Bugün[02 Nisan 2026]
itibarı ile 10.981 başlık/FaRk ile birlikte,
10.981 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(30/45)


- DÜŞÜNÜŞ ile SORGULAMA

( ... İLE Sonuç ya da kararda tutarlılık/bütünlük elde etmek üzere ayrıntılı/derinlemesine düşünme. )


- DÜŞÜNÜYORUM ile/||/<> VARIM

( Cogito ergo sum )

( René Descartes tarafından 1637 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1596-1650) (Ülke: Fransa) (Alan: Felsefe, Matematik) (Önemli katkıları: Kartezyen koordinat sistemi, cogito ergo sum) )


- DÜŞÜP BAYILMAK değil BAYILIP DÜŞMEK


- DÜŞÜP-KALKMAK


- DÜSÛR[Ar.] ile DÜSÜR[Ar. < DİSÂR]

( Mahvolma, eseri kalmama. İLE Üste giyilen kaftanlar, giysiler. | Yatak çarşafları. )


- DÜŞ(ÜR)ME ile/değil DEVİRME/DEVRİLME


- DÜŞÜRMEK ile ATMAK


- DÜŞÜRMEK değil/yerine DÜŞÜNMEK


- DÜŞÜRMEK ile DÜŞÜRTMEK ile DÜŞÜRÜLMEK ile DÜŞÜREBİLMEK ile DÜŞÜRÜVERMEK


- DÜŞÜRMEK ile GERİDE KALMAK ile UĞRAYIN ile DÜŞTÜ ile DAMLALIK ile DAMLACIK ile DAMLACIK ile DÜŞMÜŞ ile SU TOPLAMA

( DROP vs. DROP BEHIND vs. DROP IN vs. DROPPED vs. DROPPER vs. DROPSIC vs. DROPSICAL vs. DROPSIED vs. DROPSY )

( قطره ile رها کردن ile بزمين زدن ile پايين آمدن ile چکه ile عقب ماندن ile اتفاقا ديدن کردن ile چکيده ile چکاننده ile استسقائي ile استسقائي گرفته ile خيزدار ile مستسقي ile استسقاء )

( GHATREH ile RAYAA KARDAN ile BOZMYNE ZADAN ile PAYYNE AMADAN ile CHEKEH ile AGHAB MANDAN ile ETEFAGHA DYDAN KARDAN ile CHAKYDAH ile CHEKANANDEH ile استسقائي ile ESTESGHAYEY GARAFTEH ile KHYZADAR ile MOSTESGHY ile ESTESGHA )


- DÜŞÜŞ EĞİLİMİ ile MAZLUM

( DOWNTREND vs. DOWNTRODDEN )

( سير نزولي ile منکوب شده )

( سير نزولي ile MANKOB SHODEH )


- DUŞU/YIKANMAYI:
SICAK SUYLA TAMAMLAMAK değil ILIK (ya da [DAYANILABİLİR] SOĞUĞA YAKIN) SUYLA TAMAMLAMAK


- DUT AĞACI ile/ve GÖLGE DUTU AĞACI


- DUT ile DUT HOŞAFI ile DUT KURUSU ile DUT PEKMEZİ


- DUT ile KÂĞIT DUTU/KÂĞIT AĞACI

( ... İLE Dutgillerden, Çin'de ve Japonya'da yetişen, kabuğundan kâğıt yapılan bir ağaç. )

( ... cum BROUSSENETIA PAPYRIFERA )


- DUT ile ŞAH DUTU


- DUT ile URMU DUTU

( .. İLE Kahramanmaraş'ın, yüksek yaylalarında yetişir. )


- DUT ile/||/<> YER

( Dutu yemezsen/silkelemezsen yer, yer! )


- DÜTTÜRÜ ile DÜTTÜRÜ LEYLA


- DUTY vs. MISSION vs. TASK


- DUTY :/yerine GÖREV


- DUVAK ile CİBİNLİK

( Gelinin başını, bazen de yüzünü kapayan dantel ya da tülden örtü. | Küp, tandır, baca gibi şeylerin, taş ya da topraktan kapağı. | Kimi bebeklerin doğduğu zaman, başlarını çevreleyen zar. İLE Sivrisinekten ve öteki böceklerden korunmak için yatağın üstüne ve yanlarına gerilen, çadır biçiminde tül. )


- DUVAKLAMAK ile DUVAKLANMAK ile DUVAK ile DUVAKLI ile DUVAKÇI/LIK ile DUVAKSIZ ile DUVAK DÜŞKÜNÜ


- DUVAR ile/||/<> ATİKA[Alm. ATTİKA < Yun. ATTİKOS] DUVARI

( ... @@ Bir çatının önündeki alçak duvar. )


- DUVAR ile DUVARCI/LIK ile DUVARLI ile DUVAR DİŞİ ile DUVAR PASI ile DUVAR TOPU ile DUVAR AYAĞI ile DUVAR İLANI ile DUVAR RESMİ ile DUVAR SAATİ ile DUVAR YÜZLÜ ile DUVAR DAYAĞI ile DUVAR HALISI ile DUVAR KAĞIDI ile DUVAR YAZISI ile DUVAR TAKVİMİ ile DUVAR GAZETESİ ile DUVAR SARMAŞIĞI


- DUVAR ile/ve/değil EŞİK


- DUVAR ile HIMIŞ

( ... İLE Kerpiç ya da tuğlayla örülmüş, ahşap duvar. )


- DUVAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/> KAPI


- DUVAR ile/||/<> PERDE


- DUVARCI USTASI ile DUVARCILIK

( BRICKLAYER vs. BRICKLAYING )

( آجرچين ile خشت زن ile خشتمالي )

( AJARCHYNE ile KHSHT ZAN ile خشتمالي )


- DUVARDA:
KİREÇ HARÇLI ile/ve HORASAN HARÇLI

( Horasan harçlının yıkımı üç kat daha fazla maliyetlidir. )


- DUVARI-DİREĞİ (OLMAK)


- DUVARI SIRTINA YASLAMAK ile/değil/>< DUVARA SIRTINI YASLAMAK


- DÜVE ile DÜVEL ile DÜVEN ile DÜVER ile DÜVENCİ/LİK ile DÜVEN DİŞİ


- DÜVE ile GEVSÂLE[Fars.]

( Bir yaşını geçmiş, doğurmamış dana[dişi inek yavrusu]. İLE Bir yaşını geçmiş dana. )


- DUY ile DUYU ile DUYUSAL/LIK ile DUY PRİZ ile DUYU YİTİMİ


- Duyabildiğini DİNLE!!!


- Duyabileceğini DİNLE!!!


- Duyamayanları anlamak için DİNLE!!!


- Duyamayanları anlamak için SUS!!!


- Duyamıyorsan DİNLE!!!


- Duyamıyorsan SUS!!!


- DUYARGA ile DUYARGALI ile DUYARGALILAR


- DUYARGA ile KÜÇÜK DUYARGA/ANTEN[Fr. < ANTENNE]

( ANTENNA vs. ANTENNULE )


- SENSITIVE VOLUME[İng.] / VOLUME SENSIBLE[Fr.] ile/değil/yerine/= DUYARLI HACİM


- EMPFINDLICHES VOLUMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DUYARLI OYLUM


- DUYARLIK ile/değil DUYARLILIK

( Duyma/işitme aracının/durumunun/sürecinin ve olanağının var olması ya da sürmesi. İLE/DEĞİL Çevresinde ve odağında olanı saygı, ölçü ve özenle anlamaya[düşünmeye ve sorgulamaya] öncelik verme çabası. )


- DUYARLILAŞMAK ile DUYARSIZLAŞMAK ile DUYARSIZLAŞTIRMAK ile DUYAR/LIK ile DUYARLI/LIK ile DUYARSIZ/LIK ile DUYAR KAT ile DUYARLIKLI ile DUYARSIZCA


- DUYARLILIK ile "AÇLIK"

( SENSITIVITY vs. "HUNGER" )


- DUYARLILIK = HASSASİYET = SENSIBILITY[İng.] = SENSIBILITÉ[Fr.] = SENSIBILITÄT, SINNLICHKEIT[Alm.] = SENSIBILIDAD[İsp.]


- DUYARLILIK ile/ve/<> İÇSELLEŞTİRME


- DUYARLILIK ile/ve İMGELEM

( DUYUSALLIK + DUYGUSALLIK = DUYARLILIK )

( SENSITIVITY vs./and IMAGINATION )


- DUYARLILIK ile/ve/||/<> İRKİLME ile/ve/||/<> ÜREME


- DUYARLILIK/HASSASİYET ile/ve/değil/yerine KAYGI/ENDİŞE [>< BİLGİ/BİLİNÇ]


- DUYARLILIK ve/> ÖZ | OLUŞ

( Duyarlılık, özünüze yeni bir başlangıcın açılımıdır. )

( SENSITIVITY and/> ESSENCE | BEING
Sensitivity is the beginning of the new openning in your being. )


- DUYARLI/LIK ve/||/<> ÖZEN / TİTİZ/LİK


- SENSITIVENESS, SENSITIVITY[İng.] / SENSIBILITÉ[Fr.] / EMPFINDLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= DUYARLILIK


- DUYARLILIK ile/ve "TOPLUMSAL ROL"

( SENSITIVITY vs./and "SOCIAL ROLE" )


- DUYARLILIK" ile "YUMUŞAK KARIN"


- DUYARLILIK ile/ve ZEKÂ


- DUYARLI/LIK/HASSASİYET ile TİTİZ/LİK

( Durumunuzun ne denli nazik olduğunu fark ettiğiniz anda uyanık ve tetiksizsinizdir. )

( SENSITIVENESS vs. FASTIDIOUSNESS/FUSSINESS
The moment you have seen how fragile is your condition, you are already alert. )


- SENSITIZED PHOTODEGRADATION[İng.] ile/değil/yerine/= DUYARLILILAŞTIRILMIŞ FOTOBOZUNMA


- DUYARSIZLAŞMADA:
SOĞUK AŞAMA ile/ve/||/<>/> SICAK AŞAMA

( Kortizon. İLE/VE/||/<>/> Çarpıntı + korku. )


- DUYARSIZLIK ile DUYGUSUZ ile DUYARSIZ

( INSENSIBILITY vs. INSENSIBLE vs. INSENSITIVE )

( غير محسوسي ile پوست کلفتي ile غيرمحسوس ile غير حساس ile لايعقل ile بي غيرت )

( غير محسوسي ile POOST KOLOFTY ile غيرمحسوس ile غير حساس ile لايعقل ile BEY GHYRAT )


- DUYARSIZ/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<> KAYITSIZ/LIK


- DUYARSIZLIK ile/ve TEPKİSİZLİK

( INSENSITIVITY vs./and NON-REACTING )


- DUYDUĞUNU NAKLETMEK ile/ve/yerine BİLDİĞİNİ NAKLETMEK


- DÜYEK -ile

( Türk müziğinin küçük usullerindendir. )


- DÜ-YEK ile DÜ-YEK

( Usûl. İLE 1-2. )


- DUYGU:
İÇSEL ile/ve/||/<>/> YOL GÖSTERİCİ


- DUYGU İFADELERİNDE:
POZİTİF ile/ve/||/<> NEGATİF ile/ve/||/<> YAKINLIK

( 3, 4, 9, 11, 13, 15, 16. maddeler. İLE/VE/||/<> 2, 5, 10, 14. maddeler. İLE/VE/||/<> 1, 6, 7, 8, 12. maddeler. )


- DUYGU:
İLİŞKİSEL EYLEM EĞİLİMİ ile/ve/||/<> ANLAM İNŞÂ SÜRECİ ile/ve/||/<> BİRİNCİL UYARIM DÜZENİ/DÜZENEĞİ


- DUYGU:
İŞLEVSİZ ile/değil/yerine/>< İŞLEVSEL

( Atmalı. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bütünleşmeli. )


- DUYGU ODAKLI TERAPİDE:
DUYGU ŞEMALARI ile/ve/||/<> DUYGU DEĞERLENDİRME ile/ve/||/<> DUYGU DEĞİŞİM İLKELERİ


- DUYGU [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- DUYGU ŞEMALARI ile/ve/||/<> ANLAM ŞEMALARI


- DUYGU:
SEMPATİK DÜZENEK ve/||/<> PARASEMPATİK DÜZENEK

( DUYGU: Düşüncenin, gövde üzerinde/eşliğinde, sempatik ve parasempatik düzenekle açığa çıkan fizyolojik etkileşimleri/yansımaları. )


- DUYGU TAŞIMAMAK/TAŞIMAZ ile/değil DUYGULARIN ETKİSİNDE (FAZLA) KALMAMAK


- DUYGU ile/ve SU

( EMOTION vs./and WATER )


- DUYGU ile/ve/||/<> BELLEK

( EMOTION vs./and/||/<> MEMORY )


- DUYGU ile/ve/||/<> "BİR DUYGUNUN, BAŞKA BİR DUYGUYLA KARŞILANMASI/KAPATILMAYA ÇALIŞILMASI"

( Ancak, bilgi ve bilinç ile doğal işleyişin dışına çıkılabilir. )


- DUYGU ile/ve/=/||/<> BULANIK DÜŞÜNCE


- DUYGU ile/değil ÇAĞRIŞIM


- DUYGU ile/ve/<> COŞKU

( Kaynağı ve uyaranları, dışarıdan olanlara verilen geribildirim. İLE/VE/<> Kaynağı, içte/sende bulunanlarla verilen geribildirim. )

( İkincildir. İLE/VE/<> Birincildir. )

( FEELING vs./and EMOTION
EMOTION vs./and EXUBERANCE | EBULLIENCE )


- DUYGU ve/||/<>/= DEĞİŞKİ


- DUYGU ile/ve/değil/||/<> DENEYİM


- DUYGU ile/ve/değil/||/<>/< DURUM

( [not] EMOTION vs./and/but/||/<>/< STATE/CONDITION )


- DUYGU ile/ve DUYU/HİS

( EMOTION vs./and FEEL )

( MANAS ile/ve ... )


- DUYGU ile/ve/||/<>/>/< EYLEM EĞİLİMİ


- DUYGU = HİS = FEELING, SENTIMENT, (EMOTION)[İng.] = SENTIMENT[Fr.] = GEFÜHL[Alm.] = SENTIMIENTO[İsp.]


- DUYGU ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NİYET


- DUYGU ile/ve TUTKU

( EMOTION vs./and PASSION )


- DUYGUDAŞLIK = TECAZÜP = SYMPATHY[İng.] = SYMPATHIE[Fr., Alm.] = SYMPATHEIA[Yun.] = SIMPETIA[İsp.]


- DUYGULANIM = TEESSÜR = AFFECTION[İng., Fr.] = AFFEKT, AFFEKTION[Alm.] = CARIÑO[İsp.]


- DUYGULANMAK ile DUYGULANDIRMAK ile DUYGU ile DUYGUN/LUK ile DUYGUCA ile DUYGULU/LUK ile DUYGUSAL/LIK ile DUYGUSUZ/LUK ile DUYGU SÖMÜRÜSÜ ile DUYGUSAL DÜŞÜNME


- DÜŞÜNSEL İZLENİMLER:
DİNGİN ile/ve/||/<> ŞİDDETLİ

( Eylemlerde, sanat yapıtlarında ve doğa nesnelerinde, güzellik, biçimsizlik. İLE/VE/||/<> Sevgi, nefret, sevinç, keder. )

( David Hume )


- DUYGULARA BAŞVURMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
TEHDİT ile/ve/||/<> DUYGU ile/ve/||/<> ÖNYARGILI DİL ile/ve/||/<> MAZERET

( ARGUMENT FROM FORCE vs./and/||/<> ARGUMENT TO PITY vs./and/||/<> PREJUDICIAL LANGUAGE vs./and/||/<> FALLACY OF SPECIAL PLEADING )


- DUYGULARI:
ANLAMA BÜRÜME ile/ve/||/<>/> ANLAMLANDIRMA ile/ve/||/<>/> HUZUR


- DUYGULARIN:
FARKINDALIĞI ile/ve/||/<> SAHİPLENİLMESİ


- DUYGULARIN KONUŞULMASI ile/ve/||/<> GEREKSİNİMLERİN GİDERİLMESİ


- Duygulu KONUŞ!!!


- DUYGUNUN:
NESNESİ ile/ve/değil/<>/< NEDENİ


- DUYGUSAL BİRLİK ve/< İLKESEL BİRLİK


- DUYGUSAL DÜŞÜNMEK değil DÜŞÜNMEK


- İÇGÖRÜ:
"DUYGUSAL" ile/ve/değil/yerine/||/<> DÜŞÜNSEL/ZİHİNSEL


- [ne yazık ki]
İSTİSMÂR:
DUYGUSAL ile/ve/ya da/||/<> FİZİKSEL ile/ve/ya da/||/<> EŞEYSEL


- DUYGUSAL "OLMAK" ile/değil/yerine DUYGUSAL OLABİLMEK


- DUYGUSAL YALNIZLIK ile "ENTELEKTÜEL YALNIZLIK"


- DUYGUSAL ile DUYGUSALLAŞTIRMAK

( EMOTIONAL vs. EMOTIONALIZE )

( عاطفي ile احساساتي ile دچار احساسات کردن )

( ATEFY ile EHSASATY ile DOCHAR EHSASAT KARDAN )


- DUYGUSAL = HİSSÎ = SENTIMENTAL[İng., Fr.] = SENTIMENTAL, EMPFINDSAM[Alm.]


- DUYGUSAL ile/ve/||/<>/> SEZGİSEL


- DUYGUSALLIK YAPMAK ile/değil/yerine DUYGUSAL OLABİLMEK

( Çiftler birbirine yönelik olarak duygusallıklarını yaşayabilmeli, duygusal olabilmelidir fakat birbirine ağırlık/yük yapacak türden duygusal yüklenmelerden kaçınmalıdır. )


- DUYGUSALLIK ve/> DENETİMSİZLİK/KONTROLSÜZLÜK


- DUYGUSAL/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DUYARLI/LIK


- DUYGUSALLIK ve/> MUTSUZLUK


- DUYGUSAL/LIK ile/ve/||/<> TEPKİSEL/LİK

( Bilgisizlikle. İLE/VE/||/<> Bilinçsizlikle. )


- ... DUYGUSU ile/değil/yerine/>< ... DÜŞÜNCESİ VE DUYGUSU


- DUYGUYA ODAKLANMADA:
VAROLUŞUMUZU SÜRDÜRMEK ile/ve/||/<> İLİŞKİLERİMİZİ DÜZENLEMEK ile/ve/||/<> SORUN ÇÖZMEK


- DUYGUYA SAHİP OLMA ile/ve/||/<>/> DUYGULAR ÜZERİNE DERİNLEMESİNE DÜŞÜNME (YETENEĞİ)


- DUYGUYU DÜZENLEME ile/ve/||/<>/> KİŞİYİ/DANIŞANI, DUYGUYA GETİRME


- DUYMA

( TO HEAR )


- NIVEAU DE SENSATION[Fr.] ile/değil/yerine/= DUYMA DÜZEYİ


- Duymak için DİNLE!!!


- Duymak için SUS!!!


- DUYMA(MA)K ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> DİNLEME(ME)K

( Her dinlemiyor gibi görünen, dinlemiyor değildir! )

( Beyin ve kulak ile. İLE/VE/DEĞİL/NE YAZIK Kİ/||/<>/> Zihin, veri/bilgi, düşünce ve tutum ile. )


- DUYMAK ile DİNLEYİCİ ile İŞİTME ile İŞİTME CİHAZI ile KULAKTAN DOLMA ile CENAZE ARABASI

( HEAR vs. HEARER vs. HEARING vs. HEARING AID vs. HEARSAY vs. HEARSE )

( خبر داشتن ile شنيدن ile استماع کردن ile شنودن ile شنفتن ile سميع ile شنونده ile سمع ile سماع ile محاکمه ile استماع دادرسي ile شنود ile سامعه ile شنوايي ile سمعک ile گوشيار ile افواهي ile افواه ile مرده کش )

( KHBAR DASHTAN ile SHENYDAN ile ESTEMA KARDAN ile SHNODAN ile SHNAFTAN ile سميع ile SHNVANDEH ile SAM ile SAMA ile MOHAKAMEH ile ESTEMA DADRESY ile SHNOD ile SAMEH ile SHNAVAYY ile SAMAK ile GUSHYAR ile افواهي ile AFVAH ile MARDEH KESH )


- DUYMAK ile DUYMAZLIK


- DUYMAK/DUYUMSAMAK ile/ve/||/<>/< ÖNEMSEMEK


- DUYMALI!


- DUYMUŞ ile/ve/||/<>/> DOYMUŞ


- Duymuyorsan DİNLE!!!


- Duymuyorsan SUS!!!


- SİNİR GÖZESİNDE:
DUYU ile/ve/||/<> MOTOR ile/ve/||/<> ARA


- DUYU VERİSİ[İng. SENSE-DATUM] ile/||/<> KANITÇILIK[İng. EVIDENTIALISM]

( Zihnimizin dışındaki nesneler, olaylar ve olguların zihnimize ilişkin süreci duyu verileri ile mümkündür. İnsan zihni, dış dünyaya dair nesnelere duyarlıdır, duyu organlarımız yoluyla elde ettiğimiz belirli türden veriler (koku, ses vb) bilişsel bir süreç eşliğinde zihnimizde işlenir. İşte bu süreci başlatan unsurlara (koku, ses vb) duyu verisi denir. @@ W.K. Clifford’a göre “yetersiz delile dayanarak herhangi bir şeye inanmak her zaman, her yerde ve herkes için yanlıştır. ” Delilciliğin en açık ve katı ifadelerden biri olarak bu gösterilebilir. Delilciler sahip olduğumuz inançların bir delile dayanmadığı sürece yersiz ve güvenilmez olduğunu iddia ederler. Bazı radikal delilciler için bu deliller duyu verisine dayanan empirik verilere ilişkin delilerdir. Diğer yandan delilciliğin en açık farmülasyonu şu şekildedir:

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- DUYU ve/+ AKIL ve/+ HADS ve/+ MATEMATİK


- DUYU ile/ve/<>/değil/yerine AKLIN DOĞASI


- DUYU ve/||/<>/> ALGI ve/||/<>/> BETİMLEME/TASVİR ve/||/<>/> TASARIM ve/||/<>/> TANIM ve/||/<>/> AD/SÖZCÜK ve/||/<>/> KAVRAM/SOYUTLAMA


- DUYU/HİS ile/ve/<> DEĞER


- DUYU ve/||/<> DUYGU ve/||/<> AKIL

( Akıl eleştiri kaldırır, duygu/vicdan kaldırmaz. )

( Duygular bilgilerle ters orantılıdır. Ne kadar az biliş varsa o kadar savunuş vardır. )

( ZİHİN: İç duyuların toplam adı. )

( DUYU: (DIŞ DUYULAR) İNTİBÂ/İZLENİM/MÜŞAHEDÂT ve DUYGU: (İÇ DUYULAR) ANLAM-DEĞER, MANEVİYAT/VİCDÂNİYAT, (AHLÂK, DİN, ESTETİK) [ ZİHİN/İHSAS/MAHSUSAT ] ve AKIL: AKLİYÂT/MÜDRİKÂT, TÜMELLER-FORMLAR, BİLGİ(TANIM + YARGI + TASAVVUR + TASDİK) [ İDRAK ] )

( Sadece duyulara verilen yanıtlar/karşılıklar, kişiyi sakatlar. VE/||/<> Sadece duygulara verilen yanıtlar/karşılıklar, kişiyi köreltir. VE/||/<> Sadece akla verilen yanıtlar/karşılıklar, kişiyi ketler. )

( Sadece duyulara verilen yanıtlar/karşılıklar, kişiyi hayvanileştirir. VE/||/<> Sadece duygulara verilen yanıtlar/karşılıklar, kişiyi mistikleştirir. VE/||/<> Sadece akla verilen yanıtlar/karşılıklar, kişiyi vahşileştirir. )

( ... VE/||/<> Karanlık. VE/||/<> Aydınlık. )

( SENSE and/||/<> EMOTION and/||/<> REASON )


- DUYU ile/ve/değil EŞİK


- DUYU ile/ve/||/<>/> GEREKSİNİM


- DUYU = HASSE = SENSE[İng.] = SENS[Fr.] = SINN/E[Alm.] = SENSUS[Lat.] = SENTIDO[İsp.]


- DUYU ile/ve/||/<>/> HAYAL ile/ve/||/<>/> AKIL / ANLAM/MANÂ

( Biriyle uğraşan zihin/kişi, öteki ikisiyle uğraşamaz. [Çivi çakmak. İLE Sevgiliyi düşünmek. İLE Matematik yapmak.] )

( Kişileri birleştiren, [ortak] hayalleridir. [aklın olabildiğince devrede olanları/tutulanları ile tabii!] )


- DUYU ile/ve/||/<>/> ZİHİN ile/ve/||/<>/> AKIL

( "Çırak". İLE/VE/||/<>/> "Kalfa". İLE/VE/||/<>/> "Usta". )


- DUYU/HİS ile/ve/değil/||/<>/< BELLEK KAYDI


- DUYU/HİS ile/ve/değil/||/<>/< DENEYİM


- DUYULABİLİR ile SESLİ SİNYAL

( AUDIBLE vs. AUDIBLE SIGNAL )

( شنيدني ile علامت سمعي )

( SHENYDANY ile ALAMET SAMY )


- GEÇMİŞ ZAMAN:
DUYULAN ile/ve/||/<> GÖRÜLEN


- DUYULAR:
DİRENÇSİZ/DİRENÇDIŞI/"İSTEMEDEN"(GAYR-I İHTİYÂRÎ) ile/ve/||/<>/> HEM DİRENÇLİ(İHTİYÂRÎ), HEM DE DİRENÇSİZ; NE DİRENÇLİ, NE DE DİRENÇSİZ ile/ve/||/<>/> DİRENÇLİ(İHTİYÂRÎ)

( Duyma(kulak) ve koklama(burun). İLE/VE/||/<>/> Dokunma/fiziksel duyumsama(deri). İLE/VE/||/<>/> Bakma(göz) ve tad(ağız/dil). )


- DUYULAR ile/ve/<>/değil FARKINDALIK

( [not] SENSES vs./and/<>/but AWARENESS )


- DUYULARDA:
| GÖRME, DUYMA ve DOKUNMA |
ile/ve/değil/||/<>
TATMA ve KOKLAMA


- DUYULARDA:
GÖRME VE DUYMA ile TATMA VE KOKLAMA VE DOKUNMA/LÂMİSE[Ar.]

( Temsil edilebilirlik sağlayan. İLE Temsil edilebilirlik sağlayamayan. )

( "Süreklilik" sağlar. İLE "Geçici"dir. )

( Duyulara açık olan, en örtük olandır! )


- DUYULARDA KESİNLİK ile DUYULARIN KESİNLİĞİ


- DUYULAR/DA:
SINIRLI/LIK ile/ve/||/<> ÇARPITICI/LIK


- DUYULMAK ile DUYULABİLMEK


- HAKİKAT:
"DUYULUR OLAN" değil DÜŞÜNÜLÜR OLAN


- SENSATION LEVEL[İng.] ile/değil/yerine/= DUYUM DÜZEYİ


- DUYU/M ile/ve ALGI

( SENSE/SENSATION vs./and PERCEPTION )


- DÜYÜM değil DÜĞÜM


- DUYUM ile DUYUMCU/LUK ile DUYUMLU ile DUYUMSAL/LIK ile DUYUMSUZ/LUK ile DUYUM EŞİĞİ ile DUYUM İKİLİĞİ


- DUYUM ile/ve HAZ

( SENSE vs./and PLEASURE )

( SINNLICHKEIT mit/und VERGNÜGEN )


- DUYUM ile TAHMİN


- DUYUMDA:
BASINÇ ile/ve/<> ISI ile/ve/<> AĞRI/ACI


- DUYUMSADIKLARIMIZ:
SOMUT değil SOYUT


- DUYUMSAMA ile/ve/||/<> DUYARLILIK

( Dışarıdakilerde/n. İLE/VE//||/<> İçte/n. )


- DUYUMSAMA ile DUYUMSAMAZLIK


- DUYUMSAMA ile HEYECAN

( TO SENSE vs. EXCITEMENT )


- DUYUM/SAMA = İHSAS = SENSATION[İng., Fr.] = EMPFINDUNG[Alm.] = SENSACION[İsp.] = SENTIO[Lat.]


- DUYUMSAMA ile/ve YANILSAMA


- DUYUMSAMAK ile DUYUMSATMAK


- DUYUMSAMAK ile/ve/<> KABUL ETMEK


- DUYUMSAMALI/HİSSETMELİ!


- DUYUMSATABİLMEK/DUYUMSAYABİLEN ile/ve/||/<>/> DUYUMSAYABİLDİĞİNİ, DUYUMSATABİLMEK/DUYUMSATABİLEN


- Duyumsayarak KONUŞ!!!


- DÜYÜN[Azr.] = DÜĞÜM[Tr.]


- DÜYÜN değil DÜĞÜN


- Duyurmak için DİNLE!!!


- Duyurmak için SUS!!!


- DUYURMAK ile/ve/değil DİNLETMEK


- DUYURMAK ile DUYURTMAK ile DUYURULMAK ile DUYURABİLMEK ile DUYURU ile DUYURU TAHTASI


- DUYURMAK ile DUYURU ile SPİKER ile İYİ HABER SPİKERİ

( ANNOUNCE vs. ANNOUNCEMENT vs. ANNOUNCER vs. ANNOUNCER OF GOOD NEWS )

( اعلان کردن ile اعلامداشتن ile اعلام کردن ile علنا اظهار داشتن ile مدرک دادن ile اعلامکردن ile آگهي ile اعلام ile اعلام کننده ile اعلامکننده ile گوينده ile مبشر )

( ELAN KARDAN ile ELAMDASHTAN ile ELAM KARDAN ile ALANA EZEHAR DASHTAN ile MADRAK DADAN ile ELAMKARDAN ile AGEHY ile ELAM ile ELAM KONANDEH ile ELAMKONANDEH ile GOYNADEH ile مبشر )


- DUYURU ile MÜJDE NİTELİĞİNDE

( ANNUNCIATION vs. ANNUNCIATORY )

( تبشير ile بشارتي )

( تبشير ile بشارتي )


- DUYURU ile/ve ÜSTLENME

( ANNOUNCEMENT vs./and TO TAKE )


- DUYURUMUZA/DAVETİMİZE:
"GERİ DÖNÜŞÜMLER OLUYOR" değil "GERİ DÖNÜŞLER OLUYOR"


- ORGANOLEPTIC TEST[İng.] / ORGANOLEPTISCHE PRÜFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DUYUSAL DENEY


- DUYUSAL DENEYİM ile BİREYSEL BİLİNÇLİLİK ile TOPLUMSAL İLİŞKİLER


- DUYUSAL İLE MOTOR İLE İNTERNÖRON ile/||/<> NÖRON TÜRLERİ

( Üç temel nöron sınıfı. )

( Formül: Refleks: 2-3 sinaps )


- DUYUSAL KANIT ile/ve/||/<> TÜMEL KANIT

( Anlık/zihin. İLE/VE/||/<> Us/akıl. )


- DUYUSAL-NESNE DÜRTÜSÜ ve BİÇİM DÜRTÜSÜ | ile/ve/||/<>/> OYUN DÜRTÜSÜ

( Doğal yanımız/yaşamımız. VE Akıl yanımız. İLE/VE/||/<>/> Canlı biçim.[Güzellik ve özgürlük.][İkisi arasında kurulmak istenilen uyumdur. Sanatta ortaya çıkar.][Kişi, oynayabildiği yerde tamlık kazanır.] )


- DUYUSAL SOYUT ile/ve/değil/||/<>/>/< SOYUT

( Doğa. İLE/VE/||/<>/>/< Akıl. )


- DUYUSAL["SENSÜEL" değil!] = HİSSÎ = SENSITIVE[İng.] = SENSITIF[Fr.] = SENSITIV, EMPFINDLICH[Alm.] = SENSITIVO[İsp.]


- DUYUSAL ile/ve/<> USSAL

( Geçici. İLE/VE/<> Kalıcı. )


- Duyuyorsan DİNLE!!!


- Duyuyorsan SUS!!!


- DÜZ ANLAM ile TERS ANLAMLANDIRMA


- DÜZ AYNA ile/||/<> KÜRESEL AYNA (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Düz ayna düzlem, küresel ayna eğri yüzeydir )

( Formül: Düz İLE çukur/tümsek )


- | DÜZ/"DONUK" BAKIŞ ile/ve DİK BAKIŞ | ile/değil/yerine/>< YANSIZ/NÖTR BAKIŞ


- DÜZ BASKI/OFSET[İng.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DİJİTAL BASKI

( Kalıp izlerini, önce kauçuğa, kauçuktan da kâğıda geçirmeye dayanan, çift kopyalı baskı yöntemi. )


- DÜZ ÇİZME ile/ve/yerine KÖRÜKLÜ ÇİZME


- DÜZ (DOKUNMUŞ) ile/ve SUMAK ile/ve CECİM/CİCİM ile/ve ZİLİ ile/ve HEYBE

( ... İLE/VE ... İLE/VE Nakışlı ve ince. Sivas/Divriği bölgesinde. İLE/VE Ağrı/Patnos, Çanakkale bölgelerinde. İLE/VE Urfa bölgesinde. )


- DÜZ ER ile/||/<> GRANÜLLÜ ER

( Düz ER lipit sentezi İLE granüllü ER protein sentezidir )

( Formül: Lipit İLE protein )


- DÜZ EVREN ile/||/<> KAPALI EVREN

( Düz evren Öklid geometrisi İLE kapalı evren pozitif eğrilik gösterir. Düz evren sonsuz genişleme İLE kapalı evren büzülmeye döner. Gözlemler evren düz İLE kritik yoğunluktadır. )


- DÜZ KAS ile/||/<> ÇİZGİLİ KAS

( Düz istemsiz tek çekirdek, çizgili çok çekirdek sarkomere. )

( Formül: Smooth İLE striated )


- SÖZ:
DÜZ ile/ve/||/<> ETKİ ile/ve/||/<> EDİM


- DÜZ < = > TERS
ÇEŞİTLİ ÖRNEKLER...

( 246642 | 623326 | 7895987 | 42699624 )


- (TORNA) VİDALARDA:
DÜZ ile YILDIZ

( ON SCREW(DRIVER): SLOTTED vs. PHILIPS )


- DÜZ VİTES ile OTOMATİK VİTES


- DÜZ YAZI ile DANS

( Yürümeye benzetilebilir.[Kendi dışında bir amacı vardır.] İLE Şiire benzetilebilir.[Amacı, kendidir.] )


- DÜZ YÖNELTEÇ/GİDON ile/ve/>< TERS YÖNELTEÇ/GİDON

( )


- DÜZ ZİNCİR ile DALLANMIŞ ZİNCİR

( Karbon atomlarının düz bir çizgide bağlandığı yapı. İLE Karbon atomlarının dallanmış bir yapıda bağlandığı yapı. )


- LINEAR CHAINED ALKANE[İng.] ile/değil/yerine/= DÜZ ZİNCİRLİ ALKAN


- DÜZ[Azr.] ile/ve/=/||/<> DOĞRU[Tr.]


- DÜZ[Ar.] ile DÛZ[Ar.]

( Yatay durumda olan. Eğik ve dik olmayan. | Eğri ya da kıvrımlı olmayan. İLE Dikici, diken. [ÇUVALDIZ < CÜVÂL-DÛZ: Çuval dikmeye özgü iğne.] )


- DÜZ ile DÜZ ALAN ile DÜZ KABLO ile DÜZ ŞAKA ile DÜZ BURUN ile DÜZ BURUNLU ile PATLAK LASTİK ile DÜZTABANLIK ile DÜZ KAFALI ile DÜZLEŞTİRMEK ile DAHA DÜZ ile KENDİNİ ÖVMEK ile POHPOHLAMA ile UÇAK GEMİSİ

( FLAT vs. FLAT AREA vs. FLAT CABLE vs. FLAT JOKE vs. FLAT NOSE vs. FLAT NOSED vs. FLAT TIRE vs. FLATFOOT vs. FLATHEAD vs. FLATTEN vs. FLATTER vs. FLATTER ONESELF vs. FLATTERY vs. FLATTOP )

( لوس ile تخت ile صاف ile پنچر ile مسطح ile زمينمسطح ile کابل پهن ile شوخي خنک ile دماغ پهن ile پنچري ile عزم ثابت ile ماهي سرپهن ile مسطح کردن ile بيمزه کردن ile تملق گفتن ile زبان بازي کردن ile چاخان کردن ile تملق کردن ile چاپلوسي کردن ile مداهنه کردن ile دل خوش کردن ile تملق ile شيره مالي ile خايه مالي ile سرپخ )

( LOS ile TAKHT ile SAF ile PENCHAR ile MOSATH ile ZAMYNAMSATH ile KABEL PPEHN ile SHOOKHY KHANK ile DAMAGH PPEHN ile پنچري ile AZM SABAT ile MAHY SARAPPEHN ile MOSATH KARDAN ile BEYMAZEH KARDAN ile TAMALGH GOFTAN ile ZABAN BAZY KARDAN ile CHAKHAN KARDAN ile TAMALGH KARDAN ile CHAPLOSY KARDAN ile MADANPANNEH KARDAN ile DEL KHOSH KARDAN ile TAMALGH ile SHYRAH MALY ile KHAYYEH MALY ile سرپخ )


- DÜZ </=/> TERS

( ANAKİKLİK )

( PALINDROME )


- DÜZCE ile DÜZCELİ/LİK


- DÜZEÇ ile DÜZEÇLEME


- DÜZELMEK ile DOĞRULMAK

( TO GET BETTER vs. TO BECOME ERECT )


- DÜZELMEK ile DÜZELTMEK ile DÜZELTİLMEK ile DÜZELEBİLMEK ile DÜZELTTİRMEK ile DÜZELTEBİLMEK


- DÜZELSİN/DÜZELTİN/DÜZELTELİM ile/ve/değil/yerine DÜZELTİYORUM(DEĞİŞİME ŞİMDİ/ŞU AN BAŞLIYORUM!)


- Düzelterek KONUŞ!!!


- DÜZELTİLEBİLMEK ile DÜZELTİ ile DÜZELTİM ile DÜZELTİŞ ile DÜZELTİCİ/LİK ile DÜZELTİCİ JİMNASTİK


- DÜZELTME ile/ve/değil BİLGİLENDİRME

( [not] CORRECTION vs./and/but TO INFORM )


- DÜZELTME ile/ve/değil/yerine/||/<>/< CESÂRET VERME


- DÜZELTME ile DÜZELTİLEBİLİR

( CORRIGENDUM vs. CORRIGIBLE )

( اصلاحيه ile قابل تصحيح )

( ESLAHYYEH ile GHABEL TASHYHE )


- DÜZELTME ile DÜZELTMEN ile DÜZELTMECİ/LİK ile DÜZELTME İŞARETİ


- DÜZELTME ile/ve/değil/<>/> GELİŞTİRME


- DÜZELTME ile (")ÜTÜLEME(")


- DÜZELTME ile (YENİDEN) DÜZENLEME

( TO MAKE BETTER vs. (RE) ARRANGEMENT )


- DÜZELTME ile/değil/yerine ZENGİNLEŞTİRME


- DÜZELTME/HAVALE İŞARETLERİNDE:
S ile/ve/||/<> H

( MÜKERRER: Altı çizilerek gösterilir. )


- Düzeltmek için KONUŞ!!!


- DÜZELTMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AYARLAMAK


- DÜZELTMEK ile DOĞRULTMAK

( TO MAKE BETTER vs. TO CORRECT )


- DÜZELTMEK ile TOPARLAMAK

( TO SMOOTH; TO CORRECT vs. TO PACK/TIDY UP; SUMMARIZE )


- Düzeltmeye çalışmadan DİNLE!!!


- DÜZEM ile DÜZEME


- DÜZEMEK ile DÜZ ile DÜZE ile DÜZİÇİ ile DÜZ FLÜT ile DÜZ PAÇA ile DÜZ RAKI ile DÜZ ÜNLÜ ile DÜZ BASKI ile DÜZ HEKİM/LİK ile DÜZ PAÇALI ile DÜZ TÜMLEÇ ile DÜZ BASKICI/LIK ile DÜZ KANATLILAR


- DÜZEN

( REGULARITY )


- DÜZEN BİYOLOJİSİ ile BİYOKİMYA

( Karmaşık biyolojik düzenlerin bütünsel bir biçimde incelenmesine odaklanan bir bilim dalı. İLE Canlılardaki kimyasal tepkimeleri inceleyen bir bilim dalı. Bu iki dalın kesiştiği noktada, gözesel ve moleküler düzeydeki etkileşimler ve metabolik yollar incelenmekte. )


- DÜZEN "BU/(B)ÖYLE" ile/ve/değil/yerine/<> ÇOĞUNLUK "(B)ÖYLE" OLDUĞUNDAN DOLAYI

( Çoğunluğun sürdürdüğü/uyduğu olgu/durum/tutum, düzenin öyle olduğu ya da olması gerektiği anlamına gelmez/getirilmemelidir! )


- DÜZEN KURMAK ile STANDARTLARI OTURTMAK


- DÜZEN KURUCU ile "DÜZEN KORUYUCU" ile "DÜZENİN PARÇASI"


- DÜZEN-TAKAN (SAĞLAMAK)


- DÜZEN ve SIRADÜZEN/HİYERARŞİ ile/ve/||/<>/> DEĞİŞİM ve EŞİTLİK

( Modern öncesindeki öncelikler. İLE/VE/||/<>/> Modern dönemdeki öncelikler. )


- DÜZEN ile/ve/||/<> BAĞLAM


- DÜZEN ile/ve/||/<>/> BUNALIM ile/ve/||/<>/> DÜZELTME

( NİZAM ile/ve/||/<>/> BUHRAN ile/ve/||/<>/> ISLAHAT )

( SYSTEM vs./and/||/<>/> CRISIS vs./and/||/<>/> REFORM )


- DÜZEN ile/ve DENGE ile/ve UYUM

( Düzenli bir hayat yaşayın ama onu kendi içinde bir amaç haline getirmeyin. )

( SETTING/ORDER/REGULARITY vs. BALANCE
Live an orderly life, but don't make it a goal by itself. )


- DÜZEN ile/ve DİSİPLİN

( Disiplin için "Sevgiyle Disiplin-Fitzhugh Dodson-Kuraldışı Yay." kitabından yararlanmanızı salık veririz. )

( REGULARITY vs./and DISCIPLINE )


- DÜZEN ile DİZGE