| MA... - MU... ile başlayan FaRkLaR... |

- ESVÂT-İ MİKNÂTÎSÎ, SAVTİYE-İ MİKNÂTÎSÎ[Osm.] / MAGNETOACOUSTIC[İng.] / MAGNÉTOACOUSTIQUE[Fr.] / MAGNETOAKUSTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETOAKUSTİK

- MAGNETORESISTANCE[İng.] / MAGNÉTORÉSISTANCE[Fr.] / MAGNETOWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETODİRENÇ

- MAGNETOELASTIC COUPLING[İng.] / COUPLAGE MAGNÉTOÉLASTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETOELASTİK EŞLEME

- MAGNETOELASTICITY[İng.] / MAGNÉTOÉLASTICITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETOELASTİKLİK

- MAGNETOELECTRIC EFFECT[İng.] / EFFET MAGNÉTOÉLECTRIQUE[Fr.] / MAGNETELEKTRISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETOELEKTRİK ETKİ

- MAGNETOELASTISCHE KOPPLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETOESNEK ETKİLEŞME

- ELÂSTİKİYET-İ MİKNÂTÎSÎ[Osm.] / MAGNETOELASTIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETOESNEKLİK

- MAGNETOHYDRODYNAMIC WAVE[İng.] / ONDE MAGNÉTOHYDRODYNAMIQUE[Fr.] / MAGNETOHYDRODYNAMISCHE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETOHİDRODİNAMİK DALGA

- MAGNETOHYDRODYNAMIC STABILITY[İng.] ile/değil/yerine/= MANYETOHİDRODİNAMİK KARARLILIK

- MAGNETOHYDRODYNAMIC INSTABILITY[İng.] / INSTABILITÉ MAGNÉTOHYDRODYNAMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETOHİDRODİNAMİK KARARSIZLIK


- MAGNETOHYDRODYNAMIC TURBULENCE[İng.] / TURBULENCE MAGNÉTOHYDRODYNAMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETOHİDRODİNAMİK TÜRBÜLANS

- MAGNETOHYDRODYNAMIC GENERATOR[İng.] / GÉNÉRATEUR MAGNÉTOHYDRODYNAMIQUE[Fr.] / MAGNETOHYDRODYNAMISCHER GENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETOHİDRODİNAMİK ÜRETEÇ

- MAGNETOHYDRODYNAMICS[İng.] / MAGNÉTOHYDRODYNAMIQUE[Fr.] / MAGNETOHYDRODYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETOHİDRODİNAMİK

- MAGNETOCHEMISTRY[İng.] ile/değil/yerine/= MANYETOKİMYA

- MAGNETOMETER[İng.] / MAGNÉTOMÈTRE[Fr.] / MAGNETOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETOMETRE

- KUVVE-İ MEKNİYYE-İ MİKNÂTÎSİYE[Osm.] / MAGNETOMOTIVE FORCE[İng.] / MAGNETOMOTORISCHE KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETOMOTOR KUVVET

- MAGNETON NUMBER[İng.] / NOMBRE DE MAGNÉTONS[Fr.] / MAGNETON-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETON SAYISI

- MAGNETON[İng.] / MAGNÉTON[Fr.] / MAGNETON[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETON

- MAGNETOPTIC MATERIAL[İng.] ile/değil/yerine/= MANYETOOPTİK GEREÇ

- MAGNETOOPTISCHER KERR-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETOOPTİK KERR ETKİSİ


- MATÉRIAU MAGNÉTO-OPTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETOOPTİK MALZEME

- MAGNETO-OPTICS[İng.] / MAGNÉTO-OPTIQUE[Fr.] / MAGNETOPTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETOOPTİK

- MAGNETOPAUSE[İng.] / MAGNÉTOPAUSE[Fr.] / MAGNETOPAUSE[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETOPOZ

- MAGNETOSPHERE[İng.] / MAGNÉTOSPHÈRE[Fr.] / GEOMAGNETISCHE KAVITATION, MAGNETOSPHÄRE[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETOSFER

- MAGNETOSCOPY[İng.] / MAGNÉTOSCOPIE[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETOSKOPİ

- MAGNETOSTATISCHE ABSCHIRMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETOSTATİK KALKAN

- MAGNETOSTATIC SHIELDING[İng.] / ARMATURE MAGNÉTOSTATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETOSTATİK PERDELEME

- MAGNETOSTATICS[İng.] / MAGNÉTOSTATIQUE[Fr.] / MAGNETOSTATIK[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETOSTATİK

- MAGNETOSTRIKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETOSTRİKSİYON

- MAGNETOTHERMIC[İng.] / MAGNÉTOTHERMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETOTERMAL


- MANYEZİ ile MANYEZİT

- MAGNÉSITE (F)[Fr.] / MAGNESIT, BITTERSPAT[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYEZİT

- MAGNON[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYON

- MANZARA ile MANZARALI ile MANZARASIZ/LIK

- MANZUM ile MANZUME

- MA'RÂ[Ar.] ile MA'REF[Ar.]

( Gövdenin, çoğu zaman çıplak yeri/yerleri. İLE Yüzün, sürekli açık görünen yeri/yerleri. )

- MARABA ile MARABACILIK

- MARANGOZ ile MARANGOZLUK

- MARANGOZ/LUK ile MARANGOZ BALIĞI ile MARANGOZ MENGENESİ

- MARAŞ İŞİ ile MARAŞ DONDURMASI


- MARATON ile MARATONCU/LUK

- MARAZ[Ar. çoğ. EMRÂZ] ile MA'RAZ/MA'RIZ[Ar. < ARZ | çoğ. MAÂRIZ]

( Hastalık. | [mecaz] Dert, belâ, dayanılması güç durum. İLE Bir şeyin göründüğü, çıktığı yer. | Bir şeyin bildirildiği yer. | Sergi, meşher. )

- MARAZ ile MARAZ[Argu VE YAGMA]/XIYAR MARAZ ile MASIÇ
[<

( Karanlık gece. İLE Ücretle çalışan. | Irgat. İLE Karanlık. )

- MARAZLANMAK ile MARAZ/LIK ile MARAZA ile MARAZİ ile MARAZLI

- MARDİN ile MARDİNLİ/LİK

- MA'REC[Ar. çoğ. MAÂRİC] ile MAHREC[Ar. < HURÛC | çoğ. MAHÂR] / ÇIKAK[Ar.]

( Çıkacak yer, merdiven. İLE Dışarı çıkılacak kapı. | Ağızdan harflerin çıktığı yer. Çıkak, boğumlama yeri.[Fr. POINT D'ARTICULATION] | İlmiyye rütbesinden, İstanbul tarîk-i mevleviyetlerinin ilk pâyesi. | [mat.] Payda. )

- MAREŞAL/LİK ile MAREŞALLİK ASASI

- MARGARIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= MARGARİK ASİT

- MÂRİFET ile/ve/<>/> MAHÂRET

( Uygulanan, kullanılan bilgi. İLE/VE/<>/> Beceri. )

- MARİFET ile MARİFETLİ/LİK ile MARİFETSİZ/LİK ile MARİFETSİZCE


- MÂR-İ HAM-BE-HAM[Fars.] ile MÂR-İ SERMÂDÎDE[Fars.]

( Kıvrım kıvrım, çöreklenmiş yılan. İLE Kışın soğuğundan uyumuş ve uyuşmuş yılan. )

- MARİNA ile MARİNAT ile MARİNACI/LIK

- MARİZLEMEK ile MARİZ

- MARJ ile MARJLI ile MARJSIZ

- MARJİNALLEŞMEK ile MARJİNAL/LİK

- MARK-HOUWINK EQUATION[İng.] ile/değil/yerine/= MARK-HOUWİNK EŞİTLİĞİ

- MARKA YARATMAK ile/ve MARKA YAŞATMAK

- MARKA YÖNETİMİ ile/ve/||/<> MARKA İLETİŞİMİNİ YÖNETMEK

- MARKAJ ile MARKAJCI

- MARKAJ[Fr.] ile/=/<> MARKE[Fr.]

( Bazı takım oyunlarında, ayakla ya da gövdeyle, karşı takım oyuncusunun davranışına engel olma. İLE/=/<> Bazı takım oyunlarında, karşı takımdaki oyuncuyu yakından izlemek, tutmak. )

- MARKALAMAK ile MARKALANMAK ile MARKALAŞMAK ile MARK ile MARKA ile MARKE ile MARKİ ile MARKACI/LIK ile MARKALI ile MARKSÇI/LIK ile MARKASIZ/LIK ile MARKSİST ile MARKSİZM

- MARKET ile MARKETÇİ/LİK

- MARKOV ile/||/<> MARTİNGALE ile/||/<> LEVY ile/||/<> STOKASTİK SÜREÇLER

( Rastgele süreç türleri. )
( Formül: E[X_t|F_s] = X_s (martingale) )
( Andrey Markov tarafından 1906 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1856-1922) (Ülke: Rusya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Markov zincirleri, stokastik süreçler) )

- MARKOVNIKOV'S RULE[İng.] ile/değil/yerine/= MARKOVNİKOV KURALI

- MARMARA ile MARMARA ÇIRASI ile MARMARA EREĞLİSİ

- MARNLAMAK ile MARN

- MAROKEN ile MAROKENCİ/LİK

- MARPUÇ ile MARPUÇÇU/LUK

- MÂRR[Ar. < MÜRÛR] ile MÂR[Fars. < MÂRÂN]

( Geçen, mürûr eden. İLE Yılan. )

- MÂRR-ÜL-BEYÂN[Ar.] ile MÂRR-ÜZ-ZİKR[Ar.]

( Beyânı, yukarıda geçmiş olan. İLE Zikri, yukarıda geçmiş olan. )

- MARS PIGMENTS[İng.] ile/değil/yerine/= MARS PİGMENTLERİ

- MARŞ[Fr. MARCHE < Cerm.] ile MARŞ

( Askerlikte, yürüyüşe geçmek için verilen komut. | Ritmi, yürüyen birinin ya da topluluğun adımlarını anımsatan müzik parçası. | Bir topluluğu simgelemek için düzenlenmiş müzik parçası. İLE Otomobil, kamyon gibi motorlu araçlarda, motoru işletme düzeneği. )

- MARŞ ile MARŞ MARŞ

- MARSH TEST[İng.] ile/değil/yerine/= MARSH DENEYİ

- MARSIVAN ile MARSIVAN OTU ile MARSIVAN AYISI ile MARSIVAN EŞEĞİ

- MARSIVAN[Fars.] ile MARSIVANOTU

( Sınır beyi. | Eşek. İLE Bileşikgillerden, bir cins ıtırlı bitki. )

- MART ile MARTI ile MART DOKUZU ile MART KEDİSİ

- MARTAVAL (OKUMAK) ile/ve/değil/yerine MASAL (ANLATMAK)

- MARTAVAL ile MARTAVALCI/LIK

- MARTI ile MAKAS GAGALI MARTI

( ... İLE Alt gagaları, üsttekinden uzun olan tek kuştur. )
( )

- MARTIN LUTHER ile MARTIN LUTHER KING

( 10 Kasım 1483 - 18 Şubat 1546 İLE 15 Ocak 1929 - 04 Nisan 1968 )

- MARTİN ile/ve/||/<> MARDİN

- MARTİN ile MARTİNİ

- MARTİNGALE ile/||/<> MARKOV PROCESS

( Martingale E[X_n+1|F_n]=X_n, Markov gelecek şimdiye bağlı. )
( Formül: Fair game İLE memoryless )

- MARUL ile MARULCU/LUK

- MARUZ ile MAZUR

( Bir olayın, bir durumun etkisinde ya da karşısında bulunan. | Arz edilen, sunulan, verilen. İLE "Mazereti/özrü/açıklaması" olan, "mazeretli". )

- MARWE SALTS[İng.] ile/değil/yerine/= MARWE TUZLARI

- MARYA ile MARYA AĞI

- MÂŞ[Fars.] ile MAAŞ[Ar. < AYŞ]

( Börülceye benzeyen fasulyenin iki türü. İLE Yaşayış, dirlik. | Geçinilecek şey. | Çalışanlara, memurlara, emeklilere, dul ve yetimlere verilen aylık. )

- MAS ile MASA ile MASK ile MASA TOPU ile MAS TURİZM ile MASA SAATİ ile MASA TENİSİ ile MASA ÖRTÜSÜ ile MASA TAKVİMİ


- MASÂD[Ar.] ile MAS'AD[Ar. çoğ. MASÂİD] ile MASAT[Ar. MİŞHAZ]

( Dağ yamacının yüksek bir bölümü. | Yüksek ve sarp kıyı. İLE Yukarı çıkacak yer. | Merdiven. | Aşama, rütbe. İLE Bıçak bileyici. Bıçak, orak, tırpan vb. bilemeye yarayan, çelikten yapılmış araç. )

- MASAFF[Ar. çoğ. MASÂFF] ile MASÂFF[Ar. çoğ. MASAFF]

( Saf, taburun toplandığı yer. İLE Savaş. )

- MASÂHİF[Ar. çoğ. MUSHAF] ile MASÂİF[Ar. çoğ. MASÎF]

( Mushaflar. İLE Yazlıklar, yazın oturulacak yerler, sayfiyeler. )

- MASAJLAMAK ile MASAJ ile MASAJCI/LIK

- MASAL[Ar. < MESEL] ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> MAVAL[Ar. < MEVVÂL]

( Genellikle toplumun oluşturduğu, düşe dayanan, sözlü gelenekte yaşayan, çoğunlukla insan, hayvan ile "cadı, cin, dev, peri" vb. başından geçen olağanüstü olayları anlatan edebî tür. | Boşuna söylenmiş söz. İLE/VE/DEĞİL/NE YAZIK Kİ/||/<>/> Yalan, uydurma söz. )

- MASAL ile/değil/yerine/>< MAZHAR

- MAŞALAMAK ile MAŞALANMAK ile MAŞ ile MAŞA/LIK ile MAŞACI/LIK ile MAŞALI

- MASALLAŞTIRMAK ile MASAL ile MASALCI/LIK ile MASAL ALEMİ

- MASAÜSTÜ ile MASAÜSTÜ YAYINCI/LIK

- MAŞER ile MAŞERİ


- MÂŞÎ-ALEL-ESÂBİ'[Ar.] ile MÂŞÎ-ALEL-KEFF[Ar.]

( Parmaklarının ucları üzerinde yürüyen ve etobur sınıfında bulunan hayvanlar.[köpek, sırtlan vb.] İLE Ayaklarının tabanına basan ve etobur sınıfında bulunan hayvanlar.[ayı vb.] )

- MÂŞÎ-ALEL-ESÂBİ[Ar.] ile MÂŞÎ-ALEL-KEFF[Ar.] ile ...

( Parmaklarının ucları üzerinde yürüyen ve et yiyen sınıfında bulunan hayvanlar.[köpek, sırtlan vb.] İLE Ayaklarının tabanına basan ve et yiyen sınıfında bulunan hayvanlar.[ayı vb.] )

- MASİVA ile/ve MÂLÂYÂNÎ

- MASK :/yerine MASKE

- MASKARA[Ar., İt.] (OLMAK/ETMEK) ile/ve/değil/||/<>/< MADARA[Fars.] (OLMAK/ETMEK)

- MASKARALANMAK ile MASKARALAŞMAK ile MASKARA/LIK ile MASKARACA

- MASKARALIK ile/değil/yerine/>< REKÂBET

- MASKELEMEK ile MASKELENMEK ile MASKE ile MASKELİ ile MASKESİZ ile MASKELİ BALO

- MASKING AGENT[İng.] ile/değil/yerine/= MASKELEYİCİ

- MASLAHAT ile/ve MENFAAT ile/ve MAKSAT ile/ve GARAZ


- MASLAK ile/ve MAKSEM[<> TAKSİM <> KISIM]

( Sürekli su akan boru. | Su yolu üzerindeki su haznesi. | Büyük yalak. İLE Suyu dağıtma noktası/alanı. )

- MASON ile MASONLUK

- MASON/LUK ile MASON LOCASI

- MASRAF ile GİDER HESABI ile GİDERLER ile MASRAFLI

- MASRAF ile MASRAFLI/LIK ile MASRAFSIZ/LIK ile MASRAF KAPISI

- MASSIEU'S FUNCTION[İng.] / FONCTION DE MASSIEU[Fr.] / MASSIEU-FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= MASSİEU İŞLEVİ/FONKSİYONU

- MASTAR ile MASTARA

- MASTAR[Ar.] ile/||/<> MAZHAR[Ar.]

- MASTI ile MASTI ÇİÇEĞİ

- MASTRİHYEN EPOKU[İng. MAASTRICHTIAN EPOCH] ile/||/<> MASTÜRBASYON[İng. MASTURBATION]

( Günümüzden 72.100.000 ile 66.000.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik bir zaman dilimi. @@ Cinsel organın, cinsel birleşme olmaksızın, el ya da başka cisimler aracılığıyla orgazm olma derecesine kadar uyarılması.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MASTUR ile MASTURİ

- MAŞUK ile MAŞUKA

- MA'SÛM[Ar. < İSMET] ile MASÛN[Ar. < SAVN]

( Suçsuz, kabahatsiz. | Küçük çocuk. İLE Saklanmış. | Korunmuş, korunan, sıyânet olunmuş. | Sâlim, sağlam. )

- MÂSUM ile MAHFUZ

- MASUM ile/ve/||/<> MAHZUN

- MASUMİYET ile MASUM

- MASUMLAR APARTMANI ile/ve/değil/||/<>/< MADALYONUN İÇİ (KİTABI)

- MASUM/LUK ile MASUME ile MASUMCA

- MASÛNİYET-İ ŞAHSİYE ile MASÛNİYET-İ TEŞRÎİYE

( Kişi dokunulmazlığı. İLE Yasama dokunulmazlığı. [Milletvekili dokunulmazlığı değil!] [Milletvekillerinin dokunulmazlıklarının sadece meclisteki sözleri üzerine sınırlandırılmasını bekliyoruz en kısa sürede!] )
( MASÛNİYET: Eminlik, sağlamlık, mahfuzluk. | Korunma. | Dokunulmazlık. )

- MA'SÛR[Ar. < USRET | çoğ. MA'SÛRÂT] ile MA'SÛR ile MÂSÛR[Fars.] ile MAHSÛR

( Zor, güç. İLE Sıkılmış, suyu ya da yağı alınmış şey. İLE Birbirine katılmış şey. İLE Kuşatılmış, muhâsara edilmiş. | Sınırlanmış, belirli edilmiş, hasredilmiş. | Men edilmiş. | Sıkıştırılmış, tazyik edilmiş. )

- MASURIUM[İng.] / MASURIUM[Fr.] / MASURIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= MASURYUM

- MÂT[Fars.] ile MAT[Fr.]

( Satranç oyununda yenilme. İLE Parlak olmayan, donuk. )

- MÂT[Fars.] ile MAT[Fr.] ile MAT[İng.] ile MAT.

( Oyunlarda, taraflardan birinin yenilgisi. İLE Parlak olmayan, donuk. İLE Keçe, hasır. Üzerinde yatmaya/yer hareketleri yapmaya yarayan sağlam ve yumuşaklaştırıcı nesne. İLE Matematiğin kısaltması. )

- MATÂBİ'[Ar. < MATBAA] ile MATÂBÎH[Ar. < TABH] ile MATÂBİH/METÂBİH[Ar. < MATBAH]

( Basımevleri. İLE Pişirilmiş, tabh olunmuş şeyler. İLE Mutfaklar. )

- MATÂİM[Ar. < MAT'AM] ile MATÂİM[Ar. < MIT'ÂM]

( Yemek yenilecek yerler, yemek odaları. İLE Başkalarını beslemeler. | Doymak bilmezler, oburlar. )

- MATÂİN[Ar. < MATÎN] ile MATÂİN[Ar. < MAT'AN] ile MATÂÎN[Ar. < MIT'ÂN]

( Balçıkla sıvanmış yerler. İLE Ta'n edilecek, sövülecek yerler. İLE Mızrakla vurmakta becerikli olan. )

- MATAMATİK değil MATEMATİK

- MATARA[Ar. < MİTHARE] ile MADARA[Fars.]

( Yolculukta kullanılan, boyna ya da bele asılı olarak taşınan, genellikle metalden yapılmış su kabı. İLE Kötü, sevimsiz. )

- MATBAA[Ar. < TAB | çoğ. MATÂBI'] ile MATBAH[Ar. < TABH | çoğ. MATÂBİH]

( Basımevleri. İLE Mutfak. )

- MATBAA ile MATBAACI/LIK


- MATBU ile MATBUA

- MATBUÂT ile/ve/> MAHSUSÂT ile/ve/> MAKULÂT ile/ve/> MENKULÂT

- MATEM ile MATEMLİ/LİK ile MATEM AYI ile MATEM HAVASI

- MATEMATİĞİN:
TEMELDELİĞİ
ve/||/<> ARAÇSALLIĞI

- MATEMATİK SAATLERİ:
1-9
ile/ve/||/<> İKİ TABANLI ile/ve/||/<> ile/ve/||/<> EULER ile/ve/||/<> ÇİN ile/ve/||/<> MAYA

- MATEMATİK ile MANTIK

( Niceliklerle iş görür. İLE Kavramlarla iş görür. )

- MATEMATİK ve/||/<> MARX

( )

- MATEMATİK ile/ve/||/<> MATEMATİK

( Tanımlar/ilkeler ve doğaya dair bilgimize hizmet eden. İLE/VE/||/<> Varlık hakkında/dair konuşma olanağına sahip "ikinci felsefe". )
( )
( )
( )

- MATEMATİK ile MATEMATİKÇİ/LİK ile MATEMATİKSEL

- MATEMATİK ile/değil MATHEMATA


- MATEMATİKSEL DOĞRULUK ile MANTIKSAL TUTARLILIK

- MATERIAL :/yerine MALZEME

- MATERIALISM[İng.] değil/yerine/= MATERYALİZM

( Dış dünyanın nesnel varlığını tanıyan ve maddeye öncelik veren felsefi akım. Tarihsel süreçte materyalizm çeşitli anlamlar kazandı ve çeşitli adlarla anıldı. Bilimsel materyalizm olarak anılan Marx ve Engels'in kurduğu diyalektik materyalizm öncesi materyalizm, "kaba materyalizm" ya da "mekanik materyalizm" adlarıyla anılır. "Özdekçilik" ya da "maddecilik" olarak da bilinir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MATERYAL KÜLTÜR ile/||/<> MADDİ OLMAYAN KÜLTÜR

( Materyal kültür fiziksel eserler İLE maddi olmayan kültür inanç ve değerlerdir. Materyal kültür arkeolojide korunur İLE maddi olmayan kültür kaybolur. Arkeologlar materyal kültürden İLE maddi olmayan kültürü çıkarsamaya çalışır. )

- MATERYAL ile MATERYALİST ile MATERYALİZM

- MATH :/yerine MATEMATİK

- MATHARE ile MATARA

( GUSÜLHÂNE, İÇİNDE YIKANILIP TEMİZLENİLECEK YER | SU KABI, MATARA )

- MATHEMATA ile/ve/||/<> MATHESIS UNIVERSALIS

( Evrende, içkin olan düzeni öğrenme ve öğretme. VE/||/<> Evrenin tümel dili. )

- MATHESIS UNIVERSALIS = MATHESIS:BİLME, BİLİM[Yun.] - UNIVERSALIS:EVRENSEL[Lat.]

- MATHIESSEN'S RULE[İng.] / RÈGLE DE MATHIESSEN[Fr.] ile/değil/yerine/= MATHİESSEN KURALI


- MATİZ[Yun.] ile MATİZ[Yun.][argo]

( İki halatı, ek yeri kalınlaşmayacak biçimde birbirine ekleme işi. İLE [argo] Çok sarhoş. )

- MATLA'[< TULÛ] BEYİTİ ile/ve/< MAKTA'[< KAT] BEYİTİ

( Kasîde ya da gazelin ilk beyiti. İLE/VE Kasîde ya da gazelin son beyiti. )

- MATLAŞMAK ile MATLAŞTIRMAK ile MATLA

- MATLUB ile/ve/<> MAKSUD

- MATMA'/MATMAA[Ar.] ile MATMAH[Ar. çoğ. MATÂMİH]

( İstenilecek, tamah edilecek şey. İLE Göz dikilen şey, göz konulan yer. )

- MATMAZEL[Fr.] ile/> MADAM[Fr.]

( Evlenmemiş kızlar için kullanılan san. İLE/> Evli kadınlara verilen san. )
( [Türkçe'de], "Bayan" sözcüğü yerine kullanılırdı. İLE/> Müslüman olmayan evli kadınlar için kullanılırdı. )

- MATMÛ'[Ar. < TAMA] ile MATMÛR[Ar.]

( Hırsla istenilen, tama olunmuş. İLE Toprak altına konulmuş, gömülmüş. )

- MATRAK ile MATRAKÇI

- MATRIX MECHANICS[İng.] / MÉCANIQUE DES MATRICES[Fr.] / MATRIXMECHANIK, MATRIZENMECHANIK[Alm.] ile/değil/yerine/= MATRİS MEKANİĞİ

- MATRİS[Fr.] ile MATRİS

( Hesap ve kumanda işlemlerini gerçekleştirmeye yarayan elektronik devre. | İstatistikte, bir elemanlar topluluğunun düzenlenmiş biçimi. | Gerçek ve karmaşık sayıların, dikdörtgen biçiminde tablosu. | Baskı yoluyla teksir için kullanılan, girintili çıkıntılı, metal ya da mukavva kalıp, baskı kalıbı. İLE ... )

- MATRİS ile MATRİS KAĞIDI

- MATRIX[İng.] / MATRICE[Fr.] / MATRIZE[Alm.] ile/değil/yerine/= MATRİS

- MATRIX EXPONENTIAL ile/||/<> MATRIX LOGARITHM

( Exponential e^A Taylor seri, logarithm log(A) ters. )
( Formül: exp series İLE inverse operation )

- MATRIX FACTORIZATION ile/||/<> MATRIX DECOMPOSITION

( Factorization A=BC çarpım, decomposition A yapı ayrıştırma. )
( Formül: Product İLE structural breakdown )

- MATTEUCCI EFFECT[İng.] / EFFET MATTEUCCI[Fr.] / MATTEUCCI-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= MATTEUCCİ ETKİSİ

- MATTHIESSEN-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= MATTHİESSEN KURALI

- MA'TÛF ile/||/<> MA'TÛF ALEYH

( Toplanan. İLE/||/<> Toplayan. )

- MAT'ÛM[Ar. çoğ. MAT'ÛMÂT] ile MAT'ÛN[Ar. < TA'N]

( Yenilecek yemek. İLE Ayıplanmış, ta'n olunmuş. | Vebâ'ya(taûn'a) yakalanmış. )

- MÂÛN[Ar.] ile MAÛN[Ar.] ile MAUN[Amerika yerlilerinin dilinden]

( Malın zekâtı. | Yararlanılacak şey. | Eve gerekli olan şeyler. İLE Yardım, imdat. İLE Tespihgillerden, Hindistan ve Honduras'ta yetişen, büyük bir orman ağacı. | Bu ağacın, parlak kırmızımtırak renkte, sert ve iyi cilâlanan kerestesi. | Bu keresteden yapılan eşya. )

- MAUPERTUIS PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE MAUPERTUIS[Fr.] / MAUPERTUIS-PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= MAUPERTUİS İLKESİ


- MAVAL[Ar.] ile MAVEL

( Koyun çobanının (koyunlar/ı için) kaval çalması. | Yalan, uydurma söz. İLE/< Deve çobanının (develer/i için) söyledği/okuduğu. )

- MAVİ NİL ile MAVİ ile MAVİ KAN ile MAVİ RENK ALANI ile MAVİ KOT PANTOLON ile MAVİ AY ile MAVİ KUVARS ile PLAN ile BLUESTOCKİNG

- MAVİLEŞMEK ile MAVİLEŞTİRMEK ile MAVİ/LİK ile MAVİŞ ile MAVİLİ ile MAVİ YOLCU/LUK ile MAVİ ÇOCUK ile MAVİ BAYRAK ile MAVİ BONCUK ile MAVİ YAKALI

- MAVNA ile MAVNACI/LIK

- MAVRA ile MAVRACI

- MAXIMUM LIKELIHOOD[İng.] değil/yerine/= MAKSİMUM OLABİLİRLİK

( Filogenetik araştırmalarda, olabilir tüm evrim ağaçları arasından, en muhtemel olanının tercih edilmesi için kullanılan bir yöntem. Bu analizde araştırmacılar, eldeki her bir muhtemel evrim ağacının, eldeki bilimsel verilerle ne kadar örtüştüğünü inceler ve sonuçlara varır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MAXWELL-RELATIONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL BAĞINTILARI

- MAXWELL'S COIL[İng.] / MAXWELL-SPULE[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL BOBİNİ

- MAXWELL-BOLTZMANN DISTRIBUTION[İng.] / DISTRIBUTION DE MAXWELL-BOLTZMANN[Fr.] / MAXWELL-BOLTZMANN-VERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL-BOLTZMANN DAĞILIMI

- MAXWELL-BOLTZMANN STATISTICS[İng.] / STATISTIQUE DE MAXWELL-BOLTZMANN[Fr.] / MAXWELL-BOLTZMANN-STATISTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL-BOLTZMANN İSTATİSTİĞİ


- MAXWELL'S DEMON[İng.] / DÉMON DE MAXWELL[Fr.] / MAXWELLSCHER DÄMON[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL CİNİ

- MAXWELL EQUILIBRIUM[İng.] / ÉQUILIBRE DE MAXWELL[Fr.] / MAXWELL-GLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL DENGESİ

- MAXWELL'S EQUATIONS[İng.] / ÉQUATIONS DE MAXWELL[Fr.] / MAXWELL-GLEICHUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL DENKLEMLERİ

- MAXWELL EFFECT[İng.] / EFFET MAXWELL[Fr.] / MAXWELL-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL ETKİSİ

- MAXWELL'S FORMULA[İng.] / FORMULE DE MAXWELL[Fr.] / MAXWELL-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL FORMÜLÜ

- MAXWELL'S GAS[İng.] / GAZ DE MAXWELL[Fr.] / MAXWELL-GAS[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL GAZI

- MAXWELL'S BRIDGE[İng.] / PONT DE MAXWELL[Fr.] / MAXWELL-BRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL KÖPRÜSÜ

- MAXWELL MODEL[İng.] / MODÈLE DE MAXWELL[Fr.] / MAXWELL-MODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL ÖRNEKÇESİ/MODELİ

- MAXWELL'S THERMODYNAMIC RELATIONS[İng.] / RELATIONS THERMODYNAMIQUES DE MAXWELL[Fr.] ile/değil/yerine/= MAXWELL TERMODİNAMİK BAĞINTILARI

- MAXWELL'S LAW[İng.] / LOI DE MAXWELL[Fr.] / MAXWELL-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= MAXWELL YASASI


- MAXWELL[Fr.] ile/değil/yerine/= MAXWELL

- MAYA[Fars.] ile MAYA ile MAYA[Sans.]

( Bazı besinlerin yapımında, mayalanmayı sağlamak için kullanılan madde. | Yaradılış, öznitelik. | Damızlık, dişil hayvan. | Dişil deve. | İçerdikleri enzimlerin, katalizör niteliği etkisiyle şekerleri, karbondioksit ve alkole dönüştüren bir gözeli bitki organizmaları. İLE Bir tür halk türküsü. İLE Yanılsamalar (ilüzyon/illusion) dünyası. Algılarımız, gerçekliği, bütünlüğü içinde yansıtmadığında, zihinlerimizde, eksik ve çarpıtılmış algılarımızdan kaynaklanan birer "yanılsamalar dünyası" oluşuyor. Algı kapıları, algı filtreleri temizlendiği takdirde her şey insana gerçek durumuyla, "ne ise o olarak" görünür. Evrenin gerçek böylesiliğini görmemizi engelleyen, bize evreni renk renk, türlü biçimli çokluk, çeşitlilik olarak gösteren büyülü gözlük, renkli peçe. )

- MAYA >< MAYABOZAN

( ... >< Bir mayanın etkisine karşı koyan, protein yapısında madde. )

- MAYALAMAK ile MAYALANMAK ile MAYALANDIRMAK ile MAYA/LIK ile MAYALI ile MAYASIZ/LIK ile MAYA AĞACI

- MAYASIL ile MAYASIL OTU ile MAYASI BOZUK

- MAYDANOZ ile MAYDANOZLU

- MAYDONOZ değil MAYDANOZ

- MAYER'S LAW[İng.] / LOI DE MAYER[Fr.] / MAYERSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= MAYER YASASI

- MAYGAK/MAYGAQ ile MAYGAK/MAYGAQ
[<

( Paytak kişi. İLE Çatal tırnaklı olmayıp top tırnaklı olan hayvanların tüyleri kısa olanları. )

- MAYINLAMAK ile MAYINLANMAK ile MAYIN ile MAYINCI/LIK ile MAYINLI ile MAYINSIZ ile MAYIN GEMİSİ ile MAYIN TARLASI ile MAYIN ARAMA TARAMA GEMİSİ


- MAYIS ile MAYISLI ile MAYIS BÖCEĞİ ile MAYIS BÖCEKLERİ

- MAYIS/mayıs ile/değil Mayıs

( Taze sığır gübresi. | Yakıt olarak kullanılan kurutulmuş sığır dışkısı. İLE/DEĞİL Yılın beşinci ayı. )

- MAYMUN ile MADAGASKAR MAYMUNU

( )

- MAYMUN ile MAGO

( ... İLE Kızılsarı tüylü bir maymun. )

- MAYMUN ile MAKAK[Portekizce]

( ... İLE Güneydoğu Asya'da yaşayan, kuyruklu bir maymun. )

- MAYMUN ile MANGABEY

- MAYMUNCUK ile MAYMUNCUK

( Her kilidi açmaya yarayan, demirden, eğri ve sivri araç. İLE Küçük maymun. | Ergin evrede bağ üzümlerinin yaprak ve sürgünlerini, kurtçuk evresinde kökleri kemiren, parlak siyah kınkanatlı bir böcek. )

- MAYMUNLAŞMAK ile MAYMUNLAŞTIRMAK ile MAYMUN/LUK ile MAYMUNLAR ile MAYMUN BALIĞI ile MAYMUN İŞTAHLI/LIK

- MAYO ile MAYOCU/LUK

- MAYONEZ ile MAYONEZLİ ile MAYONEZSİZ


- MAZÂRR[Ar. < MAZARRAT < ZARAR] ile MAZHAR[Ar. < ZUHÛR | çoğ. MAZÂHİR]["MASHAR/MASAR" değil!]

( Zararlar, ziyanlar. İLE Bir şeyin, göründüğü/çıktığı yer. | Nâil olma, onurlanma/şereflenme. | Bazı tekkelerde, oturarak uyunurken, dayanılan kısa değnek. | Bir çeşit tef. )

- MAZBATA ile MAZBATA MUHARRİRİ

- MASER[İng.] / MASER[Fr.] / MASER[Alm.] ile/değil/yerine/= MAZER

- MAZERET ile/ve "MACERA"

- MAZERET ile MAZERETLİ ile MAZERETSİZ/LİK ile MAZERET KAĞIDI

- MAZGAL ile MAZGALLI

- MAZI[Fars.] ile MAZI[Fars.] ile MÂZİ[Ar.]

( Servigillerden, yaprakları almaşık ve küçük pullar biçiminde, gövdesi düz olan, dipten dallanan bir süs bitkisi. İLE Hayvansal ve bitkisel asalakların, bitkilerde oluşturduğu ur. )

- MAZI/LIK ile MAZI MEŞESİ

- MAZLUM[Ar.] ile/ve/değil/||/<>/< MASUM[Ar.]

- MAZMÛN[Ar. < ZIMN] ile MAZNÛN[Ar. ZANN]

( Derinlerdeki anlam, kavram. | Ödenmesi gereken şey. | Nükteli, sanatlı, ince söz. İLE Bir suç dolayısıyla sorguya çekilen, sanık. )

- MAZOTLAMAK ile MAZOT ile MAZOT GÖSTERGESİ