ÖLÇÜ
(MEASUREMENT)
- TAKİM[Ar.] ile TAKİMETRE[Fr. TACHYMETRE]
- TAKSİM ile/ve/||/<>/> TASNİF ile/ve/||/<>/> TAKDİM
- TAKSİMETRE değil/yerine/= YOLSAYAÇ
- TALENT[Yun. TALANTON] ile/||/<>/> STATER
- TAM/LIK ile/ve/değil/yerine YETERLİ/LİK
- TANIM/LAMA ile/ve/||/<> ÖLÇÜ
- TANGENT GALVANOMETER[İng.] / TANGENTENBUSSOLE[Alm.] ile/değil/yerine/= TANJANT GALVANOMETRESİ
- GALVANOMÈTRE À TANGENT[Fr.] ile/değil/yerine/= TANJANTLI GALVANOMETRE
- TANSİYOMETRE[Fr.] değil/yerine/= GERİLİMÖLÇER
- TANSİYON ÖLÇÜMÜ'NDE:
SOL KOL değil SAĞ KOL değil BACAK
- TARTIŞMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/</>< TARTMAK
- TAŞMA ile/ve/hem de/||/<> YANSIMA
- TAYFÖLÇER ile/ve/||/<> TAYFÖLÇÜMÜ
- TEFE ile KEFE[Ar. < KEFFE] ile KEFE
- TEFE ile TEF'E KOYMAK
- TEKER TEKER ile/ve/||/<> TEKRAR TEKRAR
- TEKLİF ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖLÇÜT
- TEKNİSYEN değil/yerine/= ÖLÇMEN
- TEKYÎL[Ar. KİLE]:
Kile ölçme.
- UNIT OPERATIONS[İng.] / OPERATIONS D'UNITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= TEMEL İŞLEMLER
İLE/VE
Tahıl ölçümlerinde kullanılır. Tenekeden 5 cm. daha kısadır. [10-12 kilo alır.] )
- TERAZİ, KENDİNİ TARTAMAZ" ile/değil/yerine/||/<> MUM, DİBİNE IŞIK VERMEZ
- THERMOELEMENT-DOSIMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOÇİFT DOZİMETRESİ
- THERMOELEMENT-PYROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOÇİFT PİROMETRESİ
- THERMOGALVANOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOGALVANOMETRE
- THERMOMAGNETOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOMANYETOMETRE
- TEŞBİH ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TESPİT
- TEST ile/ve LİKERT ÖLÇEĞİ
- TİREMEK = AĞIRLIĞINI KARŞILAYABİLMEK
- VIBRATION GALVANOMETER[İng.] / GALVANOMÈTRE À VIBRATION[Fr.] / SCHWINGUNGSGALVANOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİMLİ GALVANOMETRE
- TOKLUK ŞEKERİ (ÖLÇÜMÜ) ile/ve AÇLIK ŞEKERİ (ÖLÇÜMÜ)
- TON[Fr. < TONNE] ile KİLOTON[Fr.]
- TON[Fr. TONNE] ile TON[Fr.]/ÖTÜM/TİTREM ile TON[Fr. THON COMMUN]/İSTAVRİT AZMANI/ORKİNOS/TUNNY[İng. < Lat. THUNNUS ALALUNGA]
- TONAJ[Fr.] ile/ve/||/<> TONİLATO[İt.]
- TONOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= TONOMETRE
- GESAMTSSTRAHLUNGSSPYROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLAM IŞIN PİROMETRESİ
- TOTAL RADIATION PYROMETER[İng.] ile/değil/yerine/= TOPLAM IŞINIM PİROMETRESİ
- TOPRAK/TIMAR[Fars.] ile/ve/||/<> VASAL[Fr. < VASSAL < Lat.]
- TOPU TOPU (... KADAR) ALTI ÜSTÜ (... KADAR)
- TÖREN/MERASİM[Ar.]/SEREMONİ[Fr. CEREMONIE] ile/ve ŞÖLEN[Moğolca]
- TREN ile MOTOTREN[Fr.]
- TÛLÂNÎ değil/yerine/= UZUNLUĞUNA
- PYROMÈTRE À RADIATION TOTALE[Fr.] ile/değil/yerine/= TÜM IŞINIM PİROMETRESİ
- TÜM ÜLKELER ile/ve/değil AFRİKA
)
)- TÜMCE/CÜMLE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BAĞLAM
- TÜMÜYLE/BÜTÜNÜYLE ile/değil/yerine BÜYÜK ÖLÇÜDE
- TÜRK MİLİ ile/<> FRANSIZ MİLİ ile/<> ALMAN MİLİ ile/<> RUS MİLİ ile/<> YUNAN MİLİ ile/<> DENİZ MİLİ
- TUTARSIZLIĞINDAN UTANMAMAK ile/ve/||/<>/< ÖLÇÜYÜ SEVMEMEK
- SALINOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= TUZ DENETİM AYGITI
- SALINOMÈTRE[Fr.] / SALZMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= TUZ DENETİM/KONTROL AYGITI/CİHAZI
- SALINIMETER[İng.] ile/değil/yerine/= TUZ ÖLÇER
- SALMETER[İng.] ile/değil/yerine/= TUZ YOĞUNLUĞU ÖLÇER
- COMMUNITION; TRITURATION[İng.] / ZERKLEINERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= UFALAMA
- INTERNATIONALES EINHEITENSYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= ULUSLARARASI BİRİM SİSTEMİ (SI)
- INTERNATIONAL SYSTEM OF UNITS[İng.] ile/değil/yerine/= ULUSLARARASI BİRİMLER DİZGESİ
- SYSTÈME INTERNATIONAL D'UNITÉS[Fr.] / INTERNATIONALES SYSTEM DER MASSEINHEITEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ULUSLARARASI BİRİMLER SİSTEMİ, SI
- ÜNİTE[İng. < UNIT] değil/yerine/= BÖLÜM | BİRİM, ÖLÇÜ, VAHİT
- US/AKIL[Ar.]/LOGOS[Yun.] ile/ve/||/<> YER/TOPOS[Yun.]
- USTUVÂNE KÂİME ile/||/<> USTUVÂNE MÂİLE ile/||/<> USTUVÂNE MÜSTEDÎRA ile/||/<> USTUVÂNE MUDALLA
- VALS ile YAVAŞ(SLOW) VALS/İNGİLİZ VALSİ
İLE
"İngiliz Valsi" olarak da bilinen Slow Vals, ¾'lük ölçüyle yavaş ve romantik bir yapıyla uygulanır. Adından da anlaşılacağı üzere, yavaş tempoda yapılan Slow Vals, Viyana Valsi'nin klasik yapısına karşın çok daha gelişmiş ve değişik figürler içeren Slow Vals, standart salon danslarının en bilinenidir. )
- VARIOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= VARİOMETRE
- VARLIK/VUCUD ile/ve/değil/||/<>/> VAROLAN/VAROLUŞ/MEVCUDİYET
* VUCUD-İ AYNÎ
* VUCUD-İ ZİHNÎ
* VUCUD-İ HATTÎ/KİTABÎ
* VUCUD-İ LİSANÎ/İBARÎ )
* Özne-nesne ilişkisinde somut(vucûd fi'l-a'yân [Ar.])
* Zihnî (vucûd fi'l-ezhân [Ar.])
* Sözlü (vucûd fi'l-ibâre [Ar.])
* Yazılı (vucûd fi'l-kitâbe [Ar.]) )
What contradicts itself, has no being. Or it has only momentary being, which comes to the same.
Beyond being and not-being lies the immensity of the real.
Being need not be self-conscious.
To say that what I am not conscious of does not exist, is altogether wrong.
What you claim exists outside conscious experience is inferred.
Whatever you see it is always your own being that you see.
Investigate what you know to its very end and you will reach the unknown layers of your being.
When you reach the deep layers of your true being, you will find that the mind's surface-play affects you very little.
There can be no continuity in existence. )
)
- VAROLUŞUMUZ:
ANLAMLI! ve/||/<> YETERLİ!
[ Bir miktar fazlası da, -beklenti içine düşmeden!- olabilir elbette! ] )
- VARIMETER[İng.] ile/değil/yerine/= VARYOMETRE
- WATTMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= VATMETRE
- VEZNECİLER ile ...
- VIDIE'S BAROMETER[İng.] / VIDIE-BAROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= VİDİE BAROMETRESİ
- BAROMÈTRE DE VIDIE[Fr.] ile/değil/yerine/= VİDİE BASINÇLIKLERİ
- VOLTMETRE[Fr. < Yun.] ile/ve/<> VOLTAMETRE[Fr. < Yun.]
- VOLTMETER[İng.] / VOLTMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= VOLTMETRE
- WAIDNER-BURGESS STANDARD[İng.] / ÉTALON WAIDNER-BURGESS[Fr.] / WAIDNER-BURGESS-STANDARD[Alm.] ile/değil/yerine/= WAİDNER-BURGESS ÖLÇÜNÜ/STANDARDI
- WANNER OPTICAL PYROMETER[İng.] / PYROMÈTRE OPTIQUE DE WANNER[Fr.] / WANNER-OPTISCHES PYROMETER, WANNER-TEILSTRAHLUNGSPYROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= WANNER OPTİK PİROMETRESİ
- WATTMETER[İng.] ile/değil/yerine/= WATTMETRE
- WHEN YOU ARE YOUNG:
WORK TO LEARN but NOT TO EARN
- X-RAY UNIT[İng.] / UNITÉ DE RAYONS X[Fr.] ile/değil/yerine/= X IŞINI BİRİMİ
- ...'YA GEREK YOK ile/değil/yerine ... YETERLİ
- OLEOMETER[İng.] / OLEOMETER, ÖLMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= YAĞ YOĞUNLUĞU ÖLÇME AYGITI/CİHAZI
- OLÉOMÉTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= YAĞ YOĞUNLUĞU ÖLÇME AYGITI
- YAN YANA/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< BİRLİKTE/LİK
- YARDA[İng.] ile ...
- YARIMI KADAR değil YARISI KADAR
- YASA/LAR ile İLKE/LER ile KURAL/LAR
( Kütlesi değişmeyen bir gazın, sabit sıcaklık derecesinde hacmi, basıncı ile ters orantılıdır. )
-- CHARLES YASASI(LAW OF CHARLES):
( Sabit bir basınç altında bulunan ideal bir gazın oylumu/hacmi, o gazın mutlak sıcaklığı ile doğru orantılıdır. )
-- COULOMB YASASI(LAW OF COULOMB):
( Elektrik yükleri birbirini, yük miktarlarının çarpımıyla doğru, aralarındaki uzaklığın karesiyle ters orantılı olarak çeker ya da iterler. )
-- DALTON YASASI(LAW OF DALTON):
( Kapalı bir kapta bulunan bir gaz karışımının yaptığı basınç, kapta bulunan gazların ayrı ayrı yaptıkları basınçların toplamına eşittir. )
-- ENERJİNİN KORUNUMU YASASI(LAW OF CONSERVATION OF ENERGY):
( Evrende herşey, enerjinin birbirine dönüşümü olduğuna göre toplam enerji sabittir. )
( Önceki enerjiler toplamı, sonraki enerjiler toplamına eşittir. )
-- ERİME YASALARI(LAWS OF MELTING):
( 1) Kimyasal bakımdan saf olan her katı cisim, belirli bir basınç altında belirli bir sıcaklıkta erimeye başlar.
2) Katının erime süresinde sıcaklık sabit kalır.
3) Erime sıcaklığı/noktası denen bu sıcaklıkta, katı nesnenin 1 gramının sıvı hale geçmesi için belirli bir ısı miktarı olması gerekir ki, bu ısıya o cismin erime ısısı denir. )
-- EYLEMSİZLİK YASASI/NEWTON HAREKET YASALARI(LAW OF INERTIA/NEWTON'S LAWS OF MOTION):
( Her nesne, dıştan bir güçle zorlanmadıkça, durgun durumda ya da düzgün doğru devim/hareket durumunda kalır. )
( Newton, yerçekimi yasasını bulan, keşfeden değil doğa bilimindeki işlevini formüle eden kişidir. )
-- FARADAY ELEKTROLİZ YASALARI(FARADAY'S LAWS OF ELECTROLYSIS):
( 1) Toplama kabında açığa çıkan madde miktarı, kaptan geçen elektrik yükü miktarı ile doğru orantılıdır.
2) Seri bağlı toplama kaplarından 96.500 coulomb'luk elektrik yükü geçirilirse, her birinde bir eşdeğer gram madde açığa çıkar. )
-- FOTOELEKTRİK YASASI(LAW OF PHOTOELECTRIC):
( Gelen fotonun (enerji parçacığının) taşıdığı enerji, belirli bir "eşik enerjisinin" üstüne çıkmaz ise, elektron yayılması olanaklı değildir. (Eşik enerjisi: Elektronu yüzeyden ayırmak için verilmesi gereken minimum enerji) )
-- GAUSS YASASI(LAW OF GAUSS):
( Sabit sıcaklık ve basınç altında ölçüm yapıldığında, bir kimyasal tepkimede kullanılan ya da oluşturulan gazların hacimleri arasında basit oranlar bulunduğunu belirten yasa. | Kapalı bir yüzey içindeki toplam elektrik yükü miktarları sıfırsa, kapalı yüzey içindeki elektrik alanının büyüklüğü de sıfırdır. )
-- BİRLEŞEN HACİMLER (GAY-LUSSAC) YASASI(LAW OF GAY-LUSSAC):
( Gazlar, birleşerek yeni bir gaz bileşik oluşturduğu zaman, reaksiyona giren gaz hacimleri ile oluşan gazın hacmi arasındaki oran, küçük tam sayıların oranı gibidir. )
-- HOOK YASASI(LAW OF HOOK):
( Esnek bir cismin zorlayıcı bir kuvvet karşısında gösterdiği biçim değişikliği, uygulanan kuvvetle doğru orantılıdır. )
-- İVME YASASI/NEWTON HAREKET YASALARI(LAW OF ACCELERATION/NEWTON'S LAWS OF MOTION):
( Bir cismin hareketliliğinin değişim hızı, bu değişimi sağlayan kuvvetle doğru orantılıdır ve kuvvetin doğrultusuna yönelmiştir. )
-- JOULE YASASI(LAW OF JOULE):
( Bir iletkenden bir saniyelik sürede geçen elektrikğin verdiği ısı, iletkenin direnci ile elektrik akım şiddetinin karesinin çarpımına eşittir. )
-- KAYNAMA YASALARI(LAW OF BOILING):
( 1) Saf bir sıvı, belirli bir basınç altında belirli bir sıcaklıkta kaynar.
2) Sıvının kaynaması süresince sıcaklık sabit kalır.
3) Kaynama sıcaklığındaki sıvının buhar basıncı, sıvı üzerine etkileyen dış basıncı eşittir. )
( Ender Gazlarda:
Helyum[Atom No: 2]: -269°C
Neon[10]: -246°C
Argon[18]: -186°C
Krypton[36]: -152°C
Xenon[54]: -108°C
Radon[86]: -62°C )
-- KEPLER YASALARI(LAWS OF KEPLER):
( 1) Her gezegen güneşin çevresinde elips biçiminde bir yörünge izler. Güneş bu elipsin odaklarından birinde bulunur.
2) Bir gezegenle güneş arasında çekilen doğru çizgi, eş zamanlarda eş alanları tarar. Bu nedenle gezegenler güneşe yakın oldukları zaman, uzak olduklarına oranla daha hızlı hareket ederler.
3) Bir gezegenin güneş çevresinde bir kez dönmesi için geçen zamanın karesi, güneşe olan ortalama uzaklığının küpü ile doğru orantılıdır. )
-- KIRILMA YASALARI(LAWS OF REFRACTION):
( 1) Gelen ışık, yüzeyin normali ve kırılan ışık aynı düzlemdedir.
2) Gelen ışığın yüzey normali ile yaptığı açının sinüsünün, kırılan ışığın yüzey normali ile yaptığı açının sinüsüne oranı sabittir. Bu sabit orana, ikinci saydam ortamın birinci saydam ortama göre kırılma indisi denir. )
-- KÜTLENİN KORUNUMU YASASI(LAW OF CONSERVATION OF MATTER):
( Madde yoktan yaratılamaz ve yok edilemez, ancak bir dizi etkileşimler sonunda toplam kütle değişmeden kalır. )
-- LAVOISIER YASASI(LAVOISIER LAW):
( Kimyasal reaksiyonlara giren ve oluşan maddelerin kütleleri eşittir. Buna kütlenin korunumu yasası denir. )
-- LENZ YASASI(LAW OF LENZ'S):
( İndüksiyon akımının yönü, her zaman, kendilerini doğuran etkilerin yönü ile zıt yöndedir. )
-- MENDEL YASALARI(MENDEL'S LAWS):
( 1) Eştiplik (İzotopi) Yasası: Birbirinden birer karakterle ayrılan iki saf ırk birleştiği zaman meydan gelen melezlerin hepsi de aynı tipde olur.
2) Başatlık (Dominant) Yasası: Melezlerde ana-babadan sadece birinin karakterinin görünmesi, ötekinin bu karakter tarafından maskelenmesi (çekinik) kalması hali.
3) Karakterlerin ayrılışı (Segregation) Yasası: Melezlerin kendi aralarında çaprazlanması halinde ana ve babaya ait karakterlerin 1/4 ana, 1/4 baba, 2/4 melez biçiminde ayrılmasıdır. )
-- MENDEL ORANI(MENDEL'S RATIO):
( Melez iki döl arasında çaprazlanırsa [F1xF2] oluşan F2 dölünde 1/4 arı döl, 2/4 melez döl, 1/4 ikinci arı döl oluşur. )
-- MIKNATISLIK YASASI(LAW OF MAGNETS):
( Aynı cins manyetik kutuplar birbirini iter, ayrı cins manyetik kutuplar birbirini çekerler. )
-- NEWTON GENEL ÇEKİM KUVVETİ YASASI(NEWTON'S LAW OF ATTRACTION):
( Evrendeki tüm nesneler, birbirini, kütleleri çarpımıyla doğru, aralarındaki uzaklığın karesi ile ters orantılı olarak çeker. )
-- NEWTON HAREKET YASALARI(NEWTON'S LAW OF MOTION):
( 1) Her nesne, dıştan bir kuvvetle zorlanmadıkça, durgun durumda ya da düzgün doğru hareket durumunda kalır.
2) Bir nesnenin hareketliliğinin değişim hızı, bu değişimi sağlayan kuvvetle doğru orantılıdır ve kuvvetin doğrultusuna yönelmiştir.
3) Her etkiye eşit ve karşıt yönlü bir tepki oluşur. )
-- OHM YASASI(LAW OF OHM):
( Bir iletkenin iki ucu arasındaki potansiyel farkının bu iletkenden geçme akım şiddetine oranı sabittir. Bu da o iletkenin direncidir. [R = V / I] )
-- SABİT ORANLAR YASASI(LAW OF DEFINITE PROPORTIONS):
( İki madde bir bileşik oluşturmak üzere sabit bir oranda birleşilrer. Bunlar hangi ortamda karıştırılırsa karıştırılsınlar tepkimeye giren kütlenin oranı sabit kalır. Karışımda maddelerin birinden çok fazla bulunuyorsa, bunun bir kısmı tepkimeye girmeyecek ve değişmemiş olarak kalacaktır. )
-- SNELL YASASI(LAW OF SNELL):
( 1) Gelen ışık, yüzeyin normali ve kırılan ışık yanı düzlem içindedir.
2) Gelme açısından sinüsünün kırılma açısının sinüsüne oranı sabittir. [sin i / sin r = n])
-- TERMODİNAMİK YASALARI(LAWS OF THERMODYNAMICS):
( 1) Enerji yaratılıp yok edilemez; yalnızca biçim değiştirir.
2) Isı her zaman, sıcak olan nesneden soğuk olana doğru akar ve soğuk cismin ısısının bir bölümünü daha sıcak bir başka cisme vererek onu ısıtması olanaksızdır.
3) Bir maddenin çeşitli halleri arasındaki entropi (termodinamik bir sistemde elde edilemez enerji miktarı) farkı, mutlak sıfır sıcaklığına yaklaştıkça sıfıra yaklaşır. )
-- YANSIMA YASALARI(LAWS OF REFLECTION):
( 1) Gelen ışık, yüzey normali ve yansıyan ışık aynı düzlemdedir.
2) Gelen ışığın yüzey normali ile yaptığı açı yansıyan ışığın yüzey normali ile yaptığı açıya eşittir. )
-- YÜZME YASASI(LAW OF FLOATING):
( Bir sıvı yüzeyinde yüzen bir cismin, suyun itme kuvveti ile, o cismin ağırlığı birbirine eşittir. )
-- ARŞİMET İLKESİ(ARCHIMEDES'S PRINCIPLE):
( Bir suya kısmen ya da tamamen batmış durumdaki bir nesne, su içinde kapladığı hacim kadar suyun ağırlığına eşit bir kuvvet yukarıya kaldırır. ) -- AYRILMA İLKESİ(PRINCIPLE OF SEGREGATION):
( Belirli bir karakteri berlileyen bir gen çiftinin üyleri farklı gametlere ayrılır. )
-- BAĞIMSIZ DAĞILIM İLKESİ(PRINCIPLE OF INDEPENDENT ASOORTMENT):
( Çeşitli karakterleri kontrol eden gametlere geçerken birbirinden bağımsız olarak dağılır. )
-- BASKINLIK İLKESİ(PRINCIPLE OF DOMINANCE):
( Melez bir organizmada belirli bir karakteri öbür genlerin etkisini yok eden bir gen belirler. )
-- PASCAL İLKESİ(PASCAL'S PRINCIPLE):
( Kapalı bir kapta bulunan bir sıvının yüzeyinin herhangi bir parçasına yapılan basıncı, bu sıvı her yöne aynı şiddetle iletir. )
-- ÜSTÜSTE GELME İLKESİ(PRINCIPLE OF SUPERPOSITION):
( Bir ortamdaki iki ya da daha çok dalganın birlikte oluşturdukları etki, bu dalgaların tek tek etkilerinin toplamına eşittir. )
-- SAĞ EL KURALI(RIGHT HAND RULE):
( 1) Sağ elin başparmağı akım yönünü gösterecek biçimde tel avuç içine alındığında, tel çevresinde bükülen parmaklar manyetik alanın yönünü gösterir.
2) Sağ elin avuç içi halka merkezine bakacak ve dört parmak akım yönünü gösterecek biçimde el halka üzerinde hareket ettirilirse, açılan başparmak halka merkezinde oluşan manyetik alanın yönünü gösterir.(Halka merkezindeki manyetik alanı bulma)
3) Sağ elin dört parmağı akım yönünü gösterecek biçimde makara avuç içine alınırsa, açılan başparmak manyetik alanın yönünü gösterir. (Selenoid içindeki düzgün manyetik alan şiddetini bulma). )
- YASA/LI/LIK ile/ve/||/<>/< ÖLÇÜ/LÜ/LÜK
- YAŞAMIN MATEMATİĞİNDE:
ÇARPMA ve/||/<> BÖLME ve/||/<> ÇIKARMA ve/||/<> TOPLAMA
- YATIRIM GİDERLERİ / CAPEX ile/ve/||/<>/> DİZİ EYLEM GİDERLERİ / OPEX
- YEL/RÜZGÂR[< Fars. Zaman, vakit.] ile MELTEM(HAFİF RÜZGÂR)
BÂD: Olsun, ola, olaydı. İLE BÂD: Yel, rüzgâr. | Soluk, nefes. | Ah sesi, ah çekme. | [tas.] Allah'ın yardımı. | Övme, söz. | Büyüklük taslama, kibir. | Şarap.
* BÂD-İ BERÎN: Lâtif hava, sabah yeli.
* BÂD-İ CEM: Süleyman Peygamber'in hükmettiği yel.
* BÂD-İ CENÛBÎ: Güney yeli.
* BÂD-İ HAZÂN: Sonbahar yeli.
* BÂD-İ HEVÂ: Bedâva.
* BÂD-İ NEVÂ: Ses, nağme; nakarat.
* BÂD-İ NEV-RÛZ: Bahar yeli.
* BÂD-İ PÜRGÜ: Sürekli sesler çıkaran, ıslık çalan yel.
* BÂD-İ SABÂ: Doğudan esen hafif yel. | Adı manzum anonim bir edvarda geçen makam.
* BÂD-İ SEHER-HÎZ: Gündoğusundan esen hafif yel, tan yeli.
* BÂD-İ SEMÛM: Sam yeli.
* BÂD-İ SUBH: Sabah yeli.
* BÂD-İ ŞİMÂLÎ: Kuzey yeli. )
- YEMEK İÇİN YAŞAMAK ile/yerine/değil YAŞAMAK İÇİN YEMEK
- YETERİNCE ile/değil/yerine BELİRLİ BİR ÖLÇÜ/MİKTAR
- YETERLİ NEDEN ile/ve YETERSİZ/BÖLÜMSEL NEDEN
Etkisi, kendi yoluyla/aracılığıyla, dışarıdan ve net olarak anlaşılamayan. )
- YETERLİ = ADEQUATE[İng.] = ADÉQUATE[Fr.] = ADEQUATUS[Lat.]
- YETERLİ ile/ve/değil/yerine/<>/< TATMİN EDİCİ
- YETERLİ/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<> KABUL EDİLEBİLİR/LİK
- YETERLİ/LİK ile/ve/> RAHAT/LIK
- YETERLİLİK ile/ve/> YETENEK
- YETKİN/LİK ve/<> GÜÇLÜ/LÜK ve/<> YETERLİ/LİK ve/<> YETENEKLİ/LİK
- YILA YAKIN:
"SÜREÇTE" değil SÜREDE
- AEROMETRE[Osm.] / HYDROMETER, AEROMETER[İng.] / HYDROMÈTRE, ARÉOMÈTRE[Fr.] / AREOMETER, DICHTMESSER, DENSIMETER, HYDROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= YOĞUNLUK ÖLÇER
- DENSITOMETER, PYCNOMETER[İng.] / DENSIMÈTRE[Fr.] / DENSITOMETER, DICHTEMESSER, SENKWAAGE[Alm.] ile/değil/yerine/= YOĞUNLUKÖLÇER
- ALTIMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEKLİKÖLÇER
- YÜKSEL(T)MEK ile/değil/yerine YÜCEL(T)MEK
- YUNİT[İng. < UNIT] değil/yerine/= BİRİM
- ZAM:
YÜZDELİK ile SEYYÂNEN
Seyyanen Zam ile Yüzdelik Zam Arasındaki FaRkLaR
1. Tanımlar
Seyyanen Zam
Seyyanen zam, maaş ya da ücret alan herkes için aynı tutarda (parasal olarak sabit) yapılan artıştır. Kişinin geçerli maaş düzeyi dikkate alınmaz.
Yüzdelik (Oransal) Zam
Yüzdelik zam, geçerli maaş üzerinden belirli bir yüzde oranında yapılan artıştır. Maaş yükseldikçe, zam miktarı da artar.
2. Temel FaRkLaR
| Ölçüt | Seyyanen Zam | Yüzdelik Zam |
|---|---|---|
| Artış türü | Sabit tutar | Oransal (%) |
| Maaşa bağımlılık | Bağımsız | Maaşa bağlı |
| Düşük maaşlıya etkisi | Görece yüksek katkı | Görece düşük katkı |
| Yüksek maaşlıya etkisi | Görece sınırlı | Yüksek mutlak artış |
| Maaş farklarına etkisi | Azaltıcı | Artırıcı |
| Gelir dağılımı etkisi | Eşitleyici | Ayrıştırıcı |
3. Örnek Hesaplama
| Kişi | Başlangıç Maaşı | Seyyanen Zam (+2.000 TL) | Yüzdelik Zam (%10) |
|---|---|---|---|
| A | 10.000 TL | 12.000 TL (%20 artış) | 11.000 TL (+1.000 TL) |
| B | 20.000 TL | 22.000 TL (%10 artış) | 22.000 TL (+2.000 TL) |
4. Birlikte Kullanım (Karma Biçim)
Uygulamada sıkça yeğlenen yöntem, önce seyyanen zam yapılması, ardından yüzdelik zam uygulanmasıdır. Bu yaklaşım:
- Taban maaşı yükseltir,
- Gelir farklarını aşırı büyütmez,
- Enflasyon telâfisini kısmen sağlar.
5. Artı ve Eksileri
| Zam Türü | Artıları | Eksileri |
|---|---|---|
| Seyyanen Zam |
Düşük gelirliyi korur. Gelir dengesini güçlendirir. |
Yüksek maaşlılar için güdülenme kaybı algısı yaratabilir. |
| Yüzdelik Zam |
Enflasyon mantığına uygundur. Kıdem ve sorumluluk farklarını yansıtır. |
Gelir eşitsizliğini artırabilir. |
6. Sonuç
Sonuç itibarı ile ...:
- Seyyanen zam, toplumsal dengeyi gözetir.
- Yüzdelik zam, ekonomik değer ve hiyerarşiyi yansıtır.
- Adâlet hedefleniyorsa seyyanen zam,
- Verimlilik ve konum hedefleniyorsa yüzdelik zam,
- Denge amaçlanıyorsa ikisi birlikte yeğlenir.
- SURFACE BOLOMETER[İng.] / BOLOMÉTER DE LA SURFACE[Fr.] / OBERFLÄCHENBOLOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY BOLOMETRESİ
- ZAMAN(ve "SÜREKLİLİK/TE"):
DEVİM BİRİMİ ile/ve/||/<>/> ANLARIN TOPLAMI ile/ve/||/<>/> VEHMİ ile/ve/||/<>/> RED ile/ve/||/<>/> ZAMANDAN BAĞIMSIZLIK
- ZAMAN ile/ve/=/||/<>/>/< ZİHİN
- ZÂVİYE ile/||/<> ZÂVİYE MUSATTAHA
- ZENGİN[Fars. :Ağır.] ile KALANTOR[İt.]
- ZERRE MİSKAL (İLGİSİ BULUNMAMAK)
- ZERRE ile/ve/||/<> KÜRRE[Ar. < KURE]
- ZİRÂ'[Ar.] ile ZÎRÂ[Ar.]
- ZİRÂÂT[Ar. < ZİRÂ] ile ZİRÂÂT[Ar.] ile ZİRÂÂT[Ar. < ZİRÂAT]
- ZORUNLU NEDEN ile/ve/||/<> YETERLİ NEDEN
(1996'dan beri)