YAPMAYABİLECEKLERİM(İZ)(/YAPMAYALIM!) (/DİRENÇ/İHTİYÂR[< HAYIR])

- AŞIRI KULLANIM ile/değil/yerine YERİNDE KULLANIM

- AŞIRI SEVGİ ile/yerine SEVGİ

- AŞIRI ŞÜPHECİ/LİK ile/ve/> SALDIRGAN/LIK

- [ne yazık ki]
"AŞIRI YORUM"
ile/ve/||/<> "YAMUK DURUŞ"

- AŞIRI YORUMA KAÇMADAN! ile/ve/değil/||/<>/< ELDEN/DİLDEN GELDİĞİNCE

- AŞIRI/LIK ile/ve/değil AYKIRI/LIK

- AŞIRI/LIK ve/<> EKSİK/LİK

( YARASA: "Güzelliğim" "fazla görülmesin" diye gece uçarmış.
KUĞU: Güzelliğini sergilemekten, su içmeyi bile boşvererek/unutarak susuzluktan ölmüş. )
( Aşırı gidersen tersi olur. )

- AŞIRI/LIK["AŞŞIRI" değil!] ile/ve/değil SIRADIŞI/LIK

- AŞIRI/LIK ile UC

- AŞIRI/LIK ile/ve ZORLAMA


- AŞK:
ESKİDEN
ile/ne yazık ki/>/>< GÜNÜMÜZDE

( "Korku". İLE/NE YAZIK Kİ/>/>< "Kaygı". )
( "Elâlem görür" diye. İLE/NE YAZIK Kİ/>/>< "Herkes görsün" diye. )

- AŞKIN/LIK" ile/değil/ne yazık ki ABARTI ya da BENZETME/MECAZ

- AŞKTA:
TUTARSIZLIK
ile/ve/değil/yerine/||/<>/></< TUTARLILIK

( Tutmazsa/tutmazlarsa. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/></< Tutarsa/tutarlarsa. )

- ASPARAGAS[İng. < ASPARAGUS] değil/yerine/= ŞİŞİRME HABER

- ASTIĞIM ASTIK" ve/||/<>/> "KESTİĞİM KESTİK"

- AT ile/ve/||/<>/> DEVE ile/ve/||/<>/> FİL

( Attan büyük deve, deveden büyük fil var. )

- ATAK ile ATAK[Fr. < ATTAQUE]/OFANS[Fr. < OFFENCE]

( Düşüncesizce her işe atılan, cüretkâr. Çevik, hareketli. | Geveze. | Aniden başlayan hastalık nöbeti. İLE Atılım. | Saldırı, saldırış, hücum, hamle, akın. | Gol atmak ya da sayı kazanmak amacıyla yapılan akın. )

- ATAK ile/değil/ne yazık ki !SALDIRGAN

- ATAK/LIK ile/ve/||/<> GÖZÜKARA/LIK

- ATÂLET ile/değil/yerine/>< ADÂLET

( Eylemsizliğin(atâletin) olduğu yerde, adâlet olmaz. )

- ATÂLET ile/ve/||/<> DİRENÇ

- ATÂLET[Ar.] değil/yerine/= EYLEMSİZLİK/SÜREDURUM

- ATÂLET ile/ve/değil/<>/< OLANAKSIZLIK

- ATAR ile YATAR

- ATARAK ile/değil/yerine SOYUTLAYARAK

- ATEŞE:
BENZİN
değil/yerine/>< SU

- ÂTIL (KALMAK) değil/yerine/>< ÂDİL (OLMAK)

- ATIL ile/değil ÂTIL

- ATILAN TOKADIN:
"SAHİBİ"
ile/ve/değil/yerine/ne yazık ki/||/<>/>/< NEDENİ

- ATILMAK ile ATILMAK

( Kovulmak. Bir yerden, görevden ya da işten uzaklaştırılmak. @@ Saldırmak, hücum etmek. | Bir şeye doğru birden gitmek, birden bir davranışta bulunmak. | Sonunu hesaba katmadan kendini atmak. )

- ATILMAK ile/ve/değil/||/<>/< İSTENİLMEMEK

- ATIŞMAK ile AYTIŞMAK

( Tartışmak. | Kendine dargın olan bir kişiye barışıkmış gibi söz söylemek. | Çocuk oyunlarında ebeyi ya da takımda olanları belirlemek için karşılıklı olarak adım atmak. İLE Atışmak, tartışmak, münakaşa etmek. | Halk şairlerinin belirli bir ayak çerçevesinde karşılıklı atışması. )

- ATLAMAK ile/ve/||/<>/> PATLAMAK

- AVANE/AVENE[Ar.] değil/yerine/= YARDAKÇI/LAR

( Kötü işlerde birine yardım eden "kişi/ler". )

- [ne yazık ki]
AVCI
ile/ve/=/||/<> AYI

( Hile bilir de. İLE/VE/=/||/<> Yol bilmez mi? )

- AVUÇ/LAMAK ile/ve KOŞAM/LAMAK

( ... İLE/VE İki elle avuç/lamak. )

- AVUCUNU YALAMAK ile YUMRUĞUNU YALAMAK

( Karşılık bulamamak. İLE Cimrilik. )

- AVUNMA ile/ve OYALANMA

- AVUN(/T)MAK ile KAN(DIR)MAK

- AVUNTU ile/ve KETLE(N)ME[Erm.]


- [ne yazık ki]
AY VE YILDIZ İSTER/SİN
ve/||/<>/> BUNLARI DA GÜNDÜZ OLSUN DİYE İSTER/SİN / BEKLER/SİN

- AYAĞA BAKMAK ile/ve/değil/yerine YERE BAKMAK

- AYAK SÜRÜYEREK YÜRÜMEK ile/yerine/değil AYAK SÜRÜMEDEN YÜRÜMEK

- AYAKKABI ile KASKAL(/LAMAK)

( ... İLE Eski ayakkabı. )

- ... AYAKLARI ile/ve/||/<>/> ... AĞIZLARI

- AYAKTA UYUYAN ile/değil/yerine/>< AYAKTA DURAN

- AYAR VERMEK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/> "HESAP SORMAK"

- AYAR VERME(ME)K" ile/ve/değil/yerine/||/<>/> "DERS/İNİ VERME(ME)K"

- AYARLAYAN ile/ve/değil/||/<> AYARTAN

- AYARTICI ile KIŞKIRTICI


- AYAZ ile/ve/||/<> BOĞAZ

( Lokman Hekim, 32 temel hastalık belirlemiş. 16'sının, soğuktan; 16'sının da "yeme-içme"den kaynaklandığını görmüş. Üşütmemeyi ve çok yememeyi yeğlemeliyiz. )

- AYDINLARIN BİLGİSİZLİĞİ ile/ve/||/<> SANATÇILARIN SATKINLIĞI

- ÂYET (YAPIŞTIRMAK) ile/ve/||/<> KÜLTÜR (YAPIŞTIRMAK)

- AYI ile/ve/||/<>/> AHLAT

( Ayının kırk türküsü var, kırkı da ahlat üstüne. )

- AYI ile/değil/yerine ARI

( Gibi yeme/oturma! İLE/DEĞİL/YERİNE Gibi çalış! )

- AYIP "GÖRME"!

( Görürsen de ört! )

- AYIP (OLAN):
(")BİLMEMEK(")
ile/ve/değil/||/<>/< ÖĞRENMEMEK

- AYIP ile/ve/değil/||/<> "AÇIK"

- AYIP ile/ve/< ISTIRAP

- AYIRMA ile/ve KAYIRMA


- AYIRMAK ile KOPARMAK

- AYKIRI ile DIŞARIDA OLAN/KALAN

- AYKIRI ile/ve/değil/||/<>/< ORANTISIZ

- AYLA ile/||/<> AYLA QILGIL/KILGIL ile/||/<> AYLOK AYLOK/AYLOQ AYLOQ[Oğuz]
< DİVÂNÜ-LUGÂTİT-TÜRKTE/N]

( Böylece, bu suretle. İLE Böyle yap. İLE Böyle böyle. )

- AYLAK/LIK ile ÂVÂRE/LİK

( BATÂLET[Ar.]: İşsizlik, âvârelik. | Cesaret, kahramanlık. )

- AYLAKLIK ile ÇALIŞMAMAK

- AYMAZLIK ile/ve/değil/||/<>/< BOŞLAMA/İHMAL

- AYNA ile KÖRLER PAZARINDA AYNA

- [ne yazık ki]
"AYNI KEFEYE KOYMAK"
ve/||/<> "AYNI POTADA ERİTMEK"

( İkisi de bireyler ve toplumlar için çok yanlıştır ve yapılmamalıdır! )

- AYNI ile/değil/yerine/>< AYNA

( Çevremizdekilerin [bazı/çoğu olumsuz/kötü/yanlış] zihniyle[düşünce, duygu, davranış, değer, deneyim ve dil] aynı olmak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çevremizdekilere yapmayabileceklerimizle[ihtiyârımızla] [etkin ve yetkin] ayna ve örnek olmak. )

- AYNILAŞ(TIR)MAK değil/yerine/>< FARKLILAŞ(TIR)MAK

( Rekâbet edilirse. DEĞİL/YERİNE/>< Cesâret edilirse. )

- AYNILAŞTIRMAK ile/değil/yerine/>< FARKLILIKLARIN KABULÜ

- AYRICALIK (BEKLENTİSİ) ile/ve/değil/yerine NEZÂKET

- AYRIM <>/> ÇATIŞKI <>/> BİREŞİM

- AYRIM ile/ve/<>/||/değil ÖTEKİLEŞTİRME

- [ne yazık ki]
AYRIMCILIK
ile/ve/||/<> NEFRET

- AYRIŞMAK değil/yerine BULUŞMAK

- AYRIŞMAK ile/ve/değil/yerine/<>/>< KATILMAK

- AYRIŞMAK ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> KUTUPLAŞMAK

- AYRIŞTIRMAK ile/değil AYIRMAK

( Kişiler/topluluk arasında. @@ Nesneler, veri ya da kavramlar arasında. )

- AYRIŞTIRMAK ile/değil/yerine KAYNAŞTIRMAK

- [ne yazık ki]
AYRIŞ(TIR)MAK
ile ÖTEKİLEŞ(TİR)MEK

- [ne yazık ki]
AYRIŞ(TIR)MAK
ile/ve/<> YABANCILAŞ(TIR)MAK

- AYRIYKEN/AYRIYSAK ile/değil/yerine/>< BİRLİKTEYKEN/BİRLİKTEYSEK

( Yerlerdeyiz. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Ayaktayız. )

- [ne yazık ki]
AZ BİLME
ve/||/ne yazık ki/<>/> ÇOK SAVUNMA

- AZ BİLMEK ve/değil/için/||/<>/< ÇOK OKUMAK/DİNLEMEK/DÜŞÜNMEK

- AZ (")ÇALAN(") ile/>< (")ÇOK(") ÇALAN

( Hapse girer. İLE/>< "Kariyer yapar." )

- AZ / ÇOK değil/yerine ORANTISIZ/ORANTILI

- [ne yazık ki]
"AZ İLE YETİNME(ME)K"
ve/||/<>/> ÇOK'U BUL(AMA)MAK

- AZAP ile ISTIRAP


- AZAR/TEKDİR/TEVBİH değil/yerine/= KIZGI/PAYLAMA

- AZAR[Fars.] değil/yerine/= PAYLAMA

- AZARLAMA ile/ve/değil/<> SORGULAMA

- AZARLAMAK ile/ve/değil/||/<>/< TEPKİ (GÖSTERMEK)

- AZARLAMAK/İTAP/TEKDÎR/TEVBÎH[Ar.] ile/ve/değil/yerine UYARMAK

( Nush ile uslanmayanı, etmeli tekdîr
Tekdîr ile uslanmayanın hakkı kötektir! )
( Dostun azarı, olgunluğa[kemâle] götürür. )
( Kendini "azarla", kimse, seni azarlayamaz. )

- AZGIN/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TAŞKIN/LIK

- AZIMSAMAK ile HAFİFE ALMAK

- AZIMSAMAK ile KÜÇÜMSEMEK

- AZITMA ile/ve/değil/yerine/> KAZITMA

- AZITMAK ile DAĞITMAK ile TOZUTMAK


- AZMA ile AZMAK ile AZMAK ile AZMAK ile AZMAK ile AZMAK

( Azmak durumu/eylemi. | Melez. İLE Küçük su birikintisi, gölcük. | Bataklık. | İLE Taşkınlıkta ileri gitmek. İLE Denizin, ırmağın vb. kabarması, taşması. | Yaranın, hastalığın, etkili, tehlikeli duruma gelmesi. | Eşeysel uyarıların artması. İLE Çamaşırın artık ağartılamaz duruma ge(tiri)lmesi. İLE Hayvanların iki ayrı ırktan doğması. | Bitkilerin aşırı büyümesi. )

- AZMAK ile AZMAK ile AZMAK[< AĞIZMAK]

( Taşkınlıkta ileri gitmek, kötülüğünü artırmak. | Denizin, ırmağın kabarması/yükselmesi. | Etkili, tehlikeli duruma gelmek. | Eşeysel duyguları artmak. | Çamaşırın, artık beyazlatılamaz duruma gelmesi. | İki ayrı ırktan doğmak. [Katır, Liger, Tigon gibi.] İLE Yolunu kaybetmek/şaşırmak. İLE Su birikmiş çukur ya da hendek. | Aakarsu kenarlarında yağmurdan sonra tarlalarda, yollarda görülen küçük su birikintisi, gölcük, su toplanan çukurcuk. | Bataklık, sızlık, büyük su birikintisi. | Azmak[< aġızmaḳ: Akarsuyun denize döküldüğü yer.] )

- AZMAN (OLMAK) ile/değil/yerine/>< UZMAN (OLMAK)

- AZMIŞ ile KUDURMUŞ

- AZNAVUR[Gürcüce] değil/yerine/= İRİ YARI

( İri yarı, kırıcı, sinirli, asık suratlı, sert kişi. )

- BACAK/EL SALLAMAK ile/ve/değil/yerine BEKLENTİSİZ VE SAKİN, O ANDA VE ORADA OLMAK

( Bulunulan koşullardan çıkma ya da [çeşitli ve belirli/belirsiz] sıkılma durumlarında yapılan kontrolsüz el/kol/ayak/bacak sallamalarının/hareketlerinin nedeni daha çok "bir an önce o ortamdan/koşullardan çıkma/uzaklaşma" ya da "sonraki sürece/aşamalara geçme" isteği üzerinedir. Bunu da sürenin/sürecin "kısalması/hızlanması" beklentisiyle, farkında olmadan [/"ne yaptıklarını biliyor oldukları" "iddiasıyla"/zannıyla] el/ayak/bacak sallayarak ya da nesnelerle uğraşarak [çizerek, kağıt karalayarak, kalem çevirerek, nesne parçalayarak/delerek, tespih çekerek vs.], zihinlerini başka şeylerle meşgul ederek ve ancak bir şeylerle uğraşmak yoluyla çözmeye çalışırlar. Bu hareketler, "küçük/önemsiz/değersiz hareketler" varsayıldığından dolayı yapan kişi tarafından algılanmaz. [Daha çok da gençlikte/olgunlaşmamışlıktan ve/ya da cahillikten dolayı görülen/yaşanılan bir durumdur.]

Bu durumlarda, çevredeki kişiler, çıkan sesle ya da gözleriyle ve zihinleriyle, yapılan harekete ister istemez takılırlar. Bu uyaranları, hem kişinin kendi için, hem de çevresindekileri düşünerek kontrol altında tutmaları gerekir. Bunu da, zihinlerini bulundukları zaman ve zeminde tutmaya çalışarak, geçmesi gereken zamana ve koşullara biraz daha sabrederek ya da odaklanarak sağlayabilirler. Sürekli olarak anımsanmalı ki, zihin, başka/çeşitli noktalarda bulunabilir fakat gövdeyi düşünce hızında bir yerlere taşımak olanaklı değildir. )

- BACAKLARIN KAPALI-AÇIK TUTULMASI('NI)

- BÂD[Fars.] ile BÂD[Fars.]

( Olsun, ola, olaydı. İLE Yel, rüzgâr. | Soluk, nefes. | Ah sesi, ah çekme. | [tas.] Allah'ın yardımı. | Övme, söz. | Büyüklük taslama, kibir. | Şarap. )

- BAGAJ" ile/ve/||/<> "AJANDA"

- BAĞIM ile BAĞINTI

( Bir şeyin ya da birinin gücü ve etkisi altında bulunma durumu. İLE Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ. | Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık, korelasyon. | İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü, deneştirme, korelasyon. | İki ya da daha fazla değişken arasındaki bağıntı. | Görelilik. | İki ya da daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık ya da eşitlik. )

- [ne yazık ki]
BAĞIMLI
ile/değil TUTKUN

- BAĞIMLI/LIK(MÜPTELÂLIK) ile ISRARCI/LIK

- BAĞIMLILIK SÜRECİ VE SONUCU:
HASTAHANE
ve/||/<>/> CEZAEVİ/KODES[Yun.] ve/||/<>/> MEZAR

- BAĞIMLILIK ile/ve AŞIRILIK

- BAĞIMLI/LIK ile/yerine BAĞLI/LIK

( Onlar mı size, siz mi onlara bağlısınız? )
( Do they depend on you, or you on them? )
( Herhangi bir şeye bağımlı değilim. Geçip giden gösteriyi, geçip giden gösteri olarak görüyorum.[Bazı/çoğu kişi ise nesnelere tutunup yapışıyor ve onlarla birlikte hareket ediyor.] )
( I am detached and see the passing show as a passing show, while you stick to things and move along with them. )

- BAĞIMLI/LIK ile/ve/||/<>/> DÜŞKÜN/LÜK ile/ve/||/<>/> TAŞKIN/LIK

- BAĞIMLILIK ile/değil/yerine/>< GEREKSİNİM

- BAĞIMLILIK ile/ve SAPLANTI

- [ne yazık ki]
BAĞIMLI/LIK
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SINIRLI/LIK

- [ne yazık ki]
BAĞIMLILIKTAKİ EN YAYGIN SAVUNMA MEKANİZMALARI:
İNKÂR ETME
ile BAHANE BULMA ile YANSITMA


- BAĞIMSIZ/LIK ile/ve/değil/||/<>/< KAYITSIZ/LIK

- BAĞIMSIZLIK ile KEYFÎLİK

- BAĞIRAN değil/yerine/>< BAĞIRMAYAN

( Değeri yüksek olmayan mal satanlar. DEĞİL/YERİNE/>< Değeri yüksek olan mal ve/ya da hizmet sunanlar. )
( İşportacı, eskici. DEĞİL/YERİNE/>< Kuyumcu/sarraf. antikacılar. )
( "Pop", "rock" vb. müzikçiler. DEĞİL/YERİNE/>< Sanat müziği/klasik müzik vb. söyleyen ve dinleyenler. )

- BAĞIRARAK SÖYLEMEK ile/değil/yerine/= SERT SÖYLEMEK

- BAĞIRMAK ile/değil YÜKSEK SESLE KONUŞMAK

( MİCHÂR[Ar.]: Yüksek sesle konuşan. )

- BAĞLANMA:
SAKİNLİK
ve/||/<>/>< KAYGI

- BAĞNAZ/LIK ile/ve/<> YOBAZ/LIK

( Bir düşünceye, bir inanışa aşırı ölçüde bağlanıp ondan başka bir düşünce ve inanışı kabul etmeyen/etmeme. İLE/VE/<> Dinde bağnazlığı aşırılığa vardıran, başkalarına baskı yapmaya yönelen/yönelme. | Bir düşünceye, bir inanca aşırı ölçüde bağlı olan/olma. | Kaba saba, incelikten anlamayan/anlamama. )

- BAĞY/İSYAN[Ar.] değil/yerine/= BAŞKALDIRI

( Azgınlık, zulüm, isyan. | İstemek, talep etmek. | Yaranın şişmesi. | Yağmurun şiddetle yağması. )

- BAHANE BULMAK ile/değil/yerine ÇÖZÜMÜNÜ/ÇARESİNİ BULMAK(/ARAMAK)

( "İstemediği/n" her şeye. İLE/DEĞİL/YERİNE (Gerçekten) İstediği herşeyin. )

- BAHÂNE ile/değil/yerine/>< ÇÂRE/ÇÖZÜM

( "İstemezsen." @@ İstersen. )

- BAHANE ile/ve/||/<> MAKYAJ

- BAHANELERE SIĞINMAK ve/> BAHANELERE ESİR OLMAK

- BAHİS[Ar.] değil/yerine/= SÖZEÇ

- BAK! BEN NE YAPTIM! İÇİN YAPMAK ile/ve/değil/yerine HİZMET OLARAK YAPMAK

- BÂKÎ ile/ve/|| FÂNÎ ile/ve/|| ÂSİ ile/ve/|| ÂFİ

( Yazı. İLE/VE/|| Yaşam. İLE/VE/|| Kul. İLE/VE/|| Rab. )

- BAKIN! BEN NE YAPTIM/YAPMIŞIM değil/yerine YAPILANIN BİLGİSİ

- BAKIP KALMAK ile/değil/yerine/>< GÖRÜP GEÇMEK

- BAKMAK:
KAÇIRDIKLARINA
değil/yerine YAKALAYABİLECEKLERİNE

- BAKMAK ile/ve "SÜZMEK"

- BALAR ile/ve/||/<> BEŞER

( Şişmek, kabarmak. İLE/VE/||/<> Göz sınırından fazla açılmak, açılıp kalmak. )

- BALTA(") ile/>< (")TAŞ(")

( Baltayı taşa vurmak. )

- BALYOZ ile/değil YUMRUK

( Başkasının yumruğunu yemeyen, kendi yumruğunu balyoz zanneder. )

- [ne yazık ki]
!BANKA SOYARKEN
ile/ve/<> !ÜLKE SOYARKEN

( Kar maskesi takılır. İLE/VE/<> "Din maskesi" takılır. )

- BARBAR[Fr. < BARBARE] ile/ve/||/<>/< BAR BAR

( Uygarlaşmamış kişi7topluluk. | Kaba saba, ilkel. | Kaba ve kırıcı. İLE/VE/||/<>/< Bağırma eylemiyle kullanılarak bağırışın öfkeli ve yüksek sesle olduğunu anlatan bir söz. | Bağırma eylemiyle "apaçık görünmek, ortada olmak" anlamında kullanılan bir söz. )

- BARİYER[İng., Fr. < BARRIER] değil/yerine/= ENGEL

- BAŞA KAKMAK ile/ve/<> KENDİN YAPTIN ZANNETMEK

- BAŞARI İÇİN YAŞAMAK ile/değil/yerine YAŞAMI/NI SÜRDÜRMEK

- BAŞARI ile/değil/ne yazık ki SONUÇ MERKEZLİLLİK/ODAKLILIK

( Bir şeyin/durumun, "çoğunluk" tarafından istenmesi, kabul görmesi, başarı değildir/olamaz! )

- BAŞARISIZLIK:
YÜKSEK HEDEFLER KOYUP ULAŞAMAMAKTAN DOLAYI
değil/ne yazık ki DÜŞÜK HEDEFLER KOYUP ULAŞMAKTAN DOLAYI

- BAŞARISIZLIK ile/değil/yerine/<>/></> BAŞARI

( Açıklama gerektirir. İLE/DEĞİL/YERİNE/<>/></> Sessizdir. )
( Başarı, "başarısızlık kaygısı"ndan uzak durabilmeyi bilmektir/yeğlemektir. )
( "Bahaneleri" olur. İLE/DEĞİL/YERİNE/<>/></> Dayanakçaları olur. )

- BAŞIBOŞ:
İŞSİZLER
ile/ve/değil/<> DAHA İYİSİNİ YAPABİLECEK OLANLAR

- BAŞIBOŞ/SERSERİ ile/||/=/<> BAŞLAG/BOŞLAG
[<

- BAŞIN AĞIRLIĞINDA:
"ÖNE EĞİK BOYUNDA"
ile/değil/yerine/>< DİK BOYUN

( )

- BAŞIN ve/=/||/<>/> BASIN (ÖNE EĞİLMESİN)

- BAŞINA GELEN ile/ve/||/<>/< OLMAMASI GEREKEN

- BASİRET ile/<> BASİRETSİZLİK ile/<> AYMAZLIK

( Yanlış yapmadan önce düşünmek. İLE/<> Yaparken, düşünmemek. İLE/<> Yanlış yapabileceğini düşünmemek. )

- [ne yazık ki]
BASİRETSİZLİK
ve/||/<>/> İHÂNET

( Sorumluları "yoksa". VE/||/<>/> Sorumluları bulunamaz. )

- BASİTLİK ile/değil SIĞLIK

- UTANMA:
BAŞKALARINDAN
ile/ve/<>/değil/yerine KENDİNDEN

- BAŞKALARINI ÇÖZMEYE ÇALIŞMAK ve/||/<>/> KENDİNİ DÜĞÜMLEMEK


- KANDIRMA:
BAŞKALARINI
ile/ve/değil/||/<>/< KENDİNİ

- BAŞKALARINI) SUÇLAYAN ile/||/<> KENDİNİ SUÇLAYAN | ile/||/<> KİMSEYİ SUÇLAMAYAN

( [Gidilecek yolu ...]
Çoktur. İLE/VE/||/<> Yarısı kalmıştır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çok azı kalmıştır. )

- BAŞKASINA:
BIRAKMA
ile/ve/<> "YIKMA"

- BAŞKASINI "KANDIRMAK" değil KENDİNİ YADSIMAK

- BASKI (YAPMAK) ile AĞIRLIK (KOYMAK)

- BASKI ile/değil/yerine BAKIŞ

- BASKI ile/değil/yerine DENETİM

- BASKI ile/ve/değil/yerine/<> HAKİMİYET

- BASKI ile/ve/değil/||/<>/< REKABET

- [ne yazık ki]
BASKICI/LIK
ile/ve/||/<> DAYATMACI/LIK


- BASKILAYICI TUTUM ile/değil/yerine SINIRLAYICI TUTUM

- BAŞLAMAK İÇİN ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> BAŞLAMAMAK/YAPMAMAK İÇİN

( "En" doğru zamanı beklemek. İLE/VE/||/<>/> [bazen/çoğunlukla] Olumsal/keyfî "bahane" (olabilir). )

- BAŞLIK PARASI ile/ve !DRAHOMA

( Erkek tarafı, gelin için verirdi. İLE/VE Kız tarafı, erkek için verirdi. [Musevilik'te.] )

- BAŞTAN ÇIKARMAK ile/ve YOLDAN ÇIKARMAK

- BAŞTAN ÇIKMAK ile/ve/||/<>/> YOLDAN ÇIKMAK

- BASTIRILMA ile/ve/<> DIŞLANMA

- BASTIRMAK ile ÜSTÜNÜ ÖRTMEK

- [ne yazık ki]
BATI ELEŞTİRİSİ"
ile/ve//||/<> "GELENEK GÜZELLEMESİ"

- BATICI ile/ve/değil/yerine/||/>< BATILI

- BÂTIL[< BUTLÂN] ile/değil/yerine/>< HAK


- BÂTIL ile/ve/||/<>/>/< BOŞ

- BÂTIL ile ZULÜM

( Kendi dışında haklılık kabul etmeyen. İLE Sonuçları. )

- BATILILAŞMA ile "DEJENERASYON"

- BAYILMAK ile/ve/değil/yerine/<>/> AYILMAK

- BÂZ[Fars.] ile BÂZ[Fars.] ile -BÂZ[Fars.] ile BAZ[Fr./İng. < BASE]

( Bir kulaç boyu. | Karış. İLE Doğan. Yırtıcı kuş. | Açık. | Ayırma. Temyiz etme. | İniş. İLE Yeniden, tekrar oynatan, oynayan, geri ve arka tarafa doğru ... gibi anlamlara gelir. [Sözcüğün sonuna ya da baş tarafına getirilerek kullanılan bir "ek"tir.] İLE Temel. | Bir asitle birleştiğinde bir tuz oluşturan nesne.

)

- BAZEN ve BAZI "DURUMLARI/KABULLERİ":
"KURMAK/SÜRDÜRMEK"
ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YIKMAK/BOZMAK

- [BAZI/ÇOĞU DURUM/SORUN/HATA/ZORLUKTA]
"(BEN) İNSANIM"
ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< "İNSANIM" DÜŞÜNCESİNE/SÖZCÜĞÜNE SIĞINMIŞSIN/KAÇMIŞSIN/SAKLANMIŞSIN

- BAZI DAVRANIŞLAR/DURUMLAR/NESNELER:
"HAVA ATMAK İÇİN"
ile/ve/değil/||/<>/< HOŞLANDIĞINDAN DOLAYI

- BAZI KİŞİLER
[ÖTEKİNE SAYGI GÖSTEREN]:
[ne yazık ki]
YER/YAŞAR ve YEDİRMEZ/YAŞATMAZ | YEMEZ/YAŞAMAZ ve YEDİRMEZ/YAŞATMAZ
ile/ve/değil/yerine/||/>< YER/YAŞAR ve YEDİRİR/YAŞATIR ile/ve/değil/yerine/||/>< YEMEZ/YAŞAMAZ ve YEDİRİR/YAŞATIR

- [ne yazık ki]
BAZI KİŞİLERİN, HATALARI/SUÇLARI:
"ÇUVALA BASMASI"
ile/ve/||/<> "DUVARA ASMASI"

( Kendilerininkileri. İLE/VE/||/<> Bizimkileri/seninkileri. )
( Özellikle daha büyük olanlarını. İLE/VE/||/<> Özellikle daha küçük olanlarını. )

- BAZI ŞEYLERİ:
ÇIRPINARAK SİLMEK
ile/değil/yerine/>< BİR ÇIRPIDA SİLMEK

- BAZI ŞEYLERİ ...
UNUTMAYA ÇALIŞMAK
ile/değil/yerine/>
HİÇ YAŞAMAMAK/YAŞAMAMAYA ÇALIŞMAK

- BAZI SORUNLARIN:
(ÜSTÜNE/İÇİNE) SİNMESİ
ile/ve/değil/||/<>/< (YETERİNCE) SİNDİRİLEMEMİŞ OLMASI

- BAZI "SÖZ(CÜK)LERİN/DEYİMLERİN":
"KULLANIMINDA" ve/||/<>
KİŞİLERİN/ÇALIŞANLARIN "DUYDUKLARI/ANLADIKLARI"
ile/değil/yerine/></<>
DAHA İYİSİ

( "O, benim işim/sorunum değil!":
"Yardım etmeye yanaşmayacağımızı belirtmiş olmak ya da kısaca/doğrudan "Hayır!" demiş olmanın yararı/değeri yoktur. ve/||/<>/> "Sadece, kendim için çalışırım."
İLE/DEĞİL/YERİNE
Yapamayacağımızı söylemek ya da daha sonra yapabileceğimizi, yardım edebileceğimizi söylemek.

"Onu daha önce denemiştik.":
Bir düşünce ya da ara çözüm önermek varken, "tarihi bağlam sunma"nın ya da kişileri dinlememenin kimseye bir yararı yoktur. ve/||/<>/> "Buna katılmak istemiyorum" ya da "Ben herşeyi bilirim", "Sen/siz, hiçbir şeyi bilmezsiniz"
İLE/DEĞİL/YERİNE
Yeni bir yaklaşım için her zaman bir yer vardır.

"Onun için bütçemiz yok/uygun değil.":
Bir düşünce ya da ara çözüm önermek varken, "ekonomik" sıkıntılardan söz etmenin ya da kişileri dinlememenin kimseye bir yararı yoktur. ve/||/<>/> "Başını önüne eğ ve senden beklenileni yap!"
İLE/DEĞİL/YERİNE
Her zaman büyük düşünceler oluşturulabilir/bulunabilir ya da daha düşük bütçelerle de çok fazla şey yapılabilir.[Çalışanların yaratıcılığını ve üretimini engellememek gerekir.]


"Ben (size) söylemiştim.":
Kişiler, düşünce ve girişimlerinin kötü bir düşünce olduğunu düşünür ve o konuda bir daha hiçbir şey yapmamaya başlarlar. ve/||/<>/> "Bugüne kadar bize karşı davranmış olduklarını düşündürür."
İLE/DEĞİL/YERİNE
Çözümü, bu sözü hiçbir zaman, zemin ve koşulda kullanmamaktır ya da sadece susabilmeyi becermektir.

"İşleyişe uygun değil!":
Konuşmaların, gevezelik ya da saçma olduğunu, süreçten uzak kalındığını düşündürtür. ve/||/<>/> "Burada, işlerin yürümesi için tek bir yol bulunmaktadır."
İLE/DEĞİL/YERİNE
Kurallar, kesin sonuçlar anlamına gelmediğinden dolayı, işleyiş, gelişmeyi engelliyorsa o engelleri değiştirmek/düzeltmek gerekir. )

- BÂZÎ[Ar.] ile BÂZÎ[Ar.]

( Beğenmeyen, istihfâf eden, ağzıbozuk, küfürbaz. İLE Oyun, eğlence. )

- BEBEK BAKIMINDA, EN ÖNEMLİLER...

( BEBEĞİ, ÜŞÜTMEMEK VE DÜŞÜRMEMEK! )

- BEDEVÎ ile/değil/yerine/>< MEDENÎ

- BEĞENMEME:
HER KOŞULDA
ile HİÇBİR KOŞULDA

- [ne yazık ki]
BEKLENTİ
ile/ve/değil/yerine/> ANLAMDAN/DEĞERDEN UZAK DÜŞMEK

- BEKLENTİ ile/ve/<> BASKI


- BEKLENTİ ile/ve/=/||/<>/>/< BATKI/HÜSRAN

- BEKLENTİ ile/yerine BEKLEMEK

( Beklenti içinde olmamak esastır. )

- BEKLENTİ ile/ve/||/<>/> DAYATMA

( Aralarında çok ince bir çizgi ya da geçiş vardır. )

- BEKLENTİ ile/ve/=/||/<>/>/< DERT

- BEKLENTİ ile/ve/<>/< EZBER / KALIP / KABUL

- BEKLENTİ değil/yerine HİZMET

- BEKLENTİ değil KENDİNDEN KAÇIŞ

( Merkezden uzaklaşmak. )

- BEKLENTİ ile/değil/yerine/>< ÖNGÖRÜ/TAHMİN

- BEKLENTİ ile/değil/yerine ÜMİT/UMUT

( Ümidiniz, zihninizde sessiz ve gönlünüzde sakin kalmakta yatar. )
( Düşük tut! İLE/DEĞİL/YERİNE Yüksek tut! )

- BEKLENTİDE/İSTEKTE:
YENİ/Sİ
ile/ve/<> DAHA FAZLASI/ÇOK


- BEL BEL / MEL MEL (BAKMAK)

- BELEŞÇİ ile/ve/değil PARASIZ

- BELEŞ/Çİ/LİK ile/ve/<> OTLAKÇI/LIK

- BELİRLEYİCİ/LİK ile/ve/<> OYALAYICI/LIK

- BELİRLİ HATA ile BELİRSİZ HATA

( Nedeni bilinen, sonuçlara ancak ve sadece tek bir yönde etki eden ve giderilebilen, sistematik hata ile eş anlamlı bir hata sınıfı. İLE Ölçme sırasında kaçınılmaz, küçük, kontrol edilemeyen değişkenlerin etkisinden kaynaklanan belirsizlikler. )

- BELİRSİZLİK/KARARSIZLIK ile/değil/yerine/>< "EN KÖTÜ KARAR/ZARAR"

( Alınacak/alınabilecek "en kötü karar" ya da "en büyük zarar" bile zihnin kaldıramayacağı/taşıyamayacağı belirsizlik ve kararsızlıktan çok daha iyidir. )

- BELİRSİZLİK SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
GÖNDERMELİ
ile/ve/||/<> VURGULAMA ile/ve/||/<> ÇOK ANLAMLILIK

- BELİRSİZLİK ile/ve/||/<> ARADA KALMAK

- BELİRSİZ/LİK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< BÖLÜNMÜŞ/LÜK

- BELİRSİZLİK ile/ve/değil/||/<>/< GERİLİM


- BELİRSİZ/LİK ile/ve/||/<> OLUMSUZ/LUK

( Zihnin, işleyebildiği tek durum/koşul belirginlik;
rahat edemediği tek durum ise belirsizliktir. )

- BELİRSİZLİK ile/ve/||/<>/> TEDİRGİNLİK

- BELİRTİLERİ BASKILAMA ile/değil/yerine/>< İYİLEŞTİRME

- BELKİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SANIRIM

- BELLEĞE DAYANARAK YAŞAYAN ile BELLEĞİ (GEREKTİĞİNDE) KULLANARAK YAŞAYAN

- BEN > BEDEN'E" ile/değil/yerine/>< BEDEN > BEN'E (UYDURULMALI)

- BEN/SEN BİLİNCİ ile/ve/<>/yerine BİZ BİLİNCİ

( Ben Var'ım!, Ben Tek'im!, Ben Anlamlı'yım! / Sen Var'sın!, Sen Tek'sin!, Sen Anlamlı'sın! İLE/YERİNE Biz Var'ız!, Biz Tek'iz!, Biz Anlamlı'yız!
( Hiçbir şey benim ya da sizin değildir - her şey bizimdir. )
( Nothing is mine or yours - everything is ours. )

- BEN OLMAYAN ile/ve/<> ÖTEKİ(LEŞTİRME)

- BEN, SENİ ...-BEN DE SENİ ...
ile/ve/ne yazık ki/||/<>/>
BEN, SENİN ...-BEN DE SENİN ...

( [İlişkilerin] Başlangıcında. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/> Sürecinde ve/ya da sonunda. )

- BEN ile/ve/<> SEN

( Varlığım sensin, bilincin ben-im. )

- BENCE ile/ve/değil/yerine BENİM/SENİN İÇİN, BANA/SANA GÖRE

- BENCİ/LİK ile BENCİL/LİK

( Bencillik, parçanın adına ve bütünün zararına, açgözlülük etmek, ele geçirmek, biriktirmek demektir. )
( Kişi, iç gerçeklerini gözardı eder etmez bencilliğe sürüklenebilir. )
( Dar görüşlü, çiğ kişiler, varlığı bencilce kullanırken, büyük kişiler sahip olduklarını başkalarının yararına değerlendirirler. )
( Başkalarına yararlı olabilmek için esneklik, bencillikten kurtulmak ve insan doğasını anlamak gerekir. )
( Bencillik ıstırabın nedenidir. )
( Bencillik tüm kötülüklerin kaynağıdır. )
( Kendinin, gövde ve zihin olmadığını bilen bir kişi, bencil olamaz. Çünkü, bencillik nedeni olabilecek bir şeye sahip değildir. )
( Savunmak zorunda olduğunuz bir egonuz olduğu sürece şiddet kullanmak zorundasınız. )
( Tek kötülük, budalalık ve bencilliktir. )
( Bencillik merkezi yok olduğu zaman, tüm haz arzusu ve ıstırap korkusu biter. )
( Kişi, kendini sürekli yenilemeli ve başkalarını da meziyetiyle etkileyerek bencillikten uzaklaşmalıdır. )
( Selfishness is the source of all evil.
That as long as you have a self to defend, you must be violent. )