| ...R ve ...R | (R ile biten FaRkLaR...)

- SUPER :/yerine HARİKA, SÜPER

- SÜPER ile SÜPER LİSE ile SÜPER BENZİN ile SÜPER ÇİMENTO

- SÜPERİLETKEN İLE SÜPERAKIŞKAN İLE BEC ile/||/<> KUANTUM FAZLAR

( Makroskopik kuantum fenomenler. )
( Formül: Tc(YBCO) = 93K )

- SUPERİOR ile/||/<> DİYAPSİT[İng. DIAPSID] ile/||/<> JUGULER DAMARLAR[İng. JUGULAR VEINS]

( Üst, üstte bulunan, iki ayak üzerinde duran canlılar için başa yakın olan taraf. Vena cava superior, kanı vücudun üst tarafından kalbin sağ atriumuna (kulakçık) getirir. @@ Türkçe "diyapsit" ya da "diapsid" olarak kullanılabilir. Göz çukurunun arkasında iki deliğe sahip kafatası tipini barındıran omurgalı grubudur. Bu kafatası tiplerinde bir üst (superior) ve bir alt (inferior) olmak üzere iki tane temporal çukur mevcuttur. Timsahlar, kertenkeleler, yılanlar, kuşlar, dinozorlar (avian ve non-avian) dahil çeşitli omurgalılar bu kafatası tipine sahiptir. @@ Beyin, yüz ve boyundan kanı boşaltan ve superior vena kava yoluyla kalbe geri döndüren boyundaki çeşitli damarlar. Juguler ven olarak da bilinirler. Tipik olarak, her biri kanı kafanın farklı bölgelerinden kalbe yönlendiren toplamda altı olmak üzere üç çift juguler damar vardır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- SÜPERIOR[İng.] değil/yerine/= ÜST, YUKARI

- SÜPERKAPASİTÖR ile/||/<> BATARYA

( Süperkapasitör hızlı şarj fiziksel İLE batarya yüksek enerji kimyasal. )
( Formül: EDLC İLE Li-ion )

- SUPERCRITICAL FLUIDS[İng.] ile/değil/yerine/= SÜPERKRİTİK AKIŞKANLAR

- SUPEROXIDES[İng.] ile/değil/yerine/= SÜPEROKSİTLER

- SÜPERPOZİSYON İLE DOLANIKLIK İLE TÜNELLEME ile/||/<> KUANTUM FENOMENLER

( Klasik fizikte olmayan kuantum etkileri. )
( Formül: |ψ⟩ = α|0⟩ + β|1⟩ )

- SUPERTRANSURANIC ELEMENTS[İng.] ile/değil/yerine/= SÜPERTRANSURANİK ELEMENTLER


- SÜPERVİZÖR/"SÜPERVAYZIR"[İng. < SUPERVISOR] değil/yerine/= GÖZETMEN

- SÜPERVİZÖR değil/yerine/= ÜST DENETÇİ

- ŞÜPHE ve/< TASAVVUR

( Tasavvur olmadan şüphe oluşmaz/edilmez. )

- ŞÜPHE ve/< TASAVVUR

( Tasavvur olmadan şüphe oluşmaz/edilmez. )
( Kuşku söz konusu olduğunda sanığın lehine kullanılır. )

- SUPPORTER :/yerine DESTEKÇİ

- SÛR[Ar. çoğ. ESVÂR, SÎRÂN] ile SÛR[Ar.] ile SU'R[Ar. çoğ. ES'ÂR] ile SÛR[Ar.]

( Şehrin etrafına çekilen yüksek duvar, kale, hisar. İLE Boynuzdan yapılmış büyük boru. | Kıyamette, Hz. İsrâfil'in üfleyeceği boru. İLE Artık.[yiyecek-içecek için] İLE Düğün. | Ziyafet. | Şenlik. )

- SÛR ile ...

( BOYNUZDAN YAPILMIŞ BÜYÜK BORU | KIYÂMETTE, HZ. İSRÂFİL'İN ÜFLEYECEĞİ BORU )

- ŞÛR[Fars.] ile ...

( Tuzlu, kekremsi. )

- SUR ile/ve BURÇ

- SUR ile/ve İÇ KALE


- SUR ile/değil SARNIÇ

( Kale duvarı. İLE/DEĞİL Yağmur suyu biriktirmeye yarayan, yeraltı su deposu. )

- SUR[Ar.] ile SUR ile Sur

( Kale duvarı. İLE Uğur, alınyazısı. İLE Diyarbakır iline bağlı ilçelerden biri. )

- SUR ile SURA ile SURE

- SÛRE ile MİZMÂR[Ar.]

( ... İLE Zebûr'un her bir sûresi. )

- SÜRE = MÜDDET, SAYRURE = DURATION[İng.] = DURÉE[Fr.] = DAUER[Alm.] = DURATIO[Lat.] = DURACIÓN[İsp.]

- SÜREÇ [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]

- SÜREÇ ile/ve/||/<>/< DAYANÇ/ÇIDAM/SABIR

( Ancak, anlayış, aydınlatır. )

- SÜREÇ ile PROSEDÜR

- CONTINUOUS WAVE GAS LASER[İng.] / LASER À GAZ À ONDE CONTINUE[Fr.] ile/değil/yerine/= SÜREKLİ DALGA GAZ LAZERİ

- CONTINUOUS WAVE LASER[İng.] / LASER À ONDE CONTINUE[Fr.] ile/değil/yerine/= SÜREKLİ DALGA LAZERİ


- SÜREKLİ KESİR ile/||/<> DECİMAL AÇILIM

( Sürekli kesir [a₀;a₁,a₂,...], decimal 0.abc... formunda. )
( Formül: Kesirli zincir İLE decimal )

- SÜREKLİ YELLER ile/ve MEVSİMLİK YELLER(MUSON) ile/ve YEREL YELLER

( Tüm yıl boyunca birbirine ters yönde eserler ve okyanus akıntılarına neden olurlar. İLE/VE
Muson yağmurlarında, yön değiştirdikleri Ocak ve Temmuz aylarında dev dalgalar olur. İLE/VE ... )

- SÜREKLİ/LİK, DEVAM ile/ve TEKRAR

( Tekrarlama, soluğunuza istikrar kazandırır. )
( Tekrara neden olan arzudur. )
( Arzunun olmadığı yerde tekrarlamalar da olmaz. )
( Repetition will stabilise your breath.
It is desire that causes repetition.
There is no recurrence where desire is not. )

- SÜREKLİLİK ile/ve/değil DEVR/DEVİR

- SÜREKLİLİK ve/<> ÖMÜR

- SÜREKLİ/LİK/LER ile/ve SÜREKSİZ/LİK/LER

- SÜRE/ÖMÜR ile/||/<> YARILANMA ÖMRÜ/HALF-LIFE

- SÛRET ile/ve/> SÛVER

( ... İLE/VE/> Sûretlerin toplamı. )

- SÛRETLER" değil SÛRET ile/ve/||/<>/> ŞEKİL değil ŞEKİLLER

- DAYANÇ/SABIR:
SÜREYE
ile/ve/değil SÜRECE


- SÜREYYA[Ar.]/PERVÎN[Fars.]/PLESIADES değil/yerine/= ÜLKER

( Boğa burcunda, yedi yıldızdan oluşan takım. | Kuzey yarımkürede, Boğa[Sevr] burcunun en parlak yıldızı olan Eddeberân'ın ilerisinde ve Feres-i A'zam yönünde görünen güzel bir yıldız kümesi. )

- SURFACE İLE HYDROGEL İLE NANOPARTİCLE ile/||/<> CLİCK MALZEMELER

( Malzeme modifikasyonu. )
( Formül: Gel% = Vpol/Vtotal×100 )

- SURLAR ve

- SÜRMEK ile ARABAYLA UZAKLAŞMAK ile KABACA SÜRMEK ile KABA BİR ŞEKİLDE SÜRMEK ile TAHRİK MİLİ ile SÜRÜLEBİLİR ile SÜRÜCÜ ile ARABA KULLANMAK ile SÜRÜŞ TESTİ

- SÜRMEK ile SÜRMELEMEK ile SÜRMELENMEK ile SÜRMELİ ile SÜRMELİK ile SÜRMESİZ ile SÜRME İSKELE ile SÜRME MANTARLARI ile SÜRME MANTARIGİLLER

- SÜRPRİZ [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]

- FRİCTİON FACTOR[İng.] / MADRÛB-İ DELK[Osm.] / FACTEUR DE FROTTEMENT[Fr.] / FRIKTIONFAKTOR/REIBUNGSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNME ETMENİ/ÇARPANI/FAKTÖRÜ

- SÜRÜ ile NAHIR

( ... İLE Sığır sürüsü. )

- SÜRÜ ile SÜRÜLER

- DRIVER[İng.] / TREIBER[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜCÜ


- DRIFT TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À DÉRIVE[Fr.] / DRIFTTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENMELİ TRANSİSTÖR

- SÜRÜNGEN/LER ile KELER/LER

( ZIBÂBİYYE-İ BERİYYE[: Kertenkele ve benzeri hayvanlar.] ile/ve ZIBÂBİYYE-i MÂİYYE[: Bu sınıfın suda yaşayanları.] )

- SÜRÜNGEN/LER ile OMURGASIZLAR

- SÜRÜNGEN/LER ile SKINK/LER[Lat.]

( ... İLE Daha çok çöl bölgelerinde, kurak bölgelerde yaşayan üzerleri pullarla örtülü, küçük gövdeli sürüngenlerin oluşturduğu tür. )

- SÜRÜNGEN/LİK ile SÜRÜNGENLER

- SÜRÛR[Ar.] ile NEŞE/SEVİNÇ | TESKİN/TESELLİ

- SURVIVOR :/yerine HAYATTA KALAN

- SÜS ile/ve/||/<> SATIRLARARASI SÜS[BEYN es-SÜTÛR]

- SÜSLEMEK ile DEKORE EDİLMİŞ ile DEKORASYON ile DEKORATİF ile DEKORATÖR

- SÜSLÜ ile SÜSLÜ İŞLER


- SUSMA HAKKININ İSTİSNALARI:
KİMLİK BİLGİLERİNİ (DOĞRU) YANITLAMA
ve/||/<> KENDİLİĞİNDEN YAPILAN AÇIKLAMALAR/İTİRAFLAR

( Ceza davası, ancak suçlu olduğundan şüphe edilen kişinin, belirli olması durumunda açılabilir. CMK'nın 170. maddesinde, iddianamede gösterilmesi gereken konular arasında, şüphelinin kimliği de sayılmıştır. CMK'nın 147. maddesinin, 1. fıkrasının, a bendinde, şüpheli ya da sanığın kimliğinin saptanacağını ve şüpheli ya da sanığın kimliğine ilişkin soruları doğru yanıtlandırmakla yükümlü olduğu belirtilmektedir. Şüphelinin, kimlik ve adresi ile ilgili bilgi vermekten kaçınması ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunması dolayısıyla kimliğinin belirlenememesi durumunda, bu belirleme yapılıncaya kadar gözaltına alınması ve tutuklanması olanaklıdır. VE/||/<> Susma hakkının kapsamına girmeyen başka bir istisna, kendiliğinden yapılan açıklamalarla/itiraflarla ilgilidir. Örneğin, ... nedeni ile eşini öldürdükten sonra karakola giderek teslim olan kişinin, kendiliğinden yaptığı açıklamalardan önce susturulması, avukatın getirtilmesi söz konusu olamaz. Ayrıca, meşhut suç sırasında takip edilen kişinin söylediği sözler bakımından hukuka aykırı kanıt var sayılamaz. )

- SUSMAK/KAVGA/SAVAŞTAN ÖNCEKİ SON SÖZCÜKLER:
BÖYLE
ile/ve/||/<> BU DA VAR ile/ve/||/<> SEN/BEN

- SUSMAK ile/ve TEFEKKÜR

( ... İLE/VE Gördüğü şey üzerinden fikrini derinleştirmek. )

- SÜT DİŞLERİ ile/ve/> SÜREKLİ DİŞLER

( İS'ÂR/İSGAR[Ar.]["ga" uzun okunur]: Çocuğun diş çıkarması. )

- SÜT ile SÜT OTU ile SÜT DİŞİ ile SÜT İZNİ ile SÜT KIRI ile SÜT TAŞI ile SÜT TOZU ile SÜT ASİDİ ile SÜT BEYAZ ile SÜT İNEĞİ ile SÜT DANASI ile SÜT KUZUSU ile SÜT MAVİSİ ile SÜT ÇOCUĞU ile SÜT ŞEKERİ ile SÜTÜ BOZUK/LUK ile SÜT KARDEŞİ ile SÜT ÇORBASI ile SÜT OTUGİLLER ile SÜT KARDEŞLİĞİ

- SÜTÇÜ/LÜK ile SÜTÇÜLER

- SÜTÛR[Ar. çoğ. SİTR] ile SÜTÛR[Ar.]

( Perdeler, örtüler. İLE ... )

- ŞUUR[Ar.] değil/yerine/= BİLİNÇ/US

( ŞUUR[Ar.]: Çatlak, sızıntı. = Kendi varoluşunun, sorumluluğu ve denetimi. | Anlama, anlayış, duyum/hissetme. )

- ŞUUR ile/ve HÜRMET

( Kur'an'î akıl ile furkanî aklın birliği. İLE/VE ... )

- ŞUUR ile İŞRAK(AYDINLANMA)

( EŞ'AR[< ŞUUR]: Sızıntı. )

- ŞUÛR ile/ve/||/<>/>/< NUR

( Anlama, anlayış, hissetme, duyma. İLE/VE/||/<>/>/< Işıma, aydınlık/aydınlanma, bilinçlenme. )

- ŞUUR ve/||/<>/< ŞİİR ve/||/<>/< EŞAR

( Sızıntı. )

- ŞUÛR[Ar.] ile ŞUÛR[Ar. < ŞA'R] ile ŞÜHÛR[Ar. < ŞEHR]

( Anlama, anlayış, duyumsama/hissetme. İLE Kıllar. İLE Aylar. )

- ŞUURLANMAK ile ŞUURLANDIRMAK ile ŞUURSUZLAŞMAK ile ŞUURLANABİLMEK ile ŞUURSUZLAŞABİLMEK ile ŞUUR ile ŞUURLU/LUK ile ŞUURSUZ/LUK ile ŞUURSUZCA

- SÜVÂR[Fars.] ile ...

( BİNMEK, BİNİCİ )

- SÜVETER[Fr./İng. < SWEATER] değil/yerine/= ÖRGÜ KAZAK

( Genellikle, altına gömlek giyilen, kolsuz kazak. )

- FILTER PAPER[İng.] / FILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜZGEÇ KÂĞIDI

- SÜZGEÇ ile/değil SÜNGER

- SÜZGEÇLEMEK ile SÜZGEÇ ile SÜZGEÇLİ ile SÜZGEÇ GAGALILAR

- SÜZÜLME ile/<> SÜZÜLME

( Bir kuşun, kanat vurmadan yaptığı uçuş. İLE Bir uçağın, motorunu boşa alarak ya da durdurarak yaptığı uçuş. )

- SÜZÜLMEK ile PLANÖR

- FILTRATE[İng.] / PRODUIT FILTRÉ[Fr.] / FILTER PAPIER[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜZÜNTÜ

- SWEAR :/yerine YEMİN ETMEK, KÜFRETMEK

- SWIM BLADDER[İng.] değil/yerine/= YÜZME KESESİ

( Birçok kemikli balıkta çeperi sindirim kanalı ile aynı yapıda, içi hava ve diğer gazlarla dolu olan, hidrostatik denge, solunum, ses çıkarma ve ses almada görevli yapı.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- SWITCH[İng.] değil/yerine/= ANAHTAR

- SWITCH :/yerine DEĞİŞTİRMEK, ANAHTAR

- SYMPLECTİC İLE RİEMANNİAN İLE COMPLEX ile/||/<> FİZİKSEL GEOMETRİLER

( Farklı geometrik yapılar ve uygulamaları. )
( Formül: ω = dpᵢ ∧ dqᵢ )

- T FILTER[İng.] / FILTRE EN T[Fr.] / T-FILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= T SÜZGEÇ

- TAABBÜD ile/ve TEFEKKÜR ile/ve TEVEKKÜL

- TAASSUB ile/değil/yerine GELENEKSEL DEĞER/LER


- TAATTUL[Ar.] ile TAATTUR[Ar. < ITR]

( İşsiz kalma, işlemez olma. İLE Güzel kokular sürünme. )

- TABAK ile BULAŞIK MAKİNESİ ile UYUMSUZ ile UYUMSUZ ile AHENKSİZLEŞMEK ile UYUMSUZLUK ile BULAŞIKLAR ile PATLICAN YEMEKLERİ

- TABİAT/NATÜR değil/yerine/= DOĞA [DAMGALANMIŞ/MÜHÜRLENMİŞ]

- TABİP FİLOZOFLAR ile/ve/||/<> FİLOZOF TABİPLER

- TABİP/TABİB/HEKİM/DOKTOR değil/yerine/= SAĞAN/SAĞALTMAN/SAGUN/ONULTMAN

- TABİP[Ar.] = HEKİM/DOKTOR

- TA'BÎR[< UBÛR] ile ...

( İFÂDE, ANLATMA | BİR ANLAMI OLAN SÖZ | DEYİM | TERİM | RÜYA YORMA )

- TABİR[Ar.] değil/yerine/= DEYİM

- TABİR/İTİBAR ile İBÂRE

- TÂBİR ile/ve TEVİL


- TABLA ile/<> TABLAKÂR

( Satıcı vb.nin kullandığı tahtadan tepsi. | Soba, mangal vb. şeylerin altına konulan metalden ya da tahtadan yapılan tepsiye benzer altlık. | Bir şeyin düz ve geniş bölümü. | Ağaçtan ya da ağaç ürünlerinden hazırlanmış, büyük yüzeyli düzgün parça. | Genellikle Hindistan, Pakistan'da kullanılan, darbukaya benzer bir çalgı türü. | Denizcilikte, makaraların yüzlerini oluşturan dış bölümleri. İLE/<> Tablacı. | Büyük konaklarda mutfaktan yemek tablalarını götürüp getiren görevli. )

- TABUR ile/||/<> ORTA

( ... İLE/||/<> Yeniçeri ocağında tabur. )

- TABUR ile TABURE ile TABURCU/LUK

- CROWN ETHER[İng.] ile/değil/yerine/= TAÇ ETER

- TAÇ KAPI/LAR ile/ve İMPARATOR KAPISI / ALTIN KAPI

( ... İLE/VE Yedikule'nin iç tarafındadır. )

- TAÇ YAPRAKLAR, PETALLER = EVRÂK-I TÜVEYCÎYE = PÉTALES

- TÂCİL ile TÂCİR

( Hızlandırma, çabuklaştırma, tezleştirme. İLE Ticaretle uğraşan kişi. )

- TÂCİR[Ar. < TCR] ile TÜCCAR[Ar.]

( TAKÎ + CESUR + RAUF )

- TÂCİZ ile/değil TAVIR

- TAÇLI VİRÜS ile/ve/||/<>/< TAÇSIZ VİRÜS/LER

( Covid 19 İLE/VE/||/<>/< Yaşamımızdaki ve zihnimizdeki çoğu (olası) "sorun". )

- TAÇSIZ ile TAÇSIZLAR ile TAÇSIZ KRAL

- TAD [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]

- TAD [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]

- TADI:
ASİT OLAN MEYVELER
ile/ve HAFİF ASİT OLAN MEYVELER

( * Portakal - Alkali
* Mandalina - Alkali
* Klementin - Alkali
* Greyfurt - Alkali
* Limon - Alkali
* Nar - Alkali
* Ananas - Alkali
İLE/VE
* Çilek - Alkali
* Domates - Alkali
* Elma - Alkali
* Armut - Alkali
* Şeftali - Alkali
* Üzüm - Alkali
* Kiraz - Alkali
* Kayısı - Asit
* Erik - Asit )

- TADI TATLI OLANLAR
* Hurma - Alkali
* İncir - Alkali
* Tatlı üzüm - Alkali
* Tatlı elma - Alkali
* Muz - Alkali

- YANSIZ MEYVELER
* Karpuz - Alkali
* Kavun - Alkali

- KURUTULMUŞ MEYVELER
* Erik - Asit
* Kayısı - Asit
* Armut - Alkali
* Elma - Alkali
* İncir - Alkali
* Muz (olgunsa) - Alkali

)

- TAGAYYÜR[Ar. < GAYR] değil/yerine/= DEĞİŞME, BAŞKALAŞMA

- TAĞYİR[Ar.] değil/yerine/= DEĞİŞTİRME, BAŞKALAŞTIRMA | BOZMA

- TAHÂDU'[Ar. < HUD'A] ile TAHADDU'/TAHAZZU'[Ar. < HUDÛ'/HUZÛ'] ile TAHADDUR[Ar. < HIDR/HIZR] ile TAHAZZUR[Ar. < HÂZIR] ile TAHADDÜR[Ar. < HADER] ile TAHADDÜR[Ar. < HADR] ile TAHAZZÜR[Ar. < HAZER] ile TAHATTUR[Ar. çoğ. TAHATTURÂT]

( Aldanmış gibi görünme. İLE Alçakgönüllülük gösterme. İLE Yeşilleşme, yeşil renk bağlama. İLE Hazır olma/bulunma. İLE Örtünmek, tesettür. | Uyuşma, uyuşturulma. İLE Yokuş aşağı inme. | Yukarıdan aşağı akıp gitme. İLE Sakınma, korunma, çekinme. İLE Anımsama, hatıra getirme/getirilme, unutulduktan sonra anımsanan şey. )

- TAHAFFUZ[Ar.] değil/yerine/= BARINMA, KORUNMA

- TAHAMMÜL ile/ve/değil/yerine/||/<> DİRENÇ/İHTİYÂR

- TAHASSÜR[Ar. < HASRET] değil/yerine/= ÖZLEM

( HASRET ÇEKME | ÇOK İSTENİLEN VE ELE GEÇİRİLEMEYEN ŞEYE ÜZÜLME )

- TAHASSÜR[Ar.] ile TAHASSÜR[Ar. < HASRET | çoğ. TAHASSÜRÂT] ile TAHASSUL[Ar. < HUSÛL]

( Kanın pıhtılaşması.[TAHASSÜR-İ DEM] İLE Hasret çekme. | Çok istenilen ve ele geçirilemeyen şeye üzülme. İLE Sonuç olarak çıkma, hâsıl olma. | Ürüme, üretme. )

- TAHAVVÜL[Ar. < HÂL] ile/ve/<> TAGAYYÜR[Ar. < GAYR]

( [değişim] Biçimde/sıfatta. İLE/VE/<> Öz'de/zât'ta. )

- TAHAYYÜR[< HAYRET] ile HAYRÂN OLMA, HAYRETE DÜŞME, ŞAŞAKALMA, ŞAŞIRMA

( HAYRÂN OLMA, HAYRETE DÜŞME, ŞAŞAKALMA, ŞAŞIRMA )

- TAHDİDAT[Ar.] değil/yerine/= SINIRLAMALAR

- TAHDÎR[Ar. < HADER] ile TAHDÎR/TAHZÎR[Ar.]

( Örtülendirme, örtülü bulundurma. İLE Hazırlama. | İlâç hazırlama. | Yeşillendirme, yeşil renk verme. )

- TAHFÎF[Ar. < HİFFET] ile/ve TEŞDÎD[Ar. < ŞİDDET] ile/değil/yerine/>< TAKDÎR[Ar.]

( Hafifletme, yükünü azaltma. İLE/VE Şiddetlendirme, güç verme. | Şeddeleme. | Bir harfi çift okunan ve şedde işaretinin adı. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Beğenme, değer biçme, değer verme/verilme. | Değerini/önemini anlama. )

- TAHIL ile BAKLAGİLLER

- TAHIL ile TANE TANE TANE TANE ile TAHIL TARLASI ile ARPA TANESİ ile TANE PASI ile TAHILLAR

- TAHİR ve/= CATHERINE[< CATHARSIS]

- TAHİR ile MEVÂRİ / ACEM


- TÂHİR ile/ve/değil/yerine/||/<>/</> TAYYİB

( Temiz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/</> İyi, güzel, hoş. )

- TAHİR ve/ TAYYİB ve/ KUDDÜS ve/ SUBBUH

( Kirlerden. VE Ayıplardan. VE Kalpten. VE Nefsten. )
( SUBBUH: Yüzmek. )

- TÂHİR[Ar.] ile/ve/||/<> TEZKİYE[Ar.]

( Temiz. İLE/VE/||/<> Temize çıkarma, aklama. | Birinin iyi bir insan olduğunu kendini tanıyanlardan soruşturarak ortaya çıkarma. )

- TAHKİK[< HAKK] ile/ve/<>/> TAHRİR ile/ve/<>/> TAKRİR ile/ve/<>/> TAKRİB ile/ve/<>/> TÂLİM ile/ve/<>/> TEDKİK

( Doğru olup olmadığını araştırma. | Kanıt ile bilmek. [Mantıksal ve felsefi alan.] İLE/VE/<>/> İlgisi olmayanları bilmek. İLE/VE/<>/> Kanıtların iç tutarlılığı araştırma. İLE/VE/<>/> Kanıt ile sonuç arasındaki tutarlılığı araştırma. İLE/VE/<>/> Öğrenme. İLE/VE/<>/> Kanıtlamayı bilmek. )

- TAHKİM ile KEYFİ OLARAK ile KEYFİ ile KEYFİ KARAR ile TAHKİM ile HAKEM

- TAHKİMAT ile TAHKİMATLAR ile TAKVİYE EDİLMİŞ ile MÜSTAHKEM KALE

- TAHKİR ile/ve/> TAHRİK

( Aşağılama, onur kırma, onuruna dokunma. İLE/VE/> Eşeysel isteği, duyguları uyandırma, artırma. | Bir kişiyi, kötü bir iş yapması için harekete geçirme, kışkırtma. | Yola çıkarma, hareket ettirme, kımıldatma. )

- [ne]
!TAHKİR
ile/ya da/ne de/||/<>/>< TAKDİS

- TAHKİR ile/değil/yerine TENKİT/TENKİD

( Bir kaçıştır.[kendinden, utancından, küçüklüğünden] İLE/DEĞİL/YERİNE Bilmeyi zorunlu kılar. )

- TAHKİR ile/ve/||/<> TEZYÎF[< ZEYF]

( Aşağılama, onur kırma, onuruna dokunma. İLE/VE/||/> Değersiz gösterme. | Alay etme. )

- TAHMÎR[Ar. < HAMR | çoğ. TAHMÎRÂT] ile TAHMÎR[Ar. < HİMÂR | çoğ. TAHMÎRÂT] ile TAMİR[Ar.]

( Yuğurma, yuğrulma. | Mayalandırma. İLE Birine "eşek" deme. İLE Onarım. | Yapılan bir yanlışı, kusuru düzeltmeye çalışma. )

- TAHRİL[Ar. < TAHRİR] değil/yerine/= ÇİZGİ

- TAHRİP ETMEK ile YOK EDİLDİ ile DESTROYER

- TAHRİR ile TAHRİRİ ile TAHRİR HEYETİ

- TAHRÎR ile TAKRÎR

( Yazma, kitabet, kompozisyon. İLE Yerleştirme, yerleştirilme. | Anlatma, ders verme. | Önerge. | Tapu dairesinde taşınmaz malını başkasına sattığını ya da ipotek ettiğini söyleme. )
( Bilginin tarihselleştirilmesi. İLE ... )

- TAHRİR[Ar.] ile YAZMA, KİTABET, KOMPOZİSYON

( Sahife dört kenarına çekilen çizgiye denir. )

- TAHSİLDAR ile/ve/||/<> KUL OĞLANI

( ... İLE/VE/||/<> Vergi toplayan belediye tahsildarı. )

- TAHSÎR[Ar. < HASRET] ile TAHSÎR[Ar. < HASÂR] ile TAHZÎR[Ar.]

( Özlem duyma, duydurma. İLE Zarara uğratma. İLE ... )

- TAHT EL BAHİR değil/yerine/= DENİZALTI

- TAHTA ile BÂLÂR[Fars.]/PEDAVRA[Yun.]

( ... İLE Köknar ve ladin ağaçlarından elde edilen, çatı örtüsü olarak kullanılan ince tahta. )

- TAHTEŞŞUUR[Ar.] değil/yerine/= BİLİNÇALTI

- TAHVÎF[Ar.] ile İNZÂR[Ar.]

- TAHZÎR[Ar.] ile TAHZÎR[Ar.] ile TAHZÎR[Ar. < HAZER | çoğ. TAHZÎRÂT]

( Hazırlama. | İlâç hazırlama. | Yeşillendirme, yeşil renk verme. İLE Önleme, men etme. İLE Sakındırma. | Men etme. )

- TÂK ile/||/<> VETR ile/||/<> KAVS

( Kemer. İLE/||/<> Kiriş. İLE/||/<> Yay. )

- TAKARRÜP[Ar.] değil/yerine/= YAKINLAŞMA/YAKLAŞMA/YANAŞMA

- TAKARRÜR[Ar.] değil/yerine/= KARAR VERME

( Bir yerde karar kılma, yerleşme. | Karar verilme. )

- TAKDİM-TEHİR[Ar.]/METATEZ[Fr. < Yun.] değil/yerine/= GÖÇÜŞME

( Bir sözcük ya da rakamlar içinde, birbirini izleyen iki sesbirimin/rakamın yer değiştirmesi. [Türkçe'de, daha çok, r ya da l ünsüzünün bulunduğu sözcüklerde, birinci hecenin başındaki ses, birbirinin yerine geçer. Kibrit > kirbit, çömlek > çölmek] )

- TAKDİM-TEHİR değil/yerine/= ÖNCELEME-SONRALAMA

- TAKDİM ile TAKDİMCİ/LİK ile TAKDİM TEHİR

- TAKDİR ile/ve DEĞERLENDİRME


- TAKDİR ile/ve DESTEK

- TAKDİR[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GERİBİLDİRİM

- TAKDİR ile/ve KUDRET ile/ve MAKDUR ile/ve KADER

- [önce] TAKDİR[Ar.] ve/sonra/||/<>/> TAKDİM[Ar.]

- TAKDİR ile TAKDİR HAKKI ile TAKDİR YETKİSİ

- BAŞARI GÖSTERGESİ:
TAKDİR (İLE)
ile/ve/değil/yerine/< TAKLİT (İLE)

- TAKDİR ile/ve/<> TALTİF

- TAKDİR ile/ve/||/<> TASARRUF

- TAKDİR ile/ve TAYİN

- TAKDİR ile/ve/||/<> TEBRİK ile/ve/||/<> TALTİF


- TAKDİR ile/ve/değil/< TEDBİR[< DÜBÛR/DÜBR]

( Tedbir, takdirin parçasıdır. )

- TAKDİR ile/ve/<> TEŞHİS

- TAKDİRE ŞÂYÂN değil/yerine/= ÖVGÜYE DEĞER

- TAHKİR >< TAKDİS ile/değil/yerine/<>/< TAKDİR

( ... >< Sadece, Allah içindir. İLE/DEĞİL/YERİNE/<>/< ... )

- TAKINTI" ile/değil KARARLILIK/İSTİKRAR

- TAKİP ETMEK ile TAKİP ETMEK ile TAKİP ETMEK ile TAKİPÇİ ile TAKİPÇİLER ile TAKİP ETME

- TAKIR TAKIR ile TAKIR TUKUR

- TAKIR-TUKUR

- TAKIR TUKUR

- TAKİR ile ...

( Çöldeki sert kil tabakası. )

- TAKLİT ETMEK ile TAKLİT ile TAKLİT ile TAKLİTLER ile TAKLİTÇİ ile TAKLİTÇİ

- TAKLİT ile/ve/değil/yerine/||/<>/> TEKRAR

- TAKRİR değil/yerine/= ÖNERGE

- TAKSİR[Ar.] değil/yerine/= HATA

( Kısaltma, kısma. | Kusurda bulunma. | Dikkatsizlik, tedbirsizlik, meslekte acemilik ya da düzene, buyruklara ve talimata uymazlıktan doğan kusurlu olma durumu. )

- TAKSİRAT[Ar.] değil/yerine/= HATALAR

- TAKSİTLENDİRMEK ile TAKSİ ile TAKSİM ile TAKSİR ile TAKSİT ile TAKSİCİ/LİK ile TAKSİRLİ ile TAKSİTLİ ile TAKSİTSİZ ile TAKSİ DOLMUŞ ile TAKSİRLİ SUÇ ile TAKSİT TAKSİT

- TAKTİ ile TAKTİK ile TAKTİR ile TAKTİKÇİ/LİK

- TAKTİR ile TAKDİR

- TALBOT'S BANDS[İng.] / BANDES DE TALBOT[Fr.] / TALBOT-BÄNDER[Alm.] ile/değil/yerine/= TALBOT BANTLARI

- TALBOT[İng./Fr.] / TALBOT[Alm.] ile/değil/yerine/= TALBOT


- TALEP ETMEK ile BİR AÇIKLAMA TALEP EDİYORUM ile ADALET TALEP ETMEK ile TALEP KANITI ile TALEPKAR ile TALEP EDİLDİ

- FULL RADIATOR[İng.] / VOLLSTRAHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= TAM IŞINIMCI/IŞIYICI

- TAM OLARAK ... değil/yerine YETERİ KADAR ...

- TAM ZİNCİR ile/ve EKSİK ZİNCİR

- TAMAM değil/yerine/= PEKİ/OLUR

- TAMAMEN ile SONUNA KADAR

- COMPLEMENT[İng.] / KOMPLEMENTÄR[Alm.] ile/değil/yerine/= TAMAMLAYAN

- COMPLEMENTARY COLOR[İng.] / COLORANT COMPLÉMENTAIRE[Fr.] / KOMPLEMENTARFARBE[Alm.] ile/değil/yerine/= TAMAMLAYICI RENK

- TAMAMLAYICI ile TAMAMLAYICI FORMU ile TAMAMLAYICILIK ile TAMAMLAYICI ile TAMAMLAYICI AÇILAR ile TAMAMLAMA ile TAMAMLAMAK ile TAM ŞİİRSEL ÇALIŞMA ile TAMAMLANMIŞ ile TAMAMEN ile TAMAMEN ÇIPLAK ile TAMAMLAMA ile KARMAŞIK ile KARMAŞIK SAYI ile CİLT ile TEN RENGİ ile KARMAŞIKLIK

- TAMBUR[Ar. TANBÛR]/PANTUR[Sümerce] ile/ve YAYLI TAMBUR

( Türk müziğinin piyanosu olarak kabul görür. Havanın sıcak, soğuk ya da nemli oluşuna göre çıkardığı ses değişebilir. İLE/VE ... )

- TAMBUR ile CÜMBÜŞ

( ... İLE Eğlenti. | Maden gövdeli, tambura benzeyen bir saz. )

- TAMBUR[Ar. < TANBUR] ile TAMBUR[Fr.]

( Klasik Türk müziğinin başlıca çalgılarından biri olan, yay ya da mızrapla çalınan, uzun saplı, telli çalgı. İLE Silindir biçiminde kap. )

- TAMBUR ile TAMBURA ile TAMBURİ ile TAMBURACI/LIK ile TAMBUR MAJÖR

- TAMİLLER ile/ve/<>/>< SEYLAN'LILAR

( Hindistan'ın güneyinden Sri Lanka'ya göç eden ilk Tamiller ve Seylan'lılar, yıllar boyunca birbiriyle savaşmışlar. Sri Lanka'nın tarihte yerini alması ise, III. yüzyılda, başkenti Anuradhapura'dan, Buda felsefesini yayan ve bütün adayı denetimi altına alan Kral Tissa ile gerçekleşmiştir. Tamiller ile girişilen çatışmalarda, Seylan'lılar galip gelmiştir. Monarşi, dinin yayılmasını kolaylaştırmış, ülkeyi geliştirmiş, anıtlar, tapınaklar ve sulama düzenekleri kurulmuştur.

XIII. yüzyıldan sonra, sulama düzeni kötüleştiği ve azınlıkta kalan Tamiller, gittikçe daha fazla baskı yaptığından dolayı, ada halkı, başkenti sürekli değiştirmiş ve adanın güneyine çekilmek zorunda kalmıştır.

Sri Lanka adası, tarihi boyunca işgalcilerin, Portekiz'li, Hollanda'lı ve İngilizler'in akınına uğramış. Uzun yıllar, İngiltere'ye bağlı bir sömürge olarak kalmış. XIX. yüzyılda alevlenen milliyetçilik hareketleri sonucu, Hindistan'ın paralelinde, 1947 yılında, herhangi bir çatışmaya girmeden bağımsız devlet olmuştur. )
( Sri Lanka'nın yakın tarihinde önemli bir yeri olan Dias Bandaranaike, 1951 yılında, "Sri Lanka Özgürlük Partisi"ni kurarak iktidara gelmiştir. Sinhali milliyetçiliğini ve Budizm'i savunan sosyalist çizgide bir siyaset süren Bandaranaike, ülkesinin resmî dilini, İngilizce'den Sinhali diline çevirmiştir.

[1959 yılında bir suikasta kurban gidince, dul eşi Sirimavo Bandaranaike, iktidarı devralmış ve eşinin siyasetini devam ettirmiştir. 1994 yılına kadar ve dünyanın ilk kadın önderi olarak Sri Lanka'yı yönetmiştir.] )

- TAMİM[Ar.]/SİRKÜLER[Fr.] değil/yerine/= GENELGE | GENELEME/GENELLEŞTİRME

- TAMİR ile KALAFAT

( ... İLE Geminin kaplama tahtaları arasını üstüpü ile doldurup ziftleyerek su geçirmez duruma getirme işi. | Aşağısı dar, yukarısı geniş bir tür yeniçeri başlığı. | Osmanlı Devleti'nde, vezir ya da yüksek mevkide devlet adamlarının giydikleri bir başlık. | Onarma, tamir etme. )

- TAMİR[Ar.] ile/ve/değil/||/<>/< TAHLİL[Ar.]

- TAMİR ile TAMİRCİ/LİK ile TAMİR TAKIMI

- TAMİR ile TELÂFİ ile TASHİH[< SIHHAT]

- TAMİRAT/TAMİR değil/yerine/= ONARIM/ONARMA


- BUFFER[İng.] / TAMPON[Fr.] / PUFFER[Alm.] ile/değil/yerine/= TAMPON

- TAMTAKIR ve/||/<>/= BOMBOŞ

( İçinde bulunması gereken şeylerden hiçbiri bulunmayan, bomboş. )

- TANDEM ACCELERATOR[İng.] / TANDEMBESCHLEUNIGER[Alm.] ile/değil/yerine/= TANDEM HIZLANDIRICI

- TANDIR[Ar. < TENNÛR | TENÂHÎR] ile İSTANBUL TANDIRI

( Pişirmek ve ısınmak üzere. İLE Isınmak üzere. )
( Yere çukur kazılarak yapılan bir fırın türü. | Bazı yerlerde, kışın ayakları ısıtmak amacıyla alçak bir masanın altına mangal konulup üstüne yorgan örtülerek yapılan düzen. İLE ... )

- TANDIR ile TANDIR ALEVİ ile TANDIR BÖREĞİ ile TANDIR EKMEĞİ ile TANDIR KEBABI ile TANDIR ÇÖREĞİ ile TANDIR ÇORBASI

- TANNINS[İng.] / TANINS[Fr.] / TANNINS[Alm.] ile/değil/yerine/= TANENLER

- TANGIR TANGIR

- TANGIR TANGIR ile TANGIR TUNGUR

- TANGIR-TUNGUR ile TANGIRDAMA ile TANGIRTI

( ... İLE Nesnelerde/n kuru ve gürültülü ses çık(ar)ma. İLE Nesnelerden çıkan kuru ve gürültülü sesin adı. )

- TANIDIK/LAR ile/değil/yerine DANIŞMAN/LAR


- TANIMLANABİLİR ile BETİMLEMEK ile TARİF EDİLDİ ile TANIMLAYICI ile TANIM ile AÇIKLAMALAR ile TANIMLAYICI ile TANIMLAYICI

- TANIMLANAMAZ ile BELİRSİZ ile BELİRSİZ SIFAT ile BELİRSİZ ZAMİR

- TANIMLAR ile KESİN ile KESİNLİKLE ile TANIM ile KESİN ile KESİNLİKLE

- TANITLAMA = BURHAN = DEMONSTRATION[İng., Alm.] = DÉMONSTRATION[Fr.] = DEMONSTRATIO[Lat.] = DEMOSTRAR[İsp.]

- TANGENT GALVANOMETER[İng.] / TANGENTENBUSSOLE[Alm.] ile/değil/yerine/= TANJANT GALVANOMETRESİ

- TANKER ile TANKERCİ/LİK

- TANRI APOLLON'A BAĞLANAN SANATLAR
ile/ve/||/<>/>
TANRI DIANISOS'A BAĞLANAN SANATLAR

( Plastik sanatlar. İLE/VE/||/<>/> Şiir, müzik, dans. )
( Birey. İLE/VE/||/<>/> Birleşme. )

- TANRI ile/ve KÜLTÜR

- TANRI ile TANRI SENİ KORUSUN ile TANRI KORUSUN ile TANRI BÜYÜKTÜR ile EN İYİSİNİ ALLAH BİLİR ile TANRI BİZİ KORUSUN ile LANET OLSUN ONA ile TANRI KORKUSU ile TÜRLERİN TANRISI ile TANRIYA TAPAN

- TANRILAR ile/ve/||/<> TANRIÇALAR

( )

- TANRI/SALLIK / TANRI/LAR ile/ve/<> DEĞİŞMEZ(LİK)LER

- TANSİYOMETRE[Fr.] değil/yerine/= GERİLİMÖLÇER

- TANSİYON ALETİ/SPHYGMOMANOMETER[İng.] değil/yerine/= KAN BASINÇÖLÇER

- TANTRA ile/||/<> MANDALALAR ile/||/<> MUDRA

( Mahayana Budizmi'nin pek çok okullarını etkilemiş olan Hinduizm'in bir kolu. Tutkulardan kurtulmanın en doğru yolunun istekleri doygunlaştırmak olduğunu savunur. @@ Kendi aracılığıyla meditasyon yapılan resimler. @@ Ellerin ve parmakların duruş şekilleriyle oluşturulan simgeler. )

- TANZANİT ile/||/<> SAFİR

( Mavi ve mor tonlarında bir zoisit türü. İLE/||/<> Korund mineralinin mavi renkli çeşidi. )