| ...AG/AĞ... |

- ÇOBANÇANTASI ile ÇOBANDAĞARCIĞI ile ÇOBANDEĞNEĞİ ile ÇOBANDÜDÜĞÜ ile ÇOBANİĞNESİ ile ÇOBANPÜSKÜLÜ ile ÇOBANSÜZGECİ ile ÇOBANTARAĞI ile ÇOBANTUZLUĞU

( Turpgillerden, yemişleri torbayı andıran bir yaban bitkisi. İLE Turpgilllerden, yabani bir bitki, kuşekmeği. İLE Karabuğdaygillerden, beyaz ya da pembe çiçekli, yürek biçimi yapraklı, otsu bir kır bitkisi. İLE İkiçeneklilerden, sap ve yapraklarında keskin bir koku ve acı bir tat olan nemli yerlerde yetişen bir bitki, meyhaneciotu. İLE Itır çiçeği cinsinden, kokulu bir bitki. İLE Çobanpüskülügillerden, bir süs bitkisi. İLE Yoğurtotu. İLE Maydanozgillerden, tarlalarda çok rastlanılan, beyaz çiçekli bir bitki. İLE Sarıçalı. )

- coch. mag.[Lat. < COCHLEARE MAGNUM] değil/yerine/= ÇORBA KAŞIĞI, YEMEK KAŞIĞI DOLUSU

- ÇOCUĞA, PARMAĞINI TUTTURMAK ile/değil/yerine ÇOCUĞUN, ELİNDEN TUTMAK

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Güven, güç, ümit ve cesâret verir. Birlik ve bütünlük düşünce ve duygusu yaratır. )

- ÇOCUK GELİŞİMİ KURAMLARINDA:
ABRAHAM MASLOW
ve/||/<> ERIK ERIKSON ve/||/<> JEAN PIAGET ve/||/<> LAWRENCE KOHLBERG ve/||/<> JOHN BOWLBY

( Gereksinimler sıradüzenine işaret etmiştir. VE/||/<> Bireylerin, sorunlarını çözme olanaklarının bulunduğuna işaret etmiştir. Gelişimin, sekiz aşaması olduğunu öne sürmüştür. Benlik güçlerinin, gelişimsel sorunların başarılı biçimde çözülmesiyle kazanıldığına işaret etmiştir. VE/||/<> Bilişsel gelişimin aşamalarını ortaya koymuş ve çocukların, belirli gelişimsel aşamalara özgü, beceri ve davranışlarının olduğunu, kavramlarla açıklamıştır. VE/||/<> Piaget'in önerdiği, bilişsel gelişim kavramları ile ahlâkî kavramların kazanımı arasındaki ilişkiyi araştırmıştır. VE/||/<> Çocuğun, duygusal ve davranışsal gelişimi ile ilgisi olduğu düşünülen, anneye bağlanmaya vurgu yapmış ve bağlanma kuramını ortaya atmıştır. )

- ÇOCUKLARIN/BAŞKALARININ TAKİP ETTİĞİ/EDECEĞİ:
İŞARET PARMAĞIMIZ
değil AYAK İZİMİZ

- ÇOG ile ÇOG ile ÇOGI/ÇAGI
[<

( Güneşin kavuruculuğu, parlaklığı. İLE Odunun kor duruma geldikten sonra ateşten çıkan alevi. İLE Gürültü. )

- PORTEURS MAJORITAIRES[Fr.] / MAJORITÄTSLADUNGSTRÄGER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOĞUNLUK TAŞIYICILARI

- ÇOĞUNLUK" ile "AĞIRLIK"

- ÇOK KONUŞAN ile/ve/||/<>/> BAĞIRARAK KONUŞAN ile/ve/||/<>/> BAĞIRARAK ÇOK KONUŞAN

( Dayanılmazlar. )

- NIEDERSCHLAG (RADIOAKTIVER)[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖKELTİ (RADYOAKTİF)


- ÇÖKME ile DAĞILMA

- PRECIPITATION TITRATION[İng.] / NIEDERSCHLAG TITRIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖKTÜRME TİTRASYONU

- ÇÖL ile/değil PATAGONYA ÇÖLÜ

( ... İLE/DEĞİL Kum ya da çakıldan değil ezildiğinde hoş bir koku çıkaran, gri yapraklı, kısa, sık çalılıklardan oluşur. )

- COLLEAGUE :/yerine MESLEKTAŞ

- collut.[Lat. < COLLUTORIUM] değil/yerine/= AĞIZ VE BOĞAZ GARGARASI İÇİN ANTİSEPTİK SIVI

- COMMITMENT :/yerine BAĞLILIK

- CONNECT :/yerine BAĞLAMAK

- CONNECTİCUT ile BAĞLAMAK ile BİRBİRİNE BAĞLANMAK ile BAĞLI ile BAĞLANIYOR ile BİYEL ile BAĞLANTI ile BAĞLANTI KABLOSU ile BAĞLANTI TERMİNALİ ile BAĞLAYICI ile BAĞ DOKUSU ile BAĞLAYICI

- CONNECTION :/yerine BAĞLANTI

- CONTEMPORARY :/yerine ÇAĞDAŞ


- CONTEXT :/yerine BAĞLAM

- GARBAGE[İng.] / MÜLL[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖP

- COPENHAGEN İLE MANY WORLDS İLE PİLOT WAVE İLE QBİSM ile/||/<> KUANTUM YORUMLARI

( Kuantum mekaniği felsefi yorumları. )
( Formül: |ψ⟩ → |φ⟩ (çöküş) )

- COPENHAGEN İLE MANY WORLDS İLE PİLOT WAVE ile/||/<> KUANTUM YORUMLARI

( Kuantum mekaniğinin farklı felsefi yorumları. )
( Formül: ψ → |ψ⟩⟨ψ| )

- ÇOR ile ÇOR URAGUT
[<

( Yoğun, iç içe geçmiş. İLE Eşeysel örgeni dar olan kadın.[< Yoğun, iç içe geçmiş dallara ya da yapraklara sahip bitkiler.] )

- ÇORBA/LIK ile ÇORBACI/LIK ile ÇORBA KAŞIĞI ile ÇORBA TABAĞI

- COUDÉ FOCUS[İng.] / COUDÉ-FOKUS[Alm.] ile/değil/yerine/= COUDÉ ODAĞI

- COURAGE :/yerine CESARET

- COURAGE vs./and DECISIVENESS/STABILITY

- COVERAGE :/yerine KAPSAM


- ÇÖZ ile ÇÖZÜCÜ/LÜK ile ÇÖZ YAĞI

- ÇÖZÜLME ile/ve/||/<> DAĞILMA/DAĞILIM ile/ve/||/<> ERİME

( İki ya da daha fazla nesnenin bağdaşık moleküler karışımı. İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> Bir gaz, sıvı ya da katının, başka bir gaz, sıvı ya da katı içinde kimyasal bir değişikliğe uğramadan bağdaşık olarak dağılması. | İki ya da daha fazla nesnenin bağdaşık moleküler karışımı. )

- CRT/CARDIAC RESYNCRONIZATION THERAPY değil/yerine/= KALP EŞ ZAMANLAMA SAĞALTIMI

- CRY :/yerine AĞLAMAK

- BAR MAGNET[İng.] / BARRE AIMANTÉE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇUBUK MIKNATIS

- ÇUBUKAĞACI

( Sütleğengillerden, içi delik olan, dalları çubuk gibi kullanılan bir ağaççık. MABEA[Lat.] )

- ÇUBUKLAMAK ile ÇUBUK/LUK ile ÇUBUKLU ile ÇUBUKÇU/LUK ile ÇUBUKSUZ ile ÇUBUK AĞACI ile ÇUBUK DEMİR ile ÇUBUK ODASI ile ÇUBUK MAKARNA

- ÇUHAÇİÇEĞİ ile AYIKULAĞI

( İlkbaharda çiçek açan çuhaçiçeğigillerin örnek bitkisi. İLE Çuhaçiçeğinin bir türü. )

- CURIE BALANCE[İng.] / BALANCE DE CURIE[Fr.] / CURIE-WAAGE[Alm.] ile/değil/yerine/= CURİE TERAZİSİ

- CÜRÜMDAŞ[Ar.] değil/yerine/= SUÇ ORTAĞI


- ÇÜTRE ile BAYAĞI ÇÜTRE

( image )

- CYBERKNIFE değil/yerine/= IŞIN BIÇAĞI

- AMELİYAT:
DA VINCI İLE
ile/değil/yerine OLAĞAN

- DAĞ EVLERİ ORTA CAMİ

( Kazım Karabekir Mahallesinde Osmanlı mimari tarzın yapılan bir camidir. )

- DAĞ FARESİ ile ÇAYIR FARESİ

( )

- DAĞ KEÇİSİ ile ÇENGEL BOYNUZLU DAĞ KEÇİSİ

- DAĞ KEÇİSİ ile PİRENE DAĞ KEÇİSİ

- DAĞ, KÛH[Fars.] ile/ve RÂG[Fars.]

( ... İLE/VE Dağ eteği. | Çayırlık, çimenlik, bağlık, bahçelik. )

- DAĞ NANESİ ile TAŞ NANESİ

- DAĞ OLMAK ile/değil/yerine VADİ OLMAK

( Yağmur yağar ama akar gider. İLE/DEĞİL/YERİNE Yağmuru toplar, göl olursun. )

- DAĞ, ŞEVKET (İSTANBUL, 1875 - 1944)

( Güzel Sanatlar Akademisini bitirdikten sonra Galatasaray Lisesi ve İstanbul Öğretmen Okullarında resim öğretmenliği yaptı. Ev ve cami içleri, çini süslemeler üzerinde çalıştı. 5. de Konya, 7. dönemde Siirt milletvekili olarak T.B.M.M. de bulundu. Yunanistan, Almanya ve Fransa'da açtığı resim sergileri ile ödüller kazandı. Rumelihisarı Spor Kulübü'nün (1931) kurucuları arasında yer aldı ve bu kulübün başkanlığını yaptı. 1944'te İstanbul'da vefât etti. )

- DAG[Argu] ile/ve/||/<>/> TEGUL[Oğuz]
[<

- DAĞ ile/ve AKLAN/MAİLE[Ar.]

( ... İLE/VE Bir dağ sırasının yamaçlarından her biri. )

- DAĞ ile/||/<> AŞAK/AŞAQ[Oğuz] ile/||/<>
[<

( ... İLE Dağ eteği. )

- DAĞ ile/ve/değil/yerine/<>/>/>< BAĞ

( Bakmazsak/özenmezsek. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>/>< Bakarsak/özenirsek. )

- DAĞ ile BALKAN

( ... İLE Sarp ve ormanlık sıradağlar. )

- DAĞ ile/ve BERDENG[Fars.]

( ... İLE/VE Çöl ortasında bulunan küçük dağ ve tepe. )

- DAĞ ile BÎSÜTÛN

( Şîrîn'in emriyle, Ferhad'ın deldiği dağ. Bugün Bağdat ile Hamedan arasında Kirman Şâh'ın 30 km. doğusunda kalır. Dik, kayalık ve sarp bir dağdır. )

- DAĞ ile/değil/yerine/>< DENİZ

( Uzaklaştırır, ayırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yakınlaştırır, birleştirir. )

- DAĞ ile/||/<> GÖKKUŞAĞI DAĞI/VINICUNCA

( ... İLE/||/<> Peru'da. )

- DAĞ ve/||/<>/> KAR

( Dağına göre kar... )

- DAĞ ile/ve/||/<> KAR

( Dağına göre kar. )

- [ne] DAĞ ne de KASABA

- DAĞ ile TEPE

( ŞİMRÂH: Dağ tepesi. )
( BÎSÜTÛN: Âşık Ferhad'ın, sevgilisi Şîrîn'in emriyle Kermanşah civarında deldiği dağ. | Gökyüzü. )
( )
( En yüksek dağlar:
Mauna Kea (Hawaii) 10.200 m.
Everest (Nepal) 8848 m.
K2 (Kaşmir) 8611 m.
Kangchenjunga (Nepal) 8600 m.
Makalu (Nepal) 8481 m.
Dhaulagiri (Nepal) 8172 m.
Nanga Parbat (Kaşmir) 8126 m.
Annapurna (Nepal) 8078 m.
Gasherbrum (Kaşmir) 8068 m.
Gosainthan (Tibet) 8013 m. )

- DAĞ ile TÛR

( ... İLE Hazreti Musa'nın ilâhi tecelliye mazhar olduğu dağ. )

- DAĞ ile/ve YANARDAĞ

( Cameroun
Cotopaxi
Etna
Fujiyama
Hecla
Mauna Loa
Mount St. Helens
Popacatapetl
Stromboli
Tristan de Cunha
Vesuvius )
( ... ile/ve )

- DÂG[Fars.] değil/yerine/= YANIK YARASI

- DAĞ ile/ve YAYLA

( ... İLE/VE Akarsularla derin bir biçimde yarılmış, parçalanmış, üzerinde düzlüklerin belirgin olarak bulunduğu, deniz yüzeyinden yüksek yeryüzü parçası. PLATO | Dağlık, yüksek bölgelerde, kışın, yaşam koşulları güç olduğundan dolayı boş bırakılan, yazınsa havası iyi ve serin olan dinlenme yeri. )

- DAĞA" değil DAHA

- DAĞCI/LIK ile DAĞCIL


- DAĞ/DA BAYIR/DA

- DAĞDAĞA ile DAĞDAĞALI ile DAĞDAĞASIZ

- DAĞDİBİ ÇEŞMESİ

( Gümüşdere Köy içine girilirken solda dağ dibindedir. Yapılış tarihi ve yaptıranı belli değil. Gümüşdere halkı mübadele ile bu köye geldiklerinde bu çeşmeyi bulmuşlar. Bu demektir ki bu çeşmenin yapılış tarihi çok eskidir. Çeşmenin su akışı vardır. )

- DISTRIBUTION FUNCTION[İng.]FONKSIYONU / FONCTION DE DISTRIBUTION[Fr.] / DISIPATIONSFUNKTION, VERTEILUNGSFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM/DAĞILMA İŞLEVİ/FONKSİYONU

- İNTİŞÂR[Osm.] / DISPERSION (LONDON) FORCES[İng.] / DISPERSION[Fr.] / DISPERSION[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM, DİFÜZYON, YAYILMA, SAÇILMA, DİSPERSİYON (LONDON) KUVVETLERİ

- VERTEILUNGSRAUSCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM GÜRÜLTÜSÜ

- DISTRIBUTION COEFFICIENT[İng.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM KATSAYISI

- DISTRIBUTION LOSS[İng.] / VERTEILUNGSVERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM KAYBI

- DISTRIBUTION RATIO[İng.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM ORANI

- LOI DE DISPERSION[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM YASASI


- DAĞILIM ile AYIRMA

- DAĞILIM ile DAĞITIM

- DISTRIBUTION, DISPERSION[İng.] / DISTRIBUTION[Fr.] / DISIPATION, DISPOSITION, DISTRIBUTION, DISPERSION, VERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM

- DAĞILIM/DAĞILMAK ile/ve/değil/||/<>/< YAYILIM/YAYILMAK

- FACTEUR DE DISSIPATION[Fr.] / DISIPATION-FAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA/DAĞILIM FAKTÖRÜ

- PARTITION COEFFICIENT[İng.] / PARTITIONNER[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA KATSAYISI (KROMATOGRAFİ)

- PERTE PAR DISSIPATION[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA KAYBI

- PARTITION CHROMATOGRAPHY[İng.] / VERTEILUNGS CHROMATOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA KROMATOGRAFİSİ

- DISPERSION FORCE[İng.] / FORCE DE DISPERSION[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA KUVVETİ

- COEFFICIENT DE DISTRIBUTION[Fr.] / TEILUNGS VERHÄLTNIS, TEILUNGSKOEFFIZIENT, VERTEILUNGSKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA ORANI, DAĞILMA KATSAYISI


- DAĞILMA ÖZELLİĞİ ile/ve BİRLEŞME ÖZELLİĞİ

- DISPERSION LAW[İng.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA YASASI

- DISSIPATION[Fr.] / DISSIPATION[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA, YİTİM

- DAĞILMA ile/ve/> İNCELME

- DAĞILMA ile SAÇILMA

- DAĞILMA ile/ve/> SEYRELME

- DAĞILMA ile/ve/değil YAYILMA

- DAĞILMAK ile DAĞILABİLMEK ile DAĞILIVERMEK

- DAĞILMAK ile DAĞINIK ile DAĞILMA ile DAĞILIM

- DAĞILMAK değil/yerine/>< DALMAK


- DAĞILMA/SI ile/ve/<> UZAKLAŞMA/SI

- RAYONNEMENT DISPERSÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞILMIŞ IŞINIM

- DAĞILMIŞLIK ile/ve/değil/yerine BOĞULMUŞLUK

- DIFFUSE SERIES[İng.] / SÉRIES DIFFUSES[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞINIK DİZİLER

- DIFFUSE TRANSMISSION[İng.] / TRANSMISSION DIFFUSE[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞINIK İLETİM

- DIFFUSE RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DIFFUS[Fr.] / DIFFUSE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞINIK IŞINIM

- DIFFUSE REIHE[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞINIK SERİ

- DIFFUSE SOUND[İng.] / SON DIFFUSÉ[Fr.] / DIFFUSER SCHALL[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞINIK SES

- DIFFUSE SPECTRUM[İng.] / SPECTRE DIFFUS[Fr.] / DIFFUSES SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞINIK TAYF/SPEKTRUM

- DIFFUSE REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION DIFFUSE[Fr.] / DIFFUSE REFLEXION[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞINIK YANSIMA


- RÉFLECTEUR DIFFUS[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞINIK YANSITICI

- DAĞINIK ile/ve/değil/||/<>/< PARÇA PARÇA

- DAĞINIK ile PİS

- DAĞINIK ile YAYILMA

- DAĞINIK ile/değil YAYILMIŞ

- DAĞINIK/LIK ile BİÇİMSİZ/LİK

- DAĞINIK/LIK ile DAĞINIKÇA ile DAĞINIK IŞIK ile DAĞINIK GÖZENEK

- DAĞINIK/LIK ile KOPUK/LUK

- PUISSANCE DISPERSIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞITICI GÜÇ

- DAĞITILABİLMEK ile DAĞITILIVERMEK


- PERTE PAR DISTRIBUTION[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞITIM KAYBI

- DAĞITIM ile/ve/<> BÖLÜŞÜM

- DAĞITIM ile DAĞITIMCI/LIK ile DAĞITIM BÜROSU

- DAĞITIMCI ile DAĞITMAK ile DAĞITILMIŞ ile DAĞITIM ile DAĞITICI ile DİSTRİBÜTÖR ile SEMT ile BÖLGE YÖNETİMİ ile KAYMAKAM ile BÖLGE MÜDÜRÜ ile İLÇELER

- DISPERSIVE MEDIUM[İng.] / MILIEU DISPERSIF[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞITKAN ORTAM

- DISPERSIVE POWER[İng.] ile/değil/yerine/= DAĞITMA GÜCÜ

- [ne yazık ki]
DAĞITMAK/DAĞILMAK
ile/ve/||/<> SAVURMAK/SAVRULMAK

- DAĞITMAK ile DAĞILMAK

- DAĞITMAK ile DAĞITILMAK ile DAĞITTIRMAK ile DAĞITABİLMEK ile DAĞITIVERMEK ile DAĞITICI/LIK

- DAĞITMAQ[Azr.] = YIKMAK[Tr.]


- Dâğıstân[Ar.] ile DÂĞISTAN[Ar.]

( Kafkas dağlarının kuzeyinde ve Hazar Denizi'nin batı kıyısında bulunan bir bölge. İLE Dağlık yer. )

- DAĞLAMA ile DAĞLAMA RESİM

- DAĞLAMAK ile DAĞLANMAK ile DAĞLATMAK ile DAĞLANIVERMEK ile DAĞLAYABİLMEK ile DAĞLAYIVERMEK ile DAĞLAR ANASI

- DAĞLAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< FARKLAR

- DAĞLARA-TAŞLARA

- DAĞLI, SAMET (KARAMAN, 1993)

( Profesyonel futbolcu. Orta saha elemanı olarak Kızılcabölük Spor'dan transfer edildi ve 2019/2020) sezonunda Sarıyer takım kadrosunda yer alrdı. Sezon bitmeden ara transfer de serbest bırakıldı. Bu süre içinde Sarıyer'in 6 lig ve 1 Kupa maçı olmak üzere Sarıyer'in 7 resmi maçında oynadı. Sarıyer'den önce Başakspor, 1922 Konyaspor, Karaman Gençlik, Sarayönü Belediye, Karaman Belediye, Utaş Uşakspor, Serik Belediye ve Kızılcabölükspor'da forma giydi. )

- DAĞLI, TUNCAY (İSKENDERUN, 196I)

( Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümü'nden mezun oldu. İzmir Yeni Asır (1982 - 84), Milliyet (1986 - 87) ve Hürriyet 1988 - 2000) gazeteleri ile Doğan Haber Ajansı (DHA) (2000 - 2006) Adana Bürosu'nda muhabir olarak çalıştı. 2007 başında İstanbul'a gelerek Sarıyer'e yerleşti. Gazeteciliğini Sarıyer'de devam etmekte ve Sarıyer Posta Gazetesi Haber Müdürlüğü görevini yürütmektedir. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Çukurova Gazeteciler Cemiyeti (ÇGC), Türkiye Edebiyatçılar Derneği, ADD, ÇYDD, Gönüllüler Derneği, Sanatçılar Platformu ve Sarıyer Basın Birliği Üyesi'dir. Gazeteciliği yanında şiir ve öykü yazmaktadır. Değişik edebiyat dergilerinde şiir ve öyküleri yayınlandı. Fotoğraf ve şiir sergileri açarak çalışmalarını devam ettirmektedir Başkanlık Tutkusu (Öykü, 1998), Ayrılıklar Olmasın (Şiir, 1999), Morgdan Dünya (Öykü, 2000), Çoban Yıldızı (Şiir, 2002), Koltuk Düşkünü (Öykü, 2003), Yol Parası (Öykü, 2005), Bana Hep seni Seviyorum De (Roman, 2008), Aşk Seni İstiyorum (Şiir, 2008), Çekme lan...(Gazetecilik anı ve muhabirlik, 2008 ve Kendini Öptürmeyen Başkan (Öykü, 2011) ve Dün (2018) kitapları yayımlandı. Sarıyer Belediyesince düzenlenen Edebiyat Günlerinde "Herkesin Bir Öyküsü Vardır" öykü yarışması Seçici Kurul üyesi olarak görev yaptı. 6. Edebiyat Günleri etkinliğinde ise "Beyaz Martı Onur Ödülü"nü aldı (2017). )

- DAĞLI/LIK ile DAĞLIK ile DAĞLIÇ

- DAHA İYİ DUYMAK/DİNLEMEK ile/ve/||/<>/> BAĞ KURMAK

- DAKTİLO/LUK ile DAKTİLO KAĞIDI ile DAKTİLO MASASI ile DAKTİLO ŞERİDİ ile DAKTİLO MAKİNESİ


- DAL ile/ve/||/<> DAĞ

- DALGA[İng. WAVE] ile/||/<> ALFA RİTMİ[İng. ALPHA RHYTHM] ile/||/<> ALTERNATİF AKIM[İng. ALTERNATING CURRENT] ile/||/<> ANTEN[İng. ANTENNA] ile/||/<> ARMONİK[İng. HARMONIC] ile/||/<> ELEKTROMANYETİK DALGA[İng. ELECTROMAGNETIC WAVE] ile/||/<> ELEKTROMANYETİK SPEKTRUM[İng. ELECTROMAGNETIC SPECTRUM] ile/||/<> FAZÖR[İng. PHASOR]

( Enerjinin, titreşim yoluyla taşınması hareketi. Mekanik ve elektromanyetik dalgalar olarak ikiye ayrılır. Ses ya da deprem dalgaları gibi mekanik dalgalar yayılabilmek için maddesel bir ortama ihtiyaç duyarlar. Fakat radyo dalgaları gibi elektromanyetik dalgalar maddesel ortama ihtiyaç duymaksızın boşlukta yayılabilirler. Bir saniyede bir noktadan geçen dalganın uzunluğu o dalganın frekansıdır. Frekansın birimi hertz (Hz)'dir. Frekans fff ile gösterilir. Bir dalga bir noktadan bir saniyede bir defa geçiyor ise o dalganın frekansı 1 Hz'dir. Yani hertz 1/saniyeye eşittir. @@ Beyin dinlenme halindeyken kendini gösteren, saniyede 7-10 devreli beyin dalgası ritmidir. @@ Yönü ve genliği belirli zaman aralığıyla tekrar ederek değişen elektriksel akım. Üretimi, elektrik akımı geçen kabloda oluşan manyetik alan ve manyetik alandan etkilenen kabloda oluşan elektrik akımı ilkesine dayanmaktadır. En sık kullanılan dalga sinüs dalgasıdır. Genellikle sanayi ve ev şebekesinde kullanılmaktadır. "AC" kısaltması ile de gösterilmektedir. Bugün bildiğimiz anlamdaki alternatif akım, ilk olarak Nikola Tesla tarafından 1886 yılında laboratuvarda üretilmiştir. @@ Elektromanyetik dalgaları yakalayan ya da yayan cihazlardır. Temelde, alıcı anten ve verici anten olarak ikiye ayrılırlar. Alıcı antenler, elektromanyetik dalgaları yakalayıp iletim hatlarında yayarken verici antenler ise iletim hatlarından gelen sinyalleri çevreye yayar. Antenler, kablosuz haberleşmenin temel parçalarıdır ve pek çok alanda kullanılmaktadır. Farklı türde antenler bulunmaktadır. @@ Temel ses dalgasıyla beraber ortaya çıkan ses dalgalarıdır. Armonilerin frekansı temel ses dalgasının katsayılarından oluşur. @@ Elektrik ve manyetik alanların periyodik olarak birbirine dik yönde ve ışık hızında yayılmasıyla oluşan bir dalga türü. Elektrik yüklerinin hareketi ve hızlanması sonucu ortaya çıkar ve hem elektrik hem de manyetik alan bileşenleri içerir. @@ Bütün elektromanyetik dalgaları (Radyo dalgaları, İnfrared ışınları, Görünür ışık, X ışınları, Gama Işınları, Mikro dalgalar, Kızıl ötesi ışınlar ve mor ötesi ışınlar) barındıran bir ölçektir. Elektromanyetik spektrum (veya elektromanyetik tayf), var olan tüm ışık aralığını barındırır. @@ Hem büyüklüğü (genliği) hem de faz açısını içeren karmaşık sayı. Bu kavram genellikle elektrik mühendisliğinde alternatif akım (AC) devrelerinde kullanılır. Bu sayede, AC sinyallerin zamana bağlı dalga formları yerine, daha basit bir biçimde temsil edilmeleri mümkün olur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- DALITZ PLOT[İng.] / DIAGRAMME DE DALITZ[Fr.] / DALITZ-DIAGRAMM, DALITZ-GRAPHIK[Alm.] ile/değil/yerine/= DALİTZ ÇİZENEĞİ/GRAFİĞİ

- DALMADAN ile/değil/yerine DAĞILMADAN

- DALYA ile DALYAN ile DALYANCI/LIK ile DALYAN AĞI ile DALYAN YERİ ile DALYAN SEPETİ ile DALYAN KÖFTESİ ile DALYAN TARLASI ile DALYAN ÇORBASI

- DALYA[İt. < TAGLIA] ile JÜBİLE[Fr. < İbr.]

( Bir şey sayılırken, birim olarak alınan sayıya gelince söylenilen uyarma sözü. İLE Eski Ahit'e göre, Yahudilerde, elli yılda bir Tanrı'ya ve dinlenmeye ayrılan yıl. | Katoliklerde, Roma'ya Hacc'a gidenlerin, kilisece günahlarının tam olarak bağışlandığı yıl. | Evliliğin ellinci yılında düzenlenen kutlama şenliği. | Bir meslekte uzun süre başarılı olarak çalışanlar için düzenlenen tören. )

- DAMAGE :/yerine ZARAR

- DAMAR YAŞLANMASI ile/ve BAĞIŞIKLIK YAŞLANMASI

( Yaşımız, damarlarımızın yaşlan(ma)dığı kadardır. )

- DAMAT ile SAĞDIÇ

- DANAAYAĞI ile DANABURNU ile DANAKIRANOTU

( Yılanyastığıgillerden, yaprakları lekeli bir bitki. İLE Toprak içinde yaşayıp bitkilere, köklerini keserek zarar veren bir böcek, kökkurdu. | Aslanağzı çiçeği. İLE Salepgillerden, bataklık yerlerde yetişen bir bitki. )

- DANSİTE[Fr. < DENSITÉ] değil/yerine/= ÖZGÜL AĞIRLIK

- DANTEL ile DANTELLİ ile DANTELSİZ ile DANTEL AĞACI

- DANTELAĞACI

( Dulaptalotugillerden, Antillerde yetişen, sünger gibi kullanılan, kabuk lifleri dantele benzeyen bir ağaç. [Lat. LAGETTA] )

- DARAĞACI ile DARAĞACI

- DARBUKA ile/değil ÇİFTENAĞRA

( ... İLE/DEĞİL Birbirine bağlı, küçük iki dümbelekten oluşan çalgı. )

- DARMADAĞIN (OLMAK)

- COINAGE METALS[İng.] ile/değil/yerine/= DARPHANE METALLERİ

- DARÜL ELHAN / NAĞMELER

( Konservatuvar.[İlk müzik/sanat okuludur.][Şehzade Camii ile Binbirdirek arasındaki Vefa Lisesi sokağındaydı.] )

- DARUMA ile/||/<> NAGARJUNA ile/||/<> ASVAGOŞA ile/||/<> VASUBANDHU

( Zen'in kurucusu ve pirler dizisinin 28.'si. Çin'deki birinci pir. @@ Hintli Budist filozof (M.Ö. 200). Zen geleneğinde 14. Pîr. Madhyamika Okulu'nun kurucusu. @@ Hintli Budist şair ve filozof (M.Ö. 100). Zen geleneğinde 12. Pîr. @@ Yogachara doktrininin kurucusu olan Hintli Budist filozof (280-360). )

- DARÜŞŞAFAKA SAĞLIK BİRİMİ

( Darüşşafaka mahallesinde Sarıyer Sağlık Grup Başkanlığına bağlı olarak sağlık hizmeti vermektedir. )

- DATA TAG[İng.] değil/yerine/= VERİ ETİKETLEME

- DATA WAREHOUSE[İng.] değil/yerine/= VERİ SAKLAĞI

- DAVA ile KASA BIÇAĞI ile VAKA ÇALIŞMASI ile VAKALAR

- DAVET/İYE değil/yerine/= ÇAĞRI KÂĞIDI, OKUNTU

- DAVUL ile DAVUL BİNBAŞI ile DAVUL DERİSİ ile DAVULCU ile BAGET

- DAVUL'DA:
MEYDAN DAVULU
ile/ve KOLTUK DAVULU ile/ve NAĞARA

- DAYANIKLI/LIK ile/ve/||/<> AĞIRBAŞLI/LIK

- DAYANIKLI/LIK ile SAĞLAM/LIK

- DAYATMA ile/değil/yerine ÖĞRETME[ANLATMA/GÖSTERME]

- DAYATMA/CI "ÇÖZÜMLER" ile/değil/yerine/>< GERÇEK/SAĞLAM ÇÖZÜMLER


- DDİ/NATUREL LANGUAGE PROCESS[İng.] değil/yerine/= DOĞAL DİL İŞLEME

- DDOS/DISTRIBUTED DENIAL OF SERVICE[İng.] değil/yerine/= DAĞITIK SERVİS HİZMET REDDİ

- DEBYE-FALKENHAGEN EFFECT[İng.] / EFFET DEBYE-FALKENHAGEN[Fr.] ile/değil/yerine/= DEBYE-FALKENHAGEN ETKİSİ

- DECISION TREE[İng.] değil/yerine/= KARAR AĞACI

- DEDE/NİNE
ile/ve/||/<>/>
ANNE/BABA
ile/ve/||/<>/>
ABLA/AĞABEY
ile/ve/||/<>/>
BEN
ile/ve/||/<>/>
ERKEK/KIZ KARDEŞ

( )

- DEDİKODUCU ile/ve/= YAĞI/DÜŞMAN/HASIM

( Biz ancak kendimizin düşmanıyızdır. )
( Kişi, bilmediğine düşman olur. )

- DEFICIENCY vs. DISCREPANCY vs. LACK vs. LIMITATION vs. SCARCITY vs. SHORTAGE vs. SHORTCOMING vs. WANT

- MYRICA OIL[İng.] / MYRICA FETT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEFİNE YAPRAĞI YAĞI

- ESSENCE DE MYRICA[Fr.] ile/değil/yerine/= DEFNE YAPRAĞI YAĞI

- DEFNE ile DEFNE MEYVELERİ ile DEFNE AĞACI


- DEFNETMEK ile DEFNEDİLMEK ile DEFNE ile DEFNE YAĞI ile DEFNE YAPRAĞI

- DEGAJMAN[Fr. < DÉGAGEMENT] değil/yerine/= DEGAJ

- DEĞER ile/ve/<> BAĞIL DEĞER

( ... İLE/VE/<> Bir aritmetik sayısının, önüne (+) ya da (-) imleri yazıldıktan sonraki değeri. | Bir sayının, rakamlarından her birinin, bulunduğu basamağa göre aldığı değer. )

- DEĞERİ OLMAYAN ile/ve/değil DEĞERİNİ ÖLÇME OLANAĞI BULUNMAYAN

- DEĞERLEMEK ile DEĞERLENMEK ile DEĞERLENDİRMEK ile DEĞERSİZLEŞMEK ile DEĞERLENEBİLMEK ile DEĞERSİZLEŞTİRMEK ile DEĞERSİZLEŞEBİLMEK ile DEĞER ile DEĞERLİ/LİK ile DEĞERSİZ/LİK ile DEĞER KATMA ile DEĞER DÜŞÜMÜ ile DEĞER KURAMI ile DEĞER ANALİZİ ile DEĞER ARTIRMA ile DEĞER DÜŞÜRME ile DEĞER YARGISI ile DEĞERLİ KAĞIT ile DEĞER DÜŞÜRÜMÜ ile DEĞERLER DİZİSİ

- VALANCE BOND THEORY[İng.] ile/değil/yerine/= DEĞERLİK BAĞI KURAMI

- VALENCE BOND[İng.] / LIAISON DE VALENCE[Fr.] / VALENZBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞERLİK BAĞI

- [ne yazık ki]
DEĞERSİZLEŞTİRME
ile/ve/||/<> AŞAĞILAMA ile/ve/||/<> SUÇLAMA

- DEĞİRMENİNE SU TAŞIMAK ile/ve/||/<> EKMEĞİNE YAĞ SÜRMEK

- MÜTENÂVİB TEVETTÜR[Osm.] / ALTERNATING VOLTAGE[İng.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞKEN GERİLİM


- DEĞİŞKEN ile/||/<> BAĞLAMSAL

- DEKAGRAM[Yun.] ile DEKALİTRE[Yun.] ile DEKAMETRE[Yun.]

( Bir kilonun yüzde biri.[dag] İLE On litrelik oylum ölçü birimi.[dal] İLE On metre uzunluğunda bir ölçü birimi.[dam] )

- DEKOMPANZASYON/DECOMPENSATION[İng.] değil/yerine/= DENGELENEMEME | DAĞILMA

- DEKSTER/DEXTER[İng.] değil/yerine/= SAĞ

- DEKSTROKARDİ değil/yerine/= SAĞDA YÜREK

- DELFİ(DELPHOI) TAPINAĞI

( Atina'nın 130 km. kuzeybatısındadır. )

- DELİ BEKİR AĞA CAMİİ

( Maden Mahlallesindedir. İnşaa tarihi 1900 olup yaptıran kişinin adı ile anılmaktadır. Cami 1971 yılında büyük onarım gördü. )

- TENSION DE CLAQUAGE[Fr.] ile/değil/yerine/= DELİNME GERİLİMİ

- DEMAGOG[Fr. < DÉMAGOGUE] değil/yerine/= LAF CAMBAZI

- DEMAGOJİ[Fr. < DÉMAGOGIE] değil/yerine/= LAF CAMBAZLIĞI


- DEMAGOJİ[Fr. DÉMAGOGIE]["DEMOGOJİ" değil!] ile POLEMİK

( ... İLE Yazarak/yazılı tartışma.[söz dalaşı vs. değildir!] [İSTİŞ'ÂR: Yazı ile bildirilmesini isteme.] )

- DEMAGOJİ ile TOTOLOJİ

- DEMAGOJİK ile DEMAGOJİK ile DEMAGOG ile DEMAGOJİ

- BUNCHING VOLTAGE[İng.] / TENSION DE GROUPEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= DEMETLEME GERİLİMİ

- EISENMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= DEMİR MIKNATISLIĞI

- DENDROLOG[Fr. < DENDROLOGUE] değil/yerine/= AĞAÇ BİLİMCİ

- DENDROLOJİ[Fr. < DENDROLOGIE] değil/yerine/= AĞAÇ BİLİMİ

- DENDROLOJİK[Fr. < DENDROLOGIQUE] değil/yerine/= AĞAÇ BİLİMSEL

- DENDROLOJİST[Fr. < DENDROLOGISTE] değil/yerine/= AĞAÇ BİLİMCİ

- DENEME ile/ve/değil SAĞLAMA


- DENETLEMEK ile SAĞLAMAK

- TECRÜBE TÜPÜ[Osm.] / TEST TUBE[İng.] / TUBE[Fr.] / REAGENZGLAS, VERSUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= DENEY TÜPÜ, DENEME

- DENEYİMLEYEN ile/ve/||/<> DENEYİMLEME BAĞI ile/ve/||/<> DENEYİMLENİLEN

- MUNKATİ[Osm.] / EQUILIBRIUM POSITION[İng.] / POSITION D'ÉQUILIBRE[Fr.] / GLEICHGEWICHTSLAGE[Alm.] ile/değil/yerine/= DENGE KONUMU

- DENGEYİ SAĞLAMAK ile DENGELENMİŞ ile EŞGÜÇLÜ ile EŞİT AĞIRLIKTA ile EŞİT AĞIRLIKTA OLMAK ile EŞİT GÜCE SAHİP ile EŞPOTANSİYEL

- DENİZ KAPLUMBAĞALARI ALT SINIFLARINDA:
SİNİ
ile D.KAPLUMBAĞASIGİLLER ile ZEYTİN RENKLİ ile ARCHELON ile PROTOSTEGA ile TOXOCHELYIDAE ile THALASSEMYDIDAE ile PROTOSTEGIDAE

( İki yılda bir çiftleşirler.[Altı yuvaya kadar, her yuvaya yüzden fazla yumurta bırakabilir.][Yavrular, yaklaşık altmış günde yumurtalarından çıkar.] İLE ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE ... )

- DENİZ KAPLUMBAĞALARINDA:
CARETTA CARETTA/KUTU KAPLUMBAĞASI
ile YEŞİL KAPLUMBAĞA/CHELONIA MYDAS

( Caretta Caretta Kaplumbağa'larının yumurtlama dönemi: 25 Mayıs - 30 Temmuz arasında yumurtlama, 01 - 30 Ağustos arasında yumurtadan çıkışlar!!! )
( Özellikle Çıralı - Antalya sahilinde onları izleyerek ve bu ilgi sayesinde sahilin talan edilme girişimlerini engellemeye destek olmanızı rica ederiz!!! )
( Ayakların dış tarafında, iki tırnak bulunur.[Ön ayakları, palet biçimini almıştır. Ön ayaklar, arka ayaklardan daha büyüktür.] İLE Ön ayaklarında, bir tırnak bulunur. )
( Kabukların arkası, kalp biçimindedir. Kabuk, açık renkli; sırt, kırmızı ve kahverengidir. İLE Kabukları daha koyu kahverengidir. )
( Büyüklükleri, 1 m.'dir. 40-150 kg. ağırlığında olabilirler. İLE Büyüklükleri, 1.40 cm. olabilir. 30-100 kg. olanlarına rastlanılabilmektedir. )

- DENİZ KAPLUMBAĞASI ile DERİ SIRTLI DENİZ KAPLUMBAĞASI

- DENİZ KAPLUMBAĞASI ile ŞAHİN GAGALI/GÖKKUŞAĞI PARLAYAN DENİZ KAPLUMBAĞASI

( ... ile Şahin Gagalı Deniz Kaplumbağası )

- DENİZ KULAĞI ile/<> DENİZ KESTANESİ

( Deniz kulağı yavruları, deniz kestanesinin koruması altında olabilir. )

- DENİZ TARAĞI ile RUTUBETLİ ile YAYGARA ile GÜRÜLTÜCÜ

- DENİZAĞZI/AHMEZ

( Suyun içinde sürekli açılıp kapanan bir deniz canlısı. )

- DENİZALTININ:
SOL KANADI
ile/ve/||/<> SAĞ KANADI

( Dışbükey. İLE/VE/||/<> İçbükey. )
( Ön tarafta bulunan sol kanat açılarak, basıncın, alttan itmesi ve motor/pervâne desteğiyle yüzeye çıkılır. İLE/VE/||/<> Ön tarafta bulunan sağ kanat açılarak, basıncın, üstten bastırması ve motor/pervâne desteğiyle dalış yapılır. )

- DENİZÇAKISI ile DENİZDANTELİ ile DENİZGERGEDANI ile DENİZHIYARI[HOLOTÜRİT (Yun.)] ile DENİZISIRGANLARI ile DENİZİĞNESİ ile DENİZİNEĞİ/MANATİ[MANATEE] ile DENİZKADAYIFI ile DENİZKAZI ile DENİZKEDİSİ/DENİZMAYMUNU ile DENİZKESTANESİ ile DENİZKIRLANGICI ile DENİZKOZALAĞI ile DENİZKÖPÜĞÜ ile DENİZKULAĞI ile DENİZMARULU ile DENİZMENEKŞESİ ile DENİZÖRDEĞİ ile DENİZÖRÜMCEĞİ ile DENİZPALAMUDU ile DENİZREZENESİ ile DENİZŞAKAYIĞI ile DENİZTARAĞI ile DENİZTAVŞANCILI/BALIKKARTALI ile DENİZTAVŞANI ile DENİZYILANI ile DENİZYILDIZI

( Kuma, dikine gömülerek yaşayan, çakı diye de adlandırılan, 20 cm. boyunda, ikiçenetli yumuşakça. İLE Sıcak denizlere özgü, taşımsı bir tür polip birikintisi oluşturan deniz hayvanı. İLE Balinagillerden, 8-10 m. uzunluğunda, erilinin üst çenesinde iki uzun diş bulunan bir deniz memelisi. İLE Denizhıyarlarından, boyu 25 cm. kadar olabilen, yuvarlak ve yumuşak gövdeli derisidikenli. İLE Salgıladıkları sıvılarla insan derisinde, ısırgan etkisi uyandıran, iri medüzleri içine alan selentereler sınıfı. İLE Yuvarlak somaklı, gövdesi ince ve uzun bir deniz balığı. İLE Amerika ve Afrika'nın tropikal kıyı sularında yaşayan, 2-3 m. uzunluğunda deniz memelisi. İLE Esmer suyosunlarından bir deniz bitkisi. İLE Denizde yaşayan, ayakları yüzgeç biçimindeki tüm kaplumbağalara verilen genel ad. İLE Yazın, kutup bölgelerinde yaşayan, kışın, ılık kıyılara göçen, kısa ve ince gagalı, siyah bacaklı, yabani bir tür kuş, akbaş. İLE Tümbaşlılar takımından, gövdesi ince uzun, büyük başlı, derin ve büyük denizlerde yaşayan bir balık. İLE Hareket edebilen dikenlerle örtülü, yuvarlak kalker kabuklu, derisidikenlilerden bir yumuşakça. İLE Balıkçın. İLE Konik biçimli, kavkısında bir yarık bulunan karındanbacaklı yumuşakça. İLE Lületaşı. İLE Yassı kavkılı, içi sedefli, 10 cm. uzunluğunda bir deniz yumuşakçası. | Açık denizden bir kum setiyle ayrılmış ya da kıyı dilinin gelişmesiyle göl biçimini almış, sığ koy ya da körfez, lagün. İLE Sığ sularda bulunan, ince, levhaya benzeyen yaprakları olan yeşil suyosunu. İLE Çançiçeğinin bir türü. İLE Perdeayaklılardan, kıvrık gagalı, açık denizlerde yaşayan bir kuş, denizördeği, fırtınakuşu. İLE Kabuklu bir böcek türü. İLE Kıyı kayalarının üzerinde, yapışık olarak yaşayan, beyaz kalkerli plakalarla çevrili, koni biçiminde, küçük, kabuklu bir böcek. İLE Maydanozgillerden, deniz kumsallarında bol olarak yetişen, ıtırlı bir bitki. İLE Kayalıklara yapışık olarak yaşayan, dokunaçları çok ve uzun, güzel renkli bir polip türü. İLE İkiçenetli kabuklu bir yumuşakça türü. İLE Ağız dokunaçları geniş ve etli, uzun, çıplak gövdeli deniz yumuşakçası. İLE Yılanlar takımından, çok zehirli, kürek biçiminde, yassı kuyruklu, Hint ve Pasifik Okyanuslarında yaşayan bir hayvan. İLE Denizyıldızlarından, yıldız biçiminde, beş kolu olan, kayalıklar üzerinde yaşayan derisidikenli. )

- EQUAL-ENERGY SOURCE[İng.] / SOURCE D'ÉNERGIE ÉQUILIBRÉE[Fr.] ile/değil/yerine/= DENK ENERJİ KAYNAĞI

- DENKLEMLERDE EŞİKLER:
PİSAGOR
ile/ve/||/<>/> LOGARİTMA ile/ve/||/<>/> TÜREV ile/ve/||/<>/> KARMAŞIK SAYI

( )
( )

- DEPEND :/yerine BAĞLI OLMAK

- DEPENDENT :/yerine BAĞIMLI

- DEPENDING :/yerine BAĞLI OLARAK

- DEPREM ile DEPREMSİZ/LİK ile DEPREM OCAĞI ile DEPREM BİLİMİ ile DEPREM KUŞAĞI ile DEPREM ORTASI ile DEPREM BİLİMCİ ile DEPREM BÖLGESİ ile DEPREM MERKEZİ ile DEPREM BİLİMSEL ile DEPREM KONTEYNERİ


- DEPREM ve/||/<> YANGIN

( )

- DEPREMDE:
RICHTER ÖLÇÜMÜ
ile/ve/yerine MMS[Moment Magnitude Scale-Moment Büyüklüğü Ölçeği]

( 600 km.lik mesafede meydana gelen sismik dalgaları ya da titreşimi ölçer. İLE/VE/YERİNE Depremin açığa çıkardığı enerjinin ifade edilmesidir. Fayın iki parçası arasındaki kayma mesafesini etkilenen toplam alanla çarpar. )
( Deprem nedir?
Yer kabuğu içindeki kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamları ve yer yüzeyini sarsma olayına denir.

Deprem, insanın hareketsiz kabul ettiği ve güvenle ayağını bastığı toprağın da oynayacağını ve üzerinde bulunan tüm yapılarında hasar görüp, can kaybına uğrayacak biçimde yıkılabileceklerini gösteren bir doğa olayıdır.

Depremin nasıl oluştuğunu, deprem dalgalarının yer yuvarı içinde ne biçimde yayıldıklarını, ölçü aletleri ve yöntemlerini, kayıtların değerlendirilmesini ve deprem ile ilgili öteki konuları inceleyen bilim dalına "sismoloji" denir.

Magnitüd(büyüklük) ve şiddet arasındaki fark nedir?
Magnitüd(büyüklük), depremin kaynağında açığa çıkan enerjinin bir ölçüsü; şiddet ise depremin yapılar ve insan üzerindeki etkilerinin bir ölçüsüdür. Depremlerin ardından açıklanan 4.1, 5.6, 3.2 gibi sayılar, depremin büyüklüğüdür.

Depremin magnitüdü (büyüklüğü) nasıl ölçülür?
Depremin magnitüdü, belirli bir zaman diliminde kaydedilen sismogram üzerindeki deprem dalgalarının genliğinin logaritması olarak tanımlanır.

ML (Richter Ölçeği): 1930 yılında Charles Richter tarafından geliştirilmiştir ve dalga genliğinin logaritması olarak tanımlanır. Açıklanan ölçümlerde depremin farklı dalgalarına göre MB, MS, MW ve MD olarak verilen büyüklükler Richter ölçeğine göre hesaplanan diğer büyüklük birimleridir.

Depremin şiddeti nedir?
Depremin yer yüzeyindeki etkileri depremin şiddeti olarak tanımlanır. Şiddetin ölçüsü, kişilerin deprem sırasında uykudan uyanmaları, mobilyaların hareket etmesi, bacaların yıkılması ve toplam hasar gibi çeşitli kıstaslar göz önüne alınarak yapılır. Şiddeti tanımlamak için birçok ölçek geliştirilmiştir. Bunlardan en yaygın olarak kullanılanı Değiştirilmiş Mercalli Şiddet Ölçeğidir (Modified Mercalli (MM) Intensity Scale). Bu ölçek, Romen rakamları ile belirlenen 12 düzeyden oluşur. Hiçbir matematiksel temeli olmayıp tamamen gözlemsel bilgilere dayanır.

P ve S dalgası nedir?
P dalgası: Kayıtçılara ilk ulaşan deprem dalgasıdır. Hızı kabuğun yapısına göre 1.5 ile 8 km/sn arasında değişir. Tanecik hareketleri yayılma doğrultusundadır (boyuna dalga). Yıkım etkisi düşüktür.
S dalgası: Kayıtçılara ikincil olarak ulaşan deprem dalgasıdır. Hızı P dalgası hızının yüzde 60'ı ile yüzde 70'i arasında değişir. Tanecik hareketleri yayılma doğrultusuna dik ya da çaprazdır (enine dalga). Yıkım etkisi yüksektir.

Artçı Deprem(Aftershock) nedir?
Ana depremi izleyen daha küçük sarsıntılar dizisidir.

Artçı Depremler(Aftershocklar) ne kadar süre ile devam eder?
Belirli bir süresi yoktur, 1 ay da olabilir 2 yıl da...
Depremin süresi ne kadardır?
Bir ile doksan saniye arasında değişir.

Depremler önceden belirlenebilir mi?
Var olan koşullarda depremin önceden belirlenmesi olanaksızdır.

Fay nedir?
Yer kabuğunu oluşturan kayaçların bir yüzey boyunca kırılması ve oluşan iki parçanın birbirine göre göreceli olarak yer değiştirmesidir.

Kuzey Anadolu Fay Hattı nedir?
Doğu'da Karlıova ile Batı'da Mudurnu vadisi arasında Doğu-Batı doğrultusunda bir yay gibi uzanır. Dünyanın en etkin ve en önemli kırık hatları arasında yer alan Kuzey Anadolu fay hattının uzunluğu yaklaşık 1200 km.'dir; genişliği ise 100 m ile 10 km arasında değişir.

Deprem olan her yerde fay var mıdır?
Eğer yoksa bile yeni bir tane oluşmuştur.

Deprem nerelerde oluşur?
Deprem herhangi bir yerde ve herhangi bir zamanda oluşabilir. Genel olarak depremlerin kabuğu oluşturan levhaların sınırlarında oluştuğu söylenilebilir. Dünyanın çeşitli yerlerinde benzer nitelikte depremlerin tekrarlandığı gözlemlenmiştir ve bu kesiler hep levha sınırlarıdır. Depremlerin yoğun olarak gözlendiği bölgeler yeryüzünde üç ana kuşak oluşturur.

Kuşak (Pasifik Deprem Kuşağı): Şili’den kuzeye doğru Güney Amerika kıyıları, Orta Amerika, Meksika, ABD’nin batı kıyıları ve Alaska’nın güneyinden Aleutian Adaları, Japonya, Filipinler, Yeni Gine, Güney Pasifik Adaları ve Yeni Zelanda’yı içine alan en büyük deprem kuşağıdır. Yeryüzündeki büyük depremleri %81'i bu kuşak üzerinde gerçekleşir.

Kuşak (Alpine): Endonezya'dan (Java-Sumatra) başlayıp Himalayalar ve Akdeniz üzerinden Atlantik Okyanusu’na ulaşan kuşaktır. Yeryüzündeki büyük depremlerin %17'si bu kuşakta oluşur.

Kuşak (Atlantik): Bu kuşak, Atlantik Okyanusu ortasında yer alan levha sınırı (Atlantik Okyanus Sırtı) boyunca uzanır.

Türkiye’de kaydedilen en büyük deprem hangisidir?
Aletsel dönemde ülkemizde kaydedilen en büyük deprem 26 Aralık 1939 Erzincan'da olmuştur. Gece yarısı olan depremde yaklaşık 33 bin kişi yaşamını kaybetmiştir.

Dünyada kaydedilen en büyük deprem hangisidir?
1900'den bu yana kaydedilen en büyük deprem, 22 Mayıs 1960'ta, Şili'de olmuştur (Magnitud= 9.5 Mw).

Yeryüzünde en az sallanan kıta hangisidir?
Depremi en az olan kıta, Antarktika'dır. )
( image

image

image )

- DEPRESÖR/DEPRESSOR[İng.] değil/yerine/= AŞAĞI ÇEKEN