoluşu kaplayan ilk neden. İLE/VE/||/<>/> ... )
- İKİ İKİ AYIRMAK ile ÇİFTLEŞTİRMEK
( TO SEPARATE IN PAIR vs. TO MAKE A PAIR )
- İKİ KELİME LÂF ETMEK değil İKİ KELÂM LÂF ETMEK
- [ne yazık ki]
2 x 2 = 4 "ETMESİN" ile/ve/||/<>/> 2 x 2 = 5 "ETSİN"
("DİLEĞİ/BEKLENTİSİ")
- İKİ KİŞİ ARASINDAKİ İLİŞKİYE/İLETİŞİME:
[ne yazık ki]
| "BEL ALTI/NDAN" "BAKAN/YAKLAŞAN" ile/ve/||/<> "KARINDAN" "BAKAN/YAKLAŞAN" ile/ve/||/<> "ZİHİN/DEN" "BAKAN/YAKLAŞAN" |
ile/değil/yerine/><
KALP/TEN BAKAN/YAKLAŞAN
( [ne yazık ki]
| "Eşeysel/cinsel ilişki ("olarak") görür." İLE/VE/||/<> "Çıkar ilişkisi ("olarak") görür." İLE/VE/||/<> "İdeolojik ilişki ("olarak") görür." |
İLE/DEĞİL/YERİNE/><
Yalnızca/koşulsuz, ilişki görür. / Yalnızca/koşulsuz, saygı ve sevgi ilişkisi görür. )
- İKİ KİŞİ ARASINDAKİ İYİLİK KURALLARI:
BİRİNİN ve/||/<> ÖTEKİNİN
( Verdiğini, hemen unutması. VE/||/<> Aldığını, hiç unutmaması. )
- 2 KİŞİ OLARAK KONUŞMAK/KONUŞULAN ile 3 VE ÜZERİ KİŞİNİN BULUNDUĞU ORTAMDA KONUŞMAK/KONUŞULAN
- İKİ KÖK ile/<> KARE KÖK ile/<> KÜP KÖK
( İki kök. İLE/<> Kare kök. İLE/<> Küp kök. )
( CEZR-İ MUZÂAF ile/<> CEZR-İ MURABBA ile/<> CEZR-İ MİK'ÂB )
- 2./3./4.:
"MAHKEME" değil DURUŞMA
- İKİ MISIR'LI -ile
( AHMES VE EMHETOP )
- İKİ PARMAKLI TEMBEL HAYVAN ile ÜÇ PARMAKLI TEMBEL HAYVAN
( Vahşidir. İLE Evcil olabilirler. )
( Boyunlarında altı kemik/omur vardır. [Dolayısıyla da kafasını çevirmekte zorlanırlar.] İLE Boyunlarında dokuz kemik vardır. )
( Tedirgin olduklarında tıslarlar. İLE Burun delikleriyle acı ve tiz sesler çıkarırlar. )
( İki parmaklılar üç parmaklılardan biraz daha hızlıdır. )
( Aynı ailelerden değillerdir. )
( AFROTHERIA: Tembel hayvanları, karınca yiyenleri ve kemerli hayvanları içine alan memeli hayvanların bir dalı. )
- İKİ PARTİLİ ile İKİ PARÇALI
( BIPARTISAN vs. BIPARTITE )
( دوحزبي ile دودستگي ile دوقسمتي )
( دوحزبي ile DODASTGY ile DOGHASMATY )
- İKİ SORUN:
ADÂLETSİZLİK ile/ve/||/<> ANLAMSIZLIK
( Tüze(hukuk) ile sağlanmaya/çözülmeye çalışılmaktadır fakat hukuka ulaşılamamıştır. İLE/VE/||/<> Sanat ile giderilmeye çalışılmaktadır fakat ne yazık ki, sanat, kişilere ulaşamamıştır. )
- İKİ TANE HATALARIM VAR değil İKİ HATAM VAR
- İKİ TARAFLILIK ile/ve ÇOK TARAFLILIK
- İKİ TEMMUZ PARKI :
( Kazım Karabekir Mahallesinde olup, 2.644,33 m²'lik bir alanı kapsamaktadır. 1.239,98 m²'lik yeşil alanı, 294,50 m²'lik çocuk oyun alanı ve park içinde tesis olarak Semt Evi bulunmaktadır. )
- İKİ TERAZİNİN KEFESİ GİBİ" değil "TERAZİNİN İKİ KEFESİ GİBİ"
- İKİ TUZLU ve BİR TATLI
- İKİ "YAN" ile/ve/değil İKİ SOYUTLAMA BİÇİMİ
- İKİ YAN ile/ve/||/<> İKİ UC
- [ne yazık ki]
İKİ YANLIŞ!:
SUSULACAK YERDE, KONUŞMAK ve/||/<> KONUŞULACAK YERDE, SUSMAK
- 2 YIL ÖNCE ile/değil 2. YIL/SENE
- İKİ YIL ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ALTMIŞ YIL
( Konuşabilmek için gerekli zaman. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Susabilmek ve susabilmeyi anlayabilmek için geçen [ya da bu kadar uzun sürmeyebilecek] zaman. )
- İKİ YUMURTAYI BİRDEN ALMAK ile/yerine/değil TEK YUMURTAYI ALMAK
- İKİ ile/ve ÇOĞUL
( TWO vs./and PLURAL )
- 2(İKİ) ile Z (HARFİ)
- İKİ(2) ile HER ŞEY/HERKES/HER ZAMAN
( TWO vs. EVERYTHING/EVERYBODY/EVERYTIME )
- İKİÇENEKLİ/LER ile İKİÇENETLİ
( Tohumlarında, iki çenek bulunan, kapalıtohumlu bitkiler sınıfı. [Jessieu'nun bitki sınıflamasına göre] İLE Çatladığında, kabuğu, iki çenete ayrılan [meyve]. | İki parçalı kavkısı, birbirine kaslarla bağlı, yassı solungaçlılardan midye, istiridye gibi [hayvan]. )
- İKİCİLİK ile/ve/değil İKİLİK
- İKİCİLİK = SÜNAİYE = DUALISM[İng.] = DUALISME[Fr.] = DUALISMUS[Alm.] = DUALIS[Lat.]
- İKİCİLİK/DUALİZM ile TEKÇİLİK/MONİZM
( Gerçekliğin iki temel unsurdan [anlık/zihin ve özdek/madde] oluştuğunu savunan görüş. İLE Gerçekliğin tek bir temel unsurdan oluştuğunu savunan görüş. )
- İKİDE BİR ile İKİDE BİRDE
- İKİDEN FAZLA DEMET DURUMUNDA BİRLEŞİK, ÇOK DEMETLİ = KESÎRÜ'L-IHVE = POLYADELPHE
- İKİEŞEYLİ ile İKİEVCİKLİ
( Eril ve dişil eşey örgenleri bir arada bulunan, ikicinslikli. İLE Eril ve dişil çiçekleri ayrı ayrı bitkilerde bulunan bitki. )
- İKİLEM ile/ve/||/<> ÇATIŞMA
- İKİLEM ile İKİLEME ile İKİLİ ile İKİRCİK
( DILEMMA/CONFLICT vs. DUPLICATE/DOUBLING vs. DOUBLE/DUAL/BINARY/BILATERAL vs. HESITATION/INCERTITUDE )
- İKİLEM ile/ve/||/<> İKİRCİK
( DILEMMA vs. HESITATION )
- İKİLEM ile/değil İLİŞKİ
- İKİLEM = KIYAS-I MUKASSİM = DILEMMA[İng., Alm., Yun.] = DILEMME[Fr.] = DILEMA[İsp.]
- İKİLEM/DUALİTE ile/ve PARADOKS
- İKİ/LEME ile TEKRAR/LAMA
- İKİLEMEK ile İKİLENMEK ile İKİLETMEK ile İKİLEŞMEK ile İKİLEM ile İKİLEMLİ ile İKİLEMSİZ
- İKİLEMLİ ile/değil İKİLİ
- İKİLİ METAL SİTESİ ile/||/<> TEK METAL SİTESİ
( İkili metal sitesi iki metal merkezinin sinerjik etkisiyken İLE tek metal sitesi izole metal merkezi aktivitesidir )
( Formül: Bimetallic cooperation )
- İKİLİ ile ÇOKLU
- İKİLİ ile İKİLİK
( DICHOTOMOUS vs. DICHOTOMY )
( دوبخشي ile دوگانگي ile دورستگي )
( DOBAKHSHY ile DOGANGY ile DORESTGY )
- İKİLİ ile İKİLİK ile İKİLİ KÖK ile İKİLİ ÇATI ile İKİLİ ÜNLÜ ile İKİLİ BAHİS ile İKİLİ YATAK ile İKİLİ AVERAJ ile İKİLİ SİGORTA
- İKİLİ ile/ve UC
- İKİLİK/DUALİTE[Fr./İng.] ile İKİLEŞİM/DİKOTOMİ[Fr./İng.]
( İkilik. İLE Çatışan ikilik. )
- İKİLİK değil/yerine/>< BİREŞİM/TEVHİD
- İKİLİK/İKİLEM ile ÇELİŞKİ
( İkiliğin geçerli olmadığı âlemde her şey tamam, kendi kendinin kanıtı, anlamı ve amacıdır. )
( DICHOTOMY/DUALITY vs. CONTRADICTION
In the realm of non-duality everything is complete, its own proof, meaning and purpose. )
- İKİ/LİK ile/ve/||/<>/> ÇOK/LUK
- İKİLİK ile İKİYÜZLÜLÜK
- İKİLİK ile/ve/||/<> YANILSAMA
- İKİLİK(/DUALİTE) ile EYTİŞİM(DİYALEKTİK/CEDEL/ZÜLFİKÂR)
( Descartes. İLE Hegel. )
( ... İLE Gerçekliği ve onun çelişmelerini incelemeye yarayan ve bu çelişmeleri aşmayı sağlayan yolları aramayı öngören us yürütme yöntemi. )
( SENEVİYE ile ÂDAB'UL-BAHS VE'L-MÜNÂZARA )
( DUALLY vs. DIALECTIC )
- TASIMIN/KIYASIN OLANAKLILIĞI:
İKİLİLERDE ile/ve/değil/||/<>/>/< ÜÇLÜLERDE
- İKİLİLİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ÜÇLÜLÜK
- İKİLİSİ ile/ve/değil İLİŞKİSİ
- IKINA-SIKINA (ANLATMAK)
- İKİNCİ BİR SÖZ ile/ve/||/<> BAŞKA BİR SÖZ ile/ve/||/<> AYKIRI BİR SÖZ
- 2. EL -ile/ve
- İKİNCİ EL ile ÇALINTI
- 2 GÖZ ile/ve/||/<> 3. GÖZ
( Dışa bakar. İLE/VE/||/<> İçe bakar. )
( Aklın gözüdür. İLE/VE/||/<> Anlayışın gözüdür. )
( Bilinenleri/bilinebilecekleri, anlaşılabilecekleri görür. İLE/VE/||/<> İki gözün anlayamadıklarını görür. )
( Gördüklerinden rahatsız olunabilir. İLE/VE/||/<> Şikâyet etmekten uzaklaştırır. )
( Lobsang Rampa'nın, "3. Göz" adlı kitabını da okumanızı salık veririz. )
( Kimileri, gözden içer şarabı. )
- İKİNCİ:
KEZ ile/ve/değil/||/<>/< BÖLÜM/AŞAMA
- İKİNCİ ile/ve/||/<> ÇİFTE
- DÜŞÜNMEK:
İKİNCİL ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİRİNCİL
- İKİNCİ/L EL(LER)DEN ÖĞRENMEK ve/||/=/<>/> ÖĞRENMEMEK
- İKİNCİL KAYNAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİRİNCİL KAYNAKLAR
- İKİNCİL KAYNAKLAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANA KAYNAKLAR
( Petrol, Doğalgaz, Uranyum. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Güneş, akarsu, rüzgâr, jeotermal, hidrojen. )
- İKİNCİL KAYNAKLARLA:
ÇÖZÜMLEME değil/yerine BETİMLEME
( İkincil kaynaklarla, belki betimleyici(tasvirî) çalışmalar yapılabilir fakat çözümleyici(tahlilî) çalışmalar yapılamaz! )
- İKİNCİL KORUMA ile İNSANİ KORUMA ile GEÇİCİ KORUMA
( YUKK 63 ile ... ile ... )
(1996'dan beri)