| ME... |

- METHYLCYCLOHEXANONE[İng.] ile/değil/yerine/= METİLSİKLOHEKSANON

- METHYLZYKLOHEXANOL, HEPTALIN[Alm.] ile/değil/yerine/= METİLSİKLOHEKZANOL

- METHYLZYKLOHHEXANON[Alm.] ile/değil/yerine/= METİLSİKLOHEKZANON

- METHINE GROUP[İng.] / METHIN GRUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= METİN GRUBU

- METHINE[İng.] ile/değil/yerine/= METİN

- ÖRÜT/DOKU/METİN[Ar.]/TEXT[İng.] ile/ve/||/<>/> METÎN ile/ve/||/<>/> Metin

( Bir yazıyı, biçim, anlatım ve noktalama özellikleriyle oluşturan sözcüklerin tümü. | Basılı ya da el yazması parça. İLE/VE/||/<>/> Acılar karşısında, dayanma gücünü yitirmeyen, sağlam, dayanaklı, değerli, kavî. İLE/VE/||/<>/> Kişi adı. )

- METİN ile/ve METNİN KUTSALLAŞ(TIRIL)MASI

- METÎN/E[Ar. < METÂNET] ile METN[Ar. < MÜTÛN]

( Sağlam, dayanaklı, metânetli. İLE Bir yazıyı, biçim ve noktalama özellikleriyle birlikte oluşturan sözcüklerin tümü. )

- METİN/LİK ile METİNSEL ile METİNLER ARASILIK

- METHIONIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= METİONİK ASİT


- METHIDE[İng.] ile/değil/yerine/= METİT

- METHOXY GROUP[İng.] / GROUPE DE MÉTHOXY[Fr.] / METHOXY GRUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= METOKSİ GRUBU

- METHOMYL[İng.] ile/değil/yerine/= METOMİL

- METOT ile METOTLU/LUK ile METOTSUZ/LUK

- METRAJ ile METRAJLI

- METRAJ[Fr.] ile METRİK[Fr. < Yun.]

( Bir nesnenin, metre olarak uzunluğu. İLE Metre ya da metreyi temel alan ölçülerle ilgili. )

- METER BRIDGE[İng.] / PONT DE MESURE[Fr.] / METERBRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= METRE KÖPRÜSÜ

- METER[İng.] / MÉTRE[Fr.] / METER[Alm.] ile/değil/yerine/= METRE

- METRE[Fr.] ile/ve/||/<>/> MEZURA[İt.]/MEZÜR[Fr.]

( Yer meridyen çemberinin kırk milyonda biri olarak kabul edilen, 100 cm'lik temel uzunluk ölçüsü birimi. | Genellikle desimetre, santimetre, milimetrelere bölünmüş ölçü aracı. İLE/VE/||/<>/> Terzilikte, ölçü almakta kullanılan, genellikle 1.5 m. uzunluğunda şerit metre. )

- METRE/LİK ile METRES/LİK ile METRELERCE ile METRE SİSTEMİ


- METRIC SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= METRİK DİZGE

- SYSTÈME MÉTRIQUE[Fr.] / METRISCHES SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= METRİK SİSTEM

- METRİK ile METRİK SİSTEM

- METR-/METRO-/METRY-/-METRY ile/||/<> METRA-/-METRİUM-/-METER-

( Rahim, rahim ya da bölümleri ile ilgili. | Ölçüm, ölçme sanatı, işlemler. İLE/||/<> Rahimle ilgili. )

- METRON ile METRONOM[Fr. < Yun. METRON: Ölçü. NOMOS: Yasa.]

( Ölçü. | Sıvı ölçer. İLE Bir müzik parçasının, hangi hızla çalınması gerektiğini gösteren aygıt. )

- METRUK ile METRUKE

- MEV[İng.] / MEV[Fr.] / MEV[Alm.] ile/değil/yerine/= MEV

- MEVÂHÎB[Ar. < MEVHÛB < VEHB] ile MEVÂHİB[Ar. < MEVHİBE]

( Verilmişler, hibe olunmuşlar, ihsân edilmişler. İLE Bahşişler, ihsanlar. )

- MEVÂİD[Ar. < MÂİDE] ile MEVÂİD[Ar. < MEV'İD] ile MEVÂİD[Ar. < MEV'ÛD/MÎÂD]

( Sofralar. İLE Söz verilen yerler, söz vermeler, vaidler. İLE Va'd olunmuş şeyler. | Belirli, muayyen şeyler. | Belirli zamanlar. )

- MEVÂKIT[Ar. < MEVKIT] ile MEVÂKİT[Ar. < MÎKAT]

( Önceden belirtilmiş zamanlar. İLE Bir iş için belirlenen vakitler. | Hacıların, ehrâma büründükleri yerler. )

- MEVÂLÎ[Ar. < MEVLÂ] ile MEVÂNİ'[Ar. < MÂNİ'/MÂNİA]

( Mevleviyet payesine ulaşmış olan âlimler. | Köleler. İLE Engeller, mânîler. )

- MEVÂLİD[Ar. < MEVLİD] ile MEVÂLÎD[Ar. < MEVLÛD]

( Doğulan yerler, mevlitler. İLE Yeni doğmuş bebekler. | Mevcutlar. )

- MEVÂNÎ-İ HİSSİYE[Ar.] ile MEVÂNÎ-İ ŞER'İYE[Ar.]

( [eskiden] Küçüklük ya da zararlı hastalık gibi nedenler ile eşlerin birlikte olmalarına engel olan durumlar. İLE [eskiden] Kadın ile kocadan birinin, hac için ihrâma girmesi, oruçlu olması, namazda bulunması ve kadının âdet/hayz ve nifâs durumunda olması gibi durumlar.[Eşlerin birlikte olmasına engeldir.] )

- MEVÂSIK[Ar. < MEVSİK, MÎSÂK] ile/= MEVÂSÎK[Ar. < MÎSÂK, MEVSÛK]

( Yeminler, sözleşmeler. İLE/= Yeminler, sözleşmeler, mevâsık. )

- MEVÂTÎ[Ar. < MEVTÎ] ile MEVÂTÎ[Ar.]

( Ayak basılan yerler. İLE Cansız şeye özgü, cansızlarla ilgili. | İşlenmemiş toprağa özgü. )

- MEVDUAT ile MEVDUAT DEFTERİ

- MEVDUAT ile PARA YATIRMAK ile YATIRILDI ile BİRİKTİRME ile MEVDUAT SAHİBİ ile EMANETÇİ

- MEVHÛM[Ar. < VEHM] ile MEVHÛN[Ar.]

( Aslı yokken, zihinde kurulmuş olan, kuruntuya dayanan, vehm olunmuş. İLE Arık, zayıf kişi. )

- MEVHUM-U MUHÂLİF değil MEFHUM-U MUHÂLİF

- MEVKİ ile/ve MEVZİ


- MEVKUT ile MEVKUTE

- MEVLÂ ile Mevlâ

( İye, sahip. İLE Tanrı. )

- MEVLÂNÂ[Ar.] ile Mevlânâ Muhammed Celâl-üd-dîn-i Rûmî[Ar.]

( "Efendimiz" anlamınadır. | Bazı ilim bireylerinin ve şeyhlerinin takma adı. | "Hazret" anlamına kullanılan bir hitap. İLE ... )

- MEVLANEKAPI değil MEVLÂNÂKAPI (KIRMIZILAR KAPISI, YENİKAPI)

- MEVLEVİ/LİK ile MEVLEVİ PİLAVI

- MEVLEVÎ/MEVLEVİYE[Ar.] ile MEVLEVİYE/T[Ar.]

( Mevlâya mensup. | Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî'nin tarikati, yolu ve bu tarikatten olan kişi. İLE Mevlevîlik. | Mollalık. | Müderrislikten sonraki ilmiye pâyesi. )

- MEVLİD[Ar. < VELÂDET | çoğ. MEVÂLİD] ile MEVLÛD[Ar. < ELÂDET | çoğ. MEVÂLİD]

( Kişinin doğduğu yer. | Doğma, dünyaya gelme. | Doğulan zaman. | Hz. Muhammed'in doğumunu anlatan manzum eser.[en yaygın olanı, Süleyman Çelebi'nin yazdığı kitaptır.] İLE Yeni doğmuş bebek. | [galat] Mevlid. )

- MEVLİD[Ar. < VELÂDET | çoğ. MEVÂLİD] ile MEVRİD[Ar. < VÜRÛD | çoğ. MEVÂRİD]

( Kişinin doğduğu yer. | Doğma, dünyaya gelme. | Doğulan zaman. | Hz. Muhammed'in doğumunu anlatan manzum eser.[en yaygın olanı, Süleyman Çelebi'nin yazdığı kitaptır.] İLE Varılacak yer/yol. )

- MEVLİT ile MEVLİT ALAYI ile MEVLİT ŞEKERİ ile MEVLİT KANDİLİ

- MEVSİM/LİK ile MEVSİMSEL ile MEVSİMSİZ ile MEVSİMLİK İŞÇİ/LİK ile MEVSİMLİ MEVSİMSİZ


- MEVT ile MEVTA

- MEVTÂ[Ar. < MEYT, MEYYİT]["MEFTA" değil!] ile MEVTÂ'[Ar.]

( Ölüler, ölmüşler. İLE Ayağın bastığı yer. )

- MEVT-İ EBYED ile/ve MEVT-İ AHMER ile/ve MEVT-İ AHTER ile/ve MEVT-İ ESVED

( BEYAZ ÖLÜM ile/ve KIRMIZI ÖLÜM ile/ve YEŞİL ÖLÜM ile/ve SİYAH ÖLÜM )
( Yeme-içmeyi tutmak/kesmek. İLE/VE Şehveti tutmak/kesmek. İLE/VE Dış görünüşe önem vermemek. [hem başkalarının, hem de kendinin] İLE/VE Halkın arasına karışmak. [TERK-İ TERK] )

- MEVTÎ[Ar. çoğ. MEVÂTÎ] ile MEVKÎ

( Ayak basılan yerler. )

- MEVT-İ TABİÎ ile/ve MEVT-İ İRÂDÎ

( ... İLE/VE Ölmeden önce "ölmek". )
( Dirimsel/biyolojik. İLE/VE Anlamsal/manevi. )

- MEVZİ'[Ar. < VAZ | çoğ. MEVÂZİ'] ile MEVZİÎ[Ar.]

( Bir şey konulacak yer. İLE Bir yere özgü, bir yerde olan, sınırı dar, yayılmamış, mahallî. )

- MEVZİLENMEK ile MEVZİLENDİRMEK ile MEVZİ ile MEVZİİ

- MEVZÛ'[Ar. < VAZ] ile MEVZÛ'[Ar.]

( Konulmuş, vaz olunmuş. | İşlemekte olan, geçer olan. | Doğru olmayan, uydurma, sonradan düzme. İLE Konu. )

- MEVZU ile MEVZUN ile MEVZULU ile MEVZUSUZ

- MEVZÛA[Ar. < VAZ] ile MEVZÛA[Ar.]

( Mevzû'nun müennesi. İLE [felsefe] Konut, postula. [İng./Fr. POSTULAT] )

- MEXICAN :/yerine MEKSİKALI

- MEY'[Ar.] ile MEY[Ar.] ile MEY[Ar.]

( Eriyip akma. İLE Doğu Anadolu'da kullanılan bir tür küçük zurna. İLE Şarap, içki. )

- MEY'A[Ar.] ile MEY'A/T[Ar.]

( [bitkibilim] Karagünlük. İLE Bir şeyin, tazelik zamanı. | Yere dökülen nesnenin akıp gitmesi. )

- MEYÂMİN[Ar. < MEYMENET] ile MEYÂMÎN[Ar. < MEYMÛN]

( Bereketler, uğurlar, mutluluklar. İLE Bereketliler, uğurlular, kutlular. )

- MEYAN KÖKÜ ile MERCAN KÖŞKÜ

- MEYAN ile MEYAN/MEYANKÖKÜ ile MEYAN[Fars. < MIYAN/MİYAN]

( Şarkıların üçüncü dizesi. İLE Fasulyegillerden, tatlı olan toprakaltı bölümleri tıpta kullanılan, çok yıllık, otsu bir bitki. İLE Ara, orta. )

- MEYAN ile MEYANE ile MEYANCI/LIK ile MEYAN BALI ile MEYAN KÖKÜ

- MEYÂSİR[Ar. < MEYSERE] ile MEYÂSÎR[Ar. < MEYSÛR/E < YÜSR | çoğ. MEYSÛRÂT] ile MEYÂZİR/MEÂZİR[Ar. < Mİ'ZER]

( Zenginlikler. | Sol kanatlar/cenahlar. Ordunun sol kanadı. İLE Kolaylanmış, kolaylatılmış, kolay. İLE Güzel eserler, nişanlar, izler. )

- MEYDAN VERMEMEK ile/ve MEYDAN BIRAKMAMAK

- MEYDÂN[Ar.] ile MEY-DÂN[Ar.]

( Geniş, açık, düz yer/alan. | Yarışma/karşılaşma yeri. | Ortaklık. | Âyin yeri. | Fırsat, olanak. İLE Şarap kabı. )

- MEYDAN/LIK ile MEYDANİ ile MEYDANCI/LIK ile MEYDAN SAZI ile MEYDAN SAATİ ile MEYDAN DAYAĞI ile MEYDAN SAVAŞI ile MEYDAN KORKUSU ile MEYDAN MUHAREBESİ

- MEYHÂNE[Fars.] ile MEYANE[Fars.]

( İçki içilen lokanta. | Kabare. | Dergâh. | Mürşidin bulunduğu tekke ya da mürşidin gönlü. İLE Çorba gibi yiyeceklere tad kazandırmak için un ve yağla yapılan sos. )

- MEYHANE ile MEYHANECİ/LİK ile MEYHANELİ ile MEYHANESİZ ile MEYHANECİ OTU ile MEYHANE PİLAVI ile MEYHANE TAVUĞU

- MEYİL ile MEYİLLİ/LİK ile MEYİLSİZ/LİK

- MEYL[Ar.] ile/ve/||/<>/> MERAK[Ar.]

- MEYL[Ar.] ile MEYD[Ar.]

- MEYL[Ar.] ile MEYEL[Ar.]

- MEYL ile MEYL-İ ZÂTÎ

( ... İLE Anlamın, nesne olarak ortaya çıkmak istemesi. )

- MEYLETMEK ile MEYLETTİRMEK

- MEYMENE[Ar.] ile MEYMENET[Ar. < YÜMN | çoğ. MEYÂMİN][>< NÜHÛSET]

( Ordunun sol kanadı/cenahı. İLE Bereket, mutluluk/saadet, uğurluluk. )

- MEYMENET ile MEYMENETLİ/LİK ile MEYMENETSİZ/LİK ile MEYMENETSİZCE

- MEYVA değil MEYVE[Fars. < MÎVE]

- MEYVE SUYU ile MEYVE SUYU SIKACAĞI ile MEYVE SIKACAĞI

- MEYVE ile MEYVE SUYU ile MEYVECİ ile VERİMLİ ile MEYVE VERME ile SONUÇSUZ

- MEYVELENMEK ile MEYVELENDİRMEK ile MEYVE/LİK ile MEYVECİ/LİK ile MEYVELİ ile MEYVESİZ/LİK ile MEYVE İÇİ ile MEYVE DIŞI ile MEYVE SUYU ile MEYVE AĞACI ile MEYVE EZMESİ ile MEYVE KABUĞU ile MEYVE ORTASI ile MEYVE REÇELİ ile MEYVE SİNEĞİ ile MEYVE YAPRAK ile MEYVE ŞEKERİ ile MEYVE BAHÇESİ ile MEYVE SİNEĞİGİLLER

- MEYVENİN OLGUNLAŞMA DEVRESİ = MEVSİM-İ NAZC-İ SEMERE = PÉRIODE DE MATURATION

- MEZÂBİL[Ar. < MEZBELE] ile MEZÂBİR[Ar. < MEZBER]

( Süprüntülükler, süprüntü dökülen yerler. İLE Kamışlar, kalemler. )

- MEZÂHİR[Ar. < MİZHER] ile MEZÂHİR/MAZÂHİR[Ar. < MAZHAR]

( Utlar. | Çiçekli yerler. İLE Bir şeyin göründüğü, çıktığı yerler. Nâil olmalar, onurlanmalar/şereflenmeler. )

- MEZÂİK[Ar. < ZÎK] ile MEZÂK[Ar. < ZEVK]

( Sıkıntılı, dar yerler. İLE Zevk alma, tad duyma, tadma. | Zevk, lezzet. | Tad duyulan yer, damak. )

- MEZÂMÎR[Ar. < MIZMAR] ile MEZÂMÎR[Ar. < MİZMÂR, MEZMÛR]

( Koşu meydanları. İLE Düdükler. | Kavalla söylenilen ilâhî. | Zebûr'un sûreleri. )

- MEZÂR[Ar. < ZİYÂRET | çoğ. MEZÂRÂT] ile MEZÂRR/MAZARR[Ar. < MAZARRAT]

( Ziyaret yeri. | Ölünün gömüldüğü yer, kabir, sin. İLE Zararlar, ziyanlar. )

- MEZAR ile KEFEN ile MEZAR TAŞI ile MEZARLIK ile YER ÇEKİMİ

- MEZARDAN ÇIKARMA ile MEZARDAN ÇIKARMAK

- MEZÂRÎ'[Ar. < MEZRAA] ile MEZÂRÎ[Ar. < MEZRÛ]

( Ziraat olunacak yerler, tarlalar. İLE Ziraat olunmuş, çifte sürülüp tohum atılmış yerler. )

- MEZAR/LIK ile/ve/değil/||/<>/< MEZAR

- MEZAR/LIK ile MEZARCI/LIK ile MEZAR TAŞI ile MEZAR KAÇKINI ile MEZAR SOYGUNCUSU ile MEZAR SOYGUNCULUĞU

- MEZAT ile MEZATÇI/LIK ile MEZAT MALI

- MEZBAHA ile/ve/değil/||/<>/< MEZBELE/LİK[Ar. < ZİBL | çoğ. MEZÂTİL]

( Ne yazık ki hayvanların kesildiği yer. İLE/VE/||/<>/< Süprüntülük, süprüntü dökülen yer. | Aşağılık, kötü durum. )

- MEZBÛL[Ar. < MEZRAA] ile MEZBÛR/E[Ar. < MEZRÛ]

( Zayıf, arık. İLE Adı geçen, yukarıda söylenilmiş olan. )

- MEZELENMEK ile MEZE/LİK ile MEZECİ/LİK


- MEZGİT/HEDGEHOG/TAVUKBALIĞI ile MERİANOS[İt.]

( Mezgitgillerden, Avrupa ve Türkiye denizlerinde yaşayan, uzun gövdeli, büyük ağızlı bir balık. İLE Bir tür mezgit balığı. )

- MEZHEP ile MEZHEPÇİ/LİK

- MEZÎD ile/||/<> MEZÎD ALEYH

( Artırılan İLE/||/<> Artan. )

- MESIC ATOM[İng.] / ATOME MESIC[Fr.] ile/değil/yerine/= MEZİK ATOM

- MESIC MOLECULE[İng.] ile/değil/yerine/= MEZİK MOLEKÜL

- MEZİYET ile MEZİYETLİ/LİK ile MEZİYETSİZ/LİK

- MEZOKARP = ŞAHM-I SEMERE = MÉSOCARPE

- MESOMORPHISM[İng.] ile/değil/yerine/= MEZOMORFİZM

- MESON RESONANCE[İng.] / RÉSONANCE MÉSONIQUE[Fr.] / MESONENRESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= MEZON REZONANSI

- MESON CAPTURE[İng.] / MESONEINFANG[Alm.] ile/değil/yerine/= MEZON YAKALANMASI


- MESON[İng.] / MESON[Fr.] / MESON[Alm.] ile/değil/yerine/= MEZON

- MESONENATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= MEZONİK ATOM

- MOLÉCULE MÉSONIQUE[Fr.] / MESONENMOLEKÜL[Alm.] ile/değil/yerine/= MEZONİK MOLEKÜL

- MESONIC X-RAY[İng.] / MESOISCHER RÖNTGENSTRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= MEZONİK X-IŞINI

- MESOSPHERE[İng.] / MÉSOSPHÈRE[Fr.] / MESOSPHÄRE[Alm.] ile/değil/yerine/= MEZOSFER

- MEZRAA[Ar.] ile/<> MEZRU[Ar.]

( Ekenek. Ekilen yer. İLE/<> Ekilmiş, ekili. )

- MEZRÛ'[Ar. < ZER | çoğ. MEZÂRİ'] ile MEZRÛ'[Ar. çoğ. MEZRÛÂT]

( Ziraat olunmuş, ekilmiş, çift sürülüp tohum atılmış. İLE Arşınla ölçülmüş olan. )

- MEZUN OLDUĞUMUZ ile/ve/değil/||/<> MEZUN ETTİĞİMİZ