| ...AG/AĞ... |

- İP/KUMAŞ:
PAMUKTAN
ile/<>/> MISIR PÜSKÜLÜNDEN ile/<>/> KAVAK AĞACI YAPRAĞINDAN

- İPUCU ile/ve/değil/||/<>/< ÇAĞRIŞIM

- IRAQUOIS(ALTI ULUS):
CAYUGA
ve/||/<> MOHAWK ve/||/<> ONCIDA ve/||/<> ONONDAGA ve/||/<> SENECA ve/||/<> TUSCARORA

( New York eyaleti olarak bilinen toprakların gerçek sahipleri. )

- IRGAG ile DEMİR
[<

( Kaynağındaki buzu depoya çekip götürmek için kullanılan çengelli demir. İLE ... )

- İRITABL[İng.] değil/yerine/= BAĞIRSAK SENDROMU

- İRMİK ile/ve HİNT İRMİĞİ/SAGU[Malezya dilinden]

( ... İLE/VE Bazı hurma ağaçlarının özünden çıkarılan ve pirinç gibi kullanılan nişastalı bir madde, hintirmiği. )

- İRRİTABL BAĞIRSAK BELİRGESİ/SENDROMU (IBS) ile/||/<> İNFLAMATUAR BAĞIRSAK SAYRILIĞI (IBD)

( Bağırsak devimlerinde düzensizlik ve karın ağrısı. İLE/||/<> Bağırsakların süreğen yangısı. )

- İRRİTABL BAĞIRSAK BELİRGESİ/SENDROMU ile/||/<> CROHN

( Bağırsak devimlerinde düzensizlik ve karın ağrısı ile ilişkili bir işlevsel bağırsak bozukluğu. İLE/||/<> Sindirim düzeninin herhangi bir bölümünü etkileyebilen, yangılı bağırsak hastalığı. )

- IRRITABLE BOWEL SYNDROME[İng.] değil/yerine/= HUZURSUZ BAĞIRSAK BELİRGESİ

- İRSÎ BAĞLAR ile/ve SIHRÎ BAĞLAR

( Kan bağı. İLE/VE Eşle/evlenmeyle birlikte gerçekleşen bağlar. )
( Şer'î. İLE/VE Tarikî. )

- İRTİBATLANDIRARAK yerine BAĞLANTILANDIRARAK

- İŞ ile/ve/||/<>/> BEN YAPMAZSAM HİÇKİMSENİN YAP(A)MAYACAĞI İŞ

- İSÂGA[Ar.] ile İSÂGA[Ar.]

( Kalıba dökme/dökülme. İLE Kolaylıkla yutma. )

- İŞARET PARMAĞI ile/ve/değil/||/<>/< ÖTEKİ ÜÇ PARMAK

( Bir yanlışın/eksiğin savunması olarak kendimizi hatasız/suçsuz göstermek için başka bir şeyi/kişiyi işaret ettiğimizde, işaret ettiğimiz parmağımız, işaret edilen şeyle ilgili olsa bile olayların/olguların kökenindekinin, kaynağının ve ağırlığın bizim "düşünce/davranış" ve "yorumumuz" olduğunu, öteki üç parmağımız bizi gösterir. )
( %25. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< %75. )
( İyi birini gördüğünüzde, onu taklit etmeye çalışın. Kötü birini gördüğünüzde, onun kusurlarını, kendinizde de arayın. )

- İŞARET PARMAĞIYLA GÖSTERMEK ile/ve/değil/yerine/|| AYAK İZİ

- İşaret parmağını dudaklarına götür ve SUS!!!

- İŞARETLEMEK ile İŞARETLENMEK ile İŞARETLETMEK ile İŞARETLEŞMEK ile İŞARETLEYEBİLMEK ile İŞARET ile İŞARETLİ ile İŞARETÇİ/LİK ile İŞARETSİZ/LİK ile İŞARET DİLİ ile İŞARET FİŞEĞİ ile İŞARET SIFATI ile İŞARET ZAMİRİ ile İŞARET PARMAĞI

- İSG/OCCUPATIONAL HEALTH AND SAFETY[İng.] değil/yerine/= İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ

- İŞGAL[Ar. < ŞUGL] ile/>< FERAĞ

( Bir yeri ele geçirme. | Bir yeri geçici bir süre için ele geçirme. | Birini işten alıkoyma, engelleme, oyalama. | Uğraştırma. İLE/>< Bir işten vazgeçme, çekilme, el çekme, terk etme. | Bir taşınmazı başkasına bırakma, başkasının üstüne geçirme. | Boşaltma. )

- İSHAK AĞA ÇEŞMESİ

( Kireçburnu'nda ana cadde üzerinde ve Kireçburnu Camiinin deniz tarafındaki set üzerinde yer alan Çeşme altı isimli çay bahçesinin içerisindedir (H.1163, M.1749). Çeşmeyi İstanbul Gümrük Emini Seyyid İshak Ağa yaptırdığı için bu ismi almıştır. Suyun sertlik dereci 36 olup ağır sudur ve içilmez. Çeşmenin uzun zamandan beri suyu yoktur.. Çeşmenin kitabesinde şöyle yazıyor: Sahib - ül hayrat vel - hasenat Es - seyyid Ishak Ağa Emin - i Gümrük - i Asitane" (Sene 1163). )

- İSHAK AĞA ÇEŞMESİ ile İSHAK AĞA ÇEŞMESİ ile İSHAK AĞA ÇEŞMESİ ile İSHAK AĞA ÇEŞMESİ

( Beykoz, Meydan Çarşısı'nda. [ON ÇEŞMELER adıyla da tanınır] [1746] İLE
Beykoz'da, Ortaçeşme semtinde. İLE
Yalıköy (Serbostanî Mustafa Ağa) Camisi'nin mihrabı önündeki bahçede. İLE
Kireçburnu (Ağaçaltı) Camisi önündeki meydanda. )
( Dördü de Gümrük Emini İshak Ağa tarafından yaptırılmıştır. )

- İSHAK AĞA MEMBA SUYU

( Set üzerindeki çeşmenin suyudur. İshak Ağa Camii yanında ve çay bahçesi içersindedir. Suyun derecesi çok yüksek olup içme suyu olarak kullanılmadığı için akışı kesilmiştir. Çeşme korunmaktadır. )

- HEAT TRANSFER RESISTANCE[İng.] / WÄRMEÜBERTRAGUNGSWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI AKTARIM DİRENCİ

- HEAT TRANSFER COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DU TRANSFERT THERMIQUE[Fr.] / WÄRMEÜBERTRAGUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI AKTARIM KATSAYISI

- HEAT TRANSFER[İng.] / TRANSFERT THERMIQUE[Fr.] / WÄRMEÜBERTRAGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI AKTARIMI

- IŞIĞADOĞRULUM ile/<> IŞIĞAGÖÇÜM/IŞIKGÖÇÜM

( Işık etkisiyle bir bitkinin büyüme devinimi. İLE/VE/<> Birgözelilerde birdenbire aydınlanma sonucu görülen tepkime. )

- IŞIK HIZI:
[ne] KAYNAĞA
ne de GÖZLEMCİYE [BAĞLIDIR]

( c = 1/ε0μ0 = 3 x 10üzeri8 m/s )

- IŞIKLANMAK ile IŞIKLANDIRMAK ile IŞIK ile IŞIKLI/LIK ile IŞIKÇI/LIK ile IŞIKSIZ/LIK ile IŞIKLAMA ile IŞIK HIZI ile IŞIK KÜRE ile IŞIK YILI ile IŞIK AKISI ile IŞIK GÖLGE ile IŞIK GÖÇÜM ile IŞIK IŞINI ile IŞIK AYLASI ile IŞIK AYNASI ile IŞIK BACASI ile IŞIK EĞRİSİ ile IŞIK YUVARI ile IŞIK ÇANAĞI ile IŞIK ÖLÇÜMÜ ile IŞIK DEĞNEĞİ ile IŞIK KORKUSU ile IŞIK KİRLİLİĞİ

- THERMAL AGITATION[İng.] ile/değil/yerine/= ISIL ÇALKALANMA

- THERMOMAGNETIC EFFECT[İng.] / EFFET THERMOMAGNÉTIQUE[Fr.] / PHOTOMAGNETISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL MANYETİK ETKİ


- THERMOMAGNETOMETER[İng.] / THERMOMAGNÉTOMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL MANYETOMETRE

- THERMAL MAGNON[İng.] / MAGNON THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHES MAGNON[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL MANYON/MAGNON

- PHOTOELEKTROMAGNETISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞILELEKTROMANYETİK ETKİ

- PHOTOGALVANOMAGNETISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞILGÖRÜNÇ MANYETİK ETKİ

- RADIOACTIVE AGE[İng.] ile/değil/yerine/= IŞINETKİN YAŞ

- COUPLAGE D'ISING[Fr.] / ISING-KOPPLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ISİNG ETKİLEŞMESİ

- RADIATION SOURCE[İng.] / SOURCE DE RAYONNEMENT[Fr.] / STRAHLUNGSQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM KAYNAĞI

- ISIRGAN ÇORBASI ile/ve ISIRGAN YAĞLAŞI

( ... İLE/VE Mısırununu, muhallebi gibi pişirerek. [Kümbet Yaylası] )

- ISIRMA GÜCÜ'NDE:
SIRTLAN
ve TİMSAH TÜRÜ KAPLUMBAĞA

( 450 kg./1000 lbs.[Bir ısırıştaki uyguladığı çene gücü, aslanınkinden daha fazladır.] VE 453 kg./1004 lbs. )
( İnsan (rekor): 0.8 MPa = 81.6 ton-kuvvet/metrekare

Alman Kurdu: 1.6 - 5.5 MPa = 163-561 ton-kuvvet/metrekare

Pitbull: 1.6 MPa = 163 ton-kuvvet/metrekare

Leopar: 2.1 MPa = 214 ton-kuvvet/metrekare

Rottweiler: 2.3 - 2.4 MPa = 240 ton-kuvvet/metrekare

Beyaz Köpekbalığı: 4.13 MPa = 421 ton-kuvvet/metrekare

Aslan: 4.76 MPa = 485 ton-kuvvet/metrekare

Sivas Kangalı: 4.92 MPa = 502 ton-kuvvet/metrekare

Mürekkepbalığı: 6.89 MPa = 703 ton-kuvvet/metrekare

Sırtlan: 6.89 MPa = 703 ton-kuvvet/metrekare

Timsah: 17.2 - 34.47 MPa = 1754-3515 ton-kuvvet/metrekare )

- ISITILAN KURBAĞA ÖYKÜSÜ değil/yerine SARI ÖKÜZ ÖYKÜSÜ

( ... DEĞİL/YERİNE Otlakların birinde bir öküz sürüsü yaşarmış. Çevredeki aslan sürüsünün de gözü öküzlerdeymiş. Ancak, öküzler saldırı anında bir araya geldiği zaman, aslanların yapılacak bir şeyi kalmazmış. Bu yüzden küçük hayvanlarla beslenmek zorunda kalan aslanlar, iyi beslenememeye başlayınca bir çare düşünmüşler. Topal aslan yanına bir iki aslanı da alarak, beyaz bayrak çekmiş ve öküz sürüsüne yanaşmış.

"SUÇ, HEP O SARI ÖKÜZ'DE..."

Öküzlerin önderi Boz Öküz ve yanındakilere tatlı dille konuşmaya başlamış:
"Saygıdeğer öküz efendiler. Bugün buraya sizden özür dilemeye geldik. Biliyorum. Bugüne kadar size zarar verdik. Ama inanın ki, bunların hiçbirini isteyerek yapmadık. Tüm suç hep o Sarı Öküz''de. Onun rengi sizinkilerden farklı ve bizim de gözümüzü kamaştırıyor, aklımızı başımızdan alıyor. Biz de barışseverliğimizi unutuyor ve saldırganlaşıyoruz. Sizle bir sorunumuz yok. Verin onu bize, siz kurtulun, yine barış içinde yaşayalım."

Boz Öküz ve heyeti, bu sözler üzerine, aralarında tartışmış ve teklifi haklı bularak, Sarı Öküz'ü vermişler aslanlara. Bir tek, Benekli Öküz karşı çıkmış ama kimseye derdini anlatamamış.

"AFERİN! SİZİ KUTLARIZ!"

Bir süre sonra, aslanlar yine aynı yöntemle gelip, bu kez Uzun Kuyruk'u istemişler:
"Gördünüz mü ne kadar barış severiz. Sizi de kararınızdan dolayı kutlarız. Ancak, şu sizin Uzun Kuyruk var ya, kuyruğunu salladıkça nereden baksak görünüyor ve aklımızı başımızdan alıyor. Size saldırmamak için kendimizi zor tutuyoruz. Oysa siz normal kuyruklusunuz. Verin onu bize, bu konuyu kapatıp, barış içinde yaşamaya devam edelim."

Boz Öküz ve heyeti, Uzun Kuyruk''u teslim etmiş, yine Benekli Öküz karşı çıkmış. Uzun Kuyruk, aslanların pençesi altında can vermiş.

"NEREDE KAYBETTİK BİZ BU SAVAŞI?"

Bu olay, sürekli tekrarlanmış, her seferinde farklı bahanelerle. Sonunda, öküzler zayıflamış, aslanlar küstahlaşmış. Artık, hiçbir bahane ileri sürmeden, doğrudan müdahale ederek, "Verin bize şunu, yoksa karışmayız" demeye başlamışlar. Birer birer aslanların pençesinde can verirken, Boz Öküz ve birkaç öküz kalmış geride. İçlerinden biri, önderlerine, "Ne oldu bize? Nerede kaybettik biz bu savaşı? Oysa, zamanında ne kadar da güçlüydük" diye sormuş.

Boz Öküz, Benekli Öküz'ün sözlerini anımsayarak, gözleri nemli... "Biz, Sarı Öküz'ü verdiğimiz gün kaybettik bu savaşı..." )

- İSKAMBİL ile İSKAMBİL KÂĞIDI

- İSKETE ile/<> BAĞRIKARA

( Serçegillerden, gagaları dişli, zararlı böcek ve kurtlarla beslenen, hoş sesli bir kuş. İLE/<> İskete kuşunun bir türü. )

- AGENT MOUILLANT[Fr.] / BEFEUCHTUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ISLATICI NESNE

- WETTING AGENT[İng.] / BEFRUCHTUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ISLATICI NESNE

- STEEPING[İng.] / TREMPAGE[Fr.] / EINWEICHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ISLATMA

- İŞLEMEK ile SUÇ İŞLEMEK ile ZİNA YAPMAK ile ADALETSİZLİK YAPMAK ile İNTİHAR ETMEK ile İHANET ETMEK ile VANALİZM YAPMAK ile ŞİDDET UYGULAMAK ile BAĞLILIK ile KOMİTE ile TAAHHÜT

- İŞLET FİİLİN, DUYSUN KULAĞIN ve/||/<> NE VERİRSEN ELİNLE, O DA GELİR SENİNLE ve/||/<> SADECE İŞİNİ YAP, BIRAK ULUSUNLAR

- İşlet fiilin, duysun kulağın! sen sonra KONUŞ!!!

- İSMAİL AĞA CAMİSİ ile/değil İSMAİL EFENDİ CAMİSİ

( Aksaray, Atatürk Bulvarı'ndaydı. [1956 yılında açılan yol nedeniyle yıktırılmıştır.] İLE/DEĞİL
Fatih, Yavuz Selim'de Çarşamba Caddesi'nde. )
( 1617'de, Serhat(Sınır) Ağası İsmail Ağa tarafından. İLE/DEĞİL
1724'te, Şeyhülislâm İsmail Efendi tarafından. )

- İSMAİL HAKKI METE SAĞLIK OCAĞI

( Uskumruköy'de hayırseverlerden Celal Mete tarafından babası İsmail Hakkı Mete adına yaptırılan sağlık ocağıdır. 2005'te açılmış olup Sarıyer Sağlık Grup Başkanlığına bağlıdır. )

- İSMAİLAĞA CAMİİ/YENİ CAMİ

( Bahçeköy'ün ilk camisi olan cami hem küçük ve hamde bakımsız olması nedeni ile halkın desteği ile yenilendi. Cami esas durumundan tamemen uzaklaştı ve yeni bir betorarma camii inşâ edildi. Bu cami İsmail Ağa Cemaati tarafından inşâ edildiği için bu isimle anılır oldu. Aynı zamanda bu camiye Bahçeköy Yeni Cami de denilmekte olup 1991'de ibadete açıldı. )

- ISOLOBAL ANALOJİ ile/||/<> DİAGONAL İLİŞKİ

( Isolobal fragment benzerlik CH₃ vs Co(CO)₃, diagonal Li-Mg benzerlik. )
( Formül: MO İLE periyodik )

- SPERMACETI[İng.] / WALRAT[Alm.] ile/değil/yerine/= İSPERMEÇET YAĞI

- İSPİNOZ ile ALEMDAĞ İSPİNOZU

( ... İLE Sadece İstanbul'da bulunan bir ispinoz. )

- İSPİNOZ ile GALAPAGOS VAMPİR İSPİNOZU

( ... İLE Penguenlerin kanını emiyorlar. )

- İSPİRTO/LUK ile İSPİRTOCU/LUK ile İSPİRTOLU ile İSPİRTOSUZ ile İSPİRTO OCAĞI

- IST/IMMÜNOSÜPRESİF TEDAVİ/IMMUNOSUPPRESSIVE THERAPY[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK BASKILAYICI SAĞALTIM

- ISTAKOZ/LUK ile ISTAKOZLAR ile ISTAKOZ AĞI

- İSTANBUL ve ROMA ve PRAG

( Boğaz, ikiye böler. VE Tiber Irmağı, ikiye böler. VE Vltava Irmağı, ikiye böler. )

- STATISTICAL INDEPENDENCE[İng.] / INDÉPENDANCE STATISTIQUE[Fr.] / STATISTISCHE UNABHÄNGIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= İSTATİSTİKSEL BAĞIMSIZLIK


- İŞTE HİKAYE ile BURADA ile BURADA VE ORADA ile SAPKINLIK ile AŞAĞIDA

- İSTEDİĞİNİ/AĞZINA GELENİ" "SÖYLEMEK" ile/değil/yerine/>/>< İSTEMEDİĞİN SÖZLERİ DUYMAK (ZORUNDA KALMAK/KALIR)

- İSTEMEK ile/ve/<> ÇAĞIRMAK

- İSTİFA ile/||/<> FERAGAT

- İSTİKLÂL (SAVAŞI):
"KURTULUŞ" (SAVAŞI)
ile/ve/değil/||/<>/>/< BAĞIMSIZLIK (SAVAŞI)

- İSTİKLÂL[Ar.] değil/yerine/= BAĞIMSIZLIK

- İSTİNYE SAĞLIK BİRİMİ

( Sarıyer Sağlık Grup Başkanlığına bağlı Sağlık Birimi İstinye'de Ana cadde üzerinde hizmet vermektedir. )

- ISTIRAP:
SAĞLIKSIZ/KİRLİ
ile/değil/yerine/>< SAĞLIKLI/TEMİZ

- İSTİŞAM değil İNSİCAM/BAĞDAŞIM

( Benzer nesneler arasındaki ya da bir bütünü oluşturan parçalar arasındaki uyum. | Tutarlılık. )

- Temelde olanın ne olduğuna iyi bak da ona göre sağlam KONUŞ!!!


- İTFAİYE DEPARTMANI ile ATEŞ ile ATEŞ MERMİLERİ ile ATEŞ YİYEN ile YANGIN SÖNDÜRME ile YANGIN SÖNDÜRME ile YANGIN GÖREVLİSİ ile ATEŞ ETMEK ile YANGINDAN KORUNMA ile İTFAİYE İSTASYONU ile ATEŞ TAPINAĞI ile ATEŞE TAPAN ile ATEŞLİ SİLAH ile ATEŞ TOPU ile ATEŞ KUTUSU ile ATEŞ BÖCEĞİ ile İTFAİYECİ ile YANMAZ ile YANGINLAR ile OCAK BAŞI ile YAKACAK ODUN

- İTGES/CONTENT-BASED İMAGE RETRİEVAL SYSTEM[İng.] değil/yerine/= İÇERİK TABANLI GÖRÜNTÜ ERİŞİM DÜZENİ

- İTHAM ile AŞAĞILAMA

( Suçlama, suçlu görme. İLE Küçük görme. )

- İTİ, AN; ÇOMAĞI HAZIRLA!" ile/değil/yerine "İYİ KİŞİ, SÖZÜNÜN ÜZERİNE GELİR"

- İTİBARSIZLAŞTIRMAK ile İTİBARSIZ ile TAKDİR YETKİSİ ile İSTEĞE BAĞLI

- ITIR ile ITIRLI ile ITIR ÇİÇEĞİ ile ITIR YAPRAĞI

- İTİRAF ile AĞZINDAN KAÇIRMAK

( Kişiler, fiziksel açıdan yorgun olduğunda, dürüst olmaya daha eğilimliler. Bu nedenle, gece geç saatte yapılan konuşmalarda, itiraflar daha sık oluyor. )

- İTTİKAN değil/yerine/= İYİ VE SAĞLAM BİLME

- İTÜ AYAZAĞA KAMPÜSÜ

( İTÜ Ayazağıa kampüsü, 1981'de Reşitpaşa Mahallesi sınırları içinde inşâ edidi. Kamphüste rektörlük ve yönetim birimlerinin yanı sıra 8 fakülte ve 4 enstitü var. Bunların dışında 4 öğrenci yurdu, Mustafa İnan Merkez Kütüphanesi, Beden Eğitimi Bölümü, Kültür ve Sanat Birliği. Spor Birliği ve 75. Yıl Öğrenci Sosyal Merkezi hizmet vermektedir. )

- IUPAC CONVENTION[İng.] / IUPAC VERTRAG[Alm.] ile/değil/yerine/= IUPAC SİSTEMİ


- IVAN PAVLOV ve/||/<> BIANCHI ve/||/<> SANTIAGO RAMON Y CAJAL ve/||/<> ALOIS ALZHEIMER ve/||/<> HANS BERGER

- IVANOV REAGENT[Fr.] / IVANOV REAGENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= IVANOV BELİRTİCİ/REAKTİF

- İVAZLI AKİT değil/yerine/= KARŞILIKLI BAĞIT

- İYİ = HAYIR = GOOD[İng.] = BIEN[Fr.] = GUT[Alm.] = BONUS[Lat.] = AGATHOS[Yun.] = BUENO/NA[İsp.]

- İYİ ile İYİ DAVRANIŞ ile GÜLE GÜLE ile İYİ KARAKTER ile İYİ İŞ ile İYİ DOSTUM ile AFERİN ile İYİ ŞANS ile SAĞLIK ile İYİ NİYET ile İYİ GÖRÜNÜMLÜ ile İYİ ŞANSLAR ile İYİ YÖNETİM ile İYİ DOĞA ile İYİ HUYLU ile İYİ HABER ile İYİ ALAMET ile İYİ KİŞİLİK ile KALİTELİ ile İYİ HUYLU ile İYİ ANLAYIŞ ile İYİ NİYET ile İYİ YAZI ile İYİLİK ile MAL

- İYİ ile/değil MAĞDUR

- İYİLİK-SAĞLIK

- İYİLİK ile İYİLİKÇİ/LİK ile İYİLİK PERİSİ ile İYİLİK SAĞLIK ile İYİLİK GÜZELLİK

- IONENBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON BAĞI

- ION SOURCE[İng.] / SOURCE D'IONS[Fr.] / IONENQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON KAYNAĞI


- ION TRAP[İng.] / PIÈGE À IONS[Fr.] / IONENFALLE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON TUZAĞI

- IONIC BOND[İng.] / IONISCHE BINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONİK BAĞ, İYONİK BAĞ

- İYONİK BAĞ ile/||/<> KOVALENT BAĞ

( İyonik elektron transferi, kovalent elektron paylaşımıdır )
( Formül: NaCl İLE H₂O )

- İYONİK BAĞ ile/ve/||/<> KOVALENT BAĞ

( İki atom arasında elektron aktarımı/alışverişi ile oluşan bağlar. İLE/VE/||/<> Elektron paylaşımıyla oluşan bağlar. )

- İYONİK İLE KOVALENT İLE METALİK İLE VAN DER WAALS ile/||/<> KİMYASAL BAĞ TÜRLERİ

( Atomları bir arada tutan dört temel bağ türü. )
( Formül: E = kq₁q₂/r )
( Johannes van der Waals tarafından 1873 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1837-1923) (Ülke: Hollanda) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Van der Waals kuvvetleri, gerçek gaz denklemi) (Nobel: 1910) )

- İYONİK İLE KOVALENT İLE METALİK İLE VAN DER WAALS ile/||/<> KİMYASAL BAĞLAR

( Atomlar arası bağ türleri. )
( Formül: ΔEN > 1.7 iyonik )
( Johannes van der Waals tarafından 1873 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1837-1923) (Ülke: Hollanda) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Van der Waals kuvvetleri, gerçek gaz denklemi) (Nobel: 1910) )

- İYONTOFOREZ/IONTOPHORESIS[İng.] değil/yerine/= YÜKÜN SAĞALTIMI

- İYS/CONTENT MANAGEMENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= İÇERİK YÖNETİN DÜZENİ

- Zaten diyerek, her işine gelene/gelmeyene bağlamadan KONUŞ!!!

- GRID VOLTAGE[İng.] / TENSION DE GRILLE[Fr.] / GITTERSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= IZGARA GERİLİMİ


- IZGARA/LIK ile IZGARALI ile IZGARASIZ ile IZGARA KÖFTE ile IZGARA DEMİRİ ile IZGARA YATAĞI ile IZGARA PARMAKLIĞI

- ICELAND AGATE[İng.] ile/değil/yerine/= İZLANDA TAŞI

- İZLEM/STRATEJİ(K)[Fr. < Yun. STRATOS: Ordu. | AGO: Gütmek.] ile/ve/<> TAKTİK

( Üst kuram, kuram kurma kuramı. İLE/VE Stratejinin uygulanması. )

- İZLENİM ile/ve/değil/||/<>/< ÇAĞRIŞIM

- İZOIMMÜNİZASYON/ISOIMMUNIZATION[İng.] değil/yerine/= EŞ BAĞIŞIKLAMA

- AIMANTATION ISOTHERME[Fr.] / ISOTHERME MAGNETISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOTERMAL MIKNATISLANMA

- J-J COUPLING[İng.] / COUPLAGE J-J[Fr.] ile/değil/yerine/= J-J EŞLEMESİ

- JABORANDI OIL[İng.] / EXTRAPOLIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= JABORANDİ YAĞI

- JABOTY FAT[İng.] ile/değil/yerine/= JABOTİ YAĞI

- JAGRAT-SUSHUPTI

( Uyanık uyku. )

- JAG ile LEOPAR

( İri benekli. İLE Benekli. )
( Orta ve Güney Amerika'da yaşar. İLE ... )
( Çok seyrek rastlanan beyaz panterler, albino leopar ya da jaguarlardır. )
( Amerika'nın, en büyük etçilidir. İLE ... )
( Çenesi, en güçlü etçildir. İLE ... )
( Jaguar ile Leopar arasındaki FaRkLaR...

- Gövde büyüklüğü ve ağırlığı
Daha ağır ve daha kaslıdır. Yetişkin erkekler, 80 - 120 kg. ağırlığındadır. Bazıları 150 kg.'ı aşmaktadır. İLE Daha hafiftir. Genellikle 30 - 70 kg. ağırlığındadır, nadiren 90 kg.'a ulaşır.

- Yapı
Güç için tasarlanmış, kompakt, kalın bir gövdeye ve geniş bir göğse sahiptir. İLE Daha uzun, daha ince ve hız ve tırmanmak üzere gelişmiştir.

- Isırma gücü
Büyük kediler arasında gövde büyüklüğüne göre en güçlü ısırığa sahiptir ve kafatasını ve kaplumbağa kabuklarını ezebilir. İLE Boğazdan boğmaya güvenir.

- Kafatası ve çeneler
Kafatası kısa ve geniştir ve devasa çene kaslarına sahiptir. İLE Kafatası daha dar ve daha hafiftir.

- Benek deseni
Benekleri daha büyüktür ve genellikle ortasında siyah bir nokta bulunur. İLE Benekleri daha küçük ve içi boştur.

- Avlanma Tarzı
Genellikle doğrudan kafatası ısırığıyla öldürür. İLE Pusu kurar, boğar ve avını ağaçlara sürükler.

- Yüzme Yeteneği
Mükemmel bir yüzücüdür ve suda avlanır. İLE Yüzebilir ancak genellikle sudan kaçınır.

- Coğrafi Dağılım
Yalnızca Amerika kıtasında yaşar. İLE Afrika ve Asya'nın bazı bölgelerinde bulunur.

------------

JAGUAR vs. LEOPARD

- Body size and weight
Jaguar is heavier and more muscular. Adult males weigh 80–120 kg, with some exceeding 150 kg. Leopards are lighter, usually 30–70 kg, rarely reaching 90 kg.

- Build
Jaguar has a compact, thick body and broad chest built for power. Leopard is longer, leaner, and optimized for speed and climbing.

- Bite force
Jaguar has the strongest bite relative to body size among big cats, capable of crushing skulls and turtle shells. Leopard relies on throat suffocation.

- Skull and jaws
Jaguar’s skull is short and wide with massive jaw muscles. Leopard’s skull is narrower and lighter.

- Rosette pattern
Jaguar rosettes are larger and often have a central black dot. Leopard rosettes are smaller and hollow.

- Hunting style
Jaguar often kills with a direct skull bite. Leopard ambushes, suffocates, and drags prey into trees.

- Swimming ability
Jaguar is an excellent swimmer and hunts in water. Leopard can swim but usually avoids it.

- Geographic range
Jaguar lives only in the Americas. Leopard ranges across Africa and parts of Asia.

)
( )

- JAPONCA'DA (KANJİ):
AĞAÇ
ile/ve/||/<>/> KİTAP/KÖK ile/ve/||/<>/> KORU ile/ve/||/<>/> ORMAN

( ile ile ile )

- JAPONCA'DA:
HİRAGANA ABECESİ/HARFLERİ
ile/ve KATAGANA ABECESİ/HARFLERİ ile/ve KANJI ABECESİ/HARFLERİ

( Japonca kökenli sözcükler için. İLE/VE Dışarıdan girmiş kavramları Japonca harflerle yazmak için. İLE/VE ... )

- JEITA MAĞARALARI'NIN KEŞFİ:
1836
ile/ve/<> 1958

( Alt katı. İLE/VE/<> Üst katı.
[Beyrut'un başkentine 20 km. mesafede]
[Dünyanın 8 m.lik en uzun sarkıtı da bu mağaradadır.] )
( 6.2 km. İLE/VE/<> 9 km. )

- JELATİN[Fr.] ile JELOZ[Fr.]/AGARAGAR[Malaya dilinden]

( Daha çok hekimlikte kullanılan, bitkisel yosunlardan elde edilmek üzere sınırlanması gereken, saydam, renksiz, kokusuz bir madde. İLE Deniz yosunlarından çıkarılan, beslenme endüstrisinde, hekimlikte ve bakteriyolojide kullanılan, bir tür jelatin. )

- JEOLOJİ[İng. GEOLOGY] ile/||/<> AALENİYEN ÇAĞI[İng. AALENIAN STAGE] ile/||/<> AKİTANİYEN ÇAĞI[İng. AQUITANIAN STAGE] ile/||/<> ALBİYEN ÇAĞI[İng. ALBIAN STAGE] ile/||/<> ANAHTAR FOSİL[İng. INDEX FOSSIL] ile/||/<> APSİYEN ÇAĞI[İng. APTIAN STAGE] ile/||/<> JURA[İng. JURASSIC] ile/||/<> KRETASE[İng. CRETACEOUS] ile/||/<> MEZOZOYİK[İng. MESOZOIC]

( Ana inceleme ve çalışma konusu olan dünya ve özellikle taş kürenin içeriğini, özelliklerini, yapısını şekillendiren süreçleri inceleyen bilim dalıdır. Temel olarak dünyayı incelemekle beraber, başka gezegenlerinde yer yapısına dair incelemeler yapan bir bilim dalıdır. @@ Günümüzden 174 milyon ile 170.3 milyon yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir. Aaleniyen Çağı, Orta Jura Devresi'nin dört bölümünden en küçüğüdür. Bajosiyen Çağı'nın altında, Alt Jura Devresi'ndeki Toarsiyen Çağı'nın üzerinde yer alır. @@ Günümüzden 23.03 milyon yıl ile 20.4 milyon yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir. Miyosen Devri kayaçlarının en erken ve en alt bölümü olup adını Güneybatı Fransa'daki Aquitaine bölgesinde bulunan kayaçlardan almaktadır. @@ Günümüzden 113 milyon yıl ile 100.5 milyon yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir. Alt Kretase Devresi'nin altı ana bölümünden en üstte olanıdır. Albiyen Çağı kayaçları; Apsiyen Çağı kayaçlarının üzerinde, Senomaniyen Çağı kayaçlarının altında yer alır. @@ Dar bir jeolojik zaman aralığında yaşamış ve ortam koşullarının değişimi ile yok olmuş, bu zaman aralığını simgeleyen, farklılıkları ve/veya bollukları ile kolayca ayırt edilen ve tanınabilen, geniş bir coğrafi dağılımı olan, içinde bulunduğu katmanın yaşını belirlemede ve birbirinden uzak kayaçları ilişkilendirmede kullanılan fosillerdir. @@ Günümüzden 125 milyon ile 113 milyon yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. Dünya çapında biriken kayaları temsil eden Alt Kretase Devresi'ndeki altı ana bölümden beşincisi. Apsiyen Çağı'na ait kayalar Barremiyen Çağı'na ait kayaların üzerinde yer alır ve Albiyen Çağı'na ait kayaların altında bulunur. @@ Jura (201.3-145 myö) bir jeolojik dönem ismidir. Mezozoyik'in 3 majör zaman dilimi olan Triyas, Jura ve Kretase arasında ortancadır. Yaklaşık olarak 201.3 milyon yıl önce ile 145 milyon yıl önceye denk gelen zaman dilimini kapsamaktadır. Dinozorların çağı olarak bilinir. Geç Triyas'ta evrimleşmeye başlamış ilkin dinozorların çeşitlendiği ve irileşmenin gözlendiği dönemdir. Okyanusları ve gökyüzünü de sürüngenler doldurmuştur. Ufak boyutları olan memelilerde ise plasentanın evrimi ile doğurma gibi evrimsel çeşitlenmelerin gözlendiği zamandır. Jura, kendi içinde Erken, Orta ve Geç olmak üzere üç zaman diliminde incelenir. @@ Kretase (145-66 myö) bir jeolojik dönem ismidir. Mezozoyik'in 3 majör zaman dilimi olan Triyas, Jura ve Kretase arasından sonuncusu ve en uzun sürenidir. 145 milyon yıl önce ile meteorun Meksika Körfezi'ne çarptığı 66 milyon yıl öncesine denk gelen zaman dilimini kapsamaktadır. Yaklaşık olarak 79 milyon yıl sürmüştür. Kretase'nin bitişi ile Senozoyik Zaman'ın ilk dilimi olan Paleojen başlayacaktır. @@ Mezozoyik (251.9-66 myö) bir jeolojik zaman dilimidir. Dinozorların çağı olarak da bilinir. Çünkü dinozorların evrimleşmeye başladığı 251.902 milyon yıl önce ile non-avian dinozorların soyunun tükendiği 66 milyon yıl öncesine denk gelen zaman dilimini kapsamaktadır. Mezozoyik'ten sonra Senozoyik, önce ise Paleozoyik gelmektedir. Mezozoyik kendi içinde Triyas, Jura ve Kretase olmak üzere 3 majör dönemde incelenir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- JET LAG[İng.] değil/yerine/= BOYLAM AŞMA SERSEMLİĞİ

- JET ile JET MOTORU ile SAVAŞ UÇAĞI ile İSKELE

- GYROMAGNETIC EFFECT[İng.] / EFFET GYROMAGNÉTIQUE[Fr.] / GYROMAGNETISCHES EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= JİROMANYETİK ETKİ

- GYROMAGNETIC RATIO[İng.] / GYROMAGNETISCHER QUOTIENT, GYROMAGNETISCHES VERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= JİROMANYETİK ORAN


- GYROMAGNETIC[İng.] / GYROMAGNÉTIQUE[Fr.] / GYROMAGNETISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= JİROMANYETİK

- JOSEPH JOHN THOMSON ile/ve/||/<>/> GEORGE PAGET THOMSON

( [Nobel Fizik Ödülü'nü ...]
Elektronların, parçacık olduğunu göstererek kazandı.[1906] İLE/VE/||/<>/> Elektronların, dalga biçiminde olduğunu göstererek kazandı.[1937] )
( 18 Aralık 1856 - 30 Ağustos 1940 İLE/VE/||/<>/> 03 Mayıs 1892 - 10 Eylül 1975 )
( Babası. İLE/VE/||/<> Oğlu. )
( )

- JOSEPH-LOUIS LAGRANGE ve/||/<> PIERRE SIMON LAPLACE

( İtalyan Aydınlanma Dönemi matematikçisi ve astronomudur. Analiz, sayı kuramı ve klasik ve gök mekaniği alanlarında önemli katkıları olmuştur. VE/||/<> Fransız matematikçi ve gökbilimci. )
( 25 Ocak 1736 - 10 Nisan 1813 VE/||/<> 23 Mart 1749 - 05 Mart 1827 )

- ESSENCE DE GENIÉVRE[Fr.] / WACHHOLDERÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= JUNİPER, JUNİPER TOHUM YAĞI

- KABAK ile ARMUT KABAĞI

( Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, sarı çiçekli, birçok türü olan bir bitki. | Bu bitkinin türlerine göre yemeği ve tatlısı yapılan ürünü. | Kabak kemane. | Ham, tatsız kavun, karpuz. | Tüysüz, dazlak. | Dişleri aşınarak yüzeyi düzleşmiş olan taşıt lastiği. | Bilgisiz, görgüsüz, kaba. | Kısa boynuzlu hayvan. İLE Ürünü, armut biçiminde olan bir süs kabağı. )

- KABAK ile ASMA KABAĞI

( Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, sarı çiçekli, birçok türü olan bir bitki. İLE Kabakgillerden, sürüngen ya da sarılgan, mevsimlik bir tür kabak. | Bu kabağın ince uzun, sebze olarak kullanılan ürünü. )

- KABAK ile BALKABAĞI/HELVACIKABAĞI/KESTANEKABAĞI

( Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, sarı çiçekli, birçok türü olan bir bitki. | Bu bitkinin türlerine göre yemeği ve tatlısı yapılan ürünü. | Kabak kemane.Ham, tatsız kavun, karpuz. | Tüysüz, dazlak. | Dişleri aşınarak yüzeyi düzleşmiş olan taşıt lastiği. | Bilgisiz, görgüsüz, kaba. | Kısa boynuzlu hayvan. İLE Kabakgillerden, tatlısı yapılan, dışı boz, içi sarı renkli, iri bir kabak türü. )

- KABAK ile SAKIZKABAĞI

- KABAK ile SU KABAĞI

( Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, sarı çiçekli, birçok türü olan bir bitki. | Bu bitkinin türlerine göre yemeği ve tatlısı yapılan ürünü. | [müzik] Kabak kemane. | Ham, tatsız (kavun, karpuz). | Tüysüz, dazlak. | Dişleri aşınarak, yüzeyi düzleşmiş olan (taşıt lastiği). | Bilgisiz, görgüsüz, kaba. | Kısa boynuzlu hayvan. İLE Kabakgillerden, alt bölümü şişkin, birçok yerde kurutulup su kabı olarak kullanılan, bir tür asma kabağı, kantar kabağı. )

- KABOTAJ[Fr. < CABOTAGE] değil/yerine/= GEMİ İŞLETME

( Bir ülkenin iskele ya da limanları arasında gemi işletme işi. )

- KABUK ile BAĞA

( ... İLE Deniz kaplumbağasının kabuğu. | Kaplumbağa kabuğu. | Ur. )

- KABUL ETMEMEK ile/ve/değil DAHA ÇOK YAKLAŞMASINI SAĞLAMAK

- KABZ değil/yerine/>< FERÂGAT

- LEAKAGE CURRENT[İng.] / COURANT DE FUITE[Fr.] ile/değil/yerine/= KAÇAK AKIMI

- LEAKAGE FLUX[İng.] / FLUX DE FUITE[Fr.] ile/değil/yerine/= KAÇAK AKISI

- LEAKAGE RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE DE FUITE[Fr.] ile/değil/yerine/= KAÇAK DİRENCİ

- LEAKAGE INDUCTANCE[İng.] / INDUCTANCE DE FUITE[Fr.] ile/değil/yerine/= KAÇAK İNDÜKTANSI

- LEAKAGE RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DE FUITE[Fr.] ile/değil/yerine/= KAÇAK IŞINIM

- LEAKAGE REACTANCE[İng.] / RÉACTANCE DE FUITE[Fr.] ile/değil/yerine/= KAÇAK TEPKİLİ

- KAÇAK ile SÖZLEŞME ile SÖZLEŞMELİ İŞ ile SÖZLEŞMELİ ile KASILABİLİR ile KONTRAKTİLİTE ile MÜTEAHHİTLİK ile SÖZLEŞME TARAFI ile KASILMA ile MÜTEAHHİT ile SÖZLEŞMEYE BAĞLI ile YALANLAMAK ile KENDİSİYLE ÇELİŞMEK ile ÇELİŞKİ ile ÇELİŞKİLİ ile MEKANİZMA ile ZITLIK ile AYKIRI ile AKSİNE ile AKSİNE ile ZITLIK


- STRAY[İng.] / VAGABOND[Fr.] / VAGABUND[Alm.] ile/değil/yerine/= KAÇAK

- KAÇKAR DAĞLARI ile/ve KÜRE DAĞLARI

- KAÇMAK ile/ve/||/<>/> BAĞLANMAK

- KADAVRA DONÖR/CADAVERIC DONOR[İng.] değil/yerine/= ÖLÜ GÖVDESİNİ BAĞIŞLAYAN

- SAĞRAK/KADEH:
TOPRAK
ile/ve METAL ile/ve CÂM

- KADEH ile/ve/değil/yerine PİSAGOR'UN KADEHİ

( ... İLE Ölçüyü kaybedersen, herşeyi/ni kaybedersin. )
( ... İLE İçine konulan şarabın, kadehin ortasındaki çıkıntının seviyesini geçmesiyle, fazla olanı değil kadehin içindeki tüm sıvıyı, altındaki deliklerden akıtır. [Nerede duracağını ve ne kadar içmesi gerektiğini bilmeyenler için ve sınırlarını öğrenmeleri için yapılmıştır.] )
( | )
( )

- KADIKÖY İSKELE CAMİSİ ile KADIKÖY CAMİSİ / OSMANAĞA CAMİSİ

( Kadıköy (Mustafa III) İskele Camisi. İLE Söğütlüçeşme Caddesi'nde iskele tarafında, çarşı önündedir. )
( 1741'de, Sultan III. Mustafa tarafından. İLE 1713'te, Bâbüssaâde Ağası Osman Ağa tarafından. [1813'te ve 1880'de yangın sonrası onarılmıştır.] )

- KADRAJ[Fr. CADRAGE] değil/yerine/= DÖRDEN | ÇERÇEVEYE ALMAK

( Sinema ve fotoğrafçılıkta, görüntüyü, çerçeve içine alma. )

- KADRAN[Fr. < CADRAN] ile/ve/||/<> KADRAJ[Fr. < CADRAGE]

( Saat, pusula vb. araçlarda, üzerinde yazı, rakam ya da başka işaretler bulunan düzlem. | Ölçek. İLE/VE/||/<> Sinema ve fotoğrafçılıkta, görüntüyü, çerçeve içine alma. )

- KAF (DAĞI) ve/<> ANKA (KUŞU)

( İnsan beyni/zihni. VE Yeğleme/tercih.[kılma/kılamama | yapma/yapamama] )

- KAF "DAĞI" ile/değil BUZ DAĞI

- KAF DAĞI ile/ya da/||/<> ÇİLE

( Kaf dağına mı çıksam?
Bir ömür, çile mi çeksem? )
( )

- KAFA ile BAŞ AĞRISI ile BAŞ VE AĞIZ ile BAŞ UŞAK ile BAŞ AŞÇI ile BAŞÖRTÜSÜ ile BAŞ DAMAT ile BAŞ YARGIÇ ile BAŞ METRESİ ile RAHİM BAŞI ile KAFA PARÇASI ile KAFA PİMİ ile MERKEZ ile KAFA DESTEĞİ ile KAFA TIRAŞI ile KAFA DURAK ile KAFA TAŞI ile KAFA YOLU ile KAFA YELİ/RÜZGÂRI ile KAFA İŞİ

- KAFA ile KAFACA ile KAFALI/LIK ile KAFASIZ/LIK ile KAFALICA ile KAFA SESİ ile KAFASIZCA ile KAFA DENGİ ile KAFA İŞÇİSİ ile KAFA KAĞIDI ile KAFA KOÇANI ile KAFA ÇIKIŞI

- KAFAYI:
SAĞA SOLA SALLAMAK
ile AŞAĞI YUKARI SALLAMAK

- KAFUR ile KAFUR AĞACI

- KÂĞIDIMIZ KIRIK, KALEMİMİZ ..." değil KÂĞIDIMIZ, KIRIK KALEMİMİZ ...

- KÂGİR/KÂRGİR[Fars.] değil/yerine/= TAŞ YA DA TUĞLADAN YAPILAN YAPI

- KÂĞIT BALIĞI ile/||/<> KAYIŞ BALIĞI

( ... İLE/||/<> Kâğıt balığıgillerden, Kuzey Avrupa denizleriyle Akdeniz'in derinliklerinde yaşayan kemikli bir balık. )

- KÂĞIT BOYAMADA:
KINA
ile/ve/||/<> CEVİZ KABUĞU ile/ve/||/<> SOĞAN KABUĞU

( XV. yy.'da uygulanan boyama teknikleri ve araçları. )

- KÂĞIT:
DOĞU'DA
ile/ve/||/<>/> BATI'DA

( M.Ö. 100 - M.S. 650 arasında Semerkand'da. İLE/VE/||/<>/> XIII. yy.'dan sonra Avrupa'da. )

- KÂĞIT EV ile/<> KUMDAN KALE

- PAPER CHROMATOGRAPHY[İng.] / PAPIER CHORMATOGRAPHIE[Fr.] / PAPIER CHROMATOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KAĞIT KROMATOGRAFİSİ

- KÂĞIT:
PAPİRÜS
ile/ve/||/<> BAĞDÂDÎ ile/ve/||/<> SEMERKANDÎ ile/ve/||/<> HİNDÎ

- KÂĞIT PARA:
HÜKÜMDARIN BORCU
ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< HALKIN BORCU

- KÂĞIT PARA:
KÂĞITTAN
değil PAMUKTAN

( 1950'den önce, kenevir ve ağaç kabuğu kullanılarak yapılırdı. )

- KÂĞIT PARANIN BASIMI ile/ve MADENÎ PARANIN BASIMI

( Merkez Bankası tarafından. İLE/VE Maliye Bakanlığı tarafından. )

- KÂĞIT PARAYLA ÖDEME ile/ve MADENÎ PARAYLA ÖDEME

- KÂĞIT ve/> KARTON
ile/ve/||/<>
ET ve/> TIRNAK

- KÂĞIT YAPIMI ile/||/<> PAPİRÜS

( Çinliler kağıdı MS 105te icat etti İLE Mısırlılar papirüs kullanıyordu. )
( Cai Lun tarafından 105 yılında keşfedildi/formüle edildi. (50-121) (Ülke: Çin) (Alan: Mühendislik) (Önemli katkıları: Kağıt yapımı prosesi) )

- KÂĞIT ile ABADİ[Fars.]

( ... İLE Kalınca ve açık saman renginde, yarı mat bir kâğıt türü. )

- KÂĞIT ile AYDINGER[< EIDINGER özel adından]

( ... İLE Parlak yüzeyli, saydam, mimarlıkta çizim için kullanılan özel bir kâğıt. )

- KÂĞIT ile/>< ÇELİK YÜNÜ

(
Özellik Kâğıdın Yanması Çelik Yününün Yanması
Kimyasal Süreç
  • Kâğıt, çoğunlukla selülozdan [C6H10O5]n oluşur.
  • Selüloz, oksijenle [O2] tepkimeye girerek karbondioksit [CO2] ve su [H2O] oluşturur.
  • Temel yanma tepkimesi: C6H10O5 + 6 O2 → 6 CO2 + 5 H2O + enerji
  • Çelik yünü esas olarak demirden [Fe] oluşur.
  • Demir, oksijenle [O2] tepkimeye girerek demir(III) oksit [Fe2O3] oluşturur.
  • Temel yanma tepkimesi: 4 Fe + 3 O2 → 2 Fe2O3 + enerji
Yanma Ürünleri Karbondioksit [CO2] ve su [H2O] Demir[III] oksit [Fe2O3]
Kütle Değişimi
  • Kâğıdın kütlesi azalır çünkü karbon ve hidrojen gaz biçiminde atmosfere salınır.
  • Az oranda kül kalır, bu da yanmamış mineral nesnelerden oluşur.
  • Çelik yününün kütlesi artar çünkü demir, havadaki oksijenle birleşerek daha ağır bir bileşik [demir oksit] oluşturur.
Karşılaştırma
  • Reaksiyon: Selüloz [organik nesne] yanar.
  • Ürünler: CO2 ve H2O.
  • Kütle Değişimi: Kütle azalır, çünkü karbon ve hidrojen, gaz biçiminde atmosfere salınır. Küçük oranda kül kalır.
  • Reaksiyon: Demir [metal] oksitlenir.
  • Ürünler: Fe2O3 [demir(III) oksit].
  • Kütle Değişimi: Kütle artar, çünkü demir, oksijenle birleşerek daha ağır bir bileşik oluşturur.
)

- KÂĞIT ve/||/<>/> GAZETE ve/||/<>/> ROMAN

( [olmasaydı, ...] Kapitalizm olmazdı. VE/||/<>/> Ulus olmazdı. VE/||/<>/> Birey olmazdı. )

- KAĞIT" değil KÂĞIT

- KÂĞIT ve/||/<>/> KİTAP

( Gibi sessiz. VE/||/<>/> Gibi dolu. [olmayı yeğle(yebil)menin önemi/önceliği] )

- KÂĞIT ile KONÇİNA[Yun.]

( ... İLE İkiliden altılıya kadar olan oyun kâğıtları. )

- KÂĞIT ile KUŞEKÂĞIDI/PAPYEKUŞE[Fr. < COUCHE]

( ... İLE Kalın, ağır gramajlı parlak, düzgün, pürüzsüz, kaygan bir tür kâğıt. )

- PAPIER[İng.] / PAPIER[Fr.] / PAPIER[Alm.] ile/değil/yerine/= KAĞIT

- KÂĞIT ile PAPİRÜS[Yun. < Lat.]

( Hiçbir kağıt parçası, 7 kezden fazla ikiye katlanamaz. )
( ... İLE Papirüsgillerden, Nil kıyılarında yetişen bir bitki. | Eski Mısır'lıların, papirüs saplarından yaptığı kâğıt. | Bu kâğıda yazılmış el yazması. )

- KÂĞIT ile PELÜR[Fr.]

( ... İLE Daktiloda, yazıyı çoğaltmak için kullanılan için kâğıt. )

- KAĞITLAMAK ile KAĞITLANMAK ile KAĞIT/LIK ile KAĞITLI ile KAĞITÇI/LIK ile KAĞIT DUTU ile KAĞIT PARA ile KAĞIT AĞACI ile KAĞIT OYUNU ile KAĞIT TORBA ile KAĞIT BALIĞI ile KAĞIT KEBABI ile KAĞIT HELVACI ile KAĞIT HELVASI ile KAĞIT BALIĞIGİLLER

- KAĞITTA:
A0
ile/ve/<>/>/< A1 ile/ve/<>/>/< A2 ile/ve/<>/>/< A3 ile/ve/<>/>/< A4 ile/ve/<>/>/< A5

( [kapladığı alan] 1 m² İLE/VE/<>/>/< 1 m²'nin yarısı. [1/2] İLE/VE/<>/>/< 1 m²'nin dörtte biri [1/4] ]İLE/VE/<>/>/< 1 m²'nin sekizde biri. [1/8] İLE/VE/<>/>/< 1 m²'nin onaltıda biri. [1/16] İLE/VE/<>/>/< 1 m²'nin otuzikide biri. [1/32] )

- KÂĞITTA:
TERBİYECİ
ile/ve/||/<>/> AHERCİ ile/ve/||/<>/> BOYAYICI ile/ve/||/<>/> TAMİRCİ

( [bkz.]
Kâğıtlar ve Su Damgaları - Süheyl Ünver - Türk Tarih Kurumu, Belleten
XVIII. ve XIX. yy.'da, Türkiye'de Kâğıt - Osman Ersoy (Prof.) - Ankara, 1963 )

- KAĞIZ[Azr.] = KÂĞIT[Tr.]

- KAĞNI MESCİDİ

( Sultanahmet'tedir. )

- KAĞNI ile KAĞNI MAZISI ile KAĞNI ARABASI

- KAĞŞAK = ESKİMİŞ, GEVŞEMİŞ, DAĞILMAYA YÜZ TUTMUŞ (EŞYA, YAPI)

- KAĞŞAMAK ile KAĞŞAK

- KAGU ile/ve/<> BENZERİ

( Yeni Kaledonya'da. İLE/VE/<> Yeni Zelanda'da. )
( Uçamayan, kocaman bir kuş. Kanatlarını kullanarak ağaçlara tırmanabiliyor. )

- KÂHİN ile AĞUSTOS

- KAHVE BAHÇE/KAĞA BAHÇE

( Maden Mahallesine eski yoldan gidildiğinde, kısa yokuşun bitimindedir. Alt kısmından Teknecik deresi (Derenin üstü kapatılmıştır) vardır. Çok eskiden Kahvebahçe denilen ve zaman zamanda halk dili ile Kağabahçe olarak söylenen bu yerde açık hava kahvesi (Çay bahçesi) bulunduğu için bu isimle anıldı. Ağaçlık ve yeşil alan olduğu için mahallenin mesiresiydi. Zamanla özelliğini, mesireliğini kaybetti. Son yıllarda bir süre kurban satış yeri olarak kullanıldı. )

- KAILASH (DAĞI)

( KAR MÜCEVHERİ [Tibet dilinde] )

- COCOA BUTTER, THEOBROMA OIL[İng.] ile/değil/yerine/= KAKAO YAĞI

- KALABİLMEK ile KALABALIKLAŞMAK ile KALABALIKLAŞTIRMAK ile KALABA/LIK ile KALABALIKÇA ile KALABALIKLIK ile KALABALIK AĞIZLI

- KALAN SAĞLAR ile/ve/||/<> KALAN SAHALAR
(BİZİMDİR)

- ÉTAMAGE[Fr.] / ZINNPLATTIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KALAYLAMA

- KALE AĞASI SOKAK

( Rumelihisarı Mahallesi sokaklarından biridir. İstanbul'un fethinden sonra kale değişik amaçlar için kullanıldı. Kalede dört yüz yeniçeri görev yapıyordu ve başlarında bir Yeniçeri Ağası vardı. Ağaya izafeten bu sokağa "Kale Ağası Sokak" ismi verildi. )

- KALEM ile KEÇİTIRNAĞI

( ... İLE Kesici ağzı üçgen biçiminde olan oyma kalemi. )

- KALEM/LİK ile KALEMLİ ile KALEMSİZ ile KALEM İŞİ ile KALEM PİL ile KALEM BEYİ ile KALEM AŞISI ile KALEM KALEM ile KALEM KAŞLI ile KALEM ERBABI ile KALEM KUTUSU ile KALEM KÖMÜRÜ ile KALEM SAHİBİ ile KALEM AÇACAĞI ile KALEM KAVGASI ile KALEM KULAKLI ile KALEM ŞUARASI ile KALEM EFENDİSİ ile KALEM PARMAKLI ile KALEM SAVAŞÇISI


- PERMANENT MAGNET[İng.] / PERMANENTMAGNET[Alm.] ile/değil/yerine/= KALICI MIKNATIS

- KALICILIK ile/ve/değil/||/<>/> BAĞLAYICILIK

- KALİKS'İN KENARI, KALİKS AĞZI = HÂFFE-İ KE'S = BORDURE DU CALICE

- KALIN BAĞIRSAK ile/ve/>/> GÖDEN[< GÖD/GÖT]/REKTUM

( ... İLE/VE/> Kalınbağırsağın son bölümü. )
( MAYASIL/BÂSÛR[Ar.]/HEMAROİD/HÉMORROÏDES[Fr.]: Kalın bağırsakta ve makadın etrafındaki siyah kan damarlarının şişmesinden ve bazen yangılanmasından dolayı, makadın içinde ve dışında oluşan memeler yüzünden, makattan, kan ya da cerahat gelmesi. )

- KALINMAK ile KALINLATMAK ile KALINLAŞMAK ile KALINLAŞTIRMAK ile KALIN/LIK ile KALINCA ile KALIN SES ile KALIN YAĞ ile KALIN KAFA ile KALIN ÜNLÜ ile KALIN SESLİ/LİK ile KALIN KAFALI/LIK ile KALIN BAĞIRSAK

- KALITILABİLİRLİK[İng. HERITABILITY] ile/||/<> KALITSAL SAĞIRLIK[İng. HEREDITARY DEAFNESS] ile/||/<> KALITSALLIK[İng. HERITABILITY]

( Genetik farklılıklardan ötürü bir özelliğin, bir popülasyon içerisinde, bireyler arasında gözlenebilir farklılıklar yaratabilme olasılığı. Genetik, çevre ve şans etmenleri, kalıtılabilirlik değerini etkiler. Solaklık ve sağlaklık üzerinde yapılan çalışmalar, bu özelliğin kalıtılabilirliğinin %26 olduğunu gösterir. @@ Kulak oluşumundaki basamaklardan birkaçını etkileyerek sağırlığa neden olan mutasyonlar. @@ Bir canlıdaki kalıtsal olarak aktarılabilen fenotipik çeşitliliğin, canlının tüm fenotipik çeşitililiğine oranı. Bir diğer deyişle, çeşitliliğin ne kadarlık bir kısmının genetik kökenli olduğunun göstergesidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KALP ATIŞI ile GÖĞÜSTE AĞRILI YANMA HİSSİ

- KALP HASTALIKLARININ NEDENİ:
KAN YAĞLARI
değil İNSÜLİN DİRENCİ

( )

- KALP ZARI YANGISI ile/ve KARIN ZARI(PERİTON) YANGISI ile/ve BAĞIRSAK YANGISI ile/ve MESANE YANGISI

( İLTİHAB-I ŞEGAF ile/ve PERİTONİT ile/ve ENTERİT ile/ve ZATÜLMESANE )

- KALP ile KALP AĞRISI ile KALP KRİZİ ile KALP GAGALAMASI ile KALP PARÇALAMA ile KALP VENTRİKÜLÜ ile KALP KIRIKLIĞI ile YÜREKLENDİRMEK ile KALPSİZ ile KALP KIRIKLIĞI ile YÜREK YARASI


- KALSİT ile/||/<> ARAGONİT

( Kalsiyum karbonat minerali. İLE/||/<> Kalsiyum karbonatın bir diğer polimorfüdür. )

- KAMBURLUK/KİFOZ ile/ve/||/<> DOWAGER KAMBURLUĞU

- CAMPHENE[İng.] / CAMPHÈNE[Fr.] / CAMPHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAMFEN, SAF NEFT YAĞI

- KAMİNETO[İt. < CAMINETTO] değil/yerine/= KÜÇÜK İSPİRTO OCAĞI

- KAMIŞ ile BAGAS

( ... İLE Ezilip suyu çıkarılmış, kâğıt ve yakıt yapımında kullanılan kamış. )