... DEĞİL ...

"YAZIM/KULLANIM" YANLIŞLIKLARI VE DOĞRULARINI DİZİNLER...

- O, BEN DEĞİLİM değil O, BEN DEĞİL

- O YÜZDEN DOLAYI" değil O YÜZDEN (ya da ...DAN DOLAYI)

- ÖBÜRSÜ değil ÖBÜRÜ

- ÖÇ değil ÖC

( Kötü bir davranış ya da sözü cezalandırmak için kötülükle karşılık verme isteği ve eylemi, intikam. )

- ODAKLAŞMAK değil ODAKLANMAK

- ÖĞLEN (YEMEĞİ/TATİLİ/ARASI) değil ÖĞLE (YEMEĞİ/TATİLİ/ARASI)

( Halk dilinde. | Meridyen düzlemi.[NIFS-I NEHAR] DEĞİL Gün ortası.[Öğleden önce, öğleye doğru.] )

- ÖĞRENDİRİYOR değil ÖĞRETİYOR

- OKULLAŞMA ORANI" değil OKULA GİTME ORANI

- OKUMA YAP(M)IYORUM" değil OKU(MU)YORUM

- OLA DA BİLİR, OLMAYA DA BİLİR" değil OLABİLİR DE, OLMAYABİLİR DE


- OLABİLİRLİK değil OLASILIK

- OLABİLİTE değil OLASILIK

- OLABİLMEMELERİ değil OLAMAMALARI

- ... OLACAĞINI TAHMİN ETMİYORUM değil SANMIYORUM

- OLANAKSIZLAR değil OLANAKSIZLIKLAR

- ÖLÇEYİĞLE değil ÖLÇEĞİYLE(< ÖLÇEĞİ İLE)

- ÖLÇÜ/VEZ(İ)N:
SİMGEDE/YAZIDA
değil KULAKTA!

- ... OLDUĞU DOLAYISIYLA değil ... OLMASI DOLAYISIYLA

- ... OLDUĞUNU:
"DÜŞÜNEMEYİZ"
değil SÖYLEYEMEYİZ/İDDİA EDEMEYİZ

- ... OLDUĞU SEBEBİYLE değil ... OLMASI NEDENİYLE


- OLDUKÇA ÇOK ZORLANMAK değil OLDUKÇA ZORLANMAK

- OLDUM" MU? değil OLDU MU?

- ÖLE" değil ÖYLE

- OLGUN KİŞİ:
"GÜZEL SÖZ SÖYLEYEN"
değil SÖYLEDİĞİNİ YAPAN VE YAPABİLECEĞİNİ SÖYLEYEN

- OLİM" değil OLAYIM

- OLMASI GEREKİR değil OLSA GEREK

- ... OLMASINI BİLMEK değil ... OLDUĞUNU BİLMEK

- OLMAYAYDI değil OLMASAYDI

- OLUCAK değil OLACAK

- OLUMLU TEPKİ değil OLUMLU GERİBİLDİRİM


- ... OLUNABİLİNECEK değil OLUNABİLECEK

- ÖLÜRSE/M" değil ÖLÜNCE

- ÖNCEKİSİNDEN değil ÖNCEKİNDEN

- ÖNEMLİ DEĞİL" değil FAZLA ÖNEMLİ DEĞİL

- ONLAR ...:
"ANLARLARSA"
değil ANLARSA

( Çoğuldan sonra tekrar çoğul eki gerekmez/fazlalıktır. )

- ONLA/ŞUNLA-BUNLA değil ONUNLA/ŞUNUNLA-BUNUNLA

- ... değil ÖNSÖZ

- ONU(/BENİ/SENİ) "BÖLMEK/KESMEK" değil SÖZÜ/KONUYU/AKIŞI "BÖLMEK/KESMEK"

- ONUN/SENİN YERİNE değil ONUN/SENİN İÇİN

- ÖPÜŞME/"ÖPÜŞEN" değil ÖRTÜŞME/ÖRTÜŞEN


- ÖRNEĞİN, ... GİBİ değil ÖRNEĞİN, ... ya da ... GİBİ

- ORTADOKS değil ORTODOKS

- ... değil ORTAOYUN

- OSMANLI İMPARATORLUĞU/DEVLETİ değil OSMANLI HANEDANI

( Avrupa'lıların sonradan yüklediği bir tanımdır. Osmanlı, hiçbir zaman "imparatorluk" olmamıştır! [insanı, hak ve hukuku hiçe saymak gibi bir tutumu yoktur] )

- OSMANLICA değil OSMANLI TÜRKÇESİ

- ÖTEKİSİ değil ÖTEKİ

( "Sahibisi" demediğimiz gibi. )

- OTOMATİĞE BİNME değil OTOMATİĞE BAĞLAMA

- ... ÖYKÜ/SÜ değil ... SÜRECİ

- ÖYLE ARAÇLAR KULLANACAĞIZ değil ARAÇLARI, ÖYLE KULLANACAĞIZ

- ÖYLE BİR DURUM/SORUN OLMADIĞI "YANLIŞLANDI"("YALANLANDI" DA DEĞİL!) değil ÖYLE BİR DURUM/SORUN OLMADIĞI DOĞRULANDI
(YA DA ÖYLE BİR DURUM/SORUN OLDUĞU YANLIŞLANDI/YALANLANDI)

( "ne ..., ne de ..." örneğindeki gibi olumsuzdan sonra tekrar olumsuz olmaz. )

- ÖYLE BİRİSİNLE ... değil ÖYLE BİRİYLE ...

- ÖZDEŞMİŞ değil ÖZDEŞLEŞMİŞ

- ... "ÖZELLİĞE HAİZ" değil ... ÖZELLİĞİ HAİZ

- ÖZGÜR İRÂDE değil İHTİYÂR

( "Özgür İrâde", yanlış bir tanım ve "tamlama"dır. (İngilizce "Free Will"den bire bir çeviri olduğundan, Türkçe'nin yapısına ve kullanımına uymaz.)

İrâdenin çeşitleri ya da özgür olanı/olmayanı yoktur. Kişiden(insandan) bağımsız ayrı ve tek başına da değildir. Ancak "irâdenin özgürce kullanılması" diye bir tanım olabilir.

İrâde, tekil bir kavram da değildir. Kişi için öncelikli/ağırlıklı olarak ihtiyâr ve sonrasında da irâde olarak işler. Bunlar ayrılamaz bir kavram çiftidir.

İrâde, bitki ve hayvan ile ortak olduğumuz gövdemizle sınırlı/çerçeveli bir olanak, araç ve işlevdir. Bir şeye yönelme, kas ve sinirleri seferber etme olanağı, yapma gücü ve bilgisidir. "Evet" diyerek yönelmedir. "Zekâ"[< tezkiye/keskinleştirilmiş/bileylenmiş] ile ilişkilidir.

İhtiyâr ise "Hayır!" diyebilme, yapmayabilme gücü ve bilgisidir. Sadece insana özgü bir olanak olarak, sorgulayarak, düşünerek ve ayırt ederek yeğleme/tercih olanağımızdır.[Muhtar/iyet] "Yöneldiğimiz/yönelebileceğimiz" düşünce, söz ve eylemden göz, söz ve elimizi/ayağımızı çekebilmemizdir.[EDEB]

2.5 yaş, 4 yaş 4 ay, 7 yaştaki ayırt edebilme[temyiz] becerisi ve yetkinliğiyle 13'ten gün alarak hak, fiili ve cezai ehliyet kazanma durumu, ihtiyârımızladır. 16'dan gün alarak bazı yetkinlikler itibarı ile bir seviye daha yukarı çıkarılır. 19'dan gün aldıktan sonra da aklî meleke kaybolmadığı sürece ve bunama, Alzheimer görülmedikçe yaşam boyunca öncelikle ihtiyâr sahibi olarak yaşamını sürdürürüz. )

- ... "ÖZGÜRLÜĞÜ" değil ... HAKKI

- PAHALILANDI değil PAHALANDI(< BAHALANDI)

- PANTALON[Fr.] değil PANTOLON[]

- PARA "YAPMAK" değil PARA KAZANMAK

- PARENDE/PARANDE" değil PERENDE[Fars.]

( Havada çark gibi dönerek atılan takla. )

- PATETES değil PATATES


- PAYLAÇO" değil PALYAÇO[İt. < PAGLIACCIO]

- PAZARTESİ'NE değil PAZARTESİ'YE

- PDF:
"PİDİEF"
değil PEDEFE P D F

- PEK ÇOK ...LARI" değil PEK ÇOK ...'YI

- PEK KOLAY DEĞİL değil PEK OLASI DEĞİL

- PENBE değil PEMBE

- PİLİLİ[< PLİ] değil PİLELİ

- PLAN:
[okunuşu]
"PILAN"
değil PİLAN

- PROBLEM" değil AYRIM

- PROF.'UN" değil PROF.ÜN


- R. "AND" değil R. ANH

- RAATLAMAK" değil RAHATLAMAK

- KAŞINMA:
RAHİMDE
değil VAJİNADA

( İç yüzeyde. [olmaz!] DEĞİL Dış bölgede/yüzeyde. )
( "Rahmim kaşınıyor" diye bir söz olmaz. DEĞİL "Vajina(m)da kaşıntı var/oluyor" olabilir. )

- RAJON değil RACON[argo | İt. < RAGIONE]

( Yol, yöntem, usûl. | Gösteriş, fiyaka. )

- RAKKAM değil RAKAM

- RAYLARA:
"ŞAHIS DÜŞTÜĞÜNDE"
değil "BİRİ DÜŞERSE"

( Raylı yolların duraklarında bulunan uyarı yazılarının, ilgili yöneticilerce düzeltilmesi dileğiyle... )

- RAZI MIDIRLAR? değil RAZILAR MIDIR?

- REHA-BİLİTE değil REHABİLİTE

- RESMÎ GEÇİT değil RESM-İ GEÇİT

- REZARVASYON değil REZERVASYON


- RİCA EDEBİLİRSEM/EDEBİLİR MİYİM? değil RİCA EDEYİM

( İnceliğin, duyarlılığın, nezaketin ve kibarlığın da ölçülü, mantık çerçevesinde olması, abartılmaması gerekir.

Koşulun, koşulu olmaz! İki kere eğer ya da ise olmaz! ise'den sonra tekrar "ise", eğer'den sonra tekrar "eğer" olmaz! Mantıksızdır, anlamsızdır ve işlevsizdir! )

- RİCA "ETSEM" değil RİCA EDİYORUM

- ROL "GEREĞİ" değil ROLÜN EREĞİ

- S HARFİ:
"ES"
değil SE

- SAAT GEÇ OLDU/OLMUŞ" değil GEÇ OLDU/OLMUŞ

- SAATLER OLSUN değil SIHHATLER OLSUN

- SABAH YELİ/RÜZGÂRI değil SABÂ YELİ/RÜZGÂRI

- SABAHA KARŞI değil SABAHA DOĞRU

- SABAHÎ değil SABÂ MAKAMI

- SABAHTAN/DEMİNDEN ...):
"... BELLİ"
değil ... BERİ


- SABIN değil SABUN

- SAÇI KEL değil KAFASI KEL

- SAÇMA-SALAK değil SAÇMA-SAPAN

- SADRAZAM TORUNU değil SADRAZAM'IN SOL TAŞAĞI

- SAF ... değil SALT ...

- SAĞYA değil SAĞA

- SAHA değil SÂHA

- SAHİBİ değil EMÂNETÇİSİ

- SAHİBİNDEN değil EMÂNETÇİSİNDEN

- SAHİBİSİ" değil SAHİBİ


- SAHİL "KENARI" değil SAHİL

- ŞAHKÜL" değil ŞÂKÜL

- SAİKLER/LE" değil SAİK[Ar. < SEVK] (İLE)

( "Saik", sevk sözcüğünün çoğulu olduğundan, çoğul olana bir "-ler" eki daha olmaz/kullanılamaz. )

- SAKINAN GÖZE ÇÖP BATAR değil SAKINILAN GÖZE ÇÖP BATAR

- SAKINAN GÖZE ÇÖP BATAR değil SAKINILAN GÖZE ÇÖP BATAR

- SAKİNLEYİCİ değil SAKİNLEŞTİRİCİ

- SAKİNLİYİM" değil SAKİNLEŞEYİM

- SALYONGOZ değil SALYANGOZ

- SANIRIM ... OLABİLİR değil SANIRIM ... ya da ... OLABİLİR

- SANIRSAM değil SANIRIM


- SANIRSAM değil SANIRIM/SANIYORUM

( Anlatımda, bir koşulun[eğer/ise] tekrar ya da ikinci kez koşulu olmaz! Zannetmek ya da sanmak, bir koşuldur.

Zannetmek, bir şeyin, sözü geçtiği biçimde olduğunu/olacağını ya da olmadığını/olmayacağını, %51 - 99 oranında "kabul" ya da "iddia" etmenin ikinci kez ve başka bir olasılığı, belirsizliği barındırması ya da "tanımlaması" olanaksız ve anlamsızdır. )

- SANKİ BÖYLE değil SANKİ

- SANKİ GALİBA YANİ" değil SANKİ ya da GALİBA ya da YANİ

- ... "ŞANSI" YOK değil ... OLASILIĞI/OLANAĞI YOK

- SANSKRİTÇE değil SANSKRİT

- SANTRANÇ değil SATRANÇ

- ŞART değil KOLAY!

- ŞARZ değil ŞARJ

- SAVUNULMASI BİZE DÜŞMEZ değil SAVUNULMASINA GEREK KALMAZ/YOKTUR

- SAYGI "DUYMAMIZ" GEREK/LÂZIM değil "SAYGI GÖSTERMEMİZ GEREK/LÂZIM"


- SAYIN APARTMAN YÖNETİCİLİĞİ değil SAYIN APARTMAN YÖNETİCİSİ/YÖNETİMİ

- SAYISIZ:
...LAR(KONUŞMALAR/ÇÖZÜMLER/YAKLAŞIMLAR vb.)
değil KONUŞMA/ÇÖZÜM/YAKLAŞIM

- ŞE / BİŞEY/BİŞE/BİŞİ/BİŞİY değil ŞEY / BİR ŞEY

- ŞE" değil ŞEY

- ŞEFKÂT VE NEZÂKET:
GÜÇSÜZLÜK VE ÜMİTSİZLİK
değil KUVVET VE METÂNET

- ŞEİME/ŞEYİME değil ŞEHÎME

- SEKS ODA" değil SEK SODA

- SELVİ BOYLU değil SERVİ BOYLU

- SEMFONİ değil SENFONİ

- ... değil SEMİZOTU


- SEN DE Mİ BRÜTÜS? değil SEN DE Mİ OĞLUM?

- SEN DİLİ KULLANMAMA GEREĞİ:
TANIMADIĞIN KİŞİ
değil (YETERİNCE) SAMİMİ/YAKIN OLMADIĞIN(/DAN DOLAYI)

( Tanımadığınız ve/ya da yeterince samimi/yakın olmadığınız kişilere, "SİZ" diye hitap ediniz/edilir! )

- SEN, İSTEDİĞİN KADAR YAPARSAN YAP değil NE KADAR YAPARSAN YAP ya da İSTEDİĞİN KADAR YAP

- SENDEN "KONUŞUYORDUK/KONUŞUYORUZ" değil SENDEN SÖZ EDİYORDUK/BAHSEDİYORDUK (/EDİYORUZ/BAHSEDİYORUZ)

- SENLEN ... değil SENİNLE ...

- SERHOŞ değil SARHOŞ

- SESİZLİK" değil SESSİZLİK

- SEVGİ:
YANLIŞLARI ÖRTMEK İÇİN
değil ZORLUKLARI AŞMAK İÇİN

- ... SEVİYESİ İNDİRGENMİŞ değil ... SEVİYESİ İNDİRİLMİŞ/DÜŞÜRÜLMÜŞ

- SEVMEK:
SIRADIŞI ŞEYLER YAPMAK
değil SIRADAN ŞEYLERİ, ÖZENLE YAPMAK


- SEYEHAT değil SEYAHAT

- SEYEHAT değil SEYAHAT[Ar. < SİYAHAT]

- ŞEYSİ" değil ŞEYİ

- SI" değil -SIZ

- SICAKLIK:
"20 - 24 DERECE ARASINDA OLACAK"
değil 20 -[ilâ] 24 DERECE OLACAK

( "ilâ" edatı kullanıldıktan sonra, "arasında" sözcüğü kullanılmaz. "ilâ", "arasında" anlamındadır. )

- SIFIR EKSİKSİZ" değil SIFIR EKSİK YA DA EKSİKSİZ

- SIFIRI TÜKETMEK değil ZAFİRİ TÜKETMEK

( ZAFİR: Soluk/nefes. )

- ŞİİR "DİLİ" değil ŞİİR BİÇİMİNDE

- ŞİİR:
"DUYGULANMAK" İÇİN
değil DUYUMSAMAK İÇİN

- ŞİİRDE, (")MANTIK("):
"YOK"
değil ARANMAZ!


- SİLAHŞÖR değil SİLAHŞOR

- SİLSİLELER/İ" değil SİLSİLE/Sİ

- ŞİMDİ ŞİMDİ değil ŞU SIRALAR

- ŞİMDİ (YAPACAĞIM/GİDECEĞİM vs.)" değil BİRAZDAN YAPACAĞIM/GİDECEĞİM vs.

- ŞİMDİ YAPACAĞIMIZ GİBİ değil BİRAZDAN YAPACAĞIMIZ GİBİ

- ŞİNDİ" değil ŞİMDİ

- ... değil SİNEKKAYDI (TRAŞ)

- SIRÇALI KÖŞK değil SIRÇA KÖŞK

- SIRT ÇEVİRMEK değil YÜZ ÇEVİRMEK ya da SIRTINI DÖNMEK

- SİZ (DE) HÂLÂ ÇOK GÜZELSİNİZ değil SİZ (DE) HER ZAMAN ÇOK GÜZELSİNİZ


- SİZE" (PAYLAŞACAĞIM) değil SİZİNLE (PAYLAŞACAĞIM)

- SİZİ KESEYİM/KESİYORUM değil SÖZÜNÜZÜ KESEYİM/KESİYORUM

- SİZİ ...:
"ODAKLADIK"
değil ODAKLANDIRDIK

- ŞOK OLMAK değil ŞOKE OLMAK

- SON "HADDE" değil SON RADDE

- SON NİHAİ NOKTADA ... değil EN SON NOKTADA ...

- SONA değil SONRA

- SONDAN değil SONRADAN

- SONUCA ...:
"GELİRSEM"
değil GELİNCE/GELEYİM/GEÇEYİM

- SONUÇTA değil ...'NIN SONUCUNDA / SONUÇ İTİBARİYLE


- SONUNU GETİRMEK değil SONRASINI GETİRMEK

- (SORUN:
) "İNANMAK/İNANMAMAK"
değil KAYITSIZLIK

- SORUN(LAR)LA:
"BAŞ BAŞA OLMAK"
değil YÜZ YÜZE OLMAK

- SOTE"YE (YATMAK) değil "SOTA"YA (YATMAK)

( SOTE[Fr. < SAUTÉ]: Küçük küçük doğranmış sebzeleri yağda hafifçe kavrulduktan sonra su, domates, biber vb. katılarak yapılan bir tür yemek. İLE/DEĞİL SOTA[İt. < SOTTO]: Uygun, elverişli [yer]. )

- SOVAN değil SOĞAN

- SÖYLEDİĞİNİZDE değil SÖYLEDİKLERİNİZDE

- SÖYLEYİM" değil SÖYLEYEYİM

- SÖZCÜK:
"DAR AĞACI"
değil DAĞARCIĞI

- SÖZCÜKLER ÖNEMLİ DEĞİL değil SÖZCÜKLER, BURADA[BU KONUDA/ALANDA] ÖNEMLİ DEĞİL

- SÖZÜ/KONUŞMAYI:
"UZATMA!"
değil UZAMASIN


- SÖZÜ/KONUYU:
"UZATMAYAYIM"
değil UZATMIŞ OLMAYAYIM

- STAJER değil STAJYER

- ŞU AN, İCÂD ETTİĞİM BİR YANIT DEĞİL değil ŞU AN İÇİN İCÂD ETTİĞİM BİR YANIT DEĞİL

- ŞU KONU(LAR)DA:
"BEN BİLE" HATA/YANLIŞ YAPIYORUM
değil BEN DE HATA/YANLIŞ YAPABİLİYORUM

- SU KÜÇÜĞÜN, SÖZ BÜYÜĞÜN değil SUS KÜÇÜĞÜN, SÖZ BÜYÜĞÜN

- SU UYUR, DÜŞMAN UYUMAZ değil SÜ(SUBAY/ASKER) UYUR, DÜŞMAN UYUMAZ

- SUNA YAKIN değil SUNAY AKIN

- SÛNÎ değil SUN'Î

- ŞUNU ...:
"KONUŞACAĞIM"
değil ANLATACAĞIM

- SÜPRİZ değil SÜRPRİZ


- SÛRETLERİ KAVRAMADA:
ZİHİN/AKIL
değil HAYAL

- SÜRGÜN ETMEK değil SÜR(ÜL)MEK

- SUŞEHRİ'Lİ" değil SUŞEHİR'Lİ

- t "ZAMANI" değil t DEĞERİ/DEĞİŞKENİ

- TAAM" değil TAMAM

- TABİÎ Kİ DE/İYİ Kİ DE değil TABİÎ Kİ/İYİ Kİ

- TAM DOĞRU DEĞİL değil PEK DOĞRU DEĞİL

- TAM EMİN OLMAK değil EMİN OLMAK

- TAM "TEŞMİL" değil TAM TEKMİL

- TAMAMEN "BOMBOŞ" değil TAMAMEN BOŞ (ya da BOMBOŞ)


- TAMAMLAYAMADI değil TAM ANLAYAMADI

- TAPOGRAFİK değil TOPOGRAFİK

- TARAS değil TERAS[Fr. < TERRASSE]

( Bir yapının damında çevresi, üstü açık yer, ayazlık, taraça. | Damın, genellikle çamaşır sermeye yarayan ve üstü çinko ile döşeli bulunan düz bölümü, tahtaboş. | Seki. )

- TARİH:
"GEÇMİŞ"
değil YARIN

( Tarih, geçmiş değil yarındır! )

- TARİH/TÜRKÇE YAZILIMI değil TARİH YAZIMI

- TAŞARON değil TAŞERON

- TASFİR değil TASVİR

- TASTİK değil TASDİK

- TAT değil TAD

- TAZZİK değil TAZYİK


- TDK'NIN" değil TDK'NİN

- TEFRİS/TESFİR" değil TEFSİR[Ar.]

- TEK BİR KISALTILMASI VAR değil TEK BİR KISALTMASI VAR

- TEKRAR BİR DAHA değil TEKRAR YA DA BİR DAHA

- TEKRAR YİNELEMEK" değil YİNELEMEK

- TEK-RAR değil TEKRAR

- TEKRARDAN değil TEKRAR

- TEKRARLAMAYIM değil TEKRARLAMAYAYIM

- TEMBELEMEK" değil TENBİH

- TEMEL MANTIĞIN:
"AŞILMASI"
değil EKLENMESİ


- TEMEL:
"KARGAŞA/SI"
değil KARMAŞA/SI

- TEMİN/TEMİNKİ değil DEMİN/DEMİNKİ

- TEMPORALİTE değil GEÇİCİLİK

- TEMSİLİ GİBİ değil [sadece] TEMSİLİ ya da GİBİ

- TENBEL değil TEMBEL

- TEPEDEKİNLER değil TEPEDEKİLER

- TEPESİ ATMAK değil TAPASI ATMAK

- TEŞBİHTE HATA ARANMAZ değil TEŞBİHTE, HATA OLMAZ/OLMAMALI

- TEŞBİHTE HATA OLMAZ değil TEŞBİHTE, HATA OLMAZ/OLMASIN/OLMAMALI!
(TEŞBİH, HATA/EKSİK/YÜK/SORUN KALDIRMAZ/TAŞIMAZ/TAŞIMAMALI!)

( Teşbih yapmakta "hata/sakınca/yanlışlık olmaması". DEĞİL Yapılan teşbihte/benzetmede, hatanın/yanlışın/ilişkisizliğin olmaması gerekliliği. [Olabildiğince özen gösterilmesi gerektiği.]
Hangi benzetmeyi yaparsak yapalım, önemli değildir anlamına gelmez. Benzetme(teşbih) yapacağımız zaman hata yapmama ve keyfiyet olmaması gerekliliğini anlatır! [Teşbih sözcüğünden sonra virgül/duraklama çok önemli!] )
( Halk arasında daha çok, "yapılan benzetmeden alınılmamasını dilemek için" "söylenilir" fakat bu, yanlış kullanımdır. )
( Her şey, herşeyle dolaylı olarak bağlantılandırılabileceğinden,
hiçbir şeyi, hiçbir şeyle doğrudan bağlantılandırmamakla başlar her şey. )

- TESHİP değil TEZHİP/TEZHİB


- TEŞVİK-İ MESAİ değil TEŞRİK-İ MESAİ/İŞBİRLİĞİ

- TEVÂTÜR:
UYDURMA SÖZ
değil GÜVENİLİR KİŞİLERDEN GELEN BİLGİ/HABER

- TİMSAL ETMEK değil ...NIN TİMSALİ

- TİMSAL ETMEK değil TEMSİL ETMEK

- SKİNTİ değil KSİNTİ

- TİYO değil TÜYO

- TONLARCA ... değil YÜZLERCE/BİNLERCE ...

- TOPARLAMAK "GEREKİRSE" değil TOPARLAMAK GEREKİR Kİ

- TOPLARSAK değil TOPARLARSAK

- TOPLU "TAŞIM" değil TOPLU TAŞIMA


- TOTAL" (OLARAK) değil TOPTAN/TOPLAM/TAM (OLARAK)

- TÜKKAN değil DÜKKÂN

- TÜM HER ŞEY" değil TÜMÜ YA DA HER ŞEY

- TÜRKÇE FELSEFE" (YAPMAK) değil FELSEFEYİ TÜRKÇE (DİLİNDE) (YAPMAK)

- TÜRK-İSLÂM değil İSLÂM-TÜRK

- TÜRKÜAZ değil TURKUAZ

- TÜRKÜAZ değil TURKUAZ