| ME... |

- MERC[Ar. çoğ. MÜRÛC] ile MERC[Ar.]

( Çayır, çayırlık. İLE Herc ile birlikte kullanılır. [HERC Ü MERC: Karmakarışık, alt-üst.] )

- MERCAN AĞA CAMİSİ ile MERCAN AĞA MESCİDİ

( Bayezıd'ta, Mercan Yokuşu'ndadır. İLE Kapalı Çarşı'da, Tığcılar Sokağı'ndadır. )

- MERCAN ile MERCAN ADASI ile MERCAN RENGİ ile MERCANLAR

- MERCAN ile MERCANCI ile MERCANLI ile MERCANLAR ile MERCAN OTU ile MERCAN ADASI ile MERCAN BALIĞI ile MERCAN RESİFİ ile MERCAN TESPİH ile MERCAN YEŞİLİ ile MERCAN YILANI ile MERCAN TEKNESİ ile MERCAN TERLİĞİ

- MERCEK ile MERCEKLİ

- MERCHANT and/||/<>/> MERCHANT AUXILIARIES

( Tâcir. VE/||/<>/> Tâcir yardımcıları. )

- MERCİMEK ile MERCİ ile MERCİMEK KEMİĞİ ile MERCİMEK PİLAVI ile MERCİMEK KÖFTESİ ile MERCİMEK ÇORBASI

- MERCÛ/V[Ar. < RECÂ] ile MERCÛH/A[Ar. < RÜCHÂN]

( Ümit edilen. | Rica olunan. İLE Başka bir şeyin kendine üstün tutulduğu şey. | Düşmanından önce iddiasını kanıta yetkisi olmayan. )

- MERCÛL[Ar.] ile MERCÛL-ÜL-BATN[Ar.]

( Ayakları yerinde olan, kanatları karnında ya da başında bulunan hayvan. İLE Karından ayaklı/lar. )

- MERDÂNE[Ar.] ile MERDÂN/E[Fars.]

( Türlü işlerde kullanılan, silindir biçiminde araç. | Oklava. İLE Erkeğe yakışır biçimde, mert/çe, yiğit/çe. )

- MERDANELEMEK ile MERDANE

- MERDEK ile MERTEK

( Domuz yavrusu. İLE Yapıda kullanılan, dört köşe ya da yuvarlak, kalınca sırık. )

- MERDİVEN ile MERDİVENCİ/LİK ile MERDİVENLİ ile MERDİVEN ALTI ile MERDİVEN BOŞLUĞU ile MERDİVEN KORKULUĞU ile MERDİVEN SAHANLIĞI ile MERDİVEN ALTI ÜRETİM

- MERDÛD[Ar.] ile FÂSİD[Ar.] ile MENHÎYYUN 'ANH[Ar.]

- MERG[Fars.] ile MERG[Fars.]

( Çayır, çimen. | Sebze. İLE Ölüm. )

- MERG-A-MERGÎ[Fars.] ile MERG-İ-ŞÂDÎ[Fars.]

( Genel ölüm, hastalıktan dolayı ölüm. İLE Sevinç ölümü. )

- MERHABALAŞMAK ile MERHABA

- MERHALE ile/ve MERÂSİM

- MERHALE ile MERTEBE

- MERHAMET ile MERHAMETLİ/LİK ile MERHAMETSİZ/LİK ile MERHAMETSİZCE


- MERHEMLEMEK ile MERHEM

- MERHUM ile MERHUME

- MERÎ[Ar.] ile MER'Î[Ar. < RİÂYET] ile MER'Î[Ar. < RÜ'YET] ile Merîh/MİRRÎH[Ar.]

( Mide ile gırtlak[bül'ûm] arasında bulunan yemek borusu. İLE Saygı gösterilen, riâyet edilen. | Gözetilen, yürürlükte olan. İLE Gözle görülen. İLE Dünyadan sonra güneşe en yakın olan gezegen. )

- MERİ ile MERİH ile MERİÇ

- MERİDYEN ile MERİDYEN DÜZLEMİ ile MERİDYEN ÇEMBERİ

- MERİNOS ile MERİNOS KOYUNU

- MER'İYÂT[Ar. < MER'Î] ile MER'İYET[Ar.]

( Gözle görülen şeyler. İLE Hükmü yürürlükte olma. | Gözle görülür olma. )

- MERKAB/E, MARKAB[Ar. çoğ. MERÂKIB] ile MERKEB[Ar. < RÜKÛB | çoğ. MERÂKİB]

( Gözetleme, gözleme yeri/kulesi. | Gökyüzünün kuzey yarım küresinde Feres-i Ekber[Pegasus] burcunun büyük dörtgeninin büyük kenarının sağ köşesinde bulunan yıldız. [Lat. BETA PEGASUS] İLE Vapur, gemi, kayık gibi şeyler. | Eşek. )

- MERKEP ile MERKEPÇİ/LİK

- MERKEZ (OLMAK) ile MERKEZDE (OLMAK)


- MERKEZCİL KUVVET ile/||/<> MERKEZKAÇ KUVVETİ

( Merkezcil gerçek kuvvet merkeze doğru, merkezkaç sahte kuvvet dışa doğru )
( Formül: F_c = mv²/r (merkezcil) İLE F_cf = -mv²/r (merkezkaç) )

- MERKEZCİL KUVVET ile/||/<> MERKEZKAÇ KUVVETİ (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Merkezcil merkeze doğru gerçek, merkezkaç dışa doğru görünürdür )
( Formül: Fc=mv²/r )

- MERKEZCİL ile MERKEZÎ

( Merkeze doğru yaklaşan. İLE Merkezde olan, merkezi oluşturan. )

- MERKEZÎ[Osm.] / CENTRIPETAL[İng.] / CENTRIPÈTE[Fr.] / ZENTRIPETAL[Alm.] ile/değil/yerine/= MERKEZCİL

- MERKEZİ OLMAYAN ile ADEMİ MERKEZİYETÇİLİK ile MERKEZİ OLMAYAN HALE GETİRMEK

- MERKEZİ ile/||/<> MERKEZÎ[Ar.]

- MERKEZİN:
KAYMASI
ile/değil YER DEĞİŞTİRMESİ

- MERKEZİYET ile MERKEZİYETÇİ/LİK

- MERKEZKAÇ ile MERKEZKAÇLAMA ile MERKEZKAÇ KUVVET

- MERKEZLEMEK ile MERKEZLENMEK ile MERKEZLEŞMEK ile MERKEZİLEŞMEK ile MERKEZLEŞTİRMEK ile MERKEZİLEŞTİRMEK ile MERKEZ ile MERKEZİ/LİK ile MERKEZCE ile MERKEZCİ/LİK ile MERKEZ ÜS ile MERKEZ AÇI ile MERKEZ PARTİ ile MERKEZİ ÜLKE ile MERKEZİ İDARE ile MERKEZİ YIKAMA ile MERKEZİ ISITMA ile MERKEZİ YÖNETİM


- MERKEZLİ ile MERKEZKAÇ ile MERKEZCİL ile MERKEZCİL

- MERMER KONAK ile MERMER KÖŞK

( Kadıköy'de, Moda Caddesi'ndedir. İLE Beylerbeyi Sarayı'nın arka bahçesindedir. )
( Bahriye Nâzırı Mahmud Muhtar Paşa'ya aitti. [Mahmud Muhtar Paşa Köşkü adıyla da bilinir. Kadıköy Kız Lisesi olarak kullanılmaktadır.] İLE ... )

- MER-/-MERE/-MERİC ile/||/<> MER-/MERO- ile/||/<> GRAN-

( Bölüm, parça. İLE/||/<> Kalça. İLE/||/<> Parça. )

- MERMERLEŞMEK ile MERMERLEŞTİRMEK ile MERMER/LİK ile MERMERCİ/LİK ile MERMERLİ ile MERMER KİRECİ

- MERMİ ile MERMİ ÇEKİRDEĞİ

- MERSİN ile MERSİNLİ/LİK ile MERSİN AĞACI ile MERSİN BALIĞI ile MERSİN MORİNASI ile MERSİN BALIKLARI ile MERSİN BALIĞIGİLLER

- MERSİNBALIĞI ile MERSİNMORİNASI

( Mersinbalığıgillerden, ılık denizlerde, göllerde yaşayan, tatlı sularda yumurtlayan bir balık. İLE Mersinbalığıgillerden, Karadeniz, Hazar Denizi ve bu denizlere açılan ırmaklarda yaşayan bir balık. )

- MERT/MERD[Fars.] ile ÖZÜ, SÖZÜ DOĞRU, YİĞİT

- MERT/LİK ile MERTÇE

- MERV ve/<> MERAGA ve/<> TEBRÎZ


- MERYEMANA ASMASI ile MERYEMANA DİKENİ

- MERZİFONLU KARA MUSTAFA PAŞA ÇEŞMESİ ile MERZİFONLU KARA MUSTAFA PAŞA SEBİLİ

( Zeytinburnu, Kazlıçeşme'de, Kara Mustafa Paşa Mescidi yanındadır. İLE Bayezıd'ta, Çarşıkapı semtinde, Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Camisi yanındadır. )

- MESA TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR MESA[Fr.] / MESATRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= MESA TRANSİSTÖRÜ

- MESÂ'[Ar.] ile MESÂ'[Ar.]

( Akşam. İLE Kuyumcu eşyası. )

- MEŞÂ'[Ar.] ile MEŞÂ'[Ar.]

( Açıklanan, duyulan. | Bölünmeyip karışık ve ortak olan. İLE İshal yaptırıcı ilâç. )

- MESA" değil MESELA

- MESAA/MESA değil MESELA

- MESAFE KOYMAK ile/ve/<> MESAFE YARATMAK

- MESAFE KOYMAK ile MESAFE/Yİ KORUMAK

- MESAFE ile MESAFE


- MESAFE/LİK ile MESAFELİ/LİK

- MESAFEYİ:
"ARTIRMAK"
değil AÇMAK

- MESÂHA-İ MUHÎTİYYE ile/ve MESÂHA-İ SATHİYYE

( Taban çevresi. İLE Bir yerin, toprağın yüzünün ölçümü, yüzölçümü. )

- MEŞÂHİR[Ar. < MEŞHER] ile MEŞÂHÎR[Ar. < MEŞHÛR]

( Sergiler, sergilenecek, teşhir olunacak yerler. İLE Ünlü kişiler. )

- MESAİ ile MESAİL ile MESAİ SAATİ

- MESÂİB[Ar. < MUS'AB] ile MESÂİB[Ar. < MUSÎBET]

( Zor işler. İLE Felâketler. | Uğursuzlar. )

- MEŞÂİL[Ar. < MEŞ'AL/E] ile MEŞÂİR[Ar. < MEŞ'AR]

( Meş'aleler. İLE Hacı olmadan önce durulması gereken önemli yerler. | Duyular, hasseler. )

- MESÂİL[Ar. < MES'ELE] ile MESÂİR[Ar. < MİS'AR]

( Meseleler. İLE Ateş küsküleri, ateş karıştırmaya yarayan demirler. )

- MEŞÂİM[Ar. < MEŞÎME] ile MEŞÂÎM[Ar. < MEŞ'ÛM]

( Dölyatakları, sonlar. İLE Uğursuzlar. )

- MESAJLAŞMAK ile MESAJ


- MESÂKİN[Ar. < MESKEN] ile MESÂKÎN[Ar. < MİSKÎN]

( Oturulacak yerler, meskenler. İLE Fazlasıyla fakir olanlar. | Miskinler, uyuşuklar. )

- MEŞAKKAT ile MEŞAKKATLİ ile MEŞAKKATSİZ/LİK

- MEŞALE ile MEŞALECİ/LİK

- MEŞ'AL/E[Ar. < ŞU'L | çoğ. MEŞÂİL] ile MEŞ'AR[Ar.]

( Aydınlatıcı âlet, lamba, kandil. | Ucunda, alev çıkarak yanan bir madde bulunan sopa/değnek. İLE Hacı olmadan önce durulacak yerlerden her biri. | Duyu, hasse. )

- MESÂMİ'[Ar. < MİSMA] ile MESÂMÎR[Ar. < MİSMÂR]

( Duyma/işitme aletleri. | Kulaklar. İLE Çiviler, mıhlar. )

- MESANE ile MESANE TAŞI ile MESANELİ ile KANATLI

- MESÂVÎ[Ar. < MESVA] ile MESÂVÎ[Ar. < SÛ'ÜN]

( Evler, haneler, meskenler. İLE Kötülükler, fenâlıklar. )

- MESCİD[Ar.] ile/ve/||/<> MECLİS[Ar.]

- MESCİD ile/ve MEKREM

- MESCİD-İ AKSÂ ile/ve/||/<> MESCİD-İ HARAM

( Mürşid. İLE Kendin.[başkasına kapalı olan] )
( Kudüs. İLE Kâbe. )

- MEŞE ile MEŞE[Fars. :Çalılık.]

( Misket. İLE Kayıngillerden, üçyüz kadar türü arasında, yaz-kış yapraklarını dökmeyenleri de bulunan, kerstesi dayanıklı bir orman ağacı. | Bu ağaçtan yapılmış olan. )
( Türkiye'de, 18 meşe türü vardır. )

- MESEL[Ar.] ile MENKIBE[Ar.]

( Örnek, benzer, nümûne. | Dokunaklı, anlamlı, örnek alınacak söz. | Atasözü. | Eğitici ve ahlâka yararlı olan öykü/masal. İLE Din büyüklerinin ya da tarihe geçmiş ünlü kişilerin, yaşamları ve olağanüstü davranışlarıyla ilgili öykü. )

- MESEL ile MESELA ile MESELE ile MESELELİ ile MESELESİZ/LİK

- MESELE ile MESELE ile İŞLER

- MESELE ile/ve/değil/||/<>/< MEVZÛ

- MEŞE/LİK ile MEŞE ODUNU ile MEŞE KÖMÜRÜ ile MEŞE PALAMUDU

- ME'SEM/E[Ar.] ile MESEMM[Ar. çoğ. MESÂMM]

( Suç. Günah. İLE Deri üzerindeki küçük delik. )

- MESFÛ'[Ar.] ile MESFÛH[Ar.]

( Nazar değmiş. İLE Dökülmüş, akıtılmış. | Dağ eteği. )

- MEŞGUL ile MEŞGUL OKUMA ile MEŞGUL SİNYALİ

- MEŞGUL[Ar. < ŞUGL]["gu" uzun okunur] [Ar.] ile MEŞKÛL[Ar.]

( Bir işle uğraşan, iş görmekte olan. | Doldurulmuş, tutulmuş, işgal edilmiş. | Tutuk, dalgın; dolgun. İLE Bileklerine kadar üç ayağı beyaz olan at. )

- MESH[Ar.] ile MESH[Ar.]

( Silme, sığama. | Bir şeyi, elle sığama. | Abdest alırken ıslak eli, başın dört bölümünden bir bölümüne sürme. İLE Şeklini değiştirerek, çirkin bir duruma getirme. )

- MESHETMEK ile MESHEDİLMİŞ ile YAĞLAMA

- MEŞHÛM[Ar. çoğ. MEŞÂHÎM] ile MEŞHÛN[Ar.]

( Yürekli, cesur. İLE Doldurulmuş, dolu. )

- MEŞHUR/LAŞTIRMAK" ile/değil MEŞRÛ/LAŞTIRMAK

- MEŞHUT ile MEŞHUT SUÇ ile MEŞHUT CÜRÜMLER MAHKEMESİ

- MESİH PAŞA CAMİSİ ile MESİH PAŞA CAMİSİ

( Fatih, Yavuz Selim'de, Hırka-i Şerif Camisi yanındadır. İLE Küçük Çamlıca Tepesi'ndedir. )

- MESÎH[Ar.] ile MESÎH[Ar. < MESH] ile Mesîh[Ar.]

( Üzerine yağ sürülmüş olan. İLE Başka bir şekle, hayvan kılığına girmiş olan kişi, mesh olunmuş. | Acîbe, garîbe. İLE Hz. Îsâ.[elini sürdüğü hastaların, anında iyileşmesinden kinâye olarak] )

- MESÎL[Ar.] ile MESÎL[Ar. < SEYELÂN] ile MESÎR/E[Ar. < SEYR]

( Benzer. İLE Suyun aktığı, geçtiği yer. İLE Seyir edilecek, gezilecek yer, gezinti yeri. )

- MEŞİN ile MEŞİN SURATLI ile MEŞİN YUVARLAK

- MEŞK[Ar.] ile MEŞK[Ar.]

( Yazı örneği. | Alışmak, öğrenmek üzere yapılan çalışma, alışma/alıştırma. | Yazı ya da müzik dersi. İLE Tulumdan yapılmış su kabı, saka kırbası. )

- MESKUB[Ar. < SAKB]["ku" uzun okunur] ile MESKÛB[Ar. < SÜKÛB]

( Delinmiş, delikli, sakb olunmuş. İLE Kalıba dökülmüş, akıtılmış. )

- MESKÛKÂT[< MESKÛK] ile MESKÛK

( Sikke durumuna getirilmiş madeni paralar, akçeler. İLE Kuşku uyandıran, kuşkulu/şüpheli. )

- MEŞKUL değil/< MEŞGUL[< ŞUGL]["gu" uzun okunur]

( MEŞKÛL[Ar.]: Bileklerine kadar üç ayağı beyaz olan at. DEĞİL Bir işle uğraşan. )

- MEŞKÛL[Ar.] ile MEŞKÛR[Ar. < ŞÜKR]

( Bileklerine kadar üç ayağı beyaz olan at. İLE Şükre, teşekküre değer, beğenilmiş, övülmüş, makbul. )

- MESKUM["ku" uzun okunur] ile MESKÛN[Ar. < SÜKÛN]

( Hasta ve yoksul. İLE İçinde, kişinin oturduğu/bulunduğu/yaşadığı yer. | İnsan bulunan, şenlenmiş yer. )

- MESKÜN ile MESKÜN MAHAL

- MEŞKÛR[Ar. < ŞÜKR] ile MEMDÛH/A[Ar. < MEDH | çoğ. MEMDÛHÂT]

( Şükre, teşekküre değer, beğenilmiş, övülmüş, makbul. İLE Övülmüş, övülecek, medh olunmuş. )

- MESLEK ile/ve MEŞGALE

- MESLEK ile MESLEKİ ile MESLEKSEL ile MESLEKSİZ/LİK ile MESLEK YAŞAMI ile MESLEK İÇİ EĞİTİM

- MESLÛ'[Ar.] ile MESLÛH[Ar. < SELH]

( Gövdesinde ur bulunan kişi. İLE ... )

- MESMÛ'[Ar. < SEM] ile MESMÛR[Ar.]

( Duyulmuş/işitilmiş, haber alınmış. | Dilenilen, işitilen. İLE Ufak tefek olmasının yanısıra sinirleri güçlü adam. )

- MESNET ile MESNETLİ ile MESNETSİZ/LİK

- MESNEVÎ değil MESNEVÎ-İ MANEVÎ

- MESNEVÎ-İ MÂNEVÎ'NİN:
ÖNSÖZÜ(DİBÂCESİ)
ile/ve/<> METNİ

( Arapça'dır. İLE/VE/<> Farsça'dır. )

- MESO-[İng.] ile/değil/yerine/= MESO-

- MESONEPHROS[İng.] değil/yerine/= MEZONEFROZ

( Embriyonik dönemde gelişen bir yapı olup balıklar ve amfibilerin işlevsel böbreği. Embriyonun 24. gününde gelişmeye başlar ve 4. haftada tamamen oluşur. Yaklaşık 40 küçük böbrek biriminden (nefron) oluşur. İlk başta oluşan nefronlar zamanla kaybolurken, yenileri oluşur ve her zaman 7 ila 15 tanesi aktif çalışır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MESRÂ[Ar.] ile MESRAH[Ar. çoğ. MESÂRİH]

( Gece vakti yola çıkma. İLE Otluk, çayırlık. )

- MEŞREB ile MEZHEB

( Yaradılış, huy. | Davranış biçimi. İLE Bir dinin görüş ve anlayış ayrılıkları nedeniyle ortaya çıkan kollarından her biri. | Öğreti. | [mecaz] Anlayış, görüş. )

- MESREBE[Ar. < MESÂRİB] ile MEŞREBE[Ar. < MİŞREBE][Ar. çoğ. MEŞÂRİB]

( Çayır, mera, otlak. | Göğüsten, karına kadar uzanan kıllı bölge. İLE Maşrapa. )

- MEŞR-U" (MÜDAFAA) değil MEŞRÛ (MÜDAFAA)


- MESRÛ'[Ar.] ile MEŞRÛ'/MEŞRÛA[Ar. < ŞER] ile MEŞRÛH/A[Ar. < ŞERH]

( Sar'a hastalığına tutulmuş, sar'alı. kişi. İLE Şeriatın izin verdiği, şer'an caiz olan, şeriata, hukuka/yasaya uygun. İLE Açıklanmış, şerh olunmuş. | Uzun uzadıya anlatılan. )

- MEŞRUBAT ile MEŞRUBATÇI/LIK

- MESRÛD[Ar. < SERD] ile MESRÛD[Fars.]

( Söylenilmiş, bildirilmiş, serd olunmuş. İLE Büyü, sihir, efsun. )

- MEŞRUİYET ile MEŞRU ile MEŞRULAŞTIRMAK

- MEŞRÛİYET ile MEŞRÛTİYET

( Yasanın, kamu vicdanının ve dinin doğru bulduğu. İLE Hükümdarla yönetilen bir ülkede, hükümdarın başkanlığı altında parlamento yönetimine dayanan hükümet biçimi. | Osmanlı döneminde, 1876 anayasasıyla başlayan ve 1918 Mondros Antlaşması'na kadar süren ve I. ve II. Meşrutiyet dönemi adlarıyla anılan süre. )

- MEŞRULAŞMAK ile MEŞRULAŞTIRMAK ile MEŞRULAŞABİLMEK ile MEŞRULAŞTIRABİLMEK ile MEŞRU/LUK ile MEŞRUT ile MEŞRU MÜDAFAA

- MEŞRUTEN ile MEŞRUTEN TAHLİYE

- MEŞRUTİYET ile MEŞRUTİYETÇİ/LİK

- MESSAGE :/yerine MESAJ

- MEŞŞÂT[Ar.] ile MEŞŞÂTA[Ar.]

( Tarak yapan, tarakçı. İLE Gelini süsleyen, gelin giysisi yapan kadın. )

- MESSINIAN AGE[İng.] değil/yerine/= MESSİNİYAN ÇAĞI

( Günümüzden 7.246.000 ile 5.332.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MEST ile/ve MESH

( Ayağa giyilen. İLE/VE Bir şeyi el ile sığama. )

- MEST[Ar.] ile MEST[Fars. çoğ. MESTÂN]

( Mesh edilen ve üzerine pabuç giyilen, kısa konçlu, hafif ve yumuşak ayakkabı. İLE Sarhoş. )

- MEST/LİK ile MESTÇİ/LİK

- MESTUR ile MESTURE

- MESTÛR[Ar. < SATR] ile MESTÛR/E[Ar. < SETR]

( Yazılmış, çizilmiş, satırlanmış. İLE Örtülü, kapalı, gizli. | Açık gezmeyen kadın. )

- MESTÛRE[Ar. < SETR] ile MESTÛRE[Ar.]

( Örtülü, kapalı, gizli. | Açık gezmeyen kadın. İLE Tanıkları gizli olarak, temize çıkarmak üzere, yargıç tarafından ait oldukları makama yazılan yazı. )

- MESÛL ve/||/<>/> MESÛD

- MES'ÛL-Bİ-L-MÂL[Ar.] ile MES'ÛL-Bİ-L-NEFS[Ar.]

( Para ile sorumlu ve kefîl olan. İLE Şahsen sorumlu ve kefîl olan. )

- MESULİYET ile MESULİYETLİ ile MESULİYETSİZ/LİK ile MESULİYETSİZCE


- MEŞÛM[Ar.] ile MEŞ'ÛM[Ar. çoğ. MEŞÂİM] ile MEŞ'ÛN[Ar.]

( Gövdesi benekli kişi. | Şomi, meş'um. İLE Uğursuz. İLE Dağınık saç. )

- MEŞ'ÛR[Ar. çoğ. MEŞ'ÛRÂT] ile MEŞHUR[Ar. < ŞÖHRET | çoğ. MEŞÂHÎR]

( Bilinçlenilmiş olan, bilinç[uygulama] durumuna geçmiş/yükselmiş olan. İLE Ünlü, ün kazanmış/almış/salmış. )

- MESUT ile MESUTÇA

- MET ile META/LİK ile METELİK ile METİLİK ile METELİKSİZ/LİK ile METALİK BOYA ile METALİK RENK

- METÂ'[Ar.] ile MENFA'AT[Ar.]

- META-[İng.] ile/değil/yerine/= META-

- META[Yun.] ile METÂ'[Ar. < EMTİA]

( Öte. İLE Satılacak mal/eşya. | Elde bulunan var olan, anamal/sermaye. )

- METHABENZTHIAZURON[İng.] ile/değil/yerine/= METABENZTHİAZURON

- METÂBİ'[Ar. < MATBAA] ile METÂBİH[Ar. < MATBAH]

( Basımevleri, matbaalar. İLE Mutfaklar. )

- METABOLİK YOL ile METABOLİK AKIŞ

( Birbiriyle bağlantılı kimyasal tepkimelerin ardışık sırasını gösterir. İLE Bu tepkimelerin hızının ve yönünün nasıl denetlendiğiniedildiğini gösterir. )

- METAFİZİK GÜVENLİK ile/ve METAFİZİK BUNALIM

( Kişinin, kendine soru sormaya başlamasıyla devreye girer. )

- METAFİZİK ile MECAZ

- METAFİZİK ile METAFİZİKÇİ/LİK

- METAFOR ile METAMORFOZ

- METAPHOSPHATE[İng.] / MÉTA-PHOSPATE[Fr.] / METAPHOSPHAT[Alm.] ile/değil/yerine/= METAFOSFAT

- ACID MÉTAPHOSPHORIQUE[Fr.] / METAPHOSPHORSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= METAFOSFORİK ASİT

- METAGENEZ[İng. METAGENESIS] ile/||/<> METASTAZ[İng. METASTASIS]

( Yaşam döngüsü sırasında, haploid (seksüel) ve diploid (aseksüel) evrenin jenerasyonlar içinde değişimi. Bitkilerde ve alglerde görülür. Her evrenin baskınlığı organizmalara göre değişir. Örneğin; yosunlarda baskın evre haploid evre, angiospermlerde ise diploid evre. Yaprak bitlerinin yanı sıra, Daphnia (su piresi), rotiferler ve Hydra, çevre koşullarına bağlı olarak metagenez yapabilir. @@ Kanser gözelerinin kan ve lenf yoluyla diğer doku ve organlara yayılması.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MÉTA-HEMOGLOBIN[Fr.] ile/değil/yerine/= METAHEMOGLOBİN

- METÂİB[Ar.] ile METÂİB[Ar. < MET'ABE] ile METÂLİB[Ar. < MATLAB]

( Seçilmiş, güzel şeyler. İLE Uğraşlar, meşakkatler, yorgunluklar. İLE İstenilen, talep edilen şeyler. )

- MÉTA-CROLEIN[Fr.] ile/değil/yerine/= METAKLOREYN


- MÉTA-CRYLAMIDE[Fr.] / METAKRILAMID[Alm.] ile/değil/yerine/= METAKRİLAMİD

- METHACRYLAMIDE[İng.] ile/değil/yerine/= METAKRİLAMİT

- METHACRYLATES[İng.] / MÉTA-CRYLATE[Fr.] / METHAKRYLATE[Alm.] ile/değil/yerine/= METAKRİLATLAR

- METHACRYLIC ACID[İng.] / ACIDE MÉTHACRYLIQUE[Fr.] / METHAKRYLSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= METAKRİLİK ASİT

- METHACROLEIN[İng.] / METHAKROLEIN[Alm.] ile/değil/yerine/= METAKROLEİN

- METAL ALKYL[İng.] ile/değil/yerine/= METAL ALKİL

- METAL VAPOUR LASER[İng.] / LASER À VAPEUR MÉTALLIQUE[Fr.] / METALLDAMPFLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= METAL BUHAR LAZERİ

- METAL KARBEN ile/||/<> METAL KARBÍN

( Karben M=CR₂ çift bağ, karbin M≡CR üçlü. )
( Formül: Fischer İLE Schrock )

- METAL CLUSTER COMPOUND[İng.] ile/değil/yerine/= METAL KÜME BİLEŞİĞİ

- METAL NITRIDE OXIDE SEMICONDUCTOR[İng.] / MNOS (MÉTAL-NITRATE-OXYDE-SEMICONDUCTEUR)[Fr.] ile/değil/yerine/= METAL-NİTRAT-OKSİT-YARIİLETKEN


- METALLNITRIDOXIDS HALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= METAL NİTRÜR OKSİT YARI İLETKEN

- METAL OXIDE RESISTOR[İng.] / RÉSISTANCE À OXYDE MÉTALLIQUE[Fr.] / METALLOXID-WIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= METAL OKSİT DİRENÇ/DİRENCİ

- METAL OXIDE SEMICONDUCTOR FIELD EFFECT TRANSISTOR[İng.] / MOS-FET[Alm.] ile/değil/yerine/= METAL OKSİT YARIİLETKEN ALAN ETKİLİ TRANSİSTÖR

- METAL OXIDE SEMICONDUCTOR LOGIC CIRCUIT[İng.] / MOS-LOGIKSCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= METAL OKSİT YARIİLETKEN MANTIK DEVRESİ

- METAL OXIDE SEMICONDUCTOR INTEGRATED CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT INTÉGRÉ MOS[Fr.] ile/değil/yerine/= METAL-OKSİT-YARIİLETKEN TÜMDEVRE

- METAL OXIDE SEMICONDUCTOR[İng.] / MOS (MÉTAL-OXYDE-SEMICONDUCTEUR)[Fr.] / METALLOXID-HALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= METAL OKSİT YARIİLETKEN

- METAL SEMICONDUCTOR FIELD EFFECT TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À EFFET DE CHAMP MÉTAL-SEMICONDUCTEUR[Fr.] / METALLHALBLEITER-FELDEFFEKTTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= METAL YARIİLETKEN ALAN ETKİLİ TRANSİSTÖR

- FATIGUE OF METAL[İng.] / FATIGUE DU MÉTAL[Fr.] / METALLERMÜDUNG, ERHALTUNG[Alm.][Alm.] ile/değil/yerine/= METAL YORULMASI

- MADEN[Osm.] / METAL, METHYLAL[İng.] / MÉTAL[Fr.] / METALL[Alm.] ile/değil/yerine/= METAL

- METAL :/yerine METAL


- METAL ile METAL YATAK ile METAL BİLİMİ ile METAL BİLİMSEL ile METAL YORULMASI

- METAL[Fr. < Yun.] ile METHAL[Ar. < MEDHAL]

( Çok yüksek elektrik ve ısı iletkenliği, kendine özgü parlaklığı olan, oksijenli birleşimiyle çoğunlukla bazik oksitler veren nesne; maden. | Bu nesneden yapılmış olan. | Dizgi makinelerinde satırları oluşturmak için eritilen antimon ve kurşun alaşımı. İLE Giriş yeri, giriş. | Bir binâ ya da binâ bölümünde ilk girilen ve asıl bölüme geçişi sağlayan yer, giriş. | Boğaz, körfez, tünel, geçit, sokak gibi yerlerin girişi, ağız. | Bir kitabın başında ayrıca yer alan, yapıtı ve içindeki konuları açıklayıcı bölüm, başlangıç, giriş, takdim, girizgâh. | Bir ilme başlangıç ya da hazırlık amacıyla yazılmış kısa ve özlü yapıt, risâle. | Bir işe karışma, parmağı olma, etkisi bulunma. | Türk mûsikîsinde fasıl başlarında peşrev yerini tutan, peşrevden daha kısa ve çok daha serbest olan beste. )

- METALDEHYDE[İng.] / MÉTALDÉHYDE[Fr.] / METALDEHYD[Alm.] ile/değil/yerine/= METALDEHİT

- METÂLİB ile/ve/+/||/<>/> MEZÂHİB

( İstenilen şeyler. İLE/VE/+/||/<>/> Tutulan yollar. )

- METALLIC BOND[İng.] / LIAISON MÉTALLIQUE[Fr.] / METALLISCHE BINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= METALİK BAĞ

- METALLIC LUSTRE[İng.] / LUSTRAGE MÉTALLIQUE[Fr.] / METALLGLANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= METALİK PARLAKLIK

- METALLIC SOAP[İng.] ile/değil/yerine/= METALİK SABUN

- METALLOCENE[İng.] ile/değil/yerine/= METALLOSEN

- METALLOID[Alm.] ile/değil/yerine/= METALOİT

- METÂLORGANİK KAGE ile/||/<> METÂLORGANİK KAPSULA

( Metâlorganik kage açık çerçeve yapıyken İLE metâlorganik kapsula kapalı küresel yapıdır )
( Formül: Supramolecular cage )

- METALURJİ değil/yerine/= METALBİLİM

- METALLURGY[İng.] / MÉTALLURGIE[Fr.] / METALLURGIE, HÜTTENINDUSTRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= METALURJİ

- METAMER[İng.] ile/değil/yerine/= METAMER

- METAMORPHISME[Alm.] ile/değil/yerine/= METAMORFİZM

- METAMORPHISM[Fr.] ile/değil/yerine/= METAMORFİZMİN

- METHANE ARSENIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= METAN ARSENİK ASİT

- METHANE, MARSH GAS[İng.] / METHANE, GAS DES MARAIS, GRISOU[Fr.] / METHAN, SUMPFGAS, GRUBENGAS[Alm.] ile/değil/yerine/= METAN, BATAKLIK GAZI

- METHANE CARBOXYLIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= METAN KARBOKSİLİK ASİT

- METHANOPROTEIN[İng.] ile/değil/yerine/= METAN PROTEİN

- METHANE SULPHONIC ACID, METHANESULFONIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= METAN SÜLFONİK ASİT


- METANET ile METANETLİ/LİK ile METANETSİZ/LİK

- METANILIC ACID[İng.] / ACIDE MÉTANILIQUE, ACID MÉTANILIQUE[Fr.] / METANILSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= METANİL ASİT, METANİLİK ASİT

- METHANOL[İng.] ile/değil/yerine/= METANOL

- ACID MÉTHANE SULFONIQUE[Fr.] / METHANSULFONSÄURE, METHYLSULFONSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= METANOSÜLFONİK ASİT

- METAPHOR vs. METAMORPHOSIS

- METAPROTEINS[İng.] / MÉTA-PROTEINS[Fr.] / META-PROTEINS[Alm.] ile/değil/yerine/= METAPROTEİNLER

- METASILICATE[İng.] / MÉTA-SILICATE[Fr.] / METASILIKAT[Alm.] ile/değil/yerine/= METASİLİKAT

- METASILICIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= METASİLİSİK ASİT

- METAKIESELSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= METASİLİSTLİK ASİT

- METASTANNIC ACID[İng.] / ACIDE MÉTASTANNIQUE[Fr.] / METAZINNSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= METASTANNİK ASİT


- METEDOLOJİ değil METODOLOJİ(/YÖNTEM/BİLİM / USÛL)

- METEOR ile METEOR TAŞI

- METEOR ile METEOROİT

- METEOROLOJİ[Fr. < Yun.] ile METROLOJİ

( Kalıkbilim, hava [durumu] bilgisi. İLE Ölçübilim. )

- METEOROLOJİ/K ile METEOROLOJİ İSTASYONU

- METER :/yerine METRE

- METEROLOJİ" değil METEOROLOJİ

- METHEMOGLOBIN[İng.] / METHEMOGLOBIN[Alm.] ile/değil/yerine/= METHEMOGLOBİN

- METHİYELER ile METHİYECİ ile ÖVMEK ile METHİYECİ ile ÖVGÜ ile METHİYE

- METHODOLOGICAL NATURALISM[İng.] değil/yerine/= METODOLOJİK NATÜRELİZM

( Bilim insanlarının büyük bir çoğunluğu tarafından kabul edilen, doğal olayların yalnızca doğal nedenlerden kaynaklandığı görüşü.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- METHIDATHION[İng.] ile/değil/yerine/= METİDATİON

- METHYL ACRYLATE[İng.] / ACRYLATE DE MÉTHYLE[Fr.] / METHYLACRYLAT[Alm.] ile/değil/yerine/= METİL AKRİLAT, METİLAKRİLAT

- MÉTHANOL, ALCOOL METHYLIQUE[Fr.] / METHANOL, METHYLALKOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= METİL ALKOL

- METHYL ACETATE[İng.] / METHYLAZETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= METİL ASETAT

- METHYLBENZENE[İng.] / BENZÈNE DE MÉTHYLE[Fr.] / METHYLBENZOL[Alm.] ile/değil/yerine/= METİL BENZEN

- METHYL BROMIDE[İng.] / MÉTHYL BROMURE[Fr.] / METHYL BROMID, MONOBROM METHAN[Alm.] ile/değil/yerine/= METİL BROMÜR

- METHYL BUTYRATE[İng.] / MÉTHYLBUTYRATE[Fr.] / BUTTERSÄUREMETHYLESTER[Alm.] ile/değil/yerine/= METİL BÜTİRAT

- METHYL[İng.] / MÉTHYLE[Fr.] / METHYL, METHYL GRUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= METİL GRUBU

- METHYL RUBBER[İng.] / CAOUTCHOUC DE' METHYLE[Fr.] / METHYLKAUTSCHUK, DIMETHYLBUTADIEN[Alm.] ile/değil/yerine/= METİL KAUÇUĞU

- METHYL RED[İng.] / ROUGEDE MÉTHYLE[Fr.] / METHYLROT[Alm.] ile/değil/yerine/= METİL KIRMIZISI


- METHYL CHLOROSILANES[İng.] ile/değil/yerine/= METİL KLOROSİLANLAR

- METHYLCELLULOSE[İng.] / MÉTHYLCELLULOSE[Fr.] / METHYLZELLULOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= METİL SELÜLOZ

- METİL-[Fr.] ile METİLEN[Fr.] ile METİLİK[Fr.]

( Yapısında metil kökü bulunan bileşikleri adlandırmakta kullanılan ön ek. İLE Metanın iki hidrojen atomunu yitirmesiyle türeyen bir kök. [CH2] İLE Metan bileşimlerinin sıfatı. )

- METHYLAL[Fr.] / METHYLAL, DIMETHOXYMETHAN[Alm.] ile/değil/yerine/= METİLAL

- METHALLYL ALCOHOL[İng.] ile/değil/yerine/= METİLALİL ALKOL

- METHYLAMINE[İng.] / METHYLAMINE[Fr.] / METHYLAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= METİLAMİN

- METHYLACETOPHENONE[İng.] / MÉTHYL-ACETOPHÉNONE[Fr.] / METHYLAZETOPHENON[Alm.] ile/değil/yerine/= METİLASETOFENON

- METHYL BENZOATE[İng.] / BENZOATE DE MÉTHYLE[Fr.] / METHYLBENZOAT[Alm.] ile/değil/yerine/= METİLBENZOAT

- METHYLONE BLUE[İng.] / BLUE DE MÉTHYLÈNE[Fr.] / METHYLENBLAU[Alm.] ile/değil/yerine/= METİLEN MAVİSİ

- METHYLENE[İng.] / MÉTHYLÈNE[Fr.] / DAS METHYLENE[Alm.] ile/değil/yerine/= METİLEN


- METHYLCHLORISILANE, CHLORMETHYLSILANE[Alm.] ile/değil/yerine/= METİLKLOROSİLAN

- METHYL CHLORIDE, CHLOROMETHANE[İng.] / MÉTHYLCHLORURE[Fr.] / METHYLCHLORID, MONOCHLORMETHAN, MONOCHLORMETHAN[Alm.] ile/değil/yerine/= METİLKLORÜR, KLOROMETAN

- METHYLCYCLOHEXANOL[İng.] ile/değil/yerine/= METİLSİKLOHEKSANOL