KİŞİ/LER... [PERSON/PEOPLE]
- ALİ ŞİR NEVÂÎ ve BİHZAD[Fars. BİH: İyi. + ZAD: Doğma/doğmuş.]
- ALİ UFKÎ/UFÎKÎ ile/ve/> DİMİTRİ KANTEMİR
- ALONZO CHURCH ve/||/<> ALLEN TURING
- AMERİKA'NIN İLK BAŞKANI:
GEORGE WASHINGTON ile/ve/değil/||/< PEYTON RANDOLPH
- ANAXIMANDER ile ANAXIMENES
- ANLATIM:
HZ. DAVUD'A ile HZ. MUSA'YA
- ANTOINE LAVOISIER ve/||/<>/> DIMITRIY MENDELEYEV
- APOLLONIUS ve/||/<> HIPPARKUS ve/||/<> BATLAMYUS ve/||/<> İBN ŞATIR ve/||/<> NASREDDİN TUSİ
- ÂRİF HİKMET EFENDİ ile/ve ÂRİF HİKMET
- ARISTO VE İBNİ SİNÂ VE IMMANUEL KANT ile/ve ARISTO VE İBNİ SİNÂ VE KUTBUTTİN RÂZÎ VE IMMANUEL KANT
- ARİSTO ile/ve/||/<>/> EINSTEIN
- ARISTON ile ARISTO(TELES)
- ARISTOTALES" değil ARISTOTELES
- ARİSTOTELES ve/||/<> DEMOKRİTOS
- ARISTOTELES ile/ve/<> IMMANUEL KANT
- ARNO PENZIAS ve/||/<> ROBERT WILSON
- ÂŞIK ÖĞRENCİ ile/ve/||/<> MELAHAT PARS
ÖĞRENCİSİNİN AŞKINA YANIT...
Konservatuvarda öğretim görevlisidir. Son derecede güzel, alımlı, zarif, ince, nazik, olgun yaşlarda bir güfte ve beste sanatçısıdır.
Bir öğrencisi, duygularına yenik düşerek, hocası Melahat Pars'a âşık olur. Sanki rastlantıymış gibi her fırsatta karşısına çıkmayı huy edinir. Hoca, merdivenlerden inerken, o merdivenlerden çıkarken hocasını süzer. Hocası bir yöne doğru yürürken, o karşı yönden hocasına doğru yürür. Bu tür rastlantılar o kadar sık tekrar etmeye başlayınca, Melahat Pars da durumu anlar, ancak görmemezlikten gelir.
Bir gün merdivenlerden inerken, yukarı çıkmakta olan öğrencisi, hocası Melahat Pars’ın önünde durur, boynunu büker, yüzüne derinden bakar ve sevecen bir selenle;
- "Hocam, ben size âşık oldum. Ne yapsam olmuyor. Sizi görmeden duramıyorum. Gece gündüz hayalimdesiniz. Duygularımı denetleyemiyorum, perişanım, beni anlayınız lütfen." der.
Melahat Pars'ın yüzü kızarır. Hafifçe gülümser, yana çekilir ve yoluna devam eder. Evine vardığında ilham gelir, sabaha kadar çalışır ve bir beste yapar. Ertesi gün sabah, duygularını söyleyen öğrencisinin de olduğu sınıfta öğrencilerine;
- "Arkadaşlar, gece bir beste yaptım bakalım beğenecek misiniz?" diyerek udunu eline alır ve şu besteyi, hoş seleniyle söylemeye başlar:
Ben gamlı hazan sense bahar dinle de vazgeç
Sen kendine kendin gibi bir taze bahar seç
Olmaz meleğim böyle bir aşk bende vakit geç
Sen kendine kendin gibi bir taze bahar seç
Bestekâr hanımefendi, çaktırmadan âşık öğrencisine bir göz attığında, öğrencinin hüngür hüngür ağladığını görür...
Melahat Pars (1918 - 2005)
)
- ÂŞIK PAŞA ile/ve ÂŞIK PAŞA-ZÂDE
- ÂŞIK VEYSEL ve/<> SELMAN EFENDİ
- AŞOKA ile/||/<> DİPANKARA BUDA
- AŞÛRE (TATLISI) ile/ve/değil/||/<>/< AŞÛRE (ÇORBASI/YEMEĞİ/AŞI)
- ATA EFENDİ ve/||/<> NAZİF EFENDİ
- ATATÜRK ve/||/<>/< BEHİÇ ERKİN
- ATOM MODELLERİNDE:
DEMOCRITOS ile/ve/||/<>/> DALTON ile/ve/||/<>/> THOMSON ile/ve/||/<>/> RUTHERFORD ile/ve/||/<>/> BOHR ile/ve/||/<>/> MODERN ATOM KURAMI
)- AUGUST COMTE ve/||/<>/> GEORGE SARTON ve/||/<>/> AYDIN SAYILI
- AUGUST COMTE ve ST. SIMON
- AUGUSTE RODIN ile/ve/||/<>/> KEMAL KÜNMAT
- AUGUSTINUS ile/ve/<> ABELARDUS
- AVNÎ ile/ve/||/<> SELİMÎ ile/ve/||/<> MUHİBBÎ ile/ve/||/<> ADLÎ ile/ve/||/<> MURÂDÎ ile/ve/||/<> NECİB ile/ve/||/<> İLHÂMÎ
Fatih Sultan Mehmet'in. İLE/VE/||/<> Yavuz Sultan Selim'in. İLE/VE/||/<> Kanunî Sultan Süleyman'ın. İLE/VE/||/<> II. Bayezit'in. İLE/VE/||/<> III. Murad'ın. İLE/VE/||/<> III. Ahmed'in. İLE/VE/||/<> III. Selim'in. )
- AYASOFYA MÜZESİ ve TOPKAPI SARAYI ve/||/<> HALUK DURSUN ve/||/<> KUMRULAR
"Topkapı Sarayı'nda müdürlük yaptığım dönemde, makam odamda otururken bir kumrunun açık pencereden girerek avizenin etrafında uçtuğunu gördüm. Hiç kımıldamadan seyretmeye başladım.
Kumru, sanki tavaf eder gibi odanın her tarafında dolaştı, avizenin üzerine kondu, bir süre oturdu. Sonra geldiği gibi uçup gitti. Biraz sonra yanında başka bir kumru ile tekrar geldi. Bu sefer sanki bir ev (saray) sahibi edasıyla onu gezdirdi. Yeni geleni elinden, (kanadından) tutar gibi aldı ve avizenin içine oturttu. Bir süre koklaştılar. Sonra uçup gittiler.
Ertesi gün ikisi birlikte ağızlarında dal parçacıkları ile geri geldi ve avizenin içine bir yuva kurmaya başladılar. Yuva birkaç gün içinde kuruldu.
Olup biteni hiç ses çıkarmadan izliyordum. Dişi kuş, yumurtlama hazırlığı yapıyordu.
Galiba onlar da beni izliyordu ki, hiç tedirgin olmuş gibi görünmüyorlardı. Buna karşılık dışarıdan odaya başka biri girince, hemen ürküp pencereden kaçıyorlardı. Baktım olmayacak, makam odamı onlara bırakıp hemen karşıda bulunan küçük bir odaya geçtim.
Bir gün, televizyon çekimi için Topkapı Sarayı'na gelen gazeteci dostum rahmetli Savaş Ay, "Hocam, niye bu küçücük odada oturuyorsun?" diye sordu.
"Ben hâlden anlarım, bir kumru arkadaşım, sevgilisine, “ben seni saraylarda yaşatacağım" diye söz vermiş, insan yuva kurana yardımcı olmaz mı?" dedim.
"Hocam, ne olur göster şu yuvayı bana” dedi ve kapıdan odadaki yuvanın fotoğrafını çekti.
Ertesi gün beni Ankara'dan arayan arayana...
"Derhal makam odası açılsın, kumruların yuvası dağıtılsın, saray bakımsızlıktan perişan olmuş görüntüsü verilmesin" dediler.
Meğer Savaş Ay haber yapmış bizim kumrunun öyküsünü...
Hemen aradım, “üstad sen ne yaptın?” diye sordum.
"Hocam bu kadar güzel malzeme (haber) buldum, yazılmaz mı Allah aşkına" dedi.
"Gazetede sabah toplantısında anlattım, herkes ayağa kalktı ve seni alkışladı" diye ekledi.
Sadece gazetedekiler değil Ankara da ayağa kalktı sayende" diye yanıt verdim.
Şimdi ne yapacaktım? Çifte kumrulara kol kanat gerip onların saadetlerini korumaya mı çalışacaktım, yoksa odayı kullanıma açarak bir yuvanın dağıtılmasına mı neden olacaktım?
Bir biçimde, ya ben makamı, ya da o kumrular makam odamdaki yuvalarını kaybedeceklerdi.
Akşama kadar bakanlıktan beni aramayan kalmadı...
“En azından yumurtadan yavru kuşlar çıksın, uçup gidene kadar bekleyelim” diye düşündüm. “Ben yuvayı almam, siz beni görevden alın isterseniz” dedim.
Ertesi gün, yuvaya bakmaya gittim ki, ne göreyim, yuva yerinde duruyordu ama kumrular yoktu.
Yuva yerinde durmasa, "Biri kuşları ürküttü, kovaladı" diyecektim. Hâlbuki yuva yerli yerinde duruyordu. Kumrular, sanki durumu hissetmiş ve sessizce çekip gitmişlerdi. Bir daha da hiç gelmediler.
Daha sonra Topkapı Sarayı'ndan, Müsteşar ve Bakan Yardımcısı olarak Ankara'ya gittim.
"Kuşların yuvası dağıtılsın, makama sahip çıkılsın" diyenlerin ise hiçbiri Bakanlık'ta makamlarında kalamamıştı.
Muhakkak ki, biz de bir gün bu makamlardan uçup gideceğiz. Kuşlar ise hep sevmeye, uçmaya ve yuva kurmaya devam edecek.
Haluk DURSUN )
)- bâkî[Ar. < BEKÂ çoğ. BEVÂKİ] ile bâkî[Ar. < BÜKÂ] ile BÂKÎ[Ar.]
- BÂKİ'NİN:
25 YAŞ ÖNCESİ ŞİİRLERİ ile/ve 25 YAŞ SONRASI ŞİİRLERİ
MÜHEYYÂ OLDU MECLİS SÂKİYÂ PEYMÂNELER DÖNSÜN
BU BEZM-İ RÛH BAHŞUN ŞEVKINA MESTÂNELER DÖNSÜN
DİLÂ CÂM-I ŞARÂB-I AŞK-I YÂRI ŞÖYLE NÛŞ İT KİM
FELEKLER GÜM GÜM ÖTSÜN BAŞINA HUMHÂNELER DÖNSÜN
HAYAL-İ ŞEM'-İ RUHSARIN KO YANSIN HANE-İ DİLDE
PERİN OL ŞEM'A YAKIP ŞEVK İLE PERVÂNELER DÖNSÜN
SEN AĞYÂR İLE DEVR ETDİR ŞEHÂ PEYMÂNEYİ DÂİM
SER-İ KÛYUN DOLAŞIP ÂŞIK-I BÎÇÂRELER DÖNSÜN
BU BEZM-İ DİLKÜŞÂYA MAHREM OLMAZ BÂKİYÂ HERKES
Dİ GELSİN EHL-İ DİLLER GELMESİN BİGÂNELER DÖNSÜN )
- (BAZI TANINMIŞ) FİLOZOF ve BİLGİNLER
( Orpheus, Fenike dilinde Nur anlamına gelen Aur, Yunanca'da Arpha ile şifa anlamına gelen Rafae sözcüklerinden oluşmuştur ve "Nur ile şifa veren" anlamına gelmektedir. )
* HERMES: Hermes Trimegistes(Üç kere bilge Hermes).
( TRIMEGISTES (3 KEZ BİLGELİK): SEMÂVÎ ve ARZÎ ve KALBÎ )
( Hermes'in Mısır dilindeki adı Thot'tur. )
( İdris sözcüğünün anlamı terzidir. )
( Hermes sözcüğü Ermes, Hermis ve Heramis biçimlerinde söylenildiği gibi, Anadolu Türkçesi'ne de Ermiş olarak girmiş ve Tanrı'ya kavuşma durumunun bir adı olarak benimsenmiştir. Böylece tasavvufun en temel kavramı ve amacı, "ermiş" olmuştur. )
( Hermetik Öğreti'nin etkisi altında gelişmiş İbrani ve Arabi kültürlerde, "İbrani Kabalası ve Zohar'da, Arabi Ebced ve Hurufilik'te" görülen sessiz harflerin sayılarla eşleştirilmesi ve yerlerinin değiştirilerek anlama kombinasyonları oluşturulması geleneği Hermetik'tir. )
* HERAKLEİTOS: Filozof.
( Herakleitos'a göre Evren, var olanları tüm içeriği bakımından sürekli bir oluş içinde değişmektedir. )
( Herakleitos'a göre, kişiler, duyular ve görüngüler tarafından aldatılmaktadır, bunun için bilge insan mutluluğa ve doyuma giden yolda us'u izlemelidir. )
* HERAKLEİTOS: Filozof.
( Parmenides'te "Doğa", "Var olan" anlamına gelir. )
* PROTOGORAS: Filozof.
( Hakikatin ölçüsü insandır; insandan bağımsız saltık bir hakikat yoktur. )
* DEMOKRİTOS: Filozof.
( Demokritos'a göre metafiziksel araştırmanın hedefi bilgi kazanmaktır; törel hedef ise mutluluğu, ansal barış ya da huzuru kazanmaktır. )
* ARKHILOKHOS: Şair.
* SAPPHO: Şair.
* ALKAIOS: Şair.
* SOLON: Kanun koyucu, hukukçu. (Yedi Bilge'den).
* THALES (M.Ö. 600): Doğa ve felsefe bilimcisi. Suyu ilk arke olarak nitelendirmiştir. İyonya Mektebi denilen ünlü okulun kurucusu, Yedi Bilge'nin birincisi ve astronomi bilginlerindendir. Güneş tutulmasının olduğunu keşfetmiştir.
( Aristoteles tarafından Thales'in ilk filozof olarak kabul edilmesinin nedeni, Thales'in düşünceyi teolojiden doğa üzerine yöneltmesidir. Başka bir deyişle, evrende olan bitenin bilgisini kişinin kendi düşüncesi, becerisi ve çabasında aramayı, bunun için doğaüstü hiçbir güce gereksinim duymamayı, zihinsel düzeyde Thales başlatmıştı. Bu, kişinin inandan/dogmadan akla yükselmesinin bir göstergesidir. )
* ANAKSIMANDROS: Astronomi ve coğrafya bilginidir.
* PYTHAGORAS: Filozof ve geometri bilgini, sayı mistiği-matematikçi-felsefeci.
( Pİ: 3,1416, THA: İlk ilke, GORAS: Karanlıktan aydınlığa çıkaran, aydınlatan, RA'ya kavuşturan. )
( Matematikte (pi) ile gösterilen, "Çember uzunluğunun çemberin çapına oranı"ndan çıkartılan sabit bir sayıdır.
Pi sayısı sınırlı sonsuzluğu ifade etmekle, bilginin kesin değil ama yaklaşık olarak doğruluğunu belirtmekte.
Pi sayısı rasyonel tamsayılara karşın irrasyonel ve aşkın bir sayıdır.
Geometriye ait bir ifadenin matematiksel anlatımı.
Pythagoras'ın mistisizmindeki kavramsallığı, sınırlı sonludan sınırsız sonsuza akıl yoluyla bağ kurma çabasıdır. Başka bir deyişle, sonlu ve karşıtı sonsuzun akıl aracılığı ile armonik bir bütünlük olarak kavranma denemesidir. )
( Piramit: PY-RA-MYTH )
* AISOPOS: Ünlü Kinik, bir öykücü.
* PINDAROS: Şair.
* AISKHYLOS: Tragedya mucidi.
* SOPHOKLES: Dram yazan şairlerin birincisidir.
* ARISTOPHANES: Komedya şairi.
* HERODOTOS: Tarihçilerin babası. (Şeyhü'l-Müverrihîn)
* THUKYDIDES: Tarihçi.
* KSENEPHON: Filozof, tarihçi.
* METON: Matematikçi | Astronomide "Altın Dönem" denilen ondokuz senenyi keşfetmiştir.
* HIPPOKRATES: Tabâbeti diriltmiştir.
* PERIKLES: Kendi adıyla anılan bir ilerleme döneminin kurucusudur.
* ANAKSAGORAS: Atina'da felsefeyi ilk kurandır.
* SOKRATES: Filozof.
( GNOTHI SEATONU! )
( Sokrates dışta olan bitenden çok, insana, insan aklına ve onun kavramlarına yönelmekle, bilgi kuramcılığının temellerini atmıştır. )
* PLATON(EFLATUN): Filozof. Sokrates'in öğrencisi. Geniş omuzlu/göğüslü.
* ARİSTOTELES: Filozof. Platon'un öğrencisi.
( İSKENDER ÖNCESİ ARİSTOTELES ile İSKENDER SONRASI ARİSTOTELES )
* ARISTIPPOS: Tanınmış Kirene Okulu'nun kurucusudur ve Kirene'liler arasında en çok incelik sahibi olanıdır.
* PHIDIAS: Ünlü heykeltıraş.
* POLYGNOTOS: Ünlü ressam.
* DEMOSTHENES: Ünlü konuşmacı/hatip.
* EUKLEIDES: Ünlü geometri bilgini.
* ARKHIEMEDES: Ünlü geometri bilgini olup, yakıcı aynaları ve hidrostatikteki yasası ve burgusu ile olağanüstü ün kazanmıştır.
* KONFÜÇYÜS(KUNG-FU-TZU) (İ.Ö. 557-479): Öğretisi mistik değil tamamıyla uygulamalı ahlâk öğretisidir. Bu öğreti dinsel ve metafizik hiçbir öğe taşımaz. )
- BEE ile/değil BE ile/değil B
- BEGONVİL[< MICHEL BÉGON - 1690] ile/değil
ile/değil
)- BERGMAN ile/ve/||/<> BORGMAN
- BEYAZIT değil BAYEZİD[BAYEZİD-İ VELÎ]
- BİLİM TARİHİ'NDE:
J.J SÉDILLOT ve/||/<> L.A SÉDILLOT
- BİLİMSEL DEVRİM:
KOPERNİK ve/<> BRAHE ve/<> KEPLER ve/<> GALILEO ve/<> NEWTON
- BİTLİS'Lİ İDRİS/İDRÎS-İ BİDLÎSÎ/BİTLİSÎ ile ZARO AĞA (BİTLİS'Lİ)
- BİZİM:
GOETHE ve/||/<> YUNUS
- BULAŞICI HASTALIKLAR ve/||/<> CELALETTİN ALGAN
- BURHANEDDİN-İ MUHAKİK TIRMÎZÎ ve/<> HZ. MEVLÂNÂ
- BUZULLAR İÇİN İLK TÜRK TEMSİLCİ: ONUR SABRİ DURAK
- CÂMİ ile/değil MOLLA CÂMÎ
- CARL LINNAEUS ve/<>/> GEORGES CUVIER
- ÇEGO VERA değil CHE GUEVARA
- CELCIUS ile/=/||/<> FAHRENHEIT ile/=/||/<> KELVIN
0 °C ile/=/||/<> 32 °F ile/=/||/<> 273 K [Suyun donma noktası]
-78 °C ile/=/||/<> -109 °F ile/=/||/<> 195 K [Karbondioksitin donma noktası]
-183 °C ile/=/||/<> -298 °F ile/=/||/<> 90 K [Oksijenin donma noktası]
-196 °C ile/=/||/<> -321 °F ile/=/||/<> 77 K [Azotun donma noktası]
-273 °C ile/=/||/<> -460 °F ile/=/||/<> 0 K [Mutlak sıfır noktası] )
)1 Fahrenheit [°F] = 255.9277777778 kelvin [K]
1 Rankine [°R] = 0.5555555556 kelvin [K]
1 Reaumur [°r] = 274.4 kelvin [K] )
- CELEP/CELEB[Ar.] değil/yerine/= İÇOĞLANI
- CEMİL TOPUZLU ve/||/<> CEMALETTİN EFENDİ
- CEZAYİR'Lİ HASAN PAŞA ile "CEZAYİR'Lİ HASAN PAŞA"LAR
- CHARLES DARWIN ve/<>/> ALFRED RUSSELL WALLACE
- CHARLES TRIPP ve/||/<> ELI BOWEN
)| Şair | Cicero | Seneca | Toplam |
|---|---|---|---|
| Accius | 28 | 3 | 31 |
| Aeschylus | 3 | – | 3 |
| Afranius | 1 | – | 1 |
| Alcaeus | 2 | – | 2 |
| Anacreon | – | 1 | 1 |
| Aratus | 41 | – | 41 |
| Archilochus | 1 | 1 | 2 |
| Aristophanes | 2 | 1 | 3 |
| Atilius | 1 | 1 | 2 |
| Caecilius | 11 | 1 | 12 |
| Callimachus | 2 | – | 2 |
| Q. Catulus | 1 | – | 1 |
| Cicero | 9 | – | 9 |
| Crantor | 1 | – | 1 |
| Empedokles | 1 | – | 1 |
| Ennius | 92 | 2 | 94 |
| Euripides | 9 | 2 | 11 |
| Hesiod | 1 | 3 | 4 |
| Hipponax | 1 | – | 1 |
| Homer | 23 | 10 | 33 |
| Horace | – | 4 | 4 |
| Ibycus | 1 | – | 1 |
| Labeo | – | – | – |
| Lucilius | 13 | 3 | 16 |
| Lucretius | 1 | 4 | 5 |
| Maecenas | – | 3 | 3 |
| Montanus | – | 2 | 2 |
| Naevius | 4 | 1 | 5 |
| Ovid | – | 14 | 14 |
| Pacuvius | 27 | – | 27 |
| Plautus | 3 | – | 3 |
| Publius | – | 7 | 7 |
| Rabirius | 1 | – | 1 |
| Simonides | 1 | – | 1 |
| Solon | 4 | – | 4 |
| Sophocles | 3 | – | 3 |
| Terence | 15 | 1 | 16 |
| Trabea | 3 | – | 3 |
| Turpilius | 5 | – | 5 |
| Valgius | – | 1 | 1 |
| Varro | 1 | – | 1 |
| Virgil | – | 84 | 84 |
| Bilinmeyen | 15 | 7 | 22 |
| Toplam | 327 | 156 | 483 |
- CİHANGÎRLER:
CENGİZ HAN ve (BÜYÜK) İSKENDER ve YAVUZ SULTAN SELİM ve NAPOLYON
- ÇOCUK GELİŞİMİ KURAMLARINDA:
ABRAHAM MASLOW ve/||/<> ERIK ERIKSON ve/||/<> JEAN PIAGET ve/||/<> LAWRENCE KOHLBERG ve/||/<> JOHN BOWLBY
- COPERNIC ile/ve/değil İBN ŞÂTIR
- COULOMB ile/||/<> GAUSS ile/||/<> AMPERE ile/||/<> FARADAY ile/||/<> MAXWELL ile/||/<> EM TEMEL YASALARI
- CUMHURİYET ANITINDA:
PIETRO CANONICA ve/||/<> SABİHA ZİYA
- DAHHÂK[Ar. < DIHK] ile Dahhâk[Fars.]
- DARUMA ile/||/<> NAGARJUNA ile/||/<> ASVAGOŞA ile/||/<> VASUBANDHU
- DARWIN ile/ve/||/<>/> MİTHAT EFENDİ
- DARWIN/İZM ile/değil SPENCER/İZM
- PSİKANALİZDE:
DAVID RAPAPORT ile/ve/||/<> MERTON GILL
- DAVID RICARDO ile/ve/||/<>/> ADAM SMITH
- [ne yazık ki] :( ((((((
DENİZ GEZMİŞ ve/||/<> YUSUF ASLAN ve/||/<> HÜSEYİN İNAN
)- DESCARTES ile/ve/||/<>/< VIETE
- DİVAN EDEBİYATI ve/||/<>/> WALTER G. ANDREWS
- DÖRT DİREK/EVTÂD-I ERBAA:
HÂCE ŞABAN-I VELÎ ve HÂCE BAYRAM-I VELÎ ve HÜNKÂR-I VELÎ ve MEVLÂNÂ CELÂLEDDİN RUMÎ
- DUHEM ile/ve/||/<> QUINE (TEZİ)
- DÜNYANIN ÇEVRESİNİ DOLAŞAN İLK KİŞİ:
MACELLAN değil HENRY
- DYOGEN ile/ve KIBRIS'LI DYOGEN ile/ve ROMEN DYOGEN
- EDMUND HALLEY ile/ve/||/<> ROBERT HOOKE ile/ve/||/<> CRISTOPHER WREN
- EINSTEIN ve/||/<> ROSEN (KÖPRÜSÜ)/SOLUCAN DELİĞİ
- EINSTEIN ile/ve/||/<> SÜRÜCÜSÜ
- EKREM REŞİT REY ve/||/<> CEMAL REŞİT REY
Yazarı. VE/||/<> Müzik yapımcısı. )
- EMPATİDE:
THEODOR REIK ile/ve/||/<>/> WILHELM FLIESS ile/ve/||/<>/> DONALD WINNICOTT ile/ve/||/<>/> HEINZ KOHUT ile/ve/||/<>/> CARL ROGERS
- ENO ile/||/<> OBOKU ile/||/<> BASSO
- EPR(DOLANIKLIK) AÇMAZI(PARADOKSU):
EINSTEIN ve/+/||/<> POTENSKI ve/+/||/<> ROSEN
- ERATOSTHENES ve/||/<>/> STRABON
- ERKİN KORAY ve/||/<>/> ZÜLFÜ LİVANELİ ve/||/<>/> HALUK LEVENT |
ve/||/<>/>
YAŞAR
- EŞREF[Ar. < ŞERÎF] ile Eşref[Ar.]
Klâsik mekaniğe en mükemmel biçimini vermiştir. VE
Klâsik mekaniğin felsefesini yapmıştır. )
- EWALD von KLEIST ve/||/<> PIETER VAN
- F. NIETZSCHE ve/||/<> S. FREUD ve/||/<> K. MARX
- FARADAY ile/||/<> COULOMB ile/||/<> AMPERE ile/||/<> ELEKTROKİMYA YASALARI
- FATİH KARATAŞ ve/||/<> BAHATTİN HEKİMOĞLU
- FATİH SULTAN MEHMET ve AKŞEMSETTİN
- FAZIL BEY ile VECİHİ HÜRKUŞ
- FELSEFE/KAVRAM ANSİKLOPEDİSİNDE:
ARİSTOTELES ile/ve HEGEL
- FELSEFE(PHILO-SOPHIA):
BİLGELİK SEVGİSİ ile/ve/||/<> SEVGİNİN BİLGELİĞİ
- FERDİ TAYFUR ile FERDİ TAYFUR
- FERİT PAŞA ile DAMAT FERİT PAŞA
- FİLOZOF CEMAL HATİPOĞLU ile/ve/||/<> HİLMİ BEY
- FRAKTALLERDE:
KOCH ile/ve LORENZ ile/ve MANDELBROT
- FRANCOIS RABELAIS = ALCOFRIBAS NASIER / SERAPHIN CALOBARSY
- FRANZ ANTON MESMER ve/||/<> JOSEF BREUER ve/||/<> PHILIP PINEL ve/||/<> JEAN MARTIN CHARCOT
- FRANZ KAFKA ile/ve/||/<> NÂZIM HİKMET
))
- FREUD ile/ve/||/<> İZZETTİN ŞADAN
- FREUD ile/ve NIETSZCHE ile/ve MARX
- FRIEDRICH HEINRICH JACOBI ile/değil IMMANUEL KANT

ile/değil
)- FRIEDRICH WILHELM NIETZSCHE ve/||/<> ARTHUR SCHOPENHAUER
- FRIEDRICH WILHELM NIETZSCHE ve/||/<> RICHARD WAGNER
- FUZÛLÎ[Ar.] değil/yerine/= ERDEMLİ | GEREKSİZ/YERSİZ/BOŞUNA
- FUZÛLÎ[Ar. < FUZÛL] ile FUZÛLÎ[Ar.]
- FUZÛLÎ ve/<> İSMAİL EMRE
- GAUDI ve/<> ETSURO SOTO
- GAZÂLÎ ve FAHREDDİN RÂZİ
- GAZANFER ÖZCAN ve/||/<> FECRİ EBCİOĞLU
- GENDLIN ile/ve/||/<>/< ROGERS
- GEORG CANTOR ile MORITZ BENEDIKT CANTOR
- JOHN LOCKE ile/ve/||/<>/> GEORGE BERKELEY
- GERARDO MATOS RODRIGUEZ ve EDUARDO GALEANO
- GERARDUS MERCATOR ve/||/<> JODOCUS HONDIUS
- GOETHE["GÖTE" değil!] ve/||/<> HERDER
- GRW KURAMI:
GHIRARDI ile/ve/||/<> RIMINI ile/ve/||/<> WEBER
- GÜLLÜ AGOP (VARTOVYAN) =/> GÜLLÜ YAKUP
- GÜLTEN DAYIOĞLU ve/||/<> REŞAT NURİ GÜNTEKİN
- GÜNDÜZ VASSAF ile ATİLLA DORSAY
- H. L. A. HART >< LON FULLER
- HÂCE BAYRAM-I VELÎ ile/ve/<> HÂCE ŞÂBAN-I VELÎ
- HACE BAYRAM-I VELÎ ve/||/<> HASAN DEDE (UZUNKOL'LU - TAVŞANLI - KÜTAHYA)
- HACI ÂRİF BEY ile HACI ÂRİF BEY
- HAKKINDA KİTAP YAZILAN İLK SULTAN
- [ne yazık ki]
HASAN FEHMİ ile/ve/||/<> ABDİ İPEKÇİ ile/ve/||/<> ÇETİN EMEÇ ile/ve/||/<> UĞUR MUMCU ile/ve/||/<> ÖTEKİLER
- HASAN-ül BASRİ ile/ve/<>/< VÂSIL b. ATA
- HÂTEM[Ar.] ile Hâtem[Ar.]
- HAYDAR KUTLU =/< NÂBİ YAĞCI
- HAYY b. YAKZAN(AYIK) = İNSAN - İBN TUFEYL
- HÂZİN ile ABDURRAHMAN el-HÂZİNÎ
Fizikçi. Mîzânü'l Hikme adlı kitabın yazarı. Bu kitapta, cisimlerin özgül ağırlığını tespit için icat edilen ve icat ettiği âletlerden söz eder ve ayrıca pek çok nesnenin özgül ağırlığını verir. )
- HEGEL ile/ve/||/<> FEUERBACH ile/ve/||/<> MARX
- HEGEL ve HZ. MUHMAMMED
- HEGEL ile/ve/=/||/<>/< PLATON GİBİ DAVRANAN ARİSTOTELES
- HEINZ KOHUT ile/ve/||/<> CHARLES STROZIER
- HEINZ KOHUT ile/ve/||/<> JAMES F. MASTERSON
- HENRY CAVENDISH ile/ve/<> ANTOINE LAVOISIER
- HERA ile/ve/||/<> ATHENA ile/ve/||/<> AFRODİT
- HERDER ve/||/<>/> GOETHE ve/||/<>/> SCHILLER
- HEREDOT ile/ve/değil TUKİDİDES
- HERMANN von MEYER ve/<>/> GERHARD HEILMANN
- HIDIRELLEZ[< HIZIR-İLYAS] ile/ve/||/<>/> HIZIR AYLARI
- HIEROPHANTES ile/ve/<> DADOUCHOS
- HIGGS / HICKS(-KALDOR)
- HİPOKRAT ile/ve/||/<>/> GALEN ile/ve/||/<>/> İBN-İ SİNÂ
- HOMEROS ile/ve/||/<> HESIODOS
- HORASAN ERENLERİ ile HORASAN ERENLERİ
- HRİSTİYANLIK:
(HZ.) İSA değil (AZİZ) PAVLUS/PAUL ve PETRUS[ST. PIERRE][:
Kaya.]
- HÜCCET ile HÜCCET-ÜL-İSLÂM
- HÜCCETÜL İSLÂM / İMAM / EBÛ HAMİD:
GAZZÂLÎ ile/ve AHMET GAZZÂLÎ
- HUMBOLDT ile/ve/||/<>/> HUMBOLDT
- HUME ÇATALINDA:
OLGULAR, OLGU DURUMLARI ile/ve/||/<> DÜŞÜNCELERİN BAĞINTILARI
- HÜSEYİN BEY ile/ve/||/<> HÜSEYİN EFENDİ
- HÜSNÜ ERTUĞRUL ve/||/<>/> MUHSİN ERTUĞRUL
- Hüsrev[Fars.] ile HÜSREV[Fars.]
- HZ. HASAN ile/ve/||/<> HZ. HÜSEYİN
Güzel. İLE/VE/||/<> Güzelcik. )
- HZ. İSA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SOKRATES
- HZ. MEVLÂNÂ:
GÖZLENİLEN ile/ve/||/<> ÖZLENİLEN ile/ve/||/<> GİZLENİLEN ile/ve/||/<> İZLENİLEN
- HZ. MUHAMMED ile/ve/<> HZ. ALİ
[ Yaktı beni, yaktı beni | Kaşlarının arası, gözlerinin karası | Yaktı beni ] )
- HZ. MUHAMMED ile/ve HZ. ALİ
- HZ. MÛSA ile MÛSA b. MEYMÛN
- HZ. TAYFUR = BAYEZİD-İ BİSTÂMÎ
- I. RAMSES ile/ve/||/<>/> II. RAMSES
Antik Mısır'da, XIX. Hanedan firavunlarından biridir. 16 yaşındayken babası I. Seti, Ramses'i, veliaht olarak seçmiştir. 20'li yaşlarının başında tahta geçen Ramses, Mısır'ı M.Ö. 1279'dan MÖ 1213'e kadar, tam altmış altı yıl yönetmiştir. )
- İBN BATUTA ile/ve/||/<>/> EVLİYA ÇELEBİ
- İBN HALDUN ile/ve AUGUST COMTE
- İBN HALDUN ile/ve GELİBOLU'LU ÂLİ EFENDİ
- İBN MİSKEVEYH ile/ve DARWIN
- İBN NEDİM[v. 385/995] ve/<> HAYYAM et-TEVHÎDÎ[v. 400/1009] ve/<> YÂKÛT-ÛL HAMEVÎ[v. 629/1229]
- İBN YUNUS ile KEMALEDDIN İBN YUNUS
- İBN-İ HEYSEM ile/ve/||/<>/>< GALILEO
)
(1996'dan beri)