FARSÇA/PERSIAN'DA

KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
( SÜREKLİ AYIRDINDA VE FARKINDA OLUNMASI GEREKENLER!!! )


 



Doğrudan, bu bölüm/sayfa içeriğinde
arama yapmak için...

( Klavyenizde "Ctrl + F" tuşlarıyla[önce "Ctrl" tuşu ve basılı tutarken "F" tuşuna basarak] ve/veya(^/v) fareyle[mouse] sol üst köşedeki "Düzenle/Edit" kısmında "Bul/Find"'ı tıklayarak aradığınız sözcüğü yazarak aramanızı yapabilirsiniz. )* ( Windows için geçerlidir. )
* ( Linux ve Macintosh kullanıcıları nasıl arama yapacaklarını biliyorlardır. )



AÇIKLAMALAR/ÖNSÖZ
[Mutlaka okuyunuz!!!]

- Bazı sözcüklerin, hem sözlüklerdeki karşılığına yer verilmekte, bazılarına da özellikle yer vermeyip psikolojik, felsefi, bilimsel, sanatsal, göreceli, uygulayımsal, belirli bir sınırlılık ve yaklaşımlardan yararlanılarak parantezler açılmıştır.

- Bu çalışmada, başlıkların altlarındaki bilgilere/açıklamalara (parantezlere), kişilerin, kendilerinin düşünmelerine fırsat verebilme amacıyla ve özellikle pek fazla yer verilmemektedir. Zihinlerce/kişilerce uygun bulunmayabilecek bilgiler/parantezler, gözardı edilebilir.
[ Kavramların yanında bulunan ( ) parantezler, ek bilgi ya da açıklama olarak, [ ] köşeli parantezler ise ayrıntı/teknik bilgi vermek üzere kullanılmıştır. ]

- Çoğu sözcüğe, özellikle ve belirli bir yaklaşımla yer verilmemiştir. Hayır! / Evet!

- Bu çalışmada, çoğu sözcüğün/kavramın altında, bazılarında “açıklama/ları” bulunmakta, bazılarında da -özellikle ve çeşitli nedenlerden dolayı- bulunmamaktadır.

- Bazı başlıkların altına, veri/bilgi girmemizin çeşitli nedenlerinden biri ise ulaşım/erişim kolaylığı sağlamak üzere, hazır veri/bilgi karşılıklarını sunmak üzeredir! [Dolayısıyla sizin de FaRkLaR Kılavuzu'na destek olabilmek amacıyla üyeliğinizi şimdi başlatmanızı dileriz! Teşekkür ederiz!] )

- Bu çalışmanın, sadece sözlük olarak algılanmamasını ve kullanılmamasını da sağlamak amacıyla ve özellikle “:”[iki nokta üst üste] ya da “...dır!” şeklinde belirtilmemiştir!

- Bu çalışmada, başlıkların [kavram ya da olguların], ne olduklarından çok, ne olmadıklarına işaret etme çabası güdülmektedir. [ Bir DEĞİL’leme çalışması olarak değerlendirilmelidir! ]

- Bu çalışmada bulunan tüm karşılaştırmaların, tanımlan(a)mayan, sözcük olarak karşılığı/adı tam olarak oluşturul(a)mamış, fakat zihinlerimizde karşılığı bulunan/bulunabilen “3.” anlamları ve/veya ara anlamları düşünülebilir.

- Bu kılavuz/sözlük, dil(d)e/kavramlar(d)a/sözcükler(d)e ilginizin daha da artması ve sözlük/ahit kullanımını artırmayı amaçlamaktadır.

- İngilizce’ye ve öteki dillere yer verme nedenimiz, öteki dillerle karşılaştırmalı yaklaşımla belirli bir bilince sahip olmanıza, aracı olabilmektir.

- Çoğu sözcüğün, zaman içinde, kökenbilimsel(etimolojik) derinliklerine ve öteki dillerdeki karşılıklarına da yer verilecektir. (Bu konuda her türlü destek ^v(ve/veya) katkınızı görmekten mutluluk duyarız!)

- Bu kılavuzdaki bilgiler, SDP(Sinir Dili Programlası)(NLP) üzerine de kılavuzluk edebilir.

- Bu kılavuz, soru sorma/sorgulama, yoğun/derin düşünme aracı/vesilesi olarak kullanılabilir.

- Bu kılavuz/sözlük üzerine olan tüm katkı/destek/uyarı/yorum ve önerilerinizi görmek ve değerlendirmekten mutluluk duyarız! Ayrıca burayı tıklayarak, dille ve buradaki içerikle ilgilenebileceğini düşündüğünüz kişilere tavsiye edebilirsiniz.



"... ile/ve/değil/yerine ..."
[bağlaçların kullanımı/okunuşu...]

- Kavramların aralarında kullanılan/bulunan
"... ile/ve/değil/yerine ..."
bağlaçları, ilgili satırı 2/3/4 kez ve ayrı ayrı şekilde okumanız ve satırları tekrarlamamak içindir.
( - UCLAR ile FARKLAR [karıştırılmamalı!]
- UCLAR ve FARKLAR [ayrı olmalarının yanısıra birlikte de düşünülebilir/kullanılabilir!]
- UCLAR değil FARKLAR [dır!]
- UCLAR yerine FARKLAR [düşünülmeli/kullanılmalıdır!] )



... ile ...
[ÖNCESİ | SONRASI]

- Sözcükleri dizerken ya da "... ile" öncesiyle "ile ..." sonrası arasında bir öncelik/fark/özellik/tercih/vurgu yoktur. Her ikisini de kesinlikle birbirine karıştırmamak, her ikisinin de derinliğine/önemine ve ciddiyetine yer/destek verilmesi gerekmektedir.

- Belirlemelerin/karşılaştırmaların daha da oturması/derinleşmesi için, "ile"den sonraki sözcüğün yanına tekrar "ile"den önceki sözcüğü düşünerek/koyarak değerlendiriniz.
( "- BÜTÜN ile TÜM" ise "- BÜTÜN ile TÜM (ile BÜTÜN)" gibi. )



( "- KOZMOS ile KAOS ise "- KOZMOS ile KAOS [ile KOZMOS]" gibi. )

EN SON YAPILMIŞ OLAN EKLEMELER
[ 06 Mayıs 2020 - 06 Haziran 2020 arasında... ]


 

Bugün [06 Haziran 2020] itibariyle
Farsça bölümüne yapılmış olan eklemeler, aşağıdaki gibidir.
[ 06 Mayıs 2020 - 06 Haziran 2020 arasında... ]
( 3 yeni ekleme, 4 katkı )


- KURNA[Ar. < KURNE] ile/ve/||/<> ZURNA[Fars. < SURNÂY]
[Eklenme Tarih ve Saati: 05 June | 23:59 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55207 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Hamama gidildiğinde/gidip beğenilmeyen/beğenmeyen. İLE/VE/||/<> Düğüne gidildiğinde/gidip beğenilmeyen/beğenmeyen. )
( Hamam ve banyolarda musluk altında bulunan, içinde su biriktirilen, yuvarlak, mermer, taş ya da plastik tekne. İLE/VE/||/<> Ağaçtan yapılan, iki karış boyunda, ağız bölümü yayvan, keskin bir ses çıkaran ve çoğu zaman davulla ya da dümbelekle birlikte çalınan nefesli çalgı. )

- KARPOZ[Yun.] ile KARPUZİ[Yun.]/KARPUZ[Fars. < HARPUZ]
[Eklenme Tarih ve Saati: 11 May | 12:27 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55128 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( Her tür meyvenin genel adı. İLE Karpuz. )

- SİPER[Fars.]/KAZAMAT[Fr. < CASEMATE] değil/yerine/= KUYTU, DULDA[yerel]
[Eklenme Tarih ve Saati: 07 May | 12:51 ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55116 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

( KAZAMAT: Toplardan, bombalardan korunmak için yerin altına kazılmış siper. )

 

 



 

 


 

 

( Bugün [06 Haziran 2020] itibariyle
Farsça bölümünde,
2918 başlık/FaRk yer almaktadır.
)




- -ÂVER[Fars.] ile A'VER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17020 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Getiren, taşıyan. [PEYÂM-ÂVER > PEYGAMBER] İLE Bir gözü kör, tek gözlü. | Körbağırsak. )

- -HÜMÂ ile HÜMA/Y[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17690 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Arapça dilbilgisinde iki kişiyi gösterir. Sürü konulan yerler. İLE Devlet kuşu. | Saâdet, kutluluk. )

- !"HAYVANAT BAHÇESİ" ile/değil HAPİSHANE/ZİNDAN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/21956 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- !HEMPA[Fars.] ile/değil/yerine/>< KANKA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37298 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kötü işlerde aynı amaçla ve birlikte hareket eden kişi, ayaktaş. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kan kardeşliği kadar yakınlıkla birlikte hareket eden/ler. )

- !MEYHÂNE ile/ve/||/<> !BOZAHÂNE[Fars. < BÛZEHÂNE(BİRAHÂNE)] ile/ve/||/<> !KAHVEHÂNE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53554 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- !TALAN[Fars.]/İHTİKÂR[Ar.]/ÇAPUL/PLAÇKA[< Arnavutça] değil/yerine/= !YAĞMA/VURGUN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29043 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ASALAK" ile/değil KALENDER/RİNT[Fars.]/DERVİŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39130 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Başkalarının sırtından geçinen kişi. İLE/DEĞİL Parayı, malı, mülkü öncelikli saymayan, gösterişsiz, sade yaşamaktan yana olan, alçakgönüllü kişi. | Yalnız biri hareketli, üst üste konulmuş belirli sayıda silindirden oluşan ve düzgün yüzeyli kâğıt üretmek için kullanılan bir makine. | Özensiz, kılıksız bir biçimde. )

- "BURGAÇ/EĞRİM/GİRDAP"[Fars.] ile/ve/||/<> KISIR DÖNGÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47762 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ÇERÇEVE"[Fars.] ile BAĞLAM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29038 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "ELİNİN KÖRÜ" değil/< "ÖLÜNÜN GÛRU(MEZARI)"[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9713 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "MEYHÂNE"[Fars.] ile MEYANE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42408 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İçki içilen lokanta. | Kabare. | Dergâh. | Mürşidin bulunduğu tekke veya mürşidin gönlü. | İLE Çorba gibi yiyeceklere tad kazandırmak için un ve yağla yapılan sos. )

- "MEYHÂNE"[Fars.] ile TAVERNA[İt.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50475 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Çalgılı meyhane. )

- "MEYVA" değil MEYVE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11474 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- "PARÇA"[Fars. < PÂÇE] ile SONAT[Fr. < SONATE]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47129 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Bir ya da iki çalgı için yazılmış, üç ya da dört bölümden oluşan müzik yapıtı. | Çeşitli türlerde [Allegro, Adacco, Andante] üç ya da dört bölümden oluşan müzik parçası. )

- "VAMPİR" ile/değil YARASA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22766 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/DEĞİL Ön ayakları perdeli kanat biçiminde gelişmiş, gövdesi yumuşak sık kıllarla kaplı, iskeletleri hafif yapılı, uçabilen, memeli hayvan. )
( ... ile/değil Yarasa )
( ... İLE/DEĞİL "Güzelliğim" "fazla görülmesin" diye gece uçar. )
( Küba'da, 27 farklı tür yarasa bulunmaktadır. )

- "YEMEK" ile/değil/yerine/>< GÜVÂR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44468 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Hazmı kolay yemek. )

- (")ÇIPLAK/LIK(") ile/ve (")ŞEFFAF/LIK(")
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6845 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- (")KEZBAN(")[Ar.] ile/değil/>< KEZBAN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39116 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kötü kadın. | (")Deneyimsiz, beceriksiz, bilgisiz, görgüsüz kadınlara yakıştırılan söz("). İLE/DEĞİL/>< Becerikli, hamarat kadın. )

- [Ar., Fars.] BEZZÂZ-İSTÂN ile BEZZ-İSTÂN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17126 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bedesten/bedestan, esnaf çarşısı. )

- [Ar., Fars.] FAKÎR-ÂNE ile FAKÎR-HÂNE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17439 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Fakire yakışacak şekilde/sûrette. | Fakircesine. | Nezâket olarak "ben" zamirinin karşılığı. İLE [alçakgönüllülükle] Söz söyleyenin evi. )

- [Ar.] BENÂM ile BENÂN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/25341 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Parmak ucu. İLE Parmaklar, parmak ucları. )

- [Ar.] EBED/Î, BENGİ ile/ve EZEL/Î[çoğ. AZAL]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/948 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sonu olmayan gelecek zaman. İLE/VE Öncesi olmayan geçmiş zaman. )
( Ezel ve ebed nedir? ŞİMDİ'dir! )
( Varlık'ın gelecekte takdir edilen zaman içerisindeki sınırsızca sürekliliği. İLE/VE Varlık'ın geçmişte takdir edilen zaman içerisindeki sınırsızca sürekliliği. )
( Ezel ve ebed, ikisi birden önsüzlüğü ve sonsuzluğu bildirir. )

- [Fars.] -DÂN ile DÂN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17255 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Arapça, Farsça, bazen de Türkçe sözcüklere takılarak, yer, mahfaza, kab anlamına sözcükler oluşturur. [CÜZ-DÂN vs.] | Bilen, bilir.[SUHAN-DÂN: Söz bilir. | NA-DÂN: Cahil.] İLE Tâne. )

- [Fars.] -NİH ile -NİH
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18199 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Şehir, belde. İLE "koyan" anlamıyla birleşik sözcükler yapar.[KADEM-NİH: Ayak koyan, ayak basan.] )

- [Fars.] -PÛŞ ile PÛŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18234 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Örten, giyen, giyinmiş" anlamlarına gelerek birleşik sözcükler yapar.[PÂ-PÛŞ: Pabuç, ayakkabı. | Ayağı örten. | SER-PÛŞ: Başı örten.] İLE Örtü, örtünülecek şey, giysi. | Zırh. )

- [Fars.] -SİTÂN ile -SİTÂN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18414 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yer adı yapmaya yarayan ek. [GÜL-SİTÂN: Gül bahçesi, güllük. | SENG-SİTÂN: Taşlı yer, taşlık.] İLE "Alan/alıcı" anlamlarıyla birleşik sözcükler yapar. [DİL-SİTÂN: Gönül alan.] )

- [Fars.] -TER ile TER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33768 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Üstünlük[Tafdîl] ve abartı[mübalaga] ilgeci[edatı] olarak sözcüklerin sonuna gelir. [MÜŞKÜL-TER: (en/pek/çok) Müşkül. | NAZİK-TER: (Daha/en/pek/çok) Nazik.] İLE Yaş, ıslak, nemli. | Taze. )

- [Fars.] ÂB-GÂH ile ÂB-GÎR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16897 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Su biriken yer, havuz. | Karnın, kaburga kemikleri kıkırdağı ve kısa kaburgalar altında olan bölümü, boş böğür. İLE Su biriken yer, havuz. | Dokumacı fırçası. )

- [Fars.] ÂB-RÂNE ile ÂB-ENDÂZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6028 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Su yollarına ve borularına bakan mühendis. İLE Su mühendisi. )

- [Fars.] ÂBİST/E ile ÂYİŞNE, ÂYİŞTE/NE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16904 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gebe. İLE Casus. | Dalkavuk. )

- [Fars.] ÂGUL[gu uzun okunur] ile ÂGÛR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16919 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Göz ucuyla bakma. [hiddetlenerek] İLE Tuğla. | Kerpiç. | Kiremit. )

- [Fars.] ÂN ile -ÂN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16951 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Güzellik çekimi/câzibesi, alım. | Şu, bu. İLE Çoğul edatı. [ŞÂH-AN: Şahlar] | Sıfat edatı. [HİRAS-ÂN: Şahlar] | Sözcüğü zarf yapan. [GÛY-AN: Söyleyerek] )

- [Fars.] ÂRÂMÎ ile ÂRÂMÎ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16966 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dinlenme, rahatlık. | Ârâmca [semitik dillerden]. İLE İstanbul'da doğmuş ve vefât etmiş bir Mevlevî şairi. [ö. 1630] )

- [Fars.] ÂSİTÂN ile ÂSİTÂN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16995 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eşik. İLE Müneccimlerin hesaplarına göre insan hayatının uğursuz dakikaları. )

- [Fars.] ÂSİTÂN ile ÂSTÂN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16996 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eşik. İLE Eşik, ayakkabılık. | Dergâh, tekke/tekye. )

- [Fars.] ÂŞÂM ile ÂŞÂM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17005 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yiyecek ve içecek. İLE İçen, içici. )

- [Fars.] BÂD ile BÂD
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17034 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Olsun, ola, olaydı. İLE Yel, rüzgâr. | Soluk, nefes. | Ah sesi, ah çekme. | [tas.] Allah'ın yardımı. | Övme, söz. | Büyüklük taslama, kibir. | Şarap. )

- [Fars.] BÂDÂM ile BÂDÂME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17035 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bâdem. | Sevgilinin güzel gözü. İLE İpek kurdu. | Nazarlık, nazar boncuğu. | Et beni. | Zincir halkası. | Eski püskü hırka. | Süslü nesne. )

- [Fars.] BÂFTE ile BÂFTE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17041 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sıfat. İLE Ad. )
( Dokunmuş. İLE Büyük renkli leke. | Oyma levha. | Parça. | Büyük bir haritayı oluşturan parçalardan her biri, pafta. )

- [Fars.] BAHSET ile BAHTEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5629 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Horultu. | Uykuda ağırlık basma. (KÂBUS) İLE Uykuda ağırlık basma. (KÂBUS) | Küçük baht, kötü şans. )

- [Fars.] BAHŞ ile BAHŞ(Â)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17056 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bağış, ihsan. İLE Bahşeden, bağışlayan, veren, affeden. | )

- [Fars.] BÂHTE[< BÂHTEN] ile BAHTE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17058 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Oynamış, oyunda yutulmuş/ütülmüş kişi. İLE Besili, semiz koyun. | Burulmuş, üç yaşında koç. )

- [Fars.] BÂLÎN ile BÂLİŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14147 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yastık. | Koltuk. İLE Yastık, yüz yastığı. )

- [Fars.] BÂLVER ile BÂLZEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22571 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kanatlı, uçabilen. İLE Uçan. )

- [Fars.] BÂR ile -BÂR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17066 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tanrı, Allah. | Yük. | Defa, kere. | Meyve, yemiş. | İzin, müsâade. İLE Yağdıran, serpen, saçan, döken. [ŞÛLE-BÂR: Işık saçan] )

- [Fars.] BÂŞÂM ile BÂŞÂME/BÂŞÛME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17071 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Perde, örtü. İLE Hanımların örtündükleri yaşmak, bürümcük, tülbent, başörtüsü, namaz bezi. )

- [Fars.] BED-RÂM ile BED-RÂN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17081 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sert başlı at. | Sürekli/dâima. | Hoş, lâtif, yakışıklı, süslü. İLE İşleri kötü yöneten. | Çapkın. [kadın] | Orospu. )

- [Fars.] BEHMEN ile Behmen
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17083 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zekî, anlayışlı. | Tedbirli. | Turpa benzeyen ve "kavza kökü" denilen bir ot. İLE İran hükümdarlarından İsfendiyâr'ın oğlu Erdşîr'in lâkabı. )

- [Fars.] BEN ile BENG
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17093 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Harman, ekin. | Bağ. | Çitlenbik. İLE Küçük çitlenbik. )

- [Fars.] BENDENE ile/ve BENDÎME/BENDÎNE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14003 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Giysinin bazı yerlerine dikilen düğme, kopça. İLE/VE Düğme, ilik. | Giysi yakasına ve kollarına açılan ufak delik. )

- [Fars.] BERBÂR/E ile CİHÂN-NÜMÂ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18851 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çardak, sundurma. | Tahtaboş. | Kameriye. | Evin damında bulunan oda. İLE Çatının üstünde her yanı gören taraça. | Dünyayı gösteren harita. | Kâtip Çelebi'nin kaleme aldığı Asya coğrafyası.[1654] [basım 1732, İbrahim Müteferrika] )

- [Fars.] BERBER ile BERBER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17098 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Saç/sakal kesen usta/esnaf. İLE Afrika'nın kuzeyinde bulunan bir budun/kavim[Ar.]. )

- [Fars.] BERG ile BERG
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17101 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bent, set. İLE Yaprak. )

- [Fars.] BERVÂZE ile BESÎM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8427 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gezinti için tertiplenen yemek. İLE Hazırlık, yol/sefer hazırlığı. | Yol azığı. )

- [Fars.] BEYÂTÎ-PÛSELİK ile BEYÂTÎ-ARABÂN-PÛSELİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40310 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Fahri efendinin düzenlediği bir makamdır. )

- [Fars.] BÎ-RÛ ile BÎ-RÛH
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17156 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yüzsüz, arsız. İLE Cansız. )

- [Fars.] BİHTER/EK ile/değil BİHTEREK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17139 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Daha, en, pek iyi. İLE/DEĞİL Farslılarca 120 yılda bir kere onüç ay olarak sayılan yılın adı. [sonraları, dört yılda bir gün fazlası olan SENE-İ KEBÎSE şekline konulmuştur.] )

- [Fars.] BİHTER/EK ile BİHTERÎ ile BİHTERÎN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17140 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Daha, en, pek iyi. İLE En iyi olma, üstünlük. İLE En iyi, pek iyi. )

- [Fars.] BİJEN ile BİJENG
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17141 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İran söylencesinde(mitolojisinde] kahraman ünlü Rüstem'in kızkardeşinin oğlu. [Efrâsyab'ın kızı Münije'ye âşık olmasından dolayı Efrâsyab tarafından bir kuyuya hapsedilmişse de Münije'nin yardımıyla Rüstem tarafından kurtarılmıştır.] İLE Kapı anahtarı. )

- [Fars.] BÎNÎ ile BÎNÎ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17151 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Burun. | Uc. | Dağ tepesi. | Yayın ele alındığı kısmının ucu. İLE Görürlük. )

- [Fars.] BÎREG ile BÎ-RENG
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17155 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Damarsız, soysuz, arsız. İLE Renksiz. | Renksiz, taslak durumunda bulunan resim. | İlâhî cevher. )

- [Fars.] BÎŞ ile BÎŞÎ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17157 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Artık, fazla. | Bıldırcın otu dnilen zehirli bir ot. [Çin'de bulunur] İLE Fazlalık. )

- [Fars.] BUNDUK ile BUNDUKÎ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17172 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Fındık. İLE Bir altın para. [Türkçe'de "Fındık altını" denilen Bundukî adı, Venedik şehrinin Arapça adı olan Bundukiyye'den gelmiştir.] )

- [Fars.] BÛS/E ile -BÛS
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17175 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Öpme, öpücük, öpüş. İLE Öpen. [DÂMEN-BÛS: Etek öpen.] )

- [Fars.] CÂVİDÂN-NÂME ile CÂVİDÂN-NÂME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17198 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kur'an'ın, Esterâbâd'lı Fazlullah tarafından, Hurûfiye tarikatının inancına göre yapılmış tefsiri. İLE Baba Efdâl-i Kâşânî tarafından yazılmış ahlâk ve felsefe kurallarını derleyen Farsça eser. )

- [Fars.] CÛ ile CÛ/CÛY ile -CÛ ile CÛ'[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17236 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Arama, araştırma. İLE Akarsu, ırmak, çay. İLE "arayan, araştıran, arayıcı" anlamalarına gelen sıfatlar oluşturur. İLE Aclık, ac kalma. )

- [Fars.] CÛY ile/ve CÛY-BÂR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12902 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Nehir, akarsu, ırmak. İLE/VE Dere, ırmak, çay. )

- [Fars.] CÜNBÂN ile -CÜNBÂN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17239 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sallayan, kımıldayan, hareket eden. İLE Kımıldanan, kımıldatan, sallanan, oynayan, oynatan anlamlarına sıfatlar oluşturur.[DÜNBÂLE-CÜNBÂN: Kuyruk sallayan.] )

- [Fars.] ÇEH ile ÇEH
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17241 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kılıç ve hançer gibi şeylerin kını/kılıfı. İLE Kuyu. )

- [Fars.] ÇEVRİŞ = ÇERVİŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35726 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yemeğin sulu bölümü. )

- [Fars.] ÇÎN ile -ÇÎN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17243 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kıvrım, büklüm, çatıklık, buruşukluk. İLE "toplayan, derleyen" anlamlarıyla bileşik sözcükler oluşturur.[HÛŞE-ÇÎN: Başak toplayan.] )

- [Fars.] ÇİRÂ ile ÇİRÂĞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17244 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Nasıl? İLE Fitil, kandil, mum. | Çırak. | Emekli, tekaüt. | Öğrenci, talebe. )

- [Fars.] ÇÛBÎN/E ile ÇÛBÎN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17245 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ağaçtan yapılan şey. Değnek gibi kuru nesne. İLE Nûşirevân'a karşı ayaklanmış olan, Hürmüz'ün seraskeri Behrâm'ın takma adı. )

- [Fars.] DÂDER ile DÂDENDER ile DÂDER-ENDER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17248 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kardeş. İLE Üvey kardeş. İLE Üvey kardeş. )

- [Fars.] DÂR ile -DÂR ile DÂR ile DAR/DARR[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17257 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Darağacı. | Ağaç. | Direk. İLE Tutan.[DEFTER-DÂR: Defter tutan.] | Sahip, malik.[ALÂKA-DÂR: İlgili. | HİSSE-DÂR: Hisseli. | HÜKÜM-DÂR: Hükme sahip.] İLE Savaş.[DÂR Ü GÎR: Kavga, savaş.] İLE Sıkıntı, belâ. | Zarar. )

- [Fars.] DÂS ile DÂSE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17259 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Orak. İLE Orak. )

- [Fars.] DEH ile DEH/DÂH
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17264 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İyi, güzel. | Saf, sıra. İLE On[10]. [Ar. AŞR] )

- [Fars.] DEHÂN ile DEHEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17265 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ağız. İLE Ağız. )

- [Fars.] DEHÛN ile DEH-ÜM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17266 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ezber okuma, anımsama. İLE Onuncu. )

- [Fars.] DER-MİYÂN ile DER-NİYÂM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17277 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ortada, arada. İLE Kında, kılıfta, kına sokulmuş. )

- [Fars.] DER ile -DER ile DERR[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17273 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( -de, içinde.[DER-ANBAR: Anbarda. | DER-HÂTIR: Hatırda.] | Kapı.[DER-SAADET: İstanbul.] | Mağara. | Kere, defâ. | Cins, çeşit, kısım, nevi. İLE "Yırtan, yırtıcı, yaran, delen" anlamlarına sözcükleri sıfatlaştırır.[PERDE-DER: Perde yırtıcı, edepsiz.] İLE Kimse, kişi. | Güzel iş/eser. )

- [Fars.] DERÂ ile -DERÂ/DERÂY
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17274 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çan, çıngırak. İLE "Durmadan söylenen" anlamına sıfat yapar.[HERZE-DERÂY/YÂVE-DERÂY: Saçma sapan şeyler söyleyen.] )

- [Fars.] DERHÛR ile DER-HÛR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17275 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Uygun, lâyık, münasip. İLE Lâyık. )

- [Fars.] DERVÂ/DERVÂH ile DERVÂ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17278 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Şaşkın, hayran. | Başaşağı asılmış, ters. | Gerekli/lâzım, zorunlu/zarûrî. İLE Hastalıktan yeni kurtulup yeterince kendine gelemeyen. | Sağlam, muhkem. | Doğru, gerçek. | Ayıp, utanma. | Cesâret, şecâat. | Sertlik, kabalık. )

- [Fars.] DESTÂN ile DESTÂN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17279 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eller. İLE Öykü/hikâye, kıssa. | Hîle, mekr, tezvîr. [Fr. ÉPOPÉE] )

- [Fars.] DÎDE ile -DÎDE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17281 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Göz. | Gözcü. | Gözbebeği. | Gözucu. | Gözün nuru. İLE Görmüş, görülmüş.[LÜTUF-DÎDE: Lütuf/incelik görmüş.] )

- [Fars.] DİH ile -DİH ile DÎH
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17282 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Köy, karye. | Tek renkli, kenarları gümüş ya da altın motifli kumaş. İLE Veren, verici.[ÂRÂM-DİH: Rahatlık veren. | HACLET-DİH: Utanç verici.] İLE Köy, karye. )

- [Fars.] DİL ile DÎL ile | [Tr.] DİL ile DİL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17284 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gönül, yürek/kalb. İLE Nokta. | Gönül, kalb. | Mandıra, ağıl. İLE | Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan, etli, uzun, hareketli örgen. Tat alma örgeni. İLE Kişilerin, düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için sözcüklerle ya da işaretlerle yaptıkları anlaşma. Lisan. )

- [Fars.] DİL ve/= GÖNÜL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8498 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- [Fars.] DÎZ ile DİZ ile | DİZ[Tr.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17290 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Renk. İLE Kale, sur. İLE Bacakların ortasındaki eklem yeri. Kaval, baldır ve uyluk kemiğinin birleştiği yer. )

- [Fars.] DUH ile DÛH
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17291 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kız. | Hasır otu, hasır sazı. | Havâi fişek. İLE Otsuz, çıplak arazi, yer. Yapraksız ve meyvesiz ağaç. | Tüysüz, çıplak baş ve yüz. | Hasırotu. )

- [Fars.] DÛR-BÎN ile DÛR-NÜMÂ/Y
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17294 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Uzağı/ileriyi/geleceği gören. İLE Uzağı gösteren. )

- [Fars.] DÜMBÂL/E ile DÜNB/E
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17298 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kuyruk. İLE Kuyruk. )

- [Fars.] DÜRÜŞT ile/değil/yerine/>< DÜRÜST
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36419 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sert; gücendirici, kırıcı. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sözünde ve davranışlarında, doğruluktan ayrılmayan, doğru, onurlu. | Doğru, yanlışsız. )

- [Fars.] EFRÛZ ile -EFRÛZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17325 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Parıltı, şûle. İLE Aydınlatan, parlatan. | Tutuşturan, yakan. )

- [Fars.] EFSÂNE CÛ/Y ile EFSÂNE GÛ/Y
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17326 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Efsâne arayan/arayıcı. Boş vakit geçirmek isteyen. İLE Masal söyleyen, saçmasapan söyleyen. )

- [Fars.] EFŞÜRDE ile EFŞÜRE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17327 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sıkılmış, posası çıkarılmış şey. İLE Öz, uşâre. )

- [Fars.] ERS ile ERZ/ERZİŞ ile ERZ/ERÜZ[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17373 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gözyaşı. İLE Değer, kıymet, kadir ve îtibar. İLE Pirinç.[hubûbat] )

- [Fars.] EŞK-BÂR ile EŞK-RÎZ ile EŞK-VER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17404 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çok gözyaşı döken, ağlayan. İLE Gözyaşı döken, ağlayan. İLE Gözyaşı döken, ağlayıcı. )

- [Fars.] EZ-BER ile EZ-DİL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17426 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zihinde tutma, unutmamaya çalışma. [EZ: -den. | BER: Göğüs. EZ-BER: Göğüsten.(Kalpten/kalbe anlamına!)]["ezberden" değildir/yanlıştır!] İLE Gönülden. )

- [Fars.] FAHTE ile FAHTE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13570 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Makam. İLE Güvercin/üveyik. )

- [Fars.] FAŞÂFEŞ ile FEŞFEŞE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17470 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Atılan okun havada çıkardığı ses. İLE Hışırtı. )

- [Fars.] FERÂMÛŞ ile FERÂMÜŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17458 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Unutma, hatırdan çıkma. İLE Ferâmûş'un hafifletilmişi. )

- [Fars.] FERDÂ ile FERDÂSI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/27933 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- [Fars.] FERMÂ ile FERMÂN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17467 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Buyuran, emreden, âmir. | Süren. İLE Buyruk, emir. | Padişah tarafından verilen yazılı emir, berat, buyrultu. )

- [Fars.] GAZE["ga" uzun okunur] ile GÂZE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17496 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Allık. İLE Çocuk salıncağı. )

- [Fars.] GER ile -GER ile GER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17499 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( "Eğer" sözcüğünün kısaltılmışı. İLE Adların sonuna eklenen ve yapıcılık bildiren bir edat.[ZER-GER: Kuyumcu.] İLE Uyuz hastalığı. )

- [Fars.] GERD ile -GERD
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17500 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Toz, toprak. | Tasa, gam, keder. İLE Sözcüklere eklenerek "dönen", "dolaşan" anlamını verir.[TÎZ-GERD: Çabuk dönen.] )

- [Fars.] GEŞ ile GEŞT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17501 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Güzel, hoş. | Naz ve edâ ile yürüme. İLE Gezme, seyretme, dolaşma. )

- [Fars.] GÎR ile GÎR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17503 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tutma, tutuş. İLE Tutan, tutucu.[CİHÂN-GÎR: Cihanı tutan.] | Dağılan, yayılan. | Kavga, savaş/harp. )

- [Fars.] GÜZÂRİŞ ile GÛRÂB
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17508 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Düş yorma, rüya tâbir etme. İLE Geçme, geçiş. )

- [Fars.] HÂM ile HAM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17571 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Pişmemiş, olmamış, çiğ. | İşlenmemiş, üzerinde çalışılmamış. | Boş, nâfile, beyhûde. | Terbiye, tecrübe görmemiş, acemi. İLE Eğri, bükülmüş. )

- [Fars.] HÂMÛŞ/SÂKİT[Ar. < SÜKÛT]/SAMUT[Ar.] ile HAMÛŞ/HAMUŞ/HÂMUŞ/HÂMÜŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17578 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Susmuş, sessiz. | Mevlânâ'nın bazı gazellerinde kullandığı takma adı/mahlası. İLE "HÂMÛŞ" sözü/sözcüğünün hafifletilmiş ve çeşitli kullanımları. [çoğ. HÂMÛŞÂN: Mevlevi mezarlıklarına verilen ad] )

- [Fars.] HÂN ile HÂN ile HÂN ile -HÂN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17579 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hükümdar, hakan. İLE Kervansaray, otel. | Büyük kentlerde, serbest mesleklerde çalışanların, oda ya da daire tutup çalıştıkları birkaç katlı yapı. | Dükkân, meyhane. İLE Yemek sofrası, üstüne yemek konulan tepsi, sini. | Aşçı dükkânı. | Yemek. İLE Okuyan, okuyucu, çağıran. )

- [Fars.] HANDÂN ile HÂNDE-KÂR ile HANDE-RÎZ ile HANDE-RÛY ile HANDE-ZEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17581 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gülen, gülücü, güler, sevinçli. | Sürekli gülen. İLE Gülen, gülücü. İLE Gülüp duran. İLE Güleryüzlü. İLE Gülen. )

- [Fars.] HAR ile HÂR ile HÂR ile HÂR[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17589 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eşek. İLE Diken. İLE Hor, hakir, aşağı, bayağı. | Yiyici, yiyen. İLE Yıkılmış. )

- [Fars.] HASTE ile HÂSTE ile HÂSTE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17619 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hasta, rahatsız, sayrı. İLE Ayağa kalkmış. | Uzanmış. İLE İstenilmiş, istenilen. )

- [Fars.] HEFT-HÂN ile HEFT-HÂN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17650 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( "Yedi konaklık yol": Rüstem ile İsfendiyar'ın geçtikleri yol. İLE "Yedi sofra": Nev'î Zâde Atâî'nin tasavvuf niteliğinde olan bir mesnevîsi.[1627] )

- [Fars.] HOR ile HOR ile -HÔR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17674 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Önemsiz, değersiz, bayağı, adi kişi. İLE Güneş. | Işık, aydınlık. İLE Yiyen, yiyici. )

- [Fars.] Horâsân ile HORÂSÂN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17675 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İrân'ın doğusunda bulunan geniş arazi. İLE Türk müziğinin en az iki buçuk asırlık bir mürekkep makamı olup örneği kalmamıştır. )

- [Fars.] HÛR/HUR ile HÛR ile HÛR[Ar. < AHVER, HAVRA]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17682 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Güneş. İLE Güneş. | Yiyecek. İLE Âhû gözlüler, gözlerinin akı karasından çok olanlar. | Cennetteki hûriler. )

- [Fars.] HÛRDE ile HÛRDE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17683 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yemiş, yenilmiş. İLE Ufak, değersiz şey, kırıntı. | Nükte, dakika. | Yazıya ayrıntı/nüans veren bir tarz. )

- [Fars.] HÛŞENK ile Hûşenk
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17686 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Akıl, idrak, iz'an. İLE Siyam bin Kiyumerz'in oğlu ve Câvidân Hurd'un yazarı/müellifi. )

- [Fars.] Hüsrev ile HÜSREV
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17692 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eserlerini Farsça yazmış bir Türk şairi ve edîbi.[1253-1325, Hindistan] | Hüsrev ü Şîrîn masalının eril kahramanı. İLE Sultan, padişah, hükümdar. )

- [Fars.] İRMÂN ile ÎRMÂN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17877 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eğreti. İLE Dalkavuk. | Davetsiz olarak bir yere giren kişi. | Eğreti. | İstek, arzu. | Pişmanlık. )

- [Fars.] KÂH ile KÂH
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18017 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Saman, saman çöpü. İLE Köşk, kasr | Yüksek bina. | Bir göz/tek oda. )

- [Fars.] KÂKÜL ile PERÇEM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5212 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Alna düşen, kısa kesilmiş saç. İLE Başlarını traş edenlerin, tepede bıraktıkları saç tutamı. | Yele. | Kâkül. )

- [Fars.] KÂLÂ ile KÂLE ile KAL'A[Ar. çoğ. KILÂ']
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18022 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kumaş. | Anamal, sermaye. | Ev eşyası. İLE Kumaş. | Kelek, ham kavun. İLE Kale, hisar. | Bir şeyin aslının, temelinin, güvenliğinin sürdürüldüğü nesne.[O eser, ilmin kal'asıdır.] )

- [Fars.] KÂM ile/ve/değil/yerine/||/<> RÂM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54102 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ağzın üstü, damak. | Meram, arzu, emel, istek. | Lezzet, zevk. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Boyun eğen, kendini başkasının buyruğuna bırakan. )

- [Fars.] KÂR-GİL ile KÂR-GÎR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18030 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kerpiç bina. İLE İş tutan/tutucu. | Taştan ya da tuğladan yapılmış bina. )

- [Fars.] KÂR ile/ve/||/<> KÂM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54101 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Alışveriş işlerinin sağladığı para kazancı. | İş. | Yarar, fayda. | Üretim etmenlerinden biri olan girişimcinin üretimden aldığı pay. | Maliyet fiyatıyla satış fiyatı arasındaki fark. İLE/VE/||/<> Ağzın üstü, damak. | Meram, arzu, emel, istek. | Lezzet, zevk. )

- [Fars.] KEŞÂN[< KEŞ] ile KEŞÂN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18054 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çekenler, çekiciler. İLE Çeken, çekerek. )

- [Fars.] KİRM ile/ve GÜRG-ZÂDE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22894 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kurt. İLE/VE Kurt yavrusu. )

- [Fars.] KİŞ ile KÎŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18064 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [satrançta] Bir taşı zorlama. İLE Din, mezhep. | Ok kuburu. | Keten kumaş. | Kuş yeleği. | Şimşir. | Âdet, huy, töre. )

- [Fars.] KÛS ile KÜS
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18067 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Savaşlarda, alaylarda deve ya da araba üstünde taşınarak çalınan büyük davul. Kös. İLE Dişillik örgeni, vajina. )

- [Fars.] LÂLESAR ile LÂLE-ZÂR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18079 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sığırcık kuşu. | Lâlelik. İLE Lâlelik, lâle yetişen yer, lâle bahçesi. )

- [Fars.] LÂLESAR ile/ve LÂLESAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13012 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Lâle bahçesi. İLE/VE Sığırcık kuşu. )

- [Fars.] LÂY ile LÂY[< LÂYÎDEN]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18083 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çamur. | Tortu. | Kül. İLE Söyleyen/söyleyici. )

- [Fars.] LÎME LÎME/PARÇA PARÇA (DOĞRAMAK)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10376 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- [Fars.] MÂH ile MÂH
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33853 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ay. | Yılın 1/12'si. İLE Geçersiz [para]. | Rezil, münâfık, alçak. )

- [Fars.] MÂR-İ HAM-BE-HAM ile MÂR-İ SERMÂDÎDE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33912 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kıvrım kıvrım, çöreklenmiş yılan. İLE Kışın soğuğundan uyumuş ve uyuşmuş yılan. )

- [Fars.] MAZI ile MAZI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46033 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Servigillerden, yaprakları almaşık ve küçük pullar biçiminde, gövdesi düz olan, dipten dallanan bir süs bitkisi. İLE Hayvansal ve bitkisel asalakların, bitkilerde oluşturduğu ur. )

- [Fars.] MEH-ŞÎD ile MEH-TÂB
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33992 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ay. | Ayışığı. İLE Ayışığı. )

- [Fars.] MERG-A-MERGÎ ile MERG-İ-ŞÂDÎ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5689 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Genel ölüm, hastalıktan dolayı ölüm. İLE Sevinç ölümü. )

- [Fars.] MERG ile MERG
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34040 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çayır, çimen. | Sebze. İLE Ölüm. )

- [Fars.] MÎH ile MİH[çoğ. MİHÂN]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34163 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Mıh, çivi, enser, kazık. İLE Büyük, ulu. )

- [Fars.] MİNE ile MİNE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42445 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Metal eşya üzerine vurulan renkli cam katmanı. | Saat kadranı. | İnce, parlak nakış. İLE Dişlerin taç kısmını kaplayan, beyaz ve sert doku. )

- [Fars.] MÜRG ile MÜRG
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34784 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sümük. İLE Kuş. )
( MÜRG-ÂB: Su kuşu. | Ördek. | Kurbağa. )

- [Fars.] NÂH ile NAH
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18107 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Göbek. İLE Tel. | İp. | Değerli kumaşlardan yapılan bir çeşit halı, kilim. )

- [Fars.] NAKARE["ka" uzun okunur] ile NÂ-KÂRE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18126 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Davul, kös. | Dümbelek. İLE İşe yaramaz, yararsız. | Tembel, üşengen, uyuşuk. )

- [Fars.] NÂME ile -NÂME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18137 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Mektup. | Sevgiye ve aşka dair yazılmış mektup. | Kitap, dergi/mecmûa. İLE "Yazılı/yazılmış, küçük kitap" anlamlarına gelerek birleşik/mürekkep sözcükler oluşturur.[EMİR-NÂME, KÂNUN-NÂME, KARAR-NÂME] )

- [Fars.] NESRÎN ile NESTER/BESTEREN/NESTERÛN/NESTERÎN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18181 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ağustos gülü, yaban gülü. | Mısır gülü. | Van gülü. İLE Ağustos gülü, yaban gülü. )

- [Fars.] NEVÂÎ ile Nevâî[Ali Şîr-]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18185 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Makam, uyum ve nasip ile ilgili. İLE [1441-1501]. )

- [Fars.] NEVEND[< NÜVEB] ile LEVEND[LEVENDÂN]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18190 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hızlı giden at. | Postacı, atlı postacı. İLE Yeniçeri devrinde deniz erlerine verilen bir ad. | Zamanında, Venedik'lilerin, doğu bölgelerinden, maaşla topladıkları deniz askeri. | Tembel. | Ayyaş, içkici. | Zampara. | Kabadayı. | Hizmetçi, gündelikçi, çırak. | Namussuz kadın. | İbne. [Türkçe'de kullanılan anlamlar, Farsça'da yoktur!] )

- [Fars.] NİGÂL ile NİGÂR ile Nigâr
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18198 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yeni. | Yeni, son zamanlarda çıkmış. | Taze, körpe. İLE Resim. | Resim gibi güzel sevgili. | Resmedilmiş, resmi yapılmış. | Put. | Türk müziğinin en az altı yüzyıllık bir mürekkep makam. İLE Ünlü hanım şairlerimizdendir. Aks-i sadâ, Efsûs, Nîran adlı kitapları vardır.[1856 - 1918] )

- [Fars.] NİHÂVEND ile NİHÂVEND
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18200 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İran'ın batısında bulunan ünlü bir şehir. İLE Türk müziğinde bir makam. )

- [Fars.] NÎM-İ CEHL ile NÎM-İ CEHL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13574 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Usûl. İLE Yarım bakış. )

- [Fars.] NÎM ile NÎM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13573 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Makam. İLE Yarı, yarım, buçuk. )

- [Fars.] NİŞÂN ile -NİŞÂN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18207 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İz, belirti. | İşaret, fabrika işareti. | Yara izi. | Amaç, hedef, vurulması istenilen nokta. | Vurulacak noktaya silahı çevirme. | Sevgililik işareti. | Bu işareti takmak üzere yapılan tören. | Hatıra için dikilen taş. | Tuğra. | Taltif için verilen madalya. | Ferman. İLE "duran, dikilen, kalan" gibi anlamları gelerek bileşik sıfatlar yapar.[HATIR-NİŞAN: Unutulmayan, akılda kalan.] )

- [Fars.] NÛŞ ile -NÛŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18213 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tatlı, bal. | İçki, işret. İLE "içen/içici" anlamlarıyla sözcüklere takılır.[BÂDE-NÛŞ: Şarap içen.] )

- [Fars.] PÂ ile
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18221 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( P harfinin bir adı. | Ebced hesabında, b gibi, 2 sayısının karşılığı. İLE Ayak. | Tâkat, mukavemet. | [Mevlevî'lerde] Müride verilen ceza. )

- [Fars.] PÂRE ile -PÂRE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18222 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Parça. | Tane, adet. | Sayı, bölük. | Para. İLE "parça" anlamıyla bileşik sözcükler yapar.[SEMS-PÂRE: Güneş parçası, güzel. | YEK-PÂRE: Tek/bir parça.] )

- [Fars.] PÂRS ile Pârs
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18223 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Panter[Yun.]. İLE İran, Fars iklimi, Acemistan. )

- [Fars.] PÂSEK ile PÂ-SENG/PÂR-SENG
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18224 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Esneme/esneyiş. İLE Teraziyi denkleştirmek için kefesine konulan şey. )

- [Fars.] PAYAN ile PAYANDA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44655 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Son, sonuç. İLE Yerinden oynamış bir nesnenin düşmemesi için konulan eğik ya da düz destek, dayak. )

- [Fars.] PE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18220 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- [Fars.] PELE ile PELLE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13813 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Terazi kefesi. | Merdiven basamağı. | Çark dişi. İLE Pele. | Derece. | Merdiven basamağı. )
( Terazi kefesi. | Merdiven basamağı. | Çark dişi. İLE Pele. | Derece. | Merdiven basamağı. )

- [Fars.] PENÂH ile -PENÂH
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18227 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sığınma, sığınılacak yer. İLE Bir şeyin sığınağı, koruyucusu, dayanağı anlamlarıyla bileşik sözcükler yapar.[ADÂLET-PENÂH: Adâletin sığındığı yer.] )

- [Fars.] PERHÎZ ile PERÎZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18228 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sağlığı korumak ya da düzeltmek amacıyla uygulanan beslenme düzeni.[REJİM, RİYAZET/RİYAZAT] | Dince yasak edilen şeylerden tamamıyla uzak kalma/durma. | İncitici sözlerden kaçınma. | Hristiyan ve Yahudiler'in, belirli günlerde, bazı yiyecekleri yemeden tuttukları oruç. İLE Bağırma, haykırma. | Su kenarında yetişen yeşil saz, ot. )

- [Fars.] PERVÂZ ile -PERVÂZ ile PERVÂZE ile PERVÂZÎ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/52979 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Uçma, uçuş. | Saçak. | Göze/hücre. | Ayna. | Dolap. | Aynalı, ince ve uzun tahta. İLE "Uçan, uçucu" anlamlarıyla birleşik sözcük yapar.[BÂLÂ-PERVÂZ: Yüksekten uçan. | BÜLEND-PERVÂZ: İddialı, inatçı.] İLE Kır, gezinti için hazırlanan yemek. | Gece eğlencesi ışığı. | Altın ve gümüş yaprakların kırıntısı. İLE Divân-ı Hümâyün ve Defter-i Hâkânî kalemlerine devam ve hizmet etmeden ve de hâcegândan olmadan, yolunu bularak bu kalemlerden birinde ketebeden olduğuna dair kayıtlarına şerh verilen kişi. )

- [Fars.] PERVERENDE ile/ve/||/<>/> PERVERDE[PELVERDE değil!] ile/ve/||/<>/> PERVERD/-PERVER[çoğ. PERVERÂN]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/52978 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yetiştirici, terbiye edici. | Besleyici, büyütücü. İLE/VE/||/<>/> Beslenmiş, büyütülmüş, yetiştirilmiş. | Üzüm şırasından yapılan bir çeşit tatlı. İLE/VE/||/<>/> "Besleyen/besleyici, büyüten, yetiştiren/yetiştirici, koruyan, terbiye eden" anlamlarıyla birleşik sözcükler yapar.[DEHÂ-PERVER: Dâhî yetiştiren. | FUKARÂ-PERVER: Yoksul besleyen.] )

- [Fars.] PERVERÎ / PERVERİŞ / PERVERÎŞ-ÂMÛZ / PERVERÎŞ-YÂB / PERVERİŞ-YÂFTE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/52980 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Besleyicilik, büyütücülük, terbiye. | Seçme. | Sevme. İLE Besleyiş, besleme, beslenme. | İlerleme, terakkî. İLE Mânen yetiştiren, filozof. İLE Beslenen. | Yetiştirilen, terbiye gören, terbiye edilen. İLE Büyütülmüş, bakımlı, terbiyeli, terbiye edilmiş. )

- [Fars.] PES Ü DÎVÂR ile/ve/değil/||/<>/< PES Ü PERDE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/52976 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Duvarın arkası. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Perdenin arkası. )

- [Fars.] PESEND ile/ve/||/<> -PESEND
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/52977 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Beğenme, seçme. | Bir çeşit iğne işi. | Esmerleşmiş/mat altın. | Mushaflarla yazmaların ilk sayfalarıyla sure ya da bahis başlarında boya ile perdâh edilerek altınla karışık yapılmış olan biçimler. İLE Beğenen, beğenmiş.[MÜŞKÜL-PESEND: Güç beğenir. | HOD-PESEND: Kendini beğenmiş.] )

- [Fars.] PEŞ ile PEŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44738 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Arka. İLE Bazı giysilerin bol olması için yanlarına eklenen kumaş parçası. )

- [Fars.] PEŞÎN/PÎŞÎN ile PESÎN ile Peşîn
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18229 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Önden, önce. | Önden verilen. İLE Sonraki, en son. İLE Keykubad'ın üçüncü oğlu. )

- [Fars.] PÎH ile PÎH
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18230 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İçyağı. İLE Göz çapağı. )

- [Fars.] PİRİNÇ ile PİRİNÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8232 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hububat. Buğdaygillerden, kökleri bol su içinde yetişen bir bitki. | Bu bitkinin, besin olarak kullanılan tanesi. İLE Maden. Bakıra, çinko katılarak elde edilen, sarı renkte bir alaşım. | Bu alaşımdan yapılmış olan. )

- [Fars.] PÎŞ Ü PES ile PES Ü PÎŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/52975 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ön ve arka. İLE Arka ve ön. )

- [Fars.] PÎŞE[çoğ. PÎŞE-GÂN] ile PÎŞE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18233 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sanat/zanaat, meslek. | İş. | Huy, tabiat, alışkanlık, âdet. | Kaval. İLE "alışmış, huy edinmiş" anlamlarına gelerek bileşik sözcükler oluşturur.[FESÂD-PÎŞE: Kötülük peşinde olan.] )

- [Fars.] RÂH-BER[çoğ. PÎŞE-GÂN] ile RÂH-DÂN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18245 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Rehber. İLE Yol bilen. )

- [Fars.] RÂN ile -RÂN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18256 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Oyluk. İLE "süren, sürücü, hükmeden" anlamlarıyla birleşik sözcükler yapar.[HÜKÜM-RÂN: Hüküm süren/sürücü. | KÂM-RÂN: Sefâ süren.] )

- [Fars.] RÂST ile RÂST
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13575 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Makam. İLE Doğru/müstakim. | Sağ. | Haklı, doğru, gerçek. | Uygunluk. )

- [Fars.] RÂZ-BÂN ile RÂZ-DÂN ile RÂZ-DÂR ile RÂZ-PÛŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18260 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sır saklayan. İLE Sırrı bilen. İLE Sır tutan. İLE Sır gizleyen. )

- [Fars.] RİÇÂL ile RİÇÂR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18284 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Reçel. İLE Reçel. )

- [Fars.] RÛ/Y ile RÛY ile -RÛ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18289 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yüz, çehre. İLE Tunç. İLE "biten, olan" anlamlarına gelerek birleşik sözcükler yapar.[HOD-RÛ: Kendiliğinden.] )

- [Fars.] SÂM[çoğ. SILÂB] ile Sâm
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18343 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gökkuşağı, eleğimsağma. İLE Hz. Nuh'un oğlu.[Semitik kavimler, bu nesildendir] )

- [Fars.] SÂZ ile -SÂZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18358 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çalgı. | Silah. | At takımı. | Sıra, düzen. | Kuvvet, kudret. | Öğrenme. | Ustalık. | Hile. | Eş, benzer. | Çıkar/menfaat. İLE "Yapan, uyduran, düzen" anlamlarına gelerek birleşik sözcükler yapar [ÇÂRE-SÂZ: Çare bulan. | HÂTIR-SÂZ: Hatır, gönül yapıcı.]. )

- [Fars.] SEHER-GÂH ile SUBH-GÂH
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/27926 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- [Fars.] SEMEN ile/ve/||/<> BERG-İ SEMEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49546 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yasemin. İLE/VE||/<> Yasemin yaprağı. )

- [Fars.] SEPÎDE ile/ve SEPÎDE-DEM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/27927 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- [Fars.] SER-TÂB ile SERTÂB
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18392 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İnatçı. İLE Cildin tamamlayıcısı olarak yapılan ve kitabın üst bölümünü örten miklab'ın açıkta duran üst bölümü. )

- [Fars.] SER ile SER-
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18388 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Baş, kafa, kelle. | Baş, başkan. | Tepe, doruk/zirve. | Uc kenar. | Son, nihâyet. İLE "Baş, başkan" anlamlarıyla başa gelerek birleşik sözcükler yapar. [SER-KÂTİB: Başkâtip.] )

- [Fars.] SERÂ/SERÂY ile -SERÂ ile SERÂ[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18389 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Saray. | Büyük konak. | Hükümet konağı. İLE "Şarkı söyleyen" anlamlarıyla başa gelerek birleşik sözcükler yapar. [NAĞME-SERÂ: Türkü, şarkı söyleyen.] İLE Toprak. )

- [Fars.] SİPÂHÎ ile SÜVÂRİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30101 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- [Fars.] SİPER ile/<> METRİS
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46145 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Askerin, çarpışma sırasında, korunması için yapılan toprak siper. İLE/<> Korunulacak, arkasına, altına ya da içine girerek saklanılacak yer. | Yağmur, güneş ve rüzgârın etkilemediği gizli, kuytu yer, dulda. | Güneş ve yağmurun etkisinden korunmak amacıyla şapka ve kasket gibi şeylerin önüne yapılan çıkıntı, siperlik. | Askerlerin gidiş gelişinde ya da savaşta, karşı tarafa hedef olmadan ateş edebilmesi için kazılmış, üstü açık hendek. | Kuytu, korunulabilen. )

- [Fars.] SUHAN ile SÛHÂN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18420 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Söz, lakırdı. İLE Törpü. )

- [Fars.] SULTANÎ (YAPRAK/PUL) MERCİMEK ile YEŞİL(SIRA) MERCİMEK ile (KABUKLU) KIRMIZI MERCİMEK ile KIRMIZI İÇ MERCİMEK ile YEŞİLİMSİ/SARI İÇ MERCİMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8242 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( YASMIK )
( YASMIK )
( YASMIK )
( Kabuk renkleri, yeşil ya da sarımsı yeşildir. Pembemsi-sarı yeşil, grimsi-sarı yeşil, sarımsı-yeşil üzerinde koyu yeşil benekli olanları da vardır. Kotiledon renkleri, yeşilimsi sarı, taneleri yassı, yuvarlak ve çapı, 6 mm.'den büyüktür. İLE Genellikle yeşil ya da sarımsı olmakla birlikte sarımsı-pembe yeşil, grimsi-yeşil olanları da vardır. Taneler, yanlardan basık, yuvarlak ve tane çapı, 3 mm.'den büyüktür. İLE Kabuk rengi, genellikle grimsi-kırmızı olmakla birlikte, sarımsı pembe üzerine koyu mavi ya da grimsi üzerine koyu mavi ya da siyah benekli ve sarımsı yeşil renkli olanları da vardır. Kotiledon rengi, turuncu kırmızıdır. Tanelerin yanları basık, yuvarlak ve tane çapları, 3 mm.'den büyüktür. İLE Kotiledon renkleri, turuncu kırmızıdır. Kotiledonların iç yüzeyleri yuvarlaktır. İLE Kotiledon renkleri, yeşilimsi sarıdır. Kotiledonların iç yüzeyi düz, dış yüzeyi yuvarlaktır.[Türkiye'de, Kışlık Pul 11, Kışlık Yeşil 21, Kışlık Yeşil 31, Fırat 87, Sazak 91, Kışlık Yerli Kırmızı, Emre 20, Kayı 91, Erzurum 89, Malazgirt 89, Seyran 96, Ali Dayı, Meyveci 2000 adlarında tohumluk üretimi yapılan çeşitleri bulunmaktadır.] )
( Kabuk renkleri, yeşil ya da sarımsı yeşildir. Pembemsi-sarı yeşil, grimsi-sarı yeşil, sarımsı-yeşil üzerinde koyu yeşil benekli olanları da vardır. Kotiledon renkleri, yeşilimsi sarı, taneleri yassı, yuvarlak ve çapı, 6 mm.'den büyüktür. İLE Genellikle yeşil ya da sarımsı olmakla birlikte sarımsı-pembe yeşil, grimsi-yeşil olanları da vardır. Taneler, yanlardan basık, yuvarlak ve tane çapı, 3 mm.'den büyüktür. İLE Kabuk rengi, genellikle grimsi-kırmızı olmakla birlikte, sarımsı pembe üzerine koyu mavi ya da grimsi üzerine koyu mavi ya da siyah benekli ve sarımsı yeşil renkli olanları da vardır. Kotiledon rengi, turuncu kırmızıdır. Tanelerin yanları basık, yuvarlak ve tane çapları, 3 mm.'den büyüktür. İLE Kotiledon renkleri, turuncu kırmızıdır. Kotiledonların iç yüzeyleri yuvarlaktır. İLE Kotiledon renkleri, yeşilimsi sarıdır. Kotiledonların iç yüzeyi düz, dış yüzeyi yuvarlaktır.[Türkiye'de, Kışlık Pul 11, Kışlık Yeşil 21, Kışlık Yeşil 31, Fırat 87, Sazak 91, Kışlık Yerli Kırmızı, Emre 20, Kayı 91, Erzurum 89, Malazgirt 89, Seyran 96, Ali Dayı, Meyveci 2000 adlarında tohumluk üretimi yapılan çeşitleri bulunmaktadır.] )
( Kabuk renkleri, yeşil ya da sarımsı yeşildir. Pembemsi-sarı yeşil, grimsi-sarı yeşil, sarımsı-yeşil üzerinde koyu yeşil benekli olanları da vardır. Kotiledon renkleri, yeşilimsi sarı, taneleri yassı, yuvarlak ve çapı, 6 mm.'den büyüktür. İLE Genellikle yeşil ya da sarımsı olmakla birlikte sarımsı-pembe yeşil, grimsi-yeşil olanları da vardır. Taneler, yanlardan basık, yuvarlak ve tane çapı, 3 mm.'den büyüktür. İLE Kabuk rengi, genellikle grimsi-kırmızı olmakla birlikte, sarımsı pembe üzerine koyu mavi ya da grimsi üzerine koyu mavi ya da siyah benekli ve sarımsı yeşil renkli olanları da vardır. Kotiledon rengi, turuncu kırmızıdır. Tanelerin yanları basık, yuvarlak ve tane çapları, 3 mm.'den büyüktür. İLE Kotiledon renkleri, turuncu kırmızıdır. Kotiledonların iç yüzeyleri yuvarlaktır. İLE Kotiledon renkleri, yeşilimsi sarıdır. Kotiledonların iç yüzeyi düz, dış yüzeyi yuvarlaktır.[Türkiye'de, Kışlık Pul 11, Kışlık Yeşil 21, Kışlık Yeşil 31, Fırat 87, Sazak 91, Kışlık Yerli Kırmızı, Emre 20, Kayı 91, Erzurum 89, Malazgirt 89, Seyran 96, Ali Dayı, Meyveci 2000 adlarında tohumluk üretimi yapılan çeşitleri bulunmaktadır.] )

- [Fars.] ŞİKÂF ile -ŞİKÂF
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18472 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yarık, yırtık, çatlak. | Boya ile yaldızın birlikte kullanılması suretiyle yapılan süslemeler. İLE "yırtan, yaran" anlamına gelerek birleşik sözcükler yapar.[MÛ-ŞİKÂF: Kıl yaran, kılı kırk yaran.] )

- [Fars.] ŞİKEN ile ŞİKEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18474 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Büklüm, kıvrım. İLE "kıran, kırıcı" anlamlarına gelerek birleşik sözcükler yapar.[DİL-ŞİKEN: Gönül kıran/kırıcı.] )

- [Fars.] ŞÎRÎN ile Şîrîn
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18478 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tatlı. | Sevimli, cana yakın. | Türk müziğinde büyük bir usul. İLE Ferhâd[Husrev] ile Şîrîn öyküsünün kahramanı. )

- [Fars.] ŞÛ/ŞÛY ile -ŞÛ/-ŞÛY
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18480 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yıkama. İLE "yıkayan, temizleyen" anlamlarına gelerek birleşik sözcükler yapar.[CÂME-ŞÛY: Çamaşır yıkayan.] )

- [Fars.] ŞÜMÂR ile -ŞÜMÂR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18483 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hesap, sayı. İLE "sayan, sayıcı" anlamlarına gelerek birleşik sözcükler yapar.[HATVE-ŞÜMÂR: Adım sayıcı.] )

- [Fars.] ŞÜS ile/ve ŞÜŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18485 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Akciğer. İLE/VE Karaciğer. )

- [Fars.] TEF ile TEF
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18622 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zilli bir kasnağa geçirilmiş çalgı. İLE Sıcaklık[hararet]. | Buhar. )

- [Fars.] TEHEMTEN ile Tehem-ten
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18637 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İri yarı, boylu bolu yiğit. İLE Eski İran kahramanı Zal oğlu Rüstem'in takma adı. )

- [Fars.] TEN-PEREST ile TEN-PERVER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33765 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gövdesini, kendini seven. Gövdesine çok dikkat eden. İLE Kendini beslemeye, rahatına düşkünlük. )

- [Fars.] TENGÂY ile TENGNÂ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18685 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Boğaz, vadi. İLE Dar yer, geçit, boğaz. | Mezar. )

- [Fars.] ÜŞKÛFE ile ÜŞKÜFTE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18704 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çiçek. İLE Açılmış çiçek. )

- [Fars.] ZENCÎR ile ZENCÎR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13578 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Makam. İLE Zincir. )

- [Fars.] ZER-İ DEH-PENCÎ ile ZER-İ KAMER-TÂB ile ZER-İ KÂMİL ile ZER-İ MAHBÛB ile ZER-İ MAKLÛB ile ZER-İ SÂV/SÂVE ile ZER-İ ŞEŞ-SERÎ/VÎJE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44373 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yarısı bakır olan altın.[onda beşi] İLE Üzerinde ay simgesi bulunan bir altın para. İLE Tam, hâlis, ayarı tamam altın. İLE Yirmibeş kuruş değerinde bir altın para.[1787'de 3,5 kuruş değer konulmuş ve II. Mustafa devrinde çıkarılmıştı.] İLE Kalıp altın. İLE Ayarı tam altın ya da kırıntısı. İLE Hâlis altın. )

- [ne yazık ki]
!EZİYET
ile/<> !İŞKENCE[Fars. < ŞİKENCE]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48056 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- [ne yazık ki]
ET YİYENLER
ile LEŞ YİYENLER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/21979 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [Ar., Fars.] LÂHİME ile CÎFE-HÂR )
( BUGAS[Ar.]: Leş yiyen kuşlar. )
( MEYTE/MEYYİTE/CÎFE[çoğ. CİYEF][Ar.]/LÂŞE[Fars.]/CARCASS[İng.]: Hayvan leşi. )

- [ne yazık ki]
SAHTE[Fars.]
değil/yerine/= YAPAY/YAPMA, DÜZMECE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28543 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sahte olan, zaman ve uzay ile sınırlıdır ve koşulların ürettiğidir. )
( Sahte olan, zaman ve uzay ile sınırlıdır ve koşulların ürettiğidir. )
( Bir an gerçek gibi görünmek, sahte olanın doğasıdır. )
( Bir an gerçek gibi görünmek, sahte olanın doğasıdır. )
( Sahte olanı yıkamazsınız, çünkü onu durmadan yaratıyorsunuz. )
( Sahte olanı yıkamazsınız, çünkü onu durmadan yaratıyorsunuz. )
( Sahtenin sahteliği anlaşıldığında, o, kendi kendine erir gider. )
( Sahtenin sahteliği anlaşıldığında, o, kendi kendine erir gider. )
( Sahte olanı sahte olarak görmek ve sahte olanı terk etmek, gerçeği getirecektir. )
( Sahte olanı sahte olarak görmek ve sahte olanı terk etmek, gerçeği getirecektir. )
( Sahte olduğunu gördüğünüz her ne ise o eriyip kaybolur. )
( Sahte olduğunu gördüğünüz her ne ise o eriyip kaybolur. )
( Sahte olandan vazgeçin, doğru olan kendi yerini bulacaktır. )
( Sahte olandan vazgeçin, doğru olan kendi yerini bulacaktır. )
( Sahte olanın zamana gereksinimi olduğunu ve zamana gereksinimi olanın sahte olduğunu bir kez anlarsanız, zaman ötesi ve hep şimdi'de olan Gerçek'e yakınlaşmış olursunuz. )
( Sahte olanın zamana gereksinimi olduğunu ve zamana gereksinimi olanın sahte olduğunu bir kez anlarsanız, zaman ötesi ve hep şimdi'de olan Gerçek'e yakınlaşmış olursunuz. )
( Gerçeğin görülmesini o kadar zorlaştıran, sahte olana tutunup ondan kopamamaktır. )
( Gerçeğin görülmesini o kadar zorlaştıran, sahte olana tutunup ondan kopamamaktır. )
( Gerçek, sahtenin reddi ve inkârı ile ifade edilebilir -eylemle. )
( Gerçek, sahtenin reddi ve inkârı ile ifade edilebilir -eylemle. )
( Gerçek, herkes için birdir, ancak sahte olan kişiseldir. )
( Gerçek, herkes için birdir, ancak sahte olan kişiseldir. )
( Sahte olanı fark edip onu reddetmek, gerçeğe giden yolu açar. )
( Sahte olanı fark edip onu reddetmek, gerçeğe giden yolu açar. )
( Sahte olanlar gittiğinde, geride kalan, gerçek olandır. )
( Sahte olanlar gittiğinde, geride kalan, gerçek olandır. )
( Doğru kendini öne sürmez, o sahtenin sahte olarak görülmesi ve reddedilmesinde yatar. Zihin, sahte olan tarafından kör edilmişken, doğruyu aramak yararsızdır. Doğru olanın sezilebilmesi için önce sahtenin tamamen temizlenip yok edilmesi gerekir. )
( Doğru kendini öne sürmez, o sahtenin sahte olarak görülmesi ve reddedilmesinde yatar. Zihin, sahte olan tarafından kör edilmişken, doğruyu aramak yararsızdır. Doğru olanın sezilebilmesi için önce sahtenin tamamen temizlenip yok edilmesi gerekir. )
( Sahte olanın keşfedilip terk edilmesi, gerçek olanın zihne girişini sağlar. )
( Sahte olanın keşfedilip terk edilmesi, gerçek olanın zihne girişini sağlar. )
( Sahte olanın yıkımı, şiddet değildir. )
( Sahte olanın yıkımı, şiddet değildir. )
( Sahte olanın reddi, özgürleştirici ve enerji vericidir. )
( Sahte olanın reddi, özgürleştirici ve enerji vericidir. )
( Sahte olan "Ben-im" duygusu değil, fakat kendinizi ne sandığınızdır. )
( Sahte olan "Ben-im" duygusu değil, fakat kendinizi ne sandığınızdır. )
( The false is limited in time and space and is produced by circumstances.
It is the nature of the false that it appears real for a moment.
You cannot destroy the false, for you are creating it all the time.
To see the false as false and abandon the false brings reality into being.
It is the discarding the false that opens the way to the true.
What you see as false, dissolves.
Once you understand that the false needs time and what needs time is false, you are nearer the Reality, which is timeless, ever in the now.
It is the clinging to the false that makes the true so difficult to see.
Reality is common to all. Only the false is personal.
The false dissolves when it is discovered.
The discovery and abandonment of the false remove what prevents the real entering the mind.
The destruction of the false is not violence.
Renunciation of the false is liberating and energizing.
It is not the "I am" that is false, but what you take yourself to be. )
( The false is limited in time and space and is produced by circumstances.
It is the nature of the false that it appears real for a moment.
You cannot destroy the false, for you are creating it all the time.
To see the false as false and abandon the false brings reality into being.
It is the discarding the false that opens the way to the true.
What you see as false, dissolves.
Once you understand that the false needs time and what needs time is false, you are nearer the Reality, which is timeless, ever in the now.
It is the clinging to the false that makes the true so difficult to see.
Reality is common to all. Only the false is personal.
The false dissolves when it is discovered.
The discovery and abandonment of the false remove what prevents the real entering the mind.
The destruction of the false is not violence.
Renunciation of the false is liberating and energizing.
It is not the "I am" that is false, but what you take yourself to be. )

- [ne yazık ki]
YALAKA/LIK/DALKAVUK/LUK
ile/ve/<> YARDAKÇI/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46635 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/<> Özellikle kötü işlerde birine yardım eden kişi. )

- ÇOCUK/LUK ile GENÇ/LİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5788 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- | BUĞDAY ile KEPEK ile ARPA ile ÇAVDAR | ile YULAF
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8227 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gramineae ailesinin triticeae ve aveneae olmak üzere iki bölümü vardır. Buğday, çavdar ve arpa, triticeae; yulaf ise aveneae bölümündendir. )

- | DOKTOR ile HEKİM | ile/ve/değil/yerine TABİP
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5921 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( | Fakültelerin bölümleri üzerine doktora yapmış kişi. Akademik bir derecenin adı. | Öğretme yeterliliği. İLE Hikmet sahibi. Doğruyu, yanlıştan ayırabilen kişi. | Tıp fakültesi öğrenimi/eğitimi almış pratisyen ya da eğitimini devam ettirmiş tüm hekimler. [Doğrudan doktora[Doktor] unvanı verildiğinden ve bu sıfatının öne geçirilmesinden dolayı doktor adı yerleş(tiril)miştir. | İLE/DEĞİL/YERİNE Tıp/tababet bilimiyle/ilmiyle uğraşan, insan gövdesiyle ilgili bilgiye sahip kişi. )

- 1/4(ÇEYREK)[< Fars.]) ile 1/3
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14466 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dörtte bir. İLE Üçte bir. )

- A'KAL[< AKIL ] ile ÂKAL[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16936 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [daha/çok/pek] Akıllı. İLE Çer-çöp. )

- A'SÂM[< USME] ile A'SAM ile ASAMM ile ÂSÂN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16985 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gerdanlıklar. | Tasmalar. İLE Ön ayakları sekili olan hayvan. İLE Sağır, işitmez. | Söz işitmez. | Sert, güç, tahammül edilmez. | Arap yazısında, ikinci ve üçüncü kökünde, uzun harf bulunan bir fiil. İLE Kolay. )
( SEKİ: Atın ayağında genellikle bileğe ya da dize kadar çıkan beyazlık. )

- A'YEN ile ÂYEN, ÂHEN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17024 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Büyük, iri gözlü. | Bakılan yer. | Çok açık, pek belirli. İLE Demir. )

- A'ZÂR[< ÖZR] ile ÂZÂR[Fars.] ile ÂZÂR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17028 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bahaneler, engeller, özürler. İLE Mart ayı. İLE İncitme, azarlama/tekdîr, kırılma. )

- ÂBÂD[< EBED] ile ÂBÂD[Fars.] ile Â'BÂD[< ABD] ile ÂBÂT[< İBT, IBIT]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16895 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sonsuz gelecek zaman. İLE Mâmur, bayındır. | Şen, rahat. | Çokluk bildirir. [ŞEMS-ÂBÂD: Güneşi bol olan yer.] İLE Köleler. İLE Koltuk altları. )

- ÂBÂR[< Bİ'R] ile ÂBÂR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16896 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Su kuyuları. İLE Hesap defteri. )

- ÂBÎ[< İBÂ] ile ÂBÎ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16898 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çekinen, nazlanan, sakınan; tiksinen. İLE Ayva. | Suda yaşayan ve suda oluşan. | Açık mavi. )

- ÂBİD[çoğ. EVÂBİD] ile ÂBÎD[Fars.] ile ABÎD[< ABD] ile ÂBİD[< İBÂDET]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16899 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Mesel, yanıltmaç. İLE Kıvılcım. İLE Kullar, köleler. İLE İbâdet eden, tapınan. [çoğ. ÂBİDÎN] )

- ÂCİZ ile/ve/<> ÂTIL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31097 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AÇGÖZLÜ/LÜK ile DOYMAZ/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6126 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Aç doyar fakat açgözlü doyamaz. )

- AÇIK SEÇİK = CLEAR-CUT, CLEAR AND DISTINCT[İng.] = CLAIR(E) ET DISTINCT(E)[Fr.] = KLAR/DISTINCTEKLARE UND DEUTLICH(E)[Alm.] = CHIARO E DISTINTO[İt.] = CLARO Y DISTINTO[İsp.] = CLARUS/CLARE ET DISTINCTUS[Lat.] = SAF?S[Yun.] = VÂZIH VE MÜTEMÂYİZ[Ar., Fars.] = KLAAR EN DUIDELIJK[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39148 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AÇLIK ile ŞİDDETLİ AÇLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4905 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Aç kalan kişi, herşeye tenezzül eder. )
( Aç köpek, fırın yakar. )

- ADA ile/ve ARAL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18883 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dört tarafı denizle kaplı kara parçası. İLE/VE Takımada. )

- ÂDÂK[Fars.] ile ADAKK[Ar.] ile ADAK/NEZİR[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16913 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ada. İLE [Daha/en/çok] Dakik, ince. İLE Bir dileğin gerçekleşmesi için sahip olunandan vazgeçmek ve/veya vazgeçilen şey. )

- ADÂLET ile/ve/<>/< BARIŞ[VARIŞ]/SULH
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/638 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eğer dünyada barış ve uyum istiyorsanız, aklınızda ve gönlünüzde barış ve uyum olmalıdır. )
( Kendinizde düzen olmadıkça, dünyada düzen olmayacaktır. )
( AN SÜKÛT'İN SULH: Davalının susması üzerine gerçekleşen barış. )
( YURTTA SULH, CİHANDA SULH! PAZ EN EL PAIS, PAZ EN EL MUNDO! )

- ADAM ile KOCA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6355 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÂDER[Ar.] ile ÂDER[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16914 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kasığı çıkık kişi. İLE Ateş. )

- AFRİKA FİLİ ile/ve ASYA FİLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22028 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Daha iri. İLE/VE Daha küçük. )
( Her biri, her gün 200 kilo ot yer. )
( Hortumları, 3 metre uzunluğunda ve 200 kilo ağırlığındadır. [4 litre suyu bir anda çekebilecek yapıdadır.] [Ucundaki parmak benzeri bölümler sayesinde tek bir pirinç tanesini yerden alabilecek kadar duyarlıdır.] [Bir aslanı tek darbede öldürebilecek kadar güçlüdür.][Gövdemizdeki tüm kasların toplamından 100 kat daha fazla kas bulunur.] )
( Ayak uclarında yürürler. [Tabanı ile topuk kemiği arasında kalın ve yüksek bir kıkırdak tabakası bulunur.] )
( Koşamaz ve zıplayamazlar fakat yürüyüşleriyle saatte 25 km. hıza ulaşabilirler.] )
( Öteki fillerin 10 km. öteden gelen düşük frekanslı sesleri ayaklarıyla duyabilirler. )
( Yunuslar ve bazı primatlar gibi kendilerini aynada tanıyabilirler. )
( Her gün, 100 litre su içmeleri gerekmektedir. [her bir emişte 8 litre su içebilmektelerdir] )
( Günde, sadece 2 saat uyurlar. )
( Sürü önderleri dişillerdir. )
( Ortalama ömürleri 50 yıldır. [80 yaşına kadar yaşamış olanı da vardır.] )
( Az sayıda doğal düşmanı olan filler genellikle yaşlandıkça aşınan dişlerinden dolayı aç kalarak ölürler. )
( Ölülerini sık sık ziyaret ederler. [Ölenlerin kemik ve dişlerini hortumlarıyla okşarlar.] )
( Gebelik süresi en uzun hayvan. [22 ay / 600-360 gün] )
( Her bir filin kan damarları, kendine özgü bir yapı sergilediğinden, tıpkı insandaki parmak izi gibi ayırt ettirici özelliğe sahiptir. )
( Filler ehllileştirilebilir fakat evcilleştirilemezler. )
( En yakın akrabaları denizinekleri[yaşayan] ve damanlardır. )
( Ayaklarıyla sismik hareketleri duyarlar ve çeşitli göç ve hareketlerini yeraltı verilerine[verilerinden aldıkları yorumlara] göre de belirlemektelerdir. )
( NEHÎM[Ar.]: Aslan kükremesi ve fil sesi. )
( Fil )
( Tek başlarına hareket edebilirler. İLE/VE Ancak/daha çok eşleriyle birlikte hareket ederler. )
( Zıplamayan tek memelidir. )
( )
( )

- AĞ ile KOZA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22465 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AĞ ile ÖRÜMCEK AĞI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22464 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AĞAÇ ile AKÇAAĞAÇ/İSFENDAN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36920 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Akçaağaçgillerden, süs ağacı olarak da dikilen, tahtası hafif ve sağlam bir ağaç. )

- AĞAÇ ile KARAAĞAÇ/NÂRVEN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54424 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Karaağaçgillerin örnek bitkisi olan, kerestesi değerli bir ağaç. )

- AĞAÇ ile ŞİMŞİR/ŞEMŞÎR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30479 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( En sert ağaç. )
( ... İLE Şimşirgillerden, yaprakları her mevsimde yeşil kalan, taşlık, çorak bölgelerde kendiliğinden yetişen ya da bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, odunu sarımsı renkli ve çok sert olan bir ağaççık. | Bu ağaççığın sert, düzgün sarı renkte kerestesi. | Bu keresteden yapılan. )

- AĞAÇ ile TİMBUL/TEMBUL/TENBUL[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13070 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Hindistan'a özgü, tırmanıcı bir tür biber ağacı. )

- AĞIZ ile BEC[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40226 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/<> Ağzın içi, avurt. )

- AĞIZ ile/ve/<> DUDAK/LAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5357 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [Divan şiirinde] YÂKUT, FİKR-İ DEHÂN ile/ve ... )
( NUN harfi ve NOKTA ile simgelenir. İLE/VE ... )
( Ağızda, 6 - 10 milyon bakteri bulunmaktadır. )

- AĞLAMAK/YIĞLAMAK/ZÂRİ KILMAK ile/ve AĞLAYAMADIĞINDAN DOLAYI AĞLAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5042 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yeni doğan bebekler, 440 hz yüksekliğinde ve la notasıyla ağlar. )

- AĞLAYAN SÖĞÜT, SALKIMSÖĞÜDÜ ile SULTÂNÎ SÖĞÜT ile KEÇİSÖĞÜDÜ ile KIZILSÖĞÜT ile SEPETÇİSÖĞÜDÜ/SORKUN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13082 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AĞUSTOS BÖCEĞİ/ORAKBÖCEĞİ | ZÎZÜ[Ar.] | CICADA[İng.] | CICADIS/LANIUS[Lat.] ile/ve ATEŞBÖCEĞİ/YILDIZBÖCEĞİ[Lat. LAMPYRIS NOCTILUCA][1 cm.den daha küçüktürler.] ile/ve YERÂA[Ar. | çoğ. YERÂ'], KİRM-İ AHTER, KİRM-İ ŞEB-EFRÛZ, KİRM-İ ŞEB-TÂB, ÂTEŞÎZE[Fars.]) ile/ve BOK BÖCEĞİ(HUNFESÂ'[Ar. | çoğ. HANÂFİS], KÜSTEL[Fars.], GEOTRUPES STERCORARIUS[Lat.], SCARABE/KHEBER) ile/ve GELİN BÖCEĞİ ile/ve HANIM BÖCEĞİ ile/ve İPEK BÖCEĞİ[Ar. DÛD-İ HARÎR, DÛD-ÜL-KAZZ | Fars. DÎVE, KİRM-İ EBRİŞÎM/PÎLE | Lat. BOMBYX MORI] ile/ve KIZ BÖCEĞİ ile/ve UĞUR BÖCEĞİ/UÇUÇBÖCEĞİ/HANIMBÖCEĞİ[Lat. COCCINELLA SEPTEMPUNCTATA] ile/ve AĞILI BÖCEK ile/ve ÇALGICI BÖCEK ile/ve MAKASLI BÖCEK ile/ve MAYIS BÖCEĞİ(COCKCHAFER)[Lat. MELOLONTHA VULGARIS] ile/ve TAM GELİŞMEMİŞ BÖCEK(NYMPH) ile/ve UYUZBÖCEĞİ[Lat. SARCOPTES SCABIEI]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22808 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AH ile ÂH ile ÂH[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16920 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ah, yazık. İLE Kardeş. | Dost. İLE Âferin, bravo anlamına kullanılır. )

- AHÇI değil AŞÇI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8135 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHDER[Ar.] ile AHDER[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16926 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Şaşı. İLE Kardeş çocuğu, yeğen. )

- ÂHEK-İ[Fars.: Kireç.]:
SİYAH
ile TEFTE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37953 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Neme dayanıklı bir çeşit çimento. İLE Sönmemiş kireç. )

- ÂHİYÂNE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39880 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Beyin kemiği, kıhıf. )

- ÂHİYÂNE[Fars.] değil/yerine/= BOĞAZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40387 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÂHŞÜME[Fars.] değil/yerine/= BOZA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40404 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AHTAPOT ile ARGONOT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22564 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( 8 dokunacında/kolunda yaklaşık 1000 duyarga bulunur. İLE Deniz dibinde, kayalara tutunarak yaşayan bir türdür. [Deniz anemonu gibi bitkiye benzer.] )
( Dokunaçlarının herhangi bir parçası koptuğunda/kesildiğinde kopan parça 3 saat canlılığını ve hareketini devam ettirir. İLE ... )
( Eril ahtapotların kollarından biri çiftleşmek içindir ve bu kol altındaki oluk ve kavramaya yarayan ligula adında bir burunla ötekilerden ayrılır. [Bazı ahtapot türlerinde, öteki memelilerin penisinde olduğu gibi kanla dolar.] İLE Erilin eşeysel örgeni(penisi), çiftleşme zamanında, gövdesinden ayrılır, gider başka bir kayada yaşayan dişil argonotu bulur, döller ve sahibine geri döner. [Çok eşli olma çabasındaki baylara da bu "Argonot" adı takılmıştır.] )
( Çiftleşme kolları, bir paket spermi dikkatli bir biçimde dişinin hazne [kafa/gövde] içine yerleştirir. Ardından ligula kırılır ve dişilin içinde yapışık kalır. [Eriller çiftleştikten birkaç ay sonra ölür.] [Ahtapotlar öteki kollarını yenileyebilseler de yeni bir çiftleşme kolu (lingula) üretemezler.] İLE ... )
( Kavanozları açabilir, taşları istiridyeleri açmak için araç olarak kullanabilir ya da kopmuş denizanası dokunaçlarını silah olarak kullanabilirler. [Bazıları sanki iki ayaklı hayvanlar gibi iki kolunun üzerinde yürüyebilir.] İLE ... )
( Kaslarını, kendilerini ileri atmak üzere kullanır ve saatte 40 km. hıza ulaşabilirler. [Bu yöntem ile "uçabilirler" de.(yırtıcılardan kaçmak için kendilerini suyun dışına fırlatmak üzere)] İLE ... )
( İskeletleri olmadığı için gözbebekleri kadar küçük yerlerden bile geçebilirler. [tek sert parçaları papağanınkine benzeyen gagasıdır] İLE ... )
( Ahtapot ile Argonot )

- AHÛ ile ÂHÛ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16934 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kardeş. | Dost. İLE Ceylan, karaca. | Güzellerin gözü. )

- AKAK ile/ve ŞEV[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12759 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eğimi ve inişi fazla olan yer. İLE/VE Yokuş, bayır, meyilli yer. )

- AKCİĞER(ÖRGEN) ile/ve KARACİĞER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5470 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ESNÂH-I RİEVİYE: Akciğer petekleri. )

- AKDOĞAN ile ŞÂHBÂZ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47484 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE İri bir tür akdoğan. | Çevik ve becerikli. | Yiğit, kahraman, mert kişi. )

- AKREP ile GEJDÜM[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22917 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Eğri kuyruklu akrep. )
( ... İLE Eğri kuyruklu akrep. )
( Yılan, düşmanlığı simgeler. )
( Yılan, düşmanlığı simgeler. )
( Türkiye'de 52 yılan türü bulunmaktadır. [Sadece 15'i zehirlidir.] )
( Türkiye'de 52 yılan türü bulunmaktadır. [Sadece 15'i zehirlidir.] )

- AKSİYOM(ATİK) = AXIOM[İng.] = AXIOME/AXIOMATIQUE[Fr.] = AXIOM, GRUNDWAHRHEIT[Alm.] = ASSIOMA[İt.] = AXIOMA[İsp.] = PRONUNTIATUM[Lat.] = AKS.OMA[Yun.] = BEDÎHİYYE, MÜSELLEM[Ar.] = ASLÎ MUTEÂREF[Fars.] = AXIOMA[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39155 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ALÂ ile ALÂ, ALE ile A'LÂ ile ÂLÂ[Ar. < EYL] ile ÂLÂ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16945 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Rütbece yükseklik, büyüklük, şeref, şan. İLE Üst, üzere. İLE [daha/çok/pek] Yüksek. İLE İhsanlar. İLE Kirleten. )

- ALÇI PENCERE/REVZEN[Fars.] ile KAFA PENCERESİ/REVZEN-İ MENKUŞ[Fars., Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37962 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Camilerde, genellikle açıtların iç ve dış yüzlerine, birer revzen yerleştirilir. Bunlardan, nakışlı camlarla süslü olan içtekine, içlik; adi camlı olan dıştakine, dışlık adı verilir. İLE Nakışlı camlarla yapılmış alçı pencere, nakışlı revzen, vitray. )

- ÂLET = TOOL[İng.] = OUTIL[Fr.] = WERKZEUG[Alm.] = ARNESE[İt.] = HERRAMIENTA[İsp.] = ARNESE[Lat.] = TO ORGANON[Yun.] = ÂLET[Ar., Fars.] = WERKTUIG[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39158 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ALEV/ŞÛLE[Ar.]/ZEBÂNE[Fars.] değil/yerine/= YALAZ(A)/YALIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12005 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ALGI = İDRAK = PERCEPTION[İng., Fr.] = WAHRNEHMUNG[Alm.] = PERCEPCION[İsp.] = PERCEPTIONIS[Lat.] = HE KATALEPSIS[Yun.] = el-İDRÂK el-HİSSÎ[Ar.] = İDRÂK-İ CUZ'Î[Fars.] = GEWAARWORDING, WAARNEMING[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39159 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ALIŞ ile/ve/değil/yerine VERİŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4108 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Aslolan, alış-veriş değil, VERİŞ-ALIŞ'tır. )
( Kendilerinde olanlar, verebilirler. )
( Nasıl ilerlemeli? İki kâse pirinç fedâ edilerek. )

- ALIŞIK/ALIŞKIN ile/ve/<>/değil/yerine BİLİNDİK/TANIDIK/ÂŞİNÂ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30552 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÂLÎZ/Î[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39926 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çifte. )

- ALLAH ile/ve PEYGAMBER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19188 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Neyin/nelerin yapılmayacağını ve yapılacağını bildiren. İLE Neyin/nelerin, nasıl yapılacağını ve yapılmayacağını bildiren. )

- ALLAK BULLAK (OLMAK/ETMEK)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10578 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ALT ÇENE ve ÜST ÇENE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5360 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( CÂM-I SÎM[gümüş kadeh][mecaz]: Sevgilinin çenesi. )
( )

- ALTIN ZEHİRLİ OK KURBAĞASI ile SEMENDER[Fars. < Yun.]/SALAMANDRA[Fr.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22308 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Kurbağagillerin kuyruklu takımından bir hayvan. | Ateşte yaşar [ateşte yanmadığına hatta ateşi söndürdüğüne inanılan] bir masal hayvanı. )

- ALTIN ile BUNDUKÎ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14476 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Bir altın para. [Türkçe'de "Fındık altını" denilen Bundukî adı, Venedik şehrinin Arapça adı olan Bundukiyye'den gelmiştir.] )

- ALTIN ve GÜMÜŞ/FIDDA/SÎM/NUKRA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14485 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Atom numarası 79, atomik kütlesi 196.97, ergime noktası 1064,76 ºC, kaynama noktası 2807 ºC, yoğunluğu 19.32 g/cm³, doğal olarak %100 bollukla 197 kütle numaralı [Au¹97;] kararlı izotopu biçiminde bulunan, 1.38MeV, ߯ ve 412keV gama ışınları yayınlayan, 2.7 gün yarılanma süreli 198 kütle numaralı radyoaktif izotopu [Au¹98;], tıpta, karaciğer sintigrafisinde kullanılan, havadan etkilenmeyen, sadece klor ve brom ile tepkimeye giren, dövülüp haddelenmesi kolay olduğundan dolayı kolay işlenebilen ve 10¯4 mm. kalınlığında yaprak haline getirilebilen, bazlarda ve hiçbir asitin tek başına etkileyemediği/çözündüremediği ancak hidroklorik ve nitrik asitlerin kral suyu denilen karışımında çözünen, yüksek değerli [1 ve 3 değerlikler alan], paslanmaz, parlak sarı renkli soy metal. [Au] VE Atom numarası 47, atomik kütlesi 107.88, yoğunluğu 10.5 g/cm³, ergime sıcaklığı 960ºC, kaynama sıcaklığı 1950ºC, kütle numarası 99-122 arasında yapay radyoaktif izotopları olan, ancak Ag¹07;[%51.35] ve Ag¹09;[%48.65] bolluk oranlarıyla doğal olarak bulunan, 107 ve 109 kütle numaralı kararlı izotopları, sırasıyla 30b ve 84b etki kesitleriyle nötron yakalayarak, kısa yarı ömürlü, ikisi de gama ve beta yayınlayarak bozunan Ag¹08; ve Ag¹10; radyoizotoplarına dönüştüğünden, nötron ölçümünde kullanılan fosfat camların etkinleştirilmesinde kullanılan, parlak, paslanmaz beyaz bir metal öğe. | En iyi iletkendir. )
( HACEREYN: İki taş. )

- ALTIN ile TİLLE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14477 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE İşlenmemiş altın. )

- ALTIN ile ZER-İ MAGRİBÎ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14490 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Saf/hâlis ve iyi altın. )

- ALTIN ile/ve/||/<>/> ZERRİN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/51461 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/||/<>/> Altından yapılmış olan. | Altın gibi sarı olan. | Parlak. | Fulya. )

- AMERİKAN TİMSAHI ile TİMSAH[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22424 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tatlı suda yaşarlar. İLE Bazıları tuzlu suda yaşarlar. )
( Karada saldırgan değildir. İLE Büyük ve saldırgandır. )
( Tek çenelerini kullanırlar. İLE İki çenelerini de kullanırlar. )
( ... İLE Daha uzun ve daha dar burunları vardır. Gözleri daha öndedir. Dördüncü dişleri alt çeneden dışarı taşar. )
( Mide özsularında, demir ve çeliği eritmeye yetecek kadar hidroklorik asit vardır. )
( ARCHOSAURIA: Timsahları, dinozorları ve kuşları içeren sürüngen öbeği. )
( ARCHOSAURIA: Timsahları, dinozorları ve kuşları içeren sürüngen öbeği. )
( CAYMAN[Amazonlar'da] ile ... )
( [kökeni/etimolojisi] EL LAGARTO DAS INDIAS[İsp. Hint kertenkelesi] ile KROKODEILOS[Yun.]: Kertenkele. [İlk kez Heredot kullanmıştır.] )
( Timsah | Timsah | Timsah )
(
Tarihin en büyük timsahı. [Avustralya, 1957. boyu 8,6 m.] )
( Yaşamları boyunca, 2000 civarında diş değiştirirler. İLE ... )
( Anne timsahlar, yuvalarındaki yumurtaların üstünde yatma olanağı bulamazlarsa yumurtaların serin ortamda büyümesiyle dişi timsahlar çıkıyor. Üzerlerinde yatma olanağı bulurlarsa yumurtaların sıcak ortamda büyümeleri sonucunda eril timsahlar çıkıyor. )
( 68 dişleri vardır. )
( Timsahlar, terlemez. )

- AMONYAK/NIŞADIRRUHU ile/ve/<> NIŞADIR[Fars.] ile/ve/<> NIŞADIRKAYMAĞI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38850 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/<> Amonyak tuzu. İLE/VE/<> Amonyum karbonat. )

- ÂMÛT[Fars.] ile AMUT[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37974 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yalçın kayalarda ve yüksek yerlerde bulunan kuş yuvası. İLE Dikme, direk, sütun. )

- ÂMÛT[Fars.] değil/yerine/= KUŞ YUVASI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39957 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yalçın kayalarda ve yüksek yerlerde bulunan kuş yuvası. )

- ÂNÂN[Fars. < ÂN] ile ANÂN[< ANÂNE] ile A'NÂN[< UNK]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16954 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Onlar. İLE Bulutlar. İLE Ağacın ucu. | Ufuklar. )

- ANATOMİ = ANATOMY[İng.] = ANATOMIE[Fr., Alm.] = ANATOMIA[İt., İsp., Lat., Yun.] = 'İLM el-TEŞRİH[Ar.] = KÂLBUDŞENÂSÎ[Fars.] = ONTLEEDKUNDE[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39163 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANIMSAMA ile/ve/değil ÇAĞRIŞIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4368 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Şimdi'ye getirme. İLE/VE/DEĞİL Şimdi'yi, geçmişe/geçmiştekine taşıma/bağlama. )
( LETHOLOGICA: "Dilimin ucunda fakat söyleyemiyorum" durumu. )

- ÂNÎSE[Fars.] ile ÂNİSE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16960 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sıkı bağlı şey. | Koyulaşmış/katılaşmış akıcı maddeler. [kan ya da mürekkep gibi] İLE Cana yakın kız/kadın. )

- ANKÂ (KUŞU) ile KAKNÛS (KUŞU)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22577 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kaf Dağı'nda yaşadığı varsayılan, tüyleri renkli, yüzü insana benzer, asla yere konmayıp sürekli yükseklerde uçan ve kendinde her kuştan bir alâmet bulunduran, adı var kendi yok bir kuştur. Boynu uzun olduğu için Ankâ adıyla anılır. Efsaneye göre dişil bir kuşmuş. Başka bir söylentiye göre, cennet kuşuna benzer yeşil bir kuşmuş. Bu yüzden ona "Zümrüd-ü Ankâ" denilirmiş. İran'lıların Ankâ'ya üzerinde oturan otuz kuştan birer renk ve alâmet bulundurduğu için "Sîmurg" ya da "Sîreng" dedikleri ankâ sözcüğünün eski Oğuzca'da anmak (an-) kökünden "birşey anımsatan resim" anlamına geldiği düşünülürse, Zümrüd-ü Ankâ'nın "Simurg'a benzeyen, Simurg'u andıran" anlamında Simurg-ı Ankâ tamlamasından bozularak dilimize yerleştiği düşünülür. | Kuşları ve çocukları yuttuğu için bu kuşa, yutan, yok eden anlamda "Mugrib" sıfatı verilerek "Anka-i Magrib" de denilir. | Bir söylenceye göre, Ankâ Kuşu, Musa Peygamber zamanında tek ve dişil olarak dünyada yer almış. Sonra Tanrı ona bir eril eş yaratmış. Zamanla bunlar çoğalmışlar. Musa öldükten sonra Necd ve Hicaz'ı kaplamış ve o çevrede bulunan çocuklara musallat olmuşlar. Bunun üzerine zamanın peygamberi Halid b. Sinan el-Absî'nin bedduası ile yok olmuşlar. İLE Hümâ ve musikî kuşu. | Kemik yiyerek yaşayan, bilinmeyen bir kuş. Eskiler bu kuşun tercihen sürekli karlarla örtülü bulunan bir bölgede yaşadığına ve yırtıcı bir kuş olduğuna inanırlarmış. Başka bir söylenceye göre, bu kuş Bahr-i Muhit adalarında yaşarmış ve güvercin büyüklüğünde, gagası sarı, kanadı zümrüt yeşilli ve beyazlı bir kuşmuş. | Bazı Türk kabîleleri arasında çocukları koruyan bir meleğe ve can alan Azrail'e de Hümâ adı verilmiştir. )

- ANKARA KEÇİSİ ile/ve YABAN KEÇİSİ(NÄFE[Fars.]) ile/ve AKDAĞ KEÇİSİ ile/ve MARKOR ile/ve ŞAMUA ile/ve TAR ile/ve TİFTİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22979 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANLAM/LI = MEAN/ING[İng.] = SIGNIFICATION[Fr.] = BEDEUTUNG[Alm.] = SIGNIFICATO[İt.] = SIGNIFICACION[İsp.] = SIGNIFICATIO[Lat.] = HE DIANOIA, HE DÜNAMIS[Yun.] = MEDLÛL, DELÂLET[Ar., Fars.] = BETEKENIS[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39166 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANLAMA = FEHM, İDRAK = UNDERSTANDING, COMPREHENSION[İng.] = COMPRENDRE[Fr.] = DAS VERSTEHEN, HET VERSTAAN[Alm.] = ENTENDER, COMPRENDER[İsp.] = COMPREHENSIO[Lat.] = HE DIANOIA[Yun.] = MEFHUM[Ar.] = DARK[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39167 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANLAMBİLİM = SEMANTICS[İng.] = SÉMANTIQUE[Fr.] = WORTBEDEUTUNGSLEHRE, SEMANTIK[Alm.] = SEMANTICO[İt., İsp.] = İLM el-DELÂLET[Ar.] = NAMÛGÂRŞİNASÎ[Fars.] = SEMANTIEK[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39168 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANMA ile/ve TEKRAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/27906 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANNE/BABA ile ÜVEY ANNE/BABA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5846 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ANNE ile/ve/<>/< ANNEANNE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5841 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- APAÇIK/LIK = SELFEVIDENCE/SELFEVIDENT[İng.] = ÉVIDENCE/ÉVIDENT[Fr.] = OFFENKUNDIG/OFENKUNDIGKEIT[Alm.] = EVIDENZA[İt.] = EVIDENCIA[İsp.] = EVIDENTA, PERSPICUITAS[Lat.] = ANERGEIA[Yun.] = BEDEHA(T)/BEDİHÎ, BEYYİN[Ar.] = HODPEYDÂ[Fars.] = KLAARBLIJKELIJK/HEID[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39171 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ARÂ' ile ÂRÂ'[Ar. < RE'Y] ile -ÂRÂ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16961 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bölge, mıntıka/mıntaka. İLE Oylar. İLE Süsleyen, bezeyen. [Dil-ârâ] )

- ARABÎ ile A'RÂBÎ[Ar. çoğ. EÂRÎB]/[Fars. BÂDİYE-NİŞÎN]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16963 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Arap budununa/kavmine ait olan/lar. | Arapça, Arap dili. İLE Çölde yaşayan Arap. )

- ARAÇ = VASITA = MEANS, VEHICLE[İng.] = MOYEN[Fr.] = MITTEL[Alm.] = MEZZO[İt.] = MEDIO[İsp.] = VIA, RATIO[Lat.] = (HO) POROS[Yun.] = VESÎLE, VÂSİTA[Ar.] = VESÎLE[Fars.] = MIDDELEN[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39172 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÂRÂM[Ar. < İREM] ile ÂRÂM[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16965 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çölde, özellikle konulan belirteç/nişan. İLE Durma, eğlenme, dinlenme. | Yerleşme, dinlenme, karar kılma. )

- ARAPÇA ile FARSÇA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8705 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( SİBEVEYN: Arapça dilbilgisini oluşturan kişi. )

- ARAPÇA ile/ve/||/<> FARSÇA ile/ve/||/<> TÜRKÇE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8706 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Felsefe/bilim dili. İLE/VE/||/<> Sanat dili. İLE/VE/||/<> Eylem dili. )
( Fasîh. İLE/VE/||/<> Lâtif. İLE/VE/||/<> Zarif. )

- ARAS[yerel < Isparta bölgesi] ile/ve/<> ARASTA[Fars. ARASTE: Süslenmiş.] ile/ve/<> ARASTAK[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38027 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çarşı. İLE/VE/<> Eskiden, çarşılarda aynı çeşit mal satan esnafın bulunduğu bölüm. | Üstü örtülü ya da dükkânlarının önü saçaklı çarşı. [Eskiden, arasta, külliyelerin bir bölümünü meydana getirirdi.] | Ordu çarşısı. [Eskiden, ordugâhta kurulan seyyar çarşı.] İLE/VE/<> Yapıların üzerine gelen süslü saçak. | Tavan. | Yatak sayvanı. )

- ARAZİ ile BOSTAN[Fars. < BÛSTÂN]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12794 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Sebze bahçesi. | Kavun, karpuz tarlası. | Kavun ve karpuza verilen ortak ad. )

- ARAZİ ile/ve TOPRAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12792 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( TOPRAK

Tarlam, sana üçyüz fidan aşılasam
Tarla coşar, fidan coşar, el coşar
Gücüm yetse, hemen işe başlasam
Kazma coşar, kürek coşar, bel coşar

Muhidime örnek olmak maksadım
Sevinir evlâdım, söylenir adım
Hız ile yürür idim olsa kanadım
Yolcu coşar, ayak coşar, yol coşar

Çalışırsan toprak verir cömerttir
Emeksiz istemek, dermansız derttir
Çalışmak, insana büyük servettir
Kese coşar, gönül coşar, el coşar

Yılda bir kez, çiçek açan ağaçlar
Hayatta insana ömür bağışlar
Her taraftan cıvıldaşır o kuşlar
Seher coşar, bülbül coşar, gül coşar

Güzelin kulağı, küpeyi saklar
Ağacın yaprağı, meyveyi koklar
Mehtap ile birleşince yapraklar
Gölge coşar, mehtap coşar, dal coşar

Yel, dala değdikçe, sor ki, dallar ne çeker
Durmaz inler, ırgalanır, Hû çeker
Demişler ki, bu derdi bu çeker
Veysel ağlar, sazı ile tez coşar

 

[ Veysel (Âşık) 'ın yazdığı ilk şiirdir. ]

[ Sürekli erişim adresi...
www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12792 ]

)

- ÂRD[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40025 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Buğday ve benzerlerinden öğütülen un. | Değirmen taşına buğdayı akıtan oluk. )

- ÂRDEN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40024 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Süzgü. | Kevgir. )

- ÂREC[Fars.] ile AREC ile A'REC[Ar.] / LENG[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16970 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dirsek. İLE Topallık. İLE Topal, aksak. )

- ARGO ile ADİCE/BAYAĞI/ÂMİYÂNE[Ar., Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8567 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÂRİŞ[Fars.] ile ARÎŞ[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16974 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Anlam/mânâ, kavram/mefhum. İLE Asma çardağı. | Samandan yapılmış bir çeşit ev. | Sundurma. )

- ARSLÂNÎ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40051 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Arslanlı. [eski kuruş para] )

- ARTIK ile FAZLALIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29133 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ARZ ile ARZ ile ÂRZ[Fars.] ile ARZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16978 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir büyüğe sunma, gösterme, önüne koyma. İLE Dünya. | Toprak. İLE Ardıç ağacı. İLE En, genişlik. | Enlem. )

- ASÂ ile ÂSÂ[Fars.] ile -ÂSÂ, ÂSÂY[Fars.] ile A'SÂ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16981 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Değnek, sopa. | Dervişlerin taşıdıkları sopa. İLE Esneme. | Ciddilik, vakar. | Süs, bezek. İLE ... gibi. İLE Değnekler, sopalar. )

- ÂSÂ ile ÇÖVEN/ÇEVGEN[< Fars.]/HELVACIKÖKÜ/SABUNOTU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29875 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Kökü ve dalları, suyu sabun katılmış gibi köpürten, kir temizleyici bir bitki, sabunotu, helvacıkökü. | Çevgen. )

- ÂSÂL ile ÂSÂL[Fars.] ile ÂSÂL[Ar. < ASÎL]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16983 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ahlâk. İLE Temel, kök. İLE İkindi ile akşam ya da yatsı arasındaki zamanlar. [Bİ-L-GUDÜV-Vİ VE-L-ÂSÂL: Sabah-akşam.] )

- ÂSÎ[Ar. < ESER] ile ASÎ ile ASÎ, ASİYE ile ÂSÎ[< İSYÂN, çoğ. USÂT] ile ÂSÎ ile ÂSÎ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16990 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ahlâkı bozuk, ahlâksız, çapkın. İLE Uygun, elverişli. İLE Çok isyancı. İLE Karşı gelen. | Haydut, şakî. | Günahkâr. İLE Hekim, cerrah. İLE Kederli, mahzûn. )

- ASKER[Fars.] ile ASKER, CÜND[Ar.], LEŞKER[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16999 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Devredici, seyyar. İLE Er. )

- ASKER ile PENCİK[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44692 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Asker yetiştirilmek üzere, savaş tutsaklarından, beşte bir oranında ayrılan acemioğlan adaylarına verilen ad. )

- ASKER ile SEKBAN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46834 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Osmanlılar'da, sınır boylarında görev yapan bir sınıf asker. | Eyalet paşaları ve sancak beylerine bağlı olarak görev yapan bir sınıf asker. )

- ASLAN ile KAPLAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22113 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yemek için avlanır. Toksa saldırmaz. İLE Aç ya da tok olsa da saldırır. )
( Afrika'da yaşar. İLE Asya'da yaşar. )
( Dişilleri, hem daha hızlı, hem de daha çeviktir. İLE ... )
( Yüksek kolesterol hastasılardır. İLE ... )
( Kükremeleri, birbirleriyle iletişim kurmak içindir. [avını yıldırmak için değil!] İLE ... )
( Kükreyebilirler fakat mırıldanamazlar. [Boğaz kemikleri kedilerinki gibi katı değildir. Esnek bir kirişle bağlanmıştır. Böylece gırtlakları genişleyebilmekte ve titreşmektedir] İLE ... )
( En çok kaplan Amerika'da yaşar. )
( 300 kadar vahşi Asya Aslanı, Hindistan'ın kuzeyindeki Gujarat'ta bulunan Gir Ormanı'nda yaşamaktadır. İLE Güney Çin Kaplanı'ndan sadece 30 tane kalmıştır. )
( Dünyada 5100 ile 7500 vahşi kaplan kaldığı tahmin edilmektedir. )
( ... İLE Hindistan kaplanları 3000 ila 4700 arasındadır. [100 yıl önce 40.000 kadardı] )
( ... İLE 3 m. ve 300 kg. kadar olanları vardır. )
( ... İLE 35 kg. kadar et yiyebilirler. )
( ... İLE Yalnız yaşar ve avlanırlar. )
( ... İLE Kendi bölgelerini oluşturmak üzere 200 km. kadar yol alabilirler. )
( ... İLE Yalnızca tüyleri değil, derileri de çizgilidir. )
( ... İLE Ayakları perdeli olduğundan çok iyi bir yüzücülerdir. 15 mil kadar yüzebilirler. )
( ... İLE Alkol kokusuna dayanamazlar. İçkili herkese saldırırlar. )
( Yavruların sadece %10'u 2 yaşını geçebilir. [ve de sadece şanslı olanlar 10 yaş ve üzerine ulaşabilir] İLE ... )
( Bir dişil aslan, kızıştığında, eril aslan dört gün boyunca sürekli ve belirli aralıklarla çiftleşir. [Günde 50 keze kadar çıkabilir] [Hayatta kalan her bir yavru için yaklaşık 3000 kez ilişkiye girmektelerdir] İLE ... )
( Gebelik süreleri 105-112 gündür. İLE Gebelik süreleri 155 gündür. )
( Güneşi simgeler. İLE [şiirlerde, Dîvân Edebiyatı'nda] "Leyla" sözü geçen/görülen yerde kaplan, karanlık ve yıldız vardır/aramak gerekir. )
( Saldırmayı simgeler. İLE Kibiri simgeler. )
( VERD[Ar.]: Rengi doru olan aslan. )
( EKLEF: Koyu renkli aslan. )
( ŞİBL: Aslan yavrusu. )
( YAGUS[Ar.]["gu" uzun okunur]: Aslan şeklinde olan eski bir putun adı. )
( Aslan ile Kaplan Aslan ile Kaplan
Kaplan
Kaplan )
( Bir günde, 50 kez çiftleşebilirler. İLE ... )

- ASUMAN[Fars.] değil/yerine/= GÖKYÜZÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37995 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÂŞ[Fars.] değil/yerine/= YEMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40078 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Muharrem ayında pişirilen aşure. )

- ÂŞÎ[Fars.] ile ÂŞÎ[Ar.] ile AŞÎ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17006 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Aşçı. İLE Akşam yemeği yiyen. | Gidip, uzaklaşan. İLE Tavuk karasına tutulmuş. | Akşam. | Akşam yemeği. )

- AŞK = (FALL IN) LOVE[İng.] = AMOUR[Fr.] = LIEBE[Alm.] = AMORE[İt.] = AMOR[İsp., Lat.] = HO ER.S, HE FILIA, HE AGAPE[Yun.] = İŞK[Ar., Fars.] = MIN[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39174 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AŞK ile/ve/> EŞK[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3103 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/> Gözyaşı. )

- AŞKÂR[/Â/E], ÂŞİKÂR/E[Fars.] ile AŞKAR[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17009 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Belirli, açık, meydanda. İLE Koyu al. | Kızıl saçlı adam. | Doru[gövdesi kızıl, ayakları ve yelesi kara] at. )

- AŞKIN/LIK = MÜTEAL = TRANSCENDENT, BEYOND[İng.] = TRANSCENDANT, AU DELÀ DE[Fr.] = TRANSZENDENT, JENSEITS/DAS JENSEITIGE[Alm.] = OLTRE[İt.] = MAS ALLA DE[İsp.] = TRANS, TRANSCENDENS, ULTRA[Lat.] = PERA(N)[Yun.] = MÂVERA/Î[Ar.] = MÂFEVK[Fars.] = BOVENGAAND[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39175 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AT[Fars.] ile EŞEK/AFRİKA EŞEĞİ ile KATIR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22076 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( At ve eşek kendi neslinin devamı olan hayvanlardır. Hem kendi içlerinde, hem de at ile eşek arasındaki farkları bilmek gerekir. Katır ise, at ile eşeğin çiftleştirilmesi ile oluşan bir hayvandır. Üçü de geviş getirmeyenler[non rumminants] sınıfındadır. )
( At ve eşek kendi neslinin devamı olan hayvanlardır. Hem kendi içlerinde, hem de at ile eşek arasındaki farkları bilmek gerekir. Katır ise, at ile eşeğin çiftleştirilmesi ile oluşan bir hayvandır. Üçü de geviş getirmeyenler[non rumminants] sınıfındadır. )
( At ve eşek kendi neslinin devamı olan hayvanlardır. Hem kendi içlerinde, hem de at ile eşek arasındaki farkları bilmek gerekir. Katır ise, at ile eşeğin çiftleştirilmesi ile oluşan bir hayvandır. Üçü de geviş getirmeyenler[non rumminants] sınıfındadır. )
( At ve eşek kendi neslinin devamı olan hayvanlardır. Hem kendi içlerinde, hem de at ile eşek arasındaki farkları bilmek gerekir. Katır ise, at ile eşeğin çiftleştirilmesi ile oluşan bir hayvandır. Üçü de geviş getirmeyenler[non rumminants] sınıfındadır. )
( At ve eşek kendi neslinin devamı olan hayvanlardır. Hem kendi içlerinde, hem de at ile eşek arasındaki farkları bilmek gerekir. Katır ise, at ile eşeğin çiftleştirilmesi ile oluşan bir hayvandır. Üçü de geviş getirmeyenler[non rumminants] sınıfındadır. )
( Gebelik süreleri 330-335 gündür. İLE Gebelik süreleri 348-377 gündür. İLE ... )
( Gebelik süreleri 330-335 gündür. İLE Gebelik süreleri 348-377 gündür. İLE ... )
( Gebelik süreleri 330-335 gündür. İLE Gebelik süreleri 348-377 gündür. İLE ... )
( Gebelik süreleri 330-335 gündür. İLE Gebelik süreleri 348-377 gündür. İLE ... )
( Gebelik süreleri 330-335 gündür. İLE Gebelik süreleri 348-377 gündür. İLE ... )
( Atlarda safra kesesi yoktur. )
( Atlarda safra kesesi yoktur. )
( Atlarda safra kesesi yoktur. )
( Atlarda safra kesesi yoktur. )
( Atlarda safra kesesi yoktur. )
( Eşeklerin kulakları, atlarınkinden çok daha uzundur. )
( Eşeklerin kulakları, atlarınkinden çok daha uzundur. )
( Eşeklerin kulakları, atlarınkinden çok daha uzundur. )
( Eşeklerin kulakları, atlarınkinden çok daha uzundur. )
( Eşeklerin kulakları, atlarınkinden çok daha uzundur. )
( FERESİYYE: Atgiller. )
( FERESİYYE: Atgiller. )
( FERESİYYE: Atgiller. )
( FERESİYYE: Atgiller. )
( FERESİYYE: Atgiller. )
( AKRAH: Alnı beyaz at. )
( AKRAH: Alnı beyaz at. )
( AKRAH: Alnı beyaz at. )
( AKRAH: Alnı beyaz at. )
( AKRAH: Alnı beyaz at. )
( BELAK: Ayakları alacalı at. )
( BELAK: Ayakları alacalı at. )
( BELAK: Ayakları alacalı at. )
( BELAK: Ayakları alacalı at. )
( BELAK: Ayakları alacalı at. )
( BÛR[Fars.]/KÜMEYT[Ar..]: Doru, kızıla çalar at. [KÜRÂN, KÜREND, KÜRENG[Fars.]: Kırmızı/al renkli at.] )
( BÛR[Fars.]/KÜMEYT[Ar..]: Doru, kızıla çalar at. [KÜRÂN, KÜREND, KÜRENG[Fars.]: Kırmızı/al renkli at.] )
( BÛR[Fars.]/KÜMEYT[Ar..]: Doru, kızıla çalar at. [KÜRÂN, KÜREND, KÜRENG[Fars.]: Kırmızı/al renkli at.] )
( BÛR[Fars.]/KÜMEYT[Ar..]: Doru, kızıla çalar at. [KÜRÂN, KÜREND, KÜRENG[Fars.]: Kırmızı/al renkli at.] )
( BÛR[Fars.]/KÜMEYT[Ar..]: Doru, kızıla çalar at. [KÜRÂN, KÜREND, KÜRENG[Fars.]: Kırmızı/al renkli at.] )
( EBREŞ: Sisli, alaca benekli at. )
( EBREŞ: Sisli, alaca benekli at. )
( EBREŞ: Sisli, alaca benekli at. )
( EBREŞ: Sisli, alaca benekli at. )
( EBREŞ: Sisli, alaca benekli at. )
( GARRÂ': Alnında beyaz bir lekesi, akıtması olan at vs. )
( GARRÂ': Alnında beyaz bir lekesi, akıtması olan at vs. )
( GARRÂ': Alnında beyaz bir lekesi, akıtması olan at vs. )
( GARRÂ': Alnında beyaz bir lekesi, akıtması olan at vs. )
( GARRÂ': Alnında beyaz bir lekesi, akıtması olan at vs. )
( SABÂH-ÜL-HAYR: Bazı atların alnında bulunan beyaz leke. [beyazlık alnından burnunun üstüne kadar uzarsa buna "akıtma" denilir.] )
( SABÂH-ÜL-HAYR: Bazı atların alnında bulunan beyaz leke. [beyazlık alnından burnunun üstüne kadar uzarsa buna "akıtma" denilir.] )
( SABÂH-ÜL-HAYR: Bazı atların alnında bulunan beyaz leke. [beyazlık alnından burnunun üstüne kadar uzarsa buna "akıtma" denilir.] )
( SABÂH-ÜL-HAYR: Bazı atların alnında bulunan beyaz leke. [beyazlık alnından burnunun üstüne kadar uzarsa buna "akıtma" denilir.] )
( SABÂH-ÜL-HAYR: Bazı atların alnında bulunan beyaz leke. [beyazlık alnından burnunun üstüne kadar uzarsa buna "akıtma" denilir.] )
( HACÎL[Ar.]/ŞİKÂL[Fars.]: Üç ayağı beyaz[sekili] olan at. )
( HACÎL[Ar.]/ŞİKÂL[Fars.]: Üç ayağı beyaz[sekili] olan at. )
( HACÎL[Ar.]/ŞİKÂL[Fars.]: Üç ayağı beyaz[sekili] olan at. )
( HACÎL[Ar.]/ŞİKÂL[Fars.]: Üç ayağı beyaz[sekili] olan at. )
( HACÎL[Ar.]/ŞİKÂL[Fars.]: Üç ayağı beyaz[sekili] olan at. )
( HANEB[Ar.]: Atın arka ayaklarının ortasında bulunan dirsek gibi dışarı çıkık bölümü. )
( HANEB[Ar.]: Atın arka ayaklarının ortasında bulunan dirsek gibi dışarı çıkık bölümü. )
( HANEB[Ar.]: Atın arka ayaklarının ortasında bulunan dirsek gibi dışarı çıkık bölümü. )
( HANEB[Ar.]: Atın arka ayaklarının ortasında bulunan dirsek gibi dışarı çıkık bölümü. )
( HANEB[Ar.]: Atın arka ayaklarının ortasında bulunan dirsek gibi dışarı çıkık bölümü. )
( İŞKİL/İŞKÎL[Fars.]: Önden sağ ve arkadan sol ayağı beyaz olan at.[Araplarca hiç makbul sayılmaz] )
( İŞKİL/İŞKÎL[Fars.]: Önden sağ ve arkadan sol ayağı beyaz olan at.[Araplarca hiç makbul sayılmaz] )
( İŞKİL/İŞKÎL[Fars.]: Önden sağ ve arkadan sol ayağı beyaz olan at.[Araplarca hiç makbul sayılmaz] )
( İŞKİL/İŞKÎL[Fars.]: Önden sağ ve arkadan sol ayağı beyaz olan at.[Araplarca hiç makbul sayılmaz] )
( İŞKİL/İŞKÎL[Fars.]: Önden sağ ve arkadan sol ayağı beyaz olan at.[Araplarca hiç makbul sayılmaz] )
( KARAKUŞ: Atların ayağında görülen bir hastalık. )
( KARAKUŞ: Atların ayağında görülen bir hastalık. )
( KARAKUŞ: Atların ayağında görülen bir hastalık. )
( KARAKUŞ: Atların ayağında görülen bir hastalık. )
( KARAKUŞ: Atların ayağında görülen bir hastalık. )
( MEŞBÛB[Ar. çoğ. MEŞÂBÎB]: İki ayağı beyaz olan at. )
( MEŞBÛB[Ar. çoğ. MEŞÂBÎB]: İki ayağı beyaz olan at. )
( MEŞBÛB[Ar. çoğ. MEŞÂBÎB]: İki ayağı beyaz olan at. )
( MEŞBÛB[Ar. çoğ. MEŞÂBÎB]: İki ayağı beyaz olan at. )
( MEŞBÛB[Ar. çoğ. MEŞÂBÎB]: İki ayağı beyaz olan at. )
( MEŞKÛL[Ar.]: Bileklerine kadar üç ayağı beyaz olan at. )
( MEŞKÛL[Ar.]: Bileklerine kadar üç ayağı beyaz olan at. )
( MEŞKÛL[Ar.]: Bileklerine kadar üç ayağı beyaz olan at. )
( MEŞKÛL[Ar.]: Bileklerine kadar üç ayağı beyaz olan at. )
( MEŞKÛL[Ar.]: Bileklerine kadar üç ayağı beyaz olan at. )
( NEVEND/E[Fars.]: Hızlı giden at. )
( NEVEND/E[Fars.]: Hızlı giden at. )
( NEVEND/E[Fars.]: Hızlı giden at. )
( NEVEND/E[Fars.]: Hızlı giden at. )
( NEVEND/E[Fars.]: Hızlı giden at. )
( ESB-İ YELE[Fars.]: Koşucu at. )
( ESB-İ YELE[Fars.]: Koşucu at. )
( ESB-İ YELE[Fars.]: Koşucu at. )
( ESB-İ YELE[Fars.]: Koşucu at. )
( ESB-İ YELE[Fars.]: Koşucu at. )
( PÂLÂ/PÂLÂD/PÂLÂDE/PÂLÂY[Fars.]: Yedek at. )
( PÂLÂ/PÂLÂD/PÂLÂDE/PÂLÂY[Fars.]: Yedek at. )
( PÂLÂ/PÂLÂD/PÂLÂDE/PÂLÂY[Fars.]: Yedek at. )
( PÂLÂ/PÂLÂD/PÂLÂDE/PÂLÂY[Fars.]: Yedek at. )
( PÂLÂ/PÂLÂD/PÂLÂDE/PÂLÂY[Fars.]: Yedek at. )
( PULÂD-REG[Fars.]: Sert damarlı, dayanıklı at. )
( PULÂD-REG[Fars.]: Sert damarlı, dayanıklı at. )
( PULÂD-REG[Fars.]: Sert damarlı, dayanıklı at. )
( PULÂD-REG[Fars.]: Sert damarlı, dayanıklı at. )
( PULÂD-REG[Fars.]: Sert damarlı, dayanıklı at. )
( PÂY-İ SEMEND: At ayağı. )
( PÂY-İ SEMEND: At ayağı. )
( PÂY-İ SEMEND: At ayağı. )
( PÂY-İ SEMEND: At ayağı. )
( PÂY-İ SEMEND: At ayağı. )
( RÜMMÂNÎ[Ar.]: Kır ile doru arasında bir donu olan at. )
( RÜMMÂNÎ[Ar.]: Kır ile doru arasında bir donu olan at. )
( RÜMMÂNÎ[Ar.]: Kır ile doru arasında bir donu olan at. )
( RÜMMÂNÎ[Ar.]: Kır ile doru arasında bir donu olan at. )
( RÜMMÂNÎ[Ar.]: Kır ile doru arasında bir donu olan at. )
( SABÂ-REFTÂR[Ar., Fars.]: Rüzgâr gibi hafif ve çabuk giden. )
( SABÂ-REFTÂR[Ar., Fars.]: Rüzgâr gibi hafif ve çabuk giden. )
( SABÂ-REFTÂR[Ar., Fars.]: Rüzgâr gibi hafif ve çabuk giden. )
( SABÂ-REFTÂR[Ar., Fars.]: Rüzgâr gibi hafif ve çabuk giden. )
( SABÂ-REFTÂR[Ar., Fars.]: Rüzgâr gibi hafif ve çabuk giden. )
( SARÎH[Ar. çoğ. SARÂİH]: Safkan Arap atı. )
( SARÎH[Ar. çoğ. SARÂİH]: Safkan Arap atı. )
( SARÎH[Ar. çoğ. SARÂİH]: Safkan Arap atı. )
( SARÎH[Ar. çoğ. SARÂİH]: Safkan Arap atı. )
( SARÎH[Ar. çoğ. SARÂİH]: Safkan Arap atı. )
( SEBBAK[Ar.]: Yüğrük[İyi yürüyen/koşan. | Çalışkan. | Çevik, güçlü.] at. )
( SEBBAK[Ar.]: Yüğrük[İyi yürüyen/koşan. | Çalışkan. | Çevik, güçlü.] at. )
( SEBBAK[Ar.]: Yüğrük[İyi yürüyen/koşan. | Çalışkan. | Çevik, güçlü.] at. )
( SEBBAK[Ar.]: Yüğrük[İyi yürüyen/koşan. | Çalışkan. | Çevik, güçlü.] at. )
( SEBBAK[Ar.]: Yüğrük[İyi yürüyen/koşan. | Çalışkan. | Çevik, güçlü.] at. )
( SEMEND[Fars.]: Kula[: al ile kır arası] at. | Çevik ve güzel at. )
( SEMEND[Fars.]: Kula[: al ile kır arası] at. | Çevik ve güzel at. )
( SEMEND[Fars.]: Kula[: al ile kır arası] at. | Çevik ve güzel at. )
( SEMEND[Fars.]: Kula[: al ile kır arası] at. | Çevik ve güzel at. )
( SEMEND[Fars.]: Kula[: al ile kır arası] at. | Çevik ve güzel at. )
( ŞU'LE[Fars. çoğ. ŞUAL]: Atlarda beyaz tüylerden oluşan benekler. )
( ŞU'LE[Fars. çoğ. ŞUAL]: Atlarda beyaz tüylerden oluşan benekler. )
( ŞU'LE[Fars. çoğ. ŞUAL]: Atlarda beyaz tüylerden oluşan benekler. )
( ŞU'LE[Fars. çoğ. ŞUAL]: Atlarda beyaz tüylerden oluşan benekler. )
( ŞU'LE[Fars. çoğ. ŞUAL]: Atlarda beyaz tüylerden oluşan benekler. )
( TAHCÎL[< Ar. HACLE]: Atların ayağında beyaz siğil bulunması. )
( TAHCÎL[< Ar. HACLE]: Atların ayağında beyaz siğil bulunması. )
( TAHCÎL[< Ar. HACLE]: Atların ayağında beyaz siğil bulunması. )
( TAHCÎL[< Ar. HACLE]: Atların ayağında beyaz siğil bulunması. )
( TAHCÎL[< Ar. HACLE]: Atların ayağında beyaz siğil bulunması. )
( TEKÂVER[Fars.]: Koşucu, seğirtici at. | ESB-İ TEKÂVER: Koşu atı. )
( TEKÂVER[Fars.]: Koşucu, seğirtici at. | ESB-İ TEKÂVER: Koşu atı. )
( TEKÂVER[Fars.]: Koşucu, seğirtici at. | ESB-İ TEKÂVER: Koşu atı. )
( TEKÂVER[Fars.]: Koşucu, seğirtici at. | ESB-İ TEKÂVER: Koşu atı. )
( TEKÂVER[Fars.]: Koşucu, seğirtici at. | ESB-İ TEKÂVER: Koşu atı. )
( URNE[Ar.]: Bıcılgan hastalığı.[atların topuklarına yakın yerlerin iltihaplanması] )
( URNE[Ar.]: Bıcılgan hastalığı.[atların topuklarına yakın yerlerin iltihaplanması] )
( URNE[Ar.]: Bıcılgan hastalığı.[atların topuklarına yakın yerlerin iltihaplanması] )
( URNE[Ar.]: Bıcılgan hastalığı.[atların topuklarına yakın yerlerin iltihaplanması] )
( URNE[Ar.]: Bıcılgan hastalığı.[atların topuklarına yakın yerlerin iltihaplanması] )
( ÜSTÛR[Fars.]: Davar, at ve katır gibi dört ayaklı hayvan. )
( ÜSTÛR[Fars.]: Davar, at ve katır gibi dört ayaklı hayvan. )
( ÜSTÛR[Fars.]: Davar, at ve katır gibi dört ayaklı hayvan. )
( ÜSTÛR[Fars.]: Davar, at ve katır gibi dört ayaklı hayvan. )
( ÜSTÛR[Fars.]: Davar, at ve katır gibi dört ayaklı hayvan. )
( VERD, VERD-İ AĞBES[Ar.]: Doru at. | Hz. Muhammed'in yedi atından birinin adı. )
( VERD, VERD-İ AĞBES[Ar.]: Doru at. | Hz. Muhammed'in yedi atından birinin adı. )
( VERD, VERD-İ AĞBES[Ar.]: Doru at. | Hz. Muhammed'in yedi atından birinin adı. )
( VERD, VERD-İ AĞBES[Ar.]: Doru at. | Hz. Muhammed'in yedi atından birinin adı. )
( VERD, VERD-İ AĞBES[Ar.]: Doru at. | Hz. Muhammed'in yedi atından birinin adı. )
( YA'FUR[Ar. | çoğ. YAÂFİR]: Hz. Muhammed'in Hayber Vak'ası'nda ganîmet olarak aldığı bir eşeğin adı. )
( YA'FUR[Ar. | çoğ. YAÂFİR]: Hz. Muhammed'in Hayber Vak'ası'nda ganîmet olarak aldığı bir eşeğin adı. )
( YA'FUR[Ar. | çoğ. YAÂFİR]: Hz. Muhammed'in Hayber Vak'ası'nda ganîmet olarak aldığı bir eşeğin adı. )
( YA'FUR[Ar. | çoğ. YAÂFİR]: Hz. Muhammed'in Hayber Vak'ası'nda ganîmet olarak aldığı bir eşeğin adı. )
( YA'FUR[Ar. | çoğ. YAÂFİR]: Hz. Muhammed'in Hayber Vak'ası'nda ganîmet olarak aldığı bir eşeğin adı. )
( HEDÎR[Ar.] / ŞÎHE[Fars.]: At kişnemesi. )
( HEDÎR[Ar.] / ŞÎHE[Fars.]: At kişnemesi. )
( HEDÎR[Ar.] / ŞÎHE[Fars.]: At kişnemesi. )
( HEDÎR[Ar.] / ŞÎHE[Fars.]: At kişnemesi. )
( HEDÎR[Ar.] / ŞÎHE[Fars.]: At kişnemesi. )
( NEHÂK/NEHÎK/NÜHÂK[< NEHK]: Eşek anırtısı. )
( NEHÂK/NEHÎK/NÜHÂK[< NEHK]: Eşek anırtısı. )
( NEHÂK/NEHÎK/NÜHÂK[< NEHK]: Eşek anırtısı. )
( NEHÂK/NEHÎK/NÜHÂK[< NEHK]: Eşek anırtısı. )
( NEHÂK/NEHÎK/NÜHÂK[< NEHK]: Eşek anırtısı. )
( 6000 - 8000 yıl önce, Türkistan'da evcileştirilmişlerdir. İLE 6000 yıl önce, Etiyopya ve Somali'de evcileştirilmişlerdir. İLE ... )
( 6000 - 8000 yıl önce, Türkistan'da evcileştirilmişlerdir. İLE 6000 yıl önce, Etiyopya ve Somali'de evcileştirilmişlerdir. İLE ... )
( 6000 - 8000 yıl önce, Türkistan'da evcileştirilmişlerdir. İLE 6000 yıl önce, Etiyopya ve Somali'de evcileştirilmişlerdir. İLE ... )
( 6000 - 8000 yıl önce, Türkistan'da evcileştirilmişlerdir. İLE 6000 yıl önce, Etiyopya ve Somali'de evcileştirilmişlerdir. İLE ... )
( 6000 - 8000 yıl önce, Türkistan'da evcileştirilmişlerdir. İLE 6000 yıl önce, Etiyopya ve Somali'de evcileştirilmişlerdir. İLE ... )
( Eşek, şehveti simgeler. )
( Eşek, şehveti simgeler. )
( Eşek, şehveti simgeler. )
( Eşek, şehveti simgeler. )
( Eşek, şehveti simgeler. )
( HERGELE[Fars. | çoğ. HERÂGİ]: Eşek sürüsü. | Binek ve taşıta alışmamış huysuz hayvan. )
( HERGELE[Fars. | çoğ. HERÂGİ]: Eşek sürüsü. | Binek ve taşıta alışmamış huysuz hayvan. )
( HERGELE[Fars. | çoğ. HERÂGİ]: Eşek sürüsü. | Binek ve taşıta alışmamış huysuz hayvan. )
( HERGELE[Fars. | çoğ. HERÂGİ]: Eşek sürüsü. | Binek ve taşıta alışmamış huysuz hayvan. )
( HERGELE[Fars. | çoğ. HERÂGİ]: Eşek sürüsü. | Binek ve taşıta alışmamış huysuz hayvan. )
( PÂDE[Fars.]: Eşek ve sığır sürüsü. )
( PÂDE[Fars.]: Eşek ve sığır sürüsü. )
( PÂDE[Fars.]: Eşek ve sığır sürüsü. )
( PÂDE[Fars.]: Eşek ve sığır sürüsü. )
( PÂDE[Fars.]: Eşek ve sığır sürüsü. )
( [Ermenice] ... ile AVANAK ile ... )
( [Ermenice] ... ile AVANAK ile ... )
( [Ermenice] ... ile AVANAK ile ... )
( [Ermenice] ... ile AVANAK ile ... )
( [Ermenice] ... ile AVANAK ile ... )
( At ile Eşek ile Katır )
( At ile Eşek ile Katır )
( At ile Eşek ile Katır )
( At ile Eşek ile Katır )
( At ile Eşek ile Katır )
( Süleymaniye Kütüphanesi'nde, incelenmeyi bekleyen 57 adet yazma bulunmaktadır. )
( Süleymaniye Kütüphanesi'nde, incelenmeyi bekleyen 57 adet yazma bulunmaktadır. )
( Süleymaniye Kütüphanesi'nde, incelenmeyi bekleyen 57 adet yazma bulunmaktadır. )
( Süleymaniye Kütüphanesi'nde, incelenmeyi bekleyen 57 adet yazma bulunmaktadır. )
( Süleymaniye Kütüphanesi'nde, incelenmeyi bekleyen 57 adet yazma bulunmaktadır. )
( * SAKARYA: ATATÜRK'ün atı/nın adı.
* HAYYAM: Halife Abdülmecid'in atı/nın adı.
* DERVİŞ: Enver Paşa'nın atı/nın adı.
* MARENGO: Napolyon'un atı/nın adı.
* BUKEFALOS / ÖKÜZ KAFA: İskender'in atı/nın adı.
* İNKİTATUS(SENATÖ): Kaligu'nın atı/nın adı. )
( * SAKARYA: ATATÜRK'ün atı/nın adı.
* HAYYAM: Halife Abdülmecid'in atı/nın adı.
* DERVİŞ: Enver Paşa'nın atı/nın adı.
* MARENGO: Napolyon'un atı/nın adı.
* BUKEFALOS / ÖKÜZ KAFA: İskender'in atı/nın adı.
* İNKİTATUS(SENATÖ): Kaligu'nın atı/nın adı. )
( * SAKARYA: ATATÜRK'ün atı/nın adı.
* HAYYAM: Halife Abdülmecid'in atı/nın adı.
* DERVİŞ: Enver Paşa'nın atı/nın adı.
* MARENGO: Napolyon'un atı/nın adı.
* BUKEFALOS / ÖKÜZ KAFA: İskender'in atı/nın adı.
* İNKİTATUS(SENATÖ): Kaligu'nın atı/nın adı. )
( * SAKARYA: ATATÜRK'ün atı/nın adı.
* HAYYAM: Halife Abdülmecid'in atı/nın adı.
* DERVİŞ: Enver Paşa'nın atı/nın adı.
* MARENGO: Napolyon'un atı/nın adı.
* BUKEFALOS / ÖKÜZ KAFA: İskender'in atı/nın adı.
* İNKİTATUS(SENATÖ): Kaligu'nın atı/nın adı. )
( * SAKARYA: ATATÜRK'ün atı/nın adı.
* HAYYAM: Halife Abdülmecid'in atı/nın adı.
* DERVİŞ: Enver Paşa'nın atı/nın adı.
* MARENGO: Napolyon'un atı/nın adı.
* BUKEFALOS / ÖKÜZ KAFA: İskender'in atı/nın adı.
* İNKİTATUS(SENATÖ): Kaligu'nın atı/nın adı. )
( Tarih Konuşmaları - NTV )
( Tarih Konuşmaları - NTV )
( Tarih Konuşmaları - NTV )
( Tarih Konuşmaları - NTV )
( Tarih Konuşmaları - NTV )
( RAHVAN: Koşarken bir yandaki iki bacağını aynı anda atan at. )
( RAHVAN: Koşarken bir yandaki iki bacağını aynı anda atan at. )
( RAHVAN: Koşarken bir yandaki iki bacağını aynı anda atan at. )
( RAHVAN: Koşarken bir yandaki iki bacağını aynı anda atan at. )
( RAHVAN: Koşarken bir yandaki iki bacağını aynı anda atan at. )
( ÇAVAA[Batı Moğolistan Tsengel Tuvaları'nda]: 1 yaşındaki at. )
( ÇAVAA[Batı Moğolistan Tsengel Tuvaları'nda]: 1 yaşındaki at. )
( ÇAVAA[Batı Moğolistan Tsengel Tuvaları'nda]: 1 yaşındaki at. )
( ÇAVAA[Batı Moğolistan Tsengel Tuvaları'nda]: 1 yaşındaki at. )
( ÇAVAA[Batı Moğolistan Tsengel Tuvaları'nda]: 1 yaşındaki at. )

- AT ile BEYDÂH/BİDAH[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22088 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Sert başlı, haşarı at. )

- AT ile TEVSEN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22094 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Başı sert at. )

- ATEŞ ile/ve ALEV
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12983 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zihinde. İLE/VE Gözde. )
( Kavram. İLE/VE Nesne. )

- ATMACA ile ŞAHİN ile DOĞAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22625 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( En küçük tür avcı. Cepten çıkarılıp avın üzerine fırlatılmasından dolayı atmaca adını almıştır. İLE Kartalgillerden, Avrupa ve Asya'nın dağ, orman ve çalılıklarında yaşayan, 50-55 santimetre uzunluğunda yırtıcı bir kuş. [Atmacadan biraz daha büyük.][En hızlı yırtıcı kuş.]]Çok kısa sürede 120 km. hıza ulaşabilir.] İLE En gösterişli avcı kuş. )
( BAVLI: Doğan yavrusu. )
( ŞEVÂHÎN[Ar.]: Şahinler/doğanlar. )
( Atmaca ile Şahin ile Doğan )
( ... İLE Sahibi için avlanır. İLE Kendi için avlanır. )
( ... İLE Avının bir parçasını, sahibinin pişirip vermesiyle yer. İLE Avını, doğrudan çiğ olarak yer. )
( [ağzında] ... İLE Kan yoktur. İLE Kan vardır. )
( Daha fazla ayrıntılı bilgi için burayı tıklayınız... )

- ATOM(BÖLÜNEMEZLİK) = ATOME[İng.] = ATOME[Fr.] = ATAMUS, INDIVIDIUM CORPUS[Lat.] = (HE) ATOMOS[Yun.] = CUZ'UN LA-YETECEZZA, ZERRE[Ar.] = ATOM, ZERRE[Fars.] = PARAMANU, TANMATRA, ANU[Sans.] = YUANZI[Çince] = GENŞİ[Jap.] = NGUYÊN TU'[Vietnamca] = PARÁNY[Macarca]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39179 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÂTÛN, BEÇEDÂN, ZÂK, ZÂK-DÂN[Fars.], MEŞÎME[Ar.], RAHİM[Ar.] değil/yerine/= DÖLYATAĞI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40088 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AVÂZ[Ar.] ile ÂVÂZ[Fars.] ile A'VÂZ[Ar. < İVAZ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17019 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Nefret. İLE Ses, sedâ. İLE Bedeller, karşılıklar. )

- AYA ile/ve APAZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5454 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Avuç içi. İLE/VE Kapalı avuç. )

- AYÂ ile ÂYÂ[Fars.], ACABA[Ar.] ile A'YÂ ile AYA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17022 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yeteneksiz/kabiliyetsiz, kudretsiz. | Tedavi edilemez, iyileştirilemez. İLE Şüphe ve tereddüt bildiren edat. İLE Daha ya da en kudretsiz, hiç iktidarı olmayan. İLE El/avuç içi, ayak tabanı. | Yaprakların düz ve parlak bölümü. )

- AYAK/PA[Fars.]:
PATİ
ile/||/<> PATİK ile/||/<> PATİKA ile/||/<> PABUÇ ile/||/<> PAYTAK ile/||/<> PAYİDAR ile/||/<> PİYADE[< PAYADAK] ile/||/<> PİYON[< PEDON]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54946 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kedi, köpek için ön ayak. İLE/||/<> Küçük çocuk ayakkabısı. İLE/||/<> Keçi yolu. İLE/||/<> Ayakkabı. İLE/||/<> Eğri bacak. İLE/||/<> Ayakta durmak. İLE/||/<> Yaya. İLE/||/<> Yaya. )

- AYAKKABI ile POSTAL[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14153 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Konçlu ve kaba potin. | [mecaz] Düşkün, eski değer ve onurunu yitirmiş kadın. )
( ... İLE Konçlu ve kaba potin. | [mecaz] Düşkün, eski değer ve onurunu yitirmiş kadın. )

- AYDIN = MÜNEVVER = INTELLECTUAL[İng.] = INTELLECTUEL[Fr.] = INTELLEKTUELL[Alm.] = INTELLETTUALE[İt.] = INTELECTUAL[İsp.] = PAIDEUMENOS[Yun.] = MUFEKKİR[Ar.] = RÛŞENFİKR[Fars.] = INTELLEKTUEEL[Felm.] = ZİYÂLİ[Azarbaycan = Özbek Tr.] = BİLİKTİ[Kazak Tr.] = BİLİMDÜ[Kırgız Tr.] = DIANOOUMENOS[Rumca] = PROSVEŞÇONNIY[Rusça]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39180 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AYGIR ile KISRAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22104 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eril at. İLE Dişil at. )

- AYI ile KUTUPAYISI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22153 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bozayılar, simsiyah renkte de olabilmektedir. İLE Kutupayıları, beyaz değildir. Derileri siyah renktedir, kürkleri yarı saydamdır. [Beyaz görünümleri, ışığın saydam yüzeylerden kırılarak yansımasının bir sonucudur] )
( EBÛ-HAMÎD / EBÛ-HÛMİD: Ayı. )
( Ayı ile Kutup Ayısı )
( What to do if you see a bear? )
( How To Be Safe Around Bears )
( ... İLE 160 km. yüzebilirler. )
( What To Do If You See A Bear (And Why) )

- AYKIRI/LIK = PARADOX[İng.] = PARADOXE[Fr.] = WIDERSINNING/KEIT, PARADOX/IE[Alm.] = PARADOSSO[İt.] = PARADOX[İsp.] = PARADOXON[Lat.] = PARADOKSOS[Yun.] = MUFÂRIK[Ar.] = TENÂKUZ[Fars.] = PARADOX[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39182 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AYNÂ[Ar. < ÎYN] ile AYNA[Fars.] ile AYNA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17025 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İri ve güzel gözlü. İLE Işığı yansıtan, varolanların görüntüsünü veren, cilâlı ve sırlı cam. İLE Atların diz kapağı. )

- AYRILMIŞ ile DUL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5013 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- AYVA ile JAPON AYVASI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40115 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( CYDONIA OBLONGA cum CHAENOMELES SPECIOSA )

- AZAR AZAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10273 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÂZİME[Ar.] ile ÂZİME[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40122 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kıtlık yılı. İLE Cuma günü. | Bayram günü. )

- ÂZÎR[Fars.] ile ÂZÎR ile ÂZÎR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17030 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ağrı, sızı, akıntı, ıstırap. | Azar. İLE Özür, özür dileyen. İLE Biçilmiş ekinin tarlada satılması. )

- AZOT = NITROGENE[İng.] = AZOTE[Fr.] = STICKSTOFF[Alm.] = AZOTO[İt.] = NITROGENO[İsp.] = NİRÛCÎN, AZÛT[Ar.] = NÎTRÛJEN, AZOT[Fars.] = STIKSTOF[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39184 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BA'DE ile BÂDE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17037 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sonra. İLE Şarap, içki. | Aşk, Allah sevgisi. | Halk öykülerinde Hızır'ın kahramanlara ve bazı saz şairlerine rüyalarında sunduğu içki. )

- BA'L ile BÂL[Fars.] ile BÂL ile BAL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17064 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Karı-koca'dan her biri. | Güneş tanrısı. [İslâm öncesi] İLE Kanat. | Kol. | Boypos. | Üst, yukarı. İLE Kalp, yürek, gönül, hatır. | Kızıldeniz'in Habeş sahillerinde bulunduğu söylencesiyle gayet büyük ve pullu bir balık. İLE Arıların, beslenmek için [insan için değildir!] çiçeklerden topladığı ve peteklere doldurdukları sıvı. )

- BÂB[çoğ. EBVÂB] ile BÂB[Fars.] ile BÂB
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17032 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kapı. | Geçit, boğaz. | Bölüm. | İş, şekil, mesele, yol, konu/mevzû. | Tövbe.[tas.] İLE Uygun, lâyık. Elverişli. Hayır, uğur. İLE Baba, ata. | Mânevî önder, şeyh. )

- BÂBET[Fars.] ile BABET[Fr.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17033 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dizinde "kezâlik". | Uygun bir şey. | Bent, fıkra. | Taallûk, münâsebet. | Elmas dal. [süs] İLE Bayan [bale] ayakkabısı. )

- BÂDÂŞ[Fars.] ile BAĞDAŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17036 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Mükâfât[< kifâyet], yeterlilik. İLE Her iki ayağın da öteki bacağın uyluğunun altına alınarak oturma biçimi. )

- BADEM[Fars.] ile PAYAM/ACIPAYAM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8397 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( SOMATA: Badem şerbeti. )
( SOMATA: Badem şerbeti. )

- BÂDÎ[< BED] ile BÂDE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17038 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Neden, mûcib. | Neden olan. | İlk, başlangıç. | [Fels.] Sonsal, aposteriori. İLE Rüzgâra ya a havaya özgü. | Geçici. )

- BÂDİNCÂN ile BÂDİNGÂN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17039 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Patlıcan. )

- BAGALEK[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40145 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Koltukaltından çıkan yumruca, köpek memesi. )

- BAGİ ile BÂGÎ[Fars.] ile BÂGI[çoğ. BUGAT]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17042 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Serkeşlik, azgınlık. İLE Aynı bahçede yetişen. İLE Haksızlık eden serkeş. )

- BAĞ[Azr.] = BAHÇE[Tr. < Fars. BAĞÇE]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/52004 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAĞ ile/ve/||/<> HEVENK[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37302 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/||/<> Bir ipe geçirilmiş ya da birbirine bağlanmış yaş yemiş ya da sebze bağı. )

- BAĞDAŞIK = MÜTECÂNİS = HOMOGENEOUS[İng.] = HOMOGÈNE[Fr.] = GLEICHARTIG[Alm.] = OMOGENO[İt.] = HOMOGÉNEO[İsp.] = EIUSDEM GENERIS[Lat.] = HOMOGENES, HOMOIOMERES[Yun.] = MUTECÂNİS[Ar.] = MOTECÂNES[Fars.] = GELIJKSOORTIG[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39185 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAĞIMLILIK = DEPENDENCE[İng.] = DÉPENDANCE[Fr.] = ANHÄNGIGKEIT, DEPENDENZ[Alm.] = DIPENDENZA[İt.] = DEPENDENCIA[İsp.] = CONIUNCTIO[Lat.] = TO KATANTES, SÜNDESMOS[Yun.] = TAVAKKUF[Ar.] = BASTEGÎ[Fars.] = AFHANKELIJKHEID[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39187 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAĞIRMA ile ÇIĞLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7220 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAĞIRMA ile HAYKIRMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7218 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAĞLAMAK ile/ve DÜĞÜM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14059 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BÂH ile BÂH[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17043 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Şehvet. İLE Yol. )

- BAHÂ ile BAHÂ'[Fars.] ile BÂHÂ/BÂHA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17044 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Güzellik, zariflik. | Parıltı. | Alışma, dadanma. İLE Değer, kıymet, bedel. İLE Bir evin etrafiındaki kapalı avlu ya da bahçe. | Açık meydan, alan. | Suyun derin yeri. )

- BAHÂR[Fars. çoğ. BAHÂRÂN]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40156 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kışla yaz arasındaki mevsim. İlkyaz. [22 Mart - 21 Haziran arasıdır] )

- BAHÂR[Fars. çoğ. BAHÂRÂN] ile BAHÂR ile BAHHÂR[< BAHR]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17047 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kışla yaz arasındaki mevsim. İlkyaz. [22 Mart - 21 Haziran arasıdır] İLE Güzellik. | Güzel. | Sığırgözü, papatya, sığır papatyası, sarı papatya. | Put, sanme, çelîpa. | Atılmış pamuk. | Ölçek. | Karanfil, tarçın, karabiber gibi kokulu şeyler. İLE Denizci, gemici. )

- BAHÂRÂT[< BAHÂR] ile BAHÂRET[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17048 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Üstünlük, seçkinlik. )

- BAHARATLI ile/ve/değil ACI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8393 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAHÇE[< Fars. BAĞ-ÇE: Küçük bağ.] ile/ve BAĞ/BOSTAN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12859 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Büyük bahçe. | Sebze bahçesi. | Kavun/karpuz tarlası. )

- BAHŞİŞ ile ARMAĞAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28359 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAHT ile BAHT[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17057 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Öz, hâlis, saf. İLE Tâlih, kader, kısmet. | Cet, büyük baba. | Kargı. )

- BAHTİYÂR[Fars.] ile BAHTİYÂR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40161 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Mutlu kişi. İLE Güneydoğu Anadolu, Musul ve Bağdat'ta kullanılan bir makam. )

- BAKICI ile DADI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6036 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAKIŞIK = SYMMETRICAL[İng.] = SYMÉTRFIQUE[Fr.] = EBENMÄßIG, SPIEGELGLEICH[Alm.] = SIM(M)ETRICO[İt., İsp.] = ÆQUALIS ET CONGRUENS, CONVENIENTER COMPOSITUS[Lat.] = SÜMMETROS, EMMETROS, EURÜTHMOS[Yun.] = MAVÂZİ, MUTEVÂZİ[Ar.] = MUTEKÂRON[Fars.] = SYMMETRISCH[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39189 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAKIŞIM = SYMMETRY[İng.] = SYMÉTRIE[Fr.] = EBENMAß, SPIEGELGLEICHHEIT, SYMMETRIE[Alm.] = SIMMETRIA[İt.] = SIMETRIA[İsp.] = CONVENIENTIA PARTIUM[Lat.] = SÜMMETRIA, EMMETRIA, EURÜTHMIA[Yun.] = el-TENÂSUK, el-TAMÂSUL, TAVÂZİ, MAVÂZÂT[Ar.] = TEKÂRON, SÂZOVÂRÎ[Fars.] = SYMMETRIE[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39190 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAKLAVA ile SAMSA[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46665 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Baklavaya benzeyen, bir tür hamur tatlısı. )

- BAL ARISI ile/ve EŞEK ARISI/ZENBUR ile/ve YABAN ARISI/SARICA ile/ve ERİL ARI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22835 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bal yapan arı. İLE/VE Et yiyen arı. | Sarı eşek arısı, vesveseyi simgeler. İLE/VE ... İLE/VE Bal yapmayan iğnesiz arı. )
( Bal arıları, en uzun süre yaşayan böceklerdir. )
( Bal arısının iğnesinin ucu kıvrıktır, sokunca çıkaramaz. Yavaş çekse çıkarır ama öfkeli ve sinirli olduğu için, yavaş çekmek elinden gelmez. Birdenbire çekince de, iğnesi kopar ve soktuğu yerde kalır. )
( Arı, karnındaki boğum köklerden soluk alır. [Boğumlu, halkalı hayvanlar ciğersizdir.] )
( Arı kovanının ısısı insan gövdesiyle aynıdır. )
( Antenleriyle koku alırlar. )
( Balarıları, karmaşık bir dizi hareket ve sallanmadan oluşan "salınma danslarıyla" birbirlerine yiyeceğin niteliğini, uzaklığını ve tam konumunu anlatabilirler. [Bu iletişimlerini bizler de anlayabiliyoruz. Her salınım, kovandan 45 metre uzakta anlamına gelir. (Karl von Frisch 1945 [Bu keşfiyle, hayvan davranışları çalışmalarında verilen tek Nobel ödülünü kazanmıştır.]) ] )
( Bir turları yaklaşık 12 km.dir. )
( Saatte 30 km. hızla uçabilmektelerdir. )
( Dümdüz hatlar üzerinde gidip gelmektelerdir. )
( Tek kalan bir arı, ne kadar zeki olursa olsun, kovandan ayrı kaldığında tamamen savunmasızdır. )
( Beyinlerinde 950.000 sinir hücresi vardır. )
( Morötesi aralıkta görebilmektelerdir. [İnsan yüzlerini dahi tanırlar] )
( Arı kafalarının fotoğrafları... )

- BÂL[Fars.] değil/yerine/= KUŞ KANADI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40177 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BALKIR/ŞİMŞEK ile/ve YILDIRIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12704 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir bulutun tabanı ile yer arasında, iki bulut arasında ya da bir bulut içinde elektrik boşalırken oluşan kırık çizgi biçimindeki geçici ışık, balkır, çakım, çakın, yalabık, yıldırak. | Parıltı. İLE/VE 30 milyon volt gücündeki elektriktir. 30.000°C'lık bir sıcaklığa ulaşır. Saatte 115.000 km.'nin üzerinde bir hızla gider. Tek bir yıldırım çarpması 100.000 amperlik elektrik akımı taşır, bu mikdar 200.000 nüfuslu bir şehri 1 dakika boyunca aydınlatabilir. )
( ... İLE/VE Dünyada her gün 17 milyondan fazla ya da saniyede 200'ün üzerinde yıldırım düşer. )
( ... İLE/VE Baylara, bayanlardan 6 kat daha fazla yıldırım çarpar. )
( Açık havada şimşekli ve gökgürültülü bir fırtınaya yakalanırsanız, en güvenli konum, ağaçlardan uzak durup yüzükoyun yere yatmaktır. )
( Her yıl 3-6 Britanya'lı ve 100 Amerika'lı yıldırım çarpması sonucu ölür. Ölüm nedenleri daha çok gövdelerine yakın bir yerde seyyar paratonerler (golf sopaları, karbon kamışlı olta ve balenli sutyen) taşımalarıdır. )
( Yıldırım çarpmalarının en çok görüldüğü yerler kıyı bölgeleridir.[Kilometrekare başına yılda yaklaşık 2 kez!] )
( Bulutlar arasında. İLE/VE Bulut ile yeryüzü arasında. )

- BALKON ile/ve/değil CUMBA/ŞÂH-NİŞÎN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18902 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BÂM[Fars.]/SAKAF[Ar.] değil/yerine/= ÇATI, DAM, KUBBE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40179 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAMBU ile HEZAREN[Fars.: HEZAR[BİN] RENK]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37327 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Düğünçiçeğigillerden, hekimlikte kullanılan zehirli bir bitki. | Bambu. [Fars. HİZRAN] | Bambu saplarından yapılmış eşya. )

- BÂN[Fars.] ile BÂN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17065 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dam, yüzey. İLE Sorgun ağacı, bey söğüdü. | [mecaz] Sevgilinin boyu. )

- BANGIR BANGIR (BAĞIRMAK)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10293 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BARAKA ile/ve SIĞINAK/PENÂH[Fars.]/MELCE'[Ar. < MELÂCİ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18891 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Sığınılacak, iltica edilecek yer. | Hâmî. )

- BARAKA ile TAVHÂNE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50476 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Limonluk. | Yoksulların sığındığı sıcak yer. )

- BARIŞ = SULH = PEACE[İng.] = LA PAIX[Fr.] = DER FRIEDEN[Alm.] = LA PACE[İt.] = LA PAZ[İsp.] = PAX[Lat.] = HE EIRENE[Yun.] = SELÂM, SULH[Ar.] = ÂŞTÎ[Fars.] = VREDE[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39191 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BÂRİ[Fars.] değil/yerine/= EN AZINDAN / HİÇ OLMAZSA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46128 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BÂRÎ ile BÂRÎ[Fars.] ile BÂRİ'/BÂRİA[Ar. < BERÂAT]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17067 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yaratan, yaratıcı. İLE Hiç olmazsa, bir kere, hâsılı. İLE Mükemmel, güzel, üstün. )

- BÂRİK ile BÂRÎK[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17068 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Parıldayan. İLE Nâzik, dakik, rakik/ince. )

- BASINÇ(LI) = PRESSURE[İng.] = PRESSION[Fr.] = DRUCK[Alm.] = PRESSIONE[İt.] = PRESIÓN[İsp.] = PRESSUS[Lat.] = HO PIESMOS[Yun.] = ZAĞD[Ar.] = FEŞÂR[Fars.] = DRUK[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39193 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAŞ = HEAD[İng.] = TÊTE[Fr.] = HAUPT[Alm.] = TESTA[İt.] = CABEZA[İsp.] = CAPUT[Lat.] = HE KEFALE[Yun.] = REİS[Ar.] = SER[Fars.] = HOOFD[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39194 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAŞKAN/SERVER[Fars.] ile PATRON
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5945 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BAŞTAN BAŞA (SARMAK, DOLAŞMAK)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10625 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BATI/LI(coğrafya) = KEDİN, KURIYAKI = WEST/ERN[İng.] = OUEST, OCCIDENT/AL[Fr.] = DER WESTEN/WESTLICH[Alm.] = OCCIDENTE/OCCIDENTAL(E)[İt., İsp.] = OCCIDENS/OCCIDENTEM[Lat.] = HE DÜZIS/PROS HELION DÜZIN[Yun.] = el-ĞARB/ĞARBÎ[Ar.] = BÂKHTER/Î[Fars.] = HET WESTEN/WESTELIJK[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39196 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BATI/LI(uygarlık) = GARB/Î = OCCIDENT/AL[İng., Fr.] = DAS ABENDLAND/ABENDLÄNDISCH[Alm.] = OCCIDENTE/OCCIDENTAL(E)[İt., İsp.] = VESPER, OCCIDENS, TERRÆ OCCIDENTEM VERSUS SITÆ[Lat.] = HE PROS HELIOU DÜSMAS[Yun.] = el-MAĞRİB[Ar.] = GARBÎ[Fars.] = HET AVONDLAND/S[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39197 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BÂTINÎ/LİK = ESOTERIC/ISM[İng.] = ÉSOTÉRIQUE/ÉSOTÉRISME[Fr.] = ESOTERISCH/ESOTERISMUS[Alm.] = ESOTERISMO[İt., İsp.] = ESOTERICUS[Lat.] = ESOTERIKOS[Yun.] = BÂTİNİ/YYE, SİRRİ/YYE[Ar.] = BÂTİNÎ/GERÎ[Fars.] = ESOTERISCH/ESOTERISME[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39198 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BATÎR ile BÂTİR ile BÂTİR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17072 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Nalbant. İLE Keskin kılıç. İLE Turna. )

- BATTANİYE ile PİKE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14141 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Kabartmalı pamuklu kumaş. | Bu kumaştan yapılan yatak örtüsü. | Bu kumaştan yapılan eşya. | Yüksekten, hedef üzerine büyük bir açı ile inme, yüksekten, hederin üzerine dik olarak saldırma. )

- BAYKUŞ (PUHU KUŞU) ile ARUSEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22662 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eril baykuş. İLE Dişil baykuş. )
( Baykuşların 14 boyun omurları vardır. [Memelilerin iki katı.] )
( Kafalarını 360 derece çeviremezler fakat 270 dereceye kadar çevirebilirler. )
( Güzel sanatların simgesi. | Sanatın yaratıcısı. İLE/VE ... )
( Baykuş ile ... )
( Orman, dağ ve kayalıklarda yaşarlar. İLE ... )
( Uzunluğu 65 cm. olan ve sırtı koyu kahverengi bir kuş. İLE ... )

- BÂZ[Fars.] ile BÂZ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40222 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir kulaç boyu. İLE Karış. )

- BÂZ ile BÂZ[Fars.] ile BA'Z
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17073 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Geri, gerisin geriye. | Tekrar, yeniden. İLE Doğan, şahin, şeh-bâz. | Açık. | Oynatıcı, oynayan. | Tekrar, geri, yine. | Bir kulaç boyu. | İniş. | Fark etme, ayırma. | Sel uğrağı. | Yan taraf. | Karış. | Dönük. | Şarap. | Haraç. İLE Bir şeyin küçük parçası. | Birkaç, bir miktar, bir kısım, bir takım. )

- BÂZÎ ile BÂZÎ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17074 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Beğenmeyen, istihfâf eden, ağzıbozuk, küfürbaz. İLE Oyun, eğlence. )

- BÂZÎÇE[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40220 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Oyun, eğlence, oyuncak. )

- BE'S ile BES[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17105 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zarar, ziyan. | Zahmet, zorluk. | Azap, şiddet, korku. | Fenâlık. İLE Yeter, yetişir, tamam, kâfi. | Çok. )

- BEBEK ile/ve/değil YENİ DOĞAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5776 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yeni doğan bebekler, 440 hz yüksekliğinde ve la notasıyla ağlar. )

- BECÂ' ile BECÂ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17075 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Geniş, bol. | Geyik, karaca. İLE Yerinde, uygun. )

- BECAYİŞ[Fars.] ile TAKAS[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7502 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Karşılıklı yer değiştirme. İLE Değişim. | İki ülke arasında yapılan alışverişin, karşılıklı olarak malla ödenmesi. )

- BEÇÇE/BEÇE[Fars.] ile ENİK, ENCİK ile CERV[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/21947 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İnsan ya da hayvan yavrusuna verilen genel ad. İLE Kedi, köpek gibi çok memeli hayvanların yavrusu. | [Ar. ENÎK] Güzel, sevimli, şirin şey. İLE Yırtıcı hayvan yavrusu. )

- BEDÂN[Fars.] ile BED'AN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17076 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Fenâlar, yaramazlar, çirkinler. | Onunla. İLE Başlangıçta, ilk önce. )

- BEDAVA[Fars.] değil/yerine/= ÜCRETSİZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11355 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BEDAVA[Fars.] değil/yerine/= ÜCRETSİZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11355 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BEDBAHT[Fars.] >< BAHTİYÂR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46762 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Mutsuz. >< Mutlu. )

- BEDBAHT[Fars.] değil/yerine/= MUTSUZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46419 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BEDRE ile BEDRİ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17082 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kuzu, oğlak derisi. | İçi altın dolu kese. İLE İçi altın dolu kese. )

- BEHREME ile BEHREME[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17084 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çiçeğin göz alıcı güzelliği ve parlaklığı. | Hindlilerin ibâdeti. | Saç ve sakalı kına ile boyama. İLE Burgu. )

- BEHV/BEHVE ile BEHV[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17085 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Misafir odası. | Yer altında hayvan ağılı. | Geniş meydan, yer. | Göğsün içi, boğazdan mideye kadar olan aralık. | Rahim ile mahrecinin/çıkışının arası. İLE Köşk. | Sofa. | Salon. | Cumba. | Çardak. )

- BEKÇİ ile DİZDAR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36387 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Kale bekçisi. )

- BEKÇİ ile/ve/<> POLİS
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6032 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/<> Şehir. [Şehirleşmiş yaşamı, şehirde yaşama kurallarını takip eden.] )
( )
( Silah kullanabilir, kimlik sorabilir, parmak izi ve fotoğraf alabilir. İLE/VE/||/<> Polisin yetkisinin olup da bekçilerin olmadığı durumlar...

* Önleme arama
* Denetim yapma
* İstihbarat toplama, iletişimin tespiti, teknik araçla izleme
* Suça el koyma
* İfade alma
* Olay yeri inceleme
* Adlî arama ve el koyma
* Gözaltına alma
* Kişilerin ikametgah ve ev adreslerinden ayrılmamalarını isteme
* Teşhis yaptırma
* Yer gösterme yaptırma )

- BEL ile BEL[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17086 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Belki. İLE Ökçe. )

- BELÂDE/BELÂD[Fars.] ile BELÂDET[Ar.]/ABRUTISSEMENT, APATHIE[Fr.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17089 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kötü kişi, günahkâr, müzevir. | Fenâ şey. İLE İzansızlık, akılsızlık, sersemlik, budalalık. )

- BELİ[Fars.] ile BELİĞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35433 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Evet. İLE Belagati olan, belagatli. )

- BELİRLE/N/ME, BELİRLENİM = DETERMINATION[İng.] = DÉTERMINATION[Fr.] = DAS BESTIMMEN[Alm.] = DETERMINAZIONE[İt.] = DETERMINACION[İsp.] = CONSTITUTIO, DEFINITIO, DETERMINATIO[Lat.] = HO HORISMOS, HE TAKSIS[Yun.] = VUCHA(T), MÂL[Ar.] = TAYÎN[Fars.] = BEPALING[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39200 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BELLEMEK ile/ve/yerine EZBERLEMEK[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5286 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/YERİNE Kalbe yazmak. )
( ... İLE/VE/YERİNE Kalbe yazmak. )

- BELSUYU/ERSUYU ile/ve/<> COWPER BEZİ SIVISI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6891 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( SEMİNAL VEZİKÜL: Spermleri besleyen ve üreme kanallarını kayganlaştıran, meni içindeki sıvıyı salgılayan bez. )
( MENÎ, SÂİL-İ MENEVÎ, HUVEYNÂT-I/HÜCEYRÂT-I MENEVİYYE ile/ve MEZİ/MEZİYY )
( Belsuyu/ersuyu, erilin/penisin boşaldığı(ejakülasyon) anda fışkırarak çıkan, koyu, süt rengine yakın, içinde sperm/ata bulunan sıvı/sekresyondur[gövde sıvılarının genel adı]. İLE/VE/<> Sevişme/düzüşme esnasında, boşalma öncesi penisten akan/akmaya devam eden şeffaf sıvı, Cowper Bezi ve birçok bileşimden gelen kaydırıcılığa/ıslaklığa yarayan/sağlayan sıvıdır. )

- BELVÂZ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40254 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çıkıntı, duvardan dışarı çıkan direk ucu. )

- BEN ile BEN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17092 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kişi. | 1. tekil kişi. İLE Harman, ekin. | Bağ. | Çitlenbik. )

- BEN ile/ve ET BENİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5658 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [Ar..] ŞÂME[çoğ. ŞÂM, ŞÂMÂT] ile/ve SÜÛL )
( HİND/HİNDÛ: Siyah ben. )

- ben = me[İng.] = JE[Fr.] = ICH[Alm.] = IO[İt.] = YO[İsp.] = EGO[Lat., Yun.] = ANÂ[Ar.] = MÄN[Fars.] = IK[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39202 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BENDİŞ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40262 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Altın ve gümüş üzerine işlenilen nakış, savat. )

- BENEK[Fars.] ile BENEK[Tr.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17094 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Atlas zemin üzerine sırma işlemeli bir tür kumaş. İLE Herhangi bir şey üzerindeki ufak leke. )

- BENÛ/H[Fars.] ile BENÛ/N[< İBN]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17095 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yığın, küme. İLE Oğullar. )

- BER-BÂD[Fars.] ile BER-BATT[Ar., Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17097 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Perîşan, harap, viran. | Pis, fenâ, kirli. İLE Kaz göğüslü. | Lavuta/lavta adlı bir çalgı.[LYRE(Fr.)] )

- BER-EFŞÂN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40271 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Türk müziğinin büyük usûllerindendir. )

- BER-HURDÂR[Fars. (BERHÛR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40272 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hisse, nasip, pay.)] )

- BER-TENG[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40273 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( At koşumunun sırt kayışı. | Cübbe ya da ferâce kuşağı. | Küçük çocuğu annesinin sırtına bağlamaya yarayan göğüs kuşağı. )

- BER[Fars.] ile -BER[Fars.] ile BER[Fars.] ile BER'/BÜR/BÜRÛ'[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17096 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Üzere. İLE Alan, getiren, götüren. [DİL-BER: Gönül alan. | PEYÂM-BER: Haber getiren.] İLE Göğüs, sîne. | Meyva, yemiş. | Meme. | Kucak. | Yaprak. | Genç hanım. | Evin kapısı. | En, genişlik. İLE Hastanın iyileşmeye başlaması. )

- BERDE ile BERDE/BENDE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17099 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Mide dolgunluğu. İLE Tutsak, esir, köle, karavaş. )

- BERE ile BERE[Fars.] ile BERE[Fr. < BERET]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35444 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Vurma ve incitme sonucunda, gövdenin herhangi bir yerinde oluşan çürük. | Herhangi bir şeyde görülen çizik, ezik. İLE Kuzu. İLE Yuvarlak, yassı ve sipersiz başlık. )

- BEREM[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40283 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Üzüm çubuklarının altına konulan çatal ağaç, herek. | Asma ve kabak çardağı. )

- BERFEND[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40286 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Güzel söz. | Derin yer. )

- BERG[Fars.] ile BERK[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13099 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yaprak. İLE Şimşek. )

- BERHÛD[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40287 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Saçmasapan söz. )

- BERÎCEN/BERÎZEN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40290 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İçinde ekmek pişirilen ocak, fırın. )

- BERNİŞ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40293 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Karın ağrısı/sancısı. | Eklem/mafsal ağrısı, romatizma sancısı. )

- BERRÜSTE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40294 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kavun, karpuz, çayır, çimen gibi dal budak salıp yükselmeyen bitkiler. )

- BERS ile BERŞ[Ar., Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17104 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çukur, yumuşak yer. İLE Afyon şurubu, keten yaprağı ile yapılan bir çeşit yatıştırıcı/müsekkin mâcun. | Arzu, gönül isteği. )

- BESTE-NİGÂR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40303 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( En eski mürekkep Türk makamlarındandır. )

- BEŞEN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40300 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Cisim, gövde/beden. )
( Uzun boy. )
( Taraf, kenar, uc. )

- BETÛK ile BETÛK[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17108 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çok keskin. İLE Yuvarlak tabla, bakkal sepeti. )

- BEVN ile BEVN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17115 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İki şey arasındaki uzaklık, mesafe. İLE Pay, hisse, nasip. )

- BEVS ile BEVŞ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35031 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BEVS ile BEVŞ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35031 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Acele, ileri geçme/gitme. | Bıktırıncaya kadar ısrar etme. | Bir kimseden kaçıp gizlenme. | Bir şeyin rengi. İLE Çalım, gösteriş, debdebe. )

- BEVZ ile BEVZ / BEVZEK[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35030 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sürekli oturuş. | Kaybolan çillerden sonra yüzün güzelleşmesi. İLE Nem dolayısıyla yiyeyecek ve giyeceklerde oluşan yeşil küf. | Eşek arısı. | Ağacın köküne yakın olan yerleri. )

- BEYÂTÎ-ARABÂN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40311 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Türk müziğinin mürekkep makamlarındandır. )

- BEYÂTÎ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40313 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Türk müziğinin en eski makamlarındandır. )

- BEYÂTÎ[Fars.] ile BEYÂTÎ-ARABÂN ile BEYÂTÎ-ARABÂN-PÛSELİK ile BEYÂTÎ-PÛSELİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38857 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Türk müziğinin en eski makamlarındandır. İLE Türk müziğinin mürekkep makamlarındandır. İLE Fahri efendinin düzenlediği bir makamdır. İLE Zekâi Dede'nin düzenlediği bir mürekkep makamdır. )

- BEYİN = BRAIN[İng.] = CERVEAU[Fr.] = DAS GEHIRN[Alm.] = CERVELLO[İt.] = CEREBRO[İsp.] = CEREBRUM[Lat.] = HO EGKEFALOS[Yun.] = MUKH[Ar.] = MAĞZ[Fars.] = HET HERSENEN[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39206 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BEYİN ve/<> KARACİĞER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5235 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Duyu ve hareket merkezi. VE/<> Fiziksel işlev ve beslenme merkezi. )
( Yaşam süresince, oksijenli taze kan ile pembe renktedir. [Öldükten sonra ya da çıkarıldığında, griye döner.] VE/<> ... )

- BEYÛN ile BEYÛN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17117 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dibi geniş kuyu, bostan kuyusu. İLE Afyon. )

- BEYÛZ[< BEYZÂ] ile BEYÛS[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17118 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çok yumurtlayan. İLE İstek. | Ümit. | Tamah. | Yaltaklanma. | Alçakgönüllülük. )

- BEZE ile BEZE[Fars.] ile BEZE ile BEZE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17122 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Fakir, miskin. İLE Günah, hata, suç, kabahat. İLE Hamur topağı, pazı. İLE Yara ya da çıban nedeniyle gövdenin herhangi bir yerinde oluşan şişkinlik. )

- BEZÎM ile BEZÎN[Fars. < BEZÎDEN]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17123 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kuvvetli, zorlu kimse. İLE Esici, esen, esnek. )

- BEZK[Fars.] değil/yerine/= TESPİHBÖCEĞİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40326 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BEZME ile BEZME[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17124 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gündüz yenilen bir öğün yemek. İLE Sohbet ve muhabbet meclisinin bir köşesi. )

- BEZMELELİK[< Fars. BEZM]:
İçkili, eğlenceli meclis.

[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18917 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BEZR ile BEZR[< BÜZÛR] ile BEZR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17125 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tohum, ekilecek tâne. İLE Çiçek ve sebze tanesi İLE Ekim, ziraat. )

- BIÇAK ile JİLET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14279 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BIÇAK ile/ve/<> PIRAZVANA[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44756 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/<> Kılıç, bıçak gibi saplı şeylerin, sap içinde kalan bölümü. )

- BILDIRCIN ile KEKLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22591 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( FERİK: Keklik, bıldırcın gibi kuşların yumurtadan yeni çıkmış yavruları. )

- Bİ- ile BÎ-[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17130 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Başlarına eklendiği zaman sözcükleri -e haline getirir. [Bİ-HAKKIN: Hakkıyla.] İLE -sız, -maz. [BÎ-ÂR: arsız, utanmaz] )

- BÎ-ZÂD[Fars.] ile Bİ-Z-ZÂT / BİZZAT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35027 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Azıksız, zahiresiz. İLE Kendi. )

- BÎ-ZÂD[Fars.] ile/ve/<> BİZÂZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35029 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Azıksız, zahiresiz. İLE/VE/<> Yetersizlik/kifâyetsizlik, perişanlık, pejmürdelik.[BEZÂZET, BÜZÛZET] )

- BİAT ile BÎ-ADD[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17131 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kabul ve onay uygulaması. İLE Sayısız. )

- BİCÂD ile BİCÂD/E[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17132 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yol yol, çizgili olarak dokunulmuş kilim, halı, aba. | Hz. Abdullah'ın takma adı. İLE Kehribar gibi saman çöpünü kendine çeken, yâkuttan daha az değerli kırmızı bir taş. | Kırmızı dudak. )

- BÎD ile BİD ile BÎD[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17133 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yok olma. İLE Arapça'daki bi edatının d,t ile başlayan sözcüklere katıldığı zamanki şeklidir. [Sözcüğü zarf yapar. (Bİ-D-DA'VÂ: Dâvâ ederek.)] İLE Söğüt ağacı. )

- BİDA' ile BİD'AT[< BİDA'] ile BİDÂD ile BÎ-DÂD/GÜRDÂS[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17134 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sonradan meydana çıkan şeyler. İLE Sonradan meydana çıkan şey. | Peygamber zamanından sonra dinde meydana çıkarılan şey. İLE Hisse, bedel verme. | Arkadaşlar arasında nöbetle satın alma. İLE Zulüm, işkence. | Zâlim.[Ar. GAŞÛM] )

- BİDAK[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40355 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Don, pantolon gibi ayaktan giyilenlerin paçası. )

- BİDÂL ile BÎDÂR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17135 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir şeyi başka bir şeyle değişme. İLE Uyanık, uyumayan, uykusuz. )

- BİH ile BÎH[Fars.] ile BÎD[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17136 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( O, onu, ona, ondan, onunla. İLE İyi, yeğ. | Ayva. İLE Kök, asıl, temel. | Kaynak. )

- BİHÂR[< BAHR] ile BÎ-HÂR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17137 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Denizler. İLE Dikensiz. )

- BİHİM ile BİHÎN/E[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17138 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( O, onları, onlara, onlardan, onlarla. İLE Pek/en iyi, seçkin. | Hallaç. )

- BİL- ile BÎL[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17143 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( -ile anlamına gelip, eklendiği -kameriyye harfleriyle başlayan- sözcükleri zarf yapar. [BİL-İKTİFÂ: Yetinerek, iktifâ ederek.] İLE Bel; çapa. | Hindayvası denilen Hindistan'a özgü bir meyve. | Gübre sepeti. )

- BİLE ile BÎLE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17144 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Birlikte. | Aynı zamanda. | Üstelik. İLE Ada. | Yanak. | Yan. | "Kesme" denilen küçük bahçıvan beli şeklindeki ok temreni. | Kayık küreği, gönderi. )

- BİLLÛR ile BİLÛR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17148 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [ikisinin de anlamı aynıdır!] Gayet parlak ve saydam/şeffaf taş ya da pek saf ve temiz beyaz cam/kristal. )

- BİN- ile BİN[çoğ. BENÎ] ile BÎN[çoğ. BÜYÛN] ile -BÎN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17149 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( -e, -de, -ile hallerini karşılar ve şemsiye harfleriyle başlayan sözcükleri zarf yapar. [BİN-NETÎCE: Sonuç olarak.] İLE Oğul, oğlu. İLE Bölge, mıntıka. İLE Gören, görücü. [DÛR-BÎN: Uzaktan gören, dürbün.] )

- BİNÂ' ile BÎNÂ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17150 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yapı. | Ev. | Yapma, kurma. | Müteaddî[geçişli], lâzım[geçişsiz], meçhûl[edilgen], mutâvaat[dönüşlü] gibi fiillerin esâsını konu alan kitap. İLE Gören, görücü. | Göz. )

- BİR ile Bİ'R[çoğ. ÂBÂR] ile BİRR ile BÎR[Fars.] ile BİR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17153 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( -ile, -ederek anlamına gelip eklendiği -şemsiye harfleriyle başlayan- sözcükleri zarf yapar. [Bİ-R-RECÂ: Ricâ ile.] İLE Kuyu. İLE İyilik, güzellik, hayır. | Anaya, babaya itâat. | Bağışta bulunma. İLE Yıldırım. | Yatak, döşek, kilim, halı, seccâde, örtü gibi şeyler. İLE Sayıların ilki. | Bir sayısını gösteren rakam. | Bu sayı kadar olan. | Herhangi bir varolanı belirsiz olarak gösteren. | Tek. | Birleşik. | Eş. | Ortaklaşa olan. | Sadece. | Ancak, yalnız. )

- BİRİG[Fars.] değil/yerine/= ÜZÜM SALKIMI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40367 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BÎŞ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40375 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bıldırcın otu dnilen zehirli bir ot. [Çin'de bulunur] )

- BİŞNEV[Fars.] değil/yerine/= DİNLE!
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40373 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BİT ile KENE/SAKIRGA/SAKARGA ile MAYT ile GÜVE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22825 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bilinen, 866 tür kene vardır. )

- BİTA' ile BÎ-TÂ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17159 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Baldan ve hurmadan yapılan bir çeşit şarap, koyu şıra. | Uzun boylu [adam]. İLE Buruşuksuz. )

- BİZ- ile -BİZ[Fars.] ile BİZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17161 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( -e, ile, -rek anlamına gelip eklendiği -şemsiye harfleriyle başlayan- sözcükleri zarf yapar. [Bİ-Z-ZARÛRE: Zorunlulukla.] İLE Eleyen, kalburdan geçiren, tarayan. İLE Çoğul birinci kişi adılı. )

- BİZLE ile BİZLE/BEZLE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17162 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gündelik giysi. İLE Şaka, lâtife. )

- BOĞUM ile ENDAZE[Fars.] ile İPLİK ile ÖRÜMCEKTELİ ile PARMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38039 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çubuk şeklinde bir şeyin üzerinde, çepeçevre sıkılmış ya da şişmiş gibi bir durumda bulunan yer. | İki boğum arasındaki bölüm. | Arşının 1/60'ı olan eski parmağın 2.5 katına eşit uzunluk ölçüsü. | Yağmur borusunun, bileziğe oturduğu noktadaki şişkin bölümü. İLE Ölçü. | Eskiden, değerli kumaşları ölçmekte yararlanılan, 0,6575 m. uzunluğunda bir Türk uzunluk ölçü birimi. İLE Arşının 1/60'ı olan parmağın, 1/10'una eşit bir uzunluk ölçüsü. İLE İpliğin, 1/100'ü eşit bir uzunluk ölçüsü. İLE Eskiden, Türk mimarlarının kullandıkları, 75,774 cm.lik arşın. )

- BOK-PİSÜR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10638 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BOŞ KONUŞMA(MA)K ile BOŞUNA/BEYHÛDE[Fars.] KONUŞMA(MA)K
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3858 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Düşünmeden konuşmanın cezası, sonradan düşünmeye mahkûm olmaktır. )
( HERZE[Fars.]: Boş lakırdı, saçma. )

- BOT ile ÇİZME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13979 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BOYUN ile BOĞAZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5397 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BÖLÜM ile BENT[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35441 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Bağ, râbıta. | Yasa maddesi. | Kitaplarda, kendi içinde bütünlük oluşturan bölüm. | Suyu biriktirmek için önüne yapılan set, büğet. | Gazete yazısı. | Yaz. )

- BU'D ile BÛD[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17164 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Uzaklık. | Aralık. | Boyut. İLE Varlık. )

- BU'RE ile BÛRE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17174 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çukur. | Çölde çukur biçiminde yapılan ocak. İLE Kuyumcuların kullandıkları, tuza benzer bir madde. | Nebat şekeri.[TEBERZED] )

- BÛ ile BÛ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17163 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Baba. İLE Koku. )

- BUHT ile BUHT[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17165 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İki hörgüçlü deve. İLE Oğul. )

- BUHTE ile HECÎN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22279 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çift hörgüçlü deve. İLE Çift hörgüçlü ve çok hızlı koşan cins deve. | Tek hörgüçlü deve. )
( Develer hörgüçlerinde su değil, yağ depolar. Suyun depolandığı yer gövdeleridir, özellikle de kan dolaşım sistemleridir. )
( Develer, gövde ağırlıklarının %40'ını kaybedene kadar su kaybından zarar görmezler ve su içmeden 7 gün boyunca yaşayabilirler. İçtiklerinde bir kerede 225 litre kadar içerler. )
( Develer kızdıklarında, deve bakıcısı deveyi sakinleştirmek için ceketini deveye verir. Deve, elbisenin üzerinde tepinir, ısırır, parçalara ayırır. Kızgınlığı geçtiğinde bakıcısı ile tekrar uyum içinde yaşayabilirler. )
( Gebelik süreleri 345-375 gündür. İLE ... )
( Deve, kini simgeler. )
( Develerin gözlerini kuma karşı koruyan tam üç katlı bir göz kapakları vardır. )
( Çok hızlı giden atı, deve geçer. )
( VESÎC[Ar.]: Hızlı yürüyen deve. )
( MENHÛS[Ar.]: Kuyruğunun yanları uyuz olan deve. )
( BAHBAHA[Ar.]: Develerin çıkardığı ses, kükreme. )
( NEHEM[Ar.]: Deve homurtusu. )
( BEVÂNÎ[Ar.]: Deve ayakları. )
( İBLÂN[Ar.]: İki sürü deve. )
( EBÛ EYYÛB: Deve. )
( KUSVÂ/KASVÂ: Hz. Muhammed'i taşıyan deve. )
( ŞİKÂL[Ar.]: Devenin ayağının bağlandığı ip, bukağı, köstek; el ve ayak zinciri. | Devenin palanını bağlayan ip. )
( Deve ile Hecin )

- BUHUR[< BAHR] ile BUHÛR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17168 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Denizler. İLE Tütsü. )

- BUKLE(T)[Fr.] değil/yerine/= LÜLE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12044 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... YERİNE Bükülmüş, dürülmüş şey. | Bir akarsu ölçü birimi. | Saç kıvrımı. | Su akan, musluksuz boru. )

- BULUT ile NİSAN BULUTU/EBR-İ NÎSÂN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40776 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Nisan bulutu. )

- BULUT ile YAĞMUR/KAR GETİREN BULUT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12693 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bulutlar, atmosferde asılı kalan minik su damlacıkları ya da buz kristalleri yığınlarıdır. Bu damlacık ya da kristaller su buharının duman ya da tuz gibi daha da küçük parçacıklar etrafında yoğunlaşmasıyla oluşur.[Yoğunlaşma çekirdekleri olarak adlandırılırlar.] )
( CEHÂM: Yağmur vermeyen bulut. )

- BÛM/E[Ar., Fars.] ile BÛM[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17170 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Baykuş. İLE Yer, toprak, yurt. | Sürülmemiş tarla. | Tabiat, huy. )

- BÛM ile BÛN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17171 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Kolay. | Dip, nihâyet. | Rahim. )

- BUMERANG ile/ve BURGAÇ/EĞRİM/GİRDAP[Fars.]/ANAFOR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12882 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Bir engelle karşılaşan su ya da hava akımının, dönerek ve çukurlaşarak yaptığı çevrinti, ters akıntıların oluşturduğu dönme, eğrim, çevri. )

- BÛR ile BÛR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17173 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dünya ve ahirete hayrı olmayan kişi. İLE Fıstıkî renk. | Doru, kızıla çalar at. | Sülün. )

- BUY-I GÜL[Fars.] değil/yerine/= GÜL YAĞI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40456 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BÜC[Fars.] ile BÜCC[Ar.] ile BÜÇ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17176 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Keçi. İLE Kuş yavrusu, palazı. İLE Ağzın iç tarafı, avurt. )

- BÜLBÜL[< Fars., Ar. | çoğ. BELÂBİL, ANDELÎB] ile/ve ÖTLEĞEN/ÇALIBÜLBÜLÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22752 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Çalıbülbülü. )
( ... İLE/VE Çalıbülbülü. )
( ... İLE/VE Çalıbülbülü. )

- BÜLBÜL ile ŞEB-HÂN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22753 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Gece öten bir cins bülbül. )

- BÜRD ile BÜRD[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17177 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir çeşit çubuklu kumaş, aba. İLE Bilmece, bulmaca, muammâ. )

- BÜRDE ile -BÜRDE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17178 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Arapların giydiği bir çeşit aba, hırka. İLE Adlara eklenerek "götürülmüş, götürmüş, götüren" anlamlarına birleşik sözcükler yapar.. )

- BÜRGU[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40444 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Boru denilen bir çalgı. )

- BÜSÛL[< BESR] ile BÜSÛL/BÜSÛR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17180 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gövdede çıkan sivilce, ufak çıban. İLE Lânet, beddua, ilenme, ilenç. )

- BÜTÜN ile/ve/değil/<> PARÇA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/610 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir kavramın, bireylerinin toplamı, bütünü vermez. )
( Bütün, parçaların toplamından daha fazla birşeydir. )
( ZIRNIK[Fars. < ZIRNÎH]: Sıçanotu, arsenik madeni ile kükürt karışığı bir madde. | Herhangi bir şeyin en küçük, önemsiz ve işe yaramaz parçası. )

- BÜYÜKELÇİ(SEFİR[Ar.]) ile/ve KONSOLOS(ŞEHBENDER[Fars.])
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5932 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( VİSKONSÜL: Konsolos yardımcısı. )

- BÜYÜLTEÇ/AGRANDİSÖR[< Fr.] ile BÜYÜTEÇ/PERTAVSIZ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35525 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Fotoğraf ve resim büyültmeye, büyültüp basmaya yarayan alet. İLE Odak boyutu birkaç santimetre olan, yaklaştırıcı mercek. )

- BÜZ-BÂN[Fars.] değil/yerine/= KEÇİ ÇOBANI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40461 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- BÜZ[< Fr.] = KÜNK[< Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35526 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Pişmiş toprak ya da çimentodan yapılmış kalın su borusu. )

- CA'L ile CÂL/CÂLÎ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17191 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yapma, meydana getirme. | Sabır, tahammül. | İşe başlama, alma. İLE Tuzak. | Misvak ağacı. )

- CÂDDE ile CADDE[Ar.]/ŞÂH-RÂH[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17184 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İLE )

- CÂDÎ[çoğ. CÜDÂT] ile CÂDÎ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17185 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İLE )

- CÂGER[Fars.]/HAVSALA[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40434 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kuş kursağı/midesi. )

- CAHİL ile NÂDÂN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6213 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CÂLÎ ile CÂLİ' ile CA'LÎ ile CÂL/CÂLÎ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17192 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Parlayan, cilâlı. | Cilâlayan, parlatan, temizleyen. | Sürgün eden. İLE Açık-saçık hanım. | Utanması kıt adam. İLE Sahte, yapmacıklı, düzme. | [Felsefe'de] Yapma. [ARTIFICE(Fr.)] İLE Tuzak. | Misvak ağacı. )

- CÂLİS[< CÜLÛS] ile CÂLİŞ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17193 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Oturan, oturucu, tahta çıkan, cülûs eden. İLE Çiftleşme. | Naz ve gamze ile salınan. )

- CAMBAZ değil CÂN-BÂZ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11874 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CÂMİ'[< CEM çoğ. CEVÂMİ'] ile CÂMİ'[< CEM çoğ. CEVÂMİ'] ile Câmî[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17194 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( CÂMİ: CEBRAİL + AZRÂİL + MİKÂİL + İSRÂFİL
( Beyin. + Göz. + Kulak. + Ağız. )

- CAMİA[Ar., Fars.] = COMMUNITY[İng.] = COMMUNAUTÉ[Fr.] = COMMUNITAS[Lat.] = GEMEINSCHAFT[Alm.] = HË METUZIA[Yun.] = COMUNITA[İt.] = COMUNIDAD[İsp.] = GEMEENSCHAP[Fel.] = FÆLLESSKAB[Dan.] = OBŞÇESTVO[Rus.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39219 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CAN ERİK ile PAPAZ ERİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8329 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CÂN[Fars.] ile CÂNN/CÂN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17196 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Can, ruh. | Hayat, yaşayış. | Gönül. | Silah. İLE Cin taifesi. )

- CÂNÎ[< CİNÂYET] ile CÂNÎ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17197 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Cinâyet işleyen. İLE Candan sevilen, azîz. )

- CANCILIK = CÂNEGERÂYÎ[Fars.] = ERVÂHİYYE/T[Ar.] = ANIMISM[İng.] = ANIMISME[Fr.] = ANIMISMUS[Alm.] = ANIMISMO[İt., İsp.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39221 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CANHIRAŞ[< Fars.] ile CANSİPERÂNE[< Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35570 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yürek paralayan, kulak tırmalayan, acı, tüyler ürpertici (durum/ses). İLE Canını verircesine, özveriyle. )

- CANLI OLAN = ÂLÎ[Fars.] = 'UZVİYYE[Ar.] = ORGANIC[İng.] = ORGANIQUE[Fr.] = ANIMALIS[Lat.] = BELEBT, ORGANISCH[Alm.] = ORGANA EKHÕN, EMPSÜKHOS[Yun.] = ORGANICO[İt., İsp.] = ORGANISCH[Fel.] = ORGANISK[Dan.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39223 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CANLI = TİRİG = ZENDE, CÂNAVAR(CÂNOMANDÂN: CANLILAR)[Fars.] = HAYY[Ar.] = LIVING THING[İng.] = ÊTRE VIVANT[Fr.] = VIVO, ANIMAL[Lat.] = DAS BESEELTE, DAS LEBEWSESEN, DAS LEBENDIGE, DAS BELEBTE[Alm.] = TO ZÕN[Yun.] = VIVENTE[İt.] = LO VIVO[İsp.] = LEVEND WEZEN[Fel.] = LEVENDE VÆSEN[Dan.] = JIVAYO SUŞŞESTVO[Rus.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39222 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CANLILIK = TİRİGLİG = SERZENDEGÎ[Fars.] = el-HAYAVİYE/T[Ar.] = LIVELINESS[İng.] = VITALITÉ[Fr.] = VITALITAS[Lat.] = DIE BELEBUNG, DIE BELEBHEIT, DIE LEBENDIGKEIT, DAS LEBENDIGSEIN[Alm.] = HË EMPSÜKHË[Yun.] = VITALITA[İt.] = VIDALIDAD[İsp.] = LEVENDIGHEID[Fel.] = LIVLIGHED[Dan.] = JIVAYO SUŞŞESTVO[Rus.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39224 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CÂRÛ/CÂRUB[Fars.] değil/yerine/= SÜPÜRGE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40486 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CEBE[< Fars.] değil/yerine/= ZIRH, SİLAH
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40496 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CEBİR = CEBR[Fars., Ar.] = ALGEBRA[İg., İt., İsp., Dan., Rus.] = ALGÈBRE[Fr.] = ARS RATIOCINANDI PER LITTERAS, ARS PER LITTERAS[Orta Lat.] = ALGEBRA, BUCHSTABENRECHNUNG[Alm.] = ALGEBRA, STELKUNDE[Fel.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39225 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CEBÎRE ile CEBÎRE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17202 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kırık/çıkık olan bir örgene sarılan tahtalar. İLE Halkın bir işe hazırlanması. )

- CEHÂM ile CEHÂN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17207 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yağmur vermeyen bulut. İLE Dünya. | Sıçrayan, fırlayan, çabuk hareket eden. )

- CEHRE[< Fars.] ile ÇEHRE[< Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35576 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Pamuk, yün gibi şeyleri eğirip iplik durumuna getirmeye yarayan araç, iğ. İLE Yüz. | Görünüş. | Somurtkanlık. )

- CELEB ile CELEB[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17209 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... | İstanbul sarayında ilk işe başlamış acemi. İLE Orospu, fahişe. | Çan. )

- CELÎD ile CELÎD[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17210 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Fazla celâdetli[yiğit/kahraman] olan. İLE Kırağı, çiy, şebnem. )

- CENNET ile/ve CEHENNEM/TAMU[< Soğdca]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19977 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İyilerin, iyiliklerin, hayrın tekâbül ettiği yer. İLE/VE/>< Şerlerin, şerlilerin tekabül ettiği yer. )
( CENNET: Kuyu. )
( CENNET: Uçmak[Eski Türkçe]. )
( Cennet, kişinin kendini bu âlemde, herkesten, herşeyden küçük görmesidir. )
( Nefis ölmeden, benlik ve gurur gitmeden, gönül cennet olamaz. )
( Cennet'le Cehennem'in kapıları birdir, aynıdır. Kalbimizi temizlersek o kalp cennet olur, temizlemezsek cehennem kapısı. )
( Cennet kapıcısının adı Rıdvan, yani Allah'ın her yaptığına râzı olmaktır. )
( Cehennem kapıcısının adı ise Malim'dir. Yani herhangi bir şeye sahip çıkmak, "Bu benimdir!" demek. )
( Cennetin ebedî zevk olduğu anlaşılınca o da kalmaz. )
( Cehennemin, cehil olduğunu bilip hazmettikten sonra, cehennem kalmaz. )
( Yusuf makamı, kuyudan, Cehennem'den kurtulma makamıdır. )
( En büyük cehennem cehalet, en büyük cennet de İlâhî zevktir. )
( Bu âlemde kimi haksız görüyorsak, başladı içimizde cehennem. )
( [İbr.] GEHENNA: Çöp yakılan yer. )
( Sevdiklerinin biraradalığı. İLE/VE/>< Vicdan azâbı. )
( ... İLE/VE/>< En "lezzetli." )
( ... İLE/VE/>< Dumansız ateş. )
( ... İLE/VE/>< Saygı ve sevginin bittiği yer. )
( CENNET: Bugünkü "hırslarının", geleceğe yansıtılması. )
( Dünyayı cehenneme çeviren, birilerinin, dünyayı cennete çevirmeye çalışmasıdır. )

- CER' ile CER/CERR ile CER[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17214 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Suyu, yudum yudum içme. İLE Çekme, sürükleme.| Arapça'da, ait olduğu ismi, meksûr[kesreli=esreli] okutan harf ya da edat.[harf-i cerr] | Para, eşyâ vb. çekme. İLE Yarık, çatlak, özellikle yarılmış yer. )

- CERDE ile CERDE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17216 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Mekke'de, hacılara eşlik eden atlı koruma görevlisi. | Tüysüz, dazlak. İLE Sarı renkli, donu sarı, kuladan açık olan at. )

- CERED ile CERED[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17217 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çıplak bir duruma getirme. İLE Yaralı. )

- CERİD/E, CERDÂ ile CERÎDE ile CERÎDE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17220 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Verimsiz, çorak yer. İLE Gazete, tutanak, zabıtnâme. İLE Yalnız, tenha. )

- CESÂRET ile/ve ATILGANLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3011 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CESÂRET = ŞECÂ'AT, CESÂRET[Fars., Ar.] = COURAGE[İng., Fr.] = FORTITUDO[Lat.] = MUT[Alm.] = HË ANDREIA[Yun.] = CORRAGIO[İt.] = VALOR[İsp.] = MOED[Fel.] = MOD[Dan.] = MUJYESTVO[Rus.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39226 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CESET = CESED[Fars.] = CETHE/T[Ar.] = CORPSE[İng., Fr.] = CADAVRE[Fr.] = CADAVER[Lat., İsp.] = LEICHE[Alm.] = HO NEKROS[Yun.] = CADAVERE[İt.] = LIJK[Fel.] = LIGET[Dan.] = TRUP[Rus.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39227 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CESET ile MUMYA[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46391 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Bazı özel ilaçlar kullanılarak bozulmayacak duruma gelmiş olan ve bugün kazılarla ortaya çıkarılan ceset. | [mecaz] Çok zayıf kişi. )

- CEV'ÂN, CÂYİ' ile CEVÂN/CÜVÂN/CİVÂN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17224 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ac, acıkmış, midesi boş. İLE Genç, taze, delikanlı. )

- CEVÎ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40541 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir arpa ölçüsündeki ağırlık. )

- CEVİZ ile/ve HİNDİSTAN CEVİZİ/NARCIL[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8400 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( GÖVEK/TETİR/BEZBÂZ[Fars.]: Cevizin yeşil kabuğu. )

- CEVİZ ile/ve PEKAN CEVİZİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8401 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( KOZ ile/ve ... )

- CEYLAN/ÂHÛ ile DİBAGAT/ANTİLOP ile GEYİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22161 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE ... İLE Gebelik süreleri, 160-200 gündür. )
( MARAL: Dişil geyik. )
( Ceylan ile Antilop ile Geyik )

- CEZ' ile CEZ' ile CEZ[Fars.]/CEZÎRE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17226 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Göz boncuğu denilen, kara alaca ve değerli bir süs taşı, damarlı akik. İLE Ağaç kökü. İLE Ada. )

- CİLBAN ile ÇALI FASULYESİ ile MÂŞ FASULYESİ[Fars., Sans.] ile MEKSİKA FASULYESİ ile SIRIK FASULYESİ ile SOYA[Mançuca] FASULYESİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8248 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Küçük taneli fasulye. İLE ... İLE Börülceye benzeyen fasulyenin iki türü. İLE ... İLE ... )

- CİNS = CİNS[Fars., Ar.] = GENUS[İng., Lat.] = GENRE[Fr.] = GATTUNG[Alm.] = T0 GENOS[Yun.] = GENERE[İt.] = GENERO[İsp.] = SOORT[Fel.] = SLAGS[Dan.] = ROD[Rus.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39228 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- CU'L ile CÛL[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17237 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ücret, karşılık. | Ayak kirası. İLE Çaylak. )

- CUMBA[İt.] ile ŞAHNİŞİN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18901 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yapıların üst katlarında, sokağa doğru çıkıntı yapmış balkon. | Sokağa doğru çıkıntısı olan kafesli bölüm. İLE Odaların dışarıya doğru çıkmış kapalı balkon durumundaki yeri. Eski Türk mimarisinde, odanın karşı ön cephesinde yer alan üç yanı pencereli çıkma. )

- CÜCE[Fars.] ve/< DEV[Fars. < DÎV]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6348 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇADIR(ÇETR[Fars.]) ile/ve OTAĞ/OTAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14192 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gölgelik. İLE/VE Büyük ve süslü çadır. | Padişah ve vezirlere ait çalardıra verilen addır. Bu çalardıra otağ denmesinin nedeni, içinde "od" yani ateş yakılabilmesidir. )
( [Yun. (Türkçe'den)] ÇADÍRİ [Dağınık ev ya da oda.] ile/ve ... )
( [Çince (Türkçe'den)] CHÁDIÉ'ÉR ile/ve ... )
( [Urduca (Türkçe'den)] ÇATR [Padişah için kullanılan büyük şemsiye.] ile/ve ... )

- ÇADIR ile/ve SÂYE-BÂN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14193 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Büyük çadır. | Gölgelik, tente, sayvan. )

- ÇÂH-I ZENAHDÂN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40362 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çene çukuru. )

- ÇALI DİKENİ ile DEMİR DİKENİ ile DEVE DİKENİ ile EŞEK DİKENİ ile GEYİK DİKENİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13107 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( MÜŞVİKE: Dikenli ağaç. )

- ÇAM AĞACI/KÖKNAR ile/ve SÖĞÜT AĞACI ile/ve KAVAK AĞACI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13080 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sağlığı simgeler. İLE/VE ... İLE/VE ... )

- ÇAMAŞIR SUYU ile KEZZAP[< Fars. TÎZ-ÂB(TÎZ: Tez, çabuk. | Keskin. | Sık.)]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14081 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sodyum hipoklorit. [NaClO] İLE Nitrik asit. [HNO3] )

- ÇARGÂH[< Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40483 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Türk müziğinde, "do" perdesinin adı. | Bu perdede karar kılan makam. )

- ÇARŞAF[Fars.] ile/ve/değil/||/<> NEVRESİM[Fars., Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38844 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yatağın üzerine serilen ya da yorgana kaplanan bez örtü. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Torba biçiminde, yorgan çarşafı. )

- ÇEKİÇ ile ŞAHMERDÂN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47486 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Vurucu ağırlığın, mekanik olarak yükselmesi ve düşmesi sonucu dövme işlemi yapan makine. | Bir yapının, temel kazıklarını çakmakta kullanılan bir çeşit araç. | Çok ağır bir çeşit tokmak ya da çekiç. )

- ÇEKİRGE ile CIRCIR BÖCEĞİ / CIRLAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22810 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çekirgenin kulakları, dizlerinde bulunmaktadır. )

- ÇEKMECE ile PEŞTAHTA[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44740 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE İş masası gibi kullanılan çekmece. | Sarrafların, üzerinde para saydıkları tahta. )

- ÇELEBİ ile/> ŞEHZÂDE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7590 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Görgülü, terbiyeli ve olgun. | Bay. | Bektâşî ve Mevlevî Pîr'lerinin, en büyüklerine verilen san. İLE Sultanların ve oğullarının erkek çocuklarına verilen san. )

- ÇELİK ile ÇELİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35709 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen, bileşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı. | Çelikten yapılmış. İLE Kısa kesilmiş dal. | Kök salmak amacıyla yere dikilen dal. | Çocukların çelikçomak oyununda, ucuna çomakla vurarak havaya kaldırdıkları, iki tarafı sivri, kısa değnek. | Gemilerde, üzerine halat ya da ip geçirip tutturmaya yarayan ağaç ya da metalden yapılmış kısa değnek. )

- ÇEMÂN[Fars.] ile ÇEMEN[Erm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17242 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Naz ile salınarak yürüyen. | Şarap kadeni. | Çemen. İLE Yeşil ve kısa otlarla örtülü yer, çimen. | Ağaç ve çiçeği olan çayır, yeşillik. )

- ÇERÇEVE ile GERGEF[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36887 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Üzerine kumaş gerilerek, nakış işlemeye yarayan, çoğunlukla dikdörtgen biçiminde olan çerçeve. )

- ÇERÇEVE ile KASNAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14136 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇEŞME ile/değil/< ŞADIRVAN/ŞÂDURVÂN[< Fars. ŞÂDÂB-I REVÂN: Akıcı, çok su. (REVÂN: Akıcı.)]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/16430 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/DEĞİL Daha çok cami avlularında bulunan, etrafı çok musluklu duvarla çevrili su haznesi. )

- ÇIBAN/APSE[Fr.] ile SULUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5520 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gövdenin herhangi bir yerinde oluşan ve çoğu, deride şişkinlik, kızartı, ağrı ve ateş ile kendini gösteren irin birikimi. İLE Küçük çocukların başlarında, yer yer saç dökülmesi ve kabartılarla beliren bir deri hastalığı. )

- ÇIBAN ile/ve/||/<> İRİ ÇIBAN/KAN ÇIBANI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53219 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇIPLAK ile KEL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6844 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇIRAK ve/<> ÇERAĞ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5960 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇİÇEK ile TOMURCUK/BÛJENE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13029 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Henüz açılmamış çiçek. )

- ÇİFTÇİ ile/ve/değil KÖYLÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5967 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( FELLAH[Ar.]: Çiftçi. | Mısır köylüsü. | Siyahi, arap. )

- ÇİĞ ile/değil ÇİY/JALE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8939 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÇİLEK ile BÖĞÜRTLEN/DİKENDUTU ile DUT ile AHUDUDU(AĞAÇÇİLEĞİ)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8333 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( BÜK, DİKENDUTU: Böğürtlen. )
( AGREGAT MEYVELER: Birkaç karpeli olan, tek bir çiçekten gelişen meyve. )

- ÇİVİ/MIH[Fars.] ile KARFİÇE[Rumca]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54608 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İki şeyi birbirine tutturmak, bir nesneyi bir yere sabitlemek için çakılan, ucu sivri, başlı, metal ya da ağaçtan yapılmış ufak çubuk. | Kalkan balığının üzerindeki düğmeye benzer kemiksi oluşum. İLE Orta boy demir çivi. )

- ÇİVİ ile/ve EKSER/ENSER/MIH[Fars.]/MİSMÂR[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14280 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Büyük çivi. )

- ÇOK ile BOL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29134 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... ile VÜS'AT[: Genişlik, bolluk. | Para durumu. | Boş meydan, fırsat. | Genlik.] )

- ÇÖZÜM ile ÇARE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28876 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Genel ya da kavramsal bir olguya işaret eder. İLE Belirli bir olgu ya da soruna işaret eder. )
( Çare/ler...
Bbiledegil.blogspot.com.tr/2015/02/careler.html )

- ÇUKUR ile HENDEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12778 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eski astronomi âlimleri gök cisimlerini gözlemek için kuyular kazıp bunların içinde çalışırlardı. )

- DA'VÂ ile DÂV[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17260 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Şikâyetçi olarak mahkemeye başvurma. | Sorun, mesele. | Bir konu/sorun üzerinde özel bir düşünce sahibi olma, iddia. İLE Satranç, dama, tavla gibi oyunlarda tutulan sıra, nöbet. | Oyunda sürülen para. | Sövme. | Dâvâ. | Duvar sırası. )

- DABB ile DÂB[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17246 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kertenkele. İLE Şan ve şeref. )

- DAD ile DÂD[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17247 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Osmanlı abecesinin onyedinci harfidir.[ebced değeri 800'dür.] İLE Adâlet, doğruluk. | İhsan, vergi. | Veriş, satış. | Sızlanma, yanıp yakılma. | Feryâd, figan. | Kısmet, nasip. | Tuzlu balgam denilen bir cilt hastalığı. )

- DADI/TAYA[Fars. < DÂYE] ile/ve DÂDÛ/LÂLÂ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6037 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bayan çocuk bakıcısı. | Süt annesi. İLE/VE Bay çocuk bakıcısı. | Şehzâdelerin özel eğitmenleri. | Sultanların, vezirlerine seslenirken kullandıkları bir söz. )

- DÂG[Fars.] değil/yerine/= YANIK YARASI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40538 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DAĞ, KÛH[Fars.] ile/ve RÂG[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12764 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Dağ eteği. | Çayırlık, çimenlik, bağlık, bahçelik. )

- DAĞ ile/ve BERDENG[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12769 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Çöl ortasında bulunan küçük dağ ve tepe. )

- DAĞ ile TEPE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12740 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ŞİMRÂH: Dağ tepesi. )
( BÎSÜTÛN: Âşık Ferhad'ın, sevgilisi Şîrîn'in emriyle Kermanşah civarında deldiği dağ. | Gökyüzü. )
( Sevgili Ersin Alok'un çektiği dağ fotoğraflarını görmek için burayı tıklayınız... )
( )
( )

- DAĞ ile/ve YAYLA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12768 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Akarsularla derin bir biçimde yarılmış, parçalanmış, üzerinde düzlüklerin belirgin olarak bulunduğu, deniz yüzeyinden yüksek yeryüzü parçası. PLATO | Dağlık, yüksek bölgelerde, kışın, yaşam koşulları güç olduğundan dolayı boş bırakılan, yazınsa havası iyi ve serin olan dinlenme yeri. )

- Dâğıstân ile DÂĞISTAN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17249 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kafkas dağlarının kuzeyinde ve Hazar Denizi'nin batı kıyısında bulunan bir bölge. İLE Dağlık yer. )

- DAHHÂK[< DIHK] ile Dahhâk[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17250 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çok gülen/gülücü. İLE Çemşîd'in yerini almış olan Îran'ın zâlim ve gaddar bir hükümdarıydı. )

- DAHÎM[< DAHÂMET] ile DÂHİM ile DÂHÎM[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17252 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Fazla kalın olan, yoğun. İLE Nasip ve rızk. İLE Taç. )

- DAL-BUDAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10683 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DALGIR[Fars. MENEVŞE | Ar. HARE]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40607 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir yüzeyde, renk dalgalanması sonucu görülen parlaklık. )

- DÂNİK[Ar.] ile DÂNG[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14470 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Mangır, para. | Bir dirhemin dörtte biri. İLE Bir dirhemin altıda biri. )

- DÂNİK ile DÂNG[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17256 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Mangır, para. | Bir dirhemin dörtte biri. İLE Bir dirhemin altıda biri. )

- DAV/GÛR[Fars.] ile/ve ÂNE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22084 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yabani eşek. Zebra. İLE/VE Yabani dişil eşek. | Yabani eşek sürüsü. )

- DAVAR[Ar.] ile GELE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/23018 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Keçi/koyun sürüsü. )

- DAVUL'DA:
MEYDAN DAVULU
ile/ve KOLTUK DAVULU ile/ve NAĞARA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13718 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DEBDÂB ile DEBDÂB[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17261 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Davul. İLE Şöhret, azamet. )

- DEBDEBE[Fars.] ile GÜRÜLTÜ/PATIRTI/TANTANA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11284 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ululuk, haşmet, büyük bir gösteriş. | Gürültü, tantana. İLE ... )

- DEF' ile DEFF[Ar.]/DEF[Fars.]/
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17262 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Öteye itme, savma, savulma. | Verme, ortadan kaldırma. | Giderme. | Bir dâvâyı savunmak üzere açılan başka bir dâvâ. İLE Tef. Zilli ve pullu bir çembere gerilmiş deriden oluşturulan çalgı, daire. )

- DEFTER-DÂR[Ar./Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40620 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İl'de Maliye Bakanlığı'nın en yüksek memuru. )

- DELHİZ değil DEHLİZ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11883 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... DEĞİL Üstü kapalı, dar ve uzun geçit, koridor. )

- DELİK[Tr.] ile DELÎK[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17268 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dar/küçük açıklık. İLE Gül tohumu. )

- DELİK ile/ve/değil/< GEDİK/RAHNE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13918 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DELK ile DELK[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17269 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( El ile ovma, sürtme, ovuşturma/ovuşturulma. İLE Eski giysi, yamalı dilenci hırkası. | Dervişlerin giydiği eski aba ve yırtık cübbe. )

- DEM'ÂN ile DEMÂN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17271 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İçi pek dolu, ağzına kadar dolu kap. İLE Heyecanlı, hiddetli. | Kükremiş. | Bağırıp çığırma. | Heybetli, zorlu. | Vakit, zaman. )

- DEM[Ar.] ile DEM[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11189 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kan. İLE An. | Zaman, çağ. | Soluk/nefes. | İçki. | Hazırlanan çayın renk ve koku bakımından, istenilen durumu. | Koku. | Pişirilen yemeklerin, yenilecek kıvama gelmesi. )

- DEM[çoğ. DİMÂ'] ile DEM' ile DEM[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17270 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kan. İLE Gözyaşı. Gözyaşı dökme. İLE Soluk/nefes. | İçki. | An, vakit, saat, zaman. )

- DEM ve/||/<> GAM ve/||/<> SERENCÂM[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49129 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Olsun! VE/||/<> Olmasın! VE/||/<> Hayrolsun! )

- DEMİR ile ÇELİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14255 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Demire, %2 karbon katılarak. / Karbon oranının azaltılmasıyla. )
( HESPAIDOS: Demir tanrısı. )
( LAHOR ÇELİĞİ )

- DEMİR ile/ve/<> NALÇA[Ar., Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38183 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/<> Ayakkabıların altına çakılan demir. )

- DENDENE ile DENDENE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17272 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sözü, açık söyleme. İLE Ağır ağır, dudak kıpırtısıyla söylenilen söz, mırıltı, homurdanma. )

- DER-UHDE[Fars.] değil/yerine/= ÜSTÜNE ALMA, YÜKLENME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40644 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DERİ[Tr.] ile DERÎ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17276 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İnsan ve hayvan gövdesini kaplayan, tüy/kıl ya da pulla kaplı örtü. İLE Farsça'nın düzgünü/fasîhi/sahîhi. | Havası iyi, yeşilliği bol olan dağ eteği. )

- DERT[Fars. < DERD] ile TASA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7173 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dert icat etmek zorunda değiliz! )
( Dert icat etmek zorunda değiliz! )
( Üzüntü. | Hastalık. | Ağrı. | Sorun, kaygı. | Ur. İLE Üzüntülü düşünce durumu, kaygı, endişe, gam. | Tatmin edici olmayan ya da tedirgin eden durumların ortaya çıkmasını önleyebilmede, güvensizlik içinde bulunulduğunda duyulan tedirgin edici düşünce ve duygu. )
( Üzüntü. | Hastalık. | Ağrı. | Sorun, kaygı. | Ur. İLE Üzüntülü düşünce durumu, kaygı, endişe, gam. | Tatmin edici olmayan ya da tedirgin eden durumların ortaya çıkmasını önleyebilmede, güvensizlik içinde bulunulduğunda duyulan tedirgin edici düşünce ve duygu. )

- DEVÂM ile DEVÂN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17280 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sürekli/daim olma, bir halde bulunma, sürme. | Sebat. | Bir işe, bir me'muriyete gidip gelme. İLE Koşan, seğirten, hızlı yürüyen. | Koşarak, hızla/sür'atle. )

- DEVÂT[Ar.] ile/ve/=/||/<> DEVÎT[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/52613 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Divit. Hokkadaki mürekkebe batırılarak yazı yazmaya yarayan ve değişik ucları olan bir kalem türü. )

- DEVE ile BERCÎS[Ar./Fars.]/BİRCÎS[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22282 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Sütü çok olan deve. | Müşterî[Sakıt, Erendiz, Jüpiter, Mars] denilen yıldız. )

- DEVE ile LÛK[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22284 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Kısa tüylü, yük devesi. )

- DEVEDİKENİ / KARAYANDIK / MUGAYLÂN[Fars.] ile DEVETABANI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36296 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bileşikgillerden, yaprakları dikenli, çeşitli türleri içine alan bir kır bitkisi. İLE Bileşikgillerden, geniş yapraklı bir süs bitkisi. )

- DEVEKUŞU ile EMU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22726 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dünyadaki en büyük kuştur. Erilleri, 2,7 metreye kadar ulaşabilir. İLE ... )
( Ceviz büyüklüğünde olan beyinleri, göz yuvalarından küçüktür. İLE ... )
( Saatte, 65 km.'ye kadar, 30 dakika boyunca koşabilirler. İLE ... )
( Devekuşları, kafalarını kuma gömmezler! [Yuvaları, genelde yere kazılmış sığ bir delik şeklindedir.] ["Kafalarını kuma gömmeleri" yanlış/kötü örneği, boyunlarını, yere dümdüz uzatıp görüş alanında bir tehlike olup olmadığını yokladıkları için ortaya çıkmış olabilir.] )
( Sindirime yardımcı olması için yuttukları taşın yanısıra demir, bakır, tuğla ve cam da yiyebilirler. )
( Namibya'daki devekuşları, elmas yemeleriyle ünlüdür. )
( Devekuşu, en küçük yumurtayı yumurtlar. )
( ... İLE Günde 6 lt. su içmeleri gerekmektedir. )

- DİKİŞ ile TEYEL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14006 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Seyrek ve eğreti dikiş. )

- DİL-HÛN[Fars.] değil/yerine/= İÇİ KAN AĞLAYAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46776 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİL ile/ve/<> DİL ile/ve/<> DİL[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8440 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ağızdaki, tad alma örgeni/aracı. İLE/VE/<> Konuşma(sesli aktarım/paylaşım) aracı. İLE/VE/<> Gönül/kalp. )

- DİL ile/ve/<> SÖZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8452 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİLÂRÂ[Fars.] ile/ve/||/<>/> DİLBER[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/52875 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gönül alan/kapan/okşayan/dinlendiren, güzel genç kız. İLE/VE/||/<>/> Gönlü alıp götüren, çok güzel/alımlı yetişkin/olgun güzel kadın. )
( Hakkı, hakikati[dolunay] temsil eden. İLE/VE/||/<>/> Hakikate[dolunaya] benzetilen. )
( Hakikat. İLE/VE/||/<>/> Mârifet. )

- DİLBAZ[Fars.] ile/ve/<> DİLBER[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36308 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Güzel söz söyleyen, konuşkan. | Konuşmasıyla kandıran. İLE/VE/<> Alımlı, güzel kadın. )

- DİLEK/TEMENNİ[Ar.] ile KAYGI/ENDİŞE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7113 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Özellikle, "İnşaallah" dendiğinde. )

- DİLENCİ ile CERRAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35580 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( .. İLE Çekici, sürükleyici. | Zorla para alan. | Savaş araçlarıyla donatılmış, kalabalık ordu. | Dilenci. )

- DİLİM DİLİM (KESMEK)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10316 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DÎN[çoğ. EDYÂN] ile DÎN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17287 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Allah'a inanma ve bağlanma. İLE Her Güneş ayının 24. günü. | Kalemi korumakla görevli sayılan melek. )

- DİNÇ/LİK ile/ve/<>/ya da DİNGİN/LİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6360 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİRENG[Fars.] ve/||/<> ÂRÂM[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/52886 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dayanç/sabır. | Bekleme, gecikme, tutma, dinlenme. VE/||/<> Rahat/yerinde durma. | Eğlenme, dinlenme. | Yerleşme, karar kılma. )
( BÎ-ÂRÂM: Rahat durmayan. | Sürekli dönen gezegenler. )

- DİRSEK ile DİZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5436 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kolların eklem yeri. İLE Bacakların eklem yeri. )

- DİŞ/LER ile/ve/<> DİŞETİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5362 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dişler, tüm örgenlerin aynasıdır. )
( CEZR-ÜS-SİNN: Diş kökleri. İNFİCÂR-I SİNN: Ağızda ilk dişlerin çıkışı. LEBB-ÜS-SİNN: Dişin hassas olan kısmı. TÂC-ÜS-SİNN: Dişin etten dışarı çıkmış bölümü. UNK-ÜS-SİNN: Dişin kökü ile etten dışarı çıkan bölümü arasındaki yer. SİNN-İ NÂBÎ: Köpek dişi. SİNN-İ TUFÛLİYYET: Süt dişlerinin düşmesiyle onların yerine sabit dişlerin çıkmaya başladığı zaman. )
( DENDÂN-I SAÂDET: Hz. Muhammed'in (S.A.V.) Uhud gazasında kırılan dişi. )
( [Divan edebiyatında] Dişler, inciye benzetilir. )

- DİŞETİ ile/ve DAMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5371 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DÎVÂN[çoğ. DEVÂVÎN] ile DÎVÂN[Fars. < DÎV: Dev. | Şeytan. | Cin.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17289 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Büyük meclis. İLE Devler. )

- DİYAFRAM ile KULAK ZARI, TABL, TİMPANİK ZAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5521 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Göğüs ve karın boşluğunu ayıran zar. İLE Kulakta sesi yankılayan zar. )

- DİYET ile/ve/değil REJİM[Fr.]/PERHİZ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8173 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/DEĞİL Yönetme, düzenleme biçimi, düzen. | Perhiz. | Bir devletin yönetim biçimi. | Akarsu debisinin, yıl boyunca gösterdiği değişikliklerin tümü. )

- DİZ DİZE (OTURMAK)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10705 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DİZ ile/ve DİZ KAPAĞI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5437 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( AĞIRŞAĞI: Dizkapağı kemiği. )

- DOĞAN/ATMACA/SAKR[Ar.] ile ZAĞANOS/BÎSER/BÎSERE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22654 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DOĞAN ile BÂZEK[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22642 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Küçük doğan. )

- DOĞRU ile UYGUN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2601 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [Ar..] SÂDIK ile MÜNÂSİB[< NİSBET] )

- DOKTOR ile/ve ÖĞRENCİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5920 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Öğrencilik doktoradan sonra başlar. )

- DOKUMACI ile ÇULHA[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36054 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE El tezgâhında bez dokuyan kişi. )

- DOMUZ ile BAĞRÂ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22388 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Eril domuz. )

- DOMUZ ile FESEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22384 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Yabani domuz. )
( Gebelik süreleri 119-130 gündür. İLE ... )
( Çin, yaban domuzlarının ilk olarak evcilleştirildiği yerdir. [9000 yıl önce] )
( Dünyada bir milyardan fazla domuz vardır. )
( Domuzlar, ter bezleri olmadığından dolayı terlemezler. [Güneş yanığına karşı zayıflardır, buna karşın yalıtıcı kalın bir yağ tabakasına sahiplerdir.] [Serin kalmak ve korunmak için gövdelerini saran çamurdan bir tabakaya gereksinim duyarlar.] )
( DOKS[Tuna Bulgarları'na ait kitâbelerde] ile ... )
( Domuz ile Yaban Domuzu )
( BOCUK ile ... )

- DORUK ile TEPE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12761 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DÖRT UNSUR/ANASIR-I ERBAA[Ar.]/ÇÂR-RÜKN[Fars.]:
TOPRAK VE SU
ve HAVA VE ATEŞ ve BOŞLUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12690 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hafiflerdir ve yukarı doğru hareket ederler. VE Ağırlardır ve aşağı doğru hareket ederler. )
( Ateşe bakanın ömrü az, suya bakanınsa uzun olur. )
( Ateş, Celâl; su, Cemâl'dir. )

- DUA ile/ve NİYAZ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20415 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İsteyeceksin, sürekli niyaz edeceksin! )

- DUDAK ile/ve/değil YANAK ile/ve/değil YAKA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5356 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DUDU KUŞU/PAPAĞAN[İt. < Ar.] ile MUHABBET KUŞU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22579 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Deli İbrahim'in, Papağan'dan bahsettiği öyküyü okumanızı salık veririz. )
( Ulviye Sultan'ın Papağan öyküsünü okumanızı salık veririz. )
( ... İLE Papağangillerden, asıl yurdu Avustralya olan bir kuş. )

- DUHÛL ile DÜHÜL[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17297 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İçeri/içine girme. İLE Davul. )

- DUMAN ile TUMAN, TENBÂN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12969 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yanan ya da buharlaşan bir nesneden göğe doğru yükselen yoğunluk. İLE Don, içe giyilen don, şalvar. )

- DÛR[< DÂR] ile DÛR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17293 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Evler. | Bölgeler. İLE Uzak. [DÛR-BÎN: Uzağı gören. | Dürbün.] )

- DURENDİŞ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40761 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Uzağı görür, ileriyi düşünür, öngörülü. )

- DÜDÜK ile/ve/değil KAVAL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13679 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DÜĞME ile/ve BENDENE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14002 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DÜŞE-KALKA/ÜFTÂN Ü HİZÂN[Fars.] (BÜYÜMEK)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10718 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- DÜVE ile GEVSÂLE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22321 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir yaşını geçmiş, doğurmamış dana. İLE Bir yaşını geçmiş dana. )

- DÜZ ile DÛZ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17295 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yatay durumda olan. Eğik ve dik olmayan. | Eğri ya da kıvrımlı olmayan. İLE Dikici, diken. [ÇUVALDIZ < CÜVÂL-DÛZ: Çuval dikmeye özgü iğne.] )

- EBDÂN[< BEDEN] ile EBDÂN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17305 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gövdeler, tenler, cisimler. İLE Kavim, kabile. | Lâyık. )

- EBÎ ile EBİR/EBR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17307 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Baba. İLE Bulut. )

- EBLEH[< BELÂHET] ile EBLEK[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17310 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Pek akılsız, ahmak, bön, alık. İLE Alacalı. )

- EDEYÂN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40787 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çok koşan hayvan. )

- EFRÂS[< FERES] ile -EFRÂZ/FİRÂZ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17324 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Atlar, beygirler, kısraklar. İLE Kaldıran, yükselten. )

- EFSÛN[Fars.] ile EFZÛN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/52888 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gözbağcılık, "büyü", "sihir", arpağ. İLE Fazla, çok, yukarı, aşkın. )

- EFZÂ'[< FEZÂ] ile -EFZÂ/-FEZÂ[Fars.] ile EFZAH/EFDAH[< FAZÎH] ile EFZÂR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17328 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Korku ile bağırmalar. İLE Artıran, çoğaltan. İLE Daha/pek rezil. İLE Ayakkabı, kundura. | Gemi yelkeni. | Sanatçıların kullandıkları aletler. | Yemeğe konulan baharat. )

- EGOİST/HODBİN[Fars.] değil/yerine/= BENCİL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12081 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- EHVÂ'[< HEVÂ'] ile EHVÂL[< HEVL] ile EHVÂR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17333 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İstekler, arzular, şehvetler, hevesler, meyiller. İLE Korkular, dehşetler. İLE Şaşkın, sersem, alık. )

- EJDERHA (DRAGON) ile YAPRAKSI DENİZ EJDERİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22520 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- EJDERHÂ/EJDEHÂ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40806 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Büyük yılan. )

- EKREM[Ar.]/CÖMERT[Fars. CEVÂN+MERD] ile (EN) ELİAÇIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40816 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( EN KERÎM, EN CÖMERT )

- EL/LER ile/ve AYAK/LAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5443 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Tarsus, metatarsus ve ayak flanksları dahil olmak üzere, 26 kemikten meydana gelir. )
( Sert eller için: Lahlaha macunu. )
( Divân şiirinde sevgilinin ayağı bir güzellik unsuru olarak ele alınmaz. Bazı deyimler ile sevgilinin yüceliğini anlatmada kullanılır. )

- ELÎZ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40827 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çifte. )

- ELMACIK KEMİĞİ ile/ve YANAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5393 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yanak, gül ile betimlenir. )
( Yanak, vahdeti simgeler. )
( Âşıkların alınyazısı, sevgililerinin yanaklarında yazmaktadır. )
( YÂSEMEN: Divân şiirinde daha çok rengi, kokusu ve yaprağı dolayısıyla anılır. Sevgilinin yanağıyla ilgili olarak gösterilir. )
( ... ile/ve DULUK )

- ELMAS[Ar., Fars. < Yun.] ve PLATİN[İsp.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14443 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Billurlaşmış arı karbon. | Mücevher olarak kullanılan, saydam, değerli taş. İLE Atom numarası 78, atom ağırlığı 195.23 olan, 21,4 yoğunluğunda, 1755 °C'de ergiyen, kolay işlenen, çok dayanıklı, değerli bir öğe. [Simgesi: Pt] )

- EMPATİ ile/ve DİĞERKÂMLIK[Fars.]/ALTURİZM/ALTRUISM[İng.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3231 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- EMYÂH[< MÂ] ile EMYÂ/EMYÂN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17348 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sular. İLE Para kesesi/çantası. )

- EN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/25352 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- EN ŞEH-PER[Fars.] Kuş kanadının en uzun tüyü.
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/25090 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ENBÂR[< NİBR] ile ENBÂR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17349 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Anbarlar. İLE Dolu, yığın, küme. | Güç vermek üzere ekinlere dökülen çer-çöp, gübre. )

- ENBÂZ[< NEBEZ] ile ENBÂZ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17350 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Takma adlar, lâkaplar. İLE Ortak, eş. )

- ENCÂM[Ar.] ile/ve/<>/> SERENCÂM[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37998 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Son, nihayet. İLE/VE/<>/> Bir işin sonu. | Başına gelen. | Olay/vak'a. )

- ENDÂD[< NİDD] ile ENDÂD/ENZÂD[< NADAD/NAZAD] ile ENDÂHT[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17351 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Benzeyenler, eşler, misiller, nazîrler. İLE Onurlu ve düzenli kişiler. | Toprak tabakaları. İLE Atma, atış, atılma. | Silah atma, boşaltma. )

- ENDERÛN[Fars.] ile/ve MÂBEYN[Ar.] ile/ve BİRÛN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6408 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Saray mensubu. İLE/VE Arada olanlar. İLE/VE Taşra. )
( Demokrasi, yürütücü tetikçilerin gürültüsü [BİRÛN]; yönetici elitlerin derin sessizliğidir.[ENDERÛN] )
( Saraylarda, harem ve hazine dairelerinin bulunduğu yer. | Büyük sarayların iç bölümü. | Devlet görevlilerini yetiştiren okul. İLE/VE Ara. | Eski konaklarda, Harem ile Selâmlık arasındaki daire. | Sultan sarayında, mabeyncilerin bulunduğu daire. | Sultan sarayı. | İki kişi arasındaki soğukluk. İLE/VE Dışarı. | Dış, harici. | Fazla, dışarıda, hariçte. )

- ENİK/ENCİK[Ar.] ile SEG-PEÇE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22051 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kedi, köpek yavrusu. İLE Köpek yavrusu. )

- ENÎSE ile ENÎSE[Fars.] ile ENÎŞE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17354 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ateş, od. İLE Donmuş, pekişmiş nesne. İLE Hafiye. | Câsus. | Dalkavuk. )

- ER[Fars.] ile ER[Tr.] ile Er.[kimya]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17362 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eğer, ise, olsa, olur ise. İLE Erkek. | Aşamasız asker. | Yiğit, kahraman. | İşini iyi bilen, yetenekli. İLE Erbiyum'un simgesi. )

- ER ile SİLAHENDAZ[Ar., Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47042 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Gereğinde karaya çıkarılan, özellikle tüfeklerle donatılmış, deniz eri. )

- ERBÂB[< RABB] ile ERBÂB[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17366 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sahipler, mâlikler. | Becerikli, ehil, muktedir. İLE Ulu, başkan, reis. )

- ERDEB/İRDEB ile ERDEB[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17368 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Arap şehirlerinde kullanılan ve İstanbul kilesiyle 9 kileyi karşılayan bir ölçek. İLE Savaş. )

- ERDEN/DÛŞÎZE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41000 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bakir. | Kız. )

- ERENDİZ/JÜPİTER/MÜŞTERİ ile/ve/<> SEKENDİZ/SATÜRN/ZÜHAL/PÂSBÂN-I FELEK/TÂRÜM[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12687 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( 30 yıllık. İLE/VE/<> 12 yıllık. )
( [Güneşe uzaklığı] 778.500.000 km. İLE/VE/<> ... )
( Güneş sistemindeki en büyük gezegendir. Güneş'ten uzaklığa göre beşinci sırada yer alır. Büyük ölçüde hidrojen ve helyumdan oluşmakta ve gaz devleri sınıfına girmektedir. İLE/VE/<> Güneş'e yakınlık sırasına göre 6. gezegenidir. Büyüklük açısından Jüpiter'den sonra ikinci sırada gelir. Çıplak gözle izlenebilen 5 gezegenden biridir. )
( Adını, Roma mitolojisindeki tanrıların en büyüğü olan Jüpiter'den alır. İLE/VE/<> Adını, Yunan mitolojisindeki Kronos'tan alır. )
( Yarı çapı, 69.911 km. İLE/VE/<> Ekvator çapı, 120.536 km. )
( [ayları] Europa, Ganymede, İo, Callisto, Valetudo, Amalthea, Himalia. İLE/VE/<> Enseladus, Titan, Mimas, Dione, Tethys, İapetus, Rhea. )
( ... İLE/VE/<> Satürn'ün halkalarını oluşturan toz ve kayaçların, gezegenin manyetik alanının etkisiyle hızla yüzeye doğru çekildiğini ve bu yüzden halkaların 100 milyon yıldan daha az sürede yok olması bekleniyor. )
( Büyük Kırmızı Leke, Jüpiter gezegeninde yer alan antisiklonik bir fırtınadır. Gezegenin ekvatorunun 22° güneyinde bulunur ve en az 340 yıldan beri sürmektedir. Jüpiter'in Büyük Kırmızı Leke'si, 40 bin km'ye ulaşan çapıyla o kadar büyüktür ki, üç Dünya'yı içine alabilir. İLE/VE/<> ... )

- ERÎS ile ERÎS[Fars.] ile ERİŞ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17371 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çiftçi, ekinci. İLE Zeki, uyanık, akıllı, uslu. İLE Bilek. | Endâze, arşın. )

- ERŞ[çoğ. URÛŞ] ile ERS[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17374 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sakatlanan bir örgen için kesenden alınan diyet, kan pahası. | Satılık malın kusuru dolayısıyla değerinden indirilen para. İLE Gözyaşı. )

- ERZE ile ERZE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17377 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çam ağacı. İLE Samanlı sıva çamuru. | Çamdan çıkarılan zift. | Eski yönteme göre yeryüzünün bölündüğü yedi iklim.[yedi parçadan birinci iklim, ekvatora yakın olan bölge.] | Çam. )

- ESÂRET[Ar.]/YÛG[Fars.] değil/yerine/= TUTSAKLIK/BOYUNDURUK(/YÜK)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12097 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ESMÂR[< SEMER] ile ESMÂR[< SİMER] ile ESMÂR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17391 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Meyveler. İLE Gece masalları, kıssalar, öyküler. İLE Mersin ağacı. )

- ESNEMEK ile/ve HAPŞIRMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5631 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ESPRİ ve ŞAKA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28952 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- EŞ(KARI/KOCA/SEVGİLİ/FLÖRT, EHVER[Fars.], PARTNER[İng.]/KORTE[İt.]) ile İŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5738 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tümüyle övgüye değer, yüce biri ile karşılaştığınız zaman, sevginiz ve hayranlığınız, doğru davranma dürtüsü sağlar. )
( İş ve özel ilişkilerde, âdil ve dengeli kalmak için çaba gösterilmelidir. )
( KEBÛTER-İ HAREM: Ulaşılamayan sevgili. )
( Sevgilinin eşiğinde ölene şaşırılmaz, sağ kalana şaşırılır. )

- EŞEK ile AHDERİY/YAHMÛR[Ar.]/GÛR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22077 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Yaban eşeği. [ÂNE: Dişil ve yabanî eşek. | Yabanî eşek sürüsü.] [BEYDÂNE: Yabani dişil eşek.] )

- EŞHÂ[< ŞEHÎ] ile EŞHÂR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17401 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( En çok sevilen, sevilerek/istekle yenilen şey. İLE Kalye taşı denilen radyom hamızı. | Nişadır. )

- EŞİT ile "BİR"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2048 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- EŞNÂ[< ŞENÎ] ile EŞNA'[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17405 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Daha/pek şenî, fenâ, kötü ve çirkin. İLE Çok değerli mücevher. | Yüzgeç, yüzücü. )

- EŞTÂT[< ŞETÎT] ile EŞTÂD[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17407 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Takımlar, sınıflar, fırkalar, çeşitler, nevîler. İLE Güneş ayının 26. günü. | O güne memur sayılan melek. | Zend'de bir sûrenin adı.[Zerdüşt] )

- ETİKET[Fr. < Alm.] ile/= YAFTA[Fars. < YAFTE]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45572 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir malın, tür, miktar vb. niteliklerini ya da kitap, defter vb. şeylerin, kime ait olduğunu belirtmek, belirli kılmak için üzerlerine konulan küçük kâğıt. | Toplum içindeki davranışlarda izlenecek yol.TEŞRİFAT İLE/= Üzerine asıldığı ya da yapıştırıldığı şeylerle ilgili herhangi bir bilgi veren, yazılı kâğıt parçası. )

- EVÂN[çoğ. ÂVİNE] ile EVÂM[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17413 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Vakit, zaman, çağ. İLE Borç, ödünç. | Renk, boya. )

- EVC[çoğ. EVCÂT] ile EVC[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17414 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yüce, yüksek bir şeyin en yüksek noktası, doruk. İLE Segâh dörtlüsünün ırak perdesindeki şeddi ile uşşak dörtlüsünün karışmasından oluşan eski bir makamdır. )

- EVC[Fars.] ile EVC[Ar. | çoğ. EVCÂT]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13565 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Makam. İLE Yüce, yüksek, bir şeyin en yüksek noktası, doruk. )

- EVRE[Tr.] ile EVRE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17417 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir olayda/işte birbiri ardınca görülen/beliren, gelişen değişik durumların her biri. Aşama, safha, merhale, faz. İLE Giysinin/esvabın dış yüzü. )

- EVZÂR[< VEZER] ile EVZÂR/EFZÂR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17423 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kaleler, hisarlar, sığınılacak yerler. | Galebeler, üstünlükler. | Dağlar. İLE Sanat/zanaat sahiplerinin kullandıkları aletler. )

- EZAN ile SALÂ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20338 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ezan, günde beş vakit olarak kılınan namaza davet içindir. Sabah ezanı Sabâ Dilkeşhâverân, öğle ve ikindi namazı Hicaz/Hüseynî, akşam namazı Rast, yatsı namazı ise Nevâ, Beyâti, Rast ya da Hicaz makamlarından biriyle okunur. )

- EZECC ile EZEBB[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17427 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İnce ve uzun kaşlı, kalem kaşlı. İLE Kaşlarının kılı çok ve saçı uzun olan. )

- FAHİŞ[Ar.] değil/>< NARH[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38192 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ölçüyü aşan, aşırı, çok fazla. | Ahlâka ve törelere uygun olmayan. DEĞİL/>< Tüketiciyi korumak amacıyla, özellikle zorunlu gereksinme maddeleri için devletçe saptanan fiyat. )

- FARE ile/ve BİŞ-MÛŞ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22360 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Bıldırcın otu ile beslenen bir fare. | Bıldırcın otu ile birlikte yetişen safran kökü.[bıldırcın otunun panzehiri] )

- FARE ile SIÇAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22340 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Fareler, tüm kıtalarda yaşarlar. [5200 rakıma kadar] )
( Gebelik süreleri 22-24 gündür. [Doğumdan 24 saat sonra gebeliğe uygun duruma gelir.][Yılda 60 kadar yavru doğurabilmektelerdir.] İLE ... )
( [Sans.] MUSH[< MUSHKA: Küçük fare. | Haya/testis. > MUSK (Misk geyiğinin erbezi benzeri salgı bezinden) > MUSCLE(< derinin altında fare/sperm gibi hareket etmekten)]: Fare. | Çalmak. [Fare için 40 ayrı sözcük kullanılır.] )
( Fare ile ... )

- FARE ile YABAN FARESİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22339 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [Fars.]
MÛŞEK: Fare yavrusu.
MÛŞ-İ DESTÎ / MÛŞ-İ DESTÎ-İ SAHRÂ: Tarla faresi, köstebek.
MÛŞ-İ DÜ-PÂ[Fars.]: Kuzey Afrika'da yaşayan ve uzun iki arka ayağı üstünde sıçrayan bir kır faresi.
MÛŞ-İ HURMÂ[Fars.]: Hurma sıçanı.[kediden biraz daha küçüktür]
MÛŞ-İ KÛR[Fars.]: Körsıçan, köstebek.
MÛŞ-İ PERENDE[Fars.]: Yarasa. | Sincap. | Avustralya'da bulunan, keseli bir hayvan.
MÛŞ-İ SULTÂNİYE[Fars.]: Sincaba benzeyen, küçük bir fare.
MÛŞ-GÎR[Fars.]: Sıçan tutan çaylak kuş.
MÛŞ-HÂR[Fars.]: Sıçan yiyen çaylak kuş. )

- FARS ABECESİ ile/ve ARAP ABECESİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8580 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( BÜYÜK KAPI ile/ve KÜÇÜK KAPI )

- Fars ile FARS[Fr.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36644 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İran'ın güneybatısında oturan halk ya da bu halktan olan kişi. İLE İlkel, yalın güldürme öğelerinden yararlanan, kimi kez inanılırlığın sınırını aşan, güldürmeyi amaç edinen oyun. )

- FEDÂÎ/SERDENGEÇTİ ile FEDÂKÂR/FİDÂ-KÂR[Ar., Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17450 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Evre, safha. İLE Kendini ya da kişisel çıkarlarını esirgemeyen, fedâ eden, cömert, eli açık. )

- FELÂ ile FELÂH ile FELAH[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17453 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( O halde, o zaman. İLE Kurtuluş, selâmet, onma. | Mutluluk, kutluluk. İLE Başlangıç, iptida. )

- FER'[çoğ. FÜRÛ] ile FERR ile FER[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17455 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dal, budak. | Tomurcuk. | Bir aslın sonucu. | İkinci derecede önemli olan. İLE Kaçma, firâr. [KERR Ü FERR: Saldırma ve çekilme.(KELLİ-FELLİ değil KERLİ-FERLİ!)] İLE Parlaklık, aydınlık. | Zînet, süs, bezek. | Kuvvet, nüfuz, iktidar. )

- FER[Fars.] ile FER'[Ar.](çoğ. FÜRÛ, FÜRÛAT)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20432 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Parlaklık, aydınlık. | Zînet, süs, bezek. | Kuvvet, nüfuz, iktidar. İLE Dal, budak. | Tomurcuk. | Bir aslın sonucu. | İkinci derecede önemi olan şey. | Şûbe. )

- FERÂĞ ile FERÂG[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17456 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Vazgeçme, bırakıp terk etme. | Bir mülkün tasarruf, sahip olma hakkını başkasına terk etme. | Dinlenme, istirahat. | Hiçbir işle meşgul olmama, rahat etme. İLE Serin rüzgâr. )

- FERAH ile FERÂH[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17457 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gönül açıklığı, sevinç, sevinme. İLE Bol, geniş, yayvan, açık. )

- FERAHFEZÂ[Ar. Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41085 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Türk müziğinde, yegâh perdesinde karar kılan makamlardan biri. )

- FERAHLATMA ve/<> KOLAY(LIK)(ÂSÂN[Fars.])
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32560 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- FERÂSE ile FERÂŞE/PERVÂNE[Fars.]/USKUR[< İng.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22106 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kısrak. İLE Geceleri, ışığın etrafında dönen küçük kelebek. Fırıldak. | Çark. | Haberci, kılavuz. | Şems-i Tebrizi. )

- FERDÂ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41084 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yarın, yarınki, gün, günün ertesi, ertesi gün, öbür gün. | Âtî, gelecek zaman. | Âhiret, öbür dünya, kıyamet. )

- FERDA[Fars.] ile FERDE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36732 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gelecek zaman, yarın. İLE Küçük denk, top. )

- FERES[çoğ. EFRÂS] ile FERES[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17461 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( At, beygir. İLE Oyun. | [satrançta] at. )

- FERHÂL[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41086 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kıvırcık ve dolaşık olmayan uzun saç. )

- FERHAT ile FERHÂD[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17462 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sevinç, neşe. İLE Ferhâd ve Şîrîn adıyla ünlü olan eski bir öykünün erkek kahramanı olup Şîrîn'in âşıkıdır. )

- FERÎD[< FERD] ile FERÎD[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17463 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tek, eşsiz, eşi olmayan. Tasım/kıyas kabul etmez, ölçüsüz. Üstün. İLE Avcı kuş. | Donmuş, katılaşmış şey. )

- FERÎD/E ile FERÎDE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17464 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tek, eşsiz, eşi olmayan. Tasım/kıyas kabul etmez, ölçüsüz. Üstün. İLE Kendi oyuyla hareket eden, kibirli, gururlu. )

- FERİK[Fars.] ile FERİK[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36734 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hayvanların, civcivlikten çıkmış yavruları. | Gevrek bir elma türü. İLE Tümgeneral ya da Korgeneral. )

- FERİK[Fars.] ile PALAZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36742 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hayvanların, civcivlikten çıkmış yavruları. İLE Kaz, ördek, güvercin gibi bazı kuş yavrularının, civcivlikten sonraki durumu. )

- FERMAN[Fars.] ile/ve/||/<> TEVKİ[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53454 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/||/<> Sultan fermanlarına çekilen tuğra. | Bu tuğrayı taşıyan ferman. )

- FERMAN[Fars.] değil/yerine/= YARLIK/BUYRUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45649 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- FERSAH[Ar.]/FERSENG[Fars.] ile -FERSÂ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17468 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çeşitli mesafelere karşılık gelen değerde bulunan bir uzunluk ölçüsü. | Üç millik bir deniz mesafesi. İLE İki askerî fırka, iki taraf. )

- FERYAT[Fars.]/SAYHA[Ar.]/VAVEYLA[Ar.] değil/yerine/= ÇIĞLIK/HAYKIRMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12119 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- FERZ[Fars.]:
Vezir'in yerine geçen taş.

[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29251 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- FEVERÂN[Fars.] ile KAYNAMA | FIŞKIRMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41092 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( KAYNAMA, GALEYAN ETME | FIŞKIRMA )

- FEZA' ile FEZÂ' ile -FEZÂ/Y[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17473 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Korkma, bağırıp çığırma. | Dayanamama. | Ümitsizlik. | İnleyip sızlanma. İLE Ucu-bucağı bulunmayan boşluk, dünyanın sonsuz olan genişliği. İLE Artıran, çoğaltan.[FERAH-FEZÂ: Ferah artıran.] )

- FIRSÂD[Ar., Fars.] ile FIRSAT/FURSAT[çoğ. FIRAK] ile FISÂD/FASD
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17475 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Karadut. İLE Uygun zaman, elverişli durum, yararlanma sırası, elden kaçırılmayacak yararlı zaman, hal ve ilişki. | Nöbet. İLE Kan alma, damardan kan çıkarma. )

- FIRTINA[İt. < FORTUNALE] ile KASIRGA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12965 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Rüzgâr çizelgesinde hızı 34-40 deniz mili olan ve kuvveti 8 ile gösterilen, yağmur ve kasırga getiren çok güçlü rüzgâr. | Bu rüzgârın denizde ya da kum çöllerinde yarattığı dalgalanma. | Güç atlatılan kötü durum. | Karşıt düşünce ya da durumların yarattığı karışıklık, sıkıntı. İLE Rüzgâr çizelgesinde hızı 64 ya da daha fazla deniz mili olan ve kuvveti 12 ile gösterilen rüzgâr. | Duyguların patlak verişi, büyük heyecan, coşku. )

- FISTIK/PİSTE[Fars.] ile/ve/< YERFISTIĞI/ARAŞİT[Fr.(< Yun.)]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8403 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- FITIK/DEBE/KAVLIÇ[yerel]/ÜDRE[Ar.]/HERNIE[Fars.] değil/yerine/= KASIK YARIĞI/ÇATLAĞI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53783 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- FİDAN, SÜRGÜN ile/ve AĞAÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13047 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... Ağaç rakım sınırı 1800 m.dir. [Deniz seviyesinden 1800 m.nin üzerinde ağaç olmaz] )
( Sürgün, taze ve düzgün fidan. )
( Divan şiirinde sevgilinin boyu ve endamı, ince ve düzgün oluşu nedeniyle nihâle benzetilir. )
( [Sümerce] ... ile/ve GİŞ )

- FİL ile KİNCER[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22029 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Büyük fil. )
( EFYÂL/FÜYÛL[Ar. < FÎL]: Filler. [bilinen büyük hayvanlar] )

- FİRÛZE[Ar.]/PİRÛZE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41107 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Nişabur'da çıkarılan açık mavi renkli bir mücevher. )

- FULAR[Fr.] ile ŞAL[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14042 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Genellikle boyna bağlanan, bir tür ince kumaş. İLE Genellikle Hindistan'da dokunan, özel motifleri olan değerli bir tür kumaş. | Kadınların, omuzlarını örtmek için kullandıkları, geniş atkı. )

- FÜRÛ'[< FER] ile FÜRÛ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17483 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dal, budak. | Tomurcuk. | Bir aslın sonucu. | İkinci derecede önemli olan. İLE Aşağı. )

- FÜRÛŞ[< FERŞ] ile -FÜRÛŞ[Fars.] ile -FÜRÛZ[Fars. < EFRÛZ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17484 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Döşemeler. İLE Satan, satıcı. İLE Parlatan, parlak. )

- GAR["ga" uzun okunur] ile -GÂR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17490 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Mağara, in. | Defne ağacı. İLE Fâillik ve nispet anlamlarıyla adlara sonek olarak katılır.[YÂD-GÂR, BESTE-GÂR] )

- GAVTA[çoğ. AGVÂS] ile GAVTA[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17494 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Toprağın çukurluğu. | Sulak yer, ağaçlık yer. Düzlük, ova. İLE Su içindeki derinlik. )

- GAZ[Fr. < Lat. CHAOS[Van Helmont] | "ga" uzun okunur] ile GÂZ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17495 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Normal basınç ve sıcaklıkta, olduğu gibi kalan, içinde bulunduğu kabın her yanına yayılma ve bu kabın iç yüzeyinin her noktasına basınç yapmak özelliğinde olan akışkan madde. İLE Diş. | Dişle tutma, ısırma. )

- GEBERMEK/MÜRT[Fars.] ile ÖLMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5702 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hayvanlar üzerine/için. İLE Kişiler üzerine/için. )

- GECE/TÜN ile/ve/değil/yerine/<>/>< GÜN/DÜZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/27915 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Birlik/Vahdet. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< Çokluk/Kesret. )
( Gece/karanlık önceliklidir. )
( [Fars., Ar.] ŞEB-TÂ-BE-SEHER: Geceden sabaha kadar. )
( ŞEB Ü RÛZ: Gece gündüz. | RÛZ Ü ŞEB: Gündüz gece. )
( MELEVÂN: Gece ile gündüz.[MÂ-DÂM-EL-MELEVÂN: Gece ve gündüz devam ettikçe. | MÂ-TEÂKAB-EL-MELEVÂN: Gece ile gündüz birbiri ardı sıra geldikçe.] YA'FUR[çoğ. YAÂFÎR]: Gecenin beşte/altıda bir gibi bölümü. )
( Hakikat. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< Şeriat. )
( TÜNMEK: Havanın kararıp gece olması. )

- GECE ile/ve KARANLIK GECE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/27917 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GEĞİRMEK ile/ve OSURMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5584 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kültürlere göre ikisi de çok büyük ayıp/yanlış/hata olarak da, sıradan bir durum olarak da algılanabilmekte/değerlendirilebilmektedir. )
( Bazı kültürlerde, yemek sırasında yellenme bile sıradan bir durum olarak karşılanabilmektedir. )
( FLATUS VOCES )
( Üstten. İLE/VE Alltan. )
( Ağızdan. İLE/VE Anüsten. )

- GELİN ve/<> DAMAT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5742 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İ'SÂR[Ar.]: Gelin olma çağına gelme. )

- GENC[Fars.] ile GENÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17498 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hazine, define. İLE Yaşı, ilerlememiş olan. )

- GERDEK/GİRDEK[Fars.]/ZİFÂF, ARÎS[Ar.] ile/ve/> TÜM GÜN VE GECELER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5008 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( TAHCÎL[Ar. < HACLE]: Gerdeğe sokma. | HACLE: Gelin odası. )

- GERK[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41186 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Uyuz. )

- GEVEZE/YANŞAK ile/ve KAVVAL[Ar. KAVL]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6235 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çenesi düşük, çok ve gereksiz konuşan. İLE/VE Sözü yerinde söyleyen. | Geveze. | Şarkıcı. )

- GEZEGEN ile/ve DÜNYA/ACUN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12663 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dünyanın 360 derecelik yapısı, her derecenin yeryüzündeki mesafe karşılığı 25 fersahtır. Her fersah 12.000 zira(arşın)(5.685 m.)dir. Bir zira 25 parmaktır. Bir parmak, bitişik ve dışı içine gelecek şekilde dizilmiş altı arpa tanesi uzunluğunda bir mesafedir. )
( ... İLE/VE Yüzölçümü: 509.600.000 km2 | Kara: 148.326.000 km2 )
( ... İLE/VE Asya: %30, Afrika: %20.3, Kuzey Amerika: %16.3, Güney Amerika: %11.9, Antartika: %8.9, Avrupa: %6.6, Okyanusya/Avustralya: %6.0 )
( ... İLE/VE Kara: %27, Buz: %2, Su: %71[%97 Tuzlu, %3 Tatlı] )
( Dünyanın (ekvator) çapı 12.756,28 km.dir. )
( Dünyanın yaşı 13.7 milyar yıl olarak kabul edilmektedir. )
( TÜRKÂN-İ ÇERH/SEB'A-İ SEYYÂRE: Yedi gezegen. [UTÂRİD: Merkür. | ZÜHRE: Venüs. | MİRRİH: Mars. | MÜŞTERİ: Jüpiter. | ZÜHAL: Satürn. | NEPTÜN | PLÜTON] )

- GEZİ ile GEZÎ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17502 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ülkeler ya da kentler arasında yapılan uzun yolculuk. | Gezilip hava alınacak yer. | Gezinti yeri. İLE Pamukla karışık, dokunmuş hâreli, arşınlık enli kumaş. | Bu kumaştan yapılmış olan. )

- GİRİFTÂR[Fars.] ile TUTKUN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41199 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GİRYÂN[Fars.] ile/değil/yerine/= AĞLAYAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41200 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GİTGİDE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10784 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GÖZ ile/ve GÖZ KÜRESİ ile/ve GÖZBEBEĞİ ile/ve GÖZ ÇUKURU ile/ve GÖZ KAPAĞI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5329 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Göz açık olmalı, aklını bulunduğu yere almalı. )
( "Suyun akmaya başladığı kaynak." )
( Göz, Zât'ı; geri kalanı, sıfatı simgeler. )
( Gözlerimiz hayatımız boyunca doğduğumuz andaki boyutlarında kalıyor. Burnumuz ve kulaklarımızın ise büyümesi hiç sona ermiyor. )
( Bir gözün, 1.800.000 damarı vardır. )
( EŞFÂR[Ar. < ŞÜFR]: Gözkapağının kenarları, kirpik yerleri. )
( Her bir göz, 130 milyon görme siniri hücresinden oluşmaktadır. )
( ... İLE ... İLE Gözbebeği, ilgi çekici bir nesneye baktığımızda ya da bir olaya şahit olduğumuzda, %45 oranında büyür. İLE ... İLE ... )
( Bazı örgenimizde, işlevlerinin tamamına ulaşması zaman alırken, gözlerimiz, sürekli olarak etkindir. )
( Gözler, saatte 36.000 bit bilgiyi işleyebiliyor. )
( Gözlerimiz, tüm öteki örgenlerimizden daha fazla olarak, beyin gücünün %65'inden yararlanıyor. )
( Neredeyse herkesin bir gözü, ötekinden az da olsa daha güçlüdür. )

- GÖBEK ile GEBELİK/BEBEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5479 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İRTİKÂZ[Ar.]: Gebelikte çocuğun karında hareket etmesi. )

- GÖĞÜS ile GÖĞÜS BOŞLUĞUNA AİT OLAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5553 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GÖK ile GÖK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12676 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İlâhi. İLE Atmosfer. )
( ARUBA: Göğün yedinci katı. )

- GÖK ve/<> YER ve/<> YERALTI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12709 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [Ar..] SEMÂ ve/<> .... ve/<> ... )

- GÖKYÜZÜ ile GÖKYÜZÜ İLE İLGİLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12719 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GÖMLEK ile BLUZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13993 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( CHEMISE[< KÂMİS(Ar.)] ile ... )
( [Divân şiirinde] Âşığın bağrındaki ve gövdesindeki yaralar ile kendi teni bir pîrâhen olarak düşünülür. Ayrıca sevgilinin pîrâheni aşık tarafından kıskanılır. Çünkü o, sevgiliyi sarıp kucaklamıştır. )

- GÖRMEK ile/ve/||/<>/> BAKMAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4915 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İşlevsel/lik. İLE/VE/||/<>/> Niyetli, bilinçli, amaçlı. )
( GÖRMEK: Can kulağıyla dinlemek. )
( Görmek, dinlemek ile başlar. )

- GÖRMÜŞ-GEÇİRMİŞ (OLMAK)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10789 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GÖVDE = BEDEN = BODY[İng.] = CORPS[Fr.] = DAS LEIB, DER KÖRPER[Alm.] = IL CORPO[İt.] = EL CUERPO[İsp.] = CORPUS[Lat.] = TO SOMA, HO KHROS[Yun.] = CİSM, CESED, CURM[Ar.] = BEDEN[Fars.] = HET LICHAAM[Felm.] = DEHA[Sansk.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39371 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GÖZ ile/ve/<> YÜZ(SURAT, VECİH, ÇEHRE, SİMA[Fars.], DİDAR)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1694 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( http://faceresearch.org )
( )

- GUDVE[Ar.] / BÂMDÂD/ÂN, BÂMDÂDÎ, BÂM-GÂH/GEH[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41247 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sabah, seher. )

- GÛL ile GÛL[Fars.] ile GULL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17505 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hortlak, şeytan, karakoncolos.[GÛL-İ BEYÂBÂNÎ: Gulyabani.] İLE Ahmak, bön, safdil. İLE Suçlunun boynuna ve bileklerine geçirilen demir halka, pranga. )

- GURÂB ile GÛRÂB[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17507 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Karga. İLE Ilgım, serap/serâb.[İng., Fr. MIRAGE] )

- GÛYENDE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41278 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Saz çalan ve şarkı söyleyen. | Öykü anlatan. )

- GÜBRE ile/ve FIŞKI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22471 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tarımda kullanılılabilen hayvan dışkısı. İLE/VE Taze gübre. )

- GÜFTÂR-I ŞİRİN[Fars.] değil/yerine/= "TATLI" SÖZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41251 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GÜFTÂR[Fars.] ile/ve/+/değil/yerine/||/<>/> KÂR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54900 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Söz. İLE/VE/+/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Alışveriş işlerinin sağladığı para kazancı. | İş. | Yarar, fayda. | Üretim etmenlerinden biri olan girişimcinin üretimden aldığı pay. | Maliyet fiyatıyla satış fiyatı arasındaki fark. )

- GÜFTÂR[Fars.] ile SÖZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41250 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( SÖZ )

- GÜFTE[Fars. < GOFTE] ile ŞİİR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41252 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Söylenilmiş söz. | Şarkı sözü. İLE Sözün, en nitelikli/üst biçimi. )

- GÜL-ZÂR/GÜL-ŞEN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41255 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gül bahçesi, gülistân. )

- GÜL[Fars.] ile/ve KAMELYA/ÇİNGÜLÜ/JAPONGÜLÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13037 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Arı her çiçeğe konar. Güle konmaz ki, incinmesin diye. Bülbül hem kokusuna, hem rengine aşıktır gülün. )
( Arı her çiçeğe konar. Güle konmaz ki, incinmesin diye. Bülbül hem kokusuna, hem rengine aşıktır gülün. )
( Arı her çiçeğe konar. Güle konmaz ki, incinmesin diye. Bülbül hem kokusuna, hem rengine aşıktır gülün. )
( ... İLE/VE Çaygillerden, büyük, beyaz, pembe ya da kırmızı renkte çiçekler açan, dayanıklı yapraklı bir bitki. )
( ... İLE/VE Çaygillerden, büyük, beyaz, pembe ya da kırmızı renkte çiçekler açan, dayanıklı yapraklı bir bitki. )
( ... İLE/VE Çaygillerden, büyük, beyaz, pembe ya da kırmızı renkte çiçekler açan, dayanıklı yapraklı bir bitki. )
( İLE/VE/<> ... )
( İLE/VE/<> ... )
( İLE/VE/<> ... )
( ... VS./AND Chinese/Japanese rose. )
( ... VS./AND Chinese/Japanese rose. )
( ... VS./AND Chinese/Japanese rose. )

- GÜL[Fars.] ile MENEKŞEGÜLÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46093 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gülgillerin örnek bitkisi. | Bu bitkinin, katmerli, genellikle kokulu olan çiçeği. İLE Tırmanıcı, küçük çiçekli bir gül. )

- GÜLDESTE[Fars.]/ANTOLOJİ[Fr. < Yun. ANTHOS: Çiçek. | LEGEIN: Seçmek.] değil/yerine/= SEÇKİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37008 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GÜLMEK ile/ve/<> GÜLÜMSEME :)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5032 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/<> En etkili/kolay/hızlı yapıt/eylem/ibâdet. )
( Sen gül ki, biz de gülelim! )
( Bir iyi hareket, bin iyi düşünceden, Bir gülüş de bin hareketten daha güçlüdür. )
( Gül ki, gül yüzünde güller açsın! )
( Gülmesini bilmeyen, dükkân açmasın! )
( Paranız yoksa, gülümsemeniz de mi yok? )
( Bir kişinin nasıl güldüğünden terbiyesini, neye güldüğünden akıl seviyesini anlarsın! )
( TEBEŞBÜŞ: Güleryüz gösterme. [küçükten büyüğe] )
( Gülün de, isterseniz beni paçamdan sürükleyin. )
( MÜBTESİM[< TEBESSÜM]: Gülümseyen, tebessüm eden. )
( Haydi! Bırak zihnindeki olumsuz kayıtları ve şu AN'a dön biraz! Ve bunu, sık sık tekralamaya çalışarak olan bitenlere, kişilere/çevrene/yaşama gülümse!... :) Sadece gülümse! :) (Herhangi bir nedeni/kaynağı olmaksızın, aklına geldikçe/getirerek gülümse!) :) Yaşam, vererek başlar ve sürdürülür. Verebilecek hiçbir şeyin olmasa/kalmasa bile, boşver sıkıntıları/saçmalıkları ve hiçbir zaman elinden alınamayacak olanı vererek, o, dünyanın en güzel manzarası olan gülümsemeni paylaşarak yaşa ve yaşat! Haydi! Tekrar tekrar gülümse!... :) )

- GÜN ile BEHRÂM[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40234 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Her ayın 20. günü. )

- GÜN ile GÜN[Fars.] ile GÛN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17506 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Güneş. | Güneş ışığı. | Gündüz. | Yeryuvarlağının kendi ekseni etrafında bir kez dönmesiyle geçen 24 saatlik süre. | İçinde bulunulan zaman. | Zaman, sıra. | Tarih. İLE Erbezi, haya, husye, testis. İLE Renk. )

- GÜNEŞ/ŞEMS[Ar.] ile ŞÎD/HÛRŞÎD[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19337 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- GÜNEŞ ile/ve/<> AY
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36235 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Arı bilinç. İLE/VE/<> Süreçteki bilinç. )
( Tümel, kavramsal. İLE/VE/<> Kavramsal. )

- GÜRS[Fars.] ile GÜRZ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/52092 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Açlık. | Kir, pas, leke. | Kâhkül. İLE Uzun saplı, büyük demir topuz. )

- GÜRÛH[Fars.] ile GÜRÛH-I NÂCİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41276 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Cemaat, bölük, takım. | Değersiz, aşağı görülen, küçümsenen topluluk, derinti, sürü. İLE Kurtulmuş topluluk. )

- GÜVERCİN ile KUMRU/HAKURAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22585 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Cebrail[RUH'ÜL KUDÜS]'i simgeler. İLE ... )
( YEMÂME[Ar.]: Ehlî güvercin. )
( PALAZ: Güvercin yavrusu. )

- GÜZİDE[Fars.] değil/yerine/= SEÇKİN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12145 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HABAK ile HABÂK[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17510 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yarpuz ya da narpuz da denilen ve nane cinsinden olan güzel kokulu, iştah açıcı bir ot.[Lat. MENTHA PULEGIUM] İLE Dört yanı çevrilmiş olan yer, avlu. | Ağıl, mandra. )

- HABB ile HABB[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17511 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Aldatıcı, hilekâr, kurnaz. İLE Denizin dalgalanması, kabarması. )

- HABER/SAVA ile MÜJDE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3880 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HABER ile/ve/<>/hem de/değil/yerine BİLGİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3881 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HÂC[< HÂCET] ile HÂC/ÇELÎPÂ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17519 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gereklilik, ihtiyaç, lüzum. | [bitki] Deve dikenleri, akdikenler. İLE Haç, put.[SALÎB(Ar.), CROISADES(Fr.), CROSS(İng.)] )

- HÂCE[< HÂCET] ile HÂCE[Fars. | çoğ. HÂCEGÂN]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17522 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gereklilik, ihtiyaç, lüzum. İLE Hoca, efendi, ağa, çelebi, sahip, muallim, öğretmen, müderris. | Tüccar. )

- HÂDD ile HADD[çoğ. HUDÛD] ile HADD ile HADD ile HÂD[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17527 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Keskin. | Sivri. | Dar. | Sert, etkili, tesirli. | Ekşi. | Azgın ve iltihaplı çıban/yara/hastalık. | Gergin. İLE Sınır, iki devlet toprağının birleştiği yer, kenar. | Derece. | Gerçek değer. | Şeriatçe verilen ceza. | Bir önermede konu ile yüklemden her biri, terim. | Cebirde oran/tenasüp ya da denklem/muadeleyi oluşturan bölümlerden her biri. | Bir şeyin sonu. İLE Denizden gelen gürültülü ses. | Gürültü ile yıkılan. | Gürültülü bir sesle çağıran. İLE Yanak. | Yeri yarma, yeri kazma. İLE Çaylak. )

- HAFÎD[Ar. çoğ. AHFÂD]/NEVE[Fars.] değil/yerine/= TORUN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44033 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HÂK ile HÂK[Fars.] ile HAKK[çoğ. HUKUK] ile HAKK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17544 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Orta, vasat. | İnsaniyetli, mert ve yiğit adam. İLE Toprak. İLE Allah, tanrı. | Doğruluk ve insaf. | Bir kişiye ait olan şey. | Dava ve iddiada hakikate uygunluk, doğruluk. | Geçmiş/harcanmış emek. | Pay, hisse. | Doğru, gerçek. | Lâyık, münâsip. İLE Kazıma, kazınma, bir şeyin üstünü çelik kalemle yazı ya da resim olarak oyma. | Yazıyı, yanlışı kazıma. )

- HAK ile HAK ile HÂK[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37073 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tüze. | Türenin[tüzeye/hukuka uygunluk] gerektirdiği ya da birine ayırdığı şey, kazanım. | Dava ya da savda gerçeğe uygunluk, doğruluk. | Geçmiş ve harcanmış emek. | Emek karşılığı ücret. | Doğru, gerçek. İLE Maden, ağaç, taş üzerine, elle yazı ya da şekil oyma. İLE Toprak. )

- HAKİKATEN[Ar. + Fars.] ile HAKİKATTEN[Ar. + Tr.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54940 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Arapça olan Hakikat sözcüğünün, Farsça olan -en eki kullanılarak hakikate ilişkin/ait olarak. İLE Hakikat sözcüğüne, Türkçe "-den" eki kullanılarak temel/esas/öz ile ilgili, oradan[hakikatten] olan[bilgi/haber/durum/(")deneyim(")]. )

- HAKÎM ile HÂKİM ile HAKEM ile HEKİM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6269 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bilge, hikmet sahibi. İLE Hüküm veren, yargıç. İLE Karar veren. İLE Tabip, tıp doktoru. )

- HÂL[çoğ. AHVÂL] ile HÂL[çoğ. AHVÂL] ile HAL' ile HÂL[Fars., Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17547 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Annenin eril kardeşi, dayı. İLE Şimdiki zaman, geçmiş ve gelecek olmayan zaman. | Oluş, bulunuş, sûret, keyfiyet, durum. İLE Soyma. | Boşanma. | Tahttan indirme. İLE Gövdede oluşan ben, nokta. )

- HAL ve/< ÂSÂN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9393 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Durum. VE/< Kolaylık. )

- HALA ile/ve TEYZE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5859 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Babayla kardeşlik bağlantısı olan dişil gövdeli kişi. İLE/VE Anneyle kardeşlik bağlantısı olan dişil gövdeli kişi. )

- HALI ile NAH[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42762 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Değerli kumaşlardan yapılan bir çeşit halı, kilim. )

- HÂLÎ ile HÂLÎ ile HÂLİ' ile HALÎ' ile HALÎ[Fars., Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17557 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tenha, boş, sahipsiz yer. | Açık yer. İLE Hâle/duruma mensup. Şimdiki. İLE Boşanmış adam.[HÂLİA: Boşanmış bayan.] İLE Soyulmuş. | Kovulmuş. İLE Gamsız, uğraşsız/gailesiz, kayıtsız. | Evlenmemiş adam. )

- HÂLİD/E ile HALÎDE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17560 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sonsuz, ebedî, daim. | Bir yıldan çok yaşayan ot/ağaç. İLE Dürterek bastırılmış, saplanmış. )

- HALİLE/ÇALPARA/ÇÂR-PÂRE[Fars.]/CASTANET[İng.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41326 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Oyun havalarında kullanılan, dört küçük parça sert tahtadan yapılmış bir vurmalı çalgı. )

- HAMAM[Ar.] ile/ve KAPLICA[< KAPALI ILICA]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18968 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Suyu sıcak olarak yerden çıkan hamam. )
( KAPLI: Kaplanmış olan. | Altındakini göstermeyecek kadar çok olan. | Kabı olan. )

- HÂME ile HÂME[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17572 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Başın üst bölümü, tepesi. Kafatası. İLE Kalem. )

- HÂMÎ[< HUMAT] ile HÂMÎ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17574 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Koruyan, koruyucu, sahip çıkan, gözeten, himâye eden. İLE Hamlık, gevşeklik. )

- HÂN/SÎNÎ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41341 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yemek sofrası. | Üstüne yemek konulan tepsi. )

- HANÂN ile HÂNÂN[Fars. < HÂN]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17580 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yürek yufkalığı, acıma, merhamet. İLE Hükümdarlar, hanlar. )

- HANDERÎS ile HANDE-RÎZ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17582 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Şarap, yıllanmış şarap. İLE Gülüp duran. )

- HÂNE[< HÂNÂT] ile HÂNE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17584 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Meyhane. İLE Ev. | Bir şeyin bölündüğü, ayrıldığı kısımlardan her biri. | Basamak.[matematik] | Hayâlî me'vâ. | Türk müziğinde bir müzik parçasının oluşturulduğu lâhnî topluluklara verilen bir ad. | Halk şairlerinin beyte verdikleri ad. )

- HANÜMAN[Fars.] değil/yerine EV/BARK/OCAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37102 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HARCIRAH[Ar., Fars.] değil/yerine YOLLUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37116 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HARE[Ar.]/MENEVİŞ[Fars.] değil/yerine/= DALGIR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46097 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir yüzeyde, renk dalgalanması sonucu görülen parlaklık. | Terementi ağacının tohumu. )

- HARÎ ile HÂRÎ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17594 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Lâyık, müstahak. İLE Horluk, hakirlik. )

- HÂRİD ile HARÎD ile HARÎD[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17597 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Öfkeli, hiddetli, kızgın. İLE Tek, ayrı. İLE Satın alma. )

- HÂRİS[< HARS] ile HÂRİS[< HİRÂSET] ile HÂRİS ile HARÎS[< HIRS] ile HÂRİŞ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17603 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çiftçi, ekinci, harâset eden. İLE Bekçi, gözcü, koruyan, koruyucu, muhâfız. İLE Son derece hırslı olan. İLE Hırslı, tamahkâr, bir şeye çok düşkün, gereğinden fazla istekli. İLE Kaşıma, kaşınma. )

- HARMAN[Fars.] ile/ve/<>/> BADAS
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35311 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tahıl demetlerinin üzerinden döven geçirilerek tanelerin başaklarından ayrılması işi. | Bu işin yapıldığı yer ya da mevsim. | Birçok çeşitten birer parça alıp yeni bir bileşim oluşturma işi. İLE/VE/<>/> Harman kaldırıldıktan sonra yerde kalan toprak, çöp ve samanla karışık tahıl taneleri, harman döküntüsü. )

- HÂSILAT ile PARSA[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39135 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ürün. | Gelir, kazanç. İLE Bir izleyici topluluğu önünde yapılan gösteriden sonra toplanan para. )

- HASTAHANE ve OKUL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18884 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HATIRA ile YÂDİGÂR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9595 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HÂV[Ar.] ile PÜRZ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/52031 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Şeftalide olduğu gibi bazı meyvelerin üstündeki ince tüy. | Çuha ve benzeri kumaşların ters yüzünde bulunan tüy. İLE Kumaş tüyü/hâvı. )

- HAVA ile/ve/<>/değil İKLİM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12730 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( 21 - 22 derecenin altında ve üstünde olan ortamlarda, kişilerin, konu ne kadar önemli olursa olsun toplantılarda konuşmacıya beş dakikadan fazla odaklanamadıkları araştırmalar sonucu tespit edilmiştir. )
( Günümüz belediye yönetmeliklerinde, apartmanlardaki kalorifer kazanları ve ısılar için şu yönerge vardır: "Dışarıda havanın ısısı 17 derecenin altına düştüğünde kalorifer yakılmak zorundadır. Oda sıcaklıkları ortalama 21 - 22 derece dolayında olmalıdır." )
( Hayvanların iklimin genel gidişine göre doğurdukları ve doğacak yavru sayısını ayarladıkları tespit edilmiştir. )
( Bitki tohumlarının belirli bir ısı ve nem olmadıkça filizlenmediği bilinmektedir. )
( Ağustos böcekleri 17 yıl toprak altında yetişirler. Havanın 17 C olduğu günün gecesi dışarı/yüzeye çıkarlar. 2 günde ağaçların tepesine ulaşmaya çalışırlar. )
( ERZE[Fars.]: Eski yönteme göre yeryüzünün bölündüğü yedi iklim.[yedi parçadan birinci iklim, ekvatora yakın olan bölge. )

- HAVADAR[Ar., Fars.] değil/yerine/= YELEÇ/YELEKEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45685 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yüksek ve çevresi açık yer. )

- HAVALİMANI değil HAVAALANI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11532 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HAVF ile/ve/|| ÜMİT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20533 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HAVLU ile/ve/değil PEŞKİR[Fars. PÎŞ-GÎR]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33206 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/DEĞİL Havlu olarak kullanılmasının yanısıra, elbezi ya da peçete olarak da kullanılabilmektedir. | İnce havlu. )

- HAVLU ile/değil PEŞTAMÂL[< Fars. PÜŞT-MÂL)/MİZER[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14066 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/DEĞİL Hamamda, örtünmek ve kurulanmak için kullanılan ince dokuma. | İş yaparken, bele bağlanan, uzun, geniş dokuma. | Başa örtülen dokuma. )

- HAYÂ' ile HAYA[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17637 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Utanma, sıkılma. | Ar, namus, edep. | Allah korkusu ile günahtan kaçınma. İLE Erbezi, husye/husâ, testis. )

- HAYA[Fars.] ile HAYÂ[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11205 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Erbezi. İLE Utanma duygusu. )

- HAYIRSEVER/HAYIRPERVER = HAYIRHAH[Ar., Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37171 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yoksullara, düşkünlere, yardıma gereksinimi olanlara, iyilik ve yardım etmeyi seven, iyiliksever, yardımsever. | İyilik dileyen/isteyen, iyicil. )

- HAYVAN ile AYVAN/EYVÂN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35769 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Canlı. İLE Ev bahçesi, avlu, taşlık. | Mısır, fındık vb. kurutmaya mahsus zeminden yüksek yer. | Üstü kesik, koni şeklinde zahire ambarı. | Balkon, hayat, salon, teras, sundurma, saya. | Çok pencereli ya da bir tarafı açık üst kat odası. | Damda düzlük, düz dam. )

- HAZİNE ile DEFİNE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14441 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Divan şiirinde birçok güzellik unsuru hazineye benzetilmiştir. )

- HAZZ ile HAZ/HAZZ[çoğ. HUZÛZ, HUZÛZÂT] ile HÂZ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17649 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kesme, kısaltma. | Kazıma, yırtma, silme. İLE Hoşlanma, zevklenme, sevinç, memnunluk. Hoşa giden duygulanım, hoşlanma. | Bir şeyden duyusal ya da tinsel sevinç duyma. | Sürdürülmesi istenilen ılımlı ve doygunluk veren coşku. | Baht, tâlih, nasip, saadet, kıymet. İLE Kir, pas. )

- HEDİYE[Ar.]/PEŞKEŞ[Fars.] değil/yerine/= ARMAĞAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44739 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HELÂHİL-NİSÂR ile HELÂHİL-RÎZ[Ar., Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17651 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Öldürücü zehir saçan. İLE Öldürücü zehir saçan. )

- HEM KARADA, HEM SUDA YAŞAYABİLEN CANLILAR ile/ve SÜRÜNGENLER ile/ve BALIKLAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/21974 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HENDEK ile KUYU/TUYNUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12781 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kuyu görüntüsü, bir kaynağı ya da bir kazanç kapısını simgeleyebilir. )

- HENGÂME[Fars.] ile İZDİHÂM[Ar. < ZAHAM]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4912 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kavga, patırtı, gürültü. İLE Kalabalık, yığılma, kalabalıktan sıkışma. )

- HERCÂÎ[Fars.] değil/yerine/= YELTEK/GELGEÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45692 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İsteğinde kararlı olmayan ya da konudan konuya geçiveren. | Aşkta, değişken, vefâsız. )

- HERKELE ile HERGELE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17652 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İnce, zarif, hoş. | Hoşluk, incelik. İLE Eşek sürüsü. | Binek ve taşıta alışmamış [akıllı] hayvan. | Terbiye ve görgüden uzak, bayağı, aşağılık kişi. )

- HEVENK[< Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41420 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir ipe geçirilmiş ya da birbirine bağlanmış, yaş yemiş ya da sebze bağı. )

- HEY'Î ile HEYÎ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17653 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Astronomi ile ilgili. İLE Madde, varolan. )

- HIRKA/BÜRDE[Fars.] ile/ve LİBÂDE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13995 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Kısa hırka. )

- HIRS ile HIRS[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17655 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Takdir ve kıyas. İLE Ayı. )

- HİCRÎ ile/ve İSKENDERÎ ile/ve MİLÂDÎ ile/ve TÜRKÎ ile/ve FARSÎ/YEZDİGER ile/ve RAKAMLA ile/ve EBCED ile/ve LUĞAZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14950 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HİLE ile/ve/<> DESİSE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36711 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/<> Hile, oyun, el altından yapılan iş. )

- HİNDİ/GÜLÜK ile GURK | BABA HİNDİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/23023 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Eril hindi. )
( Kökenleri Meksika ve Kuzey Amerika'dır. )
( "Hindi" adı, İspanyol'ların Amerika'ya "Indies" demesinden dolayıdır. )
( Amerika yerlilerinin kullandıkları ad "FURKEE"dir. [Pilgrim Fathers] )
( İngilizce'de "turkey"[Baş harfi(t) küçük olarak!] olarak geçmesinin nedeni, hindinin ticaretini İspanya'dan tüm Avrupa'ya yapanların Türk tüccarlar olmasıdır. [Avrupa'ya hindinin gelişi 1520'lerdir.] )
( "TÜRKİYE HOROZU" [Eskiden İngiltere'de hindileri satanlardan dolayı] )
( Portekiz'liler, hindi için "PERU" adını kullanırlar. )
( [İbranice] MEKARKERİM )
( Hindi sesi çoğu dilde "GLU GLU" ya da "KRUK KRUK" olarak yazılır. )
( Hindi ile ... )

- HİNDİSTAN ile HANDİSTÂN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17583 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ülke. İLE Maskara ve soytarıların derneği. | Lâtife, şaka. )

- HİRÂM[< HEREM] ile HİRÂM[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17670 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Piramitler, ihramlar. İLE Salınma, salınarak edâlı yürüme. )

- HİSÂR[< HASR] ile HİSÂR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17671 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kuşatma, etrafını alma. | Kale, etrafı güçlü korumalı[istihkâmlı] kale, bent. İLE Türk müziğinin en eski mürekkep makamlarındandır. )

- HİSAR[Ar.] ile HİSAR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37359 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir kentin ya da önemli bir yerin korunması için taştan yapılmış, yüksek duvarlı ve kuleli, çevresinde hendekler bulunan küçük kale, kirman, germen. İLE Türk müziğinde bir bileşik makam. | Türk müziğinde, re diyez notası. )

- HİZÂB ile HÎZAB[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17673 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Boya. | Kına. İLE Dalga. )

- HOROZ ile/ve/<> TAVUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22674 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Şehveti simgeler. İLE/VE/<> ... )
( ... ile/ve/<> TOK[Tuna Bulgarları'na ait kitâbelerde] )
( [Fr..] ... avec/et/<> CRÊTE )
( Horoz ile/ve/<> Tavuk )

- HORTUM ile/ve/değil BURGAÇ/GİRDAP[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33239 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HOŞAF[Fars.]/SÖZ KESEN ile KİFÂYE/KOMPOSTO
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8211 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kurudan yapılır. İLE Tazeden yapılır. )
( Sıvı yoğundur. İLE Ürün yoğundur. )
( Yemek sırasında/yanında içilir. İLE Yemek sonrasında içilir/yenir. )
( Şekerli de şekersiz de olabilir. İLE Şekerlidir. )

- HOŞAF < HOŞ AB[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36492 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HOVARDA/LIK ile ÇAPKIN/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6718 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zevki için para harcamaktan kaçınmayan/kaçınmama. | Çapkın/lık. İLE Geçiçi, kısa süreli aşklar peşinde koşan/koşmak. )
( ... İLE Her ne kadar erillere atfedilse de karar verenler ve/veya kabul edenler dişiller olduğundan dolayı erillerin çok fazla belirleyicilikleri yoktur. )

- HUD'A ile HUDÂ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17678 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Aldatma, oyun, hile, dalavere, düzen, dek. İLE Tanrı. )

- HULUS[Ar.] ile HULUSKÂR[Ar., Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37386 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gönül temizliği. İLE Temiz duygulu, içten. | Dalkavuk, şakşakçı. )

- HÛN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41492 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kan. | Kan ağlamak. | Öldürme, öc. )

- HUN ile HUN ile HUN ile HUN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54882 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Küçük parça, bölüm. İLE Hazine. İLE Ottan, çalı-çırpıdan yapılan kulübe. İLE Kan. )

- HURMA[Fars.]/TEMR/NAHL[Ar.] ile ÖTEKİ MEYVELER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8311 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Birlik'in/Tevhid'in meyvesi. [Bulunmadığında erik!] İLE ... )
( Dünyada 600 çeşit hurma vardır. 150 çeşidi Medine'de bulunmaktadır. )
( Bitki ile hayvan arasındaki eşik.[Çekirdeği, hem dişil, hem eril, ne dişil, ne erildir.] )

- HURMA[Fars.] ile TRABZON HURMASI/ASYA/JAPON HURMASI/TAZE HURMA/CENNET ELMASI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8315 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hurma ağacı. | Palmiyegillerin eski çağlardan beri Kuzey Afrika'da kültürü yapılan, yemişlerinden yararlanılan, gövdesi uzun, yaprakları büyük ve dikenli bir ağaç. | Bu ağacın tatlı meyvesi. İLE Abanozgillerden, 15 metre kadar yükselebilen büyük bir ağaç. | Bu ağacın elma büyüklüğünde, turuncu renkte, hamken kekre olan, olgunlaştığında tatlılaşan meyvesi. )
( Hurma ağacı. | Palmiyegillerin eski çağlardan beri Kuzey Afrika'da kültürü yapılan, yemişlerinden yararlanılan, gövdesi uzun, yaprakları büyük ve dikenli bir ağaç. | Bu ağacın tatlı meyvesi. İLE Abanozgillerden, 15 metre kadar yükselebilen büyük bir ağaç. | Bu ağacın elma büyüklüğünde, turuncu renkte, hamken kekre olan, olgunlaştığında tatlılaşan meyvesi. )

- HÜDHÜD[çoğ. HEDÂHÎD/İBİBİK/MÜRG-İ SÜLEYMÂN[Fars.] değil/yerine/= ÇAVUŞKUŞU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41476 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çok renkli, çizgili ve kötü kokan bir kuş. )
( Mezbelede açtığı bir çukur içinde yumurtlar. Yer altında bulunan suları, sanki bir cam içindeymiş gibi gördüğü söylenir. | SÜLEYMAN PEYGAMBER İLE SEBÂ MELÎKESİ BELKİS ARASINDA HABER GETİRİP GÖTÜREN KUŞ | TASARRUF-I İLÂHÎ [bkz. EBÜRREBİ'] )

- HÜKÜMDAR[Ar. + Fars.] ile HAKAN[< KAĞAN]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37066 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Padişah, kral, hakan gibi taht sahibi devlet başkanı. İLE Türk, Moğol ve Tatar hanları için "hükümdarlar hükümdarı" anlamında kullanılan bir san. | Osmanlı sultanlarına verilen san. )

- HÜKÜMRAN[Fars.] değil/yerine/= EGEMEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37394 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- HÜNKÂR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41490 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gönüller sultanı. )

- HÜVEYZA ve HÜVEYDÂ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17694 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İç sürgünü, ishal. Kolera ishali. İLE Açık, apaçık, belirli, âşikâr. )

- HÜZZAM[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41504 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Türk müziğinde, segâh perdesinde bir makam. )

- ILGIM/YALGIN ile/ve/değil/<> DALGIR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36140 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Bir yüzeyde, renk dalgalanması sonucu görülen parlaklık. )

- IRMAK ile/ve GÖL ile/ve DENİZ ile/ve ANADENİZ/OKYANUS
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12898 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( OKYANUS: BAHR-İ MUHİT/LEBLÂYE[KARA VE YEŞİL DENİZ] )
( ÂB-I REVÂN: Akarsu, ırmak. )
( KOKYTOS ve STYKS, yeraltı ırmaklarıdır. )
( En uzun ırmaklar:
Nil (Afrika) - 6,690
Amazon (Güney/South Amerika) - 6,570
Mississippi (Missouri) (ABD/US) - 6,212
Yangtze (Çin/China) - 5,520
Irtysh (Rusya/Russia) - 5,410
Hwang Ho (Çin/China) - 4,672
Congo (Afrika) - 4,667
Amur (Asya/Asia) - 4,509
Lena (Rusya/Russia) - 4,296
Mackenzie (Kanada/Canada) - 4,241 )

- IŞIK ile/ve/<> GÜNEŞ IŞIĞI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45152 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İBÂDET YERLERİ'NDE:
CAMİ/MESCİD
ile/ve CEMEVİ ile/ve KİLİSE(< EKLESIA | BÎA[Ar. çoğ. BİYÂ'], DEYR[Fars.] ) ile/ve HAVRA[İbr.]/SİNAGOG[Yun.]/TABERNACLE ile/ve BURKAN EVİ/PAGODA[< OHATAGORBA/DATUGARBA (< GORBA/GARBA[< RAHİM/UTERUS])], VİHARA ile/ve ŞRAYN/SHRINE ile/ve PRASADA ile/ve ZİGURAT ile/ve (DOĞA) ile/ve FU YUN-SE ile/ve GÜNEŞ MÂBEDİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19053 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İslâm'da. İLE/VE Alevilik'te. İLE/VE Hristiyanlık'ta. İLE/VE Yahudilik'te/Kabala'da. İLE/VE Burkancılık'ta/Budizm'de. İLE/VE Şintoculuk'ta. [Buda heykeli bulunmaz] Mezopotamya'da, Sümerler'de ilk tapınaklardır. İLE/VE Hind mâbedi. İLE/VE Şamanlık'ta. İLE/VE Şamanlık'ta.[Çinlilerin verdiği addır.] İLE/VE Dünyadaki 7 güneş mâbedinden 4'ü Türkiye'de, Fırat'tadır. )
( HOCA/DRUİT/MAKA[Tatarca] ile/ve DEDE/DEDE-BABA ile/ve PAPAZ ile/ve HAHAM ile/ve GURU, LAMA ile/ve ... ile/ve ... ile/ve "BÜYÜCÜ/ARRÂFE" ile/ve ... ile/ve KAM ile/ve ... )
( SANAL CAMİLER )
( GELENEKTEN GELECEĞE CAMİLER - SÜLEYMAN FARUK GÖNCÜOĞLU, ZELİHA KUMBASAR )
( Hünkâr(Padişah) Mahvil'lerinin girişi Kıble'dedir. )
( Yüreğinde bir tapınağı olmayan, hiçbir tapınakta bulamaz yüreğini! )
( CAMİLERİN İLGİNÇ ÖYKÜLERİ... )

- İCRACI ile BESTELEYEN/BESTECİ/BESTE-KÂR[Fars.]/KOMPOZİTÖR/COMPOSITEUR[Fr.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13619 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İDDİA ile YÂDES/T[< Fars. YÂD DÂŞ][LÂDES değil!]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1488 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Bellekte/hatırda tutulan şey. )

- İDOLA = SANEM[Ar.] = PUT[Fars.] = IDOL[İng.] = IDOLE[Fr.] = IDOL[Alm.] = EIDOLON[Yun.] = ÍDOLO[İsp.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39411 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İĞNE ile/değil/< ÇUVALDIZ[< Fars. CÜVÂL-DÛZ, BENDERZ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14018 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dikim sağlayan alet. İLE/DEĞİL Çuval gibi şeyleri dikmekte kullanılan büyük iğne. )
( İğneyi, başkasına; çuvaldızı, kendimize batırmalıyız! )

- İĞNE ile TOPLU İĞNE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14017 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İKTİYÂD ile İKTİYÂD[Ar., Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17805 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tutup götürme/götürülme. İLE Hile, dalavere yapma. )

- İLÂHÎ ile/ve METAFİZİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/15175 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İlâh. İLE/VE Felek. )
( Sınırsız. İLE/VE Sınırsıza yakın fakat sınırlı. )
( KÜRSÎ: ATLAS FELEĞİ )

- İLBAY/VALİ[Ar.]/SATRAP[Fars.] ile/ve İLÇEBAY/KAYMAKAM[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5933 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( VALİ[< VELİ: Koruyup kollayan.] ile/ve ... )
( VALİ[< VELİ: Koruyup kollayan.] ile/ve ... )
( TEKFUR[Bizans döneminde] ile/ve ... )
( TEKFUR[Bizans döneminde] ile/ve ... )
( [Slav] VOYVODA ile/ve ... )
( [Slav] VOYVODA ile/ve ... )

- İLENÇ/BED-DUA[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41599 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Başkasına yönelik olumsuz/kötü söz, inkisar. )

- ÎN[< AYNÂ] ile ÎN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17830 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İri ve güzel gözlüler. İLE Bu. )

- İNEK ile MANDA/DOMBAY/SU SIĞIRI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22333 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Genç inek: DÜVE ile Yavrusu: MALAK )
( Gebelik süreleri: 275 - 285 gündür. İLE 308 - 320 gündür. )
( [zool.] ... ile BUBALUS )

- İNGİLİZ ATI ile ARAP ATI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22086 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kısa mesafe koşucusu. İLE Uzun mesafe koşucusu. )
( ... İLE/< Lumbar vertebrasında bir kemik eksiktir. Diş yapısı farklıdır. )

- İNTİSÂB ile/ve İMTİSAL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20121 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İntisâb/inisiyasyon, içsel mâbedin oluşturulmasını başlatır/sağlar. )

- İP ile BENE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40265 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İnce urgan, palamar, ip. )

- İP ile/ve/< İPLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14022 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Divân şiirinde sevgilinin saçı ve canı iplik gibi düşünülür. )
( Dokuma maddelerinin, bükülmüş liflerinden yapılmış bağ. | [yerel/bölgesel dilde] İplik. | Asarak öldürme cezası. İLE Pamuk, keten, naylon vb. dokuma maddelerinin, uzun, ince liflerinden her biri. | Bu liflerin, birlikte bükülmüş ve çekilmiş durumu. | Fasulye gibi sebzelerin ya da bazı meyvelerin lifi. )

- İP ile/ve ŞİRÂZE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14026 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Kitap ciltlerinin iki ucunda bulunan ve yaprakları düzenli tutan, ibrişimden örülmüş ince şerit. | Pehlivan kispetinin paçası. )

- İPE-SAPA (GELMEZ İŞ/SÖZ/HAREKET/DAVRANIŞ)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10847 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İPEK ile LÂS[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14052 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Âdî ipek. )

- İRİN ile YANGI/İLTİHAP
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5519 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tutankamon, dizinin iltihap kapması nedeniyle ölmüştür. [Kardeşi tarafından değil!] )

- İSKELE ile BENDER[Fars. çoğ. BENÂDİR]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40261 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Ticaret yeri, işlek ticaret iskelesi. )

- İSLÂM'IN 5 ŞARTI ve "İSLÂM'IN 6. ŞARTI"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20280 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zorunluluk/Cebrî. Dışsal. VE İrâdî. İçsel. )
( İslâm'ın birinci şartı, iman olup, kalp ile inanmak ve dil ile de söylemektir. Öteki dört şart ise, gövde ile yapılacak ve kalp ile niyet edilecek ibâdetlerdir. )
( İslâm'ın şartı beştir, altıncısı Haddini Bilmek'tir. [7. şartı da haddini bilmeyene haddini bildirmek!] )

- İSTÂRE ile İSTÂRE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17912 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Perde, zar. İLE Yıldız. )

- İSTEK ile/ve ŞEHVET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3353 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İSTER İSTEMEZ (DÜŞÜNMEK)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10851 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İŞ-GÜÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10852 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- İŞKEMBE ile/ve/> BÖRKENEK ile/ve/> KIRKBAYIR ile/ve/> ŞİRDEN/ŞÎRDÂN[Fars.]/KUTNE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22276 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Geviş getiren hayvanlarda ikinci mide. İLE/VE Geviş getiren hayvanlarda üçüncü mide. İLE/VE Geviş getiren hayvanlarda dördüncü mide. )

- İŞKİL/İŞKÎL[< ŞEKL] ile İŞKİL/İŞKÎL[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17974 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Güçlük, zorluk. İLE Şüphe, hile. | Kötü bir durumla karşılaşma sanısı, kuruntu, vesvese. | Önden sağ ve arkadan sol ayağı beyaz olan at.[Araplarca hiç makbul sayılmaz] )

- İVÂZ ile ÎVÂZ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17993 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Karşılık, karşılık olarak verilen şey, bedel. İLE Hazırlanmış, koşulmuş, düzülmüş. )

- İYİMSER/LİK ile İYİLİKSEVER/LİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5980 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İyiliksever kişi, kendini yetiştirirken başkalarını da yetiştirmek ister. Kendi bilgisini genişletirken başkalarının bilgisini de geliştirmeye çalışır. )
( İyiliğe iyiliği her kişi yapar, Kötülüğe iyiliği er kişi yapar. )

- İZÂDE ile İZÂDE/İDÂDE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/17995 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ailesini korumak için birine yardımda bulunma. İLE Usturlabın sırtı üzerine konulmuş, mihver ya da meyil etrafında dönen bir nişan cetveli olup, yıldızların yüksekliğini ölçmeye yarar. )

- İZÂR ile İZÂR ile İZÂR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18000 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Belden aşağıya özgü örtü, peştemal.[Fars. FÛTA] İLE Yanak.[Fars. RUH] İLE Suyun dibi.[Ar. GAVR] )

- JEGAND[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41777 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yırtıcı hayvanların korkunç sesi. )

- JENGELE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41778 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çatal tırnaklı hayvan. )

- KABUKLULAR:
İSTİRİDYE(SELCE[Ar.], SADEF[Fars.], OYSTER[İng.], OSTREA EDULIS[Lat.])
ile MİDYE/BELEHU'L-BAHR[Ar.]/MUSSEL[İng.] ile SHELL ile KTENIA ile LANGUST(İN)[Lat. PALINURUS VULGARIS] ile KARAVİDES(/KEREVİT) ile KRILL ile PAVURYA ile KARİDES[Rumca](SHRIMP) ile KREOPEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22539 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( MISRÂ': İstiridye gibi deniz kabuklularından kabuklarının her biri. )
( İstiridyeler, doğal ortamlarında 80 yıla kadar yaşayabilirler. )
( İstiridyelerin bir inciyi tamamlamaları 15 - 20 yıllarını alır. [1 ton istiridyeden ancak 3 inci çıkar. Mükemmel küre şeklinde olma olasılıkları ise milyonda birdir.] )
( İstiridye )

- KABUL ile/ve EZBER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2824 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dönüştürücü. [Kalb/tekallüb] İLE/VE Kalbe yazmak. )

- KABZIMAL[Ar.] ile MADRABAZ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45827 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Meyve sebze üreticileri ile satıcılar arasında, aracılık eden kişi. İLE Sebze, meyve gibi yiyecekleri, yerinden getirterek, toptan satan kişi. | Hile yapan, hileci. )

- KÂD ile KADD ile KÂD[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18011 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Mahzûn olma. İLE Boy. İLE Hırs. )

- KADİRŞİNAS[Ar. + Fars.] değil/yerine/= DEĞERBİLİR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53936 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KAF ile KÂF[Ar., Fars.] ile Kaf ile KÂF[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18005 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Osmanlı abecesinin yirmidördüncü harfidir.[ebced hesabında 100 sayısının karşılığıdır.] İLE kef harfinin başka bir okunuşu. İLE Masallarda, zümrüd-i anka kuşunun yaşadığı söylenilegelen dağ. | [Doğu budunları/kavimleri kozmolojisinde] Arz'ın etrafını çepeçevre kuşatan dağın adı. İLE Yaran/yarıcı. )

- KAFADÂR[Ar. + Fars.] değil/yerine/= İYİ/YAKIN ARKADAŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53941 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Görüş ve anlayışları birbirine uyan kişilerden her biri, kafadaş, kafa dengi. )

- KAFATASI = SCULL, CRANIUM[İng.] = LE CRÂNE[Fr.] = SCHÄDEL[Alm.] = TESCHIO[İt.] = CRANEO[İsp.] = CALVA[Lat.] = TO KRANION[Yun.] = CUMCUME(T)[Ar.] = KÂSEH-İ SER[Fars.] = SCHEDEL[Felm.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39447 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KÂGİR/KÂRGİR[Fars.] değil/yerine/= TAŞ YA DA TUĞLADAN YAPILAN YAPI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53944 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KÂĞIT ile ABADİ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33334 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Kalınca ve açık saman renginde, yarı mat bir kâğıt türü. )

- KAHVALTI ile BRUNCH
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8060 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KALANTOR[İt.] / KELÂNTER[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54378 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KALEM ile/ve DOLMA KALEM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13889 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KALTABAN[Fars.] değil/yerine/= NAMUSSUZ | ŞARLATAN, YALANCI, HİLECİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54092 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KAM/ŞAMAN ile KAM' ile KÂM[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18023 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Şamanlığa katılan kişi. İLE Ezme, kırma, zapetme. İLE Ağzın üstü, damak. | Meram, arzu, emel, istek. | Lezzet, zevk. )

- KAN ile PIHTI/PIHTILAŞMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5317 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KAN ile/ve/<> PLAZMA[Yun.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5316 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/<> Kanda alyuvarla akyuvarların içinde bulunduğu sıvı. | Elektrik yükü yansız olan gaz moleküllerinden, pozitif iyonlardan ve negatif elektronlardan oluşan akışkan. )

- KANDELA[İt. < CANDELA] = MUM[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54185 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KANUN[Ar.] ile/ve/< SANTUR[Fars. < SENTÛR < Yun.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13687 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Parmaklarla. İLE/VE Kanun biçiminde fakat tokmaklarla çalınan bir çalgı. )
( YATUK: Kanun, santur gibi sazların ortak adı. )

- KAP-KACAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10871 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KAP ile GÜLABDAN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37007 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Gülsuyu serpmek/dökmek için kullanılan, ağzı emzikli, armut biçiminde küçük kap. )

- KAPARO[İt. < CAPARRA]/BESMÂN[Fars.] ile/ve PEY/PEH[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28463 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KAPICI ile ÇUHADAR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36052 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Dışarıdaki ayak işlerine bakan kişi. )

- KAPLAN ile BEBR/BEBİR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22123 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Hindistan'da kaplana benzeyen, kedi yapılı, gayet büyük, üstü yol yok tüylü bir hayvanmış. Saldırdığı zaman tüyleri öyle bir kabarırmış ki gören ürkermiş. Böbürlenmek sözcüğünün bebr'den geldiği sanılmaktadır. Efsaneye göre bu hayvanın derisine ok, kılıç, mızrak gibi savaş aletleri işlemezmiş. )

- KAPLUMBAĞA/TOSBAĞA ile TATLI SU KAPLUMBAĞASI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22264 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( REFŞ: Bir tür ırmak kaplumbağası.[Fırat ve Dicle'de bulunur.] )
( SÜLHAFİYYE[Ar.] | CHÉLONIENS[Fr.]: Kaplumbağalar. )
( Kaplumbağa ile ... )

- KÂR-ÂGÂH[Fars.] ile KARÂR-GÂH[Ar., Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18029 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İş bilir, uyanık. İLE Bir yerde oturup karar kılınacak, dinlenilecek yer. | Bir ordu kurmay kurulunun bulunduğu yer/merkez. )

- KAR' ile KAR' ile KA'R[çoğ. KUÛR] ile KÂR[Fars.] ile -KÂR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18028 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kapıyı çalma. İLE Hekimin, hastayı muayene ederken, ses almak üzere, bir örgene/uzva parmakla vurması. | Kapı çalma. | Su kabağı. İLE Çukur şeyin dibi, dip, son/nihayet. | Derinlik. İLE İş güç, iş. | Kazanç, temettü. | Meşguliyet; sanat. | İşleme, etki/te'sir. | Savaş. İLE "-li, -ci, eden, -edici" eklerinin karşılığıdır. Adları sıfat yapar.[HİLE-KÂR, İSYAN-KÂR, KANAAT-KÂR vb.] )

- KAR[< Ar. Soğuk.] ile/ve/değil DOLU/GIRCI/KIRCI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12707 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KARA KARA (DÜŞÜNMEK)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10356 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KARAKULAK ile VAŞAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22034 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KARABİBER ile DÂR-İ FÜLFÜL[Fars., Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8392 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Karabibere benzer, uzun dâneli baharat. )

- KARAMSAR/LIK ile/ve KÖTÜMSER/LİK ile/ve OLUMSUZ/LUK (NEGATİF/LİK)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7153 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KARANFİL[Ar. < KARANFUL] ile TARÇIN[Fars. < DÂRÇÎN < DÂRÛ-Yİ ÇİN/DÂR-I ÇİN: Çin darısı/ağacı.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8394 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Tarçın bitkisinin kökeninin, Sri Lanka olarak da bilinen Seylan Adası olduğu söylenir. Ne var ki, biz bu bitkiyi Uzakdoğu'dan, Çin ve Malezya gibi ülkelerden almışız. Aslında, bitkinin dilimizdeki adı da, tarihi bu bağa ilişkin bir ipucu verir gibi. Farsça, "dâr" sözcüğü, ağaç anlamına geliyor.[Arapça'da ev anlamına gelen "dâr" sözcüğüyle karıştırılmamalı!] "Dâr-ı Çin" yani "Çin ağacı" sözcüğü, Farsça'dan dilimize girmiş ve başındaki sessiz harf sertleşerek tarçın biçiminde söylenir olmuş.

İngilizce gibi Batı dillerinde, tarçın sözcüğünün karşılığı, "cinnamon". Bu sözcük, Latince, tarçın demek olan "cinnamomum" sözcüğünden kaynaklanıyor. Ama sözcük, Latince'ye gelinceye kadar dilden dile dolaşmış. Tıpkı, İpek Yolu tüccarlarının, mallarını taşımaları gibi, sözcük de dilden dile taşınmış. Sözcük, Latince'ye, eski Yunanca "kinnamomon"dan geçmiş. Yunanlar'sa, bu sözcüğü, İbraniler'in, "kinamom" dedikleri sözcükten alıp dillerine uyarlamışlar. Aramca, "qunimun" olarak söylenilen sözcüğün kökeniyse, Malezya'da ve Endonezya'da konuşulan Malay dili. Bu dilde, "kayu manis" sözcüğü, "tatlı odun" anlamına geliyor. )

- KARANLIK ile ALACAKARANLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12689 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KARDEŞ ile/ve ÜVEY KARDEŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5834 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Anne-baba bir olan/lar. İLE/VE Ayrı anne ya da babadan olan/lar. )
( AH Lİ-ÜMM: Baba ayrı, anne bir kardeş. )

- KARGA ile BÜYÜK KARGA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22754 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tûle emeli simgeler. )
( Karga Mitleri'ni okumak için burayı tıklayınız... [İng.] )
( Bazı karga türleri:
Avustralya Kuzgunu [Corvus Coronoides]
Alacalı Karga [C. Albus]
Amerika Kargası [C. Brachyrhynchos]
Balık Kargası [C. Ossifragus]
Banggai Kargası [C. Unicolor]
Başlıklı Karga [C. Cornix]
Bayağı Karga [C. Monedula] [Türkiye'de]
Bayağı Kuzgun [C. Corax] [Türkiye'de]
Beyaz Boyunlu Karga [C. Leucognaphalus]
Beyaz Gagalı Karga [C. Woodfordi]
Beyaz Yakalı Kuzgun [C. Albicollis]
Boz Karga [C. Tristis]
Bugenvillea Kargası [C. Meeki]
Büyük Gagalı Karga [C. Macrorhynchos]
Chatham Adaları Kuzgunu [C. Moriorum]
Chihuahua Kuzgunu [C. Cryptoleucus]
Çöl Kuzgunu [C. Ruficollis] [Türkiye'de]
Dauria Kargası [Alaca Küçük Karga] [C. Dauuricus]
Ekin Kargası [C. Frugilegus] [Türkiye'de]
Ev Kargası [C. Splendens]
Flores Kargası [C. Florensis]
Hawai Kargası [C. Hawaiiensis]
İnce Gagalı Karga [C. Enca]
Jamaika Kargası [C. Jamaicensis]
Kahverengi Başlı Karga [C. Fuscicapillus]
Kalın Gagalı Kuzgun [C. Crassirostris]
Kap Kargası [C. Capensis]
Kuzeybatı Kargası [C. Caurinus]
Küba Kargası [C. Nasicus]
Küçük Karga [C. Bennetti]
Küçük Kuzgun [C. Mellori]
Leş Kargası [C. Corone] [Türkiye'de]
Mariana Adaları Kargası [C. Kubaryi]
Meksika Kargası [C. Sinaloae]
Orman Kuzgunu [C. Tasmanicus]
Palmiye Kargası [C. Palmarum]
Somali Kargası [C. Edithae]
Şeritli Karga [C. Typicus]
Tamaulipas Kargası [C. Imparatus]
Torres Kargası [C. Orru]
Uzun Gagalı Karga [C. Validus]
Yakalı Karga [C. Torquatus]
Yelpaze Kuyruklu Kuzgun [C. Rhipidurus]
Yeni Kaledonya Kargası [C. Moneduloides]
Yeni Zelanda Kuzgunu [C. Antipodum] )
( ZÂG-BEÇE[Fars.]: Karga yavrusu. )
( NEÂB[Ar.]: Karga yavrusu. )

- KARGAŞA ile/değil KARMAŞA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29067 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kişiler arasında. İLE/DEĞİL Kavram ve/veya olgularda. )
( Karmaşa, görünüşte ve sözlerdedir. Var olan, vardır. O, ne nesnel, ne de özneldir. Madde ve zihin, ayrı değillerdir, onlar, tek enerjinin yüzleridir. Zihne, maddenin işlevi olarak bakın, işte size bilim; maddeye, zihnin ürünü diye bakın, işte size din. )
( Between people.
The confusion is apparent and purely verbal. What is, is. It is neither subjective nor objective. Matter and mind are not separate, they are aspects of one energy. Look at the mind as a function of matter and you have science; look at matter as the product of the mind and you have religion. Vs. About concepts and/or facts. )

- KARIN ile GÖBEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5477 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( BECRÂ'[Ar.]: Göbeği çıkık [kadın]. | Yüksek [yer, tepe]. )

- KARIN ile MİDE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5472 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... ile KURSAK[Halk dilinde] )
( KURSAK: Kuşların yemek borusu üzerinde bulunan, yiyeceklerin toplandığı torba biçiminde şişkin örgen. | Böceklerin ve solucanların sindirim kanallarında bulunan, kuşların kursağına benzeyen yapı. )
( İnsan ve hayvanlarda, gövdenin, kaburga kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi. | Dölyatağı. | Bazı şeylerde, şiş ve iç bölüm. | Mide. | [mecaz] İç, gönül, akıl, kafa. | Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan duraklı dalgalarda, en büyük genlikle titreşen noktalar. İLE Omurgalılarda, sindirim sisteminin, yemek borusu ile onikiparmak bağırsağı arasında, besinlerin, sindirime hazır duruma getirildiği, omurgasız hayvanlarda, sindirim kanalının bu bölgeye karşılık olan bölgesi. | [mecaz] Karın, karın bölgesi. | [mecaz] Yemek yeme isteği. )

- KARINCA ile/ve AKKARINCA/DİVİK/TERMİT ile/ve ÖTEKİ KÜÇÜK CANLILAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22863 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Karıncaların bilinen 8000 türü vardır. 130 milyon yıldır yaşıyorlar. İLE 2600 termit türü vardır. )
( Dünyadaki toplam böceklerin %1'ini karıncalar oluşturur. [1 kentilyon olarak hesaplanmıştır.] )
( Günde ancak birkaç dakika uyurlar. )
( Sualtında 19 gün yaşayabilirler. )
( Ağaç karıncası kafası kopuk olarak 24 saat yaşayabilir fakat kolonisi dışında tek başına yaşayamaz. )
( Toplam kütleleri, insanın toplam kütlesinden daha fazladır. )
( Karınca, açgözlülüğü simgeler. )
( KARINCA[< KARNI İNCE]'den geldiği söylenir. )
( KÖRE: Karınca yuvası. )
( NEMLİYYE[Ar.]/FORMICIDÉES[Fr.]: Karıncalar. )
( ŞÜTÜR-MUR[Fars.]: Mitolojik, büyük bir karınca. )

- KARIŞ ile/ve KULAÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14498 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Parmaklar birbirinden uzak ve açık duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ve serçe parmağın ucları arasındaki açıklık/mesafe. İLE/VE Gerilerek açılmış iki kolun parmak ucları arasındaki uzaklık/mesafe. )
( ... İLE/VE İki buçuk mimari arşın.[Hafriyatta, kuyu açanlar arasında ve suların derinliğini belirtmekte kullanılan bir ölçüdür] )
( [Yunan çağında, Anadolu'da] ... İLE/VE 6 ayak ya da 4 dirsek, 1,776 metre. )

- KARİDES ile ÇEKİRGE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22559 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Denizde. İLE Karada. )

- KARMAKARIŞIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10476 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KARPOZ[Yun.] ile KARPUZİ[Yun.]/KARPUZ[Fars. < HARPUZ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55128 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Her tür meyvenin genel adı. İLE Karpuz. )

- KARPUZ[Fars. < HARBÛZ] ile ŞALAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8353 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kabakgillerden, sürüngen gövdeli parçalı sert yapraklı, sarı çiçekler açan bir bitki. | Bu bitkinin dışı yeşil kabuklu, içi kırmızı ve sulu, iri meyvesi. | Lamba karpuzu. | Kadın memesi. İLE Ham, büyümemiş karpuz. )
( Kabakgillerden, sürüngen gövdeli parçalı sert yapraklı, sarı çiçekler açan bir bitki. | Bu bitkinin dışı yeşil kabuklu, içi kırmızı ve sulu, iri meyvesi. | Lamba karpuzu. | Kadın memesi. İLE Ham, büyümemiş karpuz. )
( BOSTAN: Sebze bahçesi. | Kavun, karpuz tarlası. | Kavun ve karpuza verilen ortak ad. )
( BOSTAN: Sebze bahçesi. | Kavun, karpuz tarlası. | Kavun ve karpuza verilen ortak ad. )

- KÂSE[Fars.] değil/yerine/= TAS
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12259 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Cam, çini, toprak vb.nden yapılmış derince çanak. | Kalp. )

- KASIM[< KISMET]["ka" uzun okunur] ile KASIM[çoğ. KAVÂSIM]["ka" uzun okunur] ile KASIM[Fars.] ile KASIM[Ar. < KÂSİM] ile KASIM[Ar. < KÂSİM]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18032 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Taksim eden, ayıran, bölen. | [matematik] Bölen. İLE Kırıcı, ezici, ufaltıcı. İLE İnce, narin, çabuk kırılabilen. İLE Yılın on birinci ayı, son teşrin, teşrin-i sâni. İLE Kışın başlangıcı sayılan 08 Kasım günü başlayıp Hıdırellez'in ilk günü olan 06 Mayıs'a kadar altı ay süren dönem. )
( Yüz elli, yaz belli. )
( Kasım'ın 150. günü (08 Nisan) olunca, kötü havalar geçer, yazın ucu görünür. )
( Kasım'dan on gün evvel ek, on gün sonra ekme. )

- KASIRGA ile TAYFUN[İng. TYPHOON][ŞİDDETLİ KASIRGA]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12966 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Atlantik Okyanusu'nda ve dünyanın dönüş [saat] yönündedir. İLE Okyanuslarda, Çin Denizi ile Hint Denizi'nde görülen, dünyanın dönüş [saat] yönüne zıt olarak, Doğu'dan, Batı'ya doğru oluşan, güçlü kasırga. )

- KASIRN ile ZEMHERÎR[ZÂM(Fars.): Kış. + HARÎR(Ar.): Uğuldayan.]/KARAKIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/27962 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kışın başlangıcı sayılan 08 Kasım günü başlayıp yazın başlangıcı sayılan 06 Mayıs'a [Hıdrellez'e] kadar süren zaman. İLE Aralık'ın 20'si ile Şubat'ın 01'i arasındaki ilk 40 günlük en etkili, soğuk/kara kış. )

- KASTÂL ile KASTAR ile KÂSTÂR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18035 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Şeker tozu. İLE Yalancı. İLE Pamuk ipliğini ya DA bezini bol ve soğuk su ile yıkayarak ağartma işi. )

- KAŞ ile/ve KİRPİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5228 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Alın ile göz çukurunun arasında bulunan yoğun kıllar. İLE Göz kapaklarının ucunda bulunan seyrek kıllar. )
( Kaş ile göz, gerisi (kalanı, artanı, dahası) söz. )
( TAKATTUB[Ar.]: Buruşma. | Kaşların çatılması. )
( TAKTÎB[Ar.]: Kaş çatıp yüz ekşitme. )
( NEVK[Fars.]: Sivri uc. | Kuş gagası. | Kirpiğin ucu. )
( [Divân edebiyatında] Yay. İLE/VE Ok. )

- KATALOG[Fr./İng. CATALOGUE] ile/ve/=/||/<> FİHRİST[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14175 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kitaplıktaki kitapları ya da belirli bir daldaki gereçleri, nitelikleri bakımından tanıtmak, arandıklarında bulunmalarını sağlamak amacıyla, yer numaraları belirtilerek hazırlanmış kitap, defter ya da fişten oluşan bütün. | Kitabevi, yayınevi, kurum vb. kuruluşların yayınlarını, ürettikleri malları, nesneleri tanıtan, gösteren dizin ya da kitap. İLE/VE/=/||/<> İçindekiler. | Abecesel sıralamalar için kullanılan, kenarında tüm harflerin yer aldığı not defteri. )

- KATILAR'DA:
KRİSTAL
ile/ve AMORF/AMORPHE[Fr.]/BÎ-ŞEKL[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8015 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Cam, amorf bir katıdır. )

- KÂTİP ile/ve TERZİ/HAYYAT/BAHYEZEN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6065 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KAVAK ile/değil ÇINAR[Fars. < ÇENÂR]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13081 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Anadolu Kavağı'ndakiler, çınardır. )
( Söğütgillerden, sulak bölgelerde yetişen, boyu bazı türlerinde 30-40 metreye değin çıkan, kerestesinden yararlanılan uzun boylu bir ağaç. İLE İki çeneklilerden, otuz metreye kadar uzayabilen, gövdesi kalın, uzun ömürlü, geniş yapraklı bir ağaç. )

- KAVUKLU ile PİŞEKÂR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44796 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Ortaoyununda, kavuklu ile konuşarak oyunu açan kişi. )

- KAVUN ile ŞAMAMA[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8352 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Güzel kokulu bir tür kavun. | Kavuna benzer bir yıllık otsu ve sürüngen bir bitki. )

- KAYA KELERİ ile KERTENKELE/KELER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22390 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bulunduğu yerin rengine girme özelliğiyle bilinir. İLE ... )
( ... İLE Türkiye'de 64 kertenkele türü bulunmaktadır. [Hiçbiri zehirli değildir.] )
( Dünyada, 150 kadar türü bulunmaktadır. Yalnızca Madagaskar'da, 75 kadar tür bulunmaktadır. İLE ... )

- KAYA ile ZIMPARA[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45512 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Çok sert alümin billurlar kapsayan ve aşındırıcı olarak kullanılan doğal kaya. | Mane, tahta ve daha başka şeylerin yüzünü aşındırıp düzeltmeye ve parlatmaya yarayan, üstüne zımpara tozu yapıştırılan kalın kâğıt. )

- KAYISI[Fars. KAYSİ]/MIŞMIŞ[Ar.] ile ŞEKERPARE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8344 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gülgillerden, sıcak ya da ılık iklimlerde yetişen, çiçekleri pembemsi beyaz bir ağaç. | Bu ağacın, açık turuncu renkte, eti sulu, güzel kokulu, tek ve sert çekirdekli tatlı meyvesi. İLE Çok tatlı bir tür kayısı. | Bir tür hamur tatlısı. )
( KAYISI: KAJSZIJA[Bulgarca]
CAIS/CAISI/CASIA[Romence]
KAJSIJA[Hırvatça]
KAJSI[Arnavutça]
KAJSZI[Macarca, Tatarca] )

- KAYISI ile ZERDÂLİ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37296 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Kayısı ağacının, küçük meyveli bir türü. | Bu ağacın, acı çekirdekli meyvesi. )

- KAYITSIZLIK ile/ve/değil/yerine İLGİLENMEMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4961 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KAZ ile LÖKEŞE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22694 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Yaban kazı. Kazların en büyük türü. )
( Kazın yediği otlar insan için şifalıdır. )
( Hırsı simgeler. )

- KE'S[çoğ. KÂSÂT, KÜÛS] ile KES[Fars. | çoğ. KESÂN]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18050 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İçi dolu kap/çanak. | Bardak, kadeh. | Şarap dolu bardak/kadeh. | Çanak. Çiçeğin en dışında bulunan yeşil yaprakların hepsi. İLE Kişi, kimse.[HER-KES: Her bir kişi, her kim olursa olsun] )

- KE'SÎ[< KE'S] ile KESÎ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18052 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kadehle, bardakla, çanakla ilgili, onlara benzer. | [botanik] Çanaksı. İLE Bir kimse. | İnsanlık, mertlik. )

- KE ile KE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18041 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Benzetme/teşbih harfi olup "gibi, misillü" anlamlarına gelir. [KE-'L-EVVEL: Önceki gibi. | KE-ZÂLİK: Yine böyle/öylece.] İLE Küçültme edatıdır. [MERDÜMEK: Adamcağız] )

- KEBİKEÇ/DÜĞÜNÇİÇEĞİ[Fars.] = TURNAAYAĞI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40752 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Düğünçiçeğigillerin örnek bitkisi. )

- KEBİKEÇ = DÜĞÜNÇİÇEĞİ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41933 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( "Tılsımlı söz". Yazma kitapları güve yememesi için yazılan tılsım. )

- KEÇİ ile/ve DAĞ KEÇİSİ / YAĞMURCA / ELİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22980 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Boynuzlugillerden, ufak sürüler halinde yaşayan, çok çevik bir antilop türü. )

- KEÇİ ile/ve OĞLAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22987 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Keçi yavrusu, genç/küçük keçi. )

- KEÇİ ile/ve TEKE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22986 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Eril keçi. )

- KEDİ ile PARS (KEDİSİ)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22047 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KEDİ ile VAHŞİ SERVAL KEDİSİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22035 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KEDİ ile/değil/<>/< VAŞAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22032 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gebelik süreleri, 56-63 gündür. İLE ... )
( Kedilerin her bir kulağında, 32 adele/kas vardır. İLE ... )
( Kedi ile ... )
( Kediler, geceleri daha iyi görürler. İLE/DEĞİL/<>/< ... )
( Limon ve portakal kokusunu pek sevmezler. İLE/DEĞİL/<>/< ... )
( Siyah kediler, beyaz kedilere göre daha sakindir. İLE/DEĞİL/<>/< ... )
( Dişil kediler, erillerden daha iyi görme özelliğine sahiptir. İLE/DEĞİL/<>/< ... )

- KEF[Fars.] ile KEF[Ar., Fars.] ile KEFF[çoğ. KÜFÛF]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18042 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Köpük. | Sünger taşı. İLE Eski Türkçe abecesinin yirmibeşinci harfidir.[ebced hesabında yirmi sayısının karşılığıdır] İLE Eliçi, aya, avuç. RÂHE[Ar.] | Ayağın altı, taban. | El çekme, vazgeçme. | [edebiyatta] Arûz'un yedinci sâkin harfini çıkarma. )

- KELEPÇE[Fars. < KELEBÇE] ile/ve/||/<>/> PRANGA[İt. < BRANCA]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/51302 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( El bileklerine takılan. İLE/VE/||/<>/> Ayak bileklerine takılan. )

- KELLE[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41993 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( 3x4 m² olan halı. )

- KEM ile KEM[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18047 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Soru edatı.[bir şeyin mikdarını öğrenmek üzere kullanılır][kaç?, ne kadar? vb.] İLE Az, eksik. | Kötü, fena; bozuk. )

- KEMÎN[çoğ. KEMÂÎN] ile KEMÎN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18048 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Pusuya gizlenmiş kişi. | Pusu. İLE Çok az. | Pek küçük. )

- KENDİLİĞİNDEN/LİK ile İSTER-İSTEMEZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30139 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KEPÇE[Fars. < KEFÇE] ile ÇEMÇE/ÇÖMÇE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35712 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Tahta kepçe. )

- KEPİR/ŞÛRE[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42003 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çorak, verimsiz toprak. )

- KER[Fars.] ile KERH[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30556 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sağır. | Kuvvet, kudret. | Merâm ve maksat. İLE İğrenme, tiksinme, hoşlanmama. | Zorlama. )

- KERESTE[Fars. < KERASTE] ile/= KALAS[< Romanya'da Galati kenti]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12267 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tomrukların boyuna biçilmesiyle elde edilen ve marangozlukla inşaatta kullanılan nitelikli ağaç. | Ayakkabı yapımında kullanılan gereç. | Kaba saba kişi, "kalas". İLE/= Kalın biçilmiş uzun tahta. | Ahşap yapılarda kiriş olarak kullanılan kalın biçilmiş uzun tahta. | Kaba, anlayışsız kişi, "kereste". )

- KEREVİZ ile TURP
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8368 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yüksek tansiyon sorunu olanların pek kullanmaması salık verilmektedir. İLE ... )

- KERÎ ile KERÎ[Fars.] ile KERÎH[< KERH]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18049 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kazmak. İLE Örümcek ağı. | Sağırlık. İLE İğrenç, çirkin. | Pis kokan. )

- KERPİÇ/HIŞT[Fars.] EV ile TORLUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18890 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Toprak kulübe. )

- KESE[Fars. < KÎSE] ile KESE ile HAVA KESESİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22457 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KESE[Fars. < KÎSE] ile TULUMCUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53659 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Organizmanın bazı boşlukları. İLE İç kulakta, yarım daire kanallarına bağlı küçük kese. | Bitkilerde yüzmeyi kolaylaştıran, tulum biçiminde küçük kese. )

- KEŞÂN KEŞÂN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10896 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zorla, sürükleye sürükleye, çeke çeke götürerek. )

- KEŞKE ile EN AZINDAN/BARİ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3943 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KEŞKE ile EN AZINDAN/BARİ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3943 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KEVKEBE ile KEVKEBE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18055 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gökteki yıldız. | Süvâri alayı. İLE Gösteriş, tantana. )

- KEZZAP[Fars. TİZ+AB] ile TUZRUHU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53699 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Nitrik asit. Organik nesneler üzerinde yakıcı ve sarartıcı bir etki gösteren, birleşiminde bir azot, üç oksijen ve bir hidrojen bulunan, yoğunluğu 1,52 olan, 86 °C'de kaynayan, sanayide kullanılan asit. İLE Hidroklorik asit. Hidrojen ve klordan oluşan, renksiz, havada beyaz dumanlar saçan, suda kolayca eriyen ve fosfor elde edilmesinde, çeliğin pasını gidermede kullanılan keskin kokulu bir gaz. )

- KIKIRDAK/KAKIRDAK ile/ve KEMİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5400 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( EŞVÂK[Ar. < ŞEVK]: Kemiklerin uzamaları. )
( Kemik kadar sert olmayan, dayanıklı, esnek, bükülgen, damarsız bağ dokusu. | Sığır ve danada, hayvanın göğüs boşluğunun arka tarafının alt bölümünde bulunan parça. İLE/VE İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert örgenlerin genel adı. | Kemikten yapılmış olan. )

- KIL-TÜY
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10901 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KIL ile TÜY
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5222 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( "Kalın/sert" olan deri uzantısı. İLE "İnce/yumuşak" olan deri uzantısı. )

- KILÇIK ile/ve GELMİÇ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22538 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE İri balıklarda, kılçık durumunda olan kemik. )

- KIR YEMEĞİ ile BERVÂZE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8426 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KIRAN ile KIRAN ile KIRAN/ÂFET[Ar.] ile KIRÂN[Ar. < KIRÂNÂT] ile KIRÂN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18058 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kırma işini yapan kişi. İLE Kıyı, kenar, çevre, uç. | Dağ sırtı, tepe, bayır. | Kıraç toprak. | Birbirine paralel olarak uzanan iki akarsu arasında kalmış dağ sırtı. İLE Bir topluluğun ve özellikle hayvanların büyük bir bölümünü yok eden hastalık ya da başka neden. İLE Yakınlık. | İki şeyin birleşmesi. | Gezegenlerden ikisinin bir burçta birleşmesi. İLE 1848'den 1927'ye kadar İran'da kullanılan bir gümüş para.[1.25 Dolar değerindeydi. 10 kıran, 1 toman ederdi.] )

- KIRKAYAK ile TIRTIL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22912 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Taşların altında yaşar. | Kasıkbiti. İLE Kelebek kurtçuğunun yumurtadan çıktıktan sonra krizalit oluncaya kadarki durumu. )
( Tek sayılı ayak çiftine sahiptirler. Ayak sayıları 15 - 191 çift arasında değişir. İLE ... )
( DIPLOPODA: Kırkayakları [binayakları] içeren hayvan sınıfı. )
( UNIRAMIA: Kırkayakların, çiyanların ve böceklerin yer aldığı şube. )

- KIRLANGIÇ ile DAĞ KIRLANGICI/ÇOBANALDATAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22733 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KIRLANGIÇ ile KEÇİSAĞAN/ÇOBANALDATAN/EBÂBÎL[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22730 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Dağ kırlangıcı. | Çobanaldatangillerden, kahverengimsi gri zemin üzerine benekli ve çizgili tüyleri olan, kanatları sivri, kuyruğu uzun, boynu kısa, başı iri ve enli, gagası ufak, kısa ve kancalı bir tür kuş. )
( ... İLE Kahverengilerdir fakat gökyüzünde uçarlarken siyah görünürler.
* Uzun, bumeranga benzer kanatları, kısa ve çatallı kuyrukları vardır.
* Kırlangıçlar gibi uçarken kanatlarını kırmazlar.
* Kırsal bir alanda görmek olanaksızdır.
* Yuvalarını çatıların gizli yerlerinde yaparlar ve yuvalarına çok hızlı girip çıkarlar.
* Bazı ebabillerin 21 yıl yaşadığı gözlenmiştir.
* Ebabil görmek için yaz aylarında gökyüzünün çok yükseklerine bakmak gerekir.
* Kırlangıçlar gibi, teller vb. yerlere tünemezler.
* Sadece üremek için bir yere konarlar.[Türkiye'nin bir çok yerinde ürerler.]
* Özellikle akşam üstü çatıların ve evlerin üzerinde çılgınca çığlıklar atarak hızla uçarken görebilirsiniz.
* Yaşamlarının büyük bir kısmını uçarak geçirirler. [Uçarken uyurlar.]
* Şehirde, binaların arasında görebilirsiniz.
* Yuvalarını binalardaki çatlaklarına, havalandırma boşluklarına, çatı aralarına yaparlar. Yuva yapmak için uçarken rastgele topladıkları tüy, ot ve tohumları kullanırlar.
* Avrupa'ya Mayıs'ın başında gelir ve genellikle iki hafta içinde, oldukça hızlı bir şekilde tüm kıtaya yayılırlar. [Kışı geçirmek için Afrika'nın güneyine geri dönerler.]
* Mardin'de çok sayıda görmeniz olanaklıdır. )

- KISKANÇLIK ile/değil/yerine GIPTA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7466 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İlgili olanağın o kişinin elinden çıkmasını istemek. [ve gerçekleşmesi için anlamsız sorunlar çıkarmaya çabalamak.] İLE/DEĞİL/YERİNE Kendi elinde de bulunmasını istemek [ve gereklerini yerine getirmeye çabalamak.] )
( Kişi, başkalarını kıskanarak, pek çok şanssızlığı üzerine çeker. )

- KIŞ ile/ve/||/<>/< UĞULDAYAN KIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54319 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( 21 Aralık - 21 Mart arası. İLE/VE/||/<>/< 21 Aralık - 31 Ocak arası. )

- KIVÂM[Ar.] ile/<> TAV[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12273 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Koyuluk. | Bir şeyin, en uygun zaman ya da durumu. | Spor çalışmalarında başarılı olabilmek için, fizik ve moral yönünden istenilen iyi durum. İLE/<> İşlenecek bir nesnede bulunması gereken ısının, nemin yeterli olması durumu. | [hayvanlarda] Semizlik. | [mecaz] En uygun durum ve zaman. )

- KIYI ile/ve/<> RIHTIM[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44932 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/<> Bir akarsu ya da deniz kıyısında doldurularak yapılmış, gemilerin indirme-bindirme ya da yükleme-boşaltma yapabileceği yer. )

- KIZMAK ile/ve/değil/yerine SİTEM[Fars.] (ETMEK)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7259 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Birine, yaptığı bir hareketin ya da söylediği sözün, üzüntü, alınganlık, kırgınlık vb. duygular uyandırdığını, öfkelenmeden belirtme. )

- KÎH ile KİH[Fars. çoğ. KİHÂN]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18062 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İrin, cerahat. İLE Küçük. )

- KİMSESİZ ile ANNESİZ-BABASIZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6279 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KÎR ile KÎR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18063 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zift, katran. İLE Erillik örgeni, penis. )

- KİRAZ[Yun.] ile VİŞNE[Slavca]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8335 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gülgillerden bir meyve ağacı. İLE Gülgillerden, dalları kırmızımtrak, çiçekleri beyaz renkte, kiraza benzer bir ağaç. | Bu ağacın meyvesi. )

- KİRPİ ile DİKENLİ OKLU KİRPİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22414 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kirpi ile ... )
( Kirpiler, suda batmazlar. )

- KİŞİ/İNSAN ve/||/=/<>/< DİL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4809 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kişi, dilinin ardında gizlidir. )
( TALÂKAT: Dil açıklığı, düzgün sözlülük. | Güleryüzlülük. )
( Kişinin içi neyse, dili de odur. )
( Kişinin, dile; dilin, yola; yolun, ereğe gereksinimi vardır. )
( İnsan/kişi, dil varolanıdır; kelâmla terbiye olunur/edilir. )
( Hakikatin üzerindeki perdelerden biri dildir. )
( SELÂSET: Sözün akıcı olma, kolay anlaşılma hali. )
( AĞZI TATLI: Hoş konuşan. )
( Üslûb-u lîsân, aynıyla insan. )
( Kişi, kendini, yazı aynasında görür/gösterir ve gerçekleştirir. )

- KİTAP ile SUPARA[Fars. SÎ+PÂRE]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47381 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Osmanlı Devleti'nde, okul kitaplarının genel adı. )

- KOÇ ile BAHTE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22990 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Besili, semiz koyun. | Burulmuş, üç yaşında koç. )

- KOÇ ile/ve/<> KOYUN/MARYA[Yun.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22989 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eril. İLE/VE/<> Dişil. )
( ... İLE/VE/<> Dişil koyun. | Dişil hayvan. | Bir tür küçük balık. )
( KUÇİ[Tuna Bulgarları'na ait kitâbelerde] ile/ve/<> ... )
( ... İLE/VE/<> Gebelik süreleri 147-154 gündür. )

- KOMUTAN ile MİR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46230 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Baş, kumandan, amir. | Bey. )

- KORKU ile KAYGI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7068 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( KAYNAK: Korkunun kaynağını biliriz, ancak kaygının kaynağı belirsizdir.
SÜRE: Korku, daha kısa sürelidir, kaygı ise uzun süre devam eder.
ŞİDDET: Korku, kaygıdan daha şiddetlidir. )
( Beyinde. [amigdala'da]. İLE Zihinde.["bağlarda"] )
( [kaynağı] Dışarıda. İLE İçeride. )
( Dışarıdan içeriye. İLE İçeriden dışarıya. )
( Varoluşsal, zorunlu, geçerli, gerekli, etkili ve yetkin. İLE Anlamsız, değersiz, geçersiz, gereksiz, etkisiz ve yetkisiz. )
( Köpek/arı korkusu (yakındaysa/yakınlaşıyorsa)
"Köpek/arı kaygısı" (uzaktaysa/yakınlaşmasa da)

Uçak korkusu (binmeye yaklaştıkça)
"Uçak kaygısı" (binmeden ve düşmesi "düşüncesiyle")

Terk edilme korkusu (ondan daha önce terk edememe düşüncesiyle)
"Terk edilme kaygısı" (binmeye yaklaştıkça)

[Deneyimleneceklerde, elde etmede, sınırlarda ve sınavlarda...]
Başaramama korkusu (zihnindeki ve "kendince" sınırsız "çözümleriyle")
"Başaramama kaygısı" (çıkarlarının kaybedilecek olması ya da çatışmasıyla)

[Varoluş sürecinde ve gereksiniminde...]
"Ben olamama" korkusu (ötekilerin "gücü" ya da "üstünlüğüyle")
"Ben olamama" kaygısı (aidiyet sağlayamamayla) )
( "KAYGI değil/yerine SAYGI" yazısı için burayı tıklayınız... )
( Korkunun bir bölümü, varolanlara bir zarar düşünmediğimiz zaman gider. )
( İhanetten uzak kaldığın kadar korkmazsın. )
( Zan gitmedikçe, korkudan ve kaygıdan kurtulamayız. )
( Gövde ve zihin sınırlılardır, onun için de incinmeye açıklardır, onların, korunmaya gereksinimleri vardır ve bu da korkuya yol açar. )
( Gelecek için antrenman, tutumlar geliştirme; bunlar korku işaretidir. )
( Acı çekmemiş olan, korkmaz. )
( İç ve dış arasındaki ayrımın yalnızca zihinde olduğunu idrak ettiğiniz zaman, artık korkunuz kalmaz. )
( Arzulardan ve korkulardan kurtulun, görüşünüz birdenbire berraklaşacak ve herşeyi olduğu gibi göreceksiniz. )
( İç değerinizi bilmelisiniz, ona güvenmelisiniz ve günlük yaşantınızda arzu ve korkularınızı feda ederek bunu belirgin kılmalısınız. )
( Arzudan ve korkudan kurtulmak sizi öyle korkutmasın. Bu hepinizin bildiğinden öylesine farklı, çok daha yoğun ve ilginç bir hayat yaşayabilmenizi sağlayacaktır; öyle ki siz her şeyi kaybetmekle, gerçekten her şeyi kazanmış olursunuz. )
( Once you realise that all comes from within, that the world in which you live has not been projected onto you but by you, your fear comes to an end.
You are love itself - when you are not afraid.
An understanding mind is free of desires and fears.
The more you know yourself the less you are afraid.
Discover your mistake and be free of fear.
The body and the mind are limited and therefore vulnerable; they need protection which gives rise to fear.
Training for the future, developing attitudes is a sign of fear.
Who has not suffered is not afraid.
When you realise that the distinction between inner and outer is in the mind only, you are no longer afraid.
Be free of desires and fears and at once your vision will clear and you shall see all things as they are.
You must know your inner worth and trust it and express it in the daily sacrifice of desire and fear.
Do not be afraid of freedom from desire and fear. It enables you to live a life so different from all you know, so much more intense and interesting, that, truly, by losing all you gain all. )
( FEAR: [not] Forget Everything And Run vs./AND/BUT Face Everything And Rise
Face Everything And Rise INSTEAD OF Forget Everything And Run )
( Korku, bilmemekten ileri gelir. )
( Bir kez, her şeyin içten geldiğini, içinde yaşadığınız dünyanın size değil, sizin tarafınızdan yansıtıldığını idrak ettiğinizde, korkularınız sona erer. )
( Siz aslında sevgisiniz - korkmadığınız zaman. )
( Anlayan bir zihin, arzulardan ve korkulardan azâdedir. )
( Kendinizi ne kadar daha çok bilirseniz, o kadar daha az korkarsınız. )
( Hatanızı keşfedin ve korkudan kurtulun. )
( Gövdemizin sahibi olursak, korkuyu atarız. )
( Varolan bir şeyden çekinme. İLE Henüz gerçekleşmemiş bir şeyden çekinme. )

- KORKULUK ile BOSTAN KORKULUĞU/ÜFÇE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53784 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KÖK ile KÖK[Fars. < KÛK] ile TOHUM[Fars. < TUHM]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12788 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bitkileri toprağa bağlayan, topraktaki besi maddelerini emmesine yarayan klorofilsiz bölüm. | Kök sap, kök. | Bazı şeylerde dip bölüm. | Sapıyla çıkarılan bitkilerde tane. | Dip, temel, esas. | Kaynak, köken. | Birini bir yere bağlayan manevi temel güçlerin bütünü. | Sözcüğün her türlü ek çıkarıldıktan sonra kalan anlamlı bölümü. | Olağan koşullarda çevresinden yalıtılamayan ancak çok çeşitli tepkimeyi nitelik değiştirmeden kalabilen atom kümesi. | Denklemde bilinmeyenin yerine konulduğunda uygun düşen gerçek ya da birleşik değer.
İLE
Sazı kurmaya yarayan burgu. | Sap.
İLE
Bitkilerde döllenme sonunda yumurtacıktan oluşan ve yeni bir bitki oluşmasını sağlayan tane. | Soy sop, döl, nesil, sülale. | Ortaya bir sonuç çıkaran, bir sonucun oluşmasına sebep olan şey. | Spermatozoit. )
( Bitkileri toprağa bağlayan, topraktaki besi maddelerini emmesine yarayan klorofilsiz bölüm. | Kök sap, kök. | Bazı şeylerde dip bölüm. | Sapıyla çıkarılan bitkilerde tane. | Dip, temel, esas. | Kaynak, köken. | Birini bir yere bağlayan manevi temel güçlerin bütünü. | Sözcüğün her türlü ek çıkarıldıktan sonra kalan anlamlı bölümü. | Olağan koşullarda çevresinden yalıtılamayan ancak çok çeşitli tepkimeyi nitelik değiştirmeden kalabilen atom kümesi. | Denklemde bilinmeyenin yerine konulduğunda uygun düşen gerçek ya da birleşik değer.
İLE
Sazı kurmaya yarayan burgu. | Sap.
İLE
Bitkilerde döllenme sonunda yumurtacıktan oluşan ve yeni bir bitki oluşmasını sağlayan tane. | Soy sop, döl, nesil, sülale. | Ortaya bir sonuç çıkaran, bir sonucun oluşmasına sebep olan şey. | Spermatozoit. )

- KÖPEK ile YABAN KÖPEĞİ/KIRMIZI KÖPEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22064 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Büyük Sahra'nın güney ve doğu kesimlerinde yaşarlar. )
( 400'den fazla köpek türü vardır. )
( Tüm köpek türlerinin kökeni gri kurtlardan gelmektedir. )
( Dünyadaki hiçbir canlı şekil ve boyut olarak bu kadar çeşitlilik göstermez. )
( Köpeklerin burnunda 220 milyon koku alma hücresi bulunur. [İnsanda 5 milyon] )
( Köpeklerin burnu, insandaki parmakizi gibi her biri kendine özgüdür. )
( Köpeklerin burnuna hava tutulur -ya da bir şekilde üflenirse- kaçarlar. )
( Neşeli köpekler kuyruklarını, daha çok gövdelerinin sağ tarafına doğru sallarlar. [Üzgünlerse sola] )
( Köpekler, mavi ile sarıyı ayırabilirler fakat yeşille kırmızıyı ayıramazlar. )
( Herhangi bir tür köpek herhangi bir türle çiftleştirilebilir. )
( Bilinmeyen bir nedenle, köpekler melez bir tür meydana getirmek için çiftleştirildiklerinde, çiftleşen iki tür arasında ortalama bir sonuç almak yerine çoğu zaman hiç beklenmedik bir sonuçla karşılaşılır. Bu yeni tür yine başka türlerle çiftleşerek üreme yetisini sürdürür. )
( DÜĞÜMLENME: Köpekler arkadan birleşerek çiftleşirler fakat daha sonra bacaklarından birini eşlerinin üzerinden geçirerek arka arkaya gelmiş olurlar. Bu olunca eril köpeğin penis ucu[bulbus glandis] kan pompalanarak şişer ve bu da geri çekilmeyi olanaksızlaştırır. Bu durum sperm sızmasını engellemeye yarar. Boşalma olana kadar bir iteleme süreci yaşanır ve sonucunda penis küçülerek köpekler birbirinden ayrılabilir. )
( Parmakizi gibi, köpekler de burun izleriyle tanınabilirler. )
( Gebelik süreleri 63-70 gündür. İLE ... )
( Köpek, öfkeyi[gazabı] simgeler. )
( CANIS MAJOR: GECE GÖRÜNEN ile/ve GÜNDÜZ GÖRÜNEN )
( BASBASA: Köpeğin, kuyruğunu sallayarak sokulması. | Dalkavukların hali. )
( LÂHİS[Ar.]: Sıcaktan ya da susuzluktan dilini çıkararak soluyan köpek. )
( TAHALLÜB-İ RİEVÎ[Ar.]: Köpeğin, dilini çıkararak soluması. )
( TEHÂRÜŞ-İ KİLÂB[Ar.]: Köpeklerin hırıldaşarak dalaşması. )
( VÜLÛG[Ar.]: Köpeğin su içmesi. )
( PUPPY: Köpek ve köpekbalığı yavrusu. )
( Öteki dillerde HAV HAV[Türkçe'de] tanımları/seslendirmeleri:
* HEM HEM[Arnavutluk'ta]
* VENG VENG[Çin'de]
* GONG GONG[Endonezya'da]
* BAU BAU[İtalya'da]
* VOFF[İzlanda'da]
* BAP BAP[Katalan'da]
* HOV HOV[Slovenya'da]
* HAF HAF[Ukrayna'da]
* GAV GAV[Yunanistan'da] )
( Bazı köpek cinsleri:
Affenpinscher (Affenpinscher)
Afgan Tazısı (Afgan Hound)
Aidi (Aidi)
Airedale Teriyeri (Airedale Terrier)
Akbaş (Akbash Dog)
Akita (Akita Inu)
Alabay (Alabay)
Alaska Malamutu (Alaskan Malamute)
Alman Çoban Köpeği (German Shepherd Dog)
Alman Kısa Tüylü Puanteri (German Shorthaired Pointer)
Alman Pinscher
Alman Telsi Tüylü Puanteri (German Wirehaired Pointer)
Amerikan Cocker Spaniel (American Cocker Spaniel)
Amerikan Eskimo Köpeği (American Eskimo Dog)
Amerikan Fokshaundu (American Foxhound)
Amerikan Pit Bull Terrier (Pitbull)
Amerikan Staffordshire teryesi (American Staffordshire Terrier)
Amerikan Su Spanyeli (American Water Spaniel)
Australian Cattle Dog
Australian Shepherd
Australian Terrier
Bandog
Base (Basset Hound)
Basenji (Basenji)
Batı Highland beyaz teryesi (West Highland White Terrier)
Beagle (Beagle)
Bearded Collie
Bedlington Terrier
Belgian Malinois
Belçika Çoban Köpeği (Belgian Sheepdog)
Belgian Tervuren
Bernese Mountain Dog
Bichon Bolognese
Bichon Frise
Black and Tan Coonhound
Black Russian Terrier
Bloodhound (Bloodhound)
Border Collie
Border Terrier
Borzoy (Borzoi)
Boston Terrier
Bouvier des Flandres
Boxer
Bretagne Epanyölü (Brittany)
Brie Çoban Köpeği (Briard)
Brüksel Griffonu (Brussels Griffon)
Bull Terrier
Buldok (Bulldog) Boğa Köpeği
Bulmastif (Bullmastiff)
Cairn Terrier
Canaan Dog
Cardigan Welsh Corgi
Cavalier King Charles Spaniel (Cavalier King Charles Spaniel)
Chesapeake Bay Retriever
Chihuahua (Chihuahua)
Chinese Crested
Chow Chow (Chow Chow)
Clumber Spaniel
Cocker Spaniel
Collie (Collie)
Curly-Coated Retriever
Dakhund (Dachshund)
Dalmaçyalı (Dalmatian)
Dandie Dinmont Terrier
Danua (Great Dane)
Doberman (Doberman Pinscher)
Dogo (Argentine Dogo)
English Cocker Spaniel
English Foxhound English Springer Spaniel
English Toy Spaniel
Field Spaniel
Finnish Spitz
Fin Tazısı Flat-Coated Retriever
Foksterye (Fox Terrier)
Fransız Buldoğu (French Bulldog)
Gazel Tazısı (Saluki)
Giant Schnauzer
Glen of Imaal Terrier
Golden Retriever (Golden Retriever)
Gordon Seter (Gordon Setter)
Great Pyrenees
Greater Swiss Mountain Dog
Greyhound (Greyhound)
Harrier
Havanese
Ibizan Hound
İngiliz Buldoğu (Bulldog)
İngiliz Fokshaundu (English Foxhound)
İngiliz Seteri (English Setter)
İrlanda Seteri (Irish Setter)
İrlanda Teriyesi (Irish Terrier)
İrlanda Su Spanyölü (Irish Water Spaniel)
İrlanda Kurt Köpeği (Irish Wolfhound)
İskoç Teriyeri
Italian Greyhound
Japon Köpeği (Japanese Chin)
Kangal (Kangal Dog) Sivas Kangal
Keeshond
Kerry Blue Terrier
Komondor
Kuvasz
King Charles Spaniel
Labrador Retriever (Labrador Retriever)
Lakeland Terrier
Landseer (Landseer)
Lhasa Apso
Löwchen
Labradoodle
Macar Vizsla (Hungarian Vizsla)
Maltese
Manchester Terrier
Mastiff
Miniature Bull Terrier
Miniature Pinscher
Miniature Schnauzer
Neapolitan Mastiff
Newfoundland (Newfoundland)
Norfolk Terrier
Norwegian Elkhound
Norwich Terrier
Nova Scotia Duck Tolling Retriever
Old English Sheepdog
Otterhound
Pap Rusel (Papillon) Terriyer
Parson Russell Terrier
Pekinez (Pekingese)
Pembroke Welsh Corgi
Petit Basset Griffon Vendéen
Pharaoh Hound
Plott Pointer (Pointer)
Polish Lowland Sheepdog
Pomeranian
Poodle
Portekiz Su Köpeği (Portuguese Water Dog)
Pug (Pug)
Puli (Puli)
Papplion
Rhodesian Ridgeback
Rottweiler (Rottweiler)
Saint Bernard (Saint Bernard)
Samoyed
Saluki (Saluki)
Schipperke
Scottish Deerhound
Sealyham Terrier
Shar-Pei (Shar Pei)
Shetland Sheepdog
Shiba Inu
Shih Tzu
Sibirya Kurdu (Haski)
Silky Terrier
Skye Terrier
Smooth Fox Terrier
Soft Coated Wheaten Terrier
Spinone Italiano
Staffordshire Bull Terrier
Standard Schnauzer
Sussex Spaniel
Tibetli Mastiff
Tibetli Spaniel
Tibetli Terrier
Toy Fox Terrier
Vizsla (Vizsla)
Yorkshire Teriyeri (Yorkshire Terrier)
Weimaraner
Welsh Springer Spaniel
Welsh Terrier
Whippet (Whippet)
Wire Fox Terrier
Wirehaired Pointing Griffon )
( HOŞHOŞ: Çocuk dilinde. )
( Köpekler, ağızlarından hızlı hızlı soluk alıp vererek gövde sıcaklıklarını düzenlerler. Terlemeyi ayaklardan yaparlar. )

- KÖŞK ile BEYKEM[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19085 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Yazlık köşk. | Sofa ve salon. )

- KREM ile İLÂÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14079 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KUĞU ile/ve/değil TURNA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22701 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Anadolu'da, kuğuya turna denilir. )

- KUMAŞ ile BENG[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40267 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Atlas zemin üzerine işlenmiş sırma çiçekli bir tür kumaş. )

- KUMAŞ ile CANFES[< Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35568 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Üzerinde desen bulunmayan, ince dokunmuş, parlak, tok kumaş. | Bu kumaştan yapılmış olan. )

- KUMAŞ = KÂLÂ, BÂFT[Fars. BÂFTE: Dokunmuş.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14007 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KUMAŞ ile MERMERŞAHİ[Fars. < Yun.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46118 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Tülbent ile patiska arasında, ince bir tür pamuklu kumaş. )

- KUNDUZ/SUİTİ/KASTOR[< Fr. < CASTOR] ile DUCKBILL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22376 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yorkshire'da bulunan Beverly kasabası [< Beaver], adını kunduzlardan almıştır. [Bazı biliminsanları Pennine ormanlarının yok olarak yerini Fens ormanlarına bırakmasını, XIII. yüzyılın başına kadar İngiltere'de yaşayan kunduzların varoluşuna bağlar.] )

- KUR'ÂN-I KERÎM:
BAŞAT TAVIR
ile/ve/<> REVNAK[Fars.][: Parlaklık, güzellik, tazelik, süs.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/32481 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- Kur'ân ile KÛRÂN[Fars. < KÛR] ile KÜRÂN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18066 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kur'ân-ı Kerîm. [FURKAN] İLE Körler. İLE Kırmızı/al renkli at. )

- KURBAĞA ile KARA KURBAĞA/OTLUBAĞA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22301 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( 5000'in üzerinde kurbağa türü vardır. [Sri Lanka'da, 2002 yılında, 100 yeni tür daha bulunmuştur] )
( 2.600 değişik cins kurbağa vardır. Türkiye'de ise 29 kurbağa türü bulunmaktadır. )
( Ne yazık ki, kurbağaların nesli, hızla tükenmektedir. :( [Kurbağalar, derileri aracılığıyla soluk alan canlılar olduklarından, tüm türlerin üçte biri tehlike altındadır.][Zehirleri, bizim için tehlikeli olabilir fakat kişilerin etrafa saçtığı zehirler, onlar için çok daha öldürücüdür.] )
( Kurbağa ile Kara Kurbağası Kurbağa )
( MUKNİA: Kurbağa yavrusunun, yumurtadan çıktığı ilk durumu.
VAKVAKA: Kurbağa sesi. )

- KURNA[Ar. < KURNE] ile/ve/||/<> ZURNA[Fars. < SURNÂY]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55207 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hamama gidildiğinde/gidip beğenilmeyen/beğenmeyen. İLE/VE/||/<> Düğüne gidildiğinde/gidip beğenilmeyen/beğenmeyen. )
( Hamam ve banyolarda musluk altında bulunan, içinde su biriktirilen, yuvarlak, mermer, taş ya da plastik tekne. İLE/VE/||/<> Ağaçtan yapılan, iki karış boyunda, ağız bölümü yayvan, keskin bir ses çıkaran ve çoğu zaman davulla ya da dümbelekle birlikte çalınan nefesli çalgı. )

- KURT ile KIZILKURT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22026 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Amerika'da yaşarlar. )
( Gebelik süreleri 63-70 gündür. İLE ... )

- KUSMAK ile/ve SIÇMAK/YESTEHLEMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5585 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Fiziksel ve psikolojik hastalıklarda/uyumsuzluklarda. İLE/VE Doğal ve zorunlu. )

- KUŞ TÜYÜ ile/ve ŞEH-PER[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22789 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Kuş kanadının en uzun tüyü. )

- KUŞ ile ÇAVUŞKUŞU/İBİBİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22596 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Çavuşkuşugillerden, uzun yay biçimli gagalı, güvercinden küçük, başı sorguçlu, kısa kanatlı bir kuş. )

- KUŞ ile FAREKUŞU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22592 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Afrika'ya özgü bir kuş. )

- KUŞ ile FERÎD[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22595 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Avcı kuş. )

- KUŞEVLERİNDE:
CAMİ BİÇİMİNDE OLANLAR
ile/ve MEDRESE BİÇİMİNDE OLANLAR ile/ve KERVANSARAY BİÇİMİNDE OLANLAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19032 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Camilerde, köprülerde ve çeşitli eski mimari yapılarda yer verilmiştir. )
( Ayazma Camisi örnekleri birarada görebilmek açısından önerilir. )
( Özellikle Kayseri'de geniş alanlarda ve çokça ayrılmış alanlar vardır. )

- KUŞKULANMA ile İŞKİLLENME[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48399 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KUYUMCU ile SARRAF
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6030 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Mesleği, kâğıt ve metal paraları birbiriyle değiştirmek, tahvil alışverişi yapmak olan kişi. )

- KÛZ ile KÛZ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18069 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bardak. | Tas, çanak. İLE Kanbur. )

- KUZEY YARIMKÜREDE GECELERİ GÖKYÜZÜNDE GÖRÜLEN RENKLİ IŞIKLAR ile GÜNEY YARIMKÜREDE GECELERİ GÖKYÜZÜNDE GÖRÜLEN RENKLİ IŞIKLAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12713 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KUZU KESTANESİ ile AT KESTANESİ ile HİNT KESTANESİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8326 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( TOPUR: Kestanenin dikenli dış kabuğu. )

- KÜF ile PAS
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14278 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- KÜNÂM[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42124 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kuş yuvası. | Vahşi hayvan ini. )

- KÜP:
KÖP ETMEK[Eski Türkçe]/KOP[Kofti]
ile HUMBARA/HUM-PÂRE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14113 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ayrıca "Copy"[İng.] sözcüğünün de köp ile bağlantılı olduğu düşünülmektedir. İLE Küçük küp. Kumbara. )
( Hititler döneminde kapalı bir alanda büyük küpler yere gömülürdü. Yiyeceklerin aynı ısı ortamında uzun zaman, bozulmadan kalmasını sağlayan bu yöntemde ne kadar çok küpünüz varsa o kadar zenginsinizdir. Baysınız, beysinizdir. En çok küpü olan yani köpetli/kuvvatlı olan şüphesiz ki devletin başı, aynı zamanda Tanrı vekili olan kraldır. )

- KÜSPE[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42140 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hayvan yemi, yakacak ve gübre olarak kullanılan, yağı ya da suyu çıkarılmış her türlü yağlı tohum ve bitki artığı. )

- KÜSTAH ile HARFENDAZ[Ar., Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37119 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Onur kırıcı söz söyleyen. )

- LÂ'N ile LÂN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18082 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İlenç, lanetleme. İLE Vefâsızlık, hakikatsizlik. )

- LÂC ile LÂC[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18074 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dar şey. İLE Çıplak. )

- LADEN[Fars.] ile LADİN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38067 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ladengillerden, beyaz, kırmızı, pembe çiçekli, reçinesi tıpta kullanılan bir ağaççık. | Bu ağaççıktan elde edilen sürme, rastık. İLE Çamgillerden, 50-60 m. kadar yüksekliği olan, düz gövdeli, kozalağı aşağıya doğru sarkık, kerestesi ve reçinesi çok beğenilen, çam türüne çok yakın bir orman ağacı. )

- LÂFZEN ile LÂF-ZEN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18075 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sözcüğün söylenilişine/yapısına göre, yazılı olmayarak. İLE Geveze, lâfazan. | Övünen, övüngen. )

- LÂGAR[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42154 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Arık, zayıf, cılız hayvan. )

- LÂHÎZ ile LÂHÎZ[Fars.] ile LÂHİS
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18077 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Benzer. İLE Sel suyu, seylâb. İLE Sıcaktan ya da susuzluktan dilini çıkararak soluyan köpek. )

- LÂLE[Fars.] ile GELİNCİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13010 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- LÂLE[Fars.] ile GELİNCİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13010 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- LÂLE[Fars.] ile/ve/<> LALEZÂR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38074 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/<> Lâle yetiştirilen yer, lâle bahçesi. )

- LÂLE ile ACEMLÂLESİ[Ar., Fars.]/GÜNEŞTOPU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37018 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Taşkırangillerden, turuncu ve sarı renkte çiçekli, yıllık ve çok yıllık türleri olan, tohumla saksıda ve tarlada üretilebilen bir süs bitkisi. )

- LÂM ile/ve LÂM-ELİF[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18073 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Osmanlı abecesinin yirmialtıncı harfi.[ebced hesabında 30 sayısının karşılığıdır] | Şevval ayı. İLE/VE Osmanlı abecesinde lâm ile elif harflerinin birarada yazılmış şekli. | Eğri, dolambaç. )

- LÂS[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42168 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dişil hayvan. )

- LEC[Fars.] ile LECC ile LEÇ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18085 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tepme. İLE Dar şey. | İnad etme, ayak direme. İLE Yanak. | Yüz. )

- LEĞEN[Fars.] ile LENGER[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38106 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Genellikle, içinde bir şey yıkamak için kullanılan, metal ya da plastikten, yayvan kap. İLE Yayvan ve kenarları geniş, büyük bakır kap. | Bir lengerin alabileceği miktarda olan. | Gemi demiri. )

- LEĞEN[Fars.] ile TEŞT[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53440 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Çamaşır leğeni. )

- LEK ile LEK[Fars.] ile LEK[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18087 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sana, senin için. İLE Ahmak, sersem. | Yüz bin. İLE Kırmızı boya çıkarmaya yarayan maden. )

- LEYÂN ile LEYÂN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18091 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Konforlu/lüks hayat. İLE Parlayan/parlayıcı. )

- LEYLEK ile TURNA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22723 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Japon kültüründe, 1000 yıllık uzun bir yaşamı simgeler. )

- LİME LİME, PÂRE PÂRE[Fars.] (PARÇA PARÇA) (ETMEK)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10289 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kavgalarda ya da ebeveynlerin, çocukları "korkutmaya" çalışmalarında söylenilen. )[Yanlıştır!] )

- LİR/LÂVUTA/LAVTA/BER-BATT[Ar., Fars.]/LYRE[Fr.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42206 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eski Türk'lerin kopuzu ile aynıdır. Kiriş tellerinin iki yanında ikişer demir tel olduğu ve Muğla'da icat edildiği söylenilir. )

- LÛT[Fars.] ile Lût
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18099 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çıplak. | Tatlı yemekler. İLE Hz. İbrahim'in yeğeni olan peygamber. )

- MÂ'[çoğ. MİYÂH] ile MÂ- ile MA'/MAA ile MÂ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18100 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Su. İLE O şey ki, şu nesne, ...daki. | Olumsuzlama/nefi edatı. İLE İle, beraber, birlikte. İLE Biz. )

- MA'NÂ[çoğ. MAÂNÎ] ile MÂNÂ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33910 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Anlam. | İç, iç yüz. | Düş/rüya. | Akla yakın neden. İLE Eş, benzer. )

- MA'SÛR[< USRET | çoğ. MA'SÛRÂT] ile MA'SÛR ile MÂSÛR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33923 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zor, güç. İLE Sıkılmış, suyu ya da yağı alınmış şey. İLE Birbirine katılmış şey. )

- MAALESEF[Ar.]["MALESEF" değil!]/DERDÂ[Fars.] değil/yerine/= NE YAZIK Kİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45238 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MAAŞ/MAHİYE[Fars., Ar.] değil/yerine/= AYLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38417 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MACERA[Ar.]/SERGÜZEŞT[Fars.]/AVANTÜR[Fr.] değil/yerine/= SERÜVEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45822 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MADEN/TAŞ/LİNYİT[Fr. < Lat.] KÖMÜRÜ ile/değil ODUN KÖMÜRÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14268 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Madenleri odunla, maden kömürüyle ya da linyit kömürüyle eritmek olanaklı değil/di. İLE/DEĞİL Maden, ancak odun kömürüyle eritilebilir/di. )
( Bileşimindeki karbon oranı %60-70 olan, kahverengi ya da siyah, taşıl kömür. İLE Odunun kömürleştirilmesiyle elde edilen, kalori değeri düşük kömür, mangal kömürü. )
( Jeolojik dönemler boyunca dönüşüme uğrayarak büyük bir kalori gücü kazanan, bitki fosillerinden oluşan doğal yakıt. İLE/DEĞİL Odunun, kömürleştirilmesiyle elde edilen, kalori değeri düşük kömür. )

- MÂHÎ[< MAHV] ile MÂHÎ[Fars. | çoğ. MÂHİYÂN]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33880 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yok edici/mahvedici, yok eden/mahveden. İLE Balık. | Güneybalığı'nın a yıldızı. [Fr. FORMALHAUT] | Aylık. )

- MAHUR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45882 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Türk müziğinde bir makam. )

- MÂIZ[Ar.] ile/ve TEYS[çoğ. ETYÂS, TİYESE, TÜYÛS]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33826 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Eril keçi. )

- MÂL[çoğ. EMVÂL] ile -MAL[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33907 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir kişinin tasarrufu altında bulunan değerli ve gerekli şey. | Varlık, servet. | Para, nakit, gelir. | Tüccar eşyası. İLE "Süren, sürülen, takılan, sarılan" anlamlarıyla oluşumlar yapar.[RÛ-MÂL: Yüz süren.] )

- MALA[Fars.] değil/yerine/= SÜRGÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45893 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Harç alıp sürmeye yarayan, çoğu üçgen biçiminde, yassı, demirden, tahta saplı, duvarcı ve sıvacı aracı. )

- MÂLÎ ile MÂLÎ[Fars.] ile MALİ ile MÂLİH
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33908 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Malla, parayla ilgili. | Devlet, gelir ve giderlerinin yönetimine ait. İLE Çok fazla. | Dolu. İLE Afrika'da bir ülke. İLE Tuzlu. )

- MANDALİNA ile PORTAKAL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8349 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kabuğu soyulduktan sonra meyvenin etrafındaki/üstündeki ince kabuk "kalıntılarını"(/beyaz lifleri) soymadan, birlikte yemekte yarar vardır! )
( [kökeni/etimolojisi] MANDARİN PORTAKALI: Mandarin denen ülkede yetişen yemişli ağaç. İLE ... )

- MÂNİ'[< MEN | çoğ. MENEA] ile MA'NÎ/MÂNÂ[Fars.] ile Mânî[Fars.] ile MANİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33911 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Geri bırakan, alıkoyan, engel olan, men eden. | Engel, özür. İLE Eş, benzer. İLE Ünlü Çin'li nakkaşın adı. Behram Şâpûr zamanında İran'a gelip Zerdüşt ve Îsâ dinlerinin karışımı olan bâtıl mezhebini yaymaya başlamış olmasından dolayı idam edilmiştir. [Erteng/Erjeng adlı yapıtı ünlüdür.] )

- MANİKA[İt. < MANICA] değil/yerine/= BACA[Fars. < BÂCE]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45921 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gemilerde, ambarlara ve makine bölümüne hava vermek için güverteye açılan baca. )

- MARABA/RENÇBER[Fars.]/IRGAT[Yun.] değil/yerine/= ÇİFTÇİ/ORTAKÇI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44917 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÂRR[< MÜRÛR] ile MÂR[Fars. < MÂRÂN]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33917 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Geçen, mürûr eden. İLE Yılan. )

- MARSIVAN[Fars.] ile MARSIVANOTU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45982 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sınır beyi. | Eşek. İLE Bileşikgillerden, bir cins ıtırlı bitki. )

- MASLAHATGÜZAR[Ar., Fars.] değil/yerine/= İŞGÜDER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45994 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir büyükelçinin temsilci olarak bulunduğu ülke dışına çıkması durumunda ya da o ülkeye gelmesinden önce, ona vekâlet eden diplomat. )

- MASURA[Fars. < Yun.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42257 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Karton, tahta ya da plastikten yapılan, üzerine şerit, iplik vb. sarılan koni ya da silindir. | Çeşme zıvanası. | Bir akarsu ölçü birimi. )

- MÂŞ[Fars.] ile MAAŞ[< AYŞ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33924 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Börülceye benzeyen fasulyenin iki türü. İLE Yaşayış, dirlik. | Geçinilecek şey. | Çalışanlara, memurlara, emeklilere, dul ve yetimlere verilen aylık. )

- MÂT[Fars.] ile MAT[Fr.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42265 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Satranç oyununda yenilme. İLE Parlak olmayan, donuk. )

- MÂT[Fars.] ile MAT[Fr.] ile MAT[İng.] ile MAT.
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50204 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Oyunlarda, taraflardan birinin yenilgisi. İLE Parlak olmayan, donuk. İLE Keçe, hasır. Üzerinde yatmaya/yer hareketleri yapmaya yarayan sağlam ve yumuşaklaştırıcı nesne. İLE Matematiğin kısaltması. )

- MAYA[Fars.] ile MAYA ile MAYA[Sans.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42267 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bazı besinlerin yapımında, mayalanmayı sağlamak için kullanılan madde. | Yaradılış, öznitelik. | Damızlık, dişil hayvan. | Dişil deve. | İçerdikleri enzimlerin, katalizör niteliği etkisiyle şekerleri, karbondioksit ve alkole dönüştüren bir gözeli bitki organizmaları. İLE Bir tür halk türküsü. İLE Yanılsamalar (ilüzyon/illusion) dünyası. Algılarımız, gerçekliği, bütünlüğü içinde yansıtmadığında, zihinlerimizde, eksik ve çarpıtılmış algılarımızdan kaynaklanan birer "yanılsamalar dünyası" oluşuyor. Algı kapıları, algı filtreleri temizlendiği takdirde her şey insana gerçek durumuyla, "ne ise o olarak" görünür. Evrenin gerçek böylesiliğini görmemizi engelleyen, bize evreni renk renk, türlü biçimli çokluk, çeşitlilik olarak gösteren büyülü gözlük, renkli peçe. )

- MAYDANOZ ile NARDİN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38190 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Maydanozgillerden, çayırlarda yetişen, başakçıkları tek çiçekli, küçük bir bitki. )

- MAYMUN ile/ve PRİMAT[Fr.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22205 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Tüm maymun türlerini içine alan memeliler takımı. )
( Gebelik süreleri 180-270 gündür. İLE/VE ... )
( Amazonlar'da 150 çeşit maymun bulunmaktadır. )
( PİÇİN: Maymun yavrusu. )
( Maymun ile/ve ... )

- MAYTAP[Fars.] değil/yerine/= HAVAİ FİŞEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46030 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yandığında renkli ve parlak ışıklar saçan, şenlik gecelerinde yakılan havai fişek. )

- MÂZÛ[Fars.]/CYNIPS[Fr.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42275 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Mazı böceği denilen bir böcek. )

- ME'YÛS[< YE'S]/NEVMÎD[Fars. < NÂ-ÜMÎD] değil/yerine/= ÜMİTSİZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/21511 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MECÛSÎ[Ar.] = ZERDÜŞTÎ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46044 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zerdüşt dininde olanlar. )

- MECZUB ile MELENG[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6149 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Yalınayak, başıkabak bir halde dünya ile ilişkisini kesmiş olan. | Hakikî aşk ile sarhoş olmuş kişi. )

- MEHÎR[Fars.] ile MEHR[çoğ. EMHÂR, MÜHÛR]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33990 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [astr.] Ay. İLE [eskiden] Evlenirken, erkek tarafından kadına verilen nikâh bedeli. )

- MEHÎRE ile MEHÎR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33989 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Nikâh bedeli çok olan kadın. | Usta, becerikli, mâhir. İLE [astr.] Ay. )

- MEHL ile MEHÎL ile MEHÎR[Fars.] ile MEHÎN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33988 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Vâde, zaman tanıma, vakit verme, bir işi belirli bir zamana kadar bırakma. İLE Korkunç yer. İLE [astr.] Ay. İLE Hor, hakir. Zaif[: Zayıf, güçsüz/kuvvetsiz, tâkatsız, kansız, arık. | Gevşek. | Tembel.] )

- MEHTAP[Fars.] değil/yerine/= AY IŞIĞI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46068 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MEHVÂ ile MEH-VÂR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33993 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yar, uçurum. İLE Ay gibi. | Aylık, maaş. )

- MEHVEŞ[çoğ. MEHÂVİŞ] ile MEH-VEŞ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33994 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Karışık ve kalabalık yer. İLE Ay gibi. )

- MEKİK[Fars.] ile/ve/<> SERÇİN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46875 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( El ya da otomatik dokuma tezgâhlarında, atkı ya da argaç denilen ve enine olan iplikleri, uzunlamasına olan arışların arasından geçirmeye yarayan masuralı araç. | Oya yapmakta kullanılan, kemik, ağaç ya da plastikten, iki ucu sivri, arasından iplik geçecek bir yarığı bulunan küçük araç. | Genellikle karın kaslarının güçlendirilmesi için yapılan gövde hareketi. | Uzay gemisi. İLE/VE/<> Mekik dili. | Seçme, seçkin olan. )

- MELÂ ile MELÂ' ile MELÂH[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33999 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sahra, ova. İLE Cemaat. İLE Çekirge. )

- MELÂHAT[Ar.] ile/ve SABÂHAT[Ar. < SUBH] ile/ve BEŞENC[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6640 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Güzellik, yüz güzelliği. İLE/VE Güzellik, lâtiflik, yüz güzelliği. İLE/VE Yüz lâtifliği, güzelliği, parlaklığı ve gençliği. )

- MELEK ile ŞEYTAN(İBLİS[Ar.]/HANNÂN)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20465 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gökten inen/gelen. [Akadca'dan] İLE ... )
( Melek denilen, manevi ve ilâhi haldir. )
( Semavi dinlerin içinde yer alan Melek sözcüğü, Amoriler'de Milkom ve Sur Kenti'nin tanrısı olarak Melk-Kart(Kentin Kralı), Süryaniler'de ve İbraniler'de Molek ya da Moleke, Araplar'da Melek'tir. )

- MEME ile KULAK MEMESİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5555 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( CİCİK: İnsan ya da hayvan memesi. )

- MEN ile MEN' ile MEN[Fars.] ile MENN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34007 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( O kişi ki, kim ki. İLE Yasak etme, bırakmama, durdurma, esirgeme, vermeme, önleme. İLE Ben. İLE Kudret helvası. | İyilik etme, bağışlama, ihsan etme. | Batman. | Edilen iyiliği başa kakma. )

- MENEKŞE(< BENEFŞE[Fars.], BENEFSEC[Ar.]):
AFRİKA MENEKŞESİ
ile CEZAYİR MENEKŞESİ ile DENİZ MENEKŞESİ/ÇAN ÇİÇEĞİ ile HERCAİ MENEKŞE/ALACAMENEKŞE ile MISIR/FRENK MENEKŞESİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13038 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Cezayir Menekşesi'nde, kanser hücrelerinin çoğalmasını durduran alkaloitler bulunur. )
( [Menekşegillerden, bir ya da çok yıllık otsu bitki. | Bu bitkinin, mor renkli, güzel kokulu çiçeği.]: ... İLE Zakkumgillerden, bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, kendine özgü, mavi, açık mor renkli çiçekleri ve ortası çukur taçyaprakları olan bir bitki. İLE ... İLE Menekşegillerden, mor, sarı, beyaz renkte, menekşeye benzer çiçekleri olan bir bitki. | Bu bitkinin çiçeği. İLE Turpgillerden, çiçekleri hoş kokulu bir süs bitkisi türü. )
( )

- MENEVİŞ/HÂRE[Fars.]/DALGIR[yerel] ile MENEVİŞ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50871 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bazı nesne, canlı, göz vb.nde dalgalanır gibi görünen parlak çizgiler. | Üzerinde dalgalı çizgiler bulunan kumaş. | Yeni yapılan duvarların arasına harçla birlikte doldurulan taş parçaları. İLE Terementi ağacının tohumu. )

- MENÎ ile MENÎ' ile MENÎ[Fars.] ile MENHÎ[Ar. | çoğ. MENÂHÎ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6892 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ersuyu. İLE Sarp, erişmesi/ulaşması zor yer. İLE Benlik. İLE Haram olmuş, yapılması şer'an yasaklanmış şey. )

- MENTEŞE[Fars. < BENDKEŞE] ile/ve/||/<> TOPUK DEMİRİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53544 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kapı, pencere, mobilya kapakları vb. açılır kapanır nesnelerde kullanılan, bir mille birbirine tutturulmuş, biri sabit, öbürü hareketli iki parçadan oluşmuş metal parça. İLE/VE/||/<> Kapı menteşelerinin altta kalan eril bölümü. )

- MER' ile MER[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34029 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Adam, erkek, kişi. İLE [sayı] Elli[50]. )

- MERC[çoğ. MÜRÛC] ile MERC[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34038 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çayır, çayırlık. İLE Herc ile birlikte kullanılır. [HERC Ü MERC: Karmakarışık, alt-üst.] )

- MERCANKÖŞK[Fars.]/MERZENGÜŞ[Fars.]/ŞİLE ile YABANİ MERCANKÖŞK/FAREKULAĞI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45553 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ballıbabagillerden, küçük yapraklı, güzel kokulu bir saksı bitkisi. İLE ... )

- MERDANE[Ar.] ile MERDANE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8306 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Türlü işlerde kullanılan, silindir biçiminde araç. | Oklava. İLE Erkeğe yakışır biçimde, mertçe, yiğitçe. )

- MERT/MERD[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42365 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yiğit, korkusuz, sözünün eri. )

- MESRÛD[< SERD] ile MESRÛD[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34102 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Söylenilmiş, bildirilmiş, serd olunmuş. İLE Büyü, sihir, efsun. )

- MEST[Ar.] ile MEST[Fars. çoğ. MESTÂN]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34103 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Mesh edilen ve üzerine pabuç giyilen, kısa konçlu, hafif ve yumuşak ayakkabı. İLE Sarhoş. )

- MEŞE ile MEŞE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13953 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Misket. İLE Kayıngillerden, üçyüz kadar türü arasında, yaz-kış yapraklarını dökmeyenleri de bulunan, kerstesi dayanıklı bir orman ağacı. | Bu ağaçtan yapılmış olan. )

- MEŞK ile MEŞK[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34114 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yazı örneği. | Alışmak, öğrenmek üzere yapılan çalışma, alışma/alıştırma. | Yazı ya da müzik dersi. İLE Tulumdan yapılmış su kabı, saka kırbası. )

- MEY' ile MEY ile MEY[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34141 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eriyip akma. İLE Doğu Anadolu'da kullanılan bir tür küçük zurna. İLE Şarap, içki. )

- MEYAN ile MEYAN/MEYANKÖKÜ ile MEYAN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42405 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Şarkıların üçüncü dizesi. İLE Fasulyegillerden, tatlı olan toprakaltı bölümleri tıpta kullanılan, çok yıllık, otsu bir bitki. İLE Ara, orta. )

- MEYDÂN ile MEY-DÂN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34145 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Geniş, açık, düz yer/alan. | Yarışma/karşılaşma yeri. | Ortaklık. | Âyin yeri. | Fırsat, olanak. İLE Şarap kabı. )

- MEZARLIK/KABİR[Ar. < KABR] değil/yerine/= KABRİSTAN[Fars.] değil/yerine/= SİNLİK/GÖMÜT/LÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12380 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MIHLADIZ/MIKNATIS[Yun.] ile BURGAÇ/ANAFOR/GİRDAP[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14269 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ÂHEN-RÜBÂ ile ... )

- MIZRAP[Ar.]/TEZENE[Fars.]/PENA[Lat.] değil/yerine/= ÇALGIÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44691 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MİHAN[< MİHNET] ile MİHÂN[Fars. < MİH]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34164 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sıkıntılar. İLE Büyükler, ulular. )

- MİHEKK ile MİHEK[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34166 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Altın ya da gümüşün ayarını anlamaya yarayan taş, mehenk. | Birinin kadrini, kıymetini ve ahlâkını anlamaya yarayan şey, araç. İLE Karanfil. | Küçük çivi. )

- MİKROSKOP/MICROSCOBE[İng.]/HURDEBÎN[Fars.] değil/yerine/= İRİLTEÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13162 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÎNÂ[< MİYÂNÎ] ile MÎNÂ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34175 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Liman. İLE Şarap şişesi. | Şişe, cam, billûr. | Mine, kuyumcuların gümüş üzerine nakş ettikleri lacivert ya da yeşil renkli sırça. )

- MİNTAN[Fars.] değil/yerine/= GÖMLEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46228 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MİRKELÂM[Fars. (AMİR, BAŞ, BEY)MÎR-İ KELÂM] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42453 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( KONUŞMAYI/SÖZÜ/SOHBETİ BAŞLATAN, BAŞLATACAK OLAN, BAŞLATMASI BEKLENEN | GÜZEL, DÜZGÜN, ZARİF KONUŞAN )

- MİS[< MİSK] ile MİS[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34181 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hoş kokulu olan şey. İLE Bakır. )

- MİSAFİR[Ar.]/MİHMÂN[Fars.] ile KONUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42430 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( KONUK, MİSÂFİR )

- MİSANTROP[Fars.]/MERDÜMGİRÎZ[Fars.] değil/yerine/= KİŞİLERDEN/İNSANDAN "KAÇAN"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46775 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÛ-ÇÎNE[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42486 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Cımbız. )

- MUNDAR değil MURDÂR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11813 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÛD[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42530 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tavşancıl kuşu. )

- MUHAFAZAKÂR[Ar., Fars.] değil/yerine/= TUTUCU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46346 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUHAYYERBÛSELİK[Ar., Fars.] MUHAYYERKÜRDİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46355 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Türk müziğindeki makamlar. )

- MUHTESİP[Ar.](İHTİSAP AĞASI) ile/ve/||/<> KETHÜDÂ/KAHYÂ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34745 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İslâm şehirlerinde çarşı ve pazar esnafını din kurallarına göre denetleyen görevli, belediye memuru. İLE/VE/||/<> Yiğitbaşılar aracılığıyla esnaf ve devlet ilişkisini yürüten. | Konak, çiftlik vb. yerlerde türlü işleri yapmakla görevli kişi. | Değnekçi. | Gerekmediği hâlde başkasının işine karışan kişi. | Esnaf kuruluşlarında lonca başkanı. )

- MÛK ile MÛK[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34275 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Göz pınarı. İLE Diken. )

- MÛSÂ[< VESÂYET] ile MÛ-SÂ/Y[Fars.] ile Mûsâ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34299 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Vasiyet olunan mal ve yarar. İLE Ustura. İLE Hz. Mûsâ peygamber. )

- MUSANNİF/CİLBENT[Fars.]/KLASÖR değil/yerine/= SIRALAÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12280 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUŞT[çoğ. MIŞÂT] ile MUŞT[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34307 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tarak. İLE Yumruk, tokat. | [mecaz] Avuç. )

- MUTENA[Ar.]/GÜZİDE[Fars.]/ELİT[Fr.] değil/yerine/= ÖZENİLMİŞ | SEÇKİN/ÖNEMLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46417 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MUY[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42737 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kıl. )

- MUZAFFER-ÂNE[Fars.] ile MUZAFFEREN ile MUZAFFERİYET
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34376 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Muzaffer olana yakışır şekilde. İLE Üstünlük kazanarak, üstün gelerek, muzaffer olarak. İLE Üstünlük, düşmana üstün gelme. Bir işi, gerektiği gibi başarma. )

- MÜDÂRÂ[Fars.] ile MÜDÂMELE[< DEVÂ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34415 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yüze gülme, dost gibi görünme. İLE Yüze gülme, idâre etme. )

- MÜDÂRÂ[Fars.] ile MÜDÂVÂ/T[< DEVÂ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34414 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yüze gülme, dost gibi görünme. İLE Hastaya bakıp ilâç verme, devâ arama. )

- MÜHENDİS/LİK ile/ve/<> MİMAR/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6026 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Mimarlık Almanağı )

- MÜHÜRDAR[Ar., Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46480 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Devlet büyüklerinin mühürlerini taşımak ve gereken kâğıtları mühürlemekle yükümlü görevli. )

- MÜRİT ve TİRİT[Fars. < TERİD] ve KÖR YİĞİT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19648 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Üçünden de gerekli. )
( ... VE Yemek suyuna kızartılmış ya da bayat ekmek konularak yapılan yemek. | Yemeğin suyu. | Yaşlı ve zayıf kişi. VE ... )

- MÜSTAKARR[< KARÂR]/KARARGÂH[Ar. KARAR + Fars. GÂH] değil/yerine/= YERLEŞİLEN, DURULAN YER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42661 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( KARARGÂH: Bir birlik ya da kurumun, kumandan ile yardımcı şube ve bölümlerinden oluşan kuruluş. | Ordunun uzun bir süre veya geçici olarak konakladığı yer. | Durulan ya da kalınan yer. )

- MÜSTEMEDD ile MÜSTEMEN[< EMN] ile MÜSTEMEND[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34859 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kendine yardım edilen, edilmiş olan. İLE Kendine aman verilmiş olan. | Yabancı olan. İLE Üzüntülü, kederli, hüzünlü. | Çaresiz, zavallı. | Talihsiz, mutsuz. )

- MÜŞKÜLPESENT[Ar., Fars.] değil/yerine/= GÜÇ BEĞENEN, TİTİZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46555 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜTEKAİT[Ar.]/ÇERAĞ[Fars.] değil/yerine/= EMEKLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46574 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- MÜVERRİH[< ÎRÂH] ile VAK'A-NÜVÎS[Ar., Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14881 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tarih yazan, tarihçi. | Ebced hesabına göre manzûm olarak tarih düşürenler. İLE Tarihi olayları günü gününe kaydeden tarihçi. | Osmanlı'larda devletçe görevlendirilen tarih yazarı. )

- NÂ-MÜTENÂHÎ[Fars., Ar.] değil/yerine/= SONSUZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38186 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- NA'L ile NÂL[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18136 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ayakkabı, pabuç. | Nal. | Oturacak yerlerin en aşağısı. İLE Kamış düdük. | Kamış. | Kamış kalemin içindeki saz. | Şeker kamışı. | İnleyen/inleyici. )

- NA'Z/İNTİÂZ ile NÂZ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18149 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Güçlenme, kıvama gelme. | Kalkma. İLE Kendini beğendirmek için takınılan yapmacık. | Bir şeyi beğeniyormuş gibi görünme. | Şımarıklık. | Yalvarma, ricâ. )

- NÂB[çoğ. ENYÂB] ile NA'B ile NÂB[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18101 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Azı dişi. | Yaşlı deve. İLE Karga ya da horoz gibi ötmek. İLE Arı, saf, hâlis. | Katıksız. | Berrak. | Oluk. )

- NÂCİZ[çoğ. NEVÂCİZ] ile NÂ-ÇÎZ[Fars.] ile NÂCİS
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18104 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Azı dişi. İLE Değersiz, hiç sayılan, önemsiz, çok küçük şey. | Recâizâde Ekrem'in 1886'da basılmış, Fransızca'dan yaptığı çevirileri içeren bir kitabı. İLE Onulmaz hastalık. )

- NÂDÂN[Fars.] değil/yerine/>< DÂNÂ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38227 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bilmez. | Nobran, kaba, terbiyesi kıt. | Kendini beğenmiş, kibirli. >< Bilen, bilici, bilgiç. )

- NÂDİR ile/ve/<> NÂDÎDE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33663 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Seyrek, az, ender bulunur. İLE/VE/<> Görülmemiş, görülmedik. | Pek seyrek bulunan, çok değerli. )

- NAK' ile -NÂK[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18123 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Suda ıslanma. | Sıcak suda haşlama. | İlâç olarak çıkarılan su. | Hayvanın yiyeceğini soğuk su ile ıslatma. | Toz. İLE Adlara takılarak sıfat oluşturan bir edat.[-li,-lü anlamını verir][DERD-NÂK: Dertli. | ELEM-NÂK: Elemli.] )

- NAKALE ile NAKARE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18125 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Haberciler, nakledenler. | Eşyayı bir yerden başka bir yere taşıyanlar. | Bir maddenin geçmesine uygun, elverişli olan şeyler. | Bir kitabı/yazıyı bir dilden başka bir dile çevirenler, aktaranlar. | Elektrik akımını ya da ısıyı ileten maddeler/iletkenler. İLE ... )

- NAKIŞ ile SÜZENİ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47472 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Kasnağa gerilmiş kumaşa, iğne ya da tığla yapılan bir nakış türü. )

- NAKİT ile/ve/< PEŞİN[< Fars. PÎŞÎN]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28344 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- NAL[Ar.] ile NALÇA[Ar. + Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42770 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( At, eşek, öküz vb. yük hayvanlarının tırnaklarına çakılan, ayağın biçimine uygun demir parçası. İLE Ayakkabıların altına çakılan demir. )

- NÂLÂN[Fars.] değil/yerine/>< HANDÂN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/52164 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İnleyici, inleyen. DEĞİL/YERİNE/>< Gülen, gülücü, güler, sevinçli. )
( "Son Hıçkırık"[Hülya Koçyiğit - Kartal Tibet] filmini de izlemenizi salık veririz. )

- NÂLE[Fars.], MOAN[İng.] değil/yerine/= İNLEME
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41655 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- NAMAZ ve ORUÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20793 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- NAMDAR[Fars.] değil/yerine/= ÜNLÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38185 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- NÂMÎ[< NÜMÜVV] ile NÂMÎ[< Fars. NÂM]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18138 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yerden biten, yetişen, büyüyen, artan. İLE Ünlü, namlı, şöhretli. )

- NAMZET[Fars.] değil/yerine/= ADAY
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11293 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- NANE ile/ve/<> KEKİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8390 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- NÂR ile NÂR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18139 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ateş, od. | Cehennem. | Yakıcı şey. İLE Nar. )

- NARBÜLBÜLÜ/ARDIÇKUŞU(TURDUS PILARIS[Lat.], ROBIN[İng.], Avrupa ve Asya ormanlarında yaşar.) ile/ve BAYIR KUŞU ile/ve ÇALI KUŞU ile/ve ÇAMURCUN ile/ve DALGIÇ KUŞU ile/ve DEVEKUŞU ile/ve FIRTINA KUŞU ile/ve GELİNKUŞU[Lat. OTOCORIS PENCILLATUS] ile/ve İNCİRKUŞU[Lat. ANTHUS TRIVIALIS] ile/ve İSHAK KUŞU/BATAKLIKBAYKUŞU[Fars. ŞEB-ÂVÎZ][ayağından asılarak başaşağı sarkar ve öter] ile/ve KARDİNALKUŞU ile/ve KARİYAMA(Güney Amerika'da) ile/ve KAŞIK GAGA ile/ve KAŞIKCI KUŞU ile/ve KEDİKUŞU ile/ve KELAYNAK[Sadece bu üç yerde: BİRECİK-URFA, FAS, PALMİRA ÇÖLLERİ-SURİYE][Lat. GERONTICUS EREMITA]17 Şubat, Birecik'te, Kelaynak Günü'dür! ile/ve KUYRUKKAKAN[Afrika ile/ve Asya'da] ile/ve MALURUS[Avustralya'da] ile/ve MAMO[Hawaii'de] ile/ve MANAKİN[Amerika'da] ile/ve MİNO[Asya'da] ile/ve MOA ile/ve MOHO ile/ve MUHABBET KUŞU ile/ve ÖRÜMCEK KUŞU[Lat. LANIUS] ile/ve TARLA KUŞU ile/ve YAĞMUR KUŞU ile/ve ALICI KUŞ ile/ve BOĞMAKLI KUŞ ile/ve MAKARALI KUŞ ile/ve SAKSAĞAN(AK'AK[Ar.], PÎSE[Fars.], PICA PICA[Lat.]) ile/ve SAKARMEKE ile/ve SIĞIRCIK(MÜRG-İ ZÎREK/ZÎREK-SÂR, LÂLESAR[Fars.], STURNUS VULGARIS[Lat.]) ile/ve İBİBİK, ÇAVUŞ KUŞU, HÜDHÜD[çoğ. HEDÂHİD][HÛC-I HÜDHÜD:
İbibik ibiği.](EBÜRREBÎ', UPUPA EPOPS[Lat.])
ile/ve ÖZKUŞU ile/ve PAPUÇGAGA[Afrika'da] ile/ve POTU(Güney Amerika'da) ile/ve POYRAZKUŞU ile/ve SUBAKALI ile/ve TORGU ile/ve TURAKO/MUZCUL(Afrika'da yaşar.) ile/ve UZUNBACAK ile/ve ÜVEYİK(STREPTOPELIA TURTUR[Lat.]) ile/ve YEŞİLBAŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22736 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kolombiya'da, dünyadaki tüm ülkelerdeki kuş türlerinden daha fazla kuş türü bulunur. )

- NÂRCÎL ile NÂRÇÎL[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18140 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hindistan cevizi. İLE Hindistan cevizi. )

- NASAF ile NÂ-SÂF[Fars. Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18142 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Uşak, hizmetçi. İLE Saf/hâlis olmayan, karışık. | Kirli, pis. )

- NÂY[Fars.] ile -NÂY/NÂ-[Fars.] ile NA'Y
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18148 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kamış. | Ney, kamıştan yapılan düdük. İLE Sözcüğün başına getirilerek sözcüğü olumsuzlaştıran bir edat. İLE Ölüm haberi getirme. )

- NAZ ile CİLVE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6732 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Fazla naz, âşık usandırır. )

- NE? ile NE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18152 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Değil, yok. )

- NEBÂT[çoğ. NEBÂTÂT] ile NEBÂT[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18154 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Topraktan çıkan/biten her türlü şey, bitki. İLE Nöbet şekeri. )

- NEDEN ile BAHÂNE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2168 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Neden, sebep, vesile. | Eksik, noksan, kusur, garaz. | Yalandan özür. )

- NEM[Fars.]/RUTUBET[Ar.] değil/yerine/= YAŞLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12872 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Havada bulunan su buharı. | Hafif ıslaklık. )

- NERGİS[Fars.] ile KARDELEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54599 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Nergisgillerden, bazı türlerinde beyaz, bazılarında sarı renkte olan çiçekleri ayrı ya da bir kök sap üzerinde şemsiye durumunda, açılmadan önce bir yenle örtülü bulunan, 20-80 cm. yüksekliğinde, soğanlı bir süs bitkisi. İLE Nergisgillerden, baharda çok erken çiçek açan ve eczacılıkta kullanılan soğanlı bir bitki. )

- NEŞTER[< Fars.] = BİSTURİ[< Fr.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35467 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- NEV-CİVÂN[Fars.] ile NEV-BAHAR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42830 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Her an canlı. | Genç delikanlı. İLE İlkbahar. )

- NEV-RÛZ[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42831 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yeni gün. )

- NEVBET[< NÜVEB] ile NEVBET[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18189 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sıra, sıra ile görülen iş. | Hastalık ateşi. | Zaman zaman ortaya çıkan aynı cinsten fizyolojik bozuklukların hepsi. | Nokta hizmeti, karakol. İLE Resmî yerlerde belirli zamanlarda çalınan davul, dümbelek gibi şeyler, bando, mızıka. )

- NEVHÂT[< NEVHA] ile NEV-HATT[Fars., Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18192 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ölüye yüklsek sesle ağlamalar. İLE Sakal başı yeni çıkmaya başlamış genç. )

- NEVÎ[< NEV] ile NEV'Î[Fars.] ile Nev'î
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18193 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Türü/nevi ile, çeşitle, cinsle, sınıfla ilgili. İLE Yenilik. İLE Müderrislik, kadılık, kazaskerlik görevlerinde bulunmuştur. Divânı, edebi risaleleri ve bazı ilmi eserleri vardır.[1533 - 1599] )

- NEVK[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42835 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sivri uc. | Kuş gagası. | Kirpiğin ucu. )

- NEVRÂ[< NEVR] ile NEV-RÂH[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18194 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Parlak. İLE Yeni yolcu, ilk olarak yolculuğa çıkan. | Yeni yol. )

- NEY ile GİRİFT[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36930 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Birbirinin içine girip karışmış, girişik, çapraşık. | [eski güzel yazı sanatında] Boş yer bırakmayacak biçimde, iç içe istif edilmiş yazı. | Türk müziğinde kullanılmış, neye benzeyen bir çalgı. )

- NEY ile/ve MISKAL[Ar.]/MÛSÎKÂR[Fars.]["ka" uzun okunur]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13732 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( MÛSÎKÂR KUŞU: Gagasındaki deliklerden çıkan uyumlu sesten. )
( ... İLE/VE Mizmar çeşidinden sıra, kalem, düdük, kaval. Dervişlere özel bir saz. | Rüzgâr estikçe, gagasındaki deliklerden türlü türlü ses çıkardığından dolayı, "mûsikî" sözünün de bundan alındığı söylenilegelen bir kuş. | Adı anonim bir Edvâr-ı İlm-i Musıkî'de geçen makam. )

- NEYZEN/NÂYÎ[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42838 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ney üfleyen. )

- NEZÂFET ile/ve/||/<> NEZÂHET[< NEZH] ile/ve/||/<> NEZÂKET[Farsça NÂZİK'ten, Arapça kalıbına yakıştırılarak]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38848 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Temizlik, paklık. İLE/VE/||/<> Ahlâk temizliği. | İncelik. İLE/VE/||/<> Kişilere saygılı ve incelikle davranma. )

- NISF[Ar.]/NİM[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42863 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir şeyin yarısı. )

- NİGÂH[Fars.] ile BAKIŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42845 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( BAKIŞ, BAKMA )

- NİHÂLE[Fars.] değil/yerine/= ALTLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38851 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- NİKAB["ka" uzun okunur] ile NİKÂB[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18201 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Peçe, yüz örtüsü. | Perde, örtü. İLE Kuşçu eldiveni. )

- NİKRİS/NİKRÎS[< NEKARÎS] ile NÎKRÎZ/NÎRÎZ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18203 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- Nîl["ka" uzun okunur] ile NÎL[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18204 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Mısır'da geçen, Akdeniz'e dökülen ünlü ırmak. İLE Çivit otu. )

- NİLÜFER ile/ve/< LOTUS[Lat. < Yun.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13034 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yaprakları yuvarlak ve geniş, durgun sularda ya da havuzlarda yetişen bir su bitkisi. İLE/VE/< Nilüfer cinsinden birçok bitkiye verilen genel ad. )

- NİNNİ/BENGERE[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42851 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bebekleri/çocukları uyutmak üzere söylenilen şarkı. )

- NİRENGİ[Fars.] değil/yerine/= TEPE NOKTA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38863 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Belirli sayıda noktanın konumunu, kesinlik içinde saptayabilmek için, bu noktaları, tepe olarak kabul ederek, bir alanı üçgenlere bölme. )

- NÎŞ[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42866 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İğne[arı, akrep gibi böceklerde]. | Zehir, ağı. | Diken. )

- NİŞABUREK[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42859 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Türk müziğinde, rast makamı ve uşşak makamının, pûselik "si" perdesiyle oluşmuş bir makam. )

- NİYÂM[< NEVM, NÂİM] ile NİYÂM[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18209 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Uyuyanlar, uykuda olanlar. İLE Kın, kılıö kını, kılıf. )

- NİYÂZÎ[Fars. | çoğ. NİYÂZİYÂN] ile Niyâzî ile Niyazî[MISRÎ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18210 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- NÛK[Fars.] ile/ve TOMŞUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22782 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kuş gagası. İLE/VE Kuşların kıvrık gagası. )

- NUKABÂ ile NÜCEBÂ ile HALÎFE ile MÜRŞİD
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19633 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Reis veya vekil. İLE Pak olan kimse, erenler. İLE Temsil etmeye, talebe yetiştirmeye yetkisi olan. İLE Hak yolunun kılavuzu. )
( Yaşam sizi bilinçlendirir, fakat Mürşit sizi farkında kılar. )
( Mürşit'in her sözü dinlenir, bir tek sözü dinlenmez: "Mukabeleye gelinmeye" )

- NÛN[Ar. | çoğ. NİNÂN], SEMEK[Ar. çoğ. ESMÂK, SİMÂK], MÂHÎ[Fars.], EL PEZ[İsp.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42889 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( BALIK )

- NÜHÛL[< NAHL] ile NÜHÛR[< NAHR] ile NÜHÛR[< NAHR] ile NÜHÛR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18215 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Arılar, bal arıları. | Çok zayıflı, arıklık, lâgarlık. İLE Kurbanlar. İLE Akarsular, çaylar, ırmaklar. İLE Göz. )

- NÜHÜFT[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42883 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Türk müziğinde, bir bileşik makam. )

- NÜMUNE[Fars.]/MOSTRALIK[İt.] değil/yerine/= GÖSTERMELİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46263 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Göstermelik. | Kötü ya da yersiz davranışlarıyla göze batan kişi. )

- NÜŞ-HÂR[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42891 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Geviş. )

- OCAK ile KUCAK ile TUZAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29195 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- OD ile KIVILCIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12982 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- OKSİT ile MÜRDESENK[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46517 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Doğal kurşun oksit. [Simgesi: PbO] )

- OMUR ile/ve/<> OMURİLİK/MURDARİLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5297 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Omurgayı oluşturan kemiklerden her biri. İçinden omurilik geçebilsin diye ortasında delik olan bir kemik parçası. İLE/VE/<> Omurga içinde bulunan boşluk boyunca uzanan, bozmadde ve akmaddeden oluşan, sinirsel doku. )

- OMUZ/ÇİĞİN ile/ve KOLTUKALTI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5403 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ORAK/KALIÇ ile/ve/değil TIRPAN[Rumca]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14285 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sapı kısa olan. İLE/VE/DEĞİL Sapı uzun olan. )
( Yarım çember biçiminde yassı, ensiz ve keskin metal bir bıçakla, buna bağlı bir saptan oluşan ekin, ot vb. biçme aracı. | Ekin biçme zamanı. | Ekin, ot vb. biçme işi. İLE/VE/DEĞİL Uzun bir sapın ucuna tutturulan, ot, ekin vb.ni biçmeye yarayan, hafifçe kıvrık, uzun çelik bıçak. | Güreşte devirmek amacıyla rakibin ayak bileklerine hızla ayak vurarak yapılan bir oyun. )

- ORMAN ile CENGEL[< Fars. < Hintçe]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35569 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Otlarla örtülü, geniş, Hindistan ormanlarına verilen ad. )

- ORMAN ile/ve KAYRAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13044 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dünyanın %24,3'ü orman alanıdır. İLE/VE ... )
( ... İLE/VE Orman içinde, geniş ve çıplak alan, düzlük. )

- OT YİYENLER/OTOBURLAR ile/ve ET YİYENLER/ETOBURLAR ile/ve HEPÇİLLER[hem OT, hem ET YİYENLER] ile/ve LEŞ YİYENLER/LEŞOBURLAR ile/ve AYRIŞTIRICILAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/21978 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( )

- ÖD/SAFRA KESESİ ile SİDİK/İDRAR KESESİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5511 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÖFKE ile HIŞIM/HIŞM[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7537 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Öfkeyi sükûnetle, kötülüğü iyilikle, cimriliği cömertlikle ve yalanı gerçekle yenin. )
( Öfkeyi sükûnetle, kötülüğü iyilikle, cimriliği cömertlikle ve yalanı gerçekle yenin. )
( Öfkeyi sükûnetle, kötülüğü iyilikle, cimriliği cömertlikle ve yalanı gerçekle yenin. )
( Öfkeyi sükûnetle, kötülüğü iyilikle, cimriliği cömertlikle ve yalanı gerçekle yenin. )
( Öfkeyi/gadabı tatmin etmek hayvanlıktır. )
( Öfkeyi/gadabı tatmin etmek hayvanlıktır. )
( Öfkeyi/gadabı tatmin etmek hayvanlıktır. )
( Öfkeyi/gadabı tatmin etmek hayvanlıktır. )
( Ancak öfkesini/hışmını yenen, yiğittir. )
( Ancak öfkesini/hışmını yenen, yiğittir. )
( Ancak öfkesini/hışmını yenen, yiğittir. )
( Ancak öfkesini/hışmını yenen, yiğittir. )

- ÖKÜZ ile BERZE-GÂV
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22318 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( GÂV-I LÂGAR[Fars.]: Zayıf öküz. )

- ÖLÜM ile/ve GÖMÜT/SİN OBRUĞU/MEZAR/MAKBER/E / MERKAD/MERKAT/METFEN[Ar.], GÛR[Fars.], MAŞATLIK[Yahudi mezarlığı], DARÎH/ZARÎH[Ar.]/NEKROPOL[Yun.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5684 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ölüler kokmasın diye, derin çukurlara gömülür. Ölçünün olmadığı dönemlerde bu çukurların derinliğini "mezarı kazanın beline kadar" diyerek ölçüye vurmuşlardır. Bu, "bele kadar" ölçüsü, eril gövdeler içindir. Dişil gövdeler daha yağlı olduklarından, onların mezarlarını, "mezarı kazanın göğsüne kadar" diyerek tarif etmişlerdir. )
( Yakının ölümünü kabul aşamaları: Reddediş > Öfke > Uyum > Üzüntü > Kabul )

- ÖLÜM ile ÖTANAZİ["ÖTENAZİ" değil!]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5680 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hayatın tamir edemediğine, ölüm son verir. )
( [argo] KUYRUĞU TİTRETMEK, CIZLAMI ÇEKMEK ile ... )
( Ölüm riski, Duckworth Ölçeği kullanılarak hesaplanabilir[Royal Statistical Society dergisi düzenleyicisi Frank Duckworth(Dr.) tarafından tasarlanmıştır]. Bu ölçek, herhangi bir eylem sonucundaki ölme olasılığını ölçer. En güvenli eylem türü 0 sonucunu verirken, sonucun 8 çıkması eylemin kesin ölümle sonuçlanacağı anlamına gelir.

Rus Ruleti oyunu 7.2'lik bir risk taşır. 20 yıllık kaya tırmanışının riski 6.3'tür. Bir kişinin öldürülme riski 4.6'dır. Ayık ve orta yaşlı bir sürücünün direksiyonda olduğu ve 160 km. hızla gerçekleşen bir araba yolculuğu 1.9'luk bir risk taşır. Yıkıcı bir asteroid çarpmasından (1.6) biraz daha risklidir.

Bu ölçekte 5.5 özellikle tehlikeli bir sonuçtur. Bu değer trafik kazası nedeniyle, bir kişinin kazayla düşmesi sonucu ya da elektrik süpürgesi kullanırken, bulaşık yıkarken ya da sokakta yürürken ölme riskini belirtir. )
( http://olmehakki.blogspot.com.tr )

- ÖNERİ ile ÖĞÜT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28120 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( NUSH İLE USLANMAYANI ETMELİ TEKDÎR TEKDÎR İLE USLANMAYANIN HAKKI KÖTEKTİR )

- ÖPMEK ile ÖPÜŞMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6823 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÖRDEK/BADİ ile KAZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22681 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( 16 boyun omuru vardır. İLE ... )
( Ördek ile Kaz )
( İnsandan kaçıyorsa. İLE İnsanı kovalıyorsa. )

- ÖRTÜ/PERDE[Fars.]/HİCAB[Ar.]:
BURKU
ile NİKAB ile LİFAM ile LİSAM ile HIMAR ile NASİF ile MİKNE'A ile CİLBAB
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54064 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÖRTÜ ile PUŞİDE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/52035 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Türbelerde sandukaların üzerine örtülen süslü kumaş. )

- ÖRÜMCEK AĞI =/=/= TENE, KERÎ[Fars.] =/=/= BEYT-ÜL-ANKEBUT[Ar.] =/=/= COBWEB[İng.] )
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/42961 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÖRÜMCEK ile BÖĞ/KARADUL/POY/RÜTEYLÂ[Ar.]/TARANTULA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22887 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Zehirli ve bazı örümcekler. )
( RÜTEYLÂ[Ar.]: Zehirli ve iri bir cins kır örümceği. )
( Madagaskar'da, 500'ün üzerinde, örümcek türü bulunmaktadır.[400'ü, dünyanın hiçbir yerinde bulunmaz.] )
( ... İLE 2.5 yıl yiyeceksiz yaşayabilirler. )

- PABUÇ[Fars.] ile AYAKKABI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11277 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- PAK[Fars.] değil/yerine/= TEMİZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39071 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- PAMUK[Fars.] ile/||/<>/> TULUP
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53660 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ebegümecigillerden, koza biçimindeki meyvesi üç, dört, beş dilimli olan, sıcak bölgelerde yetişen tarım bitkisi. | Bu bitkinin tohumlarının çevresinde oluşmuş ince, yumuşak tellerin adı. | Bu tellerin işlenmiş biçimi. | Bu bitkinin işlenmiş biçiminden yapılmış. | Halı, kilim vb. yaygıların üzerinde oluşan, uçuşabilen toz kümecikleri. İLE/||/<>/> Atılmış, eğrilmeye hazırlanmış, top biçiminde pamuk. )

- PANDARAH[Hintçe :Sarı renk]/PÂRS[Fars.]/YUZ/PANTER[Yun.] ile LEOPAR[Fr. < Lat.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22130 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kimi benekli, kimi düz kara. İLE Benekli. )
( Kimi benekli, kimi düz kara. İLE Benekli. )
( Kimi benekli, kimi düz kara. İLE Benekli. )
( Asya ve Afrika'nın sıcak bölgelerinde yaşar. İLE ... )
( Asya ve Afrika'nın sıcak bölgelerinde yaşar. İLE ... )
( Asya ve Afrika'nın sıcak bölgelerinde yaşar. İLE ... )

- PANZEHİR[Fars.] ile PANZEHİROTU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39117 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zehrin etkisini ortadan kaldırabilme özelliği olan madde. İLE Küçük, beyaz çiçekli, kökü zehirli, çok yıllık otsu bitki. )

- PAPATYA ile/ve SIĞIRGÖZÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13032 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- PARÇA ile PAFTA[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39069 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Büyük harita, plan ya da modeli oluşturan ayrı parçalardan her biri. | Metal çubuk ve borulara diş açan aygıt, yivaçar. | Süs için takılan pul ya da çakılan iri başlı çivi. | Büyük benek, leke. )

- PAREO ile ETEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14044 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- PASPAL[Yun.] ile PESPAYE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44727 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çok kepekli un. | Bakımsız, dağınık, pis. İLE Alçak, aşağılık. )

- PAŞA PAŞA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10965 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- PATLICAN ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43030 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- PAYDA ile PAYANDA[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/48946 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- PÂYE[Fars.] değil/yerine/= AŞAMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44658 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- PÂYİDAR/PÂY-DÂR[Fars.] değil/yerine/= KALIMLI/YERLEŞMİŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44660 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- PAYİTAHT[Fars.] değil/yerine/= BAŞKENT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44661 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- PAYLAŞILABİLEN ile ÖZEL OLAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29000 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( SİHAN: Hisseler. )

- PAZI ile PAZU/PAZI[Fars.] ile PAZI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44666 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ispanakgillerden, yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitki, yabanpancarı, yabanlıspanak. İLE Kolun, omuz ile dirsek arasındaki bölümünde bulunan, şişkince kas kitlesi. İLE Bir ekmeklik hamur topağı, beze. )

- PAZIBENT[Fars.] değil/yerine/= KUŞAK/KOLÇAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44667 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Belirli bir amaçla, kola geçirilen, enli kuşak, kolçak. )

- PAZU[Fars. < BÂZÛ](BİSEPS) ile/ve TRİSEPS
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5457 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kolun, omuz ile dirsek arasındaki bölümü. İLE/VE ... )

- PAZVANT/PÂSBÂN/PÂSDÂR/PÂSVÂN[Fars.] değil/yerine/= BEKÇİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44669 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Osmanlı döneminde, Rumeli'de, gece bekçilerine verilen ad. )

- PEÇE[Fars.] ile PEÇE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18225 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sarmaşık. | Yavru.[insan ve hayvanda] | Çocuk, oğlan. İLE Eskiden ülkemizde, bugün kimi ülkede bayanların sokakta yüzlerine örttükleri ince siyah örtü. | Bir şeyi gizlemek için üzerine çekilen örtü. | Yıldız resimlerinin alındığı plakların yüzeyinde görülen hafif karartı. )

- PEDERŞAHİ[Fars.] değil/yerine/= ATAERKİL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44674 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- PEHLİVAN[Fars.] değil/yerine/= GÜREŞÇİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44677 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- PEJMURDE[Fars.] değil/yerine/= SALAŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6315 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eski püskü, yırtık. | Dağınık, perişan. )

- PEKMEZ ile NARDENK[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8269 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Nar, erik, kızılcık gibi yemişlerden yapılan pekmez. )

- PELESENK[Ar.] değil PERSENK[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44721 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Türlü bitkilerden çıkarılan, kokulu bir reçine. | Pelesenkağacından elde edilen değerli kereste. DEĞİL Konuşurken, gereksiz yinelenen söz. )

- PENCERE ile PERVÂZ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44725 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Kapı, pencere gibi yerlerin kenarlarına geçirilen ensiz parça. | Giysilerin, yaka, kol, etek gibi yerlerine ya da kumaştan yapılmış öteki eşyaların kenarlarına geçirilmiş, dar, uzun parça. | Cilt kapağının iç tarafına konulan parça. )

- PENÇE[Fars.] ile AYAK/PATİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22444 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yırtıcı hayvanların ön ayaklarının parmaklarıyla tırnakları. | Etkisinden kurtulmak olanaksız, etkisi çok olan güç. | Ayakkabının tabanındaki kösele. İLE Kedi, köpek için ön ayak. | Küçük çocuk ayağı. )
( Yırtıcı hayvanların ön ayaklarının parmaklarıyla tırnakları. | Etkisinden kurtulmak olanaksız, etkisi çok olan güç. | Ayakkabının tabanındaki kösele. İLE Kedi, köpek için ön ayak. | Küçük çocuk ayağı. )

- PENÇE/PENCE[Fars.] ile HILÂB[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22445 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yırtıcı hayvanların ön ayaklarının parmakları ve tırnakları. İLE Yırtıcı kuş ve hayvan pençesi. )

- PENÇGAH[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44693 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Türk müziğinde, rast ve bayati dizilerinden oluşan bileşik makam. )

- PENİS (SİK/YARAK/PİPİ/ÇÜK/FALLUS[Yun. < PHALLUS]) / VAJİNA (AM/KUKU) ile KASIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5561 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [çiçeklerde] ANDROECIUM[eril] - PISTIL[dişil] )

- PERDE[Fars.] ile TÜL[Fr. < TULLE]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53703 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Görüşü, ışığı engellemek, bir şeyi gizlemek için pencereye ya da bir açıklığın önüne gerilen örtü. | Üzerine bir nesnenin görüntüsü yansıtılan saydam olmayan yüzey. | İki yeri birbirinden ayıran bölme. | Seste pes perde. | Doğruyu görmeye engel olan şey. | Kaz, ördek, martı gibi hayvanların parmaklarını birbirine bitiştiren zar. | Bir müzik parçasını oluşturan seslerden her birinin kalınlık veya incelik derecesi. | Bu ses derecelerini sağlamak için çalgılarda bulunup parmaklarla basılan yer. | Katarakt. | Bir sahne eserinin büyük bölümlerinin her biri. İLE Çok ince gözenekli pamuk ya da sentetik dokuma. | Bu dokumadan yapılmış olan. )

- PERGEL[Fars.] değil/yerine/= YAYÇİZER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44708 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- PERVERDE[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43052 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Üzüm şırasından yapılan bir çeşit tatlı. | Besili. | Beslenmiş, terbiye edilip yetiştirilmiş, büyütülmüş. )

- PERVEZ/PERVAZ[Fars.] ile/ve/değil/<> EŞİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46950 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- PEYDERPEY[Fars.] değil/yerine/= AZAR AZAR/BÖLÜM BÖLÜM/YAVAŞ YAVAŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44750 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- PEYK[Fars.] ile PEYREV[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44752 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Uydu. | Bir başkasına bağımlılığı olan. İLE Başkasının izinden giden, izleyen/izleyici. )

- PEYMÂNE[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43058 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kalp. (Eskiden kadehleri kalp biçiminde yaparlarmış.) | Büyük kadeh. )

- PİL[Fr.] ile PİL[Fars.] ile PÎL[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18231 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kimyasal erkeyi, elektrik erkesine çeviren aygıt. İLE Topuk, ökçe. | Çadır eteği tutturmada kullanılan küçük ağaç parçaları. | Çelik çomak oyunu. İLE Fil. )

- PİLİÇ ile/ve TAVUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22677 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dünyadaki tüm piliçlerin kökeni Kırmızı Orman Tavuğu denen Tayland'a özgü bir tür sülüne dayanmaktadır. )
( Amerika kıtasında 1500'lerden önce hiç piliç yoktu. Kıtaya pilici ilk götüren İspanyol'lar oldu. )
( Öteki dillerde GIT GIT GIDAK[Türkçe'de]: * GAK GAK[Almanya'da] * GOK GOK[Danimarka'da] * KOT KOT[Finlandiya ve Macaristan'da] * KOTKOTKODAT[Fransa'da] * TOK TOK[Hollanda'da] * GUK GUK[Tayland'da] )

- PİRE ile BİT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22812 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bit yiğitte, pire itte bulunur. [Rüstem Paşa'nın, Cüzzam'lı olmamasına bağlı olarak söylendiği varsayılmaktadır.] )
( [argo] ... ile MACAR )
( YAVŞAK: Bit yavrusu. )

- PİRİNÇ ile ANBERBU/Y
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8231 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Pirinç.[hubûbat] | Pilav. | Pirinç.[Maden] İLE Anber kokulu, iri daneli Hint pirinci. )

- PÎS[Fars.] ile PİS
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18232 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gövdede yer yer beyaz ya da kırmızımtırak siyah lekeler bırakan bir hastalık.[Ar. BARAS] İLE Leke, toz ya da kirle kaplı olan, kirli. | Kendinde pislik olan ya da kirlenmiş olan. | Beğenilmeyecek durumda olan, kötü, zararlı. | Kendinde pislik/kir olmamasına karşın kimi/çeşitli nedenlerden dolayı iğrenilen. | Çirkin, sevimsiz olan. | Dinleyenleri utandıracak söz. | İçinden çıkılması çok güç, karışık. )

- PİSBOĞAZ/ŞİKEMPERVER[Fars.] değil/yerine/= OBUR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44791 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zamansız ve ayırt etmeden, eline geçeni yiyen kişi. İLE Gereğinden çok yemek yiyen, doymak bilmeyen. )

- PİYÂLE[Fars.]/SÂGAR[Büyük kadeh.] ile/ve ÇEMAN/RITL-GİRÂN[Fars. En büyük kadeh.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14098 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İçki kadehi. İLE/VE Şarap kadehi. )

- PİYAZ[Fars.] ile PİLÂKİ[Yun.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44776 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Haşlanmış kurufasulyenin üzerine ince doğranmış soğan ve maydanoz katıldıktan sonra zeytinyağı ve limon dökülerek yapılan fasulye salatası. | Yemeklerin yanına katılan, ince doğranmış ve tuzla öldürülmüş, maydanozlu soğan. | Bir çıkar sağlamak düşüncesiyle söylenilen övücü söz. İLE İçine, soğan, sarımsak, maydanoz ve havuç gibi sebzeler katılarak zeytinyağıyla pişirilen yemek. )

- POLO[Tibet dilinden] = ÇEVGEN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44825 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Değnek. | Atlara binilerek değneklerle oynanan bir çeşit top oyunu. )

- PORSELEN ile FAĞFUR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36590 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Çin imparatorlarına verilen san. | Çin'de yapılmış kâse, tabak, vazo gibi porselen eşya. )

- PORTAKAL[Portekizce] ile TURUNÇ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8363 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- PORTAKAL[Portekizce] ile TURUNÇ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8363 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- POTA[Fars.] ile POTA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44842 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İçinde maden ergitilen kap. İLE Baskette, topun sokulmaya çalışıldığı çember. )

- PRESTİJ ile GÖSTERİŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6617 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- PRESTİJ ile PERESTİJ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44707 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/DEĞİL Tapınma, taparcasına sevme. )

- PÛJÎNE[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43111 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( 1240 gr. ağırlığında bir ölçü. | Kantar. )

- PUŞT ile PÜŞT/ER[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/52030 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Arka, sırt. )

- PÜR-MELÂL[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43114 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gamlı, kederli, sıkıntılı, üzüntülü. )

- PÜR[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43119 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dolu, dolmak. | Çok fazla. | Sahip, mâlik. )

- RA'D ile RÂD[Fars.] ile RÂDD ile RADH
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18238 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gök gürlemesi. İLE Cömert ve eliaçık. | Erdemli/faziletli, üstün, değerli. İLE Reddeden, geri döndüren/çeviren/bırakan. İLE Az bir şey verme, az verilen şey. | [eskiden] Savaşa katılan kadınlara, çocuklara, kölelere, zimmîlere, ganîmetten verilen bir orandaki mal. )

- RABÎTA ile RÂBITA/BEND[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43127 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eski yazma kitaplarda sayfa numarası yerine gelmek üzere soldaki sayfanın, sağdaki sayfanın altına yazılan ilk sözcüğü. ile İKİ ŞEYİ BİRBİRİNE BAĞLAYAN, BAĞ | MÜNÂSEBET, İLGİ | BAĞLILIK, SIRA, TERTÎP, USÛL, DÜZEN | İMGE İLE SİMGENİN BULUŞTURULMASI )

- RAF[Fars.] | CÂME-KEN[Fars.]/VİTRİN[Fr.] değil/yerine/= SERGEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46882 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Üstüne öteberi koymak için duvara ya da bir dolabın içine, birbirine paralel olarak tutturulmuş, genellikle geniş, uzun tahta ya da metal levha. | Giyinilecek yer. / Bir dükkân ya da mağazanın, dışarıdan, camla ayrılan ve mal sergilemek için kullanılan yeri. )

- RAFİNERİ[Fr.]/TASFİYEHANE[Ar.+Fars.] değil/yerine/= ARITIMEVİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44878 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- RÂH[Fars.] ile RÂH[Fars.] ile RÂH
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18243 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yol. | Tutulan yol, meslek, yöntem/usûl. İLE Kaygı, keder. | Zan, sanma. İLE Şarap. )

- RAHATSIZ ETMEK ile/ve RENCİDE[Fars.] ETMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7260 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Kalbi kırılma, incinme. )

- RÂHÎ ile RÂHÎ[Fars. < RÂH]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18246 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Rahat, sakin. İLE Yola ait, yolla ilgili. )

- RAHLE[Ar.] ile SEHPA[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43137 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Üzerinde kitap okumak, yazı yazmak için yapılmış, küçük ve dar masa. İLE ... )

- RAHNE[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43141 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gedik, yarık, yırtık ve bozuk yer. | Zarar, ziyan, bozukluk. )

- RÂHT/REHT[çoğ. ERHÂT] ile RAHT[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18250 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kalabalık, cemaat. | Boy, kabile. İLE At takımı. | Yol levâzımı. | Döşeme ve ev takımı. | Kapı ve pencere kanatlarının menteşe takımı. )

- RÂMÎ[< REMY] ile RÂMÎ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18255 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Atan, atıcı.[ok vs.] İLE Boyun eğici, çok itaatli. )

- RAST[Fars.] ile RAST[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44897 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Doğru. | Tesadüf. | Hedefi vurma. İLE Türk müziğinde bir makam adı. )

- RASTIK[Fars.] ile RASTIK[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44898 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kadınların, kaşlarını ya da saçlarını boyamak için sürdükleri siyah boya. İLE Sürmemantarıgillerin yol açtığı ve tanelerin içini kurumu karası bir tozla dolduran ekin hastalığı. )

- RÂYİHA[Ar.]/BÛY[Fars.] değil/yerine/= KOKU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44904 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- RAZ/RAZZ ile RÂZZ ile RÂZ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18259 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Berelenme, bere. | Bir şeyi döküp bulgur gibi ufalama. İLE Kesmez alet. İLE Sır, gizlenilen şey. )

- RE'S/REÎS ile -RES[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18272 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Baş/kafa. | Baş, başkan. | Baş, başlangıç. | [coğr.] Burun. | Uc, tepe. | Koyun/keçi gibi canlı hayvan. | Baş. | Tepe. | Bitkilerin kökten en uzak olan noktası. İLE "erişen, yetişen, ulaşan" anlamlarıyla birleşik sözcükler yapar.[NEV-RES: Yeni yetişme.] )

- RE'SEN ile RESEN[Fars.]
[ikisi de "REYSEN" değil!]

[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18273 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kendi kendine, kendi başına, kimseye danışmadan. İLE İp, urgan, halat. )

- REBAB[Fars.]/RÜBAP/REBAP
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44908 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gövdesi hindistancevizi kabuğundan yapılmış, uzun saplı saz. )

- REÇEL[Fars.] ile MARMELÂT[Fr. < Yun.]/PERVERDE[Fars.][PELVERDE değil!]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8383 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Meyveleri, şekerle kaynatarak hazırlanan tatlı. İLE Şeker karıştırılarak pişirilmiş meyve ezmesi. | Üzüm şırasından yapılan bir çeşit tatlı. )

- REFT ile REFT[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18268 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir şeyi ufalama, kırıntı durumuna getirme. İLE Gitme, gidiş. | Yeniçeri ocağıyla sonraları askerlik dairelerinde kişiler için tutulan künye defterlerinde "ayrıldı" anlamına kullanılan bir sözcük. )

- REFTÂR[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43172 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gidiş, yürüyüş, hareket. | Salınarak edâlı yürüyüş. | Hızlı koşan. )

- REFTE REFTE[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43173 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gitgide, gide gide, azar azar. )

- REHÂ' ile REHÂ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18269 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bolluk, genişlik. | Varlık içinde bulunma. | Gevşeklik, sölpüklük. İLE Kurtulma, kurtuluş. )

- REHBER ile MİHMÂN-DÂR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6009 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Konuk ağırlayan kişi. | Misafire eşlik etmek üzere verilen kişi. )

- REM, REMÂN[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43182 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sürü. )

- REMM ile REM[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18271 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Onarma. İLE Ürkme. | Titreme. | Sürü. )

- RENDE[Fars.] ile PLANYA[İt.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44806 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tahta yüzeyleri pürüzsüz duruma getirmek, biçim vermek için marangozların kullandığı araç. | Üzerinde küçük delik ve kesici çıkıntıları bulunan, soğan, havuç gibi şeyleri ufak parçalara ayırmak için kullanılan mutfak aracı. | Bu araçla ufak parçalara ayrılmış şey. İLE Ağaç rendelemekte kullanılan, uzun marangoz rendesi. )

- RENK SİNCABİ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47052 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Kahverengi ile kurşunrengi arasında olan renk. )

- REV'/REV'A ile -REV[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18275 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Korku. | Heyecan. İLE "giden, yürüyen" anlamları ile birleşik sözcükler yapar.[PÎŞ-REV: Önden giden.] )

- REV'/REV'A ile REVÂ[Fars.] ile REVÂH
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18276 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Korku. | Heyecan. İLE Yakışır, uygun, yerinde. İLE Bir şeyi elde etmekten doğan neşe. | Güneş doğduktan sonra gece oluncaya kadar geçen zaman. )

- REVÂH[Ar.] ile REVÂ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43191 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Güneş doğduktan sonra gece oluncaya kadar geçen zaman. )

- REVÂN[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43193 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( YÜRÜYEN, GİDEN, AKAN, SU GİBİ AKIP GİDEN [SÖZ] | CAN, NEFS-İ NÂTIKA | HEMEN, DERHAL )

- REVK, KARN[Ar.], SERÛ[Fars.] değil/yerine/= BOYNUZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40401 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- REYHAN[Ar.] ile/ve/= FESLEĞEN[Yun.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36738 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ballıbabagillerden, yaprakları güzel kokulu bir süs bitkisi. iLE/VE/= Fesleğen, doğu ve güney Anadolu’da çoğunlukla reyhan olarak bilinse/kullanılsa da fesleğenin irili ufaklı yaprak çeşitliliğiyle birlikte aynıdır. )
( GÜZEL KOKU, RIZIK, RIZIK-I MÂNEVÎ | FESLEĞEN )

- REZİL[Ar.] ile/ve/||/<> RÜSVÂ(Y)[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43247 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Alçak, adi, utanmaz, hayâsız. İLE/VE/||/<> İtibarsız, ayıpları ortaya çıkarılmış, onursuz, rezil. )

- RIH[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43211 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yazıdaki mürekkebi kurutmak için dökülen çok ince ve renkli bir tür kum. )

- RIH[Fars.] ile RIHDAN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44931 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yazıdaki mürekkebi kurutmak için dökülen çok ince ve renkli bir tür kum. İLE Rıhın konulduğu kap. )

- RİBÂS[Fars.] ile LİBÂS
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18281 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hekimlikte kullanılan bir ilâç, bir râvent türü.[karabuğdaygillerden][Lat. RHEUM RIBES] İLE Giysi. )

- RİM/RİMM/RİMME ile RÎM[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18286 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çürümüş kemik. İLE İrin. | Roma'nın bir adı. )

- RÎME, ÂJÎH/PÎH[Fars.] değil/yerine/= ÇAPAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40479 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- RİYÂZÂT ile/ve ORUÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20806 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- RİZ/RİZZ ile -RÎZ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18288 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gizli ses. İLE "Döken, akıtan, saçan" anlamlarıyla birleşik sözcükler yapar.[EŞK-RÎZ: Gözyaşı döken. | ŞEREF-RÎZ: Şeref saçan.] )

- ROTA[İt.]/GÜZERGÂH[Fars.] değil/yerine/= İZLENİLEN YOL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44941 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- RU'B ile RUB' ile RUBB ile RÛB[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18290 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Korku. İLE Dörtte bir, çeyrek, bir şeyin dört bölümünden biri. İLE Meyve suyu. İLE Süpürme, süpürge. )

- RÛH ile RUH[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18291 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Can, nefes. | Canlılık, duygu/his. | En önemli nokta, öz. | İspirto gibi uçucu gaz. | Melek, cin, hayali varolan. | Türk müziğinde en az beş-altı yüzyıllık bir mürekkep makam.[Zamanımıza kalmış bir örneği bulunmamaktadır.] İLE Yanak, yüz/çehre. | Anka kuşu. | Anka kuşuna adına verilen satranç taşlarından biri. | Dizgin. | Taç. | Taraf, yön. | Hasırotu. )

- RUSTAİ[Fars.] değil/yerine/= KÖYLÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44958 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- RÛŞEN[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43244 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Aydın, parlak. | Belirli, meydanda. )

- RUZNAME[Fars.] değil/yerine/= GÜNLÜK/GÜNCE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44961 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Günlük olayların yazıldığı defter. | Gündem. | Olayların zaman sırasına göre yazılmış bulunduğu defter. )

- SÂ' ile SÂ' ile SAA/SİA[< VÜS'AT] ile -SÂ[Fars.] ile -SÂ/Y[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18297 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( S harfinin Arapça adı. İLE Bin dirhemlik bir hubûbat ölçeği. İLE Genişlik, bolluk. | Güç, takat. İLE Benzetme edatı olan "âsâ"nın hafifletilmişi.[ANBER-SÂ: Anber gibi. | GAYR-SÂ: Gayır gibi.] İLE "süren/sürücü" anlamlarıyla birleşik sözcükler yapar.[CEBHE-SÂ: Yüz süren. | CEBÎN-SÂ/Y: Alın süren.] )

- SABAN/PULLUK[Rusça PLOUG] ile SAPAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14283 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Toprağı sürmek için kullanılan tarım aracı. İLE ... )

- SABUN ile/ve ŞAMPUAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14076 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SAÇAK ile SAYVAN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46781 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Güneşten, yağmurdan korunmak için ya da süs olarak, bir şeyin üzerine çekilen, dam saçağı gibi düz ya da eğilimli örtü. | Evlere bitişik, önü açık, direkler üzerine oturtulmuş, üzeri örtülü yer. | Kulak kepçesi. )

- SAÇMASAPAN(BERHÛD[Fars.]/TÜRREHÂT[Ar.]) (KONUŞMAK)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10491 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SÂD/SÂDD[< SEDD] ile SÂD ile SA'D ile SAD ile SAD[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18307 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kapayan, örten. | Aksu, göz perdesi. İLE Göz ağrısı/hastalığı. İLE Kutluluk. | Uğur. | Kutlu, uğurlu.[SA'D-ÜD-DÎN/SÂDETTİN: Dini uğurlu, kutlu kılan.] İLE Osmanlı ve Arap abecesinin onyedinci harfidir.[ebced hesabında 90 sayısının karşılığıdır] İLE Yüz/100. )

- SÂDE[Fars.]/SÂF[Ar.] değil/yerine/= ARI/YALIN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12483 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SAF ile/ve/< SADE[Fars. < SÂZEC]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3426 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir maddenin, kavramın ve/veya ...'nın kendi özünden/doğasından uzaklaşmadığı kadar ve dışarıdan etkilenmediği derecede bulunduğu hal. İLE/VE Bir maddenin ve/veya kavramın etkilendiği dış faktörlerin olabildiğince alt seviyede/kıvamda tutulup, fazlalılığa/aşırılığa/lükse gitmeme/kaçmama hali. )
( Sadelikten şaşmamak doğrudur. )
( Saflaşın, dikkatli ve uyanık olun, hazır bulunun. )
( Be pure, be alert, keep ready. )

- SAFDİL[Fars.] ile/= SAFDERUN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44985 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kolayca aldatılan. )

- SAFRAN[Ar.] ile HİNTSAFRANI/ZERDEÇAL[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37295 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Süsengillerden, baharda ççek açan, küçük bir bitki. | Bu bitkinin tepeciklerinin kurutulmasıyla elde edilen, bazı yiyecek ve içeceklerde tat, koku ve sarı renk vermekte kullanılan toz. İLE Zencefilgillerden, köksaplarından safranı andıran, boyalı bir madde çıkarılan, yaprakları sivri uclu, çiçekleri sarı renkte bir bitki. )

- SAĞ ile/ve SOL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/27970 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kalbin olduğu taraf soldur. )

- SAĞIR/İŞİTMEZ ile/ve/ya da DİLSİZ ile/ve/ya da SAĞIR VE DİLSİZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5353 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kimse duymak istemeyenler kadar sağır olamaz. )
( EBSEM[Ar.]: Dilsiz, susmuş. )
( SAMEM[Ar.]: Sağırlık. )
( Telefonu ilk bulan Alexander Graham Bell, eşi ve annesiyle -ikisinin de sağır olmasından dolayı- hiçbir zaman telefonda konuşamadı. )

- SAHRA ÇÖLÜ ile ÇÖL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12827 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yılda sadece 25 mm. yağış alır. İLE Yılda 254 mm.'den az yağış alan yer. )
( Dünya yüzeyinin 3'te 1'i, çöllerden oluşmaktadır. )
( Sahra Çölü, en büyük çöldür. [Amerika Birleşik Devletleri'nin yüzölçümü kadardır.] İLE ... )

- SAKAL ile/ve/<> FAVORİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5230 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ben Affleck


Bradley Cooper


David Beckham


Denzel Washington


George Clooney


Hugh Jackman


Jake Gyllenhaal


Kit Harington


Leonardo DiCaprio


Mel Gibson


Pierce Brosnan


Robert Pattinson


Shia LaBeouf


Tom Hardy


Viggo Mortensen
)

- SAKAL ile HATT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5231 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Gençlerde yeni terleyen bıyık ya da sakal. )

- SÂL-NÂME[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43304 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yıllık. [Belirli konulara dair yıldan yıla çıkarılan dergi/kitap] | Cep takvimi. )

- SAL' ile SÂL[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18338 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Baş tepesinin dazlaklığı/kılsızlığı. İLE Yıl/sene. )

- SÂLÛS[çoğ. SILÂB] ile SÂLÛS[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18342 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Teslîs. [fels. TRIVIUM] İLE İkiyüzlü/riyâkâr. )

- SAMAN ile SÂMÂN[Fars.] ile Sâmân
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18344 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Türlü ekinlerin, taneleri ayrıldıktan sonra kalan sapları ve daha çok bunların harmanda parçalanmışı. İLE Servet, zenginlik. | Rahat, dinçlik. | Düzen. | Kudret, iktidar. İLE Sâmânî devletinin kurucusu. )

- SAMÂNÎ ile Sâmânî[Ar., Fars. çoğ. SÂMÂNİYÂN]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18345 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Saman renginde, açık sarı. İLE Sâmânî devletinden olan. )

- SAMANYOLU/SAMANUĞRUSU/HACILARYOLU/KEHKEŞAN[Fars.] değil/yerine GÖKYOLU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36970 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Açık gecelerde, gökyüzünde boydan boya görülen, uzun, yıldız kümesi. )

- SANSAR ile FERSÂN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22055 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Kır sansarı. )

- SAR'/SAR'A[Ar.]/TUTARAK/TUTARIK/TUTARGA/YİLBİK ile SÂRÂ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18353 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tutarık, tutarak, bayıltıcı bir sinir/beyin hastalığı. İLE Katkısız, hâlis. )

- SAR'/SAR'A ile SÂR ile -SÂR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18352 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tutarık, tutarak, bayıltıcı bir sinir/beyin hastalığı. İLE Öc, intikam. İLE "yer" bildirerek birleşik sözcükler yapar.[ÇEŞME-SÂR: Çeşmeleri çok olan yer. | KÜH-SÂR: Dağlık yer.] )

- SAR'Î ile SARÎ' ile SÂRÎ[< SİRÂYET] ile SÂRÎ[Fars.] ile SARÎH[< SARÂHAT]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18354 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SATHEN ile SATHÎ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18355 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dıştan, dış yüzden. İLE Dış yüzeyle ilgili. | [matematikte] Yüzeysel. [İng. SUPERFICIAL, Fr. SUPERFICIEL] | Üstünkörü. )

- SÂYE[Fars.] ile SÂYEBÂN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43376 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gölge. | Koruma, sahip çıkma. | Yardım. İLE Gölgelik. )

- SÂZENDE ile/ve HÂNENDE[Fars.] ile/ve RAKKÂSE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20175 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Enstrüman çalan. İLE/VE Musikî icra eden. İLE/VE Semâ eden. )

- SE ile SE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18298 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Osmanlı abecesinin beşinci harfi. | Ebced hesabında 500 sayısının karşılığıdır. İLE Üç. | Tavla zarının üzerindeki üç nokta [PENC Ü SE: Beş ve üç.]. )

- SEBÛ'[çoğ. SİBÂ'] ile SEBÛ[Fars.] ile SEBÛH[< SİBH]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18365 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yırtıcı hayvan. İLE Testi. | Şarap kabı. İLE Yüzgeç. )

- SEBZE[Fars. < SEBZ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/25722 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( SEBZ: Yeşil, yeşil renkli. | Çimen. )

- SEBZE ile/ve MEYVE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8216 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SECÂVEND[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43399 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kur'ân-ı anlama uygun doğru okumak için konulan işaret/ler. )

- SEGÂH[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46795 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Türk müziğinde, si perdesi ve bu perdedeki makam. )

- SEGRÎ[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43416 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sağrı, hayvanın beli ile kuyruğu arasındaki dolgunca yer. )

- SEHM[çoğ. SİHÂM] ile SEHM[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18371 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ok. | Yay. | Aksiyon, hisse bedeli. | Pay, hisse, kısım. | [tomruklarda] Eğrilik payı. İLE Korku, dehşet. )

- SEHPA[Fars.] ile MASA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14154 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SEL[Ar.] ile SEYLÂP(/B)[Fars.]/FEYEZAN[Ar.] ile TUFAN[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12880 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sürekli yağmurlardan ya da eriyen karlardan oluşan, geçtiği yerlere zarar veren taşkın su. | Hareket durumundaki büyük kalabalık. İLE Su baskını, taşma, taşkın. / Bereket. İLE Zorlu yağmur. )

- SELEN / ÇATI / SEDÂ/SADÂ[Ar.] (İNSAN SESİ) ile SES
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4868 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( BÂKÎ KALAN BU GÖK KUBBEDE
HOŞ BİR SÂDÂ İMİŞ )
( SADÂ: Kişinin özü. )

- SEMÂ[Ar.]/ÂSÜMÂN/ÂSMÂN[Fars.] değil/yerine/= GÖK, GÖKYÜZÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/40073 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SEMEN[< aslı SEMN, SİMEN] ile SEMEN[çoğ. ESMÂN] ile SEMEN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18380 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Semizlik, yağlılık. İLE Baba, değer/kıymet, tutar. İLE Yasemin. )

- SEMİZOTU ile/ve ISPANAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8374 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SER-Â-PÂ[Fars.] değil/yerine/= BAŞTAN BAŞA/AŞAĞI/AYAĞA, HEPSİ, TÜMÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43453 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SER[Fars.] ile SER/SERA[Fr.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46872 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Baş, kafa. | Başkan. İLE Limonluk. )

- SERÂSER[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43460 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SERÂYENDE[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43461 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Şarkı söyleyen. )

- SERÇE/HUMMER ile ÇİMÇEK, DAĞIRCAN, LOKRE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22773 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Serçenin küçük bir türü. )

- SERD ile SERD ile SERD[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18391 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sözü, düzgün ve uygun söyleme. İLE Doğrama, doğranma. İLE Soğuk. | Sert, haşin, çirkin. | Sert, kaba, hoyrat. )

- SERDAR[Fars.] değil/yerine/= BAŞKOMUTAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46876 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SERGERDE[Fars.] değil/yerine/= ELEBAŞI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46883 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SERHAT/SERHAD[Fars., Ar.] değil/yerine/= SINIR BOYU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46886 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SERKEŞ[Fars.] değil/yerine/= KAFA TUTAN, BAŞKALDIRAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46911 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SERMAYE[Fars.]/KAPİTAL[Fr./İng.] değil/yerine/= ANAMAL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46912 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SERPUŞ[Fars.] değil/yerine/= BAŞLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46915 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SERSERİ ile BER-DÛŞ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6325 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Omuz üzerinde, omuzda. [HÂNE BER-DÛŞ: Evi omuzunda] )

- SERVET[Ar.] ile/değil/yerine/hem de/||/<>/>< SERMAYE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28404 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( FORTUNA: Kader. | Servet. )
( FORTUNA: Kader. | Servet. )
( FORTUNA: Kader. | Servet. )

- SERVİ[Fars.] ile/ve ARDIÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13092 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yapraklarını dökmeyen ince uzun bir ağaç. Daha çok Akdeniz'de bölgesinde yetişir. İLE/VE Servigillerden, güzel kokulu, yapraklarını kışın da dökmeyen, yuvarlak kara yemişleri ilâç olarak kullanılan bir ağaçcık. )

- SEVİNÇ ile/ve KIVANÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5040 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kişinin tek sevinci, emeğinin ürünüdür. )
( ŞÂDÂN[Fars.]: Sevinçli, keyifli. )
( [argo] ŞİNANAY ile/ve ... )

- SEZA[Fars.] değil/yerine/= UYGUN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46975 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SEZÂB/SEDÂB ile SEZÂB[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18398 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sedefotu. İLE Su teresi. )

- SIÇAN ile KÖSTEBEK/KÖRSIÇAN/YERSIÇANI/YER GÖÇKENİ/SOKUR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22345 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SIPA/KODOK ile/ve KULUN/KOLON
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22109 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eşek yavrusu. İLE/VE At ve eşek yavrusu. )

- SIRTLAN/YELELİKURT/ANDIK/ANDUK ile YABAN KÖPEĞİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22135 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( 4 modern türleri bulunmaktadır. İLE ... )
( Sırtlanların, köpeklerle bir akrabalığı yoktur. [En yakın akrabaları misk kedileridir.] )
( Aslanlarınkinden iki kat büyüklükte kalpleri vardır. İLE ... )
( 5 kilometre boyunca saatte 55 kilometre hızla koşabilirler. İLE ... )
( Sırtlanlar çok miktarda ve çok hızlı yerler. [Gövde ağırlıklarının 3 katı kadar] İLE ... )
( Hedefteki avı kaçmaktan vazgeçene kadar kilometrelerce takip ederler. Kurban pes ettiği anda, karnına ve bacaklarına saldırırlar. İLE ... )
( Av hayvanı ölümlerinin 1/4'ünden sorumlulardır. [Çok sayıdaki bölgede, avladıkları hayvanlar, aslanların en büyük besin kaynağıdır.] İLE ... )
( Tek rakipleri aslanlardır. [Aralarında sürekli bir savaş hali bulunur.][İkisi de birbirlerinden yemek çalarlar fakat yaygın inancın aksine, daha çok aslanlar sırtlanların leşlerinden aşırırlar.]Bir ısırıştaki uyguladığı çene gücü, aslanınkinden daha fazladır. İLE ... )
( Midelerindeki konsantre hidroklorik asit sayesinde deri ve kemikleri de sindirebilirler. [Kalsiyumun etkisiyle dışkıları beyaz renktedir.] İLE ... )
( Yavruları çiftler halinde doğarlar. [Yavrulardan birinin egemenlik kurmak için ikizini öldürdüğü sıkça görülmektedir.] İLE ... )
( Dişillerin önderlik ettiği topluluklar halinde yaşarlar. İLE ... )
( Bir ailedeki sırtlan sayısı 80'e kadar çıkabilir.[Fakat avlanmak için küçük gruplara bölünürler.] İLE ... )
( Yaşlanmış aslanlar sürünün dışında kaldıklarından dolayı sırtlanlar tarafından parçalanırlar.] )
( BEHDEL[Ar.]: Sırtlan yavrusu. )
( Etiyopya'nın Harar bölgesinde yaşayan bir hayvansever, her akşam, yüzlerce sırtlanı, tek tek adıyla çağırarak kendi eliyle beslemektedir.[Tebrik ve teşekkür ediyoruz!] )

- SITMA/MALARYA[İt.] ile/ve DANG
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5654 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sivrisineklerle bulaşan hastalıklar. )
( Anofel türü sivrisineğin kesmesiyle insandan insana bulaşan, titreme, ateş ve ter nöbetleriyle kendini gösteren bir hastalık. İLE ... )

- Sİ'R[çoğ. ES'ÂR] ile SÎR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18411 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tüketiciyi korumak amacıyla, özellikle zorunlu gereksinim maddeleri için devletçe saptanan fiyat. [Fars. NARH] İLE Tok, doymuş. | Sarmısak. )

- SİGAR[< SAGÎR]["ga" uzun okunur] ile SİGAR ile SİGÂL[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18399 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Küçükler. İLE Küçüklük, ufaklık. İLE Düşünce/fikir. | Kuruntu. )

- SİĞİL(TAVUKGÖTÜ) ile ETBENİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5657 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Deride oluşan, zararsız, pürtüklü, küçük ur. İLE ... )

- SİM[Fars.] ile SİM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47048 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gümüş. | Genellikle, işlemelerde kullanılan, gümüş görünüş ve parlaklığında olan iplik vb. | Gümüş gibi parlayan. İLE İm, işaret. )

- SİMÂ' ile SİMÂ'[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18404 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çalgı dinleme, çalgılı tören. İLE Yüz, çehre, beniz. | Kimse. )

- SİN[Türkçe]/KABİR/KABR[Ar.], MEZAR/GÛR[Fars.] ile TÜRBE/TOMB
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19298 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [kökeni/etimolojisi] MEZAR[< ZİYARET[Ar.]): Anadolu Türkçesi'ne anlam değiştirerek, ölünün gömüldüğü yer olarak geçmiştir. İLE Topraklanmış, toprak örtülmüş. )
( İşlerinizden sıkıldığınızda kabirleri/mezarlıkları, türbeleri ziyaret ediniz. )

- SİNCAP[< Fars. SİNCÂB] ile KANGURU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22199 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Gebelik süreleri 22 - 24 gündür. [Yavruları 1 aylıkken annesinin kesesine geçer.] )
( ... İLE Gebelik süreleri 22 - 24 gündür. [Yavruları 1 aylıkken annesinin kesesine geçer.] )
( ... İLE Gebelik süreleri 22 - 24 gündür. [Yavruları 1 aylıkken annesinin kesesine geçer.] )
( ... İLE Gebelik süreleri 22 - 24 gündür. [Yavruları 1 aylıkken annesinin kesesine geçer.] )
( ... İLE Doğumun kuraklık zamanına gelmesini engelleyebilirler. [Embriyolarını yumurtalıklarından birinde aylarca saklayabilirler.] )
( ... İLE Doğumun kuraklık zamanına gelmesini engelleyebilirler. [Embriyolarını yumurtalıklarından birinde aylarca saklayabilirler.] )
( ... İLE Doğumun kuraklık zamanına gelmesini engelleyebilirler. [Embriyolarını yumurtalıklarından birinde aylarca saklayabilirler.] )
( ... İLE Doğumun kuraklık zamanına gelmesini engelleyebilirler. [Embriyolarını yumurtalıklarından birinde aylarca saklayabilirler.] )
( ... İLE Dişillerin 3 vajinası vardır. [Biri doğurmak, ikisi çiftleşmek üzere] )
( ... İLE Dişillerin 3 vajinası vardır. [Biri doğurmak, ikisi çiftleşmek üzere] )
( ... İLE Dişillerin 3 vajinası vardır. [Biri doğurmak, ikisi çiftleşmek üzere] )
( ... İLE Dişillerin 3 vajinası vardır. [Biri doğurmak, ikisi çiftleşmek üzere] )
( ... İLE Meme bezleri, tam yağlı ve yağsız sütü aynı anda üretebilir. )
( ... İLE Meme bezleri, tam yağlı ve yağsız sütü aynı anda üretebilir. )
( ... İLE Meme bezleri, tam yağlı ve yağsız sütü aynı anda üretebilir. )
( ... İLE Meme bezleri, tam yağlı ve yağsız sütü aynı anda üretebilir. )
( ... İLE Saatte 32 km. hıza ulaşabilirler. [Hızlandıkça daha az enerji harcarlar.][Kullandıkları enerjinin %70'ini geri dönüştürebilirler. (İnsanda ise ancak %20)] )
( ... İLE Saatte 32 km. hıza ulaşabilirler. [Hızlandıkça daha az enerji harcarlar.][Kullandıkları enerjinin %70'ini geri dönüştürebilirler. (İnsanda ise ancak %20)] )
( ... İLE Saatte 32 km. hıza ulaşabilirler. [Hızlandıkça daha az enerji harcarlar.][Kullandıkları enerjinin %70'ini geri dönüştürebilirler. (İnsanda ise ancak %20)] )
( ... İLE Saatte 32 km. hıza ulaşabilirler. [Hızlandıkça daha az enerji harcarlar.][Kullandıkları enerjinin %70'ini geri dönüştürebilirler. (İnsanda ise ancak %20)] )
( ÇEKELEZ/ÇÖKELEZ, DEĞİN, GALLİ, TEYİN ile ... )
( ÇEKELEZ/ÇÖKELEZ, DEĞİN, GALLİ, TEYİN ile ... )
( ÇEKELEZ/ÇÖKELEZ, DEĞİN, GALLİ, TEYİN ile ... )
( ÇEKELEZ/ÇÖKELEZ, DEĞİN, GALLİ, TEYİN ile ... )
( SİNCÂBİYYE[Ar.]: Sincapgiller. )
( SİNCÂBİYYE[Ar.]: Sincapgiller. )
( SİNCÂBİYYE[Ar.]: Sincapgiller. )
( SİNCÂBİYYE[Ar.]: Sincapgiller. )
( ... ile Kanguru )
( ... ile Kanguru )
( ... ile Kanguru )
( ... ile Kanguru )
( ... İLE Büyümeleri, hiç durmaz. )
( ... İLE Büyümeleri, hiç durmaz. )
( ... İLE Büyümeleri, hiç durmaz. )
( ... İLE Büyümeleri, hiç durmaz. )
( ... İLE Yavruları, 6.5 aylık olduklarında annelerinin keselerinden çıkarlar. )
( ... İLE Yavruları, 6.5 aylık olduklarında annelerinin keselerinden çıkarlar. )
( ... İLE Yavruları, 6.5 aylık olduklarında annelerinin keselerinden çıkarlar. )
( ... İLE Yavruları, 6.5 aylık olduklarında annelerinin keselerinden çıkarlar. )
( ... İLE Kangurugillerden, Avustralya'da yaşayan, iri, otçul, memeli, ön ayakları kısa, arka ayakları ile kuyruğu uzun ve güçlü, başı küçük, dişisinin karnında yavrularını taşıyacak bir kesesi bulunan keseli hayvan. )
( ... İLE Kangurugillerden, Avustralya'da yaşayan, iri, otçul, memeli, ön ayakları kısa, arka ayakları ile kuyruğu uzun ve güçlü, başı küçük, dişisinin karnında yavrularını taşıyacak bir kesesi bulunan keseli hayvan. )
( ... İLE Kangurugillerden, Avustralya'da yaşayan, iri, otçul, memeli, ön ayakları kısa, arka ayakları ile kuyruğu uzun ve güçlü, başı küçük, dişisinin karnında yavrularını taşıyacak bir kesesi bulunan keseli hayvan. )
( ... İLE Kangurugillerden, Avustralya'da yaşayan, iri, otçul, memeli, ön ayakları kısa, arka ayakları ile kuyruğu uzun ve güçlü, başı küçük, dişisinin karnında yavrularını taşıyacak bir kesesi bulunan keseli hayvan. )

- SİNE ile SÎNE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18408 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Uyuklama, uyku bastırma, ımızganma. İLE Göğüs, yürek/kalp. )

- SİNEK KURDU ile LARVA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22849 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SİNEK/CİBİN ile/ve SİVRİSİNEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22846 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Bilinen 2500 sivrisinek türü vardır. [400'ü Anopheles ailesin aittir ve bunlardan 40'ı sıtma bulaştırabilir.] )
( İspanyolca ve Portekizce'de "küçük sinek" anlamına gelir. )
( Divân şiirinde sevgilinin beni, bir kara sinek olarak ele alınır. )

- Sînî ile SÎNÎ/SİNÎ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18407 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çin'li. | Çin'de yapılmış, Çin işi porselen. İLE Büyük tepsi. )

- SİNÎN[< SENE] ile Sînîn[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18409 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yıllar. İLE Sînâ Dağı, Tûr-i Sînâ. )

- SİNNEN[< SENE] ile SİNNÎ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18410 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yaşça, yaş bakımından. İLE Dişe ait, dişle ilgili. )

- SİPER[Fars.]/KAZAMAT[Fr. < CASEMATE] değil/yerine/= KUYTU, DULDA[yerel]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/55116 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( KAZAMAT: Toplardan, bombalardan korunmak için yerin altına kazılmış siper. )

- SÎR-ÂB[Fars.] ile SERAP/ILGIM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43541 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Suya kanmış. | Doymak, tokluk. | Taze, körpe. İLE Yanılsama. )

- SİRKE[Fars.] ile SİRKE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18412 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ekşimiş üzüm suyu. | Birtakım kimyasal yöntemlerle hazırlanmış bileşiklerin ortak adı. İLE Bit, tahtakurusu gibi asalak böceklerin yumurtası. )

- SİTÂRE[< SETR | çoğ. SETÂİR] ile SİTÂRE[Fars. çoğ. SİTÂREGÂN]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18415 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Örtünülecek, perdelenecek şey. İLE Yıldız. | Taih, kader, baht. )

- SİTAYİŞ[Fars.] değil/yerine/= ÖVME/ÖVGÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47068 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SİTEM[Fars.] ile/değil BATKI/HÜSRAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30899 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SİVİLCE ile AKNE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5659 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SİVİLCE ile ŞÎR-PENÇE[Fars. < ARSLAN-ELİ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5660 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İçinde irin bulunan, küçük, deri kabarcığı, en küçük çıban. İLE En çok ensede ve sırtta çıkan, çabuk genişleyen ve tehlikeli bir durumda olabilen, çoğu istafilokok mikrobundan ileri gelen bir kan çıbanı. )

- SİYAH LEOPAR ile PANTER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22131 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Afrika ve Asya'da yaşarlar. İLE Panter sözcüğü, Aslan, Kaplan, Jaguar ve Leopar'a [bu 4 kükreyebilen kediye] verilen genel addır. )
( Hiçbir hayvan tamamen siyah değildir. [Yakından bakıldığında derilerindeki benekler hafifçe görülür] )
( Panterler Ortaçağ armalarında çok renkli, uysal ve güzel kokan olarak betimlenmiştir. )

- SİYÂH[Fars.] değil/yerine/= KARA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12504 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SİYAH[Fars.] değil/yerine/= KARA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/49453 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SİYAH ile NEFTİ[Fars., Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38203 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Siyaha yakın, koyu yeşil. )

- SOĞAN ile BELBÛS[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8261 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Yabani soğan, sarımsak. Dağ soğanı. | Bir çeşit haşhaş. )

- SOĞAN ile/ve SARIMSAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8262 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... ile/ve TÜRK-İ RÜSTÂYÂN )
( Soğanın Farklı Yararları ve Çözümleri için burayı tıklayınız... )

- SOLUCAN/SOĞULCAN ile SÜLÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22895 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Solucan, Şubat ayında sırf fosfordur, tavuklar yiyecek olursa ölürler. )

- SONUÇ ile TOPLAM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/2873 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SÖZ ile TERÂNE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3865 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Çok yinelendiğinden usanç verici bir durum alan söz. | Ezgi, nağme, makam. | Dört dizeden oluşan ve birinci, ikinci ve dördüncü dizeleri birbirleriyle uyaklı olan şiir, dörtlük. )

- SPATULA[İt. < SPATOLA] ile MALA[Fars. < MÂLE]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54956 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ev işleri, duvarcılık, boyacılık gibi alanlarda kullanılan, bir nesneyi kazımaya, yaymaya yarayan, küçük bir kürek ya da ucu keskin olmayan, bükülebilen bir bıçak biçiminde metal, ağaç, kemik vb. maddelerden yapılmış araç. İLE Harç alıp sürmeye yarayan, çoğu üçgen biçiminde, yassı, demirden, üstten tahta saplı sıvama aracı. )

- SU AYGIRI(/DENİZ ÖKÜZÜ/ATBALIĞI) ile GERGEDAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22430 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Suaygırı ile Gergedan )
( HIPPOPOTAM: Irmak adı. )

- SU, BU ile/ve BUZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12889 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Su, alçakgönüllülüğü simgeler. )
( [Kafkas] ÇIGAL ile/ve ... )
( [Kofti] MU ile/ve ... )

- SÛ' ile SÛ/Y[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18417 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kötülük, fenalık. | Kötü, fena. İLE Yan, taraf, cihet. )

- SÛD ile SÛD[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34945 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sevdâlar. İLE Yarar, kâr, kazanç. )

- SUHNÂN[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43627 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sıcak gün. | Sıcak, kızgın. )

- SUHÛN[< SAHNE] ile SUHUN/SUHAN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18421 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sahneler. İLE Söz, lakırdı. )

- SULHPERVER/SULHÇU[Ar., Fars.] değil/yerine/= BARIŞSEVER/BARIŞÇIL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47367 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SUR'A ile SURÂH ile SURÂH[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18428 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Güreşte, çoğunlukla ters dönmüş olan. İLE Çığlık, feryad. İLE Delik, gedik. )

- SÛR[çoğ. ESVÂR, SÎRÂN] ile SÛR ile SU'R[çoğ. ES'ÂR] ile SÛR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18427 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Şehrin etrafına çekilen yüksek duvar, kale, hisar. İLE Boynuzdan yapılmış büyük boru. | Kıyamette, Hz. İsrâfil'in üfleyeceği boru. İLE Artık.[yiyecek-içecek için] İLE Düğün. | Ziyafet. | Şenlik. )

- SÛRÎ ile SÛRÎ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18429 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Görünürde olan, hakiki ve içten olmayan. | Gösterişten ibaret olan, gösterişlik. İLE Düğüne ait, düğünle ilgili. )

- SÛS ile SÛS[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18430 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Huy, tabiat.[TIYNET] | Meyan kökü. İLE Güve. | Kurtçuk. )

- SUYU:
YEMEKTE İÇMEK
değil/yerine YEMEKTEN 1 SAAT ÖNCE YA DA SONRA İÇMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8121 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SÛZ ile -SÛZ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18432 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yanma, tutuşma, ateş, sıcaklık. | Dert, ıstırap, acı. İLE "Yakan, yakıcı" anlamlarına gelerek birleşik sözcükler yapar.[DİL-SÛZ: Gönül yakan/yakıcı. | VİCDAN-SÛZ: Vicdan yakan.] )

- SÛZEN-BÂL[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22776 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kanadının tüyleri iğne gibi düz ve dik olan kuş. )

- SUZİDİL[Fars. SÛZ-DİL] ile SUZİDİLÂRÂ[Fars. SÛZİ-DİLÂRÂ] ile SUZİNAK[Fars. SÛZNÂK]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47403 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam. İLE Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam. İLE Klasik Türk müziğinde, basit bir makam. )

- SÜLÜN ile TEPELİ TAVUK/HOATZİN["watsin" olarak okunur]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22673 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sülüngillerden, kuyruğu çok uzun bir kuş. İLE Kursağı(ön mide), midesinden 50 kat büyüktür. [Toplam gövde ağırlıklarının 1/3'ünü oluşturur.][Bir öğünü sindirmeleri 2 gün sürer.][Ağaçlara tırmanırlar.][Güney Amerika'da yaşarlar.] )
( ... İLE Kursağı, uçma kaslarını çalıştırmak için gereksinim duyduğu alanı kısıtladığından dolayı kötü uçuculardır. )
( ... İLE Dengelerini sağlamak için kursağının alt tarafında kayışımsı bir çıkıntı bulunur. [Bir dal üzerine tünediğinde buna yaslanır.] )
( ... İLE En ağır hareket eden kuş türüdür. )
( ... İLE "Pis kokulu kuş" olarak da bilinirler. [Yağ asitlerinin kursakta mayalanmasına bağlı olarak.] )
( ... İLE Hiç durmadan homurdanır, hırıltılar çıkarır ve ıslık çalarlar. )
( OPISTHOCOMIFORMES )
( [Astek dilinde] ... ile UAZIN [Sülün demektir] )
( ... ile Hoatzin )
( ... İLE Yavrularının, kuşların atası olarak kabul edilen Archaeopteryx fosiliyle paylaştığı ortak bir özelliği vardır. [Kanadın ilk iki "parmağı" iki pençe şeklinde biçimlenir.] )

- SÜLÜN ile TURAÇ/DÜRRÂC/ÇİL KUŞU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22757 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sülün, tavuksular takımında bulunan büyük bir kuş grubundaki kuşlara verilen genel addır. 11 cinsi ve 35 türü bulunan sülünlerin erilleri ve dişileri birbirine benzemez. Eril sülünlerin daha parlak renkli tüyleri ve uzun kuyrukları vardır. İLE Sülüngillerden, uzunluğu 34 santimetre olan, soyu azalmış bir tür kuş. )
( )

- SÜM[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43651 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dört ayaklı hayvanların tırnağı. )

- SÜMBÜL/SÜNBÜL[Fars.] ile SÜMBÜLTEBER[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47421 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zambakgillerden, güzel kokulu, beyaz renkli bir çiçek. İLE Zambakgillerden, soğanla üretilen, 15-20 santimetre yüksekliğinde, çiçekleri keskin kokulu ve türlü renkli, çok yıllık bir süs bitkisi. )

- SÜMBÜL/SÜNBÜL[Fars.] ile YABANSÜMBÜLÜ/KEDİNANESİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45563 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zambakgillerden, soğanla üretilen, 15-20 santimetre yüksekliğinde, çiçekleri keskin kokulu ve türlü renkli, çok yıllık bir süs bitkisi. İLE Ballıbabagillerden, kırlarda yetişen, kedilerin kokusundan çok hoşlandığı bir bitki. )

- SÜNBÜL ile ÂLE[Fars.]/HİNT SÜNBÜLÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13041 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE İlâç için kullanılan bir çiçek. )

- SÜREÇ ile/ve/||/<>/> SERENCÂM[Fars.] ile/ve/||/<>/> İNSİCÂM[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53735 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- SÜREYYA[Ar.]/PERVÎN[Fars.]/PLESIADES değil/yerine/= ÜLKER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44109 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Boğa burcunda, yedi yıldızdan oluşan takım. | Kuzey yarımkürede, Boğa[Sevr] burcunun en parlak yıldızı olan Eddeberân'ın ilerisinde ve Feres-i A'zam yönünde görünen güzel bir yıldız kümesi. )

- SÜRFE/SURFE[Ar.] ile SÜRFE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18441 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kurtçuk. İLE Öksürük. )

- SÜSEN[Fars.] ile/ve SARI SÜSEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12863 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Süsengillerden, yaprakları kılıç biçiminde, çiçekleri iri ve mor renkli, güzel görünüşlü ve kokulu, çok yıllık bir süs bitkisi, susam. İLE ... )
( Süsengillerden, yaprakları kılıç biçiminde, çiçekleri iri ve mor renkli, güzel görünüşlü ve kokulu, çok yıllık bir süs bitkisi, susam. İLE ... )

- SÜTUN[Fars.] = KOLON[Fr. ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47466 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Herhangi bir maddeden yapılan, zaman zaman üstünde çıkıntılı bir bölüm olan, genellikle bir altlığa, bazen doğrudan doğruya yere dayalı silindir biçiminde düşey destek. | Gazete, dergi, kitap vb. yazılı şeylerde, sayfanın yukarıdan aşağıya doğru ayrılmış olduğu dar bölümlerden her biri, kolon. | Alt alta sıralanmış şeyler dizisi. | Oldukça yükseğe çıkan ve silindire benzeyen şey. | [matematik] Bir tablo veya grafikte düşey durumdaki yüzey. = Sütun. | Katlardaki döşemeleri birbirlerine bağlayan düşey boru. )

- SÜTÛR[çoğ. SİTR] ile SÜTÛR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18443 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Perdeler, örtüler. İLE ... )

- SÜVÂR[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43669 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( BİNMEK, BİNİCİ )

- SÜVÂRİ[Fars. SEVÂRÎ] ile SÜVÂRİ[Fars. SEVÂRÎ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47468 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Atlı. | Atlı asker. İLE Ticaret gemilerinde kaptanlık yapan kişi. )

- ŞA'B[çoğ. ŞUÛB] ile ŞÂB/ŞÂBB[< ŞEBÂB | çoğ. ŞÜBBÂN] ile ŞÂB[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18444 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Cemaat, taife, kabile. | Kızıldeniz'den çıkarılan dallı budaklı taşlar. | Bölünmüş, parçalanmış şey. | Kafatasındaki çatlaklık. İLE Genç, delikanlı; yiğit. İLE Şap. )

- ŞÂD[Fars.] değil/yerine/= NEŞELİ, SEVİNÇLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47481 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ŞÂDÎ[< ŞEDÂ] ile ŞÂDÎ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18445 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Mahkeme hademesi, mübaşir. | Zamanında, sultan sarayına odun götüren yeniçeri, odun ambarı memuru. | Nağme ile şiir okuyan. | İlimden, edebiyattan payı olan. | Torba oğlanı, Acemi Ocağı neferi. İLE Memnuniyet, sevinçlilik, gönül ferahlığı. )

- ŞAH[Fars.] ile ŞAH
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47483 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İran ya da Afgan hükümdarı. | Satranç oyununda, her yönde tek hane gidebilen en önemli taş. | Alevilik, Bektaşilik'te, Pîr. | Benzerlerine oranla en üstün, en güzel, en iyi. İLE Atın, ön ayaklarını yerden keserek arka ayakları üstünde ayakta durması. )

- ŞÂHİD[< ŞEHÂDET | çoğ. ŞEVÂHİD] ile ŞÂHİD[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18447 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tanık. | Senet yerine geçecek biçimde büyük bir yapıttan ya da kişiden alınan örnek. İLE Sevgili. | Güzel. )

- ŞÂHİKA[Ar.] ile FERİŞTAH[Fars. FİRİŞTE]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9328 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Doruk, zirve. | En üst derece. İLE En iyi, en üstün. )

- ŞALVAR[Fars. ŞELVÂR]/DİMİ ile/değil/yerine PANTOLON
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13999 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Genellikle, ağı çok bol olan, bele bir uçkurla bağlanan, geniş bir pantolon türü. İLE ... )

- ŞÂM U SEHER[Fars.] değil/yerine/= AKŞAM-SABAH
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43313 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ŞÂM-GÂH/ŞÂM-GEH[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43314 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Akşam vakti. )

- ŞÂM-I İSRÂ[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43315 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Mi'râc gecesi. )

- ŞÂM[< ŞÂME] ile ŞÂM[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18452 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [gövdede] Benler. İLE Akşam. )

- ŞÂM[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43335 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Akşam. )

- ŞÂME[çoğ. ŞÂM, ŞÂMÂT] ile ŞÂME[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18453 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [gövdede] Ben. İLE Akşam. )

- ŞARAP[Ar. < ŞERÂB]/MÜDÂME/MEY[Fars.] ile/değil HAMR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8420 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ŞARHA ŞARHA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10402 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ŞAŞI/LIK ile/değil ŞEHLÂ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5331 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Birbirine paralel görme ekseni olmayan (göz ya da kişi.) | Gözlerini çarpıtarak. İLE Kusurlu sayılmayacak kadar hafif şaşı göz. )

- ŞÂTIR[< ŞETÂRET | çoğ. ŞUTTÂR] ile ŞÂTR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18455 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Neşeli, keyifli, şen. | Büyük bir kişinin atı yanında gitmekle görevli ağa. | Tören ve alaylarda, padişahın, vezirin yanında yürüyen görevliler. İLE Yarı, yarım. | Bölüm, parça, kısım. | Mısra. )

- ŞÂYÂN[Fars.] değil/yerine/= UYGUN, YAKIŞIR, YARAŞIR, DEĞER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43374 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ŞE'N ile ŞENN/ŞEN[çoğ. EŞNÂN] ile ŞEN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18463 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İş. | Yeni iş, yeni çıkan hal, olay. İLE Şaraba su karıştırma. İLE Naz ve edâ. | Göze ve gönüle hoş görünen hal. | Ferahlı, sevinçli. | Kendir. | Bayındır. )

- ŞEB'ÂN[< ŞİB | çoğ. ŞİBÂ'] ile ŞEBÂN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18457 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tok, doymuş. [Fars. SÎR] İLE Geceler. )

- ŞEBB ile ŞEB[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18456 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Şap. İLE Gece. )

- ŞEBBOY/ŞEBBÛY[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47592 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Turpgillerden, güzel kokulu, dar yapraklı, değişik renkli çiçekleri olan, çok yıllık ve otsu bir süs bitkisi. )

- ŞEBNEM, BEŞG, BEŞM[Fars.]/CELÎD, SAKÎ[Ar.]/DROSOSTALIDA[Yun.] ile ÇİY
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43394 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çiy tanesi, jale. | Nedâ (hediye). )

- ŞEHİR[Ar.] değil/yerine/= KENT[< KAND]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18929 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kişinin katıldığı, hayatı tüm yönleriyle yaşadığını hissedebildiği yer. | Konutların, araçların birarada bulunduğu yer. )
( YATUK )
( POLİS )
( BURG/BURJUVA )
( TEMEDDÜN: Kentleşme. )
( SEMERKAND: Semer'in kenti. )

- ŞEHNÂZ[Fars.] ile ŞEHNÂZ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13576 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Makam. İLE Kişi/ye. )

- ŞEHR[çoğ. EŞHÜR, ŞÜHÛR] ile ŞEHÎR[< ŞÖHRET] ile ŞEHİR/ŞEHR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18460 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yeni ay, hilâl. | Otuz günlük zaman. İLE Ünlü, namlı, şöhret. İLE Kent, il, büyük belde. )

- ŞEHRÎ/ŞEHRİYYE ile ŞEHRÎ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18461 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Aylık, ayla ilgili. İLE Şehirli. | İstanbul'lu, İstanbul'da doğup büyüme. | İnce, kibar. )

- ŞEHRÎR[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43420 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Takvim. | İran'da 6. ayın adı. | Her İran ayının 4. günü. )

- ŞEREF ve/||/<> ŞEREFYÂB[Ar., Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47625 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... VE/||/<> Şeref kazanan kişi. )

- ŞEŞPER[Fars.] değil/yerine/= TOPUZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47630 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Savaş araçlarından, altı dilimli topuz. İLE ... )

- ŞEY ile PENİS(SİK/YARAK) / VAJİNA/VAJEN/VULVA/MEHBİL/FERC(AM)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5560 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( FALLUS cum ... )

- ŞILLIK ile ŞIRFINTI ile ŞUH[Fars.] ile ÂŞÜFTE/ÂŞİFTE[< Fars.] ile ÇİRKEF[Fars. < ÇİRK-ÂB: Pis/bulanık su.] ile FETTÂN[Ar. < FİTNE] ile ÖKSE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6498 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Aşırı ve bayağı biçimde süslenip boyanmış kadın. İLE Seviyesi düşük, bayağı kadın. İLE Hareketlerinde serbest. | Neşeli, şen ve oynak. | Açık saçık, utanması olmayan. İLE Çıldırırcasına seven, bu yüzden perîşan bir halde, azgın ve baştan çıkmış deli gibi olan, iffetsiz kadın. İLE İğrenç ve bulaşkan. İLE Fitne ve fesâda teşvik eden, fenâlık yapan, ayartan. | Oynak kadın. | Câzibeli, gönül alıcı. İLE Erkekleri kendine bağlamasını bilen çok alımlı kadın. )

- Şİ'R[çoğ. EŞ'ÂR] ile ŞÎR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18476 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Anlama. | Şiir, edebî değeri olan nazımlı ve uyaklı söz. İLE Arslan. | Süt. | Yiğit, yürekli. )

- ŞİB[Fars.] ile ŞİB'/ŞİBA' ile Şİ'B[çoğ. ŞİÂB]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/52626 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İniş, aşağı doğru eğiklik. İLE Doyma, tokluk. İLE Dar yol, keçiyolu, dağ yolu. | Oymak, kabile. | Küçük akarsu yatağı. )

- ŞİKÂL ile ŞİKÂR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18473 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Üç ayağı beyaz[sekili] olan at. İLE Avlanan hayvan. | Ganimet, düşmandan ele geçirilen mal. | Ender bulunan şey. )

- ŞİKÂYET[Ar.] ile SERZENİŞ[Fars.]/TAKAZA[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/31604 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hoşnutsuzluk belirten söz ya da yazı, sızlanma, yakınma. İLE Başa kakma, sitem etme. )

- ŞİKESTE[Fars.] değil/yerine/= DARGIN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47653 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kırılmış, kırık. | Yenilmiş, yenik düşmüş. | Gücenmiş, kırgın, kederli. )

- ŞİMÂLEN ile ŞİMÂLÎ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18475 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Soldan, sol taraftan olarak, şimal, kuzey tarafından. İLE Şimâle ait, şimal ile, kuzeyle ilgili. )

- ŞÎRÂZE[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43544 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ciltçilikte, kitap yapraklarını düzgün tutmaya yarayan ibrişimden örülmüş ince şerit. | Pehlivan kispetinin paçası. | Esas, düzen, nizam. )

- ŞİRPENÇE[Fars.] değil/yerine/= ASLANÇIBANI/KIZILYARA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47662 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Deri altı hücre dokusunun ve yağ bezlerinin yangılanmasından oluşan, genişlediğinde çok tehlikeli olabilen, stafilokokların neden olduğu bir kan çıbanı. )

- ŞİVE[Fars.] değil/yerine/= AĞIZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45979 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Naz, eda. | Söyleyiş, yerli ya da yabancı konuşma tarzındaki söyleyiş özelliklerinin bıraktığı genel izlenim. )

- ŞOM[Fars. ŞÛM] değil/yerine/= "UĞURSUZ"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47672 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ŞU'M ile ŞU'M ile ŞÛM[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18481 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Uğursuzluk, şeâmet. İLE Şom. İLE Uğursuz, şom. )

- ŞÛR[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43663 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tuzlu, kekremsi. )

- TA'YÎN[< AYN][Ar.] ile/ve NÂN-PÂRE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8154 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Erzak. İLE/VE Ekmek parçası. )

- TÂ ile TÂ' ile TÂ[Fars.] ile TÂ[Fars.] ile TI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18487 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eski Türkçe'deki "te" ve "tı" harflerinin Arapça'daki adı. İLE "tı" harfinin bir adı. İLE Kat, büklüm. İLE Kadar, dek, değin. İLE Osmanlı abecesinin 19. harfi olup ebced hesabında, 9 sayısının karşılığıdır. T harfini karşılar. )

- TAAB ile TAB' ile TÂB[Fars.] ile -TÂB[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18489 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yorgunluk. | Sıkıntı, zahmet, eziyet, meşakkat. | Sinirlerin zayıflığından dolayı kaslarda ve çeşitli yerlerde duyulan şiddetli sancı. | Tabiat, huy. | Damga, mühür basma. | Kitap basma. İLE Güç, kuvvet, tâkat. | Işık, parlaklık. | Harâret. | Tazelik. | Kıvrım, büklüm. | Sıkıntı, eziyet. | Öfke. | Kılıcın keskinliği. İLE "parlayan, parlatan, aydınlatan" anlamlarına gelerek birleşik sözcükler yapar. [ÂLEM-TÂB: Dünyayı aydınlatan.] )

- TAB-HÂNE[Ar., Fars.] ile TABH-HÂNE[Ar., Fars.] ile TÂB-HÂNE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18501 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Matbaa. İLE Mutfak. | Lokanta. İLE Ocak ya da soba ile ısıtılan kışlık yer, çiçek sobası. | Nekahethâne.[DÂR-ÜŞ-ŞİFÂ] )

- TÂB-NÜMÂ[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43694 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Güç/kuvvet ölçer. )

- TAB'AN[< TAB] ile TÂBÂN[Fars.] ile TABAN[Tr.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18499 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- TÂBE[< TAYYİB] ile TÂBE[Fars.] ile TÂ-BE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18500 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( "İyi ve temiz olsun" anlamınadır. İLE "-e kadar" anlamına gelerek sözcüklerin başına getirilir. [TÂ-BE-SABAH: Sabaha kadar. | TÂ-BE-KEY: Ne zamana kadar, niceye dek.] İLE Tava. | Geniş, düz yüzlü tuğla. )

- TAHAMMÜLFERSA[Ar.+Fars.] değil/yerine/= DAYANILMAZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47920 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- TAHİN ile/ve/<> PEKMEZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8267 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Karıştırmamak değil, karıştırıp afiyetle yemek gerekiyor. )

- TAHT ile TAHT[Fars.] ile TAHT[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18532 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Alt, aşağı. [>< FEVK] İLE Hükümdarların oturduğu büyük koltuk. | Hükümdarlık makamı. İLE Yağma, çapul, soygun, talan. )

- TAHTA[Fars.] ile AHŞAP[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14229 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çeşitli işlerde kullanılmak üzere düz, enlice, uzun ve az kalın biçimde işlenmiş ağaç parçası. | Bu ağaçtan yapılmış olan. | Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme, ağaç. | Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer. | Kara tahta. | Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh. İLE Ağaçtan, tahtadan yapılmış. | Ağaçtan, tahtadan yapılmış nesne. )

- TAHTABOŞ[Fars. < TAHTEPÛŞ] = TARAÇA[İt. < TERRAZZA] = TERAS[Fr. < TERRASSE]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47949 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Teras. = Teras. | Toprak ya da başka malzemeyle elde edilen, bir duvarla desteklenen yüksek düzlük. | Seki. = Bir yapının damında, çevresi, üstü açık yer, ayazlık, taraça. | Damın, genellikle çamaşır sermeye yarayan ve üstü çinko ile döşeli bulunan düz bölümü, tahtaboş. | Seki. )

- TAHTE ile TAHTE[Fars.] ile TAHTE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18533 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Alt, altta, altında. İLE Tahta. İLE Yağmalanmış, talanlanmış. )

- TAHTEREVALLİ[Ar.]/ÇÖĞÜNCEK değil/yerine/= TAHTIREVAN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47953 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İki ucuna, birer kişi oturup karşılıklı olarak havada yükselip inerek eğlenmeyi sağlayan, ortasından bir yere dayalı tahta ya da metal araç. İLE Omuzda götürülen, üstü örtülü, insan taşınan araç. )

- TÂK-DÂNE[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43728 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Üzüm çekirdeği. )

- TÂK[çoğ. TÂKAT, ETVÂK, TÎKAN] ile TÂK[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18543 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bina kemeri. | Yarım daire şeklinde kapı ve pencere üstü. | Kubbe, künbet. İLE Asma, üzüm kütüğü. )

- TAKLA/K ile/ve/||/<> PERENDE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44705 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Elleri yere koyduktan sonra ayakları kaldırıp gövdeyi üstten aşırtarak öne ya da arkaya yapılan dönme hareketi. | Otomobil, kamyon vb. devrilip yuvarlanma. | Uçak, güvercin vb.nin uzunlamasına ya da yanlamasına dönme hareketi. İLE/VE/||/<> Havada çark gibi dönerek atılan takla. )

- TAL[Fr. THALLE] ile TÂL[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18552 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kök, sap ve yaprak şeklinde farklılaşmamış bir bitkinin, yaşama ve büyüme örgeni. | Çiçeklerin üreme örgeni olan sarı toz. İLE Zil.[parmaklara takılan] | Gümüş ya da bakır tepsi. )

- TALEB ile TALÂB[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18553 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İsteme/istenme, dileme. | İstek. İLE Göl, büyük havuz. )

- TALİP[Ar.] ile TEŞNE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/51221 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İsteyen, istekli. | Genellikle evlenmek isteyen ve bu isteğini evleneceği kişiye bildiren. İLE Susamış. | Çok istekli. )

- TÂMÂT-I CÜHELÂ[Fars.] ile TÂMÂT/SÖZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43748 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Cahillerin, saçmasapan sözleri. )

- TÂMÂT[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43749 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Uygunsuz, saçmasapan söz. )

- TÂMÂT[Fars.] ile DAMAT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18561 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Uygunsuz, saçmasapan söz. İLE ... )

- TANE TANE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10409 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- TANE ile/= DÂNE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8252 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Herhangi bir sayıda olan şey, adet. | Bazı bitkilerin tohumu. | Çekirdekli küçük meyve. )

- TANTANA[Ar.] ile/değil/yerine TERÂNE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9642 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Görkem. | Gürültü patırtı, kuru gürültü. | Gereksiz, boş söz. İLE/DEĞİL/YERİNE Ezgi, nağme, uyum, makam. | Dört dizeden oluşan, birinci, ikinci ve dördüncü dizeleri, birbirleriyle uyaklı olan şiir. | Tekrarlana tekrarlana, usanç verici bir durum alan söz. )

- TAPINCAK/SANEM[Ar.]/PUT[Fars. < BUT]/FETİŞ[Fr.] ile ONGUN/TOTEM[Fr.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20700 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gözle görünen, gözle görüldüğü kadarıyla yetinerek tapınma. | Bazı ilkel toplumlarda doğaüstü güç ve etkisi olduğuna inanılan canlı ya da cansız nesne. | Haç. | Uğurlu sayılan şey. | Tapınırcasına sevilen şey ya da kişi. | Saplantılı bir biçimde eşeysel coşku uyandıran ötekine ait giysi, ayakkabı vb. nesne. İLE İlkel toplumlarda topluluğun ondan türediği sanılan ve kutsal sayılan hayvan, ağaç, rüzgâr vb. herhangi bir doğal nesne. )

- TÂR U PÛD[Fars.] değil/yerine/= ARIŞ[Fars. < ERŞ/EREŞ] İLE ARGAÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/52032 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İplik ve atkı. )
( TÂR: İplik, tel. | PÛD: Argaç, dokumada, enlemesine atılan atkı. )

- TARİH ile ŞEHNÂME[Fars. ŞEH+NÂME]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47609 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Hükümdarların niteliklerini, üstün başarılarını anlatan, mesnevi biçiminde yazılmış manzume. | Manzum olarak yazılmış tarih. )

- TARİHÇİ ile VAK'A-NÜVÎS[Ar., Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/970 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Tarihi olayları günü gününe kaydeden tarihçi. | Osmanlı'larda devletçe görevlendirilen tarih yazarı. )

- TARÎK[çoğ. TURUK] ile TÂRİK[< TERK] ile TA'RÎK[< ARAK] ile TA'RÎK ile TÂRÎK[Fars.] ile TAHRİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18572 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yol. | Usûl. | Meslek. | Vasıta, neden. | [tas.] Bir velînin Allah'a ulaşması için tuttuğu yol. İLE Terk eden, bırakan, vazgeçen. İLE Terlet(il)me, tere yatırılma. İLE Uğma. İLE Karanlık. İLE ... )

- TARUMAR[Fars. < TARMÂR] değil/yerine/>< İMÂR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45364 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dağınık, karışık, perişan. DEĞİL/YERİNE/>< Yapılandırma, oluşturma. )

- TAŞ ile/ve KAYA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12815 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kimyasal ya da fiziksel durumu değişiklikler gösteren, rengini içindeki maden, tuz ve oksitlerden alan sert ve katı madde. | Bu maddeden yapılmış, bu maddeden oluşmuş. | Bazı yerlerde ve işlerde kullanılmak için bu maddeden özel olarak hazırlanmış malzeme. | Yapı işlerinde kullanılmak için bu maddeden hazırlanmış malzeme. | Mücevherlerde kullanılan yüksek değerli cevher. | Dama, domino vb. oyunlarda kullanılan metal, kemik, plastik ya da tahta parçalardan her biri. | Bazı örgenlerin içinde, özellikle idrar kesesi vb. oluşan, türlü biçim ve hacimdeki katı nesne. | Bazı kütlelerden kopan ya da koparılan parça. | Üstü kapalı bir biçimde söylenen iğneleyici söz. İLE/VE Büyük ve sert taş kütlesi. | Kayaç. )

- TAŞ ile MÜHRESENK[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46479 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Alaca somaki, balgamtaşı/kadıköytaşı/hacıbektaştaşı. | Süsleme nakışlarını ve yaldızları mührelemekte kullanılan araç. )

- TAVAN ile/ve TABAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18858 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- TAVŞAN ile YABANİ TAVŞAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/23025 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( KAVUŞ-KON ile ... )
( DVANŞ[Tuna Bulgarları'na ait kitâbelerde] ile ... )
( Tavşan ile ... )

- TAVUSKUŞU ile/değil PERESTÂN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22735 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/DEĞİL Tavuskuşu-Albino )
( ... İLE/DEĞİL Tavuskuşu gibi güzel tüylü bir kuş. )

- TAY/TAYLAK ile SIPA/KODOK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22108 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( At yavrusu. [Üç yaşına kadar] İLE Eşek yavrusu. )
( GULİN ile ... )

- TAY ile TAY[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50785 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Üç yaşına kadar olan at yavrusu. İLE Denk, eşit, eş. | Hayvanın bir yanındaki yük. )

- TAYFA ile SERDÜMEN[Fars. < İt.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46878 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Dümen kullanmakla görevli, bilgili ve deneyimli tayfa. | Savaş gemilerinde, çavuştan daha yüksek bir aşamada bulunan er. )

- TAYR[Ar. < ATYÂR, TUYÛR]/MÜRG[Fars.]:
Kuş.

[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22569 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- TAZE[Fars.] ile/ve YENİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3445 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Hiçbir şey yok, yeni olan güneşin altında. )

- TAZI[Fars. < TÂZÎ] ile KÖPEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22070 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- TAZI[Fars. < TÂZÎ] ile KÖPEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22070 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- TAZI[Fars. < TÂZÎ] ile KÖPEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22070 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- TE ile TE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18488 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Osmanlı abecesinin dördüncü harfi. | Ebced hesabında 400 sayısının karşılığıdır. İLE Kadar, dek, değin. )

- TEBÂR ile TEBÂR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18597 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yok olma, bitme. İLE Asıl, soy. )

- TEBESSÜM ile MÜDÂRÂ[Fars.][MÜDÂNÂ değil!]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5039 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Yüze gülme, dost gibi görünme. )

- TEBEŞİR[Fars.] ile/ve/||/<>/< KALSİT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54090 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Toz zerreciklerinden oluşan, çizdiği yerde iz bırakan, beyaz ya da açık renkte kireçli kaya. | Bu nesneden yapılan, kara tahta, duvar vb. yüzeylere yazı yazmak için kullanılan, beyaz ya da renkli çubuk.[Tebeşir, bir tür kalsittir.] İLE/VE/||/<>/< Billurlaşmış doğal kalsiyum karbonatı. )

- TEF'TE:
ZİLLİ TEF
ile/ve ZİLSİZ TEF
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13720 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- TEFEKKÜR ile/ve/<>/> TEMÂŞÂ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/1434 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( MEDİTASYON ile/ve/<>/> KONTEMPLASYON )
( Düşünme. İLE/VE/<>/> Bakıp izleme, hoşlanarak bakma. | Bakan ve bakılanın, eş zamanlı hareketi. | Gezme. | İzlenilecek görüntü, görülmeye değer şey. | Oyun, temsil, piyes, tiyatro. )

- TEFTE[Fars.] ile TEFTÎH[< FETH | çoğ. TEFTÎHÂT]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18633 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kızmış, kızgın, hararetli. İLE Açma. | Geğirme. )

- TEHİ[Fars.] değil/yerine/= BOŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53306 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- TEKESSÜR[< KESRET] ile TEKESSÜR[< KESR]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18646 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çoğalma, artma. İLE Kısılma. )

- TEKKE ile/ve HÂN-KAH[Ar.]/HÂNGÂH[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/20829 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Tekkenin büyüğü. )

- TELEK/RÎŞ ile/ve YELEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22786 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kuşların, gövde, kanat ve kuyruğunda bulunan, uçma, örtü ve kuyruk telekleri olarak üçe ayrılan, türlü renklerde kalın eksenli tüy. İLE/VE Kuş kanadının büyük kalemli tüyü. )

- TEMÂŞÂ[Fars.] ile MANZARA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43895 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bakıp izleme. | Gezme[KONTEMPLASYON, İng. CONTEMPLATION] İLE Bakılan, izlenen. )

- TEMBEL ile SÜNEPE/SÜMSÜK/MENDEBUR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5125 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Kılıksız ve uyuşuk, sümsük. )

- TEMREN/PEYKÂN[Fars.] değil/yerine/= CİRİT UCU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/43909 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Okun ucundaki sivri demir. Başak. | [Divan şiirinde] Sevgili'nin kirpiği. )

- TEN[Fars.] ile/ve/<> TİN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5537 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Giysi tenden, ten de candan habersiz! )
( Gövdenin dış yüzü, deri, cilt. | Gövde, vucut, beden. İLE/VE/<> İnsanın ve insanlığın toplam değeri, birikimi. )

- TENBÂL ile TENBEL[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18675 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kısa boylu, bodur. İLE Tembel, üşengeç, ağır davranan. )

- TENCERE ile HELVAHANE[Ar. Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37280 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Genellikle helva pişirmekte kullanılmış olan, geniş ve az derin tencere. )

- TENDÜRÜST[Fars.] değil/yerine/= DİNÇ, SAĞLAM
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53377 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- TENEŞİR[Fars. < TENŞÜR] ile/ve/||/<> MUSALLA[Ar.] ile/ve/||/<> KATAFALK[Fr. < CATAFALQUE]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/51757 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kırkından sonra azanı, teneşir paklar. )
( Üstünde ölü yıkanılan mermer/kerevet. İLE Namaz kılmaya yarayan, açık yer. | Camilerde, cenaze konulup önünde namaz kılınan yer. İLE Önünden geçilerek kendisine saygı gösterilmek istenen ölünün tabutunun konulması için yapılmış yüksek yer. )

- TENEŞİR[Fars. < TENŞÜR] değil/yerine/= SALACAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46645 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Üstünde ölü yıkanılan mermer/kerevet. )

- TENHA[Fars.] değil/yerine/= ISSIZ/ÜCRA, KALABALIK OLMAYAN | YALNIZ, TEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12563 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- TER-Ü-TAZE[Fars.] değil/yerine/= ÇOK TAZE, KÖRPE | DİNÇ BİR BİÇİMDE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53420 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- TERAKKİPERVER[Ar. + Fars.] değil/yerine/= İLERİCİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53396 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- TERAZİ ile KABBÂN[Ar.] (KEPAN[Fars.])
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13814 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Büyük terazi. )

- TERBİYESİZ ile HERGELE[Fars. | çoğ. HERÂGİ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5144 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Terbiye ve görgüden uzak, bayağı, aşağılık kimse. | Eşek sürüsü. | Binek ve taşıta alışmamış huysuz hayvan. )

- TERE[Fars.] ile ÇAYIRTERESİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35693 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Turpgillerden, yabani bir bitki. )

- TERE[Fars.] ile KAZTERESİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46747 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... ile )

- TERE[Fars.] ile SU TERESİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47399 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Turpgillerden, yaprakları salata olarak yenen baharlı bir bitki. İLE Turpgillerden, su kenarlarında yetişen, tereye benzeyen, çok yıllık ve otsu bir bitki. )

- TERE[Fars.] ile YABANTERESİ/HOROZCUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45564 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- TEREDDÜT/D[Ar. < REDD] ile ENDÎŞE[Fars. < DÂNİŞ]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7162 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kararsızlık. İLE Bilgiden/bilimden uzak olma. (durumu/sonucu) [DÂNİŞ: Biliş, bilgi, ilim.] )

- TERZİ[Ar.]/HAYYATİ[Ar.]/DERZİ[Fars.]/BAHYEZEN[Fars.] değil/yerine/= DİKMEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47734 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- TESKERE[Fars. DESKERE] ile/değil TEZKERE[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53163 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sedye. | Eskimiş yapılarda malzeme taşımak için kullanılan, dört kollu ve iki kişinin taşıdığı tahta araç. İLE/DEĞİL Pusula. | Bir iş için izin verildiğini bildiren resmî kâğıt. | Askerlik görevinin bittiğini bildiren belge. )

- TESTERE[Fars.] ile BIÇKI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35460 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ağaç, demir vb. şeyleri kesmeye yarayan, genellikle üçgen biçiminde dişleri olan, dar ve uzunca çelik araç. İLE Tahta ya da ağaç biçmekte kullanılan, karşılıklı iki sapı olan ve iki kişi tarafından kullanılan büyük testere. | Motorla çalışan bir çeşit güçlü testere. | Saraç bıçağı. | Bağ budamaya yarayan dişli bıçak. )

- TESTERE[Fars.] ile MÛŞER[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14287 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Bir çeşit, eğri testere. )

- TESTİ[Fars. < DESTİ] ile/ve/< AMFORA/AMFOR[Lat. < Yun.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14103 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Geniş gövdeli, dar boğazlı, emzikli ya da emziksiz olabilen, toprak, cam, metal vb. nesnelerden yapılan su kabı. | Bu kabın alabileceği miktarda olan. İLE/VE İki kulplu, dibi sivri, dar boyunlu, karnı geniş testi. )
( )

- TESTİ ile BODUÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14104 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Ağaç testi. )

- TESTİ ile/ve KÛZE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14109 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Su testisi. )

- TEŞRİHHANE[Ar. + Fars.] ile DERSLİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53439 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Otopsi yapılan yer. | Tıp fakültelerinde anatomi dersi yapılan yer. )

- TEYZEZÂDE[Tr. + Fars.]/KUZEN[İng. < COUSIN] değil/yerine/= TEYZENİN OĞLU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53462 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- TEZ[Fars.] ile TEZ[Fr.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53463 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çabuk olan, hızlı. | Hızlı bir biçimde. İLE Sav. | Üniversitelerde öğrencilerin ya da öğretim üyelerinin hazırlayıp bazen bir sınav kurulu önünde savundukları bilimsel çalışma. )

- TEZENELİ SAZLARDA:
[büyükten küçüğe] MEYDAN SAZI
ile/ve DİVAN SAZI ile/ve KARA DÜZEN SAZ(BOZUK DÜZEN) ile/ve TAMBURA/DÜNBÜRE/DÜNBÛRE[Fars.] ile/ve BAĞLAMA ile/ve CURA ile/ve TAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13658 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- TEZGÂH[Fars. < DESTGÂH] ile ISDAR/ISTAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/41696 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Genellikle dükkânlarda satıcıların önündeki uzun masa. | Kahve, meyhane vb.nde müşterilerin üzerinde yiyip içtikleri uzun masa ya da büfe. | Üzerinde genellikle el ya da küçük makinelerle iş görülen yapım aracı. | Tersane. | Genellikle yasal olmayan bir işi yapmak için tutulan uygunsuz yol. İLE Halı, kilim dokunan tezgâh. )

- TIĞ ile MEKİK[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46072 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE El ya da otomatik dokuma tezgâhlarında, atkı ya da argaç denilen ve enine olan iplikleri, uzunlamasına olan arışların arasından geçirmeye yarayan masuralı araç. | Oya yapmakta kullanılan, kemik, ağaç ya da plastikten, iki ucu sivri, arasından iplik geçecek bir yarığı bulunan küçük araç. )

- TIRÂZ ile -TIRÂZ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33831 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Giysilere nakışla yapılan süs. | Süs. | Üslûp, tutulan yol. | Döviz.[Fr. DEVISE] İLE "Donatan, süsleyen" anlamlarına gelerek birleşik sözcük yapar. )

- TÎHÛ[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44005 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çil kuşu. )

- TİLKİ ile ÇAKAL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22141 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gebelik süreleri, 50-54 gündür. İLE ... )
( Tilki, hileyi simgeler. İLE ... )
( KELÎLE ile DİMNE )
( KELÎLE ve DİMNE (BEYDEBÂ) adlı kitabı okumanızı salık veririz. )
( ANUBIS: Çakal Tanrı. )
( ... İLE Avının üzerine atılmağa hazır kişi. | Dehşet günlerinde vurgunculuk yapan kişi. | Gösterişli cenaze törenleri düzenleyen kişi. )

- TİLLE ile TİLLE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33832 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Basamak. | Sıradağ. İLE İşlenmemiş altın. )

- TİRENDAZ[Fars.] değil/yerine/= OK ATAN | BECERİKLİ | ÖZENLİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53501 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- TİRYÂK[Ar., Fars. < Yun.] değil/yerine/= MACUN/PANZEHİR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53511 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bitkisel ve madensel nesnelerin karışımından yapılan macun. )

- TİZ[Fars.] değil/yerine/= İNCE, KESKİN (SES)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38531 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- TOKAT ile/ve YUMRUK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/4914 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( BERKİTME/K: Tokat atma/k. )

- TOMURCUK ile GONCA[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12842 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Açılmamış çiçek. )
( Divan edebiyatında sevgilinin ağzı yerine kullanılır ve açılmamışlık özelliğiyle kendini gösterir. )

- TOPLULUK ile/ve AZINLIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3398 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- TORBA ile/ve ZEMBİL[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14014 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Hasırdan örülmüş kulplu torba. )

- TORTU[Fars. DURDÎ]/ÇÖKELTİ/KALINTI ile SÜZÜNTÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47476 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çökelti. | Bir şeyin bayağı, işe yaramaz duruma gelmiş olanı. | Bir topluluğun, kötüleşmiş üyeleri. | Kalıntı. İLE Bir sıvıyı süzerek elde edilen tortu. | Gövde suyunun dışarı atılması sırasında böbrekte kıvrımlı kanalcıklara geçen ve içinde çeşitli kimyasal maddeler bulunan sıvı. )

- TOZ ile DUMAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12968 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [Divan şiirinde] Bir toprak parçası olarak gubâr, sevgilinin yüceliğinin ve değerinin büyüklüğünü anlatmada kullanılır. )

- TRUP[Fr. < TROUPE] ile TURP[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53646 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Aynı tiyatroda çalışan oyuncular topluluğu. İLE Turpgillerden, yaprakları tüylü, çiçekleri beyaz, sarı, mor renkli bir bitki. | Bu bitkinin yenilen etli, yumru kökü. )

- TUFÛ[Fars.] ile TUFÛ' ile TUFÛH'
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33835 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( "Tüh!" anlamında kullanılır. İLE Ateşin sönmesi. İLE Kabın, ağzına kadar dolması. )

- TUĞLA ile ASMOLEN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14250 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Pişmiş toprak, cüruf ve beton karışımından yapılan, kiriş, putrel ya da nervürler arasına konulan delikli tuğla. )

- TUĞRAKEŞ[Tr.+Fars.] ile/ve/||/<> KEMANKEŞ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53652 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Nişancı. İLE/VE/||/<> Okçu. )

- TUMTURAK/LI[Fars.] ile/ve/değil/yerine (BİRAZCIK) UZUN / GÖSTERİŞ/Lİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/29701 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Gösteriş, debdebe. | Gerekli olmadığı hâlde kulağa hoş gelen, gösterişli sözcükler kullanma. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE ... )

- TUN[Fars.] değil/yerine/= GİZLİ YER, KÖŞE BUCAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44061 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- TURFA[Ar. < TURFE] ile TURFANDA[Fars. < TERVENDE]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53677 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Az bulunur, eski, nadir. | Değeri düşük, işe yaramaz. | Acayip, tuhaf. İLE Mevsimin başında ilk yetişen (meyve, sebze). | Yeni, ilk kez ortaya çıkan. )

- TURRE[Ar.] ile/ve PÜRÇEK/ZÜLF/ZÜLÜF[Fars.]/BÂRE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5213 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Alnın bir kısmına düşen saç. Kıvırcık saç lülesi. İLE/VE Yanağa sarkan saç. Şakaklardan sarkan saç lülesi. | Bele ya da topuğa kadar uzun olan saç. | Sevgilinin saçı. )
( ZÜLF-İ DİL-ÂRÂ: Sevgilinin gönlün süsleyen, gönle hoş gelen zülfü. ZÜLF-İ DİREFŞÂN: Dalgalanan saç. ZÜLF-İ MÜŞG-BÂR: Misk saçan zülf. ZÜLF-İ YÂR: Sevgilinin zülfü, saçı. | Menfaat, çıkar.[Zülfiyara dokunmak deyiminde] )

- TURŞUDA[Fars.]:
SİRKE
değil LİMON
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46170 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tuzlu suda ve limon suyu içinde bırakılarak özel bir kıvama getirilmiş sebze ya da meyve. )

- TÜFEK/TOP ile ŞİŞHANE[Fars. ŞEŞ+HANE]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47667 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Namlusu altı yivli tüfek ya da top. )

- TÜLBENT[Fars. < TER + BEND] değil/yerine/= YAZMA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12579 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( İnce ve seyrek dokunmuş, hafif ve yumuşak pamuklu bez. | Bu bezden yapılmış başörtüsü. )

- TÜRB[Fars.] ile TÜRB/TÜRÂB[çoğ. ETRİBE, TİRBÂN]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33839 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Turp. İLE Toprak. )

- Türkî[Tr. / Fars.] ile TÜRKÎ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/33840 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Türk. | Türk'le(rle) ilgili. İLE Türkü. )

- TÜVÂNÂ[Fars. < TEVÂNÂ] değil/yerine/= GÜÇLÜ, DİNÇ, CANLI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53719 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- TÜY ile SORGUÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47198 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Bazı kuşların tepelerinde bulunan, uzunca tüy. | Serpuşların ön tarafına takılan tüy ya da püskül biçimindeki süs. )

- UMUT/ÜMİT[Türkçe, Fars.] = RECÂ[Ar.] = HOPE[İng.] = ESPOIR[Fr.] = HOFFNUNG[Alm.] = SPES[Lat.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/39684 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- USÛL ile/ve/<> FÜRÛG[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45150 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yöntem. İLE/VE/<> Işık/ziyâ/nur, parlaklık, parıldayış. )

- UŞAK ile MEHTER[Fars. < MİH-TER | çoğ. MİHTERÂN]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46069 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Mehterhane takımında görevli kişi. | Osmanlılar'da, çalardıra bakan uşak. )

- UYANIK/UYKUSUZ ile "UYANIK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6118 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- UYARI ile/ve/değil/yerine/>< MÜJDE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35108 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Sevinç haberi, muştu. | Sevinçli, hayırlı bir haber getirene verilen bahşiş. )
( Olumsuz(luk)lara/yanlış(lık)lara/kötü(lük)lere. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Olumlulara/doğru(luk)lara/iyi(lik)lere. )

- UYGUN/LUK ile/ve TUTARLI/LIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3914 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- UYKU ile/ve LETARJİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5694 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Çok uzun süren, derin uyku hali. | Uyuşukluk, atâlet. )
( Uykuya dalış süresi ortalama yedi dakikadır. )

- Ü ile Ü[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18701 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Osmanlı abecesinin "elif" ve "ayın" ile başlayan sözcüklerinden hafif zammelilerin sesini verir. İLE Çok kez "ü" gibi ve sesli biten sözcükten sonra "vü" olarak okunur.[KAZÂ VÜ KADER: Kaza ve kader.] )

- ÜMİTSİZ/LİK ile/değil/yerine "ÇARESİZ/LİK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7156 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ne zaman ki, ümitsizsiniz, ne zaman ki, çaresizsiniz, ÜMİT SİZSİNİZ, ÇARE SİZSİNİZ! )

- ÜSTÜSTE ile PEŞPEŞE[Fars. PEŞT Â PEŞT]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9280 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÜŞÜMEK ile/ve/> TİTREMEK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7200 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ÜZÜM SUYU ile/> ŞIRA/ŞÎRE[Fars.] ile/> ŞARAP ile/> SİRKE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8285 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( CEM ŞÎT: Şarabı bulan. )
( ... İLE Henüz mayalanmamış üzüm suyu. | Bazı meyve ve sebzelerin özü. İLE ... İLE ... )

- ÜZÜM ile MALAGA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/8283 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE İri taneli misket üzümü. )
( Hi, Has your business lost customers due to COVID-19? We might be able to help. https://primewebtraffic.club/up?=farklar.net We're throwing a lifeline to businesses by sending targeted visitors to their websites. If you're interested, click above for information about starting a free trial. There's no obligation or strings attached. Be safe and stay healthy. Alison Prime Web Traffic 2764 Pleasant RD Bld APMB9 #34 Fort Mill SC 29708 If you do not want to recieve this marketing material: https:///primewebtraffic.club/unsubscribe.php/?site=farklar.net )

- VA'D ile VÂD[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18707 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Söz verme, üstüne alma. | Yapılmasına söz verilen şey. İLE Oğul. )

- VA'Z ile VAZ'[çoğ. EVZÂ'] ile VÂZ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18722 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir kişiye, kalbini yumuşatacak, kendini iyiliğe sevk edecek biçimde söz söyleme. | Dini öğüt. İLE Koyma, konulma. | Belirleme, tayin etme. | Kurma, icad etme. | Bir şeye ad koyma. | Meydana getirme. | Duruş, tavır, hareket. İLE Bırakma, terk. )

- VABESTE[Fars.] değil/yerine/= BAĞLI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45338 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- VAK'A-NÜVİS[Ar., Fars.]/KRONOGRAF değil/yerine/= SÜREYAZAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47438 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- VAKTAKİ ...[Ar., Fars.] değil/yerine/= NE ZAMAN Kİ ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45342 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- VARESTE[Fars.] değil/yerine/= KURTULMUŞ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45381 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- VARSIL/ZENGİN[Fars. SENGİN] ile/>< YOKSUL/FAKİR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/25809 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- VAV ile ile VA' ile VÂ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18705 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( V harfinin adı. Osmanlı abecesinin yirmidokuzuncu harfidir.[Ebced hesabında 6 sayısının karşılığıdır.] İLE "Vah, yazık!" anlamına gelerek esef, hayıf, hasret gibi sözcüklerle kullanılır.[VÂ-HAYFÂ: Eyvah! Yazık!] İLE Çakal. İLE "Geri, arkada" anlamına gelerek birleşik sözcükler yapar.[VÂ-MÂNDE: Geride kalmış, geride.] )

- VELEH ile VELEH[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18732 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( [Kederden gelen] Şaşkınlık, sersemlik. İLE Kahır ve hışım. )

- VELÎ[Ar.] ile/ve/= DOST[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5716 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( KIYIM-KIYIM, KIYIL Kİ, DOST ÖNÜNE ÇIK(ABİL) )

- VELÎ[Ar.] ile/ve/= DOST[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/19613 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- VELİYY[çoğ. EVLİYÂ] ile VELÎ[Fars. < VELÂYET]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18733 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Allah'ın 99 adından biri. | Sahip. | Bir çocuğun her türlü hareketinden ve durumundan sorumlu olan kişi. | Ermiş, eren. İLE Velâkin, ammâ, fakat. )
( "ve er"in kısaltması Ve, eğer. İLE "Sahip, usta, mâlik" anlamlarına gelerek birleşik sözcükler yapar.[DÂNİŞ-VER: Âlim. | SUHAN-VER: Şair, edip.] )

- VERGİ ile HARÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14440 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- VERGİ ile/ve KİRA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28459 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- VİRAN[Fars.] değil/yerine/= YIKIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45430 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- VİRÂNE[Fars.] değil/yerine/= YIKINTI/ÖREN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44215 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yıkık, harap yer. | Yıkılmış ya da yanmış olan yapılardan geriye kalan. )

- VİTRAY[Fr.] değil/yerine/= REVZEN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14392 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Birbirine bağlı kurşun bölmelere yerleştirilmiş, renkli cam parçalarından oluşan, saydam pencere süslemesi ya da resim. )

- VOKALİST/HANENDE[Fars.] değil/yerine YORUMCU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13623 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- Y ile ile ile YÂ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18750 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Osmanlı abecesinin 31. harfidir.[Ebced hesabında 10 sayısının karşılığıdır.] İLE Ye harfinin adı. İLE Ey! Hey! Arapça'da, başına geldiği türevin ilk sözcüğünü üstün(meftuh) okutur.[YÂ-RABB-EL-ÂLEMÎN] | Tek sözcüğün başına gelirse o sözcüğün son harfini ötre(mazmun) okutur.[YÂ AHMEDÜ] İLE O halde, öyleyse. )
( Yafta, bir malın cinsini, fiyatını vs. belirten kâğıt. İLE "Bulmuş, bulunmuş, bulunan" anlamlarına gelerek birleşik sözcükler yapar.[ŞEREF-YÂFTE: Şeref bulmuş.] )

- YA[Ar.] ile YA[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45537 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bazı duyguları güçlendirmek amacıyla tümcenin başında ya da sonunda kullanılır. | Bir şeyi onaylamada, "evet" anlamında kullanılır. İLE Birinden birinin olacağı sanılan iki iş için kullanılır. | Tümce başında, "evet" anlamında olumluluk bildirir. | Soru tümcelerinin başında kullanılır. | Birinden birinin seçilmesi gereken durumlarda kullanılır. | Bir düşüncenin karşıtı düşünülürken kullanılır. | Gereklik ve onay bildiren tümcelerde, yargının onaylandığını bildirir. | Dilek, koşul ve geniş zaman kiplerinde, yargıyı pekitir. | Bilinen, görülen, anımsanıp anlatılan bir kolay nedeniyle de sorulan başka bir konu için kullanılır. | Bir düşüncede, sıra ile yer alan ayrı cins öğelerden biri, ötekilerden üstün görüldüğünde, o öğe, tümce dışına alınır ve başına bir "ya" getirilerek "hele, özellikle" anlamında kullanılır. | Yanıt niteliğinde olan tümcenin sonuna getirildiğinde, asıl yargının, arkadan gelen tümce ile anlatılacağını belirtir. | Öykü ve söylence birleşik zamanlarından sonra gelerek anlamı berkitir. | Tümcede, eş görevli öğeler arasında, ya ... ya, ya... ya da, ya .. ya da biçimlerinde yinelenmiş olarak kullanılır. )

- YAD ile YÂD[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11240 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yabancı. İLE Anma. | Hatır, gönül. )

- YAĞMUR ile/ve/> GÖKKUŞAĞI/ALKIM/ELEĞİMSAĞMA[ALÂİM-İ SEMÂ]/YAĞMURKUŞAĞI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12702 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... ile/ve/> ALKIM, EBEKUŞAĞI, EBEMKUŞAĞI, ELEĞİMSAĞMA, HACILARKUŞAĞI, YAĞMURKUŞAĞI, AL-YEŞİL KUŞAK )

- YAĞMUR ile/ve NİSAN YAĞMURU
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12699 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yağmur taneleri gözyaşı şeklinde değil küre şeklindedir. )

- YAĞMUR ile SÜMBÜLÎ[Fars. + Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/47420 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Yağmur yağdırmayan, koyu renkli bulutlarla örtülü hava. )

- YAHNÎ[Fars.] değil/yerine/= KATIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45582 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Katık, zâhire. | Pişmiş şey. )

- YÂHÛD[Fars.] ile Yahûd/Yehûd
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18752 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ya da, veya, isterseniz. | İyisi, daha doğrusu. İLE Yahudî. Hz. Yâkub'un oğlu Yahuda soyundan gelenler, İsrailoğulları. )

- YÂLE[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44244 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sığır boynuzu. )

- YAN ile YÖN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/27880 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- YANKI ile YANSI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/9309 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- YAPRAK ile/ve İBRE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13095 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Çam, ardıç, sedir gibi ağaçların yaprağı. )

- YAR ile YAR ile YÂR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11241 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yardımcı sözcüğünün kısaltılmışı.[Yarbay, Yarkurul] İLE Uçurum. İLE Sevgili. )
( "Yolda/tarikatte, yâr olmak var, bâr olmak yok" )

- YARA ile CERAHAT
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5541 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- YÂRÂN[Fars. < YÂR]/YÂREN ile YARAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44257 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dostlar. | Bir erek çevresinde toplanmış ya da aynı ereği güttükleri için biraraya gelmiş olanların tümü. İLE Yarma işlemini/eylemini gerçekleştiren kişi. )

- YÂRE[Türkçe] ile YÂRE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18755 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yara. [bu sözcük Türkçe olduğu halde türevler oluşturulmuştur][YÂRE-İ DİL: Gönül yarası. | YÂRE-İ HİCRÂN: Ayrılık yarası.] İLE Bilezik. )

- YARIM ile YARILANMA SÜRESİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37058 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Bir radyoaktif madde miktarının, başlangıç değerinin yarısına düşmesi için geçen ve T1/2 = In2 / λ ile verilen süre. [Burada, λ, bozulma sabitidir.] )

- YARIN ile/ve/<>/değil/= BUGÜN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/30019 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- YASEMİN[Fars.] ile YABANİ YASEMİN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45555 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zeytingillerden, beyaz, kırmızı ya da sarı renkli çiçekleri hoş kokulu olan bir ağaççık. İLE Patlıcangillerden, yaprakları almaşık, çiçekleri menekşe renginde, tırmanıcı bir bitki. )

- YASMIK/MERCİMEK[Fars.] ile/değil BURÇAK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35517 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Baklagillerden, beyaz çiçekli bir tarım bitkisi. | Bu bitkinin, besin değeri yüksek, ufak, yuvarlak ve yassıca tohumu. İLE/DEĞİL Baklagillerden, taneleri hayvan yemi olarak kullanılan bir bitki. | Bu bitkinin, mercimeğe benzeyen tanesi. )

- YATAK ile/ve BERHÂBE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14149 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Minder, döşek, yatak. | Bir döşekte birlikte yatılan kişi. )

- YATAK ve SANDALYE/KOLTUK ve AYAKKABI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14151 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zamanımızın en uzun süre üzerinde geçtiği nesneler. )
( Olabildiğince nitelikli olanlarını tercih etmek ve kullanmakta yarar vardır! )

- YAVE[Fars.]/TÜRREHÂT[Ar. < TÜRREHE]/PESTENKİRÂNÎ[Fars.] değil/yerine/= SAÇMA-SAPAN SÖZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45662 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Saçma, saçma sapan söz. | Sahipsiz hayvan. )

- YAVER[Fars.] değil/yerine/= YARDIMCI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45663 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yardımcı. | Devlet ve hükümet başkanlarıyla komutanların yanında bulunan ve onların komutlarını yazmakla, gereğinde yerine ulaştırmakla görevli subay, emir subayı. )

- YEGÂH[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45678 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Türk müziğinde, kalın re notasının karşılığı sayılan makam. )

- YEĞLEME/TERCİH ile/ve/<> AYIRDINDALIK, FARKINDALIK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/3328 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- YEKPÂRE[Fars.] değil/yerine/= BÜTÜN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/607 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Küçük olan, bütünü yansıtır ama bütünü içeremez. )
( The small, projects the whole; but it cannot contain the whole. )

- YEL/RÜZGÂR[< Fars. Zaman, vakit.] ile MELTEM(HAFİF RÜZGÂR)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12927 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Rüzgârlar her zaman yüksek basınçtan alçak basınca doğru eserler. )
( Rüzgârlar her zaman yüksek basınçtan alçak basınca doğru eserler. )
( Rüzgârlar genellikle boğazlara, vadilere uygun eserler. )
( Rüzgârlar genellikle boğazlara, vadilere uygun eserler. )
( Rüzgârlar geldikleri yerin sıcaklığını gittiği yere taşırlar. )
( Rüzgârlar geldikleri yerin sıcaklığını gittiği yere taşırlar. )
( Toprağın üzerindeki rüzgâr, manzarayı temsil eder. )
( Toprağın üzerindeki rüzgâr, manzarayı temsil eder. )
( NİKAT-I CİHÂT[< NOKTA]["ka" uzun okunur]: Rüzgârların yönünü göstermek için bazı harita ve pusulaların üzerinde bulunan resim. )
( NİKAT-I CİHÂT[< NOKTA]["ka" uzun okunur]: Rüzgârların yönünü göstermek için bazı harita ve pusulaların üzerinde bulunan resim. )
( ANOMEMETRE: Rüzgârın hızını ölçen araç. )
( ANOMEMETRE: Rüzgârın hızını ölçen araç. )
( BÂD-NÜMÂ: Rüzgârın hangi taraftan estiğini gösteren araç. | Fırıldak. )
( BÂD-NÜMÂ: Rüzgârın hangi taraftan estiğini gösteren araç. | Fırıldak. )
( MERVAHA[Ar. | çoğ. MERÂVÎH]: Ova, çöl. | Her tarafından rüzgâr esen yer.] )
( MERVAHA[Ar. | çoğ. MERÂVÎH]: Ova, çöl. | Her tarafından rüzgâr esen yer.] )
( * BÂD-İ BERÎN: Lâtif hava, sabah rüzgârı. * BÂD-İ CEM: Süleyman Peygamber'in hükmettiği rüzgâr. * BÂD-İ CENÛBÎ: Güney rüzgârı. * BÂD-İ HAZÂN: Sonbahar rüzgârı. * BÂD-İ HEVÂ: Bedâva. * BÂD-İ NEVÂ: Ses, nağme; nakarat. * BÂD-İ NEV-RÛZ: Bahar rüzgârı. * BÂD-İ PÜRGÜ: Sürekli sesler çıkaran, ıslık çalan rüzgâr. * BÂD-İ SABÂ: Doğudan esen hafif rüzgâr. | Adı manzum ananim bir edvarda geçen makam. * BÂD-İ SEHER-HÎZ: Gündoğusundan esen hafif rüzgâr, tan yeli. * BÂD-İ SEMÛM: Sam yeli. * BÂD-İ SUBH: Sabah rüzgârı. * BÂD-İ ŞİMÂLÎ: Kuzey rüzgârı. )
( * BÂD-İ BERÎN: Lâtif hava, sabah rüzgârı. * BÂD-İ CEM: Süleyman Peygamber'in hükmettiği rüzgâr. * BÂD-İ CENÛBÎ: Güney rüzgârı. * BÂD-İ HAZÂN: Sonbahar rüzgârı. * BÂD-İ HEVÂ: Bedâva. * BÂD-İ NEVÂ: Ses, nağme; nakarat. * BÂD-İ NEV-RÛZ: Bahar rüzgârı. * BÂD-İ PÜRGÜ: Sürekli sesler çıkaran, ıslık çalan rüzgâr. * BÂD-İ SABÂ: Doğudan esen hafif rüzgâr. | Adı manzum ananim bir edvarda geçen makam. * BÂD-İ SEHER-HÎZ: Gündoğusundan esen hafif rüzgâr, tan yeli. * BÂD-İ SEMÛM: Sam yeli. * BÂD-İ SUBH: Sabah rüzgârı. * BÂD-İ ŞİMÂLÎ: Kuzey rüzgârı. )

- YELE ile YELE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22456 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( At, aslan gibi bazı hayvanların ensesinde ya da boynunda bulunan uzun kıllar. İLE Otlağa salınmış hayvan sürüsü. )

- YELEK ile CAMADAN[< Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/35566 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Çapraz düğmeli, işlemeli, bir tür kısa yelek. | Dört köşe yelkenleri, boğarak, yüzeylerini küçültme işi. )

- YELKEN/ŞİRÂ'[Ar.]/BÂD-BÂN[Fars.] ile/ve KÜREK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14219 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- YELPÂZE ile KÖRÜK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14273 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sallandığında, küçük bir hava akımı yapan ve özellikle yüzü serinletmeye yarayan, küçük, katlanabilir, taşınabilir araç. İLE Köpeklerin burnuna hava tutulur -ya da bir şekilde üflenirse- kaçarlar. )

- YENGEÇ ile UZUN VE İNCE BACAKLI YENGEÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22548 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- YER YER (GÖRÜLMESİ/BULUNMASI)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10262 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- YEŞİL ile HAKİ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37072 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Yeşile çalar toprak rengi. | Bu renkte olan. )

- YEVM[Ar. çoğ. EYYÂM]/RÛZ[Fars.] değil/yerine/= GÜN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11294 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- YIL ile/ve ARTIK YIL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/27896 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( 365 gün 6 saat. İLE/VE Dört yılda bir gelen 366 günlük yıl. )
( [Çuvaşça] SUL ile/ve ... )

- YILAN ile KOBRA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22919 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Zekânın simgesi. )
( Yılanların dışarıda bir kulak ya da kulak zarları yoktur. Havadan gelen sesleri bir iç kulak aracılığıyla algılayabilirler. )
( Çeneleri ve karın kasları sayesinde, yerden aldıkları titreşimleri hissedebilirler. )
( Çeneleri ve kafatasının tüm kemikleri esnek kirişlerle birbirlerine bağlıdır. [Ağızlarını 150 dereceye kadar açabilmelerini sağlar.] [Alt çenenin iki yanı birbirlerinden bağımsız bir biçimde hareket eder ve böylece av, sanki mideye doğru yürüyormuş gibi görünür] )
( Yılanların kıçlarının içinde, gizli, iki penisleri vardır. [Sağdaki, genelde daha büyüktür ve bu da yılanların sağ penislerini kullandığına işaret etmektedir.] )
( Yılanlar, renk körüdür. )
( Afrika'da, 400 tür yılan bulunmaktadır.[%90'ı zehirlidir.] )
( Yavru yılanlar, birkaç ayda bir deri değiştirirler. )
( Sao Pauolo'daki 110 dönümlük "Yılan Adası"nda, her 6 metrekareye bir yılan düşmektedir. Dünyanın en ölümcül adalarından biridir. )

- YILDIZ/LAR ile/ve/değil GEZEGEN/LER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12678 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sabittirler. İLE/VE/DEĞİL Hareket ederler. [Güneşin etrafında dolaşan] )
( Birbirlerine göre konumları değişmez. İLE/VE/DEĞİL Birbirlerine göre konumları değişir. )
( Kendiliğinden ısı ve ışık enerjisi yayarlar. İLE/VE/DEĞİL Güneş'ten aldığı ışığı yansıtırlar. )
( Dünya'dan uzaklardır. İLE/VE/DEĞİL Dünya'ya yakınlardır. )
( Işıkları titreşir. İLE/VE/DEĞİL Işıkları titreşmez. )
( Sıcaklıkları çok yüksektir. İLE/VE/DEĞİL Soğuyarak katılaşmışlardır. )
( Çok uzaktalardır. [Dolayısıyla hareketsizmiş gibi görünürler.] İLE/VE/DEĞİL Yakındalardır. [Dolayısıyla hareketleri kolayca gözlenir.] )
( Gökteki Yıldızlar - Erkin Koray )
( Yıldızların Altında... )

- YOKUŞ ile/değil/yerine EĞİM/ŞEV[Fars. < ŞÎB]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/34330 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bisiklet kullanmayan kişiler, bildikleri/gördükleri yollardaki eğimin açısına ve uzunluğuna göre, yolun/eğimin tamamını/bütününü "düşünerek", eğimli yollarda çok yorulacaklarını varsayarlar/zannederler. Hatta, o dik "yokuşun", çıkılamaz olduğunu zannederek, süreci düşünmeden/deneyimlemeden, sonuç merkezli bir (ön)"yargı"da bulunurlar. Gözlerini, yolun sonuna dikerek ve yetersizliklerine, güçsüzlüklerine bağlayarak ve ümitsizliğe düşürecek olan yüklü/şişmiş "yokuş" sözcüğü ile yanına bile yaklaşmazlar bisikletin.

Oysa ki, bisiklet kullananlar için durum böyle değildir. Bisiklet kullanımında ve bisiklet kullanıcıları için geçerli olan, basıyor oldukları pedaldır. Yeterli olacak olan bacak/kas gücü ve vites kullanımının sunduğu kolaylıklar ile çoğu zaman, neredeyse düz yolda pedal çevirdikleri kadar rahat pedal çevirirler. Bisiklet kullanmayanlar için zannedildiği kadar güç değildir pedal çevirmek ve yol almak.

Yokuş ile Eğim arasındaki fark, tamamen zihinsel ve dilseldir. Bisiklet kullan(a)mayan kişiler, zihinlerindeki yolun/eğimin tamamına "yokuş" diyerek, daha baştan, önyargı ve sonuç odaklılıklarının yarattığı zihinsel ve dilsel engele takılırlar. Ya da böylesine değiştirilebilecek bir "engel" yerine "yokuş" tanımından vazgeçerek, %90 oranında kolaylaştırabilirler bisiklet üzerine çıkmayı. Düz yol aramak gibi yersiz bir beklentiden de kurtulmuş olur ve bisikletleriyle yol alırlar.

Bisiklet üzerine çıkılır, "yokuş" denilen fakat bisiklet üzerindeyken sadece bir eğim olarak deneyimlenen bu yollarda bir süre bisiklet kullanılırsa, çevrilen pedalın kolaylığı kadar ve sadece yoldaki bir eğim olarak geçilir o süreç ve kolaylıkla tamamlanır, o gözde ve sözde büyütülen eğim. )

- YOKUŞ ile ŞEV[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12758 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Yokuş aşağı, inişli yer. | Meyilli, eğik. | Gece. )

- YOL ile/ve SEBİL[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18977 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Büyük cadde. )

- YOL ile/ve ŞÂH-RÂH[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12921 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Büyük ve işlek yol, anayol, cadde. | Şaşırılması olanaksız doğru ve açık yol. )

- YORGUN/LUK ile/ve/||/<> SAYRI/LIK(HASTA/LIK)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5632 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- YÖNETİCİ ile/ve/yerine/değil ÖNDER
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5940 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( BUU/BUĞ: İnsan kümelerinin önderi/yöneticisi. [Birden fazla Buğ varsa içlerinden biri Baş Buğ olmuştur.] [Kişileri koruyup gözeten, birbirine sevgi ve saygıyla bağlayan Bağ, Buğ ve Ban olmuştur.] )
( Kişinin el parmakları, toplumsal örgütlenmeye köz/model olmuştur. Kişi öbekleri/grupları, 10'luk sisteme göre örgütlenmiştir. Buu, 10'luk düzenin önderi olmuştur. )
( İşi, doğru yapan. İLE/VE/YERİNE/DEĞİL Doğru işi yapan. )

- YUMUŞAK/NERM[Fars.] ile İNCE
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13914 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- YUVARLAK ile MÜHRE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/46478 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Her tür yuvarlak şey, küçük top. | Cam boncuk. | Kâğıda yumuşaklık, parlaklık ve düzlük vermek için kullanılan camdan araç. | Bir yıl saklama. | Deniz böceği kabuğu. | Demirci çekici. | Yılanın başında bulunan, taca benzer çıkıntı. )

- YÜCE ile YÛCE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/53360 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yüksek, büyük, ulu, ulvî. İLE Damla. )

- YÜLÜME/TRAŞ/TIRAŞ[Fars. < TERAŞ] ile/ve/||/<>/> PERDAH[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44703 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Saç ya da sakalı kesme işi. | Erkek saçını belirli bir biçim vererek kesme. | Kesilme ve kazınma zamanı gelmiş saç ve sakal. | Bir şeyin üzerindeki pürüzleri alma, belirli bir biçim vermek üzere yontma. | Yalan, asılsız, bıktırıcı, gereksiz söz. İLE/VE/||/<>/> Parlatma, parlaklık verme. | Tıraştan sonra tersine yapılan ikinci tıraş. )

- YÜRÜMEK ile/ve BAHTERE[Ar.]/HİRÂM[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7242 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE Salına salına, hoş yürüyüş. )

- YÜZ KIZARMASI ile YÜZ SARARMASI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5619 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Utanma. İLE Korku. )
( Bağın olsun, üzüm olsun, yiyecek yüzün olsun. )

- YÜZ-GÖZ (OLMAK)
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11121 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- YÜZ ile/ve/||/<> ÇEHRE[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5219 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/VE/||/<> Yüze bakıldığında göze çarpan tüm örgenler. )

- YÜZ ve/<> EL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5218 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yüz, kalbin aynasıdır. )

- YÜZ ile/ve/||/<> GÖZ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/36771 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- YÜZÜK ile HÂTEM[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14306 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Halka şeklinde parmağa geçirilen. İLE Mühür, üstü mühürlü yüzük. )

- ZÂD[çoğ. EZVÂD/EZVİDE/ZEVÂD] ile ZÂD[< ZİYÂDET] ile ZÂT ile ZÂT ile -ZÂD[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18761 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Azık, yiyinti. İLE Çoğalsın, artsın. İLE Kendi. | Asıl, öz, cevher. | Saygıya değer kişi. İLE Sahip, mâlik[hanım][<(dişil/müennes) ZÛ]. | Hekimlik terimlerinde hastalık [ZÂT-ÜD-DİMÂĞ: Beyin dokusunun/nescinin yangısı/iltihabı.], bitkibilim[botanik] ve hayvanbilim[zooloji] terimlerinde "-li, -giller" gibi anlamlarıla sınıflamalar oluşturur.[ZÂT-ÜL-İBRE: İğneli böcekler.] İLE "Doğma, doğuş" anlamına gelerek birleşik sözcükler yapar.[MÂDER-ZÂD: Anadan doğup büyüme. | NEV-ZÂD: Yeni doğmuş.] )

- ZÂDE ile ZÂDE[Fars. | çoğ. ZÂDEGÂN]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18762 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( "Çok olsun!", "Artsın!" anlamlarında iyi bir dilek sözü. İLE Evlât, oğul. | Doğru, insaniyetli kişi. | "Doğmuş, meydana gelmiş" anlamlarıyla birleşik sözcükler yapar.[MERDÜM-ZÂDE: İnsan.] )

- ZAHM ile ZAHM ile ZAHM[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18771 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sıkıştırma. İLE İri, kalın, büyük. İLE Yara. )

- ZAMAN ZAMAN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/10433 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ZAMAN ile/ve/<>/değil/yerine AN/KIPI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14920 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ÂN'ın ÂN'a geçtiği AN'daki AN! İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Zamlanmış AN. )
( "Anlamlı" bir yaşam sunar. İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Mutlu bir yaşam sunar. )
( [kökeni/etimolojisi] ZEMAN[Ar.]: Eskime, bir nesne üzerinde sürenin geçmesi. > ZAMAN: Süre, eskiye, geçmişe karışan süre. [Ar.] Somut bir anlamı varken, gerçek bir nesneyi yansıtırken soyutlaştı. İki nesne arasında, birinden ötekine giderken geçen süreye, eskiye karışan süreye zeman denirken sonraları vakt anlamında soyut bir varlığı yansıtır oldu. )
( ... İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Göktanrı dili.(N) )
( ... İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Bilginin kaynağı. (N) | [Özdek/Madde'nin kaynağı (H).] (HN) )
( ... İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Akıllı enerji. )
( ... İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Dişil ve eril enerji olarak ikili sistemi yansıtır. )
( [Sümer Türkçesi'nde]... İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Gök Tanrı. )
( ... İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Evrenin başlangıcının simgesi. )
( Zaman, AN'ların birbirini izlemesidir. )
( Zaman sonsuzdur, ama sınırlıdır; ebediyet ise şimdi'nin zerresindedir. )
( Zaman içindeki ebediyet sadece tekrarlanıştır. )
( Zaman, yalnızca, bilinçte varolur. )
( Zaman, bizi zamanın dışına götüremez. )
( Zamanın getirmiş olduğunu, yine zaman götürecektir. )
( Zaman, içindeki bir deneyimdir ama deneyimleyen zaman-ötesinde. )
( Zamansızlık içinde de "ebediyen" sözcüğünün bir anlamı yoktur. )
( Batmayan güneşi bulanlar için zaman diye bir şey yoktur. )
( Zamansız olan, zamanı bilir; zaman ise zamansız olanı bilmez. )
( Zaman-ötesi olana ancak zaman-ötesi olanla erişilebilir. )
( İnandığınızı yapın ve yaptığınıza inanın. Başka her şey enerji ve zaman savurganlığıdır. )
( Nasıl, okyanusun her bir damlası okyanusun tuzunu taşırsa, öylece her AN da ebediyetin lezzetini taşır. )
( Bir kez, Şimdi'de iyice yerleşirseniz, gideceğiniz başka yer olmaz. )
( Anımsanan ile yaşanan an arasında, bir an'dan bir an'a gözlemlenebilen bir temel fark vardır. Yaşanan an, zamanın hiçbir noktasında, anımsanan olamaz. İkisi arasında, sadece yoğunluk değil çeşit farklılığı vardır. Yaşanan an, hiçbir yanılgıya yer vermeyecek biçimde öyledir. )
( Yaşanan an gerçektir, halbuki anımsananda bir hayli kararsızlık ve belirsizlik vardır. )
( Yaşanan anı eşsiz kılan nedir? Apaçıktır ki, sizin mevcut olduğunuz duygusu. Bellekte ve beklentide, bunun gözlem altındaki bir zihinsel hal olduğu hakkında açık ve belirgin bir duygu vardır; yaşanan anda ise bu duygu en başta, bir hazır bulunuş ve farkında oluş duygusudur. )
( ÂN-I GAYRI MUNKASİM: BÖLÜNEMEYECEK OLAN AN! )
( Mutlak, zamandan öncedir. )
( Bellek ve beklenti olmadıkça zaman da yoktur. )
( Ne içindeyim zamanın
Ne de tümüyle dışında
Yekpâre, geniş bir ÂN'ın
Parçalanmaz akışında )
( Yüzünü toprağa indir dem-be-dem Dem bu demdir dem bu demdir dem bu dem )
( Dem, bu demdir, dem, bu dem! Dem, bu demdir, dem, bu dem! )
( An, bu andır, an, bu an! An, bu andır, an, bu an! )
( DÜNYA, BU DÜNYA
AĞLATIRKEN GÜLDÜRÜR

DEM, BU DEMDİR, DEM, BU DEM!

RÜYA, BU RÜYA
KİM GÖRÜR, KİM GÖRDÜRÜR

DEM, BU DEMDİR, DEM, BU DEM!

DÜNYAYA BAK, DOYA DOYA SEYRET!
HAYRETTEYİM, HAYRET!
DÜNYAYA BAK, DOYA DOYA SEYRET!
HAYRETTEYİM, HAYRET!

DEM, BU DEMDİR, DEM, BU DEM!

NE GEÇMİŞ VAR, NE GELECEK!
DEM, BU DEMDİR, BARIŞALIM!
HAYALLER KURUP EĞLENEREK!
DEM, BU DEMDİR, BULUŞALIM!

DEM, BU DEMDİR, DEM, BU DEM!
DEM, BU DEMDİR, DEM, BU DEM!

DÜNYA, BU DÜNYA
BOŞA SIKMA CANINI!
DÜNYA, BU DÜNYA
SATMIŞIM ANASINI!

DEM, BU DEMDİR, DEM, BU DEM!

DÜNYAYA BAK, DOYA DOYA SEYRET!
HAYRETTEYİM, HAYRET!
DÜNYAYA BAK, DOYA DOYA SEYRET!
HAYRETTEYİM, HAYRET!

DEM, BU DEMDİR, DEM, BU DEM!
DEM, BU DEMDİR, DEM, BU DEM!

NE GEÇMİŞ VAR, NE GELECEK!
DEM, BU DEMDİR, BARIŞALIM!
HAYALLER KURUP EĞLENEREK!
DEM, BU DEMDİR, BULUŞALIM!

DEM, BU DEMDİR, DEM, BU DEM!
DEM, BU DEMDİR, DEM, BU DEM!
DEM, BU DEMDİR, DEM, BU DEM!
DEM, BU DEMDİR, DEM, BU DEM!
DEM, BU DEMDİR, DEM, BU DEM!
DEM, BU DEMDİR, DEM, BU DEM!
DEM, BU DEMDİR, DEM, BU DEM!
DEM, BU DEMDİR, DEM, BU DEM!
DEM, BU DEMDİR, DEM, BU DEM!
DEM, BU DEMDİR, DEM, BU DEM!

NE GEÇMİŞ VAR, NE GELECEK!
DEM, BU DEMDİR, BARIŞALIM!
HAYALLER KURUP EĞLENEREK
DEM, BU DEMDİR, BULUŞALIM!

NE GEÇMİŞ VAR, NE GELECEK!
DEM, BU DEMDİR, BARIŞALIM!
HAYALLER KURUP EĞLENEREK
DEM, BU DEMDİR, BULUŞALIM!

DEM, BU DEMDİR, DEM, BU DEM!
DEM, BU DEMDİR, DEM, BU DEM!

DEM, BU DEMDİR, DEM, BU DEM!

MAZHAR ALANSON )
( CARPE DIEM: GÜNÜ/ÂNI/YAŞANANI YAŞA/YAKALA! [Lat.] [günlük yaşa değil!] )
( HAKUNA MATATA: AN'I YAŞA! [Kenya dilinde] )
( CHRONOS ile/ve/<>/değil/yerine CAIROS )
( HORAS NON NUMERO NISI SERENAS[Lat.] = BEN SADECE HOŞ GEÇEN ANLARI GÖSTERİRİM )

- ZAMAN ile/ve/<>/değil/yerine AN/KIPI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/933 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zamlanmış AN. İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE ÂN'ın ÂN'a geçtiği AN'daki AN! )
( "Anlamlı" bir yaşam sunar. İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Mutlu bir yaşam sunar. )
( Dirimlilik içinde. İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Sürekli dirimlilik ile. )
( [kökeni/etimolojisi] ZEMAN[Ar.]: Eskime, bir nesne üzerinde sürenin geçmesi. > ZAMAN: Süre, eskiye, geçmişe karışan süre. [Ar.] Somut bir anlamı varken, gerçek bir nesneyi yansıtırken soyutlaştı. İki nesne arasında, birinden ötekine giderken geçen süreye, eskiye karışan süreye zeman denirken sonraları vakt anlamında soyut bir varlığı yansıtır oldu. )
( ... İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Göktanrı dili.(N) )
( ... İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Bilginin kaynağı. (N) | [Özdek/Madde'nin kaynağı (H).] (HN) )
( ... İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Akıllı enerji. )
( ... İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Dişil ve eril enerji olarak ikili sistemi yansıtır. )
( [Sümer Türkçesi'nde]... İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Gök Tanrı. )
( ... İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Evrenin başlangıcının simgesi. )
( Zaman, AN'ların birbirini izlemesidir. )
( Zaman sonsuzdur, ama sınırlıdır; ebediyet ise şimdi'nin zerresindedir. )
( Zaman içindeki ebediyet sadece tekrarlanıştır. )
( Zaman, yalnızca, bilinçte varolur. )
( Zaman, bizi zamanın dışına götüremez. )
( Zamanın getirmiş olduğunu, yine zaman götürecektir. )
( Zaman, içindeki bir deneyimdir ama deneyimleyen zaman-ötesinde. )
( Zamansızlık içinde, "ebediyen" sözcüğünün bir anlamı yoktur. )
( Batmayan güneşi bulanlar için zaman diye bir şey yoktur. )
( Zamansız olan, zamanı bilir; zaman ise zamansız olanı bilmez. )
( Zaman-ötesi olana ancak zaman-ötesi olanla erişilebilir. )
( İnandığınızı yapın ve yaptığınıza inanın. Başka her şey enerji ve zaman savurganlığıdır. )
( Nasıl, okyanusun her bir damlası okyanusun tuzunu taşırsa, öylece her AN da ebediyetin lezzetini taşır. )
( Bir kez, Şimdi'de iyice yerleşirseniz, gideceğiniz başka yer olmaz. )
( Anımsanan ile yaşanan an arasında, bir an'dan bir an'a gözlemlenebilen bir temel fark vardır. Yaşanan an, zamanın hiçbir noktasında, anımsanan olamaz. İkisi arasında, sadece yoğunluk değil çeşit farklılığı vardır. Yaşanan an, hiçbir yanılgıya yer vermeyecek biçimde öyledir. )
( Yaşanan an gerçektir, halbuki anımsananda bir hayli kararsızlık ve belirsizlik vardır. )
( Yaşanan anı eşsiz kılan nedir? Apaçıktır ki, sizin mevcut olduğunuz duygusu. Bellekte ve beklentide, bunun gözlem altındaki bir zihinsel hal olduğu hakkında açık ve belirgin bir duygu vardır; yaşanan anda ise bu duygu en başta, bir hazır bulunuş ve farkında oluş duygusudur. )
( ÂN-I GAYRI MUNKASİM: BÖLÜNEMEYECEK OLAN AN! )
( Mutlak, zamandan öncedir. )
( Bellek ve beklenti olmadıkça zaman da yoktur. )
( El'in sermayesi. [Kendinin olmayan] ["Allah'a ait olan"] )
( Ne içindeyim zamanın
Ne de tümüyle dışında
Yekpâre, geniş bir ÂN'ın
Parçalanmaz akışında )
( Yüzünü toprağa indir dem-be-dem Dem bu demdir dem bu demdir dem bu dem )
( Dem, bu demdir, dem, bu dem! Dem, bu demdir, dem, bu dem! )
( An, bu andır, an, bu an! An, bu andır, an, bu an! )
( DÜNYA, BU DÜNYA
AĞLATIRKEN GÜLDÜRÜR

DEM, BU DEMDİR, DEM, BU DEM!

RÜYA, BU RÜYA
KİM GÖRÜR, KİM GÖRDÜRÜR

DEM, BU DEMDİR, DEM, BU DEM!

DÜNYAYA BAK, DOYA DOYA SEYRET!
HAYRETTEYİM, HAYRET!
DÜNYAYA BAK, DOYA DOYA SEYRET!
HAYRETTEYİM, HAYRET!

DEM, BU DEMDİR, DEM, BU DEM!

NE GEÇMİŞ VAR, NE GELECEK!
DEM, BU DEMDİR, BARIŞALIM!
HAYALLER KURUP EĞLENEREK!
DEM, BU DEMDİR, BULUŞALIM!

DEM, BU DEMDİR, DEM, BU DEM!
DEM, BU DEMDİR, DEM, BU DEM!

DÜNYA, BU DÜNYA
BOŞA SIKMA CANINI!
DÜNYA, BU DÜNYA
SATMIŞIM ANASINI!

DEM, BU DEMDİR, DEM, BU DEM!

DÜNYAYA BAK, DOYA DOYA SEYRET!
HAYRETTEYİM, HAYRET!
DÜNYAYA BAK, DOYA DOYA SEYRET!
HAYRETTEYİM, HAYRET!

DEM, BU DEMDİR, DEM, BU DEM!
DEM, BU DEMDİR, DEM, BU DEM!

NE GEÇMİŞ VAR, NE GELECEK!
DEM, BU DEMDİR, BARIŞALIM!
HAYALLER KURUP EĞLENEREK!
DEM, BU DEMDİR, BULUŞALIM!

DEM, BU DEMDİR, DEM, BU DEM!
DEM, BU DEMDİR, DEM, BU DEM!
DEM, BU DEMDİR, DEM, BU DEM!
DEM, BU DEMDİR, DEM, BU DEM!
DEM, BU DEMDİR, DEM, BU DEM!
DEM, BU DEMDİR, DEM, BU DEM!
DEM, BU DEMDİR, DEM, BU DEM!
DEM, BU DEMDİR, DEM, BU DEM!
DEM, BU DEMDİR, DEM, BU DEM!
DEM, BU DEMDİR, DEM, BU DEM!

NE GEÇMİŞ VAR, NE GELECEK!
DEM, BU DEMDİR, BARIŞALIM!
HAYALLER KURUP EĞLENEREK
DEM, BU DEMDİR, BULUŞALIM!

NE GEÇMİŞ VAR, NE GELECEK!
DEM, BU DEMDİR, BARIŞALIM!
HAYALLER KURUP EĞLENEREK
DEM, BU DEMDİR, BULUŞALIM!

DEM, BU DEMDİR, DEM, BU DEM!
DEM, BU DEMDİR, DEM, BU DEM!

DEM, BU DEMDİR, DEM, BU DEM!

MAZHAR ALANSON )
( BÎ HENGÂM[Fars.]: Vakitsiz. )
( CARPE DIEM: GÜNÜ/ÂNI/YAŞANANI YAŞA/YAKALA! [Lat.] [günlük yaşa değil!] )
( HAKUNA MATATA: AN'I YAŞA! [Kenya dilinde] )
( CHRONOS ile/ve/<>/değil/yerine CAIROS )
( Ne içindeyim zamanın,
Ne de büsbütün dışında;
Yekpare, geniş bir anın
Parçalanmaz akışında.

Ahmet Hamdi TANPINAR )
( ZAMAN'ı...
Durdurmak istiyorsan... ÖPÜŞ!
Duyumsamak istiyorsan... YAZ!
Bırakmak istiyorsan... SOLUK AL!

ZAMAN'da...
Yolculuk yapmak istiyorsan... OKU!

ZAMAN'dan...
Kaçmak istiyorsan... MÜZİK DİNLE! )
( Zaman, herşeyin aynı anda olmasını engellemek için doğanın kullandığı araçtır. )
( Time is endless, though limited, eternity is in the split moment of the now.
Time exists in consciousness only.
Time is a succession of moments.
Time is an inner experience but the experiencer is timeless.
The absolute precedes time.
What time has brought about, time will take away.
The timeless can be reached only by the timeless.
Time cannot take us out of time.
Just as every drop of the ocean carries the taste of the ocean, so does every moment carry the taste of eternity.
The timeless knows the time, the time does not know the timeless.
Eternity in time is mere repetitiveness.
In the timeless the words 'for ever' have no meaning.
Without memory and expectation there can be no time.
Once you are well-established in the now, you have nowhere else to go.
Do what you believe in and believe in what you do. All else is a waste of energy and time.
Between the remembered and the actual there is a basic difference which can be observed from moment to moment. At no point of time is the actual the remembered. Between the two there is a difference in kind, not merely in intensity. The actual is unmistakably so.
The actual is real, while there is a good deal of uncertainty about the remembered.
What makes the actual unique? Obviously, it is your sense of being present. In memory and anticipation there is a clear feeling that it is a mental state under observation, while in the actual the feeling is primarily of being present and aware. )
( An olmadan, zaman olmaz; ancak, sonsuz zaman olmadan da ân'a ilişkin düşünüş olmaz. )
( ZAMAN ve/değil/yerine/||/<>/< AN

Kaygının neden oldukları, olabilecekleri ve ortadan kaldırılmasındaki araç ve çözümlerin merkezinde, zaman ve algı yönetimi bulunur.

Geleceğin olumsuzu olan ve "Ya ..." ile başlayan düşünce, söz ve kaygıların yanlışlığı ve yanıltıcılığını da ancak yoğunlaşılması gereken iki düşünce üzerinde/n aşabiliriz. Birincisi, en az %51 olmak üzere, ŞU AN'da ve BURADA bilincinin yanı sıra, ikinci olarak, %46-48 oranında da geleceğin belirgin ve olumlu bakışı olan "... İSTİYORUM." düşüncesi ve sözüyledir. Tabii, tortuları, bahaneleri, mazeretleri, yani "... da"/"... ama" sözlerinin tamamen devre dışı tutulmasıyla.

Geçmişin olumsuzu olan "Keşke ..." düşünce ve sözü, hiçbir zaman düşünülmeyeceği gibi, geçmiş ve değişmezliğini ancak geçmişin olumlu deneyimlerini, "İyi ki ..." düşünce ve sözüyle, isabet kaydedilmiş, olumlu durumlar, kayıtlar, süreç ve sonuçlarla dengeleyebiliriz.

"Belirsiz" olan geleceğin belirli kılınmasını da, "Değişmez" olan geçmişin tatminkârlığını da şu anda ve buradaki bilincimiz belirlemektedir. Yaşanmış ve "değişmez" olanların pişmanlığı ya da yaşanmamış ve "belirsiz" olan belirginliğini, ancak ve ancak şu anda ve buradaki %99'lara çıkarılabilecek düşünce, eylem ve tutumlarımızla, direncimizle[ihtiyârımızla] belirleyip, geri kalan sürecin de isteklerimizle/istencimizle[irâde] doldurulması, anlamsız ve değersiz kaygıların ortadan kalkması, daha verimli bir yaşam ve kendilik deneyiminin verimliliğiyle taçlanacaktır.

Kaygının ortadan kalkmasındaki en önemli yani öncelikli bilgi ve uygulama, pek alışık olmasak bile mutlaka sürekli anımsanması ve devrede tutulması gereken, bilinemeyecek olanların varolduğu ve bilinemeyecekleri yönündeki teslimiyet ve tevekkülümüzdür. Bu, ilk başta ve çoğumuz için pek geçerli ve olanaklı "görülmese" bile hep birlikte yaşıyor olduğumuz halde, her birimizin, "kendini öncelikli ve ayrıcalıklı görerek", "sürekli ve tek kazananın kendimiz olması gerektiği" "düşüncesi/zannı", tavrı ve tutumu kadar yanlış ve yanıltıcı, bir başka ötekileştirici ve birbirimizden uzak düşürücü büyüklükte bir tutum olamaz.

Bir başka kaygı verici ve büyük yanlışlardan biri de, hepimizin, kendi ve yakınları için, aynı anda, "en"leri istemesi, dilemesi ve dile getirmesidir. Herşeyin "en güzeli"ni, "en baştakini/tepedeki"ni, "en değerlisi"ni, "en başarılısı"nı, "en güçlüsü"nü, "en büyüğü"nü, sürekli diline dolamış bir birey ve toplum için de refah ve ferah söz konusu değildir ve hiçbir zaman da olmayacaktır.

Olan biten herşeyin uclarında ve uçurumlarında dolaşmanın, iddia sahibi olmanın, bir anlamının, bir değerinin olmayacağını, teknolojinin hızlı gelişimi ve konforun artmasındaki yanılgının taşıdığı, ne ve "ne kadar" yaşanılacak olursa olsun, her şeyi ve herkesi, sonuç odaklılıkla, süreci, bir şeyleri, başlamadan bitirmenin peşinde koşulduğu, yaşamın, tavında, kıvamında, hızlı gitmek yerine yavaş yaşamanın değeri bilinmediği, önceliği yaşanmadığı sürece daha da anlamsız bir kartopu-çığ ilişkisine döneceğini görememenin bedelleri, her ne kadar istenilmese de ne yazık ki, gerçek anlamda "kaygılanmamızı" gerektirecek çok büyük sorunların oluşacağına ve çığ altında kalarak, ezilerek yok olunacağına bir kanıttır.

"En büyük" ya da tek kaynağı "merak" olan, ancak sonuçların değer gördüğü niteliksiz "sorgulamaların" da ne içeriği, ne süreci, ne de sonucu, kişileri ve toplumları hiçbir nitelikli sonuca götürmeyeceği gibi, kendi, yakınları, vatanı, toprağı, bayrağı, sancağı, dili ve geleceği için "kaygılanılması" gereken bir durumu da ortaya sermektedir.

"Geleceği/ni merak eden/ler,
fallara değil mezarlıklara baksın!"


Bireysel ve toplumsal olarak "kaygılanmak" durumunda kalacağımız olumsuz durumları, zihnimizin üst köşelerinde, kenarda tutmak üzere, tekrar kaygının çözümlerine yönelik kişisel yönetim bilgilerimize geri dönelim...



Kaygı DEĞİL/YERİNE Saygı - B (bile değil) )
( [daha iyi olabilmek için zihnin yönlendirilmesi gereken] Olumsuz/sorunlu/yetersiz/hasta(lıklı) vb. durumlarda. İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Olumlu/mutlu/yeterli durumlarda. )
( [Odaklanılması gereken] Daha az. İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Daha çok. )

- ZAMK ile LAK/LAKA[İt. < Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/38072 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Akasya, kitre, süsleğen gibi bazı ağaçların kabuklarından sızarak donan, renksiz ya da sarı kırmızımtırak renkte, biçimsiz nesne. İLE Uzakdoğu'da yetişen amerikaelmasından çıkan yapıştırıcı. )
( LAKE: Laka ile cilâlanmış eşya. )

- ZAN ile BÂTIL İNANÇ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/28123 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ZANN[Ar.] ile/= GÜMÂN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37797 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ZAR' ile -ZÂR[Fars.] ile -ZÂR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18779 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Meme. | Süt veren hayvan memesi. İLE Ağlayan, inleyen. | Zayıf, dermansız. | İnleme, ağlayış. İLE Adlara eklenerek yer adı bildirir.[ÇEMEN-ZÂR: Çimenlik. | GÜL-ZÂR: Güllük. | LÂLE-ZÂR: Lâle bahçesi.] )

- ZARİ ZARİ[Fars.] değil/yerine/= HÜNGÜR HÜNGÜR/İNLEYEREK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45493 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ZARÎ ile ZARÎ ile ZÂRİ' ile ZÂRÎ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18780 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kanı durmayan damar. İLE Memesi büyük olan. İLE Ekin eken, çiftçi. İLE Ağlayıp sızlama. )

- ZÂYİ/ZİYAN[Ar., Fars.] değil/yerine/= YİTİK/KAYIP/ZARAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45494 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ZEÂMET[Ar.] ile/ve/||/<> TİMÂR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/51356 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sipâhilere verilen, en büyük timâr. İLE/VE/||/<> Yara bakımı. | Ağaç bakımı. | Hayvan temizleme. | Beslediği sipâhilerle savaşa giden beylere -öşür vergisini almak üzere- ayrılan arâzî. )

- ZEBÂNÎ[çoğ. ZEBÂNİYÂN] ile ZEBÂNÎ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18785 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Cehennemlikleri cehenneme atmaya memur edilen melek. İLE Dile ait, dil ile ilgili. )

- ZEBÎB[Ar.] ile ZEHR-İ MÂR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22976 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yılan, akrep gibi hayvanların zehiri. İLE Yılan zehiri. )

- ZEBL ile ZEBR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18787 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Deniz kaplumbağasının kabuğu. İLE Kitap, cüz. | Kitap yaprağı. | Yazı yazma. | Söz. | Yazı. | Zekâ. | Güçlü, sağlam kişi. )
( ... İLE "Vuran/vurucu" anlamına gelerek birleşik sözcükler yapar.[GÛŞ-ZED: Kulağa çalınan. | ZEBÂN-ZED: Yayılmış söz, dil persengi(gereksiz sözcük/ifade tekrarları).] )

- ZEFER ile ZEFER[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18788 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kötü koku. İLE Ağaca vurulan destek, dayak, payanda. )

- ZEHİR/AĞI/SEM[Ar.] ile/ve/||/<>/>< PANZEHİR[Fars. < PÂD-İ ZEHR(PÂD: Saklayan. | Koruyan, bekleyen. | Büyük, ulu.)]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12866 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ZEHİR/AĞI/SEM[Ar.] ile/ve/||/<>/>< PANZEHİR[Fars. < PÂD-İ ZEHR(PÂD: Saklayan. | Koruyan, bekleyen. | Büyük, ulu.)]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12866 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ZEHİR/AĞI/SEM[Ar.] ile/ve/||/<>/>< PANZEHİR[Fars. < PÂD-İ ZEHR(PÂD: Saklayan. | Koruyan, bekleyen. | Büyük, ulu.)]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12866 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ZEHİR/AĞI/SEM[Ar.] ile/ve/||/<>/>< PANZEHİR[Fars. < PÂD-İ ZEHR(PÂD: Saklayan. | Koruyan, bekleyen. | Büyük, ulu.)]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12866 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ZEHL ile ZEHR[çoğ. EZHÂR] ile ZEHR[Fars.] ile ZEİR/ZE'R / ZEÎR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18789 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dalgınlıkla unutma ya da geciktirme. | İşin çokluğu yüzünden geciktirme. İLE Çiçek. İLE Zehir, ağu. İLE ... )

- ZEKİ ile "UYANIK"
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6117 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( KİYÂSET: Zeki ve uyanık oluş. Zeyreklik, anlayışlılık. )

- ZEMBEREK[Fars.] değil/yerine/= YAY
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45499 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Saatlerin çeşitli parçalarını harekete geçiren yay. | Kapılara takılan yaylı kapama düzeneği. | Çelik ya da pirinçten yapılmış ok. )

- ZEN[Jap. < ZENNA < CHENNA(Çince)] ile ZEN[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/50821 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Felsefe, düşünüş, yaşam biçimi. İLE Kadın. )

- ZENCİ[Ar.]/SİYAHÎ[Fars. + Ar.] ile/değil/yerine/<> KARAŞIN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/54581 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE/DEĞİL/YERİNE/<> Rengi karaya çalan, esmer kişi. )

- ZEND[çoğ. EZNÂD, ZİNÂD] ile ZEND[çoğ. ZİNÂD] ile ZEND[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18798 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Çakmak demiri. İLE Dirsek ile bilek arasındaki iki kemikten iç tarafta bulunanı, dirsek kemiği. [KÛ'BERE: Dış taraftaki kemik.] İLE Zerdüşt'ün, kendine indiğini ileri sürdüğü kitap. | Eski Farsça'nın bir lehçesi. )

- ZER'[çoğ. ZÜRÛ] ile ZER[Fars.] ile ZER[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18799 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Ekme, tohum saçma. | Ekilmiş ekin. İLE Altın. | Akçe, para. | Nevbet, oruç, çile. İLE Sarı. )

- ZERD/ZERED[çoğ. ZÜRÛD] ile ZERD[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18800 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Halka halka örülmüş savaşçı zırhı. İLE Sarı. | Solgun, soluk. )

- ZEREFŞAN[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44375 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Tezhip sanatında bezeme, süsleme sanatı. )

- ZERRİN[Fars.] değil/yerine/= FULYA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45505 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Altından yapılmış. | Altın rengi, sarı. | [bitki] Fulya. )

- ZERZEVÂT/SEBZEVÂT[Fars.] değil/yerine/= GÖVERİ/GÖVERTİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11639 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ZEVÂD[< ZÂD] ile ZEVÂT[< ZÂT] ile ZEVÂD[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18804 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Azıklar, yiyintiler. İLE Kişiler/şahıslar, kimseler. İLE Azık, erzak stoku. )

- ZEYREK[Fars.] ile ZEYREK[Fars.] ile ZEYREK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45509 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Anlayışlı, uyanık, zeki. İLE Ketentohumu. İLE Fatih Sultan Mehmet'in, fetih sonrasında, "benim" diye belirlediği yerler. )

- ZIH[Fars.] değil/yerine/= KAYTAN/YAKA
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45511 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Giysilerin kol, yaka, etek vb. kenarlarına dikilen şerit ya da kaytan. | Pamuk sicim. | Marangoz işlerinde, ince kenar pervazı. | Sayfa çevresine çekilen çizgi. | Yelkeni yarı kapatmak için kullanılan örgü halat. )

- ZIRNIK/ZIRNÎH[Fars.] ile ...
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/44402 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sıçanotu, arsenik madeni ile kükürt karışımı bir madde. | Herhangi bir şeyin en küçük, önemsiz ve işe yaramaz parçası. )

- ZITLAR ile/değil/yerine FARKLAR
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/23 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Zıtlar vardır fakat zıtlık yoktur. )
( Zıtları, birbirinden farklı ve ayrı haller olarak düşünürüz. Değillerdir. )
( Zihnin ötesinde, tüm farklılıklar biter. )
( Fark gözetmeyin ve ayrılmaz olanı ayırmayın. )
( There are opposites, but no opposition.
You imagine that they are distinct and separate states. They are not.
Beyond the mind all distinctions cease.
Make no distinction, don't separate the inseparable. )

- ZIVANA[Fars.] ve/<> HAMPAYI
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/37096 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir kilit dilinin yerleşmesi için açılmış delik. | İki ucu açık küçük boru. | Eskiden, trafik polisinin içinde olduğu metal koruma. VE/<> Zıvanalı geçmeleri sağlamlaştırmak amacı ile zıvanadan genellikle üçte biri oranında çıkarılan parça. )

- ZİHİN ve/<> KALP/GÖNÜL
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6077 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Eril. VE/<> Dişil. )
( Dışa açıktır. VE/<> Herkese ve her zaman açılmaz/açılmamalıdır. )
( Karanlık, dipsiz uçurumu yaratır. VE/<> Tüm sınırları aşıp geçer. )
( "Olmaz"ından öte olmaz, zihninden öte konmazın yok! )

- ZİMÂM-DÂR[Ar., Fars.] ile ZİLYED[Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/5942 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir işi elinde tutan, yöneten, yürüten. İLE Bir malı/gayrımenkulü elinde tutan, malı -sahibi olsun ya da olmasın kullanmakta bulunan kişi. )

- ZİNDE/LİK[Fars.] değil/yerine/= DİNGİN/LİK, DİNÇ/LİK
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/6362 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ZİNHAR[Fars.] değil/yerine/= SAKIN
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45527 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ZÎR ile ZÎR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18813 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Sazın en ince teli. İLE Alt, aşağı. | Tîz perde. )

- ZİRÂ' ile ZÎRÂ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18814 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Dirsekten orta parmak ucuna kadar olan bir uzunluk ölçüsü.[75-90 cm. arasındadır.] | Ay menzillerinden biri. İLE Çünkü, şundan dolayı ki. )

- ZİRA[Fars.] değil/yerine/= ÇÜNKÜ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/12615 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]

- ZULÜM[Ar.] ile SİTEM[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/52612 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Bir şeyi, kendi yerinden başka bir yere koyma. | Haksızlık, eziyet. İLE Zulüm, haksızlık. | Eziyet. | Çıkışma. )

- ZÛR ile ZÛR[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/18820 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Yalan, asılsız, uydurma söz. İLE Güç, kuvvet. )

- ZURNA[Fars.] ile/ve ARAKIYE/MEY
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/13725 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Keskin bir ses çıkaran ve çoğu zaman davulla ya da dümbelekle birlikte çalınan soluklu çalgı. İLE/VE Küçük zurna. Doğu Anadolu'da kullanılır. | Dervişlerin giydikleri, tiftikten yapılmış ince külah. )

- ZÜLFARİS/ZÜLFARUZ[Fars., Ar.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/45534 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Baklagillerden bir süs bitkisi ve bunun hoş kokulu, mor, beyaz renkli, saç lülesi görünüşünde olan kıvrıntılı çiçeği. )

- ZÜMRÜT ile BÎRÛZ[Fars.]
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/14452 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( ... İLE Zümrüte benzer, değersiz yeşil bir taş. Gökzümrüt, yalancı zümrüt. | Kısmetsiz. )

- ZÜRAFA ile OKAPİ
[ www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/22298 (Bu başlığa, sürekli/doğrudan erişim ve paylaşım) ]
( Kütlelerinin dengelenmesi adına zürafaların boynunda, tam göğüs kemiğiyle birleştiği noktada, öteki memelilerden bir tane daha fazla omur bulunur. İLE Zürafa, sırtlan, lama, zebra karışımı özelliklere sahip çok ilginç bir hayvan. )
( Eril zürafaların boynu ve kafatası hayat boyu büyümeye devam eder. İLE ... )
( Bacaklarının farklı uzunlukta olması sayesinde boyunları dengelenir. İLE ... )
( 50 cm.'ye kadar uzayabilen uzun dilleri vardır. İLE ... )
( Eril zürafaların kötü kokmaları temiz ve sağlıklı oldukları anlamına gelir. [İçten gelen bir parazit kovucu gibi işlev görür ve zürafanın derisi üzerinde otlanan mikropları ve mantarımsı organizmaları öldürür. Kan emici keneleri öldürmek üzere kreozotun etkin bileşeni olan bir maddeyi bile salgılar. (Bu koku, insan dışkısına da özgün kokusunu veren azotlu bileşik indoldür.)] [Bu kokularıyla, dişil zürafaların etkilenmesini de sağlarlar.] İLE ... )
( Gebelik süreleri 420-450 gündür. İLE ... )
( Kan basınçları kişininkinden iki kat yüksektir ve